Basim insa Anl Aray • Viktor E.
30’un üzerinde dile çevrilen ve 15 milyondan fazla satan başucu kitabı anın lam yışı . Frankl i
okuyanlaus Psikoloji/Psikiyatri - 29 İnsanın Anlam Arayışı Viktor E. Frankl ISBN: 978-605-4054-20-6 Yayıncı Sertifika No. 16208 I. Baskı: İstanbul, Haziran 2009 22. Basım: İstanbul, Mart 2015 Yayın Yönetmeni: Cem Mumcu Yayıma Hazırlayan: Selçuk Aylar İngilizceden Çeviren: Selçuk Budak Dizi ve Kapak Tasarımı: Ebru Demetgül Grafik Uygulama: Berna Kuleyin Tolga Baskı ve Cilt: Pasifik Ofset Cihangir Mah. Baha iş Merkezi A Blok Avcılar-istanbul - Matbaa Sertifika No. 12027 Orijinal Adı: Man's Searchfor Meaning Copyright © Eleonore & Dr. Gabriele Ves Eser, 60 gr kâğıt üzerine 10,5 puntoluk P Bu eserin yayın hakları Okuyan Us'a aitt yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncını çoğaltılamaz. © Okuyan Us Yayın Eğitim Danışmanlık Reklam Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Kurucu: Cem Mumcu Genel Müdür: Çiğdem Şentürk Kreatif Direktör: Ebru Demetgül Satış ve Pazarlama Müdürü: Murat Akgü Özgür Doğan, hep bizimlesin... Adres: Fulya Mah. Mehmetçik Cad. Gökk Fulya, Şişli, İstanbul Tel.: (0212) 272 20 8 [email protected] www.okuyanus.com.tr
Güvercin Cad. No. 3 - Tel.: 0212 412 17 77 sely Frankl alatino fontuyla dizilmiştir. tir. Her hakkı saklıdır. Tanıtım için n yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla Tıbbi Malzeme ve ün kuşağı iş Merkezi No. 80 Kat: 3 85 - 86 Faks: (0212) 272 25 32
insanın Anl Viktor E İngilizceden Çevir okuyanJ
lam Arayışı . Frankl ren: Selçuk Budak JMus
Viktor E. Frank AvusturyalI psikiyatr. “Üçüncrapinin kurucusu olan Frankl, v isimlerinden biridir. İkinci Dü kamplarında yaşadıklarını, kend geniş kitlelere sunduğu İnsanın A yabancı dile çevrilmiş ve Frankl’hasının en dikkat çekici ismi” oğer önemli eserleri arasında, Th Meaning ve Psychotheraphy and
kl (1905-1997) cü Viyana Okulu’nun ve logotevaroluşçu terapinin de en önemli ünya Savaşı sırasında, toplama i psikiyatrik öğretisi bağlamında Anlam Arayışı, otuzun üzerinde m “Freud ve Adler’den sonra salarak anılmasını sağlamıştır. Die Unconscious God, The Will to Existentialism sayılabilir.
İçinde Ö n s ö z ................................................ 73. Baskıya Ö nsöz - 19 8 4 Bası 1. Bölüm Toplama Kampı Deneyim leri..... 2. Bölüm Genel İlkeleriyle Logoterapi....... Anlam İstemi..................................... Varoluşsal Engelleme....................... Noöjenik Nevrozlar.......................... Noö-Dinamikler................................ Varoluşsal Boşluk.............................. Yaşamın Anlamı................................ Varoluşun Ö zü.................................. Sevginin Anlamı................................ Acının Anlamı................................... Meta-Kilinik Sorunlar....................... Bir Logodrama................................... Nihai Anlam...................................... Yaşamın Geçiciliği............................ Bir Teknik Olarak Logoterapi......... Ortak Nevroz..................................... Pan-Determinizminin Eleştirisi....... Psikiyatrik Parola.............................. Psikiyatrinin Yeniden İnsani Kılınm 3. Bölüm Trajik Bir İyimserlik Tartışm ası
ekiler ..............................................................7 ım ına Ö nsöz..................................13 ............................................................ 17 ..........................................................111 .......................................................... 113 ..........................................................114 ..........................................................115 ..........................................................118 .......................................................... 120 ..........................................................122 ..........................................................123 ..........................................................126 ..........................................................126 .......................................................... 130 .......................................................... 130 ..........................................................133 ..........................................................134 .......................................................... 136 .......................................................... 143 .......................................................... 145 .......................................................... 147 ması..................................................147 ı........................................................ 149
ÖNS Elinizdeki kitabın yazan psi böyle çeşitli acılar içinde kıvrantihar etmiyorsunuz?” diye sorar. rilen yanıtlardan, kendi psikoterlerini bulabilmektedir: Bir hastalanna yönelik sevgi söz konusu yetenekler; bir üçüncüsünde be canlı anılar. Parçalanmış yaşam bir anlam ve sorumluluk örgü an aliz'in Dr. Frankl’e özgü yorunusunu ve hedefini oluşturmakt Bu kitapta Dr. Frankl, logo kendi deneyimlerini anlatmaktalannda uzun süre kalan bir tutuluşa soyunmuş olarak bulmuştu ve kansı bu toplama kamplann gönderilmiştir ve bu nedenle kız yok olmuştur. Her şeyini kaybe açlığın, soğuğun ve acımasızlığı imha edilmeyi bekleyen bir tutu da yaşamı sürdürmeye değer b şeyleri kişisel olarak yaşayan b
SÖZ ikiyatrist Dr. Frankl, şöyle veya nan hastalanna bazen “Neden in Bir çok durumda, bu soruya verapi yaklaşımının belirleyici ilkeda, onu yaşama bağlayan çocukdur; bir başkasında kullanılacak elki de sadece korunmaya değer mın bu ince ipliklerinden sağlam üsü dokumak, çağdaş varoluşçu umlanışı olan logoterapi’nin kotadır. oterapiyi keşfetmesine yol açan adır. İnsanlıkdışı toplama kampuklu olarak, kendini, çıplak varour. Babası, annesi, erkek kardeşi nda ölmüş ya da gaz fmnlanna z kardeşi hariç, ailesinin tamamı den, bütün değerleri yok edilen, ın altında ezilen, her an, her saat uklu olarak Dr. Frankl, nasıl olur bulabilirdi? Böylesine olağandışı ir psikiyatristi dinlemeye değer.
