The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by BTS ARMY TURKEY, 2020-07-30 12:08:56

HYYH The Notes 2020

notes2020

Keywords: BTS,HYYH,Notes,TheNotes,MOTS,Love Yourself,Persona,7,Her,Tear,Answer

花樣年華 THE NOTES

SMERALDO BOOKS

Jimin
15 Mayıs, Yıl 22
“Koş, Jimin-ah.” Hepimiz koşmaya başladık. Ortamın
heyecanına kapılıp ben de onlarla koşuyordum. Abur cubur
paketleri ve plastik şişeler havada uçuşuyordu.

BTS ARMY TURKEY 100



花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: ANSWER

Jimin
16 Mayıs, Yıl 22

Hoseok hyungun evi çok yüksek bir civardaydı. Daha geniş
bir sokaktan yürüme mesafesiyle varılan dar ve çıkmaz ara
sokaktaki bir evin çatı katı, Hoseok hyungun evi buydu. Tek
odalı eve girdiğim zaman hyung, içinde büyüdüğümüz ve ayak
bastığımız her yeri görebildiğimiz tüm şehirin en yüksek katı
olduğu için böbürlendi.

Hyungun dediği gibi her çeşit şey onun çatı katından
görülebiliyordu. Hemen yakındaki tren istasyonu ve rayları,
hatta konteynırlar bile görülebiliyordu. Namjoon Hyung
onlardan birinde yaşıyordu. Ve bakışlarımı biraz daha
gezdirirsem, hepimizin birlikte okuduğu okul da görüş açısına
giriyordu. Okulu bulduktan sonra, elimi kaldırdım ve şehrin
diğer tarafına baktım. Dağın eteğinde uzun bir apartman
kuyruğu vardı.

Benim, hayır ebeveynlerimin evi oradaydı. Hastaneden
tek bir kelime dahi etmeden kaçmıştım. Ebeveynlerim
bağlantı kurmuş olabilirdi. Belki de şu an beni arıyorlardı.
Ebeveynlerimle yüz yüze görüşecek özgüvüne henüz
sahip değildim. Hastaneyi terk etmiştim ama eve de geri
dönmemiştim. Bu demek değildir ki, hastaneye geri dönmek
istiyorum. Ama yine de ne gidecek yerim, ne de param var.
Kararsız görünüyordum ve hyung bana onu takip etmemi
söyledi. Geldiğimiz yer ise burası, onun eviydi.

BTS ARMY TURKEY 102

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: ANSWER

Jimin
16 Mayıs, Yıl 22
Bakışlarımı tekrar apartmanlara çevirdim. Derhal oraya
gitmeliydim. Ebeveynlerimi görmeli ve onlara hastaneye bir
daha dönmeyeceğimi söylemeliydim. Derin bir nefes aldım.
Yalnız başına düşünmek tam bir kriz sebebiydi. Dürüst olmak
gerekirse, hastane hariç başka hiçbir yerde dayanabileceğimi
zannetmiyordum. Acilen hastaneye dönmeliydim. Çok
korkmuştum ve dayanamıyordum.

103 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Jimin
19 Mayıs, Yıl 22

Sonunda Çiçek Botaniği’ne gitmem gerekmişti. Orada ne
olduğuyla alakalı yalanları kendime söylemeyi bırakmam
gerekiyordu. Bir hastanede saklanarak yaşamayı ve nöbet
geçirmeyi bırakmalıydım. Eğer bunu yapmak istiyorsam, oraya
gitmeliydim. Bu niyetle, her gün otobüs durağına gittim ama
Çiçek Botaniği’ne giden otobüse binemedim hiçbir zaman.

Ben 3. otobüsün önümden geçmesini seyrederken Yoongi
hyung geldi ve yanıma oturdu. Nasıl gittiğini sordum. Hyung
sıkılmış olduğunu ve yapacak bir şeyi olmadığını söyledi.
Sonra neden burada bu şekilde oturduğumu sordu. Kafamı
eğdim ve ayakkabımın ucuyla yerde duran çöpü tekmeledim.
Neden burada oturduğumu düşünüyordum. Cesaretim
olmadığı içindi. İyiymişim numarası yapmak, kendi başıma
atlattığımı bilmek istiyordum. Ama aslında korkuyordum.
Kaldıramayacağım şeylerle karşılaşmaktan korkuyordum.
Başka bir nöbet daha geçirebilirdim.

Yoongi Hyung sakin görünüyordu. Sanki dünya üzerinde
endişeleneceği hiçbir şey yokmuş gibi oturduk yerde yayıldı
ve havanın güzel olduğunu söyledi. Bunu duyduktan sonra
havanın ne kadar güzel olduğunu fark ettim. Gökyüzü
masmaviydi. Ilık ve ferah hava yer yer esiyordu. Çiçek
Botaniği’ne gidecek olan otobüs geliyordu. Otobüs durdu ve
kapısı açıldı. Şoför bana baktı. Bir anlık dürtüyle konuştum;
‘’Hyung benimle gelmek ister misin?’’

BTS ARMY TURKEY 104

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Hoseok
20 Mayıs, Yıl 22

Taehyung’u götürürken polis memuruna bakıp ‘’Sıkı çalıştınız’’
dedim. Başım aşağı eğik ve kesin bir şekilde konuşmuş olsam
da ruh halim bu değildi. Taehyung’un evi polis karakoluna
uzak değildi. Eğer uzak bir yerde yaşıyor olsaydı, polis
karakoluna bu kadar sık uğramaz mıydı? Neden Taehyung’un
ailesi polis karakoluna çok yakın bir yer seçmiş ki? Bu dünya
böyle ahmakça kibar ve hassas bir çocuk için hiç adil değildi.
Kolumu Taehyung’un omzuna koydum ve bu büyütülecek
bir olay değilmiş gibi davranıp aç olup olmadığını sordum.
Taehyung başını salladı. “Polisler seni yeniden gördüklerine
memnun olup sana yiyecek aldılar mı?” diye sordum ama
Taehyung cevap vermedi.

Güneş ışığında yürüdük. Yüreğimde, soğuk bir rüzgar esti.
Eğer ben böyle hissediyorsam, kim bilir o nasıl hissediyordu?
Kalbi ne kadar yıpranmış ve kırılmıştı? Kırılacak bir kalbi kalmış
mıydı? Yüreğinde ne acılar vardı… Bütün bunları düşünürken,
Taehyung’a bakamadım, onun yerine gökyüzüne baktım.

