✓ Hz. Peygamber, etrafında sahâbîler olduğu halde Uhud kayalıklarına çekildi. Bu sırada Ebû
Süfyân ve arkadaşları kayalıklara doğru ilerlemeye kalkıştılarsa da müslümanlar attıkları
taşlarla düşmanları uzaklaştırmayı başardılar.
✓ Savaşın ardından Ebû Süfyân, “Gelecek yıl sizinle Bedir’de buluşalım ve savaşalım” diye
meydan okuyunca Hz. Peygamber’in emriyle Hz. Ömer, “Olur, inşallah!” dedi.
✓ Bir yıl sonra Resûl-i Ekrem ashabıyla Bedir’e gelerek bir hafta boyunca Mekkeliler’i
beklemiş, ancak Ebû Süfyân ve ordusu savaş yerine gelme cesareti gösterememiştir
(Bedrü’l-Mev‘id)
✓ Uhud Gazvesi’nde Müslümanlar 70 şehid vermiş, Hanzale b. Ebû Âmir dışındaki
şehidlerin hepsine işkence yapılmış, organları kesilmiştir.
✓ Hz. Peygamber, Uhud şehidlerinin defninden sonra sahâbîlerle birlikte Medine’ye döndü
ve akşam namazını burada kıldı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Kur’ân-ı Kerîm’de özellikle Âl-i İmrân ve Enfâl sûrelerinde Uhud Gazvesi hakkında birçok
âyet yer almaktadır.
Bu âyetlerde şu hususlar vurgulanmaktadır.
▪ Müşriklerin mallarını insanları Allah yolundan saptırmak için harcadıkları (el-Enfâl 8/36)
▪ O zaman sizden iki bölük, Allah onların velîsi olduğu halde bozulup çekilmeye yüz
tutmuştu; müminler yalnız Allah’a güvensinler. (Âl-i İmrân 3/122)
▪ Müslümanların gevşeklik göstermemesi ve üzüntüye kapılmaması gerektiği, çünkü
inananların üstün geleceği (Âl-i İmrân 3/139)
▪ Müslümanların acıya uğradığı, buna karşılık düşmanlarının da benzer bir acıya mâruz
kaldığı, bu şekilde Allah’ın günlerinin insanlar arasında döndürüp durduğu (Âl-i İmrân
3/140)
▪ Hz. Muhammed’in ancak bir peygamber olduğu ve ondan önce de birçok peygamberin gelip
geçtiği, onun ölmesi veya öldürülmesi durumunda Müslümanların bunu sabırla karşılayıp
dinlerinde sebat etmeleri gerektiği (Âl-i İmrân 3/144)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
▪ Uhud’da başlarına gelen musibetin kendi kusurlarından kaynaklandığı (Âl-i İmrân 3/165),
▪ Uhud’da başlarına gelen musibetin de kimin mümin kimin münafık olduğunun anlaşılması
bakımından Allah’ın izniyle gerçekleştiği (Âl-i İmrân 3/166-167),
▪ Allah yolunda öldürülenlerin “ölü” değil “diri” oldukları Allah’ın büyük nimetlerine ulaşmış
olmanın sevincini yaşadıkları (Âl-i İmrân 3/169-170)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Hamrâü’l-Esed Gazvesi (3 / 625)
✓ Müslümanlar Uhud Gazvesi’nden sonra şehidlerini defnedip aynı gün Medine’ye
dönmüşler; ensarın ileri gelenleri, düşmanın Medine’ye âni bir baskın düzenlemesi
ihtimaline karşı yaralı olan Hz. Peygamber’in kapısında nöbet tutmaya başlamışlardı.
✓ Abdullah b. Amr b. Avf el-Müzenî, Kureyş ordusunun Medine’ye baskın düzenlemeyi
planladığını haber verdi.
✓ Hz Peygamber, Medine’de yerine İbn Ümmü Mektûm’u vekil bırakarak sefere çıktı. Benî
Sehm kabilesinden Süfyân b. Hâlid’in oğulları Selît ve Nu‘mân ile Eslem kabilesinden bir
sahâbîyi de gözcü olarak ileri gönderdi, bu grup Hamraulesed’e ulaştı. Ancak burada
konaklayıp Medine’ye baskın düzenlemeyi planlayan Kureyşliler tarafından şehid edildiler.
✓ Kureyşliler de Müslümanların kendilerini takip ettiğini anlayınca Mekke’ye dönmeye karar
verdiler. Ordusu ile Hamrâülesed’e kadar giden Hz. Peygamber şehid sahâbîleri
defnettikten sonra burada konakladı.
Hz. Peygamber, Hamrâülesed’de bulundukları beş gün boyunca Müslümanların sayısını
kalabalık göstermek ve düşmanın kalbine korku salmak için geceleri ateş yaktırdı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Resûl-i Ekrem, Hamrâülesed Gazvesi esnasında Emevîler’den Muâviye b. Mugīre ile
Cumahoğulları’ndan şair Ebû Azze’yi öldürtmüştür.
✓ Uhud Gazvesi’nde Hz. Hamza’ya işkence yapanlar arasında bulunan Muâviye b. Mugīre
Kureyş ordusundan ayrı düşmüş ve Medine’ye giderek aynı kabileye mensup olan Hz.
Osman’ın evine sığınmıştı.
✓ Hz. Osman’ın başvurması üzerine Resûlullah üç gün içinde Medine’yi terk etmesi şartıyla
Muâviye’ye eman vermiş, aksi takdirde öldürüleceğini bildirmişti.
✓ Ancak Muâviye, Hz. Peygamber’in faaliyetleri hakkında Mekke müşriklerine bilgi
ulaştırmak amacıyla Medine’yi terketmemişti.
✓ Bunun üzerine Hz. Peygamber’in görevlendirdiği Ammâr b. Yâsir ile Zeyd b. Hârise
tarafından yakalanarak öldürüldü.
Bunca yara aldıktan sonra yine Allah’ın ve peygamberin çağrısına koşanlar var ya işte onlardan bu güzel
davranışta bulunan ve karşı gelmekten sakınanlar için de büyük mükâfat vardır.
Birtakım insanlar onlara, “İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun” dediler de bu, onların
imanlarını arttırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” diye cevap verdiler. [Âli İmran, 172-173]
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Katan Seriyyesi – (3 / 625)
✓ Esedoğulları reislerinden Tuleyha b. Huveylid ve kardeşi Seleme, Uhud Gazvesi’nin
hemen ardından Medine’ye baskın için asker toplamaya başlamışlardı.
✓ Hz Peygamber, durumdan haberdar olunca, bir seriyye hazırladı. Kumandan olarak Ebû
Seleme el-Mahzûmî’yi tayin etti ve Esedoğulları harekete geçmeden önce onların
yurtlarına ulaşmasını ve âni bir baskın yapmasını emretti.
✓ Ebû Seleme, Esedoğulları’nın su kaynağının yanında otlamakta olan sürülerini ele geçirdi,
karşı koymak isteyen üç çobanı esir aldı. Kaçmayı başaran diğer çobanlar kabilelerine
giderek Müslümanların çok kalabalık bir kuvvetle geldiğini haber verdiler.
✓ Bunun üzerine korkuya kapılan Esedoğulları çatışmayı göze alamayıp dağıldılar.
✓ Hareketine devam eden Ebû Seleme sabaha karşı onların yurdunu kuşattı. Bu sırada iki taraf
arasında çıkan çatışma çok kısa sürdü.
