The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.

Viktor E. Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by erbicalinci, 2023-08-16 07:11:50

Viktor E. Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

Viktor E. Frankl - İnsanın Anlam Arayışı

ü kazanmaya çalışmıştı. Cesetlee okuduğumuz kısa dualarda bianşın son günlerinde, geçen günecanından sonra, banş için ettiğiceği en coşkulu tonla yapılmıştı. müz özgürlük beklentisiyle geçti. ılhaç delegesi, bir anlaşma imzamesi gerektiği konusunda güvenonlarla gelen SS adamları kampı de kalan son tutuklular, merkezi da bazı savaş esirleriyle değiş-toat içinde İsviçre’ye gönderilecekıyabiliyorduk. Son derece dostça ükretmemiz gerektiğini söylüyor, miz için bizi ikna etmeye çalışır kamyonlara tırmandı, ağır hasa yüklendi. Arkadaşım ve ben — orduk— son kamyon için on üç dık. Başhekim, gerekli sayıda nudı. On üç kişi kamyona bindirilda kaldık, yorgun ve dalgın olduaşhekimi, şaşkınlık, kızgınlık ve açmaya niyetli olduğumuzu sanda sabırsızca yere oturduk ve kan kamyonu beklemeye başladık. Sonunda, kesintisiz bir şekilde mekik dokuduğumuz son birkaç


günün ve saatin heyecanından blen gardiyan odasındaki şiltelere amacıyla ayakkabılarımızla ve gi Top ve tüfek sesleriyle uyand sesleri barakaya ulaştı. Başhekim söyledi. Tutuklulardan birisi, aytaktan kamımın üzerine atladı. Derken olan biteni kavradık: Atleri azaldı ve şafak söktü. Kampyaz bir bayrak rüzgârda dalgalan Haftalarca sonra, son saatlerd birkaç tutukluyla nasıl oynadığ özellikle de ölüm-kalım konular gördük. Bizimkinden pek de uz alman fotoğrafları gördüm. O g arkadaşlarımız bu kampta kamypatılmış ve barakalarla birlikte a kömür olan vücutları seçebiliyo öyküsünü düşündüm. Tutuklulann içinde bulundu mekanizması olarak oynadığı ro bir sonucuydu. Açlık ve uykus gibi), buna ve tutuklulann ruhs özelliği olan genel sinirliliğe kağun nedeni kısmen, genel sağlıkniyle aşın ölçüde kalabalık olankotin ve kafein olmaması da coşk


itkin düşmüş bir halde, terk edie uzandık, yolculuğa hazır olmak iysilerimizle uyuduk. dık; aydınlatma fişekleri ve silah m içeri daldı ve yere yatmamızı yakkabılarıyla, üzerimizdeki yaBu da beni yeterince uyandırdı! teş hattı bize ulaşmıştı! Silah sesp kapısının dışındaki direkte, benıyordu. de bile, kaderin geride kalan biz ğını anladık. İnsan kararlarının, rında ne kadar belirsiz olduğunu zak olmayan küçük bir kamptan gece özgürlüğe gittiğini düşünen yonlardan indirilip barakalara kaateşe verilmiş. Fotoğrafta, kısmen orduk. Tekrar Tahran’daki Azrail uğu duygu yitimi, bir savunma lün yanı sıra, diğer etkenlerin de suzluk (normal yaşamda olduğu sal durumlarının bir başka tipik atkıda bulunuyordu. Uykusuzluk koşullannın kötü olması neden barakalan saran haşereydi. Nikusal duyarsızlık ve sinirlilik du­


rumuna katkıda bulunuyordu. Bu fiziksel nedenlerin yanı sırsal nedenler de bulunuyordu. Tğılık kompleksi vardı. Hepimiz ise bize kesin anlamda birer hiç di içsel değerine ilişkin bilinci dmirlenmiştir ve kamp yaşamı tarlar şöyle dursun, özgür insanlar ki?). Ortalama tutuklu, bilinç d anlamda aşağılandığı duygusunlumsal yapısındaki tezat buna açkin” olan tutuklular, yani Kapo kamp polisleri, kural olarak, tutlerini aşağılanmış hissetmiyorlarşıyorlardı! Hatta bazılannda minlişmişti. Kıskanç ve dırdırcı çoğulik ruhsal tepkisi, çeşitli yollardyordu. Örneğin bir tutuklunun, lediğini duymuştum: “Bir düşünkanın genel müdüründen başka nıyorum. Bu dünyada bu kadar Aşağılanan çoğunlukla, seçkiman (ki yemek dağıtımıyla başl vardı), sonuçlar patlayıcı oluyorlimler de eklenince, fiziksel nedenirlilik en yoğun halini alıyord kavga ile bitmesi şaşırtıcı değild


ra, belli kompleksler halinde ruhTutuklulann çoğunda bir tür aşa bir zamanlar “birisiydik”, şimdi gibi davranılıyordu (kişinin kendaha yüce, daha tinsel şeylere derafından sarsılamaz; ama tutuklurdan kaçı böyle bir bilince sahip düzeyinde düşünmeksizin, kesin nu taşıyordu. Kampın tekil topçıklık kazandırıyordu. Daha “seçolar, aşçılar, ambar görevlileri ve tuklulann çoğunluğu gibi kendirdı. Tersine yücelmiş duygusu tanyatür büyüklük yanılsaması geunluğun bu gözde azınlığa yönedan, bazen de esprilerle dile geli Kapolar’dan birisi için şunu söynsene! Bu adamı, küçük bir ban bir şey olmadığı zamanlardan ta yükselmesi bir talih değil mi?” in azınlık çatışmaya başladığı zalayan bu çatışma için bolca fırsat rdu. Bu nedenle, bu ruhsal gerienleri yukanda tartışılan genel siu. Bu gerilimin sık sık genel bir dir. Tutuklular sürekli olarak da­


yak sahnelerine tanık olduğu içidu. Aç ve bitkin olmama karşın, larımı sıktığımı hissediyordum. dum, çünkü geceleri, tifüslü hadurmamıza izin verilen sobaya k karşılık geçirdiğim en huzurlu s hezeyanlı veya uykuda olduğu b uzanmış, çalıntı odunkömüründtı birkaç patates közleyebilmişti daha yorgun, duyarsız ve sinirli Tifüs bloğunda doktor olara blok muhafızının yerini almak kamp idaresine karşı, barakayı mak için “temiz” denilebilirse- t sık sık tâbi olduğu denetlemeler hizmet eden bir gösterişti. Biraz ilaç durumu düzeltebilirdi, ama ridorda bir parça saman kalıp k ve haşere yuvasını andıran hasta şekilde ayak uçlanna konmuş orinin kaderi ise onlan hiç mi hiçpimi tıraşlı başımdan çıkarıp, b vurarak, “Baraka numarası VI/9 bir doktor,” diye rapor verebildiyorlardı. Daha sonra da çekip gine kadar -sık sık bildirilenden de hiç gelmiyorlardı- battaniye