105 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Hoseok
20 Mayıs, Yıl 22

O bulanık güneş ışığında bir uçak geçiyordu. Taehyung’un
sırtındaki yaraları ilk görüşüm onunla Namjoon’un konteyner
sığınağında tanıştığım zamandı. Sırf bir tişört aldı diye ışıl ışıl
gülen Taehyung’a hiçbir şey söylemedim, ama yüreğimde bir
yer gürültüyle yere yığıldı.

Ailem hiç olmadı. Babamla hiç anım yok, ve annemle olan
anılarım da yalnızca 7 yaşıma kadar. Konu ailevi acılara
gelince, kimse benim kadar kıskanç olamazdı. İnsanlar
şöyle şeyler söylerdi; acımın üstesinden gelmem gerektiği,
kabullenip buna alışarak büyümem gerektiği. Buna razı
olup affetmem gerektiği. Ancak bunu yaptığın zaman,
yaşayabilirsin. Bilmediğimden değildi bunu yapamamam. Bu
bir ret değildi çünkü istemiyordum. Sırf denediğiniz için bir
şeyleri başaramazsınız. Kimse bana bunun nasıl yapılacağını
da söylemedi. Dünya bana eski yaralarım iyileşmeden
yenilerini vermişti. Dünya’da yarası olmayan kimse yoktu
biliyordum. Ama neden birinin bu kadar derin yaralara ihtiyacı
olsun ki? Neden gerekliydi? Neden böyle şeyler olmak
zorundaydı?

BTS ARMY TURKEY 106

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Hoseok
20 Mayıs, Yıl 22
‘’Sorun değil, hyung. Tek başıma gidebilirim.’’ Taehyung yol
ayrımında söyledi. ‘’Biliyorum velet.’’ Ona hiç aldırış etmedim
ve önüne geçtim. ‘’Sana iyiyim dedim. Bak, hiçbir şeyim yok.’’
Taehyung gülümsemeye çalıştı. Cevap vermedim. İyi olmasının
imkanı yoktu. İyi değildi ama bunu kabul etmiyordu. Sürekli
başından savıyordu, huyu böyleydi. Taehyung kapüşonunu
örttü ve beni takip etti. ‘’Gerçekten aç değil misin?’’
Taehyung’un evine doğru giden yola yaklaşırken sordum.
Taehyung aptalca gülümsemesiyle gülümsedi ve başını salladı.
Gerileyen sırtına baktım ve kafamı çevirdim. İkimizin de
yürüdüğü yollar dar ve ıssızdı. İkimiz de yalnızdık. Telefonum
çaldığında hemen dönüp arkama baktım.

107 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Taehyung
20 Mayıs, Yıl 22

Ellerime baktım. Kanla kaplanmışlardı. Bir anda dizlerim
tutmaz oldu. Yere düşüyordum ki biri beni tuttu. Güneşin loş
ışığı pencereden içeri sızıyordu. Biri ağlıyor, Hoseok hyung
tek kelime etmeden ayakta dikiliyordu. Kirli ev eşyaları
ve battaniye sanki hep oradaymış gibi çevreye saçılmıştı.
Babamın olduğu yerde kimse yoktu. Odadan ne zaman ve
nasıl çıktığını hatırlamıyordum.

Ona saldırdığım anki öfke ve üzüntü hala içimde bir
yerlerdeydi. Onu bıçaklamaktan beni geri tutan şey neydi
bilmiyordum. Çıldıracakmış gibi çarpan kalbimi nasıl
rahatlatacağımı bilmiyordum. Babamı öldürmek istememiştim,
kendim ölmek istemiştim. Elimde olsa o an ölürdüm.
Ağlamadım. Ağlamak, bağırmak, her şeyi tekmeleyip
parçalamak istedim. Her şeyi mahvetmek istedim ama hiçbirini
yapamadım.

“Hyung, üzgünüm. Ben iyiyim, git artık.” Sesim kalbimdeki
yangına karşın oldukça durgun çıkmıştı. Kendi sesim
değil gibiydi. Beni pek bırakmak istiyor gibi görünmeyen
hyung’umu yolcu ettim ve ardından ellerime baktım. Kanım
beyaz bandajda lekeler bırakmıştı. Babamı kesmek yerine
elimdeki içki şişesiyle yere düşmüştüm ve şişe kırılıp elimi
kesmişti. Gözlerimi kapadığımda dünya etrafımda dönüyor
gibiydi.

BTS ARMY TURKEY 108



花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Taehyung
20 Mayıs, Yıl 22
Ne düşünmeliydim, ne yapmalıydım, nasıl yaşamalıydım...
Kendime geldiğimde Namjoon hyung’un telefon numarasına
bakıyordum. Bu halde bile-- hayır, bu halde olduğum için onun
değerini daha iyi anladım. Ona anlatmak istiyordum.
“Hyung, neredeyse babamı öldürüyordum. Beni büyüten
babamı, beni lanet olası her gün döven babamı... Hayır, aslında
onu öldürdüm. Onu çoğu kez öldürdüm. Onu kalbimde,
sayamayacağım kadar fazla öldürdüm. Onu öldürmek
istiyorum. Onu hemen öldürmek istiyorum. Şu an ne yapmam
gerektiğini bilmiyorum. Hiçbir şey bilmiyorum. Hyung, şu an
sadece seni görmek istiyorum.”

BTS ARMY TURKEY 110

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Taehyung
22 Mayıs, Yıl 22

Hyung beni aradığında ormanın içinden geçerken arkamdaki
şeyi fark etmiştim. Son zamanlarda çok şey yaşanmıştı.
Kimsenin duyamayacağı bir yere geçip telefonu açtım.
Adımlarımı yavaşlatarak denize karşı ilerliyordum, sessizce
hyungun yanından geçtim, beni fark etmemişti. “Benden
sadece bir yaş büyüksün, ah hayır, gerçekten umurumda değil.
Bu konuda benim yapabileceğim bir şey yok nasılsa.”

Bir anda sırtımdan soğuk terler dökülmeye başladı,
tüm dünyam alt üst olmuştu. Sanki denizde tek başıma
boğuluyormuş gibiydim. Panik yapmıştım, korkuyordum.
Yalnız ve acınacak bir haldeydim. Kızgındım. O kadar
kızgındım ki kendimi daha fazla tutamıyordum. Bir şeyler
yapmak istiyordum, bir şeylere vurmak, kırmak ve parçalamak
istiyordum. Yine de bir yanım hala ürküyordu. Damarlarımda
babamın kanı dolandığı için miydi? Acaba ben de mi onun
gibiydim? İçimdeki şiddete eğilim kalıtsal mıydı? Yıllardır
acımasız benliğime ördüğüm bu duvar parçalanmaya
başlamıştı.

