✓ O, insanlık tarihinin en önemli devrimi niteliğindeki bu sistemin sadece teorisini ortaya
koymakla yetinmedi. Müslümanların en zayıf oldukları ve Kureyş müşriklerinin de en güçlü
oldukları bir ortamda kardeşlik sistemini uygulamaya koydu.
✓ Ebu Ubeyde b. Cerrâh ile Ebu Huzeyfe’nin azatlısı Sâlim, Ubeyde b. Hâris ile Hz. Ebu
Bekir’in azatlısı Bilâl b. Rebâh el Habeşî ve Hz. Hamza ile Hz. Peygamber’ın azatlısı
Zeyd b. Hârise Mekke’de iken kardeş ilan edilmişlerdi.
✓ İslam tarihinde kardeşlik, biri Mekke diğeri ise Medine döneminde olmak üzere iki kez ilan
edilmiştir.
✓ Mekke’de yürürlüğe konulan kardeşliğin, sadece köle kökenli Müslümanları korumayla
sınırlı kalmadığı görülmektedir.
✓ Bu çerçevede Hz. Muhammed (s) ile Hz. Ali, Hz. Osman ile Abdurrahman b. Avf,
Zübeyir b. Avvam ile Abdullah b. Mes’ud, Sa’id b. Zeyd ile Talha b. Ubeydullah ve
Mus’ab b. Umeyr ile Sa’d b. Ebu Vakkas arasında kardeşlik akdi yapıldığı bilinmektedir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Kardeşlerin Birbirine Vâris Olmaları
✓ Ensar-Muhacir kardeşliğinin kurulması akabinde, aralarında kan bağı olmayan, ancak
karşılıklı olarak kardeş kabul edilen Müslümanlar Enfâl suresinde belirtildiği üzere
başlangıçta birbirlerine mirasçı kabul edildi (Enfâl/8: 72).
✓ Ancak kardeşliğin miras hükümleriyle ilgili kısmının uzun süre geçerli olmadığı
görülmektedir. Çünkü yapılan savaşlarda elde edilen ganimetlerle Müslümanların ekonomik
durumunda iyileşmeler oldu.
✓ Bir rivayete göre Bedir (h.2/m.624), diğer birine göre ise Uhud gazvesinden (h.3/m.625)
sonra nazil olan Enfâl suresindeki başka bir ayet ile tevarüs uygulamasına son verilerek
miras sadece nesep yönünden yakınlığı olanlara hasredilmiştir.
“Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir.
Allah’ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (varis olmaya) daha uygundur.
Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir”. (Enfâl/8: 75)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Muhacirlerin Medine’de Yerleştirilmesi
✓ Hz. Muhammed, Medine’ye hicret eden veya edecek olanlar için bir yerleşim planı
hazırladı. Öncelikle Muhacirler için uygun arsalar üretti. Bunu da bağış ve boş yerlerin
iskâna açılması yollarıyla gerçekleştirdi.
✓ Ensar, ellerindeki fazla arazilerini hiç tereddüt etmeden Muhacirlere vermek üzere Hz.
Peygamber’e bağışladı, o da üretilen bu arsaları Muhacirlere tahsis etti.
✓ Ailesi olmayan ya da yanında bulunmayan bekâr Müslümanların bir kısmı, kendisi de bekâr
olan Sa’d b. Heyseme’nin evine yerleştirilerek onların da dayanışma içinde olmaları
sağlandı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Ensar-Muhacir kardeşliği ile şu gelişmeler sağlandı
▪ Evs ve Hazrec arasındaki savaşları sona erdirdi
▪ Her iki tarafa da birtakım sorumluluklar yükledi
▪ Ensar’ı, varlıklarını paylaşmaya yönelik fedakârlık sınavına; Muhacirler’i ise bütün
servetlerini terk etmiş olmalarına rağmen yük olmadan yaşayabilme imtihanına tabi tuttu
▪ Muhacirlerin Medine’deki hayata daha kolay bir şekilde ve kısa sürede intibaklarını
sağladı ve onların gurbet hissiyatını en aza indirdi
▪ Ortak bir kimlik ve zihniyet birliğinin oluşturulmasına katkı sağladı
▪ Dayanışma anlayışını kan unsurundan çıkarıp manevi bir temele dayandırdı
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Medine Pazarı
✓ İslam öncesi Medine’de, Kaynukaoğulları Çarşısı’yla birlikte dört tane pazar vardı.
✓ Bu pazaryerlerinin tamamı Rânûna vadisindedir.
✓ Bu pazaryerleri Safâsif, Müzâhim, Kaynuka ve Zübâle olarak adlandırılıyordu.
✓ Bu pazarlarının kontrolü doğrudan ya da dolaylı olarak onlar da Yahudilerin kontrolündeydi.
✓ Hz. Peygamber, Medine’deki ticari hayatı büyük oranda kontrolünde bulunduran
Yahudilere karşı alternatif bir pazar oluşturmayı düşündü.
✓ Bu amacını gerçekleştirmek üzere Yahudilerin pazarlarında gözlemlerde bulundu ve
Medine’de Müslümanlara mahsus olmak üzere bir pazar yeri belirledi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Mezarlık Alanı
✓ Mezarlıklar da din ve kültürler arasında belirleyici rolü olan alanlardır.
✓ Bu çerçevede Mescid-i Nebî’nin güneydoğu tarafındaki alanı Müslümanlara mahsus
mezarlık alanı olarak belirledi.
✓ Bu mezarlığa Cennetü’l-Bakî’ ya da kısaca el-Bakî’ adı verildi.
✓ Bakî’ Mezarlığı’na ilk defnedilen sahabi, Esad b. Zürare’dir
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Nüfus Sayımı
✓ Hz. Muhammed, Müslümanların henüz yeterince güçlenemediği Medine’deki ilk yıllarda
gerek Mekke’den gerekse Medine çevresinden biat etmek üzere gelenlere Medine’ye hicret
etmelerini şart koşuyordu.
✓ Hicretle birlikte Müslümanların sayısı hızla artmaya başlayınca bir durum tespitine gerek
duyuldu.
✓ Müslüman nüfusun 700 ya da 1500 kişi olduğu genel kabul görmektedir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Toplumsal Farklılığın Vurgulanması - Cuma Namazı
✓ Cuma namazı ilk defa hicretten önce Medineli Müslümanlar tarafından eda edilmişti. O vakit
Hz. Muhammed Mekke’dedir ve cuma namazı da henüz farz kılınmamıştır. Medine’de
kılınan cuma namazı ile ilgili farklı rivayetler vardır.
✓ Bir rivayete göre Medineliler, Yahudiler ile Hıristiyanların her hafta toplanıp ibadet ettikleri
belirli bir günün benzerinin Müslümanlar için de olmasını aralarında müzakere ettiler.