✓ Çatışmalar sonucunda bir müşrik öldürüldü, bir sahâbî de şehid oldu. Müslümanlara karşı
dayanamayacaklarını anlayan Esedoğulları geri çekildiler.
Tuleyha b. Huveylid, Resûl-i Ekrem’in sağlığında peygamberlik iddiasında bulunanlardan birisidir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Bi’ri Maûne Olayı– (4 / 625)
✓ Âmir b. Sa‘saa kabilesi reisi Ebû Berâ Âmir b. Mâlik Medine’ye gelerek Hz.
Peygamber’i ziyaret etti ve ondan İslâmiyet hakkında bilgi aldı.
✓ Hz. Peygamber’den kabilesine İslâm’ı anlatacak bazı kimseleri göndermesini rica etti. [İbn
Malik Müslüman olmamıştır.]
✓ Ebû Berâ, gönderilecek olan İslam davetçilerinin emniyetini garanti etti
✓ Resûl-i Ekrem bir müddet sonra, çoğu ensara mensup olan, İslâmiyet’i ve Kur’ân-ı
Kerîm’i iyi bilen ve ehl-i Suffe’den olan yetmiş kurrâyı adı geçen kabile halkına
gönderdi. Bu heyete Münzir b. Amr el-Hazrecî’yi başkan tayin etti.
✓ Yola çıkan heyet bir süre sonra Bi’rimaûne denilen yerde konakladı.
✓ Harâm b. Milhân adlı sahâbî Hz. Peygamber’in mektubunu Âmir b. Sa‘saa kabilesinin
reisine götürmekle görevlendirildi.
✓ Bu sırada heyeti davet eden Ebû Berâ’nın öldüğüne dair bir bilgi dolaşmaya başladı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Harâm b. Milhân, Hz. Peygamber’in mektubunu Ebû Berâ’nın yeğeni Âmir b. Tufeyl’e
verdi ve yanındakileri İslâm’a davet etti.
✓ Âmir b. Tufeyl, konuşmakta olan elçiyi arkadan mızrakla öldürttü.
✓ Daha sonra kabile halkını Bi’rimaûne’de bulunan İslâm heyetine saldırmak üzere tahrik
etti.
✓ Ancak halk Âmir b. Tufeyl’in saldırı teklifini reddetti.
✓ Bunun üzerine Âmir b. Tufeyl, Benî Süleym kabilesinin Ri‘l, Zekvân ve Usayye kollarına
Bi’rimaûne’de bulunan İslâm heyetine saldırmak üzere başvurdu.
✓ Kısa sürede bu ailelerden toplanan silahlı gruplar, Bi’rimaûne’de beklemekte olan ve
gelişmelerden habersiz bulunan Müslümanlara saldırdılar ve çoğunu şehid ettiler.
Öldüğü sanılıp bırakılan Kâ‘b b. Zeyd en-Neccârî ile olay sırasında kafilenin develerini
otlatmakta olan Münzir b. Muhammed ve Amr b. Ümeyye ed-Damrî bu saldırıdan
kurtuldular.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Münzir b. Muhammed müşriklere saldırdı ve o da şehid edildi.
✓ Esir alınan Amr b. Ümeyye serbest bırakıldı. [Adağın yerine getirilmesi için]
✓ Hadiseyi öğrenerek ashabına haber veren Hz. Peygamber, hiçbir felâket karşısında
hissetmediği derecede bir üzüntü duymuş, otuz veya kırk gün süreyle sabah namazlarında
Bi’rimaûne faciasına yol açan kabilelere beddua etmiştir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Reci’ Olayı– (4 / 625)
Reci’ Olayının Arka Planı
Uhud Gazvesinden sonra Benî Lihyân kabilesinin reisi Hâlid b. Süfyân, Medine’ye saldırı hazırlığına
girişerek komşu kabilelerden asker toplamaya başladı.
Durumu öğrenen Hz. Peygamber, Hâlid b. Süfyân’ı ortadan kaldırması için Abdullah b. Üneys el-Cühenî’yi
görevlendirdi.
Abdullah, Hâlid’i Urene Vadisinde pusuya düşürüp öldürdü, böylece Medine’ye saldırı tehdidi ortadan kalktı.
✓ Benî Lihyân kabilesi mensupları reisleri Hâlid b. Süfyân’ın, İntikamını almak istiyorlardı.
✓ Kabilenin bazı mensupları akrabaları olan Adal ve Kāre kabilelerine giderek onlarla birlikte
bir plan hazırladılar.
✓ Hazırlanan bu plana göre, Adal ve Kāre kabileleri, Resûl-i Ekrem’e bir heyet yollayıp
kendilerine İslâm’ı öğretecek kimselerin gönderilmesini isteyecekler, gönderilen bu
Müslüman davetçilerin bir kısmını öldüreceklerdi, bir kısmı da Mekkeli müşriklere
satacaklardı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Adal ve Kāre’den altı yedi kişilik bir heyet Medine’ye gelerek Resûlullah’tan kendilerine
İslam’ı öğretecek davetçiler göndermesini istediler.
✓ Hz. Peygamber, Âsım b. Sâbit’in [ Bazı kaynaklarda Mersed b. Ebû Mersed’in ismi
geçer ] başkanlığında on kişilik bir heyeti onlarla birlikte gönderdi.
✓ Âsım b. Sâbit, liderliğinde ki davetçi heyeti Recî‘ suyu yanında konakladığında
Lihyânoğulları’ndan 100 kişilik bir birlik tarafından kuşatıldı.
✓ Müşrikler bunlara teslim oldukları takdirde kendilerine bir zarar vermeyeceklerini,
Mekkeliler’den fidye almak için böyle davrandıklarını söylediler.
✓ Ancak onlar bu teklifi kabul etmeyip çarpışmaya girdiler. Mersed, Âsım, Hâlid ve Muattib
şehid olunca Hubeyb, Zeyd ve Abdullah öldürülmeyeceklerine dair söz aldıktan sonra
çıktıkları tepeden inerek teslim oldular.
✓ Bu üç sahâbîden Abdullah orada şehid edildi.
✓ Hubeyb ile Zeyd, Bedir’de öldürülen yakınlarının intikamını almak isteyen Mekkeliler’e
satıldı. [Mekke’de şehid edildiler]
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Amr b. Ümeyye Seriyyesi (4 / 625)
✓ Hz. Peygamber, Recî‘ Vak‘ası’ndan sonra Amr b. Ümeyye ed-Damrî’yi Cebbâr b. Sahr
el-Ensârî ile birlikte, öldürüldükleri yerde teşhir edilen Hubeyb b. Adî’nin cesedini
defnetmeleri ve kendisine karşı suikast hazırlıkları içinde bulunan Ebû Süfyân’ı
cezalandırmaları için Mekke’ye gönderdi.
✓ Amr arkadaşıyla birlikte gizlice şehre girerek Hubeyb’in cesedini defnetti ve Mekkeli bir
casusu esir alıp Medine’ye döndü.
✓ Her iki olaydan büyük üzüntü duyan Hz. Peygamber otuz veya kırk gün süreyle sabah
namazlarında bu facialara yol açan kabilelere beddua etmiştir.
