The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.

Festivalkatalog: Alles über die Filme und Gäste des 19. Filmfestivals Türkei Deutschland in Nürnberg

Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by jk.exmt, 2021-03-11 05:36:54

19. Filmfestival Türkei Deutschland

Festivalkatalog: Alles über die Filme und Gäste des 19. Filmfestivals Türkei Deutschland in Nürnberg

KISA FİLM YARIŞMASI | 49

> Norbert Maass

Norbert Maass studierte Politische Wissenschaft und Geschichte an der
Friedrich Alexander Universität in Erlangen sowie Produktion und Medien-
wirtschaft an der HFF München. Er war als Rundfunkjournalist bei Radio F
in Nürnberg tätig und arbeitete bei zahlreichen, auch internationalen Film-
produktionen mit. Seit 1998 ist er bei Firmen im internationalen Filmrech-
tehandel aktiv.

Norbert Maass Erlangen Friedrich Alexander Üniversitesi’nde Siyasi Bilimler ve
Tarih, HFF Münih’te ise Yapımcılık ve Medya İktisatı okudu. Nürnberg’de Radio
F’de Editör olarak görev aldı ve çeşitli, uluslararası film yapımlarında çalıştı.
1998 yılından bu yana çeşitli dağıtım ve yapım şirketlerinde uluslararası sine-
ma hakları alanında çalışmaktadır.

> Robert H. Schumann

Geboren 1969 studierte Robert H. Schumann Chemie an der Friedrich Alex-
ander Universität in Erlangen und an der E.S.P.C.I. in Paris. Seit 1999 arbeitet
er als freier Cutter. Seit 2001 ist er als freier Journalist und Filmemacher und
als Redaktionsmitglied der Medienwerkstatt Franken tätig. Er drehte meh-
rere Kurz- und Dokumentarfilme, die an nationalen und internationalen
Filmfestivals teilnahmen.

1969 yılında dünyaya gelen Robert H. Schumann Erlangen Friedrich Ale-
xander Üniversitesi’nde ve Paris E.S.P.C.I.’de Kimya okudu. 1999 yılından
bu yana serbest kurgucu olarak çalışmaktadır. 2001 yılından bu yana ise
serbest gazeteci, yönetmen ve Medienwerkstatt Franken’de redaksiyon’da
görev almaktadır. Çektiği bir çok kısa ve belgesel film ile hem ulusal, hem
uluslararsı festivallere katılmıştır.

50 | WETTBEWERB DER KuRZFILME BİLYALİ

Ardıl DIe Rennkarre

Nachfolgend

TR 20103 14‘, BluRay TR 2013, 15’, DVD
Regie • Yönetmen: Semih Korhan Güner Regie • Yönetmen: Kaan Atilla Taşkın

Als die zwei Schwestern erfahren, dass ihre Oma zu Der 13-jährige Emre will mit seinem Bruder Hamza mit
ihnen ziehen wird, versuchen sie ihre Mutter umzu- dem Fahrrad in die Stadt. Doch da er jünger ist, darf er
stimmen. Ihre Mutter hingegen, beginnt ihre Rolle im nicht mit. Mit seinem ältesten Bruder Atilla bereitet er
Lebenszyklus zu hinterfragen. eine Überraschung für Hamza vor.

Anneannelerinin yanlarına taşınacağını öğrenen iki Onüç yaşlarında Emre, abisi Hamza ve arkadaşları ile
kız kardeş, annelerini karşı çıkması için ikna etmeye bisiklete binip kasabaya gitmek ister ancak küçük ol-
çalışırlar. Anneleri ise ölüm ve yaşam döngüsünde duğu için dışlanır. Büyük abisi Atilla ile Hamza’ya hiç
kendine düşen rolü sorgulamaya başlar. beklemediği bir sürpriz hazırlar.

Deutschland-Premiere • Almanya Prömiyeri Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri

Semih Korhan Güner Kaan Atilla Taşkın

Geboren 1984 in Eskişehir. Nach- Geboren 1988 in Trabzon. Er stu-
dem er das Ferngymnasium dierte Radio/TV und Film an der
beendet hat, begann er an der Universität Istanbul. Er arbeitet
Marmara Universität, Radio/TV an akademischen und prakti-
und Film zu studieren. schen Filmprojekten.

1984 yılında Eskişehir’de doğdu. 1988 Trabzon doğumlu. İstanbul
Lise öğrenimini dışarıdan tamam- Üniversitesi Radyo TV Sinema Bö-
ladıktan sonra Marmara Üniversite- lümünü bitirdi. Halen sinema ile
si İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ilgili teorik ve pratik çalışmalar yap-
veTV bölümünü kazandı. maktadır.

ÇOK UZUN BİR HİKÂYENİN TAM ORTASI KISA FİLM YARIŞMASI | 51
Mitten in einer sehr langen Geschichte
Domoj

Domoj

TR 2013, 29’, DCP DE 2013, 9’, DCP
Regie • Yönetmen: Ertuğ Tüfekçioğlu Regie • Yönetmen: Simona Feldman

Mireille, Derun, Paris und die Realität... Alle warten auf Juri wächst in ärmlichen Verhältnissen in einem russi-
die Nacht, um zu leben. Und am Ende dieser Nacht schen Dorf auf. Als sein Vater nach Deutschland geht,
wird derjenige, der noch immer am Leben ist, die an- um Geld zu verdienen, muss der Junge sich darauf
deren in der Vergangenheit begraben. einlassen, ohne Vater zu sein.

Mireille, Derun, Paris ve gerçekler... Hepsi de yaşamak Juri Rusya’da bir köyde yoksulluk içerisinde büyür. Ba-
için geceyi bekler. Ve o gecenin sonunda hangisi hala bası para kazanmak için Almanya’ya gittiğinde, baba-
hayatta ise, diğerlerini geçmişe gömer. sız kalma durumuna alışmak zorunda kalacaktır.

Weltpremiere • Dünya Prömiyeri Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri

Ertuğ Tüfekçioğlu Simona Feldman

Geboren in der Türkei. Er studier- Geboren 1980 in Israel. Nach
te in Los Angeles Produktion an verschiedenen Assistenzjobs
der USC. Seit 2003 arbeitet er bei im Film und als stellvertretende
Califa Productions weltweit als Programmleitung im Kino, stu-
Regisseur. diert sie seit 2008 Regie an der
dffb.
Türkiye’de doğdu. Los Angeles,
USC’de yapımcılık eğitimi aldı. 2003 1980’de İsrail’de doğdu. Film
yılından bu yana CalifaYapımcılık’ın sektöründe asistan, sinemada
bünyesinde çeşitli ülkelerde yönet- program yönetici asistanı olarak
menlik yapmaktadır. çalıştı. 2008’den bu yana dffb’de
yönetmenlik eğitimine devam et-
mektedir.

52 | WETTBEWERB DER KuRZFILME PATİKA

Meine Beschneidung Der Pfad

SÜNNETİM

DE 2013, 17‘37‘‘, DCP TR/F 2013, 23’, DCP
Regie • Yönetmen: Arne Ahrens Regie • Yönetmen: Onur Yağız

Auf den 9-jährigen Ümit wartet die Beschneidung im Der 10-jährige Yaşar fährt jeden Morgen mit seinem
Türkeiurlaub. Er findet aber alles doof, vor allem sei- Vater in die Stadt. Da sie aber nur ein Fahrrad haben,
nen Cousin. Aber Tradition ist Tradition und so stellt fahren sie abwechselnd. Yaşar, der immer von seinem
sich Ümit seinen Ängsten. Vater getrennt ist, will dem ein Ende setzen.

9 yaşındaki Ümit tatilde Türkiye’de sünnet olacaktır. Bu 10 yaşındaki Yaşar ve babası her sabah kasabanın yo-
durumdan hiç hoşnut değilken, bir de kuzeniyle uğ- lunu tutar. Fakat, tek bisiklete sahip olduklarından,
raşmak zorundadır. Ama gelenek gelenektir ve Ümit bisikleti nöbetleşe kullanırlar. Babasından hep uzak
korkularıyla yüzleşir. kalan Yaşar, bu duruma bir son vermeye karar verir.

Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri

Arne Ahrens Onur Yağız

Geboren 1975 in Hamburg. 2008 Geboren 1986 als Sohn von tür-
Abschluss des Studiums der kischen Einwanderern in Frank-
Mediendramaturgie. Seit 1998 reich. Er studierte Anglistik, The-
schreibt und dreht er Kurzfilme, ater und Film an der Sorbonne
die mehrfach ausgezeichnet Universität.
wurden.
1986 yılında Fransa’ya göç etmiş
1975’te Hamburg’da doğdu. 2008 bir Türk ailesinde doğdu. Sorbonne
yılında Medya Dramaturjisi eğiti- üniversitesinde Ingiliz Edebiyatı, Ti-
mini tamamladı. 1998’den bu yana yatro ve Sinema okudu.
çokça ödüllendirilmiş kısa film se-
naryosu yazıp, yönetmektedir.

Pepûk KISA FİLM YARIŞMASI | 53

Kuckuck Qapsûl

Die Kapsel

TR 2013, 18’, BluRay TR 2013, 17‘36‘‘, DVD
Regie • Yönetmen: Özkan Küçük Regie • Yönetmen: Yakup Tekintangaç

Ein Tag im Leben von Şilan, die die Oberschule der Zwei Brüder versuchen Geld zu verdienen, indem sie
schönen Künste besucht, ihrem arbeitslosen Bruder die Kapseln der Gasbomben, die die Polizei gegen De-
Azad, der seine Zeit im Taubenschlag verbringt, ihrer monstranten einsetzt, sammeln und verkaufen.
Mutter und ihrem Vater im Gefängnis in Diyarbakır.
Polisin kitlesel eylemlerde eylemcileri dağıtmak üzere
Diyarbakır‘da yaşayan ve güzel sanatlar lisesinde re- kullandığı gaz bombaların kapsüllerini toplayıp satan
sim öğrenimi gören Şilan, vaktini güvercinleriyle geçi- iki kardeş, para biriktirmeye çalışırlar.
ren işsiz abisi Azad, anneleri ve cezaevinde olan baba-
larının bir günlük hikâyesi. Deutschland-Premiere • Almanya Prömiyeri

Deutschland-Premiere • Almanya Prömiyeri

Özkan Küçük Yakup Tekintangaç

Geboren 1975 in Dersim. Radio Geboren 1980 in Ağrı/Türkei. Er
und TV Studium an der Marmara arbeitete als Chemielehrer und
Universität. Arbeitet als Dozent studierte Philosophie. Seit 2010
für Film am Gegerxwin Jugend arbeitet er beim Mezopotamya
Kultur und Kunstzentrum in Kinokollektiv an Filmprojekten.
Diyarbakır.
1980 Ağrı doğumlu. Kimya Öğret-
1975 Dersim doğumlu. Marmara meni olarak görev yapmakta ve fel-
Üniversitesi, Radyo,TV Sinema sefe okumakta. 2010’dan beri Me-
bölümü mezunu. Diyarbakır’da zopotamya Sinema Kollektifi’nde
Cegerxwin Gençlik Kültür ve Sanat sinema üzerine çalışmaktadır.
Merkezi’nde sinema eğitimi ver-
mektedir.

54 | WETTBEWERB DER KuRZFILME Son Kuşlar

SADECE TEK BİR GÜN Die letzten Vögel

Nur ein einziger Tag

TR 2013, 23’, DVD TR 2013, 8’30’’, BluRay
Regie • Yönetmen: Tunç Şahin Regie • Yönetmen: Ahmet Ferah
Im dem Gebiet Hemşin am östlichen Schwarzen Meer
Der Praktikant Can kennt alle Geheimnisse seiner Kol- sind die Kinder in der Natur glücklich. Doch die Natur
legen. Er lädt Ece, die auch Praktikantin ist, zu sich ein. ist in Gefahr.
Ece bemerkt, dass er auch alle ihre Geheimnisse bis ins Doğu Karadeniz’in Hemşin bölgesinde çocuklar doğa-
Detail kennt. da mutludurlar. Oysa doğa tehdit altındadır.

Stajyer olduğu şirkette herkesin sırlarını bilen Can, Internationale Premiere • Uluslararası Prömiyer
kendisi gibi stajyer olan Ece’yi evine davet eder. Ece,
Can’ın kendisi hakkında da çok gizli sırları esrarengiz
bir şekilde bildiğini anlar.

Internationale Premiere • Uluslararası Prömiyer

Tunç Şahin Ahmet Ferah

Geboren 1978. Er studierte Geboren 1961 in Hemşin. Stu-
Elektroingenieurwesen an der dierte Fotografie, Grafik und
Istanbul Technik Universität. Seit Soziologie. Er arbeitet als Wer-
2002 arbeitet er bei BİR FİLM als be- und Modefotograf und Ka-
Produzent. meramann für Werbe- und Do-
kumentarfilme.
1978'de doğdu. İstanbul Teknik
Üniversitesi'nde Elektrik Mühen- 1961 Hemşin doğumlu. Fotoğraf
disliğini bitirdi. 2002 yılından bu ve grafikten sonra sosyoloji oku-
yana BİR FİLM'de yapımcı olarak du. Reklam ve moda fotografçılığı,
çalışmaktadır. reklam filmleri ve belgesellerde gö-
rüntü yönetmenliği yapmaktadır.

Steh Auf KISA FİLM YARIŞMASI | 55

Ayağa Kalk Welcome to Bavaria

BAVERYA'YA HOŞGELDİNİZ

DE 2013, 24‘36‘‘, DCP DE 2012, 11‘21‘‘, DCP
Regie • Yönetmen: Seung-Hyun Chong Regie • Yönetmen: Matthias Koßmehl

Taeshik, ein junger Mann mit koreanischen Wurzeln, In Bayern ist die Grenze wieder geschlossen, doch ein
hat trotz seiner koreanischen Erziehung Schwierigkei- Flüchtling will Asyl. Es kommt zu einer Begegnung, die
ten sich mit dem Leben zu identifizieren, das seine in keinem Polizeilehrbuch steht und Grenzer Bernie zu
Eltern für ihn bedacht hatten. unkonventionellen Mitteln greifen lässt.