✓ Müzakere sonucunda arûbe [Haftanın altıncı günü] haftalık toplantı günü olmasını
kararlaştırdılar.
✓ O gün, Es’ad b. Zürare’nin evinde toplandılar ve bu güne toplanma günü anlamında cuma
günü adını verdiler.
✓ Bu hadiseden sonra ise cuma namazını farz kılan ayet indirildi.
“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı anmaya
koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır” (Cuma/62: 9)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Dinî İletişim Aracı Oluşturulması - Ezan
✓ Ezan, 622 veya 623 yılında tespit edilmiştir.
✓ Ezan, hem namaz vaktinin geldiği ilan eden bir işaret, hem de İslam’ın esaslarının
yayılmasını sağlayan bir çeşit davettir.
✓ Mekke’de baskı altındayken okunamadığı göz önüne alındığında ise ezanın, din hürriyetinin
bir sembolü olduğu da belirtilebilir.
Resulullah, Namaza çağrı yöntemi arayışındaydı bu esnada ashaptan Abdullah b. Zeyd b.
Sa‘lebe’ye rüyada ezan öğretilmiş, Abdullah da ertesi gün Hz. Peygamber’e gelerek
durumu haber vermişti.
Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Bilâl’e ezan cümlelerini ezanda ikişer, ikāmette ise birer defa
okumasını emretti. Bu arada Hz. Ömer, Resûlullah’a gelip aynı rüyayı kendisinin de
gördüğünü, ancak Abdullah b. Zeyd’in daha erken davrandığını bildirmiştir.
Bilâl, yüksek bir evin üstüne çıkıp ilk olarak sabah ezanını okudu.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Dinî Kimliğin Belirginleşmesi - Kıblenin Çevrilmesi [624]
✓ Hz. Muhammed, Mekke’de iken Kâbe’yi, Beyt-i Makdis ile arasına alarak namaz
kılıyordu. Hicretten sonra ise Kâbe’yi araya alma imkânı kalmamıştı.
✓ Bu nedenle yaklaşık bir buçuk yıl boyunca namazlarını Kudüs’e doğru kıldı. Bu durumdan
antlaşmalı olduğu Yahudiler hoşnut olurken müşrik Araplar ise rahatsızlık duyuyorlardı.
✓ Bu arada Hz. Muhammed, Kâbe’ye, yönelmeyi düşünüyordu.
✓ Bu arzusu ancak hicretten on altı ay ya da on yedi ay sonra, Recep ayı ortalarında bir
Pazartesi günü ashabıyla birlikte Selimeoğulları’na ait mescitte öğle namazının ilk iki
rekâtını tamamladığında nazil olan bakara 249. ayetle gerçekleşti.
✓ Resulullah, Öğle namazının son sünnetlerini Kabe’ye yönelerek kıldı.
✓ Bu mescid Mescidü’l-Kıbleteyn adıyla meşhur oldu.
“Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir, Rabbinden
sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir” (Bakara 149)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Toplumun Sağlıklı Bireylerden Oluşması - İçki ve Kumarın Yasaklanması [626]
✓Hz. Muhammed, oluşturmayı hedeflediği toplumun aynı zamanda kötülüklerden arınmış
bireylerden meydana gelmesine oldukça fazla özen gösterdi. Bu çerçevede Müslümanlara bir
taraftan iyi ve güzel şeyler tavsiye ederken, diğer taraftan birtakım kötülüklerden uzak
durmalarını istedi.
İçki ve kumar hakkındaki hükümler, İslam’ın ilk yıllarında ortaya konulmadı…
➢ Mekke döneminde sarhoşluk veren şeylerin, güzel ve makbul bir içecek sayılmadığını
belirten ayet (Nahl/16: 67) ile içkiden uzaklaştırma süreci başladı.
➢ Medine’de içki ve kumarın hem büyük günah olduğu, hem de insanlar için bir kısım
faydaları olduğunu ifade eden ayet ile (Bakara/2: 219) devam etti.
➢ Sonra sarhoş iken namaza yaklaşılmaması emredildi (Nisa/4: 43)
➢ Nihayet tamamen yasaklandı (Mâide/5: 90-91)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Medine Dönemi Başlarındaki Diğer Bazı Önemli Gelişmeler
▪ Mukim iken kılınan öğle, ikindi ve yatsı namazlarının farzları dört rekâta çıkarıldı
(Rebiulahir h.1/m.622).
▪ Ramazan orucu farz kılındı (Şaban h.2/m.624).
▪ Fıtır sadakası ile ilgili hükümler açıklandı (Ramazan h.2/m.624).
▪ Zekât farz kılındı (Şevval h.2/m.624).
▪ Ramazan bayramı namazı kılındı (1 Şevval h.2/m.624).
▪ Kurban bayramı namazı kılındı (10 Zilhicce h.2/m.624).
▪ Tesettür kuralları belirlendi (h.3/m.625, h.5/m.627).
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Hem Müslümanlara Hem de Gayrimüslimlere Yönelik Olanlar
✓ Hz. Muhammed, çekirdek kadrosunu Ensar-Muhacir kardeşliği ile oluşturduğu İslam
toplumunun daha da güçlenmesini istiyordu.
✓ Bu nedenle yeni bir hedef belirledi.
✓ Müslüman olmadığı hâlde bazı kesimlerle işbirliği yapabilmek için onların sadece İslam
hâkimiyetini kabul etmeleri yeterli görüldü. Böylece gayrimüslimlerin Medine’de birlikte
yaşayan kesimi, kendi tarafına çekilecek ve düşman cephesi küçültülmüş olacaktı.
✓ Hz. Muhammed, bu çerçevede Medine’deki Müslümanlar ile Yahudiler arasında şehirde
birlikte yaşamaya yönelik birtakım kurallar konulmasına öncülük etti ve bu prensiplerin
geçerli olacağı coğrafyayı belirledi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Medine Sözleşmesi
✓ Hz. Muhammed, Araplar ile Yahudilerden oluşan Medineliler arasındaki ilişkileri
düzenleyen yazılı bir antlaşma yaptı.
✓ Antlaşma, bizzat metnin içinde ve ilk dönem İslam tarihi kaynaklarında Kitap, Sahife ve
Müvadea, Medine Vesikası, Medine Sözleşmesi, Medine Belgesi veya Medine
Anayasası adlarıyla anıldı.
✓ Medine Sözleşmesi, hicretin birinci yılında yürürlüğe girdi.
✓ Müslümanlar vesikanın şartlarına riayet ettiler ise de tarihi hadiseler Yahudilerin benzer
hassasiyeti göstermedikleri tarihen sabittir.
