The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.

5. Sınıf Türkçe Etkinlik Cevap Anahtarı

Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by alievecan, 2018-11-13 03:09:50

5. Sınıf Türkçe Etkinlik Cevap Anahtarı

5. Sınıf Türkçe Etkinlik Cevap Anahtarı

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 17

2. Aşağıdaki paragraflardan hangisinin yazının giriş bölümü olduğunu bulup boş kutu-
cuğa işaretleyiniz.

a Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında çalışan Cemal Granda bir hatırasını şöyle anlatıyor:
Bir gün yine Atatürk, tarihle ilgili kalın bir kitap okuyordu. Öylesine dalmıştı ki çevre-
sini görecek hâli yoktu. Ülke ile ilgili bir sürü sorun dururken Atatürk’ün kendini tarihe
vermesi, Vasıf Çınar’ın biraz canını sıkmış olacak ki Atatürk’e şöyle dediğini duydum:

b Çeşitli aşanlarda başarılarıyla kendini kanıtlamış insanlar incelendiğinde onların ço-
cukluklarında çeşitli alışkanlıklara sahip olduğu görülür. Bunların en başta geleni kitap 
okuma alışkanlığıdır. Başarıya odaklanmış ve topluma önderlik yapan bu insanlar, sü-
rekli okuyarak kendilerini geliştirmiştir. Örneğin Mustafa Kemal Atatürk.

c “Paşam, Tarihle uğraşıp kafanı yorma! 19 Mayıs’ta okuyarak mı Samsun’a çıktın?”
Atatürk, Vasfi Çınar’ın bu samimi yakınmasına gülümseyerek şöyle karşılık verdi: “Ben
çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer
böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.”

d Bu tip durumlarda anne babaların yüzlerindeki şaşkınlık, sevinç ve kısmen hayran-
lık, çocukların kendilerini çok iyi hissetmelerini sağlayacaktır. Bu gerçeği göz ardı
etmeden, lütfen, çocuklarınızın ortaya çıkardığı eserlere sanki birer şahesermiş gibi
dikkatlice bakıp takdirlerinizi geciktirmeden aktarın.

e Anne ve babalarından oyun ya da bir aktivite esnasında göstereceği bu davranış ço-
cukların küçük yaşlardan itibaren öğrenmeye karşı ilgi duymasını sağlayacaktır. Bu
yüzden zihinsel ve bedensel gelişimini hızlandırmak için çocuğunuzun geliştirici oyun-
lar oynamasına imkân tanımalı ve onları her fırsatta takdir etmelisiniz.

f Oyun, çocuğun sadece eğlenceli vakit geçirdiği bir zaman dilimi değil; bunun yanı sı-
ra yeteneklerini geliştirdiği bir aktivitedir. Çocuklar, oyun esnasında yeni buldukları ve
keşfettikleri şeyleri bazen de ortaya koydukları eserleriyle anne babalarının dikkatlerini 

üzerlerine çekmek isterler.

g Beyni en hızlı körelten davranışın televizyon izlemek olduğunu biliyor muydunuz? Al-
manya Beyin Antrenman Kurumu Başkanı Prof. Bern Fischer bu konuda diyor ki “İki 
saat televizyon seyrederek beynin uyarımdan yoksun bırakılmasının beyinde oluştur-
duğu tembelliği gidermek için bir hafta zihin egzersizi yapmak gerekir.”

h Televizyon izlemenin yanı sıra günümüzde cep telefonu ve bilgisayar da beynimizin
normal çalışmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Televizyon, bilgisayar ve cep te-
lefonunu tamamen yasaklamanın imkânsız ve aynı zamanda faydasız olduğunu da
düşününce bu noktada hem anne ve babaların hem de öğretmenlerin çocuklara reh-
berlik etmeleri çok önemlidir.

i Çocuklarımıza belirli zaman dilimlerinde bu araçları kullanmaları gerektiği, fazla kulla-
nımların kendilerine zarar vereceği iyice anlatılmalıdır. Ama sadece anlatmak yetmez.
Çocukların bilgisayar, televizyon ve cep telefonuyla geçirecekleri zamanı, anne ve ba-
balar yapacakları aktivitelerle doldurmalı ki çocuklarımız başka eğlence imkânlarının
olduğunu anlayabilsinler.

151

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 17

3. Aşağıda verilen cümlelerden anlamlı bir paragraf oluşturan sıralamayı altındaki kutu-
cuklara yazınız.

1. Bu sanatın uzak geçmişe dayanan ilginç bir hikâyesi vardır.
2. O dönemlerde insanlar, eski giysilerinin sağlam yerlerini tasarruf amacıyla tekrar
kullanırlardı.
3. Kırkyama; parçalı bohça, kırk pare, patchwork (peçvörk) adlarıyla da bilinen bir
sanattır.
a 4. Yamama işinden doğan kırkyama, günlük yaşamın bir zorunluluğu olarak gelişme

göstermiştir.
5. Kökeni, kumaşın çok değerli olduğu zamanlara dayanır.
6. Bu zorunluluk farkında olmadan kırkyama sanatının doğmasını sağlamıştır.

3-1-5-2-4-6

1. Önceleri 32 metre genişliğinde, 192 metre uzunluğunda bir pistte sadece 1 gün
süren koşullardan oluşan oyunlara sonraları değişik mesafelerde yarışlar, disk ve cirit
atma, uzun atlama, boks, güreş, atlı araba yarışları gibi dallar eklenerek şenliklerin
süresi de 5 güne çıkarıldı.
2. İlk olimpiyatlar, Eski Yunan'da Tanrı Zeus adına yapılan şenliklerdi.
3. İlk başlarda ölülerin ruhlarının 8 yılda bir dirileceği inancıyla 8 yılda bir düzenlenen
b oyunlar, daha sonra 4 yılda bir yapılmaya başlandı.
4. M.Ö. 776 yılında Yunanistan'ın Olimpia bölgesinde, Isparta Kralı Likorgos'un da
önerisiyle yapılan şenlikler, tarihteki ilk olimpiyat oyunlarını temsil eder.
5. Günümüzde yapılan Modern Olimpiyat Oyunları'nın kökeni Antik Yunan'da yapılan
şenliklere dayanır.

5-2-4-1-3

1. Orada Askerliğini yaparken 1912 yılında çıkan Balkan Savaşı’na katıldı.
2. Bu sırada Seyit’in de tezkeresi yaklaşmıştı ancak 1914 yılında genel seferberlik ilan
edilince Seyit tezkere alamadı.
3. Seyit, 1909 yılında temel askerlik eğitimini aldıktan sonra Edirne’ye yollandı.
c 4. Savaşın ardından askerliğine bir süre de İstanbul’da devam etti.
5. Seyit de İstanbul’dan Çanakkale’ye, Mecidiye Tabyası’na topçu eri olarak yollandı.
6. İngiliz ve Fransız gemilerinin Çanakkale’ye saldıracakları haberleri üzerine Bo-
ğaz’daki kuvvetleri güçlendirmek için bu bölgeye birlikler gönderiliyordu.

3-1-4-2-6-5

1. İnsanlar arasındaki bilgi alışverişi hafıza sayesinde gerçekleşiyordu.
2. İnsanların okuma yazma bilmedikleri çağlarda bütün duygu ve düşünceler, hafıza-
larda saklanıyordu.
3. Bu canlı kitaplar zamanla ölüyorlar fakat hafızalarındaki inanç ve düşünceler yaşı-
yordu.
d 4. Yani insan, canlı bir kitaptı.

5. Bazı bilgiler unutuluyor, bazılarına ise yeni bilgiler ekleniyordu.
6. Bu düşünceler kuşaktan kuşağa aktarılıyordu ancak ağızdan ağıza aktarılırken de-
ğişiyorlardı.

2-1-4-3-6-5

152

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 17

4. Kutularda verilen cümlelerden anlamlı bir paragraf oluşturan sıralamayı boş kutucuk-
lara yazınız.

1. Yazı ile birlikte bilgi, duygu, düşünce ve olayların korunması sağlanmış oldu.
2. Bütün bunlar kuşaktan kuşağa aktarılmaya başlandı.
3. İnsan aklının unutmak denen zayıflığına karşı en değerli ve kesin çare bulundu.
4. Ancak insanlar yazıyı birdenbire öğrenmediler.
5. Önce mağaraların duvarlarına resimler yaptılar, zamanla bu resimlerin gelişme-
siyle yazı ortaya çıktı.
6. Günümüzden 7000 yıl kadar önce yazının bulunuşu insanlık tarihinde bir dönüm
noktası oldu.

s

6-3-1-2-4-5

1. Bugün birçok şey, mucitler tarafından değil; mühendisler, teknikerler, mimarlar
tarafından yapılıyor fakat kimse hiçbir şey icat etmiyor.
2. Mucitlik, öğrenilmesi imkânsız bir meslektir, bundan dolayı çok nadirdir.
3. Oysa eskiden mucitler vardı, bunlardan birinin adı Edison’du.
4. Artık bugün böyle bir meslek yok.
5. Ampulü ve vaktiyle fonograf denilen gramofonu, mikrofonu buldu ve dünyanın ilk
elektrik fabrikasını kurdu.
6. Bu gibi insanlar olmasaydı lambamız olmazdı, mikrofonumuz olmazdı.

b

2-4-1-3-5-6

1. Her gün direkte bir çentik atıyordum.
2. Böylece kendim için bir tür takvim elde etmiş oldum.
3. Adaya çıktığım zaman eylülün otuzu idi.
4. Yedi günde bir bu çentiği daha kalın açıyor, ay başlarını da bundan daha kalın bir
çentikle işaretliyordum.
5. Bunu unutmamak, bundan sonraki günlerimi hesaplamak için bir şeyler yapma-
lıydım.
6. Karaya çıktığım yere bir direk diktim.
7. Üzerine, “Bu adaya 30 Eylül 1719’da çıktım” diye yazdım.
c

3-5-6-7-1-4-2

153

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 17

5. Kutularda verilen cümlelerden anlamlı bir paragraf oluşturan sıralamayı boş kutucuk-
lara yazınız.

a 1. İçinde milyonlarca ev, milyonlarca sokak, binlerce şehir varmış.
2. Dağlar, tepeler, ırmaklar, denizler ve uçsuz bucaksız okyanuslar…

3. Sadece bu kadar mı?

4. Büyüdükçe ve sokağımızın dışına taştıkça anladım ki dünya benim san-
dığımdan çok daha büyükmüş.

5. Tabii, bir de insanlar…

6. O kadar küçüldü ki benim hayatım içine sığmaz oldu.

7. Başka evlerde büyüyen, başka sokaklarda yürüyen, başka hayatlar ya-
şayan milyarlarca insan…

8. Ben küçükken sokağımız çok büyüktü, sonra ben büyüdükçe sokağı-
mız küçüldü.

8-6-4-1-3-2-5-7

b
1. Bu türetmeyi, genellikle dilciler değil; o bilimsel ya da teknik konuyu
icat eden o buluşu yapan bilim adamı yapar.
2. Neden derseniz, elbet buluşunu ilk kez yazıp anlatırken buluşuna ken-
disi isim bulmak ister de ondan.
3. Her dilde, bilimin ve tekniğin gelişen ihtiyaçlarını karşılamak için yeni
terimler türetmek bir zorunluluktur.
4. Bu şekilde bilim adamı hem yaptığı buluşla bilime hizmet eder hem de
yaptığı buluşu adlandırmak için kelime türettiği için kendi diline hizmet
eder.

3-1-2-4

c 1. Doğada yanardağ etkinlikleri sonucunda oluşmuş doğal camlar da var-
dır.

2. Camın rastlantı sonucu keşfedildiğine inanılıyor.

3. Bununla birlikte insanın camı keşfetmesi ve nasıl yapılacağını öğrenme-
si büyük önem taşıyor.

4. “Bir yolculuk sırasında tüccarlar teknelerinden kıyıya çıktıktan sonra
bir nehir kıyısında kamp kurmuşlar ve nehir yatağında bir ateş yakmışlar.

5. Camın keşfine ilişkin en sık anlatılan öykü, Eski Yunanlı tarihçilerin ak-
tardığına göre şöyle:

6. Sonraki gün baktıklarında önceki gün yaktıkları ateşin külleri arasında
saydam, parlak cam parçaları bulmuşlar.”

2-1-3-5-4-6

154

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 2

6. Aşağıda karışık olarak verilen cümleleri işin işlem basamaklarına göre sıraya koyunuz
ve yaptığınız sıralamayı boş kutucuğa yazınız.

a Islak Kek

1. Üzerine toz şeker ilave edilip çırpıcı ile toz şeker ve yumurta kö-
pük hâline gelene kadar çırpılmalıdır.

2. Öncelikle 3 adet yumurta bir kabın içerisine kırılır.
3. Elde edilen köpüklü karışımın üzerine sıvı yağ, süt, kakao ve vanilya ilave edip karış-

tırılır.
4. Ardından kakaolu ve vanilyalı karışımın üzerine un ve kabartma tozu ekleyin.
5. Hazırlamış olduğunuz bu kakaolu kek harcından, un ve kabartma tozunu eklemeden

önce bir bardak kadar ayırın.
6. Kek fırında pişerken diğer yandan kek için sosunuzu hazırlamaya başlayın.
7. Kekinizi önceden ısıtılmış fırında 30-35 dakika kadar pişirin.
8. Son adımda fırın tepsinizi sıvı yağ veya tereyağı ile yağladıktan sonra karışımı tepsiye

dökün.
9. Karışımı hazırlarken ayırdığınız bir bardak harcı tencerede tüm malzemeler eriyene ka-

dar kaynatın.
10. Kek piştikten sonra keki dilimleyin, hazırladığınız sosu kekin üzerine eşit şekilde dökün

ve soğuyana kadar bekleyin, afiyet olsun.

Sıralama: 2 - 1 - 3 - 5 - 4 - 8 - 7 - 6 - 9 - 10

b
Kristalize Şeker

11. Sonra karışıma batırdığınız şişleri, kâğıdın üzerine yatırın.
12. Çeyrek bardak suyun içine birkaç yemek kaşığı şeker ekleyerek

biraz şeker şurubu yapın ve bir parça kâğıdın üzerine biraz şeker
serpin.
13. İhtiyacınız olan malzemeler: 2 bardak su, 5 bardak şeker, küçük tahtadan kebap şişleri,
biraz kalın kâğıt, birkaç temiz bardak ya da kavanoz, bir sos tavası, gıda boyası.
14. Şişleri karışımın içine batırdıktan sonra şeker parçaları üzerlerine yapışacak şekilde
şişleri karıştırın.
15. Oluşan şurubu 15 dakikalığına soğumaya bırakın.
16. Kuruması için şişleri gece boyunca öyle bırakın.
17. Sabah sıcak bir sos tavasında beş bardak şekeri iki bardak suyun içinde eritin.
18. Ama çok uzun bekletmeyin çünkü aksi takdirde kristaller oluşmaz.
19. Artık hazır olan şişleri, hazırladığınız karışımı koyduğunuz kavanozların içine yerleştirin
ama kavanozun ne duvarlarına ne de dibine değmediğinden emin olun.
20. Sonra soğumaya bıraktığınız karışımı boş kavanozlara boşaltın ve içine farklı renklerde
gıda boyası ekleyin.
21. En sonunda şurup kıvamındaki suyun ısısı düştükçe azalacak bu da şişlerin üzerinde
şeker tanelerinden oluşan kristalleşmiş bir tortu birikecektir.
22. Şişlerin, kavanozun kenarlarına değmesini önlemek için kavanozun ağzına mandal ko-
yun ve şişleri mandala sabitleyin.
Sıralama: 3 - 2 - 4 - 1 - 6 - 7 - 5 - 8 - 10 - 9 - 12 - 11

155

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 17

7. Aşağıda işlem basamakları karışık olarak verilen metinleri, gelişim aşamalarına dikkat
ederek sıralayınız. Sıralamayı boş kutucuğa yazınız.

a 1. IBM firması 1958'den itibaren farklı teknolojiler kullanarak daha küçük,
Bilgisayar hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar üretmiştir.
2. Bilgisayar teknolojisi 1980’lere gelindiğinde tam anlamıyla kişisel
b olarak kullanılabilecek boyutlara ve herkesin alabileceği fiyatlara kavuş-
Tarımda muştur.
Makineleşme 3. İlk bilgisayar 1947 yılında yapılan ENIAC isimli, maliyeti 500.000 dolar
olan, yaklaşık 27 ton ağırlığında ve 167 metrekare genişliğe sahip devasa
c bir makinedir.
Telefon 4. İntel firması 1971’de ürettiği teknoloji sayesinde bilgisayarı oluşturan
bütün parçaların tek bir kutunu içine sığmasını sağlamış ve bu şekilde
daha küçük boyutlu ve daha hızlı işlem yapan bir bilgisayar yapılabilmiş-
tir.

3-1-4-2
1. Önceleri ağaçtan daha sonraları demirden yapılan araçlar, hayvan gü-
cünün yardımıyla tarımda kullanılmıştır.
2. 19. yy.da yaşanan Sanayi Devrimi ile birlikte buhar gücünün kullanı-
mıyla artan makineleşme kendini tarımda da göstermiştir.
3. İlkel çağlardan beri insanlar tarım yapmış ve tarımda değişik araç ge-
reçler kullanmışlardır.
4. Buharlı traktörlerin kullanımı ekilebilen arazileri miktarının ve aynı
za-manda elde edilen ürün miktarının da artmasını sağlamıştır.
5. Tarımda yaygın olarak ve tam anlamıyla makine kullanımı 20. yüzyılda
gerçekleşmiş; traktör, biçerdöver gibi pek çok makine tarımın vazgeçil-
mezi olmuştur.
6. Tarımda kullanılan ilk makine 19. yüzyılın sonlarında Chicago'da Char-
ter Motor Şirketi tarafından geliştirilen ve buharla çalışan traktördür.

3-1-2-6-4-5
1. Bu cihaz yaklaşık 1 kg ağırlığındaydı ve bataryası sayesinde sadece
35 dakika konuşulabiliyor, tekrar şarj edilmesi 10 saat sürüyordu.
2. İnsanların bu kablo derdinden kurtulabilmesi, sesin radyo dalgalarıyla
iletilebilmesinin keşfedilmesiyle mümkün oldu.
3. 1983 yılında Motorola firmasının yaptığı telefonla, insanlar artık kablo-
suz telefon kullanma imkânına kavuştu.
4. Herkesin bildiği gibi telefon 1876’da Graham Bell adlı bir mucit tara-
fından icat edilmiştir.
5. 1990’lı yıllara gelindiğinde “cep telefonu” denilen bu kablosuz telefon-
lar artık gerçekten cebe sığacak kadar küçülmüş ve hafiflemişti.
6. Graham Bell’in bu icadıyla sesin iletilebilmesi Amerikalıları oldukça
heyecanlandırmış ve kısa sürede sokakları yüzlerce telefon direği ve her
taraftan sarkan kablolar sarmıştı.
7. İlk görüntülü görüşme yapılabilen telefon, cep telefonunun mucidi
Motorola firması tarafından yapılmıştı ve telefon bu noktadan sonra in-
ternete de bağlanabilen bir araç hâline gelmişti.

4-6-2-3-1-5-7

156

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 17

8. Aşağıda karışık olarak verilen metinleri oluş sırasına göre sıralayınız.

Hoca artık kızmıştı. Birlikte aşağı indiler. Eşeği önlerine katarak yürüdüler.
Çok geçmeden birkaç kişiye daha rastladılar. Bunlar da: “Allah Allah… Bu ne
a budalalık, eşek önlerinde bomboş gitsin de kendileri bu sıcakta kan ter içinde

yürüsünler. Dünyada ne şaşkın adamlar var.” dediler.

Hoca bunun üzerine çocuğunu arkasına bindirdi. Biraz gidince birkaç geve-
b zeye rast geldiler. Bunlar da: “Amma insafsız insanmış bunlar. Bir eşeğe iki

kişi birden biner mi? Hele şu herif bir de Hoca olacak.” diye söylendiler.

Nasreddin Hoca, oğlu ile pazara gidiyordu. Oğlu eşeğe binmiş, kendisi de
c arkalarından yürüyerek gidiyordu. Görenlerden biri: “Hey gidi zamane genç-

leri, ihtiyar babasını yürüyor da kendisi rahat rahat eşeğe binip gidiyor.” dedi.

Hoca, herkesi memnun etmenin imkânsız olduğuna artık iyice kanaat getir-
mişti. Oğluna: “Gördün ya oğlum, bu halkın dilinden kurtulabilen varsa aşk
d olsun. O hâlde sen doğru bildiğini yap, âlem ne derse desin. Halkın ağzı

torba değil ki büzesin.” dedi.

Bu söz üzerine çocuk eşekten hemen indi. Babasını bindirdi. Kendisi yürü-
meye başladı. Bu şekilde biraz gittiler. Onları bu hâlde görenlerden biri: “Ayol,
e koca adam eşeğe kurulmuş gidiyorsun, küçücük çocuğa yazık değil mi?”

dedi.

Sıralama: 3 - 5 - 2 - 1 - 4
157

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

Etkinlik 17

9. Aşağıda karışık olarak verilen metinleri oluş sırasına göre sıralayınız.

Uzakta bir ışık gördü. “Şansım varmış ki çiftçi uyumamış. Kapıyı vurur, başıma

s geleni anlatırım. ‘Bana ödünç bir kriko verebilir misiniz?’ diye sorarım. O da ‘Hay
hay arkadaş, al, işini gör fakat işin bitince geri getir.’ der.” diye düşündü kendi

kendine.

Adam kendi kendine iyiden iyiye kızmıştı. Bahçe kapısına geldiğinde söylenmeye

b devam ediyordu: “Yüz lira ha! Sana 10 lira vereceğim, daha fazla vermem. Kör
şeytan! Şu aksilik olmasaydı, kriko gerekmeyecekti. Zararı yok, şimdi istediğin

parayı vereceğim. Ama bunun düpedüz bir dolandırıcılık olduğunu unutma!”

