The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.

Viktor E. Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by erbicalinci, 2023-08-16 07:11:50

Viktor E. Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

Viktor E. Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

ğunluğunun duygulan, kampın artan oranlarda tanıklık ettikleri ve ruhsal açıdan katılaşan bu inmlerde aktif bir rol oynamayı redbunları uygulamasına engel ol asında bile bize acıyanların burada sadece özgürlüğüme kavuşneceğim. Özgürlükten sonra, bu akın pazar kasabasından ilaç alönemli miktarlarda para verdiği sadece kendisi de tutuklu olan ma yine kendisi de bir tutuklu S gardiyanlanndan çok daha kar tutuklulara dayak atıyor, buna m kadarıyla hiçbirimize karşı bir mı yoksa tutuklu mu olduğunu bir şey ifade etmediği açıktır. Innun denetimi altındaki bazı Yahudi tutukludi. Savaşın sonunda Amerikan birlikleri Macaristanlı üç genç Yahudi, bu komutam bu SS komutanını yakalamaya hevesli olan ve SS komutanının yerini bildiklerini, ancak r: Amerikalı komutanın, bu adama kesinlikyormuş. Bir süre sonra Amerikalı komutan SS komutanına zarar verilmeyeceğine söz almamış, aslında bu toplama kampının eski dönmüş; çünkü yakınlardaki Bavaria köymiryolu istasyonuna vanr varmaz doğruca gaz ihli olmayan diğer Auschwitz kampı sakinlere dağıtılmasına gözetimcilik etmişti.


sanca incelik bütün gruplarda, aşağılanabilecek gruplarda bile sınır birbirine girmiştir, bu ne şeytan olduğunu söyleyerek kokir. Elbette kampın olanca etkiması, bir gardiyan ya da usta içişılık kendi arkadaşlarına kötü aşağılanmaya çok daha layıktı. Alardaki kişiliksizliği özellikle c gardiyanlardan görülen en küçüden etkileniyordu. Bir keresindetırdığı bir parça ekmeği nasıl giz O gün beni gözyaşlarına boğan, Ekmeğin yanı sıra bu insanın b Armağana eşlik eden sözler ve b Bütün bunlardan, bu dünya sadece iki ırk olduğunu -soylu i öğrenebiliriz. Her ikisi de her ysimine sızar. Hiçbir grup sadecelardan oluşmaz. Bu anlamda hi nedenledir ki bazen kamp gardne rastlanabiliyordu. Toplama kampındaki yaşamrinliklerini açığa çıkanyordu. Buğası içinde iyi ve kötünün bir krinden başka bir şey bulunmam iyiyi kötüden ayıran çatlak, en


, hatta bir bütün olarak kolayca bulunabilir. Gruplar arasındaki edenle şunlann melek, bunların onulan basitleştirmememiz gereisine karşın tutuklulara nazik olin önemli bir başanydı; buna kardavranan bir tutuklunun adiliği, Açıkçası tutuklular, bu tür insanan sıkıcı buluyor, buna karşılık ük nezaket karşısında bile derine, bir ustanın, kahvaltısından artzlice bana verdiğini anımsıyorum. , verilen bir parça ekmek değildi. bana verdiği insanca “bir şey”di: bakışlar . ada iki insan ırkı olduğunu, ama insan “ırkı” ve soysuz insan “ırkı”- yerde bulunur, toplumun her kee soylu ya da sadece soysuz insaniçbir grup “arı ırk” değildir ve bu diyanları arasında da soylu birisi , insan ruhunu değiştiriyor ve deu derinliklerde de, yine kendi dokanşımı olan aynı insan özellikleması şaşırtıcı mı? Bütün insanlarda n derinlere ulaşmakta ve toplama


kampının açığa çıkardığı uçurum Böylece, bir toplama kampı pmiş bulunuyoruz: Serbest bırakılmu. Doğaldır ki kişisel olması g tanımlarken, anlatımızın, büyük sonra kamp kapılarının üstünde sabaha ilişkin kısmından başlayama durumunu, tam bir rahatlamvinçten çılgına döndüğümüzü düde ne olmuştu? Biz bitkin tutuklular, kampı başladık. Ürkekçe çevremize bakze baktık. Derken kamptan birkatini gösterdik. Bu kez hiçbir kom dipçikten kaçınmak için çabucaktu. Hayır! Bu kez gardiyanlar bizrı zor tanıyabildik; çünkü tela Kamptan ayrılan bu yol boyuncare sonra bacaklarımız ağrımaya, pallayarak da olsa yürümeyi sür insanların gözüyle ilk kez görm sözcüğü kendi kendimize tekrarlyorduk. Bu sözcüğü yıllar boyun ilişkin öyle çok hayâl kurmuştukliği bilincimize işlemiyordu; özgyamıyorduk. Çiçeklerle dolu çayırlara ulaş


mun dibinde bile görünmektedir. sikolojisinin son bölümüne gellan bir tutuklunun ruhsal durugereken özgürlük deneyimlerini k bir gerilimle geçen günlerden beyaz bayrakların dalgalandığı acağız. Bu içsel olarak askıda olma (gevşeme) izlemişti. Ama seüşünmek yanlış olacaktır. O hal n kapılarına doğru sürünmeye kındık, sorgularcasma birbirimiaç adım daha uzaklaşma cesaremut verilmediği gibi tekme ya da k sıraya girmemize de gerek yokze sigara tutuyordu! Gardiyanlaaşla sivil elbiseler giymişlerdi. a ağır ağır yürüdük. Kısa bir sü bükülmeye yüz tuttu. Ama tordürdük; kamp çevresini özgür mek istiyorduk. “Özgürlük.” Bu ladık, ama anlamını kavrayamınca o kadar çok kullanmış, buna k ki, anlamını yitirmişti. Gerçekgür olduğumuz gerçeğini kavra ştık. Orada olduklarını görüyor,