✓ Kaynuka (h.2/m.624) - Nadîroğulları (h.4/m.625) - Kurayzaoğulları’nın (h.5/m.627)
anlaşmayı bozmaları sebebiyle Medine’den çıkarıldılar
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Medine Sözleşmesinin Maddeleri
✓ Medine Belgesinin. Madde sayısı 47 veya 52 olarak belirlenmiştir.
✓ Medine Sözleşmesi’nde devletin kurulduğu ülke Yesrib Vadisi (39. madde) olarak
belirlendi.
✓ Halk Müslümanlar, Yahudiler ve Bunlara tabi olanlar (1-2, 20b, 25-35) olarak belirlendi.
✓ İktidar sorumlusu Hz. Muhammed (23-42) olarak belirlendi.
✓ Sözleşmede temel hak ve özgürlükler çerçevesinde can (21-39, 40, 47) ve mal emniyeti
(46) ile inanç özgürlüğü (25) güvence altına alındı ve hukukun üstünlüğü (46) ile
herkesin hukuk önünde eşit (15, 16, 45) olduğu prensibi kabul edildi.
Maddeler arasında ülke savunması (37, 44, 45b), devletin bağımsızlığı (2), hisbe teşkilatı
(12, 13) ile savaş ve barışın bağlı olduğu şartlar (17, 18, 24, 38) da bulunmaktadır.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Medine Sözleşmesi’ne göre
▪ Burada söz edilen topluluk diğer bütün insanlardan ayrı bir mahiyettedir.
▪ İhtilaf çıktığında kanunların ve adaletin yegâne kaynağı olarak Allah, en yüksek hakem
olarak da Hz. Muhammed belirlenmiştir.
▪ Yahudilerin, Mekke müşriklerine veya onların iş birlikçilerine bir yardım ya da himaye
hakkı vermeleri yasaklanmıştır.
▪ Medine’ye düşman saldırısı hâlinde buna karşı çıkmak üzere bir Müslüman - Yahudi
ittifakı oluşturulacaktır.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
▪ Şehrin savunulması için girişileceksavaşların masrafları taraflarca karşılanacaktır.
▪ Medine, dışında yapılacak savaşlarda hiçbir topluluk diğerine yardımda bulunma
sorumluluğu altında olmayacaktır.
▪ Tarafların birbirine karşı hile ve vefasızlık yapmaları yasaklanmıştır.
▪ Müslümanların çıktıkları savaşlara Yahudilerin katılması, Hz. Peygamber’in izin ve rızasına
bağlıdır.
▪ Yahudiler, Müslümanlara düşman olan Mekkelilere eman hakkı vermeyeceklerdir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Medine’nin Sınırlarının Belirlenmesi (Harem)
✓ Hicretten sonra yapılan önemli işlerden biri de
Medine’nin sınırlarının belirlenmesidir.
✓ Bu husus Medine Sözleşmesi’ne de eklenmiş ve
Yesrib Vadisi harem bölgesi olarak ilan edilmiştir.
✓ Hz. Muhammed, sınırların işaretlenmesi görevini
Hazrec kabilesinden Kaʻb b. Malik’e vermişti.
✓ Belirlenen yerlere taşlar dikilerek Medine Devleti’nin
sınırları tespit edildi.
✓ Sınırları belirlenen Medine’ye Harem-i Resul
denildi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
İSLAM TARİHİ
Seriyye ve Gazve Dönemi
4 DKAB & ÖABT
Ders
Notları
Peygamberliğin Medine döneminde, Mekke müşrikleriyle ve diğer müşrik Arap kabileleriyle
ilişkiler genellikle mücadele ve savaş şeklinde geçmiştir.
Bunun nedenlerini şöylece sıralamak mümkündür.
▪ Mekkeli müşrikler, Müslümanlar Medine’ye hicretinden hicret edenlerin geride bıraktıkları
taşınır ve taşınmaz bütün mallarını açıkça gasp edip el koydular.
▪ Mekke’li, müşrikler, Medine’nin yerlileri olan Evs ve Hazreç kabilelerinden Hz.
Muhammed ve beraberinde ki Müslümanları Medine’den kovmaları konusunda tehdit
ettiler.
▪ Müşriklerin bu tehditlerinden sonra Hz. Muhammed önlem almaya karar verdi.
▪ Önlem olarak ilk düşünülen şey Kuzeyde Şam gölgesine giden kervanlara engel çıkarmaktı.
Böylece Mekkelilerin kervanlarına rahatsızlık verilmeye başlandı.
▪ Hz. Peygamber’in bizzat katılıp komuta ettiği askeri seferlere Gazve denilir.
▪ Bir Sahâbînin kumandası altında düznenlenen askerî seferlere Seriyye denilir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
.
Gazve ve
Seriyyeler
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Medine Dönemi İlk Askeri Olaylar Seriyyeler Hz. Hamza Seriyyesi – (623)
Râbiğ Seriyyesi - (623)
Gazveler Harrâr Seriyyesi - (623)
Batn-ı Nahle Seriyyesi (624)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
.
Ebva (Veddan) Gazvesi (624)
Buvât Gazvesi (624)
Safevan Gazvesi (624)
Zü’l-Üşeyr Gazvesi - (624)
1) Hz. Hamza Seriyyesi ( Sifu’l- Bahr - İs Seriyyesi ) – (1 / 623)
✓ Sîfülbahr, Medine'nin batısında Kızıldeniz sahilinde bir yerin adıdır. Bu bölge Kureyş
kabilesinin ticaret kervanlarının güzergâhında bulunuyordu.
✓ Resûl-i Ekrem, Medine’ye sığınan Müslümanları tehdit eden Mekke müşriklerinin ticaret
kervanlarını sıkıştırmaya başladı ve ilk defa burada ki Îs mevkiine Hamza b.
Abdülmuttalib kumandasında gönderdiği seriyye ile başladı.
✓ Hz. Peygamber, Hz. Hamza ile birlikte Sifülbahr’e otuz süvari göndermişti. Söz konusu
silahlı birlik Medine’nin batısında Kızıldeniz sahilinde bulunan Îs mevkiine gelince, Ebu
Cehil b. Hişam başkanlığında üç yüz süvari tarafından korunan Mekke kervanıyla
karşılaştı.
✓ Taraflar savaş düzeni aldıysa da, iki tarafın da müttefiki olan Mecdi b. Amr el-Cüheni’nin
girişimleriyle savaş yapmadan yurtlarına döndüler.
Mecdi b. Amr’ın barış girişimlerini öğrenen Hz. Peygamber, savaş çıkmamasından dolayı
memnuniyetini ifade ederek onun bu hareketini övmüş, Mecdi b. Amr’ın kabilesinden daha sonra
Medine’ye gelen kimselere hediyeler vererek ikramda bulunmuştur.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
2) Râbiğ Seriyyesi - (1/623)
✓ Mikdâd b. Amr müşriklerin ticarî veya askerî bir sefer hazırlığı içinde olduğunu Hz.
