Urla Otel - Restoran - Kafe
Rehber / Guide Alışveriş - Sanat
Yelken Sporları - Plajlar
ve daha fazlası...
Hotel - Restaurant - Cafe
Shopping - Art
Sailing Sports - Beaches
and more...
Urla Rehberi Online
voURLAmag Yayınları 3
1992’de kurulan Urlavet, Altıntaş Mah. Ahmet Besim Uyal Cad.
tecrübeli kadrosu ile yeni No:54 Urla - İzmir
hastanesinde 24 saat 02322702610
hizmetinizde. www.urlavet.com
[email protected]
Tüm kan testleri
Görüntüleme ( Röntgen, Ultrason, Endoskopi ) urlavet hayvan hastanesi
Ameliyatlar ( Ortopedi, Yumuşak cerrahi ) urlavet
Alternatif tıp ( Akupunktur, Ozon )
Fizik Tedavi ( Osteopati, Lazer )
Yurtdışı Çıkış İşlemleri ( Mikroçip, Titre testi )
4
TTLLehheezezzzMmeeototlsilsitbtNBenaseatlsteuulrneraamnl lFmefoonrermimnniOenonff EDddneeollığiDccaıioooluğuhssaaNllniuHuttrarıtiltıioionn
MİMAS BAHÇE
Nitelikli Gıda Üreticisi
Qualified Food Manufacturer
İşletmeci / Manager:
Yeşim Dönmez
Gıda Üretimi . Perakende
Food Production . Retail
Mimas Bahçe doğal, katksız, ata tohumu ve
coğrafi işaretli özel ürünlerin üretildiği, perakende
satışının yapıldığı bir mağazadır.
Mimas Bahçe is a store which produces and
retails natural, unadulterated, ancestral seeds
and geographically marked products.
Yenice Mah.Park sok.8/3
Urla / İzmir
0533 740 02 17
www.mimasbahce.com
[email protected]
mimasbahce
mimasbahce
1
Urla
Rehber / Guide
İmtiyaz Sahibi
Fatma Ufuk Örmen
voURLAmag
Genel Yayın Yönetmeni / Editör
Tayfun Özel
Kurumsal İletişim ve İçerik Yönetmeni / Editör
Zeynep Omay
Yazarlar ( Alfabetik Sıraya Göre )
Bahar Akıncı, Can Ortabaş, Dilek Yücel Akyalçın, Duygu Özerson Elakdar,
Doc. Dr. Elif Koparal, Gökmen Sözen, Handan Kaygusuzer, Dr. Levent Köstem,
Mualla Erkut, Müjde Unustası, Nedim Atilla, Saffet Emre Tonguç,
Sedef Tunçağ, Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu,
Prof. Dr. Yaşar Ersoy
Tasarım ve Uygulama
voURLAmag
Kapak İllüstrasyonu
Tayfun Özel
Fotoğraflar ( Alfabetik Sıraya Göre )
Mehmet Emeç, Klazomenai Kazısı Fotoğraf Arşivi,
Liman Tepe Kazısı Fotoğraf Arşivi,
Tayfun Özel, Urla Belediyesi Arşivi
Çeviri ( Alfabetik Sıraya Göre )
Ece Zorlular, Melodi Su Omay, Zeynep Uzun Orhon
Katkıda Bulunanlar
Urla Belediyesi, Urla Esnaf Odası, Yarımada Seyyahları,
Zeybek Tekstil Ürünleri Turizm ve İnş. San. Ltd. Şti.
Baskı: Metro Matbaacılık
Yahya Kemal Beyatlı Caddesi No: 94 Begos 3. Bölge 35400 Buca / İzmir
Baskı TarBihais: k15ı TAağriuhsi:toz 2022
ISBN 978-I6S2B5N-00-9156-2
22
3
Urla
Rehber / Guide
İÇİNDEKİLER / CONTENTS
6 Urla Haritası 74 Urla'da Sanat
Urla Map Art in Urla
10 Urla İskele’nin eski yerleşimleri: Müjde Unustası
Liman Tepe / Klazomenai
The Ancient Settlement Beneath Urla, Iskele: 78 Urla Merkezi
Liman Tepe / Klazomenai Old City
Yaşar Ersoy, Vasıf Şahoğlu, Elif Koparal
80 Malgaca Pazarı - Malgaca Bazaar
26 Osmanlı döneminde Urla Mermerli Çeşme (Ahmet Ağa Çeşmesi)
Urla during the Ottoman Empire Marble Fountain (Ahmet Agha Fountain)
Dilek Akyalçın Kaya 81 Kılıç Ali Paşa Camii - Kılıç Ali Pasha Mosque
Hacı Turan (Kapan ) Camii Ve Şadırvanı
30 Urla’nın 100 yıllık cumhuriyet hikayesinin Hadji Turan (Kapan) Mosque and Shadirvan
kısa özeti
Brief Summary of Republican History of Urla 82 Hersekzade Ahmet Paşa Hamamı
of 100 Years Hersekzade Ahmet Pasha Hammam
A. Sedef Tunçağ Necati Cumalı Anı ve Kültür Evi
Necati Cumalı Memorial and Culture House
34 Gastronomi turizmin temeli...
The basis of gastronomic tourism... 83 Atatürk Kültür Merkezi
Nedim Atilla Atatürk Cultural Center
Arditi Köşkü - Arditi Mansion
36 Urla Bağ Yolu
Urla Bağ Yolu 84 Fatih İbrahim Bey Camii
Can Ortabaş Fatih İbrahim Bey Mosque
Samut Baba Türbesi
38 Urla WWBağ Yolu Haritası Samut Baba Tomb
Bağ Yolu Map
85 Anaksagoras
64 Gastronominin rotasını Anaxagoras
yeniden çizeceğiz
We will re-draw the route of the gastronomy 90 Urla İskele
Gökmen Sözen Urla İskele
66 Ege’nin Toscana’sı… 92 Karantina Adası ve Tahaffuzhane
Aegean Toscana... Karantina Adası ve Karantina (Quarantine)
Bahar Akıncı Island
72 Urla sizi nefes almaya çağırıyor! 93 Klazomenai Antik Zeytinyağı İşliği
Urla invites you to breathe! Klazomenai Ancient Olive Oil Workshop
Saffet Emre Tonguç
4
94 360 Derece TAD 133 Kuşçular Köyü
360 Degres Taste Kuşçular Village
Urla Balık Mezatı (Kanto) Yağcılar Köyü
Urla Fish Auction (Kanto) Yağcılar Village
95 Tanju Okan 136 Plajlar
Çeşmealtı / Güvendik Beaches
96 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği 138 Urlada Enginar
Deneysel Arkeoloji Projeleri Artichoke in Urla
Experimental Archeology Projects Of Handan Kaygusuzer
The 360 Degree Historical Researches
Association 140 Enginar Festivali
Mualla Erkut Artichoke Festival
100 Urla Sanat Sokağı 141 Mart Dokuzu Ot Bayramı
Urla Art Street Urla Herb Festival (Holiday)
1064 Zeytinyağı ve Yemek Eşleştirmesi 142 Bağ Bozumu
Olive Oil and Food Pairing Vine Harvest
Duygu Özerson Elakdar 143 Oyuk Festivali
Scarecrow Festival
112 Bademler Köyü
Bademler Village 144 Oteller
Hotels
116 Balıklıova Köyü
Balıklıova Village 146 Restoranlar
Restaurants
117 Gülbahçe Köyü
Gülbahçe Village 150 Araç Kiralama
Rent a Car
118 Rüzgar Sörfü, Uçurtma Sörfü, Yelken
Windsurf, Kitesurf, Sail 151 Sanat Galerileri & Müzeler
Art Gallery & Museums
120 Barbaros Köyü Sörf / Yelken
Barbaros Village Surfing I Sailing
121 Birgi Köyü 152 AVM
Birgi Village Shopping center
Hastane / Poliklinik
122 Kadıovacık Köyü Hospital / Policlinic
Kadıovacık Village Veteriner
Nohutalan Köyü Veterinary
Nohutalan Village Diğer
Other
123 Uzunkuyu Köyü
Uzunkuyu Village Fotoğraf: Urla Belediyesi Arşivi
Zeytinler Köyü
Zeytinler Village
124 Köstem Zeytinyağı Müzesi
Köstem Olive Oil Museum
Dr. Levent Köstem
128 Özbek Köyü
Özbek Village
132 Zeytineli Köyü
Zeytineli Village
Demircili Köyü
Demircili Village
5
BALIKLIOVA Men
Ç
ILDIR
KADIOVACIK Gülbahçe Ilıksu
Körfezi
ÖZBEK
Akkum
Germiyan BARBAROS GÜLBAHÇE Yılan Eğri Liman
İYTE Adası Torasan
NOHUTALAN Yerleşkesi
5 İçmeler Necati
BİRGİ Anı
ZEYTİNLER İzmiOr t-oyÇoeluşme Karaburun
Çıkışı
Zeytinler
UZUNKUYU Çıkışı
YAĞCILAR
ÇEŞME
DEMİRCİLİ
Altınköy
TAYFUN ÖZELZEYTİNELİ Bezirgan
Düverli
DeBomidrrciulimKoyuZeytineli
AltınköyKKooyyuuKoyu
Nergis
Koyu
Manastır
Kokar
Teke Kokar
Dağı Koyu
6 Çılga Fener
Koyu
Hekim Adası
nteş Akça Adası
Taş Adası Yassıca
Çeşmealtı Adası
Pırnallı
Adası
2 Karantina İZMİR
İskele Adası
DETAY HARİTALAR
Klazomenai Seferihisar DETAIL MAPS
Çıkışı
Sayfa / Page
Limantepe Kum Denizi
Kazı Alanı 1 - 79
Arkas Sanat 2 - 91
3 - 101
1 4 - 113
5 - 114
3 URLA Urla 4 6 - 130
Çıkışı BADEMLER
CEuİvzmmi airOlıt-oyÇoelşume Ovacık
KUŞÇULAR
6 O-32 Otoyol
Devlet Yolu
Azmak SEFERİHİSAR Şehir içi yollar
Sığacık İlçe sınırları
Teos Akarca Urla
7
Urla
Rehber / Guide
Bu rehberi okuyorsanız
Urla’yı keşfetmişsiniz demektir!
Antik dönemde küçük bir doğal liman çevresinde şekillenen ve
Klazomenai olarak adlandırılan bu yerleşimin sakinleri tarım ve
denizciliğin yanı sıra tekstil ve seramikle de uğraşıyorlardı. O zamanlar
güneş tepenin ardından en güzel resimlerini vererek batıyordu. Martılar
çığlıklarını atıyordu…
Bugün de Urla İskele’nin küçük ve şirin limanında bağlanmış rengarenk
kayıkları, ağlarını onaran balıkçıları ve çığlık atan martıları görebilirsiniz.
Yine tepelerin ardından batan güneşin doyumsuz manzarasında huzur
bulabilirsiniz. Geçmişte neyse şimdi de o… Yalnızca oyuncular ve dekor
değişmiş.
Aslında Urla geçmişini geleceğe taşıyor. Ama üzerine koyarak...
Urla’da üzüm bağları yeniden yaşam buldu. Her biri birbirinden değerli
şarap üretim tesisleri sayıları artarak yerlerini aldılar ve alıyorlar. Ya
zeytinlikler… Dünyanın bilinen en eski zeytinyağı işliğine sahip Urla’da
zeytin ve zeytinyağı üretimi olmadan olur mu? Hem de en hasından…
Urla’nın sebze ve otlarını, deniz ürünlerini ve zeytinyağı ile şarabını yan
yana getirirseniz neden Urla’nın yeme – içme sevdalılarının radarında
olduğunu anlarsınız. Urla, gastronomi turizminin yükselen yıldızı...
Son yılların gözde yerleri arasında olan Urla, doğanın kucağında
eski taş evleri, şirin köyleri, berrak denizleri, restoranları, bağları ve
zeytinlikleri ile onu keşfetmenizi bekliyor. Bu noktada
Urla Rehber / Guide’ın keşiflerinizde faydalı olacağını düşünüyor ve
“Hoş geldiniz” diyoruz.
