TUTAK ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ Köklü Geçmişten
AYLIK OKUL DERGİSİ Çağdaş Geleceğe...
ARALIK / 2020 SAYI: 2
YAYIN KURULU
SORUMLU MÜDÜR YARDIMCISI: SADIK TUNÇ
EDİTÖRLER: SEVDA ÇAVDAR / OĞUZHAN OĞUZ
BU SAYIDA NELER VAR? SAYFA
1. İSTİKLAL MARŞI 2
2. EDİTÖRDEN 3
3. KAYMAKAMIMIZ AHMET KARAASLAN İLE RÖPORTAJ 4
4. BELEDİYE BAŞKANIMIZ BÜLENT DURU İLE RÖPORTAJ 6
5. İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜMÜZ MUHAMMET NECMİ KARAOĞLAN İLE RÖPORTAJ 8
6. İLÇE MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜMÜZ MEHMET KARTAL İLE RÖPORTAJ 10
7. İLÇE MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜMÜZ NİMET SARIBOĞA İLE RÖPORTAJ 12
8. OKUL MÜDÜRÜMÜZ ALİ YILMAZ İLE RÖPORTAJ 14
9. AYLIK FAALİYETLERİMİZ 16
10. REHBERLİK KÖŞESİ 19
11. SPOR KÖŞESİ 20
12. MÜZİK KÖŞESİ 21
13. EDEBİYAT VE SANAT KÖŞESİ 22
14. ÖĞRETMENLERİMİZİN KALEMİNDEN 23
15. ÖĞRENCİLERİMİZDEN GELENLER 23
16. 10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA KÖŞESİ 24
17. 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KÖŞESİ 25
18. NOSTALJİ KÖŞESİ 26
19. TEŞEKKÜR KÖŞESİ 27
2
EDİTÖRDEN
Değerli okurlarımız;
Büyük bir sevinç ve heyecanla okul dergimizin ikinci sayısını sizlere sunuyoruz. İlk sayı-
mızla ilgili çok iyi dönütler aldık. Dergimizi inceleyip tebrik eden değerli dostlarımıza çok te-
şekkür ederiz. Amacımız sadece okul dergisi olarak kalmaktan ziyade Tutak’ın da bir sesi ola-
bilmektir.
Bu sayımızı da tıpkı ilk sayımız gibi gayret ve özenle hazırladık. Dergi muhtevasını biraz
daha genişleterek ilçemizin ileri gelenleriyle röportajlar yaptık, onların da dergimiz hakkındaki
düşüncelerini aldık.
Başta Kaymakamımız Ahmet KARAASLAN’a, Belediye Başkanımız Bülent DURU’ya,
İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Muhammet Necmi KARAOĞLAN’a,
İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlerimiz Mehmet KARTAL ve Nimet SARIBOĞA’ya,
okul müdürümüz Ali YILMAZ’a; röportajdan ziyade sohbet havasında geçirdiğimiz güzel
dakikalar ve dergimize olan katkılarından dolayı tek tek teşekkür ederiz.
Küresel salgının olumsuz etkilerini görmezden gelerek öğrencilerimiz için canla başla çalı-
şan okul idaremiz, öğretmenlerimiz ve personelimiz var. Bu kadro ile Tutak ÇPAL olarak güzel
işlere imza atmaya devam etmeyi arzuluyoruz. Okul içinde ve dışında yaptığımız çalışmaları
bu sayımızda yine sizlerle paylaşarak bilgilerinize sunmak istedik. Yaptığımız çalışmalarda des-
teğini her zaman arkamızda hissettiğimiz başta Okul Müdürümüz Ali YILMAZ olmak üzere
Müdür Yardımcılarımız Sadık TUNÇ ve Mehmet BORAN’a; özellikle de gecesini gündüzüne
katarak çalışan fedakar öğretmen kadromuza teşekkür ederiz. Bu derginin çıkarılma fikrini ve-
ren ve her aşamasında desteklerini esirgemeyen okulumuz Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Sevda ÇAVDAR’a ve okul logomuzu tasarlayan; diğer grafik-tasarım işlerinde de her zaman
yardımcı olan değerli dostum Müjdat ALTINGÖZ’e de ayrıca teşekkürü bir borç bilirim.
İçinde bulunduğumuz zor günleri bir an önce atlatıp öğrencilerimizin okullarına dönmesi-
ni ve dergimizin her sayısında onların daha aktif yer alabilmesini ümit etmekteyiz. Bizler; öğ-
rencilerimiz ve velilerimiz evlerinde iken onlara hizmete devam ettiğimizi, okulumuzun bize
emanet olduğunu söylemek isteriz. Özlemle onları bekliyoruz. Dergimiz öğrencilerimizin okul-
larından uzak kaldığı bu süreçte, onlara okullarının her anını görebilecekleri bir hediye olsun.
Yeni sayılarda buluşabilmek ümidiyle.. Keyifli okumalar..
OĞUZHAN OĞUZ
MÜZİK ÖĞRETMENİ
3
KAYMAKAMIMIZ
AHMET KARAASLAN İLE RÖPORTAJ
Sayın Kaymakamım; öncelikli olarak ilçemize verdiğiniz emeklerden ötürü teşekkür ederiz.
Bizler sizi ve mesleğinizi daha yakından tanımak isteriz. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Adım Ahmet KARAASLAN. 1983 Bayburt doğumluyum. İlk ve ortaokulu Erzurum’da, liseyi İstanbul’da,
üniversite eğitimimi ise Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladım. Aynı üni-
versitede yüksek lisans da yaptım. 2008’de Tapu Denetmeni olarak devlet memurluğuna başladım.
Sonra Maliye’de denetmenlik yaptım. 10 yıldır da kaymakamlık mesleğini değişik yerlerde görev alarak
ifa ediyorum. Tutak; asaleten 3., vekalet yaptığım yerleri de sayarsak 5. görev yerim. Tutak’ta 2 senedir
kaymakamlık görevimi yapmaktayım. Evliyim, 3 çocuğum var.
Öğrenciyken hangi mesleği hayal ederdiniz? Bu mesleği seçme nedeniniz neydi? Mesleği
seçerken herhangi birinin size etkisi oldu mu?
İlk başta belirlediğim bir meslek yoktu. Ama öğretmenlik istediğim zamanlar olmuştur. Üniversiteye git-
tikten sonra hedefim kaymakamlıktı. Beni etkileyen arkadaşım vardı. Sinan Başak. Şu an o da mülkiye
müfettişi. Kaymakam oldu. Üniversitede bizden üst dönemdeydi. Kendisi yüksek lisans yapıyordu. Son-
ra kaymakamlık sınavlarına girip kaymakam oldu. Biz de onu takip ettik. Kendisi beni etkilemiştir.
İlçemizde göreve başlayalı yaklaşık 2 yıl oldu. Bu süre zarfında ilçemizle ilgili düşünceleriniz
nelerdir?
Tutak; güzel ve şirin bir ilçemiz. Farklı demografik yapı ve farklı kültürlerin kardeşçe bir arada yaşadığı
güzel bir ilçe. Nüfusun çoğu kırsalda yaşıyor. Her yere ulaşabileceğiniz bir yol ağında olması Tutak’ın
gelişimine katkı sağlıyor. Nüfus olarak eskiye göre daha çok göç veren bir ilçe. Tutaklıların Tutak’ta kal-
masıyla ilçemizin daha da gelişip büyüyebileceğine inanıyorum. Geleceği olan bir ilçe Tutak. Dinamik
bir ilçe. 8bin öğrenci olması ilçemizin potansiyelinin olduğunu gösteriyor.
İlçemizin çok göç verdiğini söylediniz. Bunu engellemek için geleceğe daha güvende
bakabilmemiz için projeleriniz var mı?
Elbette var. Tarımla ilgili sayın valimizin başlattığı 750 bin küçükbaş hayvan projesi var. Tutak tarıma
çok elverişli bir şehir. Düz ovaların olduğu tarıma elverişli bir ilçe. Hayvancılığa da çok elverişli. Eski
zamanlardaki hayvan sayısına ulaşırsak daha iyi olacak diye düşünüyorum. Tarım ve hayvancılıkla ilgi-
li bu gelişmeler sağlanırsa refah seviyesi artar ve göç vermenin önüne bir nebze de olsa geçeriz. Tabi bu
konuda vatandaşımızın da istekli olması gerekir. Yeni ve modern dünyada tarım ve hayvancılıkla uğraş-
mak demode görülüyor. Bu çok yanlış. Salgın süreci de aslında bize bunu iyi öğretti. Tarım ve hayvancı-
lığın geliştiği ülkeler her zaman daha avantajlıdır.
4
İlçemizde eğitim potansiyeli hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Bu potansiyeli arttırmak için ne
gibi çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?
Az önce değindiğim gibi 8bin öğrenci olması ilçemizde eğitim potansiyelinin yüksek olduğunu gösterir.
Biz bu öğrencileri kaliteli ve nitelikli yetiştirebilmek için çalışmalar yapıyoruz. Bunun için ilk önce fizi-
ki şartlarımızın düzeltilmesi gerekiyor. Birkaç okulumuzun fiziki şartlarının iyileştirilmesi lazım. Bu
okulları yenileyebilirsek yapılacak tek şey niteliği geliştirmek. Bu da öğretmenlerimizle, sizlerle birlik-
te çocuklarımıza her türlü imkanı sağlayarak mümkün olacak. Bazı alanlarda mesela robotik kodlama
gibi alanlarda ilçemizde birçok okulda laboratuvar mevcut. Bu eski dönemlerde olmayan bir şeydi.
