The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by Toprak Mahsulleri Ofisi, 2018-09-04 04:10:00

Eylul-2018

Eylul-2018

Sayı:22 "Önümüzdeki sürecin ülkemiz tarımı,
Yıl: 2 ekonomisi, çiftçisi için hayırlı olmasını
Eylül temenni ediyor bu vesileyle yeni eğitim
2018 öğretim dönemine başlamaya hazırlanan

yavrularımıza başarılar diliyorum."

Ahmet GÜLDAL

TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür

Genel Müdürümüz Ahmet GÜLDAL

Görevi Devraldı

BAKANIMIZIN KURUMUMUZU ZİYARETİ
SEKTÖR DEĞERLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI

“ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜMDE
FİYAT DENGESİNİ MUTLAKA KORUYACAĞIZ.”

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

İÇİNDEKİLER KÜNYE

4 BAKANIMIZ KURUMUMUZU Toprak
Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü
ZİYARET ETTİ
Aylık Bülteni
5 GENEL MÜDÜRÜMÜZ
Yıl:2 Sayı: 22 Eylül 2018
AHMET GÜLDAL
GÖREVİ DEVRALDI Sahibi
Toprak Mahsulleri Ofisi
6 TMO TARAFINDAN Genel Müdürlüğü Adına
DÜZENLENEN SEKTÖR
DEĞERLENDİRME TOPLANTISI Ahmet GÜLDAL
ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Yönetim Kurulu Başkanı

8 BAKANIMIZ: “ÇEKİRDEKSİZ Genel Müdür
KURU ÜZÜMDE FİYAT
DENGESİNİ MUTLAKA Genel Yayın Koordinatörü
KORUYACAĞIZ.” Ümit ORHAN
16
SİZDEN GELENLER Genel Müdür Yardımcısı V.

20 ŞUBELERİMİZİ Sorumlu Birim
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
TANIYALIM
Şube Müdürlüğü
27 EKMEK İSRAFINI
Yayın Sorumlusu
ÖNLEME KAMPANYASI Kürşat AYGÜN

28 Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
Şube Müdürü V.
NOSTALJİ
Editörler
30 Murat KARANLIK

BASINDA TMO Buket KURT
M. Ufuk MİSTEPE

TMO OFİS adıyla yayın hayatına başlayan,
“Ofisçi Olmak” anlayışının pekişmesini
sağlayacak dergimiz hakkındaki görüş
ve önerileriniz ile dergimizin ilerleyen
sayılarında yayımlanmasını istediğiniz yazı,
şiir, resim, vb. çalışmalarınızın dergimizin
her geçen sayıda daha da gelişmesi adına
önemli olduğunu düşünüyor; dergimize
katkılarınızı bekliyoruz.

e-mail
[email protected]

Tel
0 312 416 30 49

2

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

SUNUŞ

Kıymetli Çalışma Arkadaşlarım,
Türk tarımının mihenk taşı olan, her daim yanında yer aldığı Türk çiftçisine ve ürününe hep en fazla
değeri veren Toprak Mahsulleri Ofisine Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür olarak atanmanın
gurur ve mutluluğu içerisindeyim.
Merkez ve taşra teşkilatımızda görev yapan, hiçbir zaman emeğini esirgemeyen, her daim özveriyle
çalışan, fedakâr TMO personelinin desteği ve köklü geçmişimizden aldığımız birikimle etkin,
verimli, paylaşımcı ve katılımcı bir anlayışla başarılı hizmetler vereceğimize inanıyorum.
Tarım sektörünün nispi payının dünya konjonktüründe git gide önem kazandığı bu dönemde
Kurumumuzun piyasa düzenleme görevi çok daha önem kazanmaktadır. İnsan beslenmesinin
temel kaynağı olan buğday ve mısır gibi hububat ürünlerine uzun yıllar boyunca başarılı bir şekilde
fiili müdahalelerde bulunan Kurumumuz, değişik dönemlerde farklı ürünlerde de görevlendirilmiş
ve kendisine verilen bu görevleri başarıyla yerine getirmiştir. Bu doğrultuda her ürünün piyasasını
yakından takip etmekte, çiftçimizi mağdur edecek hiçbir gelişmeye mahal vermeyecek şekilde
hareket etmekteyiz.
Siz değerli okurlar ile aramızda bir köprü olan e- Bülten’in eylül ayı vesilesiyle önümüzdeki sürecin
ülkemiz tarımı, ekonomisi, çiftçisi için hayırlı olmasını temenni ediyor bu vesileyle yeni eğitim
öğretim dönemine başlamaya hazırlanan yavrularımıza başarılar diliyorum.

3

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

BAKANIMIZIN KURUMUMUZU ZİYARETİ

Bakanımız Dr. Bekir PAKDEMİRLİ ve Bakanlığımız bürokratları Kurumumuzu ziyaret ederek Kuruluşumuz
faaliyetleriyle ilgili brifing aldı.

Genel Müdür Yardımcılarımızın da hazır bulunduğu ziyarette, İsmail KEMALOĞLU, tarım piyasası, TMO
alımları başta olmak üzere TMO’nun tahıl vizyonu ve projeleri hakkında bilgiler sundu.
Bakanımız PAKDEMİRLİ, TMO faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerini Kurumumuz yöneticileri ile
paylaştı.

4

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

“ÇEKİRDEKSİZ KURU ÜZÜMDE FİYAT
DENGESİNİ MUTLAKA KORUYACAĞIZ.”

Bakanımız Dr. Bekir PAKDEMİRLİ Manisa Ticaret
Borsasında düzenlenen Manisa Sultani Çekirdeksiz
Üzüm Sezonu Açılışı ve Geleneksel İlk Çekirdeksiz
Kuru Üzüm Töreni’ne katıldı.

Törenin açılışında konuşan Bakanımız, çekirdeksiz
kuru üzümün borsa fiyatının bugün 7,20 lira
seviyelerinde olduğunu, bunun üreticiyi tatmin
eder bir seviye olduğunu belirterek, “Fiyatta
dengesizlik, geriye düşüş olursa müdahale edeceğiz.
Her daim hazır bekliyoruz. Fiyat dengesini mutlaka
koruyacağız. Herhangi bir şekilde üretici aleyhine
bir durum olursa TMO, Tarım Kredi Kooperatifi
vasıtasıyla müdahale ederiz. Bütün bürokratlarım
yanımda, gerekli talimatları aldılar. Fiyatta
dengesizlik, geriye düşüş olursa müdahale edeceğiz.
Her daim hazır bekliyoruz. Fiyat dengesini mutlaka
koruyacağız” dedi.

5

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

GENEL MÜDÜRÜMÜZ AHMET
GÜLDAL GÖREVİ DEVRALDI

Resmi Gazete’nin 19 Ağustos
2018 tarihli 2018/140 sayısında
yayımlanan Cumhurbaşkanı Atama
Kararnamesiyle Kuruluşumuz
Genel Müdür ve Yönetim Kurulu
Başkanlığına atanan Ahmet GÜLDAL,
görevi İsmail KEMALOĞLU’ndan
devraldı.
Bakan Yardımcımız Mehmet
Hadi TUNÇ’un da katıldığı
devir teslim töreninde konuşan
TUNÇ, Bakanlığımızın başarılı
bürokratları arasında yer alan
İsmail KEMALOĞLU’na görevinde
gösterdiği başarılardan dolayı
teşekkür ederken, göreve yeni
atanan Ahmet GÜLDAL’ın bu
başarıları daha üst seviyelere
çıkaracağı da inancını dile getirdi.
Törende konuşan Genel Müdürümüz
GÜLDAL, görev süresi içinde pek
çok önemli hizmeti gerçekleştiren
İsmail KEMALOĞLU’na teşekkür
etti. KEMALOĞLU da GÜLDAL’a
görevinin hayırlara vesile olması
temennilerinin yanı sıra başarılar
diledi.

6

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

GENEL MÜDÜRÜMÜZ ORDU
VALİSİ’Nİ ZİYARET ETTİ.

Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet GÜLDAL, fındık piyasaları hakkında
istişarelerde bulunmak üzere gerçekleştirdiği Karadeniz seyahatinde Ordu Valisi Seddar
YAVUZ’u makamında ziyaret etti.
Ordu Milletvekili Şenel YEDİYILDIZ’ın da yer aldığı ziyarette fındık piyasalarının genel
görünümü, TMO’nun fındık piyasalarındaki rolü, üretici beklentileri ve fındık fiyatlarının
masaya yatırıldığı bir değerlendirme toplantısı yapıldı.
Fındık konusunun her yönüyle değerlendirildiği toplantıda Genel Müdürümüz bölgedeki
üretici problemleri ve üreticilerin TMO’dan beklentileri gibi konularda Vali YAVUZ ve
Milletvekili YEDİYILDIZ ile bilgi alışverişinde bulunarak her türlü önlemin alındığını belirtti
ve fındık üreticilerinin hiçbir şekilde mağdur edilmeyeceğini vurguladı.
Vali Seddar YAVUZ ziyaretlerinden dolayı Genel Müdürümüze teşekkürlerini iletirken
Vali ve Milletvekili YEDİYILDIZ, GÜLDAL’a yeni görevinin hayırlı olmasını dileyerek başarı
temennilerini iletti.

7

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

GENEL MÜDÜRÜMÜZÜN
KARADENİZ ZİYARETİ

Yönetim Kurulu Başkanı ve ederek, personel ile tanışıp olsun dileklerini ilettiği Genel
Genel Müdürümüz Ahmet sohbet eden Genel Müdürümüz; Müdürümüz; TMO’nun bir aile
GÜLDAL, fındık piyasalarını yöneticilerden gerçekleştirilen olduğunu vurgulayarak verilecek
yakından izlemek ve fındık ile faaliyetler ve bölgedeki fındık her türlü görevin çalışanların
ilgili konularda paydaşlarla görüş hasadı hakkında bilgi aldı ve özverisi ile başarılı bir şekilde
alışverişinde bulunmak amacıyla talimatlarını aktardı. yerine getirileceğine inandığını
Samsun, Ordu ve Giresun illerini söyledi.
ziyaret etti. Yönetici ve personelimizin hayırlı

Bölgedeki üretici ve
sanayicilerle bir araya gelen
Genel Müdürümüz, yaptığı
görüşmelerde fikir alışverişinde
bulundu. Görüşmelerde fındık
piyasalarının yakından izlendiği
ve kimse için mağduriyete mahal
verilmeyeceğinin altını çizen
GÜLDAL, ziyaret kapsamında
bölgede faaliyette olan lisanslı
depoyu da ziyaret etti.

