The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by ardayayin, 2023-09-25 04:14:52

CG-113 e-dergi

CG-113 e-dergi

C A T E R I N G g u i d e “Güncel ile, Bilimi Birleştiren Dergi” Yıl / Year :19 Sayı / Issue:113 Eylül September 2023 www.ardayayin.net Fiyatı / Price:50 TL ISSN 1308 - 4585 “Hakemli Dergi” Sofralarınıza profesyonel dokunuş; Külsan Thermoset


2 G A S T R O N O M İ D E L E R İ N A D R E S İ 20LT Yeşil yapraklı sebzelerinizi ve meyvelerinizi yıkayıp kurutmak için idealdir. Delikli süzgecinin özel yapısı sayesinde yapraklarına zarar vermeden yeşilliklerinizi kurutabilirsiniz Profesyonellerin Tercihi Tahliye hortumu sayesinde kapağı açmadan kolay boşaltma Dayanıklı dış gövde sağlam mekanizma Tutmaçlı Endüstriyel Mutfak Ekipmanları SAN.TIC.LTD.ŞTİ www.SePlus.com.tr [email protected] 0 216 352 1601-02 seplus.bytutmacli Anagövde Süzgeç Kapak İ L K


3


-Yüzey hhjyenn sağlama -SSgara ve kötü kokuların ggderrlmess -Küf, bakterr mantar bertaraf eddlmess -PET hayvan kokularının ggderrlmesİ -Tuvalet ve soyunma odası koku ggderme -Otel, lokanta vs ortak kullanım alanları hava arındırma -Soğuk hava depoları -İçecek şşşeleme alanları -YYyecek paketleme alanları -Otel ve restoran mutfakları -Balıkhaneler ve et kombbnaları -Bakllyat depoları -Muayenehaneler [email protected] www.pcselektronnk.com.tr Tel: 216- 4891720


Sarıcalı Mah. Yunus Emre Cad. Özakkaya Fırın No: 23 İç Kapı No: 1, Çarşamba/Samsun [email protected] Müşteri Hizmetleri: 444 0 751 (09:00-21:00) https://tarihiozakkayafirini.com.tr @tarihiozakkayafirini (7/24) WhatsApp Destek Hattı: +90 541 915 48 68 Türkiye'nin neresinde olursanız olun siparişleriniz karşılanmaktadır


15


16 www.ardayayin.net Bilimsel Kurul Yönetim Yeri - AR-DA Yayın & Pazarlama: Sağlık-1 Sokak No: 24 / 3 Sıhhıye - Ankara Tel & Faks: 0312 430 33 10 [email protected], [email protected] Editör'den İmtiyaz Sahibi - Sorumlu Müdür Dursun ARIK [email protected] Reklam Yönetmeni Zerrin ÖZCAN [email protected] Yayın Danışmanı ve Başyazar Engin GÜNER [email protected] Yönetici Ortak Rıza AKKAYA [email protected] Dijital Medya Web Master: Soykan ÖZÇELİK soykanozcelı[email protected] Translator: Yağmur Özge ARIK Toplu Yemek ve Catering Sektörü Danışma Kurulu Rouzben Gergeri - Ziba Catering Tolga Yetkinşekerci - Özgaziantep Cihangir Bayer - Resport Catering Sadık Çelik - Keyveni Yemek Yüksel Güven - AŞ-SAN Catering Kemal Saldır - Seçsan Yemek Ahmet Selimoğlu - Saray Yemek Danışma Kurulu Yüce CANOLER Feray ALPAY Timuçin ARAL Mehmet Baki ASUTAY Catering Guide Hakemli bir dergidir Yıl: 19 Sayı: 113 Eylül 2023 Fiyatı: 50 TL ISSN 1308 - 4584 Baskı: Milimetrik Grup Matbaacılık Org. İç ve Dış Tic.Ltd.Şti Serhat Mah. 2271 Cad. No:17 Yenimahalle - Ankara Tel:0312 3953738 Temsilcilikler Antalya: Erdal ARIK - 0533 648 75 22 Temsilciler ve köşe yazarları gönüllülük esasına göre faaliyette bulunurlar Dağıtım: Yurtiçi Kargo Etkin Dağıtım Yayın Türü: Yerel Süreli Ayda bir yayınlanır. Catering Guide Dergisi basın meslek ilkelerine uyar. İmzalı yazıların sorumluluğu yazarlarına, ilanların sorumluluğu ilan verene aittir. Catering Guide de yayınlanan yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir. C A T E R I N G g u i d e www.cateringguidedergisi.com "Güncelle, Bilimi Birleştiren Dergi" Editör Doç.Dr. Muhammed YÜCEER Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Bilimsel Kurul / Scientific Board: Prof. Dr. Ahmet AYAR - Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Şebnem TAVMAN – Ege Üniversitesi Prof. Dr. Kezban CANDOĞAN – Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Zerrin ERGİNKAYA – Çukurova Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Hilmi CON – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Prof. Dr. Beraat ÖZÇELİK – İstanbul Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Hasan VARDİN – Harran Üniversitesi Prof. Dr. Cemalettin SARIÇOBAN – Selçuk Üniversitesi Prof. Dr. Mustafa ARDIÇ – Aksaray Üniversitesi Prof. Dr. İbrahim ÇAKIR – Abant İzzet Baysal Üniversitesi Prof. Dr. Osman KOLA – Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Prof. Dr. Suzan Öztürk YILMAZ – Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Gülgün F. ŞENGÖR – İstanbul ÜniversitesiSu Bilimleri Fakültesi Doç. Dr. Hilal ŞAHİN NADEEM– Adnan Menderes Üniversitesi Doç. Dr. Mine ERGÜVEN – İstanbul Aydın Üniversitesi Doç. Dr. Çiğdem Uysal PALA – Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Doç. Dr. Mustafa KIRALAN– Balıkesir Üniversitesi Doç. Dr. Saadettin TURHAN – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Doç. Dr. Gülen Yıldız TURP – Ege Üniversitesi Doç. Dr. Yalçın ÇOŞKUNER – Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayla ARSLANER – Bayburt Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Durmuş SERT – Necmettin Erbakan Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Özge Duygu OKUR – Bülent Ecevit Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Pınar Oğuzhan YILDIZ – Ardahan Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Sümeyra S. Tiske İNAN – Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ahmet YAMAN – Abant İzzet Baysal Üniversitesi Merhaba Sonbaharı karşılamaya hazırlandığımız bu günler bizler için yoğun koşuşturmaca demektir. Yılın ikinci yarısında yer alacağımız fuarlar Eylül ayında başlıyor. Bilindiği gibi fuarlar ekonomimiz için önemli etkinliklerdir. Yeni insanlarla tanışmak, müşterilerimize merhaba demek ve yeni müşteriler kazanmak için fuarlar önemlidir. Catering Guide olarak fuarları iyi kullanmaya çalışıyoruz. Yılda 8-10 fuara kendi standımızla katılıyoruz. Sizler bu satırları okurken biz HOSTECH by TUSİD fuarında olacağız. Yolu düşeni bekleriz. Dergimiz her zaman olduğu gibi dopdolu bir içerikle karşınızda... Başyazarımız Engin Güner "Devletin boş bıraktığı alanlar"a dikkat çekiyor.İnternet hayatı kolaylaştırdığı kadar,yeni zorlukları da beraberinde getirdi. Veri güvenliği çok önemli hale geldi. Dışarıdan ve içeriden bir çok tehdide maruz kalıyoruz. İç tehditlere karşı ne yapmamız gerektiğini sayfalarımızda bulacaksınız. Alanında uzman yazarlarımız her zaman olduğu gibi farklı konulara dikkat çektiler. Yeni ürün ve firma haberlerine de sayfalarımızda karşılaşacaksınız. Mutlu,sağlıklı ve bol kazançlı günler diliyoruz.


BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) DENETİMİNDE DÜZENLENMEKTEDİR. f-istanbul.com Gıda İhracat Fuarı 10-13 Temmuz 2024 İstanbul Fuar Merkezi, Yeşilköy


18 Dursun ARIK Yayın Yönetmeni [email protected] GSM:0507 179 56 02 bakınca görülecektir Eylül-2023 Ülke ve bireyler olarak sıkıntılı günlerden geçiyoruz… Son yıllarda Ülkemizi ve Dünya’yı etkisi altına alan krizler bir türlü bitmek bilmiyor. Gerçi biz Türkler bu konuda şerbetliyiz. Bizim felsefemiz belli ”Bize bir şey olmaz” Ülkemizin son altmış yılına tanıklık etmiş biri olarak, sıkıntısız, krizsiz bir dönem hatırlamıyorum. Var da unutmuşsam özür dilerim. Mutlaka bir krizimiz vardır. ekonomiktir, siyasidir, bölgeseldir, küreseldir, dönemseldir, yereldir, geneldir, kişiseldir, ailevidir, maddidir, manevidir, duygusaldır, sinirseldir… Hiç bitmez, Bazen düşünürüm. Krizlerimiz olmazsa ne yapardık… tembelliğimizi, beceriksizliğimizi, adam sendeciliğimizi, yeteneksizliğimizi, bencilliğimizi, saygısızlığımızı, sevgisizliğimizi, bezginliğimizi, Nasıl kamufle ederdik. Kriz olunca öylemi at her şeyi krizin üzerine… Yeni moda ise olumsuz herşeyi dış güçlere bağlamak. Sızlanmak ne kadar da yakışıyor bizlere Krizler ve dış güçler olmasa nasıl kamufle ederdik


19 Bütün Yumurta Tozu (Mix) Yumurta Akı Tozu Yumurta Sarısı Tozu 0232 436 61 72 İletişim ve destek Türkiye’nin Yumurta Tozu Lideri! Horeca Sektörüne Özel Ürünler


20 B A Ş Y A Z I Engin GÜNER YEMEKDER Yönetim Kurulu Başkanı [email protected] Eylül-2023 Otoyolda aracınızla gidiyorsunuz. Yol 3 veya 4 şerit. Hangi aracın hangi şeridi kullanacağı, en çok ne kadar sürat yapabileceği belli… Kamyonlar, kamyonetler sol şeritlerde cirit atıyor. Ciddi paralar ödediğiniz otoyollarda, yol alabilmek mümkün değil… Yine otoyolda gidiyor ve yasal limitler içinde araç sollamak için sol şeride geçiyorsunuz. Yüzlerce metre uzaktan selektör yapmaya başlayan züppeler, saniyeler içinde dibinizde bitiyor. Korna, selektör, kıyamet…. Birkaç ay önce, bu sebepten İzmir otoyolunda bir avukatın kolunu kırdılar. Başta İstanbul olmak üzere, büyükşehirlerde trafik kuralları, hak getire… Sinyal, şerit, sürat, ışık, kaldırım, emniyet şeridi… Kimse dinlemiyor. Çoğunlukla iki parmaklarının arasında, sol kollarını arabalardan dışarı çıkartmış, bela ararcasına trafikte giden karanlık tipler… Kendilerinden nasıl da eminler… En ufak bir yol verme tartışmasında araçlardan çıkan odunlar, coplar, levyeler… Kaldırım, yaya geçidi, ters yön demeden, araç ve yayaların arasında bir girip-bir çıkan motosikletler… Trafik ışıklarında insanları taciz eden dilenciler, cam siliciler… Esnaf tarafından işgal edilen kaldırımlar… Her yerdeki işportacılar… Bütün bunlar, günlük hayatımızı olumsuz olarak etkiliyor. Araç kullanırken, toplu taşıma araçlarını kullanırken, yolda yürürken, ticaret yaparken hepimize enerji kaybettiriyor. Ruh sağlığımızı bozuyor. Birçok gelişmiş ülkeyi gezip, görme imkânı buldum. Onlarda da yok mu? Yok denecek kadar az. Peki bizim neyimiz eksik? Kanun var. Polis desen, o da var. Hem de dünya ortalamasının oldukça üzerinde… 112 Acil Yardım Hattı, o da var. Herhalde eksik olan zihniyet… Polis Merkezi’ne müracaat edip de, olumlu sonuçlanan bir müdahale hatırlamıyorum. En son 3 Eylül 2023 saat 03:18’de, İzmir Otoyolu’nda hiçbir aydınlatması olmadan yol alan ve trafik güvenliği tehlikeye sokan araç için 112’yi aradım ve 3:18 dakika bilgi verdim. Aracı Orhangazi’den, Karacabey’e kadar yaklaşık 100 km takip ettim. Araç, Bursa Kuzey Gişe Kontrol noktasından ihbara rağmen kontrolsüz geçti. Bursa şehir geçişini kontrolsüz geçti. Bursa Batı Gişe noktasını kontrolsüz geçti ve yoluna devam etti. Bu sadece sonuncusu, bunun gibi onlarca örnek sayabilirim. Dünya rekortmeni köprüler, otoyollar, havalimanları, barajlar yapabiliyoruz. Elektrikli otomobil, roket, iha, siha, uydu yapabiliyoruz. Emniyet ve diğer güvenlik güçlerimiz hırsızı, suçluyu yakalıyor. Evet hepsi harika… Ama…. Ama olay gerçekleştikten sonra arsızı, yüzsüzü, zorbayı, toplum düşmanını yakalasanız ne, cezalandırsanız ne? Asıl olan bireylerin ya da toplumun mağduriyet yaşamamasıdır. Bu alanlar boş ve yıllardır hep aynı şeyleri yaşıyoruz… Belli ki, kontroller ve cezalar caydırıcı değil. Sokakta, yolda, otoyolda daha fazla kontrol ve güvenlik, daha etkin ve caydırıcı bir cezalandırma sistemi olmalı… Başta trafik cezaları olmak üzere, herkese aynı ceza uygulandığında caydırıcı olmuyor. 5-10 milyonluk arabalara binenlere, 500 yüzlük-binlik-2 binlik cezalar vız gelip-tırıs gidiyor. Cezalar da MTV gibi, arabasına göre ve ceza puanına göre artmalı. Sahaya inmezseniz, sürekli kontrol etmezseniz, bunları yapamazsınız. Bunları yapmak, hiç de zor işler değil… Değil ama, bazen bile-isteye yapılmadığını düşünmekten de kendimi alamıyorum. Devletin boş bıraktığı alanlar