Urla Rehberi’nin gerçekleştirilmesinde gerek yazı ve fotoğraflarıyla
gerekse sayfalarımızda yer alarak destek ve katkı veren, ismini burada
sayamadığım tüm kişi ve kuruluşlara da ayrı ayrı teşekkürler...
Tayfun Özel
Urla Rehberi, voURLAmag Online Dergi, @UrlaEtkinlikRehberi
Genel Yayın Yönetmeni
8
Fotoğraf: Urla Belediyesi Arşivi
9
Urla İskele’nin eski
yerleşimleri:
Liman Tepe / Klazomenai
The Ancient Settlement
Beneath Urla, Iskele:
Liman Tepe / Klazomenai
Yazarlar: Yaşar Ersoy, Vasıf Şahoğlu, Elif Koparal
Klazomenai’ın havadan görünümü
Aerial view of Klazomenai
10
1970’li yıllardan bu yana Urla İskele’de süren Excavations at Urla İskele are continuing since the
kazılar iskân tarihi MÖ 5. Bin’e uzanan bir 1970s and revealing the traces of an ancient settlement
yerleşimin izlerini ortaya çıkarmaktadır. dating back to the 5th millennium BC. The old town,
Klazomenai kentini bir bütün olarak kazıp ayağa Klazomenai is laid below the houses, shops, restaurants,
kaldırmak mümkün değildir. Çünkü kentin cafes, cemeteries, and fields of Iskele which is a lively
arazisinde bugün İskele mahallesinin evleri, place today. That is why it is not possible to open up
dükkanları, lokantaları, kahveleri, mezarlıkları the entire old town, but revealing it through excavation
ve bugün pek az kalan tarlaları yer alır. Bugüne sectors distributed from Kalabak to Gelinkaya, including
dek iskân alanları, mezarlıkları ve işlikleri kısmen the Karantina Island, the other small islands, Yıldıztepe
ortaya çıkarılan eski yerleşimin sınırları en geniş and Cankurtaran Hill to the south. The rural territory of
haliyle Karantina Adası da dahil olmak üzere kıyıda Klazomenai extended to Demircili, Barbaros in the west,
Kalabak mevkiinden Gelinkaya civarına, içeride and Bademler, Ovacık in the east.
ise Yıldıztepe ve Cankurtaran Tepe’nin güneyine The earliest traces of habitation at Urla İskele is located
dek uzanır. Antik dönemde Klazomenai adını alan at Liman Tepe mound located at the entrance to the
yerleşimin tarım alanları ve köyleri ise Demircili, pier, which is cut into two by the old Çeşmealtı-İzmir
batıda Barbaros ve doğuda Bademler, Ovacık road today. The mound of Liman Tepe is the core of
civarına dek gider. the ancient settlement and continued to be occupied
Yerleşimin en erken izleri bugün eski Çeşmealtı- from the 5th to the 2nd millennium BC without any
İzmir yolunun ikiye ayırdığı İskele Mahallesi interruption. The earliest settlement, which dates to
girişindeki Liman Tepe höyüğüdür. Yerleşimin 5000-3000 BC (Chalcolithic period), consists of simple
çekirdeğini oluşturan höyükte yerleşik hayat MÖ structures with wattle-and-daub architecture. The
5. Bin’den MÖ 2. Bin’e kadar kesintisiz olarak inhabitants of this settlement, which was shaped around
sürmüştür. MÖ 5000-3000’de (Kalkolitik dönem) a small natural harbor, were engaged in both agriculture
inşa edilmiş en erken yerleşim, saz çatılı basit and maritime activities. Liman Tepe, which turned into
yapılardan oluşmaktadır. Küçük bir doğal liman an impressive settlement surrounded by strong walls in
çevresinde şekillenen bu yerleşimin sakinleri hem the Early Bronze Age, became an important port town
tarım hem de denizcilikle uğraşmaktaydı. Erken in the Aegean maritime trade. Intensive maritime trade
Tunç Çağı’nda güçlü surlarla çevrilmiş görkemli bir connections, especially with the Cyclades, made Liman
kente dönüşen Liman Tepe, Ege deniz ticaretinde Tepe one of the most important regional economic
centers of Anatolia and the Aegean in this period. The
Liman Tepe mevkiindeki prehistorik yerleşimin havadan görünümü
Aerial view of prehistoric mound at Liman Tepe.
11
önemli bir liman kenti niteliğini kazanmıştır. settlement, which consisted of oval-planned workshop
Özellikle Kiklad Adaları ile olan yoğun deniz houses was built around a stone-paved courtyard at the
ticareti bağlantıları, Liman Tepe’yi bu dönemde beginning of the 2nd millennium BC, and turned into a
Anadolu ve Ege’nin en önemli bölgesel ekonomik production center, especially for textiles and metal.
merkezlerinden biri durumuna getirmiştir. MÖ 2.
Bin başlarında taşla döşeli bir avlunun etrafına inşa Pottery kilns dated from Late Bronze Age show that
edilen oval planlı atölye evlerden oluşan yerleşim, the roots of pottery production in Klazomenai, which
özellikle tekstil ve madencilik konusunda bir gained importance in later periods, were laid already in
üretim merkezine dönüşmüştür. this period. The settlement in Liman Tepe, which turned
into an important maritime trade port in this period,
Geç Tunç Çağı’na ait seramik fırınları, daha sonraki continued to be inhabited without interruption until the
dönemlerde seramik üretimi ile önem kazanacak Early Iron Age when the settlement was then named
olan Klazomenai’daki üretimin temellerinin Klazomenai with its Ionian identity. Klazomenai is one
daha bu dönemde atıldığını göstermektedir. of the few sites in the Eastern Aegean that produced
Bu dönemde yeniden önemli bir ticaret limanı significant data for a smooth transition into the Early
kentine dönüşen Liman Tepe’deki iskan, Geç Tunç Iron Age from the end of the Late Bronze Age. The
Çağı’nın sonlarında kesintiye uğramadan devam end of the 13th century BC or the first quarter of the
eder ve yerleşim Ion kenti kimliğini kazanırken 12th century is generally identified as the demise of
Klazomenai adını alır. Ion yerleşimi ise, eski the mighty powers, including Hittites, small kingdoms
iskân alanı Liman Tepe’den organik bir biçimde on the Levantine coast, and Cyprus, palatial centers
yayılarak genişler. MÖ 1100’den MÖ 4. yüzyıl in Mainland Greece, and finally the loss of significant
sonlarına dek genişleyen yerleşimin izleri Akropol power in Egypt. Following this turmoil, based upon
olarak adlandırılan tepe ve çevresinde, bugün literary sources of the later era, it is commonly assumed
Türk Telekom’un karşısında bulunan HBT (Hamdi that mass migration by people, namely descendants
Balaban Tarlası), FGT (Feride Gül Tarlası), MGT of legendary Athenian King Kodros, and other groups
(Mehmet Gül Tarlası), KET (Kaya Elmalı Tarlası) ile originating from Boeotia, and Euboia took place to
Akpınar, Monasterakia, Yıldıztepe Nekropolleri ve the central-eastern Aegean islands and west coast
Karantina Adası’nda kazılarak ortaya çıkarılmıştır. of Anatolia, which resulted by the colonization of the
region by the Ionians. On the other hand, the existence
Tüm bölgede olduğu gibi Klazomenai’de de Erken of a long history of occupation at many sites which
Demir Çağı’nda (M.Ö. 11 yüzyıl – 8. Yüzyıl sonları) would eventually become Ionian poleis argues for a
HBT Sektörü’ndeki Arkaik dönem zeytinyağı işliğinin restorasyon sonrası görünümü.
Olive Oil Plant of the Archaic Period uncovered at HBT Sector after restoration.
12
daha basit yaşam pratiklerinin sürdürüldüğü smooth transition rather than a completely new culture
yeni bir düzene geçildiğinden bahsetmek introduced by the newcomers into the region. The lack
mümkündür. KET sektörü olarak adlandırılan of gap in the occupation history indicates not a dramatic
Liman Tepe’nin hemen karşısındaki kazı alanında change but a smooth development in the culture and
bu döneme tarihlenen kavisli plana sahip yapılar material. In the Early Iron Age, the core of the site
bulunmaktadır. Buradaki yerleşimin Ion polisi was the area on top of and around Liman Tepe, and
ortaya çıkacağı sürece giden düzenlemenin ilk this settlement was gradually expanded through the
izleri bu yapılardır. Benzer örnekler Klazomenai’nin south and further to the west. Excavations in various
komşusu Smyrna’dan ve Miletos’tan, Kıta trenches on the mainland, including KET, MET, and FGT
Yunanistan’da Lefkandi ve Nikhoria’dan sectors, produced material evidence from the Early
bilinmektedir. Bu süreçte yerleşimin sınırlarını çok Iron Age mostly related to domestic dwellings and
net olarak bilinmese de 1,5-2 hektarlık bir alanı also some burials of young infants in simple pots over
kapladığı söylenebilir. Bu yerleşimin sakinleri the abandoned houses. Curvilinear houses exposed
erişkin bireylerde yakma geleneğini (kremasyon) immediately to the south of the EBA II bastion of the
kullanmışlardır. Ölüm oranının çok yüksek oranda upper citadel at Liman Tepe, are quite large in size and
olduğu anlaşılan bebekler ise çömleklere ya da rather robust in construction. These structures of the
amphora ve pithos gibi büyük kaplar içerisinde Early Iron Age, first constructed in the middle of the 11th
gömülmüşlerdir. Özellikle bebeklerin iskan century BC are so far the earliest architectural remains
alanında terk edilen evlerin kalıntıları arasına of the concerning period in Ionia. The finds coming
gömülmüş olması dikkat çeken bir durumdur. Öte from these complexes show the existence of a network
yandan Klazomenai’de yerleşim alanından ayrı of trade, established in such an early date between
bir konumda olan ve bu dönemde kullanılan bir Central and Northern Greece during the 11th and 10th
gömü alanı da (nekropolis) mevcuttur. M.Ö. 7. centuries BC. Although the limits of the settlement
Yüzyıl yerleşiminin sur duvarının da tespit edildiği during the Early Iron Age are not yet fully known, it is
HBT Sektörü’nde Erken Demir Çağı gömülerine ek clear that the site was gradually expanded over time
olarak M.Ö. 11. yüzyıl içlerine ait olan bir seramik from the 11th century through the late 8th century and it
fırını da açığa çıkartılmıştır. reached 1.5-2 hectares in size.
Şu anda elimizde olan verilerle ilk İon yerleşiminin The Archaic period is the period in which important
höyük etrafından şekillendiği, olasılıkla dağınık political and social transformations took place in the
düzende bir iskân modeline sahip olduğudur. Aegean and Mediterranean. As a result of the rigorous
MÖ 900-650 tarihleri arasında da Liman Tepe interaction between the Ionian city-states and the
etrafında gelişen yerleşim yayılımını sürdürmüştür. Eastern Mediterranean coast as well as North Africa,
M.Ö. 7. Yüzyıl içlerinde Klazomenaililer significant progress was observed in the Aegean and
yerleşimlerini yeniden planlanmaya başlamışlardır. western Anatolia, which include the emergence of
Akropolis Tepesi olarak adlandırılan ve kıyıdan monumental architecture with free-standing marble
yaklaşık 1km kadar içerideki alçak tepe üzerinde, columns and also the over life-size statues following
hem kıymetli sunulardan hem de anakayadaki the canon of the Egyptian examples carved from
izlerden hareket ile tapınak olması gereken bir marble, easily accessible in the region, particularly in
yapı inşa edilmiştir. Kentteki bir diğer tapınağın the Cycladic islands. Another impact of this interaction
ise Liman Tepe’nin en yüksek konumunda yer particularly with Egypt during the XXVIth Dynasty
aldığı düşünülür. Bu yapılar geç dönemlerdeki under Psammetikhos I, for Clazomenians who served
Klasik dönemden Roma İmparatorluk dönemi içlerine kadar Klazomenai kentinin ana yerleşiminin konumlandığı
Karantina adası’nın havadan görünümü.
Aerial view of Karantina Island where Classical through Roman Klazomenai was located.