111 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

SMERALDO BOOKS

Taehyung
22 Mayıs, Yıl 22
Tıpkı rüyamın son sahnesi gibiydi. Tek farkı yukarıdakinin ben
değil, Seokjin olmasıydı.

BTS ARMY TURKEY 112

花樣年華 THE NOTES

SMERALDO BOOKS

Taehyung
22 Mayıs, Yıl 22
Aslında babam yerine kendimi öldürmek istemiştim. Eğer
yapabilseydim o an oracıkta ölmek isterdim.

113 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Namjoon
22 Mayıs, Yıl 22

“Sadece bir yaş fark var. Hayır, kimse öyle bir şey söylemedi.
Ben onun abisiyim. Biliyorum. Ama hep küçük bir çocuk olarak
kalmayacak. Artık bir şeyler öğrenmesinin zamanı gelmedi mi
diyorum sadece. Anladım. Kızmadım. Özür dilerim.”
Telefonu kapattım ve gözlerimi yere diktim. Çam ormanında
nemli bir okyanus rüzgârı esti. Göğsüm o kadar sıkışıyordu
ki, patlayacak sandım. Kumlu ve çamurlu zeminde karıncalar
sıraya girmiş, bir yere gidiyordu. Benden fiziksel ve sembolik
olarak çok daha büyük biri; bir yere gittiğimi, gitmemin
sebebini ve sonumun ne olacağını net bir şekilde görebilir
miydi?

Ailemi sevmediğimden ya da kardeşimi merak etmediğimden
değil. Elimde olsa sırtımı dönmek isterdim, ama kendim
olmaktan vazgeçemediğimden tabii ki de bunu yapamadım.
Durum böyleyken, çabalamanın, kızmanın, boşa uğraşmanın
ve terk edip gitmek istemenin ne anlamı vardı?

Biraz uzakta birinin sırtını görüyordum, benim gibi donup
kalmış biri. Jungkook’tu. Bir ara, Jungkook şöyle bir şey
söyledi, “Abim gibi bir yetişkin olmak istiyorum.” O zamanlar
ona söyleyemedim. Benim çok iyi bir yetişkin olmadığımı,
hatta bir yetişkin bile olmadığımı. Böyle bir şey söylersem
zalim görünürdüm.

BTS ARMY TURKEY 114

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Namjoon
22 Mayıs, Yıl 22
Olması gerektiği gibi sevilmemiş, ilgi görmemiş ve güven
duygusunu yaşamamış birine yaşının büyümesinin, boyunun
uzamasının ve biraz daha uzun yaşamanın insanı yetişkin
yapmadığını nasıl söyleyebilirdim? Jungkook’a hayatın bana
davrandığından daha iyi davranmasını umuyordum ama bu
süreçte ona yardım edeceğimin sözünü veremedim. Yanına
gittim ve kolumu omzuna attım. Jungkook kafasını kaldırıp
bana baktı.

115 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

SMERALDO BOOKS

Jungkook
22 Mayıs, Yıl 22
O an, sahil kıyısında koşuşturuyorduk. Nefesim tükenmişti,
terlemiştim ve başım çatlayacak gibi ağrıyordu. Ama
durmadım çünkü abilerim koşmaya devam ediyordu.

BTS ARMY TURKEY 116

花樣年華 THE NOTES

SMERALDO BOOKS

Jungkook
22 Mayıs, Yıl 22
Kimselere söylemedim ama o gün, gerçekten bir ailem varmış
gibi hissettim. Kardeşlerim vardı benim, gerçek kardeşlerim.

117 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Jungkook
22 Mayıs, Yıl 22

Bedenimin havada süzüldüğünü sanıyordum fakat farkına bile
varmadan sert bir zemin ile buluştum. Bir süre boyunca hiçbir
şey hissedemedim. Tek hissettiğim bedenimin dayanılmaz bir
şekilde ağır olduğuydu, göz kapaklarımı bile açamıyordum. Ne
yutkunabiliyordum, ne de nefes alabiliyordum. Bilincimi
kaybediyordum, etrafımdaki her şey yavaş yavaş karanlıkta
kaybolmaya başlıyordu.

Sonrasında tüm bedenim sanki şoklanmış gibi sarsılmaya
başlamıştı. Tam olarak vücudumun hangi parçası acı içindeydi
bilmiyordum ve susamıştım. Tam o sırada bilinçsizce gözlerimi
açtım. Kumla dolmuşçasına buğulu olan görüş alanımda
parlak bir şeyin süzüldüğünü fark ettim. Başta ışık olduğunu
sandım ama değildi. Parlak, büyük ve pusluydu. Hareket
etmeden havada süzülüyordu.

Uzunca bir süre gözlerimi ayıramamıştım ondan, giderek
belirginleşmeye başlamıştı. Ay’dı bu. Başım geriye doğru
mu eğikti emin değilim ama tüm dünya tepetaklak olmuştu.
O dünyada ay bile tersti. Nefes almak istedim, öksürmeye
çalıştım lakin hareket edemedim. İçimi bir ürperti bürümüştü.
Korkmuştum. Konuşmaya çalışmıştım ama ağzımdan
dökülmüyordu kelimeler. Gözlerimi kapatmadığım halde
etrafım kapkaranlıktı. Bilincimi yavaş yavaş kaybederken biri
benimle konuşmaya başladı. “Yaşamak ölmekten daha çok acı
verecek, yine de devam etmek istiyor musun yaşamaya?”

BTS ARMY TURKEY 118

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Hoseok
28 Mayıs, Yıl 22

Okyanustan geldiğimizden beri pek de birbirimizle iletişime
geçmemiştik. Bunun çok da özel bir sebebi yoktu. Seokjin
hyung ve Taehyung tartışmışlardı ve Jungkook çok farklı bir
yolla ayrılmıştı. Ama birbirimize yabancılaşmamızın nedeni
bunlar değildi. O halde sorun neydi? Bütün bunlara rağmen
öncelikle kimseyle iletişime geçmeyen bendim. Ortada özel bir
neden yokmuş gibi durması bir bakıma sorunun kendisiydi.