in, şiddet dürtüsü yoğunlaşıyor kızdığım zaman hınçla yumruk Genellikle çok yorgun oluyorastalar için barakamızda bulunkömür atmak zorundaydık. Buna aatlerden birkaçı, diğer herkesin bir gece yansıydı. Sobanın önüne den yaktığımız ateşte, yine çalınm. Ama ertesi gün kendimi çok hissetmiştim. ak çalışırken, hasta olan kıdemli zorunda kalmıştım. Bu nedenle temiz -böyle bir durumu anlatutmakla sorumluydum. Kampın r, sağlıktan çok işkence amacına z daha fazla yemek ve bir parça müfettişlerin tek derdi, orta kokalmadığı veya kirli, yırtık pırtık a battaniyelerinin, derli toplu bir olup olmadığıydı. Kamp sakinleç ilgilendirmiyordu. Tutuklu kebecerikli bir edayla topuklanmı :52 hasta, iki sıhhiye emir eri ve ğim takdirde, bunu yeterli buludiyorlardı. Ama müfettişler gelesaatlerce sonra geliyorlar, bazen eleri düzeltmekten, ranzalardan


dökülen samanları toplamaktan düzenlilik ve temizlilik çabalarımlara bağırmaktan canım çıkıyord özellikle artıyordu, bu nedenle k hiç tepki vermiyorlardı. Zaman durumda da onlara vurmamak ikiyordu. Çünkü kişinin kendi yitimi, özellikle de tehlike karş boyutlara ulaşıyordu. Bu psikolojik sunuda ve bir özelliklerine ilişkin psikopatoloj tamamen ve kaçınılmaz olarak izlenimini verebilirim (elimizdekdi yaşam biçimini belli bir yapıy özgü kamp yaşamıdır). Peki ya i yönelik davranış ve tepkiler bağ mu? İnsanın, birçok koşullanm ister ruhsal ya da toplumsal yapduğuna inanmamızı isteyen teor sadece kazara bir ürünü olman Dahası, tutukluların, toplama k tepkileri, insanın, çevresinin etklar mı? İnsan, bu koşullar karşıship değil midir? Bu sorulara, ilke temelinde o de yanıt verebiliriz. Kamp deneyğine sahip olduğunu gösterme


n ve yataklarında dönüp olanca mı tehlikeye sokan zavallı hastadu. Ateşli hastalarda duygu yitimi kendilerine bağınlmadığı zaman zaman bu bile işe yaramıyor, bu için korkunç bir özdenetim geresinirliliği, bir başkasının duygu ısında (yani yaklaşan teftiş) dev r toplama kampı sakininin tipik ik açıklama girişiminde, insanın, çevresinin etkisi altında olduğu ki olayda çevre, tutukluyu, kenya uydurmaya zorlayan kendine insan özgürlüğü? Belli bir ortama ğlamında tinsel bir özgürlük yok anın ve çevresel -ister biyolojik, pıda olsun- etkenin bir ürünü olri doğru mudur? İnsan, bunların nın ötesinde bir şey değil midir? ampının tekil dünyasına yönelik kilerinden kaçamayacağım kanıtsında hiçbir eylem seçeneğine sa olduğu kadar deneyim temelinde yimleri, insanın bir eylem seçeneektedir. Birçok durumda kahra­


manca olan ve duygu yitimininnirliliğin bastınlabileceğini göstsan, böylesine korkunç, ruhsal bile, ruhsal özgürlüğünü ve zihiruyabilmektedir. Toplama kamplarında yaşay koşan, ellerindeki son ekmek kıselli etmeye çalışan insanlan an ama bu bile, bir insandan bir şeğini yeterince gösterir: İnsan ö belli koşullar altında insanın ke yolunu seçmesi. Ve kampta yapılacak bir terc saat, insanı kendi özünden, içsmakla tehdit eden güçlere boyu ve onurdan vazgeçerek tipik bir sağlayacak şekilde koşulların bi belirleyen kararlan verme fırsat Bu açıdan bakıldığında, top tepkilerinin, belli fiziksel ve topvurumunun ötesinde bir şey old yetersiz beslenme ve çeşitli ruhskinlerinin mutlaka belli yollard de, son çözümlemede bir tutuk tek başına kampın etkileriyle olarak ortaya çıktığı açıklık kaz altında bile, temelde insan ne o


n üstesinden gelinebileceğini, siteren yeterince örnek vardır. İnve fiziksel stres koşullan altında nsel bağımsızlığını az da olsa ko yan bizler, o kamptan bu kampa ırıntılarını vererek başkalanm teımsayabiliriz. Sayılan az olabilir, yin dışında her şeyin alınabileceözgürlüklerinin sonuncusu; yani, ndi tutumunu belirlemesi, kendi ih her zaman vardı. Her gün, her el özgürlüğünden yoksun bırakn eğip eğmeyeceğimizi, özgürlük r kamp sakini kalıbına girmemizi ir oyuncağı olup olmayacağımızı ı sağlıyordu. plama kampı sakinlerinin ruhsal plumsal koşullann yalın bir dışaduğu anlaşılmalıdır. Uykusuzluk, sal stresler gibi koşullar, kamp sadan tepki vereceğini düşündürse klunun nasıl bir insan olacağının, değil, içsel bir karann sonucu zanır. Dolayısıyla bu tür koşullar olacağına -ruhsal ve tinsel olarak


ne olacağına- karar verebilmekte kampında bile koruyabilir. Dosmişti: “Beni korkutan tek bir Kamptaki davranışları, acıları ve kaybedilemeyeceği gerçeğine tan sonra, bu sözler sık sık aklıma gri acıya değdikleri söylenebilir; a içsel başanydı. Yaşamı anlamlı elinden alınamayan işte bu ruhs Aktif bir yaşam, insana, değeleştirme fırsatı verme amacına hceden oluşan pasif bir yaşam iseyı içine alan yaşantılarda doyum hem yaratıcı çalışmadan hem desun olan ve yüksek ahlâki davr kabul etmeyen bir yaşamda da; sıtlı varoluşuna yönelik tutumu yaşam da eğlence (haz) yaşamı d sadece yaratıcılık ya da zevk d bir anlam varsa, acıda da bir anlder ve ölüm kadar silinmez bir zın, insan yaşamı tamamlanmış Bir insanın kendi kaderini ve yolu, kendi davasını seçiş yolu, le, yaşamına daha derin bir anlağitçe, onurlu ve özgecil olabilir.ma kavgasında kişi, kendi insan


