AYLIK DERGİ - MAYIS 2026 YIL:10 SAYI:114BAKAN YUMAKLI:“TMO YENİ HASATA HAZIR”GENEL MÜDÜRÜMÜZ GÜLDAL: ‘‘YEM SEKTÖRÜNÜN MALİYET İSTİKRARINA KATKI SAĞLIYORUZ’’GENEL MÜDÜRÜMÜZ GÜLDAL YAKLAŞAN HASAT SEZONUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU/OfisTMO www.tmo.gov.tr
MAYIS 2026 / SAYI 114TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLERGÜNDEMKAPAK HABERTMO’DAN HABERLER30-37426-910-29BAKAN YUMAKLI:“TMO YENİ HASATA HAZIR”19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
www.tmo.gov.trMAYIS 2026TARIM TEKNOLOJİLERİÖRNEK ÇİFTÇİGEZİ REHBERİSAĞLIK KÖŞESİANADOLU LEZZETLERİ4446485254-57TARLADA AKILLI DÖNÜŞÜM:HASSAS TARIMBAŞKANLIKTAN TARLAYA: ALİ RIZA ALAN’IN ÜRETİME UZANAN YOLCULUĞUTESADÜFEN BULUNAN MAĞARA: DAMLATAŞESKİŞEHİR’İN YÖRESEL LEZZETLERİ
GENEL MÜDÜRÜMÜZ’DEN MESAJ VAR!Değerli Mesai Arkadaşlarım,Hasat sezonuna adım adım yaklaştığımız bu günlerde, Toprak Mahsulleri Ofisi ailesi olarak üreticilerimizin bu heyecanlı bekleyişine bizler de ortak oluyoruz. Çiftçilerimizin emeğinin hak ettiği karşılığı bulması ve sanayicilerimiz ile üreticilerimiz arasında dengeli, uyumlu bir piyasa yapısının sürdürülmesi adına bir dizi proaktif politika yürütüyoruz.Önümüzdeki hasat döneminde de üreticilerimizin kurumumuza teveccüh göstermeleri hâlinde arz edecekleri tüm ürünleri alabilecek şekilde; depolama, finansman, personel ve lojistik başta olmak üzere tüm hazırlıklarımızı tamamlamış bulunuyoruz. Çiftçilerimiz bu yıl da kendilerini yalnız hissetmeyeceklerdir. Son yıllarda ürün alım fiyatlarını hasat öncesinde ya da hasatla eş zamanlı olarak açıklayarak üreticilerimizi korumayı hedeflerken, piyasadaki fiyat belirsizliklerini ortadan kaldırarak istikrar sağlamayı amaçlıyoruz.Hububat sektörünün tüm paydaşlarınca ilgiyle takip edilen ve tarımsal ürünlerin ekilişinden hasadına kadar geçen süreci aylık periyotlarla ele aldığımız Fenolojik Değerlendirme Raporu incelendiğinde, çok şükür ki şu ana kadar hububat ve bakliyatta bitki gelişimi açısından herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı görülmektedir. Mevsim şartlarının olumlu seyretmesi hâlinde bu yıl yüksek bir rekolte gerçekleşeceğine dair kanaatimiz de her geçen gün güçlenmektedir. İnşallah bol ve bereketli geçmesini öngördüğümüz hasat döneminin; başta üreticilerimiz olmak üzere tüm sektör paydaşlarımıza ve ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.Ayrıca hububatta arz güvenliğini tesis etmek ve piyasa istikrarını korumak amacıyla sektörün ihtiyaç duyduğu hammaddeyi hasat dönemine kadar sabit fiyatla satışa sunduk. Önümüzdeki süreçte de üreticilerimizi koruyan, tüketicilerimizi gözeten politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.Kıymetli Çalışma Arkadaşlarım,Mayıs ayı, milletimizin hayatında birçok özel ve anlamlı günü bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan ilki, emeğin ve alın terinin sembolü olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’dür. Bu vesileyle; ülkemiz için her koşulda üretmeye devam eden çiftçilerimizin, sizlerin ve tüm emekçi kardeşlerimin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.
KÜNYEToprak Mahsulleri Ofisi Genel MüdürlüğüAylık DergisiSahibiToprak Mahsulleri OfisiGenel Müdürlüğü AdınaAhmet GÜLDALYönetim Kurulu BaşkanıGenel Müdür Genel Yayın KoordinatörüCihan SOYALPGenel Müdür YardımcısıSorumlu Birim Basın Yayın ve Halkla İlişkilerŞube MüdürlüğüYayın Sorumlusuİsmail BÜTÜNBasın Yayın ve Halkla İlişkilerŞube MüdürüGrafik ve TasarımYeliz NİGAR SÜLÜNZuhal GÜNAYDINSezer ULUSOYTel0 312 416 30 47 - [email protected]ıl: 10 Sayı: 114 MAYIS 2026Editör Onur ÖZKILIÇMelike FİDANFeyza KUTLUMehmet DOĞANMuhittin AYDOĞANAhmet GÜLDALYönetim Kurulu Başkanı ve Genel MüdürBizler için önem arz eden bir diğer gün ise her yıl Mayıs ayının ikinci pazar günü idrak edilen Anneler Günü’dür. “Cennet annelerin ayakları altındadır.” hadis-i şerifi çerçevesinde, onların rızasını kazanmanın önemini bir kez daha idrak ettiğimiz bu günde; başta şehit ve gazilerimizin anneleri olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm annelerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor; hayatta olan annelerimizin ise ellerinden öpüyor, kendilerine sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Millî Mücadele’yi başlattığı 19 Mayıs 1919 tarihi de milletimiz için son derece anlamlıdır. 19 Mayıs, Türk milletinin esaret altında yaşamayacağını tüm dünyaya ilan ettiği gündür. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı tebrik ediyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bekası ve kurtuluşu için ömrünü bu uğurda adamış tüm aziz şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum.Yine bu ay içerisinde idrak edeceğimiz, Müslümanlar için şükür, yardımlaşma ve toplumsal dayanışmanın simgesi olan Kurban Bayramı’nızı tebrik ediyor; sizlere ailelerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice bayramlar diliyorum.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı hububat rekoltesinde yaşanacak bir rekorla ilgili üreticilerin endişelenmemesi gerektiğini belirterek “Toprak Mahsulleri Ofisimiz hazır. O rekor kırdığımız dönemde de söyledik. Devletimizin kadim kurumları var. TMO da onlardan bir tanesi.” dedi.06 Nisan 2026BAKAN YUMAKLI:“TMO YENİ HASATA HAZIR”KAPAK HABER6 Mayıs 2026
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Ulusal Hububat Konseyi tarafından 3-5 Nisan 2026 tarihlerinde Konya’da düzenlenen ‘Hasat Öncesi Hububat Kongresi’nde konuştu.Yumaklı, hububatta herhangi problem yaşanmadığı takdirde geçen yılki rekolte kaybının misliyle alınacağını belirterek, \"Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. Bir rekor kıracağımıza da inanıyorum. Hiçbir şekilde üreticilerimizin problem yaşayacağı herhangi bir olaya müsaade etmeyeceğiz. Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız.\" diye konuştu. Sürecin yalnızca üretici boyutuyla değil, tüketici dengesi gözetilerek bütüncül şekilde yönetileceğini belirten Yumaklı, maliyet artışlarının da yakından takip edildiğini ve fiyat politikalarında mutlaka dikkate alınacağını ifade etti.KAPAK HABERMayıs 2026 7
Programın kapanış ve değerlendirme konuşmasını gerçekleştiren Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal da 2026 yılı için öngörülerini paylaşarak Kurumumuzun hububat sektörünü dengeleyen önemli politikalarına değindi.GENEL MÜDÜRÜMÜZ GÜLDAL: “TEMEL GÖREVIMIZ ÜLKEMIZDE ARZ GÜVENLIĞINI SAĞLAMAK”Genel Müdürümüz Güldal, TMO’nun temel görevlerinin ülkemizde arz güvenliğini sağlamak ve piyasa istikrarını korumak olduğunu vurguladı. Bu doğrultuda gereken her türlü adımın atıldığını belirten Güldal, “Sektör temsilcileriyle düzenli istişareler yürütüyoruz. Üretim ve satış dönemlerinde piyasaya planlı ve öngörülebilir müdahalelerde bulunuyoruz. TMO yalnızca kriz dönemlerinde müdahale eden bir kurum değil. Proaktif bir piyasa yönetimi anlayışıyla öngördüğümüz ya da tespit ettiğimiz tüm risklere karşı her türlü tedbiri alıyoruz.” dedi.“SATIŞ POLITIKAMIZ PIYASA İSTIKRARINA KATKI SAĞLADI”Güldal, son altı ayda gerçekleştirilen satışların aynı fiyat politikasıyla sürdürüldüğünü belirterek “Yeni hasat dönemine kadar fiyatları sabit tutacağımızı, bir değişiklik yapmayacağımızı ifade ettik. Planladığımız gibi aynı kararlılıkla söylemimize uygun bir şekilde hareket ediyoruz. Bu satış politikamız piyasa istikrarına katkı sağladı.” İfadelerini kullandı.Piyasa yönetiminde farklı satış enstrümanlarının da devreye alındığını belirten Güldal, 2023 yılında yüksek rekolte sonrası ürünlerin satışında vadeli satış, kredi kartına taksitli satış ve kaliteli buğday alımlarında belirli şartların uygulanması gibi yöntemlerin kullanıldığını hatırlattı.KAPAK HABER8 Mayıs 2026