İnsanlık durumumuzu bilgece varsa, bu, Dr. Frankl’den başkas tınıya sahiptir, çünkü aldatmacyimlere dayanmaktadır. Viyana bugünkü pozisyonu ve yine Viylikliniği’nde şekillenen ve bugün logoterapi klinikleri nedeniyle, saygınlık kazanmaktadır. Viktor Frankl’in teori ve terace gelen Freud’un çalışmasıyla alamıyor. Her iki doktorun ilgi yapısı ve iyileştirilmesidir. Freu kökenini, çatışan bilinçdışı güdmaktadır. Frankl ise çeşitli nevmakta ve bunlardan bazılarını (nşinin, varoluşunda bir anlam v başaramayışma bağlamaktadır. lenmeyi vurgular; Frankl ise “a Bugün Avrupa’da Freud’dan bel logoterapi okulunun da bulundşanmaktadır. Freud’u reddetm katkıları üzerine kurmaktan m hoşgörülü yaklaşımının tipik biçu terapi yaklaşımlarıyla zıtlaşm akrabalığını da hoşnutlukla kar Elinizdeki bu metin, kısa ol yazılmıştır ve okuyanı anında y
ve şefkatle ele alabilecek birisi sı değildir. Anlattıkları dürüst bir ca olamayacak kadar derin denea Üniversitesi Tıp Fakültesindeki yana’daki kendi ünlü Nöroloji Pon birçok ülkede sayısı hızla artan söyledikleri çok daha büyük bir api yaklaşımını, kendisinden ön karşılaştırmaktan insan kendini alanı da temel olarak nevrozların ud, bu can sıkıcı rahatsızlıkların ülerin neden olduğu kaygıda aravroz türleri arasında aynm yapnoöjenik nevrozlar), acı çeken kive sorumluluk duygusu bulmayı Freud, cinsel yaşamdaki engelanlam isteminin” engellenmesini. lirgin bir uzaklaşma ve aralannda duğu varoluşçu analize yöneliş yamek yerine, kendi yapısını onun memnunluk duyması, Frankl’in ir özelliğidir; ayrıca diğer varoluşmaya girmediği gibi, bunlarla olan rşılamaktadır. lmasına rağmen sanatçı bir ruhla yakalamaktadır. Bu kitabı bir otu
ruşta ve iki kere okudum, okurkmadım. Dr. Frankl, öykü yanlan felsefesini tanıtmaktadır. Bu felsene incelikle sunmuştur ki, okur bunun toplama kamplanna ilişki ibaret olmadığım, büyük bir derinu kavramaktadır. Okur, bu otobiyografi parçasın İnsanın, “her şeyden yoksun kalmcek hiçbir şeyi olmadığını” ansızınnı görür. Frankl’in, coşkudan ve dma ilişkin tanımı, son derece dik kendi kaderine yönelik soğuk verak imdada yetişir. Bunun heme son derece az olmasına karşın, ki korumasına yönelik stratejiler ge sıkıya korunan imgeler, din, keskğanın şifa kaynağı güzelliklerine mak bakışlar atmak yoluyla, açlığdaki derin öfkeye katlanmak müm Ama bu rahatlatıcı etkenler, tusız ve acı verici durumdan, daha yardım edemediği sürece yaşammektedir. İşte bu noktada varol karşıya geliriz: Yaşamak acı çekmlen bu acıda bir anlam bulmaktadsa, acıda ve ölümde de bir amaç
