The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.

Şehit Mehmet Demir Kız Anadolu İHL 1.sayısıdır.

Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by kdrye.ikiz.57, 2022-03-17 11:17:47

ŞMD_Sayı1

Şehit Mehmet Demir Kız Anadolu İHL 1.sayısıdır.

Şehit Mehmet Demir 1 MART 2022
Süreli
Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Dergisi
Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu

İÇİNDEKİLER 14 İSLAM COĞRAFYASI
DİYE BİR YER VAR MI?
3 MÜDÜRÜMÜZDEN HAKKI BİÇER
ASİYE ŞAHİN
17 İSTİKLAL MARŞI YORUMU
4 HATİCE AYSİMA AKAR

ŞEHİT MEHMET DEMİR KAİHL 18 ÜNİVERSİTE SINAVINA HAZIRLIK
(FEN VE SOSYAAL BİLİMLER PROJE OKULU) SÜRECİNDE KAYNAK SEÇİMİ
TANITIM:: C. CEMİLE İLHAN
SEHER ÖZLEM BİNGÜL
22 ÇİÇEKLER DE ZAMANLA ACIR
12 KADRİYE İKİZ
ŞEHİT MEHMET DEMİR
RÖPORTAJ:: 24 2021-2022 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI
DİLARA ERGÜN FAALİYETLERİMİZ
FEYZANUR SÖYLEMEZ
30 MEZUNUMUZDAN MESAJINIZ VAR
NİSA ŞEVVAL KORKMAZ

31 DÜNYANIN KANUNU
MULHİME NİDA

ŞMD KAİHL İmtiyaz Sahibi Tasarım
Yıl:1 Sayı:1 Asiye ŞAHİN Kadriye İKİZ
Mart 2022 Genel Yayın Yönetmeni Mucize Nur TEMUR
Tuğba MENGİLLİ
Editör © Şehit Mehmet Demir
Seher Özlem BİNGÜL Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
adına tüm hakları saklıdır.

MART 2022

Asiye ŞAHİN Sevgili Öğrencilerim,
Okul Müdürü Geleceğimizin emin ellerde olduğunu bilmek, bayrağı
devredeceğimiz nesillerin bizlerden daha yüksek bir
motivasyonda olduğunu görmek arzusu içerisindeyiz.
Bu bağlamda sizlerden beklentilerimiz dünyadaki
değişimin farkında olmanızdır. Değişimin ta kendisi
olmak yönünde çalışmanızdır. Ahlaklı, dürüst, adil
ve hepsinden önemlisi iyi bir insan olmanızdır.
İnandığımız dinimizin de gereği olan iyi bir insan olmak
şiarı bizim geleceğimizin en önemli teminatı olacaktır.
Eğer bir değişimi insanlığın yararını gözetecek şekilde
gerçekleştiremezsek medeniyetimizin de sonunu
hazırlamış olacağız. Umuyoruz ki sizler tüm bunların
farkında olan, sorgulayan, araştıran ve en güzele
ulaşmayı hedefleyen çalışmalar içinde olursunuz. Zira
güvencemiz sizlersiniz.

Sevgili Okuyucularımız,
Eğitimin bir gönül işi olduğunu düşünen ve gönlünü bu işe vermiş bir eğitim çalışanıyım. Son
bir buçuk yıldır müdürlüğünü yaptığım bu eğitim kurumunda sizlerle birlikte daha iyiye daha
güzele olan yolculuğumuz devam ediyor. Eğitim, insanın hayatını anlamlı kılmasına vesile olan
ve etkileri uzun zaman sonra ortaya çıkan bir hizmettir. Biz eğitim gönüllülerine düşen de bu
hizmeti her şart altında en iyi şekilde yapmaya çalışma gayreti içinde olmaktır. Bu minvalde okul
dergimizin çıkmasında emeği geçen okul müdür yardımcımız Tuğba MENGİLLİ, uzman psikolojik
danışmanımız Kadriye İKİZ, edebiyat öğretmenimiz Seher Özlem BİNGÜL; 10C sınıfı öğrencimiz
Mucize Nur TEMUR ve dergi fotoğraflarında destek olan tüm öğretmen ve öğrencilerimize
teşekkür ediyorum. Dergimizin ilk sayısını Şehit Mehmet Demir'e ithaf ediyoruz.

ŞEHİT MEHMET DEMİR

KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
FEN VE SOSYAL BİLİMLER PROJE OKULU

Seher Özlem BİNGÜL
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Fotoğraf:: Kadriye İKİZ Gaziantep Şehitkamil ilçesinde bulunan okul gerek
11D Zehra UZUN - Rumeysa KORKMAZ yönetimi gerek uygulamaları gerek ekinlikleri
11G Elifnur AYDIN - Nurefşan TÜRK - Semanur KORKMAZ gerekse de akademik başarılarıyla öğrencilerin
tercih ettiği okullar arasında bir bayrak gibi gururla
yerini alıyor.
Okul, 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain FETÖ
darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı Havacılık
Daire Başkanlığındaki görevi sırasında şehit olan
Gaziantepli Polis Memurumuz Şehit Mehmet
Demir’in ismini alarak 27 öğrenciyle 2016-
2017 Eğitim-Öğretim yılında hizmete başlamış.
Bünyesinde ortaokul da barındıran ve şu anda 587
öğrencisiyle eğitim-öğretime devam eden okul; “Fen
ve Sosyal Bilimler” programı uygulayan, sınavla
öğrenci alan bir proje okulu olarak göz dolduruyor.
Bilim ve teknolojinin farkında olan, değişmeye ve

4

gelişmeye açık, öğrenmeyi temel ihtiyaç kabul eden,
değerlerini yaşayan ve yaşatan, hoşgörü sahibi,
farklılıkları zenginlik kabul eden, en az bir yabancı
dili çok iyi bilen, kendine güvenen, katılımcı,
kendini sorgulayan, etkili, nitelikli ve ahlaklı
bireyler yetiştirmeyi kendine hedef belirleyen okul;
fiziksel çehresini de buna göre düzenlemiş. Okulda
otuz derslik, Z kütüphane, erkek ve kız mescidi,
EBA odası, etüt salonları, biri beş yüz kişilik olmak
üzere iki konferans salonu, Kuran-ı Kerim sınıfı,
laboratuvarlar, proje odaları, satranç odaları, hat
çalışması odası ve konferans salonu bu amaca
hizmet etmekte.
Bölgede tercih edilen okullar arasında yer alan Şehit
Mehmet Demir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi,
ulaşım sıkıntısı yaşayan öğrencilerine de dört katlı
pansiyonuyla çözüm sunuyor. Şu anda pansiyonda
doksanı burslu olmak üzere yüz on öğrenci
kalıyor. Pansiyonda kalan öğrenciler pansiyona ait
yemekhaneden de dört öğün faydalanabiliyor.

5

Okulda toplam kırk üç öğretmen bulunmakta olup
sekiz meslek dersleri öğretmeni, yedi matematik
öğretmeni, beş Türk dili ve edebiyatı öğretmeni,
ikisi Arapça dördü İngilizce öğretmeni olmak üzere
toplam altı yabancı dil öğretmeni, iki fizik öğretmeni,
iki kimya öğretmeni, iki tarih, iki coğrafya öğretmeni,
bir felsefe ve bir beden eğitimi öğretmeni; ortaokul
kademesinde ise bir Türkçe, bir sosyal bilimler, bir fen
bilimleri öğretmeni, iki psikolojik danışman ve rehber
öğretmen görev yapıyor. Her biri alanında uzman olan
bu öğretmenler öğrencilerin hem akademik hem de
kişisel gelişimlerinde önemli bir rol oynuyor.
Meslek dersleri öğretmenleri; meslek derslerinin
içeriği ve misyonu ile öğrencileri günümüz dünyasına
uygun, akla ve vicdana hitap eden, din algısı ile
manevi olarak donanımlı bireyler olarak yetiştirmeyi
hedefliyor.
Bir başka zümre olan İngilizce zümresi derslerde
interaktif, yenilikçi ve teknoloji destekli etkinliklere yer
vermekte olduklarını, okulda şu anda yürütülmekte
olan üç eTwinning projesi ve hazırlık aşamasında olan
bir erasmus+ projesi olduğunu kıvançla iletiyor. Zümre;
öğrencilerin İngilizceyi akıcı, etkili ve uygulamalı bir
şekilde kullanmasını hedefleyen çalışmalar yapıyor.
Yeryüzünde yaygın olarak kullanılan, BM tarafından
kabul edilen dillerden biri olan ve milyonlarca
insan tarafından konuşulan Arapça okulda verimli
bir biçimde öğretiliyor. Arapça derslerinde eğitsel
oyunların, drama ve rol yapma teknikleri ile teknoloji
destekli etkinliklerin yer alması, öğrenciler için okulda
daha aktif ve eğlenceli eğitim ortamı oluşturuyor.

