edilmesi gerekiyordu. 1770 Kasımının sonlarına doğru, kentin
önde gelen simaları Stephen Hopkins'in evinde toplanara,kalı
nacak önlemleri görü§tüler; Weeden'ın Kaptan Mathewson'a
verdiği notları dikkatle okudularve ayrıntılada ilgili tanıklıkia
rına ba§vurmak için Weeden'la Smith'i çağırdılar. E n iyi ifa
desini Kaptan Whipple'ın kuru sıkı tehditlerinde ve yakası açıl
madık küfürlerinde bulan bir kararlılık duydukları korkuyu
bastırsa da, toplantı bitmeden, katılımcıların hepsi tuhaf bir
korkunun pençesine dü§tüler. Valiye ihbaredemezlerdi, çünkü
bunun için yasal yollar dı§ında bir yol izlemeleri gerekiyordu.
Nerelere kadar uzandığı kestirilemeyen gizli güçleriyle Cur
wen, kenti terketmesigönül rahatlığıyla istenebilecek biri değil
di. İnsan, adı konmamı§ misillemelerle kar§ıla§abilirdi ve kötü
lük saçan yaratık bu isteğe boyun eğse bile, bu, bir pisliğin yer
deği§tirmesinden ba§ka neydi ki? Kanunsuzluğun hüküm sür
düğü yıllardı; Kralın gümrük muhafaza kuvvetleriyle yıllardır
dalgasını geçen bu insanlar, gerektiğinde böyle bir görev kar
§ısında duraksayacak değillerdi ya! Feleğin çemberinden geç
mݧ korsanlardan kalabalık bir grupla Pawtuxet çiftliğine ani
bir baskın vererek Curwen'a açıklama yapması için son bir
§ans tanınacaktı. Eğer deği§ik seslerle kendi kendine konu§an
ve çığlıklaratarakeğlenen bir.deli olduğu kanıtlanırsa hapsedi
lecekti. Yok eğer daha ciddi bir durum ortaya çıkar, yeraltında
ya§anan deh§etin gerçek olduğu anla§ılırsa Curwen'la bera
berindekiler öldürülmeliydi. Bu ݧ, sessizce yapılmalı, hatta dul
karısınave onun babasına bile olayınnasıl cereyan ettiği anlatıl
mamalıydı.
Bu ciddi adımlar atılır ve tartı§ılırken, kentte öylesine kor
kunç ve anla§ılmaz bir olay meydana geldi ki, oldukça genݧ
bir çevrede uzunca bir süre bundan ba§ka hiçbir §ey konu§ul
madı. Ocak ayında, yerlerin kalın bir karörtüsüyle kaplı olduğu
aylı bir geceyarısı, nehrin ve tepelerin üzerinde çın çın öten ve
insanın kanını donduran çığlıklar, uykulu yüzlü insanların
pencerelere ܧܧmelerine neden olduveWeybosset Point yöre
sinde oturan insanlar, Turk's Head'in önündeki iyi temizlen
memݧ alanda çılgınca bata çı� yürüyenbeyaz bir §ey gördüler.
Havlayan köpeklerin sesleri duyuluyordu uzaktan uzağa, ama
1 69
uyanan kentin §amatası ba§layınca havlama sesleri duyulmaz
oldu. Bir sürü insan ne olup bittiğini anlamak için ellerinde
fenerler ve tüfeklerle dı§arı fırladı, ama ara§tırmaları bir sonuç
vermedi. Bununla birlikte ertesi sabah, LongDock'ın,Abbott'ın
içki imalathanesinin ötelerine kadar uzandığı yerde, GreatSrid
ge'ın güney payandaları civarında buzların arasına sıkı§mı§ dev
gibi, kaslı ve çırılçıplak bir ceset buldular; cesedin kimliği, bit
mez tükenmez tahminlere ve fisıltılara konu oldu. Deh§etle
yuvalarından dı§arı uğramı§ gözleriyle kaskatı kesilmi§ bu yüz,
sadece çok çokya§lı insanların belleğinde bir §eyler canlandır
dığı için, gençlerden çok ya§lı insanların fısıltılarla konu§mala
rına yol açtı. Tir tir titreyerek, §a§kınlık ve korku içinde gizli
gizli fisılda§tılar; çünkü bu katılıp kalmı§ iğrenç yüz hatları
birisine §a§ılacak kadar çok benziyordu - ve bu birisi, tam elli
yıl önce ölmü§ bir adamdı.