Adam, çiftçinin evine doğru yürümeye başlamıştı ki evin ışıkları söndü. Bu işe

canı sıkılan adam kendi kendine söylendi: “Şimdi adam yattı, rahatsız ettiğim için

c kızacak ve belki kriko için para isteyecek. Ben de ‘Bu insanlığa yakışmaz ama
size 5 lira veririm.’ diyeceğim. O, ‘Hem gece yarısı beni yataktan kaldıracaksın

hem de 5 lira vereceksin ha! Ya 100 lira verirsin ya da gider başka yerde arasın.’

diyecek.

Bir adam, gece yarısı şehrin dışında otomobili ile giderken birden lastiği patladı.

d Adam, güç bela otomobili kontrol altına alıp durdurdu. Bagajı açıp baktığında
otomobilin lastiğini değiştirmek için gerekli olan krikosu yoktu. Kendi kendine

“Birinden isterim.” diye düşündü.

Bu düşüncelerle evin kapısına varmıştı. Kapıyı hızlı hızlı vurdu. Çiftçi kapının

e üstündeki pencereden başını uzatarak aşağı seslendi: “Kim o? Ne istiyorsun?”
Adam durdu ve kapıya bir yumruk daha salladıktan sonra bağırdı: “Senin de kri-

konun da canı cehenneme! Senden hiçbir şey istemiyorum.”

Sıralama: 4 - 1 - 3 - 2 - 5

158

5. Sınıf Paragraf Oluşturma - Paragrafın Giriş Cümlesi - Olayları KKT - 17 
veya Bir İşi Oluş Sırasına Göre Dizme

1. I. Amaçları, bizim onları tercih etmemiz ve onla- 4. 1. Sonra dudağınızın hangi tarafı rahat geliyorsa
rın mallarına daha çok para harcamamızdır. o şekilde üflemeye çalışın.

II. Bu bakımdan bilinç, en az parası kadar, tüke- 2. Neyden ses çıkarmak için neyi hiçbir deliğini
ticinin gücüdür. kapatmadan tutmalısınız.

III. Üretenler bize mal veya hizmetlerini satmak 3. Eğer dudağınızın sol tarafını yanaştırırsanız bu
için çırpınır durur. söylediklerimin tam tersi olmuş olacak.

IV. Üreticideki bu bakış açısına karşılık tüketicide 4. Eğer dudağınızın sağ tarafını yanaştırarak
bilinç yoksa kandırılırız ve elimizdeki paranın üflüyorsanız solak neyzen olmuş olacaksınız
karşılığını alamamış oluruz. dolayısıyla arka delik sol tarafa yakın olmuş
olacak.
V. Ancak bu bilinç sayesinde parasının tam kar-
şılığını alır, hileli, ayıplı malları fark eder. 5. Eğer ses çıkmıyorsa açınızı değiştirin tekrar
deneyin burada önemli olan dudağınızı yanaş-
Aşağıdaki cümlelerle anlamlı bir paragraf tırdığınız kısımdan hava çıkmayacak olması ve
oluşturmak doğru sıralama aşağıdakilerden ıslık üflemeyi bırakmamanız.
hangisinde verilmiştir?
6. Dudağınızı yanaştırdıktan sonra ıslık üfleyerek
A) III - II - V - IV - I 15 veya 20 derecelik açıyla üflemeye çalışın.
B) IV - V - III - I - II
C) III - I - IV - II - V Yukarıda neyden nasıl ses çıkartılabileceğinin
D) IV - III - I - V - II aşamaları verilmiştir.
Buna göre neyden ses çıkartabilmek için han-
2. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın gi sıralama takip edilmelidir?
giriş cümlesi olamaz?
A) 2 - 5 - 3 - 4 - 1 - 6
A) Sizi yıllarca bu konuda uyardım ama siz beni B) 2 - 1 - 4 - 3 - 6 - 5
dinlemediniz, kendi çıkarınızın peşinden C) 6 - 5 - 3 - 4 - 1 - 2
gittiniz. D) 6 - 4 - 2 - 3 - 5 - 1

B) Sabah erkenden kalktım ve alelacele kahvaltımı 5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın
yapıp yola koyuldum. giriş olabilir?

C) İnsan, hayatta ne olursa olsun, doğruyu A) Öğretmen de sürekli öğrenen kişi olarak
söylemekten vazgeçmemelidir. tanımlanmalıdır.

D) Türk milleti tarih boyunca bağımsızlığı söz B) Dolayısıyla eğitimin amacı mutlu bireyler
konusu olduğunda inanılması güç işler yetiştirmek olmalıdır.
başarmıştır.
C) Öğrenciler, kendilerini ilgilendiren konuları
3. Aşağıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturuldu- dikkatlice dinlerler.
ğunda hangisi ilk cümle olur?
D) Çocuklar, okulu aynı zamanda evleri gibi de
A) Yol kenarında küçük, çelimsiz, aç olduğu her görmelidir.
hâlinden belli bir kedi yavrusu gördü.

B) Bu kedi yavrusu değil de benim çocuğum
olsaydı, diye düşündü ve hemen biraz mama
bulup yavru kediye verdi.

C) Önce pek umursamadı, biraz ilerledi ama
sonra arabadaki çocuğu geldi aklına.

D) Genç baba küçük oğlunu bebek arabasıyla
gezdirmek için evden çıktı.

159

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

➤➤ Paragrafın Konusu: Paragrafta konu; üzerinde düşünülen, yazı yazılan, görüş bildirilen, konuşulan olay, varlık
ya da kavramdır. Yazarın ele aldığı, üzerinde durduğu şeydir. Başka bir deyişle konu, yazarın ele aldığı ham
maddedir.
Konu genellikle giriş bölümünde tanıtılır ve belirtilir. Bu nedenle, paragrafın konusu bulunurken giriş bölümü
daha dikkatli incelenmelidir.
Bir paragrafta sadece bir tane konudan söz edilebilir. Paragrafta kaç tane cümle varsa hepsi aynı konudan söz
etmek zorundadır. Eğer ikinci bir konuya geçilecekse o zaman ikinci bir paragrafa başlanmalıdır.
Hangi konudan söz edildiğini bulabilmek için paragrafa şu soruları sorabiliriz: “Yazar ne söylüyor?”, “Yazar
neyin üzerinde duruyor?”, “Yazının anlatılış amacı nedir?”, “Yazarın anlatmaya çalıştığı nedir?”, “Bu
yazıda ne anlatılır, neyden söz ediliyor?”
Örnek:

Yeryüzündeki kaynaklarımızın sınırlı olduğunu bilmeliyiz. Sahip olduğumuz petrol, su, ağaçlarımız, temiz
hava sınırlıdır. Bu yüzden kaynaklarımızı elimizden geldiğince tutumlu kullanmalıyız. Bunun yolu da geri dö-
nüşümdür. Ürettiğimiz bir ton kâğıt için pek çok ağaç kesilmekte, kesil bu ağaçları kâğıt hâline getirmek için
çokça enerji tüketilmektedir. Oysa daha önce üretilmiş ve kullanılmış olan kâğıtları toplayıp işledikten sonra
tekrar kullanılabilecek hâle getirebiliriz. Bu şekilde hem yeni ağaçların kesilmesini önlemiş oluruz hem de
kullandığımız enerjiden tasarruf etmiş oluruz. Bu durum sadece kâğıt için geçerli değildir. Cam, plastik,
demir gibi çok sık kullandığımız ürünlerde de kullanılabilir. Ürettiğimiz demiri, defalarca geri dönüştürüp
tekrar işe yarar hâle getirebiliriz. Bu şekilde doğaya daha az zarar vermiş oluruz. Sınırlı olan kaynaklarımızı
verimli kullanmış oluruz.
Paragrafta ne anlatılmaktadır? “Geri dönüşümün yararları”

➤➤ Paragrafın Başlığı: Paragrafın başlığı demek, paragrafın adı demektir. Her yazının da bir adı olmalıdır. Bu
yüzden paragrafın başlığı, işlenilen konunun ve verilmek istenen ana düşüncenin kısa bir özeti gibi olmalıdır.
Başlığın, konu hakkında bizleri bilgilendiren, ana düşünce hakkında bir ipucu veren, birkaç sözcükten oluşa,
kısa ve ilgi çekici bir yapıya sahip olması gerekir.
Örnek:

Haberleşme
Haberleşmenin pek çok yolu var. Geçmişten günümüze dek haberleşmenin yolunu değişik biçimlerde bul-
du insanlar. Bunlardan en temel nitelikte olanı, insanın kendi duyu organlarını kullanarak gerçekleştirdiği,
adına konuşma dediğimiz haberleşme yöntemi. Bunun dışında tarih boyunca insanlar dumanla, mektupla
haberleşme sağlamışlar. Teknoloji geliştikçe bunlara telgraf, radyo, telefon ve günümüzde de internet, tele-
vizyon ve sosyal medya haberleşme için kullanılmaktadır.

➤➤ Paragrafta Anlam Bütünlüğünü Bozan Cümle: Paragraf, anlamlı bir bütündür. Bunun için de paragrafta yer
alan bütün cümleler aynı konudan söz etmek zorundadır. Paragrafta yer cümleler-den birisi konunun dışına
çıkarsa o zaman paragrafın bütünlüğü ve anlam akışı bozulur.
Örnek:

(1) Neden yedisinden yetmişine herkes, çizgi filmleri sever diye sormuşumdur kendime. (2) O renkli dün-
yanın içine girince her şeyi daha iyi anlıyor insan. (3) Çünkü çizgi filmlerde her şey sevimli ve mükemmel,
müthiş bir sevgi yumağı içinde. (4) Çizgi filmlerin çok fazla islenmesi çocuklarda gelişim geriliğine yol açar.
(5) Bu sevgi ve heyecan veren hareketlilik, çizgi filmleri yediden yetmişe herkesin sevmesini sağlıyor.

Bu paragrafta, her yaşta insanın çizgi filmleri niçin sevdiğinden söz edilmiş. Fakat “4” numaralı cümlede “çizgi
filmlerin olumsuz bir özelliğinden” söz edilmiş. Bu cümle paragrafta işlenen konunun dışına çıktığı için pa-
ragrafın anlam bütünlüğünü bozmaktadır.

160

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

Etkinlik 18

Kazanım: T.5.1.3. Dinlediklerinin/izlediklerinin konusunu belirler.
T.5.3.20. Metnin konusunu belirler.

1. Aşağıdaki metinlerin konularını bulup boş kutucuğa yazınız.

a. Ebru sanatı, kitreli su üzerine boyalar serpilerek desenler oluşturulması ve bu desenlerin
kâğıda geçirilmesidir. Ebrunun en büyük özelliği, oluşturulan desenlerin tek bir kâğıda
geçirilmesi ve aynısının yapılamamasıdır. Ancak benzeri yapılabilir. Ebru sanatında ha-
zırlık aşaması uzun, eser meydana getirme aşaması ise tam tersine çok kısa zaman alır.
Sanki benliğimizden alıp su üzerine bıraktığımız boya damlaları, düştükten sonra yayılır
ve şekiller oluşturur. Bizim de müdahalemiz ile inanılmaz resimler çıkar ortaya. Bir eb-
rucunun bilinçli bir şekilde mükemmel ebrular yapması, ancak bir usta ebrucunun yol
göstermesi ile mümkün olmaktadır. Bu nedenle ebru sanatı, usta çırak yöntemi ile yüz-
yıllar boyunca bir nesilden diğerine aktarılmıştır. Ebru sanatını icra edebilmek için birden
çok malzemeye gerek duyulmaktadır. Tekne, kitre, öd, çeşitli boyalar, fırça, emici nitelik-
teki kâğıt ve spatula gibi malzemeler ile ortaya çok güzel eserler çıkarmak mümkündür.

a. Konu: Ebru sanatının özellikleri

b. Okumak, doğduğu andan itibaren birçok eğitim süreci geçiren insan için en kolay ve en
etkili öğrenme yoludur. Okuyarak olayların ve gelişmelerin iç yüzünü öğrenen bir kişi,
öncelikle kendine olan güvenini artırır. Bu ise aynı zamanda düşünce ufkunu geliştirip
geniş bir görüş açısı sağlayarak olayları inceleme yeteneği kazandırır. Ayrıca okuyan
kişiler çok okumanın beraberinde getirdiği zengin kelime dağarcığına sahip oldukları
için hikmetli ve etkileyici konuşarak hitap ettikleri kişilerde etki de uyandırırlar. Bu etki
ise insanlarla ilişkileri güçlendirmekte, kişiye daha sosyal bir karakter kazandırmaktadır.
Dahası geniş kelime dağarcığı, insanın daha fazla kavramla düşünebilmesini de sağlar.
Yani düşünce kapasitesini ve kültür düzeyini artırır. Boş zamanlarını, çoğu zaman hiçbir
yararlı bilgi aktarmayan televizyon karşısında geçirmek yerine kitap okuyarak değerlen-
diren bu kişiler, edindikleri bilgi ve kültür sonucunda aynı zamanda toplum içinde etkin
bir kişiliğe sahip olurlar.

b. Konu: Okumanın yararları

c. Küresel ısınma, dünyayı saran atmosferin çeşitli sebeplerden zarar görerek, dünya
üzerindeki sıcaklığın giderek artması olarak tanımlanabilir. İnsan kaynaklı ve insandan
bağımsız birçok etmen, küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Dünya üzerindeki nüfusun
her geçen gün artması, yer altındaki fosil yakıt kaynaklarının gün yüzüne çıkarılarak kul-
lanılması, çöplüklerde oluşan metan gazının atmosfere salınması, kullanılan parfüm ve
benzeri ürünlerin olumsuz etkileri, araba egzozlarından çıkan zehirli gazlar ve çevre kir-
liliği gibi sebepler, küresel ısınmanın en büyük sebeplerini oluşturur.

c. Konu: Küresel ısınmanın nedenleri

161

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

Etkinlik 18

2. Aşağıdaki metinlerin konularını bulup boş kutucuğa yazınız.
a Konu: Çörek otu ve yağının yan etkileri

Çörek otu ve çörek otu yağının pek çok sağlık sorunlarına yararı olmasına karşın diğer
bitkisel ürünlerde olduğu gibi aşırı, gereksiz ve bilinçsiz tüketiminde bazı yan etkileri ortaya
çıkmaktadır. Öncelikle; tansiyon, epilepsi, kalp hastalıkları, şeker hastalığı veya herhangi
hastalık nedeniyle düzenli olarak ilaç kullanıyorsanız çörek otu ve çörek otu yağını kullanma-
dan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Aksi takdirde olumsuz sonuçlar doğurması
kaçınılmazdır. Gıdalarla beraber tüketilen çörek otu genellikle güvenli görülmektedir ancak
özellikle anne adaylarının çocuklarının sağlığını düşünmesi için yine doktor kontrolü kaçı-
nılmazdır. Çörek otu yağı, bu yağı kullanan bazı kişilerde kaşıntı, kızarıklık ve cildin pul pul
olması gibi durumlara da yol açtığı bilinmektedir. Ayrıca yüksek dozda çörek otu yağı tüke-
timi böbrek veya karaciğer tahribatına da neden olmaktadır.

b Konu: Yaz mevsiminin avantajları
Yaz mevsimi, bitkisel gıdalar konusunda en verimli mevsimdir. Meyvelerin ve sebzelerin bü-
yük bir bölümü yaz aylarında yetişir veya olgunlaşır. İlkbaharda çiçek açan ve meyve veren
ağaçların meyveleri yazın olgunlaşır. Yaz mevsimi, sıcaklardan dolayı insanlar tarafından
pek sevilmez fakat avantajları da çok olduğundan yine de en güzel mevsimlerden birisidir.
Az önce de dediğimiz gibi meyve ve sebze konusunda zengin bir mevsim olması, tatil
mevsimi olması yani okulların kapalı olması birçok kişi için avantajdır. Hele de yıl boyunca
derslerden bıkıp usanmış öğrenciler için iyi bir dinlenme fırsatıdır. Sosyal etkinliklerin en çok
yapıldığı mevsim yine yaz mevsimidir. Tüm parklar yaz aylarının akşamlarında cıvıl cıvıldır.
Yani anlayacağınız yaz mevsiminin avantajlarını saymakla bitiremeyiz.

c Konu: Toplum için canını feda eden insanlara gösterilen vefasızlık
Onlar hep vardılar… Yani başımızda, arka sokağımızda, önünden geçip gittiğimiz bir köy
kahvesinde, bir büfe tezgâhının arkasında, bir fabrikanın gece vardiyasında hep onlar var-
dı… Ve bir gün gittiler… Hayallerini, kavgalarını, aşklarını ve henüz yüzünü görmeye bile
fırsat bulamadıkları çocuklarını artlarında bırakarak gittiler… Ölür müyüm, kalır mıyım diye
kahırlanmadan gittiler. Gidenlerin bir kısmı hiç dönmedi. Dönenlerin bir kısmı, bir parçalarını
oralarda bırakarak döndü. Bunlar kimi zaman sınırlarımızı korurken şehit olan asker, polis,
kimi zaman hastalığımızı tedavi edecek ilacı yaparken hayatını kaybeden bilim adamı, kimi
zaman bilimsel araştırmalar için laboratuvarda ölümcül hastalığa yakalanan bir fizikçi, ger-
çekleri öğrenmemiz için canını ortaya koyan bir gazeteci, köy yollarında bir hastanın imdat
çağrısına giderken çığ altında kalan hemşire… Hiçbiriniz, hiçbirimiz, bizim için yaşamlarını
verenlerin, bir parçalarını kaybedenlerin, hayallerini ve aşklarını yitirenlerin, bizler uğruna
yazık olmuş hayatların farkına bile varmıyoruz. Hep yoklarmış gibi, hiç olmamışlar gibi dav-
ranıyoruz. Oysa mutluluğumuzu, sağlığımızı, güvenliğimizi hep onlara borçluyuz.

162

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

Etkinlik 18

3. Aşağıdaki metinlerin konularını bulup öğrencilere ait boş yerlere yazınız.
a

İnsanlar, büyük sıkıntılarla boğuşuyor. Hayat şartları gittikçe zorlaşıyor. En büyük so-
run da elbette her gün giderek artan işsizlikle. Bu büyük sıkıntıyı çok iyi anlıyor ve çok
üzülüyorum bu kişilere. Fakat bir de bütün bunları tembelliğini gizlemek için kılıf olarak
kullananlar var. Kahve köşelerinde akşama kadar pineklerler. Niye boş oturuyorsun,
diye sormayın. Cevapları hemen hazırdır. “İş mi var ki çalışalım.” Sanki “iş” denilen
onların ayaklarına kadar gidip yalvaracak. Bunlar birinci tip işsizler ya da tembeller mi
deseydik? Bir de ikinci tip işsizler var. Bu kişilere iş buluyorsunuz ama çalışmak iste-
miyor. Nedenini öğrenmek istediğinizde şu cevabı alıyorsunuz: “Bu iş çok ağır. Ben
masa başı bir iş arıyorum.” Bunlar bana hiç samimi gelmiyor. Bu durum samimiyetten
öte apaçık bir tembellik göstergesidir.

Konu: Tembelliğin yansımaları

b
Hepimizin yaşamında anneanneler, dedeler, babaanneler, nineler vardır. Bir dönemin
genç, taşı sıksa suyunu çıkaracak o güzelim delikanlıları zamanla çöker, bir kenarda
unutulurlar. Eskiden toplumumuzda, özellikle de Anadolu yaşantısında böylesine ka-
nayan bir yaramız yoktu. İnsanlar birbirlerini ihmal etmez, birbirlerinden kopmazlardı.
Büyük aile denilen yapıların içinde herkes birlikte yaşardı. Ancak giderek yaşam ko-
şulları değişti. Hayat mücadelesi insanları hep yalnızlaştırdı ve bencilleştirdi. Elden
ayaktan düşen yaşlılar, hayatın dışına atıldı. Bir dönem koca aileyi çekip çeviren o
güzel insanlar ya pek alışamadıkları gelinlerinin yanında ya da sempatik bulmadıkları
damatlarının evlerinde, daha kötüsü kimsenin arayıp sormadığı, kapılarının bayram-
dan bayrama bile çalınmadığı evlerinde son zamanlarını cam kenarındaki bir divanın
köşesine büzüşüp sokağa bakarak geçirir oldular. İşte onların bu unutulmuşluğu, bu
perişanlığı acı veriyor bana.

Konu: Değişen yaşam koşullarının yaşlılar üzerindeki etkisi

163

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

Etkinlik 18

Kazanım: T.5.1.7. Dinlediklerine/izlediklerine yönelik farklı başlıklar önerir.
T.5.3.24. Okuduğu metnin içeriğine uygun başlık/başlıklar belirler.