“HASAT DÖNEMI HAZIRLIKLARIMIZI TAMAMLADIK”Yeni hasat dönemi hazırlıklarına da değinen Genel Müdürümüz, “Sayın Bakanımızın da açılış konuşmasında ifade ettiği gibi TMO ekibi olarak bize üreticilerimizin arz ettiği ürünün tamamını almak üzere hazırlıklarımızı yaptık. TMO’nun kendi bünyesinde bulunan depolar ve ihtiyaç halinde kullandığımız tüm depolar alım dönemine uygun hale getirildi. Maliyetler noktasındaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Bunun için finansal hazırlıkları da tamamlamış durumdayız.” dedi.“TARIMSAL PLANLAMA ÇALIŞMALARI İÇIN ELIMIZDEN GELENI YAPACAĞIZ”Tarımda planlı üretim sürecinin başarıyla sonuçlanacağını belirten Genel Müdürümüz, “Bakanlığımızın ilgili kuruluşu ve tarım sektörünün en önemli paydaşı olarak Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen tarımsal planlama çalışmalarında üzerimize düşeni yapacağız. Planlama dışında üretilen ürünlerin TMO tarafından alınmayacağını da belirtmek istiyorum” dedi.Yeni sezonun yağışlarla birlikte bereketli olmasının öngörüldüğünü belirten Güldal: “Ürünün bol ve bereketli olması bizi sevindirir. İnşallah önümüzdeki sezonu herhangi bir problem yaşamadan geçireceğimizi temenni ediyorum. Yeni hasat döneminin tüm üreticilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.Program kapsamında düzenlenen panellerde, Genel Müdür Yardımcımız Cihan Soyalp ve Alım ve Muhafaza Daire Başkanımız Gökhan Gürbüz de sunum yaptılar.KAPAK HABERMayıs 2026 9
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği tarafından düzenlenen “TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi”, 23-26 tarihleri arasında Antalya'nın Serik ilçesinde gerçekleştirildi.Programda konuşan Bakan Yumaklı, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında bulunulduğunu ifade etti.Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti.27 Nisan 2026GENEL MÜDÜRÜMÜZ GÜLDAL: ‘‘YEM SEKTÖRÜNÜN MALİYET İSTİKRARINA KATKI SAĞLIYORUZ’’TMO’DAN HABERLER10 Mayıs 2026
Türkiye Yem Sanayisinin GücüYem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten Bakan Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk kez yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem hammaddelerinin dane üretiminin de planlı üretim desteği kapsamına alındığını bildirdi.Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı bir büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye’nin karma yem üretiminde Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer aldığını; 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1.718’e, yıllık üretim kapasitesinin ise 30,7 milyon tona ulaştığını aktardı.TMO’nun Sektöre Sağladığı DesteklerBakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörü ile yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini ifade etti.Konuşmasının ardından Bakan Yumaklı, Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal ve beraberindekilerle sergi kapsamında açılan stantları ziyaret ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 11
ürünlerin birlikte piyasaya sunulduğunu ifade eden Güldal, kanatlı sektörü ve yem fabrikalarının aylık tüketiminin %45’i kadar ürünün satışa açıldığını söyledi.Satış sezonunun ilk 6 ayında fiyat artışı yapılmadığını vurgulayan Genel Müdürümüz, bu sayede sektörün maliyet istikrarına katkı sağlandığını ifade etti. Nisan ayı itibarıyla ise yeni hasat döneminin yaklaşması nedeniyle buğday ve arpa fiyatlarında güncellemeye gidildiğini, bunun da kademeli şekilde uygulanarak piyasada ani dalgalanmaların önüne geçildiğini belirtti.Unsektörümüzbaşta olmaküzere ekmeklikbuğday kullanan sektörlerimizin bugüne kadar aylık tüketiminin %100’ündenfazlası satışasunuldu. Satış Politikaları ve Piyasa DesteğiKongre çerçevesinde düzenlenen “Sektörler İstişaresi” oturumuna panelist olarak katılan Genel Müdürümüz Ahmet Güldal, Kurumumuz stoklarında piyasayı düzenleyebilecek seviyede buğday bulunduğunu belirtti.Kurumumuzun ekim ayında başlayan satış sezonu boyunca piyasaya düzenli ve yüksek miktarda ürün sunduğunu aktaran Güldal, şunları kaydetti:“Aylık ortalama 2,5 milyon ton, son aylarda ise 3-4 milyon ton seviyesinde satış yapıldı. Un sektörümüz başta olmak üzere ekmeklik buğday kullanan sektörlerimizin bugüne kadar aylık tüketiminin %100’ünden fazlası satışa sunuldu. Makarna, bulgur ve irmik gibi makarnalık buğday kullanan sektörlere ise aylık ihtiyacın 2–3 katı ürün verildi.Arpada, ülke ihtiyacının ortalama %50-60’ını karşılayacak miktarlarda satış açılırken, bazı aylarda bu oran %70’e ulaştı. Satışa açtığımız arpaların %70’i hayvansal üretimle uğraşan ve hammaddeye erişimi nispeten daha zor olan besici ile yetiştiricilere yönelik oldu. Bugüne kadar fiilen gerçekleştirdiğimiz hububat satışlarının yaklaşık yarısı besici- yetiştirici, kanatlı sektörü ve yem sanayine ulaştı.”Kanatlı sektörünün hızlı büyümesine dikkat çeken Güldal, şubat ayında bu sektöre yönelik mısır satışlarına başlandığını belirtti. Yerli ve ithal TMO’DAN HABERLER12 Mayıs 2026
16 Milyon Tonluk Depolama İmkânıSezon sonunda yaklaşık 6 milyon tonluk hububat stoku ile dönemin kapatılmasının planlandığını aktaran Güldal, nisan ve mayıs aylarındaki yağışların dengeli seyretmesi hâlinde yeni sezonda yüksek verim beklendiğini dile getirdi.TMO’nun depolama kapasitesine de değinen Güldal, şu ifadeleri kullandı: “Alım ve ürün muhafazası yönüyle herhangi bir sıkıntımız bulunmamaktadır. 8 milyon ton lisanslı depo, TMO’nun kendi depoları ile kiralık depolar dâhil 4 milyon ton kapalı depo ve gerektiğinde 4 milyon ton açık yığın depolama olmak üzere toplamda 16 milyon tonluk ürün depolama kapasitesine sahibiz.”Güldal, 2026 alım sezonu öncesinde tüm hazırlıkların tamamlandığını vurgulayarak, arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımların kararlılıkla atılmaya devam edileceğini belirterek konuşmasını bitirdi. TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 13
Kurumumuz Merkez Birimleri Koordinasyon Toplantısı, Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal’ın başkanlığında gerçekleştirildi.Genel Müdürlük binamızda düzenlenen toplantıya Genel Müdür Yardımcılarımız ile Merkez birim amirlerimiz katılım sağladı.MERKEZ BİRİMLERİ KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ17 Nisan 2026TMO’DAN HABERLER14 Mayıs 2026
Toplantı kapsamında, Kurumumuzca yürütülen çalışmalar kapsamlı bir şekilde değerlendirilirken işleyişe ilişkin önemli konular ele alındı. Konuşmasında Kurumumuzun mevcut durumu ve iç yönetim faaliyetlerine değinen Genel Müdürümüz, mevsim şartlarının olumlu seyretmeye devam etmesi hâlinde bereketli bir hasat sezonu geçirilmesinin beklendiğini belirtti.Güldal, ayrıca hububat piyasasının dengesinin sağlanması amacıyla sürdürülen satış faaliyetlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak mevcut iş ve işlemlere ilişkin talimatlarını birim amirlerine iletti.Toplantının devamında söz alan tüm Merkez birim amirleri ise kendi sorumluluk alanlarında yürütülen çalışmalar ve planlanan faaliyetler hakkında detaylı sunumlar gerçekleştirdi.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 15
Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal, Aksaray’da çeşitli temas ve incelemelerde bulundu.Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yurt içi programı kapsamında gerçekleşen Aksaray ziyaretine de eşlik eden Genel Müdürümüz, Aksaray Başmüdürlüğümüzde personelimizle bir araya geldi. Güldal, başta hububat satış faaliyetleri olmak üzere yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken süreçlerin daha etkin yürütülmesi amacıyla talimatlarını paylaştı. Özverili gayretlerinden dolayı çalışanlara teşekkür eden Güldal, mesailerinde kolaylıklar dileyerek başarı temennisinde bulundu.GENEL MÜDÜRÜMÜZ GÜLDAL, AKSARAY’I ZİYARET ETTİ06 Nisan 2026TMO’DAN HABERLER16 Mayıs 2026
Programının ardından Aksaray Ticaret Borsası’na geçen Genel Müdürümüz, Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Özkök ve borsa mensuplarıyla görüştü. Toplantıda ilin tarımsal potansiyeli, sektördeki gelişmeler ve ticari hayat ele alındı. Kurumumuzun faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güldal, nazik ev sahipliği için Başkan Hamit Özkök’e teşekkür etti.Genel Müdürümüz ayrıca Aksaray Ziraat Odası’nda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koçak ile bir araya geldi. Görüşmede bölge tarımının mevcut durumu, üretim süreçleri, çiftçilerin karşılaştığı sorunlar ve ziraat odası aracılığıyla üreticilere sunulan hizmetler değerlendirildi. Güldal, yakın zamanda ağabeyini kaybeden Başkan Koçak’a başsağlığı dileklerini iletti.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 17