13
taş alma faaliyetleri nedeniyle ne yazık ki
korunamamışlardır. Ancak dağınık halde ele geçen
ve anıtsal mimari ile bağlantılı süslü kireç taşı ve
mermer bloklar ile heykel parçaları bunların varlığı
konusunda şüpheleri ortadan kaldırır. Akropol
tepesinin güneyinde gerçekleştirilen kazılarda
ayrıca seramik fırınları, kemik işliği, zeytinyağı işliği
gibi üretim alanları tespit edilmiştir.
HBT Sektörü’nde ortaya çıkartılan seramik fırını,
zeytinyağı işliği ve demirci işliği kent merkezinin
kıyısında, bir diğer üretim alanına aittir. Öte
yandan burada MÖ 7. Yüzyılda inşa edilen ve kent
merkezini çevreleyen sur yapısı ile Erken Tunç
surunun bastiyonuna ait temeller de görülebilir.
Yerleşimin mahallelerini çevreleyen MÖ 675-650
yılları arasında inşa edildiği anlaşılan bu savunma
duvarı Ion yerleşimin kentleşmeye başladığı
sürece işaret eder. Aynı dönemde Klazomenai’liler
ölülerini yerleşimi çevreleyen farklı nekropollere
gömmeye de başlamışlardır.
Arkaik dönem, Ege ve Akdeniz’de önemli siyasal
ve sosyal dönüşümlerin yaşandığı süreçtir. Mısır ve
Levant ile olan ticari ilişkiler ve denizaşırı topraklar
ile kurulan iletişim ve etkileşim sonucu Yunanlı
topluluklar mimaride, şehir plancılığında, heykelde,
seramik üretiminde ve diğer zanaatlarda önemli
atılımlar gerçekleştirmişlerdir. Anıtsal taş mimari
ve heykeltraşlığın yanısıra, özellikle Mısır’ın ölü
gömme geleneklerinin (lahit içine gömü yapma)
Klazomenai’yi etkilediği de anlaşılır. Kremasyonla
beraber, pişmiş toprak lahitler içinde inhumasyon
gömü geleneği başlar. Literatürde “Klazomenai
Lahitleri” olarak geçen bu pişmiş toprak lahitler,
çok farklı merkezlerde karşımıza çıkarlar. Ancak
buluntu yoğunluğu açısından Klazomenai’nin
gerçekten de bu lahitlerin üretiminde öncü bir
merkez olduğu ve bunların Klasik dönem içlerine
kadar da kentte üretildikleri anlaşılmıştır.
MÖ 546’da Anadolu platosundan batıya ilerleyen
Perslerin Lydia’nın başkenti Sardeis’i tahrip
etmesiyle beraber bölgedeki tüm politik dengeler
de değişmiştir. Artık İon kentleri ve aslında tüm
Hellen dünyası o güne dek görmediği kadar
büyük ve güçlü bir istilacı ile karşı karşıyadır.
Kendi halinde deniz ticareti ve tarımla uğraşan
Ege’deki bu Yunanlı kent devletleri artık o günün
dünyasında dört bir koldan yayılmacı bir politika
izleyen bir imparatorlukla karşı karşıya kalmışlardır.
Farklı görünümleriyle Arkaik dönem konutları, Arkaik
dönem suru ve kent kapısı, Zeytinyağı işliğinin kazılar
sırasındaki görünümü.
Different views of the Archaic dwellings, gateway on the
city wall and remains of the Olive Oil Plant.
14
as mercenaries with people from other sites in Ionia through early 7th centuries BC), and finally impressive
and Caria, was the introduction of the use of terracotta fortification and a horseshoe-shaped bastion dated
sarcophagi that largely replaced cremation as the burial to the late third millennium BC (EBA II) and protected
custom. The appearance of the earliest series of clay the lower town of the site of which its upper citadel
sarcophagi for individual burials coincides with the was developed at the prehistoric mound of Liman
involvement of the Clazomenians at Naukratis in Egypt. Tepe. The burials of the Early Iron Age are quite many
In the archaeological literature, terracotta coffins, and both belonged to the adults and the sub-adults,
usually decorated with simple and linear ornaments and in terms of chronology, they postdate the pottery
and sometimes rather ornate scenes including kiln that was constructed immediately to the south of
figural representations or animal friezes are named the EBA II tower. Both cist graves and pot burials for
Clazomenian sarcophagi. This type of coffins was also young individuals, inhumations and cremations for
locally produced in other centers such as Old Smyrna, adults were attested and the latest graves in the area
Rhodes, and some Ionian colonies in Thrace, and they predate the fortification of the Archaic settlement, which
are dated between the third quarter of the 7th century is dated to the early 7th century BC. The gateway with
to the middle of the 5th century BC. a deep corridor is thought to be associated with the
late phase of this defense system, and it is dated to the
During the excavations on the South Slope of the Late Archaic period with a glacis that shows a different
Acropolis Hill at Klazomenai, were found various pottery masonry-style than the earlier one further to the south.
kilns proving the location of these installations in the Part of the Archaic fortification uncovered in the area
Archaic period, namely during the second quarter of the marks the western limit of the settlement surrounded
sixth century BC. Bone workshop and also simple olive by a defense wall. The abandonment of the formal
oil plant, and finally large spaces used for a storage cemetery of the Early Iron Age and in direct relation
area from the late sixth century BC, support the rustic to that the formation of the various extramural burial
character of the surrounding. grounds beyond the limits of the fortification walls were
linked with one another. The construction of the Archaic
Another area where extensive fieldwork was conducted defense wall served as a symbol of power and also as
at Klazomenai is the HBT Sector (named after the a key element in the definition and the development of
field owner, Hamdi Balaban Tarlası). Large-scale urban space.
excavations in this sector produced dwellings of the
Archaic period, a defense wall of the Archaic city, a The construction technique of houses at Klazomenai
pottery kiln and burials from the Early Iron Age (11th did not change much for a long time. Actually from
Roma İmparatorluk dönemine ait olan ve Karantina adasının batı yüzünde konumlanan liman kompleksinin
havadan görünümü.
Aerial view of Harbor Installation of the Roman Imperial Period constructed on the Northwestern part of
the Karantina Island.
15
Yukarıda sözünü ettiğimiz tarihsel sürece ait
arkeolojik kalıntıları Klazomenai’de yine birkaç
farklı sektörde izlemek mümkündür. Klazomenai
yerleşim planı açısından bakıldığında en fazla
buluntunun ve arkeolojik verinin tespit edildiği
dönem Arkaik dönemdir. İskân alanları, işlik
alanları ve nekropol alanları MÖ 7. Yüzyılda
inşa edilen kent duvarı ile birlikte eski yerleşim
düzenini de göz önünde bulundurarak daha
derli toplu ve düzenli bir yerleşim dokusu içinde
şekillenmiştir.
Klazomenai’de ev yapım tekniklerinin uzun
süreler boyunca pek değişmediği izlenir. Geç
Geometrik dönemden itibaren izlenmeye
başlanan yapım tekniği, MÖ 4. yüzyıl evlerinde
de temel prensipleri değişmeden kullanılmıştır.
Yerel kireç taşı (Urla taşı) kullanılarak yapılmış
temeller üstünde, bir düzlem oluşturmayı sağlayan
toikhobat levhaları yerleştirilmiştir. Bunun üzerinde
40-50 cm. yüksekliğinde su basman duvarı yer
alır. Üst yapı kerpiçtendir. MÖ 4. yüzyılda kullanılan
kaliteli ve boyalı alçı sıvalar (stucco) ile kireç harçlı
tabanlar, Arkaik dönemde kullanılmamıştır. Keza
Arkaik dönem yapılarında – belki bazı kamusal
yapılar hariç – çatı kiremitleri de kullanılmamıştır.
Arkaik dönemdeki yapılar birbiri ile organik olarak
bağıntılı farklı işlevlere sahip olan mekanlardır.
Konut olarak kullanılan birimler arasında taş
döşeme veya sıkıştırılmış topraktan avlular, sokak
ve koridorlar bir bütün oluşturur. Birbirine oldukça
yakın inşa edilen bazı mekanlar arasında ise dar
geçitler, peristasisler yer alır. Depolama amacı
ile kullanılan pithos adı verilen büyük pişmiş
toprak küplerin bulunduğu alanlar ve evsel
üretime yönelik işlikler yine iskân alanı olarak
tanımlanan yerleşim dokusunun bir parçasıdırlar.
Arkaik dönemde Klazomenai’de evler çağdaşı
olan pek çok polis yerleşiminde olduğu gibi bir
avlu etrafına yerleştirilen farklı işlevlere sahip
mekanlardan oluşur. Bir evin kendi ekonomisine
yönelik dokuma, endüstriyel boyutta olmayan
basit madencilik faaliyetleri, zeytinyağı, şarap
üretimi için kullandıkları işlikleri veya tarımdan
elde edilen ürünün depolanıp işlendiği alanları
konut alanları ile beraber bir evi oluşturur. Sokağa
açılan bir penceresi olmayan bu evler kendi içine
dönük mahrem alanlar olsalar da ortak avlular ve
sokaklar ile birbirine bağlıdırlar.
Klazomenai’deki farklı gömülerde ele geçen M.ö. 6.
yüzyılın ortalarına tarihlenen Korinth ithali parfum kapları.
Perfume flasks imported from Korinth, mid-6th century
BC found in the graves at Klazomenai.
16
the 8th century BC onwards, one usually finds simple
foundations built of local stone, topped by large
rectangular slabs laid down for providing an even
ground for the upper structure, which includes a wall
socle built of stone about 0,40 to 0,50m high and
mudbrick wall reaching up to the roof of the complex.
During the Archaic period, there was no organized
planning for the dwellings, and highly likely they are
expanded in size by the addition of secondary rooms
when needed. Their ground plans are quite irregular
and sometimes trapezoidal or apsidal in shape. Usually,
narrow alleys dividing two independent complexes are
also attested. The use of an apsidal plan particularly
during the late sixth century BC, which does not allow
an expansion of the complex was thought to be unique
for Klazomenai and also the reflection of the rural
character of the owners of the complexes that randomly
appear at the site. The discovery of dwellings in the
same plan at sites such as Old Smyrna, Kalem Burnu /
Çeşme, and in the rescue excavations near Lebedos /
Ürkmez show that this so-called primitive plan type was
well-rooted at least in North Ionia during the Archaic
period. Before the Late Classical period, no roof tiles
were used in the houses, and highly likely Archaic
houses had flat roofs were made of beaten earth or
pitched roofs made of organic material. Some spaces,
including courtyards or specialized rooms, seemed to
have been used for various production activities, or
storage spaces.
In comparison to the other Ionian city-states, especially
Miletus, the archaeological evidence related to the cult
activities at Klazomenai is extremely meager. Cuttings
on the bedrock, on top of the hill that was surrounded
by a temenos wall was identified as the Archaic
Acropolis of the city by John Cook. The excavation in
the area by the Klazomenai team yielded rather fine
remains including ornate architectural blocks once
belonged to a monumental structure, highly likely a
temple of the late sixth century BC, and fragments of
over life-size statues perhaps dedicated to the cult
place on this hilltop. Different cult places may be served
to the communities in the Ionian city-states. Another
location for a temple at Klazomenai was highly likely on
the summit at Liman Tepe, which was the heart of the
settlement through the 5th well into the first millennium
BC. Architectural terracottas as well as large fragments
of ornate limestone blocks associated with monumental
architecture support this idea. During the seventh and
Klazomenai’de farklı gömülerde ele geçen hayvan
biçimli pişmiş toprak vazolar (M.Ö. 4. yüzyıl, MÖ 670-
650) ve halka formlu askos (M.Ö. 650-630)
Various terracotta flasks in the shape of animals (M.Ö.
4th century and M.Ö. 670-650 BC), found in the graves
at Klazomenai (ca. 650-600 MÖ, MÖ 4. yüzyıl)
17
Perslerin Ionia’ya ulaşması korkusu ile kentlerini the sixth centuries, the use of terracotta revetments or
terk eden Klazomenaililer 20-25 yıl kadar tiles was highly likely confined to communal structures
Karantina adası ve çevre köylere dağılmışlar ancak such as temples.
sonra MÖ 530 civarında kente geri dönmüşlerdir.