Seyahati kapsamında şube
müdürlüklerimizi de ziyaret

8

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

ŞUBELERDEN HABERLER

SİVAS VALİSİ SİVAS LİDAŞI ZİYARET ETTİ

Sivas Valisi Davut GÜL Kurumumuz ile protokol imzalayan lisanslı depoculuk firmalarından biri olan
Sivas LİDAŞ tesislerini ziyaret etti. Ziyaretinde alım esnasında ürününü satmaya getiren çiftçilerle
sohbet eden Vali GÜL tesiste incelemelerde bulunarak görevli personelden alım faaliyetleri ve
lisanslı depoculuk uygulamaları hakkında bilgi aldı.

9

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

HUKUK VE
MEVZUAT KÖŞESİ

Av. Cem ALTUNTEPE
Hukuk Müşavirliği
Avukat

SUÇ VE DENEY

İşlenen suçlara karşı verilen mücadele konusu ülkemizde röportaj, zirveye ulaşan batılılaşma hareketinin bir
cezaların amaçları insanlık tarihinden anket ve araştırmalarda ve özellikle ürünü olarak TCAS de Avrupa normları
günümüze kadar hukukçuları olduğu sosyal medyada sık sık karşımıza çıkan bir paralelinde şekillenmiştir. Türkiye
kadar düşünürleri, sosyologları ve konu olmuştur. Cumhuriyeti’nin kuruluşu aşamasında
fikir adamlarını yakından ilgilendiren Avrupa ülkelerinden adapte edilen
konulardan birini oluşturmuştur. Türk Ceza Adalet Sistemi’nin kanunlar, zamanla ortaya çıkan yeni
Binlerce yıllık bu konuda cezanın temelleri Aydınlanma Çağı’nda Avrupa’da durumlar ve gelişmeler doğrultusunda
çok derin araştırmalara konu başlayıp tüm dünyaya yayılan suç, güncellenirken yine Avrupa’daki
birçok amacı olsa da önemli bir suçlu ve ceza adalet sistemlerine bakışı gelişmeler yakından takip edilmiş ve
etkisi caydırıcılık üzerinedir. Türk yeniden tasarlayan kriminoloji biliminin günümüz Türk Ceza Adalet Sistemi
Ceza Adalet Sistemi’nin (TCAS) “Klasik Okul Felsefesi”ne dayanmaktadır. şeklini almıştır.
caydırıcılık düzeyi ve suçlarla Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden
başlayarak Cumhuriyet dönemiyle Ancak ceza adalet sistemleri sadece

10

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

ülkemizde değil Avrupa ve Amerika ülkelerinde de yüz yıllardır yapımı, Alman sinemasına ait bir filme konu olmuş deneyde
çok ciddi araştırmalara, ciddi sonuçlar hatta teoriler meydana 70’li yıllarda Stanford Üniversitesinde psikoloji
getiren deneylere konu olmuştur. Bu konuda yapılan 2
araştırmaya değinelim. deneyine katılmayı kabul eden öğrenciler gardiyan ve
tutuklu olarak ikiye ayrılırlar. Okulun psikoloji departmanı
Kırık Cam Teori: ABD’li Suç Psikoloğu Philip Zimbardo’nun gerçeğine bire bir benzeyen yapma bir hapishaneye çevrilir.
1969’da yaptığı bir deneyden ilham alarak geliştirilmiştir. Tüm işlemler o kadar gerçekçidir ki mahkûm olacak deneyler
Zimbardo; suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha evlerinden ansızın yaka paça tutuklanarak deney yeri olan
yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine 1959 ve hapishaneye çevrilen psikoloji departmanının bodrum
model birer otomobil bırakır. Araçların plakası yoktur, kaputları katına yerleştirilirler. Sıradan ve normal sayılacak üniversite
aralıktır ve olup bitenler kamerayla izlenir. Bronx’taki otomobil öğrencileri sadece birkaç gün içerisinde vahşi düzeyde
üç gün içinde baştan aşağıya yağmalanır. Diğerine ise bir hafta sadist gardiyanlar ve git gide korkaklaşan mahkûmlara
boyunca kimse dokunmaz. Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi dönüşürler. Her geçen gün her biri rollerine daha da bağlı hâle
‘’sağ kalan’’ otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını gelirler. Günler geçtikçe, gardiyanlar giderek şiddetlenen
kırar. Daha ilk darbe indirilmesiyle çevredeki insanlar (zengin psikolojik kontrol taktikleri geliştirmeye, mahkûmlar ise
beyazlar) da olaya dâhil olur. Birkaç dakika sonra o otomobil hapishaneden hiç çıkamayacaklarını düşünmeye başlarlar.
de kullanılmaz hâle gelir. ‘’Demek ki…” diyor Zimbardo “İlk Deneyin başlamasından sadece 6 gün geçmesine ve deneyin
camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin içeriği tamamen rol olmasına rağmen sosyal ilişkilerin
vermemek gerekir. Aksi hâlde kötü gidişatı engelleyemeyiz.” Bu gerçekliğinden ötürü mahkûmlar ile gardiyanlar arasındaki
teoriye dayanarak New York’un suçlarla mücadele konusunda ilişki o kadar sadist ve vahşi bir hâle gelir ki deney için
meşhur belediye başkanı Giuliani: “Metruk bir bina düşünün. hedeflenen süreyi tamamlayamadan deney sona erdirilir.
Binanın camlarından biri bile kırık olsa o camı hemen tamir İzlerken kanınızın çekildiği, Das Experiment adlı film bu
ettirmezseniz çok kısa sürede oradan geçen herkes bir taş atıp konuyu rahatsız edici ama başarılı bir şekilde yansıtmıştır.
binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir
ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine Nitekim Hukuk Fakültelerinde hocaların sınav sorusu
biri bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız olarak kullandığı, Dostoyevski’nin 150’den fazla yıllık Suç
her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi ve Ceza’sının meşhur kahramanı Raskolnikov’un suç sonrası
çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.” demiştir. vicdan muhasebesinin eşsiz anlatımı gibi olmasa da gerçek
olaylardan esinlenilmiş ve suç işlendikten sonrasına değil
Stanford Hapishane Deneyi: Das Experiment adlı, 2001 de insanların suça yönelmesine yönelik Kırık Cam Teorisi’nin
doğruluğunu gösterir bu suç ve deney filmi, insanı derin
düşüncelere sevk edecektir.

11

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

SAĞLIK KÖŞESİ

Derleyen: Leyla ÖZDEMİR
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
Şube Müdürlüğü
Memur

ÇOCUKLARDA RAŞİTİZME DİKKAT!

Güneşin sadece güzel havalarda keyifli gezintilere atmosfer Raşitizmden korunma yöntemleri
sağlamasının dışında beden sağlığına olan önemini biliyor musunuz? D vitamini eksikliğinin önüne geçilmesi için öncelikle toplumun bu
konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor. En doğal yolu ise anne ve bebeğin
D vitamini eksikliğinin sebep olduğu raşitizmin çocuk sağlığına yeterli oranda güneş ışığı görmeleridir. Aynı zamanda beslenme de
etkilerine kısaca göz atalım. oldukça önemlidir. Kalsiyum ve D vitamini yönünden zengin ve dengeli
beslenmeleri gerekir. Balık ürünleri ve balık yağı haricinde günlük
Raşitizm, çocuklarda kemik gelişimini etkileyen bir kemik ihtiyacı karşılayacak miktarda D vitamini içeren besin yoktur. 1 adet
hastalığıdır. Büyüme çağındaki çocuklarda kemiklerin yumuşak ve pişmiş somonda 360IU D vitamini bulunurken 1 adet yumurtada 20
zayıf hâle gelmesine neden olur ve bu da kemikte şekil bozukluklarına IU D vitamini vardır. Annelere düşen en önemli görev, hem kendinin
yol açar. Raşitizmin en önemli nedeni D vitamini eksikliğidir. hem de bebeğinin doğal yolla yani hem güneş ışını hem de beslenme
Vücudun yeteri kadar güneş görmemesi, besinlerden ihtiyaç duyulan ile D vitamini ve kalsiyum ihtiyacını en yüksek düzeyde sağlamalarıdır.
D vitamininin alınamaması, bazı hastalıklar ile alınan D vitaminin Anne sütü yeterli mi?
emilememesi başlıca sebeplerdir. Anne sütünde yeterli miktarda D vitamini yoktur. Doğumu izleyen
günlerde mutlaka bebeğe D vitamini takviyesi yapılmalıdır. Dünya
D vitamini eksikliği dışında raşitizmin ortaya çıkma sebepleri Sağlık Örgütü günümüzde 2 yaşına kadar D vitamini kullanımını
Koyu ten rengi, atmosferik kirlenme, giyim tarzı, coğrafik ve önermektedir. D vitamini eksikliğinden kaynaklanan raşitizm, şekil
mevsimler faktörler (güneş ışınını tam alamama), prematüre doğum, bozuklukları bırakarak kendiliğinden iyileşme gösterir.
annede D vitamini eksikliği, uygunsuz diyet, sadece anne sütü ile Tedavi yöntemi
beslenme diğer sebeplerdir. İnflamatuar bağırsak hastalıkları, çölyak Raşitizmin tedavisi zor değildir. Amaç, eksik olan D vitamininin
hastalığı, kistik fibrozis ve bazı böbrek hastalıkları da raşitizme sebep yerine konmasıdır. Günümüzde 2 tip tedavi şekli vardır. Bunlar uzun
olabilir. süreli düşük doz ya da kısa süreli yüksek doz D vitamini verilmesidir.
D vitamini eksikliği halsizlik, kas ağrıları gibi sağlık sorunları ve Tedavi ağız yolu ya da enjeksiyonla yapılmakla birlikte genelde ağız
ilerlemesi durumunda özellikle kadınlarda osteoporoz (kemik erimesi) yolu tercih edilmektedir. Tedavi yöntemine hastanın durumuna göre
hastalığına sebep olmaktadır. karar verilir. Tedavi, doktor kontrolünde ve uygun dozlarda yapılmalıdır
Kemik gelişimi ve kalsiyumda önemli rol oynayan D vitamini yağlı çünkü yüksek doz D vitamini vücutta zehirlenmeye, böbrek
balıklarda, süt, yumurta ve mantarda bulunmaktadır. yetmezliğine hatta ölüme bile yol açabilir.
Raşitizmin belirtileri Kaynak:
Raşitizm, büyüyen organizma hastalığı olduğu için hızlı büyüyen http://www.parentsdergisi.com/cocuklarda-rasitizme-dikkat/
kemiklere bağlı deformiteler ve klinik bulgular daha belirgindir. Teşhis
için tam bir fiziki muayene ve diş muayenesi yapılmalıdır. Bütün vücut
incelenmeli, hassasiyet ve bozukluk olup olmadığına bakılmalıdır. Kafa
kemiklerinde yumuşama (3 aydan sonra ), kafa şeklinde bozukluklar
(yassı ve masa kafa görünümü), ön bıngıldağın normalden geniş
olması ve geç kapanması, göğüs kafesinde şekil bozuklukları (kuş
göğsü, kunduracı göğsü gibi), kaburgaların yapıştığı yerlerde tespih gibi
çıkıntılar, özellikle el bilek kemiklerinde genişleme, kemiklerde eğilme
(bacakta şekil bozuklukları, X bacak, O bacak gibi), diş çıkarmada
gecikme ve dişlerde çürüme en sık görülen belirtilerdir.
Her yaşta görülebilen raşitizme, çocuklarda en sık 3-36 ay
arasında rastlanır. Türkiye’de raşitizm görülme sıklığı yüzde 5-6 olup
bazı bölgelerde bu oran yüzde 18-19’lara çıkabiliyor.
D vitamini eksiliği vücutta göğüs kemiklerindeki bozukluklara bağlı
olarak solunum yolları şikâyetleri (öksürük, solunum sıkıntısı, hırıltılı
solunum), sık akciğer enfeksiyonları, kalsiyum düşüklüğüne bağlı olarak
ateşsiz havale ve mide - bağırsak sistemi şikâyetlerine (kabızlık) sebep
olabilir. Ayrıca terleme, huzursuzluk, kas ağrıları, hareketlerde azalma,
kalp yetmezliği, kansızlık, kan hücrelerinde düşüklük, büyüme gelişme
geriliği, boy kısalığı da görülebilir.