26 yaşındaki Taeshik, Kore kültürüne uygun olarak ye- Bavyera sınırlarını yeniden kapatmıştır, ancak bir mül-
tiştirilse de, ebeveynlerinin kendisi için tasarladıkları teci sığınma hakkı ister. Hiçbir polis okulunda öğretil-
hayatı yaşamakta zorlanmakta, iki kültür arasında bo- meyen bir karşılaşma yaşanır ve sınır polisi Bernie alı-
calamaktadır. şılmadık yöntemlere başvurur.

Internationale Premiere • Uluslararası Prömiyer Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri

Seung-Hyun Chong Matthias Koßmehl

Geboren 1975 in Aachen. Stu- Geboren 1987 in München. Stu-
dierte Sport in Köln, Film in dierte Design und Künste an der
Seoul/Korea und Theologie Freien Universität Bozen. Seit
Lehramt in Köln. Ist Lehrer am 2013 arbeitet er in München
freien Christlichen Gymnasium selbständig an eigenen Filmpro-
in Düsseldorf. jekten.

1975’te Aachen’de doğdu. Köln’de 1987’de Münih’te doğdu. Freie
Spor, Seoul/Kore’de Film ve Universität Bozen’de Tasarım ve
Köln’de Protestan Dinbilimi oku- Sanat okudu. 2013’ten bu yana
du. Düsseldorf’ta Özgür Hristiyan Münih’te kendi film projeleri üze-
Lisesi’nde öğretim görevlisidir. rinde serbest çalışmakta.

ehrengast des festivals:
Edgar Reitz

Der Schneider von Ulm
Heimat - Eine deutsche Chronik - Fernweh
Heimat - Fragmente - Die Frauen

Festİvalİn onur konuğu:
Edgar Reitz

ULM TERZİSİ
Memleket – BİR ALMAN KRONİĞİ – Uzaklara Özlem

Memleket – Parçalar – Kadınlar

58 | ehrengast des festivals: Edgar Reitz

„Farbe lenkt ab!“

„Heimat“, sagt Edgar Reitz,„ist immer ein Gefühl des Ver- im wirklichen Leben unwiederholbar ist – hier ist es
lusts“. Wer etwas verloren hat, macht sich auf die Suche möglich.
danach. Edgar Reitz hat es getan: in mehr als 60 Film-
stunden zeigt er die Fundstücke der wiedergefundenen Edgar Reitz ist, so scheint es, ein „Poeta doctus“, ein
Zeit. Er fügt sie zusammen zu Landschaften: In ihnen le- „gelehrter Dichter“. Er hat Geisteswissenschaften in
ben Menschen, leiden, lieben, hassen und sterben. Aber München studiert, war Dozent für Regie und Kamera an
sie verschwinden nicht. Denn das hat die Filmkunst dem der ersten deutschen Filmhochschule in Ulm, gründete
wirklichen Leben voraus: Die Menschen im Film sind 1971 in München ein „Kneipenkino“, dessen Menü auf
„gebannt“, sind auf fast alle Ewigkeit festgehalten. der Tageskarte aus den Kürzestfilmen der Geschichten
vom Kübelkind bestand. Ein sanfter Akt der Rebellion
Schon möglich, dass es Zuschauer der Heimat-Filme wider die Sehgewohnheiten. Aber diesen Aufstand hat-
gibt, die sie wie ein Geschichtsbuch lesen. Aber es sind te er schon einmal geprobt: Als Mitglied der legendären
keine Dokumentarfilme, die„Wahrheit“ ist eine erfunde- „Oberhausener Gruppe“, die im Jahre 1962 in einem
ne, gleichwohl sie auf festem Boden zu stehen scheint: gemeinsamen Manifest mit den Ritualen und Klischees
Es ist allerdings die Wahrhaftigkeit, mit der Edgar Reitz des damaligen Kinos brach. Vor allem aber war es eine
seine Figuren und Landschaften ins Leben ruft, die so Abkehr vom kommerziellen Kino. Und Edgar Reitz blieb
überzeugend ist. „Das Vergängliche haltbar zu machen, mit fast schon heroischer Sturheit dieser Grundforde-
das ist für mich der elementare Grund künstlerischer rung treu – bis auf den heutigen Tag.
Betätigung“.
So „vielfarbig“ die Geschehnisse in seinen Heimat-
Zeit kann man messen, gelebte Zeit nicht. Das weiß der Filmen sind, gedreht hat er sie größtenteils in Schwarz-
Sohn eines Uhrmachers aus dem Hunsrück, und er fand weiß – wie zuletzt in Die andere Heimat – Chronik
das Medium, mit dem sich „die Zeit“ überlisten lässt – einer Sehnsucht – eine Provokation in Zeiten von High
dem Film. Da kann er die Zeit raffen, beschleunigen, Definition und 3 D. „Farbe lenkt ab!“, sagt Edgar Reitz.
übergehen, entschleunigen oder eben – erfinden. Was Und begründet diesen Imperativ: „Schwarzweiß ist eine

Festİvalİn onur konuğu: Edgar Reitz | 59

Abstraktion. Es ist die schönste künstlerische Basis für Respekt vor den Zuschauern, die in der Dunkelkammer
die Fotografie, weil es das abbildet, womit wir Filmema- des Kinosaals den Lichtzeichen auf der Leinwand folgen.
cher arbeiten: Das Licht. Mit dem Licht kann man malen
und gestalten. Kann man Blicke lenken.“ Überhaupt: „Heimat“. Ein oft gequälter Begriff, zu oft
in falschem Mund. Heimat – stets eine Sehnsucht, die
Da haben wir es wieder: Er, der alle Techniken des Film- verklärt, romantisiert, gern verkitscht. Ein Weg zurück in
Handwerks bis ins Detail kennt und beherrscht, „malt“. eine Illusion, die zerfällt, wenn man sie nahe genug be-
Bildet nicht ab, sondern malt seine Bilder, erfindet sie, trachtet. Aber „Heimat“ ist auch ein Gefühl, das bewegt,
komponiert sie, gestaltet sie. Bringt Akteure, Schauspie- in Bewegung setzt. Wie eben Edgar Reitz, der zurück-
ler vor die Kamera, denen nicht aus jeder Geste, jeder geht in vorige Jahrhunderte. Und, wie zuletzt in Die an-
Bewegung die erlernte Professionalität strömt. Die aus- dere Heimat, zeigt, warum Menschen weggehen. Ihren
schauen wie wirkliche Menschen, die sich in authenti- angestammten, vertrauten Grund und Boden verlassen,
sche Umwelten einfügen, als wären sie immer schon weil sie dort nicht leben können, weil sie dort keine
dort gewesen. Gegenwart und auch keine Zukunft haben. Ein großes,
universelles Thema, bei ihm im Hunsrück zur Mitte des
„Schönheit ist nicht neutral!“ Wieder so ein Kernsatz von 19. Jahrhunderts, mit der Perspektive auf eine Gegen-
Edgar Reitz.„Sie ist eine aus einem starken Gefühl gebo- wart, die Menschen weltweit dazu treibt, fortgehen zu
rene Wahrnehmung“, erklärt er. Und fügt hinzu, was den müssen. Es ist ein poetischer und ein wissender Blick,
allerwenigsten Filmemachern als Grundgesetz gelten den Edgar Reitz zurück in eine weite Ferne wirft und der
würde:„Ohne Liebe zum Sujet kann man nichts Schönes dennoch immer wieder hier und jetzt ankommt. Kaum
machen“. jemand, der den Grenzbereich zwischen Film und Wirk-
lichkeit so ausgeleuchtet hat wie er. Ein Poet.
Liebe. Man merkt sie seinen Filmen in jeder Sequenz an.
Denn diese Liebe ist mit Respekt verbunden, mit dem Jochen Schmoldt
Respekt vor den Menschen, und damit eben auch mit

Einige seiner Preise

2013 Bayerischer Filmpreis, Beste Produktion, Bestes 1986 London, The British Film Academy Award für
Drehbuch für Die andere Heimat Die zweite Heimat
2007 Konrad-Wolf-Preis der Akademie der Künste, 1985 London Filmfestival, Kritikerpreis: Best Foreign
Berlin Language Film für Heimat
2007 Gorizia Italien “Premio all’Opera d’Autore” 1984 Die Goldene Kamera
2006 Ehrendoktor der Gutenberg-Universität Mainz 1984 Internationale Filmfestspiele Venedig, FIPRESCI-
2006 Großes Verdienstkreuz der Bundesrepublik Preis für Heimat
Deutschland 1978 Adolf Grimme Preis für Die Stunde Null
1996 Cannes,„Premio Europa Cinema“ 1978 Deutscher Filmpreis in Gold für Deutschland
1994 Adolf Grimme Preis für Die zweite Heimat im Herbst
1994 Adolf Grimme Preis mit Gold für Heimat 1974 Ernst Lubitsch Preis für Die Reise nach Wien
1994 Cannes, Ehrenpreis für sein Gesamtwerk 1971 Interfilm Award für Geschichten vom Kübelkind
1994 San Francisco, The Golden Gate Award für 1970 Bundesfilmpreis in Silber für Cardillac
Die zweite Heimat 1969 Venedig, Internationale Filmfestspiele Silberner
1992 Internationale Filmfestspiele Venedig Goldener Löwe für Cardillac
Löwe für Die zweite Heimat 1967 Venedig, Internationale Filmfestspiele der
Biennale Silberner Löwe für Mahlzeiten

60 | ehrengast des festivals: Edgar Reitz

Filmografie (Auswahl) 1979 Susanne tanzt (Kurzfilm)
1978 Der Schneider von Ulm
2013 Die andere Heimat 1978 Deutschland im Herbst
2007 Ortswechsel 1977 Die Stunde Null
2006 Heimat – Fragmente – Die Frauen 1976 Altstadt – Lebensstadt (Doku)
1975 Bethanien
2002 – 2004 1975 Wir gehen wohnen (Doku)
Heimat 3 – Chronik einer Zeitwende in 6 Teilen 1975 Wir planen ein Picknick (Doku)
Film 1: Das glücklichste Volk der Welt 1974 In Gefahr und größter Not bringt der Mittelweg
Film 2: Die Weltmeister den Tod
Film 3: Die Russen kommen 1973 Die Reise nach Wien
Film 4: Allen geht’s gut 1971 Das goldene Ding
Film 5: Die Erben 1970 Kino Zwei (Doku)
Film 6: Abschied vom Schabbach 1971 Geschichten vom Kübelkind
1969 Cardillac
1994 Die Nacht der Regisseure (Doku) 1969 Uxmal
1968 Filmstunde (Doku)
1988 – 1992 1967 Fußnoten
Die zweite Heimat – 1967 Mahlzeiten
Chronik einer Jugend in 13 Teilen 1966 Karin Rohn – Gymnastik für alte Leute (Doku)
Film 1: Die Zeit der ersten Lieder 1966 Die Kinder (Kurzfilm)
Film 2: Zwei fremde Augen 1962 Einer wie du und ich aus Europa (Kurzfilm)
Film 3: Eifersucht und Stolz
Film 4: Ansgars Tod
Film 5: Das Spiel mit der Freiheit
Film 6: Kennedys Kinder
Film 7: Weihnachtswölfe
Film 8: Die Hochzeit
Film 9: Die ewige Tochter
Film 10: Das Ende der Zukunft
Film 11: Zeit des Schweigens
Film 12: Die Zeit der vielen Worte
Film 13: Kunst oder Leben

1981 – 1984
Heimat – Eine Chronik in 11 Teilen
Film 1: Fernweh
Film 2: Die Mitte der Welt
Film 3: Weihnacht wie noch nie
Film 4: Reichshöhenstraße
Film 5: Auf und davon und zurück
Film 6: Heimatfront
Film 7: Die Liebe der Soldaten
Film 8: Der Amerikaner
Film 9: Hermaennchen
Film 10: Die stolzen Jahre
Film 11: Das Fest der Lebenden und der Toten

Festİvalİn onur konuğu: Edgar Reitz | 61

„Renkler dikkatimizi dağıtır!“

„Memleket“, der Edgar Reitz, „her zaman bir kayıp his- Edgar Reitz bir „poeta doctus“ yani „akademik şair” gibi-
si verir“. Bir şeyi kaybeden, onu aramaya çıkar. Edgar dir. Münih’te insani bilimler okudu, Ulm’de Almanya’nın
Reitz’ın yaptığı gibi: toplam altmış saatte yeniden keş- ilk sinema yüksek okulunda yönetmenlik ve görüntü
fettiği zamanın buluntularını gözler önüne seriyor. Ve yönetmenliği doçentliği yaptı, 1971 yılında Münih’te
bu bulguları birleştirerek manzaralar yaratıyor: içinde günlük mönüsünün Geschichten vom Kübelkind (Kova
insanların yaşadığı, acı çektiği, sevdiği, nefret ettiği ve Çocuğunun Hikâyleri) filminin sahnelerinden oluşan, bir
öldüğü. Ancak hiç bir zaman kaybolmuyorlar. Çünkü si- „birahane sineması“ kurdu. İzleme alışkanlıklarına karşı
nema sanatı, gerçek hayatın tersine, insanları yakalayıp, sakin bir isyan. Ancak bu isyanı daha önce de denemişti:
neredeyse sonsuza kadar hapsedebiliyor. 1962 yılında ortak bir manifesto ile zamane sinemasının
ritüeller ve klişelerini reddeden, efsanevi„Oberhausener
Heimat (Memleket) filmlerini, belgesel olmasalar da, Gruppe“nin bir üyesi olarak. Bu hareketin en önemli
bir tarih kitabını okurcasına izleyenler vardır mutlaka. hedefi ticari sinemaya sırt çevirmekti. Ve Edgar Reitz bu
Yerde sağlam duruyor gibi olan„gerçek“ uydurulmuştur. güne kadar da neredeyse kahramanca diyebileceğimiz
Ancak Edgar Reitz’i bu kadar ikna edici yapan da kah- bir inatla bu temel talebe sadık kaldı.
ramanlarına ve çevrelerine hayat verirken başvurduğu
hakikattir. „Fani olanı kalıcı hale getirmek, benim için Memleket filmlerindeki olaylar ne kadar renkliyse,
sanatsal çalışmanın temel sebebi“. filmlerin kendileri çoğu zaman siyah-beyaz – son filmi
Die andere Heimat – Chronik einer Sehnsucht (Diğer
Zaman ölçülebilir, yaşanmış zaman ise ölçülemez. Memleket – Bir Özlemin Tarihçesi)‘nde olduğu gibi –
Hunsrück’lü bir saatçinin oğlu bunu iyi bilir ve „zamanı“ yüksek çözünürlü ve üç boyutlu sinema döneminde
aldatmanın çaresini de bulur – filmi. Burada zamanı aşa- bir provokasyon. „Renkler dikkati dağıtıyor!“, der Edgar
bilir, hızlandırabilir, atlatabilir, yavaşlatabilir ama isterse Reitz. Ve bu buyruğu şöyle savunuyor: „Siyah-beyaz bir
icat da edebilir. Gerçek yaşamda tekrarlanması olanaksız soyutlaştırmadır. Fotoğraf için en güzel sanatsal temel-
olan, burada olağan hale gelir. dir, çünkü biz sinemacıların çalıştığı nesneyi yansıtıyor:

62 | ehrengast des festivals: Edgar Reitz

ışığı. Işıkla resim çizip şekiller yaratabiliyoruz. Bakışları „Memleket“, çok ıstırap çekmiş, çoğu zaman yanlış diller-
yönlendirebiliyoruz.“ de gezinen bir terim. Memleket – her zaman başkalaş-
tırılmış, romantikleştirilmiş, ekseriyetle kitschleştirilmiş
Yani, film zanaatı tekniklerinin tüm ayrıntılarına hakim bir özlem. Yeterince yakından izlediğinizde, yıkılıp dökü-
olan Edgar Reitz, resim „çiziyor“. Resim çekmiyor, çizi- len bir hayale dönüş. Ancak „memleket“ aynı zamanda
yor, yeniden icat ediyor, besteliyor, şekil veriyor. Her bir duydudur da, dokunan, harekete geçiren. Aynen
jestinden, her hareketinden öğrenilmiş profesyonellik Edgar Reitz’in de geçmiş yüzyıllara döndüğü gibi. Ve en
akmayan oyuncuları yerleştiriyor kamera önüne. Gerçek son Die andere Heimat (Diğer Memleket)‘te, insanların
insanlara benzeyen ve sanki oraya aitmişçesine, gerçekçi neden „gittiklerini“ gösterdiği gibi. Güvendikleri, aşina
çevreye uyum sağlayabilen oyuncular. oldukları toprakları, orada yaşayamadıkları, ne bir şim-
dileri ne de bir gelecekleri olduğu için, terkettikleri gibi.
„Güzellik nötr değil!“ Bu da Edgar Reitz’in anahtar cüm- 19. yüzyılın ortalarında, insanları bütün dünya üzerinde,
lelerinden biri. Güzelliği „güçlü bir duygudan doğan bir yerlerini terketmeye iten bu olgu, Edgar Reitz’in mem-
algı“ olarak açıklarken, hemen hiç bir sinemacının kendi- leketi Hunsrück’te de büyük ve evrensel bir meseledir.
sine anayasa kabul etmeyeceğini de ekliyor:„Aşkla bağlı Edgar Reitz ise eninde sonunda buraya ve şimdiye var-
olmadığınız bir özneden, güzellik yaratamazsınız“. masına rağmen, kendisini sürekli çok uzaklara iten bu
meseleye şiirsel ve bilge bir bakış açısı ile bakabiliyor.
Aşk. Filmlerinin her karesinde farkedebiliyorsunuz bunu. Film ve gerçek arasındaki sınır çizgisine bu kadar ışık tu-
Çünkü bu aşk, saygıyla bağlantılı, insanlara olan saygıyla tan bir başkası yok gibi. Edgar Reitz bir şairdir.
ve aynı zamanda, karanlık sinema salonunda perdedeki
ışığı takip eden, seyircilerine olan saygıyla. Jochen Schmoldt

Ödüllerinden Bazıları 1985 Londra Film Festivali: Yabancı Dilde En İyi Film,
Memleket
2013 Bavyera Film Ödülü, En İyi Yapım, En İyi 1984 Berlin, Altın Kamera 
Senaryo, Diğer Memleket 1984 Venedig Uluslararası Film Festivali, FIPRESCI
2007 Berlin Sanat Akademisi Konrad-Wolf-Ödülü Ödülü, Memleket
2006 Mainz Gutenberg-Universitesi Fahri 1978 Adolf Grimme Ödülü, Sıfır Noktası 
Doktora Ünvanı 1978 Alman Altın Film Ödülü, Alman Sonbaharı
2006 Federal Almanya Büyük Liyakat Ödülü 1974 Ernst Lubitsch Ödülü, Viyana Yolculuğu
1996 Cannes, Premio Europe Cinema 1973 Sorrent Uluslararası Film Festivali: Prmio Sirena
1994 Adolf Grimme Ödülü, İkinci Memleket d´Argento, Viyana Yolculuğu
1994 Adolf Grimme Ödülü, Memleket 1971 Interfilm Ödülü, Kova Çocuğunun Hikâyeleri
1994 Cannes, Yaşam Boyu Sanat Ödülü 1970 Alman Gümüş Film Ödülü, Cardillac
1994 San Francisco, The Golden Gate Ödülü İkinci 1969 Venedig, C.I.D.A.L.C. Ödülü, Cardillac
Memleket 1967 Venedig Uluslararası Film Festivali Gümüş
1993 Federal Almanya Birinci Sınıf Liyakat Ödülü Arslan Ödülü, Öğünler
1992 Venedig Uluslararası Film Festivali, Altın
Arslan, İkinci Memleket
1986 Adolf Grimme Ödülü, Memleket
1986 Londra, The British Film Academy Ödülü,
İkinci Memleket

Festİvalİn onur konuğu: Edgar Reitz | 63

Filmografi (Seçki) 1979 Susanne’nin Dansı (Kısa Film)
1978 Ulm Terzisi
2013 Diğer Memleket 1978 Alman Sonbaharı
2007 Yer Değişimi 1977 Sıfır Noktası
2006 Memleket – Parçalar – Kadınlar 1976 Tarihi Kent – Yaşam Kenti (Belgesel)
1975 Bethanien
2002 – 2004 1975 Oturmaya Gidiyoruz (Belgesel)
Memleket 3 – Bir Miladın Tarihçesi – 6 Bölüm 1975 Bir Piknik Planlıyoruz (Belgesel)
Film 1: Dünyanın en Mutlu Halkı 1974 Tehlike ve Çaresizlikte Orta Yol Ölüm Getirir
Film 2: Dünya Şampiyonları 1973 Viyana Yolculuğu
Film 3: Ruslar Geliyor 1971 Altın Nesne
Film 4: Herkes İyi 1970 Sinema İki (Belgesel)
Film 5: Mirasçılar 1971 Kova Çocuğunun Hikâyeleri
Film 6: Schabbach’a Veda 1969 Cardillac
1969 Uxmal
1994 Yönetmenlerin Gecesi (Belgesel) 1968 Film Saati (Belgesel)
1967 Dipnotlar
1988 – 1992 1967 Öğünler
İkinci Memleket – Bir Gençliğin Tarihçesi – 13 Bölüm 1966 Karin Rohn – Yaşlılar İçin Jimnastik (Belgesel)
Film 1: İlk Şarkıların Zamanı 1966 Çocuklar (Kısa Film)
Film 2: İki Yabancı Göz 1962 Avrupa’dan Senin Benim Gibi Biri (Kısa Film)
Film 3: Kıskançlık ve Gurur
Film 4: Ansgar’ın Ölümü
Film 5: Özgürlük Oyunu
Film 6: Kennedy’nin Çocukları
Film 7: Noel Kurtları
Film 8: Düğün
Film 9: Sonsuza Kadar Kız Çocuğu
Film 10: Geleceğin Sonu
Film 11: Susmak Zamanı
Film 12: Kelimelerin Zamanı
Film 13: Sanat veya Hayat

1981 – 1984
Memleket – 11 Bölümlük bir Kronik
Film 1: Uzaklara Özlem
Film 2: Dünyanın Ortası
Film 3: Noel Hiç Böyle Olmamıştı
Film 4: Reichshöhen Caddesi
Film 5: Kaç Git ve Dön
Film 6: Memleket Cephesi
Film 7: Askerlerin Aşkı
Film 8: Amerikalı
Film 9: Hermanncık
Film 10: Gurur Dolu Yıllar
Film 11: Yaşayanların ve Ölülerin Şenliği

64 | ehrengast des festivals: Edgar Reitz

Der Schneider von Ulm

ULM TERZİSİ

Ende des 18. Jahrhunderts: Schneidergeselle Albrecht 18. yüzyılın sonu: Terzi kalfası Albrecht Berblinger
Berblinger ist unterwegs von Wien nach Ulm, seiner Hei- Viyana’dan memleketi Ulm’e dönmektedir. Aklında uç-
matstadt. In seinem Kopf ein schwindelerregender manın, bir kuş gibi göklerde yolculuk etmenin baş dön-
Traum: Der Traum vom Fliegen. Nachdem er durch Jakob dürücü hayalleri ile. Mucit Jakob Degen tarafından“hava
Degen mit der Idee der Konstruktion von Fluggeräten taşıtları” konstrüksiyonları hakkında bilgiler aldıktan
vertraut gemacht wurde, widmet sich Berblinger in sei- sonra, Berblinger tüm boş vakitlerini bir hava aracının
ner Freizeit fortan Versuchen, ein funktionstüchtiges icadına harcar. Siyasi aktivitelere katılmak suçuyla ceza-
Fluggerät herzustellen. Nach einem Gefängnisaufent- evine giren terzi, serbest bırakıldıktan sonra, uğraşlarına
halt wegen Verstrickungen in politische Aktivitäten setzt kaldığı yerden devam eder. Ve sonunda kralın huzurun-
Berblinger seine Anstrengungen fort. Schließlich soll er da icadını sergilemek için bir fırsat tanınır kendisine.
vor dem König seine Künste mit einer Überquerung der
Donau unter Beweis stellen. Ulm Terzisi 1770 – 1829 yılları arasında yaşamış Albrecht
Ludwig Berblinger’in gerçek hayatından esinlenmiştir.
Der Schneider von Ulm basiert auf der Lebensgeschichte Terziliğin yanı sıra mucit de olan Berblinger bacak pro-
von Albrecht Ludwig Berblinger, der 1770 bis 1829 in tezleri icat etmiştir. Ancak en büyük hayali olan “bir kuş
Ulm lebte. Sein Leben lang baute er an einer Flugmaschi- misali” uçabilmek için hayatı boyunca üzerinde çalıştığı
ne, die ihn in den finanziellen Ruin führte. araç, Berblinger’in hazin sonunu da getirmiştir.

Festİvalİn onur konuğu: Edgar Reitz | 65

D 1978, 115’ Edgar Reitz
Deutsche Originalfassung
Almanca orijinal Studium der Germanistik, Publizistik und Theaterwissen-
schaft. Mitglied der„Oberhausener Gruppe“, die 1962 den
Regie • Yönetmen deutschen Autoren-Film hervorbrachte. 1966 realisiert
Edgar Reitz er seinen ersten Spielfilm „Mahlzeiten“, der in Venedig
Buch • Senaryo ausgezeichnet wurde. Es folgen zahlreiche weitere Spiel-
Edgar Reitz Dokumentar- und Experimentalfilme,
Kamera • GörüntüYönetmeni die international Beachtung finden. Ab 1994 Professor
Dietrich Lohmann, Martin Schäfer für Film an der Staatlichen Hochschule für Gestaltung in
Schnitt • Kurgu Karlsruhe.
Siegrun Jäger
Ton • Ses Alman Dili ve Edebiyatı, Gazetecilik ve Tiyatro Bilimleri
Miloslav Hurka, Rainer Lorenz, Martin Müller eğitimi alan Reitz, 1962 yılında Alman auteur sine-
Musik • Müzik masının kurucuları olan “Oberhausen Grubu” men-
Nikos Mamangakis subu. 1966’da çektiği ilk filmi “Öğünler” Venedig Film
Produktion • Yapım Festivali’nde ödüllendirildi. Ardından uluslararası plat-
Peter Genée, Edgar Reitz, Eckart Stein formlarda çok övgü alan birçok sinema filmi, belgesel
Darsteller • Oyuncular ve deneysel film çekti. 1994 yılından bu yana Karlsruhe
Tilo Prückner, Hannelore Elsner, Vadim Glowna Güzel Sanatlar Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalış-
makta.

66 | ehrengast des festivals: Edgar Reitz

Heimat – Eine deutsche Chronik – Fernweh

Memleket – BİR ALMAN KRONİĞİ – Uzaklara Özlem

Im Mai 1919 kehrt Paul Simon aus französischer Gefan- 1919 yılının Mayıs ayında Paul Simon, Fransa’daki savaş
genschaft in sein Dorf im Hunsrück zurück. Einige Jahre tutsaklığından Hunsrück’teki köyüne döner. Bir kaç yıl
später verliebt er sich in Apollonia, doch sie wird von den sonra köyde yaşayan Appollonia’ya aşık olur, ancak genç
Dorfbewohnern als „Zigeunerin“ beschimpft und ver- kadın köylüler tarafından „çingene“ olduğu iddiasıyla
trieben. Daraufhin heiratet Paul Maria, die Tochter eines hakarete uğrar ve köyden sürülür. Bunun üzerine Paul
Großbauern. Eines Tages stößt er im Wald auf eine nack- bir toprak ağasının kızı olan Maria ile evlenir ve ikisinin
te Frauenleiche. Kurz darauf verschwindet Paul aus dem iki oğlu olur. Bir gün ormanda çıplak bir kadının cesedini
Dorf und lässt die verzweifelte Maria alleine zurück. bulur. Kısa bir süre sonra ise Paul esrarengiz bir şekilde
kaybolur.
Der Film erzählt die Geschichte der Maria Simon und
ihrer bäuerlichen Familie aus Schabbach. Sie wird vom Filmde Maria Simon’un ve ailesinin Schabbach köyün-
19. Lebensjahr bis zum 82. Lebensjahr begleitet. deki hayatı Almanya’nın tarihi olayları etrafında anlatılır.
Memleket – Bir Alman Kroniği - Uzaklara Özlem top-
Heimat – Eine deutsche Chronik - Fernweh war der lam 30 filmden oluşan üç bölümlük Memleket serisinin
Auftaktfilm der dreiteiligen Heimat-Reihe, die insgesamt ilk filmidir.
30 Filme umfasst.