Başlangıçta derme çatma yapılarla da olsa hayatın With the destruction of Sardis, the capital of Lydia, by
yeniden canlandığı ve çok kısa bir süre içinde the Persians advancing to the west from the Anatolian
tüm kent alanlarında yaygın bir yerleşimin ve plateau in 546 BC, all the political balances in the
endüstriyel faaliyetlerin tekrar başladığı anlaşılır. region were changed. Ionian cities, and the entire
Hellenic world, faced a great and powerful invader
Arkaik dönem, Klazomenai’nin denizaşırı ticarette that they have not seen before. These Greek city-
ve buna bağlı olarak üretimde oldukça önemli states in the Aegean, dealing with maritime trade and
atılımlar yaptığı bir dönemdir. MÖ 6.yüzyılın agriculture on their own, faced an empire that followed
son çeyreğinde üretim faaliyetlerinde önemli an expansionist policy from all directions in the world of
bir gelişim izlenir. Arkaik kentin surları dışında, that day.
HBT Sektörü’nde sadece altyapısı korunmuş
halde ortaya çıkarılan Arkaik bir zeytinyağı işliği The Clazomenians, who left their cities for fear of the
dönemine göre ileri teknolojiler kullanmış olan Persians reaching Ionia in the middle of the 6th century
ve ticarete yönelik hacimde üretim yapan bir moved to Karantina island and surrounding villages
işliktir. Bu kompleks, etno-arkeolojik araştırmalar for about two decades, but returned to the city around
sonucunda ayağa kaldırılarak ziyaretçiye açık 530 BC, quite likely because of the stable conditions
bir müze haline getirilmiştir. Aynı alanda bir in the Persian administration introduced by Darius the
demirci işliği ve seramik fırınına ait kalıntılar da Great who became the King of Achaemenid Empire
bulunmaktadır. in dates between 522-486 BC. It is understood that
life was revived with makeshift structures and that a
Kent dokusuna bakıldığında evler bir savunma widespread settlement and industrial activities started
duvarı ile çevrili iskan alanı içinde yer alırken,
duvarın ötesinde kentin çekirdeği çeperinde
nekropoller ve işlik alanları yer alır. Arkaik
dönem yerleşim düzeni içinde tümülüsler de
ileri gelenlerin mezarları olarak tepeler üzerinde
Klazomenai’de kenti batıdan kuşatan sur duvarının, kent
kapısının ve sur dışı yapıların (Zeytinyağı İşliği, Demirci
İşliği) canlandırma çizimi.
Reconstructed view of the Archaic Defense Wall, the
gateway and extramural structures (Olive Oil Plant and
Iron Smelting Installation)
18
yükselirler. Özellikle Nalbanttepe, Dubatepe, again in all urban areas at the site in a very short time.
Bozavlu, Andız mevkiilerindeki tümülüsler merkezi The archaeological evidence of the last quarter of the
yönetimin güçlenmesi ile ortaya çıkmışlardır. 6th century BC at Klazomenai is extremely diverse
and quite widespread both in the domestic quarters,
Liman Tepe’nin bulunduğu alanda deniz funerary sphere and finally, activities related to various
altında gerçekleştirilen kazı ve araştırmalarda, productions, metalsmiths, olive oil plant, and pottery
Klazomenai’nin bir anlamda da ekonomik production. . For instance, the olive oil installation in
anlamdaki kalbini oluşturan bugün deniz altında HBT sector, show technological novelties related with
kalmış liman tesisleri incelenmektedir. Doğu ve an attempt to increase production of oil. This workshop
batıda yer alan iki büyük mendirekle korunan bu which is now restored as an experimental archaeology
liman içerisindeki kazılar, liman tesisinin özellikle project is open to visitors and aimed at showing the
MÖ 6. ve 4. yüzyıllarda aktif olarak kullanıldığını technological advances in Archaic Ionia with various
ortaya koymuştur. Bu dönemlerde zeytinyağı, visual materials and brochures and booklets.
seramik, demir ve olasılıkla şarap üretimi
konusunda önemli merkez olan Klazomenai’nin Underwater excavations and research carried out in
denizaşırı ticari faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bu the sea around the area where Liman Tepe is located,
limanın deniz tabanında bulunan seramik, figürin, revealed the submerged harbor facilities of Klazomenai
metal ve organik buluntular, bu merkezin deniz which must have acted as the economic heart of the
ticaretindeki rolünün boyutunu ortaya koymada city at that time. Underwater excavations in the harbor,
önemli bir katkı sağlamıştır. which is protected by two large submerged breakwaters
in the east and west, revealed that the harbor was
MÖ 499/4’da Pers satraplık merkezi Sardeis’in used actively, especially in the 6th and 4th centuries
tahribiyle başlayan isyan sert bir şekilde BC. Pottery, figurines, metal, and organic finds that are
bastırılınca Klazomenai’de de günlük yaşam found during the underwater excavations on the harbor
sekteye uğrar. Bu tarihten sonra, en azından floor, reflect the extensive commercial maritime activities
yüz yıllık bir süre boyunca, anakarada iskana
19
Klazomenai’de Arkaik dönem mezarlarında ele geçen dair bir iz neredeyse hiç görülmez. MÖ 5. yüzyıl
vazolar (MÖ geç 7 – erken 6. Yüzyıl) boyunca Klazomenai halkı yine Karantina Adası
Vases of the late seventh / early sixth century BC found ve çevre köylere kaçmış olmalıdır. Perslerle
in the graves at Klazomenai Yunanlılar arasında olan savaşlar, MÖ 448 Kallias
Barışı’na dek sürmüştür. Bu antlaşma ile Pers
20 birlikleri Ege bölgesinden çekilmişlerdir. Ancak
Pers savaşları ile beraber Ege’de jeopolitik
dengeler değişmiş, Atina ve Sparta önemli
güçler olarak birbirleri ile hakimiyet savaşına
girişmişlerdir. MÖ 434’den MÖ 404’e dek sürecek
olan Peleponnesos Savaşları kaçınılmaz olarak
Ion kentlerinin de Ege’deki siyasal konumunu
belirleyen bir olay olarak karşımıza çıkar. Atina’nın
MÖ 413’de Sicilya’da Sparta karşısında bozguna
uğraması ile beraber Klazomenai’liler Attika-
Delos Deniz Birliği’nden ayrılmak istemişler
ve kentteki oligarkhlar anakarada Polikhne’yi
tahkim etmeye girişmişlerdir. Halkı oligarkhlar ve
demokratlar olarak ikiye bölen bu olaylar sırasında
ayaklanmanın önderleri Klazomenai’nin kırsal
alanında bulunan Daphnous isimli yerleşmeye
sığınmışlardır.
Adadan ayrılmak isteyen grubun, MÖ 405’de
Spartalı komutan Lysandros’un Anadolu’da
kurduğu egemenlik sırasında girişimlerini
tekrarlayarak Khyton adlı bölgede bir kent
kurdukları anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu dönemde
adadaki yerleşim de sürmektedir. MÖ 5.yüzyılın
sonundan itibaren Klazomenai’de merkez iskan
olarak Karantina Adası ve anakarada olmak
üzere iki farklı yerleşim vardır. Atina’da ele
geçen MÖ 387 tarihli bir karar metni Klazomenai
tarihine ilişkin önemli ipuçları sağlar: Bu yazıtta,
“Klazomenaililer, Khyton’dakilerle barış ya da
savaş yapma konusunda ve Khyton’dakilerin
arasından ele geçirdikleri rehineler hakkında,
kendi başlarına karar vereceklerdir” denmesi bu
tarihte eskiden Arkaik dönem ve öncesinde ana
karadaki terk edilen yerleşimin üzerine yapılan
Kyhton’da bir iskanın varlığını kanıtlar.
Ana karadaki bu kısa ömürlü yerleşimin terkinden
sonra, bir seramik atölyesinin bu alanda Khyton’da
faaliyete geçtiği anlaşılır. Eski evlerin duvarlarını
yer yer sökerek kendi kaba taşlı duvarlarını kuran
ve kent planını bozarak alana yerleşen seramik
atölyesinin de, ele geçen arkeolojik malzemeye
göre MÖ 4. yüzyıl üçüncü çeyreğinden sonra
faaliyetini sürdürmediği anlaşılmaktadır.
MÖ 4. Yüzyılda Klazomenai’lilerin oturduğu
mahallelerde evler, konut adaları (insula)
düzenine planlanmış olup eşit büyüklüktedirler.
Bu eşitlikçi planlama İonia özelinde toplumsal
eşitliğin (isonomia) gözetildiğini bizlere gösterir.
Evlerin genel mimari yapısı Arkaik dönemden
of Klazomenai which was an important center for olive
oil, ceramics, iron, and possibly wine production in these
periods.
Ionian Revolt led by the Milesian tyrants Histaios and
Aristagoras, against the Persian dominion in 499/4 BC,
was brutally suppressed, and as in many other city-
states in the region, Klazomenai was severely affected
by these events. What is observed at the site, until the
late fifth century BC, was an almost a complete silence
of human activity on the mainland part of Klazomenai,
which traces of occupation during the Late Archaic
period were so widespread. The effect of the doomed
uprising on the Ionians against Persia was diverse.
What is clear at Klazomenai is the abandonment of the
site which suggests the fact that people fled to places
as a refuge or moved their settlement to the off-shore
island. Wars between the Persians and the Greeks
continued until the Peace of Callias in 448 BC. With this
treaty, Persian troops withdrew from the Aegean, but
the geopolitical dynamics were changed and Athens
and Sparta appeared as two powerful rivalries. The
Peloponnesian Wars (434-404 BC), inevitably appear
as an event that determines the political position of
the Ionian cities in the Aegean. With the defeat of
Athens against Sparta in Sicily in 413 BC, the faction
at Klazomenai, namely the oligarchs who opposed
the policies of the Delian League attempted to fortify
“Polichne” (small city) on the mainland. During these
events, the leaders of the uprising took refuge in a
settlement called Daphnous whose whereabouts are
partly a mystery. From the historical documents, we see
that the group who wanted to leave Klazomenai on the
island repeated their attempts during the sovereignty of
the Spartan commander Lysandros in Anatolia in 405
BC, and established a city in the region called Khyton.
Undoubtedly, Klazomenai on the Karantina Island
as a polis supporting Athenian policy in the Aegean
by the pro-Athenian Clazomenians continued during
this period. Following the defeat of the Athenians
at Syrakuzai in 413 BC, which marks the loss of the
Athenian superiority in the Aegean, one finds a dual
settlement at Klazomenai, the one on the Karantina
Island (the polis) and another one on the mainland
(Khyton), established over the Archaic town abandoned
at the time of the Ionian Revolt in 499-494 BC.
Erken Demir Çağı’na ait mezarlarda bulunan vazolar (MÖ
11/10 yüzyıl)
Klazomenai’de basılan Gümüş tetradrakhmi (ön yüzünde
Apollon başı, arka yüzünde kuğu) (M.Ö. geç 4. yüzyıl)
Clay vases found in the Early Iron Age graves at
Klazomenai (late 11th / 10th centuries BC)
Silver tetradrachm minted at Klazomenai (observe: head
of Apollo, reverse: swan) (late 4th century BC)
21
pek farklı değildir. Ancak bu dönemde daha bir
özenli, andronitis (erkeklere mahsus; selamlık)
olması muhtemel, kireç harç tabanlı mekanlar
dikkat çekicidir. Avlu gibi açık alanlarda ise plaka
taşlarla yapılmış döşemeler tercih edilmiştir.
Kerpiç duvarların sıvalarının ise birçok mekânda
beyaz, sarı ve kırmızı renkler içeren rafine
bir alçı sıva olan stucco ile kaplandığı izlenir.