kavrıyorduk. Ama buna ilişki Rengârenk tüylü bir kuyruğu o kıvılcımını yaşadık. Ama bu sadnüz bu dünyaya ait değildik. Barakamızda akşam tekrar bne “Anlat bakalım, bugün eğlen “Doğrusu hayır!” diye karşılkü hepimizin benzer şeyler hi tam anlamıyla, eğlenme, hoşnut bunu yavaş yavaş tekrar öğrenm Özgürlüğüne kavuşan tutuk açıdan “kişiliksizleşme” denilebbi gerçekdışı, gerçeğe aykm göznamıyorduk. Geçen yıllarda rüylük gününün geldiğini, özgürlümize döndüğümüzü, dostlanmladığımızı, masanın başına oturtığımızı düşlerdik; özgürlük gü sık görürdük! Derken uyanış işlaklanmızda çınlamış ve özgürlya gerçek olmuştu. Ama gerçek Vücudun ketlemeleri ruhunmuz, ilk andan başlayarak yen Saatlerce, günlerce, hatta gece yla yiyorduk. Tutuklulardan birfından davet edildiği zaman, ara tekrar yiyordu; bu da dilini çö


n içimizde hiçbir duygu yoktu. olan bir horozu görünce ilk neşe dece bir kıvılcım olarak kaldı; he bir araya gelince, birisi bir diğerindin mi?” diye sordu gizlice. lık verdi diğeri utana sıkıla, çünissettiğini bilmiyordu. Kelimenin t olma yeteneğimizi kaybetmiştik; memiz gerekecekti. klulann yaşadığı şeye, psikolojik bilir. Her şey, tıpkı rüyalardaki gizüküyordu. Gerçek olduğuna inayalara nasıl da kanmıştık! Özgürüğümüze kavuştuğumuzu, evleriızı selamlayıp kanlanmızı kucakrup başımıza gelen her şeyi anlatnünü rüyalanmızda bile ne kadar şareti olan tiz bir düdük sesi kulük rüyalannm sonu gelmişti. Rükten inanabildik mi? nkinden daha az oluyor. Vücuduni özgürlüğün tadını çıkanyordu. yanlan, doymak bilmez bir iştahrisi bitişikteki dost bir çiftçi taraa vermeksizin yiyor, kahve içiyor, özüyor ve saatlerce konuşmasına


yol açıyordu. Yıllar süren ruhsalmıştı. Onu dinleyenler, konuşmakzusunun karşı konulmaz olduğu kısa bir süre için bile (örneğin Gemek gibi) ağır baskı altında kalanlar tanımıştım. Birkaç gün geçiyo dili değil, içindeki bir şeyler de rından çözülen duygular dışarı ak Özgürlüğe kavuştuktan birkaçyırları geçip, kamp yakınlarındakmetrelerce yürüdüm. Tarlakuşlanşeli şarkılarını dinleyebiliyordummadım; geniş topraklardan, gökyği şölenden ve mekân özgürlüğünğum yerde durdum, çevreme, so çöktüm. O anda kendim ya da düyordum, aklımda tekrarlayıp du “Daracık hücremden Tanrı’ya ya yanıt verdi.” Orada diz çökmüş halde ne k kaç kere tekrarladığımı artık anım o gün, orada, o saatte yeni yaşamsan olana kadar, adım adım ilerle Kamptaki son günlerin ağır ru savaşından ruhsal huzura dek geçğildi. Özgürlüğüne kavuşan bir tukıma ihtiyaç duymadığını düşün


l baskı, sonunda ortadan kalkk zorunda olduğu, konuşma aru izlenimini ediniyordu. Sadece estapo tarafından sorguya çekiln ve benzer tepkiler veren insanor, sonunda tutuklunun sadece çözülüyor; derken garip bağlakm ediyordu. ç gün sonra, bir gün, çiçekli çaki pazar kasabasına doğru kilon gökyüzüne yükseliyordu, nem. Uzun süre kimseye rastlayayüzünden, tarlakuşlannm verdinden başka bir şey yoktu. Olduonra gökyüzüne baktım ve diz ünya hakkında hiçbir şey bilmiurduğum tek bir cümle vardı: akardım, o da bana özgürlükle kadar kaldığımı ve bu cümleyi msamıyorum. Ama biliyorum ki ım başlamıştı. Ta ki yeniden inedim. uhsal geriliminden sonrası (sinir çen dönem), elbette engelsiz deutuklunun daha fazla ruhsal banmek hata olacaktır. Bu kadar


uzun bir süreyle böylesine ağır insanın, özellikle baskının birdenlüğünden sonra doğal olarak teh zorundayız. Bu tehlike (ruh sağgıç hastalığının) ruhsal karşılığıfer basıncı altında bulunduğu drılması halinde, dalgıcın fiziksel ruhsal baskıdan birdenbire kurtu sağlığı da hasar görebilir. Bu ruhsal evrede, daha ilkel rın, kamp yaşamında kendilerinkisinden kaçamadıkları gözlenm özgürlüklerini saygısızca ve acımşündüler. Onlar için değişen tekmak yerine şimdi artık baskıcı osizliğin nesneleri değil, tahrikçilerını, yine kendi yaşadıkları kork yoluna gitmişlerdi. Bu da sık sıyordu. Bir arkadaşımla birlikte, ru yürüyorduk, önümüze yeşil tarlaya girmekten kaçındım, am beni ekili tarlaya soktu. Henüz memiz gerektiği konusunda bir öfkeyle bana baktı ve bağırdı: “ alınmadı mı? Kanm ve çocuğ şeyleri anmama gerek yok- ve se yasaklayacaksın!”


bir ruhsal baskı altında olan bir nbire kalkması nedeniyle, özgürhlikede olduğunu dikkate almak ğlığı anlamında), vurgunun (daldır. Tıpkı çok büyük bir atmosalgıç hücresinden birdenbire ay sağlığının tehlikeye girmesi gibi, ulan bir insanın, ahlâki ve ruhsal bir kişilik yapısına sahip olanlani çevreleyen acımasızlıkların etmiştir. Artık özgür oldukları için, masızca kullanabileceklerini dük şey, eskisi gibi baskı altında ololmalanydı. Kasıtlı güç ve adaleteri olmuşlardı. Kendi davranışlakunç deneyimlerle haklı çıkarma k önemsiz olaylarda ortaya çıkı tarlaların arasından kampa doğ bir tarla çıktı. Otomatik olarak ma arkadaşım kolumu kavrayıp yeşermekte olan ekini çiğnemer şeyler kekeledim. Canı sıkıldı, “Konuşma! Bizden yeterince şey ğum gaz odasında öldü -başka en birkaç yulaf sapını çiğnememi