Bu bağlamda çocuklarımıza nitelik bakımından devletimiz her türlü imkanı sağlamaya çalışıyor.
Tutak Çok Programlı Anadolu Lisesi hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Okulumuz öğrencilerine
ne söylemek istersiniz? Başarılı olmakları için tavsiyeleriniz nelerdir?
Tutak ÇPAL çok eski bir okul olduğu için çoğu kişinin anısında olan bir okul. Oradan mezun olup şu
an iyi yerlerde olan çok insan var. Yani Tutak ÇPAL, Tutak’ın hafızası olan bir okul. Çoğu kişinin ora-
da anısı var. Hatta biraz önce yenilenmesi gereken okullardan bahsederken Tutak ÇPAL de bu okullar
arasında. Ama çoğu kişi bunu istemiyor. Şu anki binada hizmete devam etmesini istiyorlar. Bu güzel
bir şey. Okul yeni bir ekiple bir değişim geçiriyor. Güzel de gelişmeler var, takip ediyorum. İdari kadro
ve öğretmenler olarak güzel bir değişim yapmaya çalışıyorsunuz inşallah başarılı da olursunuz. Öğ-
rencilere de tavsiyem, sizin gibi öğretmenlerimizle, idaremizle güzel bir şekilde çalışarak kendilerini
geliştirmeleri ve geleceğe hazır hale gelmeleridir.
Son olarak şunu da eklemek isteriz; malumunuz üzere birkaç gün önce 3 Aralık Dünya
Engelliler Günü idi. Bu konuyla ilgili mesaj vermek ister misiniz?
Size bir örnek vereyim; benim kız kardeşimin eşi 20 gün önce hiç engeli olmayan biriydi. Evde demir
kapı ile ilgili bir işle uğraşırken geçirdiği bir kaza ile gözüne flex taşı fırlıyor ve şu an bir gözü görmü-
yor. Şunu demek istiyorum; kimin ne olacağını Allah’tan başka hiç kimse bilemez. “Hepimiz bir engelli
adayıyız.” cümlesi çok önemli. Bu açıdan düşünüp engelli kardeşlerimizin her türlü ihtiyacını hem
devlet olarak hem vatandaş olarak karşılamamız lazım.
Efendim, bizim soracaklarımız bu kadardı. Değerli vaktinizi ayırıp bizi kabul ettiğiniz için
teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim. Özellikle bu dergi için de hem okul yönetimine hem size hem de öğrencilerimize
çok teşekkür ediyorum. Güzel bir etkinlik, güzel bir başlangıç olmuş. İnşallah devamında çok daha iyi
şeyler bekliyoruz.
5
BELEDİYE BAŞKANIMIZ
BÜLENT DURU İLE RÖPORTAJ
Sayın Başkanım, bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Öncelikle sizi daha
yakından tanımak isteriz. Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ziyaretinizden dolayı çok teşekkür ederim. 1964 Tutak doğumluyum. Hayatımın tamamını
ilçemde geçirdim. İlçemi çok seven bir insanım. Yaklaşık 30 yıl maliyede kamu görevinde
bulundum. Daha sonra siyasete katılarak aday olduk. Rabbim böyle bir şey nasip etti.
Evliyim, 3 çocuğum var.
Genel olarak Tutak hakkındaki düşünceleriniz neler? Burada belediye başkanı olmak
nasıl bir duygu?
İlçesini seven ve kendisini hizmete adamış insanlar için burada belediye başkanı olmak
çok güzel bir duygu. İlçenin yerlisiyiz ve ilçenin bütün eksiklerini, ihtiyaçlarını biliyoruz.
Biraz şanssızız, önceki dönemden kalan çok ciddi bir borç yükü ve tahribat söz konusu.
Aynı zamanda dünyayı saran pandeminin getirdiği sıkıntılar ve bu sebepten oluşan ekono-
mik kriz belediyemize de yansıdı. Bundan ötürü hayal ettiğimiz şeyleri yapamıyoruz. Biz
güçlü bir devletiz, güçlü bir ülkeyiz, başımızda güçlü bir liderimiz var. Bu durumu atlata-
cağımıza inanıyoruz. Biz de bu mücadelenin içinde devam ediyoruz.
Siz de Tutak ÇPAL mezunusunuz. Okul yıllarındayken Tutak Belediye Başkanı
olacağınızı hayal eder miydiniz? Hayalinizdeki meslek neydi?
Biz okul yıllarındayken benim dedem de burada belediye başkanı idi. Kendisi yaklaşık 20
yıl ilçe merkezinde 3 yıla yakın da Ağrı ilinde belediye başkanlığı yaptı. Bize hep vasiyet
ederdi: “Sakın başkan olmayın. Bu bir ateşten gömlektir, beytü’l-maldır. Tavsiye etmem ama
mecbur kalırsanız da durmayın.” derdi. Biz onun vasiyetine uzun süreler uyduk. Dedem-
den sonra ailemden aktif siyasete giren kimse olmadı. Ama biz hep belirleyici olduk. 2019
seçimlerinde vatandaşlarımız bizi teşvik ettiler. 8 adayla yarıştık ilçemizde. Nasip oldu ka-
zandık. İnşallah bundan sonra hizmetimize, yolumuza devam edeceğiz. Maliyede çalışır-
ken de ilçedeki sosyal aktivitelerin başında gelirdik. Spor kulüpleri başkanlığı, tüketim ko-
operatifi başkanlığı, yapı kooperatifi başkanlığı, Kızılay şube başkanlığı yaparak hep halkı-
mıza hizmet ettik. Öğrenciyken ben en çok polis olmayı hayal ederdim. O zamanın şartla-
rında polis olmak çok kolay değildi. Ama ne oldu, lise bitince askere gittik geldik. Maliye
sınavları açıldı. Sınava girip kazandık. Böylece mesleğimizi belirlemiş olduk.
6
Okulumuzda öğrenciyken hiç unutamadığınız bir anınız oldu mu? Ya da
unutamadığınız bir öğretmen?
Benim oradan halen daha görüştüğüm öğretmenlerim var. En son geçen hafta Fethi YILDIZ
diye bir öğretmenimi aradım. Kendisi edebiyat öğretmenimdi. Başka bir öğretmenim İz-
mir’de. Her İzmir’e gittiğimde mutlaka kendisini ararım, görüşürüm, elini öperim. Çoğu öğ-
retmenim hayatta. Hepsine Allah uzun ömür versin, hiçbirinin yokluğunu yaşatmasın.
Tutak ÇPAL hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Öğrenci ve velilerimize vermek istediği-
niz mesaj var mı?
Tutak ÇPAL, bizim ilçemizin ilk göz ağrısı. Bina olarak eski, şu anki zamana ve çağa göre
fiziki olarak yetersiz bir bina. Ama bu ilçede yaşayan hemen hemen her kesimin orada mut-
laka bir hatırası bir anısı vardır. Bizim zamanımızda öğrencilik şöyle bir şeydi; benim babam
da dahil veliler çocuğu okula getirir, öğretmenin üzerine atardı. Öğretmene “Eti senin, kemi-
ği benim.” derdi. Mesela hiç unutmam, bir gün babama bir toplumda benim kaçıncı sınıfa
gittiğimi sorduklarında bilmediğini söylemişti. Yani maalesef o zaman veliler daha çok öyley-
di. O zamanın şartları öyleydi. Eski zamanlarda bu şartlarda eğitim almış, çok iyi yerlere ge-
len insanlar var. Şu anki kuşak eğitim ve imkanlar açısından daha şanslı. Artık ilçemizden
de kaymakamlar, hakimler, savcılar, doktorlar çıkıyor. Velilere tavsiyem şudur; çocuklarına
bizim velilerimizin yaptığını yapmasınlar, ilgilensinler. Görüyorum çoğu da öyle yapmıyor.
Öğretmen kadar velinin de önemi büyük. Çocuk okulda öğrenir, eve gelir ailede unutur. Bu
olmasın, velilerimiz dikkatli olsun. Bizim bölgemiz için eğitim çok çok önemli. Gençlerimize
tavsiyem; okumaktan başka çareleri yok. Okusunlar, biz de gerekli her türlü desteği
sağlamaya hazırız.
Biliyorsunuz birkaç gün önce 3 Aralık Dünya Engelliler Günü idi. Bu konuda bir mesaj
vermek ister misiniz?
Engelli olmak bir özür değil; engel insanın kafasındadır, beynindedir. Onların toplumda ol-
maları, toplumun onları dışlamamaları gerekir. Bu da bir takdir-i ilahidir, kaderdir. Engelli
olmaktan ziyade önemli olan engeli kaldırmaktır. Bu konuda biz de her türlü desteğimizi ya-
pıyoruz. Onları ziyaret ediyoruz, telefonla arıyorlar, ihtiyaçları varsa gideriyoruz. Engelli der-
nekleri ve vakıflarla sürekli iştişare yapıyoruz. Engelli olmak bir kaderdir. Önemli olan kafa-
daki engelleri kaldırmaktır. Geçen bir programda denk geldim; iki kolu olmayan bir çocuk
yüzmede Avrupa şampiyonu olmuş. Bu çocuk kafasından o engeli kaldırmış,
başarıyı yakalamış.
Bizim sorularımız bu kadardı. Çok teşekkür ederiz vaktinizi ayırdığınız için.
Görevinizde başarılar dileriz.
