The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by tayfunozel, 2019-07-11 14:34:46

VourlaMag Temmuz 2019

Yaşam Tarzı Dergisi

Neden bu kadar zorlandığını düşünüyorsun?
(Gülüşmeler) Kullandığımız ekipmanlar ile refleks-
lerimiz zıt yöne çalışıyorlar. Örneğin düşüyorsak
bişeye tutunmak isteriz, onu çekeriz. Ama kite-
surfte düşerken kite’ı (tuttuğunuz barı) ittirmeniz
lazım. Çekerseniz kite düşer. En zor durumda,
panik halindeyken bile nazik olmak lazım. 3 cm.’lik
bir hareketiniz bile denge için önemlidir. Belki de
bunlardan dolayı benim için zor oldu diyebilirim.

Kitesurf’u öğrendikten sonra yoğun bir şekilde
kaydığını biliyoruz. Yoğunlaşma sebebin nedir?
Öğrenmek için çok uğraştım. Yapacağım ben bu işi,
yapmalıyım diyerek kendime telkin ederek başardı-
ğımda artık içimde büyük bir sevgi ve istek uyan-
mıştı. Yarımada’da yaşıyor olmam da fiziksel olarak
bir kolaylık sağladı. Bir de kaymayı öğrendikten
sonra akrobatik hareketleri çok kolay öğrenmem
benim için motivasyon oldu.

Yarışlara girmek nasıl oldu?
Ben hareketleri çabucak öğrenip yapmaya başlayın-
ca Kaan Ünsal hocam yarışlara girmemi istedi. Yarış
fikrini kafama Kaan hocam soktu yani. 2017 yılında
local bir yarış ile ilk yarışmamı müthiş bir heyecan
ile yaptım. Heyecandan adımı bile unuttum ama
yine de dereceye girdim. 2018 de ise Türkiye Şam-
piyonası’nda 2. oldum. Şimdi hedefim artık birinci
olmak ve yurt dışı yarışmalarında dereceler kovala-
mak.

Dünya şampiyonasına katıldın mı?
(Gülüyor) Geçen sene Akyaka’da bir anda kendimi
Dünya Şampiyonası’nın içinde buldum. Şöyleki; bu
yarışa sadece Türkiye Şampiyonu girebiliyordu. Son
anda bir kontenjan açıldı, kaydımı yaptılar, bilek-
liğimi taktılar ve hadi bakalım yarışa… Yarıştığım
grupta dünya şampiyonu vardı ne tesadüf ki…
Ama bana çok yardımcı oldular. Hareketleri nasıl
daha iyi yapabileceğim konusunda çok şey öğret-
tiler ve bundan kaçınmadılar. Yıllarca ekranlardan
izlediğim ünlü isimlerle aynı ortamda olmak, aynı
yarışta yarışıyor olmak müthiş bir duyguydu. Haya-
tımın en mutlu günleriydi.

51

VOURLmAag

52

“Kayarken müthiş bir özgürlük duygusu
tüm benliğinizi kaplar. Yaşamınızın en mutlu
dakikalarını yaşarsınız belki de.”

53

VOURLmAag

54

Artık Dünya Şampiyonalarında da senden derece bekle-
yelim mi?
Henüz seviyem oralarda değil. Ama 2-3 sene sonrası için
güzel dereceler bekleyebilirsiniz. Bu sene Fas ve Mısır’da ki
Dünya Şampiyonası ayaklarına katılmayı planlıyorum.

Frestyle disiplinini tercih etmen nasıl oldu?
Buraya eski dünya şampiyonlarında Karolina Winkowska ri-
der gelmişti. Bir clinic düzenlemişti. Bu çalışmaya katıldım.
Kullandığım malzeme, hareketler değişti, unhook (trapeze
bağlanmadan yapılan hareketler) diye bir şeye başladım.
Trapeze bağlı iken tüm güç vücuda dağılabiliyor, bağlı ol-
mazsanız tüm güç kollara biniyor. Freestyle yapmam böyle
başladı diyebilirim.

Bir mottonuz var mı?
Hareket et! Kesinlikle…

Kayarken baskın duygunuz nedir?
Değişiyor ama çoğu zaman mutluluk, bazen hırslanmak,
bazen ısrarcı olmak…

Gülbahçe’yi tercih sebebin?
Alaçatı’da yapabilirim ama oradaki alan küçük. Gülbah-
çe’de öğrenciler ve bilenler için farklı parkurlar mevcut.
Gülbahçe’ye 20.dk.lık bir mesafede oturuyorum. Ulaşım
kolay... Çok geniş bir alan. Bizim ihtiyacımız olan düz su ve
stabil rüzgar. Sağanaklar yok. Dünyanın en iyi parkurların-
dan biri.

Urla’ya tatile gelenlere kitesurf önerir misin?
Evet. Tatillerinin 3 gününü kitesurf öğrenmeye ayırabilirler.
Hem deniz kenarından ayrılmamış olurlar hem de müthiş
bir heyecan ve eğlence yaşarlar.

Urla’da kitesurf’ün geleceğini nasıl görüyorsun?
Alanın daha da genişlemesi lazım. Bu spor gittikçe popü-
lerleşiyor ve kayan sayısı artıyor. Büyümemiz ve gelişmemiz
gerekiyor. Örneğin karşı tarafta yeni bir okul açıldı. Böylece
farklı rüzgar yönlerinde kitesurf yapılabilen alternatif bir
spot oluştu. Bunların çoğalması lazım. Yerel yönetimlerin ve
devletin de desteği ile sahip olduğumuz bu değer korunup
kollanarak, dünyada az sayıda olan spotlardan biri olan
Urla’ya çok sayıda kitesurf meraklısını çekmek mümkün.
Kitesurf aracılığı ile yapılacak nitelikli turizm Urla’yı çok ileri
noktalara taşıyacaktır.

Eklemek istediğin bir şey var mı?
Anneler, babalar çocuklarına spor yaptırsınlar.

55

VOURLmAag

"Uçurtma Sörfüme
Dokunma"

Pınar Başoğlu. 35 yaşında İzmirli bir çevre
mühendisi. Küçüklüğünden beri extrem
sporlara meraklı. Uzun süre İstanbulda
yaşadıktan sonra İstanbul’u ve işini bırakıp
kitesurf eğitmenliği yapmaya başlamış.
Önce Gökova sonra da Urla. Daha sonra
da eşi Niko ile birlikte Urla Surf House’u
Gülbahçe’de açmışlar. Yazlarını kendisi gibi
kitesurf eğitmeni olan eşiyle birlikte Urla’da
geçiren Pınar Başoğlu diğer zamanlarda
Brezilya, Zanzibar gibi farklı spotlarda kitesurf
eğitmenliği yapıyor.

Röportaj: Tayfun Özel

56

57

VOURLAmag RÖPORTAJ

Kitesurf için Urla tercihinizin sebeblerini söyler ekipmanın ortalama maliyeti 2000 -2500 Euro
misiniz? civarında. İkinci el malzeme ise hemen hemen yarı
fiyatına oluyor.
Öncelikle, Urla’da büyüdüm. Bütün çocukluğum
Urla’da geçti. Kitesurfe başladığımda hayalim hep Kitesurf öğrenmek isteyenler okul tercihlerini
Urla’da okul açmaktı. Zamanı geldiğinde okul için neye göre yapmalılar?
çok yer baktım. Ama yine de en uygun yer Gülbah-
çe‘ydi. Zaten kitesurf yapan arkadaşlar bu alanda En önemlsi eğitmenlerin sertifikalı mı olduğuna dik-
kayıyorlardı. Ama resmi bir okul yoktu. Buranın kat etmeliler. Okulların TYF’den akredite olması ve
parkur kabul edilmesi için iki sene uğraştık. sertifikalı eğitmenlerin ders veriyor olması gereki-
yor. Kitesurf extrem spor kapsamına girdiği için bu
Ayrıca, Gülbahçe’de denizin sığ olması, suyun düz önemli. Sertifikalı eğitmenden düzgün bir eğitim
olması, doğası nedeniyle tehlikesiz ve güvenilir aldıktan sonra hiçbir tehlikesi olmayan bir spor. Şu
olması ve rüzgarının elverişli olması diğer tercih anda okulların hepsi TYF’den akredite ve iyi okul-
sebeplerimiz oldu. lar. Belki bizim bilmediğimiz korsan ders verenler
vardır. Bunları ayırt etmek gerekiyor.
Kitesurf nasıl bir spordur?
Bu sporu neden denemeliyiz?
En basit anlamıyla ayağınızda bir sörf tahtası var ve
bir uçurtma sizi çekiyor. Rüzgarla birlikte denizin Çok eğlenceli. Bir de diğer bütün rüzgarla yapılan
üzerinde kaydığınız bir spor. Kaymayı öğrendikten sporlara göre özgürlük duygusunu en yüksek his-
sonra çeşitli akrobatik hareketleri yaparak bunu ext- settiğiniz bir spor. Öğrendikten sonra kendi başını-
rem hale getirebiliyorsunuz. Çok eğlenceli bir spor.

Kimler için uygun?

Herkes için uygun. Şöyleki 30 kg. üzerinde genelde
6 -7 yaştan itibaren herkes yapabilir. Şu an okulu-
muzda 74 yaşında kayanlar var. 7’den 70’e herke-
sin yapabileceği bir spor diyebiliriz.

Öğrenme süreci ne kadar zaman alıyor?

Biz Türkiye Yelken Federasyonu’na bağlıyız. TYF’nin
bir eğitim programı var. Biz de bu programı izliyo-
ruz. 6-8 saatlik bir temel eğitim programımız var.
Bu 3 günde bitiyor. Bunun neticesinde boardun
üzerine çıkıp biraz sağa sola gidebilecek hale geli-
yorsunuz. Ama tek başınıza rahat rahat kayabilmek
için en az 1 hafta kendinize ayırmanız gerekiyor.

Başlangıç derslerinin ücretleri ne kadardır?

Temel eğitimin ücreti 1800 TL’dır. Sonrasında ihti-
yacınız olursa saatlik ek dersler alıyorsunuz.

Ne tür ekipmanlar kullanılıyor?

Bir uçurtmamız, uçurtmanın kontrol edldiği ipler ve
bar var. Bir de board ve belimize taktığımız trapez.
Farklı kilolara ve rüzgara göre uçurtmaların boyut-
ları değişebiliyor.

Kendi ekipmanlarımızı almak istediğimizde nasıl
bir maliyet çıkıyor?

Fiyatlar markalara göre değişebiliyor fakat yeni bir

58

Fotoğraf: Emin Araç cak yapılaşmanın olmaması gerekli. Güvenli olması
gerekli. Öğrenme açısından sığ olması önemli. Dal-
za yapabileceğiniz bir spor. Malzemeniz arabanızı ganın olmaması, düz deniz olması önemli. Denizin
bagajına ya da yan koltuğa sığacak kadar az yer içerisinde kayaların olmaması, deniz kestaneleri-
kaplıyor. Her istediğiniz yerde kayabilirsiniz. nin olmaması öğrenci açısından önemli olmakta.
Gülbahçe bu saydığımız özelliklere sahip olduğu
Kitesurf’teki disiplinlerden bahseder misiniz? için sadece Türkiye’de değil dünyanında en önemli
kitesurf spotlarından biridir. Özellikle suyun düz
Farklı disiplinler var. Bunlar Freestyle, slalom ve olması Dünya klasmanında yeri olan pek çok spor-
foil… Her an değişebiliyor ama kitesurf şu an için cuyu buraya çekmektedir. Ayrıca ulaşımın kolay ve
olimpik sporlar kapsamında. Freestyle akrobatik uçak biletlerinin diğer spotlara göre ucuz olması da
hareketler yaptığımız bir disiplin. Slalom şamand- Urla-Gülbahçe için tercih sebebi olmaktadır.
ralar ile belirlenen rota içerisinde belli bir zamanda
parkuru tamamlamanız gereken bir yarış. Foil’de Bir başka tercih sebebi de denize yerleştirdiğimiz
ise biraz farklı bir board kullanarak hızın ön plana zıplama rampaları. Dünyada 2 tane Amerika’da
çıktığı bir yarış yapıyorsunuz. Tabii bu disiplinlerden ve biri de Urla’da olmak üzere sadece 3 spotta bu
birinde yarışmak istiyorsanız eğitiminizi de buna rampalar var. Bu da profesyonellerin tercih sebebi
göre almanız gerekiyor. oluyor. Zaten Dünya Şampiyonası’nın bir ayağı olan
Kick in Slide yarışları bu özelliğimizden dolayı 2
Bir kitesurf spotu olarak Gülbahçe’yi öne çıkaran sene boyunca Gülbahçe’de yapıldı. Bu sene TYF ile
özellikler nelerdir? “Turkish Kiteboarding Jam” yarışlarını yapacağız.