O günü her düşündüğümde aklıma hep bir anda esmeye
başlayan kumlu rüzgar gelir. Seokjin hyung o platforma
çıktıktan ve Taehyung da peşinden gittikten sonra kalanlarımız
ellerimizi gözlerimize siper etmiş, yukarı bakmıştık. Deja vu
gibi bir histi, sanki daha önce de yaşanmış gibiydi ve altında
garip bir huzursuzluk duygusu vardı. “Hyung, daha önceden
gittiğimiz sahil var ya, hani dileklerimizi haykırdığımız kayalıklı
yer. Burası oraya benzemiyor mu?” Bunlar Jimin’in sözleriydi.
Etrafa bakındım. Tam da o anda oldu. Seokjin hyung ve
Taehyung platformdan düşecekmiş gibi sendeleniyorlardı
ve sonra kum fırtınası başlamıştı. Yüzümü iki kolumla da
sarmalayıp gözlerimi kapattım. Korkuyordum. Platformun
üzerinde neler olduğu konusunda endişeliydim. Ama kum
fırtınası döngüsünden gözlerimi açmaya cesaret edemedim.

119 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Hoseok
28 Mayıs, Yıl 22
Rüzgar hafifleyip kafamı kaldırdığımda Seokjin hyung’un
platformdan aşağı indiğini gördüm. İnerken, kafasını eğmiş,
hala platformun tepesinde duran Taehyung’a bakıyordu. Aşağı
indiğinde de Seokjin hyung arabaya binip gitmişti. Ona doğru
bir adım attım ama yapabileceğim hiçbir şey yoktu.
O gece Seongju’ya geri döndük. İlk giden Seokjin hyung
olduğundan ne geceyi geçirebileceğimiz bir yer, ne de
ulaşım aracı vardı. Geri dönmeyi ilk öneren kişi Namjoon’du.
Herkes hayal kırıklığına uğraşmış gözüküyordu ama kendimizi
yürümeye zorlamıştık. Belki de tek istediğimiz, Namjoon’un
sahil tatilimize kaldığımız yerden planladığımız gibi devam
etmemizi söylemesiydi. Ama Namjoon eve dönmemiz
gerektiğini söylemişti. Ve böylece tatilimiz sona ermişti. İple
çektiğimiz okyanus tatilimiz bir felakete dönmüştü.

BTS ARMY TURKEY 120

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Jimin
29 Mayıs, Yıl 22

İnce bir ışık hüzmesi masanın üzerine düşüyordu. Akademinin
adının yazılı olduğu pencereden sonunda yolunu bulmuş bir
ışıktı. Sınıfın önünde öğretmen mikrofona konuşuyor olsa
da sesi bana ulaşmıyordu. En arka sıralarda oturuyordum.
Köşede, başım eğik bir şekilde parmaklarımı, aralarından
süzülüp giden ışığı yakalamaya çalışır gibi oynatıyordum.

Hastaneden çıktım diye hiçbir şey düzelmemişti. Hatta,
birkaç adım gerilemişim gibi geliyordu. Derslere bile annemin
diplomasız ne yapacağım telaşından ve en azından akademiye
gitme fikrinden dolayı gidiyordum. Verebilecek bir cevabım
yoktu. Şimdi ise ne yapmak istediğim bir şey vardı, ne de
yapabildiğim.

Akademiye gitmek gibi bir isteğim yoktu. Tekrar ders görüyor
olmak çok sıkıcıydı. Ama dahası, yabancıların arasında
olmaktan korkuyordum. Biri beni hatırlarsa ne yapardım?
Biri bana neden liseyi bitirmediğimi sorarsa ne diyecektim?
Hafızamda çok derinlere ittiğim okuldaki o günleri
hatırlamaktan korkuyordum.

121 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Seokjin
30 Mayıs, Yıl 22

Sadece tek bir ipucum vardı. ‘Ruhun Haritası’. Kelimeler
yabancıydı, ne anlama geldikleri ya da onlarla ne yapmam
gerektiği hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Yine de bir şey
için başlangıç noktasına ihtiyacım vardı. ‘Ruhun Haritası’nın
benim için bu başlangıç noktası olabileceğini düşündüm.
Ancak öyle olmadı. Sayısız döngü yaşadım ve ‘Ruhun Haritası’
hakkında birçok araştırma yaptım. Ama her şey parmaklarımın
arasından kayıp gitti. Geriye bakınca, bütün bunların
başladığı zaman da aynı böyleydi. “Tüm hatalarını düzeltip
herkesi kurtabileceğini mi düşünüyorsun?” Bu soruya başımı
sallamıştım gelecekte çekeceğim ızdırabın farkında olmayarak.
Başımı raflara yerleştirilmiş toz kaplı kitaplardan çevirdim ve
kitapçıdan çıktım. Ara sokaktaki basamaklara geldiğimde
kiraz çiçeklerinin yaprakları havada süzüldüğünü gördüm
ve birden bire buraya daha önce gelmişim gibi hissettim,
arkama baktım. Kitapçının kot girişi karanlıktı ve tabela
okunmuyordu bile. Belki de başka bir kitapçıyla karıştırmıştım.
‘Ruhun Haritası’ hakkında bir ipucu bulabilmek için sayısız
kitapçı ve kütüphane dolaşmıştım. Bulduğum şeyler hakkında
da söylenecek çok bir şey yoktu. Bibliyografiler arasında
dolaşmış, internette terimleri araştırmıştım. Bu kitapçıya da o
aralar uğramış olabilirim, ya da en azından benzerine.
Sokağın başlangıcındaki arabaya doğru yaklaştım, motoru
çalıştırıp direksiyonu kavradım. Ama buradan sonra nereye
gitmem gerektiğini bilmiyordum.

BTS ARMY TURKEY 122

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Hoseok
31 Mayıs, Yıl 22

Aniden nefesim kesildi ve aynadaki bakışlarımdan kaçtım.
Uzun bir süre dans etmemin ardından, güçlükle nefes
alıyordum. Ama sebebinin bu olduğunu sanmıyorum. Onun
anneme benzediğini düşündüm. Hayır, bu tarif edilebilecek ve
açıklanabilecek bir şey değildi. 10 yıldır birbirimizi tanıyor
olmamıza rağmen, (arkadaşımın) yüzüne bakamıyordum.

Dans etmeyi, düşmeyi, zorlukların üstesinden gelmeyi,
birbirimizi cesaretlendirmeyi veya terli bir şekilde yerde
uzanmayı ve birbimize havlu atarak şakalaşmayı beraber
öğrenmiştik.

O anda, daha önceden yaşadığım bir duyguyu hissettim.
Ama hemen yerinden kalktım. Köşeyi döndüm ve sırtımı
duvara yasladım. Düşüncelerimi düzenlemek istiyordum
fakat nefesimi bile yatıştıramıyordum ve “Hoseok-ah nereye
gidiyorsun?” diyen bir ses duydum.