edir. İnsan, onurunu bir toplama toyevski bir keresinde şöyle deşey var: Acılarıma değmemek.” e ölümleri, son içsel özgürlüğün nıklık eden şahitlerle tanıştıktan geliyordu. Bu insanların çektikleacıya katlanma yollan, gerçek bir ve amaçlı kılan şey de, insanın sal (tinsel) özgürlüktür. rlerini yaratıcı çalışmayla gerçekhizmet eder; buna karşılık eğlen ona güzelliği, sanatı ya da doğam bulma fırsatı verir. Ama aynca e eğlenceden hemen hemen yokranış olasılığından başka bir şeyi yani insanın, dışsal güçlerle kıunda da bir amaç vardır. Yaratıcı da ona yasaktır. Ama anlamlı olan eğildir. Eğer yaşamda gerçekten am olmalıdır. Acı da yaşamın kaparçasıdır. Acı ve ölüm olmaksı olmaz. e içerdiği olanca acıyı kabul ediş ona, en ağır koşullar altında biam katma fırsatı verir. Yaşam, yi Ya da bu şiddetli kendini koru onurunu unutup bir hayvan dü­


zeyine inebilir. Burada, insanın, zki değerlere ulaşma fırsatlarında arasındaki seçimi yatmaktadır. B değmediğini belirler. Bu varsayımların, dünyalık veduğunu düşünmeyin. Ancak az s ahlâki standartlara ulaşma yetisinca tutukludan sadece birkaçı içseyabilmiş ve acılarının sağladığı d türden bir örnek bile, insanın içnin üstüne çıkarabileceğini kanı sadece toplama kamplarında görluyla bir şeye ulaşma şansıyla b karşıyadır. Hastalann -özellikle de iyileşmni ele alın. Bir keresinde, sakat okumuştum; bir arkadaşına, uzutın bile bir yararı olmayacağını an onurla bekleyen bir insan tablosumış. Genç, ölümü böylesine güzn olduğunu düşünmüş. Artık -d bir fırsat tanıyordu. Yıllar önce Resurrection adlı bir kitabından alınma- benzer şe büyük kaderler ve büyük insanla büyük bir kader söz konusu de ulaşma şansımız yoktu. Filmi iz


zor bir durumun sunduğu ahlâan yararlanma ya da vazgeçme Bu da, o insanın acılarına değip e gerçek yaşamdan çok uzak olsayıda insanın böylesine yüksek ne sahip olduğu doğrudur. Onel özgürlüklerini tamamen korudeğerlere ulaşabilmiştir, ama bu sel gücünün, onu dışsal kaderiıtlamaya yeterlidir. Bu insanlar rülmez. İnsan, kendi acılan yobirlikte, her yerde kaderle karşı mesi olanaksız olanlann- kaderibir gencin yazdığı bir mektubu n süre yaşamayacağını, ameliyanlatmış. Ayrıca, ölümü yiğitçe ve u çizen bir filmi gördüğünü yazel karşılamanın büyük bir başadiye yazıyor- kader ona benzer filmi görenlerimiz -Tolstoy’un eyler düşünmüş olabilir. Filmde ar vardı. O zamanlar bizim için eğildi; böylesine bir büyüklüğe ledikten sonra, en yakın kafeye


gitmiş, bir fincan kahveden ve zihinlerimize saplanan garip me Ama kendimiz büyük bir kaderldeğerde bir tinsel büyüklükle gmunda kalınca, yıllar öncesininmuş ve başarısız olmuştuk. Belki de bazılarımızın aynı fi bir filmi göreceği günler gelir. A kendiliğinden insanın gözlerininda, duygusal bir filmin göstere ulaşan insanlann görüntülerini Bir toplama kampında ölümüne öyküsü gibi, belli bir insanın içsrı aklımıza gelebilir. Sözünü etti pek bir şey yok ve sanki uydurmkü bana bir şiir gibi geliyor. Bu genç hanım, birkaç gün bunu bilmesine karşın, oldukça ne ağır bir şekilde ezmesine mimarık bir insandım ve tinsel başkanın penceresinden dışarıyı g paylaşan tek dostum,” dedi. Pendece bir dalını görebiliyordu; d “Bu ağaçla sık sık konuşuyorumye yormam gerektiğini bilemed sıra halusinasyon (yanılsama) m kendisine karşılık verip vermed


bir sandviçten sonra, bir an için etafizik düşünceleri unutmuştuk. le karşı karşıya gelip de, bunu eşgöğüsleme kararını verme duru gençlik kokan kararlarını unut ilmi tekrar göreceği ya da benzer Ama o güne kadar başka filmler n önünden geçebilir; yaşamlarınebileceğinden çok daha fazlasına bir film şeridi gibi izleyebiliriz. tanıklık ettiğim genç bir kadının sel büyüklüğünün bazı aynntılağim basit bir öyküdür. Anlatacak muşum gibi gelebilir; ama bu öy içinde öleceğini biliyordu. Ama neşeliydi. “Kaderin beni böylesinnettanm,” dedi. “Daha önce şışanyı ciddiye almıyordum.” Baragöstererek, “şu ağaç, yalnızlığımı ncereden, bir kestane ağacının sadaim üzerinde iki çiçek açmıştı. m,” dedi. Şaşırdım ve sözlerini nedim. Hezeyan mı yaşıyordu? Ara mı geçiriyordu? Kaygıyla, ağacın diğini sordum. “Evet,” dedi. Ona


ne söylüyordu? Genç bayan yanıdayım. Ben yaşamım, sonsuz yaş Bir tutuklunun içsel özünün sorumlusunun, sıralanan ruhsal-f bir karar olduğunu söylemiştik. jik gözlemler, sadece ahlâki ve tilarının zayıflamasına göz yumanlrıcı etkilerinin kurbanı olduğunu çıkan soru şudur: Bu “iç bağı” olu olmalıdır? Eski tutuklular, deneyimlerin can sıkıcı etkinin, bir tutuklununreceğini bilmemesi olduğunu kabcağı gün için bir tarih verilmemi konuşmak bile anlamsızdı). Aslı belirsizliğinin yanı sıra sınırsızdı log, toplama kampındaki yaşamınlandırılabileceğine dikkati çekmişçici bir varoluş” olarak tanımlayıp Yeni gelenler kamptaki koşull şey bilmiyordu. Diğer kamplardamak zorundaydı, bazı kamplard Kampa girenlerin düşüncelerindeliğin sonuyla birlikte, sonun belirroluş biçiminin bitip bitmeyeceğiteceğini kestirmek olanaksızdı. Latince fin iş kelimesinin iki an


tladı: “Bana, ‘Buradayım. Buraam,’ dedi.” (benliğinin) durumunun nihai fiziksel nedenlerden çok, özgür Tutuklular üzerindeki psikolo insel özlerine yönelik içsel bağarın, sonunda kampın yozlaştı göstermiştir. Dolayısıyla ortaya uşturan şey ne olabilir ya da ne i yazarken ya da anlatırken, en n, tutukluluğunun ne kadar sübul etmektedir. Serbest bırakılaiştir (bizim kampta bu konuda ına bakılırsa tutukluluk süresi, da. Ünlü bir araştırmacı psikon, “geçici bir varoluş” olarak adşti. Bunu, “sınırı bilinmeyen gep genişletebiliriz. lar konusunda genellikle hiçbir an geri dönenler, çenelerini tutda ise geri dönen olmuyordu. e bir değişme oluyordu. Belirsizrsizliği ortaya çıkıyordu. Bu vaini ya da bitecekse ne zaman bi nlamı vardır: Son ya da varış (fi­