Ben teşekkür ederim tekrar ziyaretinizden dolayı. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
7
İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜMÜZ
MUHAMMET NECMİ KARAOĞLAN İLE RÖPORTAJ
Sayın Müdürüm; sizi daha yakından tanımak isteriz. Öncelikle bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Adım Muhammet Necmi KARAOĞLAN. 1979 Ağrı Merkez doğumluyum. İlkokulu Ağrı 15 Nisan İlkokulu’nda, ortaokulu Ağrı
Cumhuriyet Ortaokulu, liseyi Ağrı Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde okudum. Kafkas Üniversitesi Sarıkamış Beden Eğitimi
Öğretmenliğinden mezunum. 2003 yılında Diyadin Atatürk Ortaokulunda göreve başladım. Ardından Ağrı Selçuk Ortaokulun-
da görev yaptım. Ağrı Eskiharman köy okulunda, Ağrı Mesleki Teknik Anadolu Lisesi yani mezun olduğum lisede idarecilik
yaptım. 2017 yılında Ağrı İl Milli Eğiitim Müdürlüğü’nde şube müdürlüğü görevinde bulundum. 2019 yılından beri de Tutak
İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevime devam ediyorum.
Eğitimci olmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?
Aslında ilkokuldan beri öğretmen olmak istiyordum. İlkokul 3. sınıfa kadar ben köyde okudum. Aydınlı bir öğretmenim vardı.
Babam köy muhtarıydı. Köye gelen öğretmenlerin kalacak yerleri olmadığı için öğretmenimiz 1-2 ay kadar bizim evde kaldı.
Yani okula kendi öğretmenimle gidip geliyordum. İlkokul 4. sınıfta iken biz Ağrı merkeze taşındık. Ve ben Melek öğretmenimle
tanıştım. Öğretmenliği, insanlığı, kişiliği ben Melek öğretmenimden gördüm. Hiçbir zaman da unutmam. Gerçekten melek gibi
bir insandı. O beni çok etkilemiştir. Okulda da başarılı bir öğrenciydim. Sporla uğraşırdım, özellikle atletizm ve futbol konusun-
da iyiydim. Hal böyle olunca o dönemki antrenörlerim bizi spora yönelttiler. Beden eğitimi öğretmenliği sınavlarına girip ka-
zandık. İyi ki de bu mesleği seçmişim. İstiyordum zaten, ilkokuldan beri “Ne olacaksın?” dediklerinde hep öğretmen cevabını
verirdim.
Tutak İlçesi’nde eğitime yönelik projeleriniz neler? Burada göreve başladıktan bu yana eğitim alanında neler değişti?
Biliyorsunuz, bulunduğumuz bölge konumuyla dezavantajlı bir bölge. İlk amacımız yapısal olarak dezavantajlarımızı gidermek.
Özellikle kırsaldaki okullarımızı, köy okullarımızdaki çocukların okula tam adapte olamamalarından dolayı anasınıfında sıkıntı
olduğunu gördük. Geldiğimizde belli bir düzeyde anasınıfı vardı ama biz başladığımızdan bu yana bu sene 5 tane, geçen sene
de 3 tane anasınıfı açtık. İlçemizde bir anaokulumuz yoktu. İlçenin ilk anaokulunu biz kurduk. Eski Halk Eğitim Merkezi’ni de-
ğiştirerek bir anaokulu yaptık. Onun dışında ilçemizde engellilere yönelik resmi hiçbir kurum yoktu. Gazi İlkokulu’nda özel
uygulama sınıfı oluşturduk. Eksiklerimiz bunlardı. Bunları tamamlamaya çalışıyoruz. Eğitimimizin büyük bir kısmı kırsalda. Bu
dezavantajlı bir durum. Ama okullarımızdaki idarecilerimiz, öğretmenlerimizin genç ve istekli olmaları bu dezavantajlarımızı
avantaja çeviriyor. LGS’de bir başarı yakaladık. İlde 5.liğe yükseldik. Öğrencilerimizin çoğu köylerde yaşadığı için uzaktan eği-
tim sürecinde internet ve bilgisayar sorunu yaşıyorlar. Ancak bizim öğretmenlerimiz bu dezavantajı da avantaja çeviriyor. Gün-
lük ders notlarını, fotokopileri, testleri birebir öğrenciye ulaştırıyorlar. Öğrencinin dersten kopmaması için canla başla çalışıyor-
lar. Bunun dışında ilçeye gelince bir Proje Koordinasyon Ekibi kurduk. Bu ekiple birlikte birçok sanatsal, sportif ve kültürel
alanda projelerimiz var. Ömer Güç Ortaokulu’na bir kütüphane yapılıyor. Spor kompleksimizde kadınlara yönelik trikotaj sınıfı-
mız, filografi sınıfımız, müzik sınıfımız kurulacak. Ekstradan MŞB Anadolu Lisesi’nde müzik sınıfımız açılacak. Sporla ilgili 11
tane projemiz var. Çeşitli yerlere semt sahası ve halı saha yapılacak. İmam Hatip Lisesi’ndeki Kodlama ve Robotik projemiz de
onaylandı. Birçok köy okulumuza bilgisayar sınıfı kurduk. Bilgisayar sınıf olan her okulu EBA Destek Noktası yaptık. Kısacası
biz eğitimi proje tabanlı gerçekleştirme çabasındayız.
8
Öğretmenlikle ilgili birçok anınız olmuştur. Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Öğretmenlik tabii ki çok kutsal bir meslek. Benim öğretmenlere buradan bir mesajım var. İyi insan ve iyi vatandaş yetiş-
tirsinler. Bunu başarırsak gerisi kolay. Kendi öğrencimle birlikte çalışmam unutamadığım bir anımdır. Ağrı Selçuk
Ortaokulunda okul müdürüyken kapı çaldı ve bir genç içeri girdi. Önceden sınıf öğretmenliğini yaptığım bir öğren-
cimdi. “Hocam, beni tanıdınız mı?” diye sordu. İlk başta tanıyamadığımı söyledim. “Ben Muhsin Canöz. Öğretmen
olarak buraya atandım.” deyince benim gözlerim doldu. Ben o çocuğu biliyordum çünkü o öğle araları eve gider,
koyunlara yem verip tekrar okula gelirdi. İyi yerlere geleceğini biliyordum ama benimle aynı okulda görev yapması
benim için çok güzel bir olaydı.
Tutak Çok Programlı Anadolu Lisesi’ni nasıl değerlendirirsiniz? Okulumuz hakkındaki görüşlerinizi bizimle
paylaşır mısınız?
Tutak Çok Programlı Anadolu Lisesi köklü ve güzel bir okulumuz aslında. Tutak’ın birçok ünlü simasının mezun ol-
duğu bir okul. Ben oradaki idare ve öğretmen kadrosunu çok takdir ediyorum. Geldiğim günden beri takip ettiğim
kadarıyla idare ve öğretmen kadrosunun daha çok akademik seviyesi düşük öğrenciler gelse de bunu avantaja çevirdi-
ğinizi gördüm. Bu bağlamda öğretmen ve idarenin gereğinden fazla gayret içinde olduklarına inandığım bir okul. Gel-
diğim zamanki okulun durumu ile şimdiki durumu arasında çok fark var. Temizlik olsun, öğrenci yapılanması olsun,
derslere öğrenci katılımı olsun, yeni bölümlerin açılması, yeni arayışlara girilmesi gibi konular idare ve öğretmenlerin
işini iyi yaptıklarını gösterir.
Okulumuz e-bülteninin ilk sayısını geçen ay çıkardık. Sizin de inceleme fırsatınız oldu mu? Bu konu hakkında
bize neler söylemek istersiniz?
İnceledim, çok beğendim. Hatta Kaymakam Beyle de paylaştım. Bu çalışmaların daha çok artmasını isterim. Çalışma-
larınızda biraz daha öğrenciyi işin içine katmanızı öneririm. Sonuçta öğretmen rol modeldir. Biz öncü grubuz. Ardı-
mızdan gelenlerin iyi yetişmeleri için onlarla birlikte çalışmamız gerekiyor. Biraz daha öğrenciyi işin içine katarsanız
çok daha iyi olacağına inanıyorum.
Biliyorsunuz bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Bu konu hakkında vermek istediğiniz mesajınız var mı?
Hepimiz bir engelli adayıyız. Yarın kimin ne olacağı belli olmaz. İnsanların kalbi, gönlü engelli olmasın. Ben engelli
olarak görmüyorum onları. Engelli tabirini çok kullanmak istemiyorum. Bunun yerine dezavantajlı tabirini kullanıyo-
rum. Çünkü sonuçta ellerim benim için bir avantaj olabilir, onlar için dezavantaj olabilir. O kardeşlerimizin arasında
da resime, müziğe yetenekli olan çok insan var. O yüzden engelli kelimesini çok kullanmam çünkü hepimizin bazı
şeylere yeteneksizliği olabilir. Mesela kimi insan bilgisayarı kullanamaz. Bu da bir engeldir bana göre. O yüzden de-
zavantajlı olan insanların hayata adapte olabilmeleri ve yaşamlarını idame ettirebilmeleri için biz avantajlı kısım her
zaman onlara yardımcı olmalıyız.
Son olarak Tutak Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencilerine neler söylemek istersiniz?