10 Nisan 2026GENEL MÜDÜRÜMÜZ GÜLDAL’DAN SAKARYA VE KOCAELİ’YE ZİYARETYönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal, Sakarya ve Kocaeli illerine gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında bölgede çeşitli temaslarda bulundu. Program süresince, yörede yürütülen tarımsal faaliyetler ile üretim süreçleri yerinde değerlendirildi.FINDIK İŞLEME SÜREÇLERI İNCELENDIGenel Müdürümüz, ziyaret programına Sakarya Başmüdürlüğümüz hinterlandında faaliyet gösteren Kavrulmuş İç Fındık İmalat Ekip Şefliğimizi ziyaret ederek başladı. Burada personelimizle bir araya gelen Güldal; fındık kavurma, paketleme süreçleri ve hijyen standartlarını detaylı şekilde gözlemledi. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Genel Müdürümüz, değerlendirmelerini ve talimatlarını ilgili personele iletti.TMO’DAN HABERLER18 Mayıs 2026
Programı kapsamında Karasu İçtaş Liman Müdürlüğü’nü de ziyaret eden Güldal, Liman Müdürü Gökçen Erdem ile bir görüşme gerçekleştirdi. Son dönemde operasyonel kapasitesi ve etkinliğiyle dikkat çeken Karasu Limanı’ndaki faaliyetler hakkında bilgi aldı.Ayrıca, yakın zamanda Kurumumuz envanterine kazandırılan Sakarya Başmüdürlüğümüze bağlı Karasu Depolama Tesisleri’ni de inceleyen Genel Müdürümüz, burada yürütülen çalışmaların ülkemiz açısından hayırlı olmasını temenni etti.SAKARYA’DA PROTOKOL VE SEKTÖR TEMSILCILERIYLE GÖRÜŞMELERKarasu’daki temaslarının ardından Sakarya Başmüdürlüğümüz personeliyle bir araya gelen Güldal, başta hububat satışları olmak üzere devam eden faaliyetler hakkında bilgi aldı. İnşaatı süren yeni hizmet binasını da yerinde inceleyen Genel Müdürümüz, Kurumumuz bünyesinde 40 yılı aşkın süredir özveriyle görev yapan çalışma arkadaşımız Seyfullah Kaçar’a plaket ve teşekkür belgesi takdim etti.Programının devamında Sakarya Valiliği’ni ziyaret eden Güldal, Vali Rahmi Doğan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Kurumumuzun il genelindeki çalışmaları ele alındı.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 19
Genel Müdürümüz ayrıca Akyazı Ticaret Borsası ve Ziraat Odası Başkanı Ali Şener Bayraktar ile Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç’le bir araya geldi. Toplantılarda; 2026 üretim ve hasat dönemine yönelik alınması gereken tedbirler, lisanslı depoculuk faaliyetleri ve yeni sezon planlamaları değerlendirildi.TMO’DAN HABERLER20 Mayıs 2026
Sakarya programı kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nü de ziyaret eden Güldal, İl Müdürü Asım Baş ile görüşerek kurumlar arası çalışmalar hakkında istişarelerde bulundu.KOCAELI PROGRAMISakarya’daki temaslarını tamamlayan Genel Müdürümüz, ardından Kocaeli’ye geçti. Programının ilk durağı Kocaeli Valiliği olan Güldal, Vali İlhami Aktaş ile makamında bir araya geldi. Görüşmede; bölgedeki depolama kapasitesi, ürün alım süreçleri ve gıda arz güvenliğine yönelik çalışmalar detaylı şekilde ele alındı.Ziyaret programının son bölümünde Kocaeli Başmüdürlüğümüzü ziyaret eden Genel Müdürümüz, personelimizle görüşerek güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak kapsamlı bir yenileme sürecinden geçen hizmet binasında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ayrıca liman silosunda devam eden bakım ve rehabilitasyon faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Genel Müdürümüz, gerçekleştirdiği ziyaretler boyunca özverili çalışmaları dolayısıyla tüm personelimize teşekkür ederek programını tamamladı.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 21
Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal, TRT Haber kanalına verdiği röportajda önümüzdeki hasat sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda ülkemizin belirli aralıklarla kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Genel Müdürümüz “2021 ve 2025 yıllarında yaşanan kuraklık, üretimde bir miktar düşüşe neden olmuştu. 2026 yılına baktığımızda ise özellikle sonbahar yağışları, ekim döneminde başlangıçta sınırlı olsa da ilerleyen süreçte dengeli bir seyir izledi. Bu yağışlar, son 6 yıl ortalamasının yaklaşık yüzde 40 üzerinde gerçekleşti. Üstelik yağışların Türkiye genelinde dengeli bir şekilde dağılması, hububat üretimini de son derece olumlu etkiledi” dedi.Son yapılan değerlendirmelerin bereketli bir hasat sezonuna işaret ettiğini vurgulayan Güldal şunları söyledi: “Toprak Mahsulleri Ofisi olarak her ay yayımladığımız fenolojik değerlendirme raporu; sahada birebir gözlem yapan uzmanlarımızın tespitleri ile akademisyenler ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinin birlikte değerlendirilmesiyle hazırlanıyor. Söz konusu rapor, 15 Nisan 2026GENEL MÜDÜRÜMÜZ GÜLDAL YAKLAŞAN HASAT SEZONUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDUTMO’DAN HABERLER22 Mayıs 2026
hem kurumumuza hem ilgili sektöre hem de üreticilerimize Türkiye genelindeki üretim sürecine ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Son değerlendirmeler, önümüzdeki dönemde son yılların en yüksek rekoltesine ulaşılabileceğine işaret ediyor. Hasat sürecinin mevcut koşullarda devam etmesi halinde, 2026 yılında önemli bir üretim seviyesine ulaşılması bekleniyor. Bu durum, üreticilerimiz açısından bereketli bir sezon anlamına gelirken, ülkemiz için de güçlü bir stok imkânı oluşturacaktır.”TMO’nun her türlü koşulda ülkemizdeki hububat arzı konusunda hazırlıklı olduğunu belirten Güldal “Dünya genelinde yaşanan jeopolitik gelişmeler, ülkelerin kendi kendine yeterli stok seviyelerine sahip olmasını zorunlu kılmakta. Türkiye olarak son yıllarda pandemi ve savaşların etkisiyle oluşan belirsizlikler karşısında, yeni hasat dönemlerine daima yeterli stoklarla ve hazırlıklı şekilde girdik. 2026 hasat dönemine de ihtiyat stoklarımız devredilerek girilmesi önemli bir avantaj sağlıyor.” diye konuştu.Buğdayın en stratejik ürün olduğunu vurgulayan Genel Müdürümüz, TMO’nun bu ürünün üretimi, depolanması, işlenmesi ve tüketiciye ulaştırılması süreçlerinde son derece hassas bir denge gözettiğini ve ihtiyat stoklarının korunmasına özel önem verdiğini söyledi.Yeni sezona ilişkin üreticilerimize de mesajlar veren Güldal “Üreticilerimizin yeni hasat dönemini büyük bir heyecanla beklediğinin farkındayız. Mevcut göstergeler, 2026 yılı hasat döneminin bereketli geçeceğine işaret etmektedir. Hasadın başlamasına yaklaşık 40 gün kala, üreticilerimizin ürünlerine aynı özenle sahip çıkmalarını ve TMO’nun tüm hazırlıklarını tamamladığını bilmelerini arzu ediyoruz. Depolama, finansman, alım süreçleri ile personel ve diğer ihtiyaçlara yönelik hazırlıklar, her yıl olduğu gibi bu yıl da aylar öncesinden tamamlanmıştır.” ifadelerini kullandı.Genel Müdürümüz başta hububat sektörü olmak üzere ülkemiz genelinde bereketli ve verimli bir hasat dönemi geçirilmesini temenni ederek sözlerini tamamladı.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 23
29 Nisan 20265300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında 2010 yılında faaliyete geçen ve ülkemizin ilk lisanslı deposu olma özelliğini taşıyan iştirakimiz TMOTOBB Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Sanayi ve Ticaret AŞ’nin “16. Olağan Genel Kurul Toplantısı” gerçekleştirildi.TMO - TOBB TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK AŞ’NİN OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİTMO’DAN HABERLER24 Mayıs 2026
Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal’ın da katılım göstererek konuşma yaptığı toplantıya TMO-TOBB Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Toplu, TOBB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Faik Yavuz ile borsaların başkan ve temsilcileri de iştirak etti.Genel Müdürümüz, toplantıda yaptığı konuşmada TMO-TOBB LİDAŞ’ın Türkiye’nin en büyük lisanslı depo şirketi olduğuna vurgu yaparak “60 bin tonluk yeni ilave ile 470 bin tonluk kapasiteye ulaşacağız. Yatırım yaparak daha fazla personel istihdam edecek ve başarılarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.Bugüne kadar lisanslı depoculuk için emeği geçen herkese teşekkür eden Güldal “Yoğun bir alım sezonuna hazırlanıyoruz. Sürecin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. İnşallah bereketli bir hasat sezonu olacak.” ifadelerini kullandı.Şirketin Yönetim Kurulu üyelerinin de seçildiği toplantıda, 2025 yılı faaliyet ve bağımsız denetim raporu ibra edilerek, 2026 yılı tahmini bütçesi görüşülüp onaylandı.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 25
Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet Güldal, mezunu olduğu Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni ziyaret ederek akademisyenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Genel Müdürümüz, uzun yıllar önce mezun olduğu fakülteyi yeniden görmenin memnuniyetini dile getirdi.Bölüm başkanlığı ve akademisyenlerin davetiyle Bitki Koruma Bölümü son sınıf öğrencileriyle bir araya gelen Genel Müdürümüz, burada öğrencilerle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Mezuniyet sonrası mesleki yolculuğunu paylaşan Güldal, Türkiye’nin farklı illerinde üstlendiği görevlerden örnekler vererek üniversitede alınan eğitimin meslek hayatındaki önemine dikkat çekti.Genel Müdürümüz ayrıca, ziraat mühendisliği mesleğinin çatı kuruluşu olan Tarım ve Orman Bakanlığının geçmişten günümüze ülke tarımına sunduğu katkılara değindi. Türkiye’nin tarımsal altyapısının güçlü olduğuna vurgu yapan Güldal, bu alanda herhangi bir özgüven eksikliğinin bulunmadığını ifade etti.29 Nisan 2026GENEL MÜDÜRÜMÜZ AHMET GÜLDAL’DAN ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ’NE ZİYARETTMO’DAN HABERLER26 Mayıs 2026
Hâlihazırda görev yaptığı Toprak Mahsulleri Ofisinin faaliyet alanları hakkında da bilgi veren Genel Müdürümüz, kurumun başta üreticiler olmak üzere ülke ekonomisine sağladığı katkıları öğrencilere aktardı.Ziyaretinde, genç ziraat mühendisi adaylarına önemli tavsiyelerde bulunan Güldal, mezuniyet sonrasında kendilerini geliştirmelerinin ve en az bir alanda uzmanlık düzeyinde bilgi sahibi olmalarının önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın hem bireysel kariyerleri hem de Türkiye tarımına katkı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.Genel Müdürümüz, fakülteden mezun olacak öğrencilerle ilerleyen dönemlerde farklı vesilelerle yeniden bir araya gelme temennisinde bulunarak öğrencilere başarılar diledi.TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 27
KABULLER30 Nisan 2026Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Murat Kapıkıran Kurumumuza ziyaret gerçekleştirdi.Yapılan görüşmede Genel Müdürümüz Güldal, Ziraat Mühendisleri Odası’nın mesleki gelişime yönelik eğitim faaliyetleri hakkında bilgi alarak tarım sektörünün güncel durumu üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.28 Nisan 2026Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Keskin Kurumumuzu ziyaret ederek Genel Müdürümüz Ahmet Güldal ile bir görüşme gerçekleştirdi.Görüşmede Genel Müdürümüz Güldal, sektörün güncel durumu hakkında bilgi aldı. Ayrıca besici ve yetiştiricilerimize yönelik satış faaliyetlerimizin sahadaki yansımaları ve bu çalışmalardan duyulan memnuniyete ilişkin karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.TMO’DAN HABERLER28 Mayıs 2026
TMO’DAN HABERLERMayıs 2026 29Kurumumuz Merkez ve Taşra teşkilatı teknik personelimizin sahadan birebir gözlem, meteorolojik veri ve teknik bilgilerle hazırladığı \"Fenolojik Değerlendirme – Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi (Mart 2026 Değerlendirmesi)\" yayımlandı.16 Nisan 2026FENOLOJİK DEĞERLENDİRMERAPORU YAYIMLANDI
04 Nisan 2026BAKAN YUMAKLI: “HUBUBAT ALIM FİYATLARINDA ÜRETİCİLERİMİZİ KORUYACAĞIZ”Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hububatta herhangi problem yaşanmadığı takdirde geçen yılki rekolte kaybının misliyle alınacağını belirterek, \"Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. Bir rekor kıracağımıza da inanıyorum.\" dedi.Yumaklı, Konya'da bir otelde düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi'nde, programın sektörün geçmişi ile geleceği arasına sıkı bir köprü kurarak emin adımlarla ilerlemesini sağladığını söyledi.Kongrede sadece bir ticari emtiayı değil, stratejik bir ürün grubu hububatın enine boyuna değerlendireceğini ifade eden Yumaklı, 2023'te yapılan çalışma ve desteklerin de katkısıyla Cumhuriyet tarihinin üretim rekorunun kırılmasıyla sonuçlandığını dile getirdi.Bakan Yumaklı, geçen yıl çok önemli bir kuraklık ve aynı zamanda zirai don hadisesi yaşandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:\"Buradaki azalış pek çoğumuzu belki tedirgin etti ama şunun altını çizerek ve bütün samimiyetimle tekrar ifade etmek istiyorum, altyapımız sağlam. Bu yıl yağışları hepimiz çok yakından takip ediyoruz. Herhalde Türkiye'de yağışların bu kadar yakından takip edildiği başka bir yıl olmamıştı. Hepimiz mutluyuz. Herhangi bir problem olmazsa inşallah geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız. Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. Rekor kıracağımıza da inanıyorum.\"\"ALIM FİYATLARINDA ÜRETİCİLERİMİZİ KORUYACAĞIZ\"Rekoltede yaşanacak rekorla ilgili hububat alımında kaygıların yaşanmayacağına işaret TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLER30 Mayıs 2026
eden Yumaklı, \"(Eğer rekor kırarsak ne olacak) diye hepinizin düşündüğünü biliyorum. Gözlerden onu görüyorum. TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) hazır, o rekor kırdığımız dönemde de söyledik, devletimizin kadim kurumları var. TMO da onlardan biri tanesi. Hiçbir şekilde üreticilerimizin problem yaşayacağı herhangi bir olaya müsaade etmeyeceğiz. Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız.\" diye konuştu.Tüketiciyi de kollayacak bir çalışmayı bütüncül halde gerçekleştireceklerini belirten Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü:\"İçinde bulunduğumuz sürecin özellikle maliyetlere olan etkisi, herkesin 'Acaba ne olacak' diye kafasında soru işaretleri oluşturdu. Bu süreçten kaynaklanan maliyet artışlarının da mutlaka göz önüne alınacağını tekrar ifade etmek istiyorum. Bunun başka türlü olması da mümkün değil zaten. Bir müktesebatı, tecrübeyi ve beraberliği konuşuyoruz. Sonra da olanların seyredilmesi elbette mümkün değil. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün bu süreçleri etkin politikalarımızla yöneteceğiz, geliştireceğiz ve inşallah suyu verimli kullanarak gıdayı da israf etmeyerek bunu taçlandıracağız.\"\"ÜRETİMİ BİRAZ DAHA DİSİPLİNLİ BİR ŞEKİLDE KONTROL EDECEĞİZ\"Planlı üretimin ilk yılının tamamlandığını, yeni faza geçtiklerini anlatan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:\"Üretimi biraz daha disiplinli şekilde kontrol edeceğiz. Çünkü bu ihtiyacı gördük. Hep birlikte karar verdik. Uygulamaya başladık. İlk yılını geçtik. Taraflı tarafsız herkesin bu kadar önemli ve devasa bir konuda böyle bir sonuç alınabileceğine dair beklemediklerinin yorumlarını da aldık. Buradaki aslan payı üreticilerimizindir. Türk üreticisinin, çiftçisinin bilincini, tecrübesini hafife alanlara bu en büyük derstir. Ama bunu daha da geliştirmek artık şimdi bizim elimizde. Dolayısıyla bu fazlar özellikle planlama kurallarından taviz vermeyeceğimiz. Bu üretim planlamasının en önemli ayaklarından birisi kayıtlılıktı.\"Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kaydedilen ürün ve parsel bilgilerinin coğrafi bilgi sistemleri ve uydu görüntüleriyle netleştirildiğini bildiren Yumaklı, böylece hem verimliliği hem de kayıtlılığı artırmış olduklarını söyledi.“İŞLENMEYEN ARAZİLERİN YÜZDE 65'İ ÜRETİME KAZANDIRILDI”Bakan Yumaklı, işlenmeyen araziler konusunda da farklı söylentilerin çıkarıldığını anımsatarak, şöyle konuştu:\"Hatırlarsanız çok akıllara ziyan yorumlar yapılmıştı. 'Devlet arazilerinize el koyacak vs.' Bunların hiçbirisinin gerçek olmadığı uygulamayla ortaya çıktı. Amacımız devletin bir şeyleri alıp kiralaması değildi. O arazilerin boş kalmasını engelledik veya engellemeye çalıştık. Şöyle dedik, '2 yıl üst üste eğer işlemiyorsanız, bu milli servettir, devlet eliyle bunu biz yapalım.' Bir kazanımı ve sonucu buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu uygulamayı duyurduktan sonra tespit ettiğimiz arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından ya işlendi ya da işletildi.\"Bakan Yumaklı Konya programı kapsamında Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı binasında Vali İbrahim Akın'ı da ziyaret etti, şeref defterini imzaladı. Görüşmede kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Yumaklı, daha sonra Taş Bina'da Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile görüştü.Taş Bina'da yer alan Dijital Tanıtım Ofisi'nde Kültürel Mozaik, Yaşayan Kültür, Tarihe Açılan Kapılar, Benim Şehrim, GoKonya ve Tarih odalarını gezen Yumaklı, kentle ilgili bilgi aldı.TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLERMayıs 2026 31