6

Edebiyatı karakter edinmiş öğretmenler olarak
kelimelerin gizli dünyasına hâkim olmanın verdiği
ilhamla dilimize, kültürümüze, tarihimize hizmet
etmenin onurunu yaşıyoruz, diyor okulun Türk dili ve
edebiyatı ve Türkçe öğretmenleri. Edebiyat ile edebi,
okumak ile bilgiyi, öğrenmek ile erdemi büyütüyorlar
kendi deyimleriyle. O güzelim kitapları raflarda
tozlandırmamak adına yaptıkları bu kutsal görev,
okumanın zevkine varmış bir nefer daha kazanmanın
verdiği mutlulukla amacına ulaşmış oluyor elbette.
Fizikdersini; gençleredoğabilimlerinintemelilkelerini,
madde ve evrenin birbiriyle ahengini anlatmayı,
evrenin ilk oluşumundan günümüze, günümüzden
geleceğe doğada yaşanmış ve yaşanabilecek değişimleri
göz önüne sermeyi hedefleyen bir ders olarak
tanımlayan okul fizik öğretmenleri bu kompleks dersi
öğrencilere sevdirmeyi ve keşiflere öncü olmalarına
vesile olmayı kendilerine görev edinmişler.
Biyoloji ve biyolojik bilimlerin günden güne artan
önemi nedeni ile budersintümyeterliliklerikapsayacak
bir şekilde elden geçirilmesi ve haftalık ders saatlerinin
mutlaka artırılması kaçınılmaz bir zorunluktur,
diyen ders öğretmenleri, özveriyle derslerini hayatın
parçası haline dönüştürmeyi başarırken bir yandan
da özellikle de sayısal tercih yapacak öğrencileri canla
başla üniversite sınavına hazırlıyorlar.
Okulda okutulan kimya derslerinde öğrencilerin
günlük hayatlarında karşılaştıkları birçok probleme çözüm olacak bilgiler aktarılmakta.
Okulda okutulan kimya derslerinde öğrencilerin günlük hayatlarında karşılaştıkları birçok
probleme çözüm olacak bilgiler aktarılmakta. Öğrencilere Kimya kavramlarının ezberle
öğretilmeye çalışılmasından ziyade onların kimya derslerini özümseyerek öğrenmesine
yönelik çalışmalar yapılıyor. Kimya dersi öğretmenleri öğrencilerin günlük yaşamda
karşılaştıkları olaylarla okulda öğrendikleri kavramlar arasında ilişki kurmalarının
bilimsel okuryazar olmalarına katkı sağlayacağı düşüncesiyle derslerini işliyorlar.

7

Matematik zümresi öğretmenleri, büyük bir özveri
sergileyerek öğrencilerin matematik dersi konusunda ön
yargılarını yıkmaya çalışıyorlar. Zümre öğretmenleri hem
öğrencilerin kişilik gelişimlerine katkı sağlamayı hem
öğrencileri YKS ve LGS’ ye hazırlamayı hedefliyorlar. En
büyük amaçları da öğrencilerin analitik düşünebilen ve
üreten bireyler olarak yetişmesine vesile olmak.

“Tarihin konusu insandır. Tarih insanın olduğu her
yerdedir. Bizler de tarihin tanıklarıyız. Bu nedenle tarih
zümresi olarak amacımız öğrencilerimize tarihin bir
parçası olduğumuzu hissettirmek ve öğretmek. Milli ve
kültürel değerleri benimsetmekte önemli bir yere sahip
olan tarihi öğrenmenin sevmenin anlamanın en başta
gelen yolu onun bir parçası olduğumuzu anlatabilmektir.”
diyor okuldaki tarih öğretmenleri. Bir yandan da etkinlik
ve soru çözümleri ile öğrencileri sınav surecine adapte
etmeye çalışıyorlar.

Okul bünyesinde bulunan ortaokulda derslere Okul coğrafya öğretmenleri; gelmiş olduğu son noktadaki
giren tüm öğretmenler öncelikli olarak ilgi alanları, amaçları, yöntemleri, teknolojileri ve araç-
öğrencileri topluma faydalı birer birey olarak gereçleri ile coğrafya bilimini öğrencilere tanıtabilmek
yetiştirmeyi hedefliyor. Ağaç yaşken eğilir diyerek hedefindeler. Yerel sorunlar başta olmak üzere coğrafya
erdemli gençler yetiştirmeyi amaçlıyorlar. Derse biliminin ilgi alanına giren konu ve sorunlara yönelik
giren tüm öğretmenler aynı zamanda öğrencileri akademik çalışmalar yapan, bilimsel gelişmeleri ve
LGS’ye de hazırlayarak öğrencilerin akademik teknolojiyi takip eden bireyler yetiştirme amacıyla
geleceklerini de şekillendirmeye çalışıyorlar. derslerini işliyorlar. Öğrencilerin Coğrafya dersine ilgisini
artırabilmek için bir Coğrafya Koridoru oluşturmak ve
geziler düzenlemek için çalışmalara başlamışlar bile.
Felsefe dersi bu okulda hak ettiği değeri görüyor elbette.
Felsefe derslerinde öğrencilerin eleştirel bir düşünme ve
sorgulama yoluyla yenilikçi, yapıcı, verimli, kendi içinde
tutarlı olan ve farklı fikirlere karşı da saygı duyabilen,
tartışma kültürünü doğru bir şekilde edinmiş hoşgörülü
bir zihniyet geliştirmeleri hedefleniyor.

8

Okulda tüm bu akademik başarılarla yarışan bir
de beden eğitimi ve spor dersi var ki imrenmemek
elde değil. Öğrenciler, sporla fiziksel sağlıklarını
korurken zihinsel ve psikolojik olarak da kendilerini
geliştiriyorlar. Teneffüsler de bir yanda badmintonla,
bir yanda basketbolla, bir yanda voleybolla, bir
yanda da okçulukla ilgilenen öğrencilerin neşeli
seslerini duyuyorsunuz. Ayrıca dart ve floor curling
okulda öğrencilerin yönlendirildiği branşlardan.
Beden eğitimi ve spor derslerinde ve ders dışı eğitim
faaliyetlerinde gençlerin akademik başarılarının
yanında yaşam boyu fiziksel aktivite yapma ve bunu
sürdürme kültürünün yerleştirilmesi ile sporun
birleştirici gücünü kullanarak öğrencileri kötü
alışkanlıklardan uzaklaştırmak hedefleniyor.

9

Vatanını ve bayrağını seven, milletine saygılı, tarih
şuuruna sahip, inançlı nesiller yetiştirmeyi kendisine
görev edinmiş bu okulun hem imam hatip lisesi
hem fen lisesi hem de sosyal bilimler lisesi olmanın
hakkını verdiği aşikar. Ancak bunun bir tesadüf
olmadığını vurgulamak lazım. Okulun son iki yılda
yaşadığı dönüşümün asıl mimarları kuşkusuz ki
Okul Müdürü Asiye Şahin Hanımefendi ve müdür
yardımcıları.Görevegeldikleriilkandanitibarencanla
başla çalışan, gecesini gündüzüne katan idari kadro
okulu oldukça ileriye taşımış. Okulun çehresindeki
değişiklik insanda hayranlık uyandırıyor. Asiye
Şahin Hanımefendi devraldığı okula bahçesinden
sınıflarına, öğretmenler odasından zümre odalarına,
sınıflardan laboratuvarlarına çağ atlatmış. Her
şeyden önce okulu bir aileye dönüştürmüş. Bu
okulda yöneticilerden öğrencilere, öğretmenlerden
yardımcı personele kadar herkes büyük bir ailenin
üyeleri ve işin en güzel yanı bir bütünün parçaları.
Bu ailenin Gaziantep’te daha uzun yıllar başarılarıyla
adını duyuracağı kuşkusuz.