4. Aşağıdaki metinleri inceleyiniz ve boş kutucuklara metinlere uygun başlıklar yazınız.

Türkler, kapılarına gelen yabancıyı “Tanrı misafiri” olarak kabul ederler. Misafirin kim-
liği, mevki ve makamı, mal mülk sahibi olup olmaması, davetli veya davetsiz gelmesi
hiç önemli değildir. Hangi din ve inançtan, hangi milletten ve hangi yaşta olursa olsun
her misafir saygıya, izzet ve ikrama layıktır. Evin en güzel bölümü “Misafir Odası” ola-
rak ayrılır ve her an misafir gelecekmiş gibi önceden hazır bekletilir. Türklerde misafir
a baş tacı edilir. Misafir, kutsal bir varlık gibidir. Misafiri en iyi şekilde ağırlamak, memnun
ve mutlu bir şekilde uğurlamak için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmaz; her türlü özen,
gayret ve çaba gösterilir. Her şeyin en iyisi, en güzeli, en yenisi misafirin önüne çıka-
rılır. Çok yoksul da olsa her evin misafir için ayrılmış yorganı, yatağı, misafirin yemek
yiyeceği sofranın altına serilecek özel sofra bezleri eksik değildir. Zaten her misafirin
nasibi ve kısmetiyle geldiğine, eve bereket ve hayır getirdiğine inanılır.
Mustafa Kemal Atatürk, önce annesi Zübeyde Hanım’ın ısrarı ile Mahalle Mektebine
kaydolmuş, daha sonra ise babası Ali Rıza Efendi tarafından Şemsi Efendi İlkokuluna
kaydedilmiştir. Atatürk’ün ilkokul yılları babasının ölümü üzerine problemli bir şekilde
kesilmiştir. Babası ölünce annesi ile birlikte dayısının yanına yerleşmiştir. Ancak bura-
da çok uzun kalmamış ve tekrardan Selanik’e dönmüştür. Selanik’e döndükten sonra
b kısa bir süre Selanik Mülkiye Rüştiyesinde eğitim görmüştür. Annesinden gizlice girdi-
ği askeri okul sınavını kazanması üzerine eğitimine Selanik Askeri Rüştiyesinde devam
etmiştir.1896 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Manastır Askeri İdadisine gir-
miş ve buradan da 1898 yılında mezun olmuştur. 1902 yılında teğmen rütbesiyle Harp
Okulundan mezun olmuş, 1905 yılında ise kurmay yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademi-
sinden mezun olmuş ve eğitimini tamamlamıştır.

Gelişmiş ülkelerde sanata verilen önem büyüktür. Bu gerçeği herkes kabul edecektir
ama bunu doğuran neden nedir, diye kimse düşünmüyor. Yani burada şu soruyu sor-
malıyız: Bu ülkeler gelişmiş oldukları için sanata önem veriyorlar yoksa sanata önem
verdikleri için mi gelişmiş bir ülke oldular. Bence bu sorunun yanıtı gelişmemiş ül-
kelerde saklıdır. Geri kalmış ülkelere bakıldığında, sanatın önemsenmediği, sanatsal
c faaliyetlerin çok az olduğu görülmektedir. Bu yüzden hayal dünyaları sınırlı, merak

duyguları yoktur. İşte sanatın onlara sağlayacağı gelişmiş düşünce dünyasından yok-
sunlar. Mustafa Kemal Atatürk “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri
kopmuş demektir.” derken, sanatın önemini bu yüzden vurgulamış ve gelişmiş bir ülke
olabilmek için mutlaka sanatla uğraşmamız gerektiğini ifade etmiştir.

a Türklerin Misafirperverliği
b Atatürk’ün Eğitim Hayatı
c Sanatın Önemi

164

5. Sınıf Sözcükte Anlam

Etkinlik 18

5. Aşağıdaki metinleri inceleyiniz ve boş kutucuklara metinlere uygun başlıklar yazınız.

a

Trafik Kuralları

Toplumun ortak olarak kullandığı her alanda belli bir düzenin sağ-
lanması için kurallar koyulmuştur. Bu kurallar düzenin sağlanması,
işleyişin tıkanmaması ve sistemin korunması içindir. Özellikle trafik kuralları araçların
hızlı gitmelerinden ötürü hayati riskin en fazla olduğu yerlerde uyulması gereken
başlıca kurallardır. Trafik kurallarının ve işaretlerinin olması insan hayatını korur ve
yaşamı kolaylaştırır. Bilgilendirici, uyarıcı, hatırlatıcı kuralların varlığı trafik seyrini
rahatlatır, kazaları azaltır, insan hayatının emniyetini sağlar. Kısacası trafik kuralları
bizim için vardır, arabalar için değil. Yollar, arabalar için değil bizim vardır. Bu ger-
çekleri anlamı ve ona göre davranmalıyız. Atalarımız, abanın kadri yağmurda bilinir,
demişler. Ama trafikte emniyet kemerine ihtiyaç duyduğumuz bir anda artık çok geç-
tir. Kaza anında, kemer ne kadar yararlıymış, durun ben kemerimi takayım sonra
kaza yaparız, diyemeyiz. Bu nedenle lütfen, trafik kurallarına uyalım.

b
Dilimizin Bozulması

Dünya sürekli değişmekte ve gelişmektedir. Gelişmekte olan dünyada
toplumlar arası etkileşim de her geçen gün artmakta ve bu etkile-
şim sonucunda diller de birbirinden etkilenmektedir. Bir dilin gelişip yeni kelimelere
sahip olması güzeldir ama bu etkilenme taklit ve özenti şeklinde gerçekleşiyorsa bu
durum dile fayda sağlamaz aksine zarar verir. Günümüzde özellikle gençler arasında
yabancı sözcüklere karşı bir özenti görülmektedir. Gerek günlük hayatta gerekse
sosyal medyada gençler yabancı kelimeleri kullanarak sözde gelişmiş kültürlerini
göstermeye çalışmaktadırlar. Sokağa çıktığımızda yabancı sözcüklerle dolu dükkân
tabelaları, insanların konuşmaları ne yazık ki özellikle iyi eğitimli insanların çalıştığı
çok katlı iş yerlerindeki insanların güzelim Türkçemizi adeta katleden konuşmaları,
dilimizin ne derece yabancı kültürlerin etkisinde olduğunu açıkça göstermektedir.

165

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

Etkinlik 18

6. Aşağıdaki metinleri inceleyiniz ve boş kutucuklara metinlere uygun başlıklar yazınız.

Şüphesiz ki en çok zaman geçirdiğimiz, en çok paylaşımda bulunduğumuz,
kötü günlerin üzüntüsünü, güzel günlerin sevincini beraber yaşadığımız ki-
şiler aile bireylerimizdir. Bizler, ailemizle birlikte et ve tırnak gibi bir bütünü
oluştururuz. Bizim için bu kadar önemli olan ailemize karşı elbette ki bazı
sorumluluklarımız vardır. Aslında “mutlu aile” bütün bireylerinin kendi görevlerini
gönüllü ve iyi yapmasıyla oluşur. Anne ve babamız işini aksatmazlar, iş yerle-
a rinde başarılı olmaya çalışırlar çünkü evin giderlerini karşılamak için iş yerinden

alacakları maaşa ihtiyaç vardır. Evin bütün bireyleri; yemek, bulaşık, çamaşır gibi
işleri paylaşır. Çocukların, eğitimlerinde başarılı olmaları, kendilerini geliştirmek
için çaba göstermeleri de aileye karşı sorumlu olduğumuz konulardır. Bu sorumlu-
luklarımızı yerine getirdiğimiz takdirde güzel bir yaşam sürebiliriz ve sevdiklerimizle
beraber mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaya devam edebiliriz.

Aile ve Sorumluluklarımız

Son yıllarda ülkemizin insanlarını tutsaklaştırdı televizyon. Abarttığımı san-
mayın. Bunu kendi gözlemlerinizden, kendi evlerinizden de bilebilirsiniz.
Televizyonda yayın başlar başlamaz evler-deki bütün etkinlikler durur. Baba,
anne, büyükbaba, büyükanne, çocuklar çepeçevre kuşatırlar televizyonun
etrafını. Herkes, bütün dikkatini televizyona vermiştir. Hele vurdulu kırdılı, geri-
limli bir dizi varsa çıt çıkmaz. Bütün konuşmalar durur. Sanki herkes donmuş,
b büyülenmiş gibidir. İnsanların televizyona bu aşırı düşkünlüğü bizi birer tutsak
yapıyor işte. İyi program, kötü program ayrımı yapmadan ne verilirse, ne yayımla-
nırsa büyük bir merakla izliyoruz. Daha doğrusu çok değerli zamanımızı bir güzel
öldürüyoruz. Sanki başka türlü yaşam biçimi yokmuş gibi davranıyoruz. Oysa eski-
den yani televizyona esir olmadan önce dostlar, arkadaşlar, komşular, akrabalar,
akşamları bir araya gelir, görüşür konuşurduk. Öldü bütün bu sosyal hayat. Bunların
yerini bilmem hangi dizideki kahramanın serüvenleri aldı.

Televizyon Tutsaklığı

Bir profesör, konferans vermek üzere salona girmiş ama bakmış ki salon, ön
sırada oturan seyis (at yetiştiricisi) dışında boşmuş. Konuşup konuşmama
konusunda tereddüde düşen profesör sonunda seyise sormuş: “Buradaki tek
kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım yoksa konuşmamalı mıyım?” Seyis
cevap vermiş: “Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat
ahıra girdiğimde bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim yine de
c onu beslerdim.” Bu sözlere hak veren profesör, konferansa başlamış. İki saatin
üzerinde konuşmuş. Konuşmasını bitirdikten sonra da kendini mutlu hissetmiş.
Dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylamasını bekleyerek sormuş:
“Konuşmamı nasıl buldun?” Seyis cevap vermiş: “Hocam, sana daha önce de
söyledim, ben fazla eğitim almamış basit bir insanım, bu konulardan pek anlamam.
Gene de ahıra girdiğimde biri dışında bütün atların kaçtığını görseydim onu besler-
dim ama elimdeki tüm yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım.

Seyis ve Profesör

166

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

Etkinlik 18

Kazanım: T.5.1.10. Dinlediklerinin/izlediklerinin içeriğini değerlendirir.
T.5.3.17. Metni yorumlar.
T.5.3.19. Metinle ilgili sorulara cevap verir.
T.5.3.20. Metnin konusunu belirler.

7. Aşağıdaki metinlerde konu bütünlüğünü bozan cümleyi bulup bu cümlenin numarasını
boş bırakılan kutucuğa yazınız.

(I) Milattan önce 1800’lü yıllarda ortaya çıkan Babil uygarlığının yıldızları izlemek için karma-
şık geometrik hesaplamalar yaptıkları ortaya çıktı. (II) Dünyaca ünlü bir bilim dergisinde yer
alan araştırmaya göre Babiller gece gökyüzünde Jüpiter gezegeninin hareketlerini izlemek
a. için geometriyi kullanıyorlardı. (III) Babiller bugünkü Irak ve Suriye topraklarında yaşayan bir

uygarlıktı. (IV) Bilim insanları, Babillerin bu tekniği milattan önce 350 yıllarında geliştirdikle-
rini düşünüyor.

III

(I) Türkiye'nin tekvando ile tanışması 1964 yıllarına dayanır. (II) Tekvando, judo ve karate
bir savunma sporudur. (III) Şükrü Gencel ve Nazım Canca’nın çabaları sonucu tekvando
b. ülkemizde gelişmeye başlamıştır. (IV) Bu vesileyle de ülkemizde pek çok tekvandocu yetişti
ve hâlâ yetişmektedir. (V) Şu anda da gerek devlet gerekse de federasyon olarak bu spora
gereken önem verilmektedir.

II

(I) Renk körlüğü tamamen gözün retina yapısından kaynaklanan bir hastalıktır. (II) Göz yapı-
sında eksik olan koni hücrelerinin çokluğuna göre renk algılama yetisi giderek azalmaktadır.
c. (III) Büyük olasılıkla doğuştan itibaren görülür. (IV) Renk körü olan insanların eğitimlerinde
farklı teknikler uygulanmalıdır. (V) Kendi içerisinde farklı çeşitleri olan renk körlüğünde bazı
durumlarda sadece renkleri ayırt etmeyi değil, görme yetisini de etkiler.

Iv

(I) Bittiğinde yeri tekrardan dolabilecek olan enerji kaynakları yenilenebilir enerji kayna-
ğı olarak ifade edilmektedir. (II) Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynakları tükenmeyen
kaynak niteliğinde olduğu gibi bitmek bilmeyen enerjileri ile başka enerji kaynaklarının da
d. üretilmelerinde önemli bir paya sahiptirler. (III) Türkiye, enerji ihtiyacını karşılamak için son
yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarına büyük yatırımlar yaptı. (IV) Su, güneş ve rüzgâr gibi
enerjiler, yenilenebilir enerji kaynaklarının başında gelir.

III

(I) Olimpiyatların, ilk yapıldığı tarihten itibaren bir sloganı vardır: “Ciltius, Altius, Fortius.”
(II) Türkçede “Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü.” anlamına gelir. (III) Türkiye, olimpiyat
sporcusu yetiştirmek konusunda büyük ve ciddi bir atılım içindedir. (IV) Bu slogan olim-
e. piyatların yapılış amacını simgeler. (V) Olimpiyatlarda yarışan sporcu hem kendisini hem
de insanlığı daha iyiye taşıyabilmek amacı taşır. (VI) Ancak olimpiyatların amaçları bunlarla
da bitmez; hoşgörü, dayanışma, dostluk ve barış da olimpiyatlarda sporcular ve izleyenler
tarafından benimsenen amaçlardır.

III

167

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle

Etkinlik 18

8. Aşağıdaki metinlerde bazı cümleler yanlış yerde kullanılmıştır. Metnin anlam bütünlü-
ğünü sağlamak için hangi cümleler yer değiştirmesi gerektiğini boş kutucuğa yazınız.

a I ve III

b II ve III

c I ve III

d V ve VI

e I ve II

168

5. Sınıf Paragrafta Konu, Başlık, Bütünlüğü Bozan Cümle KKT - 18 

1. (I) Çin Seddi’ne bakıldığında tek bir parça gibi 4. İnsanlar ve köpekler, binlerce yıldır birlikte yaşa-
görünse de duvar aslında mozaik biçimindedir. yıp birlikte çalıştılar. Onların kimi zaman avcılık,
(II) Kalitesi değişiklik gösteren parçalarda bazı kimi zaman çobanlık, bekçilik konusundaki be-
kısımlar dayanıklı malzemeden bazı kısımlar ise cerilerinden yararlandık. Koku alma duyularının
fazlasıyla dayanıksız malzemeden inşa edilmiştir. keskinliği, koruma içgüdüleri ya da uzun mesa-
(III) Çin Seddi dünyanın yedi harikasından biri ka- fe koşuculuğundaki ustalıkları gibi özellikleriyle
bul edilmektedir. (IV) Çin Seddi inşasında en çok yaşamımızı kolaylaştırdılar. Karşılığında biz de on-
insan çalıştırılan yapı olma unvanını kazanmıştır. lara yiyecek ve barınak sağladık. Uzun yıllar süren
(V) Çin Seddi’nin inşa edilmesi için 8000 civarın- bu paylaşım nedeniyle aramızda sıkı bir dostluk
da işçinin çalıştığı düşünülmektedir. kuruldu. Bugün yaşamımızı sürdürmek için kö-
peklere eski çağlarda olduğu gibi bağımlı değiliz
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden ama dostluğumuz artarak devam etmekte. İnsan-
hangisi anlatımın akışını bozmaktadır? lar başka hiçbir hayvanla kurmadığı yakın ilişkiyi
köpeklerle kurmuştur.
A) II. B) III. C) IV D) V.
Bu parçaya getirilebilecek en uygun başlık
2. Olağanüstü güzelliklere sahip Türkiye, zengin aşağıdakilerden hangisidir?
bir hayvan varlığına sahiptir. Türkiye’nin coğ-
rafi konumunun, ikliminin, jeoloji, toprak ve su A) Köpeklerin Özellikleri
kaynakları gibi farklı ekolojik değerlerin uygun
özellikler taşıması, kuşların göç yolları üzerin- B) Hayvan Sevgisi
de bulunuşu, buzul çağlarında birçok hayvana
sığınak teşkil etmesi sebebiyle hayvan varlığı ba- C) Köpeklerin Yaşam Alanları
kımından zengin bir çeşitlilik göstermektedir.
D) Dostlarımız Köpekler
Bu metnin konusu aşağıdakilerden hangisi-
dir? 5. Bilim kurgu filmlerinin nasıl üretildiğini hiç dü-
şündünüz mü? Onca düş ürünü yaratığı üretmek
A) Türkiye’nin coğrafi özellikleri nasıl geliyor bazı insanların aklına? Aslında bunun
için çok da uzaklara bakmaya gerek yok. Doğada
B) Türkiye’deki hayvan çeşitliliğinin önemi yaşayan pek çok canlı, bilim kurgu öykülerindeki
yaratıklardan çok daha ilginçtir. Hiç 6 metre yük-
C) Türkiye’nin ekolojik değerleri sekliğinde bir karınca yuvası gördünüz mü? Ya da
kendi ağırlığının 4 katı kadar su içebilen bir kuş…
D) Türkiye’deki hayvan çeşitliliğinin nedenleri Başkasının dilinin yerini alabilen bir hayvanı dü-
şünebiliyor musunuz? Düş gücünüzü geliştirmek
3. (I) Gelinciklerin tırmanma ve yüzme yetenekleri için yapmanız gereken tek şey doğayı yakından
vardır. (II) Bu yüzden oldukça kuvvetli olurlar ve tanımak.
ağaç tepelerine rahatlıkla tırmanarak kuş ve sin-
capları kendine av edinir. (III) Gelinciklerin yoğun Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisi-
olarak yaşadığı bölgeler Avrupa ve Amerika’dır. dir?
(IV) Atik bedenlerinden ve cesur bir hayvan ol-
malarından dolayı pek çok hayvanı avlayabilecek A) Bilim kurgu filmlerindeki varlıkları üretmenin
yeteneğe sahiptir. zorluğu

Bu parçada numaralanmış cümlelerden han- B) Doğadaki varlıkların düş gücümüzü zorlayacak
gisi paragrafın bütünlüğünü bozmaktadır? ilginç özellikler taşıması

A) I. B) II. C) III. D) IV. C) Doğayı tanımanın yaşamı kolaylaştırmaya yö-
nelik katkısı

D) Doğadaki canlıların özelliklerini araştırmanın
zorluğu

169

5. Sınıf Paragrafta Gelişme Bölümü ve Yardımcı Düşünce

Paragrafta Gelişme Bölümü ve Yardımcı Düşünce

➤➤ Paragrafta Gelişme Bölümü: Paragraf bir düşüncenin, olayın ya da haberin anlamlı bir bütün oluşturacak
şekilde anlatıldığı yazı parçasıdır. Hangi düşüncenin, olayın ya da haberin anlatılacağı giriş bölümünde oku-
yucuya tanıtılır. Bu tanıtımdan sonra anlatmak istediğimiz düşünce, örneklerle, karşılaştırmalarla ve daha pek
çok yöntemle kanıtlanmaya ve okuyucuyu anlatmak istediğimiz düşünceye inandırılmaya çalışılır. İşte bütün
bu anlatımların yapıldığı bölüme gelişme bölümü denir.

Paragrafın gelişme bölümünde örnekleme, alıntı yapma, tanımlama, karşılaştırma, tanık gösterme, benzetme
yöntemleri kullanılarak üzerine söz söylenen “konu” inandırıcı hale getirilir ve ana düşünceye zemin hazırlanır.

Bir paragraf yazmak istiyorsak önce hangi konuda yazacağımızı belirleriz. Örneğin konumuz “kitap okumanın
faydaları” olsun. Okuyucuya iletmek istediğimiz mesaj da “Kitap okumak bizi geliştirir.” düşüncesi olsun.
Okuyucuya sadece “Kitap okumak bizi geliştirir.” dersek mesajımız çok etkili olmaz. Bu nedenle okuyucuyu
inandırmak için bir takım deliler öne sürmeliyiz. Aşağıdaki metinde koyu yazılı bölüm paragrafın gelişme bö-
lümüdür.

Kitapların ve kitap okumanın faydaları saymakla bitmez. Öncelikle kitaplar bir bilgi kaynağıdır.
Bizden önce yapılmış yıllar süren araştırmaları, yüzlerce insanın deneyimleri kitaplarda hazır bir şekilde
bulabiliriz. Örneğin bir insan ömrü ortalama 80 yıldır. Eğer kitaplar olmasaydı biz sadece bu 80 yıl boyunca
edindiğimiz deneyimlerimizle kalırdık. Oysa okuduğumuz her romanda başka insanların yaşam hikâyele-
rini öğrenmiş, onların deneyimlerinden yararlanmış oluruz. Ünlü Fransız düşünür Descartes (Dekart) “İyi
kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en güzel insanlarıyla sohbet etmeye benzer.” derken kitapların bize
sağladığı yararı ortaya koymuştur. Ayrıca okuduğumuz her kitap bizim ifade gücümüzü geliştirir. Duygu ve
düşüncelerimizi anlatırken daha etkileyici ve inandırıcı olma imkânına kavuşmuş oluruz. Emory Üniversite-
sinin yaptığı bilimsel bir araştırmada kitap okumanın bizi daha zeki yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Ülkemizde
İstanbul Üniversite Eğitim Fakültesinin ortaokul düzeyindeki öğrenciler üzerinde yaptığı bir araştırmada dü-
zenli kitap okuyan öğrencilerin, kitap okumayan öğrencilere göre sadece daha başarılı değil aynı zamanda
daha da mutlu oldukları kanıtlanmıştır.
Sonuç olarak kendimizi geliştirmek istiyorsak kitapları hayatımızın vazgeçilmez bir parçası yapıp okumaya
ağırlık vermeliyiz.

➤➤ Paragrafta Yardımcı Düşünce: Paragrafta anlatılan konunun geliştirildiği bölümde yer alan ve bizim pa-
ragrafta anlatılanlara inanmamızı sağlayan cümleler paragrafın yardımcı düşünceleridir. Yardımcı düşünceler
paragrafın gelişme bölümünde yer alır.

