The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by nomogod104, 2021-03-20 08:10:13

Giovanni Papini - Gog-CS

Giovanni Papini - Gog-CS

Guy de Maupassant

Ortadaki uzun masa geçici yazarlara aitti. Genellikle onı­
rulacak sıra görevi görürdü, ya ayaklar kenarlardan sarkıtılır,
ya da ortasına bağdaş kurup oturulurdu. Bazen bu masanın
üzerine beş altı kişi birden oturur, Çin porseleninden heykel­
leri andırır bir pozda, sebatla bilboquet oynarlardı.

Duroy da sonunda bu oyundan keyif almaya başlamıştı,
Saint-Potin'in tavsiyeleri ve yönlendirmesi sayesinde giderek
güçleniyordu.

Hastalığı gittikçe kötüleşen Forestieı; son aldığı tropikal ağaç­
tan güzel bilboquet'sini biraz ağır bularak Duroy'a vermişti;
Duroy, ipin ucundaki siyah iri topu güçlü kol hareketleriyle yö­
netiyoı; bir yandan da alçak sesle, "Bir-iki-üç-dört-beş-altı." diye
sayıyordu.

Madam Walter'in evine yemeğe gideceği gün ilk defa ola­
rak arka arkaya yirmi sayı yapmayı başardı. "İyi bir gün," diye
düşündü, "her konuda başarılıyım." Çünkü bilboquet'de us­
talık göstermek, La Vie Française ofislerinde gerçekten de bir
tür üstünlük anlamına geliyordu.

Kıyafetini değiştirmek içinyazı işlerinden erken ayrıldı, Lon­
dres Sokağı boyunca yukarı çıkarken önü sıra sekerek yürü­
yen ufaktefek bir kadın gördü, kadın Madam de Marelle'e ben­
ziyordu. Yüzüne bir sıcaklığın yayıldığını hissetti, kalbi hızla
çarpmaya başladı. Kadını yandan görmek için yolun karşısı­
na geçti. Kadın da karşıya geçmek için durdu. Duroy yanılmış­
tı, rahat bir nefes aldı.

Onunla yüz yüze geldiğinde nasıl davranması gerektiğini
sık sık düşünmüştü. Ona selam mı vermeli, yoksa görmezlik­
ten mi gelmeliydi?

"Görmezlikten geleceğim." diye düşündü.
Hava soğuknı, donmuş derelerin üzeri buz tabakalarıyla
kaplıydı hala. Gaz lambalarının ışığı alanda kaldırımlar kuru
ve boz renkteydi.
Genç adam evine girdiğinde, "Ev değiştirmem lazım. Bu­
rası artık benim için yeterli değil." diye düşündü. Kendisini he-

126

Güzel Dost

yecanlı ve neşeli, çanların üstünde koşabilecek gibi hissediyor,
yatağının yanından pencereye giderken, "Talih kuşu başıma
kondu! Talih kuşu bu! Babama yazmalıyım" diye yüksek ses­
le tekrar edip duruyordu.

Ara sıra babasına yazardı; Rouen'e ve geniş Seine vadisi­
ne haklın büyük bayırın yukarısında, yol kenarında bulunan
küçük Nonnandiya meyhanesinde mektup hep büyük bir se­
vinç yaranrdı.

Ara sıra da Duroy mavi bir ı.arf alırdı, zarfın üzerindeki ad­
res titrek iri harflerle yazılnuş olurdu; babasından gelen mek­
tupların başında Duroy, şaşmaz bir biçimde hep aynı sanrla­
n okurdu:

"Sevgili oğlum, bu mektubu annenle benim iyi olduğumu­
zu söylemek için yazıyorum. Memlekette pek yeni bir şey yok.
Yine de sana söyleyeceğim bir... "

Köyde olup bitenler, komşuların haberleri ve topraklarla
ürünlerin durumu içten içe Duroy'yı ilgilendiriyordu hata.