10

11

RÖPORTAJ:: Mehmet Demir.
11/F Dilara ERGÜN Mehmet Demir, 15 Temmuz hain darbe girişimi
11/F Feyzanur SÖYLEMEZ gecesi teknik eleman olarak görev yaptığı Gölbaşı
Özel Harekât Daire Başkanlığında darbeci hainler
tarafından atılan bomba ile şehit oldu. Gölbaşı
Havacılık Dairesi Başkanlığında polis memuru
ve teknik birimde helikopterin makine ve teknik
bakım kontrolünden sorumlu olan Mehmet
Demir, 15 Temmuz gecesi yaşananlardan haberdar
olur olmaz üstündeki tişört ve kot pantolonu ile
evden koşarak çıktı. Arkadaşlarını da evlerinden
alarak helikopterleri kontrol etmeye gitti. Demir,
helikopterlerden birini çalıştırmak istediği anda
23.08’de hainler tarafından ilk bomba atıldı. Demir
arkadaşlarına kaçmalarını söylerken kendisi orada
şehit oldu. Mehmet Demir ve arkadaşları Ahmet
Oruç, Mehmet Oruç, Murat Alkan, Yasin Bahadır
Yüce eğer helikopteri uçurabilselerdi F-16 kimlik
görüntüsünü alacaklardı. Eşi Yeliz Angın Demir ile
3,5 yıllık evli olan ve bir hafta önce ailesini ziyarete
gittiği Gaziantep’e bir hafta sonra cenazesi giden
şehit Mehmet Demir, 6 yıldır görev yapıyordu.

Haber Kaynağı: Yenişafak

ŞEHİT MEHMET DEMİR

12

1-Rahmetli Şehidimiz Mehmet Demir ile sürekli okuduğu kitaplar, dinlediği şarkılar, yazdığı
abi-kardeş olarak ilişkiniz nasıldı? metinler dikkatimi çekerdi. Çok belli etmese
Abi-kardeş olarak ilişkimiz çok iyiydi. Her zaman de milliyetçi ruhu fark edilirdi. Motor Bölümü
önümde el ayak olan, bana hep destek olan, öğretmenliğinden mezun olunca öğretmenlik de
öğretmenimmiş gibi beni yönlendiren, iyi ve yaptı. Öğretmenlik mesleğini de severek yapardı
kötünün ne olduğunu ayırt etmemi sağlayan bir fakat polislik mesleğinin önü açık olduğu için ve
abim oldu.Bize hep güzel anlar yaşattı. Benim için milliyetçi bir kişiliğe sahip olduğu için polislik
her alanda çok güzel şeyler bıraktı. Şu an yaptığım mesleğini de çok istedi. Polis olmak istiyorum ve
işi bile onun sayesinde yapıyorum. Tabii ki bu bu üniformayı taşımak istiyorum dediği çok oldu.
duyguyu tam olarak aktaramam. Çok iyi bir insandı. 4-Rahmetli Şehidimizin ismi okulumuza verilince
neler hissettiniz? Nasıl bir duyguydu?

2-Kıymetli Şehidimizle çocukken yaşadığınız, Tabii ki ismi böyle güzel bir proje ve imam hatip
sizi gülümseten bir anınız var mı? okuluna verilince çok gurur duyduk. Yani hıçkıra
Tabii ki çok fazla anılarımız var. Her zaman benim hıçkıra ağladığımız anlar da oldu. Birisi Şehit
üzerime düştüğü için şehit olunca bir boşluk Mehmet Demir okulunda okuyorum deyince
hissettim. Çocukken internet kafeye gitmemiz ve anlatılmaz bir duygu , anlatılamaz bir gurur
peşimizden gelip kızması veya halı sahaya gidip maç yaşıyoruz. Sizin ettiğiniz her bir duanın abime
yapmamız güzel anılardı. Yani bunlar olmayınca şefaat kapısı olması bizi çok mutlu ediyor.
illaki bir boşluk oluyor. 5-Okulumuz öğrencileri üzerinden öğrencilere
3- Kıymetli Şehidimiz Mehmet Demir, polislik vermek istediğiniz bir tavsiyeniz var mı?
mesleğini seçmeye nasıl karar verdi? Hayatta hiçbir zaman pes etmeyin. Hem iş
Bu meslek çocukluk hayali miydi? hayatınızda hem de eğitim-öğretim sürecinizde
O dönemde çok fazla teknolojik alet yoktu. Bir her zaman çalışın. Bir kapı kapanıyorsa illaki bir
tane masaüstü bilgisayarımız vardı. Abimin kapı açılacaktır.Bence mücadele etmenin sonu yok.
Tevekkül edip çokça çalışın.

13

İSLAMCOĞRAFYASI
VARD İMYIE? B İ R Y E R
Hakkı BİÇER
İHL Meslek Dersleri Öğretmeni

O gün, Habur sınır kapısından çıkıp Kerbelâ topraklarına
girdiğimizde, Müslümanların yaşadığı medeniyet coğrafyasının

yorgun ve perişan haline bakıp, “İslâm coğrafyası diye
bir yer var mı?” sorusunu sormuş, o berrak dimağlarda

bu soruya cevap aramıştık.

14

1989 yılının yarıyıl tatiliydi. Okuldan üç pasaportla dünyayı dolaşma özgürlüğü
otobüs rehber öğretmenlerimiz eşliğinde varken neden biz, böyle bir imkândan
karayolunu kullanarak umre ziyareti için mahrum oluyorduk? Her 10-20 kilometrede
yola düşmüştük. Kutlu yolculuğa her çıkanın durdurulmak, güvenlik tehdidi olarak
taşıdığı heyecan, her birimizin yüreğini kıpır görülmek o kadar ağırımıza gidiyordu ki.
kıpır ediyordu. İslam dünyasının kalbine, 17-18 yaşlarında bir imam hatipli olarak Bağdat’ta,
evrenin merkezine, Hz. İbrahim’in, Kerbela’da, Mekke’de, Taif ’te bu soruya cevap
Hz. İsmail’in ve Hz. Muhammed’in aradığımı unutmuyorum. Daha birçok soruya…

17-18 yaşlarında bir imam
hatipli olarak Bağdat’ta,

Kerbela’da, Mekke’de, Taif’te bu
soruya cevap aradığımı
unutmuyorum. Daha
birçok soruya…

