ORTAOKUL VE
İMAM HATİP ORTAOKULU
SOSYAL BİLGİLER
6
DERS KİTABI
Erhan ŞAHİN
Bu kitap, Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 24.06.2019 tarih ve 15 sayılı
(ekli listenin 3. sırasında) kurul kararıyla 2020-2021 öğretim yılından itibaren 5 (beş) yıl süre ile ders
kitabı olarak kabul edilmiştir.
ANADOL YAYINCILIK
İvedik O.S.B. 31. Cadde No.: 15 Yenimahalle/ANKARA tel.: (0312) 395 22 37
© Bu kitabın her hakkı saklıdır ve “ANADOL YAYINCILIK”a aittir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
gereğince kitabın tamamı veya bir kısmı, yayıncının izni olmaksızın elektronik, mekanik, fotokopi ya
da herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılamaz, yayınlanamaz ve basılamaz.
Dil Uzmanı: Nuray ÖZÇELİK
Görsel Tasarımcı: Tufan YAŞAR
ISBN:
Baskı:
2
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Bastğn yerleri toprak diyerek geçme, tan:
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. Düşün altndaki binlerce kefensiz yatan.
O benim milletimin yldzdr, parlayacak; Sen şehit oğlusun, incitme, yazktr, atan:
O benimdir, o benim milletimindir ancak. Verme, dünyalar alsan da bu cennet vatan.
Çatma, kurban olaym, çehreni ey nazl hilâl! Kim bu cennet vatann uğruna olmaz ki feda?
Kahraman rkma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Şüheda fşkracak toprağ sksan, şüheda!
Sana olmaz dökülen kanlarmz sonra helâl. Cân, cânân, bütün varm alsn da Huda,
Hakkdr Hakk’a tapan milletimin istiklâl. Etmesin tek vatanmdan beni dünyada cüda.
Ben ezelden beridir hür yaşadm, hür yaşarm. Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli:
Hangi çlgn bana zincir vuracakmş? Şaşarm! Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarm. Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-
Yrtarm dağlar, enginlere sğmam, taşarm. Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
Garbn âfâkn sarmşsa çelik zrhl duvar, O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşm,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Her cerîhamdan İlâhî, boşanp kanl yaşm,
Ulusun, korkma! Nasl böyle bir iman boğar, Fşkrr ruh- mücerret gibi yerden na’şm;
Medeniyyet dediğin tek dişi kalmş canavar? O zaman yükselerek arşa değer belki başm.
Arkadaş, yurduma alçaklar uğratma sakn; Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanl hilâl!
Siper et gövdeni, dursun bu hayâszca akn. Olsun artk dökülen kanlarmn hepsi helâl.
Doğacaktr sana va’dettiği günler Hakk’n; Ebediyyen sana yok, rkma yok izmihlâl;
Kim bilir, belki yarn, belki yarndan da yakn Hakkdr hür yaşamş bayrağmn hürriyyet;
Hakkdr Hakk’a tapan milletimin istiklâl!
Mehmet Âkif Ersoy
3
GENÇLİĞE HİTABE
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini,
ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en
kymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek
isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahlarn olacaktr. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti
müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atlmak için, içinde bulunacağn
vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok
namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek
düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili
olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatann bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün
tersanelerine girilmiş, bütün ordular dağtlmş ve memleketin her köşesi bilfiil
işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere,
memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hyanet
içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini,
müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde
harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâd! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen,
Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktr. Muhtaç olduğun kudret,
damarlarndaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk
4
5
İÇİNDEKİLER
KİTABIN ORGANİZASYONU .................................................................................................................8
1. ÜNİTE: BİZ VE DEĞERLERİMİZ.........................................................................................................9
SOSYAL ROLLERİN DEĞİŞİMİ .........................................................................................................10
KÜLTÜR VE TOPLUMSAL BİRLİKTELİK...........................................................................................13
FARKLILIKLARA SAYGI DUYUYORUM............................................................................................17
YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA......................................................................................................21
SORUNLARA ÇÖZÜM BULUYORUM...............................................................................................26
ŞİFREYİ BULALIM.............................................................................................................................31
ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI.........................................................................................32
2. ÜNİTE: TARİHE YOLCULUK.............................................................................................................39
ORTA ASYA’DA KURULAN İLK TÜRK DEVLETLERİ.........................................................................40
İSLAMİYET’İN YAYILIŞI.....................................................................................................................48
TÜRKLERİN İSLAMİYET’İ KABULÜ..................................................................................................53
YENİ YURT ANADOLU......................................................................................................................58
İPEK VE BAHARAT YOLU.................................................................................................................66
ŞİFREYİ BULALIM.............................................................................................................................69
ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI.........................................................................................70
3. ÜNİTE: YERYÜZÜNDE YAŞAM........................................................................................................79
COĞRAFİ KONUMU ÖĞRENİYORUM..............................................................................................80
TÜRKİYE’NİN FİZİKİ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİ...............................................................................90
TÜRKİYE’NİN BEŞERÎ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİ...........................................................................96
DÜNYA’DA İKLİM VE YAŞAM..........................................................................................................110
ŞİFREYİ BULALIM...........................................................................................................................115
ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI.......................................................................................116
4. ÜNİTE: BİLİM VE TEKNOLOJİ HAYATIMIZDA..............................................................................125
SOSYAL BİLİMLERİN TOPLUM HAYATINA ETKİSİ.........................................................................126
GELECEKTEKİ YAŞAM...................................................................................................................135
BİLİMSEL ARAŞTIRMA BASAMAKLARI.........................................................................................139
TELİF VE PATENT HAKKI................................................................................................................143
ŞİFREYİ BULALIM...........................................................................................................................147
ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI.......................................................................................148
6
5. ÜNİTE: ÜRETİYORUM, TÜKETİYORUM, BİLİNÇLİYİM...............................................................157
KAYNAKLARIN ÜLKE EKONOMİSİNDEKİ YERİ.............................................................................158
KAYNAKLARIN BİLİNÇSİZ KULLANIMI..........................................................................................169
YATIRIM VE PAZARLAMA...............................................................................................................177
VERGİMİ ÖDÜYORUM....................................................................................................................182
NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜ.................................................................................................................185
MESLEĞİMİ SEÇİYORUM...............................................................................................................188
ŞİFREYİ BULALIM...........................................................................................................................193
ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI.......................................................................................194
6. ÜNİTE: YÖNETİME KATILIYORUM................................................................................................203
YÖNETİM BİÇİMLERİNİ ÖĞRENİYORUM......................................................................................204
YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI......................................................................................................207
YÖNETİMİN KARAR ALMA SÜRECİNE KATILIYORUM..................................................................211
TOPLUMSAL HAYATIMIZDA DEMOKRASİNİN ÖNEMİ..................................................................214
ANAYASAL GÜVENCE ALTINDAYIZ................................................................................................218
TOPLUMSAL HAYATTA KADININ YERİ...........................................................................................222
ŞİFREYİ BULALIM...........................................................................................................................228
ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI.......................................................................................229
7. ÜNİTE: ULUSLARARASI İLİŞKİLERİMİZ.......................................................................................237
TÜRK CUMHURİYETLERİ VE KOMŞU ÜLKELERLE İLİŞKİLER.....................................................238
ÜLKEMİZİN EKONOMİK İLİŞKİLERİ...............................................................................................243
ÜLKEMİZİN ÜSTLENDİĞİ ULUSLARARASI ROLLER.....................................................................246
POPÜLER KÜLTÜR.........................................................................................................................250
ŞİFREYİ BULALIM...........................................................................................................................253
ÜNİTE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI.......................................................................................254
CEVAP ANAHTARI..............................................................................................................................262
SÖZLÜK...............................................................................................................................................268
KAYNAKÇA.........................................................................................................................................272
TÜRKİYE HARİTASI............................................................................................................................287
TÜRK DÜNYASI HARİTASI.................................................................................................................288
7
KİTABIN ORGANİZASYONU
Ünitede öğrenilecek konuların ve-
rildiği bölümdür.
Konuya hazırlanmanızı sağlayacak
çalışmaların verildiği bölümdür.
Konuyu daha iyi kavramanızı sağla-
yacak metinlerin verildiği bölümdür.
Konuyla ilgili araştırma ödevlerinin
verildiği bölümdür.
Konuyla ilgili dikkatinizi çekecek
sözlerin verildiği bölümdür.
Konuyla ilgili yorumlayabileceğiniz
görsellerin verildiği bölümdür.
Öğrendiğiniz konularla ilgili ölçme
ve değerlendirme çalışmalarının verildi-
ği bölümdür.
Öğrendiğiniz konularla ilgili günlük
hayattan haber metinlerinin verildiği
bölümdür.
Arkadaşlarınızla sınıf ortamında
tartışabileceğiniz sınıf içi düşünme et-
kinliklerin verildiği bölümdür.
Ünitede öğrendiğiniz bilgilerle ilgili
ölçme ve değerlendirme çalışmalarının
verildiği bölümdür.
8
1. BİZ VE
ÜNİTE DEĞERLERİMİZ
1.1
Eminönü, İstanbul
Neler Öğreneceğiz?
Bu ünitede;
◗ Sosyal rollerin zaman içerisindeki değişimini,
◗ Sosyal, kültürel ve tarihî bağların toplumsal birlikteliğin oluşmasındaki yerini ve rolünü
analiz etmeyi,
◗ Toplumda uyum içerisinde yaşayabilmek için farklılıklara yönelik ön yargıları sorgulamayı,
◗ Toplumsal birlikteliğin oluşmasında sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı destekleyici faa-
liyetlere katılmayı,
◗ Bir soruna getirilen çözümlerin hak, sorumluluk ve özgürlükler temelinde olması gerekti-
ğini öğreneceksiniz.
9
SOSYAL ROLLERİN DEĞİŞİMİ
Hazırlık Çalışması
5. sınıfta rol kavramını öğrenmiştiniz. Evde ve okulda sahip olduğunuz roller hakkında
neler söyleyebilirsiniz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Hakan Bey, evli ve iki çocuk babası bir
öğretmendir. Hakan Bey okulda öğrencilerine
ders anlatır (Görsel 1.2), onlara toplum kural-
larından bahseder ve onların ülkelerine faydalı
bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlar.
1.2
Hakan Bey sınıfta ders anlatırken
Hakan Bey ve eşi aralarında iş bölümü ya-
parak ev işlerini paylaşırlar. Hakan Bey, eşine
sevgi ve saygı gösterir, fikirlerine değer verir.
Fırsat buldukça sohbet eder (Görsel 1.3) ve bir-
birlerine gün içinde neler yaptıklarını anlatırlar.
1.3
Hakan Bey eşiyle sohbet ederken
Hakan Bey evinde çocuğuyla ilgilenir. On- 1.4
dan okulda yaptıklarını anlatmasını ister, onun-
la sohbet eder, oyunlar oynar (Görsel 1.4); ço-
cuğunun derslerine yardımcı olur ve eğitimiyle
ilgilenir.
Hakan Bey oğluyla satranç oynarken
Yukarıda Hakan Bey’in üstlendiği sosyal rolleri ve bu rollerin gerektirdiği davranışları öğrendiniz.
Hakan Bey aynı anda öğretmen, eş ve baba sosyal rollerine sahiptir. Hakan Bey, sosyal rollerinin ge-
rektirdiği davranışları yerine getirmektedir. Okulda öğrencileriyle, evde eşi ve çocuğuyla ilgilenmektedir.
Bireyler aynı anda çeşitli sosyal rollere sahip olabilir. Örneğin, sizler sınıfınızda öğrenci iken aynı zaman-
da sınıf başkanı veya okul müzik grubunda solist olabilirsiniz.
10
Bireyler doğar, büyür ve gelişirler. Yaşamları boyunca sahip oldukları sosyal rolleri bir anda edin-
mezler. Yaşam döngüsü içinde bireylerin sahip oldukları sosyal roller de değişime uğrar. Aşağıdaki
örneği okuyarak Hatice Hanım’ın sosyal rollerinin zaman içindeki değişimini inceleyiniz.
Merhaba çocuklar! 1980 yılında Konya’da doğdum. Doğ-
duğum andan itibaren anne ve babamın “kızı” rolüne sahip
oldum. Aynı evde yaşadığımız dedem ve babaannemin de “to-
runu” rolünü üstlendim.
6 yaşında mahallemizde bulunan anaokulunda öğrenim
görmeye başladım. Artık okula gidiyordum ve böylece “öğren-
ci” rolüne de sahip oldum. İlkokulda “sınıf başkanı”, ortaokulda
da “okul voleybol takımı oyuncusu”ydum.
14 yaşındayken kardeşim dünyaya geldi. Artık hayatta 1.5
“abla” rolüne de sahiptim. Lise yıllarında okuduğum okulda
“müzik kulübü üyesi” oldum ve okulumu müzik yarışmalarında
temsil ettim.
Liseden sonra İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesine
başladım. Burada 5 yıllık meslek eğitimini başarıyla tamamla-
dım. Daha sonra meslek yaşamına başladığımda artık “veteri-
ner” olarak bir rolüm daha vardı (Görsel 1.5).
Şu anda evliyim ve 2 çocuğum var. Evlilik hayatım başla-
yınca “eş”, çocuklarım doğunca da “anne” rollerine sahip ol-
dum.
Düşünelim Tartışalım
Hatice Hanım’ın verdiği bilgilere göre aşağıdaki soruları cevaplayınız. Düşünceleri-
nizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Hatice Hanım yaşamı boyunca hangi sosyal rollere sahip olmuştur?
Hatice Hanım’ın sosyal rolleri zaman içinde neden değişime uğramıştır?
11
Hatice Hanım’ın zaman içerisinde yeni sosyal roller edindiğini, bu sosyal rollere uygun davranışlar
geliştirdiğini ve böylece yeni sorumluluklar üstlendiğini öğrendiniz. Bu örnekte de olduğu gibi insanların
sosyal rollerinde zamanla değişimler meydana gelir. Sosyal rollerin zaman içinde değişimiyle ilgili ola-
rak aşağıda verilen akış şemasını inceleyiniz.
Birey, dünyaya geldiğinde anne ve babasının ilgisine muhtaçtır. Toplum, bireyden bir sorumluluk
beklemez.
Birey, bebeklik döneminden çocukluk dönemine geçtiğinde oyun dönemindedir. Bu dönemde
gerek bireysel olarak gerekse arkadaşlarıyla oyunlar oynar. Arkadaşlarıyla oyunlar oynayarak birlikte
hareket etme, iş birliği yapma gibi davranışları yerine getirmeye başlar.
Birey, zamanla büyüdükçe yeni sosyal roller edinir. Kardeşi olursa abla veya ağabey sosyal rolünü
üstlenir. Kardeşine hem yardımcı hem de davranışlarıyla örnek olur.
