SCHOPENHAUER
HAYATIN ANLAMI
HAYATIN ANLAMI
Arthur Schopenhauer
(d. 1788, Danzig - ö. 1860, Frankfurt anı Main)
Ünlü Alman filozofu. 1813'te Jena'da Über die vierfache Wu rzel
des Satzes vom Zureichender Orunde (Yeterli Sebebin Dörtlü Kö
kü) adlı bir tez savundu ve l 8 l 8'de büyük eseri Die Welt als Wi/Je
und Vorstellung'u (İstenç ve Tasarım Olarak Dünya) yayımlandı.
Beriin Ünivesitesi'nde doçent oldu (1820); 1831'de öğretim üye
liğinden ayrılarak Frankfurt'ta münzevi bir hayat yaşadı; alaycı ve
nükteli eserleri arasında, Über den Willen in der Natur (Tabiatta
İrade Üstüne) ( 1836), Über die f'reiheit des 1'1enschlichen Willens
(İnsan İradesinin Hürriyeti Üstüne) (1839), Die beiden Orund
probleme der Ethik (Ahlakın İki Temel Meselesi) (1841), Parerga
und Paralipomena (185 ı J yer alır. İki eseri ise ölümünden sonra
yayımlandı: Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, Düşünceler ve
Fragmanlar.
Schopenhauer felsefesi, hem Kant idealizmine hem de Hint filo
zoflarına dayanır. Bütün doktrinini, özneyi de nesneyi de kapsa
yan tasavvur (Vorstellung) ve irade gücü kavramı üstüne kurar.
Dünya bir tasavvurdur, yani o, akılda tasavvur edildiğinden başka
bir şekilde düşünülemez (idealizm). Schopenhauer, bu fenomen
ler dünyasının dayanağına, "irade" (istenç) adını verir ve her kuv
veti bir irade olarak görür (iradecilik). Bu irade varlıklarda, yaşa
ma isteği veya yok etme sebeplerine karşı direnme ve onlara ha
kim olma eğilimi olarak belirir. Zeka bile yaşama isteğinin hizme
tindedir; bununla birlikte, insan, her yaşantıda ve çabada kötülük
ve acının bulunduğunu anlayınca, yaşama isteğinden kendini ge
ne zeka yoluyla kurtarabilecektir. Bu, hayat şartlarının karamsar
bir analizidir ve S chopenhauer, kendisine ün sağlayan keskin ze
kasını ve acı belagatini bu konuda ortaya koymuştur. Schopen
hauer'in ahlakı, insanların özdeşliğinden ileri gelen acıma duygu
suna dayanır.
Arthur Schoperırıauer
Hayatın Anlamı
Çeviren:
Ahmet Aydoğan
İs tan bu 1
Say Yayınlan
Schopenhauer / Toplu Eserleri 3
Hayatın Anlamı
ISBN 978-975-468-678-4
Sertifika No: 10962
Yayın Haklan ©Say Yayınlan
Bu eserin tüm haklan saklıdır. Yayınevinden yazılı izin alınmaksızın kıs
men veya tamamen alıntı yapılamaz, hiçbir şekilde kopyalanamaz, ço
ğaltılamaz ve yayımlanamaz.
Makalelerin özgün adları: Den lntel/ekt Überhaupt und in jeder Bezie
hung betreffende Gedanken (Parerga und
Paralipomena); Vom Genie (Die Welt als
Wille und Vorstellung); Über das innere We
sen der Kunst (Die Welt als Wille und Vor
stellung); Über Erziehung (Parerga und Pa
ralipomena); Zur Physiognomik (Parerga
und Paralipomena); Über Ulrm und Ge
rausch (Parerga und Paralipomena)
Yayın Yönetmeni: Aslı Kurtsoy Hısım
Çeviren: Ahmet Aydoğan
Baskı: Kurtiş Matbaası
Fatih Sanayi Sitesi No: 12/74
Topkapı-İstanbul
Tel: (0212) 613 68 94
1. baskı: Say Yayınları, 2007
2. baskı: Say Yayınları, 2008
3. baskı: Say Yayınları, 2010
Say Yayınlan
Ankara Cad. 54 / 12 • TR-3441O Sirkeci-İstanbul
Telefon: (0212) 512 21 58 • FakS: (0212) 512 50 80
web: www.sayyayincilik.com
e-posta: [email protected]
Genel Dağıtım: Say Dağıtım Ltd. Şti.
Ankara Cad. 54 / 4 • TR-3441O Sirkeci-İstanbul
Telefon: (0212) 528 17 54 ·Faks: (0212) 512 50 80
e-posta: [email protected]
online satış: www.saykitap.com
i•Çi•NDEKi•LER
HAYAT: ISTIRAP VE SEFALET 13. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
YAŞAMA İRADESİNİN TASDİKİ VE İNKARI 43. . . . . . . . . . . . . . . . . .
HAYATIN BOŞLUÖU ÖÖRETİSİ ÜZERİNE 63. . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
İNTİHAR ÜZERİNE 77. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Arth u r S c h o pe n h a uer • Hayatın Anlamı
gastaerion) ol arak görmeye al ıştı rmaktan daha uygun bir
şey yoktur. Hıristiyan Kilise Babaları arasında O rigenes
b u n u övgüye d eğer bir cesaretle böyle açı klam ıştır ( bkz .