Örnek:

Atatürk, bir ülkenin sadece maddi zenginlikle dünyada söz sahibi olamayacağını, zenginliğin bilimden güç
alacağını düşünürdü. Bu nedenle ulusun her konuda eğitimine çok önem verirdi. Atatürk’e göre eğitim
çağın gereklerine uygun olmalıydı. Bu noktada köylüye modern tarım yöntemlerinin ve okuma yazma eğiti-
mine ağırlık verdi. Diğer yandan uygar ve çağdaş bir toplum yaratmanın sadece kuru bilgili ile olmayacağını
buna kültür ve sanat faaliyetlerinin de eklenmesi gerektiğini biliyordu. Bu yüzden resim, müzik ve edebiyat
alanlarında insanların yetişmesi için okullar açtı. Atatürk bütün bunları yaparken toplumun bütün kesimini
kucaklamayı hedefledi. Bu noktada toplumdan dışlanmış kadınlara yasal haklar verdi, kadınları her alanda
eşit bir yurttaş yaptı. Atatürk, kurduğu çiftlikle, katıldığı sanatsal faaliyetlerle topluma örnek oldu. İşte bütün
bunlar Atatürk’ü bizim kurucu ve ölümsüz liderimiz oldu.

Bu metindeki altı çizili ifadeler metinde iletilmek istenen “Atatürk, bizim kurucu ve ölümsüz liderimizdir.”
düşüncesini destekleyen yardımcı düşüncelerdir.

170

5. Sınıf Paragrafta Gelişme Bölümü ve Yardımcı Düşünce

Etkinlik 19

Kazanım: T.5.1.6. Dinledikleri/izlediklerine yönelik sorulara cevap verir.
T.5.1.10. Dinlediklerinin/izlediklerinin içeriğini değerlendirir.
T.5.3.15. Metinde ele alınan sorunlara farklı çözümler üretir.
T.5.3.18. Metinle ilgili sorular sorar.
T.5.3.19. Metinle ilgili sorulara cevap verir.

1. Aşağıda bir yazının bölümleri karışık olarak verilmiştir. Bu metinlerden hangisinin ya-
zının gelişme bölümüne ait olduğunu bulup işaretleyiniz.

Yanlış hatırlamıyorsam beş yaşındayken annemin kitaplığından bir kitaba
a. bakmıştım. Henüz okuyamadığım için sadece fotoğrafları inceliyordum.

Fotoğraflarda bir adam elinde fotoğraf makinesi farklı farklı yerlere gidiyor-
du. İşte o gün seyahat bende bir tutku oldu.

Walter, tereddütsüz olarak şu cevabı verdi: “Babam açısından böyle bir
şey düşünülemez. Çünkü herhangi bir anda, ne iş yapıyorsa o iş, babamın
b. hayatının en büyük işidir. İster bir orkestra yönetsin ister bir beste yap-
sın isterse portakal soysun, yaptığı her şeye büyük önem verir ve özenle
yapar.

Artura Toscanini (Aryura Taskanini), orkestra şefi olarak hayatında önemli 
c. bir kariyere imza atmıştı. 80. doğum gününü kutlarken gazeteciler oğlu

Walter’a (Valtır) şu soruyu yönelttiler: “Babanızın bunca yıldır yaptıkları
arasında en önemli işi, en büyük başarısı nedir sizce?”

Balık, “Eğer yaşamama izin verir, tekrar göle dönmemi sağlarsan üç dile-

ğini yerine getireceğim.” der. Şaşkınlığını üzerinden atmaya çalışan genç,

“Sadece üç dilek mi?” der. Genç adam durumdan yararlanmaya karar

d. veriri ve “Bir anlaşma yapalım 5 dilek olsun, sen de göle dön.” der. “Kusu- 
ra bakma dostum!” der balık, “Sadece üç dilek!” Genç, düşünmeye başlar;

üç dilek mi tutmalı yoksa 5’te ısrarcı mı olmalı, gölde başka konuşan balık-

ları yakalayıp dilek sayısını mı artırmalı. Nihayet karar verir. “Tamam!” der,

“Üç dilek olsun.” Fakat balık bu vakte kadar çoktan ölmüştür.

171

5. Sınıf Paragrafta Gelişme Bölümü ve Yardımcı Düşünce

Etkinlik 19

2. Aşağıdaki metinlerden hangisinin yazının gelişme bölümüne ait olduğunu bulup işa-
retleyiniz.

Sonuç olarak size şunu söyleyebilirim, benim bütün hayatımın anlamı, o kita-
a. ba ilk baktığım günden beri farklı yerleri gezmek ve farklı insanlarla tanışmak

oldu.

b. Özetle söylemek gerekirse hayat, bize fırsatlarını belirli aralıklar sunar. Yeter
ki onlar için hazırlıklı olalım ve zamanında hareket etmesini bilelim.

Hafta sonu gölde balık tutan genç bir adamın oltasına, her zamankinden
c. farklı türde bir balık takılır. Genç adam, balığa şaşkın şaşkın bakarken balık

birden konuşmaya başlar.

Walter, tereddütsüz olarak şu cevabı verdi: “Babam açısından böyle bir şey

d. düşünülemez. Çünkü herhangi bir anda, ne iş yapıyorsa o iş, babamın haya- ✓
tının en büyük işidir. İster bir orkestra yönetsin ister bir beste yapsın isterse

portakal soysun, yaptığı her şeye büyük önem verir ve özenle yapar.

Gazeteciler, Walter’ın cevabını bırakın manşetlere taşımayı gazetede bile
e. yer vermediler. Gazeteciler bu cümleyi anlayamadılar çünkü bu gazeteciler

yaptıkları işe değer vermiyorlardı.

3. Aşağıdaki metinden çıkarılabilecek olan yargıları bulup işaretleyiniz.

Şairlere verdiği ilham kadar sahip a Hakkında birçok efsane vardır. 
olduğu efsaneler ile de insan-
ları şaşırtan Kız Kulesi, İstanbul
Boğazı’nın hemen giriş kısmın- b Turistlerin önemli bir uğrak yeridir.

da bulunmaktadır. Sarayburnu c Şairlerin şiir yazmasında etkili olmuştur. 
ile Salacak’ın ortasında kalan
bölgede boğaz sularının arasın-
da konumlandırılmıştır. Anadolu d Yapım tarihi henüz tespit edilememiştir.
Yakası’na yaklaşık iki yüz metre
uzaklıktaki bir adacığın üzerin- e İstanbul sınırları içerisinde yer almaktadır. 
dedir. Kız Kulesi hem İstanbul
ile hem de Boğaz’la onları temsil
edecek kadar bütünleşmiştir. Kız f Kızkulesi’ne köprüyle ulaşım sağlanmaktadır.

Kulesi hakkında pek çok tarihi id- g İstanbul ve Boğaz’ın simgesidir. 
dia ve efsane vardır.

172

5. Sınıf Paragrafta Gelişme Bölümü ve Yardımcı Düşünce

Etkinlik 19

4. Aşağıdaki metinlerden çıkarılabilecek olan yargıları bulup işaretleyiniz.

Havuç ve özellikle suyu hastalıklara karşı 
Havuç, eski medeniyetlerin pek çoğu tara- kullanılmıştır.
fından şifalı bir meyve olarak bilinmektedir.
Bu yüzden öteden beri havucun suyu, has- İçeriğindeki beta karoten maddesi havuçta- 
talıkların tedavisi için kullanılmıştır. Havuç; ki şifa kaynağıdır.
A, C, K ve B8 vitaminleri, potasyum, demir,
bakır ve magnezyum ile doludur. Havucun Havuç kanser hastalığına da iyi gelmektedir.

a sağlığa faydalarından birçoğu içerdiği Havuç, gözlerimizin sağlıklı olmasında da 
beta karoten ve lif içeriğinden gelmekte- etkilidir.
dir. İçerdiği A vitamini güçlü bir bağışıklık
sistemine ve sağlıklı gözlere sahip olmayı Havuçta birden çok vitamin bulunmaktadır. 

mümkün kılmaktadır. Ayrıca A vitamini sa- Havucun faydaları son zamanlarda keşfedil-
yesinde saçlar ve cilt güzel ve parlak bir miştir.
görünüme kavuşmaktadır. Bütün bunlar
havucu benzersiz bir meyve yapmaktadır. Saçlarının ve cildinin iyi görünmesini isteyen 
havuç yemelidir.

Sanat hayatına şiirle başlamış, daha sonra Gazetecilik alanında oldukça ünlüdür.
denemeden eleştiriye kadar çeşitli türlerde Yaşar Nabi, pek çok yazarın edebiyata yö-
eserler oluşturmuş olan Yaşar Nabi Nayır, nelmesinde payı vardır. 

Türk edebiyatının öncü şairleri arasında 
kabul edilmektedir. Eserlerinin yanı sı- Birçok türde eser vermiştir.
ra yayıncılık hayatında attığı adımlarla da
b bilinen sanatçı, bu çalışmaları sayesinde Yazdığı eserlerle pek çok ödül almıştır.

tüm edebiyat camiasında tanımaktadır. Yazdığı eserler dünyada da tanınmaktadır.
Özellikle kendisinin çıkardığı dergi ile genç
şairleri yönlendiren Yaşar Nabi Nayır, bu- Yazarlığı dışında yayın dünyasında da çalış- 
gün ödüller almış pek çok usta yazarın maları olmuştur.
edebiyat dünyasında yer edinmesine de
yardımcı olmuştur. Edebiyat dünyasında herkes tarafından bili- 
nen bir isimdir.

Korku, her insanda bulunan doğal bir duy- 
İnsanın doğayla savaşmasında korkunun gudur.
rolü yadsınamaz. Çünkü korku insanı ha-
yatta tutar. Örneğin zehirli olup olmadığını Korkularımızı belirli bir düzeyde tutmamız 
bilmediğimiz bir mantarı yemekten korka- gerekir.
rız, ondan uzak dururuz. Bu yüzden korku
gereklidir. Önemli olan doğuştan getirdi- Aşırıya kaçan korku duygusu, insanın yaşa- 
ğimiz bu insani duyguyu denetim altında ma sevincini yok eder.
c tutmaktır. Kendi başına bırakılırsa korkular Hiçbir şeyden korkmayan insanlar da vardır.

büyür gider ve sonuç hiç kimse için iyi ol- Korku duygusu, insanın hayatta kalmasına 
maz. O zaman kişiyi hayatta tutan korku, yardımcı olur.
hayattan da soğutabilir. Korkalım ama
neyden ve niçin korktuğumuzu bilelim. Korkularımızla baş etmek için çevremizden
Korkuya yenilip pısırık bir kişiliğe bürün- yardım almalıyız.
meyelim.

Korku, sonradan kazandığımız bir duygudur.

173

5. Sınıf Paragrafta Gelişme Bölümü ve Yardımcı Düşünce KKT - 19 

1. Muhammed Ali, tüm zamanların en iyi boksörü 3. I. Bir kitapla olduğumuz kadar, hiçbir insanla iç-
olarak kabul edilir. Kariyeri boyunca çıktığı maç- li dışlı olamayız o kadar. Satır satır işleriz onu
ların yalnızca 5 tanesini kaybetmiştir. Adını tarihin yüreğimize ama satır aralarına dalmayı da
efsaneleri arasına yazdıran Muhammed Ali, spor- ihmal etmeyiz. Kimi zaman kederli bir anne
cu kimliği ile öne çıkmasının dışında dünyaya ve oluruz onlarda kimi zaman emektar bir baba…
çevresine karşı net bir tavır sergilemiştir. Vietnam Kimi zaman elinden şeker alınmış çocuk yahut
Savaşı’na katılmayı reddetmiş, barışın destekle- aşkına ihanet edilmiş genç bir kız… Her şey
yicisi olmuş ve neticesinde ise 5 yıl hapis cezası oluruz. Bayılırız, ayılırız; ölürüz, diriliriz.
almıştır. Ayrıca 10 bin dolarlık para cezasını öde-
meye de mecbur bırakılmıştır. Öldürmeye karşı II. Bir insan kitap okumanın heyecanını yaşama-
kararlı bir direniş gösteren Muhammed Ali, ordu- mışsa hiç yaşamamış demektir. Onu tadına
ya katılmayı kabul etmeyerek bu duruşunu hiçbir varamamışsa, hiçbir şey tatmamış demektir.
zaman bozmamıştır. Kitaplar vazgeçilmezimiz olmalıdır. Her an, her
saniye yanı başımızda olmalıdır.
Bu parçada Muhammed Ali ile ilgili aşağıdaki-
lerden hangisine değinilmemiştir? III. Kitap; en şiddetli fırtınalarda sığınabileceği-
miz güvenli bir liman, en kederli günlerimizde
A) Herkes tarafından takdir edildiğine elimizden tutacak bir dosttur. Sadece kederli
günlerimizde mi? Elbette ki hayır! Sevinçli
B) İnsana ve yaşama değer verdiğine anlarımızın da dostudur onlar.

C) Neden para cezası aldığına Bu metin giriş, gelişme, sonuç olarak sırala-
nacak olursa doğru sıralama aşağıdakilerden
D) Kariyeri boyunca kaç maç kaybettiğine hangisi olur?

A) I - II - III B) III - I - II
C) II - I - III D) III - II - I

2. Kız Kulesi, Bizans’ın ilk dönemlerinde içine me- 4. Dünya genelindeki fare nüfusunun aşırı şekilde
zarların konulduğu bir yapı olarak kullanılmıştır. artışının engellenmesinde önemli bir role sahip
Daha sonra ek bir bina yapılarak Gümrük İstas- olan gelincikler bu özellikleri nedeniyle doğa
yonu hâline dönüştürülmüştür. Boğazdan geçen için faydalı bir hayvan niteliğindedir. Ancak pek
gemilerden geçiş vergisi alınmaya başlanmıştır. çok insan, tavuk ve tavşanlarına zarar verdiği
Osmanlı döneminde ise sürgün yeri, karantina gerekçesi ile gelincikleri öldürmektedir. Ayrıca
merkezi, gösteri alanı, savunma kalesi gibi pek karakter olarak da kinci olduğu söylenen gelin-
çok amaçla kullanılmıştır. Fakat tarihin hiçbir ciklerin eşine ya da yavrularına zarar verenleri
döneminde, asli görevi olan deniz feneri rolünü asla unutmadığı da özellikleri arasında yer almak-
kaybetmemiştir. Kurulduğu ilk günden bu yana tadır. Tavuk ve güvercin yumurtalarına zaafı olan
hep gemilere yol göstermiş ve geceleri onlara ışık gelincik, kümeslerden aldığı yumurtaları ağzında
saçarak yollarını kaybetmemelerini sağlamıştır. ya da boynunda kıstırarak taşımaktadır.

Bu parçada “Kız Kulesi” ile ilgili aşağıdakiler- Bu parçada gelincikler ile ilgili aşağıdakiler-
den hangisi çıkarılamaz? den hangisine ulaşılamaz?

A) Asıl görevini her dönemde koruduğu A) Aldığı yumurtaları vücudunun belli yerlerinde
taşır.
B) Zamanla değişikliğe uğrayıp ilaveler yapıldığı-
na B) Eşine ya da yavrusuna zarar verilince bunu
unutmaz.
C) Osmanlı da farklı hizmetler için kullanıldığı
C) Pek çok insan tarafından tavuk ve tavşana za-
D) Ekonomik getirilerinin her zaman yüksek oldu- rar verdiği için sevilmez.
ğu
D) Fareleri de hedef aldığı için doğaya zarar ver-
mektedir.

174

5. Sınıf Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce

Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce

➤➤ Paragrafta Sonuç Bölümü: Giriş bölümünde ortaya konulan konu, gelişme bölümünde tüm ayrıntılarıyla
verildikten sonra sonuç bölümünde bir yargıya varılarak son söz söylenmiş olur. O yüzden bu bölümde belir-
tilen görüş, en kapsamlı, kısa ve kesin yargılar içerir. Bu bölüm de varılan yargı, yazının yazılma amacıdır aynı
zamanda. Yazar giriş ve gelişme bölümünde söylediği bütün sözleri, sonuç bölümünde vereceği yargı için
yazmıştır.

Paragrafın sonuç bölümü genellikle “özetle, kısaca, kısacası, özet olarak, sonuçta, böylece, sonuç olarak,
sözün özü” gibi özetleyen ve sonuç bildiren ifadelerle başlar.
Paragrafın sonuç bölümünde genellikle paragrafın ana düşüncesi verilir.

➤➤ Paragrafta Ana Düşünce: Ana düşünce, paragrafın yazılma amacıdır. Okura iletilmek istenen asıl düşüncedir.
Paragrafın giriş bölümünde tanıtılan konu, gelişme bölümünde açıklanır, geliştirilir ve en sonunda da bütün
yazı sonuca bağlanır ve asıl söylenilmek istenen düşünce dile getirilir.

Ana düşünce cümlesi, paragrafın bütününü özetleyen cümledir. Genellikle paragrafın sonuç bölümünde yer
alır. Bazı paragraflarda ana düşünce cümlesi açıkça yazılmaz ama biz verilmek istenen mesajı paragrafın bü-
tününden çıkartabiliriz.

Bir yazının veya paragrafın ana düşüncesini bulmak için öncelikle o yazının konusu bulunmalıdır. Daha sonra
“Yazar bu konu hakkında ne anlatmak istiyor?” sorusuna yanıt aranır. Bu soruya vereceğimiz yanıt paragrafın
ana düşüncesidir.

Örnek: Tip olarak kendi kabuğuna çekilmiş, kimseye zararı dokunmayan bir kişiyi ele aldığımızda bu kişinin
tam manasıyla iyi bir adam olmadığını görürüz. (Bu bölüm paragrafın konusu hakkında bilgi veren “giriş”
bölümüdür. Yazar “kimseye zararı dokunmayan kişilerden” söz etmektedir.)

Evet, bu kişi tüccarım deyip milleti soyan soyguncudan, intikam alacağım diye önüne geleni öldüren cana
kıyıcıdan iyidir. Fakat yarımdır. Çünkü elde iyilik yapma imkânı varken kendi kabuğuna çekilmek iyi bir hare-
ket sayılmaz. Gerçekçi, iyi bir insan, elinden geldiği, gücünün yettiği kadar da iyilik etmesini bilmeli ve bunu
yapmalıdır. (Bu bölüm paragrafın gelişme bölümüdür. Yazar bu bölümde konu hakkındaki yani “kimseye
zararı dokunmayan kişiler” hakkındaki düşüncelerini bizimle paylaşmaktadır.)

Bundan dolayı iyi bir adam olmak için, kimseye kötülük etmemek yetmez, iyilik yapmasını da bilmelidir. (Bu
bölüm paragrafın sonuç bölümüdür. Yazar, bu bölümde daha önce söylediklerini özetlemiş ve bir sonu-
ca bağlamıştır. Bu bölüm aynı zamanda ana düşüncenin açıklandığı bölümdür.)

Örnek: Ağaç bir ulusun yaşamında önemli yeri olan, bulunduğu topraklara can veren çok değerli bir varlıktır.
Ağaç sevgisi Türklere atalarından miras kalmıştır. Türkler tarihin ilk çağlarından beri ağaca değer vermişler,
hikâyelerinde, destanlarında ağacı kutsal kabul etmişlerdir. (Bu bölüm paragrafın giriş bölümüdür. Yazar bu
bölümde paragrafın konusu olan “Türk milletinin geçmişten bu yana ağaca verdiği değeri” anlatmak-
tadır.)

Oğuz Kağan Destanı’nda, Oğuz Kağan’ın ağaç kovuğundan doğan bir kadınla evlenmesi, Dede Korkut öy-
külerinde ağaçlardan üstün bir sevgiyle söz edilmesi, Türk ulusunun çok eski çağlardan zamanımıza değin
süregelen ağaç sevgisini ve ağaca verdiği değeri göstermeye yeterlidir. Ağaç sevgisi atasözlerinde de yer
almıştır. “Yaş kesen baş keser.” sözü yaş kesmenin bir insanın hayatına son verme ölçüsünde bir suç olduğu-
nu anlatmaktadır. (Bu bölüm paragrafın gelişme bölümüdür. Yazar bu bölümde “Türklerin ağaca verdiği
değeri” örnekler vererek kanıtlamaya çalışmaktadır.)

Uzun lafın kısası, Türk milleti eskiden atalarının yaptığı gibi ağaca gereken önemi vermelidir. Ağaç sevgisini
çocuklarına aşılamalı ve her ağacın doğacak çocuklarımızın yaşamasına katkı sağlayacağının bilincine varma-
lıyız. (Bu bölüm paragrafın sonuç bölümüdür. Yazar, bu bölümde ele aldığı konu hakkında okura iletmek
istediği mesajı dile getirmiştir. Yazar bu bölümde “Türk milletinin geçmişte olduğu gibi bugünde ağaca
önem vermesi gerektiği” düşüncesini yani ana düşüncesini açıklamıştır.)

175

5. Sınıf Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce

Etkinlik 20

Kazanım: T.5.1.4. Dinlediklerinin/izlediklerinin ana fikrini/ana duygusunu tespit eder.
T.5.3.14. Metnin ana fikrini/ana duygusunu belirler.

1. Aşağıdaki metinlerde giriş, gelişme ve sonuç bölümleri karışık olarak verilmiştir. Bu
metinlerin sonuç bölümünü bulup işaretleyiniz.

a. Aylar geçmiş ve kış mevsimi gelmişti. Kış geldiğinde yiyecek bulmak her hay-
van için çok zor olur ve bu durum tavuk için de geçerliydi. Yiyeceklerini yazdan
biriktiren karınca ise rahat içindeydi. Rahat etmesini sağlayan tavuğu da hiç
unutmadı ve o buğdaylardan ona vererek onun da karnını doyurdu.



Karınca küçük bir çiftlikte yaşamaktaydı ve derhal yuvasından çıkıp küçük adım-
b. larla yuva aramaya koyuldu. Çiftçinin buğdayları çuvala doldurduğunu gördü.

Bu onun için güzel bir yiyecekti fakat taşıması gereken buğday taneleri çok bü-
yüktü. Birden orada gezmekte olan tavşanı gördü. Tavşandan yardım istediyse
de karşılık bulamadı çünkü tavşan dinlendiğini söylemişti. Sonra tavuğu gördü.
 Tavuk yardım etmeyi kabul etti ve o büyük buğday tanelerini karınca için taşıdı.