Öncelikle sürekli bir rüzgarın olması gerekli. Bu Böyle bir spota sahip olmak Urla’ya nasıl bir
rüzgarın stabil olması lazım. Etrafta rüzgarı boza- katkı yapar?

Turizm açısından katkı yapıyor ve bu katkı giderek
büyüyecek. Biz Urla Surf House’u açtığımız sene
%90 yabancı misafirlerimiz oldu. Urla’ya yabancı
turistler gelmeye başladı. Yurtdışı medyaların-
da Urla yer almaya başladı. Kitesurf Urla için çok
önemli bir turizm kaynağı. Yanısıra Urla’da yaşa-
yanlar için yanıbaşlarında çok güzel bir spor imka-
nı. Ayrıca, iş olanağı. Okullarımızda Urla’lı pek çok
insan çalışıyor ve Urlalı eğitmenlerimiz var. Yeter ki
değerini bilelim, kısa dönemli kar maksimizasyonla-
rı için bu alanları feda etmeyelim.

Heralde böyle bir durum söz konusu oldu.
Okullar ile “Uçurtma Sörfüme Dokunma” adlı bir
kampanya yaptınız. Biraz bahseder misiniz?

Biz burayı açarken yakınımızdaki üniversitenin
rektörü ile görüştük. (2013-2014) Kendileri ile
projemizi ortak yapabileceğimizi söyledik. Ancak o
zaman Rektörlük arazinin kendilerine ait olmadığını
söyledi. Hazine arazisi olarak ölçümleri de yapılmak
suretiyle her yıl ecr-i misil ödeyerek araziyi kullan-
maya başladık. Bu sene yasal olarak durabilmek
için imar affına da başvurduk. Numarataj aldık. vs.
Ancak bu sene sezon hazırlıklarına başladığımızda
yani Mart ayında üniversiteden yetkililer gelerek

59

VOURLAmag RÖPORTAJ

60

üniversitenin tahsisli arazisi olduğunu söyleyerek bu defa sahili çitle çevirmek istediler. Zabıtanın
araziyi boşaltmamızı istediler. Belge istediğimizde müdahalesi ile tel örgüler kaldırıldı. Zabıta gittikten
gösteremediler. Ama biz kendi belgelerimizi gös- sonra bu adamlar tekrar gelip tehditkar bir tavırla
terdik. Buna rağmen boşaltma konusunda ısrarcı “göreceksiniz buralar yıkılacak” diye söyleyip gitti-
oldular ve aksi takdirde burayı yıkacaklarını söyledi- ler. Doğrusu oldukça kalabalık bir grup olarak gelip
ler. Daha sonra gerçektende resmi kanalla yıkmaya giden bu insanlardan korktuğumuzu da söylemek
geldiler. Ancak, karşı taraf bizim belgelerimize kar- isterim. O zamana kadar bu durumları pek kimseye
şılık belge gösteremeyince yıkım durduruldu. Biz duyurmak istemiyorduk, sezonu olumsuz etkile-
de dava açtık zaten. Bundan itibaren üniversiteden- yebilir düşüncesi ile. Ama artık bu son durumlar
den bir daha bir istek gelmedi. Ancak bu defa bir iş neticesinde sosyal medyada “uçurtma sörfüme
adamı devreye girdi. Araziyi üniversiteden ihale ile dokunma” diye bir hesap açarak imza kampanyası
aldıklarını, ya araziyi terketmemizi ya da kendilerine başlattık ve sesimizi duyurmaya çalıştık.
kira ödememiz gerektiğini söylediler. Belge istedik.
Belgeye gerek yok bizim sözümüz yeter dediler. Biz Kampanyanın katkısı oldu mu?
isteklerini yerine getirmeyeceğimizi söyledik. Yine
bir keresinde sahildeki konteynırlarımızı kaldırmak O günden beri bir ses seda yok. Ama şunu söyleye-
için üniversitenin de resmi araçları ve güvenlik gö- bilirim ki; olan bitenden herkesin haberi oldu. Artık
revlileri nezaretinde vinçlerle geldiler. Polisi çağırdık. herkes arayıp soruyor, nasıl yardımcı olabileceklerini
Yine bizim belgelerimiz karşısında belge göstere- soruyorlar. En büyük katkısı ise Türkiye Yelken Fede-
medikleri için bir şey yapamadılar. Ve haklarında rasyonu bu duruma izin vermeyeceğini belirtti. Ar-
ceza davası açıldı. Yine bir sessiz dönemden sonra tık TYF’nin avukatları ile çalışmaya başladık. Ayrıca
yerel halkın da büyük desteğini görüyoruz.

61

VOURLAmag RÖPORTAJ

Vera Klabbers;

“Gülbahçe dünyadaki
en iyi 3 spot arasında”

Vera Hollandalı bir kitesurf sporcusu. Küçükken babası öğretmiş
kitesurf’ü. Tüm ailesi kitesurf yapıyor. Şu an 21 yaşında. Pazarlama
Yönetimi konusunda öğrenim görüyor. Gençlerde dünya şampiyonluğu
var. Avrupa şampiyonluğu var ve geçen sene de dünya 6. sı omuş.
Şu anda yeni yarışlara hazırlık yapmak için Urla Gülbahçe’yi seçmiş.

1 ay boyunca Urla’da… Daha sonra Mısır, Brezilya…

Öğrenim gördüğün mesleğini yapmayı düşünü-
yor musun?

Şu anda kitesurf yapıyorum ve bir yandan da
okuyorum. 2 sene sonra okul bitiyor. O zaman ne
yapmak istediğime karar vereceğim.

Vera, neden Urla’yı tercih ettin?

Hollanda’ya yakın bir destinasyon. Uzun saatler
seyahat etmek gerekmiyor. Türkiye’nin insanlarını
çok seviyorum. Ayrıca, yazları Türkiye çok güzel
oluyor. Pınar ve Niko’yu 2 sene önce Zanzibar’da
tanıdım. Urla’yı onlardan da duymuştum. Geçen
sene ilk defa geldim. İnsanları, atmosferi ve her şeyi
çok fazla sevdim. Bu sene yine Urla’dayım.

Bir kitesurf spotu olarak da değerlendirir misin?

Hem sıcak olması hem de rüzgarın neredeyse her-
gün esmesi çok güzel. Bana göre burası dünyanın
en iyi ilk üç spotu arasında. Bunu söylerken hiçbir
politika yapmıyorum. Gerçek fikrimi söylüyorum.

Urla Gülbahçe’yi tavsiye eder misiniz?

Slalomu her yerde yapabilirsiniz. Ama freestyle
öyle değil. Rüzgarın esmesi ve suyun düz olması
gerekiyor. Dünya üzerinde böyle yerler pek fazla
değil. Eğer yeni ders almaya başlayacaksanız ya da
freestyle yapıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.

Fotoğraf: Emin Araç

62

Ogan Tüzel;

“Kitesurf: dünya çapında
trend bir spor”

Komple bir board sporcusu. Snowboard, Kiteboard …
Kendi deyişiyle Türkiye’de ilk kite’ı şişiren kişi. Kitesurf ile 1997 yılında

Hawaii’de tanışmış.

Hawaii’ye turistik bir ziyaret miydi?

Dostum Ogeday ile dalgalarda windsurf yapmak
için gitmiştik. Ancak, kitesurf yapanları görünce
fikrimiz değişti. Hemen bir eğitim uçurtması alıp
kitesurf’e başladık. Sonrasında 2000 yılından iti-
baren bu sporun Türkiye’de yaygınlaşması için çok
çalıştım/çalıştık. Yurt dışından (Hawaii) eğitmenlik
belgesi aldım. Federasyona çok tanıtım yaptım,
bilgi verdim ve bu şekilde bu sporu tanıyan ilk fede-
rasyon da Türkiye oldu.

Gülbahçe’ye nasıl geldiniz?

Alaçatı kalabalık olmaya başlayınca burada yerleşik
olmaya karar verdim. Zaten bildiğim ve kite yapma-
ya geldiğim bir yerdi. Öğrencilerimizi Gülbahçe’ye
getiriyorduk. Her tarafta Urla adı dolaşmaya baş-
lamıştı. Gülbahçe’yi ilk gördüğümde çok sevdim.
Bir insanın güvenli kitesurf yapabilmesi için her
türlü coğrafik özelliği taşıyor. Rüzgar karaya paralel
esiyor.Rüzgar çok elverişli. Bunlar aranıpta buluna-
mayan özellikler.

Urla’da uçurtma sörfünün geleceğini nasıl görü-
yorsunuz?

Ben Alaçatı’yı yaşamış birisiyim. Daha fazla kira,
rant için bu alanlar işi bilmeyenlerin eline bırakıl-
mamalı. Belki de yeni düzenlemeler gerekiyor. Ama
bu şekilde bakir kalsada ben razıyım şahsen. Sörf
okullarının beach clublara, alkollü yerlere, gece ku-
lüplerine dönüşmesini istemiyoruz. Yaşamıyacağız
da zaten. Burası hazine arazisi ve imar barışından
faydalandık. Okullarımızın yapı ruhsatlarını aldık.

Fotoğraf: Emin Araç

63

VOURLmAag

Lazerle
Dövme
Silme

Op. Dr. Özgür Erdem
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

Zaman içinde sosyal çevrenin değişimi,
iş veya eş arayışları ve zaman içinde
beklentilerin değişmesi nedenleri ile
yaptırılan kalıcı dövmeler kişiler için
sorun olmaya başlamaktadır.

64

65

VOURLmAag

66

Günümüzde popüler kültür uygulamaları ara-
sında bulunan dövme (tattoo) yaptırmanın
oldukça eski tarihlere uzandığı bilinmektedir.
Yapılan arkeolojik çalışmalarda buz adam Otzi’ nin
vücudunda dövmeler olduğu saptanmıştır. Dövme
uygulamasının M.Ö. 5000 yılından bu yana insa-
noğlu tarafından yapıldığı bilinmektedir. Eski Mısır,
Çin ve Hindistan uygarlıklarında da uygulandığı
yapılan çalışmalar ile açığa çıkarılmıştır.

Günümüzde de hem kadınlar hem de erkekler tara-
fından oldukça yaygın olarak yaptırılan dövmelerin
nedenleri arasında;

• Deriyi süsleme ile cinsel çekicilik yaratılma isteği,

• Diğer insanlardan farklılaşma ve kişiselleşme
arzusu,

• Belirli bir gruba bağlılık işareti olması,

• Sevilen kişilerin isimleri kullanılarak hem ideolojik
hem de sosyal sadakat sunumu sayılabilir.

Şartların değişmesiyle dövmelerin silinmesine yöne-
lik arayışlar ortaya çıkmaktadır. Bu konuda birçok
yöntem denense de günümüzde en iyi sonucu lazer
ile yapılan dövme silme yöntemi vermektedir.

Lazerle dövme (tattoo) silme işleminde
hangi lazer kullanılır?

Lazer ile dövme silme tedavisinde Q-switched
NdYAG lazer kullanılır. Bu lazerler 1064, 694 ve
532 nm dalga boyunda atış yaparak birçok renkteki
dövmenin silinmesi amacı ile kullanılır.

Lazerle dövme silme nasıl çalışır?

Dövmeleri yok etmek için uygulanan lazer ışınları
deri yüzeyini zarar vermeden deri içindeki koyu
renkli dövmeye ulaşır. Dövme pigmenti lazer ışığını
emerek ışıktaki enerjiyi ses ve ısıya dönüştürür. Bu
sayede deri içindeki büyük parçacıklar halinde bu-
lunan pigment açığa çıkan enerji ile çevre dokuya
zarar vermeden küçük parçacıklara ayrışır. Vücudun
savaşçı hücreleri olan makrofajlar küçük parçacıkları
bölgeden uzaklaştırarak dövmenin silinme sürecini
başlatıp tamamlarlar.

Her dövme yok edilebilir mi?

Genellikle evet. Birçok ana rengi lazerle silmek
mümkün olmakla birlikte mor, pembe, sarı renkle-
rin bazı tonları ve beyaz renkli dövmeler maalesef
lazerle silinememektedir.

Dövmelerin lazerle silinmesi kaç seans
sürer?

Dövmenin lazerle silinmesinde seans sayısını kul

67

VOURLmAag

68

lanılan boya, uygulanan teknik, kullanılan boya
miktarı ve kullanılan lazer türü belirler. Dövme silme
seans sayısı 5-15 seans aralığındadır.

Dövme silme seans aralıkları nedir?

Dövme silmede seans aralıkları 4-6 haftadır.

Lazerle dövme silme tedavisi sonrasında herhangi
bir kısıtlama var mı?