12

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

EĞİTİM KÖŞESİ

PİYASA EĞİTİMLERİ DUYURUSU

80 yıldır yürütmekte olduğumuz tarım piyasalarını düzenleme görevi ile birlikte depolamaya uygun nitelikli kaliteli ve sağlıklı
ürünü en ekonomik yöntemle tüm yurt sathına ulaştırmak üzere “Özel Sektöre Uzun Süreli Kiralama Yoluyla Lisanslı Depoculuk” projesini
hayata geçirdik.
Bu kapsamda Kurumumuz tarafından projenin uygulanması aşamasında yurt genelinde lisanslı depolarda görev alacak personeli
yetiştirmeye yönelik eğitim programları hazırlandı. İçerikleri aşağıda belirtilen programlar gelen talepler doğrultusunda uygulamaya
konulacaktır.

Hububat Eksperliği Eğitim Programı Yetkili Sınıflandırıcı Labaratuvar Temel Eğitim Programı

Süresi 3 Hafta (19 Gün) Süresi 2 Hafta (12 Gün)
Tarihleri 24 Eylül-12 Ekim 2018 (1. Grup) Tarihleri 15-26 Ekim 2018 (1. Grup)
Kontenjan 26 Kasım-7 Aralık 2018 (2. Grup)
Eğitim 05-23 Kasım 2018 (2. Grup)
Ücreti 10-28 Aralık 2018 (3. Grup) Kontenjan 30 Kişi

30 Kişi Eğitim 2400 TL (Konaklama + Kahvaltı, Öğle ve Akşam
3700 TL (Konaklama + Kahvaltı, Öğle ve Akşam Ücreti Yemeği + Eğitim)

Yemeği + Eğitim) 1450 TL(Öğle Yemeği + Eğitim)
2150 TL(Öğle Yemeği + Eğitim)

Yetkili Sınıflandırıcı Labaratuvar Eğitim Programı

Süresi 4 Gün
Tarihleri 30 Ekim-2 Kasım 2018
Kontenjan
30 Kişi
Eğitim 900 TL (Konaklama + Kahvaltı, Öğle ve Akşam
Ücreti
Yemeği + Eğitim)
Katılım 600 TL(Öğle Yemeği + Eğitim)
Koşulu Daha önce Yetkili Sınıflandırıcı Temel Eğitimine
katılmış olmak ve bunu belge ile ibraz etmek

Hububat Eksper Eğitimi, Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar Temel Eğitimi ve Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar Eğitim ücretleri TMO
Genel Müdürlüğü Ziraat Bankası Kurumsal Şubesi TR05 0001 0017 4537 7119 0650 02 no’lu hesaba seçilen eğitim adı ve katılımcı bilgileri
(ad-soyad, kimlik numarası ve varsa firma vergi dairesi numarası) belirtilerek yatırılacaktır. Ödemeye ait dekont [email protected].
tr mail adresine gönderilecektir. Eğitim ücretleri program başlama tarihinden en az bir hafta önce yatırılmış olmalıdır. Eğitim faturası
Kurumumuz tarafından program bitiminde ilgililere gönderilecektir.

İrtibat : (0312) 591 42 24 / 591 42 29 / 591 42 19 / 591 42 32 Hesap No : Ziraat Bankası Kurumsal Şubesi / TR05 0001 0017 4537 7119 0650 02

13

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

SİZDEN GELENLER

M.Ufuk MİSTEPE
APK Dairesi Başkanlığı
Uzman

İŞYERİ KONUŞMA ÂDÂBI

“İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar ama en araçları başta olmak üzere insanların bir arada bulunduğu
büyük ilim; nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir.” mekânlarda en fazla şikâyet edilen konuların başında yüksek
der Leo Tolstoy. İşyerindeki duruşunuz ve özellikle sözleriniz sesle konuşmanın geldiğini söyleyen Gürbüz, “Etkili konuşma,
büyük önem arz eder. Çünkü sizi yansıtır ve profesyonelliğinizi, bağırarak değil kelimelere doğru vurgu yapılan konuşmadır”
dolayısı ile kariyerinizi etkiler.1 ‘Bir insanın özeti sarf ettiği diye bizlere mesaj vermektedir.6
cümleleridir. İnsanı tanımak konuşmasından geçer.’2 der bazı Bilimsel araştırmalar yüksek sesle konuşan birinin balyoz sesi
düşünürlerimiz. İş hayatındaki konuşmalar ise günlük hayata kadar olumsuz etki yarattığını ortaya koymaktadır. Sürekli
nazaran daha resmidir ve iş odaklıdır. ‘Yöneticileriniz, iş yüksek sesle konuşan birilerinin yanında olmak önce sinirliliğe
arkadaşlarınız ve diğer çalışanlar ile iletişime özen göstermeli, ve gerginliğe, hattâ giderek psikolojik rahatsızlıklara bile yol
aşırı samimi olmamalı ve bazı konuları konuşmaktan uzak açabilmektedir. Ses tonu yükseldikçe rahatsızlık artarak
durmalısınız’1 derim. konsantrasyon ve dikkat dağılır.4
Konuşma âdâbı olarak da karşılığını bulan üslûp, kişilik Bağırmadan, sesi yükseltmeden konuşmak bir erdemdir. En
ifadesidir, aynı zamanda insanın kendisidir. Konuşmacının ses önemlisi de karşı taraftaki kişinin yaşı ne olursa olsun saygının
tonu, vurgulamaları, seçtiği kelimeleri, gerçekçi yaklaşımları, en büyük göstergesidir. Sesi dışa doğru yükseltmek yerine içe
organik üslûbu, bildiklerini doğru ve çekinmeden söylemesi, doğru bağırmak, yani neden anlatamıyorum sorusuna içsel
samimi olduğuna dinleyicilerin inanmasını sağlar. Konuşurken, yanıt bulmak gerekir önce. Ölçülü, sesi kısarak konuşmak,
çoğunlukla nasıl söylediğimiz, ne söylediğimizden daha bağırmamak bir konuşma âdâbıdır.4
etkilidir. Üslûp, usulden ve esastan önce gelir.3 Yüksek ses ile konuşmanın gerek genel sağlık açısından ve
Diyanet İşleri Başkanlığı bir başka hususa değinerek “Bir gerekse de genel psikoloji açısından zararları bulunmaktadır.
topluluk içerisinde otururken çalan cep telefonunuzla yüksek Bu zararlarından ötürü uzmanlar yüksek ses tonu ile konuşma
sesle konuşmak, hem yanınızdaki insanlara hem de çevrede alışkanlığından kaçınılması gerektiğinin altını çizmektedirler.
oturanlara saygısızlık olacaktır. Buna dikkat edin!” diye bizleri Yapılan bir araştırma sonrasında yüksek ses ile konuşmanın
uyarmaktadır. İnsanlar neden bağırarak konuşur? Daha iyi
anlaşabilmek ya da daha anlaşılır olmak için başvurulan bir
yöntem midir ses yükseltmek, yoksa daha baskın gelmek için
mi? Ses yükseldikçe daha mı anlaşılır ya da daha mı haklı olur
insan?4
Etkili konuşma yöntemleri konusunda yetersizlik yaşayanlar
genellikle ses tonunu yükselterek etkililik ve baskınlık sağlama
eğilimindedirler. İşyerinde yüksek ses tonu rahatsız edicidir.
Anlaşılma çabası terse dönerek karmaşaya neden olur. Ayrıca
kişiler arası gerilimi de arttırarak mesafeyi açar. Bağırarak
konuşmak haklı olduğunun değil haksız olduğunun bilinçaltı
mücadelesidir.4
S.Ü. Devlet Konservatuvarı Müdürü Doç. Dr. Ümit
Gürbüz, “etkili konuşmadan habersiz olan kişiler, açıklarını
kapatabilmek için genellikle ses tonunu yükseltmektedirler. Bu
davranış, kişinin sosyal prestijini yükseltmediği gibi tam aksine
daha da alçaltmaktadır” demektedir. Ülkemizde, toplu taşıma

