The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by Toprak Mahsulleri Ofisi, 2018-10-03 03:31:51

Ekim-2018

Ekim-2018

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

İÇİNDEKİLER KÜNYE

4 BAKANIMIZ:”TMO HER ZAMAN Toprak
Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü
ÜRETİCİNİN YANINDADIR.”
Aylık Bülteni
5
Yıl:2 Sayı: 23 Ekim 2018
GENEL MÜDÜRÜMÜZ A HABER’DE
Sahibi
7 KURUMUMUZ, ÇELTİK Toprak Mahsulleri Ofisi
Genel Müdürlüğü Adına
DEĞERLENDİRME
TOPLANTISINA KATILDI Ahmet GÜLDAL
Yönetim Kurulu Başkanı
9 BUĞDAY ALIM BAREMİ
Genel Müdür
ÇALIŞMA TOPLANTISI
YAPILDI Genel Yayın Koordinatörü
Ümit ORHAN
16
Genel Müdür Yardımcısı V.
SİZDEN GELENLER
Sorumlu Birim
22 ŞUBELERİMİZİ Basın Yayın ve Halkla İlişkiler

TANIYALIM Şube Müdürlüğü

29 EKMEK İSRAFINI Yayın Sorumlusu
Kürşat AYGÜN
ÖNLEME KAMPANYASI
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
30 Şube Müdürü V.

NOSTALJİ Editörler
Murat KARANLIK
32
Buket KURT
BASINDA TMO M. Ufuk MİSTEPE

TMO OFİS adıyla yayın hayatına başlayan,
“Ofisçi Olmak” anlayışının pekişmesini
sağlayacak dergimiz hakkındaki görüş
ve önerileriniz ile dergimizin ilerleyen
sayılarında yayımlanmasını istediğiniz yazı,
şiir, resim, vb. çalışmalarınızın dergimizin
her geçen sayıda daha da gelişmesi adına
önemli olduğunu düşünüyor; dergimize
katkılarınızı bekliyoruz.

e-mail
[email protected]

Tel
0 312 416 30 49

2

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

SUNUŞ

Değerli Mesai Arkadaşlarım,

1989 yılından beri birçok konumda görev yaptığım tarım sektörünün önemli bir dinamiği olan TMO
gibi müstesna bir Kurumun Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü görevini üstleneli bir ayı
geçkin bir süre oldu. Bu süreçte yaptığım iş yeri ziyaretleri ile hem sizlerle tanışma fırsatı buldum
hem de Kurumumuzu daha yakından tanıdım.

Kaliteli, verimli bir üretim ile çalışkan ve fedakâr çiftçimizin refah düzeyinin arttırılması için
elimizden geleni yapacak, var gücümüzle çalışacağız Allah’ın izniyle bugüne kadar birçok stratejik
tarım ürününde kendisine verilen her görevin üstesinden layıkıyla gelen Kurumumuz, bundan
sonraki süreçte de çalışmalarında hep daha ileri ilkesiyle hareket edecek ve inşallah Türk çiftçisinin
memnuniyetine memnuniyet katacak. İş yeri ziyaretlerimde gördüğüm sizlerin yoğun gayreti ve
çalışma arzusu bu düşüncemi daha da perçinledi.

Devletimizin bize vereceği her türlü görevi; azimli, emektar personelimiz ve Kurumumuzun köklü
geçmişinden aldığımız tecrübeyle başarıyla yerine getireceğimize inancım tamdır. Gayretlerimiz,
ülkemizin 2023 yılı hedeflerine daha hızlı gitmesine, daha müreffeh bir hâle gelmesine katkı
sağlayacak.

Daha önceden olduğu gibi bundan sonra da kurum içinde iletişimimizi arttıracak ve bizleri sizlerle
buluşturacak olan Ofis Bülten’in ekim sayısı vesilesiyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mızın 95. yıl
dönümünü kutluyor, esenlikler diliyorum.

3

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

BAKANIMIZ:”TMO HER ZAMAN ÜRETİCİNİN
YANINDADIR.”

Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli İzmir Ticaret İkincisi de tüketiciyi koruyacağız.” diye konuştu.
Borsasında (İTB) sezonun ilk çekirdeksiz kuru Bakanımız ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi ve
üzüm ve kuru incirinin borsaya getirilmesi Tarım Kredi Kooperatifleri olarak her zaman
nedeniyle düzenlenen sembolik açık artırma üreticinin yanında olduklarını vurgulayarak:
törenine katıldı. Bakanımıza aralarında Yönetim “Mazota, gübreye ve biyolojik mücadeleye
Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet zaten desteklerimiz devam ediyor. Bunları da
GÜLDAL’ın da bulunduğu çok sayıda Bakanlık artırarak devam ettireceğiz.” dedi.
bürokratı iştirak etti. Konuşmaların ardından sembolik açık artırmayla
PAKDEMİRLİ törenin açılışında yaptığı Manisalı üretici Yusuf Avşar’ın getirdiği
konuşmada “5 yıllık bir iş planını yazıyoruz çekirdeksiz kuru üzüm kilogramı 350 liradan
şu anda. İnşallah ekim ayı içinde bunu İzmir Ticaret Borsası, Mustafa Gümüşoğlu’nun
kamuoyuyla paylaşıyor olacağız. Amacımız Aydın’ın Nazilli ilçesinden getirdiği kuru incir de
üreticiyi güldürmek ve aynı zamanda tüketiciyi yine kilogramı 350 liradan Ege İhracatçı Birlikleri
ezdirmemek. Bakanlık olarak iki ana görevimiz tarafından satın alındı.
var. Biri üreticiyi enflasyona ezdirmeyeceğiz.

4

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

GENEL MÜDÜRÜMÜZ A HABER’DE EKMEK İSRAFI
HAKKINDA DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU.

Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet GÜLDAL, ekmek israfıyla ilgili
A Haber’e değerlendirmede bulundu.
Genel Müdürümüz Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Kurumumuz tarafından
başlatılan “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” üzerine gerçekleşen bağlantıda;
“Kampanya ‘da 5 yıllık bir dönemi geride bıraktık. Bu aralık diliminde kamuoyu bilincinin
oluşturulması ve israfın önlenmesi noktasında büyük mesafeler alındı. Kampanya ile
2,8 milyar TL millî ekonomimize katkı sağlandı.” dedi.

Ekmek israfına yol açan faktörlere değinen GÜLDAL; fırın ve marketlerden ihtiyaçtan
daha fazla ekmek alınması ve ekmeğin uygun olmayan koşullarda saklanması ekmek
israfının artmasına yol açtığını belirterek “Üretim ve tüketim noktalarında halkın
bilinçlendirilmesi, israfının azalması, tam buğday ekmeği tüketim hassasiyetin oluşması
için gereken çalışmalar yapılacaktır.” dedi.

5

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

TUSAF SEKTÖR TOPLANTISI SAMSUN’DA
GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Karadeniz Un Sanayicileri Derneğinin (KUSAD) ev sahipliğinde Samsun’da gerçekleştirilen
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonunun (TUSAF) “Hasadın Ardından” temalı Genişletilmiş Sektör
Toplantısına Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet GÜLDAL katıldı.
Genel Müdürümüz, toplantının açılış konuşmasında 2018 yılının hububat üretimi bakımdan
problemli geçtiğine vurgu yaparak “TMO olarak çeşitli alımlar yaptık ve stoklarımızı takviye ettik
Ve Ağustos ayından itibaren de stoklarımızı açtık. Dünya hububat üretiminde de ciddi sıkıntılar
yaşandı. Buğday üretimi 42 milyon ton azalarak 716 milyon tona, arpa üretimi 6 milyon ton
azalarak 140 milyon tona düşerken mısır üretimi ise 19 milyon ton üzerine çıkarak 1,07 milyar tona
yükseldi.”
Konuşmasında tarımın ülkemiz için önemli olduğunu belirten GÜLDAL “250 bin ton ekmeklik
kaliteli buğdayın ithalini gerçekleştirmek için ihalelerimizi tamamladık. Bu takviye süreci, ihtiyaç

olduğu sürece devam edecektir. Yaşanan
fiyat artışları hububat üreticilerimizi
tereddüte düşürmüştü. Bu tespitin ardından
Bakanlığımız 2019 yılı hububat primlerini 5
kuruştan 10 kuruşa çıkardı. Gübre satışlarında
yüzde 15’lik bir indirim söz konusu oldu.
Yine mazot gübre desteklerinin bir kez
daha ele alınarak 2019 yılı Ekim döneminde
yeniden hesaplanması ve üretici lehine bir
yansıması olması neticesinde bir çalışma
yapıldı. TMO olarak 2019 yılında da hububat
üreticilerini mutlu edecek bir fiyatla alım
yapma teşebbüsünde bulunağımızı da ifade
ediyorum” dedi ve sektör temsilcilerine
gelecek yıllarda sözleşmeli ekime başlanması
tavsiyesinde bulundu.

6

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

KURUMUMUZ, ÇELTİK DEĞERLENDİRME
TOPLANTISINA KATILDI

Çeltik hasadı, Balıkesir-Gönen’de başladı. 2018 yeni çeltik hasat döneminin başlaması münasebetiyle,
Gönen Ticaret Borsası tarafından düzenlenen hasat ve piyasalara ilişkin değerlendirme toplantısına
sektörün ileri gelenleri, yerel basın mensupları, Kurumumuzu temsilen Alım ve Muhafaza Dairesi Başkanı
Cihan SOYALP ile personelimiz katıldı.

Toplantıda Cihan SOYALP tarafından yeni başlayan çeltik hasadı ve piyasalara yönelik değerlendirmeler
yapılarak Kurumumuzun çeltik politikalarına ilişkin bilgiler verildi. Toplantıda ayrıca üretici, sanayici ve STK
temsilcilerinin görüş ve değerlendirmeleri doğrultusunda karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu.

7

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

LABORATUVARIMIZDA TÜRKAK
DENETİMİ YAPILDI

Yapılan tüm iş ve işlemlerin tam bir titizlikle yerine getirildiği ve TS EN ISO/IEC 17025 Standardı’na
sahip olan Ürün Teknolojisi ve Laboratuvar Şube Müdürlüğümüz, 19 Eylül 2018 tarihinde Türk
Akreditasyon Kurumu tarafından gözetim ve kapsam genişletme denetimine tabi tutuldu.
Hububat ve yağlı tohumlar alanında ülkemizde güvenilirliğin ve kalitenin simgesi hâline gelen, ilerleyen
günlerde kapsam genişletme ile 19 akredite deney sayısını 21’e çıkaracak olan Laboratuvarımız,
denetimden başarı ile geçti.
Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite olan; modern altyapısı, tecrübeli personeli
ile Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında “hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar” ürün
gruplarında “Referans Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar” olarak hizmet veren Laboratuvarımız,
ülkemiz hububat sektörüne güven vermekte ayrıca yaptığı iş ve işlemlerde uluslararası kabul
görmektedir.

8

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

BUĞDAY ALIM BAREMİ ÇALIŞMA
TOPLANTISI YAPILDI

Toplantıda tescili yapılmış olan buğday çeşitlerinin kalite performansları incelenerek 2019 yılında
uygulanması düşünülen “Taslak Buğday Alım Baremi”nde yer alacak çeşitlerin grupları belirlendi.

Kurumumuz koordinatörlüğünde Bakanlığımızın ilgili birimleri, TSE, Tarım Kredi, Ulusal Hububat
Konseyi, ticaret borsaları, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği,
Pankobirlik, Orta Anadolu İhracatçıları Birliği ve özel sektör temsilcilerinin yer aldığı geniş katılımlı
“TMO Barem Değerlendirme Toplantısı” 26 Eylül 2018 tarihinde Kurumumuz Güvercinlik Ek Tesisleri
Eğitim Şube Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirildi.

9

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

ŞUBELERDEN HABERLER

TMO SİVAS TARIM FUARI’NA KATILDI

Kurumumuz, 5’incisi düzenlenen “AGRO Sivas Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı”na katıldı.

Sivas Fuar Alanı’nda 04-08 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Fuar’ın açılışına Sivas Valisi
Davut GÜL, milletvekilleri ve il protokolü katıldı.

Açılış sonrası standımızı ziyaret eden protokol heyeti ve katılımcılara Lisanslı Depoculuk Şube
Müdürü Gökhan GÜRBÜZ, Sivas Şube Müdürü Hasan BOLAT ve personelimiz tarafından lisanslı
depoculuk sistemi, Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası ve TMO faaliyetleri konusunda bilgi verildi.