Evlerin hiç birisinde ocak ele geçmemesinden
dolayı ısınmanın seyyar mangallar ile yapıldığı
düşünülebilir. Evlerin ikinci katları olduğuna dair
bir kanıt söz konusu değildir, kaldı ki Klazomenai
ana karasındaki Geç Klasik dönem konutlarının
340 m2 genişlikleri ile antik dünyanın bilinen
en büyük evleri arasında olmaları, ikinci bir kata
gerek duyulmayacağını düşündürür. Ancak ikinci
yapım evresinde bazı parseller bölünerek ev
alanları daraltılmıştır, bu olasılıkla nüfusun artışı
ile ilişkilidir. Evlerin çatıları artık pişmiş topraktan
yapılan nitelikli kiremitlerle kaplıdır. İonia’nın sıcak
yaz güneşinden kaçabilmek için evlerde ana
cephe güneye bakar, ev halkının günlük yaşamını
sürdürdüğü oikos adlı kısım bu tarafta yer alır.
Liman Tepe’de bulunan ve Geç Kalkolitik döneme Büyük İskender’in MÖ 334’deki Granikos savaşı
tarihlenen pişmiş toprak vazolar (M.Ö. geç 4. Bin) sonrasında Anadolu’da Pers egemenliğine son
Liman Tepe kazılarında ele geçen ve Erken Tunç Çağı’na vermesi ile Klazomenai’lilerin de bir daha geri
tarihlenen maymun başı formundaki taş fallus (M.Ö. geç dönmemek üzere anakarayı terk edip, yaşamlarını
3. Bin). adada sürdürmeleri eş zamanlı görünmektedir.
Late Chalcolithic pottery found in the excavations at Klazomenai’de adada yer alan yerleşim yığma
Liman tepe (Late 4th millennium BC) bir yol (Khoma) ile karaya bağlanarak kent
Early Bronze Age Stone Phallus with Monkey Head from bir yarımadaya dönüştürülmüştür. Bu yolun
Liman Tepe (late 3rd millennium BC) kalıntıları bugünkü ada yolunun batısında su
içinde izlenebilmektedir. Hellenistik ve Roma
dönemlerinde Klazomenai yerleşiminin merkezi
bugün Karantina olarak bilinen adadır (Nesos).
Öte yandan ana karadaki topraklar ise tarım
amaçlı kullanılmıştır. Hellenistik ve Erken
İmparatorluk dönemlerinde (M.Ö. 3. yüzyıl –
M.S. 1. ve 2. yüzyıllar) baskın bir yerleşimin
ana karada söz konusu olmaması, sadece
sınırlı kuyu ve sarnıçların ele geçişi, bu kırsal
karakteri doğrular. İskanın ise eğer varsa doğuya,
Güzelbahçe tarafına doğru kaydığı söylenebilir.
Güzelbahçe mevkiinin eskilerce Kilizman olarak
isimlendirilmesi de bundan kaynaklanıyor olmalıdır.
Büyük İskender’in askeri seferleri ardından
Grek’lerin kontrolüne giren yeni topraklarda
çok köklü imar faaliyetleri gerçekleştirilir;
yeni kentler kurulur; iki farklı gruba ayrılan
topluluklar yeniden birleştirilir. Karantina adası
ile anakara arasında uzanan yığma yolun inşası
da bu kapsamda değerlendirilebilir. Hellenistik
dönemde inşa edilen bu yığma yolun, yakın
zamanlarda gerçekleştirilen su altı çalışmaları
sonucunda Osmanlı döneminde de kısmen onarım
22
A decree from Athens dated 387 BC provides important Arkaik dönem mezarlarında ele geçen pişmiş toprak
information about the status of Klazomenai in this vazolar (M.Ö. geç 7 / erken 6. yüzyıl)
period and confirms the existence of dual settlement as Vases found in the Archaic burials at Klazomenai (late
the following quote puts it clearly: “… The Clazomenians 7th early 6th centuries BC)
will decide for themselves whether to make peace or
war with those in Khyton and about the hostages they
have captured from among those in Khyton”.
Most of the evidence related to the Late Classical
period comes from the short-lived occupation on
the mainland (Khyton). This brief occupation, which
lasted less than a century (from the late 5th century
until 350/40 BC) is designed in the orthogonal plan,
where the living units were arranged in identical house
plots in the same dimensions. The streets or the
roads in this layout run in sharp angles between the
house blocks in four directions. This urban planning,
sometimes attributed to the famous Milesian city
planner Hippodamos who lived in the 5th century BC,
became so fashionable, particularly during the 5th and
the 4th centuries BC, and also reflects the ideal social
character of a democratic city-state, which was named
isonomia (social equality). Although each house block
is equal in dimension, their size, which is about 340m
square makes these units so far among the largest in
the Aegean; and because of their sheer dimensions,
highly likely, there was no need for a second floor. In
these spacious and multi-roomed houses, at least the
lower part of the walls were plastered and coated
with stuccos painted in different colors that include,
blue, red, yellow, and sometimes white. Also in certain
rooms, a very fine and smooth lime mortar was used
for the floors of closed spaces in these houses. In
none of the complexes, permanent hearts were found
and therefore we may claim that the need for heating
was made with portable braziers. Essentially three
major occupation phases were identified in the houses
of this brief settlement. Highly likely, in the earliest
phase, dated to the late 5th century BC, the layout
of the settlement, with house plots, and streets of the
grid plan were achieved but not the entire space of
each house unit was used at the beginning. The full
planning of the houses was accomplished in the second
phase and in the final phase, it seems like the houses
were divided into two separate and independent units.
The termination of these Late Classical houses took
place around 350 BC; and all the moveable artifacts
including roof tiles and perhaps even timbers, wooden
beams, etc. used for enforcing the mudbrick walls
were all taken and all the discarded artifacts including
broken tiles were dumped into streets or courtyards
of these dwellings. Following the abandonment of
the houses, the area was randomly used as a burial
ground and also a pottery kiln partly using the walls
of the abandoned houses that were built in the later
years of the third quarter of the fourth century BC. Wine
23
geçirip kullanımına devam ettiği tespit edilmiştir. jars, namely amphorae with mushroom-shaped rims,
Yaklaşık 30 hektar ölçüsündeki boyutu ile attributed to Samos, were produced in the kiln complex.
Karantina adasındaki Hellenistik ve Roma dönemi But as the examples from Klazomenai, the Knidian
Klazomenai, aslında küçük bir yerleşim değildir. peninsula, Rhodes, and also Cycladic islands show, this
Karantina adasındaki yoğun bitki örtüsü kalıntıların is a type of a container generically produced in such a
görünülürlüğünü ciddi anlamda engeller; ama öte vast area during the Late Classical and Early Hellenistic
yandan mermerden yontulmuş mimari parçalar periods. The use of the pottery production installation,
ve sütun başlıkları buradaki varlığı bilinen Roma marking the fourth phase in the occupation of the Late
iskanının anıtsal kalıntıları arasında yer alırlar. Classical period on the mainland, was over before the
Adanın batı sahilindeki su altı araştırmalarıyla first military campaign of Alexander the Great in Asia
belgelenmesine başlanan görkemli liman tesisi Minor in 334 BC.
de kentin özellikle Roma dönemindeki ticari
potansiyelini göstermesi açısından önemlidir. Following the liberation of Asia Minor from the
MÖ 188 tarihli Apameia barışı sonrasında domination of the Persians following the series of
Klazomenai Romalılar tarafından özgür bırakılan battles won by Alexander the Great and the joint Greek
kentler arasında yer alır ve Drymoussa (Bugünkü Army, Clazomenians continued to live on the off-shore
Uzun Ada) adasının da kent topraklarına Karantina Island (Nessos) and it seems like the mainland
katılmasına izin verilir. MS 5. yüzyılda ise was not extensively occupied but essentially used
Karantina adasındaki yerleşimin terkedildiği for agriculture during the Hellenistic and the Roman
anlaşılmaktadır. MS 451’deki Khalkedon Konseyi, periods. Limited remains, including a few wells and
MS 530’daki Hierokles listeleri ve daha sonraki cisterns, prove this character. Another new policy of
bazı piskoposluk listelerinde adı anılan kentin Alexander the Great was the foundation of new cities
bu dönemlerde, bir kilise yıkıntısı ve Bizans çağı or new building activities. The construction of the
yazıtları saptanan Gülbahçe Köyü’nde yer alması causeway, of which the remains are still visible to the
mümkün görünmektedir. west of the modern road, connecting the island with
Çalışmaların halen sürdüğü bu antik yerleşimde ilk the mainland was attributed to Alexander the Great.
kazılar 1. Dünya savaşı sırasında Yunanlı arkeolog The results of new underwater studies confirmed that
G. P. Oikonomos tarafından yapılmıştır. Savaşla this causeway was built in the Hellenistic period but
sekteye uğrayan çalışmalar ancak 1979 ve 1980 renovated and reused in the Ottoman era. With its
size, about 30 hectares, the land for habitation on the
Klazomenai’ın farklı nekropolislerinde ele geçen ve Karantina Island suggest a relatively large settlement
taştan yapılan Arkaik döneme ait lahitler (M.Ö. 6. Yüzyıl) for the concerning periods.
Stone sarcophagi found in the various burial grounds
of Archaic Klazomenai (6th century BC) After the peace of Apameia in 188 BC, Klazomenai
was among the cities liberated by the Romans, and
Fotoğraf: Ufuk Örmen the island of Drymoussa (Uzunada) was endowed to
Klazomenai. On the other hand, Klazomenai on the
Karantina island was abandoned in the 5th century
AD. It seems possible that the city, whose name was
mentioned in the Chalcedon Council in 451 AD, in the
Hierocles lists in 530 AD, and some later episcopal lists,
was located at Gülbahçe, where a Christian basilica
and inscriptions were found dated to this period.
In the Roman period, the occupation at today’s
Güzelbahçe, which is also known as Kilizman may also
be linked with Klazomenai. Dense vegetation on the
Karantina island seriously hinders the visibility of the
remains; but on the other hand, architectural blocks,
and column capitals carved out of marble are the
limited remains associated with the Roman period. The
large harbor complex, which has been documented by
the underwater researchers on the west coast of the
island, shows the commercial potential of the city during
the Roman Imperial period.
If we put aside remarks by the early travelers, the
first excavations at Klazomenai were conducted by
24
yıllarında Kültür Bakanlığı’nın yaptığı kazılarla Giorgos P. Oikonomos, during the First World War. After
tekrar başlamıştır. 1981 yılında merhum Güven this very brief research at the site, there was no work
Bakır başkanlığında Klazomenai’de başlatılan at Klazomenai until the late 1970s. The excavations
kazılara 1992 yılında merhum Hayat Erkanal officially began in 1979 by the Ministry of Culture and
tarafından başlatılan Liman Tepe prehistorik then carried on by Güven Bakır from 1980 whereas
yerleşim kazıları eklenmiştir. Bugün Klazomenai in 1992 Hayat Erkanal started to work at Liman Tepe.
kazıları Yaşar E. Ersoy tarafından, Liman Tepe’deki Today, the Klazomenai excavations are carried out
prehistorik yerleşim ve sualtı kazıları da Vasıf by Yaşar E. Ersoy, and the prehistoric settlement and
Şahoğlu tarafından sürdürülmektedir. 2006 underwater excavations in Liman Tepe are carried out
yılından bu yana yerleşimin kırsal alanında by Vasıf Şahoğlu. Since 2006, Elif Koparal has been
(khora) arazi kullanımının ve antik dönem conducting archaeological surveys in the rural area
peyzajının anlaşılması amacıyla yürütülen yüzey (khora) of Klazomenai in order to define rural land use
araştırmalarını ise Elif Koparal sürdürmektedir. and landscapes of this important Ionian city-state.