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında, 155 yerel eylem grubuna 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunduklarını belirterek, \"2026 yılında, sulama yatırımlarından kredi sübvansiyonlarına kadar toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçeyi, sektörün hizmetine sunmuş olacağız.\" dedi.IPARD III Programı LEADER Yaklaşımı etkinliği, Bakan Yumaklı'nın katılımıyla, Bilkent Otel ve Konferans Merkezi'nde gerçekleştirildi.Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bugün yalnızca hibe desteği açıklamadıklarını, aynı zamanda Anadolu'nun dört bir yanındaki köylerin ve kasabaların potansiyelini harekete geçirdiklerini bildirerek, \"IPARD III Programı kapsamında, 155 yerel eylem grubumuza 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunuyoruz. Bu paketin, yerel dinamiklerimize duyduğumuz güvenin ve kırsal kalkınmaya bağlılığımızın en somut nişanesi olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.\" ifadelerini kullandı.Kırsal kalkınmanın, sadece bir tarımsal üretim meselesi olmadığına işaret eden Yumaklı, Türkiye Yüzyılı vizyonunda kırsal alanların, ekonominin, sosyal dokunun, kadim kültürün, çevrenin ve yetişmiş insan kaynağının harmanlandığı bir yaşam alanı olduğunu söyledi.“IPARD DESTEĞİ 81 İLE YAYILDI”Bakan Yumaklı, IPARD serüveninde üretimi ve insanı merkeze alan bir anlayışı rehber edindiklerini vurgulayarak, \"42 ilde başarıyla tamamladığımız IPARD I ve II süreçlerinden aldığımız güçle, bugün IPARD III Programı'nı 81 ilimizin tamamına yaygınlaştırmış olmanın gururunu yaşıyoruz. IPARD desteklerimizin sağladığı faydayı, sadece ekonomik bir büyüme olarak görmüyoruz. Türkiye'nin her bir köşesindeki, girişimcinin, kadının ve gencin Avrupa standartlarında destekle buluşmasını, fırsat eşitliğinin kırsala taşınması olarak görüyoruz.\" değerlendirmesinde bulundu.Devletin, üreticilerin her adımında yanında olduğunun altını çizen Yumaklı, rakamların da söz konusu duruma ilişkin kararlılığın, en somut göstergesi olduğunu kaydetti. Geçen yıl doğrudan destekler, zirai don telafileri, yatırım teşvikleri, krediler ve dolaylı desteklerle sektöre toplam 706 milyar lira aktardıklarına dikkati çeken Yumaklı, şöyle devam etti:06 Nisan 2026BAKAN YUMAKLI: “KIRSAL KALKINMAYA 35 MİLYON AVROLUK DEV DESTEK”TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLER32 Mayıs 2026
\"2026 yılında, sulama yatırımlarından kredi sübvansiyonlarına kadar toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçeyi, sektörün hizmetine sunmuş olacağız. Diğer yandan son 23 yılda, 'IPARD', 'Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı', 'Uzman Eller' ve 'Genç Çiftçi' gibi projelerle, kırsal kalkınmaya önemli destekler verdik. 101 bin projeye, 237 milyar lira destek sağladık. Bu sayede, 287 bin kişilik istihdam oluşturduk.\"Yumaklı, orman köylerinin kalkınması için \"ORKÖY\" kapsamında, 300 bine yakın projeye 47 milyar lira hibe verdiklerini, bu rakamların sadece birer istatistik olmadığını, Türkiye'nin gıda arz güvenliğine sağladıkları destek ve çiftçinin alın terine duyulan hürmet olduğunu dile getirdi.\"LEADER YAKLAŞIMI YENİ BİR KALKINMA KÜLTÜRÜ OLUŞTURDU\"IPARD- TKDK hibe destekleri kapsamında bugüne kadar, 27 bini aşkın projeye destek sözleşmesi imzaladıklarını belirten Yumaklı, \"129 milyar lira hibe ödedik, 273 milyar liralık yatırımın hayata geçmesini sağladık, 107 binden fazla istihdam oluşturduk, 14 bin genç ve 7 bini aşkın kadın girişimciyi destekledik. Toplam desteğin yarısını, genç ve kadın girişimcilere verdik.\" diye konuştu.Bakan Yumaklı, gelinen noktada kırsal kalkınmayı yalnızca çiftçilerin değil, kadın kooperatifleri, gençler ve yenilenebilir enerji yatırımcılarının da aktif olduğu geniş bir ekosistem olarak gördüklerini ve güçlü bir kırsalın, güçlü bir Türkiye demek olduğunu dile getirdi. LEADER yaklaşımının, tam da bu anlayışın sahadaki en güçlü yansımalarından birisi olduğunu vurgulayan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:\"Biz kalkınmanın merkezden yazılmadığını, yerelde inşa edildiğini söylüyoruz. Yerel halkımızın, çiftçimizin, girişimcinin, kadın ve gençlerin bu sürece doğrudan katıldığı bir yapı olmadan, sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. LEADER yaklaşımı, yerel aktörleri bir araya getirerek, kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak akılla hareket ettiği, yeni bir kalkınma kültürü oluşturmuştur.\"Yumaklı, söz konusu yaklaşımın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel kalkınmayı da destekleyen güçlü bir araç konumunda olduğunun altını çizerek, yerel kalkınma stratejileriyle toplumsal dayanışmanın güçlendiğini, yerel ürünlerin katma değer kazandığını, kültürel mirasın korunduğunu, kırsal turizmin geliştiğini bildirdi.\"IPARD III 2026 KAPSAMINDA, 241 MİLYON AVRO DESTEK VERECEĞİZ\"Yerel eylem gruplarınca ortaya konan somut çıktıların, Türkiye'nin farklı bölgelerinde güçlü ve çok boyutlu etkiler oluşturduğunu aktaran Bakan Yumaklı, söz konusu etkilere ilişkin şu örnekleri verdi:\"Samsun'da 19 Mayıs Yerel Eylem Grubu öncülüğünde hayata geçirilen Engiz Kadın Kooperatifiyle üretim, satış ve pazarlama süreçleri desteklenmiş, kadın emeği ekonomik bir değere dönüşmüştür. Giresun'da Espiye Yerel Eylem Grubunun desteğiyle gelişen rafting faaliyetleri sayesinde gençlerimiz, ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atmış, bu çalışmalar aynı zamanda bölgenin turizm potansiyelini de harekete geçirmiştir.\"Yumaklı, öte yandan, Denizli'de Kızılhisar Yerel Eylem Grubunun yürüttüğü çalışmalarla, Serinhisar'ın simgesi olan leblebinin, yenilikçi ürün geliştirme faaliyetleriyle katma değerini yükselttiğini, Şanlıurfa'da Hilvan Yerel Eylem Grubu tarafından okullarda kurulan müzik atölyelerinin, gençlerin sanata erişimini arttırdığını, Hasenek pekmezi, Alaçam pidesi, Yatağan kemik tarağı ve Çameli cevizi gibi ürünlerin, yerel eylem gruplarının çalışmaları sayesinde coğrafi işaretle tescillenerek değerine değer kattığını söyledi. Kurulan 155 Yerel Eylem Grubunun da ilerleyen dönemde bu tür başarı hikâyelerini artıracağına inandıklarını, daha nice yerel ürün müjdesini paylaşmak istediklerini bildiren Yumaklı, şunları kaydetti:\"LEADER tedbirini, ülke geneline yaygınlaştırma çalışmalarına devam edeceğimizin de sözünü veriyorum. Geçtiğimiz ay yayımlanan IPARD III 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında, yatırımcılarımıza 85 milyon avro, kırsal altyapı projelerine 156 milyon avro olmak üzere, toplamda 241 milyon avro destek olarak TKDK vasıtasıyla ulaştırmış olacağız. Biz inanıyoruz ki birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı, ülkemizin geleceğinin en sağlam temellerinden biri olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, tüm küresel zorluklara ve iklim krizine rağmen Türkiye'yi tarımda güçlü bir konuma ulaştırdık.\"Konuşmaları arından Bakan Yumaklı, destek almaya hak kazanan yerel eylem gruplarına, çeklerini takdim etti.TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLERMayıs 2026 33
