MART 2020 1.BASIM
İ S S U E 0 8
J U L Y 2 0 2 1
h t t p : / / n i s a n t a s i a l . m e b . k 1 2 . t r /
YAYIN DİREKTÖRÜ:
Nişantaşı Anadolu Lisesi
DERGİ GRUBU:
Ahmet Efe SATILMIŞ
Semih EKŞİ
Hüseyin YIKICI
Emir HAZAR
DANIŞMAN ÖĞRETMEN:
Ali ALTUNSARAY
YAYIN TÜRÜ:
Yılda bir kere yayınlanmaktadır.
İÇİNDEKİLER
1-Renkli rekabet projesi
2-Okulumuzun spor hakkındaki
düşüncesi
3-Okulumuz spor takımları
4-Okulumuzda yapılan spor
etkinlikleri
5-Okulumuz öğrencilerinin
çeşitli başarıları
6-Mölkky oyununu tanıyalım
Ertan Demirtaş
Sporun önemli olduğunu söylemek sıradan bir ifadedir. Elbette spor yapmanın
fiziksel,ruhsal ve sosyal açıdan faydaları tartışılmazdır. Herkesin yapabileceği yada
yapması gereken bir spor dalı bulunmaktadır.
Okulumuzda her dersin önemi büyüktür, ancak öğrencilerimizin spora olan ilgilerinin
tutkuya dönüşmüş olması ayrıca memnuniyet vericidir.Covid-19 nedeniyle evlerimizde
kalmak zorunda olduğumuz bu zor günlerde öğrencilerimiz spora ilgisiz kalamadılar,
harika dijital spor dergisi olan FaNALtik çıkardılar.Bu güzel spor dergisinin
hazırlanmasında rehberlik eden Beden Eğitim öğretmenlerimiz Ali Altunsaray ile Lütfi
Ünal'a ve dergiyi hazırlayan öğrencilerimize teşekkür ederim.
Keyifle okunacağı kanaatindeyim.
Evde kalın, sevgiyle kalın
ErtanDEMİRTAŞ
Okul Müdürü
Al Altunsaray
Nişantaşı Anadolu Lisesi Spor Kulübü olarak öğrencilerimizle yapmış olduğumuz
toplantı sonucunda, okul bünyesinde gerçekleştirdiğimiz spor faaliyetlerini ve
projelerini, beden eğitimi zümresi ve spor kulübü öğrencilerinin ortaklaşa
çalışmalarıyla bir dergi haline getirmeye karar verdik. Öncelikle bu dergiyi
çıkartmamızda bizlere desteğini esirgemeyen okul idaresine, yazılarıyla katkı sunan
öğrencilerimize ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.
Dergimizin içeriğini, Renkli Rekabet Okulu Projesi kapsamında okulumuzda
düzenlediğimiz sınıflar arası turnuvaların yanı sıra; il, ilçe ve 100 Yıllık Okullar
turnuvalarında Nişantaşı Anadolu Lisesi olarak gösterdiğimiz performanslar
oluşturmaktadır. Dergimizde öğrencilerimizin katıldıkları etkinlikleri haberleştirerek,
onlara Nişantaşı Anadolu Lisesi’nde yaşadıkları deneyimleri gelecekte de
hatırlatacak birer anı bırakmak, bu dergiyi çıkarmamızdaki önceliklerimizdendir. Bu
sayede gelecek nesillere de katkı sağlayarak, dergimizi geleneksel hale getirmek
amacındayız. Çocuklarımıza takım ruhu, dayanışma, yardımlaşma, anlayış ve adil
rekabet gibi değerleri aşılayan daha birçok spor etkinliğinde buluşmak üzere.