21


22 Rıza AKKAYA ile Sektörel Sohbetler Merhaba, Bu ayki konuğumuz Tutmaçlı Endüstriyel Mutfak Eipmanları San. ve Tic. Ltd. Şti. sahibi Ahmet Taner Murat... Ekip arkadaşlarım YEMEKDER Başkanı Engin GÜNER ve YEMEKDER Yönetim Kurulu üyesi Rouzben GERGERİ ile birlikte Ahmet Taner Murat' Beykoz da GASTROYALI'da ziyaret ettik. Firma hikâyelerini ve gelecek hedeflerini konuştuk. Bu keyifli söyleşiyi sizler ile paylaşıyoruz. Eylül-2023 Tutmaçlıyı sizden dinleyebilirmiyiz? Nereden ve nasıl başladınız? Tutmaçlı Endüstriyel Mutfak olarak, yaklaşık 30 yıl önce toplu tüketime ve ev tüketimine yönelik faaliyet gösteren bir zücaciye mağazası ile başladığımız yolculuk bizi Türkiye'nin ve Dünya'nın önde gelen markaları ile işbirliği yaparak Türkiye’nin ilk Endüstriyel Mutfak Ekipmanları mağazası ile bu alanda faaliyet gösteren bir öncü firma olma noktasına getirmiştir. Ülkemizin yeme içme sektöründe yıllardır var olan ve tüketici davranışlarındaki değişmelere bağlı olarak oluşan Endüstriyel Mutfak Ekipmanları tedarik hizmeti eksikliğini gidermek amacı ile her geçen gün gelişen bir hizmet anlayışı ve sürekli güncellenen ürün portföyü ile Servis Ekipmanları ve daha fazlasını müşterilerine sunan bir kuruluş olmak ilkesi ile ortaya çıkan SePlus markamız, hem ülkemizde hem dünyada birçok önemli işletmenin endüstriyel mutfak ekipmanı ve sunum ekipmanları ihtiyaçlarının tedarikinde ilk tercih olmuştur. "SePlus markamız, ülkemizde ve dünyada endüstriyel mutfak ve sunum ekipmanları tedarikinde ilk tercih olmuştur" Tutmaçlı Endüstriyel Mutfak Ekipmanları sahibi Ahmet Taner Murat


Eylül-2023 Ürün çeşitliliğiniz ve hizmet anlayışınız hakkında neler söylersiniz? İstanbul Maltepe'de 2000 metrekare kapalı alana sahip olan ve müşterilerimizin araçlarını rahatlıkla park edebileceği geniş otoparkımız ile hizmet verdiğimiz mağazamızda, müşterilerimizin hemen ertesi gün işletmelerini faaliyete geçirebilecek şekilde i htiyaçlarını tedarik etmesini sağlamaktayız. Aynı zamanda internet sitemiz ile mağazamızı internet ortamına taşıyarak ülkemizin değişik şehirlerinden de müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktayız. Öne çıkan ürünleriniz hangileridir Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve taleplerini dinleyerek üretimine başladığımız Ahşap Tasarım Sunum ürünlerimizin ardından SePlus markası ile sektöre sunduğumuz fırında kullanılabilen Renkli Porselen Güveç kaplarımız birçok seçkin işletmenin sunumlarında kullandığı önemli bir enstrüman olarak masalardaki yerini almıştır. Endüstriyel Mutfak Ekipmanları satışında açtığımız bu yol müşterilerimizin farklı seçeneklere de sahip olmasını sağlamış fakat SePlus her zaman sektörün öncüsü olarak gelişimine devam etmiştir. Yeme içme sektörünün gelecekteki ihtiyaçlarını ve taleplerini cevaplayabilmek adına proaktif bir yaklaşımla tasarladığımız ürünlerimiz ile ve sektörün öncü markalarının en yeni ürünleri ile müşterilerimize hizmet vermeye devam edebilmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz. “Gastroyalı hem bizi sosyal açıdan diri tutuyor, hem de sektöre hizmet veriyor” Tutmaçlı Endüstriyel Mutfak Ekipmanları’nın sahibi Ahmet Taner Murat tarafından hayata geçirilen Gastroyalı özel bir mekan farklı konseptlerle hizmet sunuyor. Gastroyalı ’nın 5 yılı geride bıraktığını söyleyen Murat, özel olarak konumlandırdıkları mekanın tanıtımında da özenli davrandıklarını söyledi. “Burayı biraz da gizli tutuyoruz” diyerek, sosyal medyada aktif olmadıklarını, çalışmak isteyenlerin kendilerine özel kanallarla ulaşabildiğini söylüyor. Ahmet Taner Murat’ın aynı zamanda ofis olarak kullandığı Gastroyalı, Beykoz’da denizin ortasında gastronomi, sanat ve iş dünyasının tanınan isimlerini ağırlıyor, ünlü şeflerin yemek çekimlerine ev sahipliği yapıyor. Gastrolyalı ’nın mutfaklarında pek çok ünlü şef ağırlanıyor ve özel davetler için çok özel lezzetler sunuluyor. İki katlı Gastroyalı ’da üç farklı mutfak yer alıyor. Birinci mutfak ev tipi çekimler, ikinci mutfak firmaların lansman çekimleri, üçüncü mutfak ise profesyonel çekimler için kullanıyor. Profesyonel ağırlama alanı Gastroyalı ’da gastronomi, sanat ve iş dünyasının tanınan isimlerini ağırladıklarını anlatan Ahmet Taner Murat, kapalı toplantılara, özel partilere, yemeklere, davetlere ve çekimlere ev sahipliği yaptıklarını ifade ediyor. Gastroyalı’da yemek fotoğrafçılığı, TV çekimleri, ürün lansmanları, tadım etkinlikleri, Chef’s Table, kurumsal workshop ve toplantılar, AR-GE çalışmaları, menü ve katalog oluşturma, tarif geliştirme ve reçetelendirme, VIP organizasyon, catering gibi çeşitli hizmetleri bir çatı altında gerçekleştirmek mümkün.


24 DERZ ARALARI Fayans derzleri toza, kire ve küfienmeye karşı hassastır. Bu nedenle, düzenli aralıklarla buharla hijyenik olarak temizlenmesi çok önemlidir. BANT TEMİZLEME Konveyör bandı temizleme iş sürecinizi kolaylaştırın BEbelt, bantların altına olduğu kadar üstüne de takılacak şekilde tasarlanmıştır. DÖŞEME + DERİ Buharla kimyasal içermeyen temizlik, sizi yalnızca özel temizleyicilerin maliyetinden kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda çevredekileri, çalışanları ve misafirleri kimyasal kalıntılardan korur. PENCERE + CAM Camları temizlemek artık çok kolay. Kir ve yağ camdan ve çerçeveden iz bırakmadan ve fazla çaba harcamadan temizlenir. Kir, zemin veya pencereler yerine ayrı bir kirli su deposunda son bulur. 185 C’ de kuru buhar ile her zemin için %99,9 oranında bakterileri yok etme başarı göstermektedir. Kuru buhar, 185 C ve 10 bar basınç ile beraber güçlü vakumu sayesinde zemine nüfüs ederek, özellikle gıdanın direkt temas ettiği yüzeylerde ya da tezgahlarda en hijyenik ortamı su ve deterjan kullanmadan sağlar. • Pastahane, mutfak, hastane, gıda fabrikaları, restoran, oteller, otomotiv gibi birçok sektörde su ve deterjan gerektirmeden hijyenik temizlik. • 3lt. su ile 80 - 90 m alan herhangi bir kimyasal kullanmadan %99,9 oranında başarı ile bakterilerden temizlenir. • Ayrıca 3 lt. su ile 1 saat kesintisiz çalışma. Su bittiği zaman uyarı vererek, su eklenecek bölümü animasyon video şeklinde göstermektedir. • Su eklendiği takdirde çalışmaya ara vermeden devam edebilme özelliği Su deposu alüminyum metal yerine paslanmaz çelik kazan kullanılmıştır. Bu da kazan ömrünün daha uzun olmasını sağlar.