Okul çağına gelen birey, öğrencilik sosyal rolünü üstlenir. Öğrenci olmanın gerektirdiği sorumlu-
lukları yerine getirmeye başlar. Düzenli olarak okula devam eder, okul kurallarına uyar, öğretmenlerini
dinler ve okulda öğrendiği bilgileri evde tekrar ederek düzenli olarak derslerine çalışır.
Birey, eğitim hayatı sürecinde kendine bir meslek belirlemeye çalışır. Meslek sahibi olunca top-
lumun ihtiyaç duyduğu hizmetleri sunmaya başlar. Örneğin, öğretmenlerin öğrencilere yeni bilgiler
öğretmesi ve topluma faydalı bireyler olmalarını sağlaması sosyal rollerinin bir gereğidir.
Birey, çocuğu olduğunda anne veya baba rolünü üstlenir. Bu rollerin gerektirdiği davranışları yap-
maya başlar. Çocuğun beslenme, giyinme, barınma, güvenlik ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması
bunlara örnektir.
Hayatının ilerleyen dönemlerinde birey; dede, babaanne veya anneanne rollerine sahip olabilir.
Hayatı boyunca edindiği birikim ve tecrübelerini torunlarına aktarması, torunlarını sevmesi de bu
sosyal roller sonucunda gerçekleşir.
Sıra Sizde
Aşağıda verilen bilgilere göre Kenan Bey’in zaman içinde sahip olduğu sosyal rolleri
sırasıyla defterinize yazınız.
Kenan Bey, anne ve babasının oğlu olarak 1981 yılında Sivas’ta dünyaya gelmiştir. Doğu-
muna dedesi, babaannesi ve anneannesi çok sevinmiştir. İlkokul ve ortaokul yıllarında başarılı
bir öğrenci olan Kenan Bey, ortaokulda sınıf başkanlığı ve tiyatro kulübü oyunculuğu yapmıştır.
Liseyi, Sivas Anadolu Lisesinde tamamlamıştır. Lisede okulunun futbol takımı kaptanlığını yap-
mıştır. Liseden mezun olduktan sonra Bursa Uludağ Üniversitesi Tekstil Mühendisliği bölümünü
bitirmiş ve sonrasında bir kumaş fabrikasında işe başlamıştır. Kenan Bey, 2009 yılında evlenmiş
ve daha sonra 2 çocuk sahibi olmuştur.
12
KÜLTÜR VE TOPLUMSAL BİRLİKTELİK
Hazırlık Çalışması
Millî bayramlarımızın, ülkemizin her tarafında coşkuyla kutlanmasının toplumsal birlikteliğe
katkıları nelerdir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Havza’da ev hanımları, kış mevsiminde tüketecekleri
yiyecekleri imece usulüyle hazırlıyorlar. Günümüzde birçok
gıda ürünü marketlerde hazır olarak satılmasına rağmen
geleneksel gıdalar arasında yer alan yufka, Havza’da ev
hanımları tarafından hâlâ geleneksel yöntemlerle hazırlanı-
yor. İlçede kış aylarında tüketilen yufkayı komşular bir araya
gelerek el birliğiyle açıyor ve pişiriyor. Kuru hâlde muhafaza
edilen yufka, tüketileceği zaman ıslatılıp yenmeye hazır hâle
getiriliyor. Mahalleli kadınlar, “Yılda iki kez yufka açıyoruz.
Ramazan öncesi ve kış öncesi yiyeceğimiz yufkayı birlikte
yapıyoruz. Birkaç kadın mahallede kime yufka açacaksak 1.6
onun evinde toplanıyoruz. Kimimiz hamur yoğuruyor, kimi-
miz yufka açıyor, kimimiz yufkaları pişiriyor (Görsel 1.6), ki- Sacda pişen yufka
mimiz de iş yapanlara yemek hazırlıyor. Yaptığımız yiyecekler marketlerde hazır satılıyor ama biz
yufka, turşu, salça, tarhana gibi pek çok yiyeceğimizi kendimiz yapıyoruz.” dedi.
Genel Ağ’dan düzenlenerek alınmıştır (10.04.2018).
Düşünelim Tartışalım
Okuduğunuz haberden yararlanarak aşağıdaki soruyu cevaplayınız. Düşüncelerini-
zi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Havzalı kadınların kış mevsiminde tükettikleri yiyeceklerin bazılarını beraberce
hazırlamalarının toplumsal birlikteliğe katkısını açıklayınız.
Salça, yufka, erişte ve turşu gibi besinlerin evlerde hazırlanması ülkemize ait kültürel değerlerden
biridir. Okuduğunuz haberdeki kadınlar kültürel değerlerini yaşatmaya özen göstermektedirler. Havzalı
kadınların yaşattığı bu kültürel değer, onların kaynaşmasına ve toplumsal birlikteliğin oluşmasına katkı
sağlamaktadır.
13
Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği, kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi özelliklerin
tümüne kültür denir. Kültür bir milleti diğer milletlerden ayıran yaşam tarzı, duygu ve düşüncelerin
oluşturduğu ortak değerler olarak da ifade edilebilir. Kültür, içinde bulunduğumuz toplumun kimliğini
oluşturur.
Birey yaşadığı toplumun kültürel özellikle-
rini ailesinden, akrabalarından, arkadaşların-
dan, okuldan veya iş ortamından öğrenir. Bu
öğrenme süreci ömür boyu sürer. Birey, yaşa-
dığı toplumun kültürünü öğrendikçe toplumun
diğer bireyleriyle daha sağlıklı iletişim kurar. Bu
durum toplumsal birlikteliğin oluşması açısın-
dan önemlidir (Görsel 1.7). Kültürel değerler,
zaman içinde bireyler tarafından yeni eklemeler
yapılarak veya mevcut bazı unsurlar çıkarılarak 1.7
değişikliğe uğrayabilir. Bu nedenle her toplum Bireyler, yaşadıkları toplumdan etkilenirler.
kendi kültürünü korumaya özen göstermelidir.
Şimdi kültürümüzü oluşturan unsurlardan bazılarının toplumsal birlikteliğin oluşmasındaki yerini ve
rolünü inceleyelim.
Dil
İnsanların duygu ve düşüncelerini birbirine
aktarmak için sözcükler ya da işaretler aracılı-
ğıyla kurduğu iletişime dil adı verilir. Bir milletin
yaşayışına dair her türlü maddi ve manevi de-
ğerler dil ile ifade edilir (Görsel 1.8). Şiir, türkü,
mani, ninni, destan gibi kültürel değerler dil ile
oluşturulur ve sonraki nesillere de dil ile akta-
rılır. Örneğin, Orhun Yazıtları Kök Türkler tara-
fından oluşturulan bir alfabe sayesinde yazıl-
mış ve günümüze kadar gelmiştir. Oğuz Kağan 1.8
Destanı, Ergenekon Destanı ve Göç Destanı da Dil, toplumu oluşturan kültür unsurlarından biridir.
dil sayesinde bizlere kadar ulaşmıştır. İnsanla-
rın yaşanmışlıklarını anlatan türküler, bebeklere söylenen ninniler, geçmiş dönemdeki insanların yaşam
tarzları, sanat ve estetik anlayışları, birbirleriyle iletişimleri de dil sayesinde günümüze kadar ulaşmış
unsurlardandır.
Din
Din, kültür unsurları içinde önemli bir yere sahiptir. Din, insanların duygu ve düşüncelerini etkiler. Bu-
nun sonucunda toplumun düşünce ve yaşayış biçimi etkilenerek kültürü şekillenir. Her kültür, ait olduğu
toplumdaki insanların inandığı dinin izlerini taşır. Her birey kendi değerleri doğrultusunda inandığı dinin
gereklerini yerine getirebilmelidir. Toplumsal birlikteliğin oluşması için insanların dinî inançlarına saygı
göstermek önemlidir.
14
Tarih
Kültürü meydana getiren unsurlardan biri de tarihtir. Tarih sayesinde bir milletin oluşturduğu ortak
kültür mirası geçmişten günümüze aktarılabilir. Bu sayede bireyler geçmişine ait kültürel değerleri öğ-
renerek bunları yaşatmaya çalışır. İnsanların geçmişlerini bilmesi, ortak bir tarih bilincine sahip olması
toplumsal birlikteliğin oluşmasında etkilidir. Örneğin, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları hakkında bilgi
sahibi olan bireyler; savaş esnasında insanların omuz omuza vererek mücadele ettiklerini, el birliğiyle
ülkelerini kurtarmak uğruna can vermekten çekinmediklerini de öğrenirler (Görsel 1.9).
Tarih bilinciyle hareket edilmesi toplumdaki insanlar arasında birliktelik oluşmasını sağlar. Millî bay-
ramlarımızın ülkemizin dört bir yanında coşkuyla kutlanması bunun en güzel örneklerindendir.
1.9
Çanakkale Şehitliği Abidesi
Özlü Sözleri Yorumlayalım
Aşağıdaki söz size neler çağrıştırmaktadır? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla
paylaşınız.
“Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek
bir güç düşünülemez.”
Mustafa Kemal Atatürk
Genel Ağ’dan alınmıştır (11.04.2018).
Toplumsal birlikteliğin oluşmasında dil, din, tarih dışında gelenek ve görenekler gibi kültürel unsur-
lar da vardır. Büyüklere saygı ve küçüklere sevgi göstermek, misafirlere ikramlarda bulunmak, hastaları
ziyaret etmek bunlara örnektir. Ülkemizde misafirliğe gidildiğinde orada karşılaşılan herkesle selamla-
şılır. Yaşça büyüklerin elleri öpülür, küçüklere sevgi gösterilir. Ev sahipleri tarafından misafirlere ikram-
larda bulunulur. Bayram günleri insanlar birbirlerinin bayramlarını kutlayarak hâl ve hatırlarını sorar. Bu
unsurlar bireyler arasındaki toplumsal birlikteliğin oluşmasını sağlayan sosyal bağlara örnektir.
15
Ülkemizde halı ve kilim dokumacılığı, eskiden beri sü-
regelen önemli kültürel değerlerimizden biridir. Genellikle
kadınlar evlerinde veya atölyelerde bir araya gelerek bu işi
beraberce yaparlar (Görsel 1.10).
Toplumumuzda askerlik görevini yerine getirecek kişi-
ler için asker uğurlama törenleri düzenlenir. Askere gide-
cek kişiler ailesi, akrabaları ve arkadaşları tarafından be- 1.10
raber uğurlanır. Yine benzer şekilde toplumumuzda düğün
törenlerinde de insanlar bir araya gelmekte, halk oyunları İnsanlar kültürel değerlerini yaşatarak top-
eşliğinde beraber eğlenmektedir. Düğüne katılan davetliler lumsal birlikteliklerini güçlendirirler.
evlenecek kişilere genellikle hediyeler verirler. Tüm bunlar insanlar arasındaki toplumsal birlikteliğin
oluşmasını sağlayan kültürel bağlara verilebilecek örneklerdir.
Ülkemizde her yıl Orta Asya’da yaşayan Türk topluluklarının yaptıkları sporların, oynadıkları oyun-
ların, kaldıkları çadırların ve yaşam biçimlerinin tanıtıldığı “Etnospor Festivali” düzenlenmektedir. Bu
festivale günümüzde varlıklarını sürdü-
ren Türk devletlerinden sporcular ve
misafirler katılmaktadır. Katılımcılar Et-
nospor Festivali sayesinde aynı sporları
yaparak, aynı oyunları oynayarak, aynı
kıyafetleri giyerek bir araya gelmektedir.
Etnospor Festivali ile bir araya gelinmesi
insanlar arasındaki toplumsal birlikteliğin 1.11
oluşmasını sağlayan tarihî bağlar saye- Tarihî bağlar, birlik ve beraberliğimizi artıran unsurlardır.
sinde olmaktadır (Görsel 1.11).
Bireyler sosyal, kültürel ve tarihî bağlar sayesinde topluma uyum sağlarlar. Bu sayede kendilerini
yaşadıkları toplumun bir parçası olarak görürler ve topluma aidiyet duyguları gelişir. Aynı toplumda ya-
şayan bireylerin kültürel değerlerine sahip çıkmaları birlik ve beraberlik içinde yaşamalarını kolaylaştırır.
Türk toplumu olarak bizlere düşen kendi kültürümüze sahip çıkmaktır. Bu sayede toplumda dayanışma
ve birlik duygusunu artırarak “biz bilincini” kazanabiliriz.
Sıra Sizde
Bir toplumun kültürünün oluşmasında etkili olan unsurlardan dil, din ve tarih hakkın-
daki düşüncelerinizi aşağıda verilen tabloya yazarak sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Bunların dışındaki diğer kültürel unsurlar hakkında araştırma yapınız ve edindiğiniz bilgi-
leri defterinize yazarak sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kültür unsuru Toplumsal birlikteliğin oluşmasındaki yeri ve önemi
Dil
Din
Tarih
16
FARKLILIKLARA SAYGI DUYUYORUM
Hazırlık Çalışması
İnsanların birbirine saygıyla yaklaştığı ve anlayışlı olduğu bir toplumda neler yaşanır? Dü-
şüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şanlıurfa’da Dünya
çocukları ile birlikte büyük coşkuyla kutlandı.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı’nın 98. Yılı Şanlıurfa İl Millî Eğitim
Müdürlüğünün organizasyonunda büyük
bir coşkuyla kutlandı (Görsel 1.12). Törene
Şanlıurfa’da öğrenim gören çocukların yanı
sıra 9 farklı ülkeden ve ülkemizin 8 farklı ilin-
den gelen çocuklar da katıldı. Törene ka-
tılan çocuklar hazırladıkları gösterilerini ve 1.12
yöresel danslarını izleyenlere sundu. 23 Nisal Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları
İl Millî Eğitim Müdürü yaptığı konuşmasında “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Gazi Mus-
tafa Kemal Atatürk’ün geleceğin teminatı olan çocuklarımıza sevgi ve inancını göstermektedir.
Bugün coşkuyla kutladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm dünya çocukları-
nın katıldığı bir barış ve kardeşlik şölenine dönüşmüştür. Bugün düzenlediğimiz törene Gürcistan,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Makedonya, Romanya, Bosna Hersek, Kosova, Kır-
gızistan, Bulgaristan olmak üzere dünyanın 9 farklı ülkesinden ve Kilis, Gaziantep, Mardin, Adıya-
man, Siirt, Şırnak, Batman, Şanlıurfa olmak üzere ülkemizin 8 farklı ilinden çocuklar katılmaktadır.
Tarihimizin dönüm noktalarından olan bu güzel günde başta büyük devlet adamı Gazi Mustafa
Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, şükran ve minnetle anıyor;
tüm öğrencilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı içtenlikle kutluyor, hepinizi
saygı ile selamlıyorum.” dedi.