Dövmenin lazerle silinme tedavisi sırasında 3-4
günde düzelen bir kabuklanma, kızarıklık olacaktır.
Bu süreçte su teması sakıncalıdır. Yaranın uygun
bir temizleyici ile temizlenmesi, 2-3 gün kapalı
pansuman ile dış ortamdan korunması uygun olur.
Güneşten korunma önemlidir ve bu nedenle yüksek
faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır.

Dövmenin kısmi olarak silinmesi mümkün müdür?

Bu talep genellikle mevcut dövmeye ek yapılması
veya üzerine bir başka dövme yapılma isteği ile
ortaya çıkmaktadır. Bu durumda dövme ustasının
yeni çalışmasına imkan verecek seviyeye kadar döv-
me silme seansları devam ettirilerek mevcut dövme
kısmi olarak silinmektedir.

Kalıcı makyajları dövme lazeri ile çıkar-
mak mümkün mü?

Kalıcı makyaj uygulaması da bir dövme (tattoo)
uygulaması olup lazer ile dövme silme tedavisinden
fayda görür. Buradaki tek kriter kaşta kullanılan
boya renginin lazerin göreceği seçenekler arasında
olmasıdır.

Lazerle dövme silme deride anormal iz bırakır mı?

Lazer ile yapılan dövme silme tedavilerinde va-
kaların büyük çoğunluğunda kalıcı bir lekelenme
veya iz gelişmemektedir. Fakat her tıbbi işlem belli
riskleri taşımaktadır. Eğer vakanın geçmişte keloid,
hipertrofik skar gibi tıbbi geçmişi varsa bu tür vaka-
larda sorun gelişme riski artmaktadır. Bazı kişilerde
dövme silme tedavisi nedeni ile deriye doğal rengi-
ni veren pigment kaybı da olmakta ve buna bağlı
tedavi gören sahada beyazlaşma sorunu görülebil-
mektedir.

Lazerle dövme silme ağrılı bir işlem mi-
dir?

Ağrı hissi kişiden kişiye değişmektedir. Genelde
dövme silme işleminde çok düşük bir ağrı oluşmak-
tadır. Fakat bu ağrı hissini azaltmak için anestetik
kremle uyuşturma, işlem sırasında soğuk hava ile
tedavi alanını soğutarak ağrı hissini azaltmaya
yardımcı olunur. Gerekli vakalarda ise lokal anestezi
uygulanarak işleme devam edilir.

69

VOURLmAag

İşleyen Demir Pas
Tutmaz!

Derya Utku
Uzman Psikolojik Danşman

Bir işle meşgulsunuz, o esnada telefon çalıyor,
telefonu kapattıktan sonra ne işle meşgul
olduğunuz aklınızdan uçup gidiveriyor ya da
yeni tanıştığınız kişilerin isimlerini bir türlü aklınıza
getiremiyorsunuz ya da iyi bildiğiniz ve sıklıkla
kullandığınız nesnelerin isimlerini hatırlamakta güçlük
çekiyorsunuz.
Çoğumuzun zaman zaman yaşadığı bu belirtiler
çağımızın en çok sorgulanan rahatsızlığına işaret
ediyor: unutkanlık.
Unutkanlık bellek deponuza - diğer adıyla hafızanıza
- kaydolmuş bilgiyi depodan geri getirme güçlüğüdür,
bir başka deyişle tereddütsüz bildiğiniz bilgileri
hatırlama güçlüğüdür.

70

Unutmak, hele de yaş ilerlemişse korkutucu ve kendisinin soru ve mevzu tekrarları çok olur.
olmakla birlikte insanın aklına tek bir şey getiriyor: Bulunduğu mekana olan aşinalığını kaybeder,
‘Acaba Alzheimer mı oluyorum?’. Aslında her iyi bildiği adresleri karıştırır, zamanla kendi evini
unutkanlığı bunamaya (demansa) dönüşecek bulmakta güçlük çeker, hastalık ilerledikçe de evin
ve olumsuz sonuçlar getirecek bir hastalık gibi içindeki odaları dahi karıştıracak hale gelir.
felaketleştirmemek gerekiyor. Alzheimer tipi
demans ile normal unutkanlık Alzheimer’daki unutkanlığın seyri bu anlamda
birbirinden birkaç açıdan farklılaşıyor. hiyerarşiktir. Zihinsel kusur hayatın her alanında
kendini göstermeye başlar. Rutin ve sıradan işleri
Örneğin normal unutkanlık ilerleyici tipte değildir, yapmak artık eskisi kadar sıradan değildir.
belli bir süre içinde olur ve geçer, muhtemelen
dışsal bir faktör vardır bu süreci zorlaştıran. Yoğun Davranışsal olarak kişi çabuk öfkelenir, çökkünlük
tempolu bir iş, zorlu bir sınava çalışmak, çocuk ve depresyon başlar, hayata karşı ilgisini kaybeder.
sahibi olmak ya da bir yakının kaybı gibi stres Kaygısından yanındakilere yapışık yaşamaya başlar.
yaratan faktörler unutkanlığa davetiye çıkarabilir. İleriki safhalarda terkedilme gibi hezeyanları ortaya
çıkar. Bu açılardan yoğun tempolu bir iş adamının
Alkol ya da uyuşturucu madde kullanmak, yaşadığı gelip geçici unutkanlıktan farklıdır.
depresyon, kronik yorgunluk, kansızlık ve
bazı ilaçların yan etkisidir unutkanlık. Hele de O halde unutkanlığın başlayışı ve seyri, unutulanın
uykusuzluk ile birebir ilişkisi vardır. Uyku zihinsel ne olduğu, günlük yaşam faaliyetlerinin ne ölçüde
yenilenme ve hafızanın etkilendiği uzman tarafından sorgulanmalıdır.
sağlamlaştırılması için şarttır, işte bu sebepten
ötürü, insomnia ya da apne sendromu gibi uyku Unutkanlık yaşla gelen bir durumdur ve ne yazık ki
bozukluğu yaşayan ve uykusunu iyi alamayan kaçınılmazdır. Her unutkanlık demansa dönüşmez
kişilerde unutkanlık kaçınılmazdır. ancak yaşın ilerlemesiyle eskiyen yönetici organımız
beyin, bazı faaliyetleri eskisi kadar iyi yapamaz hale
Bu tip unutkanlıklarda zihin olması gerektiği kadar gelir.
berrak değildir, dikkat kolay çelinir ve uzun süreli
akılda tutma becerisi bir süreliğine etkilenir. Yani Peki o halde beyni eskimeye karşı direnecek hale
başlı başına bir hafıza kaybındansa, geçici bir süre getirmek için nelere dikkat etmeliyiz?
için zihinsel yavaşlama halidir.
Yapılan çalışmalar Akdeniz tipi beslenmenin ve
Alzheimer tipi unutkanlık ise farklıdır. Sinsi başlar haftada 3-4 saatlik yürüyüşün olumlu etkilerine
ve ilerleyici tiptedir. Ön planda hafıza kusurları işaret ediyor. Buna ek olarak sınırlı alkol tüketimi,
ile başlar ve sonraları demansa dönüşür. Günlük yeterli uyku düzeyi, yapıcı bir ruh hali, arkadaşlık ve
yaşam faaliyetlerini olumsuz etkiler. sosyallik unutkanlığı geciktirici etkilere sahip.

Beyin yaşla birlikte eskiyen bir organdır. Bu sebeple En etkili yöntem ise zihnin meşguliyeti. Yaş ilerlese
yaşın ilerlemiş olması Alzheimer hastalığı için risk de ‘Yaşımı başımı aldım, bu saatten sonra...’
faktörüdür. Genetik yatkınlıklar, beyin hasarları demek yerine faaliyetlerde bulunmak, zihni güncel
ve yaşam biçimi de Alzheimer için diğer risk tutmak, gazete-dergi karıştırmak, sık bulmaca
faktörleridir. çözmek, basit ya da zor demeden yeni şeyler
öğrenmek (Yeni bir yemek tarifi ya da bilmediğiniz
Diyelim ki Alzheimer tipi unutkanlığı yaşayan bir şarkı sözü gibi) zihindeki bağlantıların
bir kimse, torunlarının isimlerini ve yaşlarını kuvvetlenmesine yardımcı olur, yaşlılığın yıkıcı
karıştırmaya başlar. İyi bildiği ve yıllardır yaptığı etkileriyle savaşmak için önemlidir.
yemekleri yapamaz hale gelir, malzemelerin
sırasını karıştırır. Önemli eşyalarını sık sık kaybeder. Unutmayın, işleyen demir kolay kolay pas tutmaz!
Konuşulan bir mevzuyu takip etmekte zorlanır
71

EvrenselVOURLmAag Zihnin Bir
Uzantısı Olarak
Empati

Aytuğ İzat olmasına üzü-
Özdeşifa Kurucu Üstadı lürüz. Nemo
balığının okya-
Herhangi bir canlının çektiği acıları hissetti- nuslarda çırpın-
ğimizde “empati” yapmış oluruz. İster yakı- dığını izlerken
nımızdan biri olsun, isterse uzaklardan hiç kalbimiz çarpar,
tanımadığımız o varlıkla aramızda bir bağ oluşur ve tehlikelerden uzak-
böylece sosyalleşmeye bir adım atarız. laştığında bayram
ederiz.
Bir annenin çocuğunun, bir aşığın sevgilisinin, bir
insanın takım arkadaşının, bir insanın sakat bir hay- Oysa, empati kurdu-
vanın sıkıntılarını, acılarını beyninde ve yüreğinin ğumuz varlıklarla doğ-
en derinlerinde hissetmesi empati kurma yoluyla rudan bir yakınlığımız,
gerçekleşir. ya da çıkar beklentimiz de
yoktur. Buna rağmen, çeşitli
Bir spor müsabakasında bacağı kırılan, kolu çıkan, derneklerde görevler alır,
ya da tekme yiyen oyuncuyu izlerken kalbimiz kendimizin ve çoluk çocu-
duracak gibi olur. Bir kazada yaralanan, hayatını ğumuzun ihtiyaçlarından bir
kaybedenler ve yakınlarıyla benzeri hisleri paylaşırız. kısmından feragat eder, empati
Onlarla empati yaparız. kurduklarımıza cömert bağışlar-
da bulunuruz. İşimiz ne kadar çok
Bir ormanın yandığını izlerken, ağaçların, bitkilerin, olursa olsun, yaralı bir hayvanı tedavi
zehirli ve tehlikeli olsun olmasın tüm canların acısı- etmek için çırpınır, aç ve perişan bir
nı hisseder, kahroluruz. çocuğa kol-kanat gereriz.

İnsanın kendi türüne karşı yüzyıllardır yürüttüğü Empati ve Global Sorumluluk
aptalca dışlamalar ve sömürülerden kaynaklanan
savaşlarda, nefsin aciz bir ifadesi olan kavgalarda Bir yandan, teknolojide
yaralanan kendi yakınlarımızın acılarıyla üzülür, üstünlük sağlayarak
ölenlerin yakınlarının yüreklerinde duyduklarını ken- daha medeni
di yüreklerimizde de duyarız. yaşam ko-
şul-
Oysa acı çeken, haksızlığa uğrayan her varlık için
empati duymamız gerekir! Sadece gerçek varlıklarla
sınırlı değildir empati kurma: Sanal karakterlerle,
örneğin, masal, roman, tiyatro ve film kahraman-
larıyla da empati kurarız. Sevdiğine varamayan
kızın gözyaşlarını izlerken içimiz titrer, üzülür hatta
ağlarız. Fakir oğlanın dışlanmasını içimize
sindiremez, şımarık zengin çocuğun
insanlıktan nasip alamamış

72

larını benimsemeye başlayan gibi, yardımseverlik konusunda da aşırılıklara mey-

insanlar, diğer yandan tüm ledip, hatta kendi aile ve sosyal ilişkilerini, sağlık-

canlılar arası simbiyotik ya- larını bile zedeleyecek tavırlar geliştirebilirler. Bu

şam koşullarını da kendi bakımdan, empati kurma konusu da aşırıya vardı-

çıkarları ve zevkleri uğ- ğında, tıpkı, alkol, kumar, sigara, kahve veya tatlı

runa tehlikeye atmak- bağımlılıkları gibi değerlendirmelidir.

