The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by aliozdemirr50, 2022-05-09 09:04:51

İSLAM TARİHİ [TOPLUCA]

İSLAM TARİHİ [TOPLUCA]

2. Bizans imparatoru Herakleios'a Dihye b. Halife el-Kelbî tarafından götürüldü.
✓ İmparator Herakleios mektup kendisine ulaştırıldığında Kudüs'te bulunuyordu. İmparator,

Busra valisi aracılığıyla kendisine gelen Peygamber elçisi Dihye'yi kabul etti.

✓ Herakleios mektubu alınca göre Hz. Muhammed (sav) hakkında daha detaylı bilgi almak

üzere, o sıralarda ticaret için Suriye'ye gitmiş bulunan Ebû Süfyân ve arkadaşlarını
huzuruna davet etti ve onlardan Hz. Muhammed (sav)'in soyu, ailesi, çevresi, toplumdaki
konumu, kişiliği, getirdiği mesajın niteliği ve temel prensipleri hakkında bilgi aldıktan
sonra anlatılanların bir peygamberin özelliklerine uygun olduğunu ifade etti.

✓ Elçiyi diplomatik kurallar dahilinde kabul etmekle yetindiği anlaşılan Herakleios, onu

hediyelerle uğurladı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

3. Habeş Necâşîsi Ashame’ye Amr b. Ümeyye ed-Damrî tarafından götürüldü.
✓ Ashame, Hz. Peygamber’in İslam’a davet mektubuna olumlu cevap vererek Müslümanlığı

kabul etti.

✓ Hz. Peygamber’e çeşitli hediyeler gönderdi ve onun isteği üzerine Habeşistan’da kalmış

olan son Muhacirleri elçiyle birlikte gemiye bindirip Medine’ye uğurladı.

4. Mukavkıs’a (Cüreyc b. Mînâ) [Mısır Valisi] Hâtıb b. Ebû Beltea tarafından götürüldü.
✓ Mukavkıs, Müslüman olmamakla birlikte elçiyi güzel bir şekilde ağırladı. Hz. Peygamber

ve İslam hakkında bilgi aldıktan sonra cevabi bir mektup ve değerli hediyelerle uğurladı.

✓ Bu hediyeler arasında cariyelerinden Mâriye ile Sîrîn adlı iki kız kardeş, bir köle, 1.000

miskal altın, beyaz bir katır (Düldül), kıymetli elbise ve kumaşlar bulunmaktaydı.

Hz. Peygamber, kendisine gönderilen bu cariyelerden Mâriye’yi eş olarak almış ve ondan
İbrahim adlı oğlu dünyaya gelmiştir.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

5. Hâris b. Ebû Şemir’e [Gassânî kralı] Şücâ‘ b. Vehb el-Esedî tarafından götürüldü.
✓ Hâris kendisine böyle bir mektubun gönderilmesine sinirlenerek onu yere attı ve

Medine’ye hücum tehdidinde bulundu.

6. Hevze b. Ali’ye [Yemame - Benî Hanîfe kabilesi reisi] Selît b. Amr tarafından götürüldü.
✓ Hevze elçiye iyi davranıp ikramda bulunmakla birlikte Müslümanlığı kabul etmediğini

bildiren cevabi bir mektup gönderdi.

7. Busrâ / Filistin emirine [adı bilinmiyor] Hâris b. Umeyr tarafından götürüldü.
✓ Hâris, Busra’ya doğru yol alırken Mûte’ye vardığında Gassânî emîrlerinden Şürahbîl b.

Amr yolunu keserek nereye gittiğini sordu; Resûlullah’ın elçisi olduğunu öğrenince elçiyi
orada şehid etti.

Resûl-i Ekrem, Hâris’in şehadet haberini duyunca çok üzüldü ve Zeyd b. Hâris
kumandasında bir orduyu Mûte’ye gönderdi.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Mektupların İçeriği

✓ Hz. Peygamber, mektupları Arap yarımadasının muhtelif yerlerinde yaşayan birçok kabile

reisine, hatta bazen şahıslara da göndermiştir.

✓ Veciz bir ifadeyle yazılan mektuplarda, kişilere unvanlarıyla hitap edilmiş, kendilerini tehdit

eden veya küçük düşüren ifadelere yer verilmemiş.

✓ Muhataplar Allah’a ve Muhammed (sav)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna inanmaya davet

edilmiştir.

✓ Kabile reislerine gönderilen mektuplarda, kabilenin Müslüman olması halinde kendi

topraklarında bırakılacaklarına, mal ve can güvenliklerinin sağlanacağına, bazı kabilelere
toprak, mera veya maden yerleri verileceğine işaret edilmiştir.

✓ Müslüman olmayı kabul edenlerin Allah’a ve Rasulüne itaat etmeleri, namaz kılmaları ve

zekât vermeleri gerektiği bilhassa zikredilmiştir.

630 yılında nazil olan cizye ayetinden (Tevbe 9/29) sonra yazılan mektuplarda ise Müslümanların hâkimiyetini
tanımakla birlikte İslam’a girmeyi kabul etmeyen Yahudi, Hıristiyan ve Mecûsîlerden cizye alınacağına da
yer verilmiştir.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Umretü’l-Kazâ – (7 / 629)

✓ Hudeybiye Antlaşması’nda kararlaştırılmasından dolayı “umretü’l-kazıyye” ve “umretü’s-

sulh” ve ya “umretü’l-kısas” olarakta adlandırılır.

✓ Hudeybiye Antlaşması’nda Müslümanların bir yıl sonra Kâbe’yi ziyarete gelebilecekleri,

ancak üzerlerinde sadece yolcu kılıcı taşıyabilecekleri ve şehirde üç günden fazla
kalmayacakları hususu hükme bağlanmıştı.

✓ Hz. Peygamber, bu umreye de müşriklerin umre yapmayı hoş karşılamadıkları zilkade

ayında çıktı. Zülhuleyfe’de ihrama girildi ve Seniyyetülulyâ’dan şehre girdi.

✓ Mekke müşrikleri antlaşmaya göre Mescid-i Harâm’ı Müslümanlara bıraktılar ve onları

izlemek için Kuaykıân Dağının eteklerinde, Mescid-i Harâm’ın çevresindeki yüksek
yerlerde ve Dârünnedve’nin önünde kurdukları çadırlarda toplandılar.

✓ Öğle vakti Bilâl-i Habeşî Kâbe’nin damına çıkarak ezan okudu. Üç gün boyunca Mescid-i

Harâm’da ezan okundu, namaz kılındı. Müslümanlar Resûlullah’ın çevresinde onun
tâlimatları doğrultusunda disiplin içerisinde hareket ediyordu.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Resûlullah, Mekke’de bulunduğu sırada başta Hâlid b. Velîd olmak üzere Mekke’nin

kabiliyetli gençlerini sormuş, Medine’ye gelmelerini istediğini söylemişti.

✓ Kardeşinin bu durumu bir mektupla haber vermesi üzerine Hâlid b. Velîd’in Müslüman

olmaya karar verdiği anlatılır.

✓ Bu olaylardan sonra Hâlid b. Velîd, Osman b. Talha ve Amr b. Âs ile birlikte Medine’ye

gidip Hz. Peygamber’in huzurunda İslâm’ı kabul etti.

✓ Resûl-i Ekrem son evliliğini bu umre sırasında amcasının baldızı Meymûne bint Hâris ile

yaptı.

✓ Umretü’l-kazâ hicretten sonra ilk Kâbe ziyareti, aynı zamanda umrenin ilk uygulanışı

olmasının yanı sıra Hz. Peygamber’in Hudeybiye öncesinde Kâbe ziyaretiyle ilgili olarak
gördüğü rüyanın gerçekleşmesidir.