Dünyanın farklı ülkelerinden ve ülkemizin farklı illerinden törene gelen çocuklar birbirleriyle
tanıştılar ve kaynaştılar. Ülkemize gelen misafir öğrenciler en güzel şekilde ağırlandılar. Çocuklar
birbirlerine sevgi ve saygıyla yaklaştılar. Birbirlerini ilk kez gören çocuklar arkadaş oldular ve bir-
birlerine bundan sonra Genel Ağ üzerinden haberleşme sözü verdiler. Farklı milletlerden olsalar
da farklı yerlerde yaşasalar da aynı dili konuşamasalar da çocukların oyun oynarken mutluluğu
gözlerinden okunuyordu. Genel Ağ’dan düzenlenerek alınmıştır (12.04.2018).
17
Düşünelim Tartışalım
Okuduğunuz haberden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız. Düşünceleri-
nizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda neden diğer ülkelerden ço-
cuklar ülkemizdeki kutlama törenine katılmış olabilir?
Ülkemizde yaşayan çocukların dünyanın farklı ülkelerinden gelen çocuklarla
uyum içinde hareket etmesi niçin önemlidir?
Önceki sayfada verilen haber metnin-
de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı için Şanlıurfa’ya gelen ve araların-
da din, dil, sosyoekonomik farklılıkları olan
çocukların birbirleriyle uyum içinde bir gün
geçirdiklerini okudunuz. Tören için Şanlıur-
fa’ya gelen çocuklar din, dil, sosyoekono-
mik durum gibi farklılıkları önemsemeden
birbirlerine arkadaşça davranmışlar ve böy- 1.13
lece birbirleriyle uyum içerisinde güzel bir
gün geçirmişlerdir. Her bireyin toplumda yeri ve önemi vardır.
Yaşamımız boyunca bizden farklı özelliklere sahip bireylerle karşılaşabiliriz. Örneğin bazı insanların
konuştuğu dil, bizim konuştuğumuz dilden farklıdır. Bazı insanlar bizim inandığımız dinden farklı dinlere
inanır. Bazı insanların maddi durumu bizimkinden daha iyi, bazılarınınki ise daha kötü olabilir. İnsanlar
arasında karşılaşılabilecek bunun gibi farklılıklar doğaldır. Bu farklılıklar insan ilişkilerinde davranışların
belirlenmesinde etken olmamalıdır. Bireyleri oldukları gibi kabullendiğimizde onlarla uyum içinde yaşa-
mamız da kolaylaşır (Görsel 1.13).
Özlü Sözleri Yorumlayalım
Aşağıdaki söz size neleri çağrıştırmaktadır? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla
paylaşınız.
“Her insan farklı bir dünyadır.”
Genel Ağ’dan alınmıştır (13.04.2018).
Toplumla uyumlu bir yaşamın sürdürülebilmesi için farklılıklara saygı gösterilmesi son derece
önemlidir. Ancak farklı kişi veya gruplara karşı zaman zaman rastlanabilen bazı kalıp yargı ve ön yargı-
lar toplumun uyum içinde yaşamasının önünde engel oluşturabilmektedir. Bir grubun bütün üyelerine
yönelik abartılan, genelleştirilen olumlu veya olumsuz değerlendirmelere kalıp yargı adı verilir. Kalıp
yargılar başkalarından, medya organlarından veya çeşitli kaynaklardan öğrenilmiş olabilir. Şimdi bazı
kalıp yargı örneklerini inceleyelim.
18
Kalıp yargı örnekleri Açıklamalar
Kadınlar duygusaldır. İnsan, doğası gereği duygusaldır ve duygusallık belli bir cinsiyete ait değil-
dir. Erkekler de kadınlar da duygusal olabilir.
Yaramaz çocuklar Yaramazlık ile zekâ arasında bir bağlantı olduğu söylenemez. Yaramaz ço-
zekidir. cuğun zekâ yönünden uslu çocuktan farkı yoktur.
Pahalı olan ürünler Bazı insanlar aynı özelliklere ve işleve sahip iki ürün arasında kararsız kal-
kalitelidir. dığında pahalı olanı tercih edebilmektedir. Bu yanlış bir tutumdur. Çünkü
pahalı ürünlerden bazıları kalitesiz olabileceği gibi ucuz ürünlerden bazıları
da kaliteli olabilir.
Kalıp yargılar belli faktörler sonucu oluşan düşünce kalıplarıdır. Kalıp yargılar zamanla oluşur ve
yaygınlaşır. Bireyler kalıp yargıları topluma uyum sürecinde öğrenir, bazı bireyler de bu kalıp yargılarla
hareket etmeyi seçebilir. Ancak unutulmamalıdır ki kalıp yargılar hiçbir zaman kesinlik içermemektedir
ve kalıp yargıların bilimsel bir geçerliliği de yoktur.
Bir kimse veya bir olayla ilgili yeterli bilgi edinmeden geliştirilen tutumlara ön yargı adı verilir. İnsan-
lar bazen başka düşüncelere, insanlara veya olaylara karşı ön yargılı olabilmektedir. Ön yargılı bireylerin
bir durum ya da kişi hakkında olumlu veya olumsuz bir düşüncesi vardır. Bireyler herhangi bir olayda
bu düşüncelerine göre karar verebilirler. Şimdi bazı ön yargı örneklerini inceleyelim.
Ön yargı örnekleri Açıklamalar
Eminim ki bu sınavdan Bu cümleyi kuran kişi, sınava giren öğrenciye karşı ön yargılıdır. Çünkü sı-
kötü not alacak. nav daha olmamıştır ve sınavın sonucu bilinmemektedir. Öğrenci sınavdan
iyi not da alabilir.
Bu arabayı Ahmet Us- Bu cümleyi kuran kişi, Ahmet Usta dışındaki bütün ustalara karşı ön yargılı-
ta’dan başka kimse ta- dır. Çünkü arabanın arızasını başka ustalara göstermemiştir. Arabayı Ahmet
mir edemez. Usta tamir edebileceği gibi başka ustalar da tamir edebilir.
Kupayı kesin bizim ta- Bu cümleyi kuran taraftar ön yargılıdır. Çünkü maçlar daha bitmemiştir ve
kım alacak. kupayı hangi takımın alacağı belli değildir. Maçlar bittiğinde kupayı başka
bir takım da alabilir.
İnsanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan 1.14
ve herhangi bir konuda gerekli araştırmaları yapma- Toplumda uyum içinde yaşayabilmek önemlidir.
dan kişi ve durumlarla ilgili kararlar verilmemelidir.
Her zaman tarafsız ve ön yargısız olmaya dikkat edil-
melidir. Ön yargıların olmadığı bir toplumda insanlar
uyum içinde yaşarlar, birbirlerine karşı sevgi ve saygı
içinde hareket ederler. Bu sayede yaşadıkları çevre-
de, okulda ve iş yerinde daha huzurlu olurlar. İnsan-
lar arasında sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma,
birlik ve beraberlik duyguları gelişir (Görsel 1.14).
19
Toplumda eğitim yeterlilikleri ve birey- 1.15
sel özellikleri bakımından akranlarından Farklılıklara saygı duymak toplumsal uyumu artırmaktadır.
farklılık gösteren kişiler bulunabilmektedir.
Bu kişiler, özel gereksinimli bireyler olarak
tanımlanırlar. Zihinsel yetersizliği olan, işit-
me güçlüğü çeken, bedensel yetersizliği
bulunan, üstün zekâlı veya üstün yetenek-
li olan bireyler bunlara örnektir. Bu özellik-
lere sahip bireylerin de diğerleri gibi top-
lumun bir parçası olduğu unutulmamalı,
onlara karşı ön yargılı olunmamalıdır. Ör-
neğin, yakın çevremizde down sendromlu
bireyler (Görsel 1.15) bulunabilmektedir.
Bu bireylerin her birine değer vermeli ve
onlarla arkadaş olmaktan çekinmemeliyiz.
İnsanlar elde ettikleri gelirle kendilerinin ve ailelerinin geçimlerini sağlamaya çalışırlar. Bir toplum-
da yaşayan tüm bireylerin aynı gelir seviyesinde olması mümkün değildir. Kimi bireyler yüksek, kimi
bireyler düşük gelir elde edebilirler. Ayrıca bireylerin gelir durumları zaman içerisinde değişiklikler de
gösterebilir. Bu nedenle insanlar sosyoekonomik durumlarına göre değerlendirilmemelidir. İnsanlar ara-
sındaki sosyoekonomik farklılıklara saygı gösterilmelidir. Bu durum bireylerin huzurlu ve mutlu yaşama-
larına katkı sağlar.
Ülkemizde farklı etnik, dinî ve mezhepsel aidiyetlere mensup çok sayıda insan yaşamaktadır. Top-
lumdaki tüm bireylere etnik kökenleri, dinî inançları veya mezhepsel farklılıkları ne olursa olsun kalıp
yargı ve ön yargılar olmadan tarafsız yaklaşmalı ve saygı duymalıyız. Birbirine saygılı insanlardan oluşan
toplum uyum içinde yaşar.
Sıra Sizde
Aşağıda verilen bilgilerden de yararlanarak toplumda uyum içinde yaşayabilmek için
farklılıklara karşı anlayışlı olmanın önemi hakkındaki düşüncelerinizi defterinize yazınız.
Dünyanın birçok yerinde savaş ve afet gibi top-
lumları olumsuz etkileyen durumlar yaşanabilmek-
tedir. Bu yerlerde yaşayan insanlar güvenliklerinden
endişe duydukları için kimi zaman başka ülkelere
sığınıp kendi ülkelerinden ayrılmak zorunda kala-
bilmektedir. Bu durumda olan insanlara mülteci 1.16
adı verilir. Ülkemizde de çok sayıda mülteci yaşa-
maktadır. Yetkililer ülkemize sığınan mültecilerin güven ve huzur içinde yaşamaları için önemli
çalışmalar yapmaktadır. Ülkemizin çeşitli yerlerinde kurulan mülteci kamplarında (Görsel 1.16)
insanların barınma, giyinme, beslenme ve güvenlik ihtiyaçları karşılanmaktadır. Ülkemiz çeşitli
nedenlerle zor duruma düşmüş insanlara destek olmaktadır.
20
YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Hazırlık Çalışması
İnsanların yardımlaşma ve dayanışma içinde olması niçin önemlidir? Düşüncelerinizi arka-
daşlarınızla paylaşınız.
Kızılay depremzedelere hem yuva hem aş sunuyor.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde meydana
gelen deprem felaketinin ardından bölgeye ula-
şan Kızılay ekipleri, depremzedelere beş gün-
dür sıcak yemek dağıtıyor (Görsel 1.17). Kızılay
tarafından dağıtılan çadır, battaniye, yatak sa-
yesinde depremzedelerin barınma ihtiyacı kar-
şılanıyor.
Depremde en fazla hasarın meydana geldiği 1.17
Yukarıköy’e yerleşen Kızılay ekipleri, ilk andan
Kızılay aşevi
itibaren depremzedelerin yaralarını sarıyor. Kızılay, depremin henüz ilk saatlerinde bölgeye sevk
ettiği mobil mutfak tırı ile günde 3 öğün yemek servis ediyor. Kızılay her gün 12 bin kişilik yemek
hazırlıyor. Bu yemekler, bir ilkokulun bahçesinde kurulan aşevinde vatandaşlara dağıtılıyor. Ye-
mekler, yine bu noktadan depremde hasar gören 15 köye de araçlarla gönderiliyor.
Genel Ağ’dan düzenlenerek alınmıştır (17.04.2018).
Mahallelinin “tatlı” dayanışması
Balıkesir’in Sındırgı ilçesinin kırsal mahal-
lelerinden Akçakısrak’ta kurulan kazanlarda iki
hafta boyunca dayanışma örneği gösterilerek
kara üzüm pekmezi kaynatılacak. Hasadın baş-
ladığı bugünlerde mahalleli el birliğiyle hareket
ediyor. Mahallelinin bir kısmı bağlardaki üzümü
toplarken bir kısmı da köy meydanında kurulan
kazanlarda pekmez kaynatıyor (Görsel 1.18). 1.18
Odun getirme, ateş yakma ve üzümleri ezme işi Kazanda kaynatılan pekmez
erkekler; şırayı kaynatma ve dinlendirme işi ise kadınlar tarafından yapılıyor. Bu dayanışma gele-
neği genç nesillere aktarılıyor. Genel Ağ’dan düzenlenerek alınmıştır (18.04.2018).
21
Düşünelim Tartışalım
Okuduğunuz haberlerden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız. Düşüncele-
rinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Kızılay, yaşanan depremden hemen sonra hangi çalışmaları yapmıştır? Bu çalış-
maların toplumsal yardımlaşma açısından önemi nedir?
Akçakısrak mahallesinde yaşayan insanlar nasıl bir dayanışma örneği ortaya
koymuşlardır? Bu insanların dayanışma içinde hareket etmelerinin önemi nedir?
Birey, toplumu oluşturan en küçük birimdir. Bu nedenle bir toplumda huzurlu yaşam olabilmesi
için öncelikle bireylerin huzurlu olması gerekir. Yeterli beslenemeyen, hastalığını tedavi ettiremeyen,
çocuğunun eğitim ihtiyaçlarını karşılayamayan bireyler kendilerini yaşadıkları topluma ait hissetmekte
zorlanabilirler. Bu bireylerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için toplumu oluşturan kişiler arasında yar-
dımlaşma ve dayanışma olmalıdır.
Bireylerin çeşitli konularda birbirlerine yardım etmesine ve ortak olarak işlerin üstesinden gelmesine
yardımlaşma denir. Önceki sayfada verilen metinde Kızılay’ın yaptığı yardımlarla ilgili bir haber okudu-
nuz. Çanakkale’de yaşanan deprem sonrasında Kızılay görevlileri vakit kaybetmeden olay yerine gitmiş,
depremden etkilenen insanların barınma ve beslenme ihtiyacını karşılamıştır. Kızılay’ın yaptığı bu uygu-
lama bir yardımlaşma örneğidir.
Türk Kızılayı 1868 yılından bu yana toplumsal dayanışma-
yı sağlamak, sosyal refahın gelişmesine katkıda bulunmak,
ihtiyaç sahiplerine barınma, beslenme ve sağlık yardımları
ulaştırmak için önemli görevler üstlenmiştir (Görsel 1.19).
Türk Kızılayı doğal afetler sonrasında afetzedelere acil 1.19
olarak beslenme, barınma ve sağlık hizmetleri de sunar. Bu
yardımları ülke genelinde bulunan şubeleri aracılığıyla gerçek- Türk Kızılay’ı ülkemizde hizmet veren bir
leştirir. Bunlara ek olarak toplumda yardımlaşma kültürünün yardımlaşma kurumudur.
yaygınlaşması amacıyla gençlere eğitim hizmetleri de ver-
mektedir. Ülkemizde yaşayan her duyarlı vatandaş imkânları
doğrultusunda Kızılay’a destek olmalıdır.