Augusti n u s , De civitate dei. , kit. XI. b l . 23 . ) * B u d ü nya
görüşü aynı zamanda teorik ve nesnel doğrul amasını sa
dece benim felsefemde değil, fakat bütün çağları n bil
geliği nde, Brahman d i n i n d e , Budac ı l ı kta, Empedokles
ve Pythagoras'ta * * da b u l u r. Cicero da eski bilge ler ta
rafından ve Sırlara i n tisap ( bağlanma) töreni sırası nda
nos ob aliqua scelera suscepta in vita superiore, poena
rum Juendarum causa n otos essen i n* * * öğretil d iğini
zikreder. ( Fragmenta de philosophia, c. XII, s. 3 1 6 , ed.
Bip. ) Vanini -ki çağdaşları yakmayı ç ürütm ekten daha
... . poenas. "' - " V e Platon Kratylos'da Orpheus'a bu bedende ru
h u n ceza çektiği ögretisi n i atfeder. O n u n söylediği şudur: 'Kimile
ri şimdiki hayatta o n u n içine göm üldüğü için bedenin ru h u n me
zarı olduğu nu söylerler. Ve ruh dile getirmek istediği her ne ise
onu b u bedenle dile getirdiği (semainei) için ona yerinde olarak
mezar (sema) denir. Bilhassa Orpheusçular ona b u ismi vermiş
görü n ü rler, ç ü n kü o n lar (böyl e l i kle) ruhun kusurları n ı n ( kötü işle
rin i n ) cezasını çektiğini düş ü n ü rler. "')
* (Augusti n u s burada Orige nes'e diğerleriyle b i rl i kte şu kayda de
ğer itirazı da yöneltir: Eğer ileri sürüldüğü gibi olmuş olsaydı, af
fa daha yakı n günahkar ruhların daha latif ve daha zarif (göksel)
bedenlere, buna karşılık daha ağır, daha vahim günah lara sahip
olanların daha kaba, daha aşağılık bedenlere eşlik etmesi gere
kirdi. Oysa en uç noktaya varı l dığında b u n u n tam tersi olduğu gö
rülür. Ayrıca b kz . , Origenes, n:Epi apxwv (De Principiis, İlk İlkeler
Üzerine) . )
' * ( Bkz. Eduard Zeller, Grek Felsefesi Tarihi, § 3 . Grek Felsefesinin
Doğuşu başlıkl ı bölüm, Say Yayınları, 2008 . )
• • ' ( Önceki hayatta ( b i r başka varoluş duru m u nda) yapılmış olan be
lirli hatalar yüzünden ceza çekmek üzere doğduğum u z . )
Hayat: ıstırap ve Sefal et
kolay b u l m uşlardı- b u n u n en güçl ü ifadesi ni şunl arı
söyleyerek verir: Tat tantisque hama repletus miseriis,
ut si Christianae religiani nan repugnaret, dicere aude
rem: si daemanes dantur, ipsi, in hamin um carpara
transmigran tes, sce/eris paenas /uunt. * ( De admiran
dis naturae arcanis, Dial. L. , s. 353 . )
Fakat doğru b i r şeki l de an laşı ldığında gerçek ttı risti
yan lıkta bile varoluşumuz bir suçun, bir yanlış adımın ne
ticesi olarak görü lür. Bu alışkanlığı kazandığımızda hayat
tan beklentilerimizi bu d u ru ma uygun hale getirir, dolayı
sıyla onun sıkıntı larını, meşakkatlerini, eziyetlerini, ıstı
rapların ı , kaygılarını, endişelerini, küçük b üyük acı ve
m utsuzluklarını beklenmed i k ve olağand ışı bir şey olarak
görmeyiz . Tam tersine bunları o zaman tam da olması ge
rektiği gibi olan şeyler olarak görü rü z, burada herkesin
varoluşu için cezalandırıldığını ve hatta herkesin ken dine
özgü bir tarzda cezalan dırıldığını biliriz. * ·
Ç ü n kü bir ceza infaz yerinin, bir h apishaneni n kötü
l ü klerinden birisi ayn ı zamanda bizim orada karşılaştığı
mız toplu m dur. B u n u n nasıl bir şey o l d uğu, benim ken
disini u z u n u zadıya anlatmama lüzum kalmaksızın, da-
* [ İ nsanın başına birbiri ardına öylesine büyük felaketler gelir ki.
eğer liıristiyan dinine aykırı olmamış olsaydı. daimonlar (ibl isler)
varsa b u n l arı n insan kı lığına sokulmuş varlıklar olduklarını ve gü
nahları n ı n cezasını çekti klerini söylem eyi göze alırdım . )
• • Herhangi bir insanı değerlen dirmen i n doğru ölçütü. o n u n gerçek
te hiç var olmaması gereken, fakat hayatının tazm i n ve tarziyesini
pek çok farklı türden ıstırap biçimiyle ve ölümle ödeyen bir varlık
old uğu n u hatırdan çıkarmamaktır. Böyle bir varlı ktan ne u m abili
riz? Doğuşum uzun tazm i n i n i önce h ayatla sonra öl ümle öderiz. Bu
aynı zamanda ilk günahla mecazi bir şekilde ve istiareli olarak an
latılır.