Allah, resulüne gerçeğe uygun rüyasında doğruyu bildirmiştir. Allah izin verirse hiçbir
şeyden korkmaksızın, (umrenizi yaptıktan sonra) ya saçlarınızı kazıtarak veya kısmen
kestirerek, güven duygusu içinde Mescid-i Harâm’a muhakkak gireceksiniz. (Feth 27)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Mûte Savaşı – (8 / 629)
Mûte, Lût Gölü’nün güneyinde Kudüs’e 50 km. uzaklıkta
geniş tarım arazilerine sahip bir yerdir.
Bazı kaynaklarda “gazve, ba‘s, yevm”, üç kumandan tayin
edilmesinden dolayı da “ceyşü’l-ümerâ” diye de
adlandırılmıştır.

Savaşın Nedeni
Gassânî’lerin reisi Şürahbîl b. Amr’ın, Resûlullah’ın bir
mektubunu Busrâ-Filistin valisine götürmekte olan Hâris
b. Umeyr’i öldürerek kabileler ve devletler arası bir
teamülü bozmasıdır.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Resûl-i Ekrem, ortaya çıkan durumu istişare etti ve bir ordu hazırlanmasına karar verdi.
✓ Hazırlığı yapılan ordunun kumandanlığına sırasıyla Zeyd b. Hârise, Ca‘fer b. Ebû Tâlib ve

Abdullah b. Revâha’yı getirdi.

✓ Bu komutanlardan biri şehid olduğu takdirde diğeri kumandayı ele alacaktı; hepsi şehid

düşerse Müslümanlar kendi aralarından birini kumandan seçeceklerdi.

✓ Ordu Medine’den ayrıldıktan sonra kuzeye doğru ilerleyip Vâdilkurâ’ya ulaştı. Şürahbîl b.

Amr, Müslümanların gelmekte olduğunu öğrenince kardeşi Sedûs’u bir ordunun başında
onlara karşı gönderdi.

✓ Sedûs yapılan savaşta öldürüldü. Bunun üzerine Şürahbîl b. Amr kaleye sığındı.
✓ Müslümanlar Maan’a vardılar. Orada ordugâh kurup konakladıkları sırada Bizans

kumandanı Theodoros’un ordusuyla karşılaştılar.

✓ Şürahbîl kumandasında hıristiyan Arap kabilelerinin de katıldığı bu ordunun 100.000 veya

200.000 kişiden oluştuğu rivayet edilmektedir. İslâm kaynaklarında Mûte Savaşı’nın sebebi
zikredilirken Bizans ordusundan hiç bahsedilmemektedir.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Bizans ordusuyla karşı karşıya gelen Müslümanlar Maan’da kaldıkları iki gün içinde

vaziyeti müzakere ettiler ve savaşa karar verdiler. Maan’dan ayrılan İslâm ordusu
Meşârif’te Bizans ordusuyla karşılaştı.

✓ İki ordu Mûte’de savaş düzenine geçti. Birinci kumandan Zeyd b. Hârise daha savaşın

başında şehid düşünce kumanda Ca‘fer b. Ebû Tâlib’e geçti. Sağ eli kesilen Ca‘fer sancağı
sol eline aldı, sol eli de kesilince iki koluyla göğsü arasında tuttu, fakat bir mızrak darbesiyle
şehid oldu. [Hz. Peygamber’in, kesilen iki eline karşılık iki kanatla müjdelediği Ca‘fer daha
sonra Ca‘fer-i Tayyâr diye anılmıştır]

✓ Onun ardından sancağı Abdullah b. Revâha aldı. Bir süre sonra o da şehid düştü. Kâ‘b b.

Umeyr sancağı alıp Sâbit b. Erkam’a verdi. Sâbit, Hz. Peygamber’in tâlimatı gereği bir
kumandanın seçilmesini istedi ve sancak Hâlid b. Velîd’e teslim edildi.

✓ Hâlid b. Velîd sağ kanattaki askerleri sol kanada, sol kanattakileri sağ kanada, geridekileri

öne, öndekileri de geriye almak suretiyle yeni takviye birlikleri gelmiş izlenimi uyandırdı.
Geri çekilirken zaman zaman düşmana zarar verip bir miktar ganimet de ele geçirerek İslâm
ordusunu Medine’ye getirmeyi başardı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Mekke’nin Fethi – (20 Ramazan 8 / 11 Ocak 630)

Harekat’ın Nedeni…

Hudeybiye Antlaşması ile, Benî Bekir b. Abdümenât Kabilesi ve Huzâa Kabilesi
arasında ki kan davasının ortadan kaldırılmasına rağmen Kureyş’in desteğini alan Benî
Bekir, Huzâa’ya gece baskını düzenleyerek kabilenin reisi Kâ‘b b. Amr ile bazı
Huzâalılar’ı öldürdü.

Bunun üzerine Huzâa kabilesi Medine’ye bir heyet göndererek durumu Hz. Peygamber’e
bildirdiler

Hz. Peygamber, Kureyşliler’e bir mektup yollayarak Benî Bekir’le ittifaktan
vazgeçmelerini veya öldürülen Huzâalılar’ın diyetini ödemelerini istedi. Aksi takdirde
Hudeybiye Antlaşması ihlâl edilmiş olacağından kendileriyle savaşacağını bildirdi.

Kureyşliler, diyet ödemeyi ve Benî Bekir ile dostluktan vazgeçmeyi reddetmekle birlikte
Hudeybiye Antlaşması’nı yenilemek üzere reisleri Ebû Süfyân’ı Medine’ye gönderdiler.
Ancak Ebû Süfyân Medine’deki girişimlerinden olumlu bir sonuç alamadı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Mekke’ye yürümeye karar veren Hz. Peygamber, kan dökmemek ve düşmanı hazırlıksız

yakalamak için gideceği yeri gizli tutarak sefer hazırlıklarına başladı; Müslüman kabilelere
haber gönderip Medine’de toplanmalarını istedi. Ordusunun gerçek gücünü saklamak
amacıyla bazı kabilelerin yol boyunca orduya katılmasını emretti.

✓ Mekkeliler’i şaşırtmak için Mekke-Medine yolu üzerinde bulunan Batn-ı İdam’a Ebû

Katâde el-Ensârî kumandasında bir keşif birliği gönderildi.

✓ Yol boyunca katılanlarla birlikte 10.000 kişiyi bulan İslâm ordusu Merrüzzahrân’da

konaklayıncaya kadar Kureyşliler seferden haberdar olmadı.

✓ İslâm ordusunun büyüklüğü karşısında paniğe kapılan Kureyşliler Ebû Süfyân’ı Hz.

Peygamber’e gönderdiler. Ebû Süfyân başkanlığında Hz. Peygamber’in karargâhına
giden heyet üyeleri İslâm’ı kabul etmiş olarak Mekke’ye döndüler.

✓ Ebû Süfyân, Kâbe’nin avlusunda Mekkeliler’e kendisinin İslâmiyet’i kabul ettiğini ve

teslim olmaktan başka çarelerinin kalmadığını söyledi ve Mescid-i Harâm’a veya kendi
evine sığınmalarını tavsiye etti.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Dört koldan aynı anda Mekke’ye girilmesini planlanmıştı. Hz. Muhammed, ilk önce sağ

kol birliğinin kumandanlığını yapan Hâlid b. Velîd’in harekete geçmesini emretti.

✓ Lît adı verilen yerden şehre giren Hâlid b. Velîd, Handeme Dağının eteklerinde, Safvân b.

Ümeyye kumandasında İkrime b. Ebû Cehil ve Süheyl b. Amr gibi Mekke eşrafı ile
çoğunluğu müttefik kabilelerin kuvvetlerinden oluşan birliği bozguna uğrattı.

✓ Çatışmalarda Mekkeliler’den on iki veya yirmi sekiz kişi ölmüş, Müslümanlardan ise iki

veya üç kişi (Hubeyş b. Hâlid, Kürz b. Câbir ve Seleme b. Mîlâ’ el-Cühenî) şehid
olmuştur.