25 ® Akıllı düşünce - Akıllı Çözümler


26 Memnune DEMİREL Gıda Mühendisi [email protected] www.memnunedemirel.com.tr Eylül-2023 İlk olarak 2017 Mayıs ayında kullanmıştım bu başlığı Toplu yemek hizmetinden bahsettiğim kitabımın başlığında ‘Biz sanatımızı sunuyoruz ‘ diyerek... Devrik cümlelerle dolu acemi bir deneyim. Kim ne düşünür bilemem ama benim bakışım bu. Yemeği sanata dönüştürmeyi başaran her şefe de hayran olduğumu ayrıca belirtmemde fayda var. Çok özel bir meslek son dönemlerde bu mesleğin kıymetini bilmeyen gençlerle de karşılaşıyorum ve üzülüyorum. Yapmayın lütfen bu özel deneyimin tadını çıkarın. Yemek yemek doğamızda var İlk ilkel insanlardan başlayarak enerji ihtiyacımızı sağlayabilmek ve yaşamsal faaliyetlerimizi devam ettirebilmek için yemek yemek bir gereklilik olmuştur. Evrim araştırmalarında ilk insanların fizyolojisinin otçul beslenmeye uygun olduğundan bahsediliyor. Şu anda işlevlerini genel olarak yitiren ve çene yapımızda sorunlu bir süreç geçirmemize sebep olan yirmilik dişlerimiz otçul beslenme sürecinde aktif bir kullanıma sahipmiş. Zamanla bitkilerden sağlanan enerjinin yetersiz kalışı insanları et yemeye yöneltmiş. Etçil beslenmeye geçişte adaptasyon sorunu yaşayan atalarımız olmuş. Fakat yaşamla ölüm arasında verilen savaş etçil beslenmeye geçişi bir gereklilik haline getirmiş. Et tüketimi vücuda bitkilerin sağladığı enerjinin çok daha fazlasını vermeye başlıyor. Etçil beslenmeyle birlikte beyin için gerekli enerji sağlanıyor ve beyin kapasitesi büyümeye başlıyor. Etin beynin evriminde önemli bir yeri olduğu söyleniyor. Beynin büyüklük olarak vücutta % 2lik bir yer kaplıyor olmasına karşılık vücuda giren enerjinin % 20 si kadarını harcıyormuş. En masraflı organımız denilebilir. Beynin günlük ihtiyacı ise şekerli besinlerden sağlanıyor. Günlük enerji kaynağı glikoz. Beyinde şeker miktarının azalması insan bünyesinde sorunlara sebep olabiliyorken çok fazla artması da tahribata yol açabiliyor. Farklı bir yaklaşımda ise karbonhidratların besin zincirine katılmasının beyin gelişiminde etkili olduğudur. Bu gelişmelerin doğal sonucu olarak da beyin kapasitesinin artması ve daha etkin kullanılmaya başlaması, devamında yerleşik hayata adaptasyon, birbirini takip ederek yüzyıllar içerisinde devam ediyor. Ateşin keşfi Tabi ki yemek sektörüne en büyük katkı olarak düşündüğüm buluş ise ateşin bulunması. Ve kontrollü şekilde kullanılmaya başlanması. Sadece sektöre değil tabii ki… Ateş bulunmadan önceki dönemlerde besinler çiğ olarak tüketilirken ki birçok gıdanın çiğ tüketimi çok zor. Ateşin bulunmasıyla beraber beslenmemize yeni gıdalarda katılmaya başlıyor. Bu süreçte birçok ilgi çekici deneme yapıldığına eminim. Önce belki rastlantı, sonrasında diğer besinlerle karıştırılarak pişirilmeye başlanması. Piştikçe ortaya çıkan koku değişimi, kokuların duyularında uyandırdığı heyecan, her denemede keşfedilen farklı bir lezzet bunun onlara verdiği mutluluk. Düşünmek bile benim içimi heyecanla dolduruyor. Bir zaman makinesi olsa ve o anlara tanıklık edebilsem. Kabul edin hayal kurmanın kimseye zararı dokunmaz. Yemeklerin günümüzde bu kadar çeşitli olmasının temelleri o dönemlerde başlıyor ve kültürel yemek zenginlikleri zaman içerisinde tarihteki yerini alıyor. Bazı gıdaların çiğ tüketimi zorken pişirilmesiyle daha rahat tüketilmeye başlıyor dedik. Örneğin, hepimizin çokça kullandığı patatesi pişirdiğimizde sindirilebilirliği ortalama yirmi kat daha fazla olacak. Ateş demişken, Şimdi evlerimizde fırınlarımızın içine sıkıştırılmış ısılar, ocaklardan bize sunulan ateş işimizi gerçekten de kolaylaştırdı. Teknoloji önümüzdeki yüzyıllarda şu anda hayal dahi edemediğimiz çok daha fazlasını sunmaya başlayacak. Buna şüphe yok. Yine de odun ateşi, köz üzerinde pişirilen yemeklerin yerini alamadığını söylemeliyim. Biraz ilkel kalmak bazen güzel sanki. İnsanoğlu yerleşik yaşantıya geçmeye başladığı andan itibaren aslında toplu yemek organizasyonları da bir şekilde başladı doğal akış içerisinde. Önce üst düzeylerin ihtiyaçları Sonra düğünler, cenazeler, özel kutlamalar… Ve Aşçılık mesleği de bu doğal akış içerisinde ortaya çıktı. Günümüzde popüler ve eğitim veren birçok kurum olmasına rağmen severek yapıldığında kesinlikle sanata dönüşen bir meslek. Yemeği her şekilde sunabilirsiniz veya pişirebilirsiniz, onu sanata dönüştürecek olan içerisine sizden kattıklarınız lezzetini dayanılmaz yapmak için pişirirken geçirdiği süreç ve tabağa yerleştirirken ona verdiğiniz özenle olacak. Canım meslektaşım; Bir gün insan yönetmenin evrak işlerinin onun ruhuna aykırı olduğunu söyleyerek işini bıraktı ve aşçı olmaya karar verdi. Çok da hızlı uygulamaya geçti. Onu çalıştığı mutfakta ziyarete gittiğimde anladım. Yemek yapmıyordu aşk yaşıyordu. Gözlerindeki heyecanı görmeliydiniz. Ve hazırladığı tabağı müşteri yerken izlemesi, şahane bir tabloya bakmaktan farksızdı… İşinizi severek yapın. Kalbinizle yaptığınız her iş sanatlaşır zamanla. Sanatınızı sunmaya başladığınızda kimsenin anlayamadığı bir gülümsemeyle bakarsınız dünyaya. İmzanızı atacağınız güzel lezzetler sunmaya devam edin. Ve hep kendinize güvenin… Yemek Sanatı


27 Teknolojik mutfağın kalbi! rational-online.com.tr Daha fazlasını görmek için: iCombi Pro. iVario Pro. Sadece iki pişirme sistemi ile teknolojik mutfağınızı kurun! Siz sadece sonucu söyleyin, dünyanın ilk ve tek yapay zekaya sahip pişirme sistemleri sizin için çalışsın!


28 Türkiye’nin çok kullanımlık polikarbonat ürünler üreten ilk markası olan Rubikap ‘ın yöneticisi Sayın Alper İlter ile firmalarını ve ürünlerini konuştuk. Keyifli ve bilgilendirici bir görüşme oldu Metplas ve Rubikap’ın kuruluşu hakkında bilgi verirmisiniz? 1988 yılında İstanbul Bayrampaşa’da kurulan Metplas A.Ş bünyesinde Rubikap ve Comfy markalarını barındırmaktadır. 5 bin m2 alanda 70 çalışanı ile hizmet sunan Metplas, Avrupa’da üretim hattında tek kullanımlık ve çok kullanımlık üretim yapan 2 şirketten biri. Comfy, Türkiye’nin önde gelen ayakkabı bakım ve promosyon ürünleri üreticisi olup, 32 ayrı ülkede müşterilerine hizmet vermektedir. Türkiye’nin çok kullanımlık polikarbonat ürünler üreten ilk markası olan Rubikap ise 1994 yılında kuruldu. Kırmızı kap anlamına gelmektedir. Yurtdışı faaliyetleriniz nelerdir? Rubikap, aralarında Almanya, İngiltere, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin olduğu 65 ülkeye ihracat yapıyor. 2022 yılı satışlarımızda ihracatın oranı yüzde 45 olmuştur. İntertek sertifikası ile ürünlerimizin AB şartlarına uyumluluğu test edilmektedir. Dünyanın ünlü Festivallerinin bardak üreticisiyiz Dünyanın dört bir yanından ziyaretçinin buluştuğu Octoberfest ve Avrupa genelinde pek çok diğer festivallere bardak üretimi yapıyoruz. Sağlamlığıyla öne çıkan bardaklar, festivallere özel olarak tasarlanıp üretiliyor. Geçen yıl düzenlenen Octoberfest ve diğer festivallerde 1 milyon adetten fazla bardak Rubikap tarafından üretildi. Dünyanın genel sıkıntısı atıklar. Bu konuda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Atık konusunda dönüşüme katkı sağlayan özel projelerimiz var. Odağına kahve atıklarını alan Wastespresso ile ortak bir proje gerçekleştirildik. Bu kapsamda kahve posalarını dönüştürerek doğada çözünebilen çok kullanımlık bardaklar ürettik. Nişasta bazlı çatal, bıçak, kaşık üretik. Fabrikamızda bulunan geri dönüşüm tesisi sayesinde; satışı yapılan ürünleri kullanım süresi dolduğunda geri alıp dönüştürüyoruz. Genellikle bardak atıklarını ayakkabı çekçeği olarakson kullanıcıya sunuyoruz. Üretim hattımızda yer alan robotlar ile nesnelerin internet teknolojisi kullanılarak el değmeden üretim yapılıyor. Polikarbonat ürünlerin özellikleri ve artıları nelerdir? Öncelikle, kırılmaz . Üzerinden arabayla bile geçebilirsiniz. 140 C Isıya ve aşınmaya dayanıklıdır. Sağlıklıdır. 19 litrelik çok kullanımlı su damacanalarında kullanıma izin verilen tek plastiktir. Ayrıca göz lensleri ve pek çok mutfak malzemeleride polikarbonattan üretilmektedir. Bir adet çok kullanımlık polikarbonat ürün k ullanımı yaklaşık 2 bin adet tek kullanımlık ürün tüketimini engelliyor. Bu sayede 90 gram lık bir polikarbonat ürün kullanımı ile 16 kg lık atık üretilmesinin önüne geçiliyor ve %99 oranında daha az atık üretilmiş oluyor. "Dünyanın ünlü festivallerinin bardak üreticisiyiz" Alper İlter Söyleşi Eylül-2023


29


30 Çözbim Bankalar - Açık Bankacılık modülümüze bir yeni özelliği daha katmanın gururu içindeyiz : Çözbim Bankalar-Toplu Ödeme Sistemi. Toplu Ödeme Sistemi (TÖS) nedir? Firmanızın toplu para transferi işlemlerini; EFT, Havale, SWIFT gibi tek bir seferde birden fazla banka ve hesaba gerçekleştirilmesini sağlar. TÖS Sistemi Nasıl Çalışır? TÖS ile çalışan firma; toplu ödeme dosyasını sisteme yükleyerek-tanımlayarak veya manuel ödeme ekleyerek ödeme bilgilerini ve planını oluşturur. Belirlenen tarih ve saatte ödemeler firmanın anlaşmalı olduğu bankalara ait hesaplarından otomatik olarak gerçekleşir. Ayrıca firma ödemelerine ait ön akıbet alır, ödeme sonuçlarını takip eder, gerçekleşen ve gerçekleşmeyen ödemelerini analiz eder, gerçekleşmeyen ödemeler varsa yeniden ödeme işlemi başlatabilir. Firma çalıştığı tedarikçilere ve müşterilerine ait hesap bilgilerini de dilerse toplu olarak sisteme aktarabilir ve sonraki ödemelerini kayıtlı hesaplardan kolayca gerçekleştirebilir. Çözbim TÖS nasıl çalışır? Ödeme bilgilerinizi girin, ödeme zamanı talimat oluşturun, yetki sırasına göre onaya gönderin, bankanızı seçin ve talimatınızı gönderin. • Ödemelerinizi sadece tıklayarak, kolayca yapın. Bankanızdan gelen teyit - akıbet bilgilerine ödemelerin durumlarını hemen izleyebilir, istediğiniz zaman kolayca raporlayın. • Ödemeler gerçekleştikten sonra otomatik muhasebenize aktarılsın. • Excel, FTP, mail vb. araç kullanmanıza gerek kalmadan işlemlerinizi tamamlayın ve sonra kolayca takip edin. • Yapacağınız ödemeleri toplu olarak İstediğiniz Bankadan Tıklayarak Yapın Kolaylıkla ödeme bilgilerinizi girer, onay akışı varsa yetkililerin onayına gönderir, dosyanın-işlemlerin bankanıza gönderir, bankanızdan gelen onay-durum bilgilerine göre işlenmiş ödemelerin durumlarını izleyebilirsiniz. • Ödemeleri İstediğiniz zaman girin • Carinizi kaydedin, ödeme bilgileri otomatik dolsun • Ödeme zamanında talimat oluşturun • Onay akışından sonra bankaya gönderin •Ödemelerinizi takip edin • Karşı tarafa ödeme sonrasında otomatik bilgilendirmegitsin • Ödemeler otomatik muhasebeleşsin Kullanıcılarımıza her geçen gün; yeni bir çözüm, her geçen zaman diliminde yeni ürünler sunmanın heyecanını yaşıyoruz. Çözbim TÖS kullanıcılarımıza hayırlı olsun. [email protected] Soykan ÖZÇELİK Yazılım Geliştirici @ Çözbim Yazılım Eylül-2023 Çözbim TÖS ile toplu ödemeleriniz artık çok daha kolay!