tadır. Günümüzde, Oysa aşırılıklardan kaçınma, yani haddi aşmama,
tüm kedi ve köpek- çok ciddiye alınması gereken bir huzur ve güvenlik
lerin yüzde elliden öğüdüdür!
fazlası kendi doğal
ortamlarında değil, Empati Kuramamak İnsan Olamamaktır

insan yaşamına Empati kurmayan veya kuramayanları doğal olarak
göre şekillenmiş kınayıp, duyarsızlıklarını sorgularız. Hayvanların
evlerde yaşamak- bile insanların ve başka hayvanların acılarını his-
tadır. Göstermelik settiklerini hatırlatırız onlara. Başka varlıklara karşı
hayvan sevgisi, empati duyamayanlar, insanlığın derin sorumluluk
kedi ve köpekler, ve anlamlarını, evrensel bütünlüğün sırlarını henüz
genetik oynama- keşfedemeyenlerdir. Empati kuranlarla aralarındaki
lar ve güzellik ya- fark, taş devri insanıyla uzaya seyahat eden astro-
not arasında olan fark kadardır!
rışmaları düzen-
leme komikliğini Empati Kurmada Beynin Rolü

de beraberinde Beynimizde, bedenimizin herhangi bir yerinde olan

getirmiştir. acıyı algılayan bir ağrı merkezi olmamasına karşın,

Ne yazık ki, evlere bu ağrıyı algılayıp, değerlendiren tonlarca nöronun
hapsedilen veya gene- çeşitli görevler üstlendiği Ağrı Algılama Ağı/Duygu-
tik oynamalarla kuklalaş- sal İlişkiler Ağı vardır. Bu ağ sayesinde neremizde
tırılan hayvanların haklarını ne sorun varsa onun farkına varıp, bedenin kendili-
koruyacak bilinçte ciddi lobi- ğinden aldığı tedbirleri beynimizle de destekleriz.
leri kurma işi yine insanların Gerçekte, tüm bedenimiz, trilyonlarca hücrenin
birbirleriyle ilişkisini sürdürdüğü, ayrıca evrensel
insafına terkedilmiştir.
iletişimi etkilediği, ondan etkilendiği bir yaşam ağ-
Çözüm, Wilson Vakfı (Wil-
ları bütünüdür. Bir canlının diğer canlının ağrısını,
son Foundation) tarafından
hislerini nasıl duyduğunun bilimsel açıklamaları he-
önerilen ve dünyadaki vahşi/
doğal yaşam alanlarının korunarak nüz tutarlı tahminlerden sadece bir adım ötededir.
insan yerleşim alanları seviyesinde En yakın bilimsel kuram, Kuantum Fiziğin teorik
devamın öneren Half Earth Project’e açıklamalarıdır ki, evrenin herhangi bir yerinde vuku
bulan bir olayın bir şekilde beynimize ulaştığı ve
destek olma yönündedir.
karşılıklı olarak etkileştiği iddiasını taşır.
Empati ve Bağımlılık
Bu sır çözüldüğünde, inanın, tüm insan doğa ilişki-
Bazı insanlar, tıpkı platonik leri çok farklı boyutlar kazanacak ve yaşam bir daha
aşk beyinlerini çalışmaz asla eskisi gibi olmayacaktır!
hale getirdiğinde
yaptıkları Evrensel Zihin ve Empati
Kendi kanaatimiz, evrensel bir zihnin tüm varlığı

birbiriyle ilişkilendirdiği şeklindedir.

Empati kurma, kanımca, spiritüel
alemde vahdete erişme yolu
olup, haddi aşmamak
kaydıyla, mutlaka
keyifle yaşanma-
lıdır.

73

Bir Numunenin Dansı

Bu yazıdaki tüm karakterler ve hikayeleri, gerçek kişi ve olaylardan esinlenilmiş kurgulardan ibarettir.
VOURLmAag

74

- BÖLÜM 2 -

Esat ile Zuhal doğma büyüme Urla’ lı olmalarına du. Zuhal’ in babası Köylü Fikri, sol görüşleri olan
rağmen, yirmibeşinci yaşlarına dek hiç tanış- mütevazi bir rençber iken, Kalabak’ ta balıkçılıkla
mamışlar, çarşı pazarda bile karşılaşmamışlardı. geçinen kardeşinin yardımlarıyla son yıllarda kara-
İkisi de aynı yaştaydı. Çocukluk ve ilkokul yıllarını, borsaya düşen zeytinyağını şehirde satarak ciddi bir
tatilleri de dahil olmak üzere Urla’ da geçirmişlerdi. kar sağlamıştı. Buradan kazandığı parayı biriktirir,
Zuhal Çeşmealtı’ nda bir tarlada, Esat 1922 önce- kaymakamlığın gözüne batmadan ekinini eker, beş
sinde rumlar tarafından inşa edilmiş, altında cad- on tavuğu, birkaç keçisiyle günlük yaşamlarını ida-
deye (Zafer Caddesi) bakan dükkanları olan, arkası me ettiririrdi. Zuhal’ in dışında bir oğlu daha vardı.
avlulu iki katlı büyük bir taş evde doğmuştu. Ebe Servet Zuhal’ den dört yaş daha büyüktü.
geç kalmasına rağmen Zuhal kolay bir doğum ile
tarladaki çardakta ilk nefesini alıp ağlamıştı. Esat’ Esat’ ın kardeşi yoktu. Savaş yılları, özellikle son üç
ın doğumu ise zor bir doğum oldu. Başta babası yıl, ailesi için talihsizliklerle dolu geçmişti. Atatürk’
Hüseyin Bey’ i, dedesini, halalarıyla dayısını, kısaca ün ölümünden sekiz ay sonra önce babaannesi,
tüm ev halkını çok korkutmuştu. Hamileliğini rahat çok genç sayılabilecek bir yaşta, kırkbeş yaşında ani
ve sağlıklı geçiren annesi Ayfer Hanım, doğum sıra- bir kalp durması sonucunda evlerinin salonunda,
sında bebeğin ters gelmesini panik yaparak yeni bir oturduğu yerde vefat etmişti. Sıcak bir Temmuz
atak yaşamış, doktor ve hemşireler de dahil olmak öğleninde çarşı alışverişinden dönmüş, akşam
üzere evdeki herkesi stresli bir teyakkuza geçirmişti. yemeği için hazırlık yaparken başlayan çarpıntısını
Bu arada Esat dünyaya kıçıyla selam vermiş ancak, dindirmek için hazırladığı kolonyalı suyu içmişti.
hem annesinin yarattığı telaştan, hem de nefessiz, Biraz dinlenmek için salondaki vantilatörün önüne
ve hareketsiz bedeninden dolayı ölü doğduğu sa- oturmuş, bir süre sonra da kalbi durmuştu. Aile
nılarak içinde kanlı bezlerin durduğu çinko leğene daha kendine gelemeden, Almanların Polonya’ yı
bırakılmıştı. Annesine yoğunlaşan doktor dozunda işgal ettiği ve Avrupalı müttefiklerin Almanya’ ya
bir sakinleştirici ile durumu hızlı bir şekilde stabi- savaş açtığı haberleriyle, Avrupa ve de bağlı ola-
lize etmeyi başardı. O anda ebe hemşire Esat’ ın rak Türkiye karanlık bir koridora girmişti. Sosyal ve
hareket ettiğini farkederek ayaklarından tuttuğu ekonomik dengelerin iyice bozulduğu 1943 yılının
gibi onu leğenden çekip almış, baş parmağı ile ağız yılbaşı arifesinde de, Ayfer Hanım’ ın annesi ile ba-
içinde bir yere müdahele ederek oksijen almasını bası İzmir Kızılçullu’ daki evlerinde çıkan yangında
sağlamıştı. Poposuna attığı şaplaktan sonra Esat’ dumandan zehirlenerek can vermişlerdi. Bu yangın-
ın ilk ağlaması odadan avluya kadar dakikalarca da kardeşinin de vücudunun yarısı, sağ tarafından
bütün binada yankılanmıştı. başlayarak ikinci dereceden birinci dereceye kadar
yanmıştı. Esat’ ın dayısı olan Canfer’ in odasın-
Zor yıllardı. 2. Dünya Savaşı’ nın beşinci yılı bit- da başlayan yangına, elinden halıya düşen sigara
miş, Türkiye savaşa fiilen girmese de, ekonomik sebep olmuştu. Fakat Canfer bunu hiçbir zaman
ve sosyal açıdan ciddi yaralar almıştı. Ekmek uzun dile getirmemiş, vicdan azabını içinde dikeniyle
süredir karneye bağlıydı. Geçen beş senede tarım ezip, bilinen yüzüyle yangının rezistanslı ısıtıcıdan
üretimi ciddi ölçüde düştüğü için, kıtlık ve yokluk kaynaklandığına neredeyse kendisini de ikna etmiş-
oluşmuştu. Herkesin ekmek alabilmesi için çıkarılan ti. Hastaneden taburcu edildiğinden beri Urla’ da
karnelere, daha sonraları zeytin, şeker gibi gıdalar ablası ve onun kayınpederi Paşazade Halil Kemal’
da eklenmişti. Fiyatları ve adetleri hükümet belirli- in himayesinde yaşıyordu. Bu facia, fiziksel olarak
yor, halkın günlük veya haftalık aldığı miktarlar bu neredeyse yarım kalmış, uykularını hezeyanlar için-
karnelere işleniyordu. Alınan ekonomik tedbirler de geçiren Canfer gibi, genç yaştaki Ayfer Hanım’
dahilinde Urla’ daki birçok vatandaşın tarım, orman ı da ruhen hasta etmişti. Uzun süreli ilaç tedavileri
ve hayvan ürünlerine de kısmen veya tamamen el görüp, iki defa kısa süreyle de olsa Manisa’ daki
konulmuştu. Başbakan orduyu ve ülkeyi emniyet al- akıl hastanesine yatırılmıştı. Eşi Hüseyin Kemal’ in
tına almak adına hareket ettiklerini dile getirmesine babası Paşazade Halil Efendi, türlü türlü işlerle zen-
rağmen, devlet karaborsacılığın önüne geçemiyor- ginleşmiş, güçlü, zeki ve politik bir adamdı. Ulema

75

VOURLmAag

olan babasının tersine küçük yaşlardan beri kafası insanlık dramına bırakmıştı. Lakin Halil Paşazade,
ticarete çalışmıştı. Henüz eşi hayattayken, bayram- işgal ve savaş yıllarında Kuva-yi Milliye nin Ege
larda maaile oturdukları büyük ve neşeli sofralarda Bölgesi’ nde, özellikle Yarımada örgütlenmesinde
anlatılanlara göre daha ilkokul çağlarında sınıfta ciddi çabalar sarfetmiş, ailesini Denizli Köyü’ ndeki
çekilişler yaptırır, birini de kendisine ayırdığı ve eve yerleştirip yanında çalışan ırgatları, teknik işçi
yirmibeş ayrı çocuğa, çekiliş ödülü olan oyunca- ve kahyalarıyla silahlı bir birlik oluşturarak, vur kaç
ğın “çeyreği” bedelindeki kura numaralarını satar, teknikleriyle, Urla ve çevresinde düzenli ordu faa-
ederi “bir” olan oyuncak ile “beş” kar edermiş. liyet gösterinceye dek bilfiil işgalcilerle savaşmıştı.
Arada bazen piyangoyu kendisine çıkartır, oyuncağı Urla’ nın işgalden kurtulmasından sonra, Cumhuri-
sonradan yine bir arkadaşına satarak, karını yüzde yet ve Atatürk Devrimleri döneminde eşi Emine ile
on daha arttırdığı olurmuş. Daha yirmili yaşlarında oğlu Hüseyin’ in desteği, kızları Cavidan ile Neri-
Urla’ dan İstanbul’ daki saray ve yalılara, bölgede man’ ın hayatına kattığı yaşam enerjisiyle ailesini,
yetişen en güzel sebze ve meyveleri, zeytinyağının işini ve evini önce ayağa, kısa süre içinde de şaha
hasını, bulduğu nadide hayvanları ve hatta Topkapı kaldırmıştı. 1923 yılında İzmir’ de yapılan İktisat
Sarayı’ nda demlenen çayda, pişen kahve ve sahlep Kongresi’ ne katılmış, sonrasında Urla ve Yarımada’
gibi içeçeklerde kullanılan suyu Karaburun yakın- da, çiftçinin özendirilmesi, ziraat tekniklerinin ge-
larındaki bir kaynaktan temin edip satarmış. Aynı liştirilmesi ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ nin kurul-
kaynağın suyuyla çok uzun süre bölgede buzculuk ması konusunda da büyük hizmetler vermişti. 1934
da yapmış. Saray erkanına karşı her zaman poli- yılında yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile ailesine,
tik davranmayı becerebilen Halil Efendi cömert ve babasının önerisi olan Yörükoğlu veya Paşazade
alçakgönüllü bir ticaret stratejisiyle zaten sürüm-
den gani gani altın kazanmış, lakin bölgede tespit
ettiği bir çok antik kalıntıyı da Yunan ve İngiliz’ lerin
talanından kurtardığı için de, V. Reşad tarafından
hem Meziyet Nişanı hem de Ziraat Liyakat Nişanı
ile onurlandırılmıştı. Meziyet Nişanı, sahibi ölünce
geri alınacağı için saray Liyakat Nişanı’ nın da ba-
bası üzerinden aileye verilmesini uygun görmüştü.
Bu, kayıtlarda en son kime verildiği belli olmayan
sonuncu Ziraat Liyakat Nişan’ ıydı. Böylece Yörük
Halil, Halil Paşazade olarak anılmaya başlamış,
bugünkü Urla Merkez Mezarlıkları’ nın batısındaki
ve güneyindeki hektarlarca araziyi kısmen sarayın
hibesi, büyük bir kısmını da kendi parasıyla rumlar-
dan satın almıştı. Kısa süre içerisinde Urla’ nın tek
eldeki en verimli tarlalarını ve bağlarını oluşturmuş-
tu. Rum üzüm tüccarı Kosta’ nın, “Altın Sokak*”
taki evinin bitişiğinde, kızı ve damadı için yaptırdığı
evi de, Türklere tapu satmamaya özen gösteren
sahibinden, Urla ve yarımadadaki diğer ortodoks
kiliselerinden de sorumlu piskopos Krillos ile ge-
liştirdiği dostluk sayesinde almayı becermiş, aile
evini oraya taşımıştı. Torunu Esat da ileride bu evde
doğacaktı...