niş) ve ulaşılacak bir hedef. “Geçyen bir insan, yaşamdaki nihai mal yaşamdaki birisinin tersine, du. Bu nedenle içsel yaşamının ymın diğer alanlanndan bildiğim Örneğin işsiz madenciler üzerinlerinin sonucu olan bir tür zam yaşadıklarım ortaya çıkarmıştır. deneyimi”ni yaşamışlardır. Kamneğin her saati işkenceyle ve yorsuz gibi görünüyordu. Daha büy hafta, daha hızlı geçiyor gibiydi daha uzun olduğunu söylediğim Zaman deneyimimiz ne kadar Mann’m, son derece doğru psik adlı eserini anımsarız. Mann, b yani sanatoryumda yatan ve tabli hastaların tinsel gelişmelerini bir varoluş -geleceksiz ve hedefs Yeni gelenlerden oluşan uzu kadar yürüyen tutuklulardan bireninde yürüyormuş gibi bir d Yaşamı ona gelecekten kesinliklki zaten ölmüş gibi, her şeyi biler de bu cansızlık duygusunu y hissedilen en keskin şey, tutuklukân içinde ise cezaevinin daracı


çici varoluşu”nun sonunu görme bir hedefe yönelemiyordu. Nor gelecek için yaşamaktan çıkıyoryapısının tamamı değişiyor, yaşamiz çürüme belirtileri oluşuyordu. nde yapılan araştırmalar, işsizlikman -içsel zaman- deformasyonu Tutuklular da bu garip “zamanmpta, küçük bir zaman birimi, örrgunlukla dolu olan bir gün, sonyük bir zaman birimi, örneğin bir i. Kampta bir günün bir haftadan mde yoldaşlarım bana katılmıştı. çelişikti! Bu bağlamda Thomas kolojik notlar içeren Büyülü Dağ benzer bir ruhsal konumda olan, burcu tarihlerini bilmeyen verem incelemiştir. Bu hastalar, benzer siz- yaşamışlardır. un bir sırada, istasyondan kampa irisi, daha sonra, kendi cenaze töduyguya kapıldığını anlattı bana. le yoksun gibi görünmüştü. Sanitmiş kabul etmişti. Diğer nedenyoğunlaştırıyordu: Zaman içinde, uluk süresinin sınırsızlığıydı; meık sınırlarıydı. Dikenli tellerin dı­


şında olan her şey uzaktı, ulaşılalamda gerçekdışıydı. Dışandaki tutuklu için hayaleti andıran bir şam, yani görebildiği kadan, nekan ölü bir insana göründüğü g Gelecekte bir hedef göremed bir insan, kendini geçmişe yönedu. Farklı bir bağlamda, geçmişegünü daha az gerçek kılmaya Ama bugünü gerçekliğinden kodır. Kamp yaşamında olumlu byan fırsatları gözden kaçırmak gerçekdışı bir şey olarak değerl olan bağlarını yitirmesinde kend şey bir şekilde anlamsızlaşıyordudeki zor dışsal koşulların, sık sıklişme fırsatı tanıdığını unutuyor içsel güçlerine yönelik bir sınavnı ciddiye almıyor ve anlamsız b Gözlerini kapayıp geçmişte yaşsanlar için yaşam anlamsızlaşmı Doğaldır ki ancak az sayıda ulaşabilecek durumdaydı. Ama b başarısızlıkları ve ölümleri vas ulaşma fırsatı yakalamıştır; bu, scakları bir başarıdır. Gönülsüz vmarck’m şu sözleri geçerli olabi


amayacak bir yerdeydi ve bir an olaylar, insanlar, normal yaşam, yapı kazanıyordu. Dışarıdaki yaredeyse başka bir dünyadan bagibi görünüyordu ona. diği için kendini çöküşe bırakan elik düşüncelere dalmış buluyore dalmaya, olanca dehşetiyle buyönelik eğilimden söz etmiştik. parmanın belli bir tehlikesi varir şeyler yaratmaya olanak tanık kolaydı. Geçici varoluşumuzu lendirmek, tutukluların yaşamla di içinde önemli bir etkendi; her u. Bu insanlar, istisna derecesink insana kendi ötesinde tinsel gerdu. Kampın güçlüklerini kendi olarak almak yerine, yaşamlarıbir şeymiş gibi küçümsüyorlardı. amayı tercih ediyorlardı. Bu inştı. a insan büyük tinsel yüceliklere bazıları da görünürdeki dünyasal sıtasıyla insanca bir büyüklüğe sıradan şartlarda asla ulaşamayae sıradan olanlarımız için ise Bisilir: “Yaşam, bir dişçiye gitmeye


benzer. Her an, daha kötüsününnız, oysa zaten yaşanmış bitmiş toplama kampmdakilerin çoğun geçmişte kaldığına inandığını kampta bir fırsat da, meydan okleri, yaşamı içsel bir zafere çevir da tutuklulann çoğunluğunun gelip yaşamı bitkisel düzeyde sü Psikoterapi yöntemiyle veya le, kampın tutuklu üzerindeki hle çabasının, tutukluya gelecekt bir güç kazandırmayı amaçlama içgüdüsel olarak kendileri için bdu. Sadece geleceğe bakarak -keyabilmek, insana özgü bir olgunuya yoğunlaştırmak zorunda klarındaki kurtancısı da işte bud Kişisel bir deneyimi anımsıyosma (yırtık ayakkabılar giydiğim oluşmuştu), kamptan işyerine gmetre topallamıştım. Acı soğuk nası yaşamımızın sonsuz küçükmıştım kendimi. Bu gece yemek bir parça sosis verilirse bunu bdim? İki hafta önce ödül olarak bayla değişmeli miydim? Tel b bağcık olarak kullanmak üzere,


n henüz yaşanmadığına inanırsıştir.” Bunu değiştirecek olursak, nun, yaşamın gerçek fırsatlarının ı söyleyebiliriz. Oysa gerçekte kuma da vardı. Kişi, bu deneyimren bir başarıya dönüştürebilir ya yaptığı gibi, bunu görmezlikten ürdürebilir. koruyucu ruh sağlığı önlemleriyhastalık yaratıcı etkisiyle mücadete bir hedef göstererek, ona içsel ası gerekiyordu. Bazı tutuklular, böyle bir amaç bulmaya çalışıyorendi evrensel doğası içinde- yaşaudur. İnsanın, bazen kendini kokalsa da, varoluşunun en zor anur. orum. Acıdan gözlerim yaşarırcam için ayaklarımda berbat bereler giden grupla birlikte birkaç kilo ve rüzgâr içimize işliyordu. Acık sorunlarım düşünmeye kaptırkte ne vardı? Ekstra tayın olarak ir parça ekmekle değişmeli miy aldığım son sigaramı bir tas çorbağcıkları kopan ayakkabılarıma bir parça metal teli nereden bu­