Festİvalİn onur konuğu: Edgar Reitz | 67

D 1984, 120’ Edgar Reitz
Deutsche Originalfassung mit engl. Untertiteln
Almanca orijinal, İngilizce altyazılı Studium der Germanistik, Publizistik und Theaterwissen-
schaft. Mitglied der„Oberhausener Gruppe“, die 1962 den
Regie • Yönetmen deutschen Autoren-Film hervorbrachte. 1966 realisiert
Edgar Reitz er seinen ersten Spielfilm „Mahlzeiten“, der in Venedig
Buch • Senaryo ausgezeichnet wurde. Es folgen zahlreiche weitere Spiel-
Edgar Reitz, Peter Steinbach Dokumentar- und Experimentalfilme,
Kamera • GörüntüYönetmeni die international Beachtung finden. Ab 1994 Professor
Gernot Roll für Film an der Staatlichen Hochschule für Gestaltung in
Schnitt • Kurgu Karlsruhe.
Mulle Goetz-Dickopp, Caroline Meier, Margarete Rose
Ton • Ses Alman Dili ve Edebiyatı, Gazetecilik ve Tiyatro Bilimleri
Gerhard Birkholz eğitimi alan Reitz, 1962 yılında Alman auteur sine-
Musik • Müzik masının kurucuları olan “Oberhausen Grubu” men-
Nicos Mamangakis subu. 1966’da çektiği ilk filmi “Öğünler” Venedig Film
Produktion • Yapım Festivali’nde ödüllendirildi. Ardından uluslararası plat-
Hans Kwiet, Edgar Reitz, Joachim von Mengershausen formlarda çok övgü alan birçok sinema filmi, belgesel
Darsteller • Oyuncular ve deneysel film çekti. 1994 yılından bu yana Karlsruhe
Marita Breuer, Michael Lesch, Gertrud Bredel Güzel Sanatlar Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalış-
makta.
Festivals/Preise (Auswahl)
Festivaller/Ödüller (Seçki)
1986 London Critics Circle Film Awards - Bester
ausländischer Film • Londra Sinema Yazarları
Film Ödülleri – En İyi Yabancı Film
1985 Bayrischer Filmpreis - Beste Darstellerin •
Bavyera Film Ödülleri – En İyi Kadın Oyuncu
1984 Internationale Filmfestspiele von Venedig -
FIPRESCI-Preis • Venedig Uluslararası Film
Festivali – FIPRESCI Ödülü

68 | ehrengast des festivals: Edgar Reitz

Heimat – Fragmente – Die Frauen

Memleket – Parçalar – Kadınlar

Lulu, die 35-jährige Tochter des Musikers Hermann Si- Müzisyen Simon Hermann’ın kızı 35 yaşındaki Lulu, „ço-
mon sucht nach etwas, das sie die„alte Zukunft aus Kin- cukluk günlerinden kalan eski geçmiş” diye adlandırdığı
dertagen“ nennt. Die Geister, die Lulu ruft, erscheinen bir şeyin arayışı içerisindedir. Münih’te bir sinemada geç-
tatsächlich und sie gerät in einen Entdeckungsrausch: mişin mekânlarında gezinirken hatırlamanın tuhaflığını
Die Szenen, die sie vorfindet, sind komisch, herzzerrei- da araştırır. Bir asrın kadınlarının hayatları ve hayalleri ile
ßend, wild, romantisch, magisch oder ganz und gar hei- yüzleşirken, hatıralarda karşılaştığı sahneler komik, acı
matlich. Es ist ein nie enden wollender Strom von Liebes- verici, vahşi, romantik, büyülü veya tamamen memleke-
geschichten, Karriereträumen und Wettkämpfen um die tine aittir. Hiç bitmek bilmeyen aşk hikayeleri, kariyer ha-
Plätze auf der Sonnenseite des Lebens. Wenn Lulu am yalleri ve hayatın güneşli tarafında yer almak için girilen
Ende dennoch die Türe findet, die aus den Traumwelten yarışlar. Lulu sonunda hayallerinden bir çıkış kapısı bulsa
hinausführt, zurück in die Wirklichkeit, dann ist die Wirk- da, döndüğü gerçek artık eski gerçek değildir.
lichkeit nicht mehr das, was sie einmal war.
Yönetmen, ödüllü Memleket üçlemesinin karakterlerin-
Mit Heimat - Fragmente - Die Frauen nimmt der Regis- den veda ederken, daha önce kullanılmamış sahneleri
seur nach Vollendung der preisgekrönten Heimat-Trilo- içeren Memleket – Parçalar – Kadınlar’da memleket
gie Abschied von seinen Figuren. Sein filmischer Rück- meselesine dair son sözünü de söylüyor.
blick enthält bisher unveröffentlichte Szenen.

Festİvalİn onur konuğu: Edgar Reitz | 69

D 2006, 146’ Edgar Reitz
Deutsche Originalfassung mit engl. Untertiteln
Almanca orijinal, İngilizce altyazılı Studium der Germanistik, Publizistik und Theaterwissen-
schaft. Mitglied der„Oberhausener Gruppe“, die 1962 den
Regie • Yönetmen deutschen Autoren-Film hervorbrachte. 1966 realisiert
Edgar Reitz er seinen ersten Spielfilm „Mahlzeiten“, der in Venedig
Buch • Senaryo ausgezeichnet wurde. Es folgen zahlreiche weitere Spiel-
Edgar Reitz Dokumentar- und Experimentalfilme,
Kamera • GörüntüYönetmeni die international Beachtung finden. Ab 1994 Professor
Christian Reitz für Film an der Staatlichen Hochschule für Gestaltung in
Schnitt • Kurgu Karlsruhe.
Christian Reitz
Musik • Müzik Alman Dili ve Edebiyatı, Gazetecilik ve Tiyatro Bilimleri
Nicos Mamangakis, Michael Riessler eğitimi alan Reitz, 1962 yılında Alman auteur sine-
Produktion • Yapım masının kurucuları olan “Oberhausen Grubu” men-
Reitz & Reitz Medien subu. 1966’da çektiği ilk filmi “Öğünler” Venedig Film
Darsteller • Oyuncular Festivali’nde ödüllendirildi. Ardından uluslararası plat-
Henry Arnold, Salome Kammer, Nicola Schössler, Michael formlarda çok övgü alan birçok sinema filmi, belgesel
Lesch, Marita Breuer ve deneysel film çekti. 1994 yılından bu yana Karlsruhe
Güzel Sanatlar Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalış-
Festivals/Preise (Auswahl) makta.
Festivaller/Ödüller (Seçki)
2006 63. Internationales Filmfestival Venedig •
63. Venedig Uluslararası Film Festivali

ehrengast des festivals:
Fatma GİRİK

Leid

Festİvalİn onur konuğu:
Fatma GİRİK

Acı

72 | ehrengast des festivals: Fatma GİRİK

Eine Schönheit mit politischem Bewusstsein

Sie ist ohne Alter. Schaut man ihr Gesicht, erkennt man me ging. Mit ihrer eigenen Realityshow machte Sie stets
noch immer die gleiche Unschuld des jungen Mädchen, auf soziale Probleme und die gesellschaftliche Gewalt
das im Alter von vierzehn Jahren ihre Karriere als Schau- gegenüber Frauen aufmerksam. Bevor sie aber 1989
spielerin begann. Noch immer ist sie gleich einer Statue, in die Politik ging und Bürgermeisterin des Istanbuler
gemeiselt in parischem Marmor. So ist es auch kaum Bezirkes Şişli wurde, war sie zugleich die rebellische jun-
verwunderlich, dass ihre einzigartige Schönheit und ge Frau und die nachdenkliche weibliche Version eines
der Zauber, der von ihr ausgeht, wenn man sie auf der Hamlet in Metin Erksans Kadın Hamlet-İntikam Meleği
Leinwand sieht, sich in die Erinnerung der türkischen Ci- (Racheengel, 1976). Unvergesslich sind ihre schauspie-
neasten für Jahrzehnte eingeprägt haben, wie bei selten lerischen Leistungen in Kızgın Toprak (Brennende Erde,
einer Schauspielerin. 1973), in der sie die Tradition zwingt, ihr eigenes Grab
zu schaufeln. Ebenso unvergesslich, wie sie uns in Ağrı
Sie wurde meist als Wildfang, knabenhaftes Mädchen Dağı Efsanesi (Das Epos vom Berg Ararat, 1975) in mär-
oder gar als Amazone besetzt, wie in den Filmen Fos- chenhafte Träume entführte. Und auch als Mutter Irazca,
forlu Cevriye (Die brilliante Cevriye) und Şoför Nebahat die in Yılanların Öcü (Die Rache der Schlangen, 1985)
(Chauffeurin Nebahat), in denen sie es mit der männli- das Aufbegehren der anatolischen Frauen repräsentiert,
chen Gesellschaft aufnimmt, indem sie sich männliche schrieb sie türkische Filmgeschichte.
Verhaltensweisen aneignet. Doch dies lag sicherlich
nicht an ihrer äußerlichen Erscheinung, sondern dar- Wer hätte Ende der 50er Jahre gedacht, dass dieses
an, dass sie tatsächlich nicht auf den Mund gefallen ist 14-jährige Mädchen, nachdem sie in einigen kleinen
und sich auch im wahren Leben keiner Ungerechtigkeit Rollen zu sehen war, mit den Filmen Avare Mustafa
beugt . Mit ihren Rollen, in denen sie meist starke Frauen (Mustafa, der Nichtsnutz, 1961), Mahalledeki Yeni Gelin
verkörperte, war sie eine Vorreiterin für die Emanzipati- (Die neue Braut im Viertel, 1961) Badem Şekerleri (Man-
on der anatolischen Frauen. delbonbons, 1963), Keşanlı Ali Destanı (Das Epos von
Ali aus Keşan, 1964), Yaprak Dökümü (Blätterfall, 1967),
Doch sie mischte sich nicht dann ein, wenn es um ihre Fil- ihren unvergesslichen Auftritten in Yılmaz Güneys Acı

Festİvalİn onur konuğu: Fatma GİRİK | 73

(Schmerz, 1971), Namus (Die Ehre, 1972), Toprak Ana auch unsere schöne, unerreichbare Geliebte. Fast immer
(Mutter Erde, 1973), Kanlı Nigar (Die blutige Nigar, war sie aber eine von uns. Eine Frau, die sich von den
1981) und vielen mehr, zu einer der größten türkischen Leinwänden in unsere Herzen spielte und für immer
Schauspielerinnen werden würde? dort bleiben wird...

In ihren Filmen war sie manchmal unsere Schwester, Burçak Evren
manchmal unsere leidgeplagte Mutter, und manchmal

Preise 1998 Ehrepreis des 35. Antalya Golden Orange Film
festivals für ihre Gesamtwerk
2013 50. Antalya Golden Orange Filmfestival Spezial 1971 3. Adana Golden Boll Filmfestival – Beste
preis zum 50. Jubilaeum Darstellerin für Leid
2012 Ehrenpreis des 21. Türkischen Filmfestivals 1969 1. Adana Golden Boll Filmfestival – Beste
Mannheim Darstellerin für Die Braut Ezo
2011 Ehrenpreis des 6. Datça Goldene Mandel Kino 1969 1. Adana Golden Boll Filmfestival – Beste
und Kulturfestivals Darstellerin für Der große Schwur
2007 Ehrenpreis des 2. Internationalen Bursa Seiden 1967 4. Antalya Golden Orange Filmfestival – Beste
straßen Filmfestivals Darstellerin für Die Tochter der Dirne
2007 Aziz Nesin Preis des 18. Internationalen 1965 2. Antalya Golden Orange Filmfestival – Beste
Filmfestivals Ankara für ihr Gesamtwerk Darstellerin für Die Legende von Ali aus Keşan
2006 Ehrenpreis des 13. Adana Golden Boll Film
Festivals
2001 Ehrenpreis des 20. Internationalen
Filmfestivals Istanbul

74 | ehrengast des festivals: Fatma GİRİK

Filmografie (Auswahl) 1966 Der Chauffeur der Fabrik
1966 Ich bin ein Straßenmädchen
2005 Das Kino ist ein Wunder / Die Wunderlampe 1966 Das Gesetz der Liebe
1990 Dunkelheit am hellichten Tag 1966 Für meine Ehre
1989 Der Preis der Ehre 1965 Eine Braut für drei Brüder
1988 Eine Frau, ganz alleine 1965 Lieben verboten
1988 Die allerschönste Liebe 1965 Liebe wie ein Held
1987 Mutter Hacer 1965 Die süße Spionin
1985 Die Rache der Schlangen 1965 Der Spieler
1984 Hass 1965 Die schreckliche Rache
1982 Mutter Gülsüm 1965 Dieb!
1982 Der Flüchtling 1964 Küssen verboten
1981 Die blutige Nigar 1964 Küsse die Hand deiner Mutter
1978 Lebenskampf 1964 Der großartige Nichtsnutz
1977 Der Racheengel 1964 Die Braut im Dorf
1977 Meryem und ihre Söhne 1964 Vierzig kleine Mütter
1977 Das unsterbliche Lied 1964 Kind des Volkes
1975 Die Legende vom Berg Ararat 1964 So muss eine Dienerin sein
1974 Der schwarze Schleier 1964 Vor dem Gesetz
1974 Die Zweitfrau 1963 Millionär gegen den Willen
1973 Brennende Erde 1963 Die Hochzeitsnacht
1973 Mutter Erde 1963 Das Tagebuch einer Magd
1971 Murat und Nazlı 1963 Es war zehn vor eins
1971 Ehre 1963 Manche mögen Prügel
1971 Leid 1963 Mandelbonbons
1971 Bis zum jüngsten Tag 1963 Ehemann zu vermieten
1971 Liebe mich, dann töte mich 1962 Das Straßenmädchen
1971 Der gekaufte Bräutigam 1962 Der kleine Herr
1971 Wie ein welkendes Blatt 1962 Die unschuldigen Liebenden
1970 Morgen ist der letzte Tag 1962 Fatoşs Babies
1970 Undreife Früchte 1962 Der schlimme Enkel
1970 Die unbekannte Frau 1962 Die Schätze des Tschingis Khan
1969 Die leere Wiege 1961 Die Tage, an denen wir uns liebten
1969 Der große Schwur 1961 Zwei Tropfen Tränen
1968 Die Braut Ezo 1961 Die Braut ohne Schleier
1968 Die Waise 1961 Das leere Nest
1967 Liebe mich oder töte mich 1961 Die neue Braut im Viertel
1967 Die letzte Nacht 1960 Nation und Ehre
1967 Frau zu vermieten 1960 Der Tod verfolgt uns
1967 Die diebische Prinzessin 1960 Das Straßenkind Kopuk
1967 Die Frau im Netz 1960 Der Liebesdieb
1967 Die Tochter der Dirne 1959 Die Unglücklichen
1966 Ein seltsamer Mann 1959 Die verliebte Braut
1966 Die goldene Stadt 1959 Die einzige Nacht in meinem Leben
1966 Helden sterben nicht 1958 Memiş unter Gangstern
1966 Ich werde auf dich warten 1957 Der Fleck
1966 Das Ziel ist Ankara 1956 Der Fluch der Waisen
1966 Arme Kinder 1954 Für die Unabhängigkeit