BAKAN YUMAKLI: “KIRSAL KALKINMA YATIRIM PROGRAMI 2026 BAŞVURU DÖNEMİ BAŞLADI”“PROGRAM DÂHİLİNDE; KIRSALDA ÜRETİM, İSTİHDAM VE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLEMEK AMACIYLA TAM 10 MİLYAR LİRALIK DEV BİR BÜTÇEYİ GİRİŞİMCİLERİMİZİN KULLANIMINA SUNUYORUZ”“BU YIL ÖNCEKİ YILLARDAN FARKLI OLARAK HEM HİBE DESTEĞİ ORANIMIZI HEM DE HİBE DESTEĞİ ALACAK PROJE TUTARI LİMİTİNİ ARTIRIYORUZ. BU KAPSAMDA; 100 BİN TL’DEN 30 MİLYON TL’YE KADAR OLAN PROJELERE KDV DÂHİL YÜZDE 50-70 ORANINDA HİBE DESTEĞİ SAĞLAYACAĞIZ”“GENÇ VE KADIN GİRİŞİMCİLERİMİZ İLE AİLE İŞLETMELERİMİZE DE AYRI BİR MÜJDEMİZ VAR. PROGRAM BÜTÇEMİZİN EN AZ YÜZDE 20’SİNİ GENÇ VE KADIN GİRİŞİMCİLERİMİZE, YÜZDE 30’UNU İSE AİLE İŞLETMELERİMİZE AYIRACAĞIZ”“TÜM ÜRETİCİ VE GİRİŞİMCİLERİMİZİ, TÜRKİYE YÜZYILI’NDA, KIRSALDA TEKNOLOJİYİ VE ÜRETİMİ EL BİRLİĞİYLE DAHA İLERİYE TAŞIMAK ÜZERE BAŞVURU YAPMAYA DAVET EDİYORUM”29 Nisan 2026Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi’nin bugün itibarıyla başladığını, program dâhilinde 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerin kullanımına sunduklarını belirterek “Bu yıl; önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda; 100 bin TL’den 30 milyon TL’ye kadar olan projelere KDV dâhil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız” ifadelerini kullandı.Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, bugün itibarıyla kırsal kalkınma yatırımlarında yeni bir dönem olarak nitelendirdikleri “Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi”nin başladığını bildirdi.Bu yıl program kapsamında birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı şu bilgileri aktardı: “Bu program dâhilinde; kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla tam 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda. 100 bin TL’den 30 milyon TL’ye kadar olan projelere, KDV dâhil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız.”Bakan Yumaklı, program kapsamında, modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine, su ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağının altını çizerek şunları kaydetti:“Genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20’sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30’unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda eğitim almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi, Türkiye Yüzyılı’nda, kırsalda TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLER34 Mayıs 2026
teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir.”YATIRIM YELPAZESİ OLDUKÇA GENİŞBakan Yumaklı’nın verdiği bilgiye göre, geniş bir yatırım yelpazesinin hedeflendiği program kapsamında desteklenecek yatırımlar arasında;-Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması-Kapalı ortamda bitkisel üretim (Yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı)-Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri-Su ürünleri yetiştiriciliği-Hayvansal ve bitkisel orijinli gübre-Tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı-Arı yetiştiriciliği-Tarımsal bilişim sistemleri (Akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve yapay zekâ tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri)-İpek böceği yetiştiriciliği-Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlık yer alıyor.Program, klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını da destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor.HİBE ORANI YÜZDE 50-70 OLARAK UYGULANACAKProgram kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak belirlenirken aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olacak.Kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak. Bu çerçevede, ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgelerinde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar/gençler/yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 oranında hibe desteğinden faydalanabilecek. Yenilenebilir enerji ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenleme ile yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil aynı zamanda• Veri temelli üretim,• Akıllı tarım uygulamaları,• Otomasyon ve robotik sistemlergibi yenilikçi alanların da desteklenmesi hedefleniyor.TASARRUFLU TARIMSAL SULAMA SİSTEMLERİNE HİBE DESTEĞİProgram ile ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri kapsamında; hibeye esas proje üst limiti KDV dâhil 10 milyon TL’ye kadar yatırımlara yüzde 50-70 oranında hibe desteği verilecek.Bu çerçevede hibe verilecek yatırım konuları ise şu şekilde belirlendi:Tarla içi sistemler:1) Damla sulama.2) Yağmurlama.3) Mikro yağmurlama.4) Yüzey altı damla sulama.Mekanik büyük sistemler:1) Center pivot/Lineer sulama sistemleri.2) Tamburlu sulama sistemleri.Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler:1) Güneş enerjili sulama.2) Akıllı sulama/otomasyon sistemleriKADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE POZİTİF AYRIMCILIKProgram bütçesinin en az yüzde 20’si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak.Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek.Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler 12 Haziran 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLERMayıs 2026 35
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLER 36 Mayıs 2026DESTEKLEMELER3 Nisan 202610 Nisan 2026
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINDAN HABERLERMayıs 2026 3724 Nisan 202617 Nisan 2026 30 Nisan 2026
BAŞMÜDÜRLÜKLERİMİZİ TANIYALIMTOPRAK MAHSULLERİ OFİSİESKİŞEHİR BAŞMÜDÜRLÜĞÜ““Toprak Mahsulleri Ofisi Eskişehir Başmüdürlüğü, Kurumumuzun kuruluşunun ilk yıllarında TMO Eskişehir Ambar Şefliği olarak faaliyete başlamış; 1955 yılında Ajans Amirliği, 1984 yılında ise Şube Müdürlüğü statüsüne dönüştürülmüştür.2005 yılına kadar Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak çalışmalarını sürdüren birim, bölge müdürlüklerinin kapatılmasının ardından Genel Müdürlüğe bağlı Şube Müdürlüğü olarak faaliyetlerine devam etmiştir. 08.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen yeniden yapılanma kapsamında ise Şube Müdürlüğü statüsü kaldırılarak Başmüdürlük statüsüne yükseltilmiştir.Eskişehir Başmüdürlüğü; merkez teşkilatının yanı sıra Kütahya Şube Müdürlüğü ve Sivrihisar Ajans Amirliği aracılığıyla Eskişehir, Bilecik ve Kütahya illerini kapsayan hinterlandında faaliyet göstermektedir.Başmüdürlüğümüz ve bağlı birimlere ait toplam kapalı depo kapasitesi 92.800 ton olup, bunun 74.100 tonu çelik silolardan oluşmaktadır. Ayrıca 38 Mayıs 2026
BAŞMÜDÜRLÜKLERİMİZİ TANIYALIMhinterland genelinde, toplam 353.720 ton kapasiteli 7 adet lisanslı depo da faaliyet göstermektedir. Depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik olarak Kütahya il merkezinde 20.000 ton kapasiteli betonarme yatay depo yapımı için yer temini sağlanmıştır.Personel yapısına bakıldığında; Başmüdürlük merkezinde 46, bağlı işyerlerinde ise 19 olmak üzere toplam 65 personel görev yapmaktadır. Ayrıca Başmüdürlük merkezinde 10 kişi, Kütahya Şube Müdürlüğünde 4 kişi ve Sivrihisar Ajans Amirliğinde 2 kişi kapasiteli misafirhaneler bulunmaktadır.Hinterlandın coğrafi yapısı, iklim şartları ve su kaynakları dikkate alındığında:• Eskişehir’de tarım alanlarının yaklaşık %55’i kıraç (susuz), %45’i sulu,• Kütahya’da tarım alanlarının yaklaşık %85’i kıraç, %15’i sulu,• Bilecik’te ise tarım alanlarının %93’ü kıraç, %7’si sulu alanlardan oluşmaktadır.İşyerlerimizde ağırlıklı olarak buğday, arpa, mısır ve haşhaş kapsülü alımı gerçekleştirilmektedir.Mayıs 2026 39