✓ Merkezî birliğin başında bulunan Hz. Peygamber, Mekke’ye girip Hacûn’da konakladı ve

diğer birliklerle Safâ tepesinde buluştu.

✓ Hz. Peygamber ile Müslümanlara karşı düşmanlıklarıyla tanınan on kadar kişi umumi affın

dışında bırakıldı. Bunlardan yakalanan üçü öldürülmüş, İkrime b. Ebû Cehil gibi bir kısmı
Mekke’den kaçmış, bir kısmı da sonradan affedilmiştir. [Demi heder edilenler]

✓ Mekkeliler Hz. Peygamber’e biat edip Müslüman oldular. Kendilerine esir muamelesi

yapılmayarak serbest bırakılan bu kişilere “Tulekâ” denilmiştir. [âzat edilmiş]

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Huneyn / Hevâzin Gazvesi [8 / 630]

✓ Kur’ân-ı Kerîm’de adına yer verilen iki gazveden biridir (diğeri Bedir). Adını meydana

geldiği mahalden alır.

✓ Hevâzin kabileler topluluğu ile Kureyş arasında eski dönemlerden kalan bir düşmanlık

vardı. Bu düşmanlık, Kureyş’e mensubiyeti sebebiyle Hz. Peygamber’e ve İslâmiyet’e de
yönelmişti.

✓ Bu durumdan dolayı Hevâzinliler, Mekke’nin fethi sırasında Resûlullah’ın en önemli

hedeflerinden biri haline gelmişti.

✓ Durumdan haberdar olan Hevâzin’liler, Mâlik b. Avf en-Nasrî komutanlığında bir ordu ile

savaş hazırlıklarına başladılar. Sakīfliler de o sırada yürüyüşe geçerek Evtâs’ta toplanmaya
başlayan Hevâzinliler’e katıldılar.

✓ Hevâzin ve Sakīf kabilelerinin Evtâs vadisinde toplandıkları haberini alan Resûlullah

hemen savaş hazırlıklarına başladı ve 6 Şevval 8 (27 Ocak 630) tarihinde 12.000 askerle
yola çıktı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Hevâzinliler, Müslümanlardan önce vadiye gelmiş, en dar ve kumlu yerine pusu

kurmuşlardı. İslâm askerleri buraya varınca Hevâzinliler onları ok yağmuruna tuttular.

✓ Ürken atlar ve develer sebebiyle öncü birliğinin dağılması üzerine İslâm ordusunun büyük

bir kısmı düzensiz bir biçimde geri çekilmeye başladı. Bir süre sonra Hz. Peygamber’in
etrafında Muhacir, Ensar ve Ehl-i beyt’ten çok az sayıda asker kalmıştı.

✓ Dağılan orduyu toplamak üzere Hz. Peygamber, “Ey insanlar, nereye gidiyorsunuz? Bana

geliniz! Ben Allah’ın elçisiyim. Ben Abdullah’ın oğlu Muhammedim!” diye sesleniyor fakat
sözlerini duyuramıyordu. Nihayet gür sesli Abbas’ın yardımıyla savaş meydanından
kaçanların geri dönmesi sağlandı ve tekrar hücuma geçilerek büyük bir zafer kazanıldı.

✓ Bu savaşta 200 Müslümanın şehid olduğu, müşriklerden ise meşhur şair ve cengâver

Düreyd b. Sımme’nin de aralarında bulunduğu 300 kişinin öldüğü rivayet edilmektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’de bu bozguna, 12.000 kişilik ordudan gurur duyan bazı Müslümanların kendilerine çok
güvenmeleri ve böbürlenip övünmeleri sebep gösterilmiştir:

“Andolsun ki Allah size birçok yerde ve sayınızın çokluğundan dolayı övündüğünüz, fakat çokluğunuzun size
fayda vermediği, yeryüzünün bütün genişliğine rağmen dar gelip de sonunda arkanızı dönüp kaçtığınız Huneyn
Savaşı’nda da size yardım etmişti” (Tevbe 25).

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Yenilginin ardından kaçan Hevâzinliler’in büyük kısmı Tâif’e, bir kısmı da Evtâs’a sığındı;

geri kalanlar ise Nahle’ye yöneldiler.

✓ Hz. Peygamber savaşın ertesi günü kendisi Tâif üzerine yürürken bir birliği Evtâs’a, bir

birliği de Nahle’ye sevketti.

✓ Ebû Âmir el-Eş‘arî kumandasındaki birlik Evtâs’ta Hevâzinliler’le yaptığı savaşı kazandı;

Ebû Âmir burada şehid düştü. Kumandayı alan Ebû Mûsâ el-Eş‘arî, ele geçirdiği esirlerle
ganimetleri Hz. Peygamber’in tâlimatı gereği Ci‘râne’ye getirdi.

✓ Tâif’i kuşatan Resûlullah bir ay kadar sonra kuşatmayı kaldırarak ganimetlerin toplandığı

Ci‘râne’ye geldi. Hz. Peygamber’in gelişinin ardından esir ve ganimetler beytülmâl hissesi
olarak beşte biri ayrıldıktan sonra ashaba paylaştırıldı ve Müellefe-i Kulûba daha fazla pay
verildi.

✓ Bu esnada bir Hevâzin heyeti kabilenin İslâmiyet’i kabul ettiğini bildirerek mallarını ve

esirlerini geri istedi.

✓ Resûlullah, Mâlik b. Avf’ı kabileye âmil tayin edip esirleri veya mallarını tercih etmelerini

söyledi; onların esirleri tercih etmeleri üzerine de esir, kadın ve çocukların geri verilmesini

emretti. Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Senetü’l-vüfûd – (9 / 630)

✓ Mekke’nin fethi ve Huneyn Gazvesi’nden sonra Arap yarımadasındaki kabilelerde

İslâmiyet’e girme temayülü ortaya çıktı. Yine Resûl-i Ekrem’in büyük bir orduyla
Bizans’a karşı Tebük Seferi’ne çıkabilecek güce ulaşması ve aynı yıl Tâif’te yaşayan Sakīf
kabilesinin müslüman olması Araplar’ın bu yöndeki temayüllerini arttırdı.

✓ Bu gelişmeler üzerine Arap yarımadasının çeşitli yerlerinde yaşayan kabileler, Hz.

Peygamber’i tanımak ve yeni dini öğrenmek için Medine’ye heyet veya elçi göndermeye
başladılar. Resûlullah’ı ziyarete gelen bu heyetlerin çokluğuna Kur’ân-ı Kerîm’in Nasr
Sûresinde işaret edilmektedir.

✓ Kabile heyetlerinin çoğu 630 yılında geldiği için bu yıla “senetü’l-vüfûd” (heyetler/elçiler

yılı) adı verilmiştir.

﴾1﴿ Allah’ın yardımı gelip fetih gerçekleştiğinde
﴾2﴿ Ve insanların akın akın Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde
﴾3﴿ Rabbine hamdederek şanının yüceliğini dile getir ve O’ndan af dile; şüphesiz O, tövbeleri
çok kabul edendir. (Nasr Suresi)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Tebük Gazvesi [Receb 9 / Ekim 630]

✓ Tebük, Suriye ticaret yolu üzerinde Medine’ye 700 km.

uzaklıktadır.

✓ Tebük Gazvesi esnasında büyük güçlükler ve sıkıntılarla

karşılaşıldığından bu zaman için Kur’an’da “Sâatü’l-usre”
tabiri geçer (Tevbe 117).

✓ Bu sebeple orduya “Ceyşü’l-usre”, gazveye “Gazvetü’l-

usre” adı verilmiştir.

✓ Gazve sırasında münafıkların çıkardığı fitne ve fesadı anlatan,

iç yüzlerini ortaya koyan âyetlerin inmesi dolayısıyla buna
“Gazvetü’l-fâdıha” da denilir.