Bir topluluğu oluşturan bireylerin duygu, düşünce ve ortak amaçlarda birbirlerine karşılıklı olarak
bağlanmasına dayanışma denir. Önceki sayfada verilen haber metninde Akçakısrak mahallesinde ya-
şayan insanların dayanışma içerisinde hareket etmeleriyle ilgili bir haber okudunuz. Akçakısrak mahal-
lesinde yaşayan insanlar birbirleriyle uyum içinde hareket ederek işlerini daha hızlı bitirebilmektedirler.
Ülkemizin çeşitli yerlerinde aşevleri vardır. Aşevi, maddi 1.20
durumu yetersiz veya bakıma muhtaç kimselere ücretsiz ola- Aşevleri toplumsal birlikteliği artırır.
rak yemek verilen yerdir (Görsel 1.20). İhtiyacı olan insanlar
aşevlerine gelerek burada hazırlanan yemeklerden alabilmek-
tedir. Aşevine gelemeyecek durumda olan kişilere de görevli-
ler tarafından yemek ulaştırılabilmektedir. Aşevlerinin faaliyet-
lerini yürütebilmelerinde hayırseverlerin bağışları etkilidir. Bu
durum toplumsal birlikteliğin oluşmasına katkı sağlayan güzel
bir yardımlaşma ve dayanışma örneğidir.
22
Özlü Sözleri Yorumlayalım
Aşağıdaki atasözleri sizce ne anlama gelmektedir? Düşüncelerinizi arkadaş-
larınızla paylaşınız.
Birlikten kuvvet doğar.
Yalnız taş, duvar olmaz.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Anonim
Genel Ağ’dan alınmıştır (19.04.2018).
İhtiyacı olan insanlara maddi ve manevi yardımda bulunmak, onlara iyi ve kötü günde destek olmak
toplumsal uyumu artırır. Toplumsal yardımlaşma ve dayanışma için bizlere de önemli görevler düşmek-
tedir. Bizler de sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı destekleyici faaliyetlere katılmalıyız. Bu amaçla
aşağıdaki şemada verilen aşamaları takip edebilirsiniz.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Projesi Hazırlama Aşamaları
1. Proje Ekibini Oluşturma: Sosyal yardımlaşma ve dayanışma projenizi bireysel olarak yapabi-
leceğiniz gibi grup olarak da yapabilirsiniz. Grup olarak hazırladığınız projeyi uygulamak daha kolay
olacaktır. Sınıf arkadaşlarınızla gönüllülük esasına dayanarak aranızda 3-4 kişilik gruplar oluşturunuz.
2. Projenin Konusunu Seçme: Sosyal yardımlaşma ve dayanışma proje konusunu, toplumun
ihtiyacı olan ve toplumsal birlikteliğin oluşmasına katkı sağlayan bir konuda seçmeye gayret ediniz.
Bu konuda aklınıza gelen fikirleri not alınız.
3. Projenin Sloganını Belirleme: Sosyal yardımlaşma ve dayanışma projesi için etkileyici bir
slogan seçimi, projenin amacına ulaşmasında önemli bir role sahiptir. Grup olarak kendinize bir slo-
gan belirleyiniz. Bu sloganı okulunuzun panolarına, çevrenizdeki uygun yerlere asarak okuldaki diğer
öğrencilerin ve çevrenizdekilerin de sloganınızı görmesini sağlayabilirsiniz. Bu sayede okulda ve çev-
renizde bulunan kişiler de projenizin başarıya ulaşmasına katkı sağlayabilirler.
4. Projeyi Uygularken Yapılacakları Belirleme: Sosyal yardımlaşma ve dayanışma projenizi
uygularken yapacaklarınızı not alınız. Bunu yapmanız projenizi uygularken planlı hareket etmenizi
sağlayacaktır.
5. Projeyi Uygulama: Sosyal yardımlaşma ve dayanışma projenizi uygularken yapacaklarınızı ve
belirlediğiniz aşamaların hepsini, belli bir zaman dilimi içinde uygulayınız.
6. Projenin Sonucunu Yazma: Projeyi uyguladıktan sonra bir sonuç raporu yazınız.
23
Aşağıdaki örnek çalışmayı inceleyiniz.
1. Proje Ekibini Oluşturma: Ahmet, Sinan, Başak ve Fatma bir araya gelerek proje ekibi oluş-
turdular.
2. Projenin Konusunu Seçme: Grup üyeleri proje konusunu seçerken aşağıdaki fikirleri not
aldılar.
Okulda “Kitap Değişim Kulübü” kurabiliriz. Okuduğumuz kitapları okula
getirecek ve bu kitapları okumayan arkadaşlarımıza 15 günlüğüne ödünç
vereceğiz. Zamanla kulübün üye sayısını ve kulüpte dağıtılan kitap sayı-
sını artırmaya çalışacağız.
Yakın çevremizde yaşayan bakıma muhtaç yaşlıları belirleyeceğiz. Bu ki-
şileri ayın belli dönemlerinde ailemizle birlikte ziyaret edeceğiz.
Oyuncak toplama kampanyası düzenleyeceğiz. Topladığımız oyuncakları
yakın çevremizde bulunan anaokullarından birine göndereceğiz.
Grup üyeleri birbirlerinin fikirlerine saygı göstererek ortak bir karar verdiler. Kararlarını şu şekilde
açıkladılar:
Okulumuzda oyuncak toplama kampanyası düzenleyecek ve yakın çevremizde bulunan ana-
okullarından birine topladığımız oyuncakları göndereceğiz.
3. Projenin Sloganını Belirleme: Grup üyeleri projenin sloganını “OYUNCAKSIZ ÇOCUK KAL-
MASIN!” olarak belirlediler.
4. Projeyi Uygularken Yapılacakları Belirleme: Grup üyeleri projelerini uygularken yapacakla-
rını aşağıda verildiği gibi belirlediler.
Okul müdürü ve öğretmenlerimize anaokullarına oyuncak gönderme projesi tasarladığımızı an-
latarak onlardan bizlere yardımcı olmalarını isteyeceğiz.
Belirlediğimiz sloganı görsellerle destekleyip bir proje posteri hazırlayacağız ve bu posteri (Gör-
sel 1.21) okul idaresinin uygun gördüğü yere asacağız.
OYUNCAKSIZ ÇOCUK KALMASIN!
1.21
Proje posteri
24
Toplanan oyuncakların temiz ve kullanılabilir olmasına dikkat edeceğiz. Temiz olmayanları aile-
lerimizin yardımıyla evimizde temizleyeceğiz. Toplanan oyuncakları kolilere koyacağız.
Oyuncak kolilerini öğretmenlerimizin belirlediği anaokullarına kargo yardımıyla göndereceğiz.
5. Projeyi Uygulama: Grup üyeleri projeyi aşağıdaki gibi uyguladılar.
Okul müdürüne giderek projemizi anlattık. Kendisi bize böyle bir proje hazırladığımız için teşek-
kür etti ve bu konuda yardımcı olacağını söyledi.
Belirlediğimiz sloganı da kullanarak proje posteri hazırladık. Hazırladığımız posteri okul idaresi-
nin uygun gördüğü yerlere astık ve diğer arkadaşlarımızın da projeden haberdar olmalarını sağladık.
Okuldaki sınıfları ziyaret ederek projemiz hakkında onları bilgilendirdik ve onlardan bize destek ver-
melerini istedik.
Topladığımız oyuncakların temiz olmalarına özen gösterdik. Kirli 1.22
olanlarını evlerimize götürerek ailelerimizin yardımıyla temizledik.
Proje boyunca edindiğimiz oyuncakları kolilere (Görsel 1.22)
koyduk.
Öğretmenlerimiz oyuncakların gönderileceği anaokulunu belir- Oyuncak kolisi
ledi ve okul müdürümüz anaokulunun yetkilisiyle iletişime geçti.
Oyuncak kolilerini, belirlediğimiz anaokuluna kargoyla yolladık.
6. Projenin Sonucunu Yazma: Grup üyeleri sonuç raporunu aşağıdaki gibi yazdılar.
Projemiz amacına uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Anaokulu yetkilisi Selim Bey, bize telefon
açarak kolilerin onlara ulaştığını ve oyuncakların çocuklara dağıtıldığını bildirdi. Oyuncaklara kavu-
şan çocukların çok mutlu olduklarını, hem kendi adına hem de çocuklar adına teşekkür ettiğini söyle-
di. Biz de adlarını bilmediğimiz, yüzlerini görmediğimiz çocukların bizim gönderdiğimiz oyuncaklarla
oynadıklarını her hatırladığımızda çok mutlu oluyoruz.
Sıra Sizde 1.23
25
Aşağıda verilen uygulamanın, ülkemizde
toplumsal birlikteliğin oluşmasına katkıları ne-
lerdir? Düşüncelerinizi defterinize yazarak sınıf-
ta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Ülkemizde birçok belediyenin giysi kumbarası
(Görsel 1.23) uygulaması bulunmaktadır. İnsanlar
kullanmadıkları kıyafet, ayakkabı ve tekstil ürün-
lerini giysi kumbaralarına bırakmaktadır. Belediye
çalışanları belirli aralıklarla kumbaralarda biriken
ürünleri alarak ayrıştırma merkezine götürmektedir.
Burada kullanılabilir olan ürünler, gerekli temizlikleri
yapılarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır.
SORUNLARA ÇÖZÜM BULUYORUM
Hazırlık Çalışması
Marketten satın aldığınız bir ürünün son kullanma tarihinin geçmiş olduğunu fark ettiğiniz-
de yapılması gerekenler nelerdir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Okuma Metni
Zeynep, yaz tatilinde ailesinden bisiklet istemektedir. Ailesi ona okulların kapanmasının ardın-
dan bisiklet alacağına dair söz verir (Görsel 1.24). Çok sevdiği okulunun yaz tatiline girmesine üzü-
len Zeynep, bir yandan da kendisine bisiklet alınacağı için heyecanlıdır. Nihayet beklediği an gelir
ve babası Selim Bey’le birlikte mağazaya giderler. Aile bütçelerine uygun olan bisikleti satın alarak
eve dönerler.
Zeynep: Babacığım, bana söz verdiğiniz bisikleti aldı-
ğınız için teşekkür ederim.
Selim Bey: Canım kızım, ben de yıl boyunca dersle-
rinde gösterdiğin gayret ve başarılı çalışmalar için teşek-
kür ederim.
Zeynep: Babacığım, bana bisiklete binmeyi öğretir
misin?
Selim Bey: Elbette kızım. Hadi birlikte bisiklet yoluna 1.24
gidelim.
Zeynep ve babası
Zeynep ve babası bisiklet yoluna giderler. Babası, Zeynep’e bisiklet kullanmayı öğretirken Zey-
nep de bisikletin frenlerinin bozuk olduğunu fark eder.
Zeynep: Babacığım, aldığımız bisiklette bir sorun var sanırım. Geçen yıl Sosyal Bilgiler der-
sinde tüketici haklarını öğrenmiştim. Satın aldığımız bisikletin garanti belgesi sayesinde bu sorunu
çözebiliriz.
Selim Bey: Kızım, hem derslerini dinleyip hem de düzenli çalışarak öğrendiğin bilgiler hayatını
kolaylaştıracaktır. Bir tüketici olarak bizim de haklarımız vardır. Bilinçli bir vatandaş bu hakları iyi
bilmeli ve yeri geldiğinde de kullanmalıdır. Öncelikle bisikleti satın aldığımız mağazaya gidelim ve
durumu izah edelim.
Zeynep ve babası mağaza yetkilisine aldıkları bisikletin fişini gösterir ve frenlerinin bozuk oldu-
ğunu söylerler. Mağaza yetkilisi satılan ürünün geri alınamayacağını söyleyerek sorunla ilgilenmez.
Selim Bey, yasal yollardan hakkını arayacağını söyleyerek kızıyla birlikte mağazadan ayrılır.
Zeynep: Peki, babacığım şimdi ne yapacağız?
Selim Bey: Endişe etmene gerek yok kızım. Ürünü satın alırken fişini almayı unutmayarak doğ-
ru davrandık.
26
Mağaza yetkilisi bizimle ilgilenmemiş olabilir ama biz hakkımızı arayacağız. Burada bize düşen,
sorunu çözebileceğimiz başka yolları kullanmaktır. Şimdi, sorunun yasal yollardan çözümü için
Tüketici Sorunları Hakem Heyetine dilekçe yazacağız.
Selim Bey, Tüketici Hakem Heyetine bir dilekçe yazar. Bir süre sonra Selim Bey’in beklediği
cevap gelir.
Tüketici Hakem Heyeti, üretici firmayı kusurlu bulur ve Tüketiciyi Koruma Kanunu’na göre üre-
tici firmanın ayıplı mal sattığını belirtir. Durumu üretici firmaya bildirir ve tüketicinin talep ettiği aşa-
ğıdaki uygulamalardan birinin firma tarafından yerine getirilmesini ister.
Ürün geri alınmalı ve tüketiciye mal için ödediği ücret iade edilmelidir.
Ürün yenisiyle değiştirilmelidir.
Ürünün ücretsiz onarımı sağlanmalıdır.
Üründeki ayıp oranında indirim yapılmalıdır.
Zeynep ve babası bisikletin yenisiyle değiştirilmesini talep ederler. Üretici firma, Tüketici Hakem
Heyetinin kararına uygun davranarak arızalı bisikleti geri alır ve Zeynep’e yeni bir bisiklet gönderir.
Zeynep, kısa zamanda yeni bisikletine kavuşur.
Zeynep: Babacığım, karşılaştığımız sorunu çözerek bisikletime kavuştuğum için çok mutluyum.
Selim Bey: Evet, kızım. Buna ben de sevindim. İnsanlar hayatlarında çeşitli sorunlarla karşı-
laşabilirler. Yaşadığımız sorunların çözümü için haklarımızı, sorumluluklarımızı ve özgürlüklerimizi
bilmeliyiz.
Bu kitap için yazılmıştır.
Düşünelim Tartışalım
Zeynep ile babası arasında geçenlerle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız. Düşün-
celerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Zeynep ve babası karşılaştıkları sorunun çözümü için ilk önce ne yapmışlardır?
Bir ürün satın alırken ürünün fişini almak niçin önemlidir?
Ürünü satan mağaza sahibinin tutumu doğru mudur? Neden?
Zeynep ve babası karşılaştıkları sorunu nasıl çözmüşlerdir?
Günlük yaşamımızı sürdürürken çeşitli sorunlarla 1.25
karşılaşabiliriz. Sahip olduğumuz hakları bilmek kar- Sağlık hakkı temel haklarımızdan biridir.