31


32 Veri Güvenliği Verizon’un 2023 Veri İhlali Soruşturmaları Raporu’na göre, çalışmada incelenen yaklaşık 5 bin 200 veri ihlalinin yüzde 19’una kurum içi çalışanlar neden oldu. Ponemon Enstitüsü’nün “içerideki bir çalışandan kaynaklanan maddi zararlar” yaşayan kuruluşların BT ve BT güvenlik uzmanlarından oluşan bin kişi ile yaptığı anket, içeriden desteklenen güvenlik ihlallerinin, iki yıl içinde yüzde 44 arttığını ortaya koydu. İç tehditler de dahil olmak üzere saldırı yüzeyi genişliyor Yazılım tedarik zinciri saldırıları, iş e-postalarının ele geçirilmesi, çalıntı çalışan oturum açma bilgilerini kullanan diğer dolandırıcılıklar gibi siber tehditler, fidye yazılımları, siber güvenlik konusunu şirketlerin gündemlerinin en üst sıralarına taşıdı.Dijital dönüşümdeki hız, bulut destekli esnek çalışma düzenine geçiş ve üçüncü taraf tedarikçilere olan güvenin artmasıyla birlikte, her kuruluşun saldırı yüzeyi önemli ölçüde genişledi. Günümüzde siber güvenlik ortamı her zamankinden daha karmaşık ve bundan saldırganlar büyük ölçüde yararlanıyor, bu durumda en kritik riskleri belirlemek ve önceliklendirmek zor olabiliyor. Tehdit yanı başınızda olabilir İç tehditler, bir şirketin ağlarına, sistemlerine veya verilerine zarar verebilecek eski veya aktif bir çalışanı veya yükleniciyi ifade ettiğinden, bir kuruluşun temelinden gelen bir tür siber güvenlik tehdididir. İç tehditler kasıtlı ve kasıtsız olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Kasıtsız grubu, kazara ve dikkatsiz eylemler olarak tekrar ayrılır. Araştırmalar, içeriden kişilerle ilgili olayların çoğunun kötü niyetten çok dikkatsizlik veya ihmalden kaynaklandığını gösteriyor. Tehdit, gizli verilerin çalınması veya kötüye kullanılması, dahili sistemlere zarar verilmesi, kötü amaçlı aktörlere erişim izni verilmesi ve benzeri pek çok şekilde olabilir. Bu tür tehditler genellikle finansal, intikam, ideoloji, ihmal veya doğrudan kötü niyet gibi çeşitli nedenlerle olabilir. Bu tehditleri tespit etmek zordur ancak önlemek daha da zor olabileceği için benzersiz güvenlik zorlukları taşır, çünkü içeridekiler dışarıdaki saldırganlardan daha fazla fırsata sahiptir. Çalışanlar ve yükleniciler işlerini yapabilmek için bir kuruluşun sistemlerine ve verilerine yasal ve geniş erişime ihtiyaç duyarlar. Bu da tehdidin saldırı gerçekleşene kadar veya zarar verilene kadar fark edilemeyebileceği anlamına gelir. Çalışanlar da genellikle işverenin güvenlik önlemlerini ve prosedürlerini bilir ve bunları daha kolay atlatabilir. Ayrıca, güvenlik izinlerinin düzenli olarak geçmiş kontrollerinin yapılması gerekir ve çalışanların ruh halinin zamanla değişebileceği hesaba katılmaz. Bir kuruluşun iç tehdit riskini en aza indirmek için alabileceği bazı önlemler vardır. İç tehdit riskini azaltacak önlemler siber güvenlikle ilgili her sorunu çözmez ancak kurumları iç tehditlere karşı koruma konusunda çok yararlıdır. Erişim kontrolleri yapın: Rol tabanlı erişim kontrolü gibi erişim kontrollerinin yapılması, hassas verilere ve sistemlere erişimin yalnızca görevleri yerine getirmek için ihtiyaç duyan çalışanlarla sınırlandırılmasına yardımcı olabilir. Bir şirket, yalnızca iş ile ilgili görevler için erişim ihtiyacı olan çalışanlara izin vererek içeriden gelebilecek tehditlere maruz kalma riskini önemli ölçüde azaltabilir. Çalışan faaliyetlerini izleyin: Çalışanların şirket cihazlarındaki veya ağlarındaki faaliyetlerini izlemek için izleme araçlarının kullanılması, bir iç tehdit işareti olabilecek şüpheli davranışların belirlenmesine yardımcı olabilir. İzleme aynı zamanda, alışılmadık veri aktarımlarının veya hassas sistemlere ve verilere sıra dışı erişim yöntemlerinin tespit edilmesine de yardımcı olabilir. Ancak gizlilikle ilgili olası endişeleri gidermek için yerel düzenlemelere uyduğunuzdan ve izlemeyle ilgili açık kurallar oluşturduğunuzdan emin olun. Geçmiş kontrolleri yapın: Hassas ve gizli verilere erişim izni vermeden önce tüm çalışanlar, yükleniciler ve tedarikçiler için geçmiş kontrollerinin yapılması olası risklerin belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu kontroller aynı zamanda bir kişinin çalışma geçmişini ve sabıka kaydını doğrulamak için de kullanılabilir. Güvenlik farkındalığı eğitimi düzenleyin: Çalışanlara düzenli olarak güvenlik farkındalığı eğitimi verilmesi, siber güvenlik riskleri ve bunların nasıl azaltılacağı konusundaki bilincin artmasına yardımcı olur. Veri Kaybını Önleme: Bir DLP sisteminin uygulanması, hassas verilerin yetkisiz aktarımını veya paylaşımını izleyerek, tespit ederek ve engelleyerek veri kaybını veya hırsızlığını önlemeye yardımcı olabilir. Bu, iç tehditleri azaltmaya yardımcı olurken aynı zamanda gizli verileri de korur. Ancak buradaki uyarı, DLP sağlayıcılarının da saldırganların hedefinde olduğudur, bu da ayrı bir endişe kaynağıdır. İç tehditle mücadele etmenin beş adımı Güvendiğiniz çalışanların taşıdığı risklerin farkında mısınız? Eylül-2023


33 HAVA ISLAHI OZON EKİPMAN SU HİJYENİ ISLAHI www.pcselektronik.com.tr 0216 489 17 20


34 Bilimsel Tavukçuluk Derneği (WPSA Türkiye Şubesi) Yönetim Kurulu Üyesi - [email protected] Yüce CANOLER Ziraat Yüksek Mühendisi Dergimizin geçen sayısında tadı kaçan kanatlı ürünleri ihracatının 1.bölümünde kanatlı etinin 2023 yılının ilk yarısındaki durumunu değerlendirmiştim. Bu sayımızda da yumurta ihracatımızın aynı dönemdeki durumunu değerlendireceğim. Yumurta ihracatımız Damızlık, kuluçkalık, sofralık toplam yumurta ihracat miktarımıza ilişkin bilgiler iki tablolu grafikte toplanmıştır. Tablo 5. 2023 yılının ilk 6 aylık yumurta ihracat miktarlarına ilişkin bilgileri içermektedir. • 2023 yılında ihraç edilen toplam yumurtanın yaklaşık %73 kadarı sofralık, %22 kadarı damızlık ve kuluçkalık tavuk yumurtasıdır. 2022 yılında ise bu oranlar yaklaşık %84 sofralık, %15 damızlık ve kuluçkalık tavuk yumurtası olarak gerçekleşmişti. • Toplam yumurta ihracat miktarı 2023 yılının ilk 6 ayında 2022 yılının aynı dönemine kıyasla %-7,4 oranında düşmüştür. • Aylar itibariyle değerlendirdiğimizde 2023 yılı ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yumurta ihracat miktarı, Ocak ayında %-11,7, Şubat’ta %-1,4, Mart’ta %-0,6, Nisan’da %–01,Haziran’da %-26,9 azalmış, sadece Mayıs ayında %1,53 artmıştır. Tablo 6. 2023 yılının ilk yarısında yumurta ihracat değeri aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir. • Yumurta ihracat değeri toplamı, 2023 yılının ilk 6 ayında 2022 yılının aynı dönemine kıyasla %9 oranında artmıştır. Yumurta ihracat toplam miktarı %-7,4 düşmesine rağmen ihracat değerinin artmış olmasının sebebini araştırdım.2023 yılı sofralık yumurta ihracatı miktarı %-20 düşerken değeri %20 artmıştır. Bunun yanında,damızlık ve kuluçkalık tavuk yumurtalarında hem miktar hem değer olarak önemli artışların gerçekleşmesi sonucuihracat değerinin toplamda pozitif olarak yer aldığı anlaşılmıştır. • Aylar itibariyle değerlendirdiğimizde 2023 yılı ilk yarısında bir önceki yıla kıyasla yumurta ihracat değeri, Ocak ayında %-4,9, Haziran’da %-5,3 azalmış, Şubat’ta %10,8, Mart’ta %15,9, Nisan’da %23,8, Mayıs’ta %16,5 oranında arttığı belirlenmiştir. Yumurta ihracatında 2021 yılı ilk yarısı yaşanan büyük artışların (miktarda %186,7, değerde %231,1) ne yazık ki ilerleyen yıllarda devam etmemiş aksine 2022 yılının ilk altı ayında İhracatın tadı kaçtı -2 Eylül-2023


35 Eylül-2023 büyük düşüşler (miktarda %-63,8, değerde %-51,1) yaşanmıştır. 2023 yılına gelindiğinde ihracat miktarındaki azalmanın %-7,4 seviyesine kadar gerilemiş olması, buna ilaveten ihracat değerinin %9 yükselmesi memnuniyet verici bir sonuç olduğunu söyleyebilirim. İhraç yumurtada yasak antibiyotik iddiası Yurt içi ve yurt dışında çeşitli güçlüklerle mücadele eden yumurta sektörü bu kez de Temmuz ayında medyada yer alan “Tayvan’a ihraç edilen yumurtalarda insan sağlığına zararlı antimikrobiyal madde ‘nitrofuran’ görüldü” haberiyle sarsıldı. Bunu fırsat bilen medya karıştırıcıları hemen devreye girerek, bu yumurtaların ülkeye iade edilip tüketime sunulduğu, hatta aynı yasaklı antibiyotiğin piyasadaki yumurtalarda da bulunma ihtimali olduğu yorumlarını yaymaya başladılar. Bu iddialarla ilgili olarak hem Yumurta Üreticileri Merkez Birliği Başkanı İbrahim Afyon hem de T.C.Tarım ve Orman Bakanlığı açıklamalar yaptı ve bundan önceki sayımızda bu konu etraflı şekilde sizlere duyuruldu.Kısaca özetlersek; İddialara konu olan ülkeye Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında 217 konteynır yumurta gönderilmiş, bunlardan 212 konteynır sorunsuz kabul edilmiş, sadece 5 konteynır olan bir parti üründe sorun olduğu ileri sürülmüştür. Sakıncalı olduğu ileri sürülen sınırlı miktar ”parti mal” yerinde imha edilmiş, ülkemize iadesi söz konusu olmamıştır. Medyaya yansıyan iddialara konu yumurtalar ile ilgili olarak ise Tayvan yetkili otoritesi tarafından Tarım ve Orman Bakanlığına herhangi bir bildirimde bulunulmamış olmakla birlikte, Bakanlık tarafından inceleme başlatılmıştır. Bakanlıkilk aşamada yasaklı maddeyi kullanan işletmeyi tespit etmiştir. Gerekli yasal işlemler yapılmaktadır. Bununla da yetinmeyen Bakanlığın,bu yönde yapılan rutin analizlerin dışında ülkemiz genelinden irofuran kullanımı ihtimaline karşılık yeni bir kalıntı izleme araştırması yapmaya başladığı haber alınmıştır. İncelemenin sonuçlanmasını takiben kamuoyuna Bakanlık tarafından gerekli açıklamanın yapılacağı bildirilmiştir. İnsan beslenmesinde her anlamda en mükemmel gıda olarak anne sütü birinci, yumurta ikinci sırada gelir. Böyle bir gıda maddesini fırsatçıların eline bırakmamak insanlığın birinci görevi olmalıdır. Temelleri 80m2’lik bir restoranda atılan Aziz Ebay Holding; restoran, catering, turizm ve enerji sektörlerindeki yatırımlarıyla dünyanın farklı ülkelerinde iştirakleri olan bir şirkete dönüşürken, genç CEO’su Volkan Akkaş Türkiye’nin En Güçlü 40 yaş altı 40 CEO’su listesine adını yazdırdı. Restoran, catering, turizm ve enerji sektörlerindeki yatırımlarıyla dünyanın farklı ülkelerinde iştirakleri olan Aziz Ebay Holdingin genç CEO’su Volkan Akkaş Türkiye’nin 40 yaş altı En güçlü 40 CEO’su listesine 20. sıradan girmeyi başardı. Lisans eğitimini Yeditepe Üniversitende İngilizce İşletme bölümünde tamamlayan Genç Ceo, Master eğitimini ise Maltepe Üniversitesinde Pazarlama İletişimi bölümünde yaptı. Aziz Ebay Holding ve iştirakleri kaliteli hizmet, toplumsal kalkınma ve sürdürülebilir gelecek kavramlarını en büyük hedefleri olarak belirlemiştir. Akkomarka Restoran Topluluğu 80m2 bir dükkanda başladığı yolculuğunu bugün 5 ülkede, 12 marka ve 50’den fazla restoran ile devam ettiriyor. Akkol Catering Grubu 2007 yılından beri dünyanın ve Türkiye’nin en büyük markalarından Cocacola, Novartis, Abb, Bosch, Türk Hava Yolları, Borusan, Sabancı ve Turkcell gibi şirketlerin personel yemeklerini sağlamaktadır. AA Yatırım 2020 yılı itibarıyla, öncelikli kendi tükettiği elektrik enerjisinin karbon ayak izini nötralize etmek ve sürdürülebilir enerji üretimini sağlayarak, temiz turizm yapma amacıyla yatırımlarına devam etmektedir 80m2’de başlayan hikâyeden, “En güçlü 40 CEO” arasına…