Bu insanlar, kendilerine kötüsenin kötülük yapma hakkına sa gerçeğe ancak yavaş yavaş dönd döndürmek için çaba gösterme sonuçlar, birkaç bin yulaf sapın kötü olacaktı. Kollarını sıvazlayıyayarak, “Eve vardığım gün kanaye bağıran bir tutukluyu şimdi bleyen adamın kötü birisi olm Kampta olduğu kadar sonraki ya birisiydi. Ruhsal baskının birdenbire kki bozulmanın yanı sıra, özgür zarar verebilecek iki temel dene döndüğü zaman yaşadığı içerlem Tutuklu ülkesine döndüğünd içerleme yaratıyordu. Bir insan, omuz silkmeyle ve sıradan ifademan, içerleme duymaya ve onca dine sormaya başlıyordu. Hemenyorduk,” veya “Biz de acı çektik”yordu: Gerçekten bana söyleyebil Hayâl kırıklığı deneyimi fark gözüken, kişinin (yüzeyselliklerinunda bir kuyuya atlayıp insanlmek istemediği duygusuna kapıldirici olan) kendi yurttaşları değ


ülük yapılmış bile olsa, hiç kimahip olmadığı yolundaki sıradan dürülebilirdi. Onları bu gerçeğe miz gerekiyordu, aksi takdirde nın kaybedilmesinden çok daha ıp sağ yumruğunu burnuma daa bulamazsam bu el kesilsin!” dibile görebiliyorum. Bunları söyadığını vurgulamak istiyorum. aşamda da en iyi yoldaşlarımdan kalkmasından kaynaklanan ahlâ bırakılan tutuklunun kişiliğine eyim daha vardı: Eski yaşamına me ve hayâl kırıklığı. de, orada karşılaştığı bir dizi şey dönüşünde birçok yerde sadece elerle karşılandığını anladığı zaşeyi neden yaşadığını kendi kenn her yerde aynı sözleri -“Bilmi”- duyunca, kendi kendine sorulecekleri daha iyi bir şey yok mu? klıdır. Burada bu kadar acımasız i ve duygusuzlukları, kişinin soarı bir daha duymak ya da görlmasına yol açacak kadar tiksinğil, kaderin kendisidir. Yıllar bo­


yunca, olası her türlü acının m bir insan, şimdi acının sının olm acılar çekebileceğini anlıyordu. Kamptaki bir insana cesaret ederken, ona gelecekte arayabiltiğini söylemiştik. Yaşamın yinenüşünü beklediğini anımsatmalükten sonra? Kendilerini bekle insanlar vardı. Kamptayken, tekğu insanı arayan ve artık varolm Rüyalanndaki gün sonunda g hepten farklı bir şey bulan kişinse atlamış, yıllarca hayâlinde göğı evine gitmiş, tıpkı rüyasında bi zili çalmış ve bulabildiği tek nın orada olmadığı ve bir daha Kampta hepimiz birbirimize çektiğimiz acılan telafi edeme beklemiyorduk; bize cesaret vemümüze anlam veren bu değil değildik. Çok sayıda tutukluyu sinden gelmeyi çok zor bulduksinden gelmek için yardımcı olmşantıydı. Ama bunun psikiyatr uyanm sağlaması gerekiyordu. Ama özgürlüğüne kavuşan dönüp, kamp deneyimlerine b


mutlak sınırına ulaştığını düşünen madığını ve daha çok, daha yoğun t vermeye yönelik çabalardan söz eceği bir şeyi göstermemiz gereke onu beklediğini, bir insanın dömız gerekiyordu. Ama ya özgüreyen hiç kimse olmadığını gören k başına anılanyla cesaret buldumadığını gören kişinin vay haline! geldiğinde, özlediği onca şeyden nin vay haline! Belki de bir otobüördüğü, sadece hayâlinde yaşattı binlerce kez yapmayı özlediği gi şey, kapıyı açması gereken insa da olmayacağı gerçeği olmuştur. e dünyadaki hiçbir mutluluğun, eyeceğini söylemiştik. Mutluluk eren, acımıza, özverimize ve ölüldi. Yine de mutsuzluk için hazır bekleyen bu hayâl kmklığı, üsteklan ve bir psikiyatristin de üstemayı yine çok zor bulduğu bir yaristi yıldırmaması, tersine ek bir tutuklulann her birinin, geriye aktıklan zaman, onca şeye nasıl


katlandığını artık anlayamayacağıyordu. Tıpkı her şeyin güzel bir gününün gelişi gibi, kampta yaşanrüneceği gün de gelecekti. Evine dönen tutuklu için, y onurlu deneyim, çekilen onca acıbir şeyden korkması gerekmediği


ı bir noktaya ulaştığı gün geli rüya gibi gözüktüğü özgürlük nan her şeyin bir kâbus gibi gö aşanan onca şeyden çıkarılan dan sonra Tanrı’dan başka hiç yolundaki harika duyguydu.


2. Bö GENEL İLKELERİY Kısa özyaşamöykümün okurl ilişkin daha eksiksiz ve doğrudanna uygun olarak, From D eath- Kam pından Varoluşçuluğa) adlı kterapiye ilişkin kısa bir bölüm e konuyu daha geniş çaplı ele almadım. Bu nedenle bu basımda, açıkdım ve önemli ölçüde genişlettim Bu, kolay bir iş değildi. Okuraren onca malzemeyi kısa bir b umutsuz bir işti. Viyana’daki bür psikanalist misiniz?” diye soran dım. Ona, “Tam anlamıyla psika diyelim,” diye karşılık vermiştim sürdürdü: “Hangi ekolü savunuyrimi; adına logoterapi deniliyor cümleyle logoterapinin ne olduğ sürdürdü konuşmasını, “En azın6 Gözden geçirilip güncelleştirilen bu bölüm basımında, “Logoterapinin Temel Kavramları