Peygamber’e bildirdi.
✓ Bunun üzerine Resûlullah, Medine’ye sığınan Müslümanları tehdit eden Kureyşliler’i
bundan vazgeçirmek ve Mekke müşriklerine ait ticaret kervanlarının Müslümanların
aleyhinde kullanılmasını engellemek üzere Ubeyde b. Hâris kumandasında bir müfrezeyi
Râbiğ’e sevk etti.
✓ Birlik, Râbiğ vadisinde Ahyâ adıyla anılan suyun yanında konakladı ve burada Kureyş
kervanıyla karşılaştı. 200 kişiden oluşan Kureyş kervanının başında Ebû Süfyân b. Harb
bulunuyordu.
✓ Her iki taraf birbirine ok atmakla yetindi, Müslüman birliğinin üç katı olan müşrikler
savaşa tutuşmayarak geri çekildi.
Miktad b. Amr, Mekke’de İslâm’ı ilk kabul edenlerdendir ve Habeşistan dönüşü
Medine’ye hicret imkânı bulamamıştır.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
3) Harrâr Seriyyesi [Sa‘d b. Ebû Vakkās Seriyyesi]- (1/623)
✓ Bir Kureyş kervanının Harrâr’dan geçeceğini öğrenen Hz. Peygamber, Sa‘d b. Ebû
Vakkās’ı yirmi veya yirmi bir muhacirden oluşan bir birliğin başında Harrâr’a gönderdi.
✓ Resûl-i Ekrem, seriyyenin beyaz sancağını Mikdâd b. Amr’a (Mikdâd b. Esved) teslim
etti.
✓ Yaya olarak yola çıkan birlik güvenlik sebebiyle gündüzleri gizlenip geceleri yürüdü; yola
çıkışının beşinci gününün sabahı Harrâr’a ulaştı.
✓ Kureyş kervanının buradan bir gün önce geçtiğini öğrenen Müslümanlar, Hz. Peygamber
kendilerine Harrâr’dan ileriye gitmemelerini özellikle tembih ettiği için kervanı takip
etmeyip Medine’ye döndüler.
Muhammed Hamîdullah, bu seferin düşmanın durumuna dair keşifte bulunmak veya
bölgede oturan kabilelerin Müslümanlarla iş birliği yapıp yapmayacaklarını anlamak amacıyla
düzenlenmiş olduğunu söyler.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
4) Ebva (Veddan) Gazvesi (2/624)
Ebvâ Gazvesi, Kureyş’e ait bir kervanın hedefine ulaşmasına mani olmak için düzenlendi.
Hz. Peygamber (a.s.) Ebvâ Gazvesi’nde yerine ensârdan Sa’d b. Ubâde b. Düleym el-Ensârî
el-Hazrecî’yi Medine’de vekil bıraktı.
Muhacirlerden oluşan yetmiş kişilik bir grupla Medine’den Ebvâ’ya kadar ilerleyen Hz.
Peygamber, Kureyşliler’le karşılaşmadığından herhangi bir savaş olmamıştır.
Bu gazve sırasında, gazve güzergâhında yaşayan Benî Damra kabilesi ile münasebet kuruldu,
kabilenin ileri gelenlerinden Mahşî b. Amr ed-Damrî ile karşılıklı saldırmazlık antlaşması
yapıldı ve bu bir yazıyla tevsik edildi.
Hz. Peygamber’in Kureyşli müşriklere karşı düzenlediği ilk gazve, yörede bulunan Veddan
köyüne izâfetle Veddân Gazvesi diye de anılır.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
5) Buvât Gazvesi (2 624)
✓ Hz. Peygamber, Ümeyye b. Halef el-Cumahî emrindeki 100 kişilik bir muhafız birliğinin
himayesinde 2500 deveden oluşan Kureyş kervanının Buvât’tan geçeceğini haber alınca,
bölgeye bir sefer düzenlemeye karar verdi.
✓ Sa‘d b. Muâz’ı (başka bir rivayette Sâib b. Osman b. Maz‘ûn’u) Medine’de yerine vekil
bırakıp 200 kişilik bir kuvvetle yola çıktı.
✓ Sefer sırasında Resûlullah’ın beyaz sancağını Sa‘d b. Ebû Vakkās taşıdı.
✓ Kervan bölgeden daha önce geçmiş olduğu için Müslümanlar düşmanla karşılaşmadan
Medine’ye döndüler.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
6) Safevan Gazvesi [Bedrü'l-ûlâ](2 / 624)
✓ Hz. Peygamber, Bu sefere Müslümanlara ait hayvan sürüleri rahatsız eden Kürz b. Câbir
el-Fihrî’yi takip etmek için düzenledi.
✓ Mekkeli müşrikler Kürz b. Câbir el-Fihrî kumandasındaki küçük bir birliği Medine’ye
yolladılar.
✓ Bu birlik şehrin güneyindeki Cemmâ otlağına kadar ilerleyerek deve ve sığırları sürüp
götürdü ve bazı Müslümanları öldürdü.
✓ Baskını haber alan Hz. Peygamber 623 senesinde Zeyd b. Hârise’yi Medine’de yerine
vekil bırakıp Kürz’ü takip etmek üzere harekete geçti ve Sefevân vadisine kadar ilerledi,
fakat onlara rastlamadı ve Medine’ye geri döndü.
Hz. Peygamber, 623’te Hz. Hamza, komutasında bir birliği, Ebû Cehil’in başkanlığındaki bir Kureyş
kervanını kontrol altında tutmak ve gerekirse baskın düzenlemek için Sîfülbahr’e gönderdi. Ancak seriyye
herhangi bir çatışma olmadan geri döndü.
Buna karşılık Mekkeli müşrikler Kürz b. Câbir el-Fihrî kumandasındaki küçük bir birliği Medine’ye
yolladılar. Dolayısyla Safevan Gazvesi, Sîfülbahr seriyyesinin devamı niteliğindedir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
7) Uşeyre (Zül‘uşeyre) Gazvesi (2 / 623)
✓ Medine’ye, Mekke’den bir Kureyş ticaret kafilesinin sahil yoluyla Suriye’ye gitmekte
olduğu haberi geldi. Hz. Muhammed, Ebû Süfyân idaresindeki Kureyş kervanının önünü
kesmek için düzenlendi.
✓ Mekke kervanı, Kureyşliler’in o dönemlerde Suriye’ye gönderdiği en önemli ve en zengin
ticaret kafilelerinden biriydi.