ken bir an bile elimden bırakandıktan sonra kendi logoterapi efeyi metnin akışı içinde öylesi ancak kitabı bitirdikten sonra, in bir başka vahşet öyküsünden inliğe sahip bir deneme olduğu ndan çok daha fazlasını öğrenir. mış yaşamından başka kaybeden kavradığı zaman neler yaptığıduygu yitiminden oluşan kanşıkkat çekicidir. İlk önce, kişinin e duygudan anndmlmış bir meen sonrasında, yaşama şansının işinin yaşamından arta kalanlan lir. Sevilen insanlara ilişkin sıkı kin bir mizah duygusu, hatta do (bir ağaca, günbatımına) kaçaa, korkuya ve haksızlık karşısınmkün olabilmektedir. utuklunun, görünürdeki anlama büyük bir anlam çıkarmasına ma istemini oluşturmaya yetmeluşçuluğun ana temasıyla karşı mektir; yaşamı sürdürmek, çekidır. Eğer yaşamda bir amaç varç olmalıdır. Ama hiç kimse bir
başkasına bu amacın ne oldu kendi başma bulmak ve bulduğğu üstlenmek zorundadır. Kişi b kinci bütün rezilliklere karşın Nietzsche’nin şu sözünü anmay neden’ i olan kişi, hemen her n a Toplama kampındaki şartlar,mini çeker. Yaşamdaki bilinen b kalan tek şey, “insan özgürlükler belli bir durum karşısında kend çağ stoikleri kadar çağdaş varolu bu nihai özgürlük, Frankl’in öy Toplama kampındaki tutuklular en azından bazılan, “çektikleri asanın, kaderinin üstüne çıkma y Kuşkusuz, psikoterapist olatiyi kazanması için insana nasıl yor. İçinde yaşadığı şartlar ne k hastada, yaşam karşısında sorudırılabilir? Frankl, birlikte yaşadpi çalışmasına ilişkin canlı bir a Yayıncının talebi üzerine Drmel ilkelerine ilişkin kısa bir sutir. Şimdiye kadar bu “Üçüncü (bundan öncekiler Freudçu ve A 1 Özgün eserde logoterapiye ilişkin 4 5 0 ’yiması nedeniyle Türkçe basıma alınmay arkasında bulunabilir. Aynca araştırmacılabilirler. (Ç.N.)
ğunu söyleyemez. Herkes bunu ğu yanıtın öngördüğü sorumlulubunu başarabildiği takdirde, onur gelişimini sürdürecektir. Frankl, yı çok seviyor: “Yaşamak için bir a sıl a dayanabilir.” , tutuklunun ayaklan altındaki zebütün hedefler uçup gider. Geriye rinin sonuncusu”dur, yani “kişinin di tavrını belirleme yetisi”dir. Eski uşçular tarafından da benimsenen yküsünde canlı bir anlam kazanır. r sadece sıradan insanlardı, ancak acıya değdiğine” karar vererek, inyetisini kanıtlamıştır. rak Dr. Frankl, bu ayırt edici ye yardım edebileceğini bilmek istikadar ürkütücü olursa olsun, bir mlu olduğu duygusu nasıl uyandığı tutsaklarla yaptığı ortak teraaçıklama sunuyor. . Frankl, kitaba, logoterapinin teunum ve bir de kaynakça eklemişü Viyana Psikoterapi Okulu”nun Adlerci okullardı) yayınlan, temel aşkın kaynakça verilmiştir. Çok fazla yer tutyan bu (İngilizce) kaynakça, özgün eserin ar bu kaynakçayı yayınevinden de temin ede
olarak Almanca’ydı. Bu nedenle nini takdirle karşılayacaktır. Avrupalı birçok varoluşçudaramsar olmadığı gibi dine de k şeytani güçlerin her yerde bulunnın, içinde bulunduğu zor duru bir gerçek (doğru) keşfetme bec umut verici bir görüşü savunma Bu küçük kitabı yürekten tavsrin insani sorunlara odaklanan dduğu kadar felsefi bir değere delamlı psikoloji hareketi konusunmaktadır.