labilirdim? Her zamanki çalışma zamanında varabilecek miydim, bir başka gruba katılmak zorundnı canından bezdiren bu uzun yüta çalışmamı sağlayabilecek olan yapabilirdim? Her gün, her saat, beni böylesye zorlayan bu işlerden tiksiniyo konuya yoğunlaştırmaya çalıştım sıcak ve hoş bir sınıfta, kürsüde şemeli sıralarda oturan dikkatl Toplama kampı psikolojisi konulimsel bir bakış açısıyla tanımlan her şey nesnel bir yapı kazandı. o anın acılannm üstüne çıkmayı geçmişte kalmışçasma gözlemlerunlarım, kendi yürüttüğüm ilg nesnesi oldu. Spinoza’nm E tik passio est, desinit esse passio simtum formamus ideam.” Yani, acı sin bir tablo oluşturduğumuz an Geleceğe -kendi geleceğine- i geliyordu. Geleceğe olan inancınnı da yitiriyordu; kendi çöküşü göz yumuyordu. Bu da genellik belirtilerini bildirdiği bir kriz hadu. O anda hepimiz -kendimiz


a grubuma katılmak için işyerine , yoksa acımasız bir ustası olan da mı kalacaktım? Her gün insaürüyüşleri yapmak yerine kampn Kapo’yla iyi geçinmek için ne sine önemsiz konulan düşünmeordum. Düşüncelerimi başka bir m. Birdenbire, kendimi aydınlık, buldum. Önümde konforlu, döi bir dinleyici topluluğu vardı. usunda bir ders veriyordum! Binınca, bana o anda sıkıntı veren Bu yolla bir şekilde, durumun, başardım ve bunları, sanki artık edim. Hem kendim hem de soginç bir psikolojik araştırmanın a ’da dediği gibi: “Affectus, qui mulatque eius claram et distinc duygusu, buna ilişkin net ve ken, acı olmaktan çıkar. inancını yitiren tutuklunun sonu nı yitirince, tinsel (manevi) bağıüne, ruhsal ve fiziksel çöküşüne le, deneyimli kamp sakinlerinin alinde, birdenbire ortaya çıkıyorz için değil, çünkü bu anlamsız


olurdu, arkadaşlarımız için- konun bir sabah giyinip yıkanmay reddetmesiyle başlardı. Ne yalv tehditler işe yarıyordu. Öylece yaratan şey bir hastalıksa, revirena bir şey yapmayı reddediyord yerde, kendi dışkısının üzerindebir şeye aldırış etmez oluyordu. Bir keresinde, geleceğe inan ediş arasındaki yakın ilişkiye ddum. Oldukça ünlü bir bestec blok muhafızımız F, bir gün ba anlatmak istiyorum, Doktor. G bir ses, bir şey isteyebileceğimimin yeterli olduğunu, ne sorar söyledi. Ne sordum dersin? Savğini sordum. Ne dediğimi anlıy ne zaman özgürlüğe kavuşacağığini bilmek istemedim.” “Peki bu rüyayı ne zaman gö “1945 Şubatı’nda,” diye yan başlarıydı. “Rüyandaki ses ne dedi?” “30 Mart,” diye fısıldadı sak F., bu rüyayı bana anlattığındki sesin doğru çıkacağına inanıylaştıkça, kampa ulaşan savaş h


orkardık. Bu genellikle, tutukluyı ya da toplanma alanına gitmeyi vanp yakarmalar ne dayak ne de e kımıldamadan yatıyordu. Krizi e götürülmeyi ya da kendi yararıdu. Kısaca pes ediyordu. Olduğu e öylece uzanıp kalıyor, artık hiç. ncın yitirilişiyle bu tehlikeli pes dair dramatik bir olaya tanık olci ve libretto yazan olan kıdemli ana şunları söyledi: “Sana bir şey Garip bir rüya gördüm. Rüyamda i, bilmek istediğim şeyi söylemesam sorayım yanıt verebileceğini vaşın benim için ne zaman biteceyorsun: Benim için! Kampımızın ını, acılanmızm ne zaman bitece ördün?” diye sordum. nıtladı. Rüyayı anlattığında Mart lamak istercesine. da hâlâ umut doluydu ve rüyadayordu. Ama vaat edilen gün yakaberleri, o gün özgür olmamızın


pek de olası olmadığını gösteriyo hastalandı ve ateşi çok yükseldi. kendisi için biteceğini söylediği 3 bilincini yitirdi. 31 Mart günü ö ölüm nedeni tifüstü. Bir insanın ruhsal durumuylaların bulunmayışı- vücudunun b kadar yakın bir ilişki olduğunu denbire yitirilmesinin öldürücü caktır. Arkadaşımın ölümünün nğün gelmemesi ve ağır bir hayâl dunun uykuda olan tifüs salgınınşürmüştü. Geleceğe olan inancı ve bedeni hastalığa yenik düşm haklı çıkmıştı. Bu olaya ilişkin gözlemler ve bulunduğumuz toplama kampıntiği bir olguyla uygunluk içind 1945’in ilk günleri arasındaki N oranı, önceki deneyimlerin çok ç Ona göre bu artışın açıklaması, a kaynaklarının bozulmasında, ha da yeni bir salgında yatmıyordu.larm çoğunun, yılbaşına kadar t safça bir umutla yaşamış olmalar haberler cesaret verici olmadığı tirmiş ve hayal kırıklığına yenik


ordu. 29 Mart günü F., ansızın Kehanetinin, savaşın ve acıların 30 Mart günü hezeyana girdi ve ölmüştü. Dışarıdan bakıldığında -cesareti ve umudu ya da bunbağışıklık durumu arasında ne bilenler, umut ve cesaretin bir bir etkisi olabileceğini anlayanihai nedeni, beklediği özgürlükırıklığı yaşamasıydı. Bu, vücuna karşı direncini birdenbire düve yaşama istemi felce uğramış müştü; böylece rüyasındaki ses e bunlardan çıkarılan sonuçlar, nın başhekiminin dikkatimi çekdedir. 1944’ün son haftasıyla Noel döneminde kamptaki ölüm çok ötesinde bir artış göstermiş. ağır çalışma şartlarında, yiyecek ava şartlarının değişmesinde ya Bunun nedeni kısaca, tutukluekrar evlerinde olacağı yolunda rıydı. Yeni yıl yaklaştıkça gelen için, tutuklular cesaretlerini yik düşmüşlerdi. Bu da direnme