(Aleyhimü’s-Selam) bizlere emanet ettiği Müslüman yüreklerin hepsinin buluştuğu,
topraklara bir an önce ulaşmak, o mana iklimini aradaki ayrışma ve ihtilâf noktalarının kaybolup
teneffüs etmek, huzur seline kendimizi bırakmak gittiği bir eksen istemek bizim de hakkımız değil
istiyorduk. Bir milyon Müslümanın hiç uğruna miydi? Etnik, kültürel, tarihsel yaralarını sarmış,
katledildiği İran-Irak savaşı henüz sona ermişti. dışarıdan gelen hiçbir virüsü bünyesine kabul
Ruslar ise özgürleştirmek için girdikleri etmeyen, karşısında herkesi esas duruşa geçiren bir
Afganistan’dan çıkmaya hazırlanıyorlardı. Geride eksen olmak varken, neyin bedelini ödüyorduk?
bir milyonun üzerinde “şehit”, yüz binlerce dul Beş vakit aynı ezanın içimizi ısıtan çağrısına kulak
ve yetim bırakarak. Rusların terk ettiği ülkeyi veren, İslam dünyası dediğimiz muhteşem gönül
daha sonra Amerika işgal etti. Bir milyon kişi coğrafyamızdan yansıyan ekran görüntülerine
hayatını kaybetti, ülke nüfusunun üçte biri bakınca tablo, “Her gün Âşura, her yer Kerbelâ.”
göçmen oldu. 40 yıllık işgaller coğrafyasının Yüz yıl önce de aynıydı. Yüzyılı aşkındır
faturası bu kadar değil. Pakistan, İran, Türkiye yaşadığımız, Bedir, Uhut, Hendek savaşları…
ve dünyanın diğer devletlerinde yüzbinlerce Ölüm kalım mücadelesinin, İstiklal savaşının
Afgan, bugün hala sığınmacı durumunda. adı değişiyor ama mücadele verenler değişmiyor.
Amerika hala büyük şeytan… O gün, Habur Fetihleri geride bırakalı çok oldu, başkalarının
sınır kapısından çıkıp Kerbelâ topraklarına çıkardığı savaşlarda, ölüm kalım mücadelesi
girdiğimizde, Müslümanların yaşadığı medeniyet veriyoruz. O yolculuk hafızamda o kadar yer
coğrafyasının yorgun ve perişan haline bakıp, etmişti ki… Her kapıdan kovulan, her gittiği
“İslâm coğrafyası diye bir yer var mı?” yerde dövülen bir yetimdik adeta. Irak’tan Suudi
sorusunu sormuş, o berrak dimağlarda bu Arabistan’a geçerken Arar sınır kapısında 22 saat
soruya cevap aramıştık. Bir dönem meydan sebepsizce bekletildikten sonra valizleri deşilerek
okuduğumuz Avrupa’nın gözünde her on açılan birer şüpheliydik. “Acılarımıza kardeş”
yılda bir darbelere maruz kalan, askeri bildiklerimizce böyle bir muameleye maruz
vesayetlerin gölgesinde, ayakta durmaya kalmak o kadar dokunmuştu ki. Otuz yıl sonra
çabalayan, zor dönemlerden geçen bir ülke idik. ise gönül coğrafyamıza yaptığımız yolculuklarda
Karayoluyla hac ve umre, İslam dünyasını gözlerimizi yaşartan, yüreğimizi ferahlatan
dolaşmak, ümmet şuuruna sahip her mü’minin sahnelerle karşılaşmak, “ümmet” olmanın o kadar
hayalini süsler. Batılı bir seyyahın elinde da zor olmadığını gösteriyordu. Bugün, son yirmi

15

Yiğit düştüğü yerden kalkacak. Küllerinden
dirilmeye başlayan bu ümmet coğrafyası,
yeniden var olma savaşı veriyor. Bu savaş, bir
hendek savaşı şartlarını taşıyor desek yeridir.
Safımızdan biri, bir kahraman hendeği aşarak
düşmana galebeçalıyor,destanyazıyor,birdiğeri
bu uğurda can veriyor, tarihi yeniden yazıyor.

yılda kazandığımız ve kazandırdığımız özgüvene Yiğit düştüğü yerden kalkacak. Küllerinden
bakınca, ülkemizin önderliğinde; direnişin, dirilmeye başlayan bu ümmet coğrafyası,
yeniden toparlanmanın ve yeniden yekvücut yeniden var olma savaşı veriyor. Bu savaş, bir
olmanın pekâlâ mümkün olduğunu görüyoruz. hendek savaşı şartlarını taşıyor desek yeridir.
Ortadoğu diye adını koydukları bölgemizde Safımızdan biri, bir kahraman hendeği aşarak
bitmeyen bir İsrail sorunu var. Bir Suriye düşmana galebe çalıyor, destan yazıyor, bir diğeri
sorunu var. Küresel güçler ve işbirlikçilerinin bu uğurda can veriyor, tarihi yeniden yazıyor.
sistematik olarak gerçekleştirdikleri katliamlarda Uzun süre İslam dünyasının merkezi olan İstanbul;
kınamanın ötesine geçilmemesi dünya vicdanının Bağdat, Şam, Kahire, Kudüs, Semerkant, Üsküp,
çoktan iflas ettiğini gösterdi bizlere. Ne var Saraybosna; Mekke’den ayrı düşünülemez. Bütün
ki, zulüm payidar olmayacak ve zalimler bu bu şehirler de Hz. Peygamber’in rehberliğinde
dünyada yaptıkları zulümlerle anılacaklar. inşa edilen Medine’den ilham almamışlar mıdır?
İslam dünyası olarak gerek İsrail’e gerekse Bu şehirler, eşsiz jeopolitik konumları, zengin
dünyanın çeşitli yerlerinde Müslümanlara yeraltı kaynakları, dini ve kültürel dokularıyla
zulüm eden güçlere karşı tavrımızı net olarak tarihin müşahede ettiği tüm zamanlarda
koyamadığımız sürece bu acılar devam edecek. gündemin merkezinde oldular. Haçlılar, iki yüzyılı
Pek çok İslam ülkesinin mezhebî veya kavmî aşkın süredir bu coğrafyayı terk etmedilerse tek
maslahatlarını korumak adına zulümlere sessiz sebebi, hilafet sancağı altında İslam coğrafyasının
kaldığı şu dönemde, Türkiye’nin girişimleriyle yine yeniden toparlanışına şahit olmak istememeleridir.
Türkiye’nin öncülüğünde oluşturulan kamuoyu, Hatay ilinin Suriye haritasının içinde
şüphesiz sonuca ulaştıran, kan ve gözyaşını österilmesi, Sezai Karakoç’a sorulduğunda;
dindirecek adımları da beraberinde getirecek. “Hatay elbette Suriye’nindir. Kayseri de hatta
İnanıyoruz ki, Türkiye tarihi misyonuna sahip İstanbul da Suriye’nindir. Aynen Şam’ın,
çıkarak başta Suriye, Filistin, Doğu Türkistan Halep’in bizim olduğu gibi...” demiştir.
olmak üzere tüm mazlum halkların yanında Bu, ortak medeniyet, ortak tarih, Özbekistan’ı da
yer almaya devam edecek. Kan bağına, ırka Mısır’ı da Suriye’yi ve Lübnan’ı da evimizin öbür
ve dile dayalı her türlü kutuplaşmayı, etnik ve odası yapar ve öbür odadaki yangına kayıtsız
kültür temelli tüm siyasi seçenekleri reddeden kalamayız. Bildiğimiz bir şey var ki, asla umursamaz
ülkemiz, azınlık diktaların değil, kendi davranmayacağız. Ümmetin cesaretlenmesi
geleceğine sahip çıkmak isteyen halkların için, Suriye’yi de Filistin’i de Doğu Türkistan’ı da
yanında yer alacak. “İslâm alemi” umursamalıyız. İslam Coğrafyası diye bir yer var
diye bir yer var çünkü… çünkü…

16

İSTİKLAL MARŞI YORUMU Çatma sakın çehreni ey nazlı hilal. Sen
11D Hatice Aysima AKAR kahraman ırkıma bir gül. Bak bir gülsen senin
için ne güneşler batırıp ne hilaller doğuracak.
“Korkma” diye başlar Mehmet Akif Kurban olayım sana da yanındaki yıldıza da.
sözlerine. “Korkma, sönmez bu şafaklarda Sizin gölgeniz vurmadan şu kara toprak ne
yüzen al sancak.” O sancak ki göklerin en eyler, nasıl yaşar? Altındaki binlerce kefensiz
güzeli, en kızılı... Topraktan uzanan pak şehit, nasıl olur da sensiz şahitlik yapar? Bunca
eller kadar temiz. O bayrak ki çelikten zırhı dua bunca tekbir nasıl olur da sensiz usulca
olanların, tek zırhı ana duası olanlardan dolaşır göklerde? Yarmaz mı o meltemi kanlı
alamadığı kadar yüce. O bayrak ki yurdumun bir bıçak? Acımaz mı vatana gönül vermiş
üstüne tüten en son ocak sönmeden, ona bunca insanın bağrı? Sarsılmaz mı gök kubbe
baktığında çarpan en son yürek dinmeden en uzaklardan beri? Ağlamaz mı Fırat? Kanla
sönmeyecek. Var oldukça her birimiz, her dolup akmaz mı sevdalın Dicle? Haykırmaz mı
daim kızıllığı ile semalara hükmedecek. bunca dil rabbine “Allah’ım benden canımı
al, vatanımı alma!” diye?
Hilal parya edecek kıskananları altında,
o yıldız hep parlayacak. Nasıl sığdırayım Hakkıdır. Nasıl olmasın? Beşerin canından
satırlarıma yıldızın neferlerini? Parlayacak öte nesi var ki şu dünyada? En değerli varını
tabii! O yıldız Mehmet’indir, Ayşe’nindir. O gözünü dahi kırpmadan veren; nasıl olur
bizimdir, o benimdir, o benim milletimindir köle gözünü dikmişe, salyası akan soysuza?
ancak. Parlaklığına göz dikse de her türlü Öğrenememişlere inat haykırır. “Biz Türk
alçak ne açlığa, susuzluğa esir olur bu millet milletiyiz. Ya özgürüz ya ölü!” diye.
ne de göz dikenlere. Bu bayrak milletindir,
bu millet bayrağındır ancak! Sığamamıştır tarihe kaldır kafanı neymiş gör
bak: Sönmeyen ışık, ölmeyen şehit, inmeyen
bayrak. Hak bilir ya dökülen kanların hepsi
helal hepsi ak.