ölüm YLE LOGOTERAPİ6 ları genellikle, tedavi öğretime n bir açıklama istemektedir. Bu C am p to Existentialism (Ölüm kitabımın özgün basımına, logoekledim. Ama bu yeterli değildi am yolundaki isteklerle kuşatılklamamı tamamen yeniden yazm. a, Almanca’da yirmi cilt gerektibölümde aktarmak, neredeyse roma gelip “Söyleyin doktor, siz Amerikalı bir doktoru anımsaanalist değil; ama psikoterapist m. Bunun üzerine soru sormayı yorsunuz?” Ben de “Kendi teor,” diye yanıtladım. “Bana bir ğunu anlatabilir misiniz?” diye dan psikanalizle logoterapi aram, ilk önce İnsanın Anlam Ara;yışı’nın 1962 ı” başlığıyla çıkmıştır.


smdaki fark nedir?” “Evet,” diyeden önce bana bir cümleyle ps anlatabilir misiniz?” dedim. Şöyda, hastanın divana uzanıp, baz şeyleri anlatması gerekir.” Bunu “Logoterapide ise hasta dik otur hoş olmayan şeyleri duyması ge Elbette bu sözler nükteci bir nin özünü vermiyordu. Ne var kmişe yönelik ve daha az içe dö olarak düşünüldüğünde, yukarıddır. Logoterapi daha çok gelecek gelecekte yerine getirilecek anlaten de logoterapi anlam merkemanda logoterapi, nevrozların g rol oynayan bütün kısır döngülüedback) mekanizmalarını odaktyin tipik benmerkezcilliği, sürerilmek yerine, parçalanma sürec Kuşkusuz, böyle bir ifade kodir; ancak logoterapideki hasta, ya getirilir ve bu anlama yönlen farkına varmasını sağlamak, nedukça katkıda bulunabilmekted Teorime isim olarak neden “l açıklamama izin verin. Logos “ bir kelimedir. “Logoterapi” ya d


e karşılık verdim, “Ama her şeysikanalizin özünün ne olduğunu yle yanıtladı: “Psikanaliz sırasınzen söylenmesi hiç hoş olmayan un üzerine şu açıklamayı yaptım: rabilir, ama bazen duyulması hiç erekir.” tavırla söylenmişti ve logoterapiki psikanalize kıyasla daha az geçönük olan logoterapi bir yöntem daki sözlerde bir gerçek payı vark üzerinde, yani hasta tarafından amlar üzerinde odaklaşır (gerçekezli bir psikoterapidir). Aynı zagelişmesinde böylesine büyük bir ü oluşumlan ve geri-denetim (fean çıkarır. Böylece nevrotik bireekli olarak beslenmek ve pekişticine girer. onuyu çok fazla basitleştirmekte yaşamının anlamıyla karşı karşındirilir. Ve hastanın bu anlamın evrozunu yenebilme yetisine oldir. logoterapi” terimini kullandığımı “anlam” anlamına gelen Yunanca a bazı otoritelerce “Üçüncü Viya­


na Psikoterapi Okulu” olarak adlaşunun anlamı kadar, insanın bö üzerinde de odaklaşmaktadır. Lo yaşamında bir anlam bulma arayrici güçtür. Freudcu psikanalizde ilkesine (ya da buna haz istemi deduğu kadar, Adlerci psikolojinin (buna üstünlük istemi de diyebilirden söz etmemin nedeni işte bud ANLAM İ İnsanın anlam arayışı, içgüdüstırması” değil, yaşamındaki temelce kişinin kendisi tarafından bulusı gereğiyle, eşsiz ve özel bir yapınin kendi anlam istemini doyura Bazı otoritelere göre anlamlar ve dlarından, tepki oluşumlanndan veğildir.” Ama bana göre, ben, sade uğruna yaşamak istemeyeceğim g uğruna ölmeye de hazır değilim. leri ve değerleri için yaşayabilme, Fransa’da birkaç yıl önce bir k Bu araştırmaya göre insanlann yü yacağı “bir şey”e ihtiyaç duyduğurak, araştırmaya katılanlarm yüzd


andırılan teorinin, insan varoluöyle bir anlama yönelik arayışı ogoterapiye göre, kişinin kendi ışı, insandaki temel güdülendie merkezi bir öneme sahip haz e diyebiliriz) karşıtlık içinde ol dayandığı “üstünlük arayışı”na riz) da karşıt bir anlam istemindur. İSTEMİ sel itkilerin “ikincil bir ussallaşl bir güdüdür. Bu anlam, sadeunabilir oluşuyla ve böyle olmaıdadır; ancak o zaman bu, kişian bir önem kazanabilmektedir. değerler, “savunma mekanizmae yüceltmelerden öte bir şey deece “savunma mekanizmalarım” gibi, sadece “tepki oluşumlarım” Öte yandan insan, kendi ideal, hatta ölme yetisine sahiptir. kamuoyu araştırması yapılmıştı. üzde 89 ’u, insanın, uğruna yaşaunu kabul etmişti. Buna ek olae 61’i, yaşamlarında, uğruna öl­


meye bile hazır olduklan bir şeylunda sözler söylemiştir. Bu aralümünde hem hastalara hem de sonuç, Fransa’da taranan binlerc anlamda aynıydı, aradaki tek far Bir başka istatistiksel araştı 7948 öğrenci üzerinde, Johns H bilimciler tarafından yürütülm Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü admanın bir parçasıdır. Kendileri sorulduğunda, öğrencilerin yüz buna karşılık yüzde 78’i “yaşam şıkkını işaretlemiştir. Elbette bireyin değerlere yöntışmaları için bir kamuflaj old böyle bile olsa, bunlar, kural olmmektedir. Bu tür durumlarda ge zorundayız; bu sahte değerlerin düşürülmesi) gerekir. Bu nokta düşüren psikologun” gerçekte mdi “gizli güdüsü” olur, yani insanca olan şeylere yönelik kendi bi VAROLUŞSAL İnsanın anlam istemi (w ill t durumda logoterapi “varoluşsal


