Güzel Dost
yıcı ve kaçamak bakışlarıyla bir kez daha buluştu. "Vay ana
sını, galiba oltaya geldi." diye düşünüyor ve kadınlar konusun
da sahiden de şanslı olduğuna inanarak gülümsüyordu; mese
la Madam de Marelle de ilişkilerinin en başından beri onu deli
gibi sever görünüyordu.
Eve neşe içinde döndü.
Madeleine onu salonda bekliyordu.
"Bazı havadislerim var." dedi. "Fas meselesi iyice karışıyor:.
Fransa birkaç ay içinde oraya asker yollayabilir. Her halükar
da bakanı devirmek için bu durumdan yararlanacaklar, Laro
che dışişleri bakanlığını ele geçirmek için fırsan kaçırmayacak."
Du Roy kansının damarına basmak için, inanmazmış gibi
yapn. Kimse Tunus'taki budalalığı tekrarlayacak kadardeli ola
mazdı.
Ama Madeleine sabırsızca omuz silkiyordu. "Sana durum
bu diyorum. Aynen bu. Ortada büyük birpara meselesi oldu
ğunu anlamıyorsun demek. Bugün arnk sevgilim, siyasi çözüm
lerde, 'Kabahati kadında ara' yerine, 'Kabahati işte ara' demek
lazım."
Du Roy, kadını tahrik etmek için, küçümser bir tavırla, "Boş
versene." diye mırıldandı.
Madeleine sinirleniyordu:
"Gör işte, sen de Forestier kadar safsın."
Erkeği incitmek istiyor, öfkelenmesini bekliyordu. Ama Du
Roy gülümseyerek cevap verdi:
"Şu boynuzlu Forestier kadar mı?"
Donup kalan Madeleine, "Ah Georges! " diye mırıldandı.
Erkek küstah ve alaycı bir tavır içindeydi:
"Ne yani?" dedi. "Geçen akşam Forestier'nin boynuzlu ol
duğunu itirafetmedin mi bana?"
Sesinde derin bir acıma vurgusuyla, "Zavallıcık!" diye ek
ledi.
Madeleine cevap verme tenezzülünde bulunmayarak erke
ğe arkasını döndü; bir dakika kadar suskun kaldıktan sonra
tekrar söze girdi:
255
Guy de Maupassant
"Salı gününe misafirlerimiz var: Madam Laroche-Mathieu,
Kontes de Percernur'le birlikte yemeğe geliyo.ı: Rival'le Norbert
de Varenne'i davet eder misin? Yarın gidip Madam Walter'le
Madam de Marelle'i de çağıracağım. Belki Madam Rissolin
de gelir:"
Bir süredir, kocasının siyasi nüfuzunu kullanarak ilişkiler
geliştiriyor, La Vie Française'in desteğine ihtiyaç duyan sena
tör ve milletvekillerinin eşlerini öyle ya da böyle evine çekme
ye çalışıyordu.
Du Roy, "Çok iyi. Rival ve de Norbert'i ben üstleniyorum."
diye cevap verdi.
Durumdan hoşnuttu, ellerini ovuşturup duruyordu; karı
sını üzmek ve Bois ormanlarındaki gezintilerinden beridir için
de uyanan anlaşılmaz ve yakıcı kıskançlığı, o meçhul hıncı gi
dermek için iyi bir yol bulmuştu. Artık Forestier'den söz eder
kenmutlaka boynuzlu nitelemesini kullanacaktı. Sonunda Ma
deleine'in çileden çıkacağını hisydies ordu. Akşam boyunca hiç
bir fırsatı kaçırmamış, alaycı bir saflıkla belki on kere "boy
nuzlu Forestier" lafını kullanmıştı.
Artık ölü adama kızmıyordu, ondan intikam alıyordu.
Kansı duymamış gibi yapıyor, onun karşısında güler yüz
lü ve aldırmaz bir tavır sergiliyordu.
Ertesi gün, Madeleine yemeğe davet etmek üzere Madam
Walter'e gideceği için, Du Roy ondan önce davranıp patroni
çeyle baş başa görüşmek ve kendisine sahiden de vurulup vu
rulmadığını anlamak istedi. Bu durum onu eğlendirip, guru
runu okşuyordu. Hem sonra... neden olınasındı ki... tabii ya,
mümkündü.
Saat ikide Malesherbes Bulvan'ndaydı. Onu salona aldılar.
Beklemeye koyuldu.
Madam Walter geldi, içten bir mutlulukla elini uzattı.
"Hangi güzel rüzgar sizi buraya attı? "
"Hiçbiri; sadece sizi görmek istedim. Bir güç beni size doğ
ru itti, neden bilıniyorum, söyleyecek bir şeyim de yok. Gel-
256