BAŞMÜDÜRLÜKLERİMİZİ TANIYALIM (BAŞUZMAN)EN KIDEMLİ PERSONEL:CEMİL YİĞİT12.08.1964 tarihinde Kütahya’nın Altıntaş ilçesinde doğdum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi lisans programının yanı sıra; Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği ön lisans programı ile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarım Teknolojisi ön lisans programından mezun oldum.Meslek hayatıma 1987 yılı Eylül ayında Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde başladım. 2002 yılı Ocak ayına kadar çeşitli illerde polis memuru olarak görev yaptım. İçişleri Bakanlığı görevde yükselme sınavını kazanarak Sivil Savunma Uzmanı unvanını aldıktan sonra; Ocak 2002–Temmuz 2003 tarihleri arasında SEKA Afyon Kâğıt Selüloz Fabrikasında, Temmuz 2003–Eylül 2004 tarihleri arasında ise TCDD Afyon Beton Travers Fabrikasında Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yaptım.2004 yılı Eylül ayında TMO Konya Şube Müdürlüğüne Sivil Savunma Uzmanı olarak atandım. 2018 yılı Kasım ayında aynı iş yerinde başuzman kadrosuna yükseldim. 2025 yılı Eylül ayında ise TMO Eskişehir Başmüdürlüğüne başuzman olarak atandım ve görevime hâlen devam etmekteyim.Ülkemizin çeşitli kurumlarında 39 yıl görev yapmış bir kamu personeli olarak, TMO Genel Müdürlüğünün köklü ve oturmuş bir kurumsal yapıya sahip olduğunu; teknolojik imkânlar, araç gereç ve çalışma ortamı açısından çok iyi bir seviyede bulunduğunu ifade edebilirim.Genç çalışma arkadaşlarıma, Kurumumuzun kıymetini bilmelerini; görevlerini, iş yerlerini ve mesai arkadaşlarını severek, saygı ve sevgi çerçevesinde çalışmalarını tavsiye ederim. Bu vesileyle tüm Kurum çalışanlarına saygılarımı sunar, çalışmalarında başarılar dilerim.40 Mayıs 2026
BAŞMÜDÜRLÜKLERİMİZİ TANIYALIM (MUHASEBECİ)EN GENÇ PERSONEL:EMİNE SAĞLAM10 Ekim 2002 tarihinde Trabzon’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Trabzon’da tamamladım. Erzurum Atatürk Üniversitesi Muhasebe Bölümü ön lisans programından mezun oldum.2024 KPSS puanım ile 09.09.2025 tarihinde Toprak Mahsulleri Ofisi Sivrihisar Ajans Amirliği’ne muhasebeci olarak atandım.Tüm mesai arkadaşlarıma çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar dilerim.Mayıs 2026 41
19 Mayıs, Türk milletinin bağımsızlık yolunda attığı en önemli adımlardan birinin yıl dönümüdür. Bu anlamlı günün temeli, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basmasıyla atılmıştır. Bu tarih, yalnızca bir yolculuğun başlangıcı değil; aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın fiilî başlangıcı olarak da kabul edilir.İŞGAL ALTINDAKI BIR MILLETIN UYANIŞII. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılan Osmanlı Devleti’nin toprakları işgal altındayken millet büyük bir çıkmazın içindeydi. Ekonomik sıkıntılar, siyasi belirsizlikler ve umutsuzluk toplumun her kesimini etkilemişti. Bu zor koşullar altında Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlığın ancak milletin azim ve kararlılığıyla kazanılacağına inanarak harekete geçti. 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan yola çıktı ve 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaştı. Bu adım, Türk milletinin makûs talihini değiştiren bir uyanışın simgesi oldu.Samsun’dan sonra Havza’da halkı bilinçlendiren Atatürk; ardından Amasya, Erzurum ve Sivas’ta gerçekleştirilen kongrelerle millî mücadelenin temelini güçlendirdi. Bu süreç, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasına uzanan yolu hazırladı.1920’de açılan Meclis, millet iradesinin yönetime yansıdığı en önemli adım oldu ve bağımsızlık mücadelesinin merkezi hâline geldi. Uzun ve zorlu savaşların ardından 1922’de işgaller sona erdi. Nihayetinde 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti ilan edilerek yeni bir devlet kuruldu.19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI“Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk;Onu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.”Mustafa Kemal ATATÜRKGÜNDEM42 Mayıs 2026
GENÇLIĞE ARMAĞAN EDILEN BIR BAYRAMTüm bu süreç; gençliğin taşıdığı enerji, cesaret ve vatan sevgisinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. Ona göre gençlik, Cumhuriyet’in en büyük güvencesiydi ve ülkenin geleceğini şekillendirecek en önemli güçtü.19 Mayıs, ilk kez 1926 yılında “Gazi Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1938’de ise “Gençlik ve Spor Bayramı” adını aldı. Atatürk’ün anısını yaşatmak amacıyla bugünkü adıyla “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaya devam edilmektedir. Bu değişim, bayramın hem tarihî hem de toplumsal anlamını daha da güçlendirmiştir.BAĞIMSIZLIĞIN VE UMUDUN SIMGESIHer yıl 19 Mayıs günü, Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir coşkuyla kutlanır. Okullarda düzenlenen törenler, gençlerin sergilediği gösteriler ve spor etkinlikleri bu özel günün ruhunu yansıtır. Özellikle gençlerin aktif rol aldığı bu etkinliklerde Atatürk’ün gençliğe verdiği önem yeniden hatırlanır. Okullarda şiirler okunur, Atatürk konulu kompozisyonlar yazılır ve spor müsabakaları düzenlenir.19 Mayıs; bir milletin yeniden doğuşunun, bağımsızlık iradesinin ve gençliğe duyulan güvenin simgesidir. Geçmişten alınan ilhamla geleceğe umutla bakmayı sağlayan bu anlamlı gün, millî değerlerimizin en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürmektedir. Aynı zamanda bu tarih, her nesle özgürlüğün kıymetini hatırlatan ve Cumhuriyet’in emanet edildiği gençliğe büyük sorumluluklar yükleyen bir dönüm noktasıdır.Bu anlamlı gün vesilesiyle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bağımsızlık uğruna canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı ve silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Onların fedakârlıkları sayesinde bugün özgür bir ülkede yaşadığımızı unutmadan emanet ettikleri Cumhuriyet’i aynı kararlılıkla korumaya ve yüceltmeye devam edeceğiz.“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”Mustafa Kemal ATATÜRKGÜNDEMMayıs 2026 43
TARLADA NOKTA ATIŞI YÖNETİMHassas tarım, geleneksel üretim anlayışının ötesine geçerek tarlayı tek bir bütün olarak değil, farklı özelliklere sahip küçük parçalardan oluşan bir yapı olarak ele alır. Her bir bölgenin toprak yapısı, nem durumu ve besin ihtiyacı ayrı ayrı analiz edilerek üretim planlaması yapılır. Böylece üretici, “genel uygulama” yerine ihtiyaca özel müdahale gerçekleştirme imkânı bulur.TEKNOLOJİ TARIMLA BULUŞUYORBu modern yaklaşımın temelinde ileri teknolojiler yer alır. GPS destekli sistemler ve coğrafi bilgi teknolojileri sayesinde tarla haritalanırken; sensörler, drone’lar ve uydu görüntüleri aracılığıyla bitkilerin gelişim süreci yakından izlenir. Toplanan tüm veriler, özel yazılımlar aracılığıyla analiz edilerek üreticiye karar desteği sunar. KAYNAKLARDA TASARRUF, VERİMDE ARTIŞHassas tarım uygulamaları, gereksiz su, gübre ve ilaç kullanımının önüne geçer. Bu sayede hem maliyetler düşer hem de çevresel etkiler minimize edilir. Bitkinin ihtiyaç duyduğu kadar su ve besin alması, ürün kalitesini artırırken sürdürülebilir üretim anlayışını da güçlendirir.TARLADA AKILLI DÖNÜŞÜM:HASSAS TARIMVeriye dayalı üretim anlayışıyla şekillenen hassas tarım; doğru zamanda, doğru yerde ve doğru miktarda müdahale imkânı sunarak hem verimliliği artırıyor hem de doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor.TARIM TEKNOLOJİLERİ44 Mayıs 2026
ERKEN TESPİT, ZAMANINDA MÜDAHALEGelişmiş izleme teknolojileri sayesinde bitkilerde oluşabilecek hastalık, zararlı ya da stres durumları erken aşamada tespit edilir. Bu da üreticinin hızlı ve etkili müdahalede bulunmasını sağlar. Böylece ürün kayıpları önemli ölçüde azaltılır.SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMIN ANAHTARIArtan nüfus, iklim değişikliği ve su kaynaklarının azalması, tarımda daha bilinçli ve planlı üretimi zorunlu kılmaktadır. Hassas tarım, bu ihtiyaçlara cevap veren yenilikçi yapısıyla geleceğin tarım modeli olarak öne çıkmaktadır. Hassas tarım sayesinde su kullanımında %20-30, gübre kullanımında ise %15-25 oranında tasarruf sağlanabilmektedir.Hassas Tarım Nedir?Tarlanın her bölümünü ayrı değerlendirerek ihtiyaca göre üretim yapma yöntemidir.AmaçDaha az girdi ile daha yüksek verim ve sürdürülebilir üretim sağlamak.En Büyük AvantajKaynakların doğru ve bilinçli kullanılmasıdır.TARIM TEKNOLOJİLERİMayıs 2026 45