Ne yazık ki bu bolluk ve refah dönemi çok uzun
sürmemiş, Avrupa merkezinde çıkan, küresel bü-
yük savaş sonrasındaki işgal ve Kurtuluş Savaşı’ yla
gölgelenip, yerini birçok zorluk, mücadele, acı ve

76

yerine, eşiyle hayranlık duydukları Mustafa Kemal’ çocuk, iyi bir öğrenci, hamarat bir genç kız olması-
in öz ismi Kemal’ i soy ismi olarak almışlardı. na rağmen, saf ve duru bir aura içerisinde, çarpıcı
bir güzelliğe sahipti ve öncelikle bu sebepten, Köylü
Hüseyin Kemal’ i de güçlü bir erkek yapan ailesinin Fikri kızına son üç yıldır nefes aldırmıyordu. Daha
maddi servetinden ziyade, annesinin doğal bilge- onsekizine girmeden, gerek Çeşmealtı gerek İske-
liği ve babasıyla deneyimlediği tüm bu tecrübeler le eşrafından, onlarca kayınpeder adayı, mecnun
olmuştu. Esat’ ın doğumundan önce Ayfer Hanım olmuş oğullarına Fikri den olma Esma dan doğma
yaşadığı travma ve ruhsal çöküş sebeyiyle ilk hami- bu kızı istemiş veya istetmişti. 1960 ve 61 yıllarında
leliğinde düşük yapmış, ikinci hamileliğinde ise be- ilçenin merkezi ve sahilde yaşanan birkaç genç kız
beği doğum sırasında kaybetmişti. Herşeye rağmen cinayeti ve tecavüz vakası da babasının iyice katı
Hüseyin, sakinliği, dengesi ve iyimser karakteriyle, davranmasına sebep olmuştu. Ancak bu yaz farklıy-
savaşın bitimine ve oğlunun doğumuna dek gemi- dı. Fikri Şubat ayında kiraladığı üç dönümlük deniz
nin dümenini babasıyla sıkı tutmuş, bolca sabır, şef- kenarı arsaya Çeşmealtı’ndaki gazinonun neredeyse
kat, tutumluluk ve doğru yönetimle, bir kez daha aynısını kopyalamıştı. Yol kenarında araçların ra-
Kemal Ailesi’ ni fırtınalı denizlerden limana taşımayı hatça parkedecekleri bir otopark sahanlığı, kendir
başarmıştı. halatlar, ahşap kazıklar, çeşit çeşit gül ve dar bir
çim alanla otoparktan ayrılmış restoran, kum plaj,
1964 yılının yazı Zuhal için çok eğlenceli geçiyordu. kabin ve duşlar bölümü... İlkini kendi sahillerinde
Babası Çeşmealtı’ ndakinden sonra Kalabak’ taki uyguladıkları bu model, İnciraltı, Narlıdere ve Gü-
ikinci sahil gazinosunu açtığından beri ona daha zelbahçe’deki plaj yerlerinden ötesini merak eden
toleranslı davranıyor, eskisi kadar kısıtlayıp baskı günübirlikçilerin ve denize uzak oturan yazlıkçıların
kurmuyordu. Zira Zuhal hayatı boyunca uslu bir büyük ilgisini görmüştü. Genelde araçları ile ailecek
gelen ziyaretçiler, önce kahvaltı yapar daha sonra
kabinlerde mayolarını giyip iki dönümü plaja ayrıl-
mış alanda şemsiyelerin altında günlerini geçirirler-
di. Restoran bölümünde yemek yenilmesinin yanı
sıra bezik, tavla, domino, çeşitli iskambil oyunları
oynanır, radyo veya pikapta da her zaman müzik
olurdu. Bu yüzden sahildeki bu tip tesisler “sahil
gazinosu” olarak adlandırılmıştı. Bu gazinolar, acı-
masızca betonlaştığı, modern asfaltlarla kaplandığı
için yaz aylarında kavrulan şehirden kaçan İzmirli-
ler’in popüler, ve neredeyse geleneksel yaz aktivitesi
haline gelmişti. Özellikle Çeşmealtı’nı uzak bulan
şehirli müşterileri Kalabak’taki yeri daha ilk yılında
ihya etmeye başlamışlardı. Zuhal bu yıl abisine yar-
dım ediyordu. Geçen yıl reşit olmuş, Urla Lisesi’ni
taktirname ile bitirmişti. Üniversiteye gitmek istiyor-
du fakat babası buna izin vermemişti. Kızını bu yaz
yanında huzurla zaptedemeyeceğini idrak edince
de, Zuhal’i yeni gazinoyu işletecek amcası Sadri
ile abisi Servet’ e emanet etmişti. Sadri amcası bir
yandan balıkçılığa devam ediyor, gün ortasında
uyuduğu için de gazinoyu gündüzleri, Çeşmeal-
tı’nda deneyim kazanmış dört eski çalışanın yardı-
mıyla Servet ve Zuhal çekip çeviriyorlardı. Babası bu
baharda gıcır gıcır bir İmpala aldığı için, eski Willys
jipi de Servet’e vermişti. Zuhal sene içinde araba kul

77

VOURLmAag

lanmayı da öğrenmişti. O yaz en keyif aldığı
hobileri, hafta içi sakin günlerde jip ile yolun
karşısına geçip Yücesahil sırtlarındaki zeytin-
likler arasında dolaşmak ve zaman zaman
jipin gücünü test edeceği küçük maceralar
yaşamak, lisedeki edebiyat öğretmeni saye-
sinde iyice geliştirdiği tekniğiyle kısa öyküler
yazmak, geçen yaz gazinolarında tanıştığı
Fransız turistin ona da öğrettiği ve hediye
ettiği yoga kitabındaki hareketleri yapmak
veya yapmaya çalışmak, kız arkadaşlarıyla
kabinlerde makyaj yapıp sonrasında yakalan-
mamak için denize girmek ve üniversite ya
da askeri okullara giden eski okul arkadaş-
larıyla mektuplaşmaktı. Özellikle Hava Harp
Okulu’ nda okuyan ve pilot olma hayaliyle
İzmir’e yatılı giden Ayhan ile yazışmak onu
çok heyecanlandırdı.

Gazinoda çalan müziklerle Servet, geç sa-
atlerde de amcası ilgilenirdi. Servet yıllardır
babasının Çeşmealtı’ndaki gazinoda çaldığı
plaklarından ve dinlediği müzikten bıkmış,
Kalabak’taki yeni mekanlarında akşam
saatlerinden önce neredeyse hiç Türk Sanat
Müziği veya Halk Müziği çalmamaya gayret
etmişti. Zaten son yıllarda Erol Büyükburç’un
başlattığı akım gençler arasında popüler
olduğu için, Alpay, İlham Gencer, Şevket
Uğurluer, Barış Manço, Dario Moreno gibi
sanatçıların yabancı sözlü veya yabancı bes-
telere adapte edilmiş türkçe sözlü şarkılarını
çalıyordu. Batı’da Elvis Presley’in bayrağını
taşıdığı akım bütün dünyada twist ve rock
& roll’u gençlerin ve genç kalanların eğlen-
ce müziğine dönüşmüştü. Türkiye’de tam
bir twist fırtınası esiyordu. Servet’in bu yılki
favori 45’liği, bir yüzünde Öztürk Serengil’in
söylediği Abidik Gubidik Twist, diğer yüzün-
de henüz onsekiz yaşında olan Ajda isimli
genç bir aktrisin filminde söylediği Göz Göz
Değdi Bana isimli şarkısının olduğu plak-
tı. Bu plağı o kadar çok çalmıştı ki, çizilip
yorgun düşen ilk ikisinden sonra üçünçüsü-
nü de almıştı. Aynı şekilde Zuhal de ağdalı
müziklerden hoşlanmıyor, abisinin aldığı
plakları daha çok seviyordu. Fakat özellik-
le bir sanatçı vardı ki, o yıl plağını Servet,
üçüncü Serengil plağıyla alıp getirmişti. Zu-

78

hal’e “- Hadi kardeşim koy bakalım şu plağı,
kimmiş bu Tülay German. Bana da soğuk bir
bira versene... Kemeraltı cehennem gibiydi.”
diyerek plağı uzattı. Zuhal daha plağı çıkarır-
ken sanatçının kapaktaki fotoğrafına hayran
olmuştu. İğneyi dönen plağın başına koyup
sesi biraz açtı. Birkaç saniye süren dip sese
önce derinden Anadolu nağmeleri girdi,
ardından batı enstrümanlarının tınıları eşli-
ğinde meleksi bir ses yayıldı Fikri’nin Yerine...
Rüzgarsız ve sıcak havadan bunalmış az sa-
yıdaki hafta içi müşterisi de bu girişe anında
tepki verip kulak kabartmıştı. Ekolu kayıttan
dolayı kısa bir süre için cır cır böceklerinin
inlettiği alanda ilahi bir atmosfer oluşmuştu.
Tam yirmiyedi saniye süren bu vecd hali ani
bir değişimle herkese tanıdık gelen ancak
batı sazları ile çalınan bir Anadolu türküsüne
dönüştüğünde müziği takip eden herkeste
bir kıpırdanma başlamıştı. Şarkı sonlarına
doğru kendini neredeyse tamamen Tülay
German’ın ilahi sesine teslim ediyor ve ken-
disini tekrar çaldırmak için insanın tüylerini
diken diken bırakıyordu. Zuhal aynı şarkıyı
üst üste dört defa çaldıktan sonra ciddi
şekilde duygusallaşmıştı. Aklına Ayhan düş-
müştü. Babasının bu yaş gününde hediye et-
tiği kol saati 18.20’yi gösteriyordu. 1964’ün
15 Temmuz’unda güneş saat tam 20.35te
batacaktı. Abisinden jipin anahtarını istedi.
Çaktırmadan buzdolabından bir bira, bir su,
bir de gazoz aldı. Adisyonların yanındaki
defter kalemini ve abisinin paketinden çekti-
ği iki Çamlıca sigarasını da çantasına koyup
gün batımını tepeden izleyeceği ve Ayhan’a
olan farklı hislerini belki de nihayet kelime-
lere dökebileceği Yücesahil sırtlarındaki gizli
yerine doğru yola koyuldu.

(Devam edecek.)

Emin Araç / Urla

*Altın Sokak: 1922 öncesinde Rumların Za-
fer Caddesi’nin şimdiki “Sanat Sokağı” olan
yaklaşık 200 metrelik bölümüne verdikleri
isim.

79

VOURLmAag

Ekşi Maya Ekmek

Chef Hatice Ergül

80

Ekmeğin Tarihçesi

Ekmekçilik tarihi 8 bin yıl öncesinden; insanların hububatı taşlar arasında
kırıp ufaladığı, sonra da bunlara su katıp elde ettiği hamuru yassı bir kaya
üzerine yayarak ateşte pişirdiği günlere kadar uzanır. İlkel insan topladığı
hububatı ufalardı, aksi takdirde ne çiğneyebilir ne de yumuşatmaksızın
sindirebilirdi. Ekmekçiliği ve fırıncılığı ilk geliştiren insanların, bir dizi deneme
yanılma sürecinden geçtiği kesindir.
Mısırlılar ekmekçilikten keyif alırdı, dahası onlar için ekmek, yaşamlarının
simgelerinden biriydi. Ekmek Mısırlılar için o kadar önemliydi ki ölenler bun-
dan sonraki hayatlarında da yoksun kalmasınlar diye mezarlarına bir parça
ekmek konuyordu. Ekmek başlıca gıdaları olduğu gibi maaşlarını da ekmek
üzerinden alıyorlardı. Piramitleri inşa edenlere emekleri karşılığında ekmek
veriliyordu. Kişinin maddi durumu kaç somunu bulunduğuna göre ölçülüyor-
du.