Figürlü bezemeler taşıyan pişmiş toprak Klazomenai lahiti (M.Ö. 6. Yüzyıl) (İzmir Müzesi)
Terracotta coffin from Klazomenai decorated with human and animal figures (6th century BC) (İzmir Museum)
25
Osmanlı döneminde Urla
Urla during the Ottoman Empire
Dilek Akyalçın Kaya
Urla, 15. yüzyılda Osmanlı hakimiyeti altına There was a political power struggle in the region
geçene kadar uzun süre bölgede siyasi iktidar for a long time until Urla came under Ottoman rule
mücadelesi yaşanmıştı. Her ne kadar Bizans in the fifteenth century. Although it was under the
İmparatorluğu’nun egemenliğinde bulunsa da rule of the Byzantine Empire, it came under the
zaman içinde imparatorluğun gücünün bölgede control of different powers due to the weakening of
zayıflaması nedeniyle farklı güçlerin kontrolü the empire over time. For example, Chaka Bey had
altında girmişti. Örneğin 11. yüzyılda Çaka Bey captured important coastal cities such as Izmir, Urla,
İzmir, Urla, Çeşme ve Foça gibi önemli sahil Çeşme, Foça; islands of Lesbos, Chios, and Samos
kentlerini ve Midilli, Sakız ve Sisam adalarını ele in the eleventh century. At the end of the century,
geçirmişti. Yüzyıl sonunda Bizans İmparatorluğu the Byzantine Empire was able to re-dominate the
Haçlıların desteğiyle bölgeyi yeniden hakimiyeti region with the support of the Crusaders. In the
altına alabilmişti. Bizans dönemine ait tanıklıklarda historical records of the Byzantine period, Urla was
Urla bol çayırı ve suyu olan, mükemmel bağları, described as a place with abundant meadows and
en lezzetli zeytinleri bulunan bir yer olarak water, excellent vineyards, and the most delicious
betimleniyordu. olives.
Aydınoğlu Mehmet Bey 1330’larda İzmir’i ele While Aydınoğlu Mehmet Bey was fighting to
geçirmek için savaşırken oğlu İbrahim Bey de seize İzmir in the 1330s, his son İbrahim Bey had
Urla’yı fethetmişti. Bölgenin alınışından sonra conquered Urla. İbrahim Bey, who used Conqueror
Fatih unvanını kullanan İbrahim Bey Urla iskelede [Fatih] as his title, after the conquest of the region,
kurulmuş olan Klazomenai kentinin 5 kilometre had a mosque built in the center of Urla, which
güneyinde Urla merkezde bir cami yaptırmıştı. is located five kilometers south of the city of
Bu fetihlerle Aydınoğlu beyliği hem bölgeye hem Klazomenai. With these conquests, Aydınoğlu
de deniz ticaretine egemen olunca Venedik ve principality dominated both the region and maritime
Cenevizlilerin saldırılarına maruz kalmıştı. Öyle trade, therefore the region was exposed to the
anlaşılıyor ki saldırılar halkı daha korunaklı bir attacks of Venetian and Genoese. It is probable
yer bulmaya itmiş ve günümüz merkez Urla’ya that these attacks forced people to search a more
yerleşmelerine neden olmuştu. sheltered place and caused them to settle in today’s
central Urla.
1390 yılında Aydın ili Yıldırım Bayezid tarafından
Osmanlıların egemenliğine geçmiş, 1402 yılında Although the province of Aydın came under the rule
Timur’un Ankara Savaşı’ndaki başarısı ardından of the Ottomans by Yıldırım Bayezid in 1390, the
bölge yeniden el değiştirmişti. 1426 yılında Cüneyt region changed hands again in 1402 after Timur’s
Bey’in ölümüyle Osmanlı idaresi altında giren success at the Battle of Ankara. The region, which
bölge, istikrarlı ve güçlü bir merkezi idare altında, came under the Ottoman rule with the death of
konumu sayesinde hem kara hem de deniz Cüneyt Bey in 1426, showed great progress under
ticaretinde büyük gelişme göstermiştir. 15. yüzyıla a stable and strong central government both in
ait Osmanlı kayıtlarında “Bazar-ı Urla” adı verilen land and sea trade thanks to its location. We can
bölgenin önce bir pazar yeri olduğu, zamanla assume that the area called “Bazar-ı Urla” in the
bir yerleşim yeri haline geldiğini düşünebiliriz. Ottoman records of the fifteenth century was first
En önemli tarımsal faaliyetler olan bağcılık ve a market place and became a settlement over
zeytinciliğin yanında buğday ve arpa gibi tahıl time. In addition to viticulture and olive cultivation,
üretimi de önemli bir yer tutuyordu. Tarımsal which are the most important agricultural activities
üretimin yanında sabun üretimi ile sanayi üretimi of the region, grain production such as wheat and
26
27
de gelişmişti. barley also had a significant place. In addition to
agricultural production, industry with soap making
16. yüzyıl boyunca Çeşme limanının artan önemiyle also flourished.
birlikte Urla ticari bir merkez olarak öne çıkmıştı.
Bu dönemde hem demografik hem de iktisadi With the increasing importance of Çeşme during
açıdan çok hızlı gelişen Urla, Tire’den sonra the sixteenth century, Urla came to the fore as a
bölgenin en büyük kenti olarak gösterilmektedir. commercial center. Urla, which developed very
İktisadi büyümenin nedenleri arasında Kanuni rapidly in this period both in terms of demography
Sultan Süleyman’ın annesine Urla’yı mülk olarak and economy, became the largest city in the region
vermesi geliyordu. Annesi Hafsa Sultan Urla’da after Tire. Among the reasons of economic growth
yaptırdığı han gibi gayrimenkullerin gelirlerini was Suleiman the Magnificent’s decision to give
Manisa’da kurduğu vakfa bağışlamıştı. 245 Urla to his mother, Hafsa Sultan, as property. She
odaya sahip olduğu öne sürülen bu hanın varlığı donated the income of real estates such as the
Urla’nın bölgelerarası ticarette önemine dair inn she had built in Urla to the foundation she had
önemli bir ipucudur. Bu iktisadi canlılık Urla’yı bir established in Manisa. This inn, which is claimed
çekim merkezine dönüştürerek yüzyıl boyunca to have 245 rooms, is an important clue about
Ege adalarından yoğun göçler almasına neden the importance of Urla in interregional trade. This
olmuştu. Urla merkezinde 16. yüzyılın ikinci economic vitality has turned Urla into a center of
yarısında önemli bir nüfus artışı kaydedilmiştir. attraction and caused a significant increase in
1528’de Urla nüfusu 2.950 iken 1575’te 3.345’e immigration from the Aegean islands for a century. In
yükselmiştir. Bunun nedeni köyden şehir ve the center of Urla, a significant population increase
kasaba merkezlerine yapılan göçler olmalıdır. was recorded in the second half of the sixteenth
Köyde geçim imkanlarının azalması, eşkıyalık century. While the population of Urla was 2,950 in
hareketleri bu göçün yoğunluğunda belirleyici 1538, it increased to 3,345 in 1575. The reason for
olmuştur. this must be the migrations from the villages to the
city and town centers. The decrease in livelihood
İzmir’in XVII. yüzyılda bir liman kenti olarak opportunities and banditry movements in the village
yükselişi ve kozmopolit bir merkez haline gelişi were effective in the intensity of this migration.
sürecinde bölgedeki diğer pek çok liman ve ticari
merkez gibi Urla da öneminin ve canlılığının bir During the rise of Izmir as a port city and becoming
miktar azaldığına tanıklık edecekti. a cosmopolitan center in the seventeenth century,
Urla, like many other ports and commercial centers
19. yüzyıla kadar Müslüman nüfusun çoğunlukta in the region, witnessed a decrease in its importance
olduğu merkez Urla’da bu dönem boyunca and vitality.
28
yaşanan salgınlar, savaşlar ve göçler nedeniyle Population balances changed due to epidemics,
nüfus dengeleri değişmiştir. Hicri 1308 (M. wars, and migrations experienced during this period
1890-91) tarihli Aydın vilayeti salnamesine göre in the center of Urla, where the Muslim population
Urla kazasının toplam nüfusu 23.241 olarak was the majority until the nineteenth century.
belirtilmekte, bu sayının % 51’i Rumlardan, %35’i According to the Aydın province yearbook dated
Müslümanlardan oluşmaktaydı. 1308 Hijri (M. 1890-91), the total population of Urla
was stated as 23,241, 51% of this number consisted
20. yüzyılın ilk yirmi yılında yaşanan savaşlar of Greeks and 35% of Muslims.
Osmanlı İmparatorluğu’nun sonuyla birlikte Ege
bölgesinde büyük yıkımları da beraberinde getirdi. The wars in the first twenty years of the twentieth
Lozan Barış Antlaşması kapsamında Yunanistan century brought great destruction to the Aegean
ve Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan region with the end of the Ottoman Empire. With the
zorunlu nüfus mübadelesi ile Rumlar Urla’dan compulsory population exchange signed between
ayrılmak zorunda kalmışlardı, Yunanistan’dan Greece and the Republic of Turkey within the scope
gelen Müslümanlarsa Urla iskelesi karşısındaki of the Lausanne Peace Treaty, the Greeks had to
Karantina Adası’na ulaşıp buradan farklı noktalara leave Urla, while the Muslims from Greece were
yerleştirilmek üzere dağıtıldılar ve böylece Urla dispersed to the Quarantine Island across Urla and
için yeni bir dönem başlamış oldu. settled at different points, thus a new era began for
Urla.
Kaynakça / References
Economic and Social History of the Orient, XXII/1, Ocak
Adıtatar, Funda. “Aydınoğlu İbrahim Bey ve Bodamya 1979, s. 32-80.
Meselesi”, TAD, 39 (68), 2020, s. 175-205.
Faroqhi, Suraiya. Osmanlı’da Kentler ve Kentliler: Kent
Aydın Vilayetine Mahsus Salname. A. Cavid, 13. Defa Mekanında Ticaret, Zanaat ve Gıda Üretimi 1550-1650.
olarak matbaa-ı vilayette tab’ olunmuştur, 1308. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1993.
Ayönü, Yusuf. “İzmir’de Türk Hakimiyetinin Başlaması”, Kütükoğlu, Mübahat. XV. ve XVI. Asırlarda İzmir
Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, IX (1), 2009, s. 1-8. Kazasının Sosyal ve İktisadi Yapısı, İzmir: Büyükşehir
Belediyesi Kültür Yayınları, 2000.
Datta, Ayona ve Sebnem Yucel Young. “Suburban
Development and Networks of Mobility: Sites in Izmir, Şengün, Burcu. Urla Tarihi Kent Merkezindeki Konut
Turkey” Gber, 6 (1), s. 42-53. Mimarisinin İncelenmesi ve Cumhuriyet Döneminde
Meydana Gelen Değişimlerin Koruma Bağlamında
Faroqhi, Suraiya. “Sixteenth Century Periodic Markets İrdelenmesi: Zafer Caddesi Örneği, Basılmamış Yüksek
in Various Anatolian Sancaks: İçel, Hamid, Karahisar-ı lisans tezi, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi, 2007.
Sahib, Kütahya, Aydin, Menteşe” Journal of the
29
Urla’nın 100 Yıllık Cumhuriyet
Hikayesinin Kısa Özeti
Brief Summary of Republican
History of Urla of 100 Years
A. Sedef Tunçağ
Mimar / Architect
Anlatacağımız dönem Kurtuluş Savaşı’nın sona The period we will describe is following the end of
erdiği günlerde başlar. Anadolu’nun genç nüfusu the Independence War. The young population of
savaşlarda neredeyse tükenmiş, kentler kasabalar Anatolia was almost annihilated in the wars. The
harap olmuştu. cities, towns were destroyed.
Urla, 12 Eylül 1922 tarihinde kurtuluş sevincini As a result of the great fire, Urla lost almost all
yaşadıktan üç gün sonra Rum Mahallesinde of the Greek quarter on the western side of the
çıkan büyük yangın sonucu batı yakasındaki Rum town on September 12th, 1922, three days after
Mahallesinin neredeyse tamamını yitirmişti. O the joy of independence. Following that day, the
günden sonra doğu yakadaki küçük Müslüman small Muslim Quarter on the eastern side and
Mahalle ve Akpınar’ın batısındaki büyük bir the large fire area on the west of Akpınar were
yangınlık alan yedi bin kasabalıya emanet kaldı. left in the hands of seven thousand townspeople.
Bundan sonra Urlalı, az bir nüfusla da olsa bütün Thereafter, the people of Urla made great efforts
olanaklarını ortaya koyarak zorlukların üstesinden to overcome many difficulties by using all their
gelmek için büyük bir gayret içine girdi. potential even with a small population.