Saygılarımla…
Lütfi Ünal
Uzun zamandır düşünülen Spor Dergimizi, karantina döneminifırsatbilerek
çıkarmaya karar verdik.N.A.L Spor Kulübü olarak mümkün olduğunca fazla
öğrencimizin spor yapmasını, hayatlarında spor olmasını ve bu konuda
çalışmalarımızı sürdürüyoruz.Öğrencilerimizin de çoğunluğunun buna olumlu
tepki vermesi bizi çok mutlu ediyor.Beden Eğitimi zümresi olarak
turnuvalarımızı yıl boyunca yaparak farklı bir motivasyon sağlıyoruz.Hepinizin
bildiği üzere Renkli Rekabet okulu projemizde bunu en üst seviyelere çıkardık.
Tabi bu turnuvaları düzenlerken en önemli unsurlardan bir tanesi de
öğrencilerimizi bu yoğun ders temposundan biraz olsun uzaklaştırmakbu tür
organizosyanlarda görev vererek sorumluluk almalarınıda sağlıyoruz bundan
sonraki zamanlarda ödüllerin de bol olduğu turnuvalar göreceksinizKüçük bir
okul olmamıza rağmen farklı branşlardan il ilçe ve özel turnuvalara katılmaya
gayret ediyoruz Tabiki çoğu zaman öğrencilerimin emek ve özverili çalışmaları
sonucunda derece ile dönüyoruz Spor diyince tabiki turnuva ve okuk takımları
geliyor akıla boş zamanlarında kendi aralarında sportif oyunlar oynamaları bizi
de mutlu ediyor.Bu aynı zaman kaynaşmayı ve yardımlaşmayı da getiriyor.
Beden eğitimi zümresi olarak her zaman öğrencilerimizin yanında olacağız.
HAYATINIZDAN SPORU EKSİK ETMEYİN!
Lütfi ünal
NİŞANTAŞI ANADOLU LİSESİ
RENKLİ REKABET OKULU
Renkli Rekabet Okulu; duyguları, düşünceleri, yetenekleri, istekleri ve ilgi alanları farklı olan
öğrencilerimizi akademik başarıya yönlendirirken; spor, sanat, edebiyat ve proje etkinlikleri ile rekabet
ortamında destekleyerek motivasyonlarını yüksek tutmak amacıyla yapılan bir projedir.
Projemizin esin kaynağı EHSB dir.High School zamanında yılda bir gün gerçekleştirdikleri Sports
Day etkinliği varmış.Bu etkinlik tam spor şöleni imiş.Okul öğrencileri sarı,mavi,yeşil ve kırmızı olmak
üzere dört renge dağıtılmış ve bu dört rengin her biri İngiltere’nin ormanları olan Sherwood,Dean,Arden
ve Charnwood ile isimlendirilmiş. Her yıl birincisi sports day se alınan sonuçlara göre belirlenmiş.
Bizde okulumuzun tarihi geçmişinde uygulanan ve o dönem mezunlarımızın söylemlerinde yaşamış
oldukları mutluluktan esinlenerek projemizi geliştirdik. Projemizi sadece spor etkinlikleri ile
sınırlamadık ve öğrencilerimizin yapacakları, katılacakları bütün etkinlikleri içine katarak geliştirdik.
Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul’umuzun tarihinden ve güzelliklerinden bahsederek
dört rengimizi şehrimizin güzellikleriyle eşleştirdik. Projemizin merkezinde olan öğrencilerimizin de
fikirleriyle;
Şeklinde isimlendirdik.
Öğrencilerimizin okul içerisindeki takımlarını sınıf içerisinde kendi çektikleri kuralar ile
belirledik.Daha sonra yine öğrencilerimizin kendi hazırladıkları tasarımlar ile takımlarının armaları
oluştu ve bununla birlikte kendi takım tshirtlerini tasarladılar ve şuan kullanıyorlar.
Projemizin amacı;
Öğrencilerin okula olan aidiyet duygularını pekiştirmek.
