İÇİNDEKİLER HER şEY YAVAş YAVAş BAşLADI–7 ASLINDA HER ŞEY ŞÖYLE BAŞLADI–13 İŞTE MACERA ŞİMDİ BAŞLIYOR–30 MACERA İŞTE ŞİMDİ...–45 SALYALI MUCİZE–67 Korku Dağı–77
HER şEY YAVAş YAVAş BAşLADI Hepimiz bir şeylerden korkarız. Bunda tuhaf bir şey yok. Tamam, bazılarımız çok acayip şeylerden korkar. Bak, onlara da laf etmeyeceğim ama böylesine gereksiz korkanını da daha önce hiç görmemiştim. Düdük sesinden korkan bir çocuk tanımıştım mesela, bir de gömlek düğmelerinden korkan anne. Kimse düğme yutmasın diye evdeki her şeyi fermuarlı yapmıştı. Ama Mert gibisini daha önce ne sen ne ben ne de bir başkası görmüştür. Mert de kim diyebilirsin tabii. Hatta bana ne Mert’ten de diyebilirsin, ama bence anlatacaklarım öyle acayip ki dinlemezsen pişman olursun.
Mert’e birazcık da olsa benzeyen birileri eminim sizin sınıfta da vardır. Sınıfınızda en sessiz oturan kim? Aklına biri geldi mi? Belki de o sessiz çocuk, sınıfınızdaki gizli Mert’dir.Çünkü Mert de aynen aklına gelen sınıf arkadaşın gibi sessiz sessiz otururdu. Sonra ne mi oldu? İçinde yaşayan kahraman ortaya çıkıverdi.Ama onu çıkarmak öyle kolay da olmadı. İçindeki kahramanı ortaya çıkarmak dünyanın en cesur insanının yapacağı iş gibi geliyor kulağa, değil mi? Bir korkak, dünyanın en cesur insanın yapacağı işi yaptı işte. Çünkü cesur olmak için hiç korkmamak değil, korkuna rağmen doğru olanı yapmak gerekir. Biraz da senden bahsedelim. Mesela şunlardan korkar mısın? Korkuyorsan yanına işaret koy da, Mert’e kaç çarpı ölçüsünde benzediğini gör. Çünkü Mert, hem bunlardan hem de bambaşka bir sürü şeyden korkuyordu. Mert’in düşündüğünde korktuğu bazı şeyler: Vidalar (Babası onlardan birini döndürürken parmağını sıkıştırmıştı!) Bezelyeler (İçlerinden tırtıl çıkabilir!) Kıvır kıvır böcekler (Bunlardan neden korktuğunu söylemeye gerek yok herhalde!) Kabul etmeliyim ki Mert’in hayatı hiç de kolay değildi. Sokakta yürümek bile korku filmine dönüşMert’in düşündüğünde korktuğu bazı şeyler: Vidalar (Babası onlardan birini döndürürken parmağını sıkıştırmıştı!) Kıvır kıvır böcekler (Bunlardan neden korktuğunu söylemeye gerek yok herhalde!) Bezelyeler (İçlerinden tırtıl çıkabilir!) 8
tüğü için anne ve babası ona bir köpek aldılar. Bu cesur köpek sayesinde -adı Tüylü’ydü- Mert kendini daha güvende hissedebilirdi. O iş öyle olmadı tabii ki… Çünkü Mert köpeklerden de korkuyordu! Bu kaldırımda köpek varsa diğer kaldırıma geçen Mert’in eve, odasına kadar gelen bir köpeğe alışması da zor oldu. Sonunda alışıp onunla sokağa çıkmaya başlayınca da başına bambaşka dertler açıldı. Tüylü o kadar cesurdu ki büyük köpeklerle karşılaştığında ne kadar minik bir köpek olduğunu unutup havlıyor, savaş gibi bir şey çıksın istiyordu. Ama bu Mert’in isteyeceği son şeydi. Kaldırım değiştirmekle büyük köpeklerin öfkesinden kurtulamaz oldu. Bu zorlu durum karşısında da bir yeteneğini geliştirdi: Koşmak. Geçen dönem bu sayede okullar arası koşu yarışmasında birinci oldu. Gerçi koşu sırasında onu kovalayan kazın bu başarıda büyük bir imzası vardı, ama anne babası bu ayrıntıyı görmezden geldi. Demek ki bazı insanların içlerindeki gücü ortaya çıkarabilmeleri için birilerinin yardımına ihtiyaçları var. Bu gücü ortaya çıkartacak kişi mutlaka bir öğretmen, antrenör filan değil bir kaz da olabilir. 10