şılaştığımız sorunları çözerken bizlere yardımcı olur.
Yasal olarak bireylere tanınan yetkilere hak denir.
Haklarımız yasalarla güvence altına alınmıştır. Eğitim
ve öğrenim hakkı, sağlık hakkı (Görsel 1.25), çalışma
hakkı, yaşama hakkı, seçme ve seçilme hakkı, dilek-
çe hakkı sahip olduğumuz haklardan bazılarıdır. Zey-
nep ve babası karşılaştıkları sorunu çözerken dilekçe
hakkından ve tüketici haklarından yararlanmışlardır.
Zeynep ve babası sahip oldukları hakları bilmeseydi
karşılaştıkları sorunu çözemeyebilirlerdi.
27
Haklarımızı kullanırken yerine getirmemiz gereken
sorumluluklar vardır. Bireyin yaptığı davranışların so-
nuçlarını üstlenmesine sorumluluk denir.
Her birey gibi bizim de eğitim ve öğrenim hakkımız
(Görsel 1.26) vardır. Bu hakkımızı kullanırken planlı ve
düzenli çalışmak da bizim sorumluluğumuzdur.
Zeynep ve babası karşılaştıkları sorunu çözerken
sorumluluklarını yerine getiren bir müşteri olmanın
avantajlarından yararlanmışlardır. Bir müşterinin ye- 1.26
rine getirmesi gereken en önemli sorumluluk ürünün
fişini satıcıdan istemektir. Zeynep ve babası bu dav- Eğitim ve öğrenim hakkı temel haklardan biridir.
ranışı yerine getirerek karşılaştıkları sorunu yasal yol-
lardan çözebilmişlerdir.
Bireylerin dış etkilerden bağımsız olarak isteğine
ve düşüncesine göre karar vermesine özgürlük denir.
Bireyler haklarını kullanarak ve sorumluluklarını yeri-
ne getirerek özgürce yaşayabilirler. Bireylerin istediği
şehre seyahat edebilmesi (Görsel 1.27), istediği kitabı
okuyabilmesi, dinî inancına göre ibadetlerini yerine
getirebilmesi birer bireysel özgürlüktür. Zeynep’in bir 1.27
bisiklet sahibi olması ve bisiklet sürmeyi öğrenmesi
onun özgürlüklerindendir. Zeynep bisikleti, bisiklet Özgürce seyahat etmek insan
yolunda kullanarak diğer insanlara saygılı davranma- haklarından biridir.
lıdır. Aksi hâlde trafik kurallarını ihlal edebilir; kendisinin ve diğer insanların yaşamını tehlikeye atabilir.
Özgürlüklerimizi kullanırken başka insanlara saygılı olmalı, onların haklarını kullanmalarına engel olma-
malıyız.
Ülkemizde, bireylerin yaşadıkları sorunlar karşısında başvurabilecekleri kurumlar aşağıda verilmiş-
tir. İnceleyiniz.
Tüketici Hakları İl/İlçe Valilik Tüketici Hakları
Hakem Heyeti Derneği
Belediye Ülkemizde Yaşadığımız Muhtarlık
Sorunlar Karşısında
Tüketici Hakları Başvurabileceğimiz Tüketici Hakları
Mahkemesi Kurumlar Merkezi
Kaymakamlık Reklam Kurulu
28
Haklarının çiğnendiğini düşünen veya bir sorunla karşılaşan bireyler yaşadıkları mağduriyetleri gi-
dermek için dilekçe hakkından yararlanabilirler.
Dilekçe Hakkı 1.28
Vatandaşlar kendileriyle veya kamu ile
ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili ma-
kamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvuruların sonucu, gecik-
meksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bil-
dirilir. Yetkili kurumlara gönderilen dilekçeler
en geç 30 gün içinde cevaplandırılmak zo-
rundadır.
Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde vatandaşlar yaşadıkları sorunları ilgili kurum ve kuruluşlara
iletebilsinler diye ülkemizde bazı telefon hatları kurulmuştur. Bu sayede bireyler talep, istek, görüş,
öneri, ihbar ve şikâyetlerini dilekçe vermeden yetkili birimlere yasal yollardan iletebilmektedir. Herhangi
bir sorunla karşılaştığımızda ilgili telefon hatlarına taleplerimizi bildirmeliyiz. Bunlardan bazıları aşağıda
verilmiştir. İnceleyiniz.
ALO 174 Gıda Hattı
Tüketicilerin gıda güvenilirliği ile ilgili
her türlü sorunlarının çözülmesi, yetkili
birimlere kolay bir şekilde ulaşabilmesi,
iletişimin tek merkezden yönlendirilmesi
ve tüketicilere en kısa zamanda dönüş 1.29
yapılabilmesi amacıyla kurulmuştur. Bu
süreçte tamamen gıda güvenilirliğinin sağlanmasına yönelik olarak T.C. Tarım ve Orman Ba-
kanlığınca yapılan çalışmalara vatandaşların da katılması hedeflenmektedir. Tüketicilerden gelen
ihbar ve şikâyetler gerekli eğitimleri almış bakanlık çalışanları tarafından kaydedilmektedir.
ALO 155 Polis İmdat Hattı 1.30
29
Polis ile vatandaş arasındaki irtibatı sağlamak amacıyla kurulmuştur.
Suçun önlenmesi, suç işlenmişse suçlunun bir an önce yakalanması ve va-
tandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla bu hat aranabilir. Güven-
likle ilgili yaşadığımız olumsuz durumları 7 gün 24 saat bizlere hizmet veren
bu hat sayesinde çözebiliriz.
ALO 175 Tüketici Danışma Hattı 1.31
T.C. Ticaret Bakanlığı bünyesinde oluşturulan “Alo 175 Tüketici Da-
nışma Hattı” tüketicilerin karşılaştıkları sorunlara ilişkin çözüm yollarının
sunulduğu bir çağrı merkezidir. Alo 175 Tüketici Danışma Hattı ile tüke-
ticiler; insan sağlığı, can ve mal güvenliği açısından risk taşıyan ürünleri
ve bu ürünleri üreten firmaları yetkililere bildirebilirler.
ALO 182 Merkezi Hekim Randevu Sistemi 1.32
MHRS; Alo 182 Çağrı merkezi üzerinden, Genel Ağ’dan, mobil uy-
gulamalardan hastanelerimizden ve aile hekimlerimizden vatandaşlara
hizmet verebilmektedir. Bu sistem sayesinde vatandaşlar istediği gün ve
saatte talep ettiği hekimden sağlık hizmeti alabilmektedir. Vatandaşlar
ayrıca bu hattı arayarak öneri, talep, görüş ve şikâyetlerini anlık olarak
da iletebilirler.
Bir soruna çözüm getirirken çözümlerin hak, sorumluluk ve özgürlükler temelinde olmasına dikkat
etmeliyiz. Günlük yaşantımızda bir sorunla karşılaştığımızda haklarımızı yasal yollardan aramalıyız. Ka-
nunların bize tanıdığı hakları kullanmalıyız. Anayasamızın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sağladığı
temel hak ve özgürlükler çerçevesinde sorunlarımızı çözmeye özen göstermeliyiz.
Sıra Sizde
Aşağıda Yağmur Hanım ile eşinin karşılaştıkları bir sorun verilmiştir. Yağmur Hanım
ile eşinin karşılaştıkları sorunu inceleyiniz ve bu sorunun hak, sorumluluk ve özgürlükler
temelinde nasıl çözülmesi gerektiğini defterinize yazınız.
“Yağmur Hanım ve eşi evlerine tencere seti almaya karar 1.33
verirler. Bunun için Genel Ağ üzerinden ürünleri inceleme-
ye başlarlar. Yaptıkları inceleme ve araştırma sonucunda bir
Genel Ağ sitesinde görüp beğendikleri 9 parça tencere setini
(Görsel 1.33) satın alırlar.
Siparişleri kargo firması aracılığıyla kendilerine ulaştırılır. Yağmur Hanım ve eşi ürünün kutu-
sunu açtıklarında içinde 9 yerine 7 parça ürün olduğunu görürler.
Yağmur Hanım hemen ilgili firmayı arayarak durumu anlatır. Ancak firma yetkilileri yaşanan
sorunla ilgili bir şey yapamayacaklarını bildirirler.”
30
ŞİFREYİ BULALIM
Aşağıdaki bulmacada kutucuk içerisindeki kavramlar (aşağıdan yukarı, yukarıdan aşağı,
sağdan sola, soldan sağa yazılarak) gizlenmiştir. Bu kavramları bularak üzerini çizdiğinizde ge-
riye kalan harflerden bir şifre oluşacaktır. Bu şifreyi bulunuz.
BİREY DAYANIŞMA DİL DİN
FARKLILIK HAK KALIP YARGI KÜLTÜREL BAĞ
ÖN YARGI ÖZGÜRLÜK SORUMLULUK SOSYAL BAĞ
SOSYAL ROL TARİH TOPLUM YARDIMLAŞMA
K Ü L T Ü R E L BA Ğ Y
ÖSOSYA L ROL AD
Z I GRAYP I L AKA
GRÖNYARG I D I Y
ÜHA KMY E R İ BDA
RSETAR İ HVE İ N
L L İ DMU L PO T N I
ÜFARKL I L I KRŞ
K L ĞAB L A Y SOSM
SORUML U L U K İ A
K AMŞ A LM I DRA Y
ŞİFRE: __ __ __ __ __ __ __ __ __ __ __ __ __ __
Bulduğunuz şifre ile ilgili düşüncelerinizi defterinize yazarak sınıfta arkadaşlarınızla payla-
şınız.
31
A. Aşağıdaki soruları, karışık şekilde verilen harfleri bir araya getirerek örnekteki gibi ce-
vaplayınız.
1. Bireylerin dış etkilerden bağımsız olarak isteğine ve düşüncesine göre karar vermesine ne denir?
ÜÜRKÖL ZG
ÖZGÜRLÜK
2. Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği, kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi özellik-
lerin tümüne ne denir?
L RÜK T Ü
3. Vatandaşların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara
yazı ile başvurma hakkına ne denir?
AEÇKE İ KHDK L I
4. Yasal olarak bireylere tanınan yetkilere ne denir?
KHA
5. Bireyin yaptığı davranışların sonuçlarını üstlenmesine ne denir?
KMUU S RUO L L
6. İnsanların duygu ve düşüncelerini birbirine aktarmak için sözcükler ya da işaretler aracılığıyla
kurduğu iletişime ne denir.
İ DL
7. Bir kimse veya bir olayla ilgili yeterli bilgi edinmeden geliştirilen tutumlara ne denir?
I ÖRYNAG
32
B. Aşağıdaki dallanmış ağaç etkinliğinde okuduğunuz ifade doğru ise “D”, yanlış ise “Y”
yönünde ilerleyiniz. Buna göre aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Etkinliği hatasız tamamlayan öğrenci kaçıncı çıkışa ulaşır?
2. Hangi kutucuklardaki ifadeler doğrudur?
3. Hangi kutucuklardaki ifadeler yanlıştır? Yanlış olan ifadelerin doğrularını defterinize yazınız.
1
Bireylerin sahip oldukları sorum-
luluklar zamanla değişmez.
DY
2 3
İhtiyacı olan insanlara maddi Sahip olduğumuz hakları bil-
ve manevi yardımda bulunmak mek, karşılaştığımız sorunları
çözerken bizlere yardımcı olur.
toplumsal uyumu artırır.
DY
DY
4 5 6 7
Birbirine saygılı Din ve dilin insan- Ülkemizde yaşayan Özgürlüklerimizi
insanlardan oluşan ların duygu ve dü- her duyarlı vatan- kullanırken başka
şünceleri üzerinde daş imkânları doğ- insanların haklarını
toplum, uyum rultusunda Kızılay’a kullanmasına engel
içinde yaşar. etkisi yoktur. destek olmalıdır.
olmamalıyız.
DY DY DY DY
1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8.
çıkış çıkış çıkış çıkış çıkış çıkış çıkış çıkış
33
C. Aşağıdaki ifadeler doğru ise ifadelerin başına “D”, yanlış ise “Y” yazınız. Yanlış olduğu-
nu düşündüğünüz ifadelerin doğrularını defterinize yazınız.
1. (..…) Bireyler, sosyal rollerine uygun davranışlar geliştirir ve sorumluluklar üstlenir.
2. (..…) Dil, insanların yaşayışına dair maddi ve manevi değerlerini ifade etmelerini sağlar.
3. (..…) Tarih bilinciyle hareket edilmesi toplumsal birlikteliğin oluşmasına yardımcı olur.
4. (..…) İnsanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan veya herhangi bir konuda araştırma yap-
madan kişi ve durumlar hakkında kesin kararlar verilmemelidir.
5. (..…) Toplumla uyumlu bir şekilde yaşamamızı sürdürebilmek için farklılıklara saygı göstermek
önemlidir.
6. (..…) Sosyal yardımlaşmayı destekleyici faaliyetlere katılmak toplumsal birlikteliğin oluşmasını
önler.
7. (..…) Bireylerin özgürlükleri sınırsızdır.
8. (..…) Bir soruna getirilen çözümler hak, sorumluluk ve özgürlükler temelinde olmalıdır.
Ç. Aşağıdaki cümlelerde verilen boşlukları, kutucuklarda verilen ifadelerden uygun olanla-
rıyla tamamlayınız. İfadelere uygun ekler getirebilirsiniz.
din sosyoekonomik öğrenim sosyal rol eğitim
dayanışma kalıp yargı tarih yardımlaşma topluma uyum
1. Yaşam döngüsü içinde bireylerin sahip oldukları …………………………….. zamanla değişir.
2. Ülkemizde her bireyin ………………………….. ve ………………………….. hakkı vardır.
3. Maddi ve manevi yardıma ihtiyacı olan insanlara destek olmak ………………………….. artma-
sına katkı sağlar.
4. Bir grubun bütün üyelerine yönelik abartılmış, genelleştirilen ve sürekli aynı kalan değerlendir-
melere ……………………………… adı verilir.
5. İnsanlar farklı …………………………. gruplara mensup kişilere karşı saygılı olmalı ve onları
olduğu gibi kabul etmelidir.
6. Bir topluluğu oluşturan bireylerin duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı olarak
bağlanmasına ……………………………….. denir.
7. Bireylerin çeşitli konularda birbirlerine yardım etmesine ve ortak olarak işlerin üstesinden gel-
mesine ……………………………. adı verilir.
8. Her kültür, ait olduğu toplumdaki insanların inandığı ………………. izlerini taşımaktadır.
34
D. Günlük yaşamda karşılaştığımız bazı sorunların çözümünde yardım alınabilecek telefon
hatlarından bazıları aşağıda verilmiştir. Bu telefon hatlarıyla ilgili aşağıdaki tabloyu doldu-
runuz.