Korkma ne batar ne de söner bu Hilal!

Çünkü hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal!

17

ÜNİVERSİTE SINAVINA
HAZIRLIK SÜRECİNDE
KAYNAK SEÇİMİ

C.Cemile İLHAN
Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

Genellikle öğrencilerimizde gördüğümüz yanlış; popüler,
isim yapmış kaynakları daha kendilerini hiç değerlendirmeden

kırtasiyeden alıp kitaplıklarını dizmeleridir. Çevremize
baktığımızda bu popüler kaynakların hemen her öğrencide

mevcut olduğunu göreceksiniz.

‘’Daha verimli ders çalışmayı nasıl başarabilirim?’’
sorusu öğrenci olarak hepinizin çokça üzerinde
durduğunuz en önemli sorulardan biri. Bu soruya
genellikle kendine bir hedef belirleme, çalışma
ortamını düzenleme, çalışma planını oluşturma,
derslere hazırlıklı gitme gibi klasik ama çokta önemli
cevaplar verilir. Genellikle atlanan konu ise hep
kaynak seçimi olur. Doğru kaynak seçimi verimli
ders çalışmada en az diğer verimli ders çalışma
yöntemleri kadar önemlidir. Ama genellikle hep bu
konu atlandığı için bazı öğrencilerin verimli ders
çalışmasının önündeki en büyük engel olur. Gelin
birlikte doğru kaynak nasıl seçilir onu konuşalım.

18

Seviyene uygun kaynakları seç!

Kaynak tercihinde en önemli unsur kendi düzeyine
uygun kaynağı seçmektir. Peki kendi düzeyimize
uygun kaynağı nasıl seçebiliriz? Bu konuda en İnsan yapabildiği şeyi sever.
önemli nokta derste ne durumda olduğumuzu Seviyemize uygun kaynakları
objektif olarak değerlendirebilmektir. Bu
değerlendirmeyi yapabilmek için elimizde bir çok seçerek başarma duygusunu
imkan var. Deneme sınavlarına girip sonuçlarını
analiz ederek, okuldaki girdiğimiz sınav tatmalı, derse bağlanmalı
sonuçlarına bakarak, kendimizi ders esnasında bu yolla yapabildiğimizi
değerlendirerek dersteki durumumuzun net bir
sonucuna varabiliriz. görüp pes etmemeliyiz.
Kendimizi geliştirdikçe de

o bize zor gelen kaynakların

seviyesine çıkabilir ve onları

da çözebiliriz. Böylece seviye

seviye kendimizi geliştirip

başarıya ulaşmış oluruz.

Ve değerlendirmeyi yaptıktan sonra sıra kaynak
seçimine gelmelidir. Eğer alt sınıflarda iken o
dersi anlamada güçlük çekmediysek ve şuanda
da o dersi iyi yapabileceğimize güveniyorsak ve
denemelerde de soruların önemli bir kısmını
zorlanmadan yapabiliyorsak orta zorluk düzeyinde
bir kaynaktan başlayıp onda konuyu temizledikten
sonra orta-zor bir kaynak çözüp en son ise zor
bir kaynağa geçip onu da temizledikten sonra
artık branş denemelerine başlayabiliriz. Ama alt kaynakları daha kendilerini hiç değerlendirmeden
sınıf düzeylerinde de anlamakta zorlandığımız, kırtasiyeden alıp kitaplıklarını dizmeleridir.
sorularını çözerken güçlük çektiğimiz bir dersse Çevremize baktığımızda bu popüler kaynakların
eğer önce çözebileceğiniz seviyedeki kolay veya hemenheröğrencidemevcutolduğunugöreceksiniz.
başlangıç seviye kaynaklardan başlamalı, daha Bir kaynak alıp çözmeye başladığımızda bu
sonra orta-kolay düzeydeki kaynağı temizleyip orta kaynak bizi çok zorluyorsa, soruları çözemeyip on
düzey kaynağa geçmelisiniz. Sınav sürecinde eğer soruda sadece birkaçına cevap verebiliyorsak veya
vaktiniz kalırsa o dersteki zor kaynağı çözersiniz on soruya bir saate yakın zamanımız gidiyorsa
ama vaktiniz daraldıysa mutlaka bu derste branş bu kaynak bizim seviyemize uygun değildir ve
denemelerinden devam etmelisiniz. bizi geliştirmez. Bizi geliştirmemesinden daha
kötüsü de bizi o derse karşı soğutma riskidir.
Kaynağını seviyemize uygun olup olmadığını İnsan yapabildiği şeyi sever. Seviyemize uygun
nasıl anlarız? kaynakları seçerek başarma duygusunu tatmalı,
derse bağlanmalı bu yolla yapabildiğimizi görüp
Denemelerde 40 soru matematikten 5 net çıkaran pes etmemeliyiz. Böylece kendimizi geliştirdikçe
bir öğrenci ile 20 net çıkaran bir öğrenci aynı de o bize zor gelen kaynakların seviyesine çıkabilir
kaynak çözmemelidir. Genellikle öğrencilerimizde ve onları da çözebiliriz. Böylece seviye seviye
gördüğümüz yanlış; popüler, isim yapmış kendimizi geliştirip başarıya ulaşmış oluruz.

19

...muhakkak kaynak seçerken yardım al. Yardım için
başvuracağım en sağlıklı yol, ders öğretmenine

seviyeni söyleyip ondan fikir almak olabilir. Yapacağın
en yanlış şey ise muhtemelen kırtasiyeye gidip kitapların

kapaklarındaki yazılara göre seçim yapmak olur.

Eğer zorlanıyorsan yeni nesil sorulardan
başlamak yerine temelden başla.

MEB ve ÖSYM’nin düzenlediği sınavlarda uzun
Ancak bazı öğrencilerimizde bu durumun tam süredir yorum ve muhakeme gücüne dayanan
tersini görürüz. Yani seviyelerinin çok altında yeni nesil sorular sorulmaktadır. Ancak yorum
kaynak seçerler. Seviyemizin çok üzerinde bir yapabilmek için öncelikle bilgiyi özümsemiş
kaynak çözmek ne kadar yanlışsa seviyemizin çok olmak gerekir. Eğer yeni nesil soruları problemleri
altında kaynak seçmekte bir o kadar yanlıştır. Eğer çözmekte zorlanıyorsan daha temel, bilgi
siz o koca kaynakta çok çok az soru kaçırıyorsanız pekiştirecek bir kaynağı temizle daha sonra yeni
bu kaynak da sizi geliştirmez, sadece hızlanmanızı nesil soruların olduğu kaynaklardan devam et.
ve pratik yapmanızı sağlar. Ama bizim ihtiyacımız Yani bir pekiştirici kaynaktan sonra diğer tüm
olan şey gelişimdir. Ancak seviyemize uygun kaynakların yeni nesil sorular barındırıyor olsun.
kaynakla kendimizi geliştirebiliriz. Bir oran vermek
gerekirse kaynağımızdaki soruların %80-90’ını Kaynak kalitesini sorgula.
(20 soruda 16-18’ini) çözebiliyorsak bu kaynağın
seviyesi bize uygundur diyebiliriz. ve kalan yüzde Piyasada satılan onlarca yayın ve yüzlerce soru
%10-20’lik kısım da bizi daha çok geliştirecek bankası var ve tabii ki bunların bir kısmı kaliteden
kısımdır. Mutlaka bu soruları öğretmenlerimize, ve sınav sisteminden çok uzak kaynaklar olabiliyor.
arkadaşlarımıza çözdürmeli veya eğer varsa video Bu yüzden muhakkak kaynak seçerken yardım
çözümlerini izlemeliyiz. Eğer bu sorulara tekrar al. Yardım için başvuracağım en sağlıklı yol, ders
dönüp bakmıyorsak, çözmeyip çözdürmüyorsak öğretmenine seviyeni söyleyip ondan fikir almak
o kaynağı bitirdiğimizden bahsedemeyiz. Gerçek olabilir. Yapacağın en yanlış şey ise muhtemelen
gelişim ve net artışı görmek istiyorsak konularda kırtasiyeye gidip kitapların kapaklarındaki yazılara
ve denemelerde çözemediğimiz soruların peşine göre seçim yapmak olur. Popüler kaynaklara
düşmeliyiz. O sorular çok değerli! yönelmek her zaman faydalı olmayabilir.