14

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

psikolojik yönden gerçekleştirdiği başlıca olumsuz etkiler; Fikirlere de Saygılı Olun1 ve hepsinden önemlisi işyerinde diğer
dinleyicilerin birkaç dakika sonrasında sinirlerinin yıpranması, çalışanları rahatsız edecek biçimde Yüksek Volümde BAĞIRA
kendilerini psikolojik yönden baskı altında hissetmeleri, birkaç BAĞIRA KONUŞMAYIN ve yine Yüksek Sesle İşyerinde Evrak
dakika sonrasında yüksek ses ile konuşan bireyi önemsememeleri, Okumayın!
bir süre sonrasında dikkatlerinin dağılabilmesi ve olumsuz yönde Sürekli kendinden bahseden, ego besleyen bir konuşmadan da
tepkiler göstermeleri, konuşmacıya karşı tahamülsüzlük duygusu uzak durmalıyız.2 O itibarla makalemizi Albert Einstein’ın şu
ile yaklaşılması, konuşmacının konuşmasını kesme girişimlerinin tesbitiyle noktalayalım: A’yı hayatta başarı olarak tanımlarsak, o
baş göstermesi, konuşmacının etkili olduğu ortamdan tamamen zaman A = X + Y + Z’dir; bu durumda X çalışmaktır, Y oyundur, Z
uzaklaşılması yüksek ses ile konuşmanın beraberinde getirdiği ise çenesini tutmayı bilmektir.1 Unutmayalım; “insan sözünden,
başlıca psikolojik etkenlerdir.5 hayvan yularından tutulur.”3
Medenî bir diyalogda iki kişinin konuşmasını aynı ortamda Geçmişi değiştiremeyiz ama bugünden başlayarak gelecekteki
bulunan üçüncü kişinin duyamaması gerekir. Konya Millî Eğitim iletişim şeklimize yön verebiliriz. Aile, iş, arkadaşlık ve romantik
Müdürü Mehmet ÖZER, yüksek sesle konuşmanın toplumda ilişkilerimizi yeniden şekillendirebiliriz. Daha yüksek sesle
en çok rahatsızlık yaratan ve kişiler arasında yersiz gerginliklere konuşunca ya da bağırınca söylediklerimiz daha doğru olmuyor,
neden olan bir sorun olduğunu belirtmekte ve “AB’de ve asıl olan dinlemeyi bilmek, sessiz kalmak, alçak ses tonuyla
dünyanın birçok ülkesinde bu husus KİŞİLİK ZAAFI SAYILIYOR!” konuşmak gerçek bilgelik ve iyi bir iletişim şekli olabilir.7
demektedir.6 Ne demişler?.. “Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz, eskici bağırır,
“Ben, her zaman bilmediği konularda tartışmaya eğilimli olan antikacı bağırmaz!”
ve haksız olduğunu anlamaya başladığından itibaren ses tonunu
yükselten kişiler karşısında, ‘söz gümüşse sükût altındır’dan KAYNAKÇA
yola çıkarak susmayı tercih edenlerdenim; karşımdaki biraz da 1 EREN, Nilgün Yalım – İşyerinde Konuşma Adabı, Ekim 2017, http://
kendi bilinçaltıyla kavga etsin diye.” düşüncelerini ifade ediyor www.subconturkey.com
bloğunda saygıdeğer yazar. Çünkü bu tür insanlarda önyargı ve 2 ÖZDEŞ, Mehmet – Konuşma Adabı, 16 Şubat 2018, http://www.
sabit fikirlilik had safhadadır genellikle ki bu da çok tehlikeli bir biganinsesi.com/yazar/4525-konusma-adabi
şeydir o kişiler için aslında. Siz ne yaparsanız yapın, bu kişileri asla 3 KADIOĞLU, İsmet – Konuşma Adabı (Üslup), 26 Ocak 2018, http://
ikna edemezsiniz. Onu kendi haline bırakın. Ne de olsa; en iyi www.aekspres.com/kose-yazilari/konusma-adabi-uslup-573.html
öğrenme, kendi kendine öğrenme değil midir?8 4 ELMAS, Nermin – Neden Bağırarak Konuşuyoruz? 19 Ekim 2017,
Yılların deneyimine dayanarak şu hususlar çalışanlara ve http://blog.milliyet.com.tr/neden-bagirarak-konusuyoruz/
yöneticilere salık verilebilir: Huzurlu ve Başarılı Bir Kariyer için Blog/?BlogNo=572293
Konuşmaktan Uzak Durmanız Gereken Önemli Konular - Dinî 5 TÜRKOĞLU, Ensar – Yüksek Ses ile Konuşmanın Başlıca Zararları
İnançları Sorgulamayın, Siyasî / Politik Görüşlerinizi Kendinize Nelerdir? milliyet.com.tr hürriyet.com.tr
Saklayın, Özel Hayatınızı Paylaşmayın, Ailevî Sorunlarınızı Dile 6 GÜRBÜZ, Doç. Dr. Ümit / ÖZER, Mehmet – Bağırarak Konuşmak Prestij
Getirmeyin, Kariyer Plânlarınızı ve Hayallerinizi Anlatmayın, Kaybettiriyor, 05 Kasım 2003.
Esprilerinize Dikkat Edin, İş veya İşverenle İlgili Şikâyet Etmeyin, 7 DEMİRDÖVEN, Psk. Gülten – Bağırarak İletişim Kurmak: Ailenin Sorunu,
Argo Konuşmayın, Sır Tutmayı Bilin, Medya Hesaplarınız 16 Şubat 2018, aklinizikesfedin.com
Üzerinden Konuşmayın, Her Şeye Karşı Olmayın, Yalan 8 ELBETTE Bağırıyorum, Çünkü Haksızım! 17 Aralık 2006, http://
Söylemeyin, Doğruları Söylemekten Korkmayın, İş Yükünden blog.milliyet.com.tr/elbette-bagiriyorum--cunku-haksizim-/
Yakınmayın, Öfkenizi Daima Kontrol Edin, Maaşınızı Kimseye Blog/?BlogNo=17662
Söylemeyin, Sağlık Sorunlarınızdan Sürekli Yakınmayın,
Dedikodu Asla Yapmayın, Tutamayacağınız Sözler Vermeyin,
Pot Kırmamak için Düşünerek Konuşun, Kendinizden Az Söz Edin
ve Başkalarına da Söz Hakkı Verin, Sabit Fikirli Olmayın, Başka

15

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

YURT DIŞI
KURUM TANITIMI

Güzin DEDE
Dış İlişkiler Şube Müdürlüğü
Memur

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA TEŞKİLATI (OECD)

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) 57. kuruluş yıl Merkezi Paris’te olup bütçesi 374 milyon avrodur. Misyonu,
dönümünü kutlamakla birlikte tarihi II. Dünya Savaşı sonrasına kadar dünyanın dört bir yanındaki insanların ekonomik ve sosyal refahını
uzanmaktadır. I. Dünya Savaşı’nın ardından, önceki hataları tekrar artıracak politikaları teşvik etmektir.
etmemeye kararlı olan Avrupalı liderler, kalıcı barışı sağlamanın en
iyi yolunun iş birliği ve yeniden yapılanmayı teşvik etmek olduğunu OECD ülkelere sorunların tanımlanması, tartışılması, analiz
fark etmişlerdir. edilmesi ve çözüme yönelik politikalar oluşturulması hususlarında
bir iletişim ve iş birliği platformu sağlamaktadır.
OECD’den önce Avrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (OEEC), ABD
tarafından finanse edilen ve savaşın yol açtığı yıkımın ardından OECD’nin kuruluşundan bu yana ABD, millî servetini kişi başına
Avrupa kıtasının yeniden inşa edilmesini amaçlayan Marshall düşen gayrisafi yurt içi hasıla açısından neredeyse üç katına
Planı’nı uygulamak için 1948 yılında kurulmuştur. OEEC, bağımsız çıkarmıştır. Diğer OECD ülkelerinde de benzer ilerlemeler
ülkelerin ekonomilerindeki karşılıklı bağımlılığın farkına varmalarını gözlenmiştir.
sağlayarak, ülkelerarası yeni işbirliği çağının yolunu açmıştır.
OEEC’nin başarılı olması ve faaliyetlerinin küresel boyuta ulaşması Öte yandan yıllar öncesine kadar dünyadaki ekonomik etkisi
nedeniyle Kanada ve ABD OEEC’ye üye olmuş, diğer ülkelerle birlikte nispeten daha az olan Brezilya, Hindistan ve Çin Halk Cumhuriyeti
14 Aralık 1960 tarihinde yeni OECD Sözleşmesi’ni imzalamışlardır. gibi ülkeler yeni ekonomik devler olarak dünya sahnesinde öne
çıkmıştır.
Sözleşmenin resmen yürürlüğe girmesiyle OECD, 30 Eylül 1961’de
kurulmuştur. 1964 yılından itibaren Japonya başta olmak üzere Endonezya ve Güney Afrika Cumhuriyeti ile bu üç ülke, üye
diğer ülkeler de OECD’ye katılmaya başlamıştır. Türkiye, OECD’nin olmamakla beraber OECD’nin “Kilit Ortakları” olup teşkilatın
kurucu 20 üyesinden biridir. çalışmalarına sürekli katkıda bulunmaktadır.

Bugün 36 üye ülke ile Kuzey ve Güney Amerika’dan Avrupa ve Asya- Bu ülkelerle OECD, dünya ticareti ve yatırımının yaklaşık %80’ini
Pasifik’e kadar geniş bir alana yayılmıştır. Dünyanın gelişmiş ülkeleri oluşturan ülkeleri bir araya getirerek dünya ekonomisinin
ile Meksika ve Şili gibi gelişmekte olan ülkeler de üyeleri arasında yer karşılaştığı zorlukların ele alınmasında önemli bir rol oynamaktadır.
almaktadır.
OECD; Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Birleşmiş Milletler
Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya
Bankası, G20 gibi uluslararası kuruluşlarla çok yönlü ilişkilere
sahiptir.

OECD’nin Görevleri

OECD, ekonomi, çevre, sürdürülebilir kalkınma, finans, yönetişim
ve inovasyon konularında faaliyet göstermektedir.