Kendim de bir meslek lisesi mezunuyum. Şunu söylemek isterim; Allah-u Teala insanoğluna öyle bir kabiliyet vermiş
ki yeter ki istesin. İstenildiği zaman başarılamayacak hiçbir şey yoktur. Benim ailem ticaretle uğraşan bir aileydi. Ben
evin en büyük oğlu olduğumdan babam işin başına geçmemi isterdi, çok öğretmen olmam taraftarı değildi ailem. Ama
ben öğretmenlik mesleğini çok sevdiğim için içimde uhde kalmaması için iyi çalışarak sınavları kazandım ve kendi
branşımda Türkiye 12.si oldum. Yani şunu fark ettim; insanlar bir şeyi yapmak isterse şartlar ne olursa olsun bütün
kapıların sonuna kadar açılacağına ben inanıyorum. Öğrencilere de tavsiyem şu; istesinler, hedef belirlesinler. Bulun-
dukları nokta ve olmak istedikleri nokta arasındaki basamakları planlayıp çalışırlarsa başarıya ulaşacaklarına
inanıyorum.
Sayın Müdürüm, bizim soracaklarımız bu kadardı. Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
9
İLÇE MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜMÜZ
MEHMET KARTAL İLE RÖPORTAJ
Sayın Müdürüm, bizler sizi ve meleğinizi daha yakından tanımak isteriz. Bize kısaca kendinizden bahseder
misiniz?
Arkadaşlar öncelikle hoş geldiniz. Bu ince ve nahif ziyaretinizden dolayı sizlere teşekkür ederim. İlçe milli eğitim
adına da şahsınızda size ve okul müdürünüze, idarecilerinize teşekkür ederiz. Adım Mehmet KARTAL. Ağrı Tutak
Yeniköy doğumluyum. İlkokul 2. sınıfa kadar köyde eğitim aldım. Sonrasında ilçe merkezine taşındık. İlk ve ortao-
kulu Kazım Karabekir İlk ve Ortaokulu’nda, liseyi Tutak İmam Hatip Lisesi’nde tamamladım. Van Yüzüncü Yıl Üni-
versitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitü-
sü’nde yüksek lisans eğitimi aldım. Ağrı Merkez Ticaret Lisesi’nde, akabinde Ağrı Merkez Sağlık Meslek Lisesi’nde
ve Ağrı merkezdeki farklı ilk ve ortaokullarda da görevde bulundum. Ağrı Merkez Sağlık Meslek Lisesi’nde idarecilik
görevimi yürütürken Tutak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne görevlendirildim. Yaklaşık 3 yıl bu görevi sürdürdüm.
İdarecilik sınavlarını kazanarak Tutak Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne mezun olmuş olduğum okula idareci olarak
atandım. Bu da güzel bir duyguydu. Daha sonra rotasyon gereği Tutak Yatılı Bölge Ortaokulu’nda okul müdürü
olarak görevlendirildim. 4 yıl orada görev yaptıktan sonra tekrar İmam Hatip Lisesi’ne okul müdürü oldum. Yakla-
şık bir yıldır da Tutak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde şube müdürü olarak görev yapmaktayım.
Öğretmenliği nasıl tanımlarsınız? Sizce öğretmenlik mesleğinin olumlu ve olumsuz özellikleri nelerdir?
Öğretmenlerimizin çalışma koşullarını nasıl değerlendirirsiniz?
Öğretmenliği tanımlamak çok zor. Neden zor? Her zaman söylerim, ben öğretmenliği hiçbir zaman 8-5 mesaisi ya-
pan bir devlet memuru olarak görmüyorum. Petrov’un Beyaz Zambaklar Ülkesi adlı kitabında ifade ettiği gibi haki-
katen değerlendirdiğimizde öğretmenlik bir vicdan mesleğidir, bir ihtisas mesleğidir. En önemlisi de ham maddemiz
insandır. Dolayısıyla biz aynı zamanda insan mühendisiyiz. İnsan yetiştiriyoruz. Yol bozulur, yapılır; köprü bozu-
lur, yapılır. Her şey tamir edilir ancak biz insan yetiştirdiğimiz için eğer ham maddesinde bir yanlışlık varsa, biz
bunu iyice eğitememişsek o birey topluma zararlı olur, düzeltemeyiz. Eğitim-öğretim bir bütündür, ancak bunların
ayırımını iyi yapmak gerekir. Öğretim boyutu tabii ki önemli ancak işin eğitim boyutu, ahlaki boyutu daha önemli.
Her meslek dalındaki kişiyi öğretmen yetiştirir. Öğrenciler anne babasından daha çok öğretmenini görür, onunla
vakit geçirir. Öğretmen aynı zamanda öğrencinin rol modelidir. Dolayısıyla şahsım adına öğretmenlik mesleğinin
olumsuzluğunu kabul etmiyorum. Mesleğin olumsuzluğu yoktur, şahsın olumsuz özellikleri vardır. Öğretmen top-
lum içerisinde rol model olduğu için her alanda vakarına uygun davranması lazım. Öğretmenlerimizin çalışma ko-
şullarının daha iyi olmasını isteriz. Maddi anlamda ve manevi olarak öğrenci ve veliye karşı vakarının güçlü olması-
nı isteriz. Öğretmenlerimizin çalışma koşullarını iyileştirme yönünde bakanlığımızın güzel çalışmaları olduğunu
düşünüyorum.
İlçemizdeki eğitim-öğretim faaliyetleri ve projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Salgın sürecinden önce biz eğitim-öğretime daha faydalı işler yapabilmek adına farklı gruplar oluşturduk. Resim,
müzik, beden eğitimi öğretmenlerine her branş için ayrı gruplar kurduk. İYEP çalışmalarında yine ayrı gruplar ku-
rarak öğretmenlerimize hep destek olarak çalışmaları yerinde takip ettik. Ortaokul ve liselerde de komisyonlar ku-
rarak gerek DYK takip noktasında gerek okullardaki eğitim-öğretimlere destek olmak noktasında çalışmalar yaptık.
Salgın başlamamış olsaydı akademik anlamda başarıyı yakalamış olacaktık. 20’nin üzerinde Fen Lisesi standartı-
mız vardı. Salgın bizi biraz olumsuz etkilese de kurduğumuz komisyonlar marifetiyle iyi bir konuma geldik. İlçemiz-
de bir ilki başlattık. Sağlık Meslek Lisesi’nin arka tarafındaki halı sahada bir Kayak Şenliği düzenledik.
10
Sayın Kaymakamımıza bu noktada şahsım ve sizler adına teşekkür etmek isterim. Çünkü kendileri eğitim-öğretime
karşı çok duyarlı. Ciddi destekleri olan, ilgili ve bir o kadar da mütevazı ve kendisini yetiştirmiş iyi bir insan, iyi bir
yurttaş. Bize her türlü desteğini hiçbir zaman için esirgemeyen biri. İlçe Milli Eğitim Müdürümüze de aynı şekilde
teşekkür ederiz. Kaymakamımızın, belediye başkanımızın, bütün kurum amirlerimizin, öğretmen, öğrenci ve velileri-
mizin katılımıyla Kayak Şenliği’ni yaptık. Çok da güzel oldu. Herkes çok eğlendi. Bunun yanında Beden Eğitimi,
Resim, Müzik öğretmenlerimizle atıl durumda olan malzemeleri köy okullarına götürüp oradaki öğrencilere tanıtma
gibi projelerimiz var. Bu çalışmaları öğretmen arkadaşlarımız şevkle yapıyorlar. Ayrıca İmam Hatip Lisesi’nde kodla-
ma eğitimi projemiz ve gezici kütüphane projemiz var. İlçeye katkı adına bir tekstil fabrikası oluşturmaya yönelik bir
çalışmamız var. Bu bağlamda SERKA ve DAP gerekli desteği sağlamakta. Proje koordinatörümüz Taner YILDIZ’a ve
emeği olan diğer arkadaşlara da çok teşekkür ederim.
Biz de kendilerine teşekkür ederiz. Öğretmenlikle ilgili birçok anınız olmuştur. Unutamadığınız ve sizi
etkileyen bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Hiç unutmam, bir öğrencimiz çok problemli ve sıkıntılı idi. Bunu anlamaya çalıştık. Çocuğu ziyaret ettik. Annesi
yoktu, babası ikinci bir evlilik yapmıştı. Aile içinde çok sıkıntılar yaşıyordu. Bir öğretmenimiz o öğrencinin ismini
bile duymak istemezken o ziyaretten sonra hüngür hüngür ağladı. Sonrasında bizden çok kendisi sahiplendi. O ço-
cuk okudu, üniversiteyi bitirdi ve şu anda güzel bir yerde. Bu bizim için çok güzel bir anı olmuştu. Tabii ki öğret-
menlik mesleği söz konusu olunca anı bitmez, bu şekilde birçok anımız var.
Tutak ÇPAL hakkında düşünceleriniz nelerdir? Bizimle paylaşmak ister misiniz?
Eski adıyla Tutak Lisesi bizim hayalimizdeki okuldu. İmam Hatip’te okurken hemen bitişiğindeki Tutak Lisesi’nde
okuyan abilerimizi görürdük, onlara imrenirdik. Tutak Lisesi çok iyi bürokratlar, iyi meslekler edinmiş çok insan
yetiştirmiştir. O dönemde Tutak Lisesi’nden iyi bölümler kazanan çok öğrenci olurdu. Bu okuldan çok iyi , fedakar ,
çalışkan idareciler ve öğretmenler gelip geçmiştir. Hakeza şimdi sizler de öylesiniz. Şu anki idari kadro ve öğretmen
arkadaşlarımız da çok fedakar. Şu anda sizin burada olmanız bile ayrı bir değer ve farkındalık yaratan bir olay. Do-
layısıyla ben şuna inanıyorum; Tutak Lisesi olarak bizim gönlümüzde ve gözümüzde yer edinen o olumlu imajı
Tutak ÇPAL olarak yine devam ettirecektir.