Katılımcılar tarafından büyük ilgi gösterilen standımızda Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası
materyali dağıtımı ile bayat ekmeklerden yapılmış ikramların sunumu gerçekleştirildi.

KURUMUMUZ SAMSUN TARIM FUARINA KATILDI

Ekmek israfında farkındalık yaratmak,
israfın boyutlarını anlatıp en aza indirmek
amacıyla Samsun 4. Tarım, Hayvancılık
ve Teknolojileri Fuarına Samsun Şube
Müdürlüğü katılım sağladı. Ekmek israfı ile
ilgili olarak araştırma kitabı, broşür, bayat
ekmekli yemek tarifler kitabı ve çocukların
dikkatini çekmek amacıyla da boyama
kitabı ve yapboz dağıtıldı. Standı Samsun
Valisi Sayın Osman KAYMAK ve Samsun
Milletvekili Sayın Fuat KÖKTAŞ ziyaret
etmiş olup kendilerine bilgi aktarıldı.
10

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

EĞİTİM KÖŞESİ

GENEL MÜDÜRÜMÜZ HİZMET İÇİ EĞİTİM PROGRAMINI ZİYARET ETTİ.

Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürümüz Ahmet GÜLDAL Teknik İşler Dairesi Başkanlığı Emlak
Şube Müdürlüğü tarafından Güvercinlik Ek Tesislerinde Eğitim Şube Müdürlüğünde düzenlenen taşra
teşkilatımızda görev yapan teknik işler servis şeflerine yönelik verilen “İmar Mevzuatı ve Gayrimenkul
Değerlendirme Eğitimi”ni ziyaret etti.
Genel Müdürümüz, bir süre takip ettiği eğitim programında Emlak Şube Müdürlüğünün iş ve işlemleri
ile alakalı bilgi de alarak personel ile sohbet etti. GÜLDAL, personele yönelik düzenlenen hizmet
içi eğitimlerin önemine vurgu yaparak çalışmalarda burada alınan bilgilerin mutlaka uygulanması
gerektiğini belirtti.
Genel Müdürümüz eğitimin hayırlı olmasını dileyerek personele çalışmalarında başarılar diledi.

11

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

HUKUK VE
MEVZUAT KÖŞESİ

Mustafa EKİNCİ
Şef V.
Basın Yayın ve Halkla
İlişkiler Şube Müdürlüğü

BİLGİ EDİNME BAŞVURULARI

4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununa göre bilgi belirtilmektedir. Kurumumuz bu sürelere gerekli
edinme kanunun amacı; “demokratik ve şeffaf hassasiyeti göstererek “başvuruları en kısa zamanda
yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık cevaplandırılan” kurumlar arasına dahil edilmiştir.
ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme Almış olduğumuz bu unvanı devam ettirebilmek ve
hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri Kurumumuzaleyhineoluşabilecek olumsuzlukları
düzenlemektir.” şeklinde belirtilmiştir. önlemek amacıyla merkez ve taşra birimleri olarak
bu konuda gerekli hassasiyeti göstermeye devam
Bilindiği üzere bilgi edinme başvuruları etmemiz gerekmektedir. Bu amaçla Kurumumuz
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü CİMER kullanıcılarının https://portal.cimer.gov.tr/
tarafından cevaplandırılmaktadır. Bilgi Edinme web adresini sürekli, düzenli ve sıkça takip etmesi
Hakkı Kanununa göre bilgi edinme başvurularının gerekmektedir.
cevaplandırılma süreleri 15 iş günü olarak

12

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununa göre bilgi edinme teşkilat yapıları ile iç işleyişlerinin belirlenmesine
kanunun amacı; “demokratik ve şeffaf yönetimin gereği ilişkin süreçler devam etmekte olup, BİMER ve/
olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak veya CİMER koordinasyon görevini yürüten tüm
kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas personelin ilgili mevzuat çerçevesinde görevlerine
ve usulleri düzenlemektir.” şeklinde belirtilmiştir. sürdürmeleri ve hizmetlerin aksamaması için
gerekli hassasiyeti göstermeleri önemle rica
Bilindiği üzere bilgi edinme başvuruları Basın olunur. NOT: 9 Temmuz 2018 tarihi itibariyle
Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü tarafından tüm başvurular www.cimer.gov.tr adresine
cevaplandırılmaktadır. Bilgi Edinme Hakkı Kanununa yönlendirilmekte olup eski CİMER adresi (cimer.
göre bilgi edinme başvurularının cevaplandırılma tccb.gov.tr) üzerinden başvuru alınmamaktadır.
süreleri 15 iş günü olarak belirtilmektedir. Kurumumuz Eski sistem üzerinde kalan ve bir süre daha
bu sürelere gerekli hassasiyeti göstererek “başvuruları e-posta üzerinden (PDF eki olarak) iletilmeye
en kısa zamanda cevaplandırılan” kurumlar arasına devam edecek olan CİMER başvurularının, önceki
dahil edilmiştir. Almış olduğumuz bu unvanı devam usul ve esaslar çerçevesinde işleme alınması
ettirebilmek ve Kurumumuz aleyhine oluşabilecek gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
olumsuzlukları önlemek amacıyla merkez ve
taşra birimleri olarak bu konuda gerekli hassasiyeti 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununa göre
göstermeye devam etmemiz gerekmektedir. Bu amaçla Bilgi edinme başvurusu, başvuru sahibinin adı
Kurumumuz CİMER kullanıcılarının https://portal.cimer. ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini,
gov.tr/ web adresini sürekli, düzenli ve sıkça takip etmesi başvuru sahibi tüzel kişi ise tüzel kişinin unvanı
gerekmektedir. ve adresi ile yetkili kişinin imzasını ve yetki
belgesini içeren dilekçe ile istenen bilgi veya
Daha önceki yıllarda Başbakanlık İletişim belgenin bulunduğu kurum veya kuruluşa yapılır.
Merkezi (BİMER) tarafından yürütülmekte olan bilgi Bu başvuru, kişinin kimliğinin ve imzasının veya
edinme faaliyetleri Cumhurbaşkanlığı hükümet yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak
sistemi ile beraber tek bir merkezde toplanarak başka bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) olarak kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim
faaliyetlerini sürdürmektedir. araçlarıyla da yapılabilir. Dilekçede, istenen bilgi
veya belgeler açıkça belirtilir.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)
internet ana sayfasında; “Sistem Geçişi Hakkında” Bununla beraber Cumhurbaşkanlığı İletişim
başlığı altında yer alan duyuruda; “9 Temmuz 2018 Merkezi (CİMER)’e tüm vatandaşlarımız CİMER’in
tarihinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine internet sitesi olan http://www.cimer.gov.tr
resmen geçişle birlikte Başbakanlığın başlıca görev adresine girerek “Başvuru Yap” bölümünden
ve yetkileri Cumhurbaşkanlığına devredilmiştir. Bu gerekli alanları doldurarak başvuruda
çerçevede Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) bulunabilirler.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) olarak
vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam edecektir.
Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar ve Kurumların

13

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

SAĞLIK KÖŞESİ

Kaynak: İHA

Dr. Belma Yeşilada
İç Hastalıkları Uzmanı

HORMON BOZUKLUKLARI METABOLİZMAYA ETKİSİ

Metabolizma vücudun alınan kaloriyi enerjiye ‘’Gece uykusuna dikkat etmek metabolizma için
dönüştürmesidir. Bu durum kişiden kişiye değişiklik önemli’’
göstermektedir. Metabolizma hızını etkileyen Yetersiz uyku, açlık hormonunu artırırken tokluk
faktörleri genetik, cinsiyet, yaş, çevresel etmenler, hormonunu azaltır; insülin direncine ve obeziteye
beslenme şekli ve hastalıklar olarak sıralayabiliriz. yol açar. Ayrıca metabolizmayı yavaşlatır. Günlük
Erkeklerin metabolizması kadınlardan daha uyku ihtiyacı yaşa göre değişkenlik gösterir. Sağlıklı,
hızlıdır ve yaşlanma ile metabolizmamız yavaşlar. yetişkin bir insanın günlük uyku ihtiyacı 7-9 saat
Soğuk hava yağ yakımını artırarak metabolizmayı kadardır. Çocukluk döneminde bu ihtiyaç artarken
hızlandırırken sıcak havada metabolizma yaşla beraber azalmaktadır.
yavaşlar. Proteinden zengin beslenmek ve spor ‘’Metabolizma için beslenme önerilerine dikkat
yapmak metabolizma hızının artmasını sağlar. edilmeli’’
Depresyon, düzensiz uyku, insülin direnci, hormon 3 ana, 3 ara öğün tüketmeli; az ve sık
bozuklukları, sık kilo alıp verme, hareketsiz yaşam beslenmeliyiz. Bu durumda kanda insülin hormonu
ise metabolizmayı yavaşlatır. Bu da kilo artışını düzenli salgılanır, dengede kalır ve metabolizma
ve sağlık sorunlarını beraberinde getirir. Yani hızlanır.Metabolizmayı hızlandıran beslenme
metabolizmanın hızlı çalışması da yavaş çalışması önerileriKarbonhidrat ve protein tüketiminin
da önemsenmelidir. miktarına dikkat etmek: Yüksek glisemik indeksli

14

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

karbonhidratlar (hamur işleri, şekerli gıdalar, beyaz ekmek gibi) vücutta yağ depolanmasını arttırarak
metabolizmayı yavaşlatırken proteinli (et, tavuk, balık, yumurta gibi) gıdalar tokluk hissi yapması yanı
sıra karbonhidrat ve yağa göre metabolizmayı yüzde 30 daha fazla arttırır. Aldığımız gıdaları sindirirken
de enerji harcarız. Bu nedenle yemek yemek metabolizmayı hızlandıran bir durumdur. Buna termik etki
denir. Proteinlerin termik etkisi fazladır.

Günlük su tüketimine dikkat etmek: Hücresel düzeyde metabolik olaylar için su çok önemli bir
maddedir. Eğer kişinin sağlık açısından engel bir durumu yoksa günlük 2-2,5 l su tüketilmelidir. Kişinin
mesleğine, günlük fiziksel aktivitesine göre bu ihtiyaç değişebilir. Yaz aylarında terlemeyle vücuttan sıvı
kaybı artacağından günlük su ihtiyacı da artabilir.

Baharatlar: Kırmızı biberdeki kapsaisin metabolizmayı hızlandırır. Tarçın tüketimi tokluk hissi verir
ve kan şekeri seviyesini düzenlemeye yardımcı olur. Ayrıca zencefil, zerdeçal, vanilya ve hardal gibi
baharatların da metabolizma hızlandırıcı etkileri vardır. Yeşil çay ve kahve metabolizmayı hızlandıran
içeceklerdir. Herhangi bir hastalığı olmayanlarda günlük 2 fincandan fazla tüketimi önerilmemektedir.

Lifli beslenmek: Lif yani posa yiyeceklerin sindirilmeyen kısmıdır. Bağırsak hareketlerini düzenlemesi,
uzun süre tokluk hissi sağlaması ve glisemik indeksinin düşük olması sayesinde kan şekerinin dengede
kalmasını sağlaması bakımından önemlidir. Tam buğday ya da kepekli ekmek, yulaf, ananas, greyfurt,
kuru erik, kuru kayısı, armut, elma, kereviz, yeşil yapraklı sebzeler, kuşkonmaz gibi birçok yiyecek lif
bakımından zengindir.

Kuruyemiş tüketmek: Kuru yemişler ara öğünlerde tüketilmesi uygun, içerdiği yağ asitleri sayesinde
kalp için de sağlıklı besinlerdir. Midede kalış sürelerinin uzun olması nedeni ile uzun süre tokluk hissi
sağlar. Sindirilmesi için fazla enerji harcanır. Ara öğünlerde ölçülü miktarda ceviz, çiğ badem ve fındık
tüketmek metabolizma hızını arttırır.’’

Kalsiyum içeren besinler: Günlük yeterli kalsiyum tüketimi metabolizmayı hızlandırır. Yağsız süt ve
yoğurt en iyi kalsiyum kaynağıdır. Ayrıca pekmez, fındık, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru meyveler de
sağlıklı kalsiyum kaynaklarıdır.’’

Orta seviyeli ve uzun süreli yapılan egzersizler metabolizmayı hızlandırıyor. Ağırlık egzersizleri kalori
harcamanın dışında vücutta kas kitlesinde artışa bağlı olarak metabolizmanın hızlanmasını sağlıyor.