OECD; hükümetlerin refahının artırılmasına, ekonomik büyüme ve
finansal istikrar yoluyla yoksullukla mücadele etmelerine yardımcı
olmak için geniş bir yelpazedeki bilgi zenginliğini kullanır.

OECD’nin başlıca görevleri:

- statistiksel, ekonomik ve sosyal veriler sağlamak

- Ekonomik gelişmeleri analiz etmek ve öngörülerde bulunmak

- Ticaret, çevre, tarım, teknoloji ve mali politikalardaki değişiklik ve
gelişmeleri takip etmek

OECD’nin Amaçları:
OECD Sözleşmesi’nde amaçlar şu şekilde sayılmaktadır:

16

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

- Sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemek - OECD Traktör Kodları Teknik Grubu

- İstihdamı artırmak, - OECD Tohum Şeması Teknik Grubu

- Yaşam standartlarını yükseltmek - Balıkçılık Komitesi

- Finansal istikrarı sağlamak ve korumak Tarımla ilgili olarak yapılması planlanan çalışmalar ve tahmini

- Diğer ülkelerin ekonomik gelişmelerine yardımcı olmak bütçeleri yılda 2 kez toplanan “Tarım Komitesi” ve “Balıkçılık

- Uluslararası yükümlülüklere uygun şekilde çok taraflı ve objektif Komitesi” toplantılarında görüşülmektedir. Komitelerde
üzerinde uzlaşılan program ve bütçe, onaylanmak üzere Konseye
yaklaşımla dünya ticaretinin gelişmesine katkıda bulunmak
sunulmaktadır.
OECD’nin Yapısı
OECD tarım politikalarının görüşüldüğü üst düzey platform “Tarım
OECD’nin yapısı üç temel unsura dayanmaktadır: Bakanları Toplantıları”dır. Son Bakanlar Toplantısı 7-8 Nisan
2016 tarihlerinde Paris’te gerçekleştirilmiştir. Toplantıda ülkemiz
Konsey: Her üye ülkeden bir temsilci ve bir Avrupa Komisyonu Bakanlığımız tarafından temsil edilmiştir.
temsilcisinden oluşur. Düzenli olarak daimi temsilciler seviyesinde
toplanır ve oy birliğiyle karar alır. Bu toplantılara OECD Genel Bakanlar Toplantısı’nın yanı sıra tarım çalışmalarına yönelik OECD
Sekreteri başkanlık eder. Konsey, önemli konuları görüşmek ve Küresel Forumları da düzenlenmektedir. Forumlar; yerel politika
OECD çalışmalarında öncelikleri belirlemek için yılda bir kez bakanlar reformları, ticaret serbestisi, ekonomik büyüme ve yoksulluğun
seviyesinde toplanır. Konseyce belirlenen çalışmalar Sekretarya azaltılması gibi konularda gerçekleştirilmekte olup odak noktasını
tarafından yürütülür. tarım politikaları oluşturmaktadır.

Komiteler: OECD üyesi ülkelerin temsilcileri; ekonomi, ticaret, OECD Tarım Direktörlüğü tarafından her yıl “Tarım Politikaları İzleme
tarım, istihdam, eğitim veya finansal piyasalar gibi belirli politika ve Değerlendirme Raporu” yayımlanmaktadır. Rapor, destekleme
alanlarındaki ilerlemeleri gözden geçirmek için uzmanlaşmış politikalarının genel bir değerlendirmesinin yanında her üye ülke için
komitelerde bir araya gelirler. ayrı ayrı hazırlanan ülke bölümlerinden oluşmaktadır. Bu çalışma
için gerekli olan veriler her yıl ülkelerin tarım bakanlıklarından
Yaklaşık 250 komite, çalışma grubu ve uzman grubu bulunmaktadır.

talep edilmektedir. Bakanlığımız aracılığıyla iletilen söz konusu
Ayrıca Komite düzeyinde yürütülen hükümetler arası karşılıklı raporlara Kuruluşumuz tarafından görev alanımıza giren konular
inceleme, çok taraflı denetim ve ülkelerin performanslarının üye doğrultusunda katkı sağlanmaktadır.
ülkeler tarafından izlendiği bilirkişilik mekanizması da mevcuttur. Ayrıca OECD ve FAO tarafından ortaklaşa “Tarımsal Görünüm
Sekretarya: OECD Genel Sekreterliğini 2006 yılından bu yana Angel Raporu” hazırlanmaktadır. Yıllık yayımlanan bu raporda dünyadaki
Gurría yürütmekte ve Genel Sekreter Yardımcıları ile çalışmaktadır. belli başlı ürün piyasalarında yaşanan gelişmeler değerlendirilerek
OECD Genel Sekreteri ayrıca Konseye de başkanlık etmektedir.
uzun dönemli tahminlerde bulunulmaktadır.

Sekretarya, komitelerin faaliyetlerini destekleyen ve Konsey

çalışmalarını yürüten yaklaşık 2.500 personelden oluşmaktadır.

Sekretarya, üye ülkeler tarafından gönderilen verileri kullanmak
suretiyle ekonomik analizler yapabilmektedir.

OECD, yaptığı çalışmalarda sivil toplum kuruluşları ile de görüş
alışverişinde bulunmaktadır.

OECD ve Tarım

OECD tarım politikaları, Ticaret ve Tarım Direktörlükleri tarafından
belirlenmektedir. Tarım alanındaki komiteler ve çalışma grupları şu
şekildedir:

- Tarım Komitesi

- Tarım ve Çevre Çalışma Grubu

- Tarımsal Politikalar ve Piyasalar Çalışma Grubu

- Tarım ve Ticaret Çalışma Grubu

17

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

ŞUBELERİMİZİ TANIYALIM

AKŞEHİR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ Âmirliği bulunmaktadır. Bunlar
Beyşehir, Doğanhisar, Ilgın,
1987 yılında Ajans Âmirliği’nden Âmirliklerinde Personel Norm Kadınhanı ve Yunak Ajans
Şube Müdürlüğü statüsüne Kadrosu’nda toplam 91 kişi Âmirlikleridir. Şubeye bağlı
dönüştürülen Akşehir Şube bulunmakta olup 55 kişilik Şarkikaraağaç ,Yunak Ajans
Müdürlüğü’ne; Beyşehir, mevcut personel kadrosuyla Âmirliği’ne bağlı Çeltik ve Sülüklü
Doğanhisar, Ilgın ve Kadınhanı görev yapılmakta (2 personel Tesisli Ekibi bulunmaktadır.
Ajans Âmirlikleri ile 2004 yılında norm fazlası) ve 38 kadro boş Ayrıca 2 Geçici Alım Ekibi
Şube Müdürlüğü’nden Ajans bulunmaktadır. (Tuzlukçu, Seydişehir) alım
Âmirliği’ne dönüştürülen Yunak Şube Müdürlüğü’ne Bağlı dönemlerinde faaliyet
Ajans Âmirliği bağlanmıştır. İş Yerleri Unvanları: Şube göstermektedir.
İş Yerinin İştigal Konusu: İş Müdürlüğü’ne bağlı 5 Ajans Ulaşım Durumu: Akşehir Şube
yerleri hinterlantında buğday, Müdürlüğü, Konya iline bağlı
arpa, çavdar ve yulaf ile
son zamanlarda mısır ekimi
yoğunluğu mevcut olup mısır
alımı yapılmaktadır. Haşhaş
ekim bölgesi dahilinde olması
nedeniyle yoğun şekilde
haşhaş alımı ile alımı yapılan
bu ürünlerin satışı, muhafazası
ve sevki gerçekleştirilmektedir.
Bağlı Ajans Âmirlikleri ile Şube
Müdürlüğü’nde perakende olarak
pirinç, iç fındık ve fındık yağı
satışları devam etmektedir.
Personel Durumu: Şube
Müdürlüğü ve bağlı Ajans