Okulumuz e-bülteninin ilk sayısını geçen ay çıkardık. Sizin de inceleme fırsatınız oldu mu? Bu konuda neler
söylemek istersiniz?
Öncelikle emek verdiğiniz için başta okul müdürünüz ve idarecileriniz olmak üzere emeği geçen tüm öğretmenleri-
mize teşekkür ediyorum. Güzel bir çalışma. Hatta şu anda masamda duruyor sürekli. Fırsat buldukça yazıları oku-
maya çalışıyorum. İlk etapta bir bültende olması gerekenler var. Zamanla içine daha farklı çalışmalar da katılabilir.
Sayın müdürüm, bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Bununla ilgili bir mesaj vermek ister misiniz?
Bizler insan olmamız hasebiyle hayatın sürprizlerle dolu olduğunu ve hiçbir zaman garantimiz olmadığını biliyoruz.
Bu yüzden bizler de her an engelli olabileceğimizi düşünerek engelli kardeşlerimizin yanında olmalıyız. Onlara gere-
ken desteği vermeliyiz. İnsanın kalbinde sakatlığı olmadıktan sonra fiziksel engellerin engel olabileceğini düşünmü-
yorum. Dolayısıyla bu anlamda da hatırlattığınız için sizlere teşekkür ediyorum. O kardeşlerimizin de gününü
kutluyor ve her zaman yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum.
Son olarak Tutak ÇPAL öğrencilerine vermek istediğiniz bir mesaj var mıdır?
Öğrencilerimiz her zaman bizim değerlilerimizdir. Biz her zaman onların yanında olacağız. Öğrencilerimiz Tutak Li-
sesi’nden mezun olup iyi yerlere gelen kişileri örnek alsınlar. Tutak Çok Programlı Anadolu Lisesi’nin meslek bölü-
münde şu anda kendilerini iyi yetiştirebilecekleri alanlar var. Bu bir avantaj onlar için. Kendilerini isterlerse çok iyi
yetiştirebilirler.
Bizim soracaklarımız bu kadardı. Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz müdürüm.
Ben teşekkür ederim. Bu bağlamda sizin şahsınızda okul müdürünüze, müdür yardımcılarınıza ve diğer öğretmen
arkadaşlarımıza çok teşekkürler, çok sağ olun..
11
İLÇE MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜMÜZ
NİMET SARIBOĞA İLE RÖPORTAJ
Sayın Müdürüm, bizler sizi ve mesleğinizi daha yakından tanımak isteriz. Bize kendinizden
bahseder misiniz?
Ben Nimet SARIBOĞA. Doğma büyüme Tutaklıyım. 1975 tarihinde Tutak Palandöken Kö-
yü’nde dünyaya geldim. Babamın işi nedeniyle daha önce Eleşkirt ilçesinde kaldık. 1984
yılında Tutak’a yerleştik. Eğitim-öğretim hayatımın tamamı üniversite hariç Tutak’ta ger-
çekleşti. İlkokulu Gazi İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi ise bugünkü ÇPAL olan Tutak Lise-
si’nde okudum. Erzurum Atatürk Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi Fransız Dili ve Ede-
biyatı Öğretmenliği mezunuyum. 2004 yılında Tutak YİBO’da öğretmenlik görevine başla-
dım. Sonra Tutak Anadolu İmam Hatip Lisesi müdür yardımcılığı ve aynı okulun bir dönem
müdürlüğüne geçici olarak baktım. Gazi İlkokulu’nda 2 yıl çalıştıktan sonra Sultan Alpars-
lan Ortaokulu kurucu müdürü oldum. Daha sonra 2015 yılında MŞB Anadolu Lisesi’nde
müdür olarak görevlendirildim. Son 2 aydır İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde şube müdürü
olarak görev yapmaktayım.
Öğretmenliği nasıl tanımlarsınız? Sizce öğretmenlik mesleğinin olumlu ve olumsuz
yanları nelerdir? Öğretmenlerimizin çalışma koşullarını nasıl değerlendirirsiniz?
Öğretmenlik aslında bir meslek grubu değildir. Öğretmenlik aslında bir vicdan hareketidir.
Öğretmen, çocukların vicdanına dokunarak onların hayat görüşlerini, perspektiflerini, ha-
yata bakış açılarını düzelten aslında bir organizatördür. Bu mesleğin bugünkü imajına ge-
lince halkın gözünde bir bakıcı rolü üstlenmiş konumdayız. Ama öğretmenlik vicdana doku-
nan bir meslektir, bir çocuğun vicdanına sadece bir öğretmen dokunabilir.
İlçemizdeki eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?
İlçemizde eğitim-öğretim genelde taşıma merkezli ve YİBO da var. Genelde iyi öğrencileri
merkezi sınavla dışarı verdiğimiz için çok kalburüstü diyebileceğimiz öğrencimiz yok. Bun-
dan dolayı da üniversite sınavlarında istenen başarıyı yakalayamıyoruz. Bu açıdan ilçemiz-
de bir proje okulunun ya da Fen Lisesi’nin olması gerektiğini düşünüyorum.
12
Öğretmenlikle ilgili unutamadığınız bir anınız oldu mu? Bizimle paylaşır mısınız?
Ortaokul 2. sınıfta iken koridorda iki arkadaş türkü söylüyorlardı. Ben de onları dinliyordum. An-
cak sonra onlar içeri girdiler. Zeki Hocam vardı, beni koridorda tek gördü. Ben ne kadar derdimi
anlatsam da o anlamadı beni iyice dövdü :) Yıllar sonra İmam Hatip’te müdürken üst katlardan bir
ses geldi. Sese yukarı çıktım ve bir baktım depo olarak kullandığımız kapının ortası yok. İçeride de
küçük boylu bir çocuk var. Beni gördü içeri sindi. Çocuğa yaklaştım, tam bütün hiddetimi döke-
cekken Zeki Hoca’ya derdimi anlatamadığım gün aklıma geldi ve çocuğa dokunmadım. Yıllar sonra
o çocukla tekrar karşılaştım ve bana “Hocam, o gün beni dövseydiniz beni hayattan belki de kopa-
racaktınız ama ben şu an kick boks ile uğraşıyorum, iki tane de üniversite bitirdim.” dedi. Bu be-
nim unutamadığım bir anımdır.
Tutak ÇPAL hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bizimle paylaşmak ister misiniz?
Daha önceki dönemlerde burada iş alanı olmayan bölümler açılmıştı. Bu sebeple oraya gelen öğ-
renciyi güdüleyemiyorduk. Dolayısıyla öğrenciyi güdüleyemeyince öğretmenimiz de verimli olamı-
yor. Şu anda ÇPAL’de yeni tarım ve veterinerlik gibi iş alanı olan bölümlerin açılması bir ivme ka-
zandığını görüyorum. İnşallah sizler ve diğer öğretmen arkadaşlarımızın da yardımıyla daha ilerle-
yeceğini düşünüyorum. Şu anki ekibe inanıyorum.
Siz de okulumuzdan mezunsunuz. Tutak ÇPAL ile ilgili unutamadığınız bir öğrencilik anınız
oldu mu?
Demin anlattığım Zeki Hocamla olan olay zaten orada, okulun koridorunda geçti. Bunun dışında
orada hayatı öğrenmemiz, oradaki arkadaşlıklarımız -ki hala devam eden arkadaş gruplarımız var–
bahçesinde top oynayışımız, sevdalarımız hepsi benim için güzel anılardı. Şu anda hala oraya gitti-
ğimde, müdür odasına girdiğimde öğrenciyken müdür odasına çağırılışlarım aklıma gelir :) Çünkü
ben haşarı bir öğrenciydim, her hafta bir kez oraya bir uğrardım. Yani okulunuza uğradığımda bu
anılar aklıma gelir ve duygulanırım.
Okulumuzun e-bülteninin ilk sayısını geçen ay çıkardık. Sizin de inceleme fırsatınız oldu
mu? Bu konuda neler söylemek istersiniz?
İlk gördüğümde özellikle Tutak ÇPAL’den böyle bir çalışma çıktığını görünce diğer okullara örnek
olacağı için, diğer öğretmen arkadaşlarımıza çalışma azmi vereceği için sizden çok ben sevindim.
Gerçekten bir değişimin, bir hareketin olduğunu fark ettik. Bu hareketin devamını da sizden bekli-
yoruz. Biz sizlere ekonomik ve her açıdan destek oluruz.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü için bir mesajınız var mıdır? Neler söylemek istersiniz?
Aslında Dünya Engelliler Günü bizim gözümüzde engel olarak görülüyor. Biz bu durumdaki arka-
daşlarımızın engellerini kaldırırsak engelli diye bir şey olmaz. Önce kafamızdaki engelleri kaldırma-
mız lazım. Allah o durumda olan kardeşlerimize ve ailelerine sabır ve güç versin.
Son olarak Tutak ÇPAL öğrencilerine ne mesaj vermek istersiniz?
Orayı sadece bir okul bitirmek olarak düşünmesinler. Bir vizyonları olsun. Aranan adam olsunlar.
Talep eden değil talep edilen olsunlar. Yapacakları iş ne olursa olsun en iyisini yapsınlar.