Mübadele kararlaştırıldığında Kasabada tek When the population exchange was decided,
bir Rum kalmamıştı. Girit’ten ve Yunanistan there was not even a single Greek left in the
ana karasındaki çeşitli bölgelerden gelenler Town. Those coming from Crete and various
Rum mahallesinin yangından kurtulan evlerine regions of the mainland Greece were settled in
yerleştirildi. Böylece Akpınar suyunun batı the houses at the Greek quarter that survived the
yakası yeniden hayat buldu. Yeni gelenler değişik fire. Thus, the western side of Akpınar creek has
aksanlarla Türkçe konuşuyorlar hatta Girit’ten livened again. The newcomers were speaking
gelenler Türkçe bilmiyorlardı. Yerliler Kasabaya Turkish with different accents and those from
yeni gelenlere uzun süre uzak durdu. Kız alıp Crete did not even speak Turkish. The locals
verme başlayıncaya kadar sürdü bu ayrışma. stayed away from the newcomers for a long
period of time. This separation continued until the
Yeni yurttaş kimliğini hızla benimseyen Urlalı bütün start of intermarriages.
becerilerini ortaya koyarak bağlarını yeşertti. Yeni
evler yapmaya, yeni mahalleler kurmaya başladı. Adopting the new citizen identity, people of Urla
Çarşı canlandı. Ardı ardına üç ilkokul açıldı. 1928 showed all their skills and greened the vineyards.
yılında yeni harflerle okuma-yazma öğrenmek için They started to construct new houses, establish
açılan kurslar doldu taştı. 1929 yılında dünyayı new quarters. The market revived. Then, three
pençesine alan ve İkinci Dünya Savaşına kadar primary schools were opened. In 1928, the
etkisini hissettiren Dünya Buhranı’na karşın courses which were initiated for learning how to
Cumhuriyet rüzgarını arkasına alan Kasabada read & write the new letters were full of students.
30
sosyal hayat canlanmaya devam etti. 1932 yılında Despite the Great Depression which started in
Urla’da açılan Halkevi özellikle gençlerin hayatına 1929 and continued to influence the whole world
dokunarak inanılmaz derin izler bıraktı. until the Second World War, the social life in the
town continued to revive, with the support of
1934-35 yıllarında Kasaba Balkanlar’dan gelen the winds of enthusiasm of the Republic. The
yoğun bir göç baskısı altında kaldı. Onlara Community Center that opened in Urla in 1932,
barınacak yer, ekmeklerini çıkartacakları toprak touched the lives of young people specifically and
verilmesi gerekti. Daha sonra Urlalı, İkinci Dünya left incredibly deep traces.
Savaşı sırasında fena halde sarsılan komşu
Yunanistan’dan gelen pek çok kaçak sığınmacıya The town was under an intense pressure of
ev sahipliği yaparak onları korudu, besledi. immigration from Balkans between 1934-35.
Crucial question was to give them a place for
Bütün bu yıllar içinde Urla’da çağdaş hayatın accommodation and land so that they can earn
gerekleri olan elektrik, akar su evlere kadar their living. The people of Urla also hosted,
uzanmaya başlamış, çarşı canlanmış, boş tarla protected and fed many refugees from the
kalmamış, üretim artmış, motorlu taşıtlar yavaş neighboring Greece, which was badly shaken
yavaş boy göstermeye başlamıştı. Bayramlar, during the Second World War.
bağ bozumu günleri keyifle kutlanıyordu. Diğer
yandan sıtma, bit, verem gibi salgın hastalıklarla During all those years, the requirements of
savaş devam ediyordu. Ancak Kasabanın fiziksel the modern life such as electricity and running
değişimi sosyal hayatla karşılaştırıldığında water started to reach the houses in Urla.
The market life revived. There were no empty
fields. The production increased. The motor
vehicles gradually started to appear. Holidays,
vine harvest days were celebrated with joy. On
the other hand, the struggle with the epidemic
diseases such as malaria, lice, tuberculosis
continued. However, the physical change of the
town has developed relatively slower, compared
with the social life. In 1960’s, the road connecting
İzmir to Çeşme that used to pass through the
town, silently changed its route by passing from
the edge of Urla and left the Town on its own.
31
göreceli olarak daha yavaş gelişiyordu. Kasabanın Those were the tobacco producing years of Urla.
içinden geçen ve İzmir’i Çeşme’ye bağlayan yol Tobacco gained importance when the people of
1960’lı yıllarda Urla’nın kenarından sessizce gelip Urla started to earn more income from tobacco
geçerek Kasabayı kendi haline terk ediverdi. Bu than from grapes. Grape demanded capital
yıllar Urla’nın tütün dönemi oldu. Urlalı üzümden whereas tobacco demanded labor! The town
kazanamadığını tütünden fazlasıyla kazanmaya started to loose blood due to immigration to İzmir
başlayınca tütün önem kazandı. Üzüm sermaye since the young people were not satisfied with
ister, tütün ise emek! Ancak gençler bu hayatı this life style.
yeterli bulmadığından Kasaba İzmir’e göç vererek
kan kaybediyordu. The municipal administrations that were in power
during these years tried to change the physical
Bu yıllarda görev yapan belediye yönetimleri aspects of Urla. The urban planning caught
Urla’nın fiziksel yüzünü değiştirmeye çalıştı. Kent the attention of Mayors. The significance of the
planlaması önemsendi. Tarihi değerlere anlam historical heritage became meaningful. The
kazandırıldı. Tescilli binalar ortaya çıktı. Eski historical buildings were registered. The borders
dokunun sınırları çizildi. Eski dokudaki bazı değerli of the old town texture were defined. Some
binalar özel girişimlerin de katkısıyla yeniden valuable buildings in the old texture came back to
hayat buldu. life, thanks to the contribution of private initiatives.
Urla bağlantılı İzmir- Çeşme Otoyolunun The completion of İzmir-Çeşme Motorway
tamamlanması, İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi including Urla connection, transfer of İzmir
yerleşkesinin Urla’ya taşınması, Urla’nın geleceği Institute of Technology Campus to Urla, played
adına önemli rol oynadı. Urla nitelikli bir iç göç important roles in terms of Urla’s future. Urla
dalgasıyla göreceli planlı yeni yolculuğuna evrildi. evolved into a relatively planned new journey as
a result of the qualified internal migration wave.
Urla artık ‘Bağ Yolu’, ‘Gastronomi Yolu’, ‘Sanat
Yolu’, ‘Efes-Mimas Tarih Yolu’, ‘Su Yolu’ gibi çeşitli Urla has now turned into a town hosting its
yollarla meraklılarını ağırlayan bir belde haline buffs in various means such as ‘Vineyard Road’,
geldi. ‘Gastronomy Road’, ‘Art Road’, ‘Ephesus-Mimas
History Road’, ‘Water Road’.
32
İyi yemek, iyi kahvaltı...
Good food, good breakfast...
KÖSEM
İşletmeci / Manager:
Zarife Bayer
Sezon / Seasons: 12 ay / months
Rezervasyon gereklidir.
Taş evin serin avlusunda zeytinyağlıları, reçelleri,
tatlıları, içecekleri tadıp, Ege’nin kokulu otlarını
süpriz evyapımı lezzetlerde bulabilirsiniz.
In the cool courtyard of the stone house, you can
taste olive oil, jams, desserts, and drinks and find
the fragrant herbs of the Aegean in homemade
delicacies.
Yeni Mahalle Arsalı Sokak
No: 23 Urla / İzmir
05526324171
[email protected]
kosemurla
33
Gastronomi turizmin temeli...
The basis of gastronomic tourism...
Nedim Atilla
“İonia’nın küçük ve alçak gönüllü kentlerinden “Archeological excavations in Klazomenai, one
Klazomenai’de arkeolojik kazılar görkemli yapılar, of the small and modest cities of Ionia, continue
mermer saraylar, altın mücevherler bulmayı without expecting to find any magnificent
ummadan sürüyor. Fakir insanların dünyasını structures, marble palaces, golden jewelry. We
kazıyoruz. Ama kazdığımız toprakların altında, are digging the world of the poor. However, there
geçtiğimiz günlerde Anadolu'da gözlenen bir lies under the soil we dig, the world of the natural
doğa olayının benzerini, bundan yaklaşık 2500 scientists, who are the pioneers of the positive
yıl önce, İÖ. 28 Mayıs 585'de gerçekleşen güneş sciences just like Thales of Miletus, Herakleitos of
tutulmasını önceden hesaplayan Miletoslu Ephesus and Anaksagoras of Klazomenai, who
Thales, Ephesoslu Herakleitos ve Klazomenaili calculated the solar eclipse about 2500 years ago
Anaksagoras gibi pozitif bilimin öncüleri olan doğa on May 28th, 585, similar to the one observed in
bilimcilerinin dünyası yatıyor. Anatolia a few days ago.
Her çapa sallayışımızda, yaşadıkları kent devletinin Each time we hoe, we start to understand a little
eşit ve özgür vatandaşları olarak ülkelerine bit more the world of the people who embrace
sahiplenen ve günümüzde kullandığımız their country as equal and free citizens of the city
anlamıyla "politika" yapan insanların, ilk kez olarak state they live in and make “politics” as we use it
demokrasiyi bir yaşam biçimi olarak kabul eden today, the individuals, who accepted democracy as
bireylerin, ressamların, heykeltıraşların, mimarların a life style for the first time, the painters, sculptors,
ve Homeros gibi ölümsüz şairlerin dünyasını biraz architects and immortal poets like Homer.”
34
daha fazla anlamaya başlıyoruz.” That is how the “Excavation Letter” which I received
in 1999 from Prof. Dr. Güven Bakır, the great name
Geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Türkiye ve Batı of Turkish and the Western Anatolian archeology,
Anadolu arkeolojisinin büyük ismi Prof. Dr. Güven whom we lost in the recent years, started.
Bakır’dan 1999’da aldığım yeni bir “Kazı Mektubu”
böyle başlıyordu. How much we have learned from Urla, how much
we were enlightened. If my books, namely Olive
Urla’dan ne kadar çok şey öğrenmiştik, ne kadar Oil Culture of the Western Anatolia and Olive
aydınlanmıştık. Batı Anadolu Zeytinyağı Kültürü Monuments from Tree to Human, are widely
ve Ağaçtan İnsana Zeytin Anıtları kitaplarım bugün accepted in the Gastronomy World today, this is
Gastronomi Dünyasında büyük kabul görüyorsa through Urla and Prof. Dr. Güven Bakır.
bu Urla ve Prof. Güven Bakır sayesindedir.
The olive oil workshop in Urla, one of the world’s
Urla’da bulunan dünyanın en eski zeytinyağı oldest, is in a geography where darkness is
işliklerinden biri karanlıkların aydınlatıldığı bir illuminated .
coğrafyadır.
How can we forget the raki, wine we drank
Güven Bakır’ın “birbirine eşit büyüklükteki at Doğa Vineyard House of Nihat Hoca, near
evleriyle, günlük yaşam eşyalarıyla, dengeli bir Yağcılar village after leaving Klazomenai
zenginlik dağılımını gösteren mezarlıklarıyla, excavations which Güven Bakır describes as
dönemin teknolojisini yansıtan seramik ve “reviving one by one, the clues of the brilliant
zeytinyağı atölyeleriyle bir zamanların parlak civilization with its houses of equal size, daily life
uygarlığının ipuçlarını teker teker yeniden items, cemeteries showing a balanced distribution
canlandırmak” olduğunu söylediği Klazomenai of wealth, ceramics and olive oil workshops
kazısından çıkıp Yağcılar köyü yakınında Nihat reflecting the technology of the era”...
Hoca’nın Doğa Bağevi’nde içtiğimiz rakılar,
şaraplar nasıl unutulur… Prof. Bakır’s greatest contribution to mankind was
to restore one of the world’s oldest known olive oil
Prof. Bakır’ın insanlığa en büyük katkısı dünyanın workshops. This is the reason why we dedicated
bilinen en eski zeytinyağı işliklerinden birini ayağa “Respect for Güven Bakır” pages in Vourla book
kaldırmak olmuştu. Nezih Öztüre dostumuzla we prepared with our friend Nezih Öztüre:
hazırladığımız Vourla kitabında bu yüzden “Güven
Bakır’a Saygı” sayfaları hazırlamıştık: One of the oldest olive oil production facilities
known in Anatolia, dating back to the 6th century
1992-1998 yılları arasında yürütülen kazı was unearthed in Hamdi Balaban field area
çalışmaları sırasında Hamdi Balaban Tarlası during the excavations carried out between the
mevkiinde M.Ö. 6’ncı yüzyıla tarihlenen, years 1992 – 1998.