Kimin sesiydi bu? Birisinin sesi miydi? “Hoseok-ah” diye
çağırıyordu ses. Şimdi tam hatırlamasam da, o sesi beni 19
yaşıma tekrar götürdü.

123 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

ART TOY

Hoseok
31 Mayıs, Yıl 22
Bugün doğum günüm değil. Yine de gözlerimi kapattım, bir
dilek tuttum ve mumları üfledim. Dileğim, herkesin hayallerinin
gerçek olması.

BTS ARMY TURKEY 124

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Yoongi
8 Haziran, Yıl 22

Tişörtümü yeniden çıkardım. Aynadaki kişi bana
benzemiyordu. Nereden bakarsam bakayım, üzerinde ‘HAYAL
ET’ yazan tişört benim giyeceğim tarzda değildi. Kırmızı
rengi, ‘HAYAL ET’ yazısı, üzerime sıkıca oturuşu, hiç sevdiğim
şeyler değildi. Sinirlenip bir sigara aldım ve çakmak aramaya
başladım. Pantolonumun cebinde olmadığı için çantama
baktım. İrkilmişti, çakmağımı elimden aldı ve bana lolipop ile o
tişörtü fırlattı.

Başımı kaşıyarak yerimden kalktım. Telefonumundan bir
mesaj sesi gelmişti. Mesajı yollayan kişinin 3 harften oluşan
adını ekranda görünce, etraftaki her şey aydınlanmaya
başladı ve kalbim tekledi. Mesajı okudum ve sigarayı ikiye
böldüm. Bir süre sonra, gülümseyen yüzümü gördüm aynada.
Üzerinde ‘hayal et’ yazılı, dar kırmızı tişörtü giymiş ve aptal
gibi gülüyordum çünkü nedenini bilmediğim bir şekilde iyi
hissediyordum.

125 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Namjoon
12 Haziran, Yıl 22

Kırsaldaki kasaba aynı bıraktığım gibi, değişmemişti.
Mevsimlerin değişmesi dışında her şey tıpatıp aynıydı. Nehir
kıyısından ve mağazalardan kaçmak için kasabaya özellikle
uzak durmuş ve doğrudan dinlenme tesisine gitmiştim. Yol
genellikle bayırdı. Hava çok sıcaktı ve beni terletiyordu. Bir
scooter bizi sollayıp geçmiş, arkasında tozdan bir bulut
bırakmıştı. Taehyung kuru kuru öksürmüş ve kendince
söylenmişti. Uzaktan, kazanın olduğu kıvrımı görebiliyordum.

Şimdiye kadar yol kenarında hiçbir tabela yoktu. Taehyung
sanki biri bayılmış gibi dizlerinin üzerinde düşmüş ve asfalta
bakmıştı. Buraya gelirken otobüste Taehyung’a birkaç kış
önce neler olduğunu anlatmıştım; nehir kenarında bulunan
restorandaki yarışmayı, bulutlu gökyüzünden düşen kar
tanelerini, Taehyung’un yaralı yüzünü, scooter kayıp giderken
ensemde ürperen tüyleri, Taehyung’un kazasını ve ölümünü ve
olayın nasıl kolayca kapanıp unutulduğunu. Söyleyemediğim
şeyler de vardı; Taehyung’un bana bir şey sormak istediğini
söylerkenki yüzü, bu köy kasabasında geçirdiğim tüm anları ve
o arkadaşı ‘Taehyung’ diye adlandırdığım gerçeğini.

“Hyung, ikimiz de ölmeyelim.”

BTS ARMY TURKEY 126

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Namjoon
12 Haziran, Yıl 22
Başımı bana bakan Taehyung’a çevirdim. Elleri asfalta
bastırıyordu. Söyleyecek bir şeyler düşünsem de aklıma hiçbir
şey gelmemişti. Sanki Taehyung’un elleri altında Taehyung—
hayır, kasabadan arkadaşım—beyaz çizgiler içerisinde
yatıyordu. Dünyada böyle ölmeye razı olacak kimse yoktu. Biri
öldü ama kimse sorumluluk almadı ve kimse gerçekten yasını
tutmadı. Kuşkusuz benim de bir farkım yoktu.
“Hadi gidelim.” Sözlerimle Taehyung ayağa kalkmıştı. “Şimdi
nereye gidiyoruz?” Cevap vermek yerine, “Bir süre önce sahile
gittiğimizde bana bir şey sormak istediğini söylemiştin, değil
mi? Gel, onu konuşalım. Artık her neyse, birlikte çözebiliriz.”
dedim.

127 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: 7

Yoongi
13 Haziran Yıl 22
Jungkook’un sözlerini düşündüm. “Çünkü müziğini duymayı
seviyorum hyung. Çünkü piyano çalışını dinlemek beni
ağlatıyor. Günde defalarca kez ölmek istiyordum ama ne
zaman hyung’un piyanosunu duysam yaşamak istiyorum. Bu
yüzden. Söylüyorum sana, işte bu yüzden. Demek istediğim
şey, hyung’un müziği kalbim gibi.” Sarhoş ve yerde uzanmış
bir halde, sözlerini tekrarlayan Jungkook’un ifadesini
düşündüm.

BTS ARMY TURKEY 128

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: 7

Jungkook
13 Haziran Yıl 22

Bir rüya gördüm. Rüyamda, orada yatan başka bir bene
bakarken hastane yatağımın üzerinde havada süzülüyordum.
Yataktaki ben uyuyor gibi görünüyordu. Uyuyan benin göz
kapakları, sanki rüya görüyormuş gibi hızlı bir şekilde hareket
ediyordu. Daha sonra hiçbir belirti vermeden gözlerini
kocaman açtı. O an, bakışlarımız birbiriyle buluştu.