Telefon Hatları Hangi sorunlarımızın
çözümüne yardımcı olur?
Alo 174 Gıda Hattı
Alo 155 Polis
İmdat Hattı
Alo 175 Tüketici
Danışma Hattı
Alo 182 Merkezi Hekim
Randevu Sistemi
E. Yaşadığımız bir soruna çözüm getirirken nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili bir metin
yazınız. Metni yazarken aşağıda verilen ifadelerden yararlanabilirsiniz.
özgürlük, hak, sorumluluk, kusurlu ürün, Tüketici Hakları Hakem Heyeti
......................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................
35
F. Aşağıda Hande Hanım’ın yaşantısı boyunca sahip olduğu sosyal roller karışık olarak
verilmiştir. Bunları kronolojik olarak ilgili kutucuklara yazarak sıralayınız.
a. Hande Hanım, Ahmet Bey ile evlenerek eş sosyal rolüne sahip olmuştur.
b. Hande Hanım, ilkokulda iken okul müzik kulübünde solistlik yapmıştır.
c. Hande Hanım, bir şirkette yönetici olarak iş hayatına başlamıştır.
ç. Hande Hanım, 1978 yılında dünyaya gelmiştir.
d. Hande Hanım ortaokuldayken kardeşi dünyaya gelmiş ve abla sosyal rolünü üstlenmiştir.
e. Hande Hanım, lisede okul meclisi başkanlığı yapmıştır.
123456
G. Aşağıda verilen şemayı örnekteki gibi doldurunuz.
İnsanların bir arada huzur
içinde yaşamasını sağlar.
Sosyal yardımlaşma
ve dayanışmanın
toplumsal birlikteliğe
katkıları nelerdir?
Ğ. Aşağıda verilen durumların hak, sorumluluk ve özgürlükler temelinde nasıl çözülebile-
ceğini defterinize yazınız.
� Serap Hanım, marketten alışveriş yaptıktan sonra aldığı ürünlerden peynirin son kullanma
tarihinin geçmiş olduğunu fark eder. Serap Hanım bu durumda ne yapmalıdır?
� Ülkemizde 65 yaş üstündeki kişilere belediyelerin toplu ulaşım araçlarıyla ücretsiz seya-
hat etme hakkı verilmiştir. 67 yaşında olan Hüseyin Amca bu haktan yararlanmak için belediyeye
başvurmuştur. Ancak belediyede çalışan görevli, Hüseyin Amca’ya yardımcı olamamıştır. Hüseyin
Amca bu durumda ne yapmalıdır?
36
H. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Bireylerin toplumda uyum içinde yaşayabil- 3. Hikmet Bey, mağazadan televizyon satın al-
mesi için farklılıklara saygı gösterilmesi ge-
rekmektedir. Ancak bazı durumlar insanlar mış ancak eve geldiğinde satın aldığı televiz-
arasındaki uyumu bozabilmektedir.
yonun ekranında çatlak olduğunu fark etmiş-
Buna göre aşağıdakilerden hangisi top-
lumda insanlar arasındaki uyumu bozabi- tir. Durumu hemen televizyonu satın aldığı
lecek unsurlardan birisi değildir?
mağaza yetkilisine bildirmiştir. Ancak mağa-
A) Kalıp yargılara göre yaşamak
za yetkilisi Hikmet Bey’in şikâyetini dikkate
B) Bireyler hakkında ön yargıyla hareket et-
mek almamış ve ona yardımcı olmamıştır. Bunun
C) Farklı etnik ve dinî aidiyetlere saygı duy- üzerine Hikmet Bey yaşadığı yerleşim birimi-
mak
nin Tüketici Hakem Heyetine başvurmuştur.
D) Özel gereksinimli bireyleri görmezden
gelmek Metinde verilen bilgilere göre;
I. Hikmet Bey sahip olduğu hakları bilen bi-
linçli bir vatandaştır.
II. Mağaza yetkilisi sorumluluğunu yerine
getirmemiştir.
III. Tüketici Hakem Heyeti Hikmet Bey’in
haklı olduğuna karar vermiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
A) Yalnız III B) I ve II
C) I ve III D) II ve III
2. Hasan ve arkadaşları toplumsal birlikteli- 4. Gökçe Hanım, liseyi bitirdikten sonra üniver-
ğin oluşmasına katkı sağlamak amacıyla bir
proje yapmaya karar verirler. Okul idaresi ve site sınavına girerek sınavda başarılı olmuş
ailelerinin de desteği ile insanların kullanma-
dıkları kıyafetleri toplayarak ihtiyaç sahibi ki- ve istediği bölüm olan bilgisayar mühendis-
şilere ulaştırmak istemektedirler.
liğini kazanmıştır. Gökçe Hanım, üniversite-
Buna göre Hasan ve arkadaşları aşağıda-
kilerden hangisine önem vermektedirler? den mezun olduktan sonra özel bir şirkette
A) Sorunları yasal yollardan çözmeye çalışmaya başlamıştır. Daha sonra Hasan
B) Sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya Bey’le evlenip yuva kurmuştur.
C) Ön yargıları ortadan kaldırmaya Anlatılanlara göre aşağıdakilerden hangi-
D) Kültürel değerleri yaşatmaya si Gökçe Hanım’ın zaman içinde değişen
sosyal rollerinden biri değildir?
A) Anne B) Mühendis
C) Öğrenci D) Eş
I. Aşağıda verilen soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Sosyal rollerimizin zaman içerisinde nasıl bir değişime uğradığını açıklayınız.
2. Toplumsal birlikteliğin oluşmasının bizler için önemini belirtiniz.
3. Farklılıklara karşı ön yargılı olmanın toplumsal uyumu nasıl etkilediğini ifade ediniz.
4. Sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı destekleyici faaliyetlere katılmanın toplumsal birlikteliğe
nasıl bir katkı sağladığını açıklayınız.
5. Karşılaşılan bir soruna çözüm getirirken nelere dikkat edilmesi gerektiğini belirtiniz.
37
ÖZ DEĞERLENDİRME FORMU
Bu ünitede yaptığınız çalışmalar ve öğrendiğiniz bilgilerle ilgili aşağıda bir form
verilmiştir. Bu formdaki soruları cevaplayınız.
Bu ünitede neler öğrendiniz?
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
Bu ünitede başarılı olduğunuz konular hangileriydi?
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
Bu ünitede öğrendiğiniz bilgileri hayatınızın hangi alanlarında kullanabilirsiniz?
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
Bu ünitede hangi konular ilginizi çekti?
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
Bu ünitede öğrendiğiniz bilgilerden size en ilginç gelen hangisiydi?
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
Bu ünitede hangi konuları anlamakta zorlandınız? Bu konularla ilgili aklınıza takılanlar
hakkında kitap, dergi, ansiklopedi ve Genel Ağ gibi kaynaklardan araştırma yapınız.
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
…………………………….....................………………………………………………………
38
2. TARİHE
ÜNİTE YOLCULUK
2.1
Orhun Yazıtları, Moğolistan
Neler Öğreneceğiz?
Bu ünitede;
◗ Orta Asya’da kurulan ilk Türk devletlerinin coğrafi, siyasal, ekonomik ve kültürel özellikle-
rine ilişkin çıkarımlarda bulunmayı,
◗ İslamiyet’in ortaya çıkışını ve beraberinde getirdiği değişimleri yorumlamayı,
◗ Türklerin İslamiyet’i kabulleri ile birlikte siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda meydana gelen
değişimleri,
◗ Türklerin Anadolu’yu yurt edinme sürecini XI ve XIII. yüzyıllar kapsamında analiz etmeyi,
◗ Tarihî ticaret yollarının toplumlar arası siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkilerdeki rolünü öğ-
reneceğiz.
39
ORTA ASYA’DA KURULAN İLK TÜRK DEVLETLERİ
Hazırlık Çalışması
Geçmiş dönemlerde insanlar, bir bölgeyi yerleşim yeri olarak tercih ederken nelere dikkat
etimiş olabilirler? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Türklerin ilk ana yurdu Orta Asya olarak bilinmektedir. Türkler, doğuda Kingan Dağları, batıda Hazar
Denizi, güneyde Hindukuş Dağları ve Karanlık Dağları, kuzeyde ise Sibirya’ya kadar uzanan coğrafi
alanda devletler kurarak yaşamıştır.
Görseli Yorumlayalım
5. sınıfta haritadaki renkleri yorumlayarak yeryüzü şekillerini açıklamayı öğrenmiştiniz. Aşağı-
da verilen haritadaki renkleri yorumlayarak Orta Asya’da Türklerin yaşadığı coğrafyanın özellik-
lerinin ve buradaki yaşam şekillerinin nasıl olabileceğini tahmin etmeye çalışınız. Düşüncelerinizi
arkadaşlarınızla paylaşınız.
H.2.1
Asya Kıtası Fiziki Haritası
Orta Asya, karasal iklimin hâkim olduğu ve dağlarla çevrili bir bölgedir. Bu bölge, geniş düzlükler ve
yüksek platolardan oluşmaktadır. Bu bölgede sert karasal iklim özelliklerinin görülmesi ve bozkır alan-
ların hâkim olması Türklerin yaşayışı ve ekonomik faaliyetleri üzerinde etkiliydi. Coğrafi şartların zorlu-
40
ğu Türklerin göçebe bir yaşam tarzı benimsemelerine
neden olmuştu (Görsel 2.2). Türkler, yazın su ve otlak
alanların bol olduğu yaylaklarda, kışın ise hayvanları
için daha elverişli olan kışlaklarda yaşarlardı. Göçebe
yaşam biçimleri nedeniyle mücadeleci bir yapıya sa-
hip olmaları Türkler için bir zorunluluktu.
Türkler, demir madenini işleyerek çeşitli eşyalar ve
silahlar yaparlardı. Kılıç, ok ve yay Orta Asya Türkle- 2.2
rinin hayatında önemli bir yer tutardı. Hayvancılık, en
önemli geçim kaynaklarıydı. Koyun, sığır ve at gibi Çadırlar, göçebe yaşamın
hayvanlar beslerlerdi. Atı evcilleştirerek hem günlük önemli bir unsurudur.
hayatlarında hem de savaşlarda kullanırlardı. Bağımsızlıklarına düşkün olan Türkler başka bir devletin
egemenliği altında yaşamayı istemezlerdi. Bu nedenle Orta Asya’da devletler kurarak yaşamayı tercih
etmişlerdir. Şimdi Orta Asya’da kurulan ilk Türk devletlerini inceleyelim.
Büyük (Asya) Hun Devleti
Hun Türklerine ait Oğuz Kağan Destanı’ndan aşağıda verilen bölümleri inceleyiniz. Buna göre Hun-
ların coğrafi, siyasal, ekonomik ve kültürel özellikleriyle ilgili neler söylenebilir? Düşüncelerinizi arka-
daşlarınızla paylaşınız.
OĞUZ KAĞAN DESTANI’NDAN
(...) Oğuz Kağan büyük bir toy verdi. Çağırılan çağırılmayan birbirine danışıp geldiler. Türlü aşlar,
tepeleme etler, ırmak gibi kımızlar yenilip içildi. Çok güzel eğlence, yeme içme oldu.
Toydan sonra Oğuz Kağan; beylere, konuklara yarlık verdi, onlara dedi ki:
“Ben sizlere oldum Kağan
Alalım yay ile kalkan
Talih olsun bize nişan
Biz, bozkurt gibi haykıran!
Demir kargılarımız orman olsun
Av yerinde yaban eşekleri yürüsün
Daha deniz daha ırmak
Gün başımızda tuğ, gök çadır olsun.”
(...) Gök tüylü gök yeleli kocaman erkek kurt bir gün durdu, yürümedi. Oğuz Kağan da durdu, yü-
rümedi. Olduğu yere çadırını kurdurdu. Burası otsuz, çorak bir yer idi. Çürçüt derlerdi. Büyük bir yurt-
tu, büyük bir milletti. Atları, öküzleri çok, buzağıları çok, altınları, mücevherleri ve gümüşleri çoktu.
Çürçüt Kağan’la milleti Oğuz Kağan’a karşı oldular, savaşıldı. Oklarla, kılıçlarla vuruştular. Oğuz
Kağan üstün geldi, yendi. Çürçüt halkını buyruğu altına aldı. Bu savaştan sonra Oğuz Kağan’ın çeri-
lerine öyle bir dolu mal, savaş ganimeti olarak kaldı ki sayısı belirsizdi. Yükleyip götürmeye ne at ne
katır ne de öküzler yetti.
Oğuz Kağan’ın ordusunda yine bir er var idi, hem akıllıydı hem de çok becerikliydi, bunun adına
da Barmağlığ Çosun Billing denirdi. Becerikli usta olan bu Barmağlığ Çosun Billing, bir kağnı yaptı.
Üstüne ganimetleri koydu, doldurdu. Kağnının önüne de canlı malları; atları, katırları, öküzleri...
41
Canlı hayvan olarak ne bulduysa ele geçeni koşturdu. O canlı mallar, bu cansız ganimetleri çekip
götürdüler. Görenlerin hepsi şaşıp kaldılar. Herkes, daha çok kağnı yaptı. Görenler, kağnılar gitmekte
iken “kanga kanga kangaluğ” diye sesleniyorlardı. Bunun için Barmağlığ Çosun Billing’in yaptığı
nesnenin adı kağnı olup kaldı.
Oğuz Kağan, kağnıları görünce katıla katıla güldü, dedi ki: “Kanga kanga ile cansızı canlı yürüttü,
Kangaluğ da sana ad oldu, bu adı kağnı böylece belirtsin.” dedi; orada da durmadı, yürüyüp gitti. (...)
Mustafa Necati Sepetçioğlu, “Karşılaştırmalı Türk Destanları” (Düzenlenmiştir.)
Bilinen ilk Türk devleti (Görsel 2.3) Orta Asya’da Hunlar tarafından
kuruldu. Devletin bilinen ilk hükümdarı Teoman’dır. Teoman, dâğınık
hâldeki Türk boylarını kendi yönetimi altında toplayarak siyasi birliği
sağladı. Bu dönemde en çok Çinliler ile mücadele edildi. Çinliler, Hun
akınlarını durdurmak ve kuzey sınırlarını güvence altına almak amacıyla
Çin Seddi’ni inşa ettiler.
Teoman’dan sonra devletin başına geçen Mete Han (Harita 2.2)
döneminde Hunlar en parlak günlerini yaşadı. Ülkede bozulan siyasi
birlik yeniden sağlandı. Ülkeye ikili yönetim sistemi getirildi. Bu sis- 2.3
temde devletin doğusunu hükümdar, batısını ise hükümdara bağlı olan Mete Han (temsilî)
“yabgu” unvanı verilen hükümdar ailesinden biri yönetirdi. Metehan
Dönemi’nde Çinlilerle mücadele edilerek İpek Yolu’nun kontrolü ele geçirildi ve Çin vergiye bağlandı.