y ya da bir insan bulunduğu yoaştırmayı Viyana’daki hastane bö personele uyguladım; elde edilen ce insandan alman sonuçla pratik rk, sadece yüzde 2 ’lik bir farktı. rma da kırk sekiz üniversitede, Hopkins Üniversitesi’nden sosyal müştür. Hazırladıkları ön rapor, dına yapılan iki yıllık bir araştır için neyin “çok önemli” olduğu zde 16’sı “çok para kazanmak”, ımda bir amaç ve anlam bulmak” nelik ilgisinin gerçekte gizli iç çaduğu durumlar bulunabilir; ama maktan çok, istisnaya karşılık gelerçekte sahte değerlerle uğraşmak n ortaya çıkarılması (maskesinin ada durulmadığı takdirde “maske maskesini düşürdüğü tek şey, kennda gerçek olan, gerçekten insanilinçsiz küçümseme ihtiyacı. L ENGELLENME to m eaninğ) de engellenebilir, bu l engellenme”den söz eder. “Varo-


luşsal” terimi üç şekilde kullanılable insan olma durumunu anlatmak ve 3. Kişisel varoluşta somut bir yani anlam istemi anlamında. Varoluşsal engellenme de nevrlar için logo terapi, geleneksel an (psikojenik) nevrozlara karşıtlık irimini kullanmaktadır. Noöjenik şunun ruhsal boyutunda değil, “nmına gelen noos sözcüğünden) özellikle insan boyutuyla ilgili herka logoterapi terimidir. NOÖJENİK N Noöjenik nevrozlar, itkilerle içdan değil, daha çok varoluşsal so Bu tür sorunlar arasında anlam ist rol oynamaktadır. Noöjenik durumlarda uygun vkoterapi değil, logoterapi olduğu yutuna girme cesaretini gösteren Aşağıdaki olayı anmama izin v York’ta beş yıl önce başladığı psi amacıyla, yüksek düzeyde Ameriken, niçin analize devam etmesinğünü, her şeyden önce de nede


bilir: 1. Kendisini, yani özellikk için; 2. Varoluşun anlamı için anlam bulmaya yönelik arayış, roza yol açabilir. Bu tip nevroznlamdaki, yani ruhsal kökenli içinde, “noöjenik nevrozlar” te nevrozların kökeni, insan olunoöjenik” (Yunanca zihin anla boyutunda yatmaktadır. Bu, rhangi bir şeyi gösteren bir baş EVROZLAR çgüdüler arasındaki çatışmalarorunlardan kaynaklanmaktadır. teminin engellenmesi büyük bir ve doğru terapinin genelde psiaçıktır, yani özellikle insan bobir terapidir. verin: Viyana’daki ofisime, New ikanalitik terapisini sürdürmek kalı bir diplomat geldi. Başlarnin gerekli olduğunu düşündüen analize başladığını sordum.


Hastanın kariyerinden hoşnut otikasına uymayı zor bulduğu or babasıyla uzlaşması gerektiğin çünkü ona göre ABD Hükümet baba imajından “başka bir şe memnun olmamasının nedeni lediği nefrettir. Beş yıl süren an ve imgelerden oluşan ağaçlara göremeyecek duruma gelincey kabul etmeye zorlanmış. Birkaç anlam istemini engellediği ve g özlediği açıklık kazandı. Mesleğsı için hiçbir neden yoktu, o darucu sonuçlar aldı. Son günlerdyen son beş yıl içinde yeni işin bir nevrozla karşı karşıya olduğ nedenle söz konusu adamın ne ihtiyaç duyduğunu düşünmüş hasta olmaması gibi basit bir neluk gereği nevrotik değildir; birlıdır. Benzer bir şekilde acı çek olgu değildir; acı, nevrotik bir özellikle varoluşsal engellenme başarı da olabilir. İnsanın kendşının, hatta buna yönelik kuşklıktan kaynaklandığını ya da bsinlikle reddediyorum. Varoluş


olmadığı ve Amerika’nın dış polirtaya çıktı. Ne var ki, analisti ona, ni tekrar tekrar anlatıp durmuş; ti gibi diplomatın üstleri de birer ey değildir,” dolayısıyla işinden bilinçdışında babasına karşı besaliz boyunca hasta, sembollerden bakmaktan, gerçeklik ormanını ye kadar, analistinin yorumlarını ç görüşmeden sonra, mesleğinin, gerçekte başka bir işle uğraşmayı ğini bırakıp bir başka iş tutmamaa bunu yaptı ve son derece doyude bildirdiği kadarıyla, bunu izlenden memnun kalmış. Bu olayda ğum konusunda kuşkuluyum, bu psikoterapiye ne de logoterapiye ştüm; bunun, onun gerçekte bir edeni vardı. Her çatışma zorunlur ölçüde çatışma normal ve sağlıkkmek her zaman için patolojik bir semptom (belirti) olmaktan çok, eden kaynaklanıyorsa, insanca bir di varoluşuna anlam bulma arayıkusunun, her durumda bir hastaöyle bir hastalığa yol açtığını kesal engellenme kendi içinde pato­


lojik (hastalıklı) olmadığı gibi patğildir. Bir insanın, yaşamın yaşamgısı, hatta umutsuzluğu, varoluşsale bir ruh hastalığı değildir. Böyle yorumlayan bir doktor, hastasın uyuşturucu ilaçlar yığınının altına görevi, varoluşsal gelişim ve geliş göstermektir. Logoterapi, hastaya kendi yaşadım etmeyi bir görev saymaktad varoluşunun gizli logos’unun (anllaması ölçüsünde analitik bir sü psikanalize benzer. Ne var ki, bir çıkarma çabasında, logoterapi ken olgularla kısıtlamak yerine, anlamroluşunun potansiyel anlamı gibi kate alır. Ne var ki terapi sürecintan kaçman bir analiz bile, hasta gerçekte özlediği şeylerin farkına insanı, temel ilgisi sadece itkilerin giderilmesinden ya da id’in, egon istekleri arasında sadece uzlaşma luma ve çevreye uyum sağlamak anlam bulma çabasından oluşan sünde psikanalizden ayrılmaktadı


ojenik (hastalık yaratıcı) da demaya değer oluşuna ilişkin kayal bir bunaltıdır. Ama kesinlike bir şeyi ruh hastalığı terimiyle nın varoluşsal umutsuzluğunu, a gömebilir. Bunun yerine onun şme krizi boyunca hastaya yol amında anlam bulması için yarır. Logoterapi, hastanın, kendi lamının) farkına varmasını sağreçtir. Bu kadarıyla logoterapi reyin bilinç altındakileri bilince ndini bilinç altındaki içgüdüsel m istemi kadar bireyin kendi va varoluşsal gerçeklikleri de diknde noölojik boyutu ele almakanın, varlığının derinliklerinde a varmasına çalışır. Logoterapi, nin ve içgüdülerinin doyumu ve nun veya süperegonun çatışan sağlamaktan ya da sadece topktan ve uyarlamaktan değil, bir bir varlık olarak görmesi ölçüır.