okur, Dr. Frankl’in kişisel met an farklı olarak Dr. Frankl, kaarşı değildir. Tersine, acının ve nduğunu gören biri olarak, insamu aşma ve yol gösterici uygun erisi konusunda şaşırtıcı ölçüde ktadır. siye ediyorum, çünkü bu, en dedramatik bir hazinedir. Edebi ole sahiptir ve günümüzün en annda sürükleyici bir sunum sağla GORDON W. ALLPORT
73. BASKIYA Ö Bugün bu kitap, 19 dile çevri üçüncü İngilizce baskısını görecelizce baskılan iki buçuk milyona Bunlar kuru gerçekler ve Am de Amerikan TV istasyonlannm bu gerçekleri dinledikten sonra sçek bir bestseller oldu. Böylesinediyorsunuz?” diye sormalannm nlerdir. Bu soruya benim tepkim, ler (en çok satan kitap) konumu bir başan olarak değil, daha çok acınası durumun bir dışavurumuten ibarettir; eğer yüz binlerce i çok az şey vaat eden bir kitaba yrinde hissettikleri kavurucu bir s Elbette başka şeyler de kitab olabilir: Kitabın teorik olan ikinc goterapi) deyiş yerindeyse, otobi (T oplam a K am pı D eneyim leri) dnebilir; buna karşılık birinci bölü
ÖNSÖZ (1984) lmiş olmasının yanı sıra, yetmiş ek kadar yaşadı. Ve sadece İngi yakın bir satış sayısına ulaştı. erikan gazetelerinin ve özellikle muhabirlerinin röportaj lannda ık sık “Dr. Frankl, kitabınız gere büyük bir başarı için ne hissenedeni belki de bu kuru gerçekher şeyden önce bugün bestselundaki kitabımı, kendi açımdan k, çağımızın içinde bulunduğu u olarak gördüğümü söylemekinsan, yaşamın anlamına ilişkin öneliyorsa, bu, insanlann iliklesorun demektir. bın etkisine katkıda bulunmuş ci bölümü (G enel İlkeleriyle Loyografisi olan birinci bölümden amıtılabilecek bir derse indirgeüm, teorilerimin varoluşsal doğ
rulanması olarak İş görmektedir desteklemektedir. 1945 yılında bu kitabı yazar yoktu. Kitabı dokuz günde yazmmasına karar vermiştim. Aslınd arkadaşlarımın en azından iç sanusundaki ısrarına sonunda boy Almanca birinci baskısının kapa var ki kitap başlangıçta isimsiz k edebi bir ün sağlayamayacağı yomıştı. İstediğim tek şey somut b her durumda, hatta en acınası dulam taşıdığını anlatabilmekti. Veduğu gibi son derece aşın olan bde, kitabımın amacına ulaşabil yaşadığım şeyleri yazma sorumlusuzluğa yatkın olan insanlara ya Dolayısıyla yazmış olduğum hiçbir zaman ün sağlamayacak masını amaçladığım bu kitabın benim açımdan garip ve dikkat Avrupa ve Amerika’daki öğrenci bulunuyorum: “Başanyı amaçlamne getirip bir hedefe dönüştürü kadar artar. Çünkü mutluluk gmazsımz; kendisi ortaya çıkmalşinin, kendinden daha büyük bi
r. Bu nedenle iki bölüm birbirini rken bunlardan hiçbirisi aklımda mış ve kesinlikle isimsiz yayınlana, ilk baskıdan önceki son anda ayfalarda ismimin bulunması koyun eğmiş olmama karşın, özgün ağında adım geçmemektedir. Ne kalacağı ve yazarına hiçbir zaman lundaki mutlak bir inançla yazılir örnek yoluyla okura, yaşamın, urumlarda bile potansiyel bir ane konu bir toplama kampında olbir durumla örneklendiği takdireceğini düşündüm. Bu nedenle uluğunu hissettim, çünkü umutararlı olabileceğini düşündüm. bir düzine kitap arasından, bana şekilde isimsiz olarak yayınlan böylesine bir başan kazanması te değer bir olaydır. Bu nedenle ilerime tekrar tekrar aynı uyanda mayın. Bunu ne kadar amaç haliürseniz, kaçırma olasılığınız da o gibi başannm da peşinden koşaı, kendisi oluşmalı ve sadece kir davaya kişisel adanışınm amaç
lanmayan bir yan etkisi olarak yasana bırakışmm bir yan ürünü kendiliğinden olması gerekir, ay Ona aldırış etmeyerek, kendi k gerekir. Bilincinizi dinlemenizi v sizden yapmasını istediği şeyi yeleni yapmanızı istiyorum. O zam de diyorum!— başarı sizin peşin düşünmey unutmuşsunuzdur.” Bunu izleyen bölümler, Ausckarılacak bir dersi almanızı sağl yazısı da amaçlanmayan bir be ders verebilir. Bu yeni basıma gelince: Kitabtirmek amacıyla bir bölüm eklen Üniversitesi Büyük Amfisi’nde yapi Kongresi’nin (Haziran 1983) o bir derse dayanan bu bölüm, “T başlığıyla kitabın 1984 Eki’ni olunusu, günümüz kaygıları ve in yanlarına karşın “yaşama evet de Konu başlığına dönülecek olursalacak dersten, geleceğimize yöne umut edilmektedir.