Şu bir gerçek ki Allah, peygambere ve o sıkıntılı zamanda, içlerinden bir
grubun moralleri bozulmaya yüz tuttuktan sonra bile ona bağlılıklarını
koruyan Muhacirlere ve Ensara lütfuyla muamele etti ve sonra da
tövbelerini kabul etti. Allah onlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir.

(Tevbe 117)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Nabatî tüccarların Herakleios’un Medine’ye saldırmak için hazırlık yaptığını ve Lahm,
Cüzâm, Gassân, Âmile gibi hıristiyan Arap kabilelerinin Bizanslılar’a katıldığını, öncü
birliklerinin Belkâ’ya ulaştığını haber vermesi üzerine Hz. Peygamber Tebük Gazvesi’ne
hazırlanmaya başladı.
Tebük Seferine hazırlık zamanında hava sıcaktı ve önemli bir kıtlık vardı; hurmalar
olgunlaşmak üzereydi; savaşa gitmenin büyük fedakârlık gerektirdiği günler yaşanıyordu.
Resûlullah, daha önceki gazvelere hazırlanırken nereye gidileceğini son ana kadar gizli tuttuğu
halde bu defa çok uzak bir yere sefer yapılacağını, yolculuğun çok zor olacağını ve düşman
ordusunun gücünü dikkate alarak kiminle savaşılacağını baştan açıkladı; askerlerin ona göre
hazırlık yapmasını söyledi.
Bütün Müslüman kabilelerine haber gönderilip savaşa hazırlanmaları ve Medine’ye gelmeleri
istendi.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Sefer tâlimatının verilmesinden itibaren münafıklar savaş hazırlıklarını engellemek amacıyla

harekete geçtiler.

✓ Havanın sıcaklığını öne sürüp savaşa gitmek isteyenleri caydırmaya uğraşıyorlardı (Tevbe

81). Münafıkların, faaliyetlerini Süveylim adındaki bir Yahudi'nin evinden yürüttüğü
öğrenilince bu ev yakıldı.

✓ Yalan beyanda bulunarak izin isteyen seksen civarında münafığa izin verildi. Bedevî

Araplar’dan da bir bahane ile savaşa katılmamak için izin talep edenlere de izin verilmedi.

Bazı Müslümanlarda sefere karşı bir isteksizlik ve durgunluk görüldüğünden Allah Teâlâ
müminleri uyarmıştır:

“Ey iman edenler! Size ne oldu ki, ‘Allah yolunda seferber olunuz’ denilince yerinize yığılıp
kaldınız; yoksa âhiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? Fakat dünya hayatının
nimetleri âhiret saadetinin yanında pek az bir şeydir. Eğer seferber olmazsanız Allah sizi
acıklı bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir kavim getirir de siz Peygamber’e hiçbir
şekilde zarar veremezsiniz. Allah her şeye kādirdir. Eğer siz Peygamber’e yardım etmezseniz
Allah ona yardım eder” (Tevbe 38-40).

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Resûlullah, Hz. Ali’yi yerine vekil bıraktıktan sonra Medine’den ayrıldı. Hz. Ali’nin

Medine’de kalması münafıkların dedikodularına yol açınca Ali hemen yola çıkıp Cürf’te
orduya yetişti, ancak Hz. Peygamber Onu geri gönderdi.

✓ Hz. Peygamber ilk karargâhını Seniyyetülvedâ’da kurdu. Adamlarıyla birlikte oraya kadar

gelen ve ayrı bir ordugâha yerleşen Abdullah b. Übey, “Muhammed Rumlar’la savaşmayı
oyuncak sanıyor. Ben onun ve arkadaşlarının iplere bağlandığını görür gibiyim” diyerek
yetmiş seksen taraftarıyla Medine’ye döndü.

✓ Uzun ve yorucu bir seferden sonra Tebük’e ulaşıldı. Resûlullah, Tebük’te bulunduğu sırada

İslâmiyet’i kabul etme veya cizye ödeme şartıyla itaate davet için Akabe körfezinin
kuzeyindeki Eyle Limanı, Ezruh, Cerbâ, Maknâ ve Maan’a birlikler gönderdi.

✓ Anılan bu topluluklar Hz. Peygamber’in huzuruna gelerek cizye ödemeyi kabul ettiklerini

bildirdiler. Resûl-i Ekrem de onlara canları ve mallarının güvence altına alındığını belirten
ahidnâmeler verdi. Bölgedeki birkaç Yahudi kabilesiyle anlaşmalar yapıldı.

✓ Bu anlaşmalar, Tebük Gazvesi sırasında nâzil olan cizye âyetinin (Tevbe 9/29) ilk defa

uygulanması bakımından önemlidir.

✓ Hz. Peygamber yaptığı istişareler neticesinde geri dönüş emri verdi.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Üçüncü Dûmetü’l-Cendel Seferi [630]

✓ Hz. Peygamber, Tebük Seferi sırasında Hâlid b. Velîd kumandasında 400 kişilik süvari

birliği Irak yolu üzerinde bulunan, verimli topraklara sahip önemli ticaret merkezlerinden
Dûmetülcendel’e gönderdi.

✓ Hâlid, Dûmetülcendel’deki kaleyi ele geçirdi ve Ükeydir b. Abdülmelik’i esir alarak

Medine’ye götürdü. Hz. Peygamber Ükeydir ile cizye ödemesi şartıyla bir antlaşma
yapmış ve onun memleketine dönmesine izin vermiştir.

Ükeydir, Hz. Peygamber’in vefatından sonra irtidad etti ve antlaşmayı bozarak hilâfet
merkeziyle bağlarını kopardı. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir bölgeye önce İyâz b. Ganm
kumandasında bir askerî birlik gönderdi; daha sonra da Hâlid b. Velîd’i ona yardım için
Dûmetülcendel’e sevketti. Sonunda Ükeydir yakalanarak ölüm cezasına çarptırıldı ve
Dûmetülcendel yeniden İslâm topraklarına katıldı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Mescid-i Dırâr

✓ “Zarar vermek, muhalefet etmek, sıkıntı vermek” anlamına gelen dırâr kelimesi Kur’ân-ı

Kerîm’de “mesciden dırâren” şeklinde geçmekte (Tevbe 9/107) ve âyette münafıkların
yaptığı bu mescidden bahsedilmektedir.

✓ Hz. Peygamber, Medine dışında Zûevan denilen yerde Tebük Seferi’nin son hazırlıklarıyla

meşgulken münafıklardan beş kişilik bir heyet gelip yağmurlu ve soğuk kış gecelerinde hasta
ve özürlü olanların namaz kılması için bir mescid inşa ettiklerini ve kendilerine namaz
kıldırarak burayı ibadete açmasını istediler.

✓ Resûl-i Ekrem sefere çıkmakta olduğunu, dönüşte orada namaz kıldırabileceğini söyledi.

Sefer dönüşü ordusuyla birlikte Zûevan’da konakladığında bazı münafıklar gelerek Hz.
Peygamber’i mescidlerine götürüp namaz kıldırmak istediler. Bu sırada mescid ve onu
yapanların niyetleri hakkındaki âyetler nâzil oldu (Tevbe 9/107-110).

✓ Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Medine’ye ulaşınca mescidin yıkılması için emir verdi.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

﴾107﴿ Bir de şunlar var ki, zararlı eylemler gerçekleştirmek, inkârcılıklarını pekiştirmek,
müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve resulüne savaş açmış kişi lehine
fırsat kollamak üzere bir mescid yapmışlardır. “Amacımız sadece iyi bir şey yapmaktı” diye
de yemin edecekler. Allah şahit, onlar kesinkes yalancıdırlar.

﴾108﴿ Orada asla namaza durma! Daha ilk günden takvâ temeli üzerine kurulan mescid ise

namaz kılman için elbette daha uygundur; burada gerçekten arınmak isteyen adamlar vardır.

Allah da arınmaya çalışanları sever. .