Neden Ekşi Maya Ekmek Tüketmeliyiz?

Ekşi maya buğdaydaki gluteni parçalar ve gluten miktarı en az seviyeye iner.
Dolayısıyla gluten hassasiyeti olan kişilerce tüketilebilmekte ve çölyak hasta-
larına çare olabilmektedir.
Maya alerjisi olanlar ekşi mayalı ekmekleri rahatlıkla tüketebilir. Ekşi maya
alerji yapmaz ve güvenle tüketebilirsiniz.
İçeriğindeki doğal bakteri ve mantarlar sebebiyle probiyotiktir. Bağışıklığı
güçlendirir ve hastalıklardan korur.
Ekşi mayalı ekmek, vücutta yavaş bir insülin salınımı sağlayıp, kan şekerinin
hemen yükselmesini önler ve glisemik indeksi düşürür. Bu da ticari mayalı
ekmeklere nazaran çok daha az ekmek tüketerek, daha uzun süre tok kal-
manızı sağlar.
B12 vitamini açısından zengindir. Unutkanlık için birebirdir.
Folikasit özelliği olmasından dolayı Hamile kadınlara önerilir.
Ekşi mayalı ekmekler, ticari mayalı ekmeklere göre çok daha geç bayatlar
ve çok daha lezzetlidir. Nemli bir ortamda saklamamanız koşuluyla, ekşi
mayalı ekmeğinizi uzun süre bayatlamadan, küflenmeden saklayabilirsiniz.
Buzdolabında muhafaza etmeniz durumunda, sadece ısıtarak/kızartarak 2
haftaya kadar ilk günkü tazeliğinde ve lezzetinde tüketebilirsiniz.

81

VOURLmAag GASTRO

Ekşi Maya Nasıl Yapılır?

82

Malzemeler Karakılçık ve 250 gr beyaz unu karıştırın. Karakılçık unu şart değil Tam
buğday unu veya sadece beyaz unla bile yapabilirsiniz.
250 gr Karakılçık
250 gr beyaz un 1.gün; 100 gr un karışımı ve 100 ml oda sıcaklığındaki içme suyunu
500 ml su 250 gr iyice karıştırın. Oda sıcaklığında içme suyu kullanmanızı tavsiye ede-
rim. Endüstriyel mayalarla ekmek yaparken, yoğurt veya peynir ma-
yalarken sıcaklık genelde 38-41 derece olmalıdır; ancak ekşi mayada
durum biraz farklı oda sıcaklığı ekşi mayanız için ideal, 30 derecenin
üstü ise ekşi maya için tehlikeli. Karıştırırken elinizi veya tahta kaşık
kullanmanızı tavsiye ederim; Mutfağın rüzgar almayan bir köşesinde
üzerine nemli bir bez örtüp bırakın.

2.gün; Bugün pek fazla hareketlenme olmayabilir. Üzerinin rengi
hafif değişmiş olabilir ama endişeye gerek yok. Yaz ve Kış zamanında
ekşi maya farklılıklar gösterir. 2. gün pek değişiklik olmasa da üzeri
kabuk bağlamış ve kabarma da olmuşsa ilk beslemeyi bugün yapabi-
lirsiniz.

3.gün; Üzeri hafif kabuk bağlamış olmalı ve birazcık da kabarmaya
başlamış olmalı. Eğer olmadıysa 1 gün daha bekleyin. Yok bunlar
olduysa sevinmenin tam sırası. Undaki, havadaki ve elinizdeki bakteri-
ler işlerini iyice yapmaya başlamış demektir. Karışımın yarısından biraz
fazlasını atın ve üzerine 50 gr un karışımı ve 50 ml su koyarak iyice
karıştırın.

4.gün, Artık kabarma görmeye alıştık. Tadı da ekşimeye başladı.
Bugün de aynı şekilde yarısını atıp, 50 gr un karışımı ve 50 ml su ile
besleyin.

Bundan sonraki her gün de aynı şekilde beslemeye devam edin. Bes-
lemeleri genelde sabah saatlerinde yapmaya özen gösterin. 10.gün,
Son gün de beslemesini yaptıktan yaklaşık 2 saat sonra ekşi mayanız
hazır. (bende 2 yıllık ekşi maya hazır isteyene verilebilir :) Bundan son-
ra düzenli olarak beslemeye devam edin.

Neticede, deyim yerindeyse artık bir çocuğunuz var. Miktarını art-
tırmak için bir kaç gün beslerken hiç atmayın ve kapta olan miktar
kadar un ve su ekleyin. Örneğin; 100 gr ekşi maya varsa 50gr un ve
50 ml su koyun. Ertesi gün de 100 gr un ve 100 ml su koyun. Her
gün ekmek yapıyorsanız oda sıcaklığında tutup beslemekte fayda var.
Benim gibi haftada bir yapıyorsanız buzdolabında saklayıp haftada
1-2 kez de besleyebilirsiniz. Başlarda maya daha sakindir, zaman geç-
tikçe daha iyi kabartır, daha agresif olur. O yüzden en azından ilk 1 ay
oda sıcaklığında kalması iyi olacaktır. Bunlar mayayla vakit geçirdikçe,
huyunu suyunu öğrendikçe kendi yollarınızı geliştireceğiniz ayrıntılar.

Yaz aylarında beslenme şeklimi değiştiriyorum 100 gr Un 50 gr su
ve buzdolabında saklıyorum Son olarak yapılacak tek bir şey kaldı, o
da mayanıza isim vermek. O artık evden biri! Onunla sık sık ilgilenin,
vakit geçirin. Benim Mayamın ismi Selahattin Kayınpederim doğum
gününde başlamıştım ve ismini Selahattin koymuştum bakalım sizin
mayanın ismi ne olacak merakla bekliyorum.

83

VOURLmAag GASTRO

84

Chef Hatice Ergül’den 300 gr beyaz un, 200 gr tam buğday unu ve 10 gr tuzu karıştırın. Ayrı bir
Ekşi Maya Ekmek Tarifi... kapta 350 ml su ile 200 gr ekşi mayayı karıştırın. Maya-su karışımını un
kabına ekleyin. Tahta bir kaşık ile elinizi bulaştırmadan karıştırın. Ardından
Malzemeler hamuru tezgaha alıp işlemeye başlayın. Hamuru işlerken Bertinet tekniği ile
Kış İçin... işleyeceğiz. Bu teknik, hamuru ezmek yerine havalandırarak işlenmesinden
esinlenerek bulunmuş. Hamuru kenarlarından kaldırır gibi tutup kaldırın.
300 gr beyaz un Ardından iki elinizin alt kısmından sarkan kısmını tezgaha vurup, elimizde
200 gr Karakılçık unu kalan kısmını da önce kendimize doğru çekip ardından ileri doğru, kalan
200 gr ekşi maya hamurun üzerine bırakın. Her 5-6 kaldırıştan sonra da kazıyıcı ile hamuru
350 ml su 10 gr tuz alttan mutlaka toparlayın. Aksi halde hamur tezgaha yapışır. Başlarda bu
teknikte zorlanabilirsiniz, çok normal ama vakit geçtikçe hamurla hem hal
Malzemeler oldukça kolaylaşacaktır. 7-8 dakikanın sonunda, gluten istediğimiz hale
Yaz İçin... gelecek, hamurun da üzeri pürüzsüzleşecek. Hamuru geniş bir kaseye alıp
üzerini nemli bir bezle örtün. Bu şekilde yaklaşık iki buçuk saat bekleyecek ve
300 gr beyaz un her yarım saatte bir hamura tur atlatacağız. Tur atlatmayı yaparken hamurun
200 gr Karakılçık unu yaklaşık yarısını kaldırıp, kasede kalan hamurun altına doğru katlayın ve bunu
150 gr ekşi maya 3-4 kere hamurun üstü altına gelene kadar yapın. Her yarım saatte tur atlat-
350 ml soğuk su mayı tekrarlayın. 4. tur atlatmadan sonra hamuru yarım saat daha bekletin.
10 gr tuz İki buçuk saatin sonunda hamuru kazıyıcı ile kaseden sıyırın ve üstü alta
gelecek şekilde unlanmış tezgaha alın. Elinizle dörtgen olacak şekilde hafifçe
bastırarak açın. Bir uzun kenarı ortaya doğru katlayın. Ardından diğer kena-
rı da onun üzerine gelecek şekilde katlayın ve kısa kenarı önünüze gelecek
şekilde hamuru çevirin. Uzak tarafından kendinize doğru hamuru rulu yapın.
Bu hamurun yüzeyini gerecek kendi ağırlığını kaldırabilecek kadar dirençli
olacak. Ardından kazıyıcı ile kenarlarını altına iterek hamuru düzeltin ve unlu
bir beze veya sepete ters bir şekilde yerleştirin. Hamuru son mayalanması için
bu şekilde oda sıcaklığında 5-6 saat veya buzdolabında bir gece bekletin. Ben
buzdolabında bekletmeyi tercih ediyorum çünkü düşük sıcaklıkta mayalanma
daha yavaş olduğu için lezzeti çok daha derin ve tatminkar oluyor. Ekmeği
mayalarken çok fazla mayalarsanız hamur fırına girdiğinde kendi ağırlığını
kaldıramayacak ve çökecektir. Az mayalarsanız sıkı bir ekmek olacaktır ama
bunu panik yapıp dertlenmeniz için değil, hamur mayalandıktan sonra da
dokunup hissedin diye söylüyorum zaten zamanla eliniz hamuru öğrenince
bunu çok kolay anlayabileceksiniz. Eğer buzdolabında mayaladıysanız pişir-
meden 1-2 saat önce çıkartın ve biraz oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Çok
soğuk hamuru fırına atınca güzel kabarmayabilir. Hamurun örtüsünü açıp bir
kesme tahtasına ters yüz ederek alın ve fazla unlarını fırçayla sıyırın. Ardından
üzerine bir ustura ile kesiklerini atın. Ustura yoksa keskin bir bıçakla da yapa-
bilirsiniz ama ekmek yapmaya devam edecekseniz bir ustura almanızı tavsiye
ederim. Usturanın ucuyla ve usturayı eğik tutup yaklaşık 45 derecelik bir
açıyla istediğiniz şekilde kesiklerini atın. Kesikleri atarken hızlı olmakta fayda
var. Başlarda zorlanabilirsiniz, çok normal ama bu da zamanla ustalaşacağınız
bir konu. Fırını altlı üstlü 260 dereceye ısıtın. Varsa fırın taşını fırının altına
yerleştirin Fırın taşınız yoksa büyük bir çömlek veya fırın tepsisinin tersini de
kullanabilirsiniz. Ekmeğin kesiklerini attıktan sonra beklemeden iyice ısınmış
fırına yerleştirin. Ekmeği fırına yerleştirdikten sonra bir fısfıs ile fırının tüm
yüzeylerini, iyice ıslatın. Eğer fıs fıs yoksa fırının içine metal bir kaseyi su dol-
durup da koyabilirsiniz. Nemli ortam sayesinde ekmeğin dış yüzeyinin çıtırtısı
çok güzel olacak. Bu işlemi fırını soğutmamak için hızlıca yapmakta fayda var.
Bu şekilde 40 dakikada ekmek pişecektir. Piştiğini anlamak için altına tıklatın,
tok bir ses geliyorsa pişmiş demektir. Fırından çıkardıktan sonra soğumasını
bekleyin. Sıcakken keserseniz içi hamurlaşacaktır. Hiç katkısız, tamamen do-
ğal, Karakılçık ekşi mayalı ekmeğiniz hazır. Tadını çıkarın!

85

VOURLmAag GASTRO

86

Chef Betül Batur Ünay’dan...

Brigaderio

Malzemeler Son yıllarda Latin Amerika mutfakları ülkemizde moda olmaya
başladı. Brazilya mutfağından bir tür çikolatalı şekerleme olan
300 gr koyulaştırılmış süt brigaderio yapımı kolay, çocuklarımızın seveceği yaz için hafif bir tatlı.
2 çorba kaşığı kakao
2çorba kaşığı tere yağı Yapılışı
1 avuç çilek
Hindistan cevizi rendesi, Küçük bir tencerede kısık ateşte tere yağı eritilir, içine koyulaştırılmış
kakao tozu, pasta süt ve kakao ilave edilir, dibi tutmasın diye sürekli karıştırılarak pişiril-
şekerleri ir. Muhallebi gibi koyulaşmaya başlar, bu noktada kaşıkla muhallebiyi
karıştırdığınızda şekli bozulmadan kalıyorsa ikiye ayırdığınızda tekrar
birleşmiyorsa pişmiş demektir. Ocaktan alınarak arada karıştırılarak
soğutulur. Bu arada çilekler yıkanıp kurulanır ve büyük olanlar birkaç
parçaya bölünür. Muhallebi ılınınca ceviz büyüklüğünce parça alınır
elde bastırılarak açılır, ortasına bir parça çilek konulup yuvarlanarak
kapatılır ve ister çikolata tozu, kakao, Hindistan cevizi veya renkli
pasta şekerlerine bulanır. Buzdolabında birkaç saat soğuması için
bekletilir ve soğuk servis edilir.