20

Üniversite Arkadaşınıza ve çevrenize bakarsanız genelde
sınavına herkesin elinde aynı yayının kaynağını görürsünüz.
hazırlanırken Öğretmenlerimiz de bu yayınları öneriyorsa eğer
kaynak kaliteli bir yayın olduğu da muhakkaktır. Ancak
seçimine bu kaynak bir kısmımızın seviyesine uygun
yeterli özeni olmayabilir. Bu durumda kaynağa şöyle bir göz
gösterdiğinizde, atıp çözüp çözemeyeceğinizi analiz etmelisiniz.
seviyenize Eğer size zor geldiyse kendi seviyenizi kitabın
uygun, kaliteli, seviyesine çıkarana kadar diğer kaynağınızı
sınav sistemine temizleyip daha sonra bu kaliteli kaynakları edinip
yakın sorular onları da çözebilirsiniz. Yani sıralama çok önemli!
barındıran Paragraf ve problem rutini için kitap seçmek;
kaynakları YKS’de başarılı olmanın püf noktalarından biri de
çözdüğünüzde günlük rutinlerimizin olmasıdır. Özellikle TYT için
daha verimli paragraf ve problem rutini çok önemlidir. Paragraf
çalıştığınızın rutinimizi uygularken her gün aynı kaynaktan
farkına soru çözmek o kaynağın sorularına aşinalık
varacak, sınav oluşturacağı için gün geçtikçe sorular daha tanıdık
netlerinizin gelecek ve sizi daha az geliştirecektir. Bu nedenle
yükseldiğini elimizde iki veya daha fazla paragraf kitabı olmalı
göreceksiniz. ve bu kitapları döndürerek çözmeliyiz. Bugün A
paragraf kitabı ile rutinimizi gerçekleştirdiysek
yarın B, sonraki gün C kitabından çözüp bu sıra
ile devam etmeliyiz. Ve sınav yaklaşınca mutlaka
ama mutlaka ALES (Akademik Personel Seçme
Sınavı)’te çıkan paragraf sorularını çözmemiz
gerekiyor. ALES, ÖSYM tarafından yılda üç kere
uygulanan ve çokça paragraf ve problem sorusu
barındıran bir sınav. Birebir ÖSYM soru yazarları
tarafından hazırlanan bu paragraf ve problem
soruları bizim için altın değerinde. Bu nedenle
ALES paragraf ve problem sorularını çözmeden
YKS’ye girmemeliyiz. Problem rutinimiz için kitap
seçerken de mutlaka seviyemize uygun kaynaktan
başlayıp günde en az 10-15 problem sorusunu
rutinimize eklemeliyiz. Problemde paragraftakinin
aksine tek kaynaktan gitmemizde bir sakınca
yoktur. Tek kaynağı temizleyip daha sonra yeni
kaynağımıza geçebiliriz.

Üniversite sınavına hazırlanırken kaynak
seçimine yeterli özeni gösterdiğinizde, seviyenize
uygun, kaliteli, sınav sistemine yakın sorular
barındıran kaynakları çözdüğünüzde daha verimli
çalıştığınızın farkına varacak, sınav netlerinizin
yükseldiğini göreceksiniz.

21

ÇİÇEKLER DE
ZAMANLA ACIR

Kadriye İKİZ
Uzman Psikolojik Danışman

Elini aldı hüzün çiçeği. İçindeki yaralara baktı. Derin ve hala sıcaktı. Uzaklaşmış olamaz,
dedi içinden, içi acıdı. Elini aldı. Yarınlara baktı ve derin bir iç çekti. Öyle derindi ki
dönemem sandı. Hemen iade etti aldığı nefesi. Hiçbir şey uzun süre onun olmamalıydı.
Öyle ya dönmek, zor olandı. Elini aldı hasret çiçeği. Bu kez çizgileri gördü. Alın çizgisini,
bir türlü ritmini bulamayan kalp çizgisini, ilkokul defterine çizdiği ilk eğik çizgiyi..
Neden, dedi sessizce. Sessizliği canını yaktı. Neden önce eğerler çizgileri? Doğruyu
bulmak için, dedi bir ses, eğriyi tanımak gerekir. Doğru olmak için eğriyi bilmek. Her
insan doğar ve eğrilir.. Elini aldı, içinde kır çiçeklerini gördü. İsmi olmayan, tanınmayan
güz çiçeklerini, papatyaları, akşam sefalarını, bal çiçeklerini... Kırları gezdi. Hiçbir çiçek
yerini yadırgamıyordu. Kiminin etrafında dikenler vardı, kiminde zehirli otlar, kiminde
ise her gün bir parçasını yiyen karıncalar. Kendine baktı, etrafını acılar sarmıştı,
yadırgamadı. Ben dedi, bir kır çiçeğiyim. Rüzgar esti birden ve yönünü döndü. Bu kez
dağları gördü. Heybeti korkuttu önce, nasıl da dik duruyordu. Siz, dedi içinden, size
seslensem, beni de duyar mısınız? Yankılansam da olur. Yeter ki sesimi duyun, dinleyin
istiyorum. Haykırmak istedi ve avaz avaz içine döndü. Dağlar, bırak yerinde dursun...
Elini aldı ve bir eliyle diğerini tuttu. Ağırlaşmıştı elleri, taşıyamıyordu. Uzun bir zaman
sonra, hayallerini gördü. Her birine ellerini koymuştu. Her birini elleriyle koymuştu,
bulamadı. Tam dalacakken karaya vurdu. Bir tufan koptu geceye, gözleri tutuldu. İçine
sindi kır çiçeği. Ellerini odaya savurdu. Anılar dağılmıştı herbir kenara. Toplamak için
aramak gerekiyordu, aramak için anlamak. Aklını eline koydu ve anlamı buldu.
Apar topar hazırlandı. Zaman, yılları sıralıyordu onun için. Vakit artık yoktu. Hasırdan
örülen, annesinden kalma küçük bir çanta ilişti gözüne. Bu yeter, dedi. Tüm dünyalıkların
içinde, sadece bu yeter. Ellerini aldı güz çiçeği. Her parçasını heybesine doldurdu. Yola
koyuldu. Adımladıkça ömrünü, içi ağırlaşıyordu. Attığı her adımda boncuk boncuk
hece dökülüyordu alnından. Sev-gi, has-ret, öz-lem, ek-mek, aşk...