Buğday tarımının öyküsünde en önemli evreyi, doğada yetişen yabani buğ-
c. daydan, taneleri kolayca toplanıp tarım amacıyla toprağa serpilebilen buğdaya

geçiş oluşturuyor. Yabani buğdayın taneleri saçıldığı için onları toplamak zorken,
diğer buğday taneleri bitkinin üzerinde kaldığından bunları hasat etmek daha
kolay. Elbette tarımla ilk uğraşanlar bu seviyeye gelebilmek için yani ekilebilir ve
 hasat edilebilir buğdayı elde edene kadar çok uğraştılar.

d. Bu durumu gören köylüler kendilerinden utandılar. Köylüler bu sefer eşeği kur-
tarmak için toprak atmaya başladılar. Sonunda eşek hendekten kurtuldu. Ama
herkes bu olaydan üzerine düşen dersi almıştı. Karşılaştığımız her sorun, aslında
biraz daha yükselmemiz için önümüze koyulmuş bir basamaktır. Önemli olan
çukura değil, ümitsizliğe düşmemektir.



e. Bir çiftçinin eşeği hendeğe düşmüştü. Eşeği hendekten kurtarmak pek mümkün
görünmüyordu. Eşek acı acı bağırırken çiftçi madem eşeği kurtaramıyorum öy-
leyse eşeğin üzerine toprak atıp eşeği buraya gömmek, dedi. Böylece hem yaşlı
eşekten kurtulurum hem de hendek kapanmış olur, dedi.



176

5. Sınıf Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce

Etkinlik 20

2. Aşağıdaki metinlerin sonuç bölümünü bulup işaretleyiniz.

Çok çalışkan ve diğer tüm hayvanlardan daha büyük azme sahip bir karınca
a. vardı. Bir gün yuvasında hiç yiyecek kalmadı ve acilen gidip yiyecek bulması

gerekti.

Bilgisayarlar, video kameralar, İnternet ya da cep telefonları kullanıma ilk su-

b. nulduklarında büyük heyecan yaratan şeyler olarak karşılandılar. Binlerce yıl
önce bir grup insan için tarım da böyleydi. Bilim insanları, buğday tarımının

ilk ne zaman ve nerede ortaya çıktığını araştırıyorlar.



Atalarımızın uğraşları büyük bir amaca hizmet etti. İnsanlar değişen doğa
c. şartlarından daha az etkilenir oldular tarım sayesinde ve bu da medeniyetin

hızla ilerlemesini sağladı.

Hendeği kapatmak için köylülerden yardım istemeye gitti. Beş on kişi gelip
ellerinde kürekle başladılar eşeğin üstüne toprak atmaya. Bir müddet sonra
d. eşekten ses gelmez oldu. Öldü galiba diye hendeğe baktıklarında ne gör-
sünler? Eşek atılan toprağı ayaklarının altına alıyor ve atılan her kürek toprak
eşeğin biraz daha yükselmesini sağlıyor.

177

5. Sınıf Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce

Etkinlik 20

3. Aşağıdaki paragraflarda anlatılmak istenen ana düşünceyi bulup kutucuklara yazınız.
a. Elbette ki bilim, insanlık için çok büyük bir öneme sahiptir. Ancak bilim; iyi ahlakla iş-
lendiği, kullanıldığı sürece değerlidir. Bu dünyada belki de en tehlikeli şey, bilimin kötü
niyetli insanların elinde olmasıdır. Teknolojinin, sanayinin gelişmesi önemlidir ama geli-
şen teknoloji ve sanayi kötü amaçlarla kullanılıyorsa o teknolojinin hiç olmaması daha
iyidir. Düşünün, öğrendiğiniz bilim sayesinde en tehlikeli silahları üretebiliyorsunuz;
atomdan enerji üretmek dururken kalkıp bomba yapıp insanları yok ediyorsunuz. Bu
anlayış, bilimsel çalışmaların ruhuna aykırıdır.
Bilimsel gelişmeler insanlığın yararına kullanıldığı sürece anlamlı ve değerlidir.

b. İnsanlar hayatları boyunca yaptıklarından ve yaşadıklarından sorumludur. Çünkü bir
işi yapmaya veya yapmamaya karar veren bizleriz. Bu gerçeği çoğu zaman görmez-
den geliyoruz. Yaşadığımız mutlulukları ve başarıları sahipleniyoruz, “Ben yaptım!” diye
böbürleniyoruz ama mutsuzluklarımızdan ve başarısızlıklarımızdan hep başkalarını so-
rumlu tutuyoruz. Şartların uygun olmadığından, gerekli yardımı alamamaktan, daha da
olmadı şansızlıktan yakınıyoruz. Böylece kendimizi geliştirmemiş hep olduğumuz yerde
saymış oluyoruz. Oysa başarısız ve mutsuz olduğumuzda kendimizi eleştirsek, eksik
olduğumuz noktaları bulur sahip olduğumuz bilgi ve beceriyi geliştirmiş oluruz.
Yaşadığımız iyi ya da kötü her şeyde kendimizi sorumlu tutmalıyız ki kendimizi geliş-
tirebilelim.

c. Kitaplar, eşsiz birer bilgi kaynaklarıdır. Buradan hareketle çok kitap okuyanların daha
bilgili ve olgun davranışlar sergilemesi gerekiyor, diyebiliriz. Ama ne yazık ki öyle olmu-
yor. Birçok kez odalar dolusu kitapları olan dostlarım oldu. Sahip oldukları ciltler dolusu
kitapları okuduklarını da biliyorum ama tavır ve davranışlarına baktığınızda hiç kitap oku-
mamış insanlar gibi yaşıyorlar. Bu dostlarımın zengin kütüphanelerindeki, sırayla dizilmiş
yaldızlı ciltli kitapları görünce her gün kasalar dolusu parayla uğraşan bankacılar gelir
aklıma. Banka görevlisi tomar tomar parayla uğraşır ama aslında hiçbiri onun değildir.
Bu dostlar da binlerce kitaba sahip olmuş hatta bunları okumuş ama hiçbirinden fayda-
lanamamış.
Önemli olan okunan kitap sayısı değil, o kitaplardan ne derece yararlandığımızdır.

d. İnsanları bencillikten kurtaran güç, kitap okumaktır. Okuduğumuz şiirler, hikâyeler,
romanlar, masallar bizi kendi dünyamızda bir yolculuğa çıkarır. Göremediğimiz eksiklikle-
rimizi gösteriverir. Şu koca dünyada sadece bizim yaşamadığımızı anlatırlar. Başkalarını
da düşünmemizi çünkü insanların bir bütün olduğunu öğretirler. Şu koca dünyada bir
kişinin ne kadar küçük olduğunu ama diğer kişilerle bir araya geldiğimizde kocaman bir
güce sahip olabileceğimizi anlatırlar. İnsanın insana ihtiyacı olduğunu öğreniriz kitaplar-
dan. Kısaca kitapları, kendilerine dost edinenler “Hep bana, hep bana!” demezlermiş.
Kitap okumak, insanı bencillikten kurtarır ve insana birlik ve beraberlik duygusu aşılar.

178

5. Sınıf Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce

Etkinlik 20

4. Aşağıdaki paragrafta anlatılmak istenen ana düşünceyi bulup boş kutucuğa yazınız.

Her insan biraz buluşçudur (mucit) gerçekte. Bir buluş (icat) yapmanın
ilk adımı çözülmesi gereken bir problem bulmaktır. İkinci adımıysa prob-
leme çözüm yolları aramaktır. Bunun için bir düşünceye ihtiyacımız var.
Yeni bir düşünceye! Ancak düşünceler gökten elma gibi düşmez. Yeni
bir düşünce geliştirmek için belirli bir yol izlemek gerekir. Beyin fırtınası
yaprak, nesneler arasında ilişkiler kurarak ve buluş tarihini araştırarak
işe başlayabiliriz. TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları’nın “Mucitler” ve
“Buluş Nasıl Yapılır?” adlı kitaplarından yararlanabilirsiniz. Ayrıca gene
TÜBİTAK Çocuk ve Aile Kitapları’ndan “Mutfakta Yapabileceğiniz Bu-
luşlar” adlı kitabı okuyabilirsiniz. Unutmayın ki buluş yapmak sadece
sahip olduğumuz zekâ ile olmaz. Bilgi ve deneyime ihtiyaç vardır.

Gerekli bilgi ve donanıma sahip yeni fikirler üretebilen herkes buluş yapabilir.

5. Aşağıdaki metinlerde numaralanmış cümlelerden hangisinin metnin ana düşüncesi
olduğunu bulup cümlenin numarasını boş kutucuğa yazınız.

a. (I) Oyun, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişiminde önemli bir yere sahiptir. (II) Bundan do-
layı çocuklar, oyun oynamaları konusunda teşvik edilmelidir. (III) Oyun çocuğun üretken
olmasını, mutlu olmasını, kişilik gelişimini tamamlamasını, sosyalleşmesini sağlar. (IV)
Özellikle anne ve babaların bu konularda yeterince duyarlı olması ve çocukları için gere-
kirse günlük oyun saati koymaları gerekmektedir.

I

b. (I) Bir milleti millet yapan en önemli unsurların başında dil gelmektedir. (II) Dolayısıyla
bir milletin varlığı diline sahip çıkması ile doğru orantılıdır. (III) Dilini kaybeden bir millet
yavaş yavaş yok olmaya başlamış demektir. (IV) Ülkemizde de özellikle son yıllarda bu
konuda çok büyük bir afet ile karşı karşıya kaldığımızı unutmamamız gerekmektedir. (V)
Bu konuda gerekli önlemler alınmazsa dilimizi ve dilimiz üzerinden de kültürümüzü kay-
betmemiz an meselesidir. (VI) Sonuç olarak dilimize ve dolaylı olarak da ülkemize sahip
çıkmalı ve yabancı kelimeleri dilimizden çıkarmaya ve Türkçe kelimeler kullanmaya özen
göstermeliyiz.

IV

179

5. Sınıf Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce

Etkinlik 20

6. Aşağıdaki metinlerde numaralanmış cümlelerden hangisinin metnin ana düşüncesi
olduğunu bulup cümlenin numarasını boş kutucuğa yazınız.

(I) Bu dünya, sadece biz insanlar için tahsis edilmiş bir yaşam alanı değil-
dir ancak sanki sadece tek varisi bizmişiz gibi hareket ediyor, insan dışı
varlıkların haklarını görmezden geliyoruz. (II) Çevreye verdiğimiz zarardan,
tüm bu hayvan ve bitkiler de nasibini alıyor. (III) Belki biz göremeyeceğiz
1. fakat böyle giderse çocuklarımız ya da torunlarımız çok daha berbat bir IV

dünyaya doğacak ve bizim hatalarımızın bedelini ödüyor olacaklar. (IV)
Bencilliğimizi üzerimizden atıp bir an önce çevremize, doğaya, doğada
yaşayan canlılara karşı sorumlu olduğumuzu anlamalıyız.

(I) Başarı nedir, ne yaparsak başarılı sayılırız? (II) Falanca sınavda birinci
olmak, filanca firmada yönetici olmak ya da çok para kazanmak, daha
fazla ev, araba alabilmek… (III) Modern çağda başarı tanımları hep bu çer-
çevede ele alınıyor. (IV) Yani hep insanın dışında bir alışveriş meselesine
2. dönüştürülüyor insanın başarı durumu. (V) Oysa başarı, mutlu olmaktır, V

yaşamaktan zevk almaktır, kendimizi sevmek ve kendimizle barışık olmak-
tır. (VI) Diğer başarı tanımları bizden çıkarları olanların bize ezberlettikleri
yalandan başka bir şey değildir.

(I) Bütün ilişkilerde aranan temel duygulardan biri “dürüstlük”tür. (II) Şartlar VI
ne olursa olsun ki bazen bizim için olumsuz bir durum da olabilir kişinin
doğru olanı söylemesidir, dürüstlük. (III) Bu kadar önemli olan bir duyguya
3. nasıl sahip olacağız? (IV) Soruyu şöyle de sorabiliriz, kişinin bize dürüst
davrandığına nasıl güveneceğiz. (V) Aslında bütün bu soruların cevabı çok
basit. (VI) Bir insan kendini seviyorsa kendiyle barışık ise o insan hem ken-
dine karşı hem de çevresine karşı dürüst davranacaktır.

(I) Parasını dilenci gibi harcayan biri değil, parasını kral gibi harcayan birisi I
olun. (II) Yaşam, insana bir kere veriliyor. (III) Dünyadaki bütün bu güzellik-
ler bizim için var. (IV) O halde neden bu güzelliklerin keyfini sürmek varken
4. banka hesaplarımızı kabartmanın yollarını arayıp duruyoruz. (V) Burada
elbet savurgan olalım demiyoruz, savurganlıkta harcanan paranın hiçbir
anlamı yoktur. (VI) Biz kendi hayatımızın kralı gibi yaşamaktan zevk almak
için güzellikleri satın almaktan söz ediyoruz.

180

5. Sınıf Paragrafta Sonuç Bölümü ve Ana Düşünce KKT - 20 

1. İnsanın yaşam boyunca elde etmek istediği başa- 3. (I) Bazı insanlar vardır sürekli geçmişte yaptıkları
rılarda önce doğuştan getirdiği yeteneklerin, aile hatalara takılıp ömür boyu pişmanlık yaşarlar. (II)
ve okul eğitiminin, parasal durumunun ve yaşadı- Geçmiş, bu insanlar için bir türlü geçmez. (III) Hep
ğı ortamın etkisi vardır. Ancak başarılı olmada en hatırlanır, hep üzüntü duyulur. (IV) Elbette bütün
etkin yeri ahlak ve karakter sağlamlığı alır. Çünkü bunları yaparken “bugünün” nasıl geçtiğini bile
karakteri zayıf, ahlakı bozuk kişilerin başarıla- fark etmezler. (V) Geçmişe dönüp o günleri tekrar
rı genellikle olumsuz ve zararlı alanlarda kendini yaşayamayacağımıza göre içinde bulunduğumuz
gösterir. Örneğin, iyi bir banka soyguncusu, her hayatı önemsemeli ve fırsatları kaçırmamalıyız.
kilidi açabilen işinde usta bir hırsız, acımasız bir
yönetici olarak başarılarıyla övünen insan, hem Parçanın ana düşüncesi numaralanmış cüm-
ailesine hem de topluma zararlı bir kişi haline gel- lelerin hangisinde açıklanmıştır?
miş demektir.
A) II. B) III. C) IV. D) V
Bu parçada başarıyla ilgili vurgulanmak iste-
nen düşünce aşağıdakilerden hangisidir? 4. Aşağıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturul-
mak istense hangisi paragrafın sonuç bölümü
A) Başarılı olmak için hem ailede hem de okulda olur?
iyi bir eğitim almak gerekir.
A) Armand, bu yüzden belki de aramızdaki
B) Hayatta başarılı olmanın gerçek aracı, karakter herkesten daha özgür ve mutluydu.
ve ahlak sağlamlığıdır.
B) Bir zamanlar Paris’te, Armand adında bir evsiz
C) Başarılarımız topluma fayda sağlıyorsa gerçek yaşardı.
başarıdır.
C) Sahip olduğu her şey, eski bir bebek arabasına
D) İnsan, hayatta başarılı olmak istiyorsa öncelikle kolayca sığıyordu.
çok çalışmalıdır.
D) Sahip olduğu tüm eski püskü giysiler de
2. Yaşadığımız toplumda nedendir bilinmez erkekle- üzerinde olduğundan bavul ya da kuru
rin duygularını belli etmesi hep bir zayıflık olarak temizleme gibi dertleri de yoktu.
algılanıyor. Bir derdin varsa gizlemelisin, güçlü
görünmelisin, gibi öğütler sıralanıyor. Sonra ne 5. Çocuklarımızı koşulsuz sevmeliyiz. Karnesinde-
oluyor dersiniz, elbette psikolojik olarak perişan ki notlar yüzünden değil. Komşunun çocuğunu
kişiler olup çıkıyoruz. Çünkü insan, duygusal bir falanca yarışmada geçtiği için değil. Tabii bu-
varlıktır. Bu duygularını söylemek, paylaşmak bir nun tersini de yapmamalıyız. Karnesindeki notla
ihtiyaçtır. Su gibi yemek gibi bir ihtiyaçtır. Kim ne düşük diye ya da yarışmada sonuncu oldu di-
derse desin, duygularınızı paylaşın. Emin olun ye sevgimiz azalmamalı. Koşulsuz sevgi demek
paylaştığınız duygu mutluluksa arttıkça artacak- onun her davranışını onaylamak anlamına da
tır, üzüntülerimizi paylaşıyorsak azalacaktır. Ne gelmez. Çocuğumuzu olduğu gibi bütün sahip
olursa olsun bu paylaşımların sonucunda rahat- olduğu özelliklerle sevmek demektir.
layacaksınız ve daha huzurlu olacaksınız.
Bir anne çocuğuna aşağıdaki cümlelerden
Parçada asıl anlatılmak istenen düşünce aşa- hangisini söylerse parçanın ana düşüncesini
ğıdakilerden hangisidir? dile getirmiş olur?

A) Duygularımızı belli etmek, önemli bir zayıflık A) Senin daha başarılı olduğunu görmek is-
göstergesidir. tiyorum.

B) Yaşadığımız olaylar karşısında üzülmek hatta B) Ablan gibi çalışırsan baban seni daha çok
ağlamak insana özgü duygulardır. sever.

C) Hislerimizi paylaşmak, huzurlu ve mutlu bir C) Ben seni, sen olduğun için seviyorum.
insan olmamızı sağlar.
D) Seni çok seviyoruz, sen de bizim için bir şeyler
D) Duygularımızı paylaşacağımız insanları çok iyi yapmalısın.
seçmeliyiz.

181

5. Sınıf Paragrafta Farklı Bakış Açıları,
Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

Paragrafta Farklı Bakış Açıları, Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

➤➤ Paragrafta Farklı Bakış Açıları: Yaşamda ortaya çıkan bir olay ya da düşünce herkeste aynı etkiyi yaratmaz.
Herkes olayları kendi bilgi ve ihtiyaçlarına göre düşünür ve yorumlar. Örneğin iyi liselere girebilmek için yapılan
sınav hakkında bir öğretmen, sınav olduğu için öğrencilerin kültür ve sanat faaliyetlerine fazla zaman ayıra-
madıkları nedeniyle sınavı olumsuz görebilir; aynı sınavı bir öğrenci, kendilerinde bir baskı aracı olduğu için
olumsuz görebilir; bir veli, sınav dolayısıyla çocuklarıyla vakit geçirmelerine engel olduğu için olumsuz olarak
değerlendirebilir. Öğretmen, öğrenci ve veli aynı konuya yönelik farklı değerlendirmelerde bulunmuştur. Bu
şekilde bir konuda farklı bakış açılarının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Örnek: Bir babayla kızı hafta sonu doğa yürüyüşüne çıkmışlar. İnce uzun ve sakin akan bir derenin kenarına
gelirler. Kız babasına heyecanla, “Baba, bak ağaç saçlarını suda nasıl da yıkıyor?” diye konuşmaya başlar.
Baba, “Kızım o söğüt ağacı, dere kenarında yetişen söğüt ağacının dalları dik durmaz, yere doğru uzar ki
güneş ışığı yapraklarına doğrudan temas etmesin.” Kız babasının verdiği bilgiden pek de etkilenmemiş bir
şekilde ilerlemeye devam eder. Önlerindeki koyun sürüsüne yaklaşınca köpekler havlayınca küçük kız “Baba,
bu köpek korosu şarkılarına iyi çalışmamış, kesik kesik söylüyorlar şarkılarını.” dedi. Babası gülerek, “Kızım
onlar şarkı değil, köpekler sürüye bir yabancının yaklaştığını sürünün çobanına haber veriyor.” dedi. Küçük kız
babasına dönüp “Baba, seninle gezmek hiç de eğlenceli değil, ben bir daha ki sefere annemle gezmek istiyo-
rum.” deyince, baba kızının söylediklerine pek anlam veremedi. Ne güzel geziyoruz işte niye böyle söyledi ki,
diye düşündü. (Bu metinde baba ve küçük kız olaylara ve varlıklara farklı gözlerle bakmaktadır. Küçük
kız, varlıkları kendi hayal dünyasında yeniden oluşturarak aktarırken baba yaşananları ve varlıkları ger-
çekçi bir bakış açısıyla algılamaktadır.)

➤➤ Paragrafı Özetleme: Özetlemek, okuduğunu anlamanın bir göstergesidir. Özetleme bir bakıma metinde
önemli olan, ana düşünceyi ortaya koyan ifadeleri, önemli bilgileri, söyleyerek metni kısaltmaktır. Düşüncenin
anlatıldığı paragraflarda “ana düşünce” cümlesi paragrafın özetidir.

Olay yazılarının özetini çıkarmak için belli adımları gerçekleştirmek gerekir. Öncelikle olayın nasıl başladığı,
olaydaki kahramanın kim olduğu, bu kahramanın hangi sorunlarla uğraştığı, bu sorunları çözmek için ne yap-
tığı ve olayın nasıl sonuçlandığı anlatılır.

Tasa Kuşu (Masalın Özeti)
Ülkenin birinde Sülün Kız adında bir kız, anne ve babasıyla birlikte mutlu bir şekilde yaşayıp gidermiş. Sülün
Kız, babasını kaybettikten sonra tasalanma hastalığına yakalanmış. Hep olumsuz düşünmeye başlamış.
“Ekinlerimiz kurursa, öküzümüz ölürse, tarlamızı sel basarsa, evimiz yanarsa, annem hastalanırsa” gibi hep
olumsuz şeyler düşünüp üzülürmüş. Annesi ona öğütler vermeye çalışsa da kız tasalanmaktan geri durmu-
yormuş. Tasa Kuşu, onun peşini bırakmıyormuş. Bir gün Tasa Kuşu, Sülün Kızı kanatları arasına almış ve
cennet gibi bir bahçeye götürmüş. Sülün Kız gene tasalanmaya başlamış, Sülün Kız tasalandıkça o cennet
bahçe kurumuş, verimsiz bir çöle dönmüş. Sülün Kız, boş yere tasalanmanın zarar getirdiğini anlamış ve
annesini özlemiş, şimdi annem olsa da ona gülücükler saçsam demiş. Sülün Kız’ın dileği kabul olmuş. O
günden sonra ana kız, gülücükler saçarak günlerini gün etmişler.