Festİvalİn onur konuğu: Fatma GİRİK | 75

İki ÜN’lü Kadın: FATMA GİRİK

Onun yaşı hiç olmamıştır. O hâlâ: on dördünde başladığı sareti ve doğruluğundan kaynaklanır. Sanki „kadın gibi
sinema serüveninde çehresinde hiç eksik olmayan ma- kadın“ olmazlığın bizim toplumumuza özgü ironik bir
sumiyeti ve tükenmeyen sevgisiyle katıksız ve tartışma- yakıştırmasıdır bu. Her ne kadar Fosforlu Cevriye, Şoför
sız bir güzelliğin, yıllara meydan okuyan, Paros merme- Nebahat gibi erkeksi tavırlarla donatılmış kahramanları
rine işlenmiş değerli bir yapıtı gibi durur. Ya da bize öyle oynamış olsa da, onun erkekliği hep, hal ve tavırlarından
gelir. Buna ister Fatma Girik’in kitlelerle örtüşmesinden çok, sinemanın ona biçtiği dik duruşundan gelir.
kaynaklanan kendine özgü o anlatılmaz çekiciliği, ister
sinemanın onu perdeye yansıtmasının büyüsü deyin. Ama onun kadınlığı (daha doğrusu dişiliği) de biraz
Her ikisi de kabulümüzdür. onun dik duruşunun gölgesinde gezinmiştir. Fatma Gi-
rik hiçbir zaman arzunun davetkâr nesnesi olmamıştır.
Onun çoğunlukla Erkek Fatma olarak tanımlanması, Çehresinden hiç eksik olmayan masumiyet haresiyle
erkeksi hal ve tavırlara oldukça uzak olan fiziksel konu- hep, bizim olan, kimi zaman bacımız, kimi zaman ise
mundan değil, aksine, sözünü esirgemeyen dobralığın- nice bilinmez duyguları ödünç alıp verdiğimiz sevdalı-
dan, her bir haksızlığa, olumsuzluğa karşı eğilmeyip, mız, sahip olunmasından nice keyifler ve de heyecanlar
ödün vermeden dik duruşundan kaynaklanır. Onun duyduğumuz kadın gibi kadınımız olmuştur.
erkek gibi değerlendirilip bu şekilde tanımlanması, yal-
nızca beyazperdede canlandırdığı düşsel karakterlerin Ama Fatma Girik‘te bunun daha fazlası da vardır. Her
sınırları senaryo ile çizilmiş kalıpları içinde kalmamış, gi- bir kişiliği kusursuzca canlandırdığı o unutulmaz düş
derek gerçek yaşamda üstlendiği belediye başkanlığın- portreleri arasında, oynadığı kırsal kesim tadının resmi
daki eylemleri ve de TV’de yaptı programlardaki cesareti en ön sırada yer alır. Yarı feodal ilişkiler içinde, kıstırılmış,
ve çekincesiz tavırlarıyla da adeta tescillenmiştir. Kısaca- horlanmış, törelerin tutsağı olup kimi zaman harcanmış
sı onun erkekliği, bu tanımlamayla uzak-yakın bir ilişkisi Anadolu’nun o çilekeş, içindeki acıyı dudaklarında çığ-
olmayan fiziğinden değil, erkek odaklı bir toplumda er- lık yerine gözlerinde yaş yapan kadınını ondan daha iyi
keklikle özdeştirilen övgü söyleminin, mertliğinden, ce- oynayan kaç oyuncu olmuştur ki sinemamızda. Kızgın

76 | ehrengast des festivals: Fatma GİRİK

Toprak’ta törelerin gereği kendi mezarını kendi kazan, Güney’le oynadığı o unutulmaz filmi Acı (1971) sonra-
Kambur’da, yüreğindeki sevecenlikle sırtındaki kambu- sında çevirdiği Namus (1972), Kambur (1973), Kızgın
ru bizlere ödünç veren, Ağrı Dağı Efsanesi’nde masalım- Toprak (1973), Ağrı Dağı Efsanesi (1975) ve daha nice
sı düşler içine iten, Yılanların Öcü’nde o unutulmaz Iraz- filmlerle Türk sinemasının başa oynayan ve oyunculuk
ca ana ile Anadolu kadınının direncini sergileyip Metin serüveni boyunca da hep orada kalmayı başarabilen
Erksan’ın Kadın Hamlet (ya da intikam Meleği) filmiyle böylesine büyük bir oyuncusu olacağını kim bilebilirdi
erkek Fatmalığa inat, Hamlet’i oynayan ilk kadın sinema ki…
oyuncusu olan Fatma Girik’in filmlerini unutmak, unuta-
bilmek mümkün mü. O, kimi zaman bizim bacımız, kimi zaman çileli anamız,
ama çoğu zaman da düş perdelerinden yüreklerimize
50’li yılların sonunda birkaç filmde ufak rollerden gö- inen ve hep de orada kalan, hiç yaşlanmayan, ve de si-
züktükten birkaç yıl sonrasında film sayısını on-onbeşe nemanın o anlatılmaz büyüsüyle hiç de yaşlanmayacak
çıkartan, henüz on dördündeki bu kız çocuğu, Avare olan, genç ve güzeller güzeli sevdalımızdır…
Mustafa (1961), Mahalleye Gelen Gelin (1961), Türkan
Şoray‘la birlikte rol aldığı Badem Şekeri (1963), Keşan- Burçak Evren
lı ali Destanı (1964), Yaprak Dökümü (1967), Yılmaz

Ödüllerinden Bazıları

2013 50. Antalya Altın Portakal, 50. Yıl Özel Ödülü 1998 35. Antalya Altın Portakal Film Festivali,
2012 21. Mannheim Türk Film Festivali Onur Ödülü Yaşam Boyu Onur Ödülü
2011 6. Datça Altın Badem Sinema ve Kültür 1971 3. Adana Altın Koza Film Festivali – En İyi
Festivali Onur Ödülü Kadın Oyuncu, Acı
2007 2. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali 1969 1. Adana Altın Koza Film Festivali – En İyi Kadın
Onur Ödülü Oyuncu, Ezo Gelin
2007 18. Ankara Uluslararası Film Festivali, Aziz 1969 1. Adana Altın Koza Film Festivali – En İyi Kadın
Nesin Emek Ödülü Oyuncu, Büyük Yemin
2006 13. Adana Altın Koza Film Festivali 1967 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali – En İyi
Onur Ödülü Kadın Oyuncu, Sürtüğün Kızı
2001 İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde 1965 2. Antalya Altın Portakal Film Festivali – En İyi
onur ödülü Kadın Oyuncu, Keşanlı Ali Destanı

Filmografi (Seçki) Festİvalİn onur konuğu: Fatma GİRİK | 77

2005 Sinema Bir Mucizedir / Büyülü Fener 1966 Fabrikanın Şoförü
1990 Gün Ortasında Karanlık 1966 Ben Bir Sokak Kadınıyım
1989 Namusun Bedeli 1966 Aşkın Kanunu
1988 Tek Başına Bir Kadın 1966 Namusum İçin
1988 Sevgilerin En Güzeli 1965 Üç Kardeşe Bir Gelin
1987 Hacer Ana 1965 Sevişmek Yasak
1985 Yılanların Öcü 1965 Seveceksen Yiğit Sev
1984 Nefret 1965 Şeker Hafiye
1982 Gülsüm Ana 1965 Kumarbaz
1982 Kaçak 1965 Korkunç İntikam
1981 Kanlı Nigar 1965 Hırsız
1978 Yaşam Kavgası 1964 Öpüşmek Yasak
1977 İntikam Meleği (Kadın Hamlet) 1964 Öp Annenin Elini
1977 Meryem ve Oğulları 1964 Muhteşem Serseri
1977 Ölmeyen Şarkı 1964 Köye Giden Gelin
1975 Ağrı Dağı Efsanesi 1964 Kırk Küçük Anne
1974 Kara Peçe 1964 Halk Çocuğu
1974 Kuma 1964 Hizmetçi Dediğin Böyle Olur
1973 Kızgın Toprak 1964 Kanun Karşısında
1973 Toprak Ana 1963 Zoraki Milyoner
1971 Murat ile Nazlı 1963 Zifaf Gecesi
1971 Namus 1963 Bir Hizmetçi Kızın Hatıra Defteri
1971 Acı 1963 Bire On Vardı
1971 Mahşere Kadar 1963 Bazıları Dayak Sever
1971 Önce Sev Sonra Öldür 1963 Badem Şekeri
1971 Satın Alınan Koca 1963 Kiralık Koca
1971 Solan Bir Yaprak Gibi 1962 Sokak Kızı
1970 Yarın Son Gündür 1962 Küçük Beyefendi
1970 Ham Meyva 1962 Günahsız Aşıklar
1970 Meçhul Kadın 1962 Fatoş’un Bebekleri
1969 Boş Beşik 1962 Belalı Torun
1969 Büyük Yemin 1962 Cengiz Han’ın Hazineleri
1968 Ezo Gelin 1961 Seviştiğimiz Günler
1968 Öksüz 1961 İki Damla Gözyaşı
1967 Ya Sev Ya Öldür 1961 Duvaksız Gelin
1967 Son Gece 1961 Boş Yuva
1967 Kiralık Kadın 1961 Mahalleye Gelen Gelin
1967 Hırsız Prenses 1960 Vatan ve Namus
1967 Ağa Düşen Kadın 1960 Ölüm Peşimizde
1967 Sürtüğün Kızı 1960 Kaldırım Çocuğu Kopuk
1966 Bir Garip Adam 1960 Aşk Hırsızı
1966 Altın Şehir 1959 Talihsizler
1966 Yiğitler Ölmezmiş 1959 Sevdalı Gelin
1966 Seni Bekleyeceğim 1959 Ömrümün Tek Gecesi
1966 Hedef Ankara 1958 Memiş Gangsterler Arasında
1966 Fakir Çocuklar 1957 Leke
1956 Yetimler Ahı
1954 İstiklal Uğrunda

78 | ehrengast des festivals: Fatma GİRİK

Acı

Leid

Ali tötet im Auftrag von Haceli Avanos’ Sohn Yasin. Nach Çiçek Ali Haceli Ağa’nın emriyle Avanos’un oğlu Yasin’i
15 Jahren Haft kommt er verändert und voller Reue zu- öldürür. 15 yıl hapis yattıktan sonra, değişmiş ve yaptı-
rück ins Dorf. Nachdem er das Grab von Yasin besucht ğından pişman, kasabaya döner. Yasin’in mezarını ziya-
hat, will er Avanos, der im Dorf mit seiner Tochter Zelha ret ettikten sonra, köyde kızı Zelha’yla birlikte yaşayan
lebt, um Vergebung bitten. Obwohl die beiden dies zu- Avanos’tan özür dilemek ister. Baba-kız bunu şiddetle
nächst mit aller Gewalt ablehnen, lässt Ali nicht locker. reddetse de, Ali vazgeçmez. Zelha öfkeyle sopayla
Zelha ist wütend und verletzt Ali schwer. Daraufhin neh- Ali’nin kafasına vurunca Ali yere yığılır. Baba kız Ali’ye
men die beiden Ali auf und pflegen ihn wieder gesund. evlerinde bakarlar. Ali iyileşince günlerini Avanos’un
tarlasında çalışarak geçirir. Bunu öğrenen Haceli Ali’yi
Von nun an arbeitet Ali auf Avanos Feld. Haceli hingegen kendi tarafına çekmek ister. Ancak Zelha’ya aşık olan Ali
versucht Ali wieder auf seine Seite zu ziehen. Doch Ali ist Haceli’nin teklifini reddeder. Ali ve Avanos’un, Haceli ve
verliebt in Zelha und lehnt alle Angebote ab. Im Kampf adamlarıyla kavgalarında Avanos ölür. Ali’yi ise köylüler
gegen Hacelis Männer stirbt Avanos. Ali wird von den kurtarır. Aldığı darbeler Ali’yi kör eder. Zelha başlarına
Dorfbewohnern gerettet, doch er erblindet. Zelha hat gelebileceklerinden korkar ve kasabadan gitmek ister.
Angst und fleht Ali an, fortzugehen. Aber für Ali ist die Fakat Ali için intikam zamanıdır.
Zeit der Rache gekommen.