Koyulaştırılmış süt ülkemizde ürün olarak satılmamaktadır. Kend-
iniz yapmak isterseniz 1 lt süt içine bir bardak şeker katılır ve orta
ateşte arada karıştırılarak üçte bir miktar kalana kadar ve rengi krem
rengine olana kadar kaynatılır. Koyulaştırılmış sütün içine bir kahve
kaşığı kalsiyum karbonat(soda) ilave edilip karamel rengi olana kadar
kaynatılmaya devam ederse süt reçeli elde edilir.

87

VOURLmAag GASTRO

88

Chef Maria Kahyaoğlu’ndan

Lavantalı
Limonata

Malzemeler Yapılışı

5 adet limon Şeker ve bir bardak suyu bir tencereye alarak kaynatın. Şerbetiniz
8 su bardağı su kaynadıktan sonra içine lavantaları ekleyin ve ocağı kapatın ve ılımaya
1 su bardağı şeker bırakın. Limonataya renk vermesi için içine bir parça kırmızı lohusa
1 yemek kaşığı kuru şekeri atın ya da lavantayla beraber bir miktar hibiskus çiçeğini dem-
lavanta(istenirse arttırılır) lenme sırasında şerbete ilave edin. Ilıdıktan sonra şerbeti süzün. Bu
Renk versin diye 1 kesme arada limonları sıkın. Limon suyunu posası ile birlikte, ılınan şerbet ve
şeker kadar lohusa şekeri 7 bardak soğuk su ile güzelce karıştırın ve limonatayı soğuması için
veya 1 tatlı kaşığı hibisküs buzdolabına kaldırın.
Limonatanın kokusunun daha yoğun olması isterseniz soğutma
sırasında bir tülbentin içine 1 kaşık lavanta koyarak dinlendirin. Limo-
natayı buz ilavesiyle afiyetle tüketin.

89

VOURLmAag

Buhur Suyu

Bihter Türkan Ergül
Parfümör

Buhur suyu: sandal sedir sığla öud ağacı gibi satıcılarında ve gül suyu esnafında bulunduğu ve
tütüşü olarak yakılan kokulu ağaç parçalarının halka satıldığı görülmektedir. Hatta buhur suyu,
gül suyu içinde kaynatılarak misk ve amber 1720 yılında III. Ahmet’in şehzadelerinin sünnet
veya çiçek sularının eklenmesi ile hazırlanır. düğünleri için yapılan şenlikte Mısır Çarşısı esnafı
tarafından sunulan düğün hediyeleri arasında yer
Topkapı sarayı arşiv bölümünde 1708 yılın ait ça- alır.
maşır başı Yusuf Ağanın defterinde buhur suyunun
hazırlanışı ile ilgili kayıtlar yer almaktadır. Buhur suyunun terkibine ve hazırlanışına ilişkin
kayıt, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde (No:7011)
Buhur Suyu bulunan, 1708 tarihinde çamaşırcı başı olan Yusuf
Ağa’nın tuttuğu defterde yer almaktadır.
Buhur suyunun geçmişi yaklaşık 600 yıl öncesine
kadar dayanır. Kullanımı yaygın ve saray mutfak- Çamaşırcı başı Yusuf Ağa, defterinde buhur suyu-
larında yapımı oldukça geniş yer alan tarifler ol- nun tarifini verdikten sonra bu yöntemin mucidi
duğundan günümüze kadar bilgileri ulaşan nadir olan arkadaşının adını da açıklar; Ankaralı Mustafa
koku kültürlerindendir. Fatih Sultan Mehmet zama- Ağa.
nından itibaren başlayıp Avrupa’nın birçok ülkesine
ulaşmıştır. Bu kayıta göre padişah, çamaşırcı başı tarafından
sunulan buhur suyunu kabul ettiğinde, on beş altın
1593 yılında İngiltere Krallığı’nın Osmanlı İmpa- çamaşırcı başına, biner akçe de yardımcılarına veri-
ratorluğu nezdinde ikinci elçisi olarak atanan Sir lirdi. Buhur suyunu, devlet ricaline götüren ağalara
Edward Burton, Kraliçe I. Elizabet’e sunduğu rapor- devlet ricali tarafından mevkilerine uygun birer
da, başkent İstanbul’da şerefine verilen ilk ziyafette hediye ve bahşiş verilmesi de eski âdetlerdendi.
yaklaşık yüz türlü yemek saydığını ve gül şerbeti- Yıllar geçtikçe, buhur suyu getiren ağalara verilmesi
nin nefis lezzetinden etkilendiğini, yemek bitince, zorunlu olan bu hediyeler ve bahşişlerin ricale ağır
“ellerini buhur suyu denilen, içinde öd ağacı, misk, geldiği ifade edilmeye başlanmıştı. Bu durumu
sandal ağacı ve çiçek suyu bulunan çok güzel koku- işiten Sultan III. Mustafa tarafınden bundan böyle
lu bir suyla yıkadıklarını” (özelikle sandalın mikrop Sadrazam ve Şeyhülîslam dışında ricale buhur suyu
öldürücü özelliği mevcuttur) büyük bir heyecanla gönderilmemesi için emir verilmiştir.
yazmıştı. Burton’un yaşadığı bu deneyim, o ve çev-
resindekiler için oldukça çarpıcıydı. Bileşimi ve hazırlanış yöntemi günümüze dek ulaş-
mış olana buhur suyu, Osmanlı’ya has bir koku ve
1640 tarihli Es’ar Defter’inde ve Evliya Çelebi Seya- İstanbul’da koku işi ile uğraşan ‘misk satıcıları’ ve
hatnamesi’nde, buhur suyunun İstanbul’da misk gül suyu satan dükkanlar da bulunurdu.

90

Buhur Suyunun Hazırlanışı üzerine konmaz. Ağzı bağlanıp çalkalanır. Ne kadar
çok çalkalanırsa, kokusu o kadar güzel olur. Bu be-
Topkapı Sarayı’ndaki arşiv bilgilerine göre buhur yaz suya dikkat ve özen gösterilmesi istenir; çünkü
suyunun hazırlanışında kullanılacak malzeme, Saray padişahın kullandığı kokudur.
idaresinden alınırdı. Buhur suyu, renginden ötürü
beyaz buhur suyu diye de adlandırılırdı. Ankaralı Evliya Çelebi, “İstanbul’da gülsuyu satıcı esnafına
Mustafa Ağa’nın geliştirdiği yöntem ile buhur suyu ait dükkanlarda bulunan buhur suyu ve gül suyuna
şu şekilde imal edilmekteydi: ek olarak başka kokulu sular da vardı” demiştir. Bu
kokular:
Elli beş dirhem sarı sandal, otuz beş dirhem bu-
hurumeryem, otuz beş dirhem öd ağacının her Ma-i kadı,
biri için ayrı ayrı çıkınlar yapıldıktan sonra, kor ateş
üzerine yerleştirilmiş iki kulplu karlık güğümüne gül Ma-i amber,
suyu ile birlikte konur. On iki saat kaynadıktan son-
ra indirilip içindeki çıkınlar alınır. Suyun bir miktarı Ma-i maverd (tomurcuk halindeki turunç çiçeklerin-
ayrı bir güğüme konur ve içine otuz dirhem sarı den elde edilen çiçek suyu),
sandal, yirmi dirhem yağlı buhurumeryem, on sekiz
dirhem öd ağacı, yirmi dirhem kalenbek tozu, on Ma-i yasemin (yasemin, sümbül, gül, reyhan karışı-
beş dirhem hasılbend eklenerek her biri ayrı çıkınla mı),
konur, yine on iki saat kaynatılır. Ateşten indirildik-
ten sonra soğuyunca içine, bir buçuk miskal misk, Saptanabilen diğer kokuların tamamı kokulu yağ-
bir buçuk kıyye çiçek suyu ilave edilir ve artık ateşin lardan ibarettir: Itır, tefarik, sandal, öd ağacı, ful,
kakule, tarçın, karanfil, sandal yağları gibi.

91

VOURLAmag BAHÇE / PEYZAJ

Yaşam
Alanlarımızda
Kullanacağımız
Aromatik Bitkiler

Arzu Mermercioğlu

92

Bitkiler insan yaşamının sürdürebilmesi için ger-
ekli olan oksijen ile besinleri sağlar ve korurlar.
Tıbbi ve hoş kokulu bitkiler, hastalıkları ön-
lemek, sağlığı sürdürmek ve tedavi için ilaç olarak
kullanılan bitkilerdir. Aromatik bitkiler bünyesinde
koku, tat barındıran bitkilerdir. Aslında her tıbbi
bitki hoş kokulu her hoş kokulu bitki tıbbi bitki
anlamını doğurmuyor. Gıda, kozmetik, ilaç, tören-
ler, parfümeri, peyzaj alanları gibi birçok alanda
kullanılmakta olan değerli bitkiler sınıfına alabi-
leceğimiz bitki türleridir.

Bitkilerin tedavide kullanılmaları insanlık tarihiyle
başlamıştır. Binlerce yıl önce insan, bitkilerin tedavi
edici gücünü tanımış ve faydalanmıştır.

Ülkemiz coğrafi konumundan dolayı birçok çeşidi
bünyesinde barındıran ve sonradan gelen çeşitler-
le zenginleşen önemli bir ticari öneme sahip olsa
da doğadan toplama yöntemleri doğru kullanıl-
madığından çeşitlerin yok olmaktadır. Tarımının
daha fazla yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Bu bitkileri kullanmak ve üretmek için çok geniş
bir alanımızın olmasına gerek yok. Mutfakta veya
terasta bir saksı, bahçede küçük bir bitki tarhı
oluşturarak yıl boyu kendi aromatiklerimizi ken-
dimiz yetiştirebilir, dekoratif olarak hoş aranjmanlar
yaratabiliriz.

Evde ya da bahçede üretimini rahatça yapacağımız
bitkiler;

Kekik çeşitleri, Adaçayı çeşitleri, Nane çeşitleri, Rey-
han çeşitleri, Lavanta çeşitleri, Biberiye , Maydanoz.

Saksı büyüklüğünü ve bitki gelişimini göz önünde
bulundurarak 3 – 4 çeşidi bir arada kullanmamız
mümkün. Dikkat etmemiz gereken en önemli unsur
saksılarımızın çok gölgede kalmamaları ve saksı to-
praklarının kuruduğunda mutlaka sulama yapılma-
ları. Bitkileri fide temin ederek dikebilir, tohumdan
üretebilirsiniz. Üstten keserek kurutabilir, yemekler-
inizde taze tüketebilirsiniz. Bitkileri kullanırken aynı
zamanda doğal olarak ta budamış olacağınızdan
bitki sağlıkla korunmuş olacak ve yeni dallar çıkar-
tarak daha fazla yararlanmanızı sağlayacaktır.