22

Ayaklarının altı yığınlarla dolmuştu. Yollar dedi, onları da süpürün ardımdan. Savursun
rüzgar kelimelerimi. Söz, kalmadı yanacak. Belki bir gün, belki bir, belki.. Kelimeler yine
döküldü, tamamlayamadı. Söyleyebilseydi eğer, inanabilseydi belkilere, "dönebilirim"
diyecekti. Size bakıp belki yolumu bulabilirim. Kaybolursam eğer, belki bir gün, bir
sonbahar yaprağında sizi görür, yeniden doğabilirim. Diyemedi, yürüdükçe döküldü.
Elini aldı ve usulca kalbine götürdü. Korkma, dedi içinden. Yolda olmak iyidir. Yüreğini
aldı sonra, hasırdan heybesine koydu. Ellerinin arasına yerleştirdi yavaşça. Kırılmasından
korktu. Ve içine döndü hazan çiçeği. İçinde yüzünü gördü. Bakamadı, döküldü…

24/02/2018

- Bildiklerini aramak için yola çıktığın ilk adımda yorulup tökezlediğin oldu mu hiç?
Ya da ne aradığını bilmediğin bir yolda kaybolduğun? İçinde bir yerlerde yolda olmanı
salık veren bir sese doğru durmadan koştuğun ama her yanı kaplayan bu öğüde uyup
yolda tutunmak için kendi elinden başka bir şey bulamadan sessizce yok olduğun?
- 'İnsan bildiğini ne diye aramaya çıkar ki,' diye düşünürken 'ben kayboldum,' dedi.
'Ki insanın kendi eli aklına gelmez o haldeyken. Yürüyebilmek için bir ışığın sana doğru
süzülmesini beklersin. Siyahın da rengi var, dersin ama karanlık değişmez. Siyah, ortalığı
aydınlatmaya yetmez doktor. Siyah, daima siyahtır.'
'Kaybolduğun yer neresi?' diye bir soru yöneltmek onu anlaşılmamışlığın en derinine
yollamaktan başka bir işe yaramazdı. Anlattığı şeylere ya da soracağı sorulara vereceğim
cevabı planlamak adına değil, onun için oradaydım. Gerçekten ve sadece
onun için orada olduğumu görmek, varlığının onaylandığını hissetmek
ve gün ışığının içeri sızmasına yardım etmek için arada bir gözlerini
aralıyor, sonra yeniden karanlığa çekiliyordu.
Kaybolduğu ya da saklandığı yere sığınırcasına yumuyordu
gözlerini. İçine sığdıramadığı dünyanın, gözlerini kapadığında görüş
alanından çıktığı için yok olduğunu düşünen bir çocuk gibi, elleriyle
yüzüne set çekmiş, öylece duruyordu. 'Ben.. Ben kayboldum..'
Kaybolduğunu anlamak için etrafta bir şeylerin normalden farklı
olduğunun ya da kişinin etrafına yabancılaştığının farkında olması
gerekir. Her şey yerli yerinde iken kim, neden kaybolur? Ki bir şeyi bulmanın
en kolay yolu, onun en son nerede bırakıldığının hatırlanmasıdır. Annelerin
her zaman söylediği gibi, nereye koyduysak ordadır. O zaman doğru soru,
farkındalığın odağını belirlemek üzere kaybedilene sorulmalıydı.
- Kendini en son nerede bıraktın?

Görsel: Graham Franciose 23

ŞEHİT MEHMET DEMİR KIZ ANADOLU İHL

OKÇULUK İL TEMSİLCİLİĞİ BAŞARILARIMIZ

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gaziantep'e
teşriferinin 89. yıl dönümü münasebetiyle,
Okçuluk İl Temsilciliği tarafından düzenlenen
müsabakada okulumuz öğrencilerinden
Zeynep Eslem Demir minik kızlar kategorisinde
il 3.sü, Meltem Şahin küçük kızlar kategorisinde
il 2.si, Ebru Uğurlu makaralı yay genç kızlar
kategorisinde il 3.sü, Zeynep Şen küçük kızlar
il 5.si olmuştur. Öğrencilerimizi tebrik eder
başarılarının devamını dileriz.

29 EKİM CUMHURİYET BAKYRAMI OKÇULUK MÜSABAKALARINDA
''GENÇ KIZLAR'' KATEGORİSİNDE 12. SINIF ÖĞRENCİLERİMİZDEN
'FATMA ULU' İL ÜÇÜNCÜSÜ, 'EBRU UĞURLU' İL BEŞİNCİSİ OLMUŞTUR.

24

2021-2022 SPOR FA ALİYETLER İMİZ

2021-2022 OKUL SPORL ARI GENÇLER (B)
KIZLAR BASKETBOL İL BİRİNCİLİĞİ FİKSTÜRÜ
B GRUBU İLK MAÇINDA OKULUMUZ SANKO

OKULLARINI 45-43 YENMİŞTİR.

OKUL SPORLARI 2021-2022 SEZONU OKUL SPORL ARI 2021-2022 SEZONU
''BADMİNTON KÜÇÜK KIZLAR'' KATEGORİSİNDE SATRANÇ GENÇLER (A) KIZ KATEGORİSİNDE
ÖĞRENCİLERİMİZ TAKIM HALİNDE İL ÜÇÜNCÜSÜ OLMUŞTUR.
TAKIMIMIZ İL DÖRDÜNCÜSÜ OLMUŞTUR. KIZLARIMIZA DANIŞMANLIK YAPAN ADNAN ÇİÇEK HOCAMIZA
DA EMEKLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ.

25

ŞEHİT MEHMET DEMİR KIZ ANADOLU İHL

"ÜŞÜYEN ELLERİ SICAK YÜREKLERİMİZLE ISITIYORUZ" PROJEMİZ KAPMSAMINDA ARA TATİL BOYUNCA
MAĞDUR BÖLGELERDE YAŞAYAN ÇOCUK VE BEBEKLER İÇİN ATKI VE BERE ÖRÜLDÜ.

25 ARALIK GAZİANTEP'İN KURTULUŞU "ESAT KABAKLI" KONSERİYLE
OKULUMUZDA BÜYÜK BİR COŞKUYLA KUTLANDI.

GAZİANTEP'İN KURTULUŞUNUN 100. YIL KUTLAMALARI
DEĞERLİ MİSAFİRLERİMİZİN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

26

2021-2022 FA ALİYETLER İMİZ

DİN ÖĞRETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
TARAFINDAN HEDEF 2022 PROJESİ
KAPSAMINDA YAPILAN MESLEK DERSLERİ
KAZANIM DEĞERLENDİRME SINAVINDA

İLK ÜÇE GİREN ÖĞRENCİLERİMİZ
ÖDÜLLENDİRİLDİ.

"DİRİLİŞ BULUŞMALARI" KAPMASINDA
GAZİANTEP İHH İNSANİ YARDIM VAKFI ŞUBE
BAŞKANI TUNCAY MENGİLLİ OKULUMUZDA

ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU.

OKULUMUZ 11.SINIF ÖĞRENCİLERİNDEN
BEYZAGÜL AKSÜT ŞEHİTKAMİL İLÇE
MÜFTÜLÜĞÜ MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI

ETKİNLİKLERİ ÇERÇEVESİNDE DÜZENLENEN
LİSLER ARASI EZBERE NAAT OKUMA
YARIŞMASINDA İLÇE İKİNCİSİ OLDU.

27

ŞEHİT MEHMET DEMİR KIZ ANADOLU İHL

SELAM VE DUA İLE..
Şehit Mehmet Demir Kız AİHL
Ailesi olarak gerçekleştirdiğimiz
Mevlid Kandili yemek ve dua
etkinliğimizdesayınİlMüftümüz
Hüseyin HAZIRLAR, İl Milli
Eğitim Müdür Yardımcısı Halit
ATEŞ ve değerli konuklarımızI
ağırlamaktan mutluluk duyduk.

12. SINIF ÖĞRENCLERİMİZ HARUN DLEK HOCAMIZ REHBERLİĞİNDE ACAROBA KÖYÜ SALİHA CEMİL
CAHİT GÜZELBEY İLKOKULUNDAKİ KARDEŞLERİNE OKUMA KÖŞESİ OLUŞTURDU.

28

2021-2022 FA ALİYETLER İMİZ

TANITIM AMACIYLA SEKİZİNİCİ SINIF ERKEK
ÖĞRENCİLERİMİZLE İLÇEMİZDEKİ ERKEK
İMAM HATİP LİSELERİ ZİYARET EDİLDİ.

KARİYER VE MESLEKI REHBERLİK ÇALIŞMALARI
KAPSAMINDA ÖĞRENCILERİMİZ GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ
TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ'NE ZIYARET GERÇEKLEŞTİRDİ.

