Genel Yayın: 1 396
Lewis Carroll
bir telane savurdu ve olacakları merak ederek beklerneye
koyuldu.
ilk duyduğu şey, herkesin hep bir ağızdan, "İşte Bill ora
da! " diye bağırrnasıydı. Sonra Tavşan'ın sesi duyuldu: "Ya
kalayın onu, sen, çite yaslanmış olan! " Kısa bir sessizliğin
ardından yine sesler birbirine karıştı. "Kafasını tutun - biraz
konyak verin. Dikkat edin, boğulmasın - nasıldı dostum?
Sana ne oldu böyle? Haydi anlat! ;,
Bunun üzerine zayıf, ince bir ses konuşmaya başladı.
( "Bu Bill olmalı," diye düşündü Alice.) "Pek hatırlamıyo
rum - bu kadar yeter, sağ ol; şimdi daha iyiyim - fakat bek
leyin biraz, konuşacak halim yok - tek bildiğim, bir şeyin
beni kutudan fırlayan oyuncak gibi havaya fırlattığı ! "
"Evet, aynen öyle oldu dostum! " dedi oradakiler.
"Evi yakmalıyız! " dedi Tavşan'ın sesi. Alice de bütün
gücüyle bağırdı: "Eğer evi yakarsanız Dinah'yı üzerinize sa
tarım! "
Bu sözler aşağıda derin bir sessizliğe neden oldu. Alice,
"Acaba şimdi ne yapacaklar! Eğer birazcık akılları varsa
çatıyı söküp atarlar, " diye geçirdi akimdan. Birkaç dakika
sonra aşağıda yeniden bir hareketlenme oldu. Alice, Tav
şan'ın, "Başlangıç için bir araba dolusu yetecektir," dediğini
duydu.
" Bir araba dolusu ne?" diye düşündü Alice. Fakat çok
uzun süre merak etmesine gerek kalmadı, çünkü bir dakika
bile geçmeden pencereye küçük çakıl taşları yağmaya başla
dı, hatta bazıları Alice'in yüzüne çarpıyordu. "Buna bir son
vereceğim," dedi ve "bir daha bunu yapmasanız iyi edersi
niz," diye olanca gücüyle bağırdı. Bu sözler yeniden derin
bir sessizliğe neden oldu.
Alice büyük bir şaşkınlıkla yere düşen çakıl taşlarının bi
rer kurabiyeye dönüştüğünü fark etti ve aklına parlak bir
fikir geldi. "Bu kuralıiyelerden yersern," diye düşündü, "bü
yüklüğürnde bir değişiklik olacağına eminim; daha fazla bü-
32