﴾109﴿ Binasını Allah’a saygı ve O’nun hoşnutluğunu kazanma temeli üzerine kuran mı daha
iyidir yoksa binasını kaymak üzere olan bir uçurumun kenarına kurarak onunla birlikte
cehennem ateşine yuvarlanan mı? Allah hakkı çiğneyenleri doğru yola iletmez.

﴾110﴿ Onların kurduğu bina, yürekleri paramparça olmadığı (yaşadıkları) sürece içlerinde bir
huzursuzluk kaynağı olmaya devam edecektir. Allah her şeyi bilmekte ve hikmetle
yönetmektedir. (Tevbe Suresi)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Emîr-i Hac – (630)

✓ Hac emirliği Mekke’nin fethinden sonra ihdas edilmiş bir görevdir. Emîr-i hac olanların

hac kervanlarını güvenlik içinde götürüp getirmenin dışında cezaların uygulanmasına nezaret
etmek gibi önemli görevleri vardı.

✓ Mekke’nin fethinden sonra Mekke Valisi Attâb b. Esîd’e bu görevi tevdi etmişti. Resûl-i

Ekrem’in emîr-i hac olarak görevlendirdiği Hz. Ebû Bekir 300 kişilik bir hacı kafilesinin
başında Medine’den ayrıldı.

✓ Kafile yolda iken, müşriklerin Kâbe’ye yaklaşmasını ve Kâbe’nin çıplak olarak tavaf

edilmesini yasaklayan Berâe sûresi nâzil oldu. Bunun üzerine Hz. Peygamber sûreyi
hacılara tebliğ etmek üzere Hz. Ali’yi görevlendirdi.

﴾1﴿ Allah ve Resulünden, antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere karşı fesih bildirimidir!

﴾2﴿ Yeryüzünde dört ay daha serbestçe dolaşın; fakat bilin ki asla Allah’ı âciz bırakamazsınız ve Allah
inkârcıları er-geç rezil rüsvâ edecektir.

﴾3﴿ Yine Allah ve resulünden bu büyük hac günü insanlara duyurudur: Allah ve resulünün müşriklerle hiçbir
bağı yoktur. Şayet tövbe ederseniz, bu kendi iyiliğinize olur; eğer sırt çevirirseniz bilin ki siz Allah’ı âcizliğe
düşüremezsiniz. (Resulüm!) İnkârcıları elem veren bir azapla müjdele! (Tevbe Suresi)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ 10. yılda (632) Hz. Peygamber bizzat haccettiği için emîr-i hac tayin edilmedi. Onun

vefatından sonra hac farizasının güvenlik içinde yerine getirilmesini sağlama işi halifelerin
görevlerinden sayıldı. Onlar da bu görevi ya kendileri yürüttüler veya güvendikleri bir kişiyi
görevlendirdiler.

✓ Hilâfetinin ilk yılında (633) Hz. Ömer’i hac emîri tayin eden Hz. Ebû Bekir ertesi yıl bu

görevi bizzat kendisi üstlendi.
İlk üç halife döneminde halifelerin dışında şu
sahabiler hac emirliği yapmıştır.

▪ Abdurrahman b. Avf (634 /645)

▪ Abdullah b. Abbas, Şeybe b. Osman (656-661)

▪ Kusem b. Abbas (656-661)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Vedâ Haccı – (632)

✓ Hz. Peygamber hacca gideceğini zilkade ayında açıkladı. Bunun üzerine çok sayıda sahâbî

onunla birlikte hac yapabilmek için hazırlandı.

✓ Resûl-i Ekrem, 25 Zilkade (22 Şubat) Cumartesi öğle namazını dört rek‘at kıldırdıktan

sonra yanında hanımları ve kızı Fâtıma bulunduğu halde muhacirlerden, büyük bir
kalabalıkla Medine’den ayrıldı.

✓ Medineliler’in mîkāt mahalli Zülhuleyfe’ye varınca çevreden gelecek olanların toplanması

için geceyi orada geçirdi.

✓ 26 Zilkade’de sabah namazını kıldırdı. İhrama girmek için tekrar gusül abdesti aldı.

Resûlullah, 4 Zilhicce günü Mekke’ye ulaştı.

✓ Resulullah, Arafat’ta iken tebliğ görevinin tamamlandığını bildiren şu âyet nâzil oldu:

“Bugün dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a
razı oldum” (Mâide 5/3)

✓ Zilhicce ayının 29. günü (27 Mart) Medine’ye ulaştı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Ûsame Ordusu – (632)

✓ Hz. Peygamber, Suriye bölgesine göndermek üzere Üsâme b. Zeyd kumandasında bir ordu

hazırladı.

✓ Hz. Ebû Bekir ile Ömer gibi önde gelen sahâbîleri de onun emrine verdi. Üsâme,

Medine’nin dışında Curf denilen yerde karargâhını kurdu. Bu arada Resûl-i Ekrem’in
hastalığı şiddetlendi.

✓ Bazıları Resûlullah’ın, Hz. Ebû Bekir ile Ömer gibi sahâbîlerin bulunduğu bir orduya

âzatlı bir kölenin genç ve tecrübesiz oğlunu kumandan tayin etmesini eleştirmeye başlamıştı.

✓ Bunu duyan Hz. Peygamber mescide gitti; Zeyd b. Hârise’yi Mûte Savaşı için kumandan

tayin ettiği günleri hatırlatarak, “Daha önce onun babasını kumandan tayin etmeme de karşı
çıkmıştınız. Babası kumandanlığa nasıl lâyıksa oğlu da lâyıktır” diyerek itirazların
yersizliğini belirtti.

✓ Bu ordu onun rahatsızlığı ve vefatı dolayısıyla yola çıkamadı. Hz. Ebû Bekir hilâfete

geldikten sonra ilk icraatı Resûl-i Ekrem’in hazırladığı orduyu sefere yollamak oldu (1
Rebîülâhir 11 / 26 Haziran 632)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Hz Peygamber’in Son Anları ve Vefatı – (14 Rebiülevvel 11 / 8 Haziran 632)

✓ Resûlullah, hasta haliyle ömrünün son günlerine kadar Mescid-i Nebevi’de namazları

kıldırmaya devam ediyor, minbere çıkıp nasihat veya ikazlarda bulunuyor ve devlet işlerini
yürütmeye çalışıyordu. Resûlullah, Hicretin 11. senesi Safer ayından dört gün kala Pazartesi
günü, Ashâb’ına Rumlarla savaşmak üzere yola çıkmaları için hazırlanmalarını emretmişti.

✓ Ertesi gün de Üsame b. Zeyd’i çağırdı ve ona “Babanın öldürüldüğü yere kadar yürü!..”

dedi. Çarşamba günü olunca Resûlullah’ın hastalığı, yüksek ateş ve baş ağrısı şeklinde zuhur
etti. Perşembe gününe girildiğinde bizzat kendi eliyle Üsame için sancak bağladı ve “Allah
yolunda Allah’ın adıyla savaşa çık ve Allah’ı inkâr edenlerle çarpış. Savaşın, ancak kalleşlik
yapmayın. Küçük çocukları ve kadınları öldürmeyin. Düşmanla karşılaşmayı arzulamayın!”
buyurdu.

✓ Üsame de sancağı alıp Medine’den çıktı ve Cürf denilen yerde karargâh kurdu. Orada

hazırlıkların tamamlanıp orduya katılımın sağlanması bekleniyordu. Ebû Bekir es-Sıddik,
Ömer b. Hattab, Ebû Ubeyde b. Cerrah ve Sa’d b. Ebû Vakkas başta olmak üzere Ensar
ve Muhacir’in ileri gelenlerinin tamamı genç yaştaki Üsame’nin başında olduğu orduya
katılmıştı

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ İbn Ukbe’nin anlattığına göre Resûlullah’ın hastalığı şiddetlenince Hz. Ebû Bekir, Ömer

ve Ali’ye haber vermek için adam yollanmıştı. Ancak onlar yetişemeden Resûlullah, Hz.
Aişe’nin kucağında vefat etti.