Hz. Peygamber bu olaydan iki yıl sonra Lihyânoğulları’nı cezalandırmak için bir sefer
düzenledi. Benî Lihyân Gazvesi adı verilen bu seferi önceden haber alan kabile mensupları
dağlara çekildiler. (6/627)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Benî Nadîr Gazvesi – (4 / 625)
Olayın Arka Planı
Benî Nadîr’in Medine’den sürülmesine sebep teşkil eden olayla şöyle gelişti, Bi’rimaûne hadisesinde yetmiş
İslâm davetçisinin tuzağa düşürülüp Kılıçtan geçirilmesi esnasında kurtulanlardan Amr b. Ümeyye ed-Damrî,
Medine’ye dönerken yolda kendilerine saldıranlardan olduklarını zannettiği Benî Âmir kabilesinden iki yeni
Müslümanı öldürmüştür.
Bu yanlışlık karşısında maktullerin diyetlerinin ödenebilmesi için Hz. Peygamber Nadîroğulları’na giderek
aralarında mevcut anlaşma gereği diyete iştirak etmelerini istedi
✓ Benî Nadir idarecileri bu istenen diyetleri ödemeye yanaşmadı.
✓ Benî Nadîrli’ler Onlardan diyet istemeye gelen Hz. Peygamber’i öldürmek maksadıyla
üzerine damdan taş yuvarladılar.
✓ Hz. Peygamber, kendisini öldürmeye teşebbüs eden Beni Nadir’e on gün içinde Medine’yi
terk etmelerini, aksi halde yakalananların öldürüleceğini bildirmiştir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Abdullah b. Übey b. Selûl’ün Yahudilere kendilerine 2000 adamıyla yardım edeceği, ayrıca
Benî Kurayza ve Benî Gatafân’ dan da destek geleceği haberini göndermesi üzerine
yerlerinden çıkmayacaklarını ve savaşa hazır olduklarını söylediler.
✓ Yola çıkan Hz. Peygamber önce Benî Kurayza’nın üzerine giderek onlarla bir tarafsızlık
antlaşması yaptı.
✓ Ardından Benî Nadîr’in oturduğu yeri kuşattı. On beş gün sonra kuşatmanın şiddetinden
bunalan Benî Nadîr Yahudileri, bekledikleri yardım da gelmeyince develerinin
yüklenebildiği kadar yükle Medine’den ayrılma talebinde bulundular, talepleri kabul edilen
bir kısmı 600 deve yükü ile Suriye ve Ezriât’a, daha az sayıdaki bir kısmı da Hayber’e
gidip yerleştiler.
Benî Nadîr yahudilerinin geride bıraktığı mallar, bölgeden sürülmelerinin ardından nâzil
olan ve Benî Nadîr adıyla da bilinen Haşr sûresinin 6-10. âyetleriyle fey statüsüne tâbi
tutularak Resûl-i Ekrem’e tahsis edildi
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
﴾6﴿ Allah’ın onlardan alıp resulüne fey‘ olarak verdikleri için siz at veya deve koşturmuş
değilsiniz. Ama Allah elçilerini dilediği kimselere üstün kılar. Allah her şeye kadirdir.
﴾7﴿ Allah’ın (başka) beldeler halkından alıp resulüne fey‘ olarak verdikleri, Allah’a,
peygambere, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir; (servet) içinizden
sadece zenginler arasında dönüp dolaşan bir şey olmasın diye böyle hükmedilmiştir. Peygamber
size ne vermişse onu alın ve size neyi yasaklamışsa ondan kaçının. Allah’a karşı saygısızlık
etmekten sakının. Kuşkusuz Allah cezalandırmada çok çetindir.
﴾8﴿ (Bu gelirler) Allah’ın lutuf ve rızâsının peşine düşerek Allah’a ve resulüne yardım
ederlerken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan yoksul muhacirlerin hakkıdır. İşte
onlar dosdoğru kimselerdir.
﴾9﴿ Onlardan önce bu yurda yerleşmiş ve gönülden inanmış olanlar, kendilerine göç edip
gelenleri severler, onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar; ihtiyaç içinde
olsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin bencilliğinden korunmayı başarırsa
işte kurtuluşa erecekler onlardır.
﴾10﴿ Bunların ardından gelenler de “Ey rabbimiz” derler, “Bizi ve bizden önceki iman etmiş
kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı kötü bir düşünce ve duyguya yer
bırakma. Rabbimiz! Kuşkusuz sen çok şefkatlisin, çok merhametlisin.” (Haşr Suresi)
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Bedrü’l-Mev‘id – (4 / 626)
✓ Uhud Gazvesi sonunda Ebû Süfyân savaş meydanından ayrılmadan önce Müslümanlarla
bir yıl sonra Bedir’de tekrar karşılaşmak istediklerini tehditkâr bir ifade ile söylemiş, Hz.
Peygamber de bu teklifi kabul ettiğini Hz. Ömer, kanalıyla Ebû Süfyân’a duyurmuştu.
✓ Ebû Süfyân, şiddetli kuraklık sebebiyle yiyecek kıtlığını bahane ederek savaşa gitmek
istemedi ve o sırada Mekke’ye gelmiş olan Nuaym b. Mes‘ûd el-Eşcaî’ye Müslümanları
Bedir’e gitmekten vazgeçirmesi halinde yirmi deve vereceğini vaad etti.
✓ Bunun üzerine derhal Medine’ye dönen Nuaym Müslümanları bu seferden vazgeçirmek için
Kureyşliler’in yoğun savaş hazırlıkları içinde olduklarını mübalağalı bir şekilde anlatmaya
başladı.
✓ Nuaym b. Mes‘ûd’un propagandası önceleri etkili oldu. Hz. Peygamber’in ashabı toplayıp
hiç kimse katılmasa bile tek başına Bedir’e gideceğini söylemesi üzerine sahâbîler derhal
savaş hazırlığına başladılar.
✓ Medine’de Abdullah b. Revâha’yı vekil bırakan Hz. Peygamber sancağı Ali’ye verdi.
1500 piyade ile Bedir’e vardı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Kureyşliler de Ebû Süfyân kumandasında elli süvari ve 2000 piyade ile Mekke’den
ayrıldılar.
✓ Ancak Ebû Süfyân yolda Nuaym b. Mes‘ûd’un başarılı olamadığını ve Müslümanların
Bedir’e ulaştıklarını öğrenince yiyeceklerinin azlığını bahane ederek Usfân’dan geri döndü.
✓ Bunun üzerine Mekke’de kalmış olan Kureyşliler onlarla alay ederek yiyecek endişesiyle
geri döndükleri için kendilerine “ceyşü’s-sevîk” (kavut ordusu) adını taktılar.
✓ Kureyş ordusunun Bedir’e gelmemesi üzerine Hz. Peygamber, yanlarında getirdikleri
ticaret mallarını satmaları için Müslümanlara izin verdi ve on altı gün sonra Medine’ye
döndü.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Zâtü’r-Rikā‘ Gazvesi – (5 / 626)
✓ Necid bölgesinden Medine’ye gelen bir tüccar, Gatafânlılar’dan Enmâr, Muhârib ve
Sa‘lebeoğulları’nın Medine’ye saldırmak için Zâtürrikā‘ın çevresinde toplandığını
bildirdi.
✓ Bu haber üzerine Hz. Peygamber düşmanın bulunduğu yere kadar gidip onlara bir baskın
yapmaya karar verdi.
✓ Hz. Peygamber etrafa gözcüler yollayarak çevrede olup bitenlerle ilgili haber alıyordu. Olay
yerine yaklaştıklarında bir gece yarısı etrafı kontrol eden birlikler çevrede hiç kimseye
rastlamadıklarını, fakat yeni ayak izleri gördüklerini Hz. Peygamber ’e bildirdiler.
✓ Hz. Peygamber Zâtürrikā‘a vardı; ancak taraflar arasında herhangi bir çarpışma
gerçekleşmedi.