36 Otoyol hipnozu (Beyaz çizgi ateşi) nedir ve nasıl önlenebilir? Hiç yola çıkıp varacağınız yere geldiğinizde ve oraya nasıl geldiğinizi hatırlamadığınız oldu mu? Eğer cevabınız evetse, otoyol hipnozu yaşadınız demektir. Otoyol hipnozu bir kişinin aracı normal ve güvenli bir şekilde sürdüğü ancak bunu nasıl yaptığını hatırlamadığı trans benzeri bir durumdur. Otoyol hipnozu yaşayan sürücüler kısa mesafelerde ya da daha uzun kilometrelerce kendilerinden geçebilirler. Otoyol hipnozu fikri ilk olarak 1921 tarihli bir makalede "yol hipnotizması" olarak ortaya atılmış, "otoyol hipnozu" terimi ise 1963 yılında G.W. Williams tarafından kullanılmıştır. 1920'lerde araştırmacılar, sürücülerin gözleri açıkken uykuya daldıklarını ve araçları normal bir şekilde yönlendirmeye devam ettiklerini gözlemlemişlerdir. 1950'lerde bazı psikologlar, başka türlü açıklanamayan otomobil kazalarının otoyol hipnozundan kaynaklanabileceğini öne sürmüşlerdir. Ancak yeni çalışmalar, yorgunken araç kullanma ile otomatik sürüş arasında bir fark olduğunu göstermektedir. Yorgun sürüşe karşı otoyol hipnozu • Otoyol hipnozu, otomatiklik olgusunun bir örneğidir. • Otomatiklik, eylemleri bilinçli olarak düşünmeden gerçekleştirme yeteneğidir. • İnsanlar; yürümek, bisiklete binmek gibi öğrenilmiş ve denenmiş bir beceriyi her zaman otomatik olarak gerçekleştirir. Bu beceride ustalaşıldığında ise diğer görevlere odaklanırken bu beceriyi hala gerçekleştirmek mümkündür. Örneğin, araba sürme konusunda yetenekli bir kişi araba sürerken kafasında akşam planlarını gözden geçirebilir. • Otomatik sürüş tehlikeli görünse de bu durum aslında profesyonel veya yetenekli sürücüler için bilinçli sürüşten daha üstün olabilir. Bir işte yetenekli olan hiç kimse dikkatini sürekli rutin işlere vermek zorunda değildir. Eğer bunu yaparsa, iş bozulmaya meyilli olabilir. Sürüş bağlamında, gerçekleştirilen eylemler hakkında çok fazla düşünmek beceriyi kötüleştirebilir. Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark nedir? Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark, tamamen uyanıkken otomatiklik deneyimi yaşamanın mümkün olmasıdır. Yorgunken araç kullanmak ise direksiyon başında uykuya dalmaya neden olabilir. Tehlikeli olan da budur. Direksiyon başında uyanık kalma önerileri İster otoyol hipnozu fikrinden korkuyor olun, isterseniz de yorgun ve direksiyon başında uyanık kalmaya çalışıyor olun, odaklanmanızı ve uyanıklığınızı artırmak için yapabileceğiniz şeyler vardır. Gün ışığında araç kullanın: Gündüz saatlerinde araç kullanmak yorgun sürüşü önlemeye yardımcı olur, çünkü insanlar ışıklı ortamlarda doğal olarak daha uyanık olurlar. Kahve için: Kahve veya başka bir kafeinli içecek içmek sizi birkaç farklı şekilde uyanık tutmaya yardımcı olur. İAyrıca çok sıcak ya da çok soğuk bir içecek tüketmek dikkatinizi toplayacaktır. Bir şeyler yiyin: Atıştırmalıklar size anında enerji verir ve sizi görevinizi yerine getirmeye yetecek dikkati sağlar. İyi bir pozisyon alın: İyi bir duruş, vücuttaki kan akışını en üst düzeye çıkararak konsantrasyonunuzu korumanıza yardımcı olur. Klimayı açın:Rahatsızsanız uykuya dalmanız veya transa geçmeniz daha zor olacaktır. Bununla birlikte aracın içini soğuk hale getirmeniz, kışın camı açmanızyine işe yarayacaktır. Müzik dinleyin: Hoşunuza giden müzikler sizi rahatlatırken, sevmediğiniz melodiler rahatsızlığa neden olur veuyuyacak kadar rahatlamanızı engeller. Konuşan insanları dinleyin:Yanınızda birisi varsa sohbete katılmak veya radyoda sohbet programı dinlemek müzik dinlemekten daha fazla konsantrasyon gerektirir. Durun ve mola verin: Yorgun araç kullanıyorsanız, en iyi hareket tarzı yana çekmek ve biraz dinlenmektir! Önlem alın: Uzun mesafe, gece veya kötü hava koşullarında araç kullanmak zorundaysanız yolculuğa başlamadan önce iyi dinlenmiş olduğunuzdan emin olun. Direksiyon başında hipnotize olmayın Otoyol Hipnozu nedir? Gözlerimizin açık ancak içimizin uyuduğu zamanlar en çok risk taşıyan anlarımızdır. Yemek yaparken, bisiklet sürerken veya araba kullanırken içinizin uyuduğunu hissettiğiniz an mutlaka kendinize bir es vermelisiniz. Liv Hospital Nöroloji Uzmanı, Prof. Dr. Ayhan Öztürk,otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki farkı anlatarak otoyol hipnozu konusunda önerilerde bulundu. Faydalı Bilgiler Eylül-2023


37 Karaağaç Mah. Kapaklı OSB. 101 Cad. No: 6/2 , 59510 , Kapaklı, Tekirdağ, Türkiye +90 282 758 26 44 / + 90 282 758 26 40 / www.kulsan.com.tr / [email protected] Eşsiz sofralarınıza profesyonel dokunus!


38 [email protected] Mehmet Baki ASUTAY Hijyen Grup Gıda Hijyeni Koordinatörü Vermiş olduğum eğitim ve seminerlerde hep şu örneği veririm, sizlerle de paylaşmak istedim. Biz insanlar tabiatın dengesini bozunca daha önceleri tabiatta bulunan bize dost yararlı mikroorganizmalar azalmış ve onların yerine zararlılar artmış. Hastalıklar, ölümler çoğalmış, toprak küsmüş verim düşmüş. Tıpkı büyüklerimizin anlattıkları gibi eskiden iyi insanlar çoğunlukta oldukları için kötü insanların kötülük yapmalarını engelliyorlarmış. Ancak zamanla iyi insanlar azalmış, kötüler artmış ve bugünki durum hepimizce malum. Bilim insanları doğadan yararlı mikroorganizmaları bulup, üreterek çoğaltmaya çalıştılar ve bunu başardılar. Gıda fabrika ve işletmelerinin, Restoran, Otel, Alışveriş Merkezleri, Hastane, Temizlik İşletmeleri, Okul ve Ofislerin, Yemek Fabrikalarının, Sosyal İşletmelerin, Hayvan Barınaklarının, Sokakların, Pazar ve Çöp Alanlarının Temizlik, Koku ve Dezenfeksiyon Uygulamalarında kimyasal yerine bende; ORGANİK ÇÖZÜMLER ÖNERİYORUM. Yaz sıcaklarının etkisiyle daha da artan kötü kokular ve zararlı haşereler toplumsal hayatımızın içerisinde hepimizi rahatsız ediyor. İşyerinde, evde, otelde, otobüste, metroda, uçakta, sinemada, tiyatroda vb. kapalı alanlarda, açık alanlarda oluşan kötü kokular kaliteli hava ve yaşam koşullarımızı etkiliyor. Yazın sıcaklığıyla ter ve ağız kokusu, çöplerde biriken atıkların yaydığı kokular çok rahatsız edici boyutlara ulaşabiliyor ve zararlı haşerelerin popülasyonunu arttırıyor. Sıkılan oda parfümleride hem kimyasal içermesi hem de ekonomik olmaması sebebiyle büyük işletmeler için yeterli olmuyor. Kurban Bayramı öncesi büyükşehirlere gelen kurbanlıkların kokusu neredeyse bütün şehri kaplarken, Kurban Bayramı sonrası da çöplerde oluşan kötü kokular ve zararlı haşerelerin popülasyonunun artışı rahatsız edici boyutlara ulaştığı gibi halk sağlığını da olumsuz yönde etkiledi. Tatilin uzun olması sebebiyle kapasitelerinin çok üzerinde ziyaretçi ve turist ağırlayan bölgelerimiz alt yapı yetersizliğiyle kanalizasyondan gelen kötü kokulardan çevre halkı ve yabancılar rahatsız oldular. Öyle ki bu kokular; banyo ve tuvalet giderlerimizden bile gelerek rahatsız edici olabiliyor. Üstüne birde şiddetli yağan yağmurlardan taşan fosseptikler kokuların (zararlı bakterilerin) daha da artmasına neden oluyor. Tatil beldelerinde, mesire yerlerinde hatta ormanın en dip köşelerinde bile piknik yapıp mangal yakan biz insanların et, tavuk kokuları ve artık çöpleri diğer canlıları bile rahatsız eder bir durumda. Kötü kokular neden oluşuyor? Kötü kokular çoğunlukla organik atıkların üzerindeki mikropların doğal reaksiyonudur. Gıdalar genelde mikroorganizmalar, enzimler, böcek, parazit ve benzer zararlılar, sıcaklık, nemli veya kuru koşullar, hava oksijeni ve ışık gibi değişik faktörlerin etkisiyle bozulmaya uğrarlar. Gıdaların bozulması; tüketilebilme niteliğini yitirmesi ve gıdanın yapısındaki özelliklerinin değişmesidir. Bozulan bir gıdanın yapı, görünüş, renk, tat ve kokusunda çeşitli fiziksel ve kimyasal değişmeler meydana gelir. Bu değişmeler bir taraftan gıdayı yenilemez hale getirerek ekonomik yönden kayıplara neden olurken diğer yandan da gıdayı sağlık açısından zararlı ve riskli hale getirebilirler. Birde kendisine has, hoş olmayan kokularda var (İdrar, çürük yumurta, çürümüş soğan, sarımsak, amonyak, tuz ruhu, çamaşır suyu vb). İşletmelerimiz kötü kokulardan kurtulmak için daha çok kimyasal temizlik ürünleri ve dezenfektanları kullanmaktadırlar. Ancak zaman zaman kötü kokularla ve zararlı bakterilerle baş edememektedirler. Zira kullanmakta oldukları ürünler daha çok kimyasal bileşikte olduklarından, bu tarz ürünler geçici olarak kokuyu bastırsa da uzun vadede kokunun temel kaynağını yok etmedikleri için kokular tekrar yayılmaktadır. Kullanılan buzdolabı ve soğutucuların içleri bile kokabilmektedir. Kullanılan aşırı kimyasallarda hem insanlara hem de çevreye zarar vermektedir. İşletmelerin atık su arıtmalarında bulunan canlıları da öldürmektedirler ( Biyolojik arıtma). Temizlik sonrası deterjan ve kirler (daha çok organik) işletmeKötü kokular için organik çözümler Kötü kokulardan kurtulmak isterken kendinizi, işletmenizi çevrenizi ve doğayı zehirlemeyin. “Yararlı mikroorganizmalardan veya ozon’dan faydalanın” Eylül-2023