Festİvalİn onur konuğu: Fatma GİRİK | 79

TR 1971, 80’ Yılmaz Güney
Türk. Originalfassung mit dt. Untertiteln
Türkçe orijinal, Almanca altyazılı Der Schauspieler, Drehbuchautor, Regisseur und Produ-
zent Yılmaz Güney (1937, Adana – 1984, Paris) wurde zu-
Regie • Yönetmen nächst mit seinen Rollen in trivialen Filmen bekannt. 1972
Yılmaz Güney wurde er wegen kommunistischer Proganda verhaftet.
Buch • Senaryo Nach seiner Freilassung begann er sozialkritische Filme zu
Yılmaz Güney drehen. Er wurde zu 19 Jahren Haft verurteilt, nachdem
Kamera • GörüntüYönetmeni er in Adana einen Richter erschossen hatte. 1981 floh er
Gani Turanlı aus dem Gefängnis nach Paris und starb dort an Krebs.
Schnitt • Kurgu Er gilt als einer der wichtigsten türkischen Regisseure des
Şerif Gören 20. Jahrunderts.
Ton • Ses
Necip Sarıcıoğlu Yılmaz Güney (1937, Adana – 1984, Paris) Oyuncu, se-
Musik • Müzik naryo yazarı, yönetmen ve yapımcı olan Güney kariye-
Metin Bükey rinde macera filmlerin “Çirkin Kralı” olarak başlar. 1972
Produktion • Yapım yılında “devrimcilere yardım ve yataklık” gerekçesiyle tu-
Güney Filmcilik tuklanır. Bu dönemden sonra sosyal içerikli filmler çek-
Darsteller • Oyuncular meye başlar. Adana’da ilçe yargıcını öldürmek suçuyla
Yılmaz Güney, Fatma Girik tutuklanır ve 19 yıl hapis cezasına çarptırılır. 1981 yılında
hapishaneden Paris’e kaçar. Son yıllarını Paris’te geçiren
Festivals/Preise (Auswahl) Güney 20. yüzyılın en önemli Türkiyeli yönetmenlerin-
Festivaller/Ödüller (Seçki) den biri olarak kabul edilir.
1971 London Film Festival – Zweitbester Film •
Londra Film Festivali – En İyi İkinci Film Filmografie • Filmleri
1971 3. Adana Filmfestspiele – Zweitbester Film, 1984 Die Mauer • Duvar
Beste Darstellerin, Beste Filmmusik • 1982 Der Weg • Yol
3. Adana Film Festivali – En İyi İkinci Film, 1979 Die Herde • Sürü
En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Film Müziği 1974 Die Armen • Zavallılar
1970 Die Hoffnung • Umut

IN MEMORIAM TUNÇEL KURTIZ

Ein Vollmond im Kino – Bedr
Hiuch HaGdi - Das Lächeln des Lämmchens
Hasan, die Rose

TUNÇEL KURTİZ’İN ANISINA

Bedr – SİNEMADA BİR DOLUNAY
KUZUNUN GÜLÜMSEYİŞİ
Gül Hasan

82 | IN MEMORIAM TUNÇEL KURTIZ

Ein Künstler mit Flügeln

Aktör gibi yaşadı aktör gibi uçup gitti

Man sollte es vielleicht gleich am Anfang erwähnen, ‘Ramiz Dayı, Yılmaz Güney’in arkadaşı çıktı’. Ezel
dass Tunçel Kurtiz der international erfolgreichste tür- dizisinin popüler olduğu günlerde bir gazete atmıştı
kische Schauspieler auf der Bühne und im Film war. bu başlığı. Habere fotoğraf olarak da Sürü filminden bir
Thierry Frémaux, der Festivaldirektor von Cannes be- kare kondurulmuştu. ‘Nerden baksan tutarsızlık, nerden
zeichnete ihn, als 2011 der Film Hudutların Kanunu (Das baksan ahmakça’ diyerek geçiştirilecek bir vaka değildi
Gesetz der Grenzen) dort vorgeführt wurde, sogar als bu.
‘eine Mischung von Brad Pitt, Gérard Depardieu und Ro-
bert de Niro’. Baştan söylemek gerek herhalde, Tunçel Kurtiz, sinema
ve sahne dünyamızın uluslararası alandaki en başarılı
Während seines Jurastudiums zieht es ihn auf die Bühne. ismiydi. Lütfi Akad’ın yönettiği Hudutların Kanunu
Entsprechend der Art des “proletarischen Theaters” in- filmi 2011’de Cannes Film Festivali’nde gösterilirken
szeniert er noch als Amateur Monodramen, bis er beim festivalin yöneticilerinden Thierry Fremaux onu "Brad
legendären Dormen Theater seine professionelle Karrie- Pitt, Gérard Depardieu, Robert De Niro karışımı bir
re beginnt. Lesen, schauspielen, “dagegen sein” und mit oyuncu" diye takdim etmesi de bence bunun göstergesi.
seinen Freunden trinken sind in jenen Jahren seine Lieb-
lingsbeschäftigungen. Doch es sind auch die Jahre, in Hukuk okuduğu üniversite yıllarında başlar sahneye
denen er seine Schauspielerei perfektioniert, sich selbst çıkmaya. ‘Komünist adaba’ uygun olarak amatörce tek
kennen lernt, sich an Hunger gewöhnt und sein Name kişilik oyunlar koyar. Amatör çabalar sonrasında Dormen
auf die staatliche schwarze Liste gerät. In den 60ern Tiyatrosu’nda ilk defa profesyonel olur. Kitap okumak,
macht er mit dem Kino seine erste, jedoch enttäu- sahneye çıkmak, muhaliflik yapmak, bir de dostlarıyla
schende Erfahrung. In Şeytanın Uşakları (DieTeufelsdie- içmek, o yıllarda en çok yaptığı ve en çok sevdiği
ner) ist er erstmals auf der Leinwand zu sehen. Später eylemlerdir. Ama aslında oyunculuğunu kristalleştirdiği,
kommt er mit Yılmaz Güney, den er aus der Studienzeit kendini tanıdığı, şöhretle hesaplaştığı, açlığa alıştığı,
kennt, zusammen. Das Kino, das die beiden sich vorstel- devletin gözünde ‘tehlikeliler’ listesine girdiği yıllar

TUNÇEL KURTİZ’İN ANISINA | 83

len, ist ein anderes. Mit Hudutların Kanunu und Umut da o yıllardır. 60’ların dünyasında Yeşilçam’la pek
(Hoffnung) finden beide ihren Weg. Es sind aber auch die de onu tatmin etmeyen bir tanışması olur. Şeytanın
Jahre, in denen es Konsequenzen hat, wenn man sich Uşakları filmiyle beyazperdede görünür. Sonrasında
zum Kommunismus bekennt. Als er den verbotenen okul günlerinden tanıdığı Yılmaz Güney’le biraz daha
Film Umut nach Cannes schmuggelt, beginnen seine yakınlaşır. ‘Başka türlü bir şey’dir onların istediği sinema.
Jahre im Exil. Ama Hudutların Kanunu ve Umutla hem Yılmaz Güney
hem de Kurtiz yollarını bulur. Lakin ‘komünist’ olarak
Später führt Sürü (Die Herde) ihn wieder in die Türkei. mimlenmenin bedeli de vardır o yıllarda. Umut’la
Nachdem ihm Yılmaz Güney durch Umut einen ersten Cannes Film Festivali’ne gittiğinde bedel ödemeye
Flügel geschenkt hatte, fügt er mit Sürü auch den zwei- başlar ve sürgüne yatar.
ten Flügel hinzu. Peter Brook sieht Kurtiz in Sürü und
engagiert ihn daraufhin für Mahabharata. Er ist jetzt ein Sonrasında yolu Türkiye’ye Sürü ile tekrar düşer. Yılmaz
Schauspieler, der weit über die Grenzen der Türkei be- Güney’in ona taktığı ilk kanat Umutla düşe kalka
kannt ist. Diesem neuen Ruhm verdankt er auch die Rol- dolaştıktan sonra Sürü ikinci kanat olur ona. Peter Brook
le in dem israelischen Film Das Lächeln des Lämm- Sürü’yü görünce Tuncel Kurtiz’i alır Mahabharata’nın
chens, mit dem er auf der Berlinale 1986 als Bester Dar- kadrosuna. Artık Türkiye sınırlarını aşıp uluslararası
steller ausgezeichnet wird. Als er in den 90ern in die alanda bilinen bir oyuncudur. İsrail yapımı Kuzunun
Türkei zurückkehrt, ist er nur einer von vielen Künstlern, Gülümseyişi filmindeki rolü bu tanınırlılık sayesinde
deren wahre Größe im eigenen Land verkannt wird. teklif edilir. 1986 yılında filmdeki performansıyla Berlin
Doch Kurtiz hält an seiner Arbeit fest und beweist, dass Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülü alır.
er ein wichtiger Schauspieler ist. Er wählt seine Rollen 90’lı yıllarda Türkiye’ye geri döndüğünde o aslında
sorgfältig aus, er ist wählerisch. So begegnen wir ihm in dünyada tanınan ama ülkesinde kıymeti anlaşılamayan
Işıklar Sönmesin (Lasst die Lichter brennen), dem ersten sanatçılar kervanının bir üyesidir. Ama Kurtiz yine çok
Film, der die Kurdenproblematik behandelt, wieder. sevdiği işini yaparak kendini hatırlatır, önemli bir oyuncu
In den 2000er Jahren entdeckt auch das Fernsehen den olduğunu hissettirir. Her projenin oyuncusu değildir,
einzigartigen Schauspieler und mit der TV-Serie Ezel seçer ve iyi seçer. Misal Kürt sorunu üzerine çekilen ilk
kennt ihn nun auch die ganz breite Masse. filmde Işıklar Sönmesin’de yine o çıkar karşımıza.

Neue Flügel bekommt seine Karriere durch die Zusam- Yılmaz Güney’inki kadar güçlü olmasa da Fatih Akın
menarbeit mit Fatih Akın. Durch ihn erlebt er mit Auf der da Tuncel Kurtiz’e başka türlü kanat takıp başka türlü
anderen Seite seinen zweiten Frühling außerhalb der uçmasına neden oldu. Akın ona Yaşamın Kıyısında ile
Türkei. yurtdışındaki ikinci baharını yaşattı.
Seine kritische Haltung zu den Herrschenden war zu-
gleich sein Leid und Glück. Wäre er kein Oppositioneller Velhasıl muhalifliği onun hem şanssızlığı hem de
gewesen, hätte er das Land nicht verlassen müssen. Viel- şansı oldu. Muhalif olmasaydı o da yurtdışına çıkmak
leicht wäre er dann ein Großer in seinem eigenen Land zorunda kalmaz ve ustam dediği Münir Özkul gibi
geworden. Aber mit den Flügeln, die ihm vielleicht auch ülke sınırları içerisinde kalan bir değer olabilirdi. Ama
gezwungenermaßen gegeben wurden, flog er eben... biraz da zorunluluktan ona verilen kanatlarla uçtu
Mal flog er hoch, mal stürzte er auch ab, mal flog er nur işte… Kimi zaman kanadı kırık düşe kalka, kimi zaman
um nicht zu hungern, oft im Exil mit großer Sehnsucht yükseklerden, kimi zaman aç kalmamak için, kimi zaman
nach der nicht erreichbaren Heimat. Und nun flog er da- ‘gönüllü sürgünde’ yurt özlemiyle uçtu. Şimdi de uçup
von... gitti…

Olkan Özyurt Olkan Özyurt
Filmkritiker Sinema Yazar

84 | IN MEMORIAM TUNÇEL KURTIZ

Bedr - SİNEMADA BİR DOLUNAY

Ein Vollmond im Kino - Bedr

Tunçel Kurtiz (1936, Kocaeli – 2013, Istanbul) kam zum Tunçel Kurtiz (1936, Kocaeli – 2013, İstanbul) İstanbul’a
Studieren nach Istanbul. Doch schon bald zog es ihn auf okumak için geldiyse de, kendini kısa bir süre sonra
die Bühne. Er spielte sowohl in türkischen Theatern und sahnelerde buldu. Türkiye’nin sahne ve sinema
Filmproduktionen als auch am an der Berliner Schau- filmlerinde bir süre oynadıktan sonra Berlin Schaubühne
bühne sowie dem Shakespeare Royal Theatre. In ve Shakespeare Royal Theatre gibi sahnelerde rol aldı.
Deutschland war Kurtiz außerdem als Regisseur des frü- 1978 yılında göçmenlerin memleket yolculuklarını
hen deutsch-türkischen Theaterprojekts der Berliner anlattığı E-5 Ölüm Yolu adlı belgeseli çekerek film
Schaubühne „Türkisches Ensemble“ tätig. Er spielte au- yönetmenliğine de adım attı. Birçok uluslararası film
ßerdem in vielen internationalen Filmproduktionen mit. projesinde yer alan ve ödüllendirilen Kurtiz, ancak TV-
Für das breite Publikum wurde er jedoch erst mit seinen dizilerindeki rolleri ile büyük seyirci kitlesi tarafından
Auftritten in TV-Serien bekannt. fark edildi.

Der Film ist eine Hommage und gleichzeitig das Portät Film, 2005 yılında Türkiye/Almanya Film Festivali’nin
des großen Schauspielers, der 2005 den Ehrenpreis des onur ödülü de verilen büyük aktöre bir saygı duruşudur.
Filmfestivals Türkei/Deutschland erhielt.
"Sanat hayatının büyük bir bölümünü gönüllü sürgün
“Tunçel Kurtiz, der einen großen Teil seines Lebens frei- olarak yurtdışında geçiren Tunçel Kurtiz'in, bir zamanlar
willig im Exil verbracht hat, wurde in seinem eigenen çok çeşitli yabancıların söylediği gibi, kendi ülkesinde
Land verkannt, während er im Ausland gefeiert wurde. bilinemeyen değeri, yabancı ülkelerde daha iyi fark
Und zwar nicht als ein abstrakter internationaler, son- edildi. Üstelik uluslararası soyut bir sanatçı olarak değil,
dern als ein türkischer Künstler.” (Onat Kutlar) bir Türk sanatçısı olarak.” (Onat Kutlar)

TUNÇEL KURTİZ’İN ANISINA | 85

TR 1995, 44’ Mehmet Eryılmaz
Türk. Originalfassung mit dt. Untertiteln
Türkçe orijinal, Almanca altyazılı Mehmet Eryılmaz hat sein Film- und Fernsehenstudium
an der Marmara Universitaet 1984 abgeschlossen. Er spe-
Regie • Yönetmen zialisierte sich auf Kurz- und Dokumentarfilme. Er drehte
Mehmet Eryılmaz mehrere Werbefilme und Musikvideos. Seine Filme wur-
Buch • Senaryo den an mehreren Filmfestivals ausgezeichnet. Außerdem
Mehmet Eryılmaz drehte er für das Fernsehen Kinderserien und Dokumen-
Kamera • GörüntüYönetmeni tarfilme.
Nuri Sezer, KadirTiryaki
Schnitt • Kurgu Mehmet Eryılmaz 1984 yılında Marmara Üniversitesi
Ekrem Ak, Hakan Kaya Sinema Televizyon Bölümünden mezun oldu. Kısa Film
Musik • Müzik ve Belgesel Filmler üzerine yoğunlaştı. Bir çok reklam
Ercüment Batanay, Peter Gabriel filmi ve klip yönetmenliği yaptı. Gerçekleştirdiği kısa
Produktion • Yapım filmlerle İFSAK, Arıburnu ve Ankara Uluslararası Film
Çan Film Festivali kısa film yarışmalarında çeşitli ödüller kazandı.
Çocuklar için televizyon dizileri ve belgeseller yaptı.
Festivals/Preise (Auswahl)
Festivaller/Ödüller (Seçki) Filmografie (Auswahl) • Filmleri (Seçki)
2013 4. Internationales Filmfestival Malatya • 2011 Ein erleuchteter Mensch: Refik Ahmet Sevengil
4. Malatya Uluslararası Film Festivali (Doku) • Bir Aydınlık Adam: Refik Ahmet
2011 6. Internationales Dadaş Film Festival • Sevengil (Belgesel)
6. Uluslararası Dadaş Film Festivali 2010 Ein Feiertagsmorgen in Istanbul (Doku) •
1995 4.Türkeifilmtage Nürnberg • İstanbul’da Bayram Sabahı (Belgesel)
4. Nürnberg Türkiye Sinema Günleri 2008 Herbst – Eine Jahrmarktgeschichte •
1995 15. Internationales Filmfestival Istanbul • Hazan Mevsimi – Bir Panayır Hikâyesi
15. Uluslararası İstanbul Film Festivali 2000 Nazım Hikmet Lieder (Doku) • Nazım Hikmet
1995 7. Ankara Filmfestival, Dritter Preis in der Şarkıları (Belgesel)
Kategorie BesterTürkischer Dokumentarfilm • 1993 Ich liebe Ergo Sum (Kurzfilm) • Seviyorum Ergo
7. Ankara Film Festivali, Ulusal Belgesel Film Sum (Kısa Film)
Dalında Üçüncülük Ödülü