Zâtürrikâ‘ ismi bölgede üzerinde yama gibi kırmızı, siyah ve beyaz kısımlar olan bir dağın yer aldığı, bundan
dolayı arazisinin yamalı gibi siyahlı beyazlı göründüğü, gazve sırasında sancaklara yamalar konulduğu veya
askerlerin çölde yürümekten yarılan ayaklarına bez parçaları sardıkları için verilmiştir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ İslâm birliğinin yurtlarına kadar geldiğini öğrenen müşrikler Müslümanlarla karşı karşıya
gelmekten çekinip olay yerinden hızla uzaklaşıp etrafa dağıldılar.
✓ Bunların bıraktığı sığır, koyun ve develer Müslümanlar tarafından ganimet olarak ele
geçirildi.
✓ Tepelere tırmanan düşmanlarla Müslümanlar arasında fazla mesafe yoktu, her iki taraf
birbirinden çekiniyor ve birbirini gözetliyordu.
✓ Müslümanlar bir saldırıdan çekindikleri için Hz. Peygamber onlara korku namazı (salâtü’l-
havf) kıldırdı. Bu namazın ilk defa bu sefer sırasında kılındığı da rivayet edilir.
Gazve dönüşü Hz. Peygamber kılıcını bir ağaca asıp dinlendiği sırada Gavres b. Hâris adlı bir müşrik ağaçtan
kılıcı alıp Hz. Peygamber’i öldürmeye teşebbüs etmiş, Resûl-i Ekrem’e, “Şimdi seni benim elimden kim
kurtaracak!” demiş, Resûl-i Ekrem, “Allah!” deyince kılıcı elinden düşmüş ve teşebbüsü başarısızlıkla
sonuçlanmıştır.
Buna rağmen Hz. Peygamber onu cezalandırmamıştır.
Gazvede bunun gibi olağan üstü olaylar yaşandığından gazve Gazvetü’l-eâcîb şeklinde de anılır
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Dûmetü’l-Cendel Gazvesi ve Seriyyeleri ( I. 626 / II. 628 / III. 630 )
▪ Dûmetü’l-cendel, bölgesine üç askerî sefer düzenlenmiştir.
• Hz Muhammed 628 • Hâlid b. Velîd
Komutasında Komutasında
• Abdurrahman b.
• Kervanlara Avf Komutasında • Tebük Seferi
saldırma nedeniyle Nedeniyle yapıldı
yapıldı • Kervanlara
saldırma nedeniyle 630
626 yapıldı
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
▪ Birinci Sefer : 5 /626 yılında bizzat Hz. Peygamber’in kumandasında yapılmıştır.
✓ Bu seferin sebebi, Dûmetülcendel’in Hristiyan hâkimi Ükeydir b. Abdülmelik’in
bölgeden geçen Medine kervanlarına saldırması idi.
✓ Hz. Peygamber Fezâre ve Gatafân kabilelerine ait topraklardan geçerken bunların
Mekkeli müşriklerle beraber Medine’ye saldırı düzenleme hazırlığı içinde olduklarını
haber almış ve süratle geri dönmüştür.
▪ İkinci sefer : (6/627) yılında Abdurrahman b. Avf kumandasında gerçekleştirilmiştir. Bu
seferin sonunda Hristiyan Kelb kabilesi reisi Asbağ b. Amr el-Kelbî ve kabilesinden bazı
kişiler Müslüman olmuşlardır.
▪ Üçüncü sefer : Tebük Gazvesi münasebetiyle yapılmıştır. Hz. Peygamber (9/630) yılında
Tebük’ten Hâlid b. Velîd kumandasında 400 kişilik bir askerî birliği Dûmetülcendel’e
gönderdi.
✓ Hâlid, Dûmetülcendel’deki kaleyi ele geçirdi ve Ükeydir’i esir alarak Medine’ye
götürdü. Hz. Peygamber, Ükeydir ile cizye ödemesi şartıyla bir antlaşma yapmış ve
onun memleketine dönmesine izin vermiştir.
✓ Bu son askerî hareketle Dûmetülcendel İslâm hâkimiyeti altına alındı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Hz. Peygamber’in vefatından sonra Ükeydir, irtidad etti ve antlaşmayı bozarak hilâfet
merkeziyle bağlarını kopardı.
✓ Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir bölgeye önce İyâz b. Ganem kumandasında bir askerî birlik
gönderdi; daha sonra da Hâlid b. Velîd’i ona yardım için Dûmetülcendel’e sevk etti.
✓ Sonunda Ükeydir yakalanarak ölüm cezasına çarptırıldı ve Dûmetülcendel yeniden İslâm
topraklarına katıldı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Müreysî‘ Gazvesi - (Benî Mustalik) – (5 / 627)
✓ Benî Mustaliḳ reisi Hâris b. Ebû Dırâr, Müreysî‘ suyu başında karargâh kurup
Müslümanlara karşı çevredeki kabileleri de kışkırtarak asker toplamaya başlamıştı.
✓ Bu faaliyeti haber alan Hz. Peygamber, 700 kişilik bir orduyla Müreysî‘ Gazvesi’ne çıktı.
✓ İslâm ordusu Müreysî‘ suyuna vardığında savaş başladı ve Müslümanların zaferiyle
sonuçlandı.
✓ On müşrik öldürüldü, Müslümanların tek kaybı düşman sanılarak yanlışlıkla öldürülen
Hişâm b. Subâbe el-Kelbî oldu.
✓ Resûl-i Ekrem esirler arasında bulunan kabile reisi Hâris’in kızı Cüveyriye ile evlendi.
✓ Bu evlilik dolayısıyla ashabın esirleri karşılıksız serbest bırakması sonucunda başta Hâris b.
Ebû Dırâr olmak üzere kabilenin hemen tamamı İslâm’a girdi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
İfk Olayı – (5 / 627)
✓ Resûl-i Ekrem, Müreysî‘ Gazvesi’nden dönerken beraberinde götürdüğü eşi Âişe,
konakladıkları bir yerde sabaha karşı tekrar hareket emri verildiğinde tabii ihtiyacını
gidermek üzere ordugâhtan uzaklaşır.
✓ Geri gelirken boynundaki akik gerdanlığın düşmüş olduğunu farkeder ve onu bulup el
yordamıyla tanelerini toplayıncaya kadar çok vakit kaybeder.
✓ Konak yerine geldiğinde diğerlerinin hareket ettiğini görür ve yokluğunu anlayınca aramaya
çıkacakları inancıyla orada beklemeye başlar; bu arada uyuyakalır.
✓ Ordunun artçılarından Safvân b. Muattal es-Sülemî görevi gereği kamp yerini kontrol
ederken onu bulur ve devesine bindirip hayvanı yederek orduya ancak kuşluk sıcağında
mola verdikleri zaman ulaşabilir.
✓ Gecikme Abdullah b. Übey b. Selûl’ün başlattığı dedikoduyla birlikte iç huzursuzluklara
yol açan önemli bir olay halini almıştır.
İfk Olayı, adını, Kur’an’daki olaya ilişkin âyetlerde (Nûr 24/11-22) iki defa geçen (Nûr 24/11, 12) ifk
kelimesinden alır.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Sefer dönüşü rahatsızlanarak bir ay kadar yatan Hz. Âişe ise bunu duymamış, hastalığının
nekāhet döneminde bir tesadüfle bu dedikoduyu duymuş ve üzüntüsünden tekrar
hastalanmış, arkasından da Hz. Peygamber’den izin alıp babasının evine gitmişti.