Anadolu’da bilinenler arasında en eski zeytinyağı
üretim tesislerinden birisi açığa çıkarılır. The innovations seen in the Klazomenai olive oil
workshop in the 6th century BC show that Ionia
Klazomenai zeytinyağı işliğinde MÖ 6’ncı yüzyılda contributed greatly, at least in terms of technology,
karşılaşılan yenilikler, tarihin akışı içinde doğu with respect to the improvement of the wild olive
Akdeniz havzasından batı Akdeniz havzasına trees, spreading from the Eastern Mediterranean
doğru dağılan yabani zeytin ağacının ıslah basin to the Western Mediterranean basin in the
edilip kültür bitkisine dönüştürülmesinde ve course of history, to transformation of these trees
meyvelerinden yağ elde edilmesinde İonia'nın into a cultivated plants and to extracting oil from
hiç değilse teknolojik açıdan büyük katkılarının the fruits of these olive trees.
olduğunu göstermektedir.
Today, Urla deserves to be “number one
Bugün Urla, Bağyolundaki şaraphaneleri, her gastronomic tourism center of our country” thanks
biri dünya çapında olmayı çoktan hak eden to its wineries on the Vineyard Road, restaurants
restoranları ile “Ülkemizin bir numaralı gastronomi deserving to be of world-class; but it is beyond
turizmi merkezi” olmayı hak etmiştir ama bunda doubt that Olive Oil and the oldest workshop
kuşku yok ki Zeytinyağının ve Klazomenai’de unearthed in Klazomenai play the major role in
ortaya çıkarılan en eski işliğin rolü büyüktür. this.
Urla büyük bir gastronomi merkezi olarak Urla will grow as a major gastronomy center.
büyüyecektir. Bu büyümenin sağlıklı olabilmesi için There is only one condition for such growth to be
tek koşul, var olan kültürel mirasın korunması ve healthy; to protect the existing cultural heritage
gelecek nesillere doğru olarak aktarılmasıdır. and to transfer it to the next generations in a
correct manner.
35
Urla Bağ Yolu
Urla Bağ Yolu
Can Ortabaş
36
İzmir-Çeşme arasında sakin, huzur dolu bir kıyı Imagine a laid back, peaceful town by the crystal-
kasabası düşünün. Berrak suları sizi ferahlatırken, clear waters of the Aegean. URLA, is a special
çam ormanlarında doğayı içinize çektiğiniz, place where you can roam freely in the vineyards
bağlarla çevrili vadilerde özgürce dolaştığınız, and olive groves for exceptional products.
zeytinliklerinin doğallığıyla büyülendiğiniz, tarih
kokan sokaklarda geçmişe dönebileceğiniz, Famous for its wine, this land has been named
birçok kültüre ev sahipliği yapmış, Ege’nin nadide unique and indispensable for the likes of Ionians,
beldesidir URLA. the Persians, the Romans and finally the Turks.
Antik çağlardan günümüze, bölge adını When the subject is viticulture for wine production,
şarapçılıkla duyurmuş; İyonlar, Persler, Romalılar ve Urla is one of the premier spots in Turkey. In the
son olarak Türkler tarafından eşsiz ve vazgeçilmez fertile soils of the region, besides internationally
kabul edilmiştir. known grapes Cabernet Sauvignon, Merlot,
Syrah, Chardonnay, SanGiovese, Nero D’Avola;
Türkiye’de bağcılık denildiğinde akla ilk gelen Anatolian varieties such as Boğazkere, Sultana
yerlerden biridir Urla. Verimli bağlarında Fransız and the local Bornova Muscat are popularly
şaraplık üzümlerden Cabernet Sauvignon, Merlot, grown.
Syrah (Şiraz), Chardonnay, Alicante Bouchet,
Sangiovese, Nero D’avola, Türk menşeili şaraplık Among the modern-day heirs, Urlice Vineyards
üzümlerden; Boğazkere, Bornova Misketi ve was the first to prove its worthy of this rich
Sultaniye üzümleri yetiştirilir. heritage with its national success, where Urla
Wines carried its fame international, with its state-
Bu zengin mirasın bugünkü temsilcilerinden of-the-art production facilities and its efforts in
Urlice Bağcılık ve Şarapçılık kazandığı renovating antique local grape varieties such as
başarılarla kendisini ispat ederken, Urla’nın Gaydura and Urla Karası. Likewise, USCA winery
antik üzümlerinden Urla Karası ve Gaydura’yı with Foça Karası and MMG winery with Bornova
geliştiren Urla Şarapçılık, kullandığı son teknoloji Muscat produced their signature red and white,
sistemler ve aldığı uluslararası ödüller ile adını respectively, from those antique and local grape
şarap dünyasına duyurmuştur. USCA ise yörenin varieties. Another claim to fame from this region
diğer antik üzümü olan Foça Karasıyla üretilen is Mozaik winery, collecting international medals
ilk kırmızı şarabın altına imzasını atmıştır. MMG with the new hybrid grape varieties of the modern
Şarapçılık “Şatomet” büyük ses getiren Bornova viticultural world.
Misketi ve gece hasatları ile, Mozaik Şarapçılık
ise uluslararası yarışmalarda çeşitli ödüller alan Çakır Winery, as represented in their brand name
“Mahrem” markası ve şarap dünyasının yeni hibrid “Somnium” which means dream, realised their
üzümleri ile bölgenin adını öne çıkarmaktadır. goal by replanting the old vineyard sites that
were abolished after the exchange migration
Çakır Şarapçılık, hayal anlamına gelen “Somnium” between Turkey and Greece. Perdix is another
ürün serisi ile şaraphanenin kurulduğu topraklarda winery that is producing wines from its 10 hectar
mübadele sonrası sökülen bağları tekrar estate in their visually acclaimed, modern winery
yuvalarına kavuşturmuştur. Perdix Şarapçılık, that combines modern architectural lines with
Urla’nın tarihi dokusuyla modern mimariyi the traditional architecture of Urla. İkidenizarası
birleştirdiği özel bir görselliği olan şaraphanesinde Winery, located as the name suggests, right
100 dönüm arazisinden elde ettiği 5 farklı çeşit between the two seas, the Village of Yağcılar
üzümden şaraplarını üretmektedir. İkidenizarası looks upon, is looking to bring recognition to this
Şarapçılık, Yağcılar Köyü’nü tarihi ile tekrar charming village while creating a link between its
buluşturmayı ve şaraphane ile köyün bilinilirliğini past and today.
arttırmayı hedeflemekte, kuşbakışı olarak tam
iki deniz arasında konumlanan bir noktada Urla Wine Route and its associates are welcoming
bulunmaktadır. you to discover the region, its natural beauty and
internationally acclaimed delicacies.
Urla Bağ Yolu olarak; geçmişin geleceğe taşındığı
bu kasabada sizleri aramızda görmekten ve Hoping to see you soon!
doğanın bizlere sunduğu mucizeleri sizlerle
paylaşmaktan mutluluk duyacağız.
37
38
39
40
URLA WINES
41
MOZAİK'İN HİKAYESİ STORY of MOZAIK
Ailemizin tutkusunun bir ürünü A product of our family’s
olan Mahrem, Türkiye’de passion, Mahrem is our
kaliteli şarap üretiminin testimony to the enormous
güçlü potansiyelini ortaya potential for high quality wine
koymaktadır. production in Turkey.
Mozaik Şarapçılık’ın Urla- Mozaik Winery’s vineyards and
İzmir’deki bağları ve the Mahrem wines produced
bitişiğindeki şaraphanemizde in its on-site winery located in
üretilen Mahrem şarapları Urla-Izmir are together a part of
sonraki nesillere taşınmasını a project, which we aim to pass
amaçladığımız güçlü bir on to the next generations.
projenin birer parçasıdırlar. In our vineyards in Urla, we
Urla’daki bağlarımızda have started from scratch,
büyük titizlikle bölgenin and are growing several red
coğrafyasını, tarihini ve iklimini varietals after careful selection
araştırdıktan sonra özenle considering the geography
seçtiğimiz çeşitli kırmızı üzüm and the history of the
cinslerini kendi ellerimizle region. We are now growing
diktik. Şu an bağlarımızda Syrah, Sangiovese, Corinto,
Syrah, Sangiovese, Corinto, Montepulciano, Petit Verdot,
Montepulciano, Petit Verdot, Tannat, Marselan, Ekigaïna,
Tannat, Marselan, Ekigaïna, and Rebo organically, with
ve Rebo olmak üzere 9 çeşit little to no manipulation, and
kırmızı üzümümüzü doğanın work in coordination with the
kanunlarını çiğnemeden laws of the nature. Some of our
yetiştirmekteyiz. grapes are new varietals in the
world with no vinified example,
İşimize duyduğumuz sevgimiz and have already won awards
ve şaraplarımıza olan in leading international
tutkumuzla Mahrem bizim competitions.
küçük bir sırrımız olmuştur.
Made with the love we have
“Mahrem’den aldığınız for our work and the passion
her yudum sizinle o sırrı for our wines, Mahrem has
paylaştığımız an olacaktır...” become our private little secret.
“Every sip that you take from
Mahrem will be the moment we
share that secret with you…"
Mozaik Organik Tarım ve Hayvancılık San. Tic. A.Ş.
Kuşçular Mahallesi 8015/2 Sok. No: 8/A, Urla, İzmir
Tel: 0232 465 0321 Fax: 0232 464 8572
e-mail: [email protected]
42
43
44
45
Hayal tadında...
Dreamy taste...
Çakır Bağ Evi hikayesi Urla’nın doğasına, tarihine ilgimizle başladı. 1999 yılında geçmişte bağcılık
yapılan bu araziyi satın alıp, 2001 yılında ilk asmalarımızı ellerimizle diktik. 2018 yılında ilk üretilen
şaraplarımıza Latince hayal, düş anlamına gelen SOMNIUM adını verdik. Şaraplarımızı İtalyan ve Ege
mutfağından oluşan yemeklerle eşleştirip misafirlerimize sunuyoruz. Ayrıca bağ evimizde konaklama
Çhizmetimiz de vardır.
akır Winery’ story began with our interest for Urla’s nature and history. We bought the land which
was farmed as a vineyard in 1999 and planted first vines with our hands in 2001. We made our first
production in 2018 and named our wines SOMNIUM meaning dream and imagination. We serve our
wines paired with dishes from the Italian and Aegean cuisine. Our Wine House also includes rooms to
stay.
46
ÇAKIR WINERY & ÇAKIR BAĞ EVİ
Kuşçular Mahallesi 8034 / 1 Sokak No: 14 Urla / İzmir
0232 759 06 29 - 0532 323 6848 - 0532 326 64 01
[email protected]
@cakirwinery
47
SALKIMDAN KADEHE
UZANAN YOLCULUK
Romantizmin ve kültürel zenginliğin baş temsilcisi şarap ile en özel anlarınızı
harika anılara çevirebilirsiniz.
Perdix olarak şarabın romantik gecelerinizin ya da arkadaşlarınızla bir araya
geldiğiniz o eşsiz sofranın kusursuz bir şekilde olabilmesi için muhteşem lezzetlere
sahip şaraplar üretiyor ve sizler ile buluşturuyoruz.
Eğer siz de farklı bir deneyim arayışında olan bireylerdenseniz doğru yerdesiniz.
Journey from bunch of grapes to glass
The chief representative of romance and cultural richness, with wine you can turn your most
special moments into wonderful memories.
As Perdix, the wine is perfect for your romantic nights or of that unique table where you gather
with your friends, to the magnificent flavors to be perfectly we produce wines with the highest
quality and bring them together with you.
If you are one of those individuals who are looking for a di erent experience you are in the
right place.
Rezervasyon www.perdixwines.com
+90 533 556 72 43 instagram @perdixwines
Zeytinler, İzmir Çeşme Yolu
İşletme No:14 35430 Urla/İZMİR
+90 506 099 14 33
48