18

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

Akşehir ilçesinde, Konya - Çeltik Tesisli Ekibi’nin 10.000 Yıldırım Beyazıt 1402 yılında
Afyonkarahisar D-300 karayolu ton’luk yarı mekanik yatay Timur’a yenilince Ferruhşah
üzerinde tesisli; Konya’ya 135 deposu, Sülüklü Tesisli Ekibi’nin Mescidi’nin cenazelik bölümüne
km, Afyonkarahisar iline 95 km 10.000 ton’luk yarı mekanik hapsedilir ve burada intihar eder.
uzaklıktadır. yatay deposu olmak üzere Şube Fetret Dönemi’nde kısa bir süre
Şube ve Bağlı İş Yerlerinin genelinde 110.500 ton’luk kapalı Karamanoğulları eline geçen
Konaklama İmkânları: Şube depo kapasitesi bulunmaktadır. Akşehir, Fatih Sultan Mehmed
Müdürlüğü’nde hububat, haşhaş Akşehir’in Tarihçesi: İlk arkeolojik tarafından 1467 yılında fethedilir
alımları ve haşhaş ölçüm kontrol bulgular Neolitik Dönem’e ve Cumhuriyet’e kadar Osmanlı
çalışmalarında geçici personelin kadar uzanır. Hititler zamanında hâkimiyetinde kalır. Sevr
takviyesi nedeniyle Akşehir Şube Akşehir’in adı Thymbrion’dur. Antlaşması ile Akşehir İtalyanlar
8’li lojman binasında 7 kişilik, eski Zamanla Frigya egemenliğinde tarafından işgal edilir. İtalyanlar
büro binasında 8 kişilik, ayrıca 1 daha sonra Lidyalıların Hristiyan mahallelerindeki evlere
daire müfettiş misafirhanesinde yönetiminde kalan Akşehir’in yerleşirler. İşgal günleri uzun
3 yatak olmak üzere toplam 18 önemi “Krallar Yolu”nun sürmez. Çınaraltı Mescidi çınarı
yatak kapasitesi vardır. Akşehir’den geçmesinden üstünde yuvalanan leyleğe ateş
Beyşehir Ajans’ta 1 adet kaynaklanmaktaydı. Akşehir eden İtalyanların silâh seslerini
misafirhane bulunup 5 yatak Helenistik Dönem’de Phrygia duyan halk sokağa fırlar. Bunu bir
vardır. Doğanhisar Ajans’ta idarî tiranı Philomelos tarafından ayaklanma sanan işgal kuvvetleri
binada 4 yataklı misafir odası kuruldu. İlk yerleşim alanı toparlandıkları gibi şehri terk
bulunmaktadır. Ilgın Ajans’ta Sultan Dağı’nın kuzey ederler.
3 yatak, Kadınhanı Ajans’ta 6 yamaçlarındaydı. Kent, Roma Sakarya Meydan
yatak, Yunak Ajans’ta 3 adet Dönemi’nde Philomelium (Bal Muharebesi’nden sonra 18 Kasım
misafir odasında 6 yatak vardır. Sevenler) adını aldı. Müslüman 1921’de garp cephesi karargâhı
İşyeri Depolama İmkânları Araplar kente Belde-i Beyza Akşehir’e nakledilir. 24 ağustos
ve Kapasitesi: Akşehir Şube (Beyaz Şehir) adını verdiler. 1922’ye kadar sürecek olan
Müdürlüğü’nde 10.000 ton’luk Kutalmışoğlu Süleyman Şah taarruz hazırlıkları Akşehir’den
çelik ve 7.000 ton’luk yatay tarafından alınan kentin adına yönetilir, plânlar burada yapılır.
silo olmak üzere toplamda Nehçet-ül menazil’de buraya Akşehir ve köylerine birlikler
17.000 ton’luk kapalı depolama gelen hükümdarlardan birinin yerleştirilir. Mustafa Kemal Paşa
kapasitesi mevcuttur. çiçek açmış kiraz ağaçlarından da hazırlıkları kontrol etmek
Beyşehir’in 2.000 ton’luk yatay, esinlenerek “Akşehir” dediği için defalarca karargâha gelir.
Doğanhisar’ın 2.000 ton’luk rivayet edilmektedir. Selçuklular 1922 yılının 28 Temmuz günü
yatay, Ilgın’ın 4.000 ton’luk döneminde kent zenginleşir. bir futbol turnuvası bahane
yatay, Kadınhanı’nın 4.500 Horasandan Seyyid Mahmud edilerek bütün ordu komutanları
ton’luk beton ve 16.000 ton’luk Hayranî, Nimetullah Nahçevanî Akşehir’de buluşur ve Ağustos
çelik silo, 5.000 ton’luk yatay gibi din bilginleri Akşehir’e göç ayı sonunda taarruza karar
depo olmak üzere toplam 25.500 ederek bu toprakların manevî verilir. 24 Ağustos 1922 günü
ton’luk kapalı deposu; Yunak dokusunun değişmesine katkıda sabahı ordu harekete geçer.
Ajans Âmirliği’nin 20.000 ton’luk bulunurlar. Selçuklu Devleti’nin Namaz kılınır, Nasreddin Hoca
çelik silo, 20.000 ton’luk yarı çökmesiyle önce Eşrefoğulları Türbesi ziyâret edilir. Askerler
mekanik yatay depo ile toplam sonra da yüz yıl Hamitoğulları Akşehirlilerin alkış ve dualarıyla
40.000 ton’luk kapalı deposu, yönetir. Akşehir 1381 yılında cepheye uğurlanır. Garp Cephesi
Murat Hüdavendigâr’a satılır. Karargâh Binası müze olarak

19

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

hizmet vermektedir. balığı ile meşhurdur. Ayrıca ve kamp alanı ile meşhurdur.
Gezip Görülmesi Gereken Huğlu ve Üzümlü beldelerinde Doğanhisar ilçesinde Ulu Câmi,
Mekânlar: Akşehir’in en meşhur en meşhur silâh üretim atölyeleri Gölcük Mesire Alanı ve Yûnus
mekânı Nasrettin Hoca’dır. mevcuttur. Seydişehir’de Emre Külliyesi meşhurdur.
Türbesi şehir merkezinde olup Tınaztepe Mağarası termal Kadınhanı ilçesinde Raziye
kabri şerifinde medfundur. özellik taşıyan ılıca, Pınarbaşı ve Hatun Kervansarayı (Taşhan),
Akşehir Gölü şehre 7 km Kuğulu’da bulunan su kaynakları, İbrahim Paşa Câmii ve Saçıkara
uzaklıktadır. Batı Cephesi Sakaltutan Mağarası, Seyyit Mağaraları en önemlileridir.
Karargâh Müzesi, tarihî Akşehir Harun Câmii ve Susuz Güvercinlik Yörenin Tavsiye Edilecek
evleri, Taş Medrese, Nasrettin Mağaraları bulunmaktadır. Meşhur Unsurları: Akşehir’in
Hoca Arkeoloji ve Etnoğrafya Şarkikaraağaç Tesisli Ekibi’nin en meşhur şahsiyeti Nasrettin
Müzesi, Seyyit Mahmut Hayranî bulunduğu ilçenin yerleştiği Hoca’dır. Her yıl 05 - 10 Temmuz
Türbesi, Tekke, Ulu Câmi, bölgeye dayalı Kızıldağ’da günlerinde Nasrettin Hoca
Hasan Paşa İmarethanesi, bulunan dünyada nadir bulunan Festivali düzenlenmektedir.
Ermeni Kilisesi, İplikçi Câmii ağaç örtüsü, astım rahatsızlığı Sıra Yâren Geceleri,
ve Şifa Hamamı önemli tarihî bulunanlar için önerilen mesire treking ve yamaç paraşütü
mekânlardır. Ilgın ilçesinde tarihî sporunun yapıldığı aktiviteler
kaplıcası meşhurdur. Ilgın Gölü, düzenlenmektedir. Ayrıca
Çiğil Taşdelen Suyu ve Ormanı, Yörük Şenlikleri yapılmaktadır.
Hamam Dağı, Mahmut Hisar ve Bölgenin kirazı, çileği en meşhur
Beykonak Yaylaları ve Lala Paşa meyvelerindendir. Yöresel
Külliyesi gezilmeye değer doğal yemekler arasında ekmek aşı,
ve tarihî mekânlardır. kaymak baklavası, peynirli
Beyşehir ilçesinin en meşhuru baklava, sakala sünen, haşhaşlı
Beyşehir Gölü ve Göl çörek, sülbiye, Akşehir yahnisi,
Şenlikleridir. Bölgenin tarihî herse, etli topalak, güveç en
geçmişi nedeniyle gezilip önemlileridir. Beyşehir’in gölü,
görülecek tarihî mekânları tatlı su balıkları, gün batımı
çoktur. Eşrefoğlu Câmii, Eflâtun izlenebilen mekânlar arasında en
Pınarı, Fasıllar Hitit Anıtı, Kubad meşhurlarındandır.
Abad Sarayı, Bayındır Hoca Şeyh
Muhittin Câmii, Güvercinini,
Adaini Mağaraları, Gündoğdu
ve Kıstıfan Höyükleri, Erekkilit
Kibele Tapınağı, Akburun
Köyü Küp Mezar Anıtları, Çifte
Hamam, Çavuş ve Köşk Hamamı
Kaplıcaları ile Yaka Manastır,
Afşar, İskender, Kosti ve Beyşehir
Tatlısu Millî Parkı ile gölde
yetişen sazan ve sudak (levrek)

20

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

EN GENÇ EN KIDEMLİ
ŞUBE ŞUBE PERSONELİ

PERSONELİ

Osman OLGUN - Muhasebeci Coşkun SARIKIYAK - Doğanhisar Ajans Amiri
AKŞEHİR – EN GENÇ ŞUBE PERSONELİ
17 Nisan 1992 tarihinde Konya merkezde dünyaya AKŞEHİR - EN KIDEMLİ ŞUBE PERSONELİ
geldim. Selçuk Üniversitesi Muhasebe ve Vergi
Uygulamaları Bölümü mezunu olarak Toprak 01.01.1956 tarihinde Konya’nın Doğanhisar ilçesinde
Mahsuller Ofisi Akşehir Şube Müdürlüğü’nde doğdum. İlk ve ortaokul öğrenimimi Doğanhisar’da, lise
07.02.2018 tarihinde göreve başladım. Aynı öğrenimimi Ilgın Lisesi’nde, yüksekokulu ise Doğanhisar
zamanda Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’ne Meslek Yüksekokulu’nda tamamladım.
devam etmekteyim.
Toprak Mahsulleri Ofisi’ne atanmadan önce Asker dönüşü 18.09.1978 tarihinde Karapınar Ajans
Kurum hakkında bilgi edinmeye çalıştım. Tercih Âmirliği’nde Depo Memuru olarak göreve başladım. 1979
verebileceğim diğer Kurumlara göre daha iyi yılında evlendim ve şu anda iki çocuk ve iki torun sahibiyim.
şartlara sahip olan Toprak Mahsulleri Ofisi’ni
kendime hedef olarak belirledim ve sonunda Depo memurluğumdan sonra 1981 yılında Cihanbeyli Ajans
başardım. Âmirliği’ne Eksper olarak atandım.
Akşehir Şube Müdürlüğü’ndeki iş arkadaşlarımın
ilgisi ve kendi gayretimle işleri öğrenmeye ve 1985 – 1991’de Argıthan’da Ajans Âmiri, 1991 – 1995’de
görevimi lâyıkıyla yerine getirmeye başladım. Çeltik’te Ajans Âmiri, 1995 - 2003 Konya Pınarbaşı’nda
Hububat ve haşhaş alımlarında çiftçi dostlarımızla Ajans Âmiri olarak görev yaptım.
görüşmelerimiz oldu. Ve Ofis’in çiftçi için ve buna
bağlı olarak diğer vatandaşlarımız için ne kadar Bu görevlerden sonra 2003 yılından bu yana Doğanhisar’da
önemli bir yere sahip olduğunu bir kez daha Ajans Âmirliği görevini sürdürmekteyim.
anlamış oldum.
Ve çalışma hayatım boyunca vatandaşlarımız ve Şansım gereği bana desteklerini, bilgilerini, güler
Kurumumuz için kendimi her geçen gün daha yüzlülüklerini esirgemeyen âmirlerim, müdürlerim ve tüm
fazla geliştirerek daha faydalı bir birey olacağıma personel arkadaşlarımla beraber bu işin bir ekip olarak
ve elimden gelen emeği sonuna kadar sarf ederek yapılması gerektiği düşüncesiyle özverili olarak çok çalıştık.
daha faydalı işler yapacağıma inanıyorum.
Saygılarımla… Kurumumuzda çalışan genç arkadaşlarıma tavsiyelerim;
verilen görevleri severek yapmaları, sorumluluk almaktan
kaçınmamaları, görevlerini benimsemeleri ve her güzel
çalışmaya lâyık olan üreten çiftçimize güler yüzlü
davranmaları ve Devletimiz, milletimiz ve kendileri için çok
değerli olan bu güzide Kurumumuza sahip çıkarak daha
ileriye taşımaları olacaktır.