86 | IN MEMORIAM TUNÇEL KURTIZ

Hiuch HaGdi – Das Lächeln des Lämmchens
KUZUNUN GÜLÜMSEYİŞİ

1985, West Bank. Der Israelische Militärgoverneur der 1985, Batı Şeria’nın İsrailli askeri valisi Katzmann,
umkämpften West Bank, Katzmann, bietet seinem alten eski dostu Dr. Uri Laniado’dan bölgeyi kalkındırmada
Freund Dr. Uri Laniado an, die Region zu bewirtschaften. yardımcı olmasını ister. İkisi de Batı Şeria’daki Filistinliler
Sie teilen den Traum von“aufgeklärter Herrschaft”für die için “aydın yönetim” hayalini paylaşırlar. Ancak Filistin
Palästinenser in der West Bank. Doch als die PLO ihren Kurtuluş Örgütü konvoylarına saldırınca Katzmann
Konvoi angreift und Katzmann anordnet einen Esel in köy meydanına bir eşek asar ve saldırganların teslim
der Stadt aufzuhängen und verrotten zu lassen, bis die edilmediğince orada asılı kalması için emir verir.
Angreifer ausgeliefert werden, wird die Vision der Män- Tarafların arasındaki gerginlik gittikçe artınca, Uri
ner auf die Probe gestellt. Menschen sterben. Und als die dağlara kaçar. Orada mağarada yaşayan ve günlük
politischen Positionen sich erhärten, flieht Uri – die Stim- hayatla hiç ilgilenmeyen yaşlı Filistinli Hilmi ile karşılaşır.
me der Toleranz und Menschlichkeit – in die Berge. Er Hilmi anlattığı hikâyelerle Uri’nin hayatını, inandığı ve
trifft auf den Garn spinnenden alten Palästinenser, Hilmi. uğruna savaştığı ilkelerini yeniden gözden geçirmesine
Gemeinsam stellen sie Israel vor ein unmögliches Ulti- neden olurken kendini birden politik olayların içinde
matum. bulur.

Der Film basiert auf dem gleichnamigen Roman von Da- David Grossmann’ın aynı adlı romanından uyarlanan
vid Grossmann und brachte Tunçel Kurtiz auf der 36. film, Tunçel Kurtiz’e 1986 yılında 36. Berlinale’de En İyi
Berlinale 1986 den Silbernen Bären als Bester Darsteller. Erkek Oyuncu Gümüş Ayı ödülünü getirdi.

TUNÇEL KURTİZ’İN ANISINA | 87

Israel 1985, 93’ Shimon Dotan
Originalfassung mit dt. Untertiteln
Orijinal, Almanca altyazılı Shimon Dotan wurde 1949 in Rumänien geboren, zog
1959 mit seiner Familie nach Israel. Er schloss sein Studi-
Regie • Yönetmen um an der Universität Tel Aviv mit einem Bachelor of Fine
Shimon Dotan Arts (BFA) ab. Anfang der 90er Jahre zog er nach Kanada
Buch • Senaryo und gründete in Montreal die Filmproduktionsgesell-
Shimon Dotan, Anath Levi-Bar, Shimon Riklin schaft Cinequest Films. Heute arbeitet er vorwiegend in
Kamera • GörüntüYönetmeni Kanada und den USA als Filmschaffender.
Danny Schneuer
Schnitt • Kurgu Shimon Dotan 1949 yılında Romanya’da doğdu ve
Netaya Anbar 1959 yılında ailesi ile İsrail’e göç etti. Tel Aviv’de
Musik • Müzik Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde eğitim gördü. 90ların
Ilan Virtzberg başında Kanada’ya taşınan Dotan, Montréal’de ortağı
Produktion • Yapım ile birlikte Cinequest Film Yapım Şirketi’ni kurdu.
Dotan/Aroch Productions Filmleri uluslararası birçok festivalden ödüllerle dönen
Darsteller • Oyuncular yönetmen, halen Kanada’da ve ABD’de çalışmalarına
Makram Khoury, Rami Danon,Tunçel Kurtiz devam etmektedir.

Festivals/Preise (Auswahl) Filmografie • Filmleri
Festivaller/Ödüller (Seçki) 2007 Diamond Dogs • Pırlanta Köpekler
1986 36. Internationale Filmfestspiele Berlin - 2006 Abgeordnete hinter Gittern • Parmaklıklar
Bester Darsteller • 36. Berlin Uluslararası Film Ardındaki Milletvekilleri
Festivali – En İyi Erkek Oyuncu 2006 Hot House • Hot House
1998 You can Thank me Later • Bana Daha Sonra
Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri Teşekkür Edebilirsin
1996 Coyote Run • Çakal Yarışı
1991 S.E.A.L.S. • S.E.A.L.S.
1986 Das Lächeln des Lämmchens • Kuzunun
Gülümseyişi

88 | IN MEMORIAM TUNÇEL KURTIZ

Gül Hasan

Hasan, die Rose

Hasan, die Rose war der erste Spielfilm, bei dem Tunçel Tunçel Kurtiz’in uzun yıllara dayanan tiyatro sinema
Kurtiz nach vielen Jahren Theater- und Filmschauspiele- oyunculuğunun ardından ilk kez uzun metraj için
rei, hinter die Kamera trat. Doch der Film fand in der kamera arkasına geçtiği Gül Hasan yurt dışında
Türkei nicht das gleiche Echo wie im Ausland. Die Ge- bulduğu yankıyı Türkiye’de tekrarlayamamış bir film.
schichte einer Gruppe von Gaunern, die mit dem Ver- Bir şebekenin lideri olarak çalışan üçkağıtçı yönetmenin,
sprechen einen Film zu drehen, Geld von türkischen çekeceği filmde rol verme vaadiyle Avrupa’da çalışan
Gastarbeitern in Schweden einsammeln, wird auf tragi- vatandaşlarımızı dolandırmasını, sömürmesini ‘doğal bir
komische Weise wiedergegeben und ist auch eine Refle- abartı’ eşliğinde trajikomik yapıyla aktaran film, Kurtiz’in
xion Tunçel Kurtiz‘ Wut auf einige Regisseure, mit denen daha önce birlikte çalıştığı kimi yönetmenlere yönelik
er früher gearbeitet hatte. öfkesini de somut biçimde yansıtmaktadır. İlginç bir
'sinema sinemaya bakıyor' örneği sunmasının ötesinde,
Mehr noch als ein Beispiel von „das Kino blickt auf das yurtdışındaki işçilerimizin sorunlarına sınıfsal açıdan
Kino“, ist es auch ein außergewöhnlicher gesellschafts- eğilen ayrıksı bir örnek de olan Türkiye-İsveç ortak
kritischer Blick auf die Probleme der türkischen Arbeiter yapımı Gül Hasan’daki oyunculuk performanslarının
im Ausland. Beachtenswert sind auch die schauspiele- oldukça nitelikli olduğunu belirtelim ve filmin Kurtiz’e
rischen Leistungen im Film, der Tunçel Kurtiz in Schwe- İsveç’te en iyi yönetmen ödülü kazandırdığını ekleyelim.
den den Preis des Schwedischen Filminstituts als Bester (Tunca Arslan)
Regisseur brachte.

TUNÇEL KURTİZ’İN ANISINA | 89

SW/TR 1979, 83’ Nuri Sezer
Türk. Originalfassung mit dt. Untertiteln
Türkçe orijinal, Almanca altyazılı Nuri Sezer wurde 1938 in Kandıra,Türkei geboren und stu-
dierte und arbeitete zwischen 1957 und 1965 in Instanbul
Regie • Yönetmen an der Haldun Dormen Theaterschule und später in ver-
Tunçel Kurtiz, Nuri Sezer schiedenen Theaterproduktionen. Zwischen 1965-1985
Buch • Senaryo war er an insgesamt sechs Spielfilmen als Drehbuchautor,
Tunçel Kurtiz, Nuri Sezer Produzent und Schauspieler in Istanbul und Stockholm
Kamera • GörüntüYönetmeni beteiligt. Seit 1985 lebt und arbeitet er in Berlin.
Salih Dikişçi
Schnitt • Kurgu Nuri Sezer 1938 yılında Kandıra’da doğdu. 1957 –
Jan Pehrson 1965 yılları arasında İstanbul’da Haldun Dormen
Ton • Ses Tiyatrosu’nda eğitim alıp çalıştıktan sonra, farklı tiyatro
Jan Pehrson projelerinde görev aldı. 1965 – 1985 yılları arasında
Musik • Müzik İstanbul ve Stockholm’de altı uzun metrajlı filmde
Lasse Wiberg senaryo yazarı, yapımcı ve oyuncu olarak çalıştı. 1985
Produktion • Yapım yılından bu yana Berlin’de yaşamakta ve çalışmaktadır.
Nuri Sezer, Måns Reuterswärd,
Sekur Film, Stiftelsen Svenska Filminstitutet Filmografie • Filmleri
Darsteller • Oyuncular 2010 Geld Geld • Para Para
Tunçel Kurtiz, Müjdat Gezen, Özcan Özgür, Nuri Sezer, 2008 Evet, ich will! • Evet, ich will!
Savaş Dinçel, Hasan Gül, Helena Vickstörm 1988 Polizei • Polizei
1980 Hasan, die Rose • Gül Hasan
Festivals/Preise (Auswahl) 1979 Auf fruchtbarer Erde • Bereketli Topraklar
Festivaller/Ödüller (Seçki) Üzerinde
1981 18. Antalya Golden Orange Film Festival – Bester 1976 Der Bus • Otobüs
Dritter Film, Bestes Drehbuch, Beste Kamera •
18. Antalya Altın Portakal Film Festivali -En İyi
Üçüncü Film, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü
Yönetmeni
1980 Schwedisches Filminstitut – Beste Regie •
İsveç Film Enstitüsü - En İyi Yönetmen

Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri

FILMLANDSCHAFTEN

Zwischendrin
Meine Welt
UNSERE INSELN
Der letzte Mentsch
Die Arier

Die Erbin
Ein Fremder ist nicht immer ein Fremder
Die Heimkehr – Sarıkamış 1915
Gold
Habib Rhapsody
Lebenslang
Die Staatsfrau 2
Bankraub im Frauenstil
Schmetterlingstraum
Saroyanland
Wir
Yozgat Blues
Zwei Leben

SİNEMA DÜNYALARI

Araf
BENİM DÜNYAM

BİZİM ADALAR
Son İnsan
ARİLER

MİRASÇI
YABANCI HER ZAMAN YABANCI DEĞİLDİR

Eve Dönüş – Sarıkamış 1915
Altın

HABİB RHAPSODY
Hayat Boyu

Hükümet Kadın 2
KADIN İŞİ BANKA SOYGUNU

KELEBEĞİN RÜYASI
SAROYAN ÜLKESİ
BİZ
Yozgat Blues
İKİ HAYAT

92 | FILMLANDSCHAFTEN: SPIELFILM

Araf

Zwischendrin

Die junge Zehra lebt ihr Leben zwischen der Arbeit im Zehra bir otoban üzerindeki devasa benzin istasyonu-
Restaurant einer Raststätte am Rand der Fernstraße und nun kafeteryasında 24 saatlik vardiya usulüyle, hiç de-
dem Haus, in dem sie mit ihrer autoritären und besitzer- ğişmeyen bir monotonlukta çalışır ve boş vakitlerinin
greifenden Mutter wohnt. Olgun arbeitet als Kellner in der çoğunu akranları gibi evde televizyon karşısında geçirir.
gleichen Cafeteria. Was die beiden Jugendlichen an der Kendisi gibi farklı bir hayatın hayalini kuran vardiya arka-
Schwelle zum Erwachsensein verbindet ist das Träumen, daşı Olgun ise aşık olduğu Zehra’yı etkilemenin yollarını
das ihnen von der Kindheit geblieben ist und das sie im Nu arar. Yetişkinliğe adım atan bu iki genci birleştiren, bu
aus ihrem monotonen Alltag befördert. Aus dem Erwach- tekdüze hayattan kurtulmanın ve kendilerini acı gerçek-
senendasein kennen sie bereits die Verpflichtung zu ar- lerden uzaklaştıran, çocukluklarından kalma hayalleri-
beiten und ihre Familien zu unterstützen. dir. Yetişkinlikten tanıdıkları tek şey çalışmak ve aileleri-
Olgun liebt Zehra und träumt davon, reich zu werden und ne destek olmaktır. Zehra, Olgunun ilgisini görmezden
Zehra zu heiraten. Doch die Avancen ihres Kollegen zei- gelirken, kendisini bu tekdüze hayattan kurtaracağına
gen bei Zehra keine Wirkung. Schnell hingegen erliegt sie inandığı, kamyon şoförü Mahur’a aşık olunca, hayatları-
der Attraktivität des Lastwagenfahrers Mahur, den sie für nın tüm dengeleri altüst olur.
die große Liebe hält und der sie von hier wegbringen wird.
Araf’ta kalmış iki gencin hikâyesini anlatan film ulusal ve
Araf wurde national und international mehrfach ausge- uluslararası birçok ödüle layık görülmüştür.
zeichnet.