Cesedi bulduklarında Ezra Weeden da oradaydıve bir önceki
gece duyulan köpek havlamalarını amınsayarak Weybosset
Street boyunca yürüyüp seslerin geldiği Muddy Dock Bridge'in
kar§ı yakasına geçti. Çok tuhaf bazı beklentiler içindeydi ve
caddenin Pawtuxet Road'la b irle§tiğiyerdeki yerle§im bölgesi
nin kıyısında karda birtakım garip izler bulduğunda hiç §a§ır
madı. Çıplak dev, köpeklerle birçok çizmeli adam tarafından
takip edilmi§ti ve geri dönen köpeklerle sahiplerinin izleri ko
laylıkla izlenebiliyordu. Kasabanın kıyısına çok fazla yakla§ınca
takipten vazgeçmi§lerdi. Weeden acı acı gülümsedi ve pek fazla
dü§ünmeden mekanikbir §ekilde ayak izlerini kaynağına doğru
izledi. izler, pekala tahmin ettiği gibi Coseph Curwen'ın Paw
tuxet çiftliğine doğru gidiyordu; izlerin birbirine karı§mayacağı
§ekilde avlunun daha az çiğnenmi§ olması için neler vermezdi
ki. Ama çiğnenmi§ olduğuna göre, gün aydınlığında gelip bak
mayı göze alması da gerekmiyordu. Weeden'ın raporunu derhal
götürdüğü Dr. Bowen yabancı cesete otopsiyaptı ve kendinin
son derece §a§ırtan acayiplikler ke§fetti. Dev adamın s indirim
sistemi hiç kullanılmı§a b enzemiyordu, öte yandan cildinin
açıklanması olanaksız kaba ve gev§ek bir dokusu vardı. Ya§
lıların, bu cesedin, Curwen'ın §irk etinde satı§ memuru olan
Aaron Hoppin'in dedesinin babası nalbantDaniel Green'e ben-
1 70
zerliğinden fısıltıyla söz etmelerinden etkilenen Weeden, Da
niel Green'in gömülü olduğu yeri öğrenene kadar soru§turup
durdu. O gece, on ki§ilik bir grup Herrenden's Lane'in kar§ı
sındaki eski North Burying Ground'u ziyaret etti. Mezarı tam
da bekledikleri gibi bo§ buldular.
Bu arada,Joseph Curwen'ın postasına el koymak amacıyla
posta sürücüsünün yolunu kesrnek için gereken düzenlemeler
yapılmı§tı ve çıpla-k cesedin bulunması olayından kısa bir süre
önce Salemli Jedediah Orne diye birinden gelen bir mektup,
bu ݧte ݧbirliği yapan insanları derin dü§üncelere sevk etti. Bir
kısmı, Charles Ward'un bulduğu özel aile ar§ivinde kopyalana
rak saklanmı§ olan mektupta §Unlar yazılıydı:
"Eski Meselelere kendi bildiğİn yolda devam ediyor olma
nıza çok memnun oldum ve Salem Köyünde Bay Hutchin
son'ın evinde daha iyisinin yapıldığını da sanmıyorum. Ancak
bir Parçasını toplayabildiğimiz Şeyden H.'nın dirilttiği O §eyde
Deh§ettenba§ka bir §ey olmadığı kesin. Gönderdiğiniz §ey, bel
ki bir §eyineksikolmasıyüzünden, belki de ya benim telaffuzum
ya da sizin kopyanız nedeniyle Sözlerin doğru olmaması yüzün
den Çalı§madı. Tek ba§ıma ne yapacağımı §a§ırmı§ durumda
yım. Borellus'u izleweek kadar Simya ilmine vakıfdeğilim ve
elimde sadece sizin tavsiye ettiğiniz Necronomicon'un VII. Kitabı
var. Sizin, Bay Mather'ın çok yerinde olarak anlatılan §eyin
Korkunçluğuna hükmettiği, -'nın kenar notu konusundaki
hassasiyetini bildiğimden, kimi dirilteceğimiz konusunda çok
dikkatli olmamız için bize anlatılanlara dikkatinizi çekmeliyim.
Size tekrar söylüyorum, yeniden öldüremeyeceğiniz bir §eyi
asla diriltmeyin; bununla §Unu demek istiyorum, O da size
kar§ı en Güçlü Araçların bile bir ݧe yaramayacağı birini diril
tebilir. Daha büyük olanı yanıt vermek istemeyebilirve sizden
daha fazla hükmetıneye kalkı§abilir diye daha Küçük olanına
sorun. Ben Zaristnatmik'in Abanoz Kutusunda neler olduğunu
bildiğİnizi öğrendiğimde, size kimin anlatmı§ olabileceğini bil
diğimden, korktum. Ve bana Simon olarak değil de Jedediah
olarak yazınanızı sizden birkere daha istiyorum. Bu Toplulukta
bir İnsan çok uzun ya§amayabilir ve benim nasıl Oğlum olarak
geri geldiğimi biliyorsunuz. Kara Adam'ın Roma duvarı altın-
171
daki Kemerde Sylvanus Cocidius'tan ne öğrendiğinden beni
haberdar etmenizi dört gözle bekliyorum ve sözünü ettiğiniz
Elyazmasım bana ödünç verecek olursanız size minnettar ka
lacağım. "
Philadelphia'dan yazılmış imzasız bir başka mektup, özellik
le aşağıdaki pasaj nedeniyle benzer bir heyecan yarattı :
"Hesapların her zaman sadece sizin Teknelerinizle gönde
rilmesi hususunda söylediklerinizi göz önünde bulunduraca
ğım, ama onların ne zaman geleceğinden hiçbir zaman emin
olamam. Söz konusu Meselede sadece bir tek şeye daha ihti
yacım var, ancak sizi tam olarak anladığımdan emin olmak
istiyorum. Bana verdiğiniz Malumatagöre etkinin tam olması
için hiçbir Parçanın eksik olmaması gerekiyor, ama bir bilseniz
bundan emin olmak ne kadar zor. Bütün bir Sandığı alıp gö
türmek oldukça Tehlikeli ve Mesuliyetli, ayrıca bu işi Kentte
(sözgelimi, St. Peter's, St. Paul's, St. Mary's veya Christ Church)
yapmak neredeyse imkansız. Ama geçtiğimiz Ekimde diril
tHende nasıl Kusurlar olduğunu ve bütün Meselelerde kılavuz
olarak kullanacağınız doğru Usulü 1 766'da buluncaya dek ne
kadar çok canlı Numune kullanmak zorunda kaldığınızı biliyo
rum. Geminizin gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum ve bir haber
almak ümidiyle her gün Bay Biddle'ın İskelesine uğruyorum."