Her neyse… Sonunda bazı değişiklikler oldu ve Mert en yakın dostu saydığı Tüylü yanında değilse evden bile çıkmaz oldu. (Şimdi bu iyi mi yoksa kötü bir şey mi? Bence kafa karıştırıcı.) Mert’in önlemleri sadece Tüylü’yle sınırlı değil. Tehlikeye karşı yanında bazı şeyler de bulunduruyor. Mesela, yarışmada birinci olduğu gün giydiği çorapları. Bu mavi çorapların ona şans getireceğini düşünüyor. Çoğunlukla da mavi çoraplarını ayağına giymeye çalışıyor. Ama bu her zaman mümkün değil, çünkü o mavi çorapların da yıkanmaya ihtiyacı var. İşte tam bu sorun yüzünden Batman, Süperman gibi kahramanların o gösterişli kıyafetleri üzerine çok düşündü. Herhalde o kıyafetler de kahramanlara şans getiriyordu. Onlar olmadan hiçbir kahramanlık yapmıyorlardı çünkü. Buraya kadar tamamdı da o kıyafetleri her zaman temiz tutmayı nasıl başarıyorlardı? Yoksa dolaplarında aynı kıyafetten on tane mi vardı? O da mavi çorapların aynısından bir düzine satın alsa, o gün giydiği en hakiki mavi çorabının yerini tutarlar mıydı? Mert, bu soruya -Süperman ve Batman teorisine rağmen- hayır diyordu. Mavi çoraplarının yerini başka çoraplar tutamazdı. Mavi çoraplar kirli sepetindeyken Mert tehlikeli şeyler yapmamaya çalışıyor, top çalıların arasına 11
kaçarsa onu aramıyordu. Çünkü çalıların arasından vahşi bir ayı ya da kıvırtık bir böcek fırlayabilirdi. Böyle bir çocuk nasıl kahraman olur diye düşünebilirsin, ama oldu işte. Ayrıca her kahramanın cesur olması gerektiğini kim söylemiş? Ben söylemedim. Mert, korka korka kahraman oldu. Bu daha zor bence. Sence? 12
ASLINDA HER ŞEY ŞÖYLE BAŞLADI Her şeyin başladığı gün, Mert evde televizyon seyrediyordu. Tabii ki korku filmi değil, belgesel de değil; çünkü belgesellerde yılanlar, örümcekler gibi Mert’in süper ötesi korktuğu hayvanların görüntüleri de oluyor. Mert de onlarla karşılaşmamak için o kanalı asla açmıyor. Hatta yanlışlıkla dokunurum da kanal aniden açılır, o sırada bir örümceğin suratını yakından görüveririm diye kumandada o kanalın numarasını bantla kapattı. 9 numaranın üstü hep bantlı. Bu yüzden sadece 9 değil, 19, 29 ve 39 numaralı kanalları da izleyemiyor. Ama bu korkmaktan daha iyi. İşte yine belgesel kanalları ve 9’la biten kanallar dışında bir kanal izleyen Mert, ayağının dibinde
Tüylü ile otururken annesi yanlarına geldi. Annesi o anda odayı temizlemek istemese, belki de Mert kahraman olmayacaktı. Ama bu ayrıntılar üzerinde durup hikâyeden kopmayalım. Her nasılsa annesi geldi ve odayı temizleyeceği için Mert’in ve Tüylü’nün dışarı çıkması gerektiğini söyledi. -Bahçeye çıkıp oyun oynasanız iyi olur. Çünkü ben odayı temizleyeceğim. Mert hemen ayağında mavi çorapları olmadığını hatırladı. Mavi çorapları olmadan vahşi doğada bir hiçti. Ayağındaki beyaz çoraplara bakınca, sırtından bir ürperti geçti. Son kez bu çorapları giydiğinde banyoda bir kelebekle göz göze gelmişti. Yani göz göze dediysem, tam olarak göz göze değil. Mert onu duvarda gördüğünde bu vahşi kanatlı yaratığın tam da ona baktığını düşünmüştü. Bu çoraplarla asla dışarı çıkmamalıydı. -Anne, temizliği yarın yapsan... Bugün çamaşır yıkasan olmaz mı? Annesi başını iki yana salladı. Her anne gibi planlarını bozacak tekliflerden hiç hoşlanmazdı. -Çamaşır yıkayamam, çünkü yan arsada çalışma var. Çamaşırlarımızın kururken toprak içinde kalmalarını istemeyiz değil mi? 14
Mert annesine hak verdi. Mert zaten herkese her zaman hak verir. Biraz düşününce empati kurabilir. -Haklısın anne, çamaşırlar kirlenmemeli. O zaman biz bahçeye çıkalım. Mert tüm korkusuna rağmen annesi üzülsün istemediğinden dışarı çıkmayı kabul etti. Gerçek bir cesur da böyle olur zaten. Tüm korkusuna rağmen, yapamam dediği şeyin üstüne üstüne yürür. Mert, Tüylü ile birlikte tehlikelerle dolu bahçeye çıkınca ne yapsak diye düşünmeye başladı. Beyaz çoraplar ayağındayken her şeyi büyük bir dikkatle yapmalıydı. Çimenlerin üzerine oturamazdı, çünkü hınzır bir karınca şortundan geçip bacağında korkunç bir ısırığa sebep olabilirdi. Bahçenin içinde yürüyerek kitap okumaya karar verdi. En sevdiği kitabı -adı Tehlikelerden Korunmanın 1001 Yoluodasından alıp tekrar dışarı çıktı. İlk sayfada aynen şöyle yazıyordu: Ne olduğunu bilmediğiniz, korkunç görünen şeylere asla yaklaşmayın. Bunu okuduktan sonra düşünüp yazara hak verdi. Ne olduğunu bilmediğin şeylere yaklaşmazsan tehlikeden de hep uzak kalırdın. Bu kadar basit. 15