SİNEMA DÜNYALARI: UZUN METRAJ | 93

TR/DE/FR 2012, 124’ Yeşim Ustaoğlu
Türk. Originalfassung mit dt. Untertiteln
Türkçe orijinal, Almanca altyazılı Geboren 1960 studierte Yeşim Ustaoğlu Architektur in
Istanbul, bevor sie als Filmkritikerin und Regisseurin tä-
Regie • Yönetmen tig wurde. Mit ihrem zweiten Spielfilm Reise zur S­ onne
Yeşim Ustaoğlu holte sie über 20 internationale Auszeichnungen, u.a.
Buch • Senaryo den europäischen Friedenspreis. 2004 stellte sie W­ arten
Yeşim Ustaoğlu auf die Wolken fertig, welcher beim Filmfestival Istan-
Kamera • GörüntüYönetmeni bul Premiere feierte. Ihr viertes Werk Pandora's Box
Michael Hammon wurde auf dem Filmfestival San Sebastian als bester
Schnitt • Kurgu Film gekrönt.
Naim Kanat, Mathilde Muyard
Ton • Ses 1960 yılında doğan Yeşim Ustaoğlu İstanbul’da Mimarlık
Sylvain Malbrant eğitimini tamamladıktan sonra, sinema yazarı ardından
Musik • Müzik da yönetmen olarak çalışmaya başladı. Yönettiği birçok
Marc Marder ödüllü kısa filmin ardından, ikinci uzun metraj filmi
Produktion • Yapım olan Güneşe Yolculuk ile Avrupa Barış Ödülü’nün de
Ustaoğlu Film, CDP,The Match Factory, ZDF/Arte,TRT aralarında bulunan 20den fazla uluslararası ödüller aldı.
Darsteller • Oyuncular Dördüncü uzun metraj filmi Pandora’nın Kutusu ile San
Neslihan Atagül, Barış Hacıhan, Özcan Deniz, NihalYalçın, Sebastian’da En İyi Film ödülünü aldı.
Ilgaz Kocatürk
Filmografie • Filmleri
Festivals/Preise (Auswahl) 2012 Zwischendrin • Araf
Festivaller/Ödüller (Seçki) 2008 Pandora’s Box • Pandora’nın Kutusu
2012 Biennale Venedig • 2004 Das Leben auf ihren Schultern (Doku) •
Venedig Film Festivali Sırtlarındaki Hayat (Belgesel)
2012 50. Internationales Filmfestival New York • 2003 Warten auf die Wolken • Bulutları Beklerken
50. Uluslararası New York Film Festivali 1999 Reise zur Hoffnung • Güneşe Yolculuk
2012 5. Internationales Filmfestival Abu Dhabi – 1994 Die Spur • İz
Bester Film •
5. Uluslararası Abu Dhabi Film Festivali –
En İyi Film
2012 Internationales Filmfestival Tokio –
Beste Darstellerin •
Uluslararası Tokyo Film Festivali –
En İyi Kadın Oyuncu
2012 19. Golden Boll Filmfestival Adana –
Nachwuchspreise Beste Darstellerin und
Bester Darsteller •
19. Adana Altın Koza Film Festivali – Umut
Vaadeden En İyi Kadın Oyuncu, Umut
Vaadeden En İyi Erkek Oyuncu

Nürnberg-Premiere • Nürnberg Prömiyeri

94 | FILMLANDSCHAFTEN: SPIELFILM

BENİM DÜNYAM

Meine Welt

1950 - Istanbul. Ela, Tochter einer wohlhabenden Fami- 1950’li yılların Büyükadası’nda, iki yaşındayken geçirdiği
lie, ist seit ihrer Kindheit blind und taub. Sie lebt in völ- bir rahatsızlık nedeniyle hem kör hem sağır olan, bu ne-
liger Isolation, ohne Hoffnung auf eine Zukunft. Emotio- denle hiçbir kavramı“bilmeyen”, Elâ çevresiyle tamamen
nal zerrissen und verzweifelt, engagiert die Familie ei- uyumsuz bir çocuktur. Duygusal olarak parçalanmış ve
nen Lehrer für Ela. Er entpuppt sich schnell als außerge- çaresiz olan ailesi, Elâ’ya bir öğretmen tutmaya karar ve-
wöhnlich. Das Ziel, dass er sich für Ela steckt, ist äußerst rir. Mahir Hoca sıradışı bir insandır ve Elâ için koyduğu
ambitioniert - der Universitätsabschluss. Getrieben vom hedef de imkânsız gibi görünür. Mahir Hoca, Elâ’yı üni-
Verlust der eigenen behinderten Schwester versucht versiteye hazırlamak ister. 8 yaşına kadar hayatla ilgili
Mahir trotz aller Widerstände und Hoffnungslosigkeit, hiçbir şey bilmeden yaşayan Elâ ile aynı durumdaki ab-
sein Ziel zu erreichen. Mit übermenschlichem Einsatz lasını trajik bir biçimde yitirdikten sonra hayatını engel-
und mit übernatürlicher Geduld führt er Ela aus der Iso- lilere adayan Mahir Hoca tüm engeller ve ümitsizliklere
lation in ein selbstbestimmtes Leben. rağmen, öğrencisini büyük bir çaba ve sabırla karanlık
Ein tief ergreifender Film über den Glauben an das un- dünyasından çıkarmayı başarır.
mögliche, menschliche und freundschaftliche Glück. Benim Dünyam sadece karanlığı görebilenlere, karanlı-
ğın anlamını baştan yazdıranların hikâyesidir.

SİNEMA DÜNYALARI: UZUN METRAJ | 95

TR 2013, 100’ Uğur Yücel
Türk. Originalfassung mit dt. Untertiteln
Türkçe orijinal, Almanca altyazılı Geboren 1957 in Istanbul studierte er Schauspiel am
Istanbuler Konservatorium. 1975-1984 spielte er an
Regie • Yönetmen verschiedenen Theatern. Seine erste Rolle in einem Ki-
Uğur Yücel nofilm bekam er 1984. Seine erste eigene Regiearbeit
Buch • Senaryo war der national und international mehrfach prämierte
Uğraş Güneş, CanYücel Film Kopf oder Zahl im Jahr 2003. Nachdem er seinen
Kamera • GörüntüYönetmeni letzten Film Kälte abgeschlossen hatte, veröffentlichte
Tolga Kutlar er eine Kurzgeschichtensammlung Yağmur Kesiği im
Schnitt • Kurgu Januar 2013.
Engin Sarıal
Ton • Ses 1957 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Belediye Kon-
Boris Trayanov servatuarı Tiyatro Bölümünü bitirdi. 1975-1984 yılları
Musik • Müzik arasında çeşitli oyunlarda oynadı. 1984’te ilk sinema
Tamer Çıray filminde rol aldı. Hedeflerinden birinin yönetmenlik
Produktion • Yapım olduğundan 2003’te birçok ulusal ve uluslararası ödül
TMC alan ilk sinema filmi Yazı Turayı yazdı ve yönetti. Son
Darsteller • Oyuncular filmi Soğuk’u tamamladıktan sonra, Ocak 2013’te uzun
Beren Saat, UğurYücel, Ayça Bingöl,Turgay Kantürk, Ha- süredir üzerinde çalıştığı öykülerini Yağmur Kesiği adlı
zar Ergüçlü, Melis Mutluç kitabında yayımladı.

Festivals/Preise (Auswahl) Filmografie • Filmleri
Festivaller/Ödüller (Seçki) 2013 Meine Welt • Benim Dünyam
2013 International Random Film Festival Kälte • Soğuk
Garpenberg • 2010 Die Drachenfalle • Ejder Kapanı
Garpenberg Uluslararası Random Film 2006 Die Frau meines Lebens • Hayatımın Kadınısın
Festivali 2004 Kopf oder Zahl • Yazı Tura

96 | FILMLANDSCHAFTEN: SPIELFILM

BİZİM ADALAR – Bir Müzisyenin Gözünden

UNSERE INSELN – Mit den Augen eines Musikers

Unsere Inseln – mit den Augen eines Musikers ist ein Bir Müzisyenin Gözünden BİZİM ADALAR’da İstanbul’un
Dokumentarfilm über die Lebensgeschichten der eth- Adalar’ının, kültürel, tarihsel ve ekolojik yapısını incele-
nisch und kulturell sehr heterogenen Einwohner der yen, çok yönlü müzikal filmde, bir yandan Adaların ta-
Prinzeninseln nahe Istanbul. Ob Künstler, Kutscher oder nıtımı yapılırken, biraz nostalji, biraz kurmaca ama çoğu
Braut, alle Insulaner haben eines gemeinsam: Sie prägt gerçek olan hayata tanık oluyoruz. Sanatçısı, müzisyeni,
eine starke Verbundenheit mit ihrer Insel. Der Film faytoncusu, balıkçısı - bütün Adalıların ortak bir yanı var.
strahlt die Melancholie und Lebensfreude aus, die in den O da her birinin uçuk mu uçuk, tam filmlik bir hikâyesinin
Geschichten der Protagonisten stecken. Die Geschichte olması ve yaşadıkları adaya derin bağlılıkları. Filmde,
baut sich um die Architekturstudentin Eren auf. Auf der Ankara’dan gelen ve Ada Mimarisini araştıran mimarlık
Suche nach wichtigen Gebäuden im Stil der Inselarchi- öğrencisi Eren, tanıştığı Adalıların ve çoktandır yitip giden
tektur begegnet die Studentin aus Ankara zahlreichen “azınlıkların” öyküleri ile karşılaşır. Anlatılan tüm öyküler-
Insulanern, die ihr ihre eigenen Geschichten und dieje- de melankoli ve hayat sevinci yan yanadır.
nigen von längst nicht mehr vorhandenen Minderheiten
erzählen. Der Regisseur Nedim Hazar übernimmt als Bir Müzisyenin Gözünden BİZİM ADALAR belgeselinin
Musiker und Insulaner die Rolle des Erzählers. prömiyeri de çekildiği Adalar’da yapılmıştır.

SİNEMA DÜNYALARI: UZUN METRAJ | 97

TR 2013, 96’ Nedim Hazar Bora
Türk. Originalfassung mit dt. Untertiteln
Türkçe orijinal, Almanca altyazılı Geboren 1960 in Ankara. Seine berufliche Laufbahn
begann in Köln, wo er drei Jahre bei den Ruhrfestspie-
Regie • Yönetmen len Recklinghausen als Schauspieler engagiert war. Er
Nedim Hazar Bora spielte in verschiedenen TV- und Kinofilmen bis er mit
Buch • Senaryo der Rockgruppe "Yarinistan" zu einer sechsjährigen
Nedim Hazar Bora Musikreise aufbrach. Nedim Hazar arbeitete über zehn
Kamera • GörüntüYönetmeni Jahre beim WDR als Produzent & Moderator und war bis
Caner Küçük 2013 Regisseur beim türkischen Sender NTV.
Musik • Müzik
Nedim Hazar Bora, Geo Schaller 1960 yılında Ankara’da doğdu. Kariyerine, üç yıl oyuncu-
Produktion • Yapım luk yaptığı Ruhrfestspiele Recklinghausen tiyatro şen-
Nedim:Hazar liklerinde başladı. “Yarınistan” müzik grubunu kurarak
altı yıllık bir müzikal yolculuğa çıkmadan, çeşitli TV ve
Internationale Premiere • Uluslararası Prömiyer sinema filmlerinde rol aldı. Nedim Hazar on yıldan fazla
WDR radyo ve televizyon kurumunda yapımcı ve sunucu
olarak çalıştı ve 2013 yılında kadar NTV Türkiye kanalın-
da yönetmen olarak çalıştı.

Filmografie (Auswahl) • Filmleri (Seçki)
2013 Die Frauen der Insel • Adanın Kadınları
2008 Die Türkei in Bewegung • Hareket Halinde
Türkiye
2006 Die Hintergrundmusik unseres Lebens •
Hayatımızın Fon Müziği
2005 Nah und Fern zugleich - Die Insel Burgaz •
Yakın Ada Uzak Ada – Burgazada
2001 Zuflucht am Bosporus • Boğaziçine Sığındık

98 | FILMLANDSCHAFTEN: SPIELFILM

Der letzte Mentsch

Son İnsan

Marcus ist Überlebender des KZs Theresienstadt, der ein- Marcus, Theresienstadt toplama kampında, ailesinin
zige seiner Familie. Nach der Befreiung kehrte er jedoch tek ferdi olarak hayatta kalmayı başarmıştır. Ancak
nicht in sein altes Leben zurück, sondern gab sich unter kurtuluşundan sonra eski hayatına dönmemiş, Yahudi
einem falschen Namen als Christ aus, um mit seiner jü- kökeniyle birlikte toplama kampındaki korkunç olayları da
dischen Abstammung auch die Erinnerung an die Schre- ardında bırakabileceğini düşünerek, sahte bir kimlikle bir
cken des KZs hinter sich zu lassen. Als alter Mann wächst Hristiyan olarak yaşamıştır. Hayatının son demlerinde bir
in ihm der Wunsch, auf einem jüdischen Friedhof beerdi- Yahudi mezarlığında gömülme arzusu doğar içinde. Fakat
gt zu werden. Doch dafür muss man Jude sein und Mar- bunun için Yahudi olması gerekmektedir ve Marcus eski
co hat alle Beweise seiner Herkunft vernichtet. Er be- kimliğini kanıtlayacak tüm belgeleri yok etmiştir. Marcus,
schließt in seine rumänische Heimatstadt zu fahren und Romanya’da, doğduğu kent Satu Mare’ye giderek yeniden
nach Beweisen für seine jüdische Existenz zu suchen. Die bu belgelere ulaşmayı ümit eder. Almanya’da yaşayan
junge Deutschtürkin Gül ist berührt von seiner Geschich- Türk kökenli genç kadın Gül Marcus’un hikâyesinden
te und bietet ihm spontan an, mit ihm nach Rumänien etkilenerek ve hiç düşünmeden Markus’a yardım etmeyi
zu fahren. Auf der langen Autoreise kann das ungleiche teklif eder. Uzun araba yolculuğu süresince çok farklı bu iki
Paar viel voneinander lernen. insan birbirinden çok şey öğrenecektir.


Click to View FlipBook Version