NOÖ-DİN Kuşkusuz insanın anlam araylim yaratabilir. Ne var ki, ruh sa da işte bu gerilimdir. Şunu raha kişinin en kötü şartlarda bile yaş bir anlam olduğu bilgisi kadar başka hiçbir şey yoktur. Nietzschdır: “Yaşamak için bir nedeni olnabilir.” Bu sözlerde her psikote görebiliyorum. Nazi toplama kamreken görevleri olduğunu bilen isek olan insanlar olduklannı gö toplama kamplanna ilişkin yazılrıca Japon, Kuzey Kore ve Kuzeylarında yapılan psikiyatrik araştı Kendi adıma, Auschwitz Topyma hazır olan kitabımın metni metni tekrar yazmaya yönelik d ağır şartlarında hayatta kalmama’daki bir kampta tifüs ateşiyle h kadar yaşayabildiğim takdirde kla, küçük kâğıt parçalanna sürekma Kamplan’mn karanlık bara kitabı yemden yazma işinin, kar üstesinden gelmeme yardım etti 7 Bu, 1955 yılında Alfred A. Knopf, New Y Doctor and the S ou l: An Introduction to Log Viktor E


NAMİKLER yışı içsel denge yerine içsel geriağlığının vazgeçilmez ön koşulu tlıkla söyleyebilirim ki dünyada, şamını sürdürmesine, yaşamında etkili bir şekilde yardımcı olan he’nin şu sözlerinde bilgelik varlan kişi, hemen her nasıl’a dayaerapi için geçerli olan bir parola mplarında, yerine getirilmesi geinsanların, yaşama şansı en yükzlemek olasıydı. O günden beri, lan diğer kitapların yazarları, ayy Vietnam savaş tutuklusu kampırmalar da aynı sonuca varmıştır. plama Kampı’na alındığımda, yaine el konmuştu.7 Kuşkusuz, bu derin arzum, yaşadığım kampın ma yardım etti. Örneğin, Bavarihasta düşünce, özgürlük gününe kitabı tekrar yazabilmek amacıykli not alıyordum. Bavaria Toplakalarının arkasında kaybettiğim rdiyovasküler çöküş tehlikesinin iğinden eminim. ork tarafından yayımlanan ilk kitabımın The goterapy adını taşıyan İngilizce çevirişiydi. E. Frankl


Bu nedenle ruh sağlığının, be ulaşmış olduğu şeyle ulaşması g ne olduğuyla olması gereken aralebilir. Bu tür bir gerilim insand sağlığında vazgeçilmezdir. O ha anlam vermesi konusunda meydmiz gerek. Ancak bu yolla, insan durumundan uyandırabiliriz. Ru şeyden önce dengeye ya da psiko yani, gerilimsiz bir duruma ih tehlikeli bir sonuçlandırma old gerçekte ihtiyaç duyduğu şey, g çok, uğruna çaba göstermeye değ amaç için uğraşmak ve mücadele her ne pahasına olursa olsun gerafından yerine getirilmeyi beklerısıdır. İnsanın ihtiyaç duyduğu “noö-dinamikler” dediğim şeylernecek anlamla, diğerinin de anlaği çift kutuplu bir gerilim alanı Bunun, sadece normal koşullar melidir; bu, nevrotik bireylerde çmar eski bir kemeri güçlendirmrindeki yükü arttıracaktır, çünk bir şekilde birleşir. Bu nedenle teğını güçlendirmek istedikleri tak anlamı doğrultusunda, yeniden


elli bir gerilim ölçüsüne, kişinin gereken arasındaki ya da o anda sındaki gerilime dayandığı görüda yapısaldır ve bu nedenle ruh alde insana, kendi yaşamına bir dan okumakta tereddüt etmemenın anlam istemini uyku (gizlilik) uh sağlığı konusunda insanın her olojideki deyişle “homeostasis”e, tiyaç duyduğunu varsaymanın, duğunu düşünüyorum. İnsanın gerilimsiz bir durum değil, daha ğer bir hedef, özgürce seçilen bir e etmektir. İhtiyaç duyduğu şey, rilimi boşaltmak değil, onun taeyen potansiyel bir anlamın çağu şey, homeostatis değil, benim rdir. Yani kutbun birinin yükleamı verecek kişiyle temsil edildiındaki varoluşsal dinamiklerdir. için geçerli olduğu düşünülmeçok daha fazla geçerlidir. Bir mimek istediği zaman kemerin üzekü böylece parçalar daha sağlam erapistler, hastalarının ruh sağlıkdirde, kişinin kendi yaşamının yöneliş yoluyla belli ölçülerde


gerilim yaratmaktan korkmama Anlam yönelişinin yararlı etk bugün birçok hastanın şikâyetçşamlarının hepten ve nihai anlalerine geçmek istiyorum. Bu has anlam bilincinden yoksundurla duygusunun altında ezilmekted (vakum) dediğim bir duruma y VAROLUŞS Varoluşsal boşluk, yirminci y anlaşılır bir şeydir; bunun ned sonra insanın yaşadığı iki yö şafağında insan, bir hayvanın dce altına alan bazı hayvanca iç gibi, bu güvenlik de insana sonsçim yapmak zorundadır. Ne vanışlarını yönlendiren geleneklerneminde, bir başka kayıpla dahdü ona ne yapacağını söylemez gerektiğini söylemez; bazen ney yerine ya diğer insanların yapt ya da diğer insanlann kendisin yapar (totalitercilik). Son zamanlarda yapılan ist öğrencilerin arasında yüzde 25 ’