15

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

SİZDEN GELENLER

M.Ufuk MİSTEPE
APK Dairesi Başkanlığı
Uzman

İŞLETMELERDE BİLGİ YÖNETİMİ

Ekonomide sürekli rekabet üstünlüğünün en güvenilir kavramı ve felsefesinin özünü vurgular. Enformasyondan
kaynağı bilgidir ve bilgi, işletmelere sürdürülebilir farklı olarak kişilerin beyinlerinde yerleşmiş olan bilgi,
rekabet avantajı sağlayan önemli kaynakların başında onların enformasyonu yorumlamalarının sonucu olarak
gelmektedir.1 Şimdilerde artık değerler, verim ve ortaya çıkar. Enformasyonun yorumlanmasına bağlı olarak
yenilikle yaratılmaktadır. Bunların ikisi de bilginin işe kişinin bilgi üretmesi ya da üretmemesi söz konusudur.4
uygulanmasıyla olur.2 “Bilgi” kamu kurumlarında stratejik Veriden enformasyona, enformasyondan bilgiye, bilgiden
bir kaynak olarak kurumun yenilik yaratma potansiyelini bilgeliğe doğru seyir gösteren BİLME (knowing) bütünü;
arttıran bir faktör olarak önem kazanmaktadır. Günümüzde piramit olarak düşünüldüğünde piramidin tabanında veri,
kamu kuruluşlarının bilgi toplumuna dönüşümde tepesinde ise bilgelik yer alır. (Mac Morrow, 2001, s.385;
e-devlet uygulamaları ve e-dönüşüm projeleriyle kabuk Townley, 2001, s.46)4
değiştirdikleri bilinmektedir.3 Fındığın baremde verilen tarifine, ölçüm ve değerlerine
İşletmelerin en değerli varlığı çalışanların sahip olduğu bakarak randıman tespitini yapmak açık bilgi; bir uzman
bilgidir. Bu nedenle işletmeler, yapısal sermayelerinin eksperin aynı tespiti el yordamı ve gözlemsel tecrübî
yanında insan sermayesine de odaklanarak işletme bakışla mükemmel yapması ise örtülü (kapalı) bilgidir.
bilgisinin dışında çalışanların bilgisini de geliştirmeye Bolvadin Alkaloid Fabrikasının işlevselliğini gözlemledikten
çalışmaktadırlar.1 Bu amaçla uygulanan eğitim sonra rapor yazılmasında olduğu gibi kapalı bilgi açık
programlarıyla üretilen bilgilerin değerlendirilerek bilgiye dönüşecektir (dışsallaştırma süreci). Sosyalleşme
kullanılması imkân dâhiline girmektedir. süreci olarak ifade edilen kapalı bilgiden kapalı bilgiye
Bilgiyi problem çözme veya karar verme amacıyla dönüşüm ise fabrika içinde, seminerlerde, çıraklıkta ve
enformasyonun organize edilmesi ve anlaşılır hâle konferanslarda oluşmaktadır. Birleştirme süreci olarak ifade
getirilmesi için analiz edilmesi şeklinde tanımlayabiliriz edilen açık bilgiden açık bilgiye dönüşüm de açık bilgilerin
[Turban (1992: 34)]. Yani bilgi, insanın geçmişte kopyalanarak dağıtılması sürecidir. İçselleştirme süreci
öğrendikleri ile deneyimlerinin bir toplamıdır. olarak ifadesini bulan açık bilgiden kapalı bilgiye dönüşüm
İşletmeler açısından veri, yapılan işlemlerin belli biçimde ise yaparak öğrenilip elde edilen bilgiler ile okunan fabrika
tutulmuş kayıtlarıdır. Veri sadece olup bitenlerin bir raporlarının önceki bilgilerle birleştirilmesidir.
bölümünü açıklar; içinde değerlendirme, yorum yoktur ve Örgütsel bilgi, bireysel bilgiye göre çok daha güvenilir ve
karar vermek açısından güvenilecek bir temel oluşturamaz.1 şirket açısından stratejik önemi daha fazladır.1 Onun temel
Veri, enformasyon yaratmak için vazgeçilmez bir ham rekabet silahı olduğunun fark edilmesi ve stratejilerini
maddedir.4 Enformasyon ise düzenli ve kullanılabilir geliştirmede kilit etken olarak kullanımının öneminin
verilerdir. Yöneticilerin bugünkü ve gelecekteki kararları bilincine varılması, şirket bilgisinin yönetilmesi gerektiği
için gerçek bir değer taşıyan, anlamlı bir biçimde kavramını da gündeme getirmiştir.4 Bireysel bilginin
işlenmiş verilerdir.1 Piramitte verinin üstünde yer alan örgütsel bilgiye dönüştürülmesi bilgi yönetiminin temel
enformasyon; bir başka deyişle işlenmiş, düzenlenmiş, amaçlarından biridir. (Chua, 2002: 70-75).
ilişkilendirilmiş ve anlam katılmış veridir. Bilgi ise kişinin Bilgi yönetimi, yalnızca iş dünyasında değil, kamu
beynindedir, özümsenmiştir; onun çalışma, öğrenme ve kuruluşlarında, mal ve/veya hizmet üreten, kâr amacı
deneyim yoluyla kazandıklarının toplamıdır.4 güden veya gütmeyen bütün kuruluşlarda performansı
Bilgi ile enformasyon arasındaki fark, bilgi yönetimi geliştirmek için uygulanan bir süreçtir.4

16

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

Bilgi yönetimi süreci; bilginin üretilmesi, içselleştirilmesi, kurulmuştur. Bu birimleri “Piyasa Takip” gibi dar bir açıdan
paylaşılması, kullanılması, değerlendirilmesi ve ölçülmesi yapılandırdığınızda “piyasa” enstrümanı dışında kalan ham
aşamalarını içermektedir.1 Bilgi yönetiminin amacı; karar madde girdileri, personel ve insan ilişkileri, eğitim, yatırım,
vermeyi, üretimi, kaynak aktarımını, rekabeti, sürekliliği, maliyet, verimlilik, güvenlik, projelendirme, planlama,
gelişimi isabetlendirmek ve hızlandırmak için kurum içindeki koordinasyon, hukuk, dış ilişkiler, basın ve yayın, mevzuat
örtülü bilgiyi açığa çıkararak, açık bilginin ise dolaşımını gibi konular oluşturacağınız BİLGİ BANKASI rezervlerinde
sağlayarak kurumun verimine katkı yapacak doğru kişilere en maalesef yer almayacaktır. Oysa APK Dairesi Başkanlığı
uygun biçimde ulaştırmaktır (Çapar, 2003: 422). bünyesinde teşkilatlandırılması gereken bu birimin genel
Şirketler güvenilir ve rekabet avantajı sağlayabilir bilgiyi mahiyette RAPORLAMA (bir nevi ilâç prospektüsü hazırlama)
taklit etme, satın alma ve kiralama yoluyla elde ederler. düzenine girmesi Bilgi Yönetimi açısından en can alıcı noktayı
Bilgiyi taklit etme, bir şirketin diğer bir şirketteki başarılı bir oluşturur. Böylece Makam’a arz edilecek her türlü çizelgedeki
uygulamayı veya herhangi bir konuda üretilen yeni bilgiyi rakamsal ve istatistiki veriler, raporlama disiplini içerisinde
örnek alarak kendisine uygulaması ve kullanmasıdır. Bilginin yorum kabiliyeti kazanır ve geleceğe dair projeksiyonlarda
Satın alınması ise bilgiye sahip olan bir kuruluşu satın almak enformatif bilgiye dönüşür ve artı değer yaratır.
ya da bilgili insanları işe almakla mümkün olur. Bilginin Böylece ÜST YÖNETİCİ; uzmanın enformasyonu ortaya
kiralanması demek bilginin kaynağını kiralamak demektir. İlk çıkarması için uygun bir araç kullanması, bilgiyi yorumlama ve
örnek belirli bir konu veya proje için danışman kiralamaktır.1 uzmanın mantıklı düşünme sürecini ve temelinde yatan bilgiyi
Elde edilen bilgiyi sadece korumak ve dosyalamak bir anlam anlaması, uzmanın düşünce, süreç veya çözümlerini gösteren
ifade etmemektedir. Firmaya rekabet avantajı sağlayan şey kuralları geliştirmek için yorumlama gücünü kullanması2
soyut bilgi değil bilginin etkin bir biçimde kullanımı, bu bilgiyi sayesinde bilgiye egemen olma sürecini başarıyla noktalamış
ihtiyacı olan personele kullandırtmaktır. Örneğin toptan ecza olur.
deposunda stoklanan ilaçları listelemek birer veridir. Onları Sonuçta tek başına teknoloji kullanımının artan rekabet
eczanede raflara koyarak klase edip reçete karşılığı hastalara ortamında avantaj elde etmeye yetmediği fark edilmiş,
sunmak birer enformatif alışveriştir. İlaçların içerisinde yer daha çok enformasyonun kendisinin kullanımının özellikle
alan PROSPEKTÜSLER ise veri ve enformasyonu bilgiye enformasyonun bilgiye dönüştürülmesinin şirketin özgün
dönüştüren raporlardır. yeterliliğini, performans ve verimliliğini artırmayı olanaklı
Başta yöneticiler olmak üzere tüm çalışanlar “bilginin kılacağı kabul edilmiştir (Mac Morrow, 2001, s.391) .4
yönetilmesi” gereğine inanmalıdırlar. Bu espriye dayalı bilgiyi Kurumsal yapılandırma mimarisinde çatıyı BİLGİ
değerlendirme ve ölçme ise bilginin organizasyona ne ölçüde YÖNETİMİ’nin oluşturduğunu3 ve toplumumuzda, bilginin
katkı yaptığını hesaplama anlamını taşır. Kurumlar genelde en önemli kaynak, bilgi işçilerinin de hâkim grup olacağını
sadece veri bankaları oluşturarak bilgi kirliliğine sebep olan asla unutmayalım!2
veri karmaşasında tıkanır ve boğulup kalırlar. Prospektüs
örneğinde olduğu gibi bu verileri tablo ve çizelgelerden KAYNAKÇA
irdeleyip enformel bilgiye dönüştürüp raporlayamazsak 1 UZUN, Hatice / DURNA, Yrd. Doç. Dr. Ufuk – İşletmelerde Rekabet
hastamız (yani sorunlu işletmemiz) sağlığına kavuşamayacak Unsuru Olarak Bilgi Yönetimi, Niğde Üniversitesi, İİBF Dergisi,
ve belki de ölecektir (işletmenin iflâsı). Bu benzetiş, ilaçlarla Haziran 2008, Cilt:1, Sayı: 1, 33-40.
dolu eczane içerisinde ilacı ve kullanım dozajını bilmeyen bir 2 GÜÇLÜ, Prof. Dr. Nezahat / SOTIROFSKI, Kseanela – Bilgi Yönetimi,
hastanın komaya girmesine ya da hayatını yitirmesine benzer. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, Güz 2006, 4 (4), 351-371.
Verileri kullanmasını bilemezseniz işletmenizin sorunlarına 3 BENSGHIR, Prof. Dr. Türksel Kaya – Bilgi Sistemleri ve Bilgi
çözüm bulamayabilirsiniz. Yönetimi, TODAİE eDevlet Merkezî Bilgi Yönetimi Semineri, 23
Bilgi üretmek her örgütün hedeflediği fakat çok da güç olan Kasım 2011.
bir iştir.2 Bilgi üretimini sağlamak ve değerlendirmek adına 4 SÜTCÜ, Yrd. Doç. Dr. Cem S. (Danışman) / Haz.: A. ÖZÜN, B.
bazı kurumlarda “Takip ve Değerlendirme Şube Müdürlükleri” REİS, Ş. İPEK, Y. BUDAK – Bilgi Yönetimi (2005 – 2006 Bahar Yarıyılı
Projesi), Kasım 2005, İst.