a da kişinin kendini başka bir inolarak oluşmalıdır. Mutluluğun ynı şey başarı için de geçerlidir: kendine olmasına izin vermeniz ve bilginiz dahilinde bilincinizin erine getirmek için elinizden geman, uzun vadede — uzun vade nizden gelecektir, çünkü başarıyı chwitz Toplama Kampı’ndan çılarsa, sevgili okurum, bu önsöz stseller kitaptan çıkarılacak bir bın teorik sonuçlannı güncelleşndi. Batı Almanya’da Regensburg apılan Üçüncü Dünya Logoteraonursal başkanı olarak verdiğim Trajik Bir İyimserlik Tartışması” uşturmaktadır. Bu bölümün konsan varoluşunun olanca trajik menin” nasıl olası olabileceğidir. a, “trajik” geçmişimizden çıkarıelik bir “iyimserlik” doğabileceği V. E. FRANKL Viyana, 1983
1. Bö TOPLAMA KAMP Bu kitap, gerçeklere ve olayladiasında değildir, milyonlarca tu kişisel deneyimlerin bir özetidir. da bulunup da sağ kurtulmayı anlatılan iç öyküsüdür. Bu öykünlatılan (yine de yeterince inanılmaşanan sayısız küçük acılardır. Başya cevap vermeye çalışacak: Ort canlandığı şekilde, bir toplama ksıl bir şeydi? Burada anlatılan olayların ç kamplarında değil, gerçek imha içekleştiği küçük kamplarda geçmmanların ya da şehitlerin acılarımbi, Kapolar’m 2 ya da ünlü tutuk nedenle güçlü olanın acılarım de adsız kurbanlar ordusunun özve ölümlerini konu olarak seçmişt 2 Özel ayrıcalıkları olan ve vekil olarak harek
ölüm PI DENEYİMLERİ ara ilişkin bir açıklama olma idtuklunun tekrar tekrar yaşadığı Bu, bir toplama kampının, orabaşaranlardan birisi tarafından nün konusu, zaten yeterince anayan) büyük dehşetler değil, yaşka bir deyişle bu kitap şu sorualama bir tutuklunun zihninde kampındaki gündelik yaşam na oğu, büyük ve ünlü toplama işlemlerinin çoğunluğunun germiştir. Bu öykü, büyük kahram ve ölümlerini anlatmadığı gi klulann öyküsü de değildir. Bu ğil, kayıtlara geçmeyen o büyük erilerini, çarmıha gerilişlerini ve tir. Bu ordu, kollarında hiçbir ket eden tutuklular.
ayırdedici işaret taşımayan ve Kçümsenen sıradan tutuklulardantukluların yiyecek hemen hiçbirpolar hiçbir zaman aç kalmamış toplama kamplarında, yaşamlarğundan daha iyi bir yaşam sürm karşı gardiyanlardan daha katı adamlarından daha acımasızca d kişiliği böyle bir işe uygun olan kendilerinden bekleneni yapmad almıyorlardı. Bu insanların, Kaplarından ve kamp muhafızların bu nedenle benzer bir psikolojik Dışarıdan bakan birisi için, klık ve acımayla karışık yanlış bi tutuklular arasında egemen olanda pek bir şey bilmez. Bu, gündsi için, kişinin kendi yaşamı ya rilen amansız bir mücadeleydi. Resmi kaynaklarca belli sayı nakli olarak açıklanan bir sevk bu şevkin nihai vanş yerinin gaz hiç de zor değildi. Çalışamayacatuklular, gaz odaları ve krematozi toplama kamplarından biris belirlemek için yapılan seçme gruplar arasında amansız bir mü
Kapolar tarafından gerçekten kün oluşmaktaydı. Bu sıradan tur şeyleri olmamasına karşın Katır; aslında Kapolar’dan birçoğu, ının önceki dönemlerinde oldumüştür. Çoğunlukla tutuklulara davranıyorlar ve tutuklulan SS dövüyorlardı. Bu Kapolar elbette tutuklular arasından seçiliyor ve dıkları takdirde anında görevden po yetkisini alır almaz, SS adamndan hiçbir farkları kalmıyordu; k temelde yargılanabilirler. kamp yaşamına ilişkin duygusalir fikir edinmek kolaydır; çünkü n çetin varolma savaşı konusundelik ekmek için, yaşamın kendida iyi bir dostun yaşamı için ve ıda tutuklunun başka bir kampa olayını ele alalım; oysa gerçekte z odaları olduğunu tahmin etmek ak kadar hasta ya da zayıf olan tuoryumlar bulunan küçük merkeine gönderiliyordu. Gidecekleri işlemi, bütün tutuklular ya da ücadele işareti oluyordu. Önemli
olan tek şey, kişinin kendi adınınlar listesinde atlanmasıydı, buna san için bir başka kurbanın bulu Her sevkiyatta belli sayıda tu Kimin gideceği gerçekten bir önelulardan her birisi bir numaradan kampına girişlerinde bütün belgdu (en azından Auschwitz Topldu). Bu nedenle her tutuklu, sah fırsatına sahipti ve çeşitli nedenleyordu. Yetkililerin ilgilendiği tekdı. Bu numaralar çoğunlukla vü giysilerin üzerine de yazılması gda ihbarda bulunmak isteyen birrasına bakması yeterliydi (böyledık!), bu amaçla kesinlikle tutuk Sevk için hareket etmek üzere kimsenin ahlâki sorunlara kafa y vardı. Herkesin düşündüğü tek byen ailesi için yaşamak ve arkadaş başka tutuklunun, bir başka “num alması için elinden geleni yapmak Daha önce değindiğim gibi Kadi; tutuklular içinde en acımasız, çiliyordu (ancak bazı mutluluk SS’ler tarafından yürütülen Kapotuklular arasında her zaman sürü
