The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by kitablarinmuhteviyati, 2021-12-05 13:45:16

İslam Tarihi Ansiklopedisi 2. Cild

İslam Tarihi Ansiklopedisi 2. Cild

Keywords: İslam Tarihi Ansiklopedisi

İki yıldan beri Bâbek ile savaşan ve harekâtının son safhasına gelen Afşin, 837 (H. 222) yılı başlarında,
mevsim kış olmasına rağmen el-Bezz önüne gelerek, ordugâhını kurdu ve şehri, muhasaraya başladı. Muhasara
epeyce uzun sürdü.

Zamanın uzaması Afşin’in sabrını taşırdığı gibi, Bâbek’in daha iyi savunma tedbirleri almasını sağlıyordu.
Nihayet Afşin, kumandanlarına umûmî taarruz emri verdi. Sonunun yaklaştığını anlayan Bâbek, Afşin’den
emân diledi ve isteği kabul edildi. Yirmi seneye yakın zamandır Abbasîler! meşgul eden ve azılı bir İslâm
düşmanı olan Bâbek, zaman kazanmak gayesiyle emân fermanının bizzat halîfe tarafından imza edilmesi
şartını ileri sürdü. Afşin bu teklifi de kabul ederek, kumandanlarına harbi durdurmaları için emr gönderdi. Bu
sırada Afşin’in kumandanlarından Beşîr et-Türkî idaresindeki Ferganlılar şehre girdi. Bunun üzerine bütün
ordu hücûma geçerek el-Bezz’e doldular. Şehir içinde şiddetli sokak çarpışmaları başladı. Bâbek’in sarayı
yakıldı. Bu kargaşalıktan istifâde etmesini bilen Bâbek, kaçarak kurtuldu. Üç gün süren çarpışmalarda,
isyancılar hak ettikleri cezaya çarptırıldılar. 26 Ağustos 837 (H. 222) de el-Bezz, Afşin’e bağlı kuvvetler
tarafından tamamen feth edildi.

Bâzı yakın adamlarıyla birlikte Bâbek’in firar ettiğini haber alan Afşin, onu tâkib için beş yüz kişilik bir birlik
gönderdi. Bizans hükümdarına sığınmak isteyen Bâbek, Ermeniye beylerinden Sehl bin Sunbat tarafından
yakalanarak, Berzend’e dönen Afşin’e gönderildi. Zafer ve Bâbek’in yakalanması haberi Samarrâ’da bulunan
halîfeye bildirildi. Halîfe Mu’tasım, bu haber üzerine Afşin’e uzun bir mektup yazarak tebrik etti ve hilâfet
merkezi olan Samarrâ’ya, dönmesini emretti. Beraberinde Bâbek’i de getiren Afşin, Samarrâ’ya bütün devlet
ricalinin de hazır bulunduğu sevinç gösterileri arasında girdi. Samarrâ’ya getirilen Bâbek, 838 (H. 222) de
halka teşhîr edilerek îdâm edildi.

Bu suretle, yirmi seneden fazla bir zaman Abbasî halîfelerini meşgul eden hurremîlerin lîderi, hak ettiği cezaya
çarptırıldı. Bâbekiyye yahut hurremiye diye bilinen bu fırkanın temel görüşleri, mecûsîliğin kurucusu
Mejdek’in fikirlerinin aynısıdır. Bugün hiç birdîni kabul etmeyen ve “Din afyondur” diyen komünistlerin de
benimsediği ve savunduğu, çok eski fikirlerin savunucusu olan Bâbekiyye veya hurremiye fırkasının temel
inanışları şöyle özetlenebilir: Tenasüh (Ruhların nakli) inancına sâhib olan hurremîler, liderleri Câvidân’ın
ruhunun Bâbek’e geçtiğini kabul ederler. Bâbek’in ilâh olduğuna inananları olduğu gibi, peygamberliğini
kabul edenler de vardı. Bütün haramları mubah sayan hurremîler, kadın-erkek bir arada çalgılı ve içkili
eğlenceler tertiplerler; “Her şey herkesin malıdır. Zevceleri değiştirmek helâldir. Herkesin malları ve
yaşayışları eşittir. Şahsî tasarruf yoktur. Bütün insanlar eşit ve her şeyde ortaktırlar. Zenginler malları fakirlere
vermeli ve onların ihtiyaçlarını gidermelidir” derler.

Sünnî olan Abbasî halîfelerine karşı yirmi sene mücâdele veren Bâbek’in ölümüyle başsız kalan hurremîler,
daha sonra bâzı isyanlara kalkıştılar, fakat başarılı olamadılar. Bir kısmı yavaş yavaş müslüman oldu. Bir kısmı
ise karmatîler ve ismâilîler arasına karışarak özelliklerini kaybettiler.

Çok inat, hırslı ve müslümanlara zulm ve işkence etmekten zevk duyan, Mejdek ve Mani dîninin küfür olan
inanışlarını yaymaya çalışan ve bu uğurda senelerini veren Bâbek, zevke ve işrete düşkün birisiydi. Toplumda
mal ve servet eşitliğinin savunucusu olmasına rağmen, büyük servetler biriktirmişdi. El-Bezz şehrinde bir
hükümdar debdebesi ile yaşar, etrafındaki pek çok kadın ile içki ve çalgı âlemleri yapardı. Çok zâlim bir kimse
olan Bâbek’in yirmi senede öldürdüğü müslüman sayısı ikiyüz elli bini aşmıştır.



1) El-Milel ven-Nihâl; cild-1, sh. 34

2) El-Fark beyn-el-firak; sh. 211

3) Ahbârüt-tıvâl; sh. 379
4) Fihrist; sh. 480, 481
5) Siyâsetnâme; sh. 200, 204
6) Fütûh-ül-Büldân; sh. 330
7) Târih-ul-ümem vel-mülûk; cild-3, sh. 1108, 1233
8) Subh-ul-a’şâ (Kalkaşendî); cild-7, sh. 125
9) El-İber; cild-3, sh. 256, 262
10) Ravdatüs-Safâ; cild-3, sh. 146
11) Fevât-ül-vefeyât; cild-4, sh. 48
12) Fâideli Bilgiler; sh. 381
13) El-Kâmil fit târih; cild-6, sh. 315, 479
14) Burhân-ı Katı’; sh. 76


Click to View FlipBook Version