17

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

SİZDEN GELENLER

Ahmet CAN
Derince Şube Müdürlüğü
Uzman

ÜRETİM SEFERBERLİĞİ VE PRODÜKTİVİTE

Ülkemiz nüfusu 81 milyona ulaşmıştır. Yakın tüketimin had safhada olduğu; öngörülenlerin
gelecekte 100 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. çok üzerinde bir tüketimin gerçekleştiği
Ülkemizin konumu itibarıyla çalkantılı ve savaş görülmektedir.
ortamında olan Orta Doğu ülkelerine yakın İnsan hayatının devam ettirilebilmesi için
olması sebebiyle devamlı göç almaktadır. Suriye, beslenme vazgeçilmez bir unsurdur. Beslenmede
Irak, Afganistan ve çevre ülkelerden ülkemize ise buğday, dünyada en çok üretilen ve tüketilen
4,5 milyona yakın göçmen-mülteci geldiği beslenme bitkisidir ve temel besinlerin ham
bilinmektedir. maddesidir. Dünyada buğday ekim alanları ve
Ülkemizin doğal güzelliği ve deniz kıyılarındaki üretimi nüfus artışına paralel olarak artmakta
turizm potansiyeli de düşünüldüğünde 100 iken ülkemize bakıldığında 1990 yılında 9,4
milyona yakın turist, her yıl ülkemizi ziyaret milyon hektar ekim alanı ve 20 milyon ton
etmektedir. üretim gerçekleşmiştir. 2017 yılında 7,6 milyon
Ülkemiz, Dünya Küresel İnsani Yardım Raporu’nda hektar ekim alanı ve 21,5 milyon ton üretim
açıklandığı üzere en çok insani yardım yapan ülke gerçekleşmiştir. Son 30 yıla bakıldığında ekim
olarak dünya birincisi konumundadır. alanlarının daraldığı, buna rağmen üretimin 16 -
Tüm bunları alt alta koyduğumuzda nüfus artışı, 22,5 milyon ton arasında kaldığı, ekim alanlarını
göçmen nüfusun yoğunluğu, turist sayısının artışı artırmadan birim alan verimini artırarak üretimin
ve diğer ülkelere yapılan yardımlardan dolayı belirli bir bantta kaldığı görülmektedir.

18

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

Son dönemde ülkemizdeki teknolojik gelişme torunlarımız için; artan nüfusun yeterli ve dengeli
ve atılımlarla yüksek verimli çeşit kullanımı, beslenebilmesi için üretim seferberliği ile üretimi
sertifikalı tohumluk kullanımının yaygınlaşması, artırmamız gerekmektedir. Bunun için;
üretim tekniklerinin yenilenmesi, sulanabilirliğin *Tarımda küçük ölçekli üreticiler ağırlıklı paya
artırılmasıyla mevcut ekim alanlarını artırmadan sahiptir. Üretimde kârlılığı etkin kılarak küçük
birim alan veriminin artırılmasına bağlı olarak çiftçinin desteklenmeli,
üretimi artırma durumu gerçekleşmiştir. Verimde *Köylerde aile çiftliğini destekleyerek ekilmedik
sağlanan artış nedeniyle ülkemizde önemli bir boş arazi bırakılmaması ve buğday üretimini
buğday sıkıntısı yaşanmamıştır. Üretimimiz 20 artırmaya yönelik teşviklerin yeniden düzenlenerek
milyon ton seviyelerinde olup iç tüketimde yeterli artırılmalı,
durumdadır. Ancak gelişen un sanayisinin kaliteli *Üretimi sınırlandıran faktörlerden yetersiz tarımsal
buğday ihtiyacı ithalatlarla sağlanmaktadır. Yıllık 5 girdi kullanımı önlenmeli, girdi kullanımının
milyona yakın kaliteli buğday ithalatı yapılmaktadır. artırılmasına yönelik politikalar belirlenmeli ve
Ham madde olarak ithalatı yapılan buğday, mamul desteklenmeli (Sertifikalı tohum, gübre, zirai ilaç,
maddeye dönüştürülerek nihai ürün olarak ihraç sulama, modern tarım makineleri),
edilmektedir. Ülkemiz un ihracatında dünyada 1. *Artan üretim maliyetleriyle baş edebilmek
ülke konumundadır. ve çiftçinin ayakta kalabilmesini sağlamak için
Ülkemizde buğday kalitesini ve verimliliğini kooperatifleşme ve etkinliği artırılmalı,
artırarak üretimi 20 milyon ton seviyelerinden *Kooperatifleşme, lisanslı depoculuk, ürün ihtisas
25-30 milyon ton seviyelerine çıkarmalıyız. Artan borsacılığı ile sektör pazarı ve üreticilerin pazar
ithalatları önlemek adına ve gıda güvenliğimiz için çevresi artırılmalı ve etkinleştirilmelidir. Ekonomik
buğday üretimini artırmalıyız. Bunu üreticimiz olan ve sosyal refahın prodüktivitenin artırılması ile
çiftçilerle, üretici birliklerimizle, kooperatiflerimizle, sağlanacağı, çiftçi gelirinin artması ile de hem
sivil toplum kuruluşlarımızla, üniversitelerimizle, yoksulluğun azaltılacağı hem de kırsal ve tarımsal
sanayicimizle, devletimizin ilgili kuruluşlarıyla ve kalkınmanın sağlanacağı unutulmamalıdır.
tüm sektörle gerçekleştirmeliyiz.
Tarımsal buğday üretimimizi artırmanın yolları KAYNAKLAR
ya ekim alanlarını artırmak ya da birim alanda Hububat Raporu 2017 – www.tmo.gov.tr
sağlanan verimi artırmaktır. Ekim alanlarını UHK Buğday Raporu – uhk.org.tr
artıramayacağımız bir gerçektir. Sanayi için ihtiyaç ÖZERTAN, Gökhan – Türkiye Tarım Sektöründe Yapısal
duyulan alanlar, yerleşim yerleri, konut için ihtiyaç Dönüşüm ve Teknoloji Kullanımının Rolü, www.econ.
duyulan alanlar ortadadır ve verimli topraklarımız boun.edu.tr
bu alanlara gitmektedir. Mevcut alanlarımızın TUĞAY, Mehmet Emin – Türk Tarımında Bitkisel
korunması, sürdürülebilir tarım için elzemdir. Üretimi Artırma Yolları, www.dergipark.gov.tr
Ekim alanlarımızda son sınıra ulaştığımız göz ardı
edilmemelidir. Geleceğimiz için; çocuklarımız,

19

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

TARIM SOHBETLERİ

Prof. Dr. Yusuf ÇELİK
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım
Ekonomisi Bölümü, Selçuklu, Konya

HUBUBAT SEKTÖRÜNE YÖNELİK MİKRO VE MAKRO AÇIDAN
BİR DEĞERLENDİRME

Ülkemiz, dünyada tarım potansiyeli yüksek ülkelerden biri olarak gerek ulusal gerekse uluslararası gıda arz ve talebinde
önemli bir konumda bulunmaktadır. Sahip olduğumuz doğal kaynakların miktar ve niteliği dikkate alındığında farklı
bölgelerimizde farklı doğal kaynak zenginliklerine sahip olduğumuz bilinen bir realitedir. Tüm dünya toplumlarının farklı
zamanlarda tarım sektörü öncelikli ekonomik yapıdan diğer sektörlere geçiş yaptıkları ve diğer sektörleri geliştirirken
tarım sektörünü de ihmal etmedikleri bilinmektedir. Bunun en iyi örnekleri gelişmiş ülkelerden ABD ve AB’dir.
Özellikle 18 ve 19. yüzyıllarda yaşanan sanayi devrimi ile kentleşme sürecindeki gelişim, toplumların gıda gereksinimlerini
de tartışmalı hâle getirmiştir. Ortaya çıkan gelişmeleri gözlemleyen ekonomistler, dönemin nüfus ve gıda üretim
artışlarını dikkate alarak teoriler geliştirmişlerdir. Nitekim Malthus 19. yüzyılın başlarında yazdığı makalesinde insan
nüfusunun geometrik, besin artışının ise aritmetik olacağı şeklinde (Nüfus Teorisi) görüş bildirerek olası gelişmelere dikkat
çekmiştir. Bilimsel araştırmalarda bir taraftan mevcut sorunlar tespit edilirken diğer taraftan da bu sorunların çözümüne
yönelik çalışmalar da yapılmıştır. Bu kapsamda tarım sektöründe, artan nüfusun gıda ihtiyacını sınırlı doğal kaynaklarla
karşılamak için verimlilik artışı yönünde gerek tohumun verim gücünü artırıcı genetik çalışmalar gerekse geliştirilen
tohumların verimini etkileyen toprak hazırlamadan sulamaya, gübrelemeden ilaçlamaya bütün teknik konularda yapılan
çalışmalar Malthus’un öngörüsünün gerçekleşmesini büyük oranda önlemiştir. Tabi bu gelişmeler ülkeler itibarıyla farklılık
arz etmektedir. Bugün Afrika’da açlık sınırında çok sayıda insan yaşarken gelişmiş ülkelerde birçok üründe ürün fazlalıkları
söz konusudur.
Her ülke tarım sektörünün ve dolayısıyla bu sektör kapsamında alt sektörlerin örneğin hububat sektörünün geliştirilmesi
için hem sektörde üretim yapan üreticilerin hem de kamunun uygulaması gereken politikalar önem arz etmektedir. Yani
mikro ve makro açıdan paydaşların görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Hububat sektöründe gerek mikro düzeyde
üretim yapan işletmelerin gerekse makro düzeyde politikalara yönelik bazı analiz ve öneriler aşağıda vurgulanmaya
çalışılacaktır.
Mikro açıdan hububat üretimi yapan işletmelerin gerek kendi kâr amaçlarına gerekse ulusal politikalara katkı
sağlayabilmeleri bakımından dikkate alınması gereken hususlar söz konusudur. İşletmelerin amaçları doğrultusunda kâr
elde edebilmeleri için ürettikleri hububat veya diğer ürünlerin verimlerini maksimum kılmak veya bu ürünleri üretirken
maliyetleri minimize etme yönünde üretim teknikleri seçmeleri gerekmektedir. Verim artırıcı üretim teknikleri toprak
hazırlamadan başlayıp hasat dönemine kadar devam eden tüm işlemlerin toprak ve ürünün özelliklerine uygun olarak
belirlenmiş bilimsel araştırma sonuçlarına göre yapılması gerekmektedir. Bilindiği gibi toprak hazırlama ve ekim zamanının
verim üzerinde etkisi olduğu gibi seçilen tohum, kullanılan gübre, ilaç ve hasat tekniklerinin de verim üzerinde etkileri
olduğu bilinmektedir. Ülkemizde çiftçilerin bilgi ve bilinç düzeyleri her geçen gün artarken işletmelerin arazi dağılımı,
küçük işletmelerin fazlalığı, kırsal kesimde nüfusun yaşlanması, üreticinin tahsil durumu, kooperatifleşmede geçmişte
yaşanan olumsuzluklar, endüstriyel işletmeciliği bir tarafa bırakıp hâlâ aile işletmeciliğine ağırlık verilmesi, ulusal ve
uluslararası piyasalara yönelik üretim yapılmaması nedeni ile işletme yöneticileri rekabet
Makro açıdan bakıldığında ise ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların, özellikle devletin sektöre yönelik politika
ve uygulamaları öne çıkmaktadır. Ülkemizde tarıma yönelik devlet politikalarında sürekli gelişme ve yapılandırmalar
gündeme gelmektedir. Yapılan altyapı ve girdi desteklemelerinden araştırma ve geliştirmeye kadar geniş yelpazede

20

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

üstünlüğü sağlayıcı verim artışı veya maliyet düşürücü tekniklere yeterince yoğunlaşmamaktadırlar. Ayrıca bilindiği
gibi tarımda azalan verim kanunu geçerli olup üretim faktörlerinin optimal düzeyde kullanımı maliyet minimizasyonu
açısından önem arz etmektedir. Kullanılan girdi fiyatları ile elde edilen ürün fiyatlarının sürekli değişim göstermesi nedeni
ile ekonomik optimum sürekli değişkenlik arz etmektedir. Dolayısıyla çiftçilerimizin girdi ve ürün fiyatlarını takip ederek
ve üretim ekonomisi ilke ve prensiplerini öğrenip işletmelerinde uygulamaları gerekmektedir. Diğer taraftan işletmelerin
sürdürülebilirliklerini de dikkate alarak, ekim nöbetleri ve ürünler arası ilişkiler bilinerek, uygun üretim sistemlerinin tercih
edilmesi gerekmektedir.
Bahsedilen söz konusu ve diğer işletme içinde yapılması gereken hususlar yanında çiftçilerin işletmenin dışındaki paydaşlar
ile ilişkiler ve piyasalarda ortaya çıkan gelişme ve değişmeleri izleyerek karar almaları gerekmektedir. Açık piyasa üretim
sistemlerinde işletmeler bir taraftan piyasaya ürün arz ederlerken diğer taraftan da piyasadan girdi tedariğinde bulunurlar.
Piyasaya sundukları ürünün talebinde bulunanların talepleri nasıl ki farklı ise örneğin makarnalık veya ekmeklik buğday ve
ayrıca bunların nitelikleri konusunda farklı istekler olması gibi piyasadan sağlanan girdilerin nitelik ve fiyatları da farklılık
arz etmektedir. Piyasalarda ortaya çıkan bu gibi hususlar konusunda bilgi edinmek ve ayrıca sağlanan hibe ve desteklerden
yararlanmak için ilgili paydaşlarla sürekli ilişki ve iletişim içinde olunması gerekmektedir. Bahsedilen bu hususlar işletme
yöneticisinin işletmenin dış çevresindeki gelişme ve değişmelere karşı yapması gerekenlerle ilgili hususlardır ki son yıllarda
bu hususlara dikkat edilmesine yönelik çalışmalarda konu stratejik yönetim olarak tanımlanmaktadır. Yani işletmenin
hem iç çevresini hem de dış çevresini dikkate alarak üretim yapma gerekliliği tematik konular arasında yer almaktadır.
İşletmelerin stratejik yönetim yaklaşımında vurgulanan bir diğer husus, misyon ve vizyondur. Yani işletme yöneticilerinin
şu an piyasada nerede olduklarını, güçlü ve zayıf yönlerinin neler olduğunu bilmeleri ve buradan hareketle gelişen rekabet
koşulları da dikkate alınarak gelecekte nerede olunacağının planlanması yukarıda bahsedilen hususlara daha duyarlı
yaklaşmayı beraberinde getirecektir.