Toprak Mahsulleri Ofisi ile tanıştığım ilk günden beri birlikte
çalıştığım, destek ve bilgilerini benden esirgemeyen tüm
âmirlerime, müdürlerime ve personel arkadaşlarıma sevgi ve
saygılarımı sunarken aramızdan ebediyete göçmüş olanlara
Allah’tan rahmet dilerim.

Saygılarımla…

21

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

EMEKLİ PERSONELİMİZİN GÖZÜNDEN TMO

Röportaj:
İbrahim DUMAN (Edirne Şube Müdürü)
Yunus Nadi TUNA (Edirne Şube Müdürlüğü Alım Muhafaza Şefi)
Murat KARANLIK (Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Memur)
Emekli Personel:
Ferit Eyikeyif (Edirne Şube Müdürlüğü Hizmetli)
Musli Nasaliç (Edirne Şube Müdürlüğü Tartı Memuru)

Nadir Çaylar (Edirne Şube Müdürlüğü Hizmetli)

M.K: Bizleri kırmayıp röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz F.E: Karga kovalamaktan… Öyle de akıllı hayvanlar ki…
ve geldiğiniz için çok teşekkür ederiz. E-bülten aracılığı Buraya koşuyorsun oraya, oraya koşuyorsun buraya
ile siz değerli emekli personelimizin altın değerindeki konuyor. Bisikletle karga kovalardım yığınların üzerinden.
tecrübeleri “yeni nesil Ofisçiler” için bir yol gösterici Sonra bizim Faruk geldi. Hâlen Edirne Şubede eksper
olacak. Deneyimli personelimiz ise muhtemelen sıklıkla kendisi. Başka yerdeydi, o verdi bana tüfeğini. Bisikletim
“Vay be!” diyecekler. Öncellikle sizleri tanıyabilir miyiz, hurda oldu orada, tamir ettireyim dedim. Fiyatı
Kuruma kaç yılında başladınız? söyleyince dedim kalsın sana bisiklet. (Gülüşmeler)
M.N: Ben 1979 yılında başladım, Edirne Şube Tabii tüfeği aldıktan sonra vururdum onları, asardım
Müdürlüğünde tartı memuru olarak çalıştım. tellere. Sınır bölgesi tabii orası. Hudut komutanı bir
N.Ç: 1973 yılında da ben başladım. gün geldi. “Bu ne zalim adam, kargaları haşat etmiş!”
F.E: Ben 1974 yılında başladım. Edirne Şube demiş. Geldi teğmen. “Sen ne zalim adamsın ya.”
Müdürlüğünde hizmetli olarak görev yaptım. Ben dedi. “Buyur komutanım.” dedim. “Niye bu kargaları
girdikten iki ay sonra Kıbrıs Harekâtı oldu. asıyorsun?” dedi. “Komutanım gel buraya dedim. Biz
İ.D: Daha emzik ağzımdadır benim o yıllarda. (gülüyor) aldatmaca yaptık. Bir kat toprak, altına naylon, altına bir
F.E: O dönem Karaağaç Ajans Amirliğinde çalışıyordum. toprak daha koyduk. Eşiyor naylon çıkıyor, sonra anlıyor
Kıbrıs Harekâtı nedeniyle sefer görev emrimiz vardı. hayvan tuzak olduğunu. Yine engel olamadık yani.
Benim sefer görev emrim Lüleburgaz’dı, çağırsalardı Bak komutanım, bu benim malım değil. Benim bunu
Lüleburgaz’a gidecektim. Lakin çağırmadılar. O dönem muhafaza etmem gerekiyor. O yüzden ben bu kargayı
Lütfi Emiroğlu, Tekirdağ Şube Müdürü’ydü. Tekirdağ’a öldürmeliyim.” dedim.
geldiğimde “Ferit, gel ya oturalım.” derdi, samimi M.N: Alımı onlar yapıyordu sevkiyatı biz yapıyorduk.
davranırdı. Bana “Nereden geliyor bu samimiyet?” diye Lalapaşa’da çok fazla geçici görevli personel bulunurdu.
sorarlardı. Benim asker arkadaşımdı. M.K: Eskinin geçici görevleri çok daha zordu değil mi?
M.K: Emeklilik günleriniz nasıl gidiyor peki? F.E: Eee tabii, o dönemler nerede şimdiki şartlar?
Hepsi bir ağızdan: “Keşke çalışsaydık.” N.Ç: 1980 yılında gemilere gittim İstanbul’a. Gemiye
M.K: Emeklilik sonrasında neler yapıyorsunuz, vaktinizi çıktık sabahleyin, kimse gelmiyor. Bakıyoruz, kimse yok.
nasıl değerlendiriyorsunuz? Dedim yahu neden gelmiyor kimse? İhtilal olduğunu
N.Ç: Pazarcılık yapıyoruz, çiftçilik yapıyoruz. Emekli öğrendik sonradan. 2 gün boyunca karaya çıkamadık.
olduk ama hâlâ çalışıyoruz. M.K: Müsli Ağabey, sizin var mı bir anınız?
M.K: Ofisi özlüyor musunuz? M.N: Benim hiç unutamadığım anım: Alımın çok yoğun
Hepsi bir ağızdan: “Çok...” olduğu bir dönem, tamim gelmiş diyorlar ki kravat
N.Ç: Çok özlüyoruz. takılacak. Ben Karaağaç’ta kantardayım, durduğum yerde
F.E: Ben Ofise koşarak girdim, koşarak çıktım. de 50 derece sıcak var. Ben atleti sırtımda tutamıyorum.
Lalapaşa’ya yaya olarak gidip geliyordum. Bizim o (gülüşmeler) Müdüre “Ben kravat takamam.” dedim.
dönemde Lalapaşa’da koltuk ambarımız vardı. Şubeye Sağ olsun o da “Nasıl rahatsan öyle çalış.” dedi. Ufak bir
19 km idi. Her gün 3-4 saat boyunca yürüyordum. cam var. Biri geldi tabii kravat falan yok. Dedi: “Buranın
Sonrasında bisiklet aldım, bisikletle gidip gelmeye yetkilisi kim?” Dedim “Benim, buyur sen kimsin?” Dedi
başladım. Bisikletle de 1 buçuk saat civarında sürüyordu. “Sen memur musun?” “Memurum, sen kimsin?” dedim.
Lalapaşa’da işler çok yoğundu. Hatta bisikletim açık
yığınlarda harcandı, gitti. (gülüyor)
M.K: Bisiklet nasıl gitti ağabey?

22

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

“Ben Edirne Valisiyim. Nasıl memursun sen?” dedi. verdiler. Dediler “Süpür bakalım etrafı.” Tabii zor
Dedim “Efendim işte gördüğünüz gibi bir memurum.” geldi bana. “Ben çalışamam bu şekilde.” dedim. Nadir
Rahmetli Mehmet Bey geldi “Sayın Valim benim bu Bey gördü o zaman. Dedi “Sen gel, bir dur bakalım.”
arkadaşı burada tuttuğuma şükredin. Bırakın onu, Süpürgeyi aldı elimden, süpürdü etrafı. Sağ olsun bana
gelin siz.” dedi. Günde 1000 defa oturup kalkıyordum, hiç de süpürge vermedi. Sonrasında kadroyu aldım,
bacaklarım yara olmuştu. Vali geldiğinde ben bugünlere kadar geldik.
sevinmiştim, inşallah kovar beni kaçarım buradan diye.
Sonrasında Müdür Bey ile yığınları dolaştılar. Dönüşte M.N: Şimdiki Ofisçilik kolay tabii artık. Yazın alım
Vali bana gelerek: “Hiç olmazsa bari gömleğini giy.” dedi. bitecek, sevkiyat başlayacak. Ne çileler çektik biz.
(gülüşmeler) “Tamam Sayın Valim giyerim ama ben Kışın çamurda kamyon batardı, kamyonu çıkarmak için
Maliye memuru değilim. Şartlarımızı siz görüyorsunuz.” tüm personel seferber olurduk. Mal sevkiyatı için Avşa
dedim. Ben de bir pervane bile yok, siz de belki klima var. Geçici Ekibine gitmiştik. Oradan dönmek için araba
İ.D: O dönem tabii hep imkânsızlıklarla çalışıldı, zordu. bulamadık, bir tırcı aldı bizi. Yolun yarısına geldik,
M.K: Ben de dâhil olmak üzere genç Ofisçi siyasetten açıldı konu. Adam Demirel’i sevmezmiş. Biz
arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz var mıdır peki? arkadaş ile aramızda muhabbet ederken yolun ortasında
F.E: Sabırlı, saygılı, sevgili ve çalışkan olmalarını tavsiye arabayı durdurdu. “İnin aşağı.” dedi. Dışarısı soğuk,
ediyorum. yağmur yağıyor. “Burada insan bırakılır mı, sende hiç
M.K: Siz nasıl değerlendiriyorsunuz peki bizleri? insaf yok mu?” dedim. “Yok. İnin.” dedi. “İnmiyoruz.”
F.E: Ben derim ki biz çok çalışmışız. Artık bir Ofise dedim. (gülüşmeler) İnmedik arabadan, Kapıkule’ye
gittiğimde, sağa sola baktığımda kendimle iftihar kadar taşıdı artık. Kapıkule’de indik tırdan. Karaağaç’a
ediyorum. Çünkü yeni arkadaşlarımız çok rahat, çalışma minibüs yok, oradan mecbur taksi tutacağız. Cebimizde
ortamları bize göre çok temiz. Biz çektik, onlar zorluk de 2,5 lira para var. Taksiciye gittim “Bizi Ofise götürür
çekmesinler. müsün?” dedim. “Götüreyim.” dedi, aldı bizi dolandıra
N.Ç: Şimdiki rahatlık onları rahatsız bile ediyor dolandıra götürüyor. “Sen bizi neden dolandıra
zannederim. (Gülüşmeler) dolandıra götürüyorsun?” dedim. Hayır, zaten 2,5 lira
İ.D: Hakikaten çok fazla şikâyet geliyor. var. Olmayan parayı nasıl alacak? Ben de bağırdım.
M.N: Demek ki onlar bizim zamanımızda olsa hiç Sen niye dolaştıra dolaştıra getirdin bizi? Al şu 2,5 lirayı
çalışmayacaklardı. git buradan!” dedim. Aldı, gitti artık. Diyeceğim o ki o
N.Ç: Yok çalışmazlardı hakikaten. Mesela Yunus Bey dönemler araba yok, imkân yok, şartlar ağır. 1975-1976
geldi (Edirne Alım Muhafaza Şefi) 3 gün çalıştı, ben Ofisi yılları…
bırakacağım dedi. Ben ikna ettim.
M.K: Yunus Bey bu hikâyeyi sizden de dinleyebilir miyiz? M.K: Ekleyeceğiniz bir şey var mıdır?
Y.T: Ben 1984 yılında geçici personel olarak girmiştim.
Benim ailemin durumu kötü değildi. Ben çalışmak için 3 Emeklimiz Birden: Ofiste anılar bitmez, konuşmaya
girdim, sabah ilk iş olarak benim elime bir süpürge kalkarsak konuş konuş bitmez tabii.