güçleri üzerinde tehlikeli bir etk Daha önce de söylediğimiz gcünü yemden kazanmasını sağlace ona gelecekte bir hedef gö Nietzsche’nin şu sözleri, tutuklu ve koruyucu ruh sağlığı çabaları “Yaşamak için bir nedeni olan klir.” Fırsat bulunur bulunmaz, katlanmalarını sağlayacak bir gü bu insanlara bir neden -bir ama hiçbir anlam, amaç, hedef görem anlamsız bulan kişinin vay halintir. Bu tür bir insanın her türdenmek için verdiği tipik karşılık beklediğim hiçbir şey yok.” Bun Gerçekten ihtiyaç duyulan şdaki temel bir değişmeydi. Yaşaten önemli olmadığını, asıl önem beklediği olduğunu öğrenmem öğretmemiz gerekiyordu. Yaşammayı bırakmamız, bunun yerine gün, her saat sorgulanan bilile Yanıtımızın konuşma ya da meden ve doğru yaşam biçimindenlamda yaşam, sorunlara doğru için, kesintisiz olarak koyduğu luğunu üstlenmek anlamına ge


ki yaratmış ve birçoğu ölmüştü. ibi, kamptaki bir insanın içsel güamaya yönelik bir çabanın, ilk önstermeyi başarması gerekiyordu. ularla ilgili her türden psikoterapi ının yol gösterici parolası olabilir: kişi, hemen her nasıl’a katlanabivaroluşlarının ürkütücü nasıl’ma üce ulaşmaları için, yaşamlarında aç- göstermek gerekir. Yaşamında meyen ve bu nedenle sürdürmeyi ne! Kaybetmesi uzun sürmeyecekn yüreklendirici tartışmayı reddet şöyle oluyordu: “Artık hayattan na nasıl bir yanıt verilebilir ki? şey, yaşama yönelik tutumumuzamdan ne beklediğimizin gerçekmli olan şeyin yaşamın bizden ne miz ve dahası umutsuz insanlara mın anlamı hakkında sorular sore kendimizi yaşam tarafından her ri olarak düşünmemiz gerekirdi. editasyondan değil, doğru eylemn oluşması gerekiyordu. Nihai anu çözümler bulmak ve her birey görevleri yerine getirme sorumlulir.


Bu görevler ve bu nedenle, ya ve an be an değişir. Bu nedenle yle tanımlamak olanaksızdır. Yaş genel ifadelerle yanıtlanamaz. Tıce gerçek ve somut oluşu gibi, “y son derece gerçek, son derece somlar, her bireyde farklı ve eşsiz ola ve hiçbir kader, bir başka insan Hiçbir durum kendini tekrarlam tepki gerektirir. Bazen insanın krum, eylem yoluyla kendi kaderinlir. Diğer zamanlarda kişinin, düşlarından yararlanıp bu yolla de avantajlıdır. Bazen insanın sadec talihsizliğine katlanması gerekebğiyle ayırdedilir ve eldeki durum için sadece tek bir doğru yanıt v Bir insan, acı çekmenin kadersını kendi görevi olarak kabul onun tek ve eşsiz görevidir (işidirsiz ve yalnız olduğu gerçeğini ka Hiç kimse onu acıdan kurtarammez. Eşsiz fırsatı, taşıdığı yüke k Biz tutuklular için bu düşüncyonlar değildi. Bunlar, bize yara Bunlar, hayatta kalma şansımız amanlarda bile bizi umutsuzlukta


aşamın anlamı, insandan insana yaşamın anlamını genel terimlerşamın anlamına ilişkin sorular, pkı yaşamdaki işlerin son dereyaşam” da bulanık bir şey değil, mut bir şey anlamına gelir. Bunn kaderi oluşturur. Hiçbir insan nla ya da kaderle kıyaslanamaz. maz ve her bir durum farklı bir kendini içinde bulduğu bir duni şekillendirmesini gerektirebişüncelerini yoğunlaştırma fırsateğerlerini gerçekleştirmesi daha ce kaderini kabul etmesi, kendi bilir. Her durum, kendi eşsizlimun getirdiği soruna her zaman ardır. i olduğunu gördüğü zaman, acı etmek zorunda kalacaktır; bu r). Acı çekerken bile evrende eşabullenmek zorunda kalacaktır. maz ya da onun yerine acı çekeatlanma yolunda yaratmaktadır. eler gerçeklikten uzak spekülasan olabilecek tek düşüncelerdi. asla yokmuş gibi göründüğü zaan korumuştur. Yaşamı, değerli


bir şey yaratmaya yönelik eylem olarak değerlendiren, nihai anla uzun süre önce geride bırakmı daha geniş yaşam ve ölüm, acı du. Acı çekmenin anlamı bizim görmezlikten gelerek ya da sa iyimserliğe sığınarak, kamptaki da hafifletmeyi reddettik. Acı çediğimiz bir iş oldu. Acının, başaradık; bu fırsatlar, şair Rilke’ninmuştu: “W ie viel İst aufzuleide var!) Başkalarının “bitirilecek iş “acıların bitirilmesi”nden söz ed acı vardı. Bu nedenle, zayıflık amum düzeyde tutmaya çalışarak gerekiyordu. Ama gözyaşların çünkü gözyaşlan, bir insanın, ceme cesaretine sahip olduğuna kişi bunu kavrıyordu. Ödemdenma, “Göz yaşlarımla dışan akıtt veren bir yoldaşım gibi, bazılar ediyordu. Kampta olası olduğu durum koruyucu ruh sağlığı çalışmala gerçekleştiriliyordu. Bireysel ps tür “yaşam kurtarıcı işlem” oluy


mler yoluyla, bir amaca ulaşmak ama ilişkin bu sorgulama evresini ştık. Bizim için yaşamın anlamı, ve ölüm döngülerini kucaklıyor için açıklık kazandıktan sonra, hte yanılsamalar besleyip yapay i işkenceleri önemsiz görmeyi ya ekmek, sırtımızı dönmek istemearıya yönelik gizli fırsatlarını kavn şu dizeyi yazmasına neden ol en!” (Bitirilecek ne kadar çok acı şler”den söz etmesi gibi, Rilke de diyor. Bizim için bitirilecek bolca nlannı ve gizli gözyaşlarını minik, acının tamamını göğüslememiz ndan utanmamız gerekmiyordu, esaretlerin en büyüğüne, acı çektanıklık ediyordu. Ancak çok az n nasıl kurtulduğuna ilişkin sorutım,” diye itirafta bulanarak yanıt rı, ağladıklarını utana sıkıla itiraf mlarda yapılan psikoterapi ya da arı, bireysel ya da toplu olarak ikoterapi girişimleri çoğu kez bir yordu. Bu çabalar genellikle inti­


harların önlenmesiyle ilgiliydi. Çtihara kalkışan birisini kurtarmaysaklamıştı. Örneğin kendini asm yasaktı. Bu nedenle bu girişimlerha da önem kazanıyordu. İntiharla sonuçlanabilecek olteren iki olay anımsıyorum. Her söz etmişti. Her ikisi de aynı tipşamdan bekleyebilecek hiçbir şeyrun, yaşamın onlardan hâlâ bir şlerinden bir şeyler beklendiği, ka adamlardan birisinin, çok sevdiğleyen bir çocuğu olduğunu anlad bir insan değil, bir şeydi. Kendisilanmayı bekleyen bir dizi kitap ygulannda hiç kimsenin babasın işini de ondan başka kimse yapa Her bireyi ayırdeden ve varo ve teklik durumu, insan sevgisi çalışma üzerinde de bir etkiye sahkasının konulmasının olanaksızlnin, o insanın varoluşuna yöne Kendisini sevecenlikle bekleyenmış bir işe yönelik sorumluluğunnı kesinlikle bir yana itemeyeceklecek ve hemen her “nasıl’a daya Kampta toplu psikoterapi fırs