çalışmalar sürmektedir. Diğer taraftan gerek AB gerekse dünya tarım politikalarına uyum çalışmaları devam etmektedir.
Bütün bu çalışmalar yapılırken kurum ve kuruluşlar arasında eş güdüm, sektör uzmanlıkları oluşturma ve bu uzmanlıkların
sektörel planlamaya yansıtılması ile ilgili çalışmalarda süreklilik ve sürdürebilirlik en önemli eksiklik olarak görülmektedir.
Yani genel anlamda tarım ve hububat politikalarını sürekli çalışacak, strateji ve eylem planları hazırlayacak, bu çalışmaları
uygulamaya aktaracak kurumsal yapı; uzman personel ve ilgili paydaşlar arasında eş güdüm sağlanması gerekmektedir.
Yine politikaların uygulanmasında genel ekonomik enflasyon veya diğer makro ekonomik değişkenlerle ilgili sorunların
çözümünde iç ticaret hadlerini tarım sektörü veya hububat ürünleri aleyhine gelişecek şekilde kararlar almak tarım
sektörünün gelişmesini olumsuz etkilemektedir. Gelişmiş ülkelere bakıldığında üretici, tüketici ve sanayiciyi koruyacak
politika araçlarının oluşturulması için çok geniş boyutlu modelleme çalışmaları yapıldığı bilinmektedir.
Ülkelerin bilimsel ve teknolojik kazanımlarında ve politika geliştirmelerinde öncelikle büyük nitelikli personel havuzu
en önemli faktörlerden biridir. Ülkemizde sektör ve alt sektörler düzeyinde uzman personel oluşturma ve sürekliliği ile
ilgili politikalardaki belirsizlik veya ilgili kurum yöneticilerinin vizyonları doğrultusundaki gelişmeler, genel anlamda
sağlıklı ve kurumsal sektör ve alt sektör politikalarının oluşmamasına neden olmaktadır. Son yıllarda hükümet değişikliği
yaşanmasa da hükümette siyasi partilerin değişmesi durumundaki politika ve uzman personel değişikliği gibi az gelişmiş ve
gelişmekte olan ülkeler özelliği nedeni ile ilgili alanlarda kurumsal politika oluşturan kuruluşların oluşması gerilemekte veya
oluşmamaktadır.
Yukarıdaki değerlendirmeler dikkate alındığında gerek tarım sektörü gerekse hububat gibi diğer alt sektörlerdeki gelişmelerin
yalnızca politikalara veya üreticilere bağlı olmayıp ilgili sektörde yer alan her bir paydaşın görevlerini bilim çağında bilimsel
bilgiye dayalı olarak yürütmeleri durumunda mümkün olacağını söylemek mümkündür. Bu çözümün bir süreç olduğu ve
ancak kurumsal kültüre dönüşmesi ile mümkün olacağı dünya deneyimlerine bakılarak söylenebilir.

21

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

ŞUBELERİMİZİ TANIYALIM

ESKİŞEHİR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ Ulaşım Durumu: Eskişehir, ülke ulaşım
sistemi içinde önemli bir konuma
1938 yılında TMO Eskişehir Ambar 28 olmak üzere toplam 77 personel sahiptir. İstanbul’un İç Anadolu ile
Şefliği olarak kurulmuştur. 1955 ile iş ve işlemler yürütülmektedir. Ankara’nın da Güney Marmara ve
yılında Ajans Âmirliği statüsünü alan Batı Anadolu ile bağlantısını sağlayan
işyeri, 1984 yılında Şube Müdürlüğü Şube Müdürlüğü’ne Bağlı İş yollar üzerinde önemli bir duraktır.
statüsüne dönüştürülmüştür. 2005 Yerleri Unvanları: Eskişehir Şube Eskişehir’in ana karayolu bağlantısı
yılına kadar Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğü’nde; Alpu, Çifteler, İstanbul – Eskişehir - Ankara
Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyetine Kütahya, Sivrihisar olmak üzere 4 yoludur. Adapazarı’ndan ayrılan bu
devam etmiş, Kurumumuzun Ajans Âmirliği, 1 Tesisli Ekip (Biçer) yol güneye inerek Bilecik’ten geçer
yeniden yapılanma sürecinde Şube ve 7 Geçici Alım Merkezi (Seyitgazi, ve Bozüyük’ten doğuya yönelerek
Müdürlüğü statüsüne dönüştürülen Bilecik, İnönü, Beylikova, Günyüzü, Eskişehir il sınırı içine girer. Tüm ili
Eskişehir Şube; Eskişehir, Bilecik Altıntaş, Aslanapa) bulunmaktadır. kuzeybatı - güneydoğu yönünde
ve Kütahya illerinde faaliyetine
devam etmektedir. İş Yerinin
İştigal Konusu: Eskişehir Şube
Müdürlüğü hinterlantında üretilen
buğday, arpa, çavdar ve bunlara ek
geleneksel ve sözleşmeli haşhaş
kapsülü alımları yapılmaktadır. Bu
ürünlerin muhafazası, satış, sevk
işlemleri ile haşhaş ekiliş izin ve
kontrolleri gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca Şube Merkezi ve Ajans
Âmirliklerinde pirinç, fındık ve fındık
yağı ürünlerinin perakende satışları
devam etmektedir.

Personel Durumu: Şube Müdürlüğü
merkezinde 49, bağlı işyerlerinde ise

22

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

geçen bu yol il ulaşımının omurgasıdır. Ekip’te 6.000 ton kapasiteli çelik olarak Dorylaion adı ile kurulmuştur.
Eskişehir Anadolu Havalimanı, silo, 6.000 ton kapasiteli yatay M.Ö. 190 yılında Romalıların eline
Anadolu Üniversitesi Havacılık ve depo, Kütahya Ajans Âmirliği’nde geçen Eskişehir, Roma’nın M.S.
Uzay Bilimleri Fakültesi’ne aittir. 4.100 ton kapasiteli çelik silo, 395’de ikiye bölünmesine kadar
Havalimanının tren garına uzaklığı 2.000 ton kapasiteli yatay depo, Roma İmparatorluğu’nun, sonra da
6,4 km, Eskişehir otogarına uzaklığı Altıntaş Geçici Alım Merkezi’nde Bizanslıların idaresinde kalmıştır.
5,8 km’dir. Eskişehir’e en yakın ise 2.000 ton kapasiteli yatay depo Büyük Selçuklu İmparatorluğu
havaalanı 272 km uzaklıkta olan olmak üzere toplam 81.600 ton zamanında doğudan gelen birçok
Ankara Esenboğa Havalimanı’dır. kapalı depo kapasitesi mevcuttur. Türk boyları Doğu Anadolu’ya
Eskişehir, ülke demiryolu sisteminin İşyeri hinterlantında mülkiyeti yerleşmeye başladılar. Selçuklu
en önemli kavşak noktalarındandır. Kurumumuza ait olan Sivrihisar Hükümdarı Alparslan’ın 1071’de
Ankara ve tüm Anadolu’ya ilçesinde 20.000 ton, ilçeye bağlı Malazgirt Savaşı’nı kazanmasından
bağlantılıdır. Eskişehir – Ankara Kaymaz Mahallesi’nde 30.000 ton sonra Türklere bütün Anadolu kapıları
/ Eskişehir - Konya / Eskişehir - olmak üzere toplam 50.000 ton açıldı. Süratle ilerleyen Türk orduları
İstanbul arasında her gün yüksek hızlı kapasiteli lisanslı depo mevcuttur. 1074’de Eskişehir’i aldılar. Bundan
tren seferleri vardır. Ayrıca her yöne Eskişehir’in Tarihçesi: Eskişehir çok sonra Eskişehir, doğudan devamlı
giden ekspres ve posta trenlerinin eski bir yerleşim merkezidir. Bölgenin gelen boylar için bir yerleşme noktası
kilit noktası durumundadır. ilk yerleşme noktası şimdiki yerin oldu. Osman Bey, 1284 yılında
Şube ve Bağlı İş Yerlerinin Konaklama 6 km kuzeyindeki Dorylaion’dur. Anadolu Selçuklu Sultanı Mesut
İmkânları: Şube Merkezi’nde 10 Tarihinin çok eski olmasından tarafından gönderilen fermanla aşiret
yataklı 5 oda, 1 yataklı 1 süit oda, dolayı da Eskişehir adı verilmiştir. reisliğinden çıkarak uç beyi olmuştur.
Alpu Ajans Âmirliği’nde 2 oda 4 Arkeolojik çalışmalar sonucu çıkan Osman Bey, uç beyi olduktan sonra
yatak, Çifteler Ajans Âmirliği’nde eserlerin verdiği bilgilerden, Eskişehir gün geçtikçe kuvvetlenmiş ve 1289
2 oda 5 yatak, Sivrihisar Ajans ve yöresinin, M.Ö. 3000 yıllarına yılında hâkimiyet sahasına Eskişehir
Âmirliği’nde 2 oda 4 yatak, Kütahya kadar varan eski bir yerleşim yeri ve İnönü’yü de katmıştır. Bugün
Ajans Âmirliği’nde 2 oda 4 yatak, olduğu anlaşılmaktadır. M.Ö. Türkiye’nin sayılı merkezlerinden
Altıntaş Geçici Alım Merkezi’nde 2 2000 yılında hüküm süren Hititler olan Eskişehir, Fatih’in ilk
oda 4 yatak olmak üzere toplamda devrinde de Eskişehir’in önemi zamanlarına kadar Ankara Beyliği’ne
32 yatak kapasiteli misafirhane ve yeri dolayısıyla etilik (Beylik) bağlı olarak kalmıştır. 1451 yılından
imkânı bulunmaktadır. olduğu görülmektedir. M.Ö. 1200 sonra Kütahya’nın Beylerbeylik
İşyeri Depolama İmkânları yılından sonra Frigler Anadolu’ya haline gelmesi üzerine Anadolu
ve Kapasitesi: Eskişehir Şube girmiş ve Eskişehir bir Frig şehri İdarî Teşkilâtı’nda değişiklik olmuş;
Merkezi’nde 20.000 ton kapasiteli
çelik silo ve 5.000 ton kapasiteli
yatay depo, Alpu Ajans Âmirliği’nde
10.000 ton kapasiteli çelik silo ve
2.000 ton kapasiteli yatay depo,
Beylikova Geçici Alım Merkezi’nde
3.000 ton kapasiteli yatay depo,
Çifteler Ajans Âmirliği’nde 20.000
ton kapasiteli yatay depo, Sivrihisar
Ajans Âmirliği’nde 1.500 ton
kapasiteli yatay depo, Biçer Tesisli