93

VOURLmAag

Kedi Lösemi Hastalığı

FeLV - FIV

Kedi lösemi hastalığı Mehmet Can Çelebi bakım, beslenme ve stresten
kedi severlerin korkulu Veteriner Hekim uzak bir bakımla yaşam süreleri
rüyalarından biri olmakla uzamaktadır.
birlikte, tüm ırklardaki kedilerin Hangi Kediler Riskli Sağlıklı kedilerimizi ise
ölüm nedenleri arasında büyük uygun aşılama programıyla
önem arz ediyor. Erkek kedilerde - Çoklu ortam, hastalıktan uzak tutabilirsiniz.
dişi kedilere oranla daha sık - Dışarıya çıkan kediler, Yavru kedilerde 6- 8 haftalık
görülen kedi lösemisi her yaştan - Enfekte anneden doğanlar. olduklarında ilk aşılama
kedi de görülebilir. Kedi lösemisi yapılabilir.İlk aşılamadan 3-4
viral bir hastalıktır ve etkeni feline Klinik Belirtileri nelerdir? hafta sonra ikinci doz aşılama
leukemia isimli virustur. Tüm yapılır. Sonraki tekrarları ise
viral hastalıklarda olduğu gibi •Tumorlar senede bir kez yapılarak etkin bir
kedi lösemisinde de tedaviden •Hematolojik hastalıklar bağışıklık sağlanabilmektedir.
çok korumaya odaklanmak •Immun ilişkili hastalıklar
gerekir zira viral hastalıkların •Sürekli ishal
tedavisi oldukça zordur, üstelik •Kulak ve göz enfeksiyonları
birçok kedi bu tedavilere cevap •Deri enfeksiyonları
vermeyip hayatını kaybedebilir. •Renal yetmezlik
•Letarji ( Genel durum
Bulaşma bozukluğu ,patolojik uyku hali)
•Lenfadenopati
- Kediden kediye
- Isırık yaraları , Tedavi ve Korunma
- Yalanma ,
- Ortak mama ve su kapları. Hastalığın kesin bir tedavisi
- Enfekte anneden yavrulara olmamakla birlikte hasta
- Gebelik sırasında ya da hayvanlara yaşamsal
- Süt ile fonksiyonlarını devam
ettirmek, bağışıklık sistemlerini
güçlendirmek ve sekonder
enfeksiyonlara karşı korumak
amacıyla destek tedavi uygulanır.
FeLV pozitif kedilerin uygun

94

95

VOURLAmagTEKNOLOJİ

A Kan Grubunu
0 Grubuna Dönüştürmenin Yolu

Kanada’da bulunan British Columbia Üniversitesi Araştırmacı Peter Rahfeld, kan gruplarının birbirle-
bünyesinde çalışmalarını sürdüren araştırmacılar, A rine çevrilebilmesi için bazı enzimlerin kullanılabile-
kan grubunu, 0 kan grubuna dönüştürebilen yeni ceğini öne sürdü. Yapılan çalışmaların sonucunda A
bir yöntem keşfettiler. Bu yöntem, bağırsaklarda kan grubu, 0 kan grubuna dönüştürüldü. Bu dönü-
bulunan bakteriyel bir enzimin A proteinini ayırma- şüm sırasında insanların bağırsaklarında bulunan bir
bakteriyel enzim kullanıldı. Bu enzimler A kan grubu-
sıyla gerçekleşiyor.
nun proteinlerini ayırabiliyordu. A tipi kana enjekte
0 kan grubu, tipine bakılmaksızın pozitif kana edilen enzimler, beklenen sonuca ulaştırdı. A prote-
sahip olan tüm insanlara verilebiliyor. Dünya ge- inlerini ayırmayı başaran enzimler, temel anlamda 0
nelinde de geniş bir yayılım gösterdiği için 0 kan kan grubunun oluşmasını sağlamışlardı.
grubuna, evrensel kan grubu deniyor. Kan grup-
larının ayrılmasını sağlayan antijen tiplerini bulun- Yapılan bu keşif ile birlikte, dünya genelinde kan ihti-
durmadığı için 0 kan grubu, insanların pek çoğuna yacının karşılanabilmesi için bu yönetmin kullanılabi-
nakil edilebiliyor. Bu nakil sonrasında vücut, eksik leceğini ispatlamış oldu. Konuyla ilgili açıklamalarda
olan antijenleri üreterek hayatın olağan bir şekilde bulunan Rahfeld, çalışmaların süreceğini ancak bu
yöntemin kullanılması için hala uzunca bir sürenin
devam etmesini sağlıyor. Ancak B kan grubuna
sahip olan bir insana A kan grubu nakli yapılırsa, gerektiğini ifade etti. Bu yöntemin yaygın bir şekilde
bu durumun ölümcül sonuçları olabiliyor. Bunun kullanılması, önümüzdeki dönemlerde, kan yetersiz-
nedeni vücut, kendisine ait olmayan kan grubunda liğinden kaynaklanan ölümlerin önüne geçilmesine
bulunan proteinleri düşman olarak görüyor ve bu imkan verebilir.

proteinlere karşı savaş açıyor.

96

Sanal Gerçeklik ile Hücrelerin
İçinde Gezilebilecek

Normal mikroskoplar, hücreleri sadece 2 boyutlu fazla büyütebilen bir mikroskobu birleştirerek ön-
görüntüleyebiliyor ve bilimin şu anda gelmiş oldu- ceden işlenmesi çok zor olan verilerin incelenmesini
ğu duruma göre bu yeterli değil. Carnegie Mellon çok daha kolay hâle getirdi. Hücreler resimlendik-
Üniversitesi ve Virginia Mason Hastanesi, birlikte ten, adlandırıldıktan ve derlendikten sonra özel
çalışarak hücrelerin 3 boyutlu görüntülenmesini bir teknikle 2 boyutlu ortamdan 3 boyutlu ortama
sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdi. aktarılıyor.

Hücrelerin 2 boyutlu görüntülenmesiyle elde edilen Bu çalışma, tıp için büyük bir önem taşıyor. Araştır-
veriler, tıp bilimini belli bir yer kadar getirdi. Artık ma takımı ‘ExMicroVR’ adını verdikleri aracın has-
hücreleri daha detaylı incelemek gerekiyor ancak talıkların araştırılmasına yardımcı olmasını umuyor.
3 boyutlu mikroskop teknolojisi, çözümlemesi çok Aynı anda 6 kişi, bu 3 boyutlu veriye erişim sağla-
zor olan gereğinden fazla veri üretiyor. Carnegie yabiliyor ve böylelikle bilim insanlarının takım hâlin-
Mellon Üniversitesi ve Virginia Mason Hastanesi de çalışmalarına da olanak sunuluyor. Ayrıca Car-
birlikte çalışarak bu zor durumu kolaylaştıran bir negie Mellon Üniversitesi, ExMicroVR’ın gelişmekte
araç geliştirdi. olan ülkelerde bile ekonomik ve ulaşılabilir olmasını
istiyor. Böylelikle pahalı mikroskoplara olan ihtiyacı
Araştırmacılar, bilim insanlarının hücrelerin içinde ve tıp alanında yapılan çalışmaların süresini azalt-
gezebilmesini sağlayan bir teknoloji ürettiler. Ekip mayı amaçlıyorlar.
üyeleri, sanal gerçeklik ve örnekleri 100 defadan

97

VOURLmAag

98

Off-Road
Sürüş Teknikleri

Off-road yol olmayan her yerde yapılabilecek bir spor. Yarış olarak
yapılabileceği gibi hobi olarak da yapılıyor. Off road yarışları ve hobi
olarak yapılan off road arasında farklılıklar olmasına rağmen off road

yapan herkesin dikkat etmesi gereken sürüş teknikleri var.

Oturuş: mak için başparmaklarınızı direksiyon simidine
Off-road’a başlamadan önce mutlaka durun ve paralel tutmaya kendinizi alıştırınız.
oturum şeklinizi uygun hale getirmek için zaman
harcamaktan kaçınmayın. Genellikle iki elinizle direksiyonu sağlam ancak
sıkmadan tutmaya özen gösteriniz. Bazı durumlar-
Mümkün mertebe yüksek oturumu tercih edin. da tek elinizi kullanarak daha kolay ve etkin ma-
Off-road’da koltuğa gömülerek gitmenin pek bir nevralar yapılabildiğini göreceksiniz. Hangi elinizi
yararı olmadığı tecrübe ile sabittir. Arazide yol alır- daha etkin kullanacağınız alışkanlıklarınıza ve kişisel
ken mümkün olduğunca kaputun üstünden bak- kullanım tercihinize kalmıştır.
mak ve önünüzde ne olduğunu görmeye çalışmak
önemlidir. Gaz, Fren ve Debriyaj:
Arazide sürüş prensipleri genel olarak, düz yolda
Gözünüzün gördüğü her yönü mutlaka kollayın. araç sürme prensipleri ile aynıdır. En önemli fark
Sadece sol tarafa bakarsanız sağdan gelecek sürp- aracın ağırlık dağılımını kullanmada ortaya çıkar.
rizler hoşunuza gitmeyebilir.
Düz yolda aracın ağırlık dağılımı ani değişiklikler
Sürüş sırasında, dikkat edilmesi gereken bir husus göstermez. Buna karşılık arazide bozuk yol koşul-
emniyet kemerlerinizin daima bağlı kalmasıdır. Ani ları sebebi ile, aracın ağırlık dağılımı sürekli olarak
ve hesap edemediğiniz durumlarda süspansiyon değişkenlik gösterecektir.
sistemi sizi tavana doğru fırlatabilir.
Sürekli olarak sabit bir seviyede gaza basarak arazi-
Genellikle boyun zedelenmelerine neden olan bu de yol almak olanaksızdır ve hoş olmayan neticeler
olaydan korunmak için en kesin yol emniyet keme- doğurur. Yapılması gereken sürekli değişen koşulla-
rinin bağlı olmasıdır. ra bağlı olarak, gaz pedalı üzerine de farklı basınç-
lar uygulamaktır.
Direksiyon Tutuşu:
Off-road yaparken bir kayaya veya görmediğiniz bir Otomatik şanzımanlı araçlarda sadece gaz pedalı-
kütüğe lastiğinizin çarpması halinde darbeyi direkt nın kontrolü için çaba harcanırken düz vitesli araç-
olarak direksiyonda hissedersiniz. Bazen kırılmayla larda gaz ve debriyaj pedalları bir arada kumanda
sonuçlanan başparmak yaralanmalarından kaçın- edilecektir.

99

VOURLmAag KİTAP

Rumca “ah anneciğim” anlamına ge- Çerçialan’la 2016 Yaşar Nabi Nayır Kocasının bir suikastta kurban
len “ah mana mu” sözcüğü Handan Öykü Ödülü’ne layık görülen Gam- gitmesiyle hayatı altüst olan Serra,
Gökçek’in romanında iç yakan sessiz ze Arslan bu kez yeni öykü kitabı olaylardan dili tutulan beş yaşındaki
bir çığlığa dönüşüyor. Yüz binlerce Kanayak’la okurların karşısına çıkıyor. oğluyla birlikte büyük bir suç örgü-
insanı doğup büyüdüğü toprakların- Ölüleri öldürmeyen, etin, kemiğin, tünden kaçarken bulur kendini…
dan eden, geçmişlerini ve anılarını kanın, toprağın ve düşün diliyle he- Kırık Kalpler Oteli; sahibinin, çalışan-
silen yakın tarihimizin en trajik olay- saplaşmaya, isyana ve özgürleşmeye larının ve konuklarının, kısacası farklı
larından biri olan 1924 Mübadelesi, çağıran bu öyküler duru bir dil ve nedenlerden dolayı hayatları sekteye
Gökçek’in kalemiyle duyarlı ve sarsıcı alabildiğine yaratıcı bir kurguyla en uğramış insanların yeniden başlama
bir romanın odağı oluyor. Yanya’da katı gerçeklere tercüman oluyor. noktasıydı.
iç içe, kardeşçe yaşayan Rumlar’la Zorlu ana kız ilişkisi; kadın olmak; Leylâ Çelik bu kez hikâyelerden hikâ-
Türklerin komşuluklarını, alışverişle- yakıcı tutkular; sahibine de tarihe de yeler oluşturup okuyana parçadan
rini, şakalaşmalarını, dostluklarını, sahip çıkan giysiler; işçilerin hakkını bütüne giden bir bilmece sunuyor.
sevdalarını, birbirlerinden kız alıp kollayan fabrikalar; kimsenin uğra- Polisiye romanlardan farklı olarak bu
vermelerini anlatırken adım adım madığı kasabalarda yaşananlar ve kitapta hayata ve insana dair birçok
yaklaşan bir felaketi de sezdiriyor sokaklarında hakkını arayan uzuvla- resim, okuyanın karşısına çıkarken,
yazar. Dostluklar düşmanlığa dönüşe- rın gezindiği büyükşehirler… Toprak okuyanı da kendinden bir parçaya
cek ve o gün geldiğinde Türkiye’deki altında yatanlardan, rüyada yankı- dönüştürüyor.
Rumlar gibi Yunanistan’daki Müslü- lananlardan ve otopsi masasındaki Leylâ Çelik’in usta kaleminden çıkan
man azınlık için de, dönüşü olmayan artıklardan yola çıkıp yeniden kurgu- bu roman, Kırık Kalpler Oteli ile İs-
bir yolculuk başlayacaktır. Handan lanan hayatlar bunlar… tanbul arasında geçen hikâyelerle sizi
Gökçek’in duyarlı, o kadar da yakıcı, “Buradayız! Size çiçek isimleri sayıp, uzun bir süre etkisinde kalacağınız
soluk soluğa okunan romanı, yakın romantizmi, oradan aşkı, oradan kurguya davet ediyor.
tarihimizle yüzleşmemiz için de bir bağrı yanık yanık sızlatan sevdayı, “Bulmak işi aramaktan bilgelik ise
çağrı. Romanı bitirdiğinizde kulak- hadi hiç olmadı belki sevgiyi anlat- bilduğunu anlamaktan geçer.”
larınızda bir çığlık yankılanacak: Ah mak için değil! Hayır!
Mana Mu! Size burada çiçekleri de hayvanları
da anlatmayacağız. Görülmemiş bir
çiçek açmadan bahsedeceğiz. Güzel
bir ad seçtik bizce. ‘Görülmemiş bir
çiçek açma.’”

100


Click to View FlipBook Version