Rüyamın sonrasında, hastane yatağımda yatıyordum. Kazanın
olduğu geceyi gördüm. Farlar aya dönüşüp bir anda boncuğa
benzer yeşil ve kırmızı ışıklara dönüştü. Gözlerimi açtığımda,
farklı bir ben havada süzülüyordu. Gözlerim, havada süzülen
benin gözleriyle buluştu. Bakışlarımız kesişti ve bilinçlerimiz
tersine döndü. Bir yataktaki ben, bir havada süzülen ben
oluyordum ve bu böyle devam ediyordu. Bu kesişmelerin ve
tersine dönmelerin hızı gittikçe artmaya başlamıştı. Başım
dönüyor ve kusacak gibi hissediyordum. Daha sonra çığlık
atarak uyandım. Çarşaflarım terden sırılsıklam olmuştu.
Nefesim kesiliyor ve midem bulanıyordu. Bir anda, o ana
kadar unuttuğum bir şey aklıma geldi. Birinin sesi. Yaşamak,
ölmekten daha çok acı verecek. Sorun olmayacağından emin
misin? Annem durumuma baksın diye doktoru çağırdı. Doktor,
hızlı iyileştiğim için endişelenmememiz gerektiğini söyledi.
Hala biraz morartılarım ve kırıklarım vardı ama neredeyse
hiç kanamam yoktu. Bu kazadan çok şanslı çıktığımı söyledi.
Doktora dönüp sordum, “Bana çarpan kişi kimdi?”

129 BTS ARMY TURKEY



花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Seokjin
13 Haziran, Yıl 22

Denizden döndükten sonra hepimiz bir başımızaydık.
Anlaştığımız aksine iletişimde değildik. Birbirimizin varlığını
ancak sokaktaki çizilmiş graffitiden, oldukça parlak
ışıklandırılmış benzin istasyonundan ve eski binadan gelen
piyano seslerinden anlıyorduk. Bu şeyler her karşıma
çıktığında o gecenin görüntülerini aklıma geliyordu.
Taehyung’un gözleri sanki alev püskürüyormuş gibi bakıyor,
sanki inanılmaz bir şey söylemişim gibi bana bakıyordu.
Namjoon’un elleri Taehyung’u geri tutarken ben, kendime
engel olamayıp Taehyung’a yumruk atıyordum.
Kaçıp giden Taehyung’u bulamadığımda etrafta kimsenin
kalmadığı sahil kenarındaki yurda geri dönmüştüm. Kırık bir
bardak, kurumaya başlamış kan lekeleri ve kurabiye kırıntıları
birkaç saat önce neler olduğunu hatırlatıyordu. Tüm bunların
arasında yere düşmüş bir fotoğraf vardı. Fotoğrafta hepimiz,
arkamıza denizi almış, gülümseyerek poz veriyorduk.

Bugün de benzin istasyonunun önününden yürüyüp geçtim.
Bir gün tekrar karşılaşacaktık. Tekrar o fotoğraftaki gibi
gülümseyeceğimiz gün gelecekti. Kendimle tamamen
yüzleşmeye cesaret edebildiğim bir gün olacaktı. Ama şu an,
pek de doğru zaman değildi. Bugün de nemli rüzgar, aynı o
günkü gibi esiyordu. Sonra, sanki beni uyarır gibi telefonum
çaldı. Aynaya astığım fotoğraflar sallanmaya başlamıştı.
Ekranda Hoseok’un adını gördüm.
“Hyung, Jungkook o gece trafik kazası geçirdi.”

131 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

SMERALDO BOOKS

Jimin
14 Haziran, Yıl 22
Eğer yedimiz gerçekten bir olabilseydik, Hoseok koruyucumuz
olurdu, her zaman sahip çıkardı bize. Ancak içinde, dışarıdan
göründüğü gibi kaygısız veya dışa dönük biri değildi.

BTS ARMY TURKEY 132

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Namjoon
15 Haziran Yıl 22

Aceleyle ramyeon yiyen çocuğa baktım. Sekiz yaşlarındaydı.
Belki de 10. Sıcak pirinç ve noodleları tıkınırken arada
sırada kafasını kaldırıp bana bakıyordu. Adını sorduğumda
Woochang olduğu söyledi. Song Woochang. Ramyeon
suyundan birazını üzerine damlattı ve döktüğü yeri
parmaklarıyla siliverdi. Büyükannesinden yine azar işiteceğini
homurdandı.

Woochang’ı ilk kez yaklaşık iki ay önce görmüştüm.
Benzinciden dönüyordum ve onu benimkinin arkasındaki
konteynırın önünde dikilirken buldum. Songju Durağına çıkan
kestirmeyi arayan biri olduğunu düşünmüştüm. Konteynır
kasabası çocukların yaşaması için uygun bir yer değildi. Ama
birkaç hafta sonra konteynırların yanındaki boş alanda, kendi
başına eski bir futbol topunu tekmelerken görmüştüm. O
günden sonra onunla birkaç defa daha karşılaştım. Her daim
tek başına dolaşırdı, üzerinde hep aynı tişört, aynı pantolon,
aynı ayakkabılar olurdu. Ona bakan bir yetişkinin olmadığı
barizdi. Bu konuda hiçbir şey yapamadım. Ben daha kendime
zor bakıyordum. Yanından geçip giderek onu tanımıyormuş
gibi yapıyordum.

133 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Namjoon
15 Haziran Yıl 22

Bugün benzinciden çıkıp konteynır kasabasına geri
döndüğümde saat gece 11’i biraz geçiyordu. Anahtarlarımı
bulmak için ceplerimi karıştırırken çömelmiş bir gölge gördüm.
Woochang’dı. Her zaman yaptığım gibi onu görmezden
gelebilirdim. Anahtarlarımı bulur, konteynırın kapısını açar ve
işime bakabilirdim. İçeride kendime ramyeon yapar, uyurdum.
Ama bugün yapamadım. Yapmak istemedim.

Kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım. Tüm gün kasvetli bir
hava vardı. Gece göğü gri bulutlarla kaplıydı. Tek bir yıldız
bile göremiyordum. Birdenbire acıktığımı hissettim. Yanlış
hatırlamıyorsam konteynırda sadece bir ramyeon kalmıştı.
Elimde başka hiç kalmamıştı ve daha fazlasını gidip alacak
enerjim de yoktu. Bendeki vaziyet de böyleydi. Cebimden
çıkardığım anahtarlara baktım. Aklıma köyü terk ederken
arkamda bıraktığım manzara gelmişti. Otobüsün camına
yazdığım sözcükleri düşündüm. Woochang’a doğru ilerledim.

BTS ARMY TURKEY 134



花樣年華 THE NOTES

ART TOY

Jungkook
15 Haziran, Yıl 22
Dünyada gerçekten mucize denilen bir şey var mıdır merak
ediyorum. Karalama defterimin üzerindeki çizime bakarken
bunu düşündüm. Eğer varsa, hepimiz, mutlu olamaz mıydık?