23

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

bu arada Ankara’ya bağlı bulunan Türbesi, Dursun Fakih Türbesi, Çelebi mantı, Çukurören biberi, Kestane
Eskişehir, Kütahya Beylerbeyliği’ne Sultan Mehmet Câmii, İnönü Şehitliği. kabağı, İrikarası üzümü, Pazaryeri
bağlanmıştır.1841 yılından sonra Kütahya; Kütahya Kalesi, Saat Kulesi, bozası, Pazaryeri helvası, Şerbetçi
değişen idarî taksimatta Eskişehir, Zafertepe Anıtı, Dumlupınar Şehitliği otu, Alaca karpuzu, Ayva lokumu,
merkezi Bursa olan Hüdavendigâr ve Tarihî Kütahya Evleri, Çinili Câmi, Nar lokumu. Kütahya’da Kızılcık
Eyaleti’ne bağlanmış ve 1923 yılına Ulu Câmi, İshak Fakih Câmii, Kütahya tarhanası, Sıkıcık çorbası, Cimcik,
kadar kaymakamlıkla idare edilmiştir. Kurşunlu Câmi, Çini ve Arkeoloji Haşhaşlı gözleme, Ispanaklı şibit,
26 Ağustos 1922 de Türk Ordusu’nun Müzesi, Çavdarhisar ilçesinde İlibada (Ilıbada) dolması, Güveç,
başlayan taarruzu sonucu, 02 Eylül dünyanın ilk Borsası Aizonai, Eynal Kütahya küp eti, Hekmane erik
1922’de Eskişehir düşman işgalinden Kaplıcaları, Yoncalı Kaplıcaları, Ilıca hoşafı, Dövmeç, Tosunum böreği,
kurtuldu. Cumhuriyet’in ilânından Harlek Kaplıcaları, Dereli Kaplıcaları, Kütahya sini mantısı, Yufka tatlısı,
sonra, sancak ve mutasarrıflıkların Simav Çitgöl Kaplıcaları, Murat Dağı Sütlü incir tatlısı ve Şibitli tavuk tiridi.
il yapılmaları üzerine, Eskişehir de Kaplıcaları, Frig Vadisi, Domaniç
1923 yılında il olmuştur. Ormanları, Porsuk Barajı, Hıdırlık,
Gezip Görülmesi Gereken Mekânlar: Gölcük Yaylası, Kaşalıç Tabiat
Eskişehir gezilecek yerler bakımından Koruma Alanı, Vakıfçamlığı Tabiat
gözde şehirlerinden bir tanesidir. Koruma Alanı, Mızık Çam Tabiat
Tarihî Odunpazarı Evleri, Anadolu’da Anıtı, Altıntaş Ovası.
Türkçe şiirin öncüsü olan tasavvuf ve Yörenin Tavsiye Edilecek Meşhur
halk şairi, gönüller sultanı, sevgi ve Unsurları: Eskişeh ir kent merkezind eki
hoşgörü âşığı Yûnus Emre Külliyesi ve termal hamamları, Lületaşı, Sorkun
Türbesi, Kurşunlu Câmii ve Külliyesi, Çömleği, Met Helvası, Bamya çorbası,
Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Lületaşı çiğbörek. Bilecik’te, Mercimekli
Müzesi, Gerdek Kaya Anıtı, Çağdaş
Cam Sanatları Müzesi, Seyitgazi
ilçesinde Seyyid Battal Gazi Türbesi,
Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Alaaddin
Câmii, Taşbaşı Çarşısı, Esminyatürk
Türk Dünyası Şaheserleri, Kentpark,
Porsuk Çayı, Sazova Bilim Sanat
ve Kültür Parkı, Balmumu Müzesi,
Devrim Otomobili Müzesi, Sakarı
Ilıcaları, Hamamkarahisar Kaplıcaları,
Sivrihisar ilçesinde Türk mizahının
en büyük nüktecisi ve halk filozofu,
dünyayı güldüren ve güldürürken
düşündüren Nasreddin Hoca Türbesi
bulunmaktadır. Bilecik; Orhan
Gazi Câmii, Şeyh Edebali Türbesi,
Harmankaya Kanyonu, Ertuğrul Gazi

24

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

EN GENÇ EN KIDEMLİ
ŞUBE ŞUBE PERSONELİ

PERSONELİ

Oğuz KAYAAKŞEHİR – EN GENÇ ŞUBE PERSONELİ Naci YENİCEAKŞEHİR - EN KIDEMLİ ŞUBE PERSONELİ

17 Nisan 1992 tarihinde Konya merkezde 22.03.1955 yılında Eskişehir’in Mahmudiye ilçesinde
dünyaya geldim. Selçuk Üniversitesi Muhasebe doğdum. Askerlik çağına kadar kendi işim olan değirmencilik
ve Vergi Uygulamaları Bölümü mezunu ve zahirecilikle meşgul oldum. 1977 yılında açılan
olarak Toprak Mahsuller Ofisi Akşehir Şube sınavda başarılı olarak 11.04.1978 yılında Sivrihisar Ajans
Müdürlüğü’nde 07.02.2018 tarihinde göreve Âmirliği’nde depo memuru olarak göreve başladım. 1990
başladım. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi yılında şimdi ekip olarak açılan Günyüzü Ajans Âmirliği’nde
İşletme Bölümü’ne devam etmekteyim. muhasebeci olarak görev yaptım.1994 Kaymaz Ajansı, 1998
Mahmudiye Ajansı ve 2003 yılından itibaren de Çifteler
Toprak Mahsulleri Ofisi’ne atanmadan önce Ajans Âmirliği’nde muhasebeci olarak görev yapmaktayım.
Kurum hakkında bilgi edinmeye çalıştım. Tercih
verebileceğim diğer Kurumlara göre daha iyi 42 yıllık meslek hayatımda hiçbir görev seçmeksizin şahsıma
şartlara sahip olan Toprak Mahsulleri Ofisi’ni verilen talimatlara uyarak özveriyle çalıştım. ‘Ofis çiftçinin
kendime hedef olarak belirledim ve sonunda dostudur’ sözüne uyarak üreticilerimize daima hak ettikleri
başardım. değeri vererek elimden geldiği kadar görevimi yapmaya
çalıştım. Tabi ki çalıştığım sürece Müdürlerimizin desteği ve
Akşehir Şube Müdürlüğü’ndeki iş arkadaşlarımın hoşgörüsü başarılarımızda büyük önem arz etmektedir.
ilgisi ve kendi gayretimle işleri öğrenmeye ve
görevimi lâyıkıyla yerine getirmeye başladım. «Şöyle ki Sivrihisar Ajans Âmirliği’nde iki arkadaş işe
yeni başlamıştık ve yoğun bir alım dönemi vardı. Akşam
Hububat ve haşhaş alımlarında çiftçi dostlarımızla geç saatlere kadar hesap kapatıyorduk ve dolayısıyla
görüşmelerimiz oldu. Ve Ofis’in çiftçi için ve buna yorgunluktan uyanamıyor sabahları işe geç kalıyorduk. İşe
bağlı olarak diğer vatandaşlarımız için ne kadar geldiğimizde Müdür Bey görmeden gizlice işe başlıyorduk.
önemli bir yere sahip olduğunu bir kez daha Biz Müdür Bey’in bizi görmediğini sanıyorduk. Ancak Müdür
anlamış oldum. Bey uzaktan bizi takip ediyormuş. Yine geç kaldığımız bir
sabah bizi odasına çağırdı, biz fırça yiyeceğiz diye beklerken,
Ve çalışma hayatım boyunca vatandaşlarımız ve çocuklar çalar saatler kaç para, size bir çalar saat alalım siz
Kurumumuz için kendimi her geçen gün daha gençler sabah uyanamıyorsunuz deyince, biz orda yerin
fazla geliştirerek daha faydalı bir birey olacağıma dibine girdik ve çok utandık. Bizim çalar saatimiz var bile
ve elimden gelen emeği sonuna kadar sarf ederek diyemedik ama bir daha da geç kalmadık.»
daha faydalı işler yapacağıma inanıyorum.
Kurumumuzda yeni başlayan arkadaşlarda da bu özveriyi
Saygılarımla… görmekteyim. Kurumumuzu daha da ileriye götüreceklerine
canı gönülden inanmaktayım. Öneri olarak da naçizane
Ofis’imizi ve işlerini sevsinler, severek işlerinin başına geçip
akşam mesai bittiğinde severek işlerini bıraksınlar; çünkü
başarı sevmeden yakalanmıyor.

Kurumumuzda ilk günden beri çalıştığım tüm arkadaşlarıma
başarılar diliyor, şükranlarımı sunuyorum.

25

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

EMEKLİ PERSONELİMİZİN GÖZÜNDEN TMO

TMO’DA YARIM ASIRLIK CANLI TARİH
Röportaj: Şeyma Burcu OĞUZHAN
(Sivas Şube Müdürlüğü – Sekreter)
Emekli Personel: Hamza YILDIZ
(Sivas Şube Müdürlüğü Hesap Kontrolörü)

Ş.O. : Bizi kırmadığınız, röportaj isteğimizi kabul edip
geldiğiniz için teşekkür ederiz.
Ş.O. :Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
H.Y. :10.07.1952 tarihinde Yıldızeli Çağlayan köyünde
doğdum. İlk ve ortaokulu Yıldızeli’nde bitirdim. Tokat’ta
Kur’an kursunu bitirip Tokat İmam Hatip orta kısmı fark
dersleri imtihanlarına girdim. İmam olarak askere gittim.
23 Temmuz 1975 yılında evlendim. İkisi kız, ikisi erkek 4
çocuk babasıyım. Ayrıca 11 torun sahibiyim.

Ş.O. : TMO’da kaç yılında göreve başladınız ve Ekim ayında kontrolör olarak göreve başladım. Şanlıurfa
nerelerde, hangi görevlerde bulundunuz? Bölge Müdürlüğü de yeni kurulan bölgeler arasında idi.
H.Y. :Askerden geldikten sonra 15 Temmuz 1974 yılında Şanlıurfa Şube Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüğü aynı bina
Sivas Ajans Müdürlüğünde depo memuru olarak göreve içerisinde çalışıyordu. 2013 yılında tekrar Sivas Şube
başladım. Göreve başladıktan sonra muhasebe, maliyet Müdürlüğüne kontrolör olarak atandım.
muhasebesi ve eksperlik kurslarına katıldım. 1980 Ş.O. :Zannedersem geçici görevlerde de bulundunuz.
yılında Kangal Ajansına muhasebeci olarak naklim çıktı. Eski geçici görevlerle şuan ki geçici görevleri nasıl
1980-1982 yıllarında Kangal Ajans, 1982-1985 yılları değerlendiriyorsunuz?
arasında Boğazlıyan Ajans, 1985-1986 yılları arasında H.Y. :Bizler geçici göreve gittiğimizde yatak, yorgan ve
11 ay Şarkışla Ajansta muhasebecilik görevini ifa ettim. mutfak eşyalarıyla giderdik. Bir örnek verecek olursak
1986 yılında Havza Ajans Müdürlüğü şube müdürlüğüne Sivas’tan 1976 yılında Silifke Ekip Şefliğine muhasebeci
dönüştürülünce 1986 yılı Haziran ayında muhasebe şefi olarak görevlendirildim. Gittiğim iş yerinde yatak yok,
olarak göreve başladım. ranza yok, mutfak yok. Yatmak için kendi paramla 100
1988 yılında maliyet muhasebesine geçtik. Şubeye bağlı liraya ranza aldım. Görev bitiminde iş yerime döneceğim
iş yerleri ile ekipler dâhil, 10 iş yerinin muhasebesi Şubede zaman ranzayı otobüs almadı. Ranzayı 50 liraya satmak
tutulurdu. Bu nedenle hem muhasebe sistemi hem de zorunda kaldım. Bizlerin çektiği bu sıkıntılara rağmen
bilgisayarın yeni oluşu nedeniyle gece gündüz durmadan hiçbir şikâyeti yoktu. Şimdi ekibe giden, yeni personelin
çalıştık ve başarıyı yakaladık. böyle bir sıkıntısı yok; her şeyleri mevcut çok şükür. Ama
Bir görev istenmezdi. Görev layık olana, yani hak edene maalesef yeni arkadaşlarımızın sızlanmalarına şahit
verilirdi. Bu nedenledir ki bir memur alt tabakadan oluyorum ve üzüntü duyuyorum. Şuan ki personellerin
yetişerek yükselirdi. Tartı memuru, depo memuru, çok iyi ortamlarda çalıştığı aşikârdır.
muhasebeci, eksper, idareci, denetimci kadrolarına atama
yapılırken konularına vakıf olanlardan seçilerek yapılırdı. Ş.O. :Çalıştığınız senelerde içinizde ukde olarak kalan
Kendimi övmek gibi olmasın ama ben de bu şekilde bir şey var mı?
yetiştiğim için TMO’yu dağın başına tek başıma kurup; H.Y. :Kurumumuz her 15 yılını dolduran personeline
alımını, muhafazasını, sevkini, satışını ve tasfiyesini yapıp; “Hizmet Teşekkür Belgesi” gönderirdi. Bu nedenle 15 ve
mizanını çıkarıp; kapatma bilgisine haizim. 30. yılımı doldurunca “Hizmet Teşekkür Belgesi” aldım.
TMO bir aile ocağıdır. Birlik ve beraberlik içinde çalıştık. Ancak 44 yıl 7 ay üzerinden 10.07.2017 tarihinde yaş
Bir açık yığında yağmur yağdığında herhangi bir zayiat haddinden emekli olduğumda beklediğimiz “Hizmet
olmasın diye dairede kimse kalmaz, imece usulü ile hepimiz Teşekkür Belgesi”ni göndermediler. İçimde bir burukluk
bir işin ucundan tutarak bir kilo buğday ıslanmaması için kaldı.
çalışırdık. Kurumda önce dürüstlük ve güven gelir. Güven
olmazsa işlemlerimiz yürümezdi. Birbirimize güvenir,
birbirimizi takip eder, işlemlerimizi sonuçlandırıp akşam
yastığımıza başımızı koyduğumuz zaman “Bugün ben
aldığım parayı hak ettim mi, nerde hata yaptım, nerde
eksik yaptım?” diye muhasebesini yaparak yatardık. Havza
Şube Müdürlüğünde 16 yıl çalıştıktan sonra kontrolör
olarak Şanlıurfa Bölge Müdürlüğüne naklim çıktı. 2000 yılı