✓ Başta Hz. Ömer olmak üzere onun öldüğüne inanmak istemeyen kişilerle diğerleri arasında

münakaşa baş göstermişti.

✓ Durumdan haberdar edilen Hz. Ebû Bekir, aceleyle geldi. Odaya girip Resûlullah’ın

yüzündeki örtüyü kaldırdı ve alnından öptü.

✓ Ağlayarak “Annam babam sana feda olsun! Hayattayken çok güzeldin, ölüyken de çok

güzelsin.” diyordu.

✓ Daha sonra dışarı çıkarak halkı yatıştırmaya çalıştı ve “Ey insanlar! Her kim Muhammed’e

tapıyor idiyse, bilsin ki Muhammed ölmüştür. Her kim Allah’a tapıyorsa, Allah diridir
ölmez.” diyerek Hz. Muhammed’in bir beşer olduğunu ve her beşer gibi O’nun da ölümü
tattığını duyurdu. Ardından da şu ayeti okudu: “Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan
önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski
dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah
şükredenleri mükafatlandıracaktır.” (Âl-i İmran 3/144)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

İSLAM TARİHİ

Hulefa-i Raşidin Devri

6 ÖABT
DKAB
Dersleri

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Hz Ebu Bekir Hakkında Genel Bilgiler

✓ Müslümanların ilk halifesi Hz. Ebû Bekir, Miladi 573 yılında Mekke’de dünyaya geldi.

Kureyş kabilesinin Teymoğulları koluna mensuptur.

✓ Hz. Ebû Bekir’in Câhiliye döneminde adı Abdü’l-Kâbe idi. Hz. Peygamber Müslüman

olmasından sonra onun adını Abdullah olarak değiştirdi.

✓ Hz. Ebû Bekir, Allah Resûlü’nün, cehennemden azat edildiğini müjdelemesi sebebiyle

“Atîk”, Hz. Muhammed’in peygamberliğini ve getirdiği haberleri tereddütsüz kabul etmesi
sebebiyle de “Sıddîk” olarak tanınmıştır.

✓ Hz. Ebû Bekir’in diğer bir özelliği ise kendisi hayatta iken bütün aile fertleri İslâm’a

girmiş tek sahâbî olmasıdır.

✓ Hz. Ebû Bekir, gençlik ve olgunluk döneminde ticaretle meşgul oldu. Bu sayede

Mekke’nin varlıklı insanları arasına girmeyi başardı. Ticaretten elde ettiği kazancının büyük
bir kısmını dini uğruna harcadı.

✓ Hz. Ebû Bekir, İslâm’ı ilk kabul eden birkaç sahabeden biridir.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Hz. Ebû Bekir, Mekke’de olduğu gibi Medine döneminde de çok kısa süreli görevler

dışında sürekli olarak Hz. Peygamber’in yakınında bulundu. Bütün seferlerde ve savaşlarda
yanında yer aldı.

✓ Benî Mustalik Gazvesi’nde (5/627) ve Tebük Seferi’nde (9/631) sancak taşımak ona nasip

oldu.

✓ Hz. Ebû Bekir, Allah Resûlü’nün, Müslümanları ilgilendiren gelişmelerde en fazla

görüşüne başvurduğu sahabîler arasındadır.

✓ Hz. Ebû Bekir, hicretin dokuzuncu yılının (631) hac mevsiminde Allah Resûlü adına hac

emîri olarak görev yaptı.

✓ Veda haccını Hz. Peygamber ile birlikte tamamladı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Hz Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi

✓ Sözlükte “birinin yerine geçmek, yerini doldurmak, vekâlet veya temsil etmek” gibi

anlamlara gelen hilâfet, terim olarak İslâm devletlerinde Hz. Muhammed’den sonraki
devlet başkanlığı makamını ifade eder.

✓ Hz. Peygamber adına toplumu yöneten halîfeye, Müslümanların önder ve lideri olması

sebebiyle aynı zamanda imam da denilmiştir.

✓ Hz. Ömer’in halîfeliğinden itibaren halîfe kelimesinin yerine “emîrü’l-mü'minîn” tabiri

kullanılmaya başlanmıştır.

✓ Daha sonraki İslâm tarihi sürecinde ise Müslümanlara namaz kıldırma hizmeti anlamındaki

imâmetten ayırmak amacıyla devlet başkanlığına imâmet-i kübrâ veya imâmet-i uzmâ
denildiği de görülür

✓ Resûlullâh’ın vefatının hemen ardından Medineliler, Benî Sâide Çardağı adı verilen

toplantı yerinde Müslümanların yönetimine istekli olduklarını açıkladılar.

✓ Ensârın adayı olarak Hazrec reislerinden Sa‘d b. Ubâde’nin adı öne çıktı. İslâm’ın

gelişmesinde önemli hizmetleri olduğu için kendilerini halifeliğe lâyık görüyorlardı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Ensâr’ın bu girişimini haber alan Muhâcir önderleri Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Ebû

Ubeyde b. Cerrah derhal toplantı yerine gittiler.

✓ Burada Medinelilerin niyetini öğrenen Hz. Ebû Bekir, Ensâr’ın dindeki faziletini,

Müslümanlar arasındaki değerini ve Hz. Peygamber’e yardımlarını vurguladıktan sonra
diğer Arapların halifelik konusunda ancak Kureyş’e itaat edeceklerini, Müslümanların
birliğini koruyabilmek için o günkü şartlarda Kureyşli bir kişinin göreve getirilmesinin
uygun olacağını söyledi.

✓ Buna göre yönetici Kureyş’ten, yardımcılar ise ensârdan olmalıydı.
✓ Halifelik seçiminde genel kanaatin Kureyş üzerinde birleşmesi üzerine Hz. Ebû Bekir,

yanında bulunan Hz. Ömer ve Hz. Ebû Ubeyde’yi işaret ederek bunlardan herhangi birinin
halîfe olarak seçilebileceğini açıkladı.

✓ Fakat onların her ikisi de bu görev için en uygun adayın Hz. Ebû Bekir olduğunu söylediler.

Sonuçta Müslümanların halîfesi kendiliğinden ortaya çıkmış oldu.

✓ Bunun üzerine başta Hz. Ömer ve Hz. Ebû Ubeyde olmak üzere toplantıda hazır bulunanlar

sırasıyla Hz. Ebû Bekir’e biat ettiler. (Halîfetü Resûlillâh)

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Hz. Ebû Bekir’in İlk İcraatı: Üsâme Ordusunun Sefere Gönderilmesi

✓ Hz. Ebû Bekir, halife olur olmaz ilkönce Üsâme b. Zeyd komutasındaki orduyu sefere

gönderdi.

✓ Hz. Peygamber, dört bin kişilik bu orduyu, Mûte seferinde şehit düşen Müslümanların

kanını yerde bırakmamak için hazırlamış, komutanlığını da Üsâme b. Zeyd’e vermiş, ancak
hastalığı ağırlaştığı için gönderememişti.

✓ Hatta Peygamberimiz vefat ettiğinde bu ordu, Medine’nin dışında hazır vaziyette

bekliyordu. Bu durumda Hz. Ebû Bekir, orduyu, Hz. Peygamber’in belirlediği hedefe
göndermek için harekete geçti.

✓ 1 Rebîülevvel 11 (26 Haziran 632) tarihinde orduyu sefere çıkardı. Bu seferde Üsâme,

büyük bir düşman ordusuyla karşılaşmamakla beraber, misyonu itibariyle Müslümanların
gücünü ortaya koymuş ve bölgede bazı âsi kabileleri itaat altına aldıktan sonra zaferle
Medine’ye dönmüştür.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Ridde Olayları ve Sebepleri

✓ Hz. Peygamber’in vefatının ardından gerçekleşen hilâfet meselesinden sonra İslâm

toplumunun karşı karşıya geldiği en önemli sıkıntılardan biri, ridde adı verilen dinden
çıkma ve isyan hareketleridir.