Bizim soracaklarımız bu kadardı müdürüm. Değerli vaktinizi ayırdığınız için
teşekkür ederiz.
Geldiğiniz için ben teşekkür ederim. Çalışmalarınızda kolaylıklar ve başarılar dilerim.
13
OKUL MÜDÜRÜMÜZ
ALİ YILMAZ İLE RÖPORTAJ
Sayın müdürüm, bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
29 Aralık 1989’da bu ilçede doğdum. 4 çocuklu bir ailenin son üyesiyim. Babam burada cezaevinde infaz ve koru-
ma memuru idi. Annem ev hanımı idi. Orta 2’ye kadar Kazım Karabekir İlköğretim Okulu’nda eğitim aldım. Daha
sonra babamın tayini ile birlikte İzmir-Selçuk’a taşındık. İlköğretim ve lise öğrenimini Selçuk ilçesinde tamamla-
dım. Akabinde Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde yükseköğrenimimi tamamlayıp Adnan
Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde pedagojik formasyon eğitimi aldıktan sonra çeşitli özel kurumlarda
Tarih öğretmenliği görevini yürüttükten sonra 2016 yılında buraya atamam gerçekleşti. O dönemde adaylık eğitimi
gereği 6 aylık oryantasyon eğitimimi İzmir’in Selçuk ilçesinde mezun olduğum lisede beni mezun eden Tarih öğret-
menimin danışmanlığında tamamladım. Adaylık eğitiminden sonra da burada görevime başladım. Bu şekilde de
devam ediyorum.
Eğitimci olmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz? Bu kararı almanızda etkili olan biri ya da bir olay oldu
mu?
Eğitim bir anlamda rehberliktir. İnsanı yeniden boyutlandırmaktır. O çerçevede düşünürsek öğretmen olmak da
ülkenin birçok beynine etki etmektir. Hakimi, doktoru, öğretmeni yani ülkenin bir çok beyin takımı öğretmenin
rehberliğinde şekillenir. Bir anlamda vatan sevgisinin teşekkül bulduğu bir meslek olduğu için benim gözümde çok
önemliydi öğretmenlik. Öğretmenlerime karşı hep gıpta ile bakardım. Dolayısıyla bu mesleği seçmekte karar kıl-
dım. Tarihe de yoğun bir ilgim vardı. Eski olan her şeye büyük bir sempati duyuyorum. Bu sebeple bu branşı seçip
öğretmen oldum.
Öğrencilik yıllarından kalma unutamadığınız bir anınız var mı?
Özellikle Tutak’ta öğrenim görürken evimiz okulumuza uzaktı. Evden okula yürüyerek gelmek gerçekten zordu. Bir
gün hiç unutmam, çok kar yağmıştı, ayakkabılarımızın içi kar dolmuştu. Çok üşümüştüm. Okula geldiğimde kalo-
riferde ısındığımı hatırlarım. O zorluk, o meşakkat gerçekten hiç unutamadığım dönemdi. Hamdolsun şimdi devle-
timiz öğrencilerimize bu anlamda büyük hizmet sunuyor. O günle şimdiki zamanı karşılaştırınca nereden nereye
geldiğimizi görüyoruz.
Öğretmenlik ya da idarecilikte unutamadığınız bir anınız oldu mu?
Unutamadığım bir anı, aslında kötü bir anı desek daha doğru olur. Bir öğrencimiz kendi canına kıymıştı. Bu bana
çok ıstırap vermişti. Keşke yaşanmasaydı dediğimiz bir anıdır bu. Ancak elem verici bir olaydı. Bunun dışında tabi
bir çok güzel anımız da olmuştur.
Okulumuzun e-bülteninin ilk sayısını incelediniz. Bu konuda bize neler söylemek istersiniz?
Sevda Çavdar ve Oğuzhan Oğuz hocalarımızın büyük gayretleriyle çok spesifik, özel ve özgün bir çalışma oldu. Siz-
lerin gayretleri sayısında ilk sayımızı yayınlattık. Çevreden büyük bir övgü, muhabbet ve teveccühle karşılık gördü.
Biz bunu devam ettiriyoruz. İlk sayımız hacimli bir yapıdaydı. Okulumuzdaki bir aylık değişim ve gelişim gibi bir
çok çalışmayı içermesi açısından bir arşiv niteliğinde, okulumuzun hafızası niteliğinde bir çalışma. Gerçekten bu
tarz çalışmalar çok önemli. Büyük bir takdirle karşılıyoruz.
14
Teşekkür ederiz. Bize “Cemil Meriç’te Tarih ve Toplum” adlı kitabınızdan bahseder misiniz?
Cemil MERİÇ, önemli bir mütefekkir. Batının ve doğunun kaynaklarını çok iyi irdeleyen, ülkemizin yetiştirmiş
olduğu önemli düşünce adamlarından biri. Cemil MERİÇ’in âmâ olması, genç yaşta gözlerini kaybetmesine rağ-
men okuma azminden hiçbir şey kaybetmeden çevresindekilere mesela öğrencilerine, kızına dikte ettirmesi tak-
dir, beğeni ve hayranlık oluşturmuştu bende. Üniversite son sınıftayken de Cumhuriyet Dönemi Kültür ve Dü-
şünce Hayatı adlı dersimizde Prof. Dr. Mustafa VURAL hocamızla Cemil MERİÇ’i inceledik. Bu tarz bir çalışma
yapmaya karar vermiştim. 2015 yılına kadar kaynak araştırması yapıp malzeme topladım. Onunla ilgili yazılmış
kitapları ve Cemil MERİÇ’in külliyatını okudum. Malzeme hazır olunca tarih ve toplum çerçevesinde değerlendir-
mek istedik ve monografik bir eserimiz ortaya çıkmış oldu. Kızıyla görüşme fırsatımız olmuştu Ümit MERİÇ ho-
camla. Kendisi de bizi bu yönde teşvik etti. Kitabımız bu şekilde yayınlanmış oldu. Cemil MERİÇ’in bir yönüne
ışık tutuyorsa ne mutlu bize..
Hayırlı olsun hocam. Kitapla ilgili birçok dönüt almışsınızdır. Genel olarak kitaba yapılan eleştirilerden
memnun musunuz?
O dönem yayınevinden bize bir dönüş olmuştu. Kitabımızın meclis kütüphanesinde yer alacağı noktasında. Bu
bizim için bir övünç kaynağı. Çevremizden de olumlu dönütler aldık. Birkaç dergide de kitap eleştirisi yayınlandı.
Bütün bunlar bize şevk kattı diyebiliriz.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü için bir mesajınız var mı?
Hepimiz engelli adayıyız. Kimsenin kimseye üstünlüğü söz konusu olamaz. Bu şuurla onların da toplumda aktif
olması en büyük temennimiz. Bütün ülke tek yürek olarak çalışmalıyız bu süreçte onlar da her daim aktif rol
almalı. Zaten devletimiz yapmış olduğu uygulamalarla bu büyük oranda sağlanıyor.
Son olarak okulumuz öğretmenlerine, öğrencilerimize ve velilere vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Son 2 dönemdir bir salgının pençesindeyiz. Bizler bakanlığımızın emirleri çerçevesinde bu süreci iyi yönetmeye
çalışıyoruz. Hocalarımız büyük bir gayret ve özveriyle uzaktan eğitimi sürdürüyorlar. Bu salgın bizim eğitim ve
öğretimimizi aksatmamalı. Velilerimizin bu süreçte uzaktan eğitim noktasında ellerinden geleni yapmaları çok
önemli. Öğrencilerimizin de bu süreçte bol bol kitap okumalarını ve uzaktan eğitime bilfiil katılmalarını; velileri-
mizin de onları desteklemelerini istiyoruz. Biz zaten okul olarak sınıf rehber öğretmenlerimiz, okul idaremiz, okul
psikolojik danışmanımız marifetleriyle velilerimiz ve öğrencilerimizle diyalog içindeyiz. İnşallah hayırlı olur. Bir an
önce bu sürecin sona erip öğrencilerimizin okullara dönmesini umut ediyoruz.
Bizim soracaklarımız bu kadardı. Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz müdürüm.
Ben teşekkür ederim. Emeklerinize sağlık. Biz her anlamda dergimizi destekleyeceğiz. Bu anlamda bir meşale
yaktığınız için tekrar teşekkür ederim.
15
AYLIK FAALİYETLERİMİZ
Büyük bir heves ve gayretle yola çıkarak
hazırladığımız bültenimizin Ekim sayısını
çıkardık. Dergimizi inceleme fırsatı olan
herkesten çok olumlu dönütler aldık. Bu süreçte
yanımızda olan, bize destek veren herkese çok
teşekkür ederiz.
OKULUM TEMİZ BELGESİ
Okullarda hijyen şartlarının geliştirilmesi ve enfeksiyon önleme ve kontrol süreçlerinin
tutarlı olması amacıyla sürdürülen "Okulum Temiz" programına başvuran okulu-
muz belge almaya hak kazandı. TSE onaylı "Okulum Temiz" belgesini Okul Müdürü-
müz Ali YILMAZ; İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Nimet SARIBOĞA'dan teslim aldı.
Okulumuzun, yüz yüze eğitim öncesi fiziki ortamlarının temizliğini ve güvenirliğini bel-
gelemek üzere istek ve azimle hazırlık yaparak başvuruda bulunduk. "Okulum Temiz"
belgelendirme sürecinde; Müdür Yardımcılarımız Mehmet BORAN ve Sadık TUNÇ'a
tüm öğretmenlerimize ve personelimize özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz.