n ve arkadaşının adının kurban karşın herkes, kurtanlan her inunması gerektiğini de biliyordu. utuklunun gitmesi gerekiyordu. em arz etmiyordu, çünkü tutukn başka bir şey değildi. Toplama eleri ve bütün eşyaları alınıyorama Kampı’ndaki yöntem buyhte bir isim ve meslek uydurma erden ötürü birçoğu bunu yapık şey, tutuklulann numaralanycuda dövmeyle yazılıyor, aynca erekiyordu. Bir tutuklu hakkınr gardiyanın, tutuklunun numae bakışlardan ne kadar korkarkluya adını sormazdı. e olan konvoya dönecek olursak, ormaya ne zamanı ne de arzusu ir şeydi: Evinde kendisini bekleşlannı kurtarmak. Bu nedenle bir maranın” sevkıyatta kendi yerini kta bir an bile duraksamıyordu. apo seçme işlemi negatif bir şey en hayvani olanlar bu iş için severici istisnalar da vardı). Ama o seçiminin yanı sıra, bütün tuüp giden bir kendinden seçilme
süreci işliyordu. Ortalama olaratan bu kampa taşman, varoluş ğerlerini kaybeden tutuklular kendilerini kurtarmak için dür türlü acımasız güce, hırsızlığa, hazırlardı. Birçok şanslı olayın derseniz deyin) yardımıyla gerruz: En iyilerimiz dönmedi. Toplama kamplanna ilişkin zaten geçmiş bulunmaktadır. B deneyimlerinin bir parçası olduğıdaki denemenin betimlemeyeyimlerin kesin yapısıdır. Bu kam için kitap, orada yaşananları g açıklamaya çalışacaktır. Hiçbir mamış olanlar açısından ise, ka şimdi yaşamı çok zor bulan az snin kavranmasına, hiç değilse an zamanlar tutuklu olan bu insanlarımız hakkında konuşmayı serın hiçbir açıklamaya ihtiyacı yo o zaman hissettiklerimizi ne yabilir.” Psikolojinin, belli bir bilimsniyle, konuyu yöntemli bir şe gözlemlerini kendisi de bir tut gerekli nesnelciliğe (tarafsızlığa
k, sadece yıllar boyunca o kamp mücadelesinde bütün ahlâk deyaşayabiliyordu: Bu tutuklular, rüst olsun olmasın her yola, her , dostlarına ihanete başvurmaya ya da mucizenin (artık buna ne i dönmeyi başaran bizler biliyo birçok açıklama, olay, kayıtlara Burada olaylar, sadece bir insanın uğu ölçüde anlamlı olacaktır. Aşae çalışacağı şey de işte bu denemplardan birisinde kalmış olanlar günümüzün bilgileri ışığı altında zaman böyle bir deneyimi yaşamplardan sağ çıkmayı başaran ve sayıdaki tutuklunun deneyimlerinlaşılmasına yardımcı olabilir. Bir nlar sık sık şunu söyler: “Yaşadıkevmiyoruz. Onlan yaşamış olanlaok. O olayları yaşamayanlar ise ne de şimdi hissettiklerimizi anla sel nesnelcilik gerektirmesi nedekilde sunmak oldukça zor. Ama tukluyken yapmış olan bir insan a) sahip olabilir mi? Dışandaki bi
risi böyle bir nesnelciliğe sahip o ifadelerden çok uzak olacaktır. Srında nesnel olmayabilir; değerle kaçınılmaz. Kişisel önyargıdan kaşı karşıya bulunduğu gerçek zorlu çok özel deneyimleri anlatacak c Bu kitabı isimsiz (anonim) olarakta sadece kampta verilen numar tamamlanınca, kitabın, isimsiz bnı kaybedeceğini ve inançlanmı ahip olmam gerektiğini anladım. Bğun bir tiksinti duymama rağmengi birisini iptal etmeye kalkışmad Bu kitapta anlatılanlardan, kur bırakıyorum. Burada anlatılanlar, araştırma konusu olan ve “dikenlimamızı sağlayan cezaevi yaşamı p Le Bon’un bir kitabındaki çok iyi rek anacak olursam, “kitlelerin psdeki derinleşmeyi, İkinci Dünya Svaş bize sinir savaşını ve toplama Bu öykü, sıradan bir tutuklu rimi konu ettiği için, son birkaç yatrist ya da doktor olarak görev lirtmek benim açımdan önemli. kâğıt parçalanndan bandaj olara ilk yardım istasyonlannda çalışa