✓ Olay üzerine indirilen Nûr sûresinin 11 - 20 âyetlerinde çirkin iftirayı çıkaranın büyük bir
azaba mâruz bırakılacağı ifade edilmekte, ona alet olup dedikoduyu yayanların bir avuç
insandan ibaret olduğu bildirilmekte, bunun yanında söylentileri duyan kadın erkek bütün
Müslümanların duyarsız ve bilinçsiz davranışları da kınanmaktadır.
✓ Bu hadisede Hz. Âişe’nin bizzat ilâhî beyanla aklanması, art niyetli kimselerin onun iffetine
gölge düşürücü nitelikte söz söylemelerini imkânsız hale getirmiştir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Hendek Gazvesi – (5 / 627)
✓ Medine önlerinde, meydana gelen gazveye,
şehrin müdafaası çevresine kazılan hendeklerle
sağlandığı için Hendek Gazvesi denilmiştir.
✓ Saldırgan tarafta yer alan Kureyşliler, Hayber
yahudileri, Gatafânlılar, Fezâreliler,
Esedoğulları ve Süleymoğulları gibi birçok
grubu ifade etmek için Kur’ân-ı Kerîm’de
kullanılan “ahzâb” (hizipler, gruplar) tabirinden
dolayı bu savaşa Ahzâb Gazvesi adı da verilir.
✓ Ahzab Suresi’nin, 20. ve 22. ayetlerinde
Medine’yi kuşatmaya gelen müttefik düşman
“ahzâb” şeklinde
kuvvetlerinden
bahsedilmektedir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Medine’den Hayber ve çevresine sürülmüş olan Benî Nadîr Yahudileri Müslümanlar için
Suriye ticaret yolunun emniyeti bakımından tehdit oluşturmaya ve civar bölgelerde yaşayan
halkı kışkırtmaya başladılar.
✓ Mekke’ye giderek Kureyşliler’i Müslümanlara karşı birlikte savaşmaya ikna ettiler. Böylece
kuzeyde Gatafân, Fezâre ve Esed, doğuda Süleym, güneyde Kureyş, Kinâne ve Sakīf
kabileleriyle Medine’yi üç tarafından çevirmeyi düşünüyorlardı.
Benî Nadir Yahudilerinin planı şu şekildeydi …
▪ Dûmetülcendel bölgesinin hâkimi Ükeydir b. Abdülmelik, Suriye ve Irak’tan
Medine’ye gelen kervanların geçtiği yolu kesecekti.
▪ Hz. Peygamber, Ükeydir b. Abdülmelik’i takip etmek için Medine’den sefere
çıkacaktı.
▪ Bunu ardından Gatafân ve Kureyşliler’in el ele verip Medine’yi yağmalayacaklardı.
▪ Hz. Peygamber, Medine’den uzak bir yerde zor duruma düşecekti.
Hz. Peygamber, Dûmetülcendel’e hareket etti; ancak beklenmedik bir şekilde Medine’ye geri döndü.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
▪ Savaş Hazırlıkları
✓ Hz. Peygamber, hemen savaş hazırlıklarına başladı. Uhud’da alınan dersten sonra kuşatma
altında kalmak açık arazide çarpışmaya tercih edildi ve ittifakla şehrin içeriden savunulması
kararlaştırıldı.
✓ Kureyş ve müttefiklerinin çokluğu hakkında alınan haberler üzerine Selmân-ı Fârisî’nin
teklifi üzerine savunmayı takviye için şehrin çevresinde uygun yerlere hendek kazılmasına
karar verildi.
✓ Kazı sırasında da zaman zaman kendisi için kurulan Kubbe Türkiyye’den çıkıp bizzat
çalıştı.
✓ Birkaç haftada tamamlanan hendek kazma işinden hemen sonra muhtemelen 10-12.000
kişiden oluşan düşman ordusu Medine’ye ulaştı ve karargâhını şehrin kuzeyinde Uhud
Savaşı’nın yapıldığı alanda kurdu.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Müşriklerin sancağını Benî Abdüddâr’dan Osman b. Talha taşıyordu. Müslüman askerlerin
sayısı ise 3000 kadardı ve Muhacirlerin sancaktarı Zeyd b. Hârise, Ensar’ın sancaktarı da
Sa‘d b. Ubâde idi.
✓ Kureyşliler ve müttefikleri böyle bir hendekle karşılaşacaklarını hiç düşünmedikleri için
şaşırıp kaldılar.
▪ Beni Kurayza’nın saf dışı bırakılması…
✓ Benî Nadîr’e mensup bir heyet, Medine’de oturan ve Müslümanlarla arası iyi olan Benî
Kurayza Yahudilerine gidip onları Müslümanlara karşı hücuma geçmeye ikna etti. Durumu
öğrenen Hz. Peygamber hemen tedbir aldı ve birkaç yüz kişiden oluşan iki birlik göndererek
Yahudi mahallelerinin etrafını kuşattı.
✓ Bu arada Benî Eşca‘ kabilesinin reisi Nuaym b. Mes‘ûd Müslüman olmuş ve bunu henüz
kimse duymamıştı. Nuaym, Resûl-i Ekrem’in isteği üzerine Benî Kurayza Yahudileri ve
müttefik ordugâhlarına giderek aralarında ki ittifakı bozacak bilgiler aktardı.
✓ Böylece düşman saflarında ortaya çıkan ihtilâf Benî Kurayza Yahudilerinin saf dışı
kalmaları sonucunu doğurdu.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
▪ Medine’ye Saldırılar
✓ Müşrikler aralarında nöbetleşerek hücuma geçiyorlar, bu birliklere sırasıyla Ebû Süfyân b.
Harb, Hübeyre b. Ebû Vehb, İkrime b. Ebû Cehil, Dırâr b. Hattâb, Hâlid b. Velîd ve
Amr b. Âs gibi ünlü savaşçılar kumanda ediyorlardı.
✓ Bu sırada Kureyş süvarilerinden İkrime b. Ebû Cehil, Nevfel b. Abdullah, Dırâr b.
Hattâb, Hübeyre b. Ebû Vehb ve Amr b. Abdüved hendeğin dar bir yerinden İslâm
ordusunun bulunduğu tarafa geçtiler.
✓ Araplar arasında cesaretiyle şöhret kazanan Amr b. Abdüved mübâreze için bir savaşçı
istedi.
✓ Henüz genç yaşta bulunan Hz. Ali mübâreze için onun karşısına çıktı. Resûl-i Ekrem, Ali’ye
kılıcını verdi ve sarığını sardı.
✓ Amr b. Abdüved, Hz. Ali tarafından bir kılıç darbesiyle yere serildi. Onunla birlikte hendeği
geçenler de geri çekilmek zorunda kaldılar.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
▪ Ahzab Kuvvetlerinin Geri Çekilmesi
▪ Aslında savaş için iyi bir hazırlık yapan düşman kuvvetleri aşağıda ki nedenlerden dolayı geri
çekilmek zorunda kaldılar. [Kureyş ordusu kumandanı Ebû Süfyân kuşatmayı kaldırdı]
✓Kuşatmanın uzaması savaşçıların ve binek hayvanlarının yiyecek kaynaklarının
tükenmesine yol açmıştı.
✓Medine’nin şiddetli soğuğu ve Şiddetli bir rüzgâr Mekke’lilerin mukavemetini iyice
kırmış ve müşrikler paniğe kapılmıştı.