Küçük aynasının önünde beyaz kravatını bağlarken ken­
di kendine tekrar edip duruyordu: "Yarından tezi yok baba­
ma yazmalıyım. Bu akşam,gittiğim evde beni görseydi, şaşkın­
lıktan dili tutulurdu ihtiyarcığın! Biraz sonra, onun hayannda
hiç görmediği bir akşam yemeği yiyeceğim."Aniden, oradaki
boş kahve salonunun gerisindeki kararmış mutfak, duvarlar
boyunca san pınlnlar yayan tencereler, çömelmiş Khimaira po­
zuyla şöminenin başına oturup burnunu ateşeuzatmış kedi, za­
manla ve dökülen sıvılarla lekelenmiş tahta masa, ortasında
tüten bir çorba kasesi ve iki tabağın arasında yanan bir mum
gözünde canlandı. Ayrıca kadınla adamı, yani annesiyle baba­
sını, küçük yudumlarla çorbayı içen, hareketleri ağır iki köy­
lüyü de görür gibi oldu. Yaşlanmış yüzlerindeki en ufak kırı­
şıklığa, kollarının ve başlarının en ufak hareketine bile aşinay­
dı. Her akşam karşılıklı oturup yemeklerini yerken neler ko­
nuştuklarını da biliyordu.

"Eninde sonunda gidip onları görmem gerekecek" diye dü­
şündü. Hazırlanması sona erince, lambayı üfleyip aşağı indi.

127

Guy de Maupassant

Bulvar boyunca yürürken yanına kızlar yanaştı. Kolunu
kurtararak, "Beni rahat bırakın! " diye cevap veriyordu: Üs­
lubunda kızlar sanki ona hakaret etmiş, değerini bilmemiş­
ler gibi büyük bir küçümseme vardı... Onu kim sanıyorlar­
dı? Bu sürtükler insan seçmeyi bilmiyorlar mıydı? Çok zen­
gin, çok tanımuşı, çok önemli insanların evine yemeğe gitmek
için giydiği siyah takım elbisesini üzerinde hissetmek ona, yeni
bir kişilik kazandığı duygusunu, başka biri, yüksek sosyete­
ye, gerçek kibarlar topluluğuna mensup biri haline geldiği bi­
lincini veriyordu.

Yüksek tunç tablalardaki kandillerle aydınlatılan bekleme
odasına güvenle girerek, yanına gelen iki uşağa doğal bir ha­
reketle bastonunu ve pardösüsünü teslim etti.

Bütün salonlar aydınlatılmışn. Madam Walter misafirleri en
büyük salon olan ikinci salonda kabul ediyordu. Duroy'yı çok
güzel bir gülümsemeyle karşıladı ve ondan önce gelen iki erke­

ğin ellerini sıktı, bunlar milletvekilleri ve lA Vie Française'in ad­

sız yazarları olan Mösyö Firmin ile Mösyö Laroche-Mathieu
idi. Mösyö Laroche-Mathieu'nün gazetede, meclis üzerindeki
büyük etkisinden kaynaklanan özel bir nüfuzu vardı. Bir gün
bakan olacağı konusunda kimsenin şüphesi yoktu.

Derken Foresrierler geldi, pembeler içindeki kadın hayran­
lık uyandırıcıydı. Duroy onu ülkenin iki milel tvekiliyle sıkı fıkı
görünce şaşırıp kaldı. Madam Forestier beş dakikadan fazla
bir süre şöminenin kenarında Mösyö Laroche-Mathieu'yle fı­
sır fısır konuştu. Charles bitkin görünüyordu. Bir ayda epeyi
kilo vermişti, dunnadan öksürüyor, bir yandan da, "Kışı ge­
çirmek için güneye gitmeliydim." diye tekrar edip duruyordu.

Norbert de Varenne'le Jacques Riva! birlikte geldi. Ardın­
dan, salonun dip tarafındaki bir kapı açıldı ve Mösyö Walter
uzun boylu iki genç kızla birlikte içeri girdi, yaşları on altı ila
on sekiz arasında olan kızların biri çirkin, diğeri güzeldi.

Duroy, patronun aile babası olduğunu bildiği halde şaşkın­
lığa kapıldı. Müdürünün kızlannı, insanın hiç görmeyeceği uzak

128




































Click to View FlipBook Version