The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by akrbyza156, 2022-03-30 05:00:35

TÜRKLERİN ANA YURDU ORTA ASYA

TÜRKLERİN ANA YURDU ORTA ASYA

TÜRKLERİN ANA
YURDU ORTA ASYA

1

TÜRKLERİN ANA YURDU ORTA ASYA

Türklerin ilk anayurdu Orta Asya yani Türkistan’dır. Türkistan Türklerin yaşadığı
ülke anlamına gelmektedir. Orta Asya sert karasal iklimin yaşandığı, geniş
bozkırların olduğu bir coğrafyadır. Coğrafyanın özellikleri bozkır kültürünün
gelişmesine neden olmuştur. Türklerin sosyal ve ekonomik yapısı da bozkır
kültürüne göre şekillenmiştir. Dolayısıyla burada yaşayan Türk toplulukları
konargöçer bir yaşam sürmüşlerdir. Konargöçerlik, coğrafi ve ekonomik şartlara
bağlı olarak mevsimlere göre yer değiştirmedir. Konargöçer hayat şartlarından
dolayı çadırlarda yaşayan Türklerin, en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır. En
çok at, sığır ve koyun yetiştirmişlerdir. Türkler atı ilk evcilleştiren milletlerden
birisidir. Bu sayede çok geniş alanlara yayılma imkânı bulmuşlardır. Bunun
yanında dokumacılık, madencilik ve tarımla da uğraşmışlardır. Tahılı öğüterek
un ve ekmek yapan Türkler, maden, toprak ve iplikten de eşyalar yapmışlardır.

2

Okuyalım Ögrenelim

Konargöçer yaşayış içinde
bulunan Orta Asya
Türklerinin en önemli
ihtiyaçları, barınaklar
olmuştur. Türkler, barınak
ihtiyaçlarını üzeri kalın keçe
örtülerle kaplanan çadırlarla
sağlamışlardır. Bu çadırlar
eski çağlardan beri Türklerin
barınağı olmuştur. Türkler
bu çadırları Asya Hun
Devletinden itibaren çeşitli
hayvanların çektiği arabalar
ile taşımışlardır. Keçe çadırını araba üzerine yerleştirmişler, böylece eşyalarıyla
beraber bir yerden başka bir yere kolayca göç etmişlerdir. Çin kaynaklarında
Hunların ve Kök Türklerin kullandıkları keçe çadırlı arabaları, “Çadırların
keçeden yaparlar, konargöçer bir hayat yaşarlar. Yazın serin, kışın sıcak yerlere
çekilirler.” cümlesiyle ifade edilmiştir.

Düşünelim Tartışalım

Okuduğunuz parçadan yola
çıkarak Türklerin yaşantıları
hakkında neler
söyleyebilirsiniz? Tartışınız.
Türklerin atı evcilleştirmeleri,
tekerleği kullanmaları göçlerini
nasıl kolaylaştırmıştır?
Açıklayınız.
Konargöçer yaşantı içerisinde çadırların Türkler için önemini söyleyiniz.

3

ASYA HUN DEVLETİ (MÖ 220 – MS 216)

Devlet yönetiminde Asya Hun Devleti ikili sistemi kullanmıştır. Buradaki amaç
toprakları doğu ve batı olarak iki yönetim bölümüne ayırıp geniş ülke
topraklarını daha kolay yönetmektir. Doğu bölüm idaresinin başında hakan
bulunurken batıda da hanedanın bir üyesi bulunmaktadır. İkili sistemin
olumsuzyanı ise devlet zayıfladığında devletin kısa sürede yıkılmasını
kolaylaştırmasıdır.
Türklerde asker ve askerlik her zaman önemli olmuş, askerlik bir meslek olarak
görülmemiş, ordu-millet anlayışıyla hareket edilmiştir. Millet savaşlara
topyekûn katılmıştır. Ordu onlu sisteme göre teşkilatlanmış olup çoğu atlı
birliklerden meydana gelmiştir. Bu birliklere hakan komuta etmiştir. Başlıca
silahları ok, yay, kılıç, mızrak, kalkan, gürz vb. olmuştur.