Üçüncü bir kuşkulu mektup bilinmeyen bir dilde, hatta
bilinmeyen bir alfabeyle yazılmıştı. Charles Ward'un bulduğu
Smith'in günlüğünde sık tekrarlanan bir harfkombinasyonu
beceriksizce kopya edilmişti; B rown Üniversitesi'ndeki yetkili
ler bunun Amhara veya Aby;sinia8 alfabesi olduğunu söyledi
lerse de sözcüğün ne anlama geldiğini bilemediler. Bu mektup
lardan hiçbiri Curwen'a asla verilmedi, ama kısa bir süre sonra
Salem'denJedediah Ome'ın kaybolması Providencelıların bazı
sessiz adımlar atmaya başladıklarını gösteriyordu. Pennsylvania
Histarical Society'den Dr. Shippen tekin olmayan bir şahsın
Philadelphia'da bulunduğuna ilişkin tuhafbir mektup almıştı.
Ama daha kesin adımlar henüzhazırlıkaşamasındaydı; yeminli
ve tecrübeli gemiciler, sadık eski korsanlar Brown ambarlarında
B) Amharic: Etiyopya'nın (eski Habeşistan) resmi dili. Abyssinia: Etiyopya
1 72
geceleri, Weeden'ın if§aatının esas meyveleri olarak görülmesi
gereken·gizli toplantılar yapıyorlardı. Joseph Curwen'ın muzır
esrarından geriye hiçbir iz bırakmayacak bir kampanyanın plan
ları yava§ ama emin adımlarla geli§mekteydi.
Alınan tüm önlemlere kar§ın, Curwen'ın her an bir §eylerin
olmasından ku§kulandığı belliydi; çünkü, §imdilerde alı§ılma
dık derecede yüzünden dü§en bin parçaydı. Faytonu günün
her saatinde kentteve Pawtuxet Road'dagörülüyordu ve kentin
önyargılarıyla mücadele etmek için takındığı zoraki nezaket1
yava§ yava§ bir kenara bıraktı. Çiftliğin en yakın kom§uları
Fenner'lar bir gece, pencereleri son derece dar ve yüksekte olan
gizemli ta§ binanın çatısındaki bir aralıktan gökyüzüne vuran
parlak bir ı§ık demeti gördüler ve derhal Providence'ta oturan
John Brown'a bildirdiler. Bay Brown, Curwen'ı yeryüzünden
silmek amacıyla olu§turulan seçkin grubun yöneticisiydi ve
bir eylemin yapılmak üzere olduğundan Fenner'lan haberdar
etmi§ti. Fenner'ların sbn saldırıya tanık olmamalarının olanak
sızlığı yüzünden Brown bunu gerekli gördü ve davranı§ını,
Curwen'ın Providence'taki her nakliyecinin, tüccarınveya çift
çinin açıkça ya da gizlice kar§ı çıktığı Newport'taki gümrük
memurlannın casusu old uğunu söyleyerek açıkladı. Birçok
acayip §ey görmü§ olan kom§uların bu kurnazlığa tam olarak
inanıp inanmadıkları kesinlikle belli değilse de, Fenner'lar bu
kadar tuhafdavranı§lar sergileyen b i radama her türlü kötülüğü
yakı§tırmaya dünden razıydılar. Brown onlara Curwen çifdiğini
gözetierne ve olup biten her §eyi düzenli bir §ekilde bildirme
görevini verdi.
4
Tuhaf ı§ık demetinin akla getirdiği gibi, Curwen'ın tetikte dur
duğu ve alı§ılmadık bir §eyler yapmaya kalkı§acağı olasılığı,
bir grup ciddi yurtta§ tarafından büyük bir dikkatle hazırlanmı§
eylemi, sonunda çabukla§tırdı. Smith'in günlüğüne göre, yak
la§ık yüz ki§ilik bir grup on iki Nisan 1 771 Cuma akşamı saat
onda köprünün öte tarafında, Weybosset Point'te, Thumston'ın
1 73