✓Haram aylardan zilkade girmek üzereydi ve hac mevsimi başlayacaktı.
▪ Hendek Gazvesi’nde altı Müslüman sekiz düşman askeri öldürüldü.
Hicretten sonra başlayan Kureyşli müşriklerin Medine’ye karşı saldırıları Hendek
Gazvesi’yle son bulmuştur.
Hz. Peygamber bu gazveden sonra savaş taktiğini değiştirdi ve Müslümanlara saldırı
hazırlığı içinde olan düşman kuvvetlerine onlardan daha erken davranıp hücum etmeye karar
verdi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Benî Kurayza Gazvesi – (5 / 627)
✓ Resûlullah, Hendek Gazvesi’nden evine döndüğü gün öğle vakti Bilâl-i Habeşî’yi
çağırarak ikindi namazının Benî Kurayza topraklarında kılınmasını emretti.
✓ Hz. Peygamber, ana birliklerin, sancağı verdiği Hz. Ali de öncü birliklerin başında
bulunuyordu.
✓ Hz. Peygamber, kalenin önüne vardığında Yahudi ileri gelenlerine teker teker seslenerek
onları İslâm’a davet etti. Olumsuz cevap vermeleri üzerine kalelerinden inmelerini ve teslim
olmalarını istedi; bu teklifin de reddedilmesiyle çatışma başladı.
✓ Benî Kurayza, on beş boyunca kuşatma altında tutuldu. Bir süre daha devam eden
kuşatmanın sonunda Benî Kurayza teslim oldu.
✓ Bazı gruplar Resûl-i Ekrem’e gelip ondan Benî Kurayza’ya iyi davranılmasını istediler.
Bunun üzerine Yahudiler hakkında hüküm vermesi için Sa‘d b. Muâz hakem tayin edildi.
✓ Sa‘d b. Muâz’ın kararına göre, savaşabilecek yaşta bulunan erkekler öldürülecek, kadın ve
çocuklara esir muamelesi yapılacak, mallar Müslümanlar arasında paylaştırılacaktı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Kuratâ Seriyyeleri – (6/627, 9/630)
▪ Birinci Kuratâ Seriyyesi (6 / 627)
✓ Hz. Peygamber, Kuratâ üzerine Muhammed b. Mesleme kumandasında otuz kişiden
oluşan birlik gönderdi.
✓ Şerebbe’ye vardıklarında bir deve kafilesi gördüler ve bunun Müslümanlara düşman olan
Benî Muhârib’e ait olduğunu öğrendiler.
✓ Bunun üzerine Muhammed b. Mesleme onların yakınlarında konakladı ve tam hareket
edecekleri zaman saldırı emri verdi. Bazıları öldürüldü, bazıları kaçtı; kaçanlar takip
edilmedi.
✓ Arkasından Kuratâ topraklarında düşmanı iyice görebilecekleri bir noktaya kadar ilerlediler.
✓ Abbâd b. Bişr, Kuratâlılar’ın hayvan sürüleriyle birlikte dinlediklerini gördüler. Bunun
üzerine Muhammed b. Mesleme, mücahidleri Hz. Peygamber’in tembih ettiği gibi aynı
anda dört bir yandan hücuma geçirdi.
✓ On kişi öldürüldü ve on dokuz gün sonra muharrem ayının sonuna doğru Medine’ye
dönüldü.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
▪ İkinci Kuratâ Seriyyesi (9/630)
✓ Resûl-i Ekrem, ashaptan Abdullah b. Avsece el-Becelî ile Kuratâ’ya İslâm’a davet
mektubu gönderdi. Ancak Kuratâ reislerinden Ri’ye es-Sühaymî, İslâm’ı reddettiği gibi
Hz. Peygamber’in deri üzerine yazılı mektubunu sildirip bir su kovasnın deliğine yama
yaptı.
✓ Hz. Peygamber, elçisine ve mektubuna karşı yapılan saygısızlığı cezalandırmak için
Kuratâ üzerine Dahhâk b. Süfyân kumandasında bir askerî birlik yolladı.
✓ Çarpışmalarda, Ri’ye es-Sühaymî’nin develeri ve ailesi ele geçirildi; kendisi ise perişan bir
vaziyette Müslüman olan kızının evine kaçtı.
✓ Daha sonra damadı ona Hz. Peygamber’e gitmesini ve Müslüman olup af dilemesini
tavsiye etti. Bunun üzerine Ri’ye Medine’ye gitti ve bir sabah namazının ardından Resûl-i
Ekrem’e biat etti.
✓ Resûlullah da vaktiyle mektubunu yama yapan kişinin bu şahıs olduğunu, şimdi ise İslâm’a
girerek hâne halkını ve develerini geri istediğini ashabına bildirdi.
✓ Malları dağıtıldığı için geri verilemediyse de ev halkı iade edildi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Beni Lihyan Gazvesi – (6 / 627)
✓ Benî Lihyanlar, kabilesinin Reci vakasında ihanetinden dolayı Peygamber Efendimiz, bu
hâin kabileye haddini bildirmek için yerine Medine'de Abdullah bin Ümmi Mektum'u
vekil bırakarak 200 kişilik bir kuvvetle yola çıktı.
✓ Efendimiz, Benî Lihyanları gafil avlamak istiyordu.
✓ Bu sebeple, Şam'a doğru gitmek istiyormuş gibi davrandı. Daha sonra yolunu değiştirerek,
Benî Lihyanların konak yerlerinden olan Guran Vadisine kadar gitti.
✓ Âsım bin Sabit ve diğer Müslüman muallim ve mürşidler burada şehid edilmişlerdi.
Efendimiz, orada onları rahmetle andı, kendileri için duâ etti
✓ Lihyanoğulları, Peygamber Efendimizin gelişini duymuşlar ve korkup dağ başlarına
sığınmışlardı. Kimse yakalanamadı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Gâbe Gazvesi – (6 / 627)
✓ Hz. Peygamber’e ait yirmi deve, kuraklık yüzünden Medine yakınında uygun bir otlak
olmadığı için Medine-Suriye yolu üzerindeki Gabe mevkiinde otlatılıyordu.
✓ Gatafân kabilesinin Fezâre kolundan Uyeyne b. Hısn bir gece kırk süvariyle birlikte
meraya baskın düzenleyip Ebû Zerr’in develeri gütmekte olan oğlu Zerr’i şehid etti; Ebû
Zerr’in hanımı Leylâ’yı ve develeri kaçırdı.
✓ Durumu öğrenen Hz. Peygamber Sa‘d b. Zeyd kumandasında sekiz kişilik bir öncü süvari
birliği yolladı, arkasından da sefer hazırlığına başladı. Medine’de İbn Ümmü Mektûm’u
vekil bıraktı; Sa‘d b. Ubâde’yi de 300 kişilik askerî birlikle Medine’yi korumak üzere
görevlendirdi.
✓ Resûl-i Ekrem’in gönderdiği öncü birlikten Ebû Katâde Abdurrahman b. Uyeyne’yi
öldürdü. Develerden ancak on tanesi kurtarılabilmiş, mızrak, kaftan vb. ganimet alınmıştı.
✓ Bu sırada baskıncıları takipte gösterdikleri maharetten dolayı Hz. Peygamber, “Bizim en iyi
süvarimiz Ebû Katâde, en iyi piyademiz de Seleme b. Ekva‘dır” diyerek onları takdir etti.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Îs Seriyyesi – (6 / 627)
✓ Resûl-i Ekrem, Suriye’den dönmekte olan Kureyş’e ait bir ticaret kervanını ele geçirmek
için Zeyd b. Hârise kumandasında 170 kişilik bir süvari birliğini Îs’e gönderdi.