✓ Resûl-i Ekrem, Ebû Seleme el-Mahzûmî’yi vekil bırakarak 200 kişilik askerî birlikle
sefere çıktı. Sancağı amcası Hamza b. Abdülmuttalib’e verdi.
✓ Müslümanların sadece bir atı ve otuz devesi vardı, develere nöbetleşe biniyorlardı.
✓ Müslümanlar Uşeyre mevkiine gelince kimseye rastlamadılar ve kervanın buradan birkaç
gün önce geçtiği haberini aldılar.
✓ Hz. Peygamber, bölgede yaşayan Benî Müdlic ve müttefiki Benî Damre ile antlaşma
yaptıktan sonra Medine’ye döndü.
✓ Müdlic kabilesinin Resûlullah’ı ve yanındakileri misafir ettiği ve bol ikramlarda bulunduğu
rivayet edilmektedir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
8) Batn-ı Nahle Seriyyesi (2 / 624)
▪ Batn-ı Nahle Seriyyesi, Müslümanların ilk defa bir düşmanı öldürdüğü, onlardan esir alıp
ganimet ele geçirdiği seriyyedir.
▪ Nahle Seriyyesi veya Abdullah b. Cahş Seriyyesi diye de bilinir.
▪ Bu seriyyenin nereye ve ne maksatla gönderildiğini çok gizli tutmaya karar verdi ve bunun
için bazı tedbirler aldı.
▪ Hz. Peygamber, bir mektup yazdırarak Abdullah’a verdi ve kendisini seriyye kumandanı
tayin ettiğini bildirdi.
✓ Medine’nin doğu yönündeki Necid yolunu takip ederek iki gece yol aldıktan sonra
mektubu açmasını ve içindeki emri yerine getirmesini söyledi.
✓ Abdullah iki gece sonra Batn-ı Melel’deki İbn Dümeyra kuyusuna varınca mektubu
açtı ve arkadaşlarına okudu.
✓ Hz. Peygamber mektupta Tâif-Mekke arasındaki Batn-ı Nahle’ye kadar ilerlemelerini
ve orada güneyden gelecek Kureyş kervanını gözetlemelerini emrediyordu.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Abdullah aldığı emir gereğince Batn-ı Nahle’ye doğru ilerlemeye başladı. Batn-ı Nahle’ye
varan Abdullah ve arkadaşları orada beklemeye başladılar.
✓ Receb ayının son günü İbnü’l-Hadramî’nin başkanlığında Tâif’ten dönmekte olan bir
Kureyş kervanını farkettiler.
✓ Savaşın yasaklandığı haram ayların son gününde bulunmaları sebebiyle kervana hücum edip
etmemekte tereddüt gösterdiler.
✓ Bir gün sonra ise kervanın Mekke haremine gireceğini ve yeni bir yasağın başlayacağını,
dolayısıyla kervanın kurtulacağını düşündüler ve dört kişinin bulunduğu kervana saldırmaya
karar verdiler.
✓ Kervanın yöneticisi Amr b. Hadramî’yi öldürüp Osman b. Abdullah b. Mugīre ile
Hakem b. Keysân’ı esir aldılar ve kervana el koydular. Nevfel b. Abdullah ise kaçıp
kurtuldu.
✓ Abdullah ve komutasında ki askerler, Medine’ye geldiklerinde Hz. Peygamber iki esiri
hapsetmetti ama kendisine ayrılan ganimet hissesinden bir şey almadı ve haram ayda
savaştıkları için onları azarladı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Seriyye mensupları Hz. Peygamber’in ve Müslümanların kendilerini kınamalarına çok
üzüldüler.
✓ Bu seriyyeden bir süre sonra durumu aydınlatan âyetler nâzil oldu ve böylece seriyye
mensuplarının haklılığı ve Allah tarafından bağışlandığı kesinlik kazanınca Hz. Peygamber
kendisine ayrılan ganimeti aldı.
﴾217﴿ Sana haram ayı, onda savaşmayı soruyorlar. De ki: Onda savaşmak büyük günahtır.
Allah’ın yolundan menetmek ve O’nu inkâr etmek, Mescid-i Harâm’dan (insanları)
engellemek, halkını oradan çıkarıp sürmek ise Allah katında daha büyük günahtır. Fitne de
öldürmekten daha ağırdır. Güçleri yeterse sizi dininizden çevirinceye kadar durmadan sizinle
savaşırlar. İçinizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, dünyada ve âhirette amelleri
boşa gidenler işte bunlardır. Cehennemin dostları da bunlardır ve orada onlar devamlı
kalıcıdırlar.
﴾218﴿ İman edenler, hicret eden ve Allah yolunda savaşanlar; şüphesiz işte bunlar Allah’ın
rahmetini umarlar. Allah çok yarlığayıcıdır, sonsuz rahmet sahibidir. (Bakara Suresi)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Bedir Gazvesi (17 Ramazan h. 2 - 624)
✓ Hicretin 2. yılında Kureyşliler, büyük bir kervan hazırlayıp Ebû Süfyan'ın idaresinde
Suriye'ye göndermişlerdi.
✓ Hz. Peygamber kervanın geçtiğini haber
alınca sahâbîleri topladı, kervandaki
malların çokluğunu, buna karşılık
muhafız sayısının azlığını anlatarak bu
kervanı Mekke'ye dönerken uğrayacağı
Bedir'de ele geçirebileceklerini söyledi.
✓ Kendilerini sefere davet etti.
müşriklerle savaş da
Gerektiğinde
yapılacaktı.
✓ Hem Ensar, hem de Muhâcirler bu
sefere iştirak edeceklerini açıkladılar.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Hz. Peygamber Medine'den çıkmadan on gün önce Talha b. Ubeydullah ve Said b.
Zeyd'i kervan hakkında bilgi toplamak için Suriye yoluna gönderdi. [Bu iki sahâbî
Medine'ye Bedir savaşı esnasında ulaşabildiler]
✓ Hz. Peygamber, kervanın Suriye’den dönüş haberini öğrenince, 9 Mart 624’te [12
Ramazan 2] Medine'den hareket etti.
✓ Hz. Peygamber, yaşı küçük olan sahabileri yoldan geri çevirdi.
✓ Müslüman askerlerin sayısı, 74’ü Muhacir ve 231’i Ensar’dan olmak üzere toplam 305
idi.
✓ Ebû Süfyan, Suriye'den ayrıldıktan sonra Kureyş'ten yardım istemek üzere Damdam b.
Amr adlı şahsı kiralayarak Mekke'ye gönderdi.