✓ Öyle ki, bu problem, Müslümanların birliğinin yanı sıra, varlığını da tehdit edecek boyutlara

ulaşmıştı. Dinden dönen kişiye ise mürted denilmiştir.

✓ Ridde’nin başlangıcı, Hz. Peygamber dönemine kadar uzanır. Bunlara mütenebbî

denilmektedir.

Yalancı Peygamber Kabilesi

Esved el-Ansî Benî Müdlic
Müseylime Benî Hanîfe
Benî Esed
Tuleyha b. Huveylid Temîm
Ümmü Sâdır Secâh bint el-Haris

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Ridde olaylarında Medine yönetimine isyan edenlerin bir kısmı sahte peygamberlerin

(mütenebbî) etrafında toplanıp tamamen Müslümanlık dairesi dışına çıkarlarken (irtidat),
diğer bazıları ise İslâm üzere kalacaklarını, ancak zekât vermeyeceklerini ilân etmişlerdir.

✓ Yaşanan tartışmalara rağmen Hz. Ebû Bekir, namazla zekâtın ayrılmasına kesinlikle izin

vermeyeceğini bildirmiştir.

✓ Ona göre, namazla zekâtı ayrı düşünmek doğru olmaz; zira din, bir bütündür, bölünemez.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Esved el-Ansî

✓ Arap Yarımadası’nda peygamberlik iddiasında bulunanların yoğun faaliyet gösterdikleri

bölgelerden biri de Yemen’di. Burada erken dönemde peygamberliğini ilân eden Esved el-
Ansî, İslâm tarihinde riddeyi başlatan ilk şahıs kabul edilir.

✓ Bunun üzerine Allah Resûlü, Kays b. Hübeyre el-Murâdî vasıtasıyla Esved el-Ansî’yi

etkisiz hale getirerek bölgede Müslümanlar adına hâkimiyeti tekrar sağlamıştı.

✓ Ne var ki, Hz. Peygamber’in vefat haberi alındıktan sonra Yemen’de ikinci defa ridde

faaliyeti başlatıldı.

✓ Bu defa Eş’as b. Kays el-Kindî’nin organize ettiği isyan hareketini bastırmak için bölgeye,

Muhâcir b. Ümeyye komutasındaki askerî birlik gönderildi. Daha sonra halifenin emriyle
Yemen’e yönelen İkrime’nin de gelmesiyle güçlenen Müslümanlar, şiddetli çarpışmalar
sonucunda isyancıları mağlup etmeyi başardılar.

Resûl-i Ekrem’in vefatından fazla bir süre geçmeden bütün ridde hadiseleri tamamen
bastırılmış, Arap Yarımadası’nda Müslümanların siyasî hâkimiyeti yeniden sağlanmış oldu.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Tuleyha b. Huveylid

✓ Peygamberlik iddiasında bulunan yalancılardan Tuleyha, Allah Resûlü’nün vefatından

sonra Esed, Gatafan ve Tayy kabilelerinden taraftar toplayarak isyan başlatmıştı.

✓ Hz. Ebû Bekir, Hâlid b. Velîd komutasındaki orduyu Tuleyha’nın bulunduğu bölgeye sevk

etmeden önce, Adî b. Hâtim’i mensubu olduğu Tayy kabilesine göndererek onların
isyancılardan ayrılmalarını sağlamaya çalıştı.

✓ Bu girişimin ardından Hâlid, önce Tayy kabilesi yurduna, ardından da Buzâha ve Butah’a

gitmek üzere harekete geçti. Adî b. Hâtim’in gayretleriyle Tayylıların pek çoğu
Tuleyha’yı terk etmeye başladılar. Aynı anda Hâlid’in ordusuna katılarak Müslümanların
gücünü artırdılar.

✓ Birleşik ordu, daha sonra Necid bölgesinde Büzâha’da toplanmış bulunan Tuleyha

taraftarlarıyla karşı karşıya geldi (11/632).

✓ Şiddetli çarpışmalar sonucunda mağlup olan Tuleyha, Gatafan ve Esed kabilesine

sığınarak yeniden İslâm’a girdiğini ilân etti.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Müseylimetü’l-Kezzâb [Rahmânü’l-Yemâme]

✓ Asıl adı, Ebû Sümâme Rahmânü’l-Yemâme Mesleme b. Sümâme b. Kebîr (Kesîr) el-Hanefî

el-Vâilî’dir.

✓ Müseylime, 631 Resûl-i Ekrem ile görüşmek üzere Medine’ye gitti ancak Hz.

Peygamberden istediği kabile reisliği görevini alamadı.

✓ Müseylime, Yemâme’ye döndükten sonra 632 başlarında Resûl-i Ekrem ile mektuplaştı ve

Resulullah tarafından Kezzab olarak nitelendirildi.

✓ Müseylime bu mektuplaşmanın ardından peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkınca Hz

Peygamber, Habîb b. Zeyd el-Ensârî’yi Müseylime’ye elçi olarak yolladı; kısa bir süre
sonra da vefat etti.

✓ Hz. Ebû Bekir, İkrime b. Ebû Cehil kumandasında bir orduyu Yemâme’ye gönderdi.

Daha sonra Müseylime’nin büyük bir orduya sahip olduğunu öğrenince Şürahbîl b.
Hasene kumandasında bir birlik daha sevketti.

✓ Takviye güçlerinin gelmesini beklemeden Müseylime kuvvetlerine saldıran İkrime mağlûp

olarak geri çekilmek zorunda kaldı. Ardından Şürahbîl b. Hasene’de yenilgiye uğradı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Bu ilk çatışmalardan sonra, halife bölgeye Hâlid b. Velîd kumandasında yeni kuvvetler

yolladı. İki ordu Yemâme’de Akrabâ’ denilen yerde karşı karşıya geldi.

✓ İslâm ordusu başlangıçta Müseylime kuvvetleri karşısında gerilediyse de özellikle 2500

civarında olduğu belirtilen muhacir ve ensarın güçlü direnişi karşısında Müseylime sadık
askerleriyle birlikte Hadîkatü’r-Rahmân denilen etrafı yüksek duvarlarla çevrili bahçesine
sığınmak zorunda kaldı.

✓ Bahçeye giren Müslümanlar Müseylime’yi ortadan kaldırmayı başardılar. [633]
✓ Bu bahçeye de daha sonra “Hadîkatü’l-mevt” adı verilmiştir.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Ümmü Sâdır Secâh bint el-Haris

✓ Peygamberlik iddiasında bulunmadan önce Hristiyan olduğu, bu dini iyi bildiği, ayrıca

kâhinlik yaptığı belirtilmektedir.

✓ Secâh, Resûl-i Ekrem’in vefatından hemen sonra el-Cezîre’de peygamberlik iddiasında

bulunmuş, Rebîa, Tağlib, Nemr, Şeybân ve İyâd kabilelerinden topladığı birçok kişinin
başına geçerek Medine’ye yürümek için kabilesi Temîm’in yaşadığı Yemâme taraflarına
hareket etmiştir (11/632).

✓ Müseylimetü’l-kezzâb, ile anlaşan Secâh, peygamberlik iddiasından vazgeçerek

dayılarının toprağı el-Cezîre’ye dönmüştür.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Hz. Ebû Bekir Dönemi Fetihleri

✓ Hz. Ebû Bekir, ridde olaylarının bastırılmasının ardından Arap Yarımadası dışına ilk fetih

hareketlerini başlattı. Onun dönemindeki askerî harekât, Irak ve Suriye olmak üzere başlıca
iki bölgeyi hedef alıyordu.