Çok katı olan bir kamp karan, inya yönelik çabalan kesinlikle yamaya çalışan birisini kurtarmak rin ortaya çıkmasını önlemek da an ve belirgin bir benzerlik gösr iki adam da intihar niyetinden pik argümanı kullanıyordu: Yayleri yoktu. Her iki olayda da soeyler beklediği; gelecekte kendiavramlarını sağlamaktı. Aslında, ği ve yabancı bir ülkede onu bekdım. Diğerinde ise onu bekleyen i bir bilimciydi ve henüz tamamyazmıştı. Tıpkı bir çocuğun duynın yerini alamaması gibi, onun amazdı. oluşuna anlam veren bu eşsizlik üzerinde olduğu kadar yaratıcı hiptir. Bir insanın yerine bir başlığı kavrandığı zaman, bu, kişielik sorumluluğunu olası kılar. bir insana ya da tamamlanmanun bilincine varan kişi, yaşamıktir. Varoluşunun “nedeni”ni bianabilecektir. satı doğal olarak kısıtlıydı. Doğ­


ru bir örnek, sözcüklerden çok tarafını tutmayan kıdemli bir blorici davranışlarıyla, yönetimi altıniş kapsamlı bir moral etkisi yap Davranışların anında ortaya çıkaden çok daha etkilidir. Ama dı yoğunlaştırdığı zamanlarda, bir bir dışsal durumun duyarlılıkla komple bir barakanın sakinleri yapma fırsatı oluşan bir olay anı Kötü bir gündü. Toplanma a olarak değerlendirilecek ve bu n cezalandırılacak olan birçok harpılmıştı. Bunlar arasında, eski ba kesmek (topuk bağı yapmak içiları” gibi suçlar vardı. Birkaç gücesine gelen bir tutuklu bir mi deposuna girmişti. Hırsızlık orta “hırsız”ı tanımıştı. Kamp yetki kendilerine verilmesi, aksi takd aç bırakılacağı talimatını vermiş tutmayı tercih etti. Bu oruç gününün akşamındalerimiz çökük bir halde uzandıklenen her şey sinir bozucu geliysiyle durum daha da kötüye git Ama kıdemli blok muhafızımız


daha etkili olacaktır. Yetkililerin ok muhafızı, adil ve yüreklendiındaki insanlar üzerinde çok gepabilecek binlerce fırsata sahipti. an etkisi, her zaman için, sözlerış koşullann zihinsel duyarlılığı kelime bile etkili oluyordu. Belli arını yoğunlaştırması nedeniyle, i üzerinde psikoterapi çalışması ımsıyorum. lanında, o andan itibaren sabotaj nedenle asılmak suretiyle derhal reket konusunda bir duyuru yaattaniyelerimizden küçük şeritler in) ve çok küçük “hırsızlık olayün öncesinde açlıktan ölme derektar patates çalmak için patates aya çıkarılmış ve bazı tutuklular ilileri bunu duyunca suçlunun irde kampın tamamının bir gün şti. Doğal olarak 2500 kişi oruç a, toprak barakalanmıza, moralk. Çok az konuşuluyordu ve söyyordu. Derken, ışıkların sönmetti. Sinirler son haddine gelmişti. z bilge bir insandı. O anda aklı­


mızda olan bir konuda doğaçlam gün içinde, hastalıktan ya da inttan söz etti. Ama ayrıca ölümlerin şeye de değindi: Umudun yitirilmların bu aşın duruma ulaşmasına gerektiğini savundu. Ve beni gös söyledi. Tann bilir ya, psikolojik açıklacek -yoldaşlanma ruhlan için birrumda değildim. Üşüyordum, ka ama çaba göstermem ve bu eşsizyordu. Şimdi cesarete her zaman İlk önce, söze rahatlatıcı ama başladım. İkinci Dünya Savaşı’nmle, durumumuzun düşünebileceğğını söyledim. Hepimizin, o ana kayıplann ne olduğunu, kendi klattım. Birçoğu için bu kayıplan sürdüm. Hâlâ hayatta olanların Sağlık, aile, mutluluk, mesleki yenum: Bütün bunlar tekrar kazan getirilebilecek şeylerdi. Her şey bli yerindeydi. Yaşadığımız şeyler olabilirdi. Nietzsche’den alıntı bringt, m acht m ich starker." (“B da güçlü kılar.”) Derken gelecekten söz ettim


a bir konuşma yaptı. Son birkaç tihar ederek ölen birçok yoldaşnin gerçek nedeni olabilecek bir mesi. Gelecekteki olası kurbana engel olmanın bir yolu olması tererek, bu işin bana düştüğünü amalar yapacak ya da vaaz vere tür tıbbi bakım sağlayacak- duamım açtı, sinirli ve yorgundum, z fırsatı değerlendirmem gerekikinden daha çok ihtiyaç vardı. a yüzeysel bir şeyler söyleyerek m altıncı kışında, Avrupa’da biğimiz en berbat durum olmadıkadar yaşanan yerine konulmaz kendine sorması gerektiğini annn gerçekten az olduğunu öne umutlanmak için nedeni vardı. etenekler, talih, toplumdaki konılabilecek ya da eski durumuna bir yana, kemiklerimiz hâlâ yerr, gelecekte bizim için bir değer yaptım: “Was m ich nicht um eni öldürmeyen şey, beni daha m. Tarafsız birisi için geleceğin


umutsuz gözükmesi gerektiğini şansının ne kadar olduğunu ke kabul ettim. Kampta henüz tifüsdi yaşama şansımı, yüzde beş ol Ama ayrıca, buna karşın umud bir niyetim olmadığını ekledim saat sonra olacaklan bilen biri içinde sansasyonel askeri ola kamp deneyimimizle, en azındaçük şanslann nasıl ansızın önüm iyi bilemezdi. Örneğin kişi beklsinde iyi çalışma şartları bulu (çünkü bu, tutuklunun “şansi’n Ama sadece gelecekten ve üzdim. Geçmişe de değindim; ola bugünün karanlığında nasıl ışıd göstermekten kaçınmak için, yin Du erlebst, karın keine M acht de hiçbir güç yaşadığın şeyi elindensına karşın, sadece yaşadıklarımhip olduğumuz düşüncelerin, çebedilmiş değildi; geçmişi biz ya olmuş olmak, varolmanın bir ba Daha sonra, yaşama anlam v fırsattan söz ettim. Ara sıra iç ç öylece yatan yoldaşlarıma, insan olursa olsun, hiçbir zaman anla