Sözlü edebiyat Orta Asya’da çok gelişmiştir. Yaşam
biçimlerini anlatan savlar (atasözü), ölenler için
söylenen sagular (ağıt), koşuk adı verilen şiirler ve
meşhur destanları vardır. (Destanlar eski zamanlarda
toplumların başından geçen olayların abartılı bir
şekilde anlatıldığı edebi eserlerdir.)
Özellikle başkahramanının üzerine dikkat çekilen
destanlara ilk örnekleri Türkler vermiştir. Bu
örneklerden biri de Hun Türklerine ait olan Oğuz
Kağan Destanı’dır.

4

5

Okuyalım Öğrenelim:

Pazırık Halısı

Dünyanın en eski
halılarından biri
olan Pazırık Halısı,
MÖ III. yüzyılda
Asya Hun Türkleri
tarafından
dokunduğu kabul
edilmektedir. Rus
arkeolog C.I.
Rudenko
tarafından 1947-
1949 yılları
arasında
Sibirya’da Altay
Dağları
eteklerinde,
Türklere ait olan
Pazırık
kurganındaki oda
şeklinde olan mezardan çıkarılmıştır. Oda mezarının içine su dolup buzullaşması
sonucu bugüne kadar gelmiştir. Günümüzde ise Leningrad Ermitaj Müzesinde
(Rusya) sergilenmektedir. Halı yaklaşık olarak 1.89x2 m ebatında olup, yün
malzeme ve Türk düğüm tekniği ile (Gördes düğümü) dokunmuştur. Halıda
hayvan figürleri ile bitkisel ve geometrik motifler kullanılmıştır. Günümüzde
Niğde’de tekrar dokunan Pazırık Halısı, Niğde Valiliğinde sergilenmeye
başlamıştır.

6

I. KÖK TÜRK DEVLETİ ( 552 – 630)

1. Göktürk devleti ya da Göktürk kağanlığı, 552 ve 588 yılları arasında kurulmuş
olan Türk devletidir. 6. yüzyılın ortasında Çin devletinin batısında yer alan
Hunlar, Avarlar ile yapılan mücadeleler sonucunda ortaya çıkan bir Türk
devletidir. Göktürk kağanlığı ya da 1. Göktürk devleti Batı ve Doğu olmak üzere
iki koldan yönetilen bir devlet oldu.

Doğu kanadını Bumin Kağan yönetirken, batı Göktürk devletini de kardeşi
İstemi Yabgu yönetiyordu. Göktürk devletlerinde kut anlayışı inancı hakimdi.
Tanrı'dan gelen kut ile kağan belli oluyordu. Kut almış bir kişi bunu rüyasında
görüyordu. 1. Göktürk devletinin doğu kanadını yöneten Bumin kağan vefat
ettikten sonra kendisi için bir yuğ töreni yani yas töreni düzenlendi. Ardından
ise yerine oğlu İssik Kağan getirildi. Oğlu İssik Kağan'ın hükümdarlığı fazla
sürmedi. Yaklaşık 1 yıl sonra ise Göktürk devletinin başına Mukan Kağan
getirildi. Mukan Kağan döneminde Göktürk devleti büyük bir toprağa sahip
oldu. Devletin sınırları en çok bu dönemde gelişmiş oldu.

...Dağların arasındaki düzlüğü yurt tutup burada
çoğalmaya başlayan Türkler; artık bu dağ ve
ormanlıklar içine sığmaz ve yaşayamaz hâle
geldiler. Dağlar arasındaki tek geçitten geçmek
de yine çok zordu. Hepsi bir araya gelip bu dar
geçitten nasıl geçeceklerini düşündüler ve
kurtuluş için bir yol aradılar. Hemen bu geçitte
bir demir madeni vardı. Bu madeni işletir ve
eriterek demir hâline getirirlerdi Başka bir yol
bulamayınca bu demir kapıyı eritip oradan
çıkmaya karar verdiler. Hepsi bir araya gelip
ormandan odunlar topladılar ve eşeklerle, yük
yük kömürler getirdiler. Ayrıca da körükler
yaptılar. Bu körükleri yapmak için de yetmiş baş
at ve öküz kestiler. Bunların derilerini soyup
kullanılacak hâle getirdiler. Topladıkları dağ gibi odun ve kömürleri geçidin
önüne yığdılar. Körükleri, öyle dizdiler ki ateş yanıp da körükler üflenmeye
başlayınca dağ hemen eriyip delinecekti. En sonunda ateşler yandı, körükler
işledi ve geçit de eriyip parçalandı. Nihayet, Türkler Ergenekon’dan çıkıp bütün
dünyaya yayıldılar.