VELİ TOPLANTISI
2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Sene Başı Veli Toplantısı Yapıldı.
Salgın sebebiyle bahçede sosyal mesafeye uygun yaptığımız top-
lantımız İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Okul müdürü
Ali YILMAZ'ın bilgilendirmeleri ile devam eden toplantıda Okul
Aile Birliği Genel Kurul seçimi yapıldı. Toplantı sonrasında veli-
lerimiz öğretmenlerle birebir görüşerek öğrencilerinin durumu
hakkında değerlendirme yapma fırsatı buldu. Toplantıya katı-
lan tüm velilerimize teşekkür ederiz.
9. SINIFLAR YÜZ YÜZE EĞİTİME BAŞLADI
Koronavirüs salgını sebebiyle bir süredir uzaktan eğitimle devam eden 9. sınıfları-
mız 2 Kasım itibariyle okulumuzda yüz yüze eğitime başladı. Okulumuz öğrencile-
rin sağlık ve güvenliği için her türlü önlemi alarak bu sürece hazırlandı.
16
AYLIK FAALİYETLERİMİZ
ANADOLU MEKTEBİ YAZAR/AKADEMİSYEN
BULUŞMALARI
Okulumuz Anadolu Mektebi Projesi Grubu Öğrencileri ile
Danışman öğretmenlerimiz Sevda ÇAVDAR ve Özge BİRÇEK
Anadolu Mektebi Yazar/Akademisyen Buluşmaları etkinliğine
katıldı.
DÖNEMİN İLK SINAVLARI
2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı’nın ilk sınavlarını
okulumuzda sosyal mesafe kuralına uygun
olarak gerçekleştirdik.
12.sınıf öğrencilerimize Milli Eğitim Bakanı
yönelik TYT Deneme Sınavı’nı Ziya Selçuk ile Eğitim
Buluşmaları kapsamında
gerçekleştirdik. öğretmenlerimiz Bakan
Selçuk ile dijital platform
üzerinden buluştu.
10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü münasebetiy- 24 Kasım Öğretmenler Günü için okulu-
le okul bahçemizde tören düzenledik. Tören, muz öğrencileri DİKAB öğretmenimiz
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Gü- Özge BİRÇEK’in yardımlarıyla bir video
hazırlayıp okulumuz öğretmenlerine
nün anlam ve önemini belirten konuşmayı Mü- sürpriz yaparak onların öğretmenler gü-
dür Yardımcımız Mehmet BORAN yaptı. Oku-
nan şiirler ile tören devam etti. Tören bitiminde nünü kutladı. Ayrıca Fizik Öğretmenimiz
Ayten ÇOBANOĞLU Öğretmenler Gü-
öğrenciler okulumuz da hazırlanan Atatürk
Köşesi’ni inceledi. nü’ne özel bir pano hazırladı.
17
AYLIK FAALİYETLERİMİZ
DİL SOKAĞIMIZ
Okulumuz İngilizce öğretmenleri Aslı GÜVEN ve Volkan IŞIK, okul koridorlarımızda
bir Dil Sokağı oluşturmak için kolları sıvadı. Çalışmalara devam eden öğretmenlerimize
teşekkür ederiz.
ŞİİR YARIŞMASINDA 1. OLDUK
24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle ilçe çapında düzenlenen şiir yarışmasında
okulumuz 9/B sınıfı öğrencilerinden Beyzanur DURU 1. oldu. Öğrencimizi tebrik ederiz.
Okul dergimizin editörleri Sevda ÇAVDAR ve Oğuzhan OĞUZ; ay boyunca dergi çalışmaları-
na devam ettiler. Dergimiz için Kaymakamımız, Belediye Başkanımız, Milli Eğitim Müdürü-
müz, Milli Eğitim Şube Müdürlerimiz ve Okul Müdürümüzü makamlarında ziyaret ederek rö-
portaj gerçekleştirdiler. Öğretmenlerimize ve değerli büyüklerimize teşekkür ederiz.
18
REHBERLİK KÖŞESİ
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde okulumuz
öğrencileri de bir mesaj yayınlayarak
Sevgi Varsa Engel Yoktur
dediler.
PATNOS Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Okulumuz Psikolojik Danışman ve
Rehberlik Öğretmeni Neslihan KANTAŞ YAMAÇ’ın öğrencilerimiz ve velilerimize sunmuş olduğu
Pandemi Sürecinde Zaman Yönetimi konulu afişlerimiz..
ÖĞRENCİLER İÇİN VELİLER İÇİN
19
SPOR KÖŞESİ
Engelli sporları, toplumun bedensel veya zihinsel engeli bulunan üyeleri tarafından yapılan
sporlardır. Bu spor dallarının çoğu, mevcut spor dallarının engelli kişiler tarafından daha
rahat bir yapabilmeleri için uyarlamalarından oluşur. Bu bölümde engellilerin yapabildiği
bazı branşlar tanıtılmıştır.
HAZIRLAYAN:
UMUT TOPAÇ
BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENİ
20
MÜZİK KÖŞESİ
TÜRKÜLERİMİZ VE HİKAYELERİ
HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI
Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç askerde vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat´a
(Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul´da has-
taneye yatar, pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler. Yakalandığı
amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat´a getiremez, İstanbul´da kalır.
Hastane önünde incir ağacı
Doktor bulamadı bana ilacı
Baş tabib geliyo zehirden acı
Garip kaldım yüreğime dert oldu
Ellerin vatanı bana yurt oldu
Mezarımı kazın bayıra düze
Benden selam söyleyin sevdiğim gıza
Başına koysun, karalar bağlasın
Gurbet elde kaldım diye ağlasın
ZAHİDEM
Kırşehir Çiçekdağı’ndan Aşık Arap Mustafa, Hacı Bürolardan Mehmet Ağa’nın kızı Zahide’ye aşık olur. Aşık da ne keli-
me yanar tutuşur. Ama gönül bu işte, Aşık Arap Mustafa çok fakir, bir o kadar da garip bir kişi. Zahide ise Hacı Büroların
zengin ve güzel kızı, üstelik ağa kızı, üstelik çok güzel, yaşı ise Aşık Arap Mustafa’dan büyük. Dolayısıyla nereden bakar-
sanız bakın birbirlerine hiç ama hiç denk değiller. Üstelik Zahide’yi isteyen çok zenginler var. Hem zenginler hem de ya-
şıtları Zahide’nin peşinde. Bu kadar kişinin arasında Zahide bir fakire hele hele bir garibe verilir mi..? Aşık Arap Mustafa
bütün bu olumsuzluklara rağmen istetir Zahide’yi ama sonuç malum: Zahide’yi Aşık Arap Mustafa’ya vermezler. Aşık
Arap Mustafa sonunda askere gider. Zahide’yi ise başka biri ile evlendirirler. Zahide’nin başkası ile evlenmesini Aşık
Arap Mustafa’ya duyurmak istemezler ama o bir yolunu bulur ve öğrenir. Yıkılır, dünyası kararır ve İşte Zahidem türküsü
Aşık Arap Mustafa’nın sesinden sazından bizlere kazandırılır.
1965 yılında Zahide vefat eder. 1966 yılında da Aşık Arap Mustafa vefat eder.
Zahidem gurbanım n’olacak halim Zahidem kurbanım dardayım dağdan
Gene bir laf duydum kırıldı belim El eder Zahidem karşıki bağdan
Gelenden gidenden haber sorarım Derdin beni del’ediyor Zahidem
Dediler bu hafta oluyor gelin Kâhkülüne sürmüş kokulu yağdan
Kömür gözlüm al eline kalemi Kay’altında olur bağın iyisi
Ben söyleyim yaz başıma geleni Bağda biter kirazınan gayısı
Fukara deyip de seni vermezler Birde dayısına söyleyim dedim
Hani göster açlığından öleni Yoğumuş ki Zahidemin dayısı
Kurban olam Alişen’e Hacı’ya Gurbet ellerinde esirim esir
Çeşmenin başına gelen sucuya Affeyle sevdiğim bendedir kusur
Çıktım Büyüköz’e seyran eyledim Kadir Mevlam seni bana verirse
Düşemedin eyice bir gocaya Nemize yetmiyor el kadar hasır
21
EDEBİYAT VE SANAT KÖŞESİ
bir şiir.. bir kitap..
BU YAĞMUR BEYAZ ZAMBAKLAR
ÜLKESİNDE
Bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince
Nefesten yumuşak yağan bu yağmur... GRİGORY PETROV
Bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince.
Kitapta tüm yoksulluğa, im-
Aynalar yüzümü tanımaz olur. kansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağ-
men, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden
Bu yağmur kanımı boğan bir iplik din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, dok-
Tenimde acısız yatan bir bıçak torlardan işadamlarına kadar, her meslekten insa-
nın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Fin-
Bu yağmur yerde taş ve bende kemik landiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak
Dayandıkça çisil çisil yağacak. için nasıl büyük bir mücadele verdikleri anlatılır.
Bu yağmur delilik vehminden üstün;
Karanlık kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün
Sulardan, seslerden ve gecelerden.
Necip Fazıl KISAKÜREK
bir kelime...
“Nahif” kelimesi ile “naif” kelimesi birbirine karıştırılır.
Oysa;
Nahif; ince, hassas, kibar anlamına gelir.