39 lerin mazgallarındaki süzgeçlerde birikir, bu noktalar çok sık kontrol edilip temizlenmelidir. Bu noktadan sonra parçalanmış organik bileşikler pis su atık borularından arıtmalara veya direkt olarak şehrin kanalizasyonuna gider. Bu kanalizasyon hatlarda biriken zararlı mikroorganizmalar, sıcaklığında etkisiyle çok daha fazla ürüyerek koloni oluşturup, bu kanalizasyon hatlarındaki organik besinleri parçalayarak, çürüterek kötü gaz çıkışlarına sebep olurlar. Kullanılan deterjan ve kimyasal ürünler boru içerisinden akıp gider, boru üst çeperlerinde bulunan zararlı mikroorganizmalara temas edemezler. İşte bu noktada kimyasalla organik koku giderici ürün farkı ortaya çıkar. Siz istediğiniz kadar çamaşır suyu/dezenfektan dökün, spreyleyin bir türlü kötü kokudan kurtulamazsınız. Yararlı mikroorganizmalar ise hem boru içinde her türlü kirlilik olan yüzeye yapışır, hem de bu zararlı mikroorganizmaları kendilerine besin kaynağı yapar ve yiyerek yok ederler. Yararlı mikroorganizmalar; insanlara, tabiata, hayvanlara ve çevreye zarar vermezler. Yararlı mikroorganizmalar kullanıldığı alanlarda zararlı haşerelerin popülasyonunu sıfırlar. YARARLI MİKROORGANİZMA NEDİR? Değişik türde mikroorganizmalardan oluşan ve doğadan toplanarak kendine özgü şartlarda üretilmektedir. Bulundukları ortamda zararlıları bastırarak kötü koku oluşumunu engellerler. Tek bir tür olmayıp çeşitli mikroorganizma gruplarının karışımından oluşmaktadır. Kötü kokular çoğunlukla organik atıkların üzerindeki mikropların doğal reaksiyonudur. Yararlı- Etkin mikroorganizma kullanımıyla zararlı (patojen) mikroorganizmalar ortamdan uzaklaştırılıp (bakteri, virüs, mantar, e-coli, veba) ortamın temizliği ve kötü kokuların oluşması engellenir. Ürünün tamamen organik olması nedeniyle temizlik için çalışan insanlara ve çalışma ortamında bulunabilecek insanlara zarar verilmez. Eğer temizlik yapılmayacak ise spreyleme ile de dezenfeksiyon / koku giderme yapılabilir. Yararlı- Etkin mikroorganizmalar, organik madde ile temas ettiklerinde; vitaminler, organik asitler, kelate mineraller ve antioksidanlar gibi yararlı maddeler salgılarlar ve Su içindeki mikro florayı zenginleştirir ve çeşitliliğini arttırırlar. Drenaj hatları ve mutfak çıkışı yağ kapanları yiyeceklerden gelen yağlı atıklar nedeniyle kötü kokuların oluştuğu bir yerdir. Bu tip yerlerde yağları parçalamayı hızla bir şekilde yapan, %100 Organik Yararlı – Etkin Mikroorganizmalar kullanılarak yağlardan ve organik atıklardan dolayı boruların tıkanması engellenmiş olacak, hem de boru cidarına yapışan ürün atıktan beslenerek, gider borularının iç çeperlerine yapışan yağları ve organik atıkları giderecektir. GIDA ÜRETİM TESİSLERİNDE, CANLILARIN YAŞAM ALANLARINDA SERT YÜZEYLERİN TEMİZLİĞİ Sert yüzeyler mikroskobik çatlaklar içermekte ve bu çatlaklara biriken kirliliği deterjanla emülsiye ederek almak zor bir işlemdir. Yararlı - Etkin Mikroorganizma Teknolojisi ile köşe, delik, çatlak, derzlere işleyen organik kirliliği, kendilerine besin kaynağı yapıp ortamdan kaldırırlar. Kokuya da sebep olan bu organik atıklar böcek, haşere vb. için cazip bir ortam hazırlayacağından normal temizleme koşulları ile temizlenmesi mümkün değildir. Buralarda ki korozif etkiyi de azaltarak özellikle derz aralarında biriken kirlilik etkin mikroorganizmalar tarafından parçalanır ve su ile çok rahat bir şekilde temizlenir. Mutfak, tuvalet ve garaj gibi alanlarda renk değişimine, kayganlığa ve böcek barınması için uygun ortam sağlayan yağ, kir ve organik atıklar temizlenir. Lavabolardaki koku ve kirlilik yükü zaman içerisinde azaldığından temizlik kovalarındaki kirli su miktarı da azalır. İşletmelerde toz ve ayaklardan gelen kirlilik; ortamda Yararlı - Etkin mikroorganizma olması nedeniyle bir sonraki temizliğe kadar parçalamaya, kirlilik oluşturan patojenlerle savaşmaya devam eder. Ürün uygulamasının ilk yapılacağı ortama örneğin lavaboya şoklama (1 çay bardağı Yararlı mikroorganizma seyreltilmeden dökülür; En az 5 saat bu gidere sıvı dökülmez) yapılarak uzun süreç içerisinde oluşmuş ortamdaki yoğun kirlilik giderilir. Devam eden zaman içerisindeki uygulamalar ile kirliliğin tekrar oluşumu engellenir. Yararlı Mikroorganzimalar kesinlikle hiçbir genetik müdahale görmemiş olup, % 100 doğaldır. KULLANIM ALANLARI : • Gıda işleyen, depolayan, tüm gıda ile ilgili tesislerde • Evsel ve sanayi atık su arıtma tesisleri • Deri endüstrisi atıkları ve arıtma tesisleri • Kanalizasyon tesisleri ve lağım çukurları • Çöp alanları, çöp konteynırları, çöp arabaları • Petrol atıkları, petrol atık alanları • Biyokütle işleme ve biyogaz üretimi • Katı atıklar • Mezbahalar, kurbanlık besi alanları ve kesim alanları • Büyük – küçükbaş çiftlikleri, kanatlı üretim çiftlikleri • Hayvan barınakları • Akarsu (dere, çay vs.) Biyolojik olarak temizlenmesinde • Göl, göletlerin temizliğinde • Denizlerin temizliğinde • Oteller, alışveriş merkezleri • Evler, yemek üretim tesisleri, lokantalar • Spor alanları, hastaneler • Gıda işletmeleri • Her türlü dezenfeksiyon ve kötü kokuların yok edilmesinde • Atık lagünlerinde • Pazar alanlarının yıkanmasında • Yağ tutucuların yağ gideriminde • Her türlü kötü kokuların giderilmesinde Kimyasal ürün yerine Organik/Doğal ürün veya OZON kullanın. Yararlı mikroorganizmalar; insanlara, tabiata, hayvanlara ve çevreye zarar vermezler. Not: Ozonla ilgili yeterli bilgileri bir önceki dergimizde ve www.cateringguidedergisi.com da bulabilirsiniz. Eylül-2023


40 Tatil deneyimini lüks ve konforla buluşturan Hilton Dalaman, muhteşem doğasıyla sizi kendine hayran bırakacak Sarıgerme’de binlerce endemik bitkiye ev sahipliği yapan doğanın gizli mabedi Hilton Dalaman, yaza huzurlu bir veda için mükemmel bir fırsat sunuyor. Hem denizin keyfini çıkarabileceğiniz hem de farklı spor aktiviteleri ile form tutacağınız bir tatil için her türlü konfor ve olanak da Hilton Dalaman’da. Sağlıklı yaşam için Türkiye’nin en iddialı spa merkezine sahip Hilton Dalaman, bisiklet, kiteboard, windsurf, seakayak gibi farklı spor olanakları ile de kalpleri fethediyor. Uluslararası standartlarda hazırlanan eğitim merkezi ve farklı zorluk derecelerinde oluşturulan, otel içi ve otel dışı bisiklet ve yürüyüş rotaları ile tatili spor yaparak geçirmek isteyenlere keyifli bir alternatif sunuyor. 650 metre uzunluğundaki özel kum plaj, gün boyunca özel servis almak isteyen misafirler için tasarlanmış sahil Gazebo evleri, açık büfenin yanısırasakin bir yemek isteyenler için iddialı lezzetleri ile 5 farklı a’lacarte restoran, aquapark, tenis kortları, çocuk kulübü, mini çiftlik, 6000 m2 alana yayılan spası ile tatilin olmazsa olmazları en konforlu şekilde Hilton Dalaman’da hizmetinizde… Bodrum Yarımadası’nın en büyüleyici koyu olan Cennet Koyu’nda yer alan Mandarin Oriental, Bodrum, zarif tasarımı, incelikli hizmetleri, dünyaca ünlü restoranları, gerçek bir arınma deneyimi sunan SPA’sıyla sohbaharda ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor. Cennet Koyu’nun eşsiz manzarası eşliğinde, her ayrıntının özenle tasarlandığı, rutinlerden uzak yeniliklerin ve sürprizlerin öne çıktığı Mandarin Oriental, Bodrum, her detayında konforla buluşan havuzlu, yemyeşil bahçeli ve geniş teraslı odaları, tam donanımlı mutfaklarıyla ev konforunu aratmayan rezidans daireleri, barbekü köşelerine ve sonsuzluk havuzuna sahip, asırlık zeytin ve çam ağaçlarının arasında bulunan göz alıcı süit ve villalarıyla misafirlerine ayrıcalıklı bir konfor sunarken aynı zamanda ulusal ve uluslararası markalara ev sahipliği yapan yeme içme mekanlarının yanı sıra, eşsiz bir arınma deneyimi sunan SPA’sıyla da dikkat çekiyor. Özel anlar, büyülü dokunuşlar Misafirlerinin ihtiyaçlarını belirleyerek kişiye özel terapiler sunan The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum, Oriental Harmony Dört El Masajı, Dijital Yaşamdan Kaçış, İçsel Güç, Hareket Yeteneği Masajı, Oriental QI, Orman Terapisi imza masaj ve terapileriyle özel anlar yaratarak misafirleri için tazelenme ve dinginlik sunuyor. 1 saat 50 dakika süren Oriental Harmony Dört El Masajı iki terapistin mükemmel bir uyum içinde çalıştığı, vücudu dengeleyen, bedene enerji veren bir masaj olarak göze çarpıyor. Egzotik kokularla cildi rahatlatan ve dengeleyen bu masaj, uzun seyahatler sonrası jet lag yaşayan misafirler için ideal. Doğanın gizli mabedi Hilton Dalaman’da "Eylül inzivası" Mandarin Oriental, Bodrum’da SPA keyfi: Sonbaharda gerçek arınmayla tanışın Hotel - Restoran Eylül-2023


41


42 Hotel - Restoran Eylül-2023 Sektördeki en güçlü portföyü sunan 30 markası ve 131 ülkede yer alan 7 bini aşkın tesisi ile hizmet veren Marriott otellerinden Four Points by Sheraton Kâğıthane, şehrin kalbinde misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. İstanbul’da gerçekleşen organizasyonlar, konserler ve fuarlar kapsamında şehir merkezine yakın lokasyonu ile dikkat çeken otel, son olarak 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali’ne gelen gruplara ev sahipliği yaptı. İstanbul’un tam ortasında, stratejik bir konumda bulunmasının avantajı ile şehre gelen misafirlere kusursuz bir deneyim sunan FourPoints by Sheraton Kağıthane, hem iş hem de tatil oteli olarak hizmet vermeye devam ediyor. Şehrin orta noktasında Şehir merkezinin yanı sıra, şehrin gözde alışveriş ve gastronomi merkezi Vadistanbul’a birkaç dakika uzaklıkta, İstanbul Havalimanı’na, Haliç, Taksim Meydanı ve Beşiktaş vapur iskelesi gibi popüler mekanlara oldukça yakın mesafede konumlanan otele, şehrin birçok lokasyonundan kolaylıkla ulaşma imkanı mevcut. 173 oda, son teknoloji ile donatılmış 3 toplantı salonu 3 süit ve 2 engelli odası olmak üzere, ferah, konforlu ve modern tasarlanmış toplam 173 odaya sahip FourPointsby Sheraton Kağıthane, dört dörtlük bir iş oteli olma hedefi doğrultusunda, ihtiyaca göre farklı boyutlara ayrılabilen, yüksek teknolojili ekipmanlara sahip, gün ışığı alan 3 toplantı salonu ile hizmet veriyor. İster tek başınıza, isterseniz tüm sevdiklerinizle konaklamak için kusursuz bir deneyim vadeden otel, misafirlerine hızlı check-in - check-out, kesintisiz, hızlı ve güvenilir internet hizmeti sunuyor Organizasyon ve etkinlik konaklamaları için doğru adres: Four Points by Sheraton Kâğıthane Hilton İstanbul Maslak, Darüşşafaka Lassa Basketbol Takımı iş birliği yeni sezonda da sürüyor Hilton İstanbul Maslak, sanatı ve sporu destekleyen faaliyetlerine her geçen gün yenilerini ekliyor.Geçtiğimiz yıl Türkiye'nin en köklü spor kulüplerinden Darüşşafaka Spor Kulübü iş birliğine imza atan otel, desteğini bu sezon da sürdürecek. İki köklü markayı bir araya getiren anlaşma 2023-2024 sezonunu kapsayacak. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ve FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek takımları ağırlayacak olan Hilton İstanbul Maslak Otel Müdürü Ayla Türedi Özkılıç, Darüşşafaka Lassa ile gerçekleştirdikleri iş birliğinin devam etmesinden duydukları mutluluğu ifade etti.. Darüşşafaka Spor Kulübü Başkanı Abdurrahman Saruhan, Hilton İstanbul Maslak ile devam eden iş birliğinden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Saruhan, ‘’Tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da rakiplerimizi merkezi konumu, konforu ve tüm prestiji ile bize bu yolculukta eşlik eden Hilton İstanbul Maslak iş birliğiyle ağırlayacak olmaktan dolayı son derece mutluyuz’’ ifadelerine yer verdi. Sanatı ve sporu destekleyen pek çok etkinliğe ev sahipliği yaparak, dünyaca ünlü isimleri birinci sınıf hizmet anlayışı ile ağırlayan Hilton İstanbul Maslak, Türkiye'nin en köklü spor kulüplerinden Darüşşafaka Spor Kulübü ile iş birliğine bu sezon da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yerli ve yabancı birçok takımı konuk eden otel,Türk basketboluna katkı sağlamayı sürdürüyor.