23

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

ÜRETİCİ GÖZÜYLE TMO

Röportaj: Mehmet GÜNEY (Ordu Şube Müdürü)
Röportaj Yapılan Üretici: Olgun TOKSOY

M.G: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? M.G: İlerleyen yıllarda TMO’dan beklentileriniz
nelerdir?
O.T: Ben Ordu ili Altınordu ilçesi Mübarek
Mahallesi’nden Olgun TOKSOY. O.T: TMO’nun geçmişte olduğu gibi gelecekte
de yanımızda olacağına inancımız tamdır.
M.G: Hangi ürünleri yetiştiriyorsunuz? Kaliteli üretmek, ürettiğimizi değerinde
Üretiminizi kaç dekarlık alanda yapıyorsunuz? satabilmek için TMO’yu hep yanımızda görmek
istiyoruz.
O.T: Ben genelde fındık üretiyorum. 30
dekarlık araziden mahsul topluyorum. M.G: Bizleri kırmayıp röportaj yaptığınız
için teşekkür ediyoruz. Son olarak eklemek
M.G: Genellikle hasat ettiğiniz ürünleri nerelere istediğiniz hususlar var mı?
satıyorsunuz?
O.T: TMO’nun daima üreticinin yanında
O.T: Önceliğim TMO. olmasını istiyoruz.

M.G: TMO sizin için ne anlam ifade ediyor?

O.T: TMO bizim için güven, huzur, hizmet
demektir. Bizler satacağımız fındıkla ilgili
tahliller yaptırırken açıkçası tüccara göre
TMO’ya ve TMO’nun yaptığı analizlere
daha fazla güven duymaktayız. Bu da bizim
ürünümüzü TMO’ya teslim etmemiz açısından
önemli bir faktördür. TMO bizler için dost
demek, çiftçinin yetiştirdiği ürünlerin garantisi
demektir. Nasıl ki etle tırnak ayrılmaz, çiftçi ile
TMO’nun ayrılması da mümkün değildir.

M.G: TMO’nun bu seneki alım fiyat politikası
hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

O.T: Tabii ki fındık fiyatlarının 13 TL’den
başlamak üzere kademeli olarak 14 – 15 TL
olması gerektiğini düşünüyorum. Bu fiyatla
alım yapılması durumunda üreticilerin daha
rahat edeceğini düşünüyorum.

M.G: TMO’ya ürün satarken herhangi bir sorun
yaşıyor musunuz?

O.T: TMO’ya ürün tesliminde bu zamana
kadar herhangi bir problemle karşılaşmaksızın
ürünümü teslim ettim. TMO personeli bizi hep
güler yüzle karşıladı ve bizlere yardımcı oldu.

24

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

EKMEK İSRAFINI ÖNLEME KAMPANYASI

Hayrunnisa GENÇARSLAN Yozgat Sorgun Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu Öğrencisi

25

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

NOSTALJİ

ESKİ GENEL
MÜDÜRLERİMİZ

M. Adnan MARAŞLI

10 Ekim 1997 ile 27 Ekim 1999
tarihleri arasında Kurumumuz
Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel
Müdürlüğü görevini yürüten M. Adnan
MARAŞLI 1955 yılında Malatya’da
dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan
MARAŞLI Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
Araştırma Planlama ve Koordinasyon
Kurulu Başkanlığı APK Uzmanlığı,
Çevresel Etki Değerlendirmesi ve
Planlama Genel Müdürlüğünde Genel
Müdür Yardımcılığı, Türkiye Gübre
Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğünde
müşavirlik, Kurumumuz Genel Müdür
Yardımcılığı gibi görevleri yürüttü.

26

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

FAALİYETLERİMİZ

• Sektörlerin ihtiyacının karşılanması ve yurtiçi piyasa dengelerinin sağlanmasını teminen 2017/2018 hububat satış
döneminde; 1 milyon 138 bin ton ekmeklik buğday, 430 bin ton makarnalık buğday, 290 bin ton arpa, 815 bin ton mısır ve
12 bin ton çeltik olmak üzere toplam 2 milyon 685 bin ton hububat satışı gerçekleşmiştir.
• Piyasalarda oluşabilecek spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi ve buğday sektörünün ham madde tedarikinde sıkıntı
yaşamaması amacıyla buğday stoklarımız 09 Ağustos 2018 tarihinden itibaren satışa açılmış olup yaklaşık 140 bin ton
ekmeklik buğday, 11 bin ton makarnalık buğday satılmıştır.
• Kuruluşumuz, Bakanlar Kurulu Kararları ile doğal âfet, kuraklık ve savaş kaynaklı sebeplerden dolayı ihtiyaç sahibi ülkelere
insanî yardım amacıyla un ve pirinç temininde bulunmaktadır. Bu kapsamda; 2005/2018 yılları arasında Pakistan (50 bin
ton un), Filistin (20 bin ton un, 2 bin ton pirinç ), Somali (38 bin ton un), Suriye (180 bin ton un), Yemen (10 bin ton un) ve
Güney Sudan (10 bin ton un) için 410 bin ton buğday karşılığı 308 bin ton un ve 3 bin ton çeltik karşılığı 2 bin ton pirincin
temin ihalesi yapılmıştır. Suriye’ye yönelik un teslimatları devam etmektedir. Güney Sudan sevkiyatı iptal edilmiş olup,
başka bir sevk planı için Kızılay ve AFAD ile toplantı gerçekleştirilecektir.
• 9.05.2018 tarihinde gerçekleştirilen yemlik mısır ithalat ihaleleri neticesinde antrepo teslimli olarak ithal edilen yemlik
mısırlar için firmalarla hesap kesim işlemleri yapılmıştır.
• 29.05.2018 tarihinde gerçekleştirilen yemlik mısır ithalat ihaleleri neticesinde gemi teslimli olarak bağlantısı yapılan
106.350 MT yemlik mısırların hesap kesim işlemleri tamamlanmıştır.
• 018/19 döneminde dünya hububat üretiminin bir önceki sezona yakın bir seviyede 2,1 milyar ton civarında gerçekleşmesi
öngörülmektedir. Tüketimin her yıl artış göstermesi sebebiyle kapanış stokları giderek daralmaktadır. Buna rağmen önceki
yıllarda hububat üretimlerinin bol olması neticesinde kapanış stokları hala yeterli düzeydedir.
• Ülkemizde 2018/19 sezonu hububat üretiminin bir önceki sezona kıyasla %1 azalış göstererek 35,8 milyon ton olması
beklenmektedir.
• Yurt içi ilaç fabrikaları, hastaneler, üniversiteler ile eczanelerin tıbbi ve bilimsel amaçlı morfin ve türev ihtiyacının tamamı
Kurumumuzca karşılanmaktadır. 2018 yılında cari tarih itibariyle 2.113 kg yurt içi morfin ve türev satışı gerçekleştirilmiştir.

2017-2018 DÖNEMİ ALIM MİKTARLARI

27

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

BASINDA TMO

28

Eylül 2018 yıl www.tmo.gov.tr

AĞUSTOS AYI EMEKLİ LİSTESİ

AD/SOYAD İl/İLÇE GÖREV
FARUK ÖZEN AFYONKARAHİSAR ŞUBE TEKNİSYEN (BASKÜL)
NECATİ TUTCU AHLAT AJANS EKSPER
MUHSİN UÇUCU POLATLI ŞUBE EKSPER
YAŞAR DOK POLATLI ŞUBE TEKNİSYEN (DEPO)
METİN GENÇ KIRIKKALE ŞUBE BİLGİSAYAR İŞLETMENİ
ŞEFKET ULAŞ OSMANİYE AJANS ŞOFÖR
UĞUR ÇAMDERELİ İZMİR ŞUBE MEMUR (REYON)
BEKİR CENGİZ AFYONKARAHİSAR ŞUBE BİLGİSAYAR İŞLETMENİ
ALATTİN PERİNCEK KAYSERİ ŞUBE MUHASEBECİ

KAYIPLARIMIZ

Erzurum Şube Müdürlüğü emekli personeli Ali KARADAĞ 19.08.2018 tarihinde hakkın

rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz.

Polatlı Şube Müdürlüğü personeli Yaşar DOK 16.08.2018

tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah’tan rahmet
yakınlarına başsağlığı dileriz.

Afyonkarahisar Şube Müdürlüğü personeli Bekir CENGİZ

20.08.2018 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma
Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz.

29

Eylül 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

Sevgili Ofisçiler,
Şiir mi yazıyorsunuz, karikatür mü çiziyorsunuz ya da anılarınızı mı kaleme alıyorsunuz? Evleniyor musunuz veya oğlunuz/kızınız
mı evleniyor ya da doğum haberleriniz mi var?
Bize yazın, “Sizden Gelenler” köşesinde yayınlayalım.
Gönderileriniz için:
[email protected] mail adresine mail atabilirsiniz.

Bültende yayımlanan yazıların etik, bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar/yazarlara aittir.

30


Click to View FlipBook Version