alıdır. kisini böylece gösterdikten sonra, i olduğu bir duygunun, yani, yamsızlığı duygusunun zararlı etkistalar, uğruna yaşamaya değer bir ar. Kendi içlerindeki bir boşluk dirler. Benim “varoluşsal boşluk” yakalanmışlardır. SAL BOŞLUK yüzyılın yaygın bir olgusudur. Bu deni, gerçek bir insan olduktan önlü bir kayıp olabilir. Tarihin avranışlarını belirleyen ve güvençgüdülerini kaybetmiştir. Cennet suza kadar kapanmıştır; insan sear ki buna ek olarak insan, davrarin hızla azaldığı son gelişme döha yüz yüze gelmiştir. Hiçbir içgüz. Hiçbir gelenek ona ne yapması yi arzuladığını bile bilmez. Bunun tığı şeyleri arzular (uydumculuk) nden yapmasını istedikleri şeyleri tatistiksel bir araştırma, Avrupalı ’inin şöyle ya da böyle belirgin bir


varoluşsal boşluk gösterdiğini orrencilerde bu, yüzde 60 olarak gö Varoluşsal boşluk temel olaramunda dışavurur. İnsanlığın, bun iki uç arasında sonsuza kadar meğunu söyleyen Schopenhauer’i an sıkıntısı, bunaltıdan daha çok sorkiyatristlere, çözüm bekleyen da bu sorunlar giderek daha çok belleyen otomasyon, bir olasılıkla, oda büyük bir artışa yol açacaktır. sanların, yeni kazandıkları boş z bilmemeleridir. Örneğin, “Pazar günü nevrozulerinin telaşından sıyrılan ve kendtiği zaman yaşamlarının içeriktenran insanlann yaşadığı tatil depres olayı, bu varoluşsal boşluğa (vak saldırganlık, uyuşturucu vb. alışkguları, bunların altında yatan varomız sürece anlayamayız. Bu ayrıca yaşadığı krizler için de geçerlidir. Ayrıca varoluşsal boşluğun ken ve kılıflar da söz konusudur. Baz ilkel güç istemi olan para istemi dtemi ile temsil! bir yoldan dengellenen anlam isteminin yerini haz


taya çıkarmıştır. Amerikalı öğözlenmiştir. ak kendini can sıkıntısı durunaltı ve can sıkıntısından oluşan ekik dokumaya mahkûm oldunlayabiliriz. Gerçekte bugün can runa yol açmakta ve elbette psiha çok sorun sunmaktadır. Ve lirleyici olmaktadır, çünkü ilerrtalama çalışanın boş zamanın Bunun üzücü olan yanı, bu inzamanlarında ne yapacaklannı u”nu, yani hafta içinin yoğun işdi içlerindeki boşluk belirginleş yoksun olduğunun farkına vasyonunu ele alın. Birçok intihar kuma) bağlanabilir. Depresyon, kınlığı gibi bu türden yaygın ololuşsal boşluğu kavrayamadığıa emeklilerin ve yaşlı insanlann ndini gösterdiği çeşitli maskeler en engellenen anlam istemi, en de dahil olmak üzere, bir güç islenir. Diğer durumlarda, engelistemi alır. Varoluşsal engellen­


menin birçok durumda cinsel nedeni budur. Bu tür durumlar boşlukta serpilip yayıldığını göz Nevrotik durumlarda benzerra değineceğim bazı yeni denetim oluşumları vardır. Ne var ki, bu vakuma sızdığı ve burada geliş gözlenebilir. Bu tür hastalarda şey, noöjenik nevroz değildir. Brapiye destek olarak kullanmadmun üstesinden gelmesini kesinluşsal boşluğu doldurmak yoluy yaşaması önlenmiş olur. Bu ned olaylar için değil, ayrıca psikojentojenik (bedensel kökenli) (yalanye edilmektedir. Bu ışık altında b bir ifadesi haklılık bulmaktadır her terapinin bir açıdan ayrıca l Hastanın, yaşamın anlamının ne yapabileceğimize bir bakalım YAŞAMIN Bir doktorun bu soruya geneden kuşkuluyum. Çünkü yaşamden güne, saatten saate farklıl 8 Magda B. Amold ve John A. Gasson, Th 1954, sf. 618.


dengeleme ile sonuçlanmasının rda cinsel libidonun, varoluşsal lemleyebiliriz. bir olay baş gösterir. Daha sonm mekanizmaları ve kısır döngü semptomolojinin, bir varoluşsal şmeyi sürdürdüğü tekrar tekrar ele almak zorunda olduğumuz Buna karşın logoterapiyi psikotedığımız takdirde, hastanın durunlikle başaramayız. Çünkü varoyla hastanın, ileride geri tepmeler denle logoterapi sadece noölojik nik (ruhsal kökenli), hatta somancı) nevroz olayları için de tavsibakıldığında Magda B. Amold’un : “Ne kadar kısıtlı olursa olsun, ogoterapi olması gerekir.”8 n ne olduğunu sorması halinde m. N ANLAMI el terimlerle cevap verebileceğinmın anlamı insandan insana, günlık gösterir. Bu nedenle önemli he Human Person, Ronald Press, New York,


olan, genelde yaşamın anlamı değ insanın yaşamının özel anlamıdırya koymak, bir satranç şampiyonbilir: “Söyleyin Ustam, dünyadakitaki belli bir durumdan ve rakibin en iyi hamle ya da iyi bir hamle Aynı şey insanın varoluşu için d “yaşamın anlamı” arayışına girmmında özel bir mesleği veya uğrunu, yerine getirilmeyi bekleyen so yeri değiştirilebilir ne de yaşam tekesin işi, bunu yürütmeye yönelik Yaşamdaki her durum insana m bir sorun getirdiği için, yaşamın a çevrilebilir. Nihai anlamda kişininğunu sormaması, bunun yerine busi olduğunu kavraması gerekir. T tarafından sorgulanır ve herkes, s verirken yaşama cevap verir; s yapabilir. Bu nedenle logoterapi rumlulukta görmektedir. VAROLUŞU Sorumluluk üzerindeki bu vurrik koşulunda kendini göstermekçasma ve ilk kez şimdi yapmak ü