ÖĞRENCİLERİMİZLE SİNEMA ETKİNLİĞİ
GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

18 ARALIK DÜNYA ARAPÇA GÜNÜ
ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİMİZİN HAZIRLADIĞI

PROGRAM EŞLİĞİNDE KUTLANDI.

29

MEZUNUMUZDAN MESAJINIZ VAR! 4 yıl bunun için hem ilmi hem fenni alanda yola
Nisa Şevval KORKMAZ layık yolcular olmak için çok çalıştık. Üniversite
imtihanları yaklaştıkça hocalarımız ve bizlerde
Selamün aleyküm sevgili kardeşlerim, heyecan haddinden fazlaydı. Özellikle 11 ve
Ben Nisa Şevval Korkmaz. Gaziantep Üniversitesi 12.sınıf tahmin edersiniz yoğun ve yorucu bir
Tıp Fakültesi 1.sınıf öğrencisiyim. 2020 yılında ders çalışma süreciyle geçti. Ama hedeflerimiz
şuan okuyor olduğunuz bu güzel liseden mezun için dişimizi tırnağımıza takıp çalıştık. Çok
oldum. Lise diyorum ama benim için liseden şükür istediğimiz sonuçları elde ettik. İnşallah
çok daha ötesiydi Şehit Mehmet Demir. Şehit kazandığımız yerlere, mesleklere layık bireyler
Mehmet Demir 2016 yılında eğitim öğretime olabiliriz. Sizlere sınava nasıl hazırlandığımı
başladığında ben de okulun ilk öğrencisi olarak bu uzun uzun anlatmayacağım. Hepinizin farkı
4 yılımın geçeceği yere adım atmış oldum. (okul bir çalışma şekli var ya da hepinizin farklı
numaram 1 idi :) Bu okula ilk geldiğim zaman hedefleri var ama herkes için ortak olan
toplam 27 öğrenciydik ve okul yeni hizmete bir durum var ki o da şu: bu gece uykuya
girdiği için yapılması gereken çok şey vardı. vicdanım rahat dalmalıyım. Bu cümle hem
Okul öncelikle fiziki olarak hazırlanmalı idi. (bir sınavınız hem de günlük hayatınız için geçerli.
tabelaya sahip olmak gibi ya da bir kantin) daha Lütfen bu yılların kıymetini bilin. Eminim
sonra akademik ve sosyal etkinlikler konusunda içinizde okulunu sevmeyen arkadaşlarım var.
kendini kanıtlamak zorunda idi. Bunların İnsanın bir yerde mutlu olmamasının suçlusu
haricinde de en önemlisi bizim dava sahibi, kul yer değil kendisidir. Nereye giderseniz gidin
hakkını gözeten Allah korkusu olan insanlar sevmeyecek şey bulmak kadar kolay bir şey
olarak yetişip Türkiye’nin en iyi üniversitelerine, yoktur. Bulunduğunuz yerden şikayet etmek
fakültelerine yerleşmemizdi. Saymış olduğum yerine size tavsiyem bulunduğunuz yeri hem
şeyleri gerçekleştirmek için arkadaşlarım ve kendi ruh sağlığınız hem de etrafınızdaki
hocalarımla üstün bir çaba harcadık. Okulun insanların ruh sağlığı için güzelleştirmeniz.
her köşesinde inanılmaz bir alın teri var ve Tıp fakültesine başladığım gün ilk derste
bunun bir parçası olmakla her zaman gurur hocamız bir söz söyledi ve bunu kendimize
duydum. Yapılan etkinliklerin hemen hepsine düstur edinmemizi istedi. Ben de sizlerle
katıldım. Geriye dönüp baktığımda o yılları paylaşmak istiyorum. Tıpta hastalık yoktur
çok dolu ve mutlu geçirdiğimi görüyorum hasta vardır. Bence demek istediğim anlaşıldı.
ve şahsım adına seviniyorum. Sizlere de Lafı çok uzattım sevgili kardeşlerim. Allah
tavsiyem sorumluluklarınızın farkında olarak, dimağlarınıza güç versin. İnşallah hedeflerinize
ertelemeden sevdiğiniz şeylerin peşinden hem bu dünyada hem de öte dünyada ulaşan
koşmanız. Üniversite sınavı yaklaştıkça bu proje kullardan olursunuz. Sağlıcakla kalın. Bizlere
okullarının kendini kanıtlama vaktinin de ayak de dualarınızda yer verin. Allah’a emanet olun.
sesleri duyuluyordu. Bu çok önemli bir proje
idi çünkü biliyorsunuz ki okulumuz hain darbe
girişiminin ardından şehadet mertebesine erişen
özel harekat polisi Mehmet Demir’in adını alarak
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bünyesine alınmış
ve herhangi bir yapıya değil Allah’ın dinine
hizmet eden bireyler yetiştirmek için imam-
hatip proje okullarına dönüştürülmüştü. Şimdi
de bu liselerde yetişen talebeler Türkiye’nin en
iyi bölümlerine gitmeliydi. Adaletli hakimlere,
merhametli hekimlere, alim öğretmenlere
ihtiyaç vardı ve biz onlar olma gayretinde idik.
Velhasıl mesele geleceği garanti altına alma
meselesinden çok daha ötesi idi.

30

DÜNYANIN KANUNU

Mulhime NİDA

Ve bu dünyanın kanunu hep böyledir. Bir insan doğar, gelişir,
gelişmede maksimum seviyeye ulaşır ve onu bir süre muhafaza eder.

Sonra yavaş yavaş içine kapanmaya ve yaşlanmaya başlar.

Dünya enerji kanunudur aslında. Hararet, ısı, rüzgâr, nem, kuruluk ve soğukluk enerjisidir
ve hep birbirini takip eder. Rüzgâr enerjisi her şeyin başlangıcıdır. Yeniden başlangıçlar,
filizlenmeler o dönemde olur. Tabii en fazla hareketin ve kaosun olduğu zaman dilimi de
budur. Onu ısı takip eder, gelişmedir çağı. Onu da hararet. Genişlemedir ısı, nem ise yoğunlaşır
,dinginleşir. Kuruluk daha sabittir ve soğukluk sondur, dinlemedir ve yaşlılıktır.
Ve bu dünyanın kanunu hep böyledir. Bir insan doğar, gelişir, gelişmede maksimum seviyeye
ulaşır ve onu bir süre muhafaza eder. Sonra yavaş yavaş içine kapanmaya ve yaşlanmaya başlar.
Bu döngü hep “iki” sayısı ile bağlantılıdır. Mesela ikişer organa sahiptir bu enerjiler, ayları
ikişer paylaşmıştır. Bu döngü içinde düşünürsek 2020’de soğukluk ve rüzgâr enerjisi bir
aradaydı. Hem kaos hem eve kapanmalar hem de ölümler… Bu önümüzdeki sene ise rüzgâr
enerjisi hâkim olabilir ama yanına artık ısı, sıcaklık enerjisi eklenmeye başlar. Güzel günler
çok yakın bu döngüye göre. Neşenin ve mutluluğun hâkim olacağı yıllara kucak açmaya
hazırlanın. Tabii bunun için doğa kanunu bizden bir şeyler istiyor:
1. Suya dikkat et! Su rüzgârı, rüzgâr sıcaklığı besleyecek. Suyunu israf etme!
2. Bu sene karaciğerine iyi bak, iyi bak ki bir sonraki döngüye sağlıklı bir kalp ile gir!
3. İsrafa dikkat et! Döngüyü bozacak aşırılıklara gitme, gitme ki dünyadaki hareket
dengeli kalsın ve afetlere dönüşmesin!
4. Egzozunu azalt, daha çok yürü, daha çok ağaç dik!
5. Toprağa bas, gökyüzüne bak!
Ya hep anlaşılır yazılar mı yazayım? Biraz da uçalım :))) Enerji dengenizi koruyun yoksa
içinizde fırtınalar kopar, seller basar. Dengeli yaşa, neşeli ve mutlu ol!

31

ALLAH YOLUNDA
ÖLDÜRÜLENLERE
SAKIN 'ÖLÜLER'
DEMEYİN. HAYIR,
ONLAR DİRİDİRLER.
ANCAK SİZ BUNU
BİLEMEZSİNİZ.

BAKARA 154


Click to View FlipBook Version