✓ Süvari birliği kervanı kuşattı, kervancıları esir alıp mallarına el koydu. Esirler ve ele geçen
mallar Medine’ye getirildi. Resûl-i Ekrem ganimeti seriyyeye katılanlar arasında pay etti.
✓ Kervanda, Hz. Peygamber’in büyük kızı Zeyneb’in müşrik olduğu için ayrıldığı eşi Ebü’l-
Âs da vardı. Îs’te Müslümanlara esir düşmekten kurtulan Ebü’l-Âs, geceleyin Medine’ye
gelerek Zeyneb’den kendisine eman vermesini istedi. Zeynep durumu Resulullah’a iletti.
✓ Hz. Peygamber kızına, müşrik olduğu için Ebü’l-Âs ile beraberliğinin mümkün
olmadığını, ancak İslâm’ın da reddetmediği himaye geleneğine uygun olarak isteğini kabul
ettiğini belirtti. Zeyneb, ayrıca babasından Ebü’l-Âs’a emanet edilen malların iadesini talep
etti.
✓ Ebü’l-Âs, malları Mekke’ye götürüp sahiplerine teslim ettikten sonra Müslüman olduğunu
bildirdi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Hudeybiye Antlaşması – (6 / 628)
✓ Hz. Peygamber, İbn Ümmü Mektûm’u namaz kıldırmak, Nümeyle b. Abdullah el-
Leysî’yi de şehri idare etmek üzere yerine vekil bırakıp 1400-1500 Müslümanla birlikte
umre için Medine’den yola çıktı.
✓ Müslümanlar umreye niyet edip ihramlarını giymiş ve yanlarına yetmiş adet kurbanlık deve
almışlardı; barışçı amaç taşıdıkları için de silâhları yoktu. Hudeybiye’ye vardıklarında mola
verdiler.
✓ Müşrikler, Resûlullah’ın niyetini ve bu husustaki kararlılığını anladıkları halde
Müslümanları Mekke’ye sokmamaya karar verdiler ve Hâlid b. Velîd kumandasında 200
kişilik bir süvari birliğini Gamîm mevkiine gönderdiler.
✓ Hz. Peygamber önce Hırâş b. Ümeyye’yi elçi olarak yolladı; ancak elçi çok kötü şekilde
karşılandı ve hatta öldürülmek istendi. Bunun üzerine Hz. Osman gönderildi.
✓ Mekkeliler, Hz. Osman’ı üç gün yanlarında tuttular; bu arada onun şehid edildiği
söylentileri Müslümanlara kadar ulaştı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Rıdvan Bey’atı [Bey’atü’r-Rıdvan]
Hz. Osman’ın öldürülmüş olduğuna dair haberler gelmesi üzerine. Hz Peygamber,
müşriklerle savaşmadan oradan ayrılmayacağına dair ashabından biat almaya karar verdi.
✓ Resûlullah, Bey‘atü’r-Rıdvân ile Müslümanların Kureyş’e karşı kanlarının son damlasına
kadar çarpışacaklarına dair söz aldı.
✓ Bu haberi duyan Kureyşliler telâşlanarak Hz. Osman’ı hemen serbest bıraktılar ve ardından
Süheyl b. Amr’ı, Mikrez b. Hafs ve Huveytıb b. Abdüluzzâ’nın refakatinde elçi olarak
gönderdiler.
✓ Hz. Ali’nin kaleme aldığı barış antlaşması metni Hz. Peygamber ve Süheyl b. Amr
tarafından imzalandı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Hudeybiye Antlaşmasının şartları…
▪ Müslümanlar o yıl Mekke’ye girmeden Hudeybiye’den geri dönecekler, umre için ertesi
yıl gelecek ve şehirde ancak üç gün kalabilecekler.
▪ Mekkeli bir kimse Hz. Muhammed’in yanına kaçarsa velisinin isteği üzerine geri
verilecek, fakat bir Müslüman kaçarak Mekke’ye sığınırsa iade edilmeyecek.
▪ Barış on yıl sürecek; taraflardan biri bu ittifaka dahil olmayan herhangi bir kabile ile
savaşa girerse diğeri pasif kalacak. İki taraf, kendi hâkimiyetleri altındaki toprakları
kervanların geçişi, hac ve umre için emniyet altında tutacak.
▪ Diğer Arap kabileleri taraflardan istedikleriyle ittifak yapabilecekler.
▪ Bu şartlara tarafların dışında kendileriyle müttefik olan kabileler de uyacak.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Hayber Gazvesi – (7 / 628)
✓ Medine’den çıkarıldıktan sonra Hayber’e yerleşen Benî Nadîr yahudileri, Suriye ve Irak
bölgelerinden kervanlar için bir tehdit unsuru oluşturuyorlardı.
✓ Resûlullah, Hayber’e sefer düzenleme hazırlıklarına başladı ve henüz bir ay dahi geçmeden
1500 kişilik bir kuvvetle Medine’den ayrıldı üç gün Recî‘de kaldıktan sonra Hayber’e
ulaştılar.
✓ Hz. Peygamber’in gelişinden haberdar olan Hayberliler ona karşı koymaya hazırdılar.
20.000 savaşçıları vardı; ayrıca kalelerinde savunma avantajına sahiptiler ve silâhları da
boldu.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Kuşatmada ilk önce Nâim Kalesi ele geçirildi. Daha sonra Hz. Ali’nin olağan üstü çabasıyla
şehrin içindeki Kamûs Kalesi, arkasından da sırasıyla ve bazıları barış yoluyla Şık, Netâh,
Ketîbe, Vatîh ve Sülâlim kaleleri alındı.
✓ Tüm kalelerin ele geçirilmesiyle zafer kazanılmış oldu.
✓ Hz. Peygamber önce halkın tamamının canını bağışlayarak kendilerine üzerlerindeki
kıyafetleriyle memleketlerini terk etme izni verdi.
✓ Yapılan görüşmelerden sonra kararını daha da yumuşattı ve yerlerinde kalarak ortakçılık
yapmalarına izin verdi.
Yahudilerin Hayber’deki yerleşimleri Hz. Ömer’in hilâfetine kadar devam etti. Hz. Ömer
20 (641) yılında onları, ensardan Muzahhir b. Râfi‘i öldürdükleri ve kendi oğlu
Abdullah’ı da uyurken damdan atıp iki elinin kırılmasına sebep oldukları için Suriye
taraflarına sürdü.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Sifu’l – Bahr Seriyyesi – (8 / 629)
✓ Hz. Peygamber, Ebû Ubeyde b. Cerrâh kumandasında aralarında Hz. Ömer ile Kays b.
Sa‘d b. Ubâde gibi sahabilerin de bulunduğu 300 kişilik bir kuvveti Sîfülbahr’e Benî
Cüheyne üzerine sevk etti.
✓ Medine’den hareket eden birlik sahile doğru yol alınca Hz. Peygamber’in verdiği hurmadan
meydana gelen azıkları tükendi. Yanlarında bulunan diğer yiyecekleri de bitince Habat adı
verilen, develerin yediği dikenli selem ağacının yapraklarını su ile ıslatarak yemek zorunda
kaldılar.
✓ Bundan dolayı seriyyeye Habat adı da verilir.
✓ Müslüman askerler, Sîfülbahr’de on beş gün deniz dalgalarının sahile atmış olduğu Amber
Balığının etini yediler.