Bu sayede devlet siyasi ve ekonomik olarak güçlendi. Ayrıca Mete Han, günümüzde birçok devlet tara-
fından örnek alınan onluk ordu sistemini kurdu. Disiplinli ordu sistemi sayesinde çevresindeki devletlere
üstünlük sağladı.
H.2.2
Baykal
Gölü
Aral
Gölü
Balkaş
Gölü
BASRA KÖRFEZİ
BÜYÜK (ASYA) HUN
DEVLETİ
Büyük (Asya) Hun Devleti Haritası
42
Büyük Hun Devleti, Mete Han’ın ölümünün ardından bir süre daha gücünü devam ettirdi. Çinli pren-
seslerle yapılan evlilikler Büyük Hun Devleti açısından olumsuz sonuçlar doğurmaya başladı. Bu evli-
liklerle beraber Çinliler, Büyük Hun Devleti içinde rahatça dolaşmaya başlayarak Türkler arasında yıkıcı
ve bölücü faaliyetlerde bulundular. Türk boylarını birbirine düşürdüler. Yaşanan iç çatışmalar, kuraklık
ve çeşitli olumsuz iklim faktörleri gibi unsurlar da bunlara eklenince devlet, kısa zamanda parçalandı.
Büyük Hun Devleti MÖ 46 yılında Kuzey ve Güney Hun Devleti olmak üzere ikiye ayrıldı. Kuzey Hunlara
Siyenpiler, Güney Hunlara ise Çinliler tarafından son verildi.
Hayvancılık, Hunları’nın en önemli geçim kaynaklarındandı. Yetiştirdikleri hayvanların derisini ve
yünlerini giysi yapmak için kullandılar. Orta Asya’da yapılan arkeolojik kazılarda, o dönemlerden kalma
halı ve kilim örneklerine rastlanmıştır. Hunlar’da hayatlarını kaybeden kimseler için yuğ adı verilen ce-
naze törenleri düzenlenir, ardından ağıtlar yakılırdı.
Kavimler Göçü
Büyük Hun Devleti’nin dağılmasının ardından Hun Türkleri, Kafkaslar üzerinden Avrupa’nın içlerine
göç etmeye başladılar. Hunların bir kısmı Balamir Kağan önderliğinde Karadeniz’in kuzeyine geldiler. O
dönemde Karadeniz’in kuzeyi ile Doğu Avrupa’da Ostrogotlar, Vizigotlar ve Vandallar gibi birçok kavim
bulunmaktaydı. Hunların gelmesiyle bölgede tutunamayan kavimler, batıya doğru göç etmeye başladı-
lar. Bu kavimler, önlerine çıkan diğer kavimlerin de bulundukları yerleri bırakarak göç etmelerine neden
oldular. Avrupa kavimlerinin yıllarca süren bu yer değiştirme olayı Kavimler Göçü olarak adlandırıldı.
Kavimler Göçü’yle ilgili aşağıda verilen haritayı (Harita 2.3) inceleyiniz.
H.2.3
İSKANDİNAVYAFİNLANDİYA
Baykal
Gölü
Sayan Dağları
AV R U PA R U S YA Aral Cend Ötüken
Gölü
FRANSA Balkaş Gölü
Harzem
İTALYABALKANLAR Hazar Denizi JAPON BÜYÜK OKYANUS
DENİZİ
KARADENİZ Tanrı Dağları Altay Dağları Gobi Çölü ÇİN DENİZİ
ANADOLU Huhara Kaşgar
AKDENİZ Taklamakan Çölü
SURİYE
Karanlık Dağları
KUZEY AFRİKA KIZILDENİZ İRAN ÇİN
ARAP YARIMADASI BENGAL
MISIR
AFRİKA UMMAN
DENİZİ
KÖRFEZİ
HİNT OKYANUSU Türklerin ilk ana yurtları
Göç yolları
0 750 1500 2250 3000 KM
Kavimler Göçü Haritası
Kavimler Göçü sonucunda, Avrupa uzun süre karışıklıklar içinde kaldı. Avrupa’daki kavimlerin kay-
naşması sonucu yeni milletler (İspanyollar, Fransızlar, Almanlar, İngilizler vb.) ortaya çıktı. Böylece günü-
müz Avrupa’sının temelleri atıldı. İlk Çağ kapandı, Orta Çağ başladı. Roma İmparatorluğu, Doğu Roma
İmparatorluğu ve Batı Roma İmparatorluğu olmak üzere ikiye ayrıldı. Batı Roma İmparatorluğu 476
yılında yıkıldı. Diğer adı Bizans Devleti olan Doğu Roma İmparatorluğu ise İstanbul’un Fethi’ne kadar
varlığını sürdürdü. Avrupa’da merkezî krallıklar zayıfladı. Oluşan yönetim boşlukları sonucunda Feodali-
43
te (Derebeylik) sistemi ortaya çıktı. Hun Türkleri, Balamir önderliğinde Avrupa Hun Devleti’ni kurdular.
Devlet en parlak dönemini hükümdar Attila döneminde yaşadı. Böylece Türk kültürü Avrupa’ya yayıldı.
Kök Türk Devleti
Kök Türk Devleti (Harita 2.4), Büyük Hun Devleti’nden sonra Orta Asya’da kurulan ikinci Türk dev-
letidir. Kök Türk Devleti’ne ait Ergenekon Destanı’ndan alınan aşağıdaki bölümleri inceleyiniz. Buna
göre Kök Türk Devleti’nin coğrafi, siyasal, ekonomik ve kültürel özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?
Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
ERGENEKON DESTANI’NDAN
(Kök Türkler düşmanlarıyla bir savaş yapar ve savaşı kazanırlar. Bunun üzerinde düşmanları bir
araya gelerek konuşup anlaşırlar ve Kök Türklerin ilerleyişlerini durdurmaya karar verirler. Kök Türklere
hile yapacak, beklemedikleri bir anda aniden saldıracaklardır. Kök Türklerin gevşek bir anını yakalayan
düşmanları hemen vuruşmaya başlar ve galip gelirler. O zamanlarda Kök Türklerin başında İl Han,
hakan olarak bulunmaktadır. Onun en küçük oğlu Kayan ve yeğeni Tukuz düşmana esir düşer.)
(...) Fakat on gün geçmeden kaçtılar, esirlikten kurtuldular. Kök Türk yurduna geldiler. Burada
düşmandan kaçıp gelen birçok deve, at, öküz ve koyun buldular. Oturup düşündüler. “Dört bir yanı-
mız düşman dolu, bizi yaşatmazlar.” dediler “En iyisi dağların içinde insan yolu düşmez sapa bir yer
bulup oraya yerleşelim.” diye karar verip sürülerini de alarak dağa doğru varıp göçtüler. (...)
Kök Türklerin vardıkları ülkede akarsular, pınarlar, türlü bitkiler, meyve ağaçları ve av vardı. Böyle
bir yeri görünce Tanrı’ya şükrettiler. Kışın hayvanların etini yediler, derisini giydiler, yazın sütünü içti-
ler. Ülkenin adına Ergenekon dediler. (...)
Dört yüz yıl sonra Ergenekon’da hem kendileri hem de sürüleri o kadar arttı ki ülkeye sığmaz
oldular. Bu yüzden toplanıp konuştular, çare bulmak istediler. Dediler ki “Atalarımızdan duyardık,
Ergenekon’un dışında geniş yerler, güzel yurtlar olurmuş. Eskiden oralar bizim öz yurdumuzmuş.
Dağların arasından bir çıkılacak yol arayıp bulalım, çıkıp buradan göçelim. Ergenekon’un dışında kim
bizimle dost olursa dost olalım, düşman olursa vuruşalım.” (...)
Hep birlikte gidip demir madenini gördüler. Dağın geniş yerine bir kat odun bir kat kömür dizdiler.
Daha sonra dağın üstünü, arka yanını, öte yanını, beri yanını bir sıra odun bir sıra kömürle doldurduk-
tan sonra yetmiş deriden, yetmiş körük yapıp yetmiş yerde kurdular; odunlarla kömürleri ateşleyip
körüklediler.
Tanrı’nın yardımı ve izniyle ateş kızdı. Kızdıkça demir dağın demiri erimeye başladı, eriyip akı-
verdi. Dağ delindi, yüklü bir deve geçebilecek kadar yol oldu. O kutsal yılın, kutsal ayının kutsal
gününün kutsal saatinde Kök Türkler, Ergenekon’dan çıktılar. O günü, o ayı ve o saati iyi bellediler.
Bu kutsal gün, o günden sonra Kök Türkler için bayram oldu. Her yıl, o gün gelince büyük törenler
yapıldı. Bu törenlerde, bir parça demir alınıp ateşte kızdırılıyordu sonra da kızdırılan demiri önce Kök
Türk Hakanı kıskaçla tutup örse koyuyor, çekiçle dövüyordu. Ondan sonra diğer Türk beyleri aynı
hareketi yaparak bayramı başlatıyorlardı. (...)
Mustafa Necati Sepetçioğlu, “Karşılaştırmalı Türk Destanları” (Düzenlenmiştir.)
Kök Türk Devleti 552 yılında Bumin Kağan tarafından kuruldu. Devletin merkezi Ötüken’di. Tarihte
Türk adıyla kurulmuş olan ilk Türk devletiydi. Bumin Kağan ülkeyi kardeşi İstemi Yabgu ile beraber yö-
netti. İkili sistem esasına göre Bumin Kağan devletin doğusunu, kardeşi İstemi Yabgu ise batısını idare
44
etti. Devlet, en parlak günlerini Mukan Kağan döneminde yaşadı. Mukan Kağan, ülkeyi amcası İstemi
Yabgu ile yönetti. Bu dönemde İstemi Yabgu, İpek Yolu’nu kontrol altına alıp devleti ekonomik yönden
güçlendirmek istiyordu. Altayların batısından Issık Gölü ve Tanrı Dağları’na kadar olan bölgeyi kısa
sürede hakimiyeti altına aldı. Sâsânî İmparatorluğu ve Bizans Devleti ile iş birliği yaptı. İpek Yolu’nun
kontrolünü ele geçirdi. Devletin sınırlarını Büyük Okyanus’tan Volga Nehri’ne kadar genişletti.
H.2.4
Batı Kök Türkler Doğu Kök Türkler
Aral KÖK TÜRK DEVLETİ Baykal
Gölü Gölü
Cend Balasagun
Balkaş
Gölü
BASRA KÖRFEZİ
Çin Seddi
Kök Türk Devleti Haritası (552-659)
Mukan Kağan’ın ölümünden sonra çıkan taht kavgaları ve Çinlilerin yaptıkları baskılar sonucunda
devlet iyice zayıfladı. Kök Türkler 582 yılında Doğu Kök Türkler ve Batı Kök Türkler olmak üzere ikiye ay-
rıldı. Doğu Kök Türk Devleti 630 yılında, Batı Kök Türk Devleti ise 659 yılında Çin egemenliği altına girdi.
Konargöçer yaşamın etkileri Kök Türklerde de görülmüştür. Hayvancılık, Kök Türklerde önemli bir
geçim kaynağıdır. Kök Türkler, taş yontma sanatıyla ilgilenmişlerdir. O dönemlerden kalma Balballar bu
sanatın güzel örneklerindendir. Kök Türklerde devletin başında bulunan hükümdar, belirli zamanlarda
toy adı verilen ziyafetler düzenler ve halkla kopuz eşliğinde eğlenirdi.
II. Kök Türk (Kutluk) Devleti
Orhun Yazıtları (Görsel 2.4), Türk tarihinin önemli kaynakla- 2.4
rından biridir. Bilge Kağan’ın; kendisi, kardeşi Kül Tigin ve vezir- Orhun Yazıtları, Moğolistan
leri Tonyukuk adına diktirmiş olduğu yazıtlar Türklerin geçmişi
hakkında bizlere bilgiler vermektedir. Orhun Yazıtları’na göre
Kök Türk Devleti yıkılmış ve Türkler elli yıl kadar Çin esareti altın-
da yaşamıştır. Esaretten kurtulan Türkler II. Kök Türk Devleti’ni
kurmuştur.
Sonraki sayfada II. Kök Türk Devleti’ne ait Orhun Yazıtları’n-
dan verilen bölümleri inceleyiniz. Buna göre II. Kök Türk Dev-
leti’nin coğrafi, siyasal, ekonomik ve kültürel özellikleriyle ilgili
neler söylenebilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
45
ORHUN YAZITLARI’NDAN (Kül Tigin Yazıtı, Güney Yüzü)
(...) Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, adamakıllı dinle: Doğuda gün doğusuna,
güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep
bana tabidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir. Türk kağanı Ötüken Orma-
nı’nda otursa ilde sıkıntı yoktur. Doğuda Şantung Ovası’na kadar ordu sevk ettim, denize ulaşmama
az kaldı. Güneyde Dokuz Ersin’e kadar ordu sevk ettim, Tibet’e ulaşmama az kaldı. Batıda İnci
Nehri’ni geçerek Demir Kapı’ya kadar ordu sevk ettim. Kuzeyde Yir Bayırku yerine kadar ordu sevk
ettim. Bunca yere kadar yürüttüm. Ötüken Ormanı’ndan daha iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken
Ormanı imiş. Bu yerde oturup Çin milleti ile anlaştım. Altını, gümüşü, ipeği, ipekliyi sıkıntısız öylece
veriyor. Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp
uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. (...)
ORHUN YAZITLARI’NDAN (Bilge Kağan Yazıtı, Doğu Yüzü)
(...) Türk milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti? Türk milleti, vazgeç, pişman ol! Disiplinsizliğinden
dolayı, beslemiş olan kağanına, hür ve müstakil iyi iline karşı kendin hata ettin, kötü hâle soktun.
Silahlı nereden gelip dağıtarak gönderdi? Mızraklı nereden gelerek sürüp gönderdi? (...)
Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz; düşkün, perişan millet üze-
rine oturdum. Küçük kardeşim Kül Tigin, iki şad, küçük kardeşim Kül Tigin ile konuştuk. Babamızın,
amcamızın kazanmış olduğu milletin adı sanı yok olmasın diye Türk milleti için gece uyuyamadım,
gündüz oturmadım. (...)
Muharrem Ergin, “Orhun Abideleri” (Düzenlenmiştir.)