➤➤ Paragraf Yorumu: Paragrafta anlatılmak istenen ana düşünce, metnin içinde açıkça verilmediğinde, ana dü-
şünceyi bulmak için paragrafta anlatılanlardan bir düşünce oluşturmamız gerekir. Paragrafta anlatılanlardan
ulaşacağımız sonuç bizi ana düşünceye götürecektir.

Örnek: Her şey güzel olsaydı, her isteğimiz eksiksiz yerine gelseydi, bütün planlarımız hiç aksamadan tıkır tıkır
işleseydi, yolda yürürken ayağımıza bir taş bile değmeseydi acaba hayat nasıl olurdu? Bence berbat olurdu.
Çok sıkıcı bir eylem olurdu yaşamak. Öncelikle insan kendini geliştiremezdi. Çünkü hiçbir sorunla mücadele
etmek zorunda kalmıyor. Şaşırma duygusu ortadan kalkar çünkü beklenmedik bir durumla karşılaşmıyor. Kısa-
cası canlılık kalmaz, yaşamanın heyecanı biterdi. (Bu paragrafta anlatılanları yorumlarsak “Karşılaştığımız
güçlükler bizi canlı kılar ve geliştirir. Güçlüklerle mücadele etmek, insana yaşama heyecanı verir.” di-
yebiliriz.)

182

5. Sınıf Paragrafta Farklı Bakış Açıları,
Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

Etkinlik 21

Kazanım: T.5.1.5. Dinlediklerini/izlediklerini özetler.
T.5.1.7. Dinlediklerine/izlediklerine yönelik farklı başlıklar önerir.
T.5.1.10. Dinlediklerinin/izlediklerinin içeriğini değerlendirir.
T.5.3.13. Okuduklarını özetler.
T.5.3.17. Metni yorumlar.

1. Aşağıdaki metinlerde kutucuklarda belirtilen kişilerin bakış açılarının farklı olmasının
nedenini ve olayları nasıl değerlendirdiklerini yazınız.

Bir zamanlar, çok da uzak olmayan bir geçmişte Siwa (Siva) adında bir kız vardı. Siwa,
annesi babası daha kendisi çok küçükken öldüğünden amcasıyla birlikte çok yoksul bir
ülkede yaşıyordu. Siwa, dünyadaki başka ülkeleri görmek istiyordu ama parası yoktu.
Derken bir gün amcası bir planla çıkıp geldi. Amcası, Siwa’yı zengin bir ülkeye, orada ta-
nıdığı Bayan X’in yanına göndermeyi düşünüyordu. Bayan X ile yapılan anlaşmaya göre
kadın Siwa’ya bir uçak bileti alacak, Siwa da bu biletin parasını çıkarıncaya kadar Ba-
yan X’in evinde kalıp işlerinde aileye yardımcı olacaktı. Ayrıca Bayan X Siwa’yı okula da
gönderecek, geldiği ülkede rahatça oraya buraya gidebilmesi için gerekli yasal işlemleri
de yapacaktı. Ne var ki, Siwa ülkeye gelip Bayan X’in evine yerleşince işler ters gitmeye
başladı. Siwa’nın umduğunun tersine, Bayan X ona hiç de sıcak davranmıyordu. Çocuk-
lara bakması, evdeki tüm işleri tek başına yapması isteniyordu. “Okulum ne olacak?”
diye sorduğunda kadın daha beklemesi gerektiğini söylüyordu. Artık sabahları çok erken
işe koyuluyor, gece geç vakte kadar çalışıyordu.Tam bir azaptı ve Afrika’dan ayrıldığına
pişman olmuştu. Bir sabah Siwa evden çıkma izni alabildi ve cesaretini toplayıp bir kom-
şunun kapısını çaldı. Evde oturan genç çifte durumunu anlatıp yardım istedi. Genç çift
Siwa’nın öyküsünü dinlediğinde çok etkilendi, bu resmen kölelik, insan haklarına aykırı,
dediler. Günümüzde bir insana böyle köle gibi davranılabileceğini hiç düşünmemişlerdi.
Çift Siwa’yı evlerine aldı ve durumu polise bildirdi.

a Bayan X b Komşu Çift

- Bencil ve acımasız - Duyarlı ve yardımsever

- Zorla birini çalıştırmayı normal kabul
- Zorla bir insanın çalıştırılmasını
ediyor kölelik olarak görüyor
- İnsan haklarına saygısız ve zorba
- İnsan haklarını saygılı, adaletli


183

5. Sınıf Paragrafta Farklı Bakış Açıları,
Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

Etkinlik 21

2. Aşağıdaki metinlerde kutucuklarda belirtilen kişilerin bakış açılarının farklı olmasının
nedenini ve olayları nasıl değerlendirdiklerini yazınız.

Gülçin Öğretmen, öğrencilerinden yakınlarına göndermek üzere bir mektup yazmalarını
istedi. Mektubun yazılma amacı yakınlarımızın hâlini hatırını sormak ve onlarla olan bağ-
larımızın zayıflamasını önlemekti. Mustafa, hevesli bir şekilde, “Öğretmenim, yarın renkli
bir mektup kâğıdı ile güzel bir zarf getirelim, mektubumuzu okulda yazalım, ertesi gün de
hep beraber postaneye gidip mektuplarımızı gönderelim. Olmaz mı?” dedi. Gülçin Öğ-
retmen, Mustafa’nın isteğini sınıfa sordu ve herkes Mustafa’nın teklifini kabul etti. Ama
Levent parmak kaldırıp itiraz etti. “Öğretmenim, 21. yy.da yaşıyoruz. Neden bilgisayar ve
internet dururken mektubumuzu kâğıt kalemle yazıyoruz. Neden 50 yıl önce kullanılan
bir yöntem tercih ediyoruz? Mektubumuzu bilgisayarda yazıp internet üzerinden e-posta
şeklinde gönderebiliriz. Hem bu şekilde bizim mektup yazacağımız kâğıt için bir ağaç
daha kesilmekten kurtulmuş olur.” dedi. Mustafa, söz isteyip Levent’in görüşlerine itiraz
etti. “Söylediğin doğru bile olsa bu bir gelenektir. Kâğıda yazılan mektubun duygusal
bir anlamı ve hatırası vardır. Senin göndereceğin e-postanın duygusal bir yönü, hatıra
olarak saklanacak bir değeri yoktur. Ben mektubumu dedeme yazacağım, dedem benim
gönderdiğim mektubu beni özledikçe çıkarıp bakacak, belki öpüp koklayacak. Düşünü-
yorum da bilgisayar ekranını kimse öpmez.” dedi.

a Levent b Mustafa

- Çağın verdiği teknoloji imkânları kul- - Duygusal bir tutum içindedir
lanma taraftarı

- Çevreye duyarlı - Manevi değerleri önemsemektedir


- Daha gerçekçi ve sonuca odaklı dü- - Geleneklere bağlıdır
şünmekte

184

5. Sınıf Paragrafta Farklı Bakış Açıları,
Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

Etkinlik 2

3. Aşağıdaki metinlerde anlatılan olayı ya da anlatılmak istenen düşünceyi özetleyiniz.

a. Her sabah Çarşı Camisi’nin arkasındaki yıkık jandarma ahırlarının önünden bir serçe
sürüsü gibi cıvıldaşarak geçerdik. Okul biraz daha ileride, alçak duvarlı, oldukça geniş
bir avlunun ortasındaydı. Tek katlıydı. Çevresinde yükselen büyük kestane ağaçlarının
birbirine karışmış koyu gölgeleri bütün çatısını kaplardı. Biz daha avlunun kapısından
girmeden öğretmenimizin gelip gelmediğini, şöyle bir bakar anlardık. “Abdurrahman
Çelebi gelmiş mi? Gelmemiş, gelmemiş.” Abdurrahman Çelebi, öğretmenimizin yaşlı
eşeğiydi.
Her sabah neşe içinde okula giderdik.


b. Dünyadaki hazinelerin en zengini ve tükenmezi olan bilgi, ona bir nebze olsun sahip
olan insanların kişiliklerini geliştirir, sağlamlaştırır. Çevrenizde bilgi yönünden zengin olan
insanlara dikkat ederseniz konuşmaları, düşünceleri, hâl ve hareketleri diğerlerinden
farklıdır ve böyle insanlar toplumda saygı uyandırırlar. Bilgili insan doğruyu yanlıştan ayı-
rabilir. Hakkını aramasını ve elde etmesini bilir; kötüleri sezinleyebilir. Her işinde temkinli
davranır. Bilgi ve çalışmayla her güçlüğü yenebileceğine inancı vardır. İçlerinde böyle
inanç taşıyan kimseler, kendilerinden beklenen hamleleri gösterirler, başarılı ve verimli
olurlar.
Sahip olduğumuz bilgi; kişiliğimizin gelişmesini, saygınlığımızın artmasını, doğru kararlar
vererek başarılı olmamızı sağlar.

c. Beden dilinin inceliklerini fark edip onu bilinçli olarak kullanmak mümkündür. Ancak
kendimizi istediğimiz şekilde gösterebilmemiz çok kolay değil. Hele karşımızdakile-
rin hareketlerini tam olarak yorumlayabilmemiz hiç değil. Çünkü beden dili; ülkelere,
kültürlere, ailelere, yaşa göre değişiklik gösterir. Örneğin, yediğiniz yemeğin çok güzel
olduğunu söylemek istiyorsunuz. Hemen parmaklarınızı uçlarından birleştirerek elinizi
yukarı aşağı sallamaya başlarsınız, değil mi? Sakın bunu İtalyanlara yapmayın! Çün-
kü İtalyanlar bu hareketi “rezalet” anlamında kullanıyorlar. Eğer İtalyan bir arkadaşınıza
“Yemek güzel olmuş.” demek istiyorsanız yapmanız gereken şey şu: İşaret parmağınızın
ucunu yanağınıza koyun, elinizi öne arkaya hareket ettirin.
Kullanılan beden dili; milletlere, kültürlere göre değişir ve farklı anlamlar kazanır.


d. Bir ucu Güney’de Silifke’ye, öteki ucu Karadeniz’de Kastamonu’ya kadar uzanan geniş
bir bölgenin halk oyunudur zeybek. Ama asıl yeri Ege Bölgesidir. İlden ile, kasabadan
kasabaya, köyden köye, dağın bir yamacından öte yamacına büyük değişiklikler gös-
terir. Bazı yerde yalnız davul zurna ile çalınırken, bazı yerde işin içine kavallar, çoba
düdüğü, klarnet, bağlama, saz, dümbelek, tef, kaşık, cura, sipsi, fincan ve ziller katılır.
Afyon taraflarında iyiden iyiye çeşitlenir çalgı türleri. Aydın, davul-zurnadan pek şaşmaz.
Zeybek, Ege Bölgesinde doğup farklı bölgelere yayılmış, her yöreye göre değişik özel-
likler kazanmış bir oyundur.

e. Emel Öğretmen’in yeni atandığı okulunda ileri derecede konulma güçlüğü çeken bir
öğrencisi vardı. Çocuk konuşmaya başlamadan önce kelimeleri içinde defalarca tek-
rar ediyor ama konuşmaya bir türlü başlayamıyordu. Emel Öğretmen, öncelikle çocuğa
sevgiyle yaklaştı. Sonra ona özel görevler ve sorumluluklar verdi. Böylelikle çocuğun
özgüvenini güçlendirdi. Sonra onunla özel etkinlikler yaparak konuşma güçlüğünü yen-
mesi için mücadele etti. Şiirler ezberletti. Şarkılar söyletti. Konuşma güçlüğü çeken
çocuk kendisine güvendiği için bütün çalışmalara umutla yaklaşmaya başladı. Emel Öğ-
retmen, bu alanda uzman kişilerden de yardım alarak öğrencisiyle ilgilenmeye devam
etti. Mayıs ayı geldiğinde öğrenci sıkıntı çekmeden konuşmaya başlamıştı.
Emel Öğretmen, konuşma güçlüğü çeken öğrencisine gösterdiği sevgi ve ilgi ile öğren-
cisinin bu sorunu aşmasında yardımcı olmuştur.

185

5. Sınıf Paragrafta Farklı Bakış Açıları,
Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

Etkinlik 2

4. Aşağıdaki metinleri inceleyiniz, bu metinlerden hareketle yapılabilecek yorumları bu-
lup işaretleyiniz.

1 a Atatürk için okumak ciddi bir iştir. 

Atatürk için okumak engin bir tut- b Atatürk, vatanını ve milletini seven bir
ku, vazgeçilmez bir gereksinimdir. O, liderdir.
çalışma saatlerinin çocuğunu kütüpha-
nesinde geçirmiştir. Burada saatlerce c Atatürk’le kitaplar arasında sıkı bir dost- 
hatta günlerce kitap okuduğu, yakınları luk vardır.
tarafından gözlenmiştir. İlgisini çeken
bir kitabı eline aldı mı sayfa sayısı ne d Atatürk, en çok tarih kitaplarını sevmek-
kadar olursa olsun bitirmeden bı- tedir.
rakmazdı. Okuduğu bir kitabın öneli
yerlerine kendine özgü işaretler koyardı. e Okuduklarını düşünüp kendince yorum- 
Satır altlarını kırmızı ya da mavi kalemle lamıştır.
çizer, sayfa kenarlarına notlar alırdı. Ay-
rıca kitaplarını mutlaka masa başında f Atatürk, öğretmenlere ve eğitime büyük
okumuştur. Okurken ciddiyetini koru- değer vermiştir.
muştur.

2 Doğum günleri gibi özel günlere önem
verilmediği için üzgündür.
a

Bize dijital göçmenler diyorlar ya, hak- b İnsanların dijital dünyanın esiri olduğu- 
lılar... Dijital dünyadan göçüp gidesim nu düşünmektedir.
var. Ne hayatımın tüm detaylarını gö-
rünür etmek istiyorum ne de eski bir c Dijital dünyanın hayatı kolaylaştırdığına
arkadaşımın doğum gününde sosyal inanmaktadır.
medya hesabında “İyi ki doğdun!”
yazan 127. kişi olmak. Daha somut d Çağın koşullarına ayak uydurmamız ge-
(tokalaşıp sarılmak gibi), daha sakin, rektiğini kabul etmektedir.
daha içten (bir şeyi anlatırken sesimin
titremesi gibi), daha geleneksel (yüz e Çağımızda ilişkilerin bile dijitalleşmesin- 
yüze bakıp bir bardak çay içmek gibi) den yakınmaktadır.
bir yöntemle yaşayıp gitmek istiyorum.

f Duyguların daha samimi ve hayatın da- 
ha sakin yaşanmasını istemektedir.

186

5. Sınıf Paragrafta Farklı Bakış Açıları,
Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

Etkinlik 2

5. Aşağıdaki metinleri inceleyiniz, bu metinlerden hareketle yapılabilecek yorumları bu-
lup işaretleyiniz.

1 a Yeni ürünler bir ihtiyaç sonucunda icat 
edilir.
8 çocuk annesi Sandra Phillips’in 2 ya-
şındaki torunu bir gün sert plastikten b Sağlık ürünleri tasarlamak için bu alan-
yapılan diş fırçasının üstüne düşer ve da uzman olmak gerekir.
diş fırçası torununu neredeyse ölümcül
sonuçlar doğuracak şekilde yaralar. Bu c Sandra Phillips ve gelini üretken ve ya- 
olay üzerine Sandra ve gelini “Pazar- ratıcıdır.
da hiç esnek fırça yok.” diyerek %100
gıda sınıfı silikon malzemeden esneye- d Çocuğun yaralanmasına anne ve baba-
bilen diş fırçasını tasarlar ve üretir-ler. sının dikkatsizliği neden olmuştur.
Ürün 2008’de piyasaya çıkar ve pek
çok ödül alır. Ardından “Ürünün bebek- e Silikon diş fırçaları, bir sonu çözüm bul- 
lere uygun türünü de yapmalıyız.” der mak için icat edilmiştir.
ve o ürün en popüler ürün hâlini alır.
Sandra Phillips ve gelini, ürettikleri diş
f fırçaları ile çok zengin olmuşlardır.

2 a Pisa Kulesi’nin yapımı 13. yy.da bitmiş- 
tir.
Pisa Kulesi, İtalya’nın simgeleşmiş bir
yapısıdır. Dünya çapında eğikliğiyle bi- b Kule eskiden düşmanları gözetlemek
linen kule, İtalya’nın kuzeyindeki Pisa için kullanılmıştır.
şehrindedir. Kulenin inşaatına 11. yüz-
yılda başlanmış ve yapımı yaklaşık 200 c İtalya’yı temsil eden bir mimari yapıdır. 
yılda tamamlanan, mermerden yapılan
kulenin kim tarafından yapıldığı ne ya- d İtalya’nın tarihi nitelik taşıyan en yüksek
zık ki bilinmiyor. 56 metre yüksekliği kulesidir.
olan Pisa Kulesi, üst üste bindirilmiş
yuvarlak 6 sütun dizisinden meydana e 13. yüzyılda İtalya, 56 metre yükseklikte 
gelmiştir. Kuleye çıkmak için 294 ba- bir bina yapabilecek teknolojiye sahiptir.
samaklı bir merdiven kullanılmaktadır.
Çanların bulunduğu en üst kat olan 8. f Kule, dönemin kralı tarafından yaptırıl-
kat silindir biçimlidir. mıştır.

187

5. Sınıf Paragrafta Farklı Bakış Açıları, KKT - 21 
Paragrafı Özetleme ve Yorumlama

1. En büyük haylazlığım ise sabah erkenden dük- 3. Her mutluluk, her geçim rahatlığı; sıkı, sürekli
kânı açmaya giderken Ahmet ağabeyin kitapçı ve yorucu bir çalışmanın sonucu ve mükâfatıdır.
dükkânına uğramaktı. Mücevher dükkânına sark- Zamanında çalışmayan, elindeki fırsatları de-
mış hırsız gibi heyecanla göz atardım kitap ğerlendirmeyip vakit geçiren insanlar, geçim
kapaklarına. Bazen ismi, bazen yazarı, bazen sıkıntılarından kurtulamazlar. Bunlar, başkalarının
yayınevi, bazen şekli, bazen cildi, bazen ağabey sırtından geçinmeye alışmış zararlı kişilerdir.
tavsiyesi, bazen arka kapağı, bazen içinden bir
sayfa nedeniyle bir kitaba gönül koyardım. “İşte Bu metni en iyi özetleyen söz aşağıdakilerden
aradığım bu!” dediğim kitap akşamüzeri biterdi. hangisidir?
Okuduğum kitaplardan edindiğim bilgiler beni
heyecanlandırırdı ve yeni yeni düşüncelere dalar, A) İşleyen demir pas tutmaz.
hayaller kurmaktan kendimi alamazdım. B) Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.
C) Adamın iyisi iş başında belli olur.
Bu parçada sözü edilen çocukla ilgili aşağıda- D) Ekmek aslanın ağzındadır.
ki yorumlardan hangisi yapılamaz?
4. Veysel, yedi yaşında tutulduğu çiçek hastalı-
A) Tam bir kitap aşığıdır. ğından sonra iki gözünü de kaybetse de ışığa
küsmedi. Hiç görmediği köyünün dağlarını, yü-
B) Okumaya oldukça önem vermektedir. zünü tanımadığı sevgilisini ne güzel anlatıyor. Dış
dünyadan kopunca tamamıyla kendi âleminde
C) Okuduğu kitaplar sayesinde hayatını sürdür- kalan Veysel, sanki kendi cennetini buluyor. İşte
mektedir. böylece “Âşık Veysel” oluyor. Kelimeleri dizi di-
ziveriyor, sazına dokundukça içli, yanık türküler
D) Kitaplardaki bilgiler kendisini başka düşünce- dökülüp duruyor...
lere yöneltmektedir.
Âşık Veysel’i anlatan bu metinde aşağıdaki
2. 21. yüzyılın bilgi çağı olduğu söyleniyor. Ger- bakış açılarından hangisi ağırlıktadır?
çekten inanılmaz bir bilgi bombardımanı ile karşı
karşıyayız. İster bir bilimsel konu isterse sıradan A) İyimser bakış açısı
bir konu ile ilgili internette araştırma yapmaya B) Öznel bakış açısı
kalksanız karşınıza binlerce sonuç çıkıyor. Özel- C) Nesnel bakış açısı
likle bu araştırmayı yapan bir öğrenciyse bu D) Karamsar bakış açısı
sonuçlardan birini açıp orada ne yazıyorsa oldu-
ğu gibi araştırmasına ekliyor. Sadece öğrenciler 5. İşlerini düşünerek bir plana göre düzenlemeyen
mi, hayır. Sokakta ne hikâyeler anlatılıyor bir bil- insanlar, bir türlü olumlu bir sonuca ulaşamaz;
seniz… “Aslında bir uzaylı canlı yakalanmış ama daima eksiklikler peşinde koşarlar. Bu yüzden
kimseye söylemiyorlarmış.” dedi geçenlerde bir çok yorulur ve bunalırlar. Pek tabii neticede hep
arkadaşım. Ben de doğal olarak madem kimse- üzüntü çekerler. Böyle gereksiz yorgunluklara ve
ye söylemiyorlarmış, sen kimden duydun, dedim. bunalımlara düşmemek için akıl ve düşünce ile iş
Cevap hemen hazır, o da başka bir arkadaşından birliği etmek, onların aydınlattığı yoldan ilerlemek
duymuş. Bir bilginin doğru olması için, onun bi- kendi lehimize olacaktır.
rinden duyulmuş olması yeterli midir?
Aşağıdakilerden hangisi bu metindeki düşün-
Parçada yakınılan durumun insanların aşağı- ceyi en iyi anlatır?
daki bakış açılarından hangisinin eksikliğinden
kaynaklanmaktadır? A) Akılsız başın zahmetini ayaklar çeker.
B) Akıl adama sermayedir.
A) Öznel bakış açısı C) Aklın yolu birdir.
D) Akla gelmeyen başa gelir.
B) İyimser bakış açısı

C) Tarafsız bakış açısı

D) Eleştirel bakış açısı

188

5. Sınıf Anahtar Kelime

Anahtar Kelime

➤➤ Anahtar Kelime: Paragrafta sadece bir tane konu anlatılır ve bu konuya bağlı olarak okura bir ana düşünce
iletilir. Paragrafta anlatılan konu ve anlatılmak istenen ana düşünce hakkında bizlere ipucu veren sözcüklere
“anahtar kelime” denir.