ğil, daha çok belli bir anda bir . Sorunu genel terimlerle ortauna sorulan soruyla kıyaslanai en iyi hamle nedir?” Bir maçn özel kişiliğinden bağımsız bir diye bir şey kesinlikle yoktur. e geçerlidir. Kişinin, soyut bir emesi gerekir. Herkesin yaşana çaba harcanacak bir misyomut bir görevi vardır. Ne onun ekrarlanabilir. Bu nedenle herk özel fırsatları kadar eşsizdir. meydan okuduğu ve çözülecek anlamı sorunu gerçekte tersine n, yaşamın anlamının ne olduu sorunun muhatabının kendiTek kelime ile her insan yaşam sadece kendi yaşamı için cevap sadece sorumlu olarak bunu insan varoluşunun özünü, so UN ÖZÜ rgulama, logoterapinin kategoktedir. “İkinci defa yaşıyormuşüzere olduğunuz gibi hatalı ha­


reket etmişçesine yaşayın!” Bana insanın sorumluluk duygusunu, duğunu ve daha sonra da geçmişni düşünmeye çağıran bu özdeyişgı kişiyi, yaşamın belirli (sınırlı kendi yaşamıyla hem de kendisiğiyle karşı karşıya getirir. Logoterapi, hastanın kendi sokına varmasını sağlamaya çalışır; ne için ya da kime karşı sorumlu bırakılması gerekir. Psikoterapis yargıları empoze etmeye en az e olmasının nedeni budur. Çünküğunu doktora yüklemesine kesin Dolayısıyla kendi yaşam göre kendi bilincine karşı mı sorumlu vermek hastaya düşmektedir. Logoterapi öğretmediği gibi mekten olduğu kadar ahlâki değtır. Benzetme yapılacak olursa, dan çok bir göz uzmanının oynyayı kendi gördüğü haliyle akta gerçekte olduğu gibi görmemizi rolü, hastanın görüş alanını, potamamının bilinçli ve görülebilir omaktadır. İnsanın sorumlu olduğunu v


öyle geliyor ki başka hiçbir şey onu ilk önce şu anm geçmiş olşin değiştirilip düzeltilebileceğiş kadar iyi kamçılayamaz. Bu alı) oluşuyla olduğu kadar, hem iyle ne yapacağının belirleyicili orumluluklarının tam olarak far; bu nedenle, kişiye, neye karşı, olduğunu anlaması seçeneğinin stler arasında, hastalarına değer eğilimli olanların logoterapistler ü hastanın yargılama sorumlulunlikle izin vermeyecektir. evinin topluma karşı mı, yoksa u olarak yorumlanacağına karar vaaz da vermez. Mantık yürütğerleri canlandırmaktan da uzaklogoterapistin rolü, bir ressamadığı roldür. Ressam bize, dünarmaya, göz uzmanı ise dünyayı sağlamaya çalışır. Logoterapistin ansiyel anlam spektrumunun taolması için genişletmekten oluş e yaşamının potansiyel anlamını


gerçekleştirmesi gerektiğini söylenın kapalı bir sistemmiş gibi kişinhunda değil, dünyada keşfedilmesrum. Bu temel özelliğe “insan varyorum. Bu, insan olma gerçeğininlam ister karşılaşılacak bir insan o şeye ya da birisine yöneldiği anla edeceği bir davaya ya da seveceği kadar çok kendini unutursa, o kad o kadar çok gerçekleştirir. Kendin de ulaşılabilir bir şey değildir. Bu Kişi buna ulaşmak için ne kadar çok kaçıracaktır. Başka bir deyişlce kendini aşmanın bir yan ürünü Bu noktaya kadar, yaşamın an ancak hiçbir zaman yok olmadığgoterapiye göre bu yaşam anlamriz: 1. Bir eser yaratarak ya da brak ya da bir insanla etkileşerek; tavır geliştirerek. Bunlardan ilki, tır. îkinci ve üçüncü ise, biraz da Yaşamda anlam bulmanın ikiluk, güzellik gibi- yaşamak, doğa bir o kadar önemlisi de olanca eş Yani onu sevmektir.


eyerek, yaşamın gerçek anlamınin kendi içinde ya da kendi rusi gerektiğini vurgulamak istiyoroluşunun kendini aşkmlığı” din her zaman için, bu ister bir anolsun, kişinin kendi dışındaki bir amına gelmektedir. Kişi, hizmet i bir insana kendini adayarak ne dar çok insan olur ve kendini de ni gerçekleştirme denilen şey, hiç unun da basit bir nedeni vardır: çok uğraşırsa, bunu da o kadar e, kendini gerçekleştirme, sadeü olarak olasıdır. nlamının her zaman değiştiğini, ğını göstermiş bulunuyoruz. Loını üç farklı yoldan keşfedebiliir iş yaparak; 2. Bir şey yaşaya 3. Kaçınılmaz acıya yönelik bir yani başarı yolu, oldukça açıkaha ayrıntı gerektirmektedir. inci yolu, bir şey -iyilik, doğruayı ve kültürü yaşamak, son ve şsizliğiyle bir insanı yaşamaktır.


SEVGİNİN Bir başka insanı, kişiliğinin ramanın tek yolu sevgidir. Sevmka insanın özünün tam olarak insan, sevilen kişideki temel ki görebilecek duruma gelir ve dah ancak gerçekleştirilmesi gerekengisi yoluyla kişi, sevdiği insanın sini sağlar. Sevdiği insanın, ne otiğinin farkına varmasını sağlaymesini sağlar. Logo terapide sevgi, yüceltmegüdülerin sadece bir yan olgusunamaz. Sevgi de cinsellik kada seks, sevgi için bir dışavurum bi olmaz ya da sadece bir sevgi ar hatta meşrulaştırılır. Bu nedenlekisi olarak anlaşılmaz; daha çoki birliktelik deneyimini dışavur Yaşamda bir anlam bulmanı ACININ Umutsuz bir durumla karşıl kaderle yüz yüze geldiğimiz zam9 Temel bir olgunun sonucu olarak baş gös


Click to View FlipBook Version