26

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

Ş.O. :TMO’da çalıştığınız senelerde unutamadığınız, her Ş.O. :Ofisi özlüyor musunuz? Tekrar bir imkân olsa yine
zaman hatırladığınız bir anınız ve tavsiyeleriniz var mı? Ofiste çalışmak ister misiniz?
H.Y. :Unutulmayan anı olarak 1980 İhtilali’nde Kangal’da H.Y. : Elbette çok özledim. Ben kurumumu çok seviyorum.
görevde iken imamları hapse atılan camilerde cuma Severek çalışıp, nefsimden taviz verdim; devletin işinden
namazı kıldıracak kimse kalmayınca ben cuma ve bayram taviz vermedim. Şimdi “Tekrar Ofisçi olmak ister misiniz?”
namazlarını kıldırmak üzere kaymakamlık tarafından deseler, ben yine Ofisi tercih ederim. Hatta şimdi tekrar
görevlendirildim. Ben de hangi camide imam yoksa o iş verseler yine gelir seve seve çalışırım. Çünkü benim
caminin hocalığını yapardım. çocukluğum Ofisin içinde geçti. Evimiz lojmanla sınırdı.
Yeni işe giren her Ofisçiye öğüt verirdim. Bana da bu Ofisçilerin çocukları ile okudum, oynadım, güldüm.
öğüdü Ofisçi Bekçi Merhum Ahmet Metin Amca verdi. Bu nedenle Ofisi çok seviyorum. Çocuklarım da Ofis
Allah rahmet eylesin. Ben askerden geldim. Bir gün lojmanlarında büyüdüler.
camiden çıktık, Yolda giderken bana dedi ki: “Hafız sana
iki nasihatim var.” Buyur dedim. “Birincisi: Sen askerden Ş.O. :Ekleyeceğiniz bir şey var mı?
geldin, iş arayacaksın. Öyle bir iş bulacaksın ki akşam gelip
hanımının koynuna girip yatabilecek bir iş bulacaksın. H.Y. :Kurumumuz yeniden yapılandırma nedeniyle eskisi
İkincisi: Bulduğun işte başına süpürgeyi amir olarak gibi değil. Gerek teknolojinin getirdiği yenilikler gerekse
dikseler ona itaat edeceksin.”Evet bu iki nasihatte alınacak dünya piyasasındaki konumu itibarıyla kabuk
çok ders olduğu için ben her gittiğim yerde, sohbetlerde, değiştirmek zorunda kalmıştır. Depolama sistemlerinin
örnekler vererek gençlere öğüt verirdim. değişmesi, piyasada bu işle iştigal eden firmaların
Ofisçi arkadaşlarımıza tavsiyem ise Atalarımız buyurdular çoğalması, Kurumu yeniliklere çekmiştir. 7500 personel
ki “ Ne idik, ne olduk, ne olacağız?” Ne olduğumuza varken çalışmaya başladım, 2500 personel kaldığında
değil de ne olacağımıza bakmamız gerekiyor. Bakınız, ayrıldım. Bunun sebepleri teknolojinin getirileridir. Bizler
ben Şanlıurfa Bölge Müdürlüğünde kontrolör iken günlük alımın hesaplamalarını gece saat 00.00’lara kadar
bölgeler kapatılıp şubeye dönüştürüldü. Şubede şef bitiremezken şimdi alım bitti, hesap bitti. Her şey hazır.
olarak denetlediğim Hasan Bolat Bey (Şu anki Şube Alım bordrosu, kasa, emtia hareketi anında hazır. Bizler
Müdürümüz.) şube müdür yardımcısı oldu. Emir alanlar, bir mizanı en az 3 günde çıkarırken, şimdi mizan istediğin
emir veren konumuna geldi ve ben itaatte hiçbir zaman an hazır. Bu sebeple teknolojinin getirileri personele
kusur etmedim. Benim naklim 2007 yılında kontrolör yansıdığı için personel alımı düşmüştür. Ofisin konumu
olarak Kayseri Şubeye çıktı. 2012 yılında yine Hasan da değişmiştir. Lisanslı depoculuk, haşhaş, alkoloidler…
Beyin şube müdür yardımcısı olarak Kayseri Şubeye nakli Müdahale kurumu olma aşamasına gelinmiştir.
çıktı ve bana emir veren konumuna geldi. Yine Sivas Ajans Devletimize, milletimize hayırlı olmasını niyaz ederim.
Amirliği, Sivas Şube Müdürlüğüne dönüşünce bu kez Daha önce de belirttiğim gibi ben TMO’ya başladığımda
Hasan Bey şube müdürü olarak ben de kontrolör olarak burası Sivas Ajans Müdürlüğü idi. Birçok şubede ve
atandım. Burada da benim amirim oldu. Burada alınması ajans amirliğinde görev yaptım. Şu an bu iş yeri Sivas
gereken ders: amir-memur ilişkilerinde saygı, sevgi ve Şube Müdürlüğü ve ben yine tilkinin dönüp dolaşacağı
hoşgörü önde tutulması gereken prensiplerdendir. Hiçbir yer kürkçü dükkânı misali buraya gelerek Sivas Şube
zaman birbirimizi kırıcı, üzücü, rencide edici tavırlar Müdürlüğünde emekliye ayrılarak görevime son verdim.
içerisinde olmadık. Sürekli saygı ve sevgi çerçevesinde
beraber çalıştık. Yeni atanan Ofisçi arkadaşlarımızın sağlıklı ve başarılı
olmalarını niyaz ederim. Bana bu fırsatı verdiğiniz için
İşte Ahmet Amca’nın nasihati, başımıza dikilen amire Kurumuma ve sizlere teşekkür eder, hayırlı işler temenni
itaat etmektir. Buda benim için geçerli ve baş tacı ettiğim ederim.
unsurlardandır. Ben de bu ilkeyi daima korudum, örnek
aldım, örnek verdim. İtaat edilirse amir-memur ilişkisi
devam eder, itaat edilmezse sürekli sorun yaşanır.

27

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

ÜRETİCİ GÖZÜYLE TMO

Röportaj: Murat KARANLIK (Basın Yayın Halkla M.Ç: Buğdayımın %90’ını Ofise veriyorum.
İlişkiler Şube Müdürlüğü - Memur) M.K: Bu seneki alım döneminde Kurumumuzun alım
Röportaj Yapılan Üretici: Mehmet ÇOBAN politikalarından memnun kaldınız mı, fiyatlar tatmin
M.K: Sizi tanıyabilir miyiz? edici düzeyde miydi?
M.Ç: Ben, Mehmet Çoban. Havsa’da buğday M.Ç: Bu sene bizim bölgemizde hava şartları çiftçilerin
üreticisiyim. aleyhine seyretti. Lakin benim ekinim yağmur
M.K: Ofis ile ne zaman tanıştınız? görmediği için oldukça iyi bir fiyata satabildim. Geçen
M.Ç: 1984’ten beri TMO ile iç içeyim. O dönemden bu seneye nazaran da büyük bir fark vardı. Genel anlamda
yana ürünlerimi Ofise veriyorum. memnunum.
M.K: Ne kadar alanda üretim yapıyorsunuz? M.K:Gelecek dönemlerde TMO’dan beklentileriniz
M.Ç: 300 dekarlık alanda üretim yapıyorum. nelerdir?
M.K: Ne üretiyorsunuz? M.Ç: Depolama şartlarının tamamen kapalı hâle
M.Ç: Buğday, mısır ve ayçiçeği ekiyorum. Bununla getirilmesini istiyorum. Bu konuda özellikle lisanslı
beraber hayvancılıkla da uğraşıyorum. depoculuk faaliyetlerinin ülke sathına yayılması olumlu
M.K: Ürettiğiniz ürünün ne kadarını Ofise olacaktır diye düşünüyorum. Ben geçtiğimiz yıl bizim
satıyorsunuz? bölgemizdeki lisanslı depoya ürün verdim. Bekleme
süresi oldukça kısa, indirmesi kolay. Çok memnun
kaldım. Dilerim bu uygulama daha da yaygınlaşır.

28

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

EKMEK İSRAFINI ÖNLEME KAMPANYASI

SAĞLSIKAĞBALIKKALNI ELKIĞMI,EEKKTMÜEKKETTEİMİSİRNAİ FAINÖLNALTETMI E VE

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip
ERDOĞAN öncülüğünde Toprak
Mahsulleri Ofisi koordinesinde 2013
yılında başlatılan “Ekmek İsrafını Önleme
Kampanyası” kapsamındaki faaliyetler,
Kurumumuz tarafından olduğu gibi
diğer kamu kurumları tarafından da
sürdürülüyor.
Bu kapsamında Sağlık Bakanlığı
uzmanları, Ankara Büyükşehir Belediyesi
personeline “Ekmek İsrafının Önlenmesi
ve Sağlıklı Ekmek Tüketimi” eğitimi verdi.
Aralarında diyetisyenlerin de bulunduğu
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı
Hizmetleri Başkanlığı personelinin
hazırladığı “Ekmek İsrafının Önlenmesi ve
Sağlıklı Ekmek Tüketimi” konulu sunum,
ekmeğin tarihçesi ile başladı. Diyetisyen
Aysun İLHAN, sağlıklı beslenmede ekmeğin önemini detaylı bir şekilde
anlattı. Bayatlayan ekmeklerin nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunu
ise ayrı bir başlık altında katılımcılara aktaran İLHAN; ülkemizde günde 6
milyon, yılda 2 milyar 100 milyon ekmeğin israf edildiğine dikkat çekerek
ekmek israfının maliyetinin ise bir o kadar yüksek olduğunu vurguladı.
Diyetisyen İLHAN, yapılan araştırmaların ekmek israfının ülke ekonomisine
faturasının 1 milyar 546 milyon TL olduğunu gösterdiğini belirterek bu
rakamın un ihracatında lider konumda bulunan Türkiye’nin un ihracatından
elde ettiği gelire de eşit olduğunu söyledi. İLHAN, Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 2013 yılında başlatılan özellikle
de kamu kurum ve kuruluşlarında uygulamaya geçirilen “Ekmek İsrafını
Önleme Kampanyası” ile ekmeğin poşette saklanmasından dilimlenerek
tüketilmesine kadar birçok tavsiyeyi de personelle paylaştı.