Paragrafın anahtar kelimeleri, bize paragrafta hangi kavramlardan söz edileceğini anlatır. Paragrafı okumadan
sadece anahtar kelimeleri okuyan kişi o paragrafta hangi konudan söz edileceği hakkında fikir sahibi olur.

Paragrafın anahtar kelimesi bir tane de olabilir, birden fazla da olabilir.

Paragrafın başlığı ile anahtar kelimesi birbiriyle bağlantılıdır, anahtar kelimeyi bulurken yazının başlığından da
yararlanabilirsiniz çünkü hem başlık hem anahtar kelime, paragrafın konusu ile doğrudan bağlantılıdır.

Anahtar kelime, bir yazının ya da konuşmanın sözcüklerle anlatılan özetidir. Anahtar kelimeler sadece yazıda
kullanılmaz. İnternette herhangi bir konuyu araştırırken de anahtar kelimeler kullanılır. Arama motorlarına cüm-
leler değil anahtar kelimeler yazılır. Örneğin arama motoruna “küresel ısınma” yazdığımızda önümüze içinde
“küresel ısınma” sözcüklerinin geçtiği yazı ya da haberler gelecektir.

Örnek: “hava, su, sıcak, yaz, hayvan, sokak” anahtar kelimelerinden bir paragraf oluşturalım.

Son yıllarda yaz ayları oldukça sıcak geçmekte. Bu bizler için iyi gibi görünebilir. Yaz geldi mi genelde tatile
gidilir, sıcaklarda insanlar daha rahat eder, mutlu olur. Yaz sıcaklarında vücudumuzun su ihtiyacı artar. Susuz
kalmak, hayati bir tehlike bile yaratabilir. Bu durum sadece bizim için geçerli değildir. Sokakta yaşayan hay-
vanlarda tıpkı bizim birer canlıdır ve susuzluk onlar için de hayati bir tehlike yaratır. Bu hayvanlar bizim gibi
susuz kaldıklarında gidip bakkaldan su alamazlar, birinden su isteyemezler. Bu nedenle onlar bizden daha
çok tehlike altındadır. Hava sıcaklığının arttığı şu yaz aylarında sokak hayvanlarının içmesi için sokaklara su
bırakalım. Unutmayalım ki onlar da bir canlı.

Örnek: Bizim görevimiz çocuklara disiplin uygulamak değil, onların öz disiplin kazanmasını sağlamaktır. Ör-
neğin çocuğuna yemeğini belli saatlerde, belli miktarlarda yedirmek için uğraşan, didinen, bir elde tabak, bir
elde kaşık çocuğun peşinden koşan bir anne, sanıldığı gibi disiplinli bir anne değildir. Disiplinli anne, çocuğa
kendi yemeğini yemesini öğreten, yemek yemeyi çocuğun öğrenmesi için ona yardımcı olan annedir. Ya da zil
çaldığında okul bahçesinde oynamaya devam eden öğrenciye yaptırım uygulamak değildir disiplin, o öğrenci-
nin zamanını kontrol edip planlamasını öğrenmesidir. (Bu metnin anahtar kelimeleri “biz, görev, öz disiplin,
çocuk, kazandırmak” sözcükleridir.

➤➤ Şiir türündeki yazılarda da anahtar kelimeler vardır. Şiirde anlatılmak istenen temayı özetleyen sözcükler şiirin
anahtar kelimeleridir.

Örnek: Bu ne duru sabah, ne temiz hava Anahtar kelime:
Geliyor her yandan 23 Nisan kokusu 23 Nisan, sevinç, yuva, vatan
Sevinçten deliye dönmüş her yuva
Sarmış gönülleri vatan duygusu Anahtar kelime:
Barış, çocuklar, dünya, sevgi, bırakmak
Bir barış bırakın biz çocuklara
Ulaşsın şarkımız güneşe aya
Oynaya oynaya gelin çocuklar
El ele, el ele verin çocuklar
Bir dünya bırakın biz çocuklara
Yazalım üstüne sevgili dünya

189

5. Sınıf Anahtar Kelime

Etkinlik 22

Kazanım: T.5.1.5. Dinlediklerini/izlediklerini özetler.
T.5.1.10. Dinlediklerinin/izlediklerinin içeriğini değerlendirir.
T.5.3.13. Okuduklarını özetler.
T.5.3.17. Metni yorumlar.

1. Aşağıdaki metinlerin anahtar kelimelerini bulup boş kutucuklara yazınız.

a. Bilimle teknoloji arasında doğal bir döngüsel ilişki vardır. Bilimsel çalışmalar uygula-
maya elverişli bilgi üreterek teknolojik gelişmeye yol açarken teknolojik gelişmeler de
bilimsel araştırmaların daha uygun şartlarda yapılmasını sağlayarak bilimsel gelişmeyi
hızlandırmaktadır. Burada şunu asla unutmamak gerekir: Teknoloji, bilim demek değildir.
Buna kanıt olarak şunu söyleyebiliriz. Son teknolojiye sahip olabilirsiniz. Bu sizin bilimsel
anlamda gelişmiş olduğunuzu göstermez. Teknoloji, bilimsel çalışmaların bir ürünüdür.
█ Teknoloji, bilim, ilişki,

b. Bir arada yaşayan insan topluluklarının toplum niteliğine kavuşabilmesi için gerekli en
temel öğelerden biri, hiç kuşkusuz “dildir”. Çünkü toplumlar, aralarında birçok yönden
ortaklık bulunan toplulukların oluşturduğu yapılardır. Kültür, tarih, soy, inanç ve dil gibi
ortaklıklar, toplumları oluşturan temel yapı taşları olarak kabul edilebilir. Bu yapı taşla-
rının her biri, kendi içinde olduğu kadar, diğer yapı taşlarını etkileme açısından da çok
önemlidir. Çünkü bir toplumun kültüründeki etkiler, doğal olarak diline de yansır. Aynı
biçimde dildeki değişmeler de, kültüre yansır.
█ Dil, kültür, toplum, etkileşim

c. Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte kendimizi kontrol altında tutamazsak bu du-
rum sosyal hayatımız, çevremiz, zihinsel ve fiziksel sağlığımız açısından yıkıcı sonuçlar
doğurabilir. Tekno-lojik gelişmelerin bize kazandırdıkları faydaları inkâr etmemizin bir
anlamı yok fakat burada anahtar kelime, hayatımızın her alanında olduğu gibi ölçülü
olmaktır. Elektronik aletlerin aşırı kullanımının doğurduğu zararlı etkilerin farkında olmak,
gereksiz tuzaklara düşmemizi engelleyecektir. Biz de bu durumu bilerek elektronik alet-
leri kullanmayı denemeliyiz.
█ Teknoloji, hayat, ölçül kullanmak, zarar

d. Kampa gittik, doğaya çıktık, yürüyüşlere katılıyoruz. Eğleniyoruz, keyif yapıyoruz, mis gi-
bi havayı teneffüs ediyoruz, sağlıklı yaşıyoruz. Hepsi güzel, tamam! Ama sağlığımız için
yaptığımız bu faaliyetlerde hijyene gereken önemi vermezsek sağlığımızı kaybetmemiz
de mümkün. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmamak için uymamız gere-
ken kurallar olduğunu unutmayalım. Doğada yapacağımız etkinliklerde sağlık ve temizlik
açısından dikkat etmemiz gereken noktaları unutmayalım.
█ Doğa, hijyen, temizlik, dikkat etmek

e. İşleri yetiştiremiyorum diyenlerin en büyük sorunu zaman yönetimidir. İşinize en iyi şe-
kilde odaklanmak, işlerinizi zamanında yetiştirmek ve işinizden en verimli sonucu almak
için “zaman yönetimi” şart. Peki, bunu nasıl başaracaksınız? Önce program yapmalı-
sınız, işin aşamalarını önem derecesine göre sıraya koymalısınız, sakin ve soğukkanlı
olmalısınız ve dinlenmeye zaman ayırmalısınız. Bunları yapmanız işlerinizi zamanında
yapmanızı ve işinizde başarılı olmanızı sağlayacaktır. Şimdiden kolay gelsin!
█ İş, zaman yönetimi, başarı, program yapmak

190

5. Sınıf Anahtar Kelime

Etkinlik 22

2. Aşağıdaki paragraflarda bulunan ve paragrafın anahtar kelimesi olan sözcüklerin alt-
larını çiziniz.

Hayatta var olan, korunmaya değer en güzel duygudur bence sevgi. Seven kalp
taşlanmaz, seven insan her zaman sevilip saygı duyulan insandır. Etrafımıza bir göz
atalım, değer verdiğimiz insanların ve hatta bizim neye ihtiyacımız var? Tabi ki sevgi
ve dostluğa… Dostluk, sevgiyle kurulan bir şeydir. En sağlam temeller, sevgiyle atılan
a. temellerdir. Her ne kadar bazı insanların bunlardan haberi olmasa da sadece maddi

hayata değer vererek manevi duygularını hiçe saysalar da doğru yol, her zaman içinde
saygı ve sevgi bulunduran yoldur. Ruhumuzun beslenmesi için bu duygulara ihtiyacı-
mız vardır. Bunları önemsemeyen insan kalbi ise taş olmaya adaydır.

Yetenek! Bir işi yapabilme gücüdür. Başarmaya gücümüz yetiyor mu, yetmiyor mu?
“Tanrı vergisidir?” deyip işin içinden sıyrılmaya kalkışmak bir yetersizliktir, yeteneği
b. gelişmemiş bir kişinin davranışıdır. Yeteneğimizi ilgi duyduğumuz konuda geliştirmek
için çaba harcamak, o konuda bizi güçlü kılacaktır. Yeteneğini geliştirmek için kişinin
kendisine karşı ilk görevi olmalıdır.

Ben çocukluğumdan beri bu mesleğin içindeyim. Kendimi övmeyi hiç sevmem ama
Allah’ın bildiğini de kuldan saklamam. Bu yörede benim üstüme demirci ustası yoktur.
Kaba saba demirleri oya gibi işler; dağdaki lalelerin, sümbüllerin görüntülerini pen-
cerelere, kapılara işlerim. Yaptığım işleri görenlerin ağzı açık kalır. Eğer kötü niyetli
c. değillerse, “Pek güzel olmuş, eline sağlık!” demeden geçmezler. Ustalaşmak, bu be-

ceriye ulaşmak kolay olmadı elbette. Çok çalıştım. Çocukluktan gençliğe, bu sıcak
ocağın başında geçtim, saçlarıma ilk kırlar şu örsün başında düştü. Sabah ezanında
açtım, gece yarıları kapadım.

Çağdaş yaşam her yönüyle zamana bağımlıdır ve onunla ilgili her şeyi zaman belirler.
Çocuklar ve gençler için bile zamanın ölçülüp tartılmadığı sıradan bir gün düşünü-
lemez. İster gecenin bir yarısı olsun isterse sabahları, yatağımızdan kalkar kalkmaz
hemen saate bakarız. Aklımızdan neler geçmez: Saat çalana kadar biraz daha uyu-
d. sam mı acaba? Saat 6.45 dedi mi vakit tamam. Duş ve kahvaltıdan sonra saat sekiz

olmadan beni okula yetiştirecek olan 7.36 otobüsünü kaçırmamak için kalkmalıyım.
Sınav çalışması veya sınav sırasında da zorunlu olarak saate şöylesine bir göz atar
insan.

Yaklaşık 10.000 yıl önce sona eren Taş Devri boyunca insanlar, avcı ve toplayıcı olarak
yaşıyorlardı. Henüz tarımı bilmiyorlardı, avda kendilerine eşlik eden köpeğin dışında
e. başka hayvan yoktu ama onlar için bile mevsimlerin akışını bilmek yaşamsal bir önem
taşıyordu. Örneğin, zamanında ve yeterli miktarda erzak depolamak için kışın ne za-
man kapıya dayanacağını ve ne kadar süreceğini bilmek zorundaydılar.

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı
f. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı

Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı

191

5. Sınıf Anahtar Kelime KKT - 22 

1. Reyting, temel olarak hangi programın ve televiz- 3. Eğitim ilk önce ailede başlar. Aile içerisinde
yon kanalının ne kadar izlendiğini ortaya çıkaran sergilenen tavırlar, konuşmalar, davranışlar ve
sistemin adıdır. Bu ölçümler belirli sayıdaki de- yapılanlar çocuğa bir şeyler öğretir. Aile yapı-
neklerin televizyonlarına takılan cihazlar aracılığı sı çocuğun kişilik oluşumu üzerinde önemli bir
ile gerçekleştirilir. Bu cihazların nerede ve kimde etkiye sahiptir. Daha sonra yaşımız ilerledikçe
olduğu bilinmez. Son bilgilere göre yaklaşık 2200 eğitim kurumlarında eğitim almaya devam ederiz.
evde reyting ölçüm cihazı olduğu biliniyor. Rey- Aldığımız eğitimler sayesinde hayata, insanlara,
ting oranları belirlenen deneklerin televizyonlarına doğaya, canlılara, dine, dile, bilime, matematiğe
bağlanan peoplemeter (pipılmidır) adı verilen ci-
hazlar aracılığı ile belirlenir. Bu cihazlar deneğin ve çeşitli faaliyetlere karşı bilgi sahibi oluruz.
saat kaçta hangi kanalı izlediğini ne kadar süre
ile izlediğini ortaya koyar ve tüm televizyonlara ve Altı çizili sözcüklerden hangisi metnin anahtar
programlara bir yüzde ve puan verir. Buna göre sözcüğü değildir?
bir sıralama yapılır.
A) Bilgi B) Çocuk C) Aile D) Eğitim
Aşağıdakilerden hangisi bu metnin anahtar
sözcüklerinden değildir?

A) Reyting B) Televizyon 4. Seni görüyorum yine İstanbul
C) Sıralama D) Ölçüm cihazı
Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan

Minare minare, ev ev

Yol meydan

Bu dörtlüğün anahtar kelimesi aşağıdakiler-
den hangisidir?

A) Minare B) Gözlerim
C) İstanbul D) Meydan

2. Yardımlaşma ve dayanışma toplumdaki bireylerin 5. Okulda öğretmenlerin depremden korunmak ile
sahip olması gereken en güzel ve en önemli özel- ilgili öğrencileri bilgilendirmesi önemlidir. Bu du-
liklerdendir. Bir arada yaşayan insanlar sürekli rumda öğrenciler ve tüm okul personeli deprem
yardımlaşma içerisinde olursa hem daha mutlu anında ne yapacaklarını, nasıl konumlanacakla-
hem de daha huzurlu olurlar. Kapı komşun ile el rını bilir, bilinçli davranırlar. Bu bilgi hayat kurtarır.
ele vererek bir iş ortaya koymak kadar keyifli baş- Bu konuda deprem öncesi bir tatbikat yapılıp uy-
ka bir iş yoktur. Birlikte yapılan işler aynı zamanda gulamalı eğitim verilmelidir. Unutmayın deprem
daha kısa sürede yapıldığından böylece aynı za- değil, bilgisizlik öldürür.
manda çok daha fazla iş yapabilmek de mutluluk
getirir. Akif, bu metnin anahtar kelimelerini “deprem ve
bilinçli davranmak” olarak belirlemiştir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu metnin
anahtar kelimeleri birlikte kullanılmıştır? Akif, anahtar kelimeleri belirlerken aşağıdaki-
lerden hangisi etkili olmuştur?
A) İnsanlar daha fazla iş yapabilmek için birbirin-
den yardım almalıdır. A) Metinin içinde söz ediliyor olması

B) Toplumda belirli bir kural ve düzen olursa top- B) Metinin ana düşüncesi hakkında ipucu veresi
lum mutlu ve huzurlu olur.
C) Metnin ilk cümlesinde yer alması
C) Komşuluk ilişkileri, toplumda çok önemli bir
yere sahiptir. D) Metinde dört kere tekrar edilmesi

D) Yardımlaşma ve dayanışma toplumdaki birey-
lerin mutlu ve huzurlu olmasını sağlar.

192

5. Sınıf Paragraf Tamamlama

Paragraf Tamamlama

➤➤ Paragraf Tamamlama: Paragraf, aynı konu etrafında kümelenmiş, bir ana düşünce belirten yazı parçasıdır.
Bu yüzden paragraftaki cümleler, tıpkı zincirin halkaları gibi birbirini parçasıdır ve bu şekilde birbirini tamamlar.
Bu yüzden metinde boş bırakılan yer tamamlanırken önceki ve sonraki cümlelerde ifade edilen anlama bakıl-
malıdır.

Paragrafta tamamlanması istenilen cümle paragrafın giriş, gelişme ve sonuç bölümünde olabilir.

➤➤ Paragrafta tamamlanması istenilen bölüm eğer metnin ilk cümlesi ise o zaman paragrafın konusunu anlatan
cümle soruluyor demektir. Paragrafın bütününe bakılarak hangi konudan söz edildiği bulunur ve uygun cümle
paragraf tamamlanır.

Örnek: … Göz açık bulunduğu zaman eğer gözümüzde bir sağlık sorunu yoksa varlıklar, nesneler ister
istemez algılanır ve görme eylemi gerçekleşir. Hiçbir şey düşünmeyerek gökyüzünü, ağaçları, akar-
suyu görürüz. Biraz sonra bu görmüş olduklarımızı zar zor, eksik gedik hatırlarız. Oysa bakmak,
düşünme ve irade gerektiren bir eylemdir. Bakmak eylemi bilinçli yapılan bir iştir. Örneğin gökyü-
zünde uçan garip kuşu gözlerimizle takip etmek gibi ya da yere düşen yüzüğü aramak için bakmak
gibi.

Yukarıdaki paragrafın giriş cümlesi eksik bırakılmış. Giriş cümlesi paragrafın konusunu tanıtan cümledir. Bu
paragrafta “bakmakla görmek eylemlerinin farklılığından” söz edilmiş. O hâlde eksik bırakılan bölüme “Bak-
makla görmek birbirinden farklı eylemlerdir.” cümlesi getirilerek paragraf tamamlanabilir.

➤➤ Paragrafta eksik bırakılan cümle, paragrafın gelişme bölümüne ait ise o zaman ekleyeceğimiz cümle önceki ve
sonra cümlelerle uyumlu olmalıdır.

Örnek: Atladım otobüse. Bir sevinmiştim ki, hiç bilmediğim yerleri göreceğim ve hiç tanımadığım insanlarla
tanışacağım diye. Otobüs; suları, ağaçları çabucak geçiyor, ama ben hiçbir ayrıntıyı kaçırmamaya
çalışıyordum. Ay çıktı, her taraf gündüz gibi olmuş-tu. Bir köyde durduk ve köyün muhtarı bizi
evine davet etti. …………………. Muhtara çay için çok teşekkür ettik, doğrusu hayatımda hiç bu
kadar lezzetli çay içmemiştim. Muhtarın hanımı tarhana yapmış, doğrusu o leziz çorbayı içmeden
kalkmak da çok büyük bir kayıp olurdu benim için.

Paragrafın gelişme bölümünde eksik bırakılan cümleyi bulabilmek için mutlaka önceki ve sonraki cümlelerde
bulunan anlam bağlantılarına dikkat etmeliyiz. Çünkü paragraftaki her cümle kendinden öncekinin devamı,
kendinden sonrakinin ise bir parçasıdır. Eksik bölümden önceki cümlede “evine davet etti” ifadesi, eksik bö-
lümden sonraki cümlede “çay için teşekkür ettik” ve “lezzetli çay içmemiştim” ifadeleri bulunmakta. O hâlde
eksik olan bölüme de ancak “Muhtarın daveti üzerine evine gittik ve bir bardak çay içtik.” cümlesi getiril-
melidir.

➤➤ Paragrafta eksik bırakılan cümle, metnin sonuç bölümü ise o zaman eksik bırakılan yere paragrafın bütününü
anlatan, özetleyen bir cümle getirilmelidir. Bu cümle genellikle ana düşünce cümlesi olur.

Örnek: Bir edebiyatçı gibi güzel ve ustaca yazı yazmak, herkesten beklenemez. Ama doğru ve iyi yazmak,
belli bir eğitim görmüş herkesin görevidir. Kimi kişiler, bilim adamları, mühendisler, doktorlar gibi
yazar ya da sanatçı olmadıkları için kendilerinden doğru ve iyi yazmanın beklenmeyeceğini ileri
sürerler. Bu, kabul edilebilecek bir mazeret değildir. Yazar olmamanız ana dilinizin kurallarına uy-
mama, yazım ve noktalama kurallarını hiçe sayma hakkı vermez kimseye. Bu kurallar genç yaşlı
kim olursa olsun herkesi ilgilendirir. …………………..