✓ Bu da Müslümanların, dönemin iki büyük gücü olan Bizans ve Sâsânî İmparatorlukları ile

aynı anda karşı karşıya gelmesi demekti. Çünkü hedef alınan bölgelerden Suriye bölgesi
Bizans’ın, Irak ise Sâsânîlerin kontrolündeydi

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Sasaniler’le Mücadele

✓ Hz. Ebû Bekir, İslâm dinini tebliğ etme konusunda Hz. Peygamber’in başlattığı stratejiyi

devam ettirerek Sâsânîler’in elinde bulunan Fırat’ın aşağı taraflarındaki bölgelere ordu
göndermeye karar verdi.

✓ Bekir b. Vâil kabilesinin önemli bir kolu olan Şeybânîler’in reisi Müsennâ b. Hârise’nin

Medine’ye gelerek İranlılar’la savaşmak üzere kabilesine kumandan tayin edilmesini
istemesi üzerine Hâlid b. Velîd’i Sâsânîler’le yapılacak savaşa başkumandan tayin etti ve
Müsennâ’ya destek vermesini istedi.

✓ Hâlid, Basra körfezindeki önemli yerleşim merkezlerini fethetti. Daha sonra aldığı bir

emirle Suriye cephesine geçti.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Bizans’la Mücadele

✓ Hz. Ebû Bekir bölgenin güvenliğini sağlamak, orada yaşayanların uğradığı zulüm ve

haksızlığa son vermek amacıyla 633 yılında üç ayrı birliği Suriye’nin güney ve güneydoğu
sınırlarına göndermeyi kararlaştırdı.

✓ Yezîd b. Ebû Süfyân ile Şürahbîl b. Hasene’yi Tebük-Maan istikametinde, Amr b. Âs’ı

Eyle üzerinden sahil istikametinde yola çıkardı. Başkumandanlığa önce Amr b. Âs, daha
sonra da Ebû Ubeyde b. Cerrâh getirildi.

✓ Vâdilarabe, Filistin’deki Kaysâriye ve Gazze şehirleri fethedildi. Bu sırada halifeden emir

alan Hâlid b. Velîd Dımaşk şehri yakınlarına ulaşıp Mercirâhit karargâhındaki Bizans
askerlerini mağlûp etti (634)

✓ Bizans’a karşı Suriye’de yapılan Ecnâdeyn Savaşı (634) sonunda Filistin’in kapıları

Müslümanlara açılmış oldu.

Hz. Ebû Bekir, Ecnâdeyn Savaşı’nın neticesini öğrendikten sonra 634 tarihinde vefat etti.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

Hz Ömer Hakkında Genel Bilgiler

✓ Ebû Hafs Ömer b. el-Hattâb, baba tarafından soyu Câhiliye döneminde Kureyş kabilesinin

sefâret işlerine bakan Adî b. Kâ‘b kabilesine ulaşır ve Kâ‘b b. Lüey’de Hz. Peygamber’in
nesebiyle birleşir.

✓ Hz. Ömer’in, 616 yılında Müslüman oluşuna dair kaynaklarda şöyle bir rivayet aktarılır.

Hz. Ömer, bir gece şarap içmek için içki arkadaşlarını aramış, kimseyi bulamayınca Kâbe’ye gitmiş. Orada
Kâbe’yi önüne alan Hz. Peygamber’in Beytülmakdis’e doğru namaz kıldığını görünce Kâbe’nin örtüsü altına
saklanarak ona yaklaşmıştır.
Resûl-i Ekrem’in okuduğu, Kureyşliler’in Kur’an için söyledikleri, “Şairlerin, kâhinlerin veya Muhammed’in
uydurmasıdır” şeklindeki sözlere cevaplar veren Hâkka sûresinin 41-46. âyetlerini duyunca müslüman olmaya
karar vererek Hz. Peygamber’i takip etmiş.
Hz. Peygamber’in, evine girmeden önce onu farkedip “Ne var yâ Ömer?” diye sorması üzerine, “Allah’a,
resulüne ve onun Allah katından getirdiği şeylere iman etmeye geldim” deyince Resûlullah, “Ey Ömer! Allah
sana hidayet nasip etti” diyerek göğsünü sıvazlamış ve imanda sebat etmesi için ona dua etmiştir.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Hz. Ömer’in Müslüman olmasından Medine’ye hicretine kadar geçen altı yıllık süre

hakkında kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır.

✓ Müslümanlar Medine’ye hicret etmeye başlayınca Ömer de akraba ve arkadaşlarından

oluşan yirmi kişilik bir kafileyle Mekke’den ayrılıp Kubâ’ya gitti ve Rifâa b.
Abdülmünzir’in evine misafir oldu.

✓ Katıldığı seriyyeler dışında Resûl-i Ekrem’in yanından hiç ayrılmayan Hz. Ömer

kumandanlığını Resûlullah’ın yaptığı bütün savaşlarda, Hudeybiye Antlaşması, Umretü’l-
kazâ ile Vedâ haccında bulundu.

✓ Hz. Muhammed, 628 yılında Hevâzinliler’e karşı gönderdiği otuz kişilik müfrezenin başına

Hz. Ömer’i kumandan tayin etti (Türebe Seriyyesi).

✓ Hz. Peygamber rahatsızlığı sırasında oluşturduğu orduya Üsâme b. Zeyd’i kumandan tayin

etti ve Ömer’i onun emrinde görevlendirdi.

✓ Hz. Ebû Bekir’in hilâfeti döneminde Ömer ona müşavirlik ve kadılık yaptı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Hz. Ebû Bekir Medine’den ayrıldığında veya hastalığında kendisine vekâlet etti. 633 yılı

hac mevsiminde Emîr-i Hac olarak görevlendirildi.

✓ Hz. Ebû Bekir namaza çıkamayacak derecede hastalanınca imamlık görevini Ömer’e

bıraktı ve onu yerine halef tayin etmek üzere Abdurrahman b. Avf, Saîd b. Zeyd, Osman
b. Affân, Üseyd b. Hudayr gibi sahâbîlerle istişareye başladı. Bunlardan bazıları Hz.
Ömer’in sert mizacını ileri sürerek çekincelerini dile getirdiler.

✓ Halife görüşmelerini tamamladıktan sonra Hz. Osman’ı çağırarak bu hususta bir ahidnâme

yazdırıp mühürledi; yanına Ömer ile Osman’ı alıp Mescid-i Nebevî’ye gitti ve halka şöyle
dedi: “Sizin için halife seçtiğim kişiye razı olur musunuz? Bir yakınımı tayin etmedim.
Allah’a andolsun ki bütün gücümle düşünüp taşındım ve Ömer b. Hattâb’ı uygun buldum;
onu dinleyin ve ona uyun” orada bulunanların hepsi olumlu cevap verdi.

✓ Hz. Ebû Bekir’in vefat ettiği gün (23 Ağustos 634) Hz. Ömer Mescid-i Nebevî’de biat aldı.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]

✓ Hz. Ömer, Müslüman olduktan sonra İslam’la ilgili hemen hemen her konuya aktif olarak

katılmıştır. Rasûlullah'ın önemli kararlar alacağı zaman görüşlerine başvurduğu kimselerin
başında Hz. Ömer gelirdi.

✓ Onun ileri sürdüğü bazı görüşleri destekler mahiyette ayetler geldiği kabul edilmektedir. Bu

ayetler, “Muvafakât-ı Ömer” diye adlandırılmıştır.
Muvafakat-ı Ömer’e dair bazı örnekler…

▪ Şarabın kesin biçimde haram kılınması (Mâide 5/90-91).
▪ Peygamber’in evine gelen kimselerle hanımlarının perde arkasından konuşmasının daha

uygun olacağı (Ahzâb 33/53)

▪ Münafıkların reisi Abdullah b. Übey b. Selûl’un cenaze namazının kılınmaması gerektiği

(Tevbe 9/84)

Hz. Ömer, Bedir, Uhud, Hendek, Hayber vb. gazvelerin hepsine ve çok sayıda seriyyeye
katılmış, bunların bazısında komutan olarak görev yapmıştır.

Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]


Click to View FlipBook Version