olabilir, ama gerçek değere sahip Sadece içinde olan bilir. Yargılaendirmeleri orantısız olabilir. Bu açınmak gerekir; bu kitabın karuk da işte budur. Zaman zaman, cesarete sahip olmak gerekecek. k yazmayı amaçlıyordum, kitapramı kullanacaktım. Ama metin ir yayın olarak değerinin yansıaçıkça dile getirme cesaretine saBu nedenle, teşhirciliğe karşı yon, kitaptaki pasajlardan herhandım. ru teoriler damıtmayı başkalanna Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra i tel hastalığı” sendromuyla tanışpsikolojisine katkıda bulunabilir. bilinen bir deyişi biraz değiştiresikopatolojisine” ilişkin bilgimizSavaşı’na borçluyuz, çünkü bu sa kamplannı kazandırdı. olarak benim kendi deneyimle haftası hariç, kampta bir psiki yapmadığımı gurur duyarak beMeslektaşlarımdan birkaçı, atık ak yararlanılan yetersiz ısıtmalı acak kadar şanslıydı. Ama ben
119, 104 Numaraydım ve zam için kazı yaparak ve ray döşey işim, su şebekesi için, bir yolunmaktı. Bu iş ödülsüz kalmamış beni “prim kuponu” denilen b kuponlar, pratik anlamda köle tarafından düzenleniyordu: Firşına belirlenen sabit bir ücreti kuponlar firmaya elli peniye mgarayla değiştirilebiliyordu; anclar sonra alınabiliyordu ve bazdu. On iki sigara karşılığı bir ö Ama daha da önemlisi, sigaralamesiydi; on iki çorba ise çoğu bir güvenceye karşılık geliyord Gerçekte sigara içme ayrıca sahip Kapolar’a ya da antrepo ve yaptıkları tehlikeli işler karşlulara aitti. Buna tek istisna, y günlerinin “tadını çıkarmak” kamp sakinlerinden birisinin kmüz zaman, devam etme direnlardık ve bir kez kaybedilince, lay kazanılamıyordu. Birçok tutuklunun gözleml olarak ortaya çıkan büyük m zaman, kamp sakinlerinin kam
manımın çoğunu demiryolu hatları yerek geçiriyordum. Bir keresinde n altında tek başıma bir tünel kazştı; 1944 Noeli’nden hemen önce bir armağanla ödüllendirdiler. Bu olarak satıldığımız inşaat firması rma, her gün için her tutuklu ba kamp yetkililerine ödüyordu. Bu mal oluyordu ve tanesi altı adet sicak çoğu durumda karşılığı haftazen de geçerlilik süreleri doluyorödülün gururlu sahibi olmuştum. arın, on iki çorbayla değiştirilebil durumda açlık karşısında gerçek du. alığı, haftalık bir kupon kotasına veya atölyede usta olarak çalışan şılığında birkaç sigara alan tutukyaşama iradesini kaybeden ve son isteyen tutuklulardı. Dolayısıyla kendi sigarasını içtiğini gördüğücine olan inancını kaybettiğini an yaşama iradesi bir daha kolay ko lerinin ve deneyimlerinin sonucu miktarlardaki malzeme incelendiği mp yaşamına yönelik ruhsal tepki
lerinin üç evresi açıklık kazanır: kamp rutinine çok iyi uyum sağlşını izleyen dönem. Birinci evreye tipik olan belirtzı durumlarda, tutuklunun kamp şok ortaya çıkabilir. Kampa alm bir örnek olarak vereceğim: Bin beş yüz kişiden oluşan birlıksız seyahat ediyordu: Her vag kendi bagajının, geri kalan birkane uzanmak zorundaydı. Vagonla sabahın ilk ışıklan ancak pencerezabiliyordu. Herkes trenin, cebri bir mühimmat fabrikasına gitme mı olduğumuzu yoksa Polonya’y Trenin düdüğünün, yok oluşa ta yayılan acıma dolu bir imdat çığl vardı. Derken trenin hızı kesildi, anlaşılıyordu. Ansızın, kaygılı yoseldi: “Bir işaret var, Auschwitz!”3 gibi olmuştu. Auschwitz adı, deh geliyordu: Gaz odalan, kremato katliamlar. Tren sanki tereddüt ürkütücü kavrayıştan olabildiğincesine ağır ağır yoluna devam ett 3 Auschwitz: 1940 yılında Polonya, Krakow Yahudilerin oluşturduğu 4 milyondan fazla Kampı. (Ç.N.)
Kampa alınışını izleyen dönem, adığı dönem ve serbest bırakılı ti (semptom) şok tepkisidir. Bapa resmen alınışından önce bile ışıma ilişkin kendi deneyimimi r grup, birkaç gündür trenle aragonda seksen kişi vardı. Herkes aç kişi de özel eşyalarının üzeriar öylesine tıka basa doluydu ki, elerin üst kısımlanndan içeri sıi işgücü olarak çalıştınlacağımız esini bekliyordu. Hâlâ Silesia’da ya mı girdiğimizi bilmiyorduk. aşıdığı umutsuz yük için havaya lığını andıran esrarengiz bir sesi , bir ana istasyona yaklaştığımız lculann arasından bir nida yük3 O anda herkesin kalbi duracak hşet verici olan her şeye karşılık oryumlar (ölü yakma odalan), edercesine, sanki yolculannı o ce uzun bir süre korumak isterti: Auschwitz! w yakınlarında inşa edilen ve çoğunluğunu tutsağın imha edildiği ünlü Nazi Toplama