✓ Ebû Süfyan, Müslümanların saldırısından korktuğu için Bedir Kuyularına uğramadan,
daha az kullanılan Kızıl Deniz kıyısından sâhil yolunu takip ederek Mekke'ye doğru yola
devam etti.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Ebû Süfyan'ın yardım isteğinin Mekke'ye ulaşması üzerine Kureyş kabilesinin hemen
bütün kollarından 1.000 kişilik bir ordu hazırlandı. Orduda 700 deve, 100 de zırhlı süvari
vardı. Müşrik ordusu Ebû Cehil'in kumandasında Mekke'den yola çıktı.
✓ Ebû Süfyan Cuhfe'den bir haberci göndererek kervanın kurtulduğunu bildirdi ve ordunun
geri dönmesini istedi.
✓ Ebû Süfyan'dan gelen haber üzerine ordunun içinden bazıları, kervanın kurtulduğunu ve
savaşa gerek kalmadığını söyleyerek geri döndüler.
✓ Buna rağmen Kureyşliler hazırladıkları ordunun büyüklüğünü ve gücünü göstermek ve bir
daha böyle bir duruma düşmemek için yola devam ettiler. Kureyşliler aynı zamanda
Nahle'de öldürülen Amr b. Hadramî'nin intikamını da almak istiyorlardı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Bedir yakınında ordusuyla konaklayan Hz. Peygamber, kervan hakkında bilgi toplamak
üzere Hz. Ali, Zübeyr b. Avvam, Sa'd b. Ebû Vakkâs ve Besbes b. Amr'ı Bedir kuyularına
gönderdi.
✓ Hz. Peygamber, Bedir'de savaşmaya karar vermeden önce, ashabın görüşlerini öğrenmek
istedi. Muhacirlerden Hz. Ömer, Kureyş ordusunun karşılanması yönünde görüş beyan etti.
Ensardan Sa'd b. Muaz, düşmana karşı koymaktan çekinmeyeceklerini belirtti.
✓ İslâm ordusu kuyulara müşriklerden daha önce ulaştı. Peygamberimiz başlangıçta düşmana
da en uzak olan kuyunun çevresine yerleşti.
✓ Hubâb b. Münzir buraya yerleşilmesini uygun bulmadı ve Hz. Peygamber'e bu kararının
vahye dayanıp dayanmadığını sordu. Peygamberimiz bunun kendi görüşü olduğunu
söyleyince düşmana en yakın kuyunun yanına yerleşilmesini ve diğer kuyuların
kapatılmasını teklif etti.
✓ Hz. Peygamber bu görüşü uygun buldu ve Hubâb'ın işaret ettiği kuyunun çevresine
yerleşerek diğer kuyuları kumla kapattırdı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Hz. Peygamber düşman ordusu geldikten sonra ve savaşmadan önce Hz. Ömer'i müşrik
ordusuna göndererek savaş yapılmamasını teklif etti. Müşrik ordusunda yer alan Hakîm b.
Hizâm, bu teklifin kabul edilmesini istedi; ancak Ebû Cehil bunu kabul etmeyip savaşmakta
ısrar etti.
✓ Arap geleneğine göre savaş Mübareze (teke tek vuruşma) şeklinde başladı. Müşrik
ordusundan Esved b. Abdülesed, İslâm ordusundan da Hz. Hamza ortaya çıkıp döğüştüler.
✓ Bunun üzerine Kureyşlilerden Utbe b. Rebîa, kardeşi Şeybe ve Velîd b. Utbe ortaya
atıldılar.
✓ Bunların karşısına ensardan üç kişi çıktı. Fakat müşrikler kendilerine denk kabul etmedikleri
için onlarla vuruşmayacaklarını, karşılarına kendilerine denk kimselerin çıkmasını istediler.
✓ Bunun üzerine Hz. Peygamber'in emriyle Hz. Hamza, Hz. Ali ve Ubeyde b. Hâris
meydana çıktı. [Mübarezede, üç müşrikte öldürüldü]
✓ Teke tek vuruşmalardan sonra başlayan ve dört veya beş saat süren savaş, ikindiye doğru
İslâm ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Savaşta müşrik ordusundan başta Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef, Utbe b. Rabîa, Şeybe b.
Rabîa ve Ebû Süfyan'ın oğlu Hanzala gibi ileri gelen İslâm düşmanları olmak üzere
toplam 70 kişi öldü, bir o kadar sayıda asker de esir alındı.
✓ Müslümanlar, altısı muhâcirlerden, sekizi de ensardan olmak üzere toplam 14 şehit
verdiler. Hz. Peygamber şehitlerin cenaze namazını kılarak onları defnettirdi. Müşrik
ölülerini de gömdürdü.
✓ Hz. Peygamber her şeyden önce esirlere iyi davranılmasını emretmiştir. Onlardan sadece
ikisini, Ukbe b. Ebû Muayt ile Nadr b. Hâris'i, vaktiyle kendisine ve Müslümanlara
yaptıkları ağır işkencelere karşılık olarak ölüme mahkûm etmiştir.
✓ Bazı esirlerin karşılıksız olarak, okur-yazar olanların ise on Müslümana okuma yazma
öğretmeleri şartıyla serbest bırakılmalarına karar verilmiştir.
✓ Mekke’de Ebû Cehil'in yerine Ebû Süfyan'ı başkanlığa getirildi.
✓ Kur’ân-ı Kerim'de “Ehl-i Bedir”den övgü ile söz edilmiştir. [Âli İmran 13]
(Bedir’de) karşı karşıya gelen şu iki grupta sizin için büyük bir ibret vardır: Biri Allah yolunda çarpışan
(mümin) grup, diğeri ise gözleriyle bunları kendilerinin iki misli imiş gibi gören kâfir grup. Allah dilediğini
yardımıyla destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır. [Âli İmran, 13]
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Benî Kaynukâ Gazvesi (2 / 624)
✓ Hz. Peygamber Medine'de Yahûdîlerle anlaşmalar yapmış, onlarla barış içinde yaşamak
istemişti. Çok geçmeden kuyumculukla yaşamlarını sürdüren ve Yahûdîlerin en cesuru
sayılan Kaynukâ Yahudileri, bu antlaşmaya aykırı hareket etmeye başladılar.
✓ Bedir savaşından sonra kin ve hasetlerini açığa vurdular. Kaynukâ çarşısında bir yahudinin
ticaretle meşgul olan Müslüman bir kadına saldırısı, sabırları taşırdı. Kaynukâ Yahudileri;
"Sen bizi, savaş bilmeyen Mekkeliler mi sanıyorsun? Biz savaşa hazırız..." diye Hz.
Peygamber’e meydan okudular.
✓ İslâm ordusu, Hicretin ikinci yılı Şevval ayı ortalarında Benî Kaynukâ'yı muhasara etti.
Kuşatma 15 gün sürdü.
✓ Kaynukâ oğulları diğer Yahûdî kabîleleri ve münâfıklardan bekledikleri yardımı
göremeyince, teslim olmaya mecbûr oldular (Şevval 2/Nisan 624).