i söyledim. Her birimizin, yaşam endi başına tahmin edebileceğini s salgını olmamasına karşın, kenlarak hesapladığımı dile getirdim. dumu yitirmek ve pes etmek gibi m. Çünkü ne gelecekte, ne de bir vardı. Önümüzdeki birkaç gün ylar bekleyemesek bile, olanca an bireysel temellerde, bazen kümüze çıktığını kimse bizden daha lenmedik bir anda istisna dereceunan özel bir gruba verilebilirdi nı belirleyen türden bir şeydi). zerine çekilen perdeden söz etmeanca sevinciyle, geçmişin ışığının, dığını anlattım. Kendimi vaiz gibi ne bir şairden alıntı yaptım: “Was er W elt Dir rauberı." (“Dünyadaki n alamaz”). Artık geçmişte kalmamız değil, yaptığımız hiçbir şey, saektiğimiz onca acının hiçbirisi kayaratmıştık. Geçmişte yapmış ya da aşka, belki de en emin şekliydi. ermek için karşımıza çıkan birçok ekişler duyulsa da kımıldamadan n yaşamının, hangi şartlar altında amını yitirmediğini ve yaşamın bu


sonsuz anlamının, acı çekmeyi v de kapsadığını anlattım. Barakal dinleyen zavallı yaratıklardan, dulemelerini istedim. Umutlarını yitsuzluğunun, bu mücadeleyi anlarak cesur olmayı sürdürmeleri ge -bir dost, eş, yaşayan ya da ölmü gözlediğini ve bizden kendisini beklemediğini söyledim. O birisi ğini bilerek gururla, acı çekerken Son olarak, her durumda an Bu özverinin normal dünyada, nsız gözükmesi bunun doğasmda bir anlamı vardı. Aramızda dinseca anlayabileceğini açık yüreklili çekeceği acıların ve ölümün, sevtarması gerektiği yolunda, Tanrışan bir yoldaşı anlattım. O adam onunkisi en derin anlama sahip b istemiyordu. Hiçbirimiz bunu ist Sözlerimin amacı, o anda ve lamda umutsuz olan o durumda maktı. Çabalarımın başarılı oldu tekrar yanınca, acınası halde o içinde teşekkür etmek için topal gördüm. Ama burada, acı çeken sel gücü ancak ender olarak bul


ve ölmeyi, yoksunluğu ve ölümü lann karanlığında beni dikkatle urumumuzun ciddiyetini göğüstirmemeleri, mücadelenin umutamsızlaştırmadığmdan emin olaerekiyordu. Zor anlarda birisinin üş birisi ya da Tanrı- her birimizi i hayal kırıklığına uğratmamızı bizi, sefilce değil, nasıl ölünecen görmeyi umut edecektir. lamlı olan özveriden söz ettim. nesnel başarı dünyasında anlamaydı. Ama gerçekte özverimizin el inancı olanların, bunu kolayikle söyledim. Kampa varışında, vdiği insanı acı bir sondan kurı’yla bir antlaşma yapmaya çalım için acı ve ölüm anlamlıydı; bir özveriydi. Hiç uğruna ölmek temiyorduk. orada, o barakada ve pratik an yaşamamıza tam bir anlam buluğunu gördüm. Elektrik lambası olan arkadaşlarımın, gözyaşları llayarak bana doğru geldiklerini arkadaşlarımla ilişki kuracak içabildiğimi ve bunu yapabilecek


birçok fırsatı kaçırmış olabileceğ Böylece, tutuklulann ruhsal tmiş bulunuyoruz: Özgürlüğe ka içinde bulunduğu ruhsal durum konularda kişisel deneyimi olan ğı bir soruyu ele alacağız. Kamp konusunda neler söyleyebilirsinisanın, birçok tutuklunun anlattınabilmesi olası mı? Bu açıklama gerçek olduğuna inandıktan son nasıl olabileceğini mutlaka soruyna yanıt vermek için birkaç şeye Her şeyden önce, gardiyanladist olanlar vardı. İkincisi, gerçekten katı bir gaduğu zaman mutlaka bu sadistle Dondurucu ayazda iki saat ça ağaç kabuklarıyla beslenen küçükika ısınmamıza izin verildiği zduk. Ama her zaman, bu raha büyük bir zevk aracı yapan bir umızı yasaklamalan yetmiyormuşki sıcacık ateşi kara buladıklan alesine açıktı ki! SS görevlileri, bladıklan zaman, emirlerinde, sa konuda oldukça uzman olan öze talihsiz tutuklu onun yanma gön


ğimi itiraf etmem gerek. tepkilerinin üçüncü evresine gelavuştuktan sonra bir tutuklunun . Ama bundan önce, özellikle bu bir psikologun sık sık karşılaştıp gardiyanlarının ruhsal yapılan iz? Etten kemikten oluşan bir inığı gibi, başkalanna böyle davraalan duyduktan ve anlatılanların nra, insan, ruhsal açıdan bunlann yor. Fazla aynntıya girmeden bue dikkati çekmek gerek: ar arasında, klinik anlamıyla sa ardiyanlar grubuna ihtiyaç duyuler seçiliyordu. alıştıktan sonra, işyerinde, dal ve ük bir sobanın başında birkaç dazaman büyük bir sevinç yaşıyortlama fırsatını elimizden almayı usta bulunuyordu. Orada durmaş gibi, sobayı ters çevirip içindeanda yüzlerinin yansıttığı haz öybir adamdan hoşlanmamaya başadistçe işkenceye tutkulu ve bu el birisi mutlaka bulunuyor ve bu nderiliyordu.


Üçüncüsü, gardiyanların çoğ acımasız yöntemlerine her an a yıllar içinde köreliyordu. Ahlâki vsanlar en azından sadistçe önlemdediyorlardı. Ama diğerlerinin bmuyorlardı. Dördüncüsü, gardiyanlar arlunduğunu belirtmek gerek. Burtuğum kampın komutanına değin komutanın, tutuklular için en yamak amacıyla kendi cebinden ö ortaya çıktı (daha önce bunu s kamp doktoru biliyormuş).5 Am olan kıdemli kamp muhafızı, SStıydı. Yakaladığı her fırsatta diğe karşılık kamp komutanı, bildiğim kez olsun el kaldırmamıştı. Bir insanın kamp gardiyanı m bilmenin, tek başına hemen hiçb5 Bu SS komutanıyla ilgili ilginç bir olay, onlann kendisine yönelik tutumlarına dair kampımızdaki tutuklulan serbest bırakınca, Bavaria ormanlannda saklamış. Daha sonra Amerikan Kuvvetleri’nin komutanına gitmiş bazı şartlarla söyleyebileceklerini anlatmışlarle zarar verilmeyeceğine söz vermesi gerekiy genç Yahudilere, yakalandığı takdirde bu vermiş. Amerikalı subay sözünü tutmakla ka SS komutanı, bir anlamda eski görevine dlerinden giysi toplanmasına ve bunlann, dem odasına gönderildikleri için bizim kadar tallerinden miras kalan giysiler içinde olan bizl


Click to View FlipBook Version