7

II: KÖK TÜRK DEVLETİ ( KUTLUK DEVLETİ) ( 682 – 745)

Kutluk Devleti yıkılsa da yüzyıllar öncesinden Türk tarihine ışık tutan,
atalarımızın sesini duyuran, Türklere vasiyetlerini ulaştıran Kök Türk Abideleri’ni
(Orhun Kitabeleri) bırakmışlardır. Türkler tarihte ilk defa kendilerine ait olan 38
harfli Kök Türk Alfabesi’ni kullanmışlar ve Kök Türk Abideleri’ni bu alfabeye göre
yazmışlardır. Türk tarihinin ve edebiyatının ilk yazılı belgeleri olan Orhun
Abideleri, Bilge Kağan, Kültigin ve vezir Tonyukuk adına dikilmiştir. Kültigin ve
Bilge Kağan Abideleri Yolluğ Tigin tarafından, Tonyukuk Kitabesi kendisi
tarafından yazılmıştır. Günümüzde Moğolistan sınırları içerisinde
bulunmaktadır. Kitabelerde Türklerin siyasi, sosyal ve ekonomik yaşayışları,
bağımsızlıklarını kazanmak için yaptıkları mücadeleler ve yönetim anlayışları
anlatılmıştır. Devlet adamları ile halkın karşılıklı görevlerinden, vatan
sevgisinden, yaşam tarzlarından, sanat anlayışları ve geleneklerinden
bahsedilmiştir. Türk milletinin diğer milletlerden gelecek tehlikelere karşı daima
uyanık olmaları gerektiği vurgulanmıştır.

Bunu Duydunuz Mu?
Moğolistan’da abidelerin bulunduğu alan Türk İşbirliği ve
Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Orhun Müzesi
hâline getirilmiştir.

İzleyelim Öğrenelim:

8

UYGUR DEVLETİ ( 745 – 840 )

Sosyal ve ekonomik hayatta
en önemli değişimi yerleşik
hayata geçen Uygurlar’da
görmekteyiz. Etrafını
surlarla çevirdikleri şehirler
kurmuşlar, saray, ev ve
tapınaklar inşa ederek
mimaride çok ilerlemişler
kalıcı mimari eserler
yapmışlardır. Minyatür
sanatında ileri giden Uygur
Türkleri Türk-İslam
minyatür sanatına kaynaklık
etmişlerdir. Yerleşik hayata geçtikleri için tarım ön plana çıkmıştır. Tarım ve
ticaretle uğraşan Uygurlar, dokumacılık ve demircilik de yapmışlardır. Uygurlar
tarihte bilinen 18 harfli ikinci Türk alfabesi olan Uygur Alfabesi’ni
kullanmışlardır. Uygurlar, kâğıt ve matbaayı Çinlilerden öğrenip kullanmışlardır.
Diğer Türk devletlerinin, Arapların ve Avrupalıların da öğrenmesini
sağlamışlardır.

Uygur hakanının, üç kızını
insanoğluyla evlendirmeyi
uygun bulmayarak Tanrı'ya,
kızlarıyla evlenmesi için
yakarması ve Tanrı'nın bir kurt
suretinde görünerek hakanın
kızıyla evlenmesi ve Uygur
Türklerinin bu evlilikten
çoğalması anlatılır.

9

Bunu Duydunuz Mu?
Bozkırda konargöçer hayat tarzını benimseyen Türkler, ekip biçme
zamanını ve yazlık ile kışlık göç
tarihlerini belirlemek için gökle
ilgili olaylara bakarak takvimler
yapmışlardır. Bu sayede
zamanı sistemli hâlde
kullanmaya başlamışlardır. Bir
müddet sonra “On İki Hayvanlı
Türk Takvimi”ni
oluşturmuşlardır. Bu takvimde
her yıl bir hayvan ismi ile
temsil edilmiştir. Aylar ise 1.
Ay, 2. Ay ... şeklinde ifade
edilmiştir. Asya Hunları, Kök
Türkler ve Uygurlar da bu
takvimi kullanmışlardır. Orhun
Yazıtları’nda On İki Hayvanlı
TürkTakvimi’nden bahsedilmiştir.

10

Sıra Sizde:

11

12

13

14


Click to View FlipBook Version