29

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

NOSTALJİ

ESKİ GENEL MÜDÜRLERİMİZ

MEVLÜT KARAKAYA

27 Ekim 1999 – 10 Ekim 2003 tarihleri arasında Kurumumuz Yönetim
Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü görevlerini üstlenen Prof.
Dr. Mevlüt KARAKAYA, 15 Ağustos 1963 tarihinde Ankara’nın Balâ
ilçesinin Çavuşlu köyünde doğdu. Lise öğrenimini 1981 yılında Ankara
Ticaret Lisesinde tamamlayan KARAKAYA, aynı yıl Gazi Üniversitesi
İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünü kazandı. Lisans
mezuniyeti sonrasında yine Gazi Üniversitesinde Sosyal Bilimler
Enstitüsü Muhasebe ve Finansman Ana Bilim Dalında master ve doktora
dereceleri mevcut olan Mevlüt KARAKAYA, 37 yaşında Türkiye’nin en
genç “Profesör”lerinden biri oldu.
Gazi Üniversitesi, YÖK ve Dünya Bankasının bir projesiyle ABD Indiana
ve Purdue Üniversitelerinde üç yarıyıl eğitim aldı. Michagine State
Üniversitesinde kısa süreli araştırmada bulundu.
Dünya Bankası gibi uluslararası kurumların yurt dışındaki projelerinde
finans yöneticisi olarak görev yaptı. Çeşitli ülkelerde yürütülen
projelerin finansal yönetim sistemlerinin kurulmasında görev aldı ve
danışmanlık yaptı.
27 Ekim 1999 tarihinde Kurumumuz Yönetim Kurulu Başkanlığı ve
Genel Müdürlüğüne atandığında en genç KİT Genel Müdürü olan Mevlüt
KARAKAYA, TMO’daki başarılı çalışmaları nedeniyle 2000 yılında “Yılın
Kamu Yöneticisi”, 2002 yılında “Yılın Bürokratı”, 2003 yılında ise Hazine
Müsteşarlığıtarafından“EnBaşarılıKİTYöneticisi”ödüllerinelayıkgörüldü.
Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi
ve Başkent Üniversitesinde muhasebe-finansman ve bankacılık
konularında dersler verdi.
Üniversite senatosu üyesi, dekan yardımcısı, enstitü müdür yardımcısı,
fakülte kurulu üyesi, fakülte yönetim kurulu üyesi ve ana bilim dalı
başkanlığı gibi idari ve akademik görevlerde bulundu.Akademik alanda
çok sayıda kitap ve makale yayımladı, ulusal ve uluslararası sempozyum
ve kongrelerde bildiriler sundu.Çeşitli televizyon kanallarında
“Reel Ekonomide Gündem” ve “Ekonomide Gerçek Gündem” adlı
programların hazırlığını ve sunuculuğunu yapan KARAKAYA, 2014 yerel
seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına aday oldu. İyi
derecede İngilizce ve Fransızca bilen Mevlüt KARAKAYA, 25, 26 ve 27.
dönem Adana Milletvekili’dir.

30

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

FAALİYETLERİMİZ

• Sektörlerin ihtiyacının karşılanması ve yurtiçi piyasa dengelerinin sağlanmasını teminen 2017/2018 hububat
satış döneminde; 1 milyon 138 bin ton ekmeklik buğday, 430 bin ton makarnalık buğday, 290 bin ton arpa, 815
bin ton mısır ve 12 bin ton çeltik olmak üzere toplam 2 milyon 685 bin ton hububat satışı gerçekleşmiştir.
• Piyasalarda oluşabilecek spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi ve buğday sektörünün ham madde
tedarikinde sıkıntı yaşamaması amacıyla buğday stoklarımız 09 Ağustos 2018 tarihinden itibaren satışa açılmış
olup yaklaşık 646 bin ton ekmeklik buğday, 192 bin ton makarnalık buğday satılmıştır.
• Kuruluşumuz, Bakanlar Kurulu Kararları ile doğal âfet, kuraklık ve savaş kaynaklı sebeplerden dolayı ihtiyaç
sahibi ülkelere insanî yardım amacıyla un ve pirinç temininde bulunmaktadır. Bu kapsamda; 2005/2018 yılları
arasında Pakistan (50 bin ton un), Filistin (20 bin ton un, 2 bin ton pirinç ), Somali (38 bin ton un), Suriye (180
bin ton un), Yemen (10 bin ton un) ve Güney Sudan (10 bin ton un) için 415 bin ton buğday karşılığı 312 bin ton
un ve 3 bin ton çeltik karşılığı 2 bin ton pirincin temin ihalesi yapılmıştır. Suriye’ye yönelik un teslimatları devam
etmektedir. Güney Sudan için ihalesi yapılan 10 bin ton unun sevkiyatı iptal edilmiş olup Suriye’ye sevk edilmesi
planlamaktadır. Buna ilişkin olarak Türk Kızılayı’ndan talep beklenmektedir.
• 25.09.2018 tarihinde Yüksek Kaliteli Ekmeklik Buğday İthalat İhalesi gerçekleştirilmiştir.
• 2018/19 döneminde dünya hububat üretiminin bir önceki sezona yakın bir seviyede 2,1 milyar ton civarında
gerçekleşmesi öngörülmektedir. Tüketimin her yıl artış göstermesi sebebiyle kapanış stokları giderek
daralmaktadır. Buna rağmen önceki yıllarda hububat üretimlerinin bol olması neticesinde kapanış stokları hala
yeterli düzeydedir.
• Ülkemizde 2018/19 sezonu hububat üretiminin bir önceki sezona kıyasla %1 azalış göstererek 35,8 milyon ton
olması beklenmektedir.
• Yurt içi ilaç fabrikaları, hastaneler, üniversiteler ile eczanelerin tıbbi ve bilimsel amaçlı morfin ve türev ihtiyacının
tamamı Kurumumuzca karşılanmaktadır. 2018 yılında cari tarih itibariyle 2.273,930 kg yurt içi morfin ve türev
satışı gerçekleştirilmiştir.

2017-2018 DÖNEMİ ALIM MİKTARLARI

2018 YILI HUBUBAT ALIM MİKTARLARI (Ton)

Şubeler Makarnalık Düşük Toplam Ekmeklik Düşük Toplam Toplam Arpa Çavdar Yulaf Çekirdeksiz Çeltik Nohut Yeşil Mısır TOPLAM TOPLAM GENEL TOPLAM
ADANA ŞUBE Buğday Vasıflı Makarnalık Buğday Vasıflı Ekmeklik Buğday Kuru Üzüm Mercimek EMANET
Makarnalık Ekmeklik Buğday
Buğday Buğday Buğday

00 0 159.684 0 159.684 159.684 0 0 0 106 159.790 159.790
40.426 40.426
ADIYAMAN ŞUBE 0 246 246 19.708 417 20.125 20.371 87 0 0 19.968 5.323 606 5.929
39.283 39.283
AFYONKARAHİSAR 11 1.071 1.082 3.958 125 4.082 5.164 25 0 0 134 71.660 1.448 73.108
6.664 6.664
AKSARAY ŞUBE 1.569 9.650 11.220 4.683 4.280 8.963 20.182 16.113 0 0 2.988 90.246 90.246
100.735 100.735
AKŞEHİR ŞUBE 13.167 3.045 16.211 52.249 2.678 54.926 71.138 280 0 0 242
843 843
BANDIRMA ŞUBE 00 0 6.325 339 6.664 6.664 0 0 0 0 0

BATMAN ŞUBE 15.515 50 15.565 74.681 0 74.681 90.246 0 0 0 256.024 256.024
140.460 488 140.948
ÇORUM ŞUBE 627 977 1.604 81.214 12.445 93.660 95.264 2.910 0 0 2.361 201 19.517 19.517
122.425 197 122.622
DENİZLİ ŞUBE 75 700 775 31 37 68 843 0 0 0 174.077 174.077
53.324 53.324
DERİNCE ŞUBE 00 0 0 0 0 0000
4.037 4.037
DİYARBAKIR ŞUBE 18.416 60 18.476 231.161 61 231.222 249.698 0 0 0 6.326 128.775 128.775
152.315 159 152.474
EDİRNE ŞUBE 00 0 134.100 6.360 140.460 140.460 0 0 0 121.780 121.780
78.040 2.038 80.078
ERZURUM ŞUBE 00 0 5.889 13.067 18.956 18.956 561 0 0 238.346 238.346
11.437 11.437
ESKİŞEHİR ŞUBE 2.268 4.466 6.734 94.618 20.139 114.757 121.491 513 0 420 21.876 21.876
75.187 605 75.792
GAZİANTEP ŞUBE 3.241 0 3.241 166.421 116 166.537 169.778 0 0 0 4.299 15.553 372 15.925
63.377 63.377
İSKENDERUN ŞUBE 00 0 53.324 0 53.324 53.324 0 0 0 22.974 22.974
149.712 149.712
İZMİR ŞUBE 00 0 4.001 36 4.037 4.037 0 0 0
0 0
KAYSERİ ŞUBE 30.783 33.586 64.369 30.134 22.310 52.444 116.813 11.024 0 0 685 254 182.900 518 183.418
0 2.547.104 6.431 2.553.535
KIRIKKALE ŞUBE 0 265 265 107.506 25.951 133.457 133.722 4.363 0 0 14.230

KIRKLARELİ ŞUBE 00 0 108.198 13.582 121.780 121.780 0 0 0

KIRŞEHİR ŞUBE 3.609 9.316 12.925 20.118 13.765 33.883 46.808 7.449 0 0 22.730 1.053

KONYA ŞUBE 15.179 1.093 16.272 188.259 8.607 196.866 213.138 19.443 91 0 1.164 4.510

MERSİN ŞUBE 00 0 11.437 0 11.437 11.437 0 0 0

MUŞ ŞUBE 00 0 12.389 8.493 20.882 20.882 473 521 0

POLATLI ŞUBE 0 279 279 52.077 17.775 69.852 70.131 3.426 0 484 1.102 44

SAMSUN ŞUBE 00 0 13.264 2.195 15.459 15.459 0 0 0 94

SİVAS ŞUBE 4.937 4.105 9.042 36.686 11.400 48.086 57.129 5.982 176 28 62

ŞANLIURFA ŞUBE 5.620 31 5.651 16.658 0 16.658 22.310 0 0 0 664

TEKİRDAĞ ŞUBE 00 0 140.290 9.422 149.712 149.712 0 0 0

TRABZON ŞUBE 00 0 0 0 0 0000

YERKÖY ŞUBE 16.211 21.329 37.539 70.554 43.949 114.503 152.043 3.835 0 0 18.716 8.306

Toplam : 131.227 90.270 221.497 1.899.618 237.547 2.137.165 2.358.662 76.483 788 932 0 0 95.871 14.368

*26.07.2018 tarihli alım miktarlarıdır.

31

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

BASINDA TMO

32

Ekim 2018 yıl www.tmo.gov.tr

EYLÜL AYI EMEKLİ LİSTESİ

AD/SOYAD İl/İLÇE GÖREV
AYNUR KARAMAN MEMUR HAŞHAŞ VE ALKALOİD İŞL.
MUSA GÜRBÜZ TEKNİSYEN (DEPO) KONYA ŞUBE
FARUK ÇAĞLAR AŞÇI AAF.PERS. VE İD. İŞL.
ŞERAFET AYAR TEKNİSYEN AAF. YARDIMCI TES. ŞB. MÜD.
ZEKARİYA ÇILDIR ŞUBE MÜDÜRÜ DERİNCE ŞUBE
NAZIM TURAN TEKNİSYEN DEPO TEKİRDAĞ ŞUBE
KAMİL DOĞAN ŞEF KIRŞEHİR ŞUBE
AYDOĞAN KISACIK MEMUR (TARTI) BANDIRMA ŞUBE
MÜNİR OSMANCIK TEKNİSYEN (ELEKTRİK) İZMİR ŞUBE
ADEM SARI EKSPER SANDIKLI AJANS
ATLA AKKUŞ AMBAR MEMURU BURDUR AJANS
ŞAHİN OKULDAŞ ŞUBE MÜDÜRÜ MUŞ ŞUBE

KAYIPLARIMIZ

Samsun Şube Müdürlüğü emekli personeli Yusuf ÇAKMAK 08.09.2018 tarihinde

hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz.

Döne AKİskenderun Şube Müdürlüğü emekli personeli 16.09.2018 tarihinde hakkın

rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz.

Diyarbakır Şube Müdürlüğü emekli personeli Ramazan ÇETİN 18.09.2018 tarihinde

hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz.

Samsun Şube Müdürlüğü emekli personeli Cevat YILDIZ 20.09.2018 tarihinde hakkın

rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz.

33

Ekim 2018 yıl “Ofis, çitfçinin dostudur.”

Sevgili Ofisçiler,
Şiir mi yazıyorsunuz, karikatür mü çiziyorsunuz ya da anılarınızı mı kaleme alıyorsunuz? Evleniyor musunuz veya oğlunuz/kızınız
mı evleniyor ya da doğum haberleriniz mi var?
Bize yazın, “Sizden Gelenler” köşesinde yayınlayalım.
Gönderileriniz için:
[email protected] mail adresine mail atabilirsiniz.

Bültende yayımlanan yazıların etik, bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar/yazarlara aittir.

34


Click to View FlipBook Version