Naif ise; tecrübesiz, deneyimsiz kişi anlamındadır.
bir resim…
Tablonun Adı: Kaplumbağa Terbiyecisi
Ressam: Osman Hamdi Bey
Resmediliş Tarihi: 1906-1907
22
ÖĞRETMENLERİMİZİN KALEMİNDEN
Salçalı Ekmek
Sokaktan eve gelmek istemediğimiz zamanlardı. Hani daha çocuktuk; küçük yüreğimiz farkında değildi olup bitenin..
Etrafımızda kıyamet kopsa da her şeyi görüp hiçbir şeyden etkilenmezdik güya! Hoş derinlerimizde yaralar ve çatlaklar
açılırmış ama farkına bile varmazdık ya da farkına varıp görmezden gelirdik. Yorganı çekerdik başımıza, kendi dünya-
mızın kahramanı olurduk. Sabah bir çıkardık evden; deli gibi oynardık, toprağa dokunurduk, çamur karardık yapraklar-
dan.. Bilinmedik yemekler yapardık. Misket oynardık (en sevdiğim buydu belki ). Koşardık, saklanırdık, atlardık, zıplar-
dık, köşe kapardık.. Belki bunlardı bize yaşanılan şeyleri görmezden geldiren.. Etrafımızdaki kıyameti hissettirmeyen
bu kendi dünyamızda kurduğumuz hayal gücümüzün yokluk oyunlarıydı. Öyle ki açlığı bile unutturdu, en fazla dayana-
mayıp bir koşu eve gidip kocaman ekmeğin içine salçayı sürüp ya da sürdürüp oyuna, o ütopik dünyamıza, koşmak
için can atardık. Ne tatlıydı o salçalı ekmek.. Ne masumdu.. Bizim hayal dünyamızdaki oyunlar, dertsiz tasasız gamsız
vaktin nasıl geçtiğini bilmeden yorgunluktan bitap düşüp eve gelince kapanan o gözlerimiz ne masumdu ... Şimdi ço-
cukla çocuk olmamın, cocuk gördüğümde ondan daha çocuk olmamım sebebi, oyuna kendimi o çocuktan daha çok
kaptırmamım sebebi belki de etrafımda kopmakta olan kıyametten bir anlık da olsa kaçma isteği. Belki kendisi başlı
başına.. Kıyamet sebebi olan bu dünyadan bir nefeslik de olsa kopma isteği.. Belki de yorgun düşüp hiçbir şey düşün-
meye vakit kalmasın diye gözlerimin uykuya koşma isteği ... Belki de kendi dünyamın kahramanı olma isteği, en olma-
dı salçalı ekmeğin boş midemde kelebek uçurduğu hissi arzulaması...Varın siz ne derseniz deyin, bir sebep bulun
çocuk kalın.. Bir parça da olsa çocuk olun, çocuk bulun onun dünyasına misafir olun, ona masal olun, onun oyununda-
ki kahraman olun.. Gökten üç de elma düşürün; biri size, biri o dünyalar masumu çocuğa, biri de bu yazıyı okuyana …
Özge BİRÇEK
DİKAB ÖĞRETMENİ
ÖĞRENCİLERİMİZDEN GELENLER
ÖĞRETMENİM Bilmez iken alfabenin a’sını
Elbet eğitimin büyük önemi Hece hece yazıp okumasını
Salgınla geçirdik iki dönemi Öğrendim yazmanın en âlâsını
Pusula olmadan yol bulmaz gemi Kaleme kağıda can öğretmenim..
İlim deniz, kaptan sen öğretmenim..
Bir tek bizde değil bütün dünyada
Deselerdi birden beşe kadar say İnsanlığa sağlamalıyız fayda
Üçü unuturdum vay halime vay Tutmak gerek tutmak treni rayda
Gündüz güneş, gece aydınlatan ay Yol uzak kılavuz sen öğretmenim..
İlminden isterim pay öğretmenim..
BEYZANUR DURU/9-B
Gündüz güneş, gece ay dedim demin ÖĞRETMENLER GÜNÜ ŞİİR YARIŞMASI
Bilgiyle oluruz her şeyden emin
Hiçbir şey yerini tutmaz kalemin İLÇE 1.Sİ
Boş kağıt ben, kitap sen öğretmenim..
23
10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA KÖŞESİ
ATATÜRK KÖŞEMİZ
10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA TÖRENİMİZDEN KARELER
24
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KÖŞESİ
Okulumuz öğrencilerine sorduk. 41 kişinin katıldığı anket sonuçları aşağıdadır :)
O
K
U
L EN MERHAMETLİ HOCA: EN OTORİTER HOCA: EN SERT HOCA: EN SiNiRLi HOCA: EN iYi öĞRETEN HOCA:
SUAT TEŞVİ %46 SUAT TEŞVİ %40 SEVDA ÇAVDAR %52
U SEVDA ÇAVDAR %57 ALİ YILMAZ %35 ALİ YILMAZ %30 SADIK TUNÇ %29 ÖZGE BİRÇEK %38
ÖZGE BİRÇEK %42 FATMA METE %24 SADIK TUNÇ %11 ALİ YILMAZ %24 ASLI GÜVEN %33
SEVDA ÇAVDAR %16
M ASLI GÜVEN %32
U
Z
U
N EN ŞIK HOCA: EN KARiZMATiK HOCA: EN ŞiRiN HOCA: EN EĞLENCELİ HOCA:
SEVDA ÇAVDAR %50 ÖZGE BİRÇEK %39
EN SEMPATiK HOCA: ASLI GÜVEN %36
ÖZGE BİRÇEK %47 UMUT TOPAÇ %29
ÖZGE BİRÇEK %45 SUAT TEŞVi %34 SUAT TEŞVİ %56 ASLI GÜVEN %28
E SEVDA ÇAVDAR %33 ÖZGE BİRÇEK%31 UMUT TOPAÇ %36
ALİ YILMAZ %19
N ASLI GÜVEN %28 NESLİHAN KANTAŞ YAMAÇ %24
ASLI GÜVEN %24
L
E
R
İ EN CiDDi HOCA: EN PSİKOLOG HOCA: EN SAKiN HOCA: EN İNATÇI HOCA:
EN ÇOK GÜLEN HOCA:
ALİ YILMAZ %38 NESLİHAN KANTAŞ YAMAÇ %65 ASLI GÜVEN %30 M. öGüN GÜNAYDIN %34
ASLI GÜVEN %38
SUAT TEŞVi %25 ÖZGE BİRÇEK %33 ÖZGE BİRÇEK %15 SEVDA ÇAVDAR %25 UMUT TOPAÇ %23
SADIK TUNÇ %23 SEVDA ÇAVDAR %19 SEVDA ÇAVDAR %15 ÖZGE BİRÇEK %15 FEYZETİN DENİZ %23
EN iYi KONUŞAN HOCA: EN TiTiZ HOCA: EN COOL HOCA: EN AKTİF HOCA: EN ANAÇ HOCA:
SEVDA ÇAVDAR %34 ÖZGE BİRÇEK %29 UMUT TOPAÇ %33 SEVDA ÇAVDAR %33 AYTEN ÇOBANOĞLU %31
ALİ YILMAZ %24 ASLI GÜVEN %26 SUAT TEŞVİ %28
ÖZGE BİRÇEK %22 AYTEN ÇOBANOĞLU %22 SADIK TUNÇ %17 ÖZGE BİRÇEK %23 ÖZGE BİRÇEK %31
ASLI GÜVEN %20 FATMA METE %28
AYTEN ÇOBANOĞLU %20
EN BABA HOCA: EN ESPRiLi HOCA: EN BiLGE HOCA: EN DUYGUSAL HOCA: EN GERÇEKÇİ HOCA:
ALİ YILMAZ %33 SUAT TEŞVİ %36 SEVDA ÇAVDAR %35 ÖZGE BİRÇEK %38 ALİ YILMAZ %27
SUAT TEŞVİ %28 UMUT TOPAÇ %28 ASLI GÜVEN %31 FATMA METE %27
SADIK TUNÇ %20 ASLI GÜVEN %18 ALİ YILMAZ %23 SEVDA ÇAVDAR %31 SUAT TEŞVİ %22
SADIK TUNÇ %23
25
NOSTALJİ KÖŞESİ
26
TEŞEKKÜR KÖŞESİ
Okul dergimizin baskı maliyetini üstlenen
ve öğretmenler odamıza şanlı Türk
bayrağımızın tablosunu hediye eden
Belediye Başkanımız Sayın Bülent DURU’ya
çok teşekkür eder, katkılarından dolayı
minnettar olduğumuzu belirtmek isteriz.
Okul logomuzu tasarlayan
Grafik-Tasarım Uzmanı Sayın Müjdat ALTINGÖZ’e
okulumuz için yaptığı bütün tasarımlar ve
katkıları için çok teşekkür ederiz.
Müjdat ALTINGÖZ
Grafik Tasarım Uzmanı
Gmail: [email protected]
Okulumuzun gizli kahramanları,
personelimiz Engin YILDIRIM ve
Bayram ARSLAN’a emeklerinden
ötürü minnettarız.
27
Köklü Geçmişten
Çağdaş Geleceğe..
TUTAK ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ
AYLIK OKUL DERGİSİ
ARALIK / 2020 SAYI: 2
Okul web sitemiz artık daha aktif ve daha dolu. Yenilenen
ve geliştirilen okul web sitemize ziyaretlerinizi bekleriz..
http://tutakcpal.meb.k12.tr/
28