“Köklerden Gelen Tarım Yolculuğu”Ali Rıza Alan da bu anlayışla şekillenen tarım yolculuğunda köklerinden aldığı ilhamı çağın gerekleriyle buluşturan üreticilerden biridir. 1984 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde doğmuştur. Çocukluğu Ormankadı köyünde geçmiş, toprağa olan bağı bu yıllarda şekillenmiştir. 2006 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun olduktan sonra iş hayatına Türk Traktör AŞ’de başlamış, ardından Türkiye Petrolleri AŞ’de Pazarlama Daire Başkanlığı görevine kadar yükselmiştir.Evli ve iki çocuk babası olan Alan, yaklaşık on yıl Ankara’da çalıştıktan sonra ailesiyle Bursa’ya dönerek babasıyla tarım faaliyetlerine başlamıştır. Babasının rahatsızlanması ve 2022 yılında vefat etmesinin ardından tarım işletmesini tek başına yönetmeye başlamıştır.BAŞKANLIKTAN TARLAYA: ALİ RIZA ALAN’IN ÜRETİME UZANAN YOLCULUĞUTarım yalnızca gıda üretimi değil aynı zamanda toprağa, emeğe ve geleceğe sahip çıkma sorumluluğudur. Bu sorumluluğu benimseyen üreticiler, geleneksel bilgi ile modern yaklaşımları bir araya getirerek sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmaktadır.46 Mayıs 2026ÖRNEK ÇİFTÇİ
“Ürün Çeşidinde Dönüşüm”2020 yılına kadar arpa, mısır, buğday, domates, karpuz ve kavun gibi geleneksel ürünlerle üretim yapan Alan; bu modelin sürdürülebilir olmadığını görerek katma değeri yüksek ürünlere yönelmiştir. Bu doğrultuda enginar üretimine ağırlık vermiştir. Bursa’nın tarihsel üretim geleneğiyle örtüşen, Hasanağa Mahallesi merkezli, coğrafi işaretli bir ürün olan enginar; daralan üretim alanlarına rağmen bölge için önemli bir değer olmaya devam etmektedir.Alan; bugün tarım işletmesindeki 260 dönümlük arazinin 220 dönümünde enginar, kalan kısmında ise mısır ve arpa üretimi yapmaktadır. Enginarın bölgeye uyumu, coğrafi işaretli oluşu ve pazardaki avantajı bu tercihte belirleyici olmuştur.“Bilgiye Dayalı Tarım Uygulaması”Yüksek dikkat ve bilgi gerektiren enginar üretiminde su dengesi, zararlılarla mücadele ve zamanında bakım büyük önem taşımaktadır. Alan, enginar yetiştirmenin aslında sebze yetiştirmekten çok çiçek yetiştirmeye benzediğini belirtir. Endüstriyel bitkilerde olduğu gibi yüksek verim odaklı değil, kalite odaklı bir çalışma gerektirir.Tarımda güncel yaklaşımın “Fiyat – Kâr = Hedeflenen Maliyet” anlayışı olduğunu vurgulayan Alan, kaliteli üretimin belirleyici unsur olduğuna dikkat çekmektedir. Türkiye ortalamasında bir bitkiden üç enginar elde edilirken kendi işletmesinde bu sayıyı beşe çıkarmayı başarmıştır. Ayrıca İyi Tarım Uygulamaları kapsamında sertifikalı üretimi hedeflemektedir.“Tarımın Zorlukları ve Gerçekleri”Tarımın doğası gereği zorlu bir meslek olduğunu belirten Alan; iklim koşulları, zararlılar ve hastalıklar gibi pek çok riskle mücadele ettiklerini ifade etmektedir. Bir ürünün tarladan sofraya ulaşmasının uzun ve yoğun bir emeğin sonucu olduğuna dikkat çekerek bu süreçte çiftçinin zaman zaman mühendis, operatör ya da meteoroloji uzmanı gibi farklı roller üstlenmek zorunda kaldığını vurgulamaktadır.Kamu desteklerinin önemine de değinen Alan; İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Bankası tarafından sağlanan imkânlardan yararlandığını, özellikle teknik ve finansal desteklerin üretim kapasitesini artırmada önemli rol oynadığını belirtmektedir.“Toprağa Duyulan Sorumluluk”Gelecek hedefleri arasında üretim süreçlerini daha verimli hâle getirmek yer almaktadır. Bu kapsamda enginar soyma işleminin mekanize edilmesi ve sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda yaprak ve saplardan ekstrakt ürünler geliştirilmesi üzerine çalışmalar yürütmektedir.Ali Rıza Alan, tarımı yalnızca ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda bir sorumluluk olarak görmektedir. Toprağı gelecek nesillere aktarılması gereken bir emanet olarak değerlendirmekte ve bu bilinçle üretim yapmaktadır. Kadınların tarımdaki rolünü güçlendirmek ve gençleri bu alana kazandırmak amacıyla kooperatifleşme çalışmalarına da destek vermektedir. Onun için tarım, geçmiş ile gelecek arasında kurulan güçlü bir bağ ve sürdürülebilir yaşam anlayışının temelidir.KAYNAKÇA: https://www.turktarim.gov.tr/Haber/1213/dairebaskanligini-birakti-enginar-uretmeye-basladiMayıs 2026 47ÖRNEK ÇİFTÇİ
TESADÜFEN BULUNAN MAĞARA: DAMLATAŞKONUM VE KEŞIF- Yer: Antalya’nın Alanya ilçesi, Alanya Kalesi’nin batı kıyısında, şehir merkezine yakın bir konumdadır.- Keşif: 1948 yılında Alanya Limanı inşaatı sırasında dinamit patlatılması sonucu ortaya çıkmıştır. - İsim: Sarkıtlardan damlayan su damlaları nedeniyle “Damlataş” adını almıştır. DOĞAL ÖZELLIKLER- Sıcaklık: Yıl boyunca sabit 22°C - Nem: %95 oranında yüksek nem. - Jeolojik Yapı: Sarkıt ve dikitlerin oluşumu yaklaşık MÖ 20.000-15.000 yıllarına tarihlenmektedir. Damlataş Mağarası, Alanya’nın en önemli doğal güzelliklerinden biridir. 1948’de keşfedilen bu mağara, hem turistik cazibesi hem de astım hastalarına sağladığı faydalarıyla dikkat çekmektedir. İç sıcaklığı yıl boyunca sabit 22°C olup nem oranı %95’tir.GEZİ48 Mayıs 2026
SAĞLIK FAYDALARI- Mağaranın sabit sıcaklık ve nem oranı, özellikle astım hastaları için faydalı kabul edilmektedir. - Bu nedenle mağara, yalnızca kültür turizmi değil; aynı zamanda sağlık turizmi açısından da önemli bir merkezdir. ZIYARET BILGILERI- Yıl boyunca ziyarete açıktır ve özellikle yaz sezonunda yoğunluk yaşanır. Ziyaret saatleri mevsime göre değişebilir.- Yakın Çevre: Alanya Kalesi, Kleopatra Plajı ve Alanya Limanı gibi turistik noktalarla birlikte gezilebilir. ÖNEMI- Türkiye’de turizme açılan ilk mağaralardan biri olarak kabul edilmektedir.- Doğal güzelliği, tarihi önemi ve sağlığa faydalarıyla hem yerli hem yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. - Alanya’nın kültürel ve doğal mirasının önemli bir parçasıdır. Damlataş Mağarası, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmaz; aynı zamanda sağlık açısından da değerli bir doğal ortamdır. Alanya’ya yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken bu mağara, hem tarih hem doğa hem de sağlık turizmini bir arada sunan eşsiz bir destinasyondur.KAYNAKLAR: https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye, https://tr.wikipedia.org/wiki, https://www.gezire.comGEZİMayıs 2026 49
Bilim tarihi, insanlığın kültürel ve entelektüel gelişimini anlamak açısından kritik bir disiplindir. Bu bağlamda, İslam medeniyetinin bilimsel katkılarını sistematik biçimde ortaya koyan Prof. Dr. Fuat Sezgin (1924–2018); yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında bilim tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Onun çalışmaları, Batı merkezli bilim tarihi anlayışını sorgulayan ve İslam dünyasının bilimsel mirasını görünür kılan bir paradigma değişimi yaratmıştır.HAYATI VE AKADEMIK KARIYERIFuat Sezgin, 1924 yılında Bitlis’te doğmuş; İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Enstitüsünde eğitim görmüştür. Burada Alman Oryantalist Hellmut Ritter’in öğrencisi olmuş ve onun yönlendirmesiyle İslam bilimleri üzerine yoğunlaşmıştır. 1950’de Mecazu’l-Kur’an üzerine yaptığı doktora çalışmasıyla akademik hayata adım atan Sezgin, 1960’lı yıllarda Almanya’ya giderek Frankfurt Johann Wolfgang Goethe Üniversitesinde çalışmalarını sürdürmüştür. BILIMSEL KATKILARIFuat Sezgin’in en önemli eseri, 17 ciltlik Geschichte des Arabischen Schrifttums (Arap-İslam Bilim Tarihi) adlı külliyattır. Bu YÜRÜYEN TARİH FUAT SEZGİNProf. Dr. Fuat SEZGİNeser, İslam dünyasında üretilen bilimsel çalışmaların kapsamlı bir envanterini sunar. Sezgin; astronomi, matematik, tıp, kimya, coğrafya ve teknoloji gibi alanlarda İslam bilginlerinin katkılarını belgelerle ortaya koymuştur. 1982’de Frankfurt’ta kurduğu İslam Bilim Tarihi Enstitüsü ve daha sonra İstanbul’da açılan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, onun bilimsel mirasının somut yansımalarıdır. Bu kurumlar, İslam medeniyetinin bilimsel araç ve icatlarını yeniden inşa ederek sergilemiş; böylece bilim tarihine görsel ve materyal bir boyut kazandırmıştır.EPISTEMOLOJIK YAKLAŞIMISezgin’in bilim tarihine yaklaşımı, Batı bilimlerinin kökeninde İslam bilimlerinin bulunduğunu ileri sürer. Ona göre Rönesans ve modern bilimsel devrim, İslam dünyasında üretilen bilgi birikiminin Avrupa’ya aktarılmasıyla mümkün olmuştur. Bu tez, bilim tarihinin Avrupa merkezci yorumlarını sorgulayan ve daha kapsayıcı bir perspektif geliştiren bir yaklaşım olarak dikkat çeker. BİYOGRAFİ50 Mayıs 2026