Alt-üst sınıf farklılıklarını ortadan kaldırarak; kaynaşmayı ve dayanışmayı sağlamak,
Öğrencilerin kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri için fikir üretmek, proje geliştirmelerine
fırsat vermek,
Öğrencilerin motivasyonlarını yükselterek akademik başarılarına katkı sağlamak,
Gerek bireysel gerekse takım olarak çalışmayı, başarmayı ve paylaşmayı öğretmek,
Öğrencilerimizin gelecekteki başarılarına şimdiden bir öykü oluşturmaktır.
Projemizin uygulanması;
Yıl boyunca öğrencilerimiz ferdi ve takım olarak elde ettikleri başarılar ile renklerine puan
kazandıracaklardır. Hatta bir renk oyuncusu diğer renk gruplarından arkadaşları ile birlikte çalışma
yaparak okulu temsil etmesi durumunda kendi rengine de puan kazandırabilecektir.
Okul takımları(Basketbol, Futbol, Voleybol vb.)
Münazara takımları
Bilgi yarışması katılımcıları
Proje takımları
Müzik grupları gibi.
Matematik survivor, münazara gibi etkinliklere katılan ve derece alan öğrenciler,
Tüm anma haftaları ve resmi bayramlarımız için kompozisyon, şiir ve resim yarışmalarında
dereceye giren öğrenciler,
Şiir okuma etkinliğinde şiiri en iyi okuyan öğrenciler,
Müzik dinletisinde görev alan öğrenciler,
Her tören için hazırlanan görsel sanatlar çalışmasında görev alan öğrenciler,
TÜBİTAK bilim projesinde proje içinde yer alan öğrenciler
Yapılacak bütün sportif müsabakalarda derece alan takımlar ve öğrenciler
Dönem sonunda dereceye giren 9-10-11-12. Sınıf 1. 2. ve 3. öğrencileri takımlarına,
Genel not ortalaması puanlarına göre dereceye giren öğrenciler,
Yıl içerisinde yapılan deneme sınavlarında dereceye giren öğrenciler,
Renklerine puan kazandıracaklardır.
Veee yıl sonunda Sports Day…
Yıl içerisinde yapılan bütün etkinliklerin sonucunda puan tablosu Sports Day’in yapılacağı güne
taşınacaktır.
Sports Day Etkinlikleri:
50 metre koşu (Kızlar-Erkekler)(Her renkten 2 öğrenci)
100 metre koşu (Kızlar-Erkekler)(Her renkten 2 öğrenci)
4 x 100 metre koşu (Kızlar-Erkekler)(Her renkten 2 öğrenci)
3 adım atlama (Kızlar-Erkekler)(Her renkten 2 öğrenci)
Uzun atlama (Kızlar-Erkekler)(Her renkten 2 öğrenci)
Sports Day sonucunda toplanan puanlar ve yıl içerisinde toplanan puanlar ile yıl şampiyonu rengimiz
belirlenecektir.
Renklerin Ödüllendirilmesi;
Yıl içerisindeki ve Sports Day sonunda alınacak puanlar şampiyon rengi belirleyecektir.
Yapılan her etkinliğin sonunda lider olan takımın bayrağı bir sonraki etkinliğe kadar gönderde
asılı kalacak.
Şampiyon rengin bayrağı yıl boyunca gönderde asılı kalacaktır.
Bir sonraki sene, şampiyon olmuş takım kendilerine özel olarak tasarlanmış ‘WINNER SWEAT’
leri giyecektir.
Projemizin uygulanmaya başlandığı 02.01.2020 tarihinden bu yana öğrencilerimizin okul
içerisindeki etkinliklerinde ve okul dışı etkinlik ve sosyal sorumluluklarında ciddi gelişmeler
olduğunu gözlemledik. Bu da projemizin öğrencilerimiz üzerindeki olumlu etkilerini bize
gösteriyor.
Renkli Rekabet Okulu Projemiz Erasmus proje kapsamında 5 ülkenin katılımıyla kabul edildi.