Şafağın sökmesiyle birlikte çrülmeye başladı: Birkaç sıralı uzme kuleleri, tarama lambalan veye yürüyen, nereye gittiğini bil pejmürde insan figürleri. Aradamut düdükleri duyuluyordu. Nduk. Hayalimde, darağacında dum. Dehşete kapılmıştım, am adım, korkunç ve sonsuz bir de Sonunda istasyona girdik. Ylangıçtaki sessizliği dağıttı. O an kaba, tiz sesleri tekrar tekrar d kurbanın son çığlığını andırıyorlerin, sanki tekrar tekrar katled zorunda olan bir insanın gırtlağcı bir boğukluğu vardı. Vagonu küçük bir tutuklular müfrezes giymişlerdi, başlan tıraşlıydı, a bütün Avrupa dillerinden anontında garip gözüken belli bir minize düşen yılana sarılır hesabı bu iyimserlik en umutsuz duru edebilmiştir) şu düşünceye san gözüküyorlardı, moralleri iyi gilir? Belki ben de onlann elveriş Psikiyatride “af yanılsaması” mahkûm edilen bir insan, infaz
çok büyük bir kampın hatları gözayıp giden dikenli teller, gözetlee ıssız yol boylarınca sürüye sürülmediğimiz, uzun sıralar halinde a bir yüksek sesli komutlar ve koNe anlama geldiklerini bilmiyorsallanan insanlar canlandırıyorma bu hiçbir şeydi, çünkü adım hşete alışmak zorunda kalacaktık. üksek sesle verilen komutlar başndan sonra, bütün kamplarda, bu duyacaktık. Sesleri, neredeyse bir rdu, yine de bir fark vardı. Bu sesdilen ve bağırmaya devam etmek ğından çıkıyormuş gibi, tırmalayıun kapılan sonuna kadar açıldı ve i içeri akm etti. Şeritli üniforma ama besili gözüküyorlardı. Olası s yapıyorlar, bunu da o şartlar alizah duygusuyla yapıyorlardı. De, doğuştan gelen iyimserliğim (ki umlarda bile duygulanmı kontrol nldı: Bu tutuklular son derece iyi ibiydi, hatta gülüyorlardı. Kim bişli konumlannı paylaşabilirdim. denilen bir durum vardır. İdama zından hemen önce, son dakikada
affedilebileceği yanılsamasına ka dört elle sanlmıştık ve sonuna kadmıştık. Bu tutuklulann kırmızı görmek bile, son derece cesaret vnn günden güne istasyona gelenlrak seçilmiş bir elit grubundan o tutuklular, yeni gelenlerden ve kıyhil olmak üzere gelenlerin bagajl savaşın son yıllannda Avrupa’da depolarda değil, aynca SS mensmüş, platin ve elmaslardan oluşa Olsa olsa iki yüz kişiyi alabilrakaya bin beş yüz tutuklu tıkış açtı ve uzanmak şöyle dursun, o yer yoktu. Dört gün boyunca te bir ekmek parçasıydı. Ancak barlann, gelen partiden birisiyle, pl kravat iğnesi için pazarlık yaptınunda içkiye (cin) yatmlıyordu. gerekli miktarda içkiyi satın almduğunu hatırlayamıyorum, anca insanlann içkiye ihtiyaç duydukda kendilerini uyuşturmaya çalıbilir ki? Aynca, SS tarafından ne sağlanan bir başka tutuklular g odalannda ve krematoryumlardalat grubunun görevlendirilmesi
apılır. Biz de umut kırıntılarına dar, çok kötü olmayacağına inanyanaklarını ve dolgun yüzlerini vericiydi. O zaman, bu tutuklulaleri karşılamakla görevli, özel olaoluştuğunu bilmiyorduk. Bu özel ymetli eşya ile mücevherat da daanndan sorumluydu. Auschwitz, özel bir nokta olmalı. Sadece dev suplanmn ellerinde de altın, güan eşsiz bir hazine olsa gerek. ecek şekilde inşa edilmiş bir baştınlmıştı. Üşüyorduk, kamımız turmak için bile herkese yetecek ek yiyeceğimiz, yüz elli gramlık rakadan sorumlu kıdemli tutsaklatin ve elmaslardan yapılma bir klannı duydum. Kânn çoğu so “Neşeli bir akşam” geçirmek ve ak için kaç bin marka ihtiyaç olak uzun süredir tutuklu olan bu klannı biliyorum. Bu şartlar altınştıklan için onlan kim ayıplayaeredeyse sınırsız miktarlarda içki grubu vardı: Bu tutuklular, gaz a çalışıyor ve bir gün yeni bir cel sonucu, cellat rolünden alınıp
kurban durumuna düşeceklerin Kervanımızdaki hemen herkecağı yanılsamasıyla yaşıyordu. B anlamı kavrayamamıştık. Bagajlademli bir SS subayı tarafından klinde (birinde erkekler, diğerind Gariptir, sırt çantamı paltomunmuştum. Bulunduğum sıradakilda geçirildi. Subayın çantamı f anladım. Böyle bir durumda en önceki deneyimlerimden bunu b ağır yükümü farketmemesi için sonra yüz yüze geldik. Uzun boy sırım gibi duruyordu. Uzun bir pasaklı olan bizimle ne büyük ble sağ dirseğini kavramış, tasasmüştü. Sağ eli havadaydı ve işarla sağı veya solu gösteriyordu. Bzen sağı bazen solu, ama çoğunlreketinin arkasındaki şeytanca en küçük bir fikri bile yoktu. Sıra bana gelmişti. Birisi sağana geldiğini, buna karşın sonuç olan hasta ve iş yapamaz durum fısıldadı. Daha sonra da birçok bıraktım. Sırt çantam beni birazye çalıştım. SS subayı beni tepe