✓ Askerî birlik herhangi bir çatışmaya girmeden yaklaşık bir ay sonra Medine’ye döndü.
Sefere katılanlar Resûl-i Ekrem’e başlarından geçenleri ve sahile vuran balıktan yemek
zorunda kaldıklarını anlattılar. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem, “O Allah’ın size gönderdiği
bir rızıktır” deyip kendisine ikram edilen balıktan bir parça yedi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Zâtü’s-Selâsil Seriyyesi – (8 / 629)
✓ Hz. Peygamber, Kudâa, Belî, Uzre, Belkayn, Âmile, Lahm, Cüzâm, Kelb ve Gassânî
gibi kabilelerin bir araya gelip Medine’ye saldırmak için hazırlık yaptıklarını öğrenince
bölgeye seriyye yollamaya karar verdi.
✓ Kumandanlığa da o sıralarda yeni Müslüman olan, Amr b. Âs’ı tayin etti.
✓ Gündüzleri saklanıp geceleri yol alan müslümanlar düşmanların toplandığı yere
yaklaştıklarında onların saldırı için büyük bir hazırlık yaptıklarını haber aldılar.
✓ Akşam üzeri düşmanın yakınına kadar giden Amr b. Âs sayıca kendilerinden çok üstün
olduklarını öğrendi.
✓ Amr b. Âs, Râfi‘ b. Mekîs el-Cühenî’yi Medine’ye gönderip durumu Hz. Peygamber’e
bildirdi ve yardım istedi.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Hz. Peygamber, Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ı, içlerinde Hz. Ebû Bekir ve Ömer’in de
bulunduğu muhacir ve ensardan oluşan 200 kişilik yardımcı kuvvetle birlikte yola çıkardı.
✓ Bu kuvvetler olay yerine varınca orduya kimin komuta edeceği ve imamlık yapacağı
konusunda çıkan anlaşmazlık, Amr b. Âs’ın kumandanlığa ve imamlığa devam edip Ebû
Ubeyde b. Cerrâh’ın onun yardımcısı olmasına karar verilerek halledildi.
✓ Ardından Amr b. Âs emrindeki birliği düşmanın toplandığı yere doğru sevk etti. Fakat
muhtemelen seriyyeyi önceden haber alan kabilelerin çoğu yurtlarını terk etmişti.
✓ Kudâa kabilelerine ait bölgenin sonuna kadar ilerlemeye devam eden İslâm ordusu burada
bir grup düşmanla karşı karşıya geldi. Taraflar bir müddet ok atışıyla çarpışmayı sürdürdü.
Daha sonra Müslümanlar toplu hücuma geçti.
✓ Bu saldırı karşısında düşman güçleri dağılıp etrafa kaçışmaya başladı.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
✓ Seriyye esnasında Amr b. Âs’ın soğuk havaya rağmen ateş yakılmasına müsaade etmemesi,
Medine’den gelen birliğe kendisinin kumanda etmek istemesi dolayısıyla ihtilâfa yol
açması, çatışmada yenilerek kaçan düşman askerlerini takibe izin vermemesi ve dönüş
yolunda bir gece ihtilâm olduğu halde soğuk yüzünden gusül abdesti almayıp teyemmümle
namaz kıldırması gibi uygulamaları şikâyet konusu yapıldı.
✓ Medine’ye döndüklerinde Hz. Peygamber, Amr b. Âs’tan açıklama istedi. O da yerlerinin
ve sayılarının düşman tarafından keşfedilmemesi için ateş yaktırmadığını, gusletmesi
halinde soğuk yüzünden sağlığına zarar geleceğini düşünerek teyemmümle namaz
kıldırdığını, müslümanlara pusu kurulmuş olabileceği endişesiyle düşmanı takibe izin
vermediğini bildirdi.
✓ Hz. Peygamber, Amr’ın bu sözlerine karşılık herhangi bir şey söylemedi, böylece kararları
isabetli bulduğunu göstermiş oldu.
Şiî kaynaklarında Ali b. Ebû Tâlib’in kumandanlığında gerçekleşen bir başka Zâtüsselâsil
Seriyyesi’nden söz edilmektedir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
İSLAM TARİHİ
Fetih
5 DKAB & ÖABT
Ders
Notları
İslam’a Davet Mektupları (7 / 628)
✓ Hz. Peygamber Hudeybiye’den döndükten hemen sonra
kâtiplerine yazdırdığı altı adet davet mektubunu elçileri
aracılığıyla dönemin ileri gelen devlet başkanlarına
gönderdi.
✓ Elçilerin, gidecekleri bölgeyi ve insanlarını tanıyan,
fizikî ve ahlaki güzelliklere sahip, hitabet ve temsil
açısından yetenekli olmalarına özen gösterdi.
✓ Rasûlullah diplomatik geleneği dikkate alarak ilk defa
“Muhammed Rasûlullah” (Allah’ın elçisi Muhammed)
yazılı bir mühür yaptırmış ve mektuplar bununla
mühürlenmişti.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
Dönemin Ortamı
Mektuplardan ikisi dönemin iki büyük devleti ve süper gücü sayılan Bizans ve Sâsânî
imparatorlarına gönderildi.
İslam’ın doğuşu yıllarında Ortadoğu, dönemin bu iki süper gücünün birkaç asırdır devam eden
mücadelesine sahne olmaktaydı.
Sâsânîler 614 yılında Kudüs’ü zaptederek Hıristiyanlar için son derece önemli olan Kutsal
Haç’ı alıp başkent Medâin’e (Ktesiphon) götürmüş, 619’da Mısır’ı işgal ettikten sonra 626’da
Anadolu’yu aşıp İstanbul önlerine kadar ilerlemişlerdi.
Sâsânîlerle mücadeleye devam eden Bizans, İmparator Herakleios’un Sâsânîler’in ana
ordusunu 627 yılı sonunda Ninova’da ağır bir yenilgiye uğratmasıyla nihaî zaferi elde eden
taraf olmuştu.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]
1. Sâsânî Hükümdarı (Kisrâ) II. Hüsrev Pervîz’e Abdullah b. Huzâfe tarafından götürüldü.
✓ Adının Muhammed isminden sonra yazılmış olmasına kızan Kisrâ mektubu yırttı ve
San‘a’daki valisi Bâzân’dan Hz. Muhammed (s.a.v) hakkında bilgi istedi.
✓ Aradan fazla bir zaman geçmeden Yemen valisi Bâzân iki adamını Medine’ye gönderdi.
Hz. Peygamber, Hüsrev Pervîz’in, oğlu tarafından öldürüldüğünü vahiy yoluyla öğrenip
elçilere bildirdi. (Yerine kızı, Şîreveyh Şehrbârâz Sasani Kralı oldu)
✓ Hz. Muhammed, elçilere iyi davrandı ve Bâzân’a Müslüman olduğu takdirde valilik
görevinde bırakılacağını iletmelerini istedi. Bunun üzerine Bâzân ile birlikte Yemen halkı
da Müslüman oldu.
✓ Böylece Yemen’in ilk Müslüman valisi Bâzân ile İslamiyet bu bölgede yayılmaya başladı;
birçok Arap kabilesi değişik zamanlarda çeşitli heyetler göndererek İslamiyet’i
benimsediklerini bildirdi.
Mektubunun yırtıldığını öğrenen Rasûlullah üzülmüş ve bu edep dışı davranışından dolayı
Kisrâ’nın cezalandırılmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz etmiştir.
Mehmet N TÜRKEŞ & [email protected]