43 Fabrika:Karaağaç OSB Mahallesi 101. Cadde No:6/2 59510 Kapaklı - Tekirdağ Tlf: 0282 758 26 44 İstanbul Mağaza: 1STOÇ 11.Ada No:157-159 Bağcılar İstanbul Tlf: 0212 659 78 36 0538 645 98 24 Sofralarınıza profesyonel dokunuş; Külsan Thermoset kulsanprofesyonel kulsanprofesyonel


44 Şehre dönüş döneminde Restoran Modern’de kurulan öğlen ve akşam yemeği sofraları, yaratıcı karşılaşmalara alan açan bir buluşma noktası olmayı sürdürüyor. İstanbulluları ve kentin ziyaretçilerini, her seferinde nefes kesen Tarihi Yarımada manzarası eşliğinde ağırlayan mekan, farklı lezzetleriyle de yeni deneyimlere kapı aralıyor. Türk mutfağına çağdaş dokunuşlar katan öğle ve akşam yemeği menüleri, hafta sonuna güzel bir başlangıç yaptıran Brunch menüsü ve farklı damaklara hitap eden varyasyonlarıyla Negroni ve Kokteyl Menüleri, İstanbul’da Eylül ayının keyfini adeta tamamlıyor. Şehrin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’in içinde yer alan ve İstanbul’un kültür, sanat ve tarihinden ilham alarak çağdaş bir yemek deneyimi sunan Restoran Modern açılışından bu yana 3 ayı doldurdu. Mekan sonbaharda da gün boyu ziyaretçilerini, yepyeni deneyimlerle ağırlamayı sürdürecek. Restoran Modern’in haftasonlarında özel olarak 11.00 itibarıyla misafirleriyle buluşturduğu Brunch menüsü içerisindeki şaşırtıcı tatlar içerisinde, zahterli tereyağı ve simit eşliğinde servis edilen Çılbır, avokado püresi ve sote ıspanakla sunulan Yumurta&Simit tabağı, orman meyveleri ve lime kremasıyla Pankek Sufle, mevsim meyveleri, granola ve badem ile Matcha Kase ve mevsim sebzeleriyle Frittata yer alıyor. RESTORAN MODERN’DE EYLÜL İstanbul Boğazı’nın göz alıcı maviliğini, Asya’nın zümrüt yeşilini eşsiz bir manzara ile sunan Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, İtalyan mutfağının en özel örneklerini sunan restoranı Olea, uluslararası üne sahip Novikov’dan sonra şimdi de Çin’in geleneksel Kanton mutfağını fine dinning ile farklı bir boyutta sunan Hakkasan’a ev sahipliği yapıyor. Boğaz’ın en eşsiz güzelliğine ve tarih kokan silüetiyle Asya kültürünü barındıran Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, manzarası kadar bünyesindeki restoranlarıyla da oldukça iddialı. Her sezon için yeni lezzetler sunmaya özen gösteren Olea, mevsimi takip ederek en taze ve en leziz menüyü, şık sunumlarla misafirlerinin beğenisine sunuyor. Öğlen ve akşam yemeklerine İstanbul Boğazı’nın mistik manzarasının eşlik ettiği Olea’da, İtalyan lezzetleriyle gerçek bir gastronomi keyfi yaşamak mümkün. Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’un bir diğer özel restoranı da uluslararası bir üne sahip Novikov İstanbul… Zengin bir menüye sahip restoranda, Pan Asya mutfağını en seçkin lezzetlerinden sushi, sashimi, nigiri çeşitlerinin yanı sıra robata ve teppenyaki gibi otantik pişirme teknikleriyle hazırlanan Asya mutfağının özgün tatlarının veya Novikov Black Cod, Alaska Kral Yengeci ve Pekin Ördeği gibi ünlü restoranın imza lezzetleriyle öğle ve akşam yemekleri gerçek bir keyfe dönüştürülebilir. Eğer tercihiniz İtalyan, Asya ve Akdeniz mutfağını ayna anda seçenekleriniz arasında olmasından yanaysa Novikov İstanbul bu konuda da en leziz reçeteleri tabağınızda buluşturuyor. Büyüleyici lezzetleriyle dünyaca ünlü Hakkasan, Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul’da Hotel - Restoran Eylül-2023


45 İstanbul’da en iyi kuru fasulyenin adresi olarak bilinen Çamlıca Tepesi’ndeki Çömlek Kuru Fasulye Restoran 24 yaşında! 24 yıldır aynı ustayla çalışan Çömlek Kuru Fasulye Restoran Rize’li ailenin ikinci kuşağı tarafından işletiliyor. 250 kişi kapasiteli restoran hem adalar manzaralı hem de Çamlıca Kulesi’ni görüyor. Döner platformdaki masalar sayesinde yemek yenirken adaların tamamı izlenebiliyor. İstanbul’da Kuru Fasulye severlerin adresi 1999 yılında Kısıklı Meydan’ında, küçük bir dükkânda çömlekte kuru fasulye pişirerek işe başlayan aile, bir süre sonra her gün kapıda oluşan kuyruğa çözüm bulmak için Çamlıca Tepesi’nde daha büyük bir mekâna taşınıyor. Şirket yemeklerinin, büyük aile buluşmalarının ve özel günlerin de vazgeçilmez adresi olan restoranda Rize’ye has kavurma, pilav, köfte, kara lahana sarması, muhlama da sunuluyor. Ücretsiz açık otopark hizmeti ile birlikte çocuk oyun alanı da bulunuyor. Çömlek Nevşehir’den, Fasulye İspir’den Çömlek Kuru Fasulye Restoran 24 yıl önce ilk kurulduğu günden beri kuru fasulyeyi sadece İspir’den temin ediyor. Fasulyeyi taş fırında Nevşehir’e has çömleğin içinde, yavaşça ve kaliteli ürünlerle pişiriyor. Erzurum’un İspir ilçesinde doğal yöntemlerle, yılda bir kez ürün alınıyor. Aynı tarlaya en fazla 2 yıl ekim yapılıyor. İspir fasulyesinin lezzeti de buradan geliyor. Coğrafi olarak işaretli İspir kuru fasulyesi kısıtlı miktarda üretildiği için, başka fasulyelerle karıştırarak pişirenlere dikkat etmek gerekiyor. Başka şubesi bulunmayan Çamlıca Çömlek Kuru Fasulye Restoran “Çömlek Kuru Fasulye” nin isim haklarına da sahip. Kuru Fasulyenin faydaları saymakla bitmiyor Çömlek Kuru Fasulye Restoran’da kullanılan İspir fasulyesinin faydaları saymakla bitmiyor. İçeriğindeki zengin lif, yüksek potasyum sayesinde düzenli tüketiminde yüksek tansiyonu ve kandaki kötü kolesterol düzeyini önemli ölçüde düşürüyor, kan şekerini de kontrol altına alıyor. İspir fasulyesinin sindirimi kolay ve kendine has bir damak tadı var. Besin değerleri çok yüksek. 100 gram İspir fasulyesinde ortalama olarak 24 gr protein, 1.5 gr yağ, 20,2gr karbonhidrat bulunuyor. Fosfor, kalsiyum, demir, potasyum ve B1, B2,B3 ve E vitaminleri de içeriyor. Çamlıca Çömlek Kurufasulye 24 yaşında Eylül-2023 Hotel - Restoran


46 Tüketici olarak markete girdiğimizde en fazla zamanı gıda ürünleri reyonlarında geçiriyoruz. Meyve, sebze, kuru gıda, et süt derken saatler geçivermiş. Yapılan bir araştırma da bu gerçeği rakamlarla bize anlatıyor: Ortalama bir hane her 100 TL’sinin 84’ünü gıda veiçecek, 9’unu kişisel bakım, 7’sini ise ev bakım ürünleri için harcıyor. Zamanımızı reyonlar arasında geçirirken nelere bakıyoruz peki? Ürünün ambalajı, içeriği, son kullanma tarihi, markası, menşei... Bilinçli bir tüketici olarak dikkat etmemiz gereken ne kadar çok şey var. Süleyman Demirel Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atıf Can Seydim, ürünün içeriği kadar ambalajının ve bunun raf ömrüne etkisinin de önemli olduğunu söylerken, "Gıda ambalajlarının temel amacı; gıdaların bozulmalarını ve kalite kayıplarını en aza indirerek tüketiciye ulaştırmaktır. Bu amaçla içindeki ürünü koruyan, dayanıklılığını artıran, dağıtım zinciri içinde; yükleme, boşaltma, stoklama, kullanma kolaylığı sağlayan, ürünü tanıtan (besin değeri, depolanması, hazırlama şekli gibi etiket bilgileri) ve tüketiciyi satın almaya özendiren görevlere sahiptir" dedi. "Gıda israfını önlemek için raf ömrünü bilmek önemli" Günümüzde güvenli gıdaya ulaşmak ve aynı zamanda gıda kaybı ve israfını en aza indirmek için gıdanın raf ömrünün bilinmesi gerektiğine vurgu yapan Seydim, şunlara değindi: "Tüketicilerin satın aldıkları gıdalardan beklentileri lezzetli, besin değeri yüksek, daha az işlem görmüş, hazırlanışı kolay, daha az katkı maddesi içeren, daha uzun ömürlü olmasıdır. Gıda üreticileri ise ürünün satışına ya da kullanımına kadar geçen süre içinde tazeliğini, lezzetini ve besin değerini koruması için çalışmaktadır. Ambalajlama ile birlikte, çevresel, biyolojik, kimyasal, besin değeri gibi faktörlerin ve bunlara bağlı kalite parametrelerinin değişimi gıdanın tüketim kalitesini etkilemektedir.Raf ömrü; üretim tarihinden itibaren uygun koşullarda, kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik olarak en az değişim ile gıda güvenliğini ve besin değerini koruduğu süre olarak tanımlanmaktadır. Bu sürenin Türk Gıda Kodeksi, Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği ile son tüketim tarihi (STT) veya tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) olarak gıda etiketi üzerinde belirtilmesi zorunludur." Tarım ve Orman Bakanlığı gıda kayıpları ve israfını önleme kapsamında etiket çalışmaları devam ediyor Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol ve Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı Gıda Etiketlerinde Raf Ömrü Bilgisinin Belirlenmesi ve Belirtilmesi Hakkında Kılavuz'da tam da bu konuya dikkat çekildiğini söyleyen Seydim "Kılavuzda, gıdaların raf ömrünün belirlenmesi ve etiket üzerinde belirtilmesinin, ilgili yönetmeliğe göre gıda işletmecilerinin sorumluluğunda olduğu ve etiketteki bilgilerin tüketici ile iletişim kurmanın en önemli unsuru olduğu vurgulanıyor" dedi. Ambalajda "Sürdürülebilirlik" önemli Ambalaj tasarımının raf ömrü ve gıda kaybı üzerindeki etkileri, ürünün cinsi, ambalaj malzemesi, üretim ve depolama koşulları gibi birçok faktöre bağlı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atıf Can Seydim "Uygun ambalaj tasarımı, ürünün kalitesini koruyarak atılacak gıda miktarını azaltabilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline katkı sağlayabilir. Son yıllarda biyoplastiklerin kullanımı ile petrol temelli hammaddelere bağımlılığın ve ambalaj kaynaklı karbon ayak izinin azaltması yönünde çalışmalar devam etmektedir. Ambalaj, Çevre ve Yönetmelikler üçgeni içinde değişkenlik gösteren uygulamalar yerine, geri dönüşüm, yeniden kullanım veya malzeme kullanımının azaltılması başlıklarının ”Sürdürülebilirlik“ adı altında tüketicilere yansıtılması eğilimi görülmektedir. Yapısında farklı ağaç ya da çiçek tohumlarının bulunduğu basit bir pizza kutusunun, kullanıldıktan sonra çöpe atılması yerine toprağa gömülmesini ambalaj üzerinde belirtilmesi buna örnek olarak verilebilir" diye konuştu. Gıdanın raf ömrü ambalaja yansıyor Gıda ambalajı Eylül-2023