BTS ARMY TURKEY 136

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Yoongi
15 Haziran, Yıl 22

Kafamda çalan müziğin sesi dışında hiçbir şeyin farkında
değildim. Ne kadar içtiğimin ya da nerede olduğumun ya da
ne yaptığımın. Bilmiyordum ve önemli değildi. Sendeleyerek
dışarı çıktığımda çoktan gece olmuştu. Sallanarak yürüdüm.
Yayalara, haber büfelerine (klübelerine) duvarlara çarptım.
Umurumda değildi. Sadece her şeyi unutmak istedim. Jimin’in
sesi hala kulaklarımda çınlıyordu. “Hyung, Jungkook…”

Sonra hatırladığım şey hastanenin merdivenlerinden yukarı
deli gibi çıktığımdı. Hastanenin koridoru tuhaf bir şekilde uzun
ve karanlıktı. Hastane kıyafetleri giyen insanların yanından
geçtim. Kalbim küt küt atıyordu. Herkesin yüzü çok solgundu.
Yüzlerinde hiç ifade yoktu. Hepsi ölü gibiydi. Nefesimin sesi
kafamın içinde çok sertti.

Kapısı hafif açık olan odanın içinde, Jungkook yatıyordu. Fark
etmeden kafamı çevirdim. Ona bakamadım. O sırada aniden
bir piyano sesi, ateş sesi ve bir binanın çökme sesini duydum.
Kafamı kavradım ve yere çöktüm. “Bu senin hatan. Eğer sen
olmasaydın…” Annemin sesiydi—hayır, benim sesim—hayır,
birinin sesi. O sözlerde sayısız anılarla acı çektim.

137 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: TEAR

Yoongi
15 Haziran, Yıl 22
Öyle olmadığına inanmak istedim. Ama Jungkook orada
yatıyordu. Jungkook ölü gibi hastaların olduğu koridorda
yatıyordu. İçeri girmekten tamamen acizdim. Kendim gidip
kontrol edemedim. Ayağa kalktığımda, bacaklarım yığılmak
üzereydi. Akan göz yaşlarıyla oradan ayrıldım. Komikti. En son
ne zaman ağladığımı hatırlamıyordum bile.
Sokağın karşısına geçecektim ama biri kolumu kavradı ve
kendime geldim. Kimdi o? Hayır, umurumda değildi. Kim
olursa olsun, hepsi aynıydı. Bana yaklaşma. Git. Sadece beni
yalnız bırak. Beni kendi halime bırak. Sana da zarar vermek
istemiyorum. Zarar görmek istemiyorum. Bu yüzden lütfen,
daha fazla yaklaşma.

BTS ARMY TURKEY 138

花樣年華 THE NOTES

ART TOY

Yoongi
15 Haziran, Yıl 22
Neden müzik yapmak istiyorum? Neden müzikten kaçmak
istiyorum? Sayısız kez tekrarladığım aynı soruyu gözden
geçirdim. İşte bu, telefonumun titrediğini duyduğum andı.

139 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Yoongi
23 Haziran, Yıl 22

Sohbet odasından gelen bildirimleri görünce telefon kilidini
açtım. Hava kararmıştı. Şu ana kadar karaladığım parçaları
bir araya getirmek kolay değildi. Yangından kurtulanları ve
melodileri hala aklımda olanları topladım. Şaşırtıcı olarak çoğu
lisede, erzak odasında gizlice yazdıklarımdı. Şimdi geriye
bakınca bile, müzik için çok fazla uğraşmadığımı gördüm. O
zamanlar, hayır, bahşedilen her zaman müzikten kaçmıştım.

Sohbeti açtım ve şimdiden bayağı konuşulduğunu gördüm.
Sohbeti ilk açan Jimin’di ve aşırtıcı derecede sanki ben
eklenmeden önce de konuşuyorlar gibiydi. Çünkü sohbet
Taehyung’un şu cümlesiyle başlamıştı. “Ruhun Haritası nedir
biliyor musunuz?” Hoseok’un cevap vermesi uzun sürdü.
“Ne demek o?”, “Hyung, eğer bilseydim, sorar mıydım?”
dedi Taehyung. “İyi bir noktaya değindin. Peki, neden merak
ediyorsun?” Jimin tüm olayı anlatmadan önce bu konuşma
biraz sürdü, hastaneye gidişi, dönüşte Seokjin Hyung’la
karşılaştığı ve onun ‘Ruhun Haritası’nı aradığı..

Biraz vakit geçince Namjoon da geldi ve “Seokjin Hyung
bana da aynısını sormuştu; ‘Ruhun Haritası’nın ne olduğunu
bilip bilmediğimi. Bütün bu olanların ‘Ruhun Haritası’ ile
bitebileceğini söyledi.” dedi.

BTS ARMY TURKEY 140

花樣年華 THE NOTES

MAP OF THE SOUL: PERSONA

Yoongi
23 Haziran, Yıl 22
Bu mesajdan sonra konuşma devam etmedi. Belki de hepimiz
düşüncelere dalmıştık. Seokjin Hyung’un son vermek istediği
şey neydi? Hepimiz onun biraz tuhaflaştığını fark etmiştik.
Ruhun Haritası’nı bulunca eskisi gibi iyi olacak mıydı? Bu lanet
şey tam olarak neydi ve nerede bulunabilirdi?
Konuşma biraz sonra, “Kimse Jungkook’u sohbete davet
etmedi mi?” Sorusu ile devam etti. Jimin “Aslında düşündüm,
ama Jungkook hala hasta.” diye cevap verdi. Sözleri kasvetli,
ayrıca kendinden emin değil gibiydi. Birden bire aklımda geldi:
Jimin neden yıllarca kilitli kaldığı hastaneyi ziyarete gitmişti,
nasıl hissediyordu?
Sohbeti kapattım, ama ardında tekrardan açtım ve “Tamam,
iyi yaptın. Jungkook’un biraz daha iyileşmesi için bekleyelim.”
yazdım.

141 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Taehyung
25 Haziran, Yıl 22

Birinin küçük adımlarla beni takip ettiğini fark ettiğimde
yavaşladım. Bugün markette üçüncü karşılaşmamızdı.
Bu seferki karşılaşmanın tek farkı beni görür görmez
marketten hızlı adımlarla uzaklaşması olmuştu. Marketin
yakınlarında takılıyordu, geldiğimi fark ettiğinde bir yere
saklandı. Saklandığını sandı daha doğrusu, uzanan gölgesinin
göründüğünü fark etmeden. Gülümsedim kendi kendime,
orada olduğunu fark etmemişçesine yürümeye devam ettim
ve yine sessizce arkamdan gelmeye devam etti.