Projemizin teklife sunduğumuz andan itibaren birçok Avrupa Ülkesi projemiz ortak olmak istedi.
Şuan itibari ile Fransa, İspanya, İtalya ve Makedonya proje ortaklarımız oldu.
Önümüzdeki yıllarda projemizi geliştirerek uygulamak ve öğrencilerimizin gerek okul
içeresinde gerekse okul dışında bireysel gelişimlerine katkı sunarak vatanımıza, milletimize en
güzel hizmeti edebilecek iyi bir insan olarak yetiştirmek en büyük hayalimiz.
Sağlıklı günlerde birlikte olmak dileğiyle…
RENKLİ REKABETLER….
Yücel ÇİLİNGİR
Öğrencilerimizin renk
gruplarına ayrılması
Renk başkanlarımız
Renkler arası voleybol
müsabakası
Renkler arası masa tenisi
turnuvası
Okulumuz voleybol
takımı
Okuldan, hayattan uzak olduğumuz bu günlerde en çok
özlenen şeylerden biri de şüphesiz voleybol oynamak. Tenefüs
ve beden eğitimi saatlerinin gözdesi voleybola okuldaki en
sevdiğimiz aktivite desek yalan olmaz. Sadece voleybol takımı
değil dönem fark etmeksizin bütün okulu o küçücük salonda
toplayacak, bizleri bir top uğruna yerlde sürünmek, duvarlara
tırmanmak zorunda bırakacak kadar büyük bir tutku bizim için.
Öğrencilerin yanında kimi zaman mezunların ve özellike
hocaların katılmasıyla oynanan kıran kırana geçen maçlar, bir
türlü yenemeyen baklavalar hepsi en iyi anılarımızdan. Okul
turnuvaları, hocalarla maçlar bunlar hep okulun en gözde
aktiviteleri. Az kişilik okulumuzda bu aktiviteleri bu kadar kaliteli
yapan da biz öğrenciler ve hocalarımız. Voleybolu bu kadar
çok seven bir okuldan da iyi bir takım çıkmazsa olmaz. Ali hoca
ne zaman kendimizi geliştirmek, öğrenmek, ya da sadece vakit
geçirmek için voleybol oynamak istersek yanımızda oluyor.
Antremanların yeri de çok ayrı, hem çok eğlenceli hem çok
yorucu, her biri yeni bir şey katıyor. Mezunların hala arada
antremanlarımıza katılması gerçekten iyi vakit geçirdiğimizin
kanıtı. Takım içinde de çok güzel bir hava olduğunu
düşünüyorum bize çok güzel dostluklar katıyor. Takıma yeni
katıldığımızda üst dönemlerimizin bize çok faydası olmuştu,
şimdi biz de elimizden geldiği kadar alt dönemlerimize yardımcı
olmaya çalışıyoruz. Takımın gelişimini seyretmek lise hayatının
sonlarına yaklaşan bizleri sevindiriyor ve mezun olurken
arkamızda Nişantaşı Anadolu Lisesi'ne yakışır bir voleybol
takımı bırakacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Voleybol takımından 11-A Nilsu Hepgülerler
Okula ilk geldiğimde, topa doğru düzgün vuramıyordum bile. Fakat içimde hep bir voleybolcu olma isteği vardı.
Kendi başıma oynuyordum ancak bu yeterli olmuyordu. Sonrasında okulumuzun voleybol antrenmanlarına
katılmaya başladım.
İlk zamanlar o kadar yorucuydu ki antrenmandan sonra kolumu kaldıracak halim kalmıyordu. Fakat gün
geçtikçe güçlenmeye başladım. Parmak paslarım, manşetlerim artık düzgün bir şekilde ulaşıyordu. Kendimdeki
bu gelişimi görünce daha da hırslanıp daha fazla antrenman yapmak istedim. Her oynayışımda daha çok zevk
alıyordum.