Elli yıllık Çin esaretinin ardından Türkler, Kutluk Kağan önderliğinde birleşerek bağımsızlıklarını ilan
ederler. Kutluk Kağan ve veziri Tonyukuk, devleti kısa süre içinde Ötüken merkez olmak üzere yeniden
teşkilatlandırır. Böylece II. Kök Türk Devleti kurulmuş olur. Kutluk Kağan’a devleti derleyip toparlayan
anlamına gelen “İlteriş” unvanı verilir. Kutluk Kağan’ın ölümünden sonra çocukları küçük olduğu için
devleti kardeşi Kapgan Kağan yönetir. Kendisine tecrübeli devlet adamı Tonyukuk yardımcı olur.
II. Kök Türk Devleti en parlak dönemini Bilge Kağan (Görsel 2.5)
zamanında yaşar. Tahta geçince ordunun başına kardeşi Kül Tigin’i,
vezirliğe ise Tonyukuk’u getirir. Birbirlerine bağlı olan ve taht kavgala-
rına tutuşmayan bir yönetim oluşturan Bilge Kağan zamanında devlet
güçlenir. Ülke sınırları oldukça genişler.
Bilge Kağan’ın ölümünden sonra ülke yönetimine gelenler başarılı 2.5
olamazlar. Karluklar, Basmiller ve Uygurlar birleşerek II. Kök Türk Dev-
leti’ne son verirler.
Uygur Devleti Bilge Kağan (temsilî)
II. Kök Türk Devleti’nin yıkılmasından sonra Orta Asya’da Uygur Devleti (Harita 2.5) kuruldu. Son-
raki sayfada Uygurlara ait Göç Destanı’ndan verilen bölümleri inceleyiniz. Buna göre Uygurların coğ-
rafi, siyasal, ekonomik ve kültürel özellikleriyle ilgili neler söylenebilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla
paylaşınız.
46
GÖÇ DESTANI’NDAN
(...) Han uyanınca ordusunu toplar, her ordunun başına bir kardeşini tayin eder; Moğolların, Kır-
gızların, Tangutların ve Çinlilerin üzerine seferlere yollar. Dört kardeşin dördü de seferden zaferle dö-
ner ve Orhun Vadisi’ni zengin ganimetlerle doldurur, bu arada Ordu-Balıg şehri de kurulmuş olur. (...)
(...) Fakat o zaman Uygurların dindar olmadıkları söylenirdi. Rahipleri vardı, Kam deniliyordu. Mo-
ğollar bu Kamlara çok önem verirlerdi. Ne zaman bir işe başlayacak olurlar ise bu Kamlara sorarlardı
ve ona göre davranırlardı. Hastalarına bile Kamlar bakardı.
Uygurlar, Buğu Han zamanında Çin hükümdarına elçiler gönderdi, kendilerine Nom kitaplarını an-
layan adamlar göndermesi için rica etti. Çinlilerin dinî kitapları Nom’dur. Çin’den Nom yöntemlerini
anlayan adamlar gelince Kamlarla oturup konuştular, dinî kitaplarını gösterdiler; tartışmayı Kamlar kay-
betti. Bu tartışmadan sonra Uygurlar Çin’den gelen yeni dini kabul ettiler. (Bu din Maniheizm’dir.) (...)
Mustafa Necati Sepetçioğlu, “Karşılaştırmalı Türk Destanları” (Düzenlenmiştir.)
Uygur Türkleri, Büyük H.2.5
Hun Devleti’ne bağlı ola-
rak Orhun ve Selenga ne-
hirleri kıyısında yaşarlardı. Aral Balkaş Baykal
Kutluk Bilge Kül Kağan ta- Gölü Gölü Gölü
rafından kurulan devletin
Cend Karabalgasun
merkezi Karabalgasun’du. Aksu
İslam devletlerinden biri
olan Abbasilerle Çinliler
arasında yapılan Talas Sa-
vaşı’nda Çinliler yenilince
bundan yararlanan Uygur- Çin Seddi
lar topraklarını genişletti- Uygur Devleti Haritası (744-840)
ler. Bögü Kağan dönemin-
de Çin karışıklık içindeydi. Çin’in içinde bulunduğu boşluktan yararlanmak isteyen Bögü Kağan Çin’in
birçok şehrini işgal etti ve ganimetler kazandı. Bu dönemde Maniheizm dini, Uygurlar arasında etkisini
göstermeye başladı ve devletin resmî dini hâline geldi. Maniheizm dini, et yemeyi ve savaşmayı yasaklı-
yordu. Bu nedenle Uygurların savaşçılık yetenekleri zamanla azaldı. Uygurlar, bu dinin etkisiyle yerleşik
hayata geçtiler ve yerleşik hayata geçen ilk Türk devleti oldular. Bu durum Türklerin sosyal, ekonomik
ve kültürel yaşamları üzerinde etkili oldu. Çinlilerden kâğıt ve matbaayı öğrenerek kitaplar yazdılar. Top-
rağı ekip biçerek tarım faaliyetlerine başladılar. Saray ve tapınaklar inşa ederek mimari alanda eserler
yaptılar. Uygurlar, edebiyat ve sanat alanında önemli çalışmalarda bulunmuşlardır. İbadetlerini yerine
getirebilmek için yaptıkları mabetlere, kütüphaneler kurmuşlardır. O dönemlerde Uygurlarda, posta teş-
kilatı ve vergi sistemleri de mevcuttu. Uygurlar 840 yılında Kırgızların saldırıları sonucu yıkıldı.
Sıra Sizde
Asya Hunları’nın, Kök Türkler’in ve Uygurların coğrafi, siyasal, ekonomik ve kültürel
özelliklerini karşılaştırınız. Bu devletler arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları defterinize
yazınız.
47
İSLAMİYET’İN YAYILIŞI
Hazırlık Çalışması
Kabe, günümüzde Müslümanlar için neden önemlidir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla
paylaşınız.
Arap Yarımadası (Harita 2.6); Bas- Şam GASSANİLER Basra İRAN H.2.6
ra Körfezi, Kızıldeniz ve Umman Denizi Kudüs
tarafından çevrelenmiş bir yarımadadır. MISIR NECİD BASRA KÖRFEZİ UMMAN DENİZİ
İslamiyet’in ortaya çıktığı Arap Yarıma-
dası, Asya Kıtası’nın güneybatısında yer Tebük
alır. Arap Yarımadası’nın büyük bir kısmı
çöllerle kaplıdır. Bu yarımadanın insan Hayber
yaşamına en uygun bölgesi Yemen’dir.
Bu özelliğinden dolayı Main, Seba ve Medine
Himyeriler gibi önemli devletler bu böl-
gede kurulmuştur. Arap Yarımadası’nın KIZILDENİZ A R A B İ S TA N
MeTkakiMef AİNSDaEnVaLETHSİİMEBYEARİDLEERVLETİ
Nil nehri
YEMEN
Aden
H A B E Ş İ S TA N
0 300 600 900 1200 km
kuzeyinde kurulan devletler ise Nebatî- İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası Haritası
ler, Tedmürlüler ve Gassaniler olmuştur. Bu yarımadada Mekke, Medine ve Taif şehirlerinin bulunduğu
bölge ise Hicaz olarak adlandırılmıştır. İslamiyet, Mekke’de doğup dünyaya Medine’den yayıldığı için
Hicaz Bölgesi, İslam tarihinde önemli bir yere sahiptir.
İslamiyet öncesi dönemde Arap Yarımadası’nda siyasi birlik yoktu. Araplar kabileler hâlinde ya-
şarlardı. Kabilelerin başında şeyh adı verilen yöneticiler bulunurdu. Mekke şehrinin yönetimi Kureyş
kabilesinin elindeydi. Bu kabile şehrin siyasi ve dinî hayatını düzenlerdi.
İslamiyet’ten önce Arapların büyük 2.6
çoğunluğu putlara tapardı. Her Arap ka-
bilesinin kendine ait putları bulunmak- Kabe, Mekke, Suudi Arabistan
taydı. Arap kabileleri önemli ve ortak
sayılan putlarını Kâbe’ye (Görsel 2.6)
koyardı. Bu nedenle Kâbe, İslamiyet ön-
cesinde de Araplar için kutsal sayılmak-
taydı. Araplar, yılın belli bir döneminde
Mekke’ye gelerek Kâbe’yi ziyaret eder-
di. Puta tapmanın dışında insanların bir
kısmı da Musevilik, Hıristiyanlık ve Me-
cusilik dinlerine inanmaktaydı.
48
Arap Yarımadası’nda insanlar genelde yerleşik bir hayat sürerdi. Şehirlerde yaşayan insanlar tarım
ve ticaretle uğraşırdı. Göçebe hayat süren insanlara ise bedevi adı verilirdi. Bedeviler hayvancılıkla
uğraşırdı. Bu dönemde Arap Yarımadası’nda ailelerde erkekler söz sahibiydi. Kadınların hakları yoktu.
Erkek çocukları önemliyken kız çocuklarına değer verilmezdi. İslamiyet öncesi dönemde kabileler ara-
sında kan davaları yaygındı. Halk genel olarak hürler ve köleler olarak ikiye ayrılırdı. İçki ve kumar gibi
kötü alışkanlıklar toplumda yaygındı. İslamiyet öncesi bu dönem Cahiliye (Bilgisizlik) Devri olarak da
adlandırılmaktadır.
İslamiyet öncesi dönemde Arap Yarımadası’nda edebiyat, şiir ve hitabet gelişmişti. Ticaret yapmak
ve eğlenmek için düzenlenen panayırlarda şiir ve hitabet yarışmaları yapılırdı. Beğenilen şiirler Kâbe
duvarına asılırdı.
Düşünelim Tartışalım
İslamiyet’ten önce Arap Yarımadası’nın özellikleri nelerdir? Bu özellikleri İslamiyet’e
uygunluk açısından değerlendiriniz. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Hz. Muhammed (s.a.v.) Dönemi
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) 571 yı-
lında Mekke’de dünyaya geldi. Babası Abdullah, annesi
Amine’dir. Hz. Muhammed (s.a.v.) doğmadan önce ba-
basını, 6 yaşında iken annesini kaybetti. Bunun üzerine
önce dedesi Abdülmüttalip’in sonrasında ise amcası Ebu
Talip’in yanında kaldı. Amcasıyla beraber ticaretle uğraştı.
25 yaşındayken Hz. Hatice ile evlendi.
Hz. Muhammed (s.a.v.), hiçbir zaman putlara tapma-
dı. Bazı günler Nur Dağı’nda bulunan Hira Mağarası’nda
yalnız olarak vaktini geçirirdi. 610 yılında bu mağarada 2.7
(Görsel 2.7) olduğu sırada kendisine Cebrail (a.s.) ilk vahyi Hira Mağarası, Nur Dağı, Mekke
getirdi. Böylece Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamber oldu.
Peygamber olduktan sonra İslamiyet’i yayma görevine başladı. Önce yakınlarını sonra bütün in-
sanları İslam dinine davet etti. Ona ilk olarak eşi Hz. Hatice, amcasının oğlu Hz. Ali, Hz. Zeyd ve yakın
arkadaşı Hz. Ebubekir inandılar. İslamiyet’in zamanla yayılmaya başlaması Kureyşlilerin tepkisini çekti.
İslamiyet puta tapmayı yasaklayarak Allah inancını getiriyordu. Kâbe’de bulunan putlar Kureyşliler
için büyük bir gelir kaynağıydı. Kâbe yönetimi ellerinde olduğu için diğer kabilelere üstünlük sağlamış-
lardı. İslamiyet’in ortaya çıkışı onların çıkarlarını zedeliyordu. Ayrıca İslamiyet tüm insanları eşit olarak
görüyor ve köleliği yasaklıyordu.
Düşünelim Tartışalım
İslamiyet’in yayılmaya başlaması Kureyş kabilesinin tepkisini neden çekmiştir? Dü-
şüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
49
İslamiyet’in gelmesiyle beraber Mekke’de Müslümanlar ve müşrikler olmak üzere iki ayrı grup oluş-
maya başladı. İslamiyet’e karşı olan müşrikler, Müslümanlar üzerinde baskı ve yıldırma politikası uy-
guladılar. Müslümanlar müşriklerin baskısından kurtulmak, İslamiyet’i daha rahat yaşamak ve yaymak
amacıyla 622 yılında Medine’ye göç ettiler. Bu göç hareketine hicret adı verildi. Hicret’in ardından
İslamiyet hızla yayılmaya başladı. Artık İslam devletinin temelleri atıldı.
Hicret’ten sonra Müslümanlar ile Mekkeli müşrikler arasında bazı savaşlar meydana geldi. Şimdi
bu savaşları inceleyelim.
Bedir Savaşı (624): Müşrikler, Medine’ye göç eden Müslümanların mallarını yağmalamıştı. Müslü-
manlar mallarının karşılığını almak, müşrikler ise İslamiyet’in yayılmasını engellemek istiyordu. Bunun
için iki taraf Bedir Kuyuları çevresinde karşı karşıya geldi. Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında ilk
savaş yapıldı ve bu savaşı Müslümanlar kazandı. Savaş sırasında ele geçirilen esirlere, Müslümanlara
okuma yazma öğretmeleri şart koşuldu ve Müslümanlara okuma yazma öğreten esirler serbest bırakıl-
dı. Bu durum İslamiyet’in eğitime verdiği önemi göstermektedir.
Uhud Savaşı (625): Müşrikler, Bedir Savaşı’nın intikamını almak için tekrar saldırdılar. Savaş, Uhud
Dağı çevresinde gerçekleşti. Müslümanlar bu savaşta büyük kayıplar verdi. Bu durumun en önemli
sebebi Peygamber Efendimiz’in Uhud Dağı’na yerleştirdiği okçuların savaşın kazanıldığını düşünerek
bulundukları yerleri terk etmeleridir.
Hendek Savaşı (627): Müşrikler, Bedir ve Uhud Savaşlarında istedikleri sonuçları alamamışlardı.
Müslümanları tamamen ortadan kaldırmak için büyük bir kuvvet toplayarak Medine’yi kuşattılar. Ancak
şehrin etrafına kazılan hendekleri geçemeyince Mekke’ye geri dönmek zorunda kaldılar.
628 yılında Mekkeli müşrikler ile Müslümanlar arasında Hudeybiye Antlaşması yapıldı. Bu antlaş-
mayla kısa süreliğine de olsa barış ortamı sağlandı. Mekkeli müşriklerin antlaşma şartlarına uymama-
larından dolayı 630 yılında Müslümanlar Mekke’yi fethetti. Bu fetih sonucunda Kâbe, putlardan temiz-
lendi. İslamiyet’in önündeki en önemli engel ortadan kalktı ve İslamiyet Arap Yarımadası’nda hızlı bir
şekilde yayılmaya devam etti (Harita 2.7). Hz. Muhammed (s.a.v.) 632 yılında Veda Haccı’nı yaptıktan
sonra vefat etti.
H.2.7
Cend
İslamiyet’in Doğuşu ve Yayılışı Haritası
50