47


48 Dünyanın bugün ve gelecekteki en büyük sorunlarından biri kuraklık. Su kaynaklarının günden güne hızla tükenmesinin önümüzdeki dönemde kıtlık, erozyon ve doğal dengenin bozulması gibi birçok soruna sebep olacağı belirtiliyor. Bu durumun ayrıca birçok canlı türünün soyunun tükenmesine de neden olacağı ön görülüyor. Temizlik-hijyen, üretim ve tüketimde suyun en çok kullanıldığı sektörlerden biri olarak öne çıkıyor. Saruhan Kimya Pazarlama Müdürü Başak Erdoğan, konuyla ilgili şunları söyledi: “Yaşam kaynağımız su, insanların bilinçsiz kullanımıyla gelecek yıllarda bizi zor durumda bırakacak diyebilirim. 2025 yılına kadar dünya nüfusunun yarısından fazlasının susuzluk riskiyle karşılaşabileceği öngörülüyor. Son 20 yıllık süreçte Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı yılda yüzde 18 azalarak, 1700 metreküpten 1400 metreküpe düştü ve nüfusun artışıyla birlikte bu rakamın daha da düşeceği belirtiliyor. Ülkemizde başta bilinçsiz tarımsal sulama olmak üzere, birçok sebeple yılda 20 milyar metreküp su israf ediliyor. Önlemler alınmadığı takdirde susuz bir gelecek bizleri bekliyor.” Geç kalmadan önlemler alınmalı Özellikle bir takım sektörlerde yer alan firmaların, sürdürülebilirlik politikaları çerçevesinde bu konuda acil önlemler alması gerektiğine vurgu Başak Erdoğan, “Şirketlerin üretimde kullandıkları teknolojilerle, kullandıkları su oranını minimize ederek büyük tasarruf sağlamaları mümkün. Saruhan Kimya olarak çevre ve tüketici bilincine sahip, insan odaklı bir yaklaşımla ürettiğimiz ürünlerimizle, doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayarak dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olması için yoğun çaba sarf ediyoruz. Aldığımız mirası gelecek nesillere daha da iyileştirerek bırakma felsefesiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çıkardığımız ekolojik ve vegan Life by Fakir serisinde yer alan konsantre ürünlerimizin üretiminde, konsantre olmayan ürünlere oranla ortalama yüzde 75 daha az su kullanarak, totalde tonlarca litre su tasarrufu sağlıyoruz. Su tüketimi yüksek olan markalar, tükettikleri suyu doğaya geri kazandırma bilinciyle de bu konuda fark yaratabilirler. Örneğin, tükettikleri su kadar, doğaya su kaynağı kazandırarak büyük katkı sağlamaları mümkün olabilir. Bizim gibi temizlik - hijyen sektöründe yer alan markalar ise ürün içeriklerinde nitelikli, titiz Ar-Ge çalışmaları yaparak bu konuda önemli adımlar atabilirler” dedi. Gelecek için suyu koru Üretimde atılacak çevreci adımlarla su kaynaklarını korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak mümkün Su ve gelecek Eylül-2023


49 İşletmelerin en büyük kurtarıcısı “Sulu Radyant Panel” Enerji maliyetlerini düşürmek ve çevre dostu bir yaklaşımla hareket etmek isteyen işletmelerin önceliği ısıtma sistemleri oluyor. Çünkü ticari binaların toplam enerji giderlerinin yüzde 50’si ısıtma sistemlerinden kaynaklanıyor. Ticari binaların ısıtma sistemlerini doğru seçerek, tasarruf etmek ve çevresel etkileri düşürmek mümkün. Enerji tasarrufu; maliyetleri düşürmek ve çevresel etkiyi azaltmak için daha az enerji kullanmak demektir. Enerji kullanımının yüksek olduğu ticari binalarda birçok yolla enerjiden tasarruf sağlanabilir. Üstelik enerji kullanımını azaltmak, işletmelerin faaliyetlerinden kaynaklı karbon emisyonlarının azalmasına da yardımcı olacaktır. Bu nedenle ticari binalarda, enerji giderlerinin yüzde 50’sinden sorumlu olan ısıtma sistemlerini doğru seçerek, tasarruf etmek ve çevresel etkileri düşürmek mümkün. Yüksek verimli sulu radyant panel teknolojisi ile işletmelerin enerji giderlerinin ve karbon emisyonlarının azaltılabileceğini belirten Çukurova Isı Pazarlama Müdürü Osman Ünlü, doğru ısıtma sistemi ile işletmelerin sağlayacağı avantajlara dikkat çekti: Dünyanın en çevreci ısıtma teknolojilerinden “Sulu radyant panel” ürün grubunun çevreci teknolojisi, işletmelerin ısıtmadan kaynaklı enerji sarfiyatından yüzde 30’lara varan oranlarda tasarruf sağlıyor. Doğaya herhangi bir zararlı gaz salınımı yapmadığı için de tüm dünyada en çevreci ısıtma teknolojilerinden biri olarak kabul ediliyor. Maksimum konfor Ancak ısıtmada verimlilik kadar önemli bir diğer kriter ise konfor oluyor. Yani ürün ne kadar verimli olursa olsun konfor kriterlerini sağlayamıyorsa tercih edilmiyor. Sulu radyant panel ürünlerimizin çalışma prensibi, yaşam alanlarında maksimum konfor sunuyor. Çünkü ısı transferi su ile sağlanan “sulu radyant panel”lerden çıkan ışınlar, ısı transferi hava ile sağlanan sistemlerden farklı olarak hava hareketlerinden etkilenmiyor. Doğrudan ortamdaki makinelere, insanlara ve zemine çarparak, ısı enerjisine dönüşen ışınların tüm alan içerisine eşit olarak dağılmasıyla ısıtmada maksimum konfor elde ediliyor. Bu çalışma prensibi sayesinde hissedilen sıcaklığın, gerçek sıcaklıktan fazla olması ise enerji verimliliğini yüzde 30’lara varan oranlarda artırıyor. İşletme ve bakım avantajı Sıcak havayla ısıtma sağlayan sistemlerden farklı olarak elektrikle çalıştırılan fanlara ihtiyaç duymayan “sulu radyant panel”lerin çalışma prensibinin kazan ve sirkülasyon pompası ile sınırlı olması da hem işletme hem de bakım maliyetleri açısından avantaj sağlıyor. Hızlı kurulum İşletmelere uygulamada da avantaj sağlayan “sulu radyant panel”ler, 10 bin metrekare bir tesise bir hafta veya on gün içerisinde uygulanabiliyor. Tavana monte edilen radyant paneller, çalışma sahasında ekstra yer kaplamıyor. Böylece işletmeler; enerjiden, zamandan ve yerden tasarruf sağlıyor” diyerek sözlerini tamamladı. Eylül-2023 Isıtma


50 Lojistiği doğru yönetirsek yıllık 500 bin ton gıda kurtarılabilir Standart donanıma sahip olmayan araçlarla taşınan ve dağıtılan gıda maddelerinin yıllık 500 bin tonu nihai tüketiciye ulaşmadan heba oluyor. Gıda ve tarım ürünlerinin soğuk zincirle taşınması ve sürecin doğru yönetilmesi çok önemlidir. Her yıl çiftçilerimizin ürettiği ürünlerin %25’i sofraya ulaşamadan bozuluyor. Uluslararası ticareti, dış ticareti yönetmek için Türkiye’nin lojistiğini en etkin şekilde yönetmesi gerektiğini vurgulayanAKCA Lojistik’in Genel Müdürü Enes Akça;“Gıda üreticileri, üretim sürecini bitirdikten sonra, son kullanıcıya ulaşana kadar ürünlerini bize emanet ediyorlar. Gıdanın hareketinin denetlenebilir lojistik standartlarla sağlanması hem gıda kaybının hem de sağlıksız beslenmenin önüne geçilmesine katkı sunuyor. Standart donanıma sahip olmayan araçlarla taşınan ve dağıtılan gıda maddelerinin yıllık 500 bin tonu nihai tüketiciye ulaşmadan heba oluyor.Lojistik süreç-lerinizi düzgün yönetmezseniz, soğuk zinciri kırarsanız çok büyük bir kayıpla karşılaşırsınız. Ayrıca tarım ürünlerinin de soğuk zincirle doğru yönetilmesi çok önemlidir. Meyve-sebzede ürünler, tarladan sofraya gelene kadar %25 oranında kayıp oluşuyor. Akıllı depolar, blockchain teknolojisi, ısı ölçüm sistemleri, akıllı etiketler bunların hepsi soğuk zincirin içine giriyor. Soğuk zincirle yönetilen bir gıda ürününde zincir kırıldığı zaman ürünün formu bozulur ve tamamen kullanılamaz hale gelir. Bu, ülke ekonomisi adına da büyük bir israftır. Türkiye bir tarım ülkesi ve son dönemde soğuk zinciri kullanan gıda ürünleri önemli bir ihracat kalemi olmaya başladı. Burada denetimin ve izlenilebilirliğin artırılmasıyla milli ekonomiye çok önemli bir katkı sağlanabilir. Ülkemizin lojistiğini, artı teknolojiyi kullanarak kalıcı bir marka olması gayet mümkün. Türkiye’nin gerek lojistiğini gere se teknolojisini bu çerçevede geliştirmesi,ihracatını, katma değerli bir şekilde yurt dışındaki hedef pazarlara yönlendirmesi adına son derece önemli bir adım olacaktır.Bu konuda Türkiye’nin önünün açık olduğunu düşünüyorum.”ifadelerini kullandı. Globelink Ünimar İcra Kurulu Komite Üyesi Fatih Baş: İhracatta yaşanacak artış lojistik sektörüne de olumlu yansıyacak Son dönemde ekonomi gündemi bir hayli yoğun geçiyor. Bu yoğunlukla beraber döviz kurunda yaşanan artış ihracatçılar açısından olumlu karşılandı. Geçtiğimiz dönemde reel olarak değerli kalan Türk lirasının zorladığı ihracatçılar, yılın geri kalanına ilişkin beklentilerini revize etti. Globelink Ünimar’ın İcra Kurulu Komite Üyesi Fatih Baş, ihracatta pozitife dönen beklentilerin sektörü nasıl etkileyeceğine dair görüşlerini paylaştı. İhracata ilişkin beklentiler pozitife dönüyor “Uluslararası ticarette yerel para birimlerinin değerlendiği durumlarda rekabet avantajını kaybeden ihracatçı yurt dışı pazarlarında daha çetin bir mücadele içerisine giriyor. Son dönemde de Türk lirasında benzer bir durumun yaşanmasıyla birlikte ihracatçı için zorlu bir süreç yaşandı. Ancak ekonomi politika ve kadrolarındaki değişimle beraber döviz kurunda yaşanan hareketlilik ihracatçının olumsuza dönen beklentisini pozitife çevirmeye yetti. Makroekonomik gelişmelerin uluslararası ticarete belirli bir süre sonra etki edeceği dikkate alındığında ihracattaki toparlanma belirtilerininüçüncü çeyrek itibarıyla kendini göstereceğini düşünüyoruz. Politika istikrarıyla birlikte yıl sonu ve özellikle 2024 ilk çeyreğinde dış ticarette de dengeye yaklaşılacaktır. Lojistik Eylül-2023


Click to View FlipBook Version