Dar bir ara sokağa girdim, mahallede lambaları sönük olmayan
tek sokaktı burası. Oldukça uzundu, lamba ise ortalarında
bir yerdeydi. Işık, kaynağına yaklaşıldıkça yaklaşan cismin
arkasında gölge bırakır. Lambanın olduğu yere biraz daha
yaklaştığımda benim de arkamdan uzun bir gölge belirmeye
başlamıştı. Belki de nefesini tutarak beni takip eden kişinin
ayaklarına kadar uzanmıştı. Sokak lambasının altından
geçerken beni kısalarak takip eden gölgem ayağımın altında
kaybolmuştu.

BTS ARMY TURKEY 142

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Taehyung
25 Haziran, Yıl 22
Adımlarımı hızlandırdım, sokak lambası arkamda kalıyordu,
şimdi ise gölgem önüme doğru uzanmaya başlamıştı. Çok
geçmeden yürüdüğüm bu tozlu asfalt yolda bana ait olmayan
bir gölge daha belirdi. Yürümeyi bıraktım ve olduğum yerde
durdum, beni takip eden kişi de benimle birlikte durdu. Farklı
boyutlara sahip iki gölge yan yana uzanıyordu. “Sen buraya
gelene kadar yerimden kıpırdamayacağım.” dedim. Gölge
ürkek bir şekilde sıçradı. Yine de nefesini tutmaya devam
etti sanki orada değilmişçesine. “Her şeyi görebiliyorum,
biliyorsun değil mi?” dedim gölgesini göstererek. Bir süre
sonra ayaklarını yere vurarak bana doğru yaklaştığını duydum.
Gülmeye başlamıştım.

143 BTS ARMY TURKEY

花樣年華 THE NOTES

SMERALDO BOOKS

Seokjin
27 Haziran, Yıl 22
Smeraldo ayağımın altında ezilmişti. Zaman döngüsü ise
tekrar başlamıştı.

BTS ARMY TURKEY 144



花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: ANSWER

Jimin
28 Haziran, Yıl 22

Pratik odasında yine tek başıma kalmıştım. Saat 12’yi buçuk
geçiyordu ve tren çalışmayı durdurmuştu. Gerçekten,durması
için bekliyordum. Sadece o durduktan sonra pratik odasını
tamamen yalnız kullanabilirdim. Birlikte pratik yaptığımızda,
gözlerim kendi yetersizliğim sebebiyle bitik ve tükenmiş
görünüyorlardı. Hiç durmuyor olmamın sebebi buydu.
Korkuyordum da. Ama yapmayıda çok istiyordum. Bu
yüzden her gece kendi başıma kaldım. Günlerimi bu şekilde
harcadıkça, ilginç bir şekilde, kalbimdeki korku yok oldu. Dans
etmenin eğlencesinin farkındalığı vardı sadece.

Uzun bir süre kafamda uydurduğum kendimin küçük, güçsüz
ve zayıf olduğuna inandım. Dans ettiğimde, kendimi en
sonunda kilomu, kollarımın ne kadar kısa olduğunu ya da
yaratabileceğim hız veya gücü düşünürken buluyordum.
Küçük ya da güçsüz olmayan, dans eden ben... Pratik
yaptıkça yeteneklerimde gelişti. Takıla takıla yaptığım
hareketler bir düzene girdi. Büyüyordum. Tırnağımın ucu
kadar küçük de olsa büyüyordum. Aslında ne kadar konuşkan
bir insan olduğumun farkına vardım. Dans ettiğim zaman,
söylemediğim ya da söyleyemediğim bütün şeyleri söylediğimi
hissettim. Dans etmeye başladığım zaman, ilk defaya mahsus,
kendimi sevmeye başladım.

BTS ARMY TURKEY 146



花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Namjoon
30 Haziran, Yıl 22

Elim kendine özel bir beyni varmış gibi, merakla ‘açma’
düğmesine bastı. Anlık bir hareketti. İlk defa yaşadığıma
emin olduğum bir andı, fakat birkaç defa başıma gelmiş gibi
hissediyordum. Asansör kapısı kapanmadan önce, yeniden
açıldı ve insanlar bindi. O insanlar arasında, saçında sarı lastik
bant olan birisini fark ettim. Düğmeye basma sebebim onun
orada olduğunu bildiğimden değildi, bir şey beni buna itmişti.
Geriye doğru bir adım attım. Asansörün duvarına sırtım
değdiğinde, gözlerim sarı lastik bandını aradı.

İnsanın sırtı çok fazla hikaye anlatabilir. Sadece bir kısmını
anlayabilirsin. Bazılarınınki çok az tahmin edilebilir,
bazılarınınki ise bilinmez olarak kalır. Birden, hayatımda ilk
defa onu sırtından okuyabiliyordum. “Bu kişiyi tanımalı ve
hikayesini öğrenmeliyim.” diye düşünürken buldum kendimi.
Öyleyse, beni de sırtımdan okuyabilecek insanlar olmalı, değil
mi? Başımı kaldırdığımda bir bakışla karşılaştım. Uzun süre
bundan kaçındım. Bu tür şeyler sık sık oluyordu ve başımı
yeniden kaldırdığımda, aynada sadece ben vardım. Arkamı
görmüyordum.

BTS ARMY TURKEY 148

花樣年華 THE NOTES

LOVE YOURSELF: HER

Jimin
3 Temmuz, Yıl 22
Yere uzandım. Müziği kapattım, kendi nefesim ve kalp atışım
dışında başka bir şey duymuyordum. Telefonumda, o gün
çalıştığım dansın koreografi videosu oynuyordu. Videoda,
hyung’un dans hareketleri yumuşak ve kusursuzdu. Sayısız
saatlerce çalışmanın ve onca ter akıtmanın sonucuydu bu.
İçimdeki dans etme arzusunu fark edeli çok olmadığını
biliyorum. Ama anlamak ve bir şeyi geçici bir heves ile istemek
farklı şeyler olduğundan, çoğu zaman iç geçiriyordum.
Ayağa kalktım, döndüm ve hareketleri tekrar ettim. Aynı
zamanda, pozisyonları sıralarken hata yapmaya devam
ediyordum. Yarın düzelteceğim ama bugün de düzgün
yapmak istiyorum. Bu benim yöntemim. Alaycı övgüler
yerine, ciddi bir şekilde tasdiklenmek ve düzenli bir partner
istiyordum, tıpkı insanın nefesi ile bütünleşmesi gibi.

149 BTS ARMY TURKEY


Click to View FlipBook Version