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Antlaşmayı bozdukları, vatana ihânet ettikleri için ciddi bir ceza gerekiyordu. Kaynukâ
oğullarınin daha önce Hazrec kabîlesi ile antlaşması vardı.
✓ Hazrec kabîlesinden, münâfıkların başı Abdullah b. Übeyy, bunu ileri sürerek onların affını
istedi. Rasûlullah, onların Medine'den çıkarılmalarını emretti ve bu konuda Ubâde b.
Sâmit’i görevlendirdi.
✓ Böylece, 700 kişiden ibâret Kaynukâ Yahûdîleri, Medine'den Suriye tarafına sürüldüler.
Ele geçen ganimet malları konusunda ise Muhammed b. Mesleme görevlendirildi.
✓ Ganimetlerin beşte biri devlet hazinesine (Beytü'l-mâl) ayrıldı. Geri kalanı gazilere
paylaştırıldı. Kaynukâlı’ların toprakları da, topraksız Müslümanlara verildi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Sevîk Gazvesi (2 / 624)
✓ Bedir Savaşı, bölgesinden kervanın başında Mekke'ye ulaşan Ebû Süfyan, Bedir’de
yenilen Kureyş ordusu şehre döndüğü zaman yakınlarının öldürüldüğünü öğrenince Hz.
Muhammed'le savaşıncaya ve öldürülen yakınlarının intikamını almaya yemin etti.
✓ Bedir Gazvesi'nden iki buçuk ay kadar sonra iki yüz kişilik silahlı bir birlikle Medine'ye
hareket etti.
✓ Gece Nadîr oğulları Yahudilerinden Sellâm b. Mişkem'e gitti. Medine’nin dış
mahallelerine saldırdı. Bir bahçede çalışan iki Müslümanı öldürdü. Ve bahçeyi de ateşe
vererek kaçtı.
✓ Hz. Peygamber olayı öğrenir öğrenmez otuz süvari ve yüz yirmi yayadan oluşan bir askerî
birlikle Ebû Süfyan'ın peşine düştü. Ancak düşman birliği Müslümanlarla savaşı göze
alamayarak kaçtı
✓ Ebû Süfyan bu sefere çıkarken yanına erzak olarak torbalara doldurulmuş kavrulmuş un
(kavut/sevîk) almıştı. Kaçarken ağırlık yapmasın diye torbalardan bir kısmını attı.
✓ Kavrulmuş una nisbetle bu sefere "Sevîk Gazvesi" denildi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Karkaratü’l-küdr Gazvesi – (2 / 624)
✓ Benî Süleym ve Benî Gatafân kabilelerine ait kuvvetlerin Karkara mevkiindeki Küdr
suyunun başında toplanmakta oldukları ve Medeni’ye saldırı planladıkları haberi alındı.
✓ Alınan bu haber üzerine Hz. Peygamber, Medine’de yerine İbn Ümmü Mektûm’u
bırakarak 200 kişilik bir kuvvetle yola çıktı; bu seferde yanına beyaz renkli sancağını almış
ve onu Hz. Ali’ye vermişti.
✓ Küdr Suyu’na varıldığında orada hiç kimsenin bulunmadığı görüldü ve Resûl-i Ekrem,
adamlarından bazılarını keşif için vadinin üst tarafına yollayarak kendisi iç bölgeye doğru
ilerledi.
✓ Yolda karşılaşılan Yesâr adlı bir çoban sorguya çekildi; fakat işe yarar bir bilgi elde
edilemedi.
✓ Çoban, Benî Süleym ve Benî Gatafân’a ait 500 deveyi beş gün boyunca suya
indirmemekle görevliydi ve Müslümanların gelişini duyan düşmanın dağıldığı
anlaşılıyordu.
✓ Üç gece bekledikten sonra develer ganimet olarak alınıp Medine’ye doğru hareket edildi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Zû-emer Gazvesi (Ben-i Gatafan) (3 / 624)
✓ Gatafânlılar, Câhiliye devrinde putperest olup Nahle’de bulunan Uzzâ’ya tapıyorlardı.
Putun üzerine bir bina yaparak tapınak haline getirmişlerdi. Gatafânlılar’ın Bussâ adlı bir
mâbedleri daha vardı.
✓ Gatafânlılar’ın büyük kısmı uzun süre İslâm’a yaklaşmamış ve Müslümanlara düşmanlık
etmiştir.
✓ Gatafân’ın Muhârib ve Sa‘lebe kollarının Zûemer’de toplanıp Medine çevresini
yağmalamaya hazırlandıklarını öğrenen Hz. Peygamber üzerlerine bir sefer düzenledi.
✓ Sefer sırasında kabile reislerinden Dü‘sûr b. Hâris, yağmurda ıslanan elbisesini kurutmakla
meşgul olan Resûl-i Ekrem’in yanına gizlice yaklaşarak onu öldürmek istemiş, fakat
onunla yüz yüze gelince sarsılmış, kılıcı elinden düşmüş, bunun üzerine Müslüman
olmuştur.
625 yılında, Benî Nadîr Gazvesi’nden sonra Necid bölgesindeki Gatafânlılar’ın
Müslümanlarla çarpışmak üzere toplandıklarını haber alan Hz. Peygamber onlara karşı bir
gazve tertipledi (Zâtü’r-rikā‘ gazvesi).
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Bahrân Gazvesi - (3 / 624)
✓ Hz. Peygamber, Hicaz bölgesinin maden havzası olan ve Medine’ye 200 kilometrelik bir
mesafede bulunan Bahran bölgesindeki Süleymoğulları’nın (Benî Süleym) Müslümanlara
karşı asker topladıklarını haber aldı.
✓ Medine’de yerine İbn Ümmü Mektûm’u vekil bırakarak 300 kişilik bir kuvvetle
Bahran’a doğru yola çıktı. Bunu haber alan Süleymoğulları çevreye dağılıp kaçtılar.
✓ Bölgede bir süre kalan Hz. Peygamber, karşısında herhangi bir kuvvet göremeyince on
gün süren bu seferden sonra tekrar Medine’ye döndü. Seferin iki ay sürdüğüne dair
rivayetler de vardır.
Bazı kaynaklar Bahrân Gazvesinin Kureyş’e karşı, bazıları da hem Kureyş hem de Benî
Süleym’e karşı yapıldığını belirtirler.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Karede Seriyyesi (3 / 624)
✓ Hz. Peygamber, Medine’ye hicret etmesinin ardından bölgede
kontrol ve hâkimiyeti sağlamış, Bedir zaferinden sonra Suriye
yolunu Mekkeliler’e hemen hemen kapatmıştı.