Paragrafta ana dil kullanımından söz edilmektedir. Verilen örnekler de bizi ana dili iyi ce doğru kullanmanın
herkesin görevi olduğunu anlatıyor. Bu durumda paragrafın ana düşüncesi “Herkes ana dilini iyi bilmeli ve
doğru kullanmalıdır.” olmalıdır. Bu cümle paragrafı tamamlayan cümledir.

193

5. Sınıf Paragraf Tamamlama

Etkinlik 23

Kazanım: T.5.1.1. Dinlediklerinde/izlediklerinde geçen olayların gelişimi ve sonucu hakkında tahminde bulunur.
T.5.3.15. Metinde ele alınan sorunlara farklı çözümler üretir.
T.5.3.17. Metni yorumlar.
T.5.3.21. Görsellerden ve başlıktan hareketle okuyacağı metnin konusunu tahmin eder.

1. Aşağıdaki metinlerde boş bırakılan yerlere getirilebilecek uygun cümleyi bulup işaret-
leyiniz.

a. Herkes birbirine saygı ve sevgi göster-
… Buna rağmen hevesimizi kırmamalı, mek zorundadır.
umudumu kaybetmemeliyiz. Söz gelişi
bir öğrenci, okumak istediği bir okulun
giriş sınavlarına katılmak ister. Olağanüs-  İnsan, bazen planladığı ve istediği hâl-
tü olaylar, hastalık veya daha nice elde de amacına ulaşamayabilir.

olmayan sebeplerle hazırlanamaz veya İnsanlar hayal kurarken gerçekçi olma-
eksik hazırlanır. Hâliyle okula giremez. lıdır, yapabileceklerini hayal etmelidir.
Bunun için karamsarlığa ve umutsuzluğa
kapılmamalıdır. Eğer gerçekten azim-
liyse bugün değilse bile yarın amacına Hedeflerimize ulaşamıyorsak zorla-
ulaşabileceğine inanmalıdır. mak yerine kendimize başka hedef
belirlemeliyiz.

b. Çocukları doğadan uzaklaştırmamalı-
… Yeşil alanlar azalıyor, içilebilir su kay- yız.
nakları gittikçe kirleniyor ve zehirli sulara
dönüşüyor. Atmosferimiz kirleniyor, hava
kirliliği ölümcül boyutlara ulaşıyor. Peki, Doğa ve hayvan sevgisi ancak çocuk-
daha ne kadar gidecek bu durum? Kim lukta kazanılır.

dur diyecek bu yok oluşa? Elbette bunu  Doğa ve doğal kaynaklar hızla yok edi-
önleyecek tek güç iyi eğitim almış, bi- liyor.
linçli ve ahlaklı gençler. Tek dersi daha
fazla kazanmak isteyen patronlardan bu-
nu beklemek biraz saflık olur. Patronların çevreye karşı daha duyarlı
olmaları gerekmektedir.

c.  Her insan, hayatının bir döneminde
… Buna rağmen hevesimizi kırmamalı, “Keşke bunu yapmasaydım.” dediği
umudumu kaybetmemeliyiz. Söz gelişi bir an yaşamıştır.
bir öğrenci, okumak istediği bir okulun
giriş sınavlarına katılmak ister. Olağanüs-
tü olaylar, hastalık veya daha nice elde İnsan, hata yapmamak için önceden
plan ve program yapmalıdır.
olmayan sebeplerle hazırlanamaz veya
eksik hazırlanır. Hâliyle okula giremez. Yaptığımız hataların sorumluluğunu
Bunun için karamsarlığa ve umutsuzluğa başkalarına yükleyemeyiz.

kapılmamalıdır. Eğer gerçekten azim- Yaptığımız hatalardan daha az zararla
liyse bugün değilse bile yarın amacına kurtulmak için dostlarımızın yardımına
ulaşabileceğine inanmalıdır. ihtiyacımız vardır.

194

5. Sınıf Paragraf Tamamlama

Etkinlik 23

2. Aşağıdaki metinlerde noktayla gösterilen yerlere getirilebilecek en uygun cümleyi bu-
lup işaretleyiniz.

… Pazarda bir müşteri çıkar ve eşeğin Hoca, bir gün eşeğini kaybeder ve
yaşını anlamak için dişine bakacak olur. köyü ayağa kaldırır.
Eşek, adamın elini birden ısırıverir. Adam
sinirlenir, bağırıp çağırarak gider. Başka
bir müşteri çıkar, kuyruğu kaldıracak olur, Nasrettin Hoca, bir gün eşeğine bin-
eşeğin çiftesiyle ayakları yerden kesilir. miş giderken eşek birden koşturmaya
a. O da topallayarak gider. Hocanın kom- başlar.

şu yaklaşır ve “Hocam, bu eşeği kimse Nasrettin Hoca günün birinde turşu
almaz, önüne geleni ısırıyor, tekmeliyor.” satmaya karar verir.
der. Hoca başını sallar ve “Ben zaten
satmaya gelmedim, insanlar benim bu
eşekten neler çektiğimi görsün, diye gel-  Hoca, bir gün eşeğini pazara götürüp
dim.” der. satmak ister.

Sağlıklı beslenmek için yediğimize iç-
tiğimize dikkat etmeliyiz.
Büyükada’nın iş kısımları, havayı güzel
kokularıyla dolduran çamlarla kaplıydı.
Çamlar, adaya kendine özgü bir güzellik Hastalandığımızda doktorların söyle-
katıyordu. Ada’da deniz ve gökyüzü bir- diklerini harfiyen uygulamalıyız.

b. birinden güzel ve sürekli değişen renklere
bürünürdü. … Güneş batmaya yakın ateş
kırmızısı rengi hem kıyıyı gem de denizi  Dostlarımıza en güzel dileğimiz sağ-
lıklı yaşam olmalıdır.
kaplardı. Gece ise bu sefer ay devreye gi-
rer ve her tarafı loş bir renge boyardı.
Çünkü dünyada parayla satın alına-
mayacak tek şey sağlıktır.

Robotlar, herhangi bir işi yapmak üze- Günlük hayatta yapılan işlerin bir kıs-
re tasarlanmış makinelerdir. Bilim mını robotlara yaptırmak istiyorlar.

adamları, robotları tasarlarken zaman Onlar, bu robotları hayvanların vücut-
zaman hayvanları örnek alırlar. Ancak larının nasıl işlediğini göstermek için
“Robot Hayvanat Bahçesi” adlı gezici ser-  tasarlamışlar.
Robotların hayatımızdaki yerini ço-
c. giyi hazırlayanların amacı başka. … Robot cuklara anlatmak hedeflenmiş.
hayvanlarda kasların yerini pistonlar, ba-
ğırsakların yerini süzgeçli borular, beynin
yerini de bilgisayarlar almış. Bu şekilde
çocuklar hem hayvanların vücutlarının
nasıl işlediğini anlayacak hem de robot Ne kadar gelişmiş olursa olsun bir
teknolojisine ilgi duyacaklar. robotun herhangi bir canlının yerini
alamayacağı anlatılmak amaçlanmış.

195

5. Sınıf Paragraf Tamamlama

Etkinlik 23

3. Aşağıdaki metinde noktayla gösterilen yere getirilebilecek en uygun cümleyi bulup
işaretleyiniz.

Güzel ve mutlu bir yaşamın temeli sağ- a Sağlıklı beslenmek için yediğimize iç-
lıktır. Hangi mesleği yapıyor olsanız, ne tiğimize dikkat etmeliyiz.
kadar paranız olursa olsun eğer sağlığı-
nızı kaybettiğinizde hiçbir şeyin anlamı
kalmaz. … Bu yüzden sağlığınızı kay- b Hastalandığımızda doktorların söyle- 
diklerini harfiyen uygulamalıyız.
bettikten sonra paranız pulunuz bir işe
yaramayacaktır. Belki en iyi hastanelerde Dostlarımıza en güzel dileğimiz sağlıklı
en iyi tedaviyi alabilirisiniz ama eski sağ- c yaşam olmalıdır.

lığınıza kavuşmanız çok zor belki de hiç Çünkü dünyada parayla satın alına-
mümkün olmayacak. Bu nedenle sağlığı- mayacak tek şey sağlıktır.
nıza çok dikkat etmelisiniz. d

4. Aşağıdaki metinleri uygun ifadelerle tamamlayınız.

Neden bu kadar tutumlusun diye sorup duruyorlar bana. Ço- a.
cukken bize alınan bir kara lastiği dahi giymez de saklardık ki
hemen yırtılmasın diye. Şimdiki çocuklar gibi olamadık. Alınan
pahalı hediyelere dahi burun kıvıran bu nesli görünce onlar adı-
na çok üzülüyorum. Düzgün bir oyuncağımız bile olmadı bizim.
Anlayacağınız çocukluk nedir bilemedik
.

Televizyon ve sinema tarihinin en unutulmaz usta oyuncuları
onlar... Kimi yeteneğiyle, kimi güzelliğiyle kimi de canlandırdı-
ğı karakterle hafızalara kazındı. Bu derece yetenekli olurlar da
b. nesillerinden kendileri gibi isimler çıkarmazlar mı hiç? Sıtkı Ak-
çatepe’nin oğlu Halit Akçatepe, Kemal Sunal’ın oğlu Ali Sunal,
Sadri Alışık’ın oğlu Kerem Alışık bunlara sadece birkaç örnek.
Atalarımızın da dediği gibi Armut dibine düşer
.

196

5. Sınıf Paragraf Tamamlama

Etkinlik 23

5. Aşağıdaki metinleri uygun ifadelerle tamamlayınız.

a. Hiç kuşkusuz, evdeki küçük dostlarımız arasında kedilerin yeri ayrı. Hay-
vanlarla insanlar arasında kurulan dostluklar düşünüldüğünde, kediler başta
gelen hayvanlardan. Üzerinde en çok konuşulan, öyküleri en çok anlatılan
hayvanlar da kediler. Bunda en büyük pay sevimliliklerinin yanı sıra belki de
bağımsız kişiliklerinin bizleri çok etkilemesi. Köpekler de bizim iyi dostlarımız-
dır ama kediler kendi kimliklerini bize kabul ettiren belki de tek evcil hayvan.
Bu yüzden … kedilere duyduğumuz sevgiden çok onlara karşı saygımız dost-
luğumuzu pekiştiriyor .

Ben kitap okumaktan çok sıkılan bir çocuktum. O kadar eğlenceli oyun var-
ken kitap okumak içimi daraltıyordu doğrusu. Ama bir yandan da oyunlardan
da çabucak sıkılıyordum. Başladığım oyunun bir müddet sonra hiçbir heyecanı
b. kalmıyordu, sıradanlaşıyordu. Bu yüzden yerimde duramıyor, oradan oraya koş-

turuyor, oyundan oyuna geçiyordum. Bir gün annem bana bir öneride bulundu,
“İki yıllığına tatile göndereyim mi?” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim. Bakışlarım-
dan anlamış olacak ki “Merak etme, bizden ayrılmayacaksın.” diye ekledi. Çok
heyecanlanmıştım. Peki, nasıl olacak, diye sordum. Çantasından bir kitap çı-
kardı. Jules Verne’nin (Jül Vern) “İki Yıl Okul Tatili” kitabını verdi ve ekledi “Emin
ol, gerçekten tatile çıkmaktan daha çok zevk alacaksın.” Haklıydı annem. Bir
solukta okumuştum hatta bitince dönüp bir daha okudum. Bu konudaki bütün
düşüncelerim değişmişti. Artık ... kitaplarla ayrılmaz bir dostluk kurmuştum
.

Bilgisayar oyunları, günümüz gençliğinin hatta yetişkinlerinin de vazgeçemediği
bir tutku olarak hayatımızda yerini koruyor. Adında oyun yazınca hemen ip at-
c. lama, misket, saklambaç gibi hoş ve eğlenceli şeyler aklınıza gelmesin hemen.

Çünkü bugün piyasa olan bilgisayar oyunlarının neredeyse yüzde doksanı “silah”
ve “ölüm” üzerine kurgulanıyor. Çocukları bu oyunları oynarken hiç gördünüz
mü bilmem ama ben gördüm ve açıkçası dehşete kapıldım. Oyunu oynayan
çocuklar sanki birere azılı katil kesilmiş, gözleri yerlerinden fırlamış, öldürdükçe
zevk çığlıkları atıyorlar. Acaba bu oyunları tasarlayanlar bizim çocuklarımıza ne
yapmak istiyorlar. Sevgili anne ve babalar, sevgili çocuklar lütfen bu oyunları
oynamaktan vazgeçin. Çünkü … bu oyunlar sizin içinizdeki sevgi ve merhamet
duygusunu yok ediyor .

197

5. Sınıf Paragraf Tamamlama KKT - 23 

1. - - - - Öğrencilik dönemimde ve iş hayatımın ilk 4. Kitap okumayı seviyorum. - - - - Çünkü günde-
yıllarında yalnız yaşadığım için mutfakla aram mi de yakından takip etmek gerekiyor. Sosyal
iyidir. Dışarıdan yemek yemeyi çok sevmem, az medya, yazılı medya, haber akışını yakından ta-
vaktim olsa bile evde hazırlanmış pratik yemekleri kip ediyorum. Seyahatler kitap okumak için daha
tercih ederim. uygun oluyor. Son olarak Hüsnü Özyeğin’in ve
Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’nın hayatını
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre okudum. Yuval Noah Harari’nin kitaplarını okuya-
aşağıdakilerden hangisi getirilemez? madım ama konuşmalarını dinliyorum.
Bu metinde boş bırakılan yere düşünce-nin
A) Sık sık dışarıda yemek yemeyi severim. akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirile-
bilir?
B) Mutfağa girmekten çekinmedim, çekinmem
de. A) O kadar seviyorum ki artık okuyacak kitabım
kalmadı.
C) Yemek yemeyi de yapmayı da severim.
B) Fakat yoğun iş temposu beni oldukça yoruyor.
D) Yemek konusunda kendime güvenirim. C) Okudukça yeni dünyalara yelken açtığı-nı his-

2. Yenilgiyi en başından kabul eden insanlar hiçbir sediyor insan.
zaman zafere kavuşamazlar. Her yeni gün, bizleri D) Daha fazla okumak istiyorum ama vakitsizlik-
bir takım güçlüklerle karşı karşıya getirir. Bunla-
rı yenebilme, öncelikle onları yenebileceğimizi ten çok da fazla yapamıyorum.
düşünmeye bağlıdır. Örneğin, - - - -
5. Sağlıklı beslenme yaşamın her alanında olduğu
Bu metinde boş bırakılan yer düşüncenin gibi iş hayatında da çok önemli. Yoğun iş tem-
akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle ta- posunda olsam da öğünlerimi atlamamaya özen
mamlanabilir? gösteriyorum. - - - -. Bu nedenle evden mutlaka
kahvaltımı yaparak çıkıyorum. Gün içinde yoğun
A) işlerin kötüye gittiğini görünce hemen o iten toplantı temposu nedeniyle öğle yemeği saatle-
vazgeçilmelidir. rim değişse de mutlaka proteinli gıdalar, salata ve
sebze tüketmeye çalışıyorum. Mümkün olduğu
B) gerçekçi hedefler belirleyemeyenlerin yaşadığı kadar şekerden ve hazır paketli gıdalardan uzak
sıkıntıları düşünmeliyiz. duruyorum.
Bu metinde boş bırakılan yere düşüncenin
C) hiçbir yetkin doktor, hastasının iyileşme- akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirile-
yeceğini kabul etmez. mez?

D) zararın neresinden dönülürse kardır sözünü A) Özellikle kahvaltı altın değerinde bir öğün.
unutmamalıyız. B) Kahvaltısız yapamıyorum.
C) Kahvaltıyı bazen atlayabiliyorum.
3. Okul ikinci evimizdir bizim. Kendi evimiz dışında D) Kahvaltıyı çok önemsiyorum.
belki de en çok zaman geçirdiğimiz yer... Bir ay-
dınlatma kurumudur. Nice çocuklara bilgi kaynağı
olur. Bir hamur gibi yoğurur, şekil verir onlara. Eği-
timin, sosyal yaşamın, terbiyenin ilk öğretilerini
ailemizden aldıktan sonra, daha da ileriye gitmek,
kendimizi geliştirmek, öğrenmek ve bir meslek
sahibi olmak için okula gideriz. Bu yönüyle okul,
----

Bu metinde boş bırakılan yere düşüncenin akı-
şına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) çok yararlıdır.

B) bizi hayata hazırlar.

C) terbiye edici bir role sahiptir.

D) insanı insan yapar.

198

5. Sınıf Şiirde Duygu, Tema, Başlık

➤➤ Şiir: Duyguların, düşüncenin coşkulu bir şekilde dile getirildiği, dizeler hâlinde yazılan yazı türüne “şiir” denir.
Şiir türünde temel hedef okuyucunun duygularına seslenmektir. Şiirde anlatılan bir düşünce de olsa bu düşün-
ce dizelere duygusal bir anlatımla aktarılır.

➤➤ Şiirde Tema: Şiirde okura iletilmek istenen, yoğun olarak söz edilen duygu “şiirin teması” (ana duygusu)
denir.

Şiirlerde genellikle “arkadaşlık, özlem, dostluk, anne, vatan, bayrak, karamsarlık, umut” gibi konu ve duygular
anlatılır. Şairin bu duygu ve konulardan hareketle anlatmak istediği ya da bize yaşatmak istediği duygu şiirin
temasını oluşturur.

Şiirin temasını bulmak için öncelikle şiirde hangi konu ya da duygudan söz edildiği bulunmalıdır. Daha sonra
“Bu konu ve duyguyla aktarılmak istenen nedir?” sorusuna yanıt aranır.

➤➤ Şiirin Başlığı: Bir şiirde anlatılmak istenen konuyu ya da duyguyu en iyi şekilde anlatan kısa ve vurucu sözler
şiirin başlığı olabilir. Şiire başlık bulurken mutlaka şiirde anlatılan duygu ya da konu bulunmalıdır.

Örnek: Bu sokaktan geçme artık
Geçme bu sokaktan simitçi
Küçük aşıcıların uzakta
Şimdi bomboştur evimin içi
O bütün simitlerini almak isteyen
Küçüğü badem gözlü, iri başlı
Büyüğü top top saçlı güzel çocuklar
Uçmayı deneyen yavru kuşlar gibi
Gurbeti, hasreti öğreniyorlar
Baba yüreği dayanmıyor işte buna
Bağırma simitçi, bu sokakta bağırma

(Coşkun ERTEPINAR)

Şair, simitçinin sesini duyunca, o anda kendi yanında bulunmayan çocuklarını hatırlamıştır. Şu anda gurbette
olan çocuklarıyla beraber geçirdiği o mutlu günleri hatırlıyor ve çocuklarını gözünün önünde canlandırıyor.

Şair sadece çocuklarının gurbette olduğunu, onların fiziki yapılarını anlatmak için şiiri yazmamıştır. Bunun altın-
da bir duygu, düşünce vardır, şaire bu şiiri yazdıran da bu duygudur. Şair, simitçinin sesini duyunca gurbette
olan çocuklarına duyduğu sevgi içerisinde bir hüzne kapılıyor.

İşte şiirlerde böylesine geliştirilen düşünce, görüş, duygu ya da buluşa “ana duygu / tema” denir. Bu şiirin
teması “evlat sevgisi”dir.

Şiirde bir babanın yaşadıkları anlatıldığı için şiirin başlığına “Baba Yüreği” diyebiliriz.

Örnek: Ne zaman seni düşünsem Konu: Aşk
Bir ceylan su içmeye iner Tema / Ana duygu: Ayrılık, özlem
Çayırları büyürken görürüm Şair, âşık olduğu kişiden uzaktadır ve onu
Her akşam seninle düşünmektedir. İçinde beslediği sevgi ona
Yeşil bir zeytin tanesi hep hayatın güzelliklerini hatırlatmaktadır.
Bir parça mavi deniz Sevdiğinden ayrı olduğu hâlde her akşam
Alır beni onun sevgisi, şairi yalnız bırakmamaktadır.
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları
(İlhan Berk)

199

5. Sınıf Şiirde Duygu, Tema, Başlık

Etkinlik 24

Kazanım: T.5.1.4. Dinlediklerinin/izlediklerinin ana fikrini/ana duygusunu tespit eder.
T.5.3.14. Metnin ana fikrini/ana duygusunu belirler.
T.5.3.24. Okuduğu metnin içeriğine uygun başlık/başlıklar belirler.

1. Aşağıdaki şiirlerde hangi duygu ve konuların anlatıldığını boş kutucuklara yazınız.

Çocuklar koşmalı dağlarımda
Kanat çırpmalı kelebekler Memleket isterim
Kurtlar, kuşlar hatta aslan da olmalı Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kardeşçe yaşamalı ama birlikte Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Çocuklar koşmalı kardeşçe dağlarımda (Cahit Sıtkı Tarancı)
(Levent Gülten)

a. Kardeşlik b. Memleket sevgisi

Benim de kapılarım var, mavi boyalı Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Kimler çaldı düşündüm daha yıl olmadı Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız
Güneş battı, ay doğdu soran olmadı Yeşil dallarız dünya ağacından
Geçti bir günüm daha gören olmadı Gençlik denen bir millet var, ondanız
(Levent Gülten) (Nazım Hikmet)

c. Yalnızlık d. Gençlik

Çocukluğum, çocukluğum Merhaba mavi önlüğüm
Kafdağı’nda zembilde mi? Beyaz yakalığım, merhaba
Suyu bitmiş bir gölde mi? Sensin bana tek yakışan
Güneşin gök sofrasında Merhaba taş gibi ağır çantam
Gizlediğim mendilde mi? Kitaplarım, kalemlerim
(Levent Gülten) Yine birlikteyiz işte.
(Aziz Sivaslıoğlu)
e. Özlem
f. Yalnızlık

200


Click to View FlipBook Version