✓ Büyük ölçüde Suriye civarına gönderdikleri ticarî kervanlarla
geçimlerini sağlayan Kureyş müşrikleri, Kızıldeniz sahil yolunu
kullanmaktan korktukuyorlardı.
✓ Mekke’li müşrikler, güvenilir yeni bir yol arayışıyla Necid
Bölgesi ve Irak üzerinden Suriye’ye ulaşan yolu kullanmayı
kararlaştırdılar.
✓ Hz. Peygamber, bir Kureyş kervanının ilk defa Necid-Irak
güzergâhından Suriye’ye doğru hareket ettiğini öğrendi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Birçok zengin tâcirin katıldığı kervan Safvân b. Ümeyye’nin başkanlığında yola çıktı.
✓ Kureyş eşrafından Ebû Süfyân, Huveytıb b. Abdüluzzâ, Abdullah b. Ebû Rebîa ve Hz.
Peygamber’in damadı Ebü’l-Âs da kervanda bulunuyordu.
✓ Bu hazırlıklar sırasında Mekke’de bulunan Eşca‘ kabilesi reislerinden Nuaym b. Mes‘ûd,
Medine’de misafir olduğu bir Yahudi'nin evinde içki içtikten sonra Kureyş kervanı
hakkında bildiklerini anlattı.
✓ Orada bulunan bir sahâbî duyduklarını Hz. Peygamber’e aktardı.
✓ Seriyyenin başına kumandan tayin edilen Zeyd b. Hârise, Medine’den ayrılarak kervanın
geçeceği Necid istikametine yöneldi, Rebeze ile Gamre arasında kalan Karede suyu
civarında Kureyş kervanını pusuya düşürdü.
✓ Kervan bütün mallarıyla birlikte Medine’ye götürüldü. Ganimetin 20.000 veya 25.000
dirhemi bulan beşte birlik kısmı beytülmâle ayrıldıktan sonra kalanı seriyyede bulunan
sahâbîler arasında taksim edildi.
✓ Esir alınan kılavuz Furât b. Hayyân Müslüman olduğunu söyleyince Hz. Peygamber
tarafından serbest bırakıldı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Uhud Gazvesi - (3/625)
✓ Bedir’de Müslümanların hücumundan kurtulan Ebû Süfyân idaresindeki kervan Mekke’ye
ulaşınca mal sahipleri bütün kârlarını savaş için harcamaya karar verdiler.
✓ Amr b. Âs ve şair Ebû Azze el-
Cumahî’nin de aralarında
bulunduğu dört kişilik bir heyet
Mekke çevresindeki kabilelerden
asker toplamak amacıyla Ebu
Süfyan tarafından görevlendirildi.
✓ Hz. Peygamber’in amcası Abbas bu
hazırlıkları Mekke’den Gıfâr
kabilesine mensup bir bedevi
aracılığıyla Resûl-i Ekrem’e
ulaştırdı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Hz. Peygamber görevlendirdiği Enes b. Fedâle, kardeşi Müennis ve Hubâb b. Münzir
gibi sahâbîler vasıtasıyla Medine’ye doğru ilerlemekte olan müşrik ordusunun durumu,
asker sayısı ve konak yerlerine dair bilgi edindi.
✓ Resûlullah düşmana nasıl karşılık verileceği hususunda sahâbîlerle istişare etti. Kendisi
Medine’de kalınmasını, kadınların ve çocukların kalelere yerleştirilerek savunma savaşı
yapılmasını tercih ettiğini belirtti.
✓ Özellikle Bedir Gazvesi’ne katılamayan gençler düşmanla şehir dışında savaşılmasında ısrar
ettiler.
✓ Hz. Peygamber cuma namazının ardından bir konuşma yaparak sabırlı oldukları takdirde
zafer elde edeceklerini ifade etti.
✓ Resûlullah, Medine’de Abdullah b. Ümmü Mektûm’u vekil bırakarak ikisi atlı, 100’ü
zırhlı 1000 kişilik bir kuvvetle yola çıktı. Şeyhayn mevkiinde orduyu teftiş etti ve yaşı küçük
olanları geri çevirdi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Hz. Peygamber sayısı 700’e düşen orduyu savaş düzenine koydu ve en büyük sancağı
Mus‘ab b. Umeyr’e verdi. Ordunun sağ ve sol kanatlarına, öndekilere ve arkadakilere
kumandanlar tayin etti. Ardından cihadın önemi hakkında bir konuşma yaptı.
✓ Düşmanın cephe gerisinden saldırıp İslâm ordusunu arkadan vurmasını önlemek için
Abdullah b. Cübeyr kumandasındaki elli okçuyu Uhud Dağının karşısında, ordusunun sol
tarafında kalan, daha sonra Cebelü’r-Rumât (okçular tepesi) diye adlandırılan Ayneyn
Tepesine yerleştirdi.
✓ Okçulara, galip gelinse bile ikinci bir emre kadar kesinlikle yerlerinden ayrılmamalarını,
düşman ordusunun arkadan saldırması halinde ok atarak onları geri püskürtmelerini emretti.
✓ Müşrik ordusunun bayraktarlığını Abdüddâroğulları yapmaktaydı ve aralarında 100 okçu
vardı. Ebû Süfyân’ın yanında karısı Hind ve iki put da bulunmaktaydı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Savaş mübâreze ile başladı. Kureyş ordusundan ileri atılan ordu sancaktarı Talha b. Ebû
Talha’yı Hz. Ali, Talha’nın ardından meydana çıkan kardeşi Osman’ı da Hamza öldürdü.
✓ Müslüman askerler, düşmanı savaş alanından uzaklaşıncaya kadar kovaladıktan sonra kesin
galibiyet kazanıldığı düşüncesiyle ganimet toplamaya başladılar.
✓ Bu sırada Müslümanları arkadan vurmak için fırsat kollayan Hâlid b. Velîd harekete geçti.
Yerlerinden ayrılmayan ve kendisini durdurmaya çalışan Abdullah b. Cübeyr ile on
arkadaşını şehid ettikten sonra Ayneyn tepesinin doğusundan ilerleyerek İslâm ordusunun
arkasına sarkan Hâlid b. Velîd ganimet toplamakla uğraşan müslüman askerler üzerine âni
bir baskın yaptı.
✓ Bunu gören Kureyş ordusu da geri dönüp saldırıya geçti. İki kuvvet arasında kalan
Müslümanlar paniğe kapıldı. Bir kısmı silâhlarını bırakmış ve saflar bozulmuştu.
✓ Tekrar silâha sarılıp çarpışmaya başladıkları sırada Hz. Hamza, Vahşî b. Harb tarafından
şehid edildi.
✓ İbn Kamîe, Hz. Peygamber’in yanına kadar sokulup bir kılıç darbesiyle onu yüzünden
yaraladı
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]