Bu kadar çalışmanın ve efor sarfetmenin sonucunda turnuvalara katılıp maç yapacak kıvama geldim.Her
maçta farklı bir şey öğrendim : voleybol bir takım oyunuydu, kaptan olarak ne olursa olsun takımımın yanında
olmam ve onları desteklemem gerekiyordu, bir sayı kaybetsek bile oyuna devam etmemiz, pes etmememiz
gerekiyordu. En güzeli ise; kazansak da kaybetsek de önemli olan oyunun keyfini çıkarmaktı.
Voleybol, Nişantaşı Anadolu Lisesi sayesinde tam anlamıyla hayatıma girdi ve bundan sonra da hep
hayatımda olacak.
- Doğa PORTAKAL
Okulumuz erkek basketbol takımı
kız basketbol takımı
Nişantaşı Anadolu Lisesine gelmeden önce basketbol
oynuyordum. Bu okula gelirken benim için önemli olan şeylerden
birisi de spor salonuydu. Spor salonunun ilgimi çekmesiyle
beraber bu okula geldim. Okulumuzda gerçekten spora değer
veriliyor. Ben okula geldiğim için çok mutluyum. Hatta bu sene
yapılan bir turnuvada 1.lik yaşadık.Okulumuzla gurur duyuyoruz.
Tüm sporseverler adına hocalarımıza teşekkür ediyorum.
Emir Hazar
Dilara İçten
Dilara içten Türkiye senkronize buz pateni şampiyonasında Türkiye
şampiyonu olmuş milli takıma seçilmiştir başarılarının devamını diliyoruz.
Merhaba, bu yazımda yaptığım sporla ilgili bazı şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Ama
öncesinde kendimi tanıtayım. Adım Dilara İçten, 11-B sınıfındayım. 6 senedir buz pateni
yapıyorum.1 sene altyapıda, sonraki 5 sene ise senkronize takımında yer aldım. Şimdi, bu süre
zarfında edindiğim tecrübeleri, bu sporun bana kazandırdıklarını ve motivasyon şeklimi anlatmak
istiyorum.
Başlamadan önce senkronize buz pateninin ne olduğuna da değinmek isterim.
Senkronize buz pateni, yaş grubuna göre değişmek üzere 12 ya da 16 patencinin bir araya
gelerek, müzik eşliğinde aynı anda, aynı hareketleri yaptığı ve son dönemlerde yeni yeni ilgi
görmeye başlamış bir spordur.
Nasıl başladığıma gelirsek: 11 yaşındayken severek izlediğim bir çizgifilmdeki buz pateni sahnesi
oldukça ilgimi çekmişti. Bunun üzerine aileme buz pateni yapmak istediğimi söyledim. İlk
başlarda
sadece hobi amaçlı haftada bir gün bir saat kursa gittim. Sonrasında buzdaki öğretmenim beni
daha sık çalışılan bir programa gitmeye teşvik etti.
Zamanla ilgim arttıkça başarım da arttı. Bir süre bu programla haftada 3 gün çalışmalara
katıldıktan sonra öğretmenim beni özel bir antrenman grubuna almak istediğini söyledi.
Bu beni çok mutlu ve aynı zamanda motive etmişti. Bu gruba alındığımda 1 sene de orada
çalıştım.
Bu grupla ve tabii ki antrenörümüzle hiç yoktan bir takım oluşturduk. Böylece senkronize buz
pateni ile tanışmış oldum.Ve zamanla hayatımda çok büyük bir yer edindi.
Çalışmalarımızı bir süre antrenörümüzün komut verip yönlendirmesiyle yaptıktan sonra takım
kaptanı seçildim. Büyük bir sorumluluk yüklenmişti üzerime. İlk zamanlarda gerçekten
zorlanmıştım fakat sonrasında hem tecrübe kazandım, hem de beraberinde kaptanlığa alıştım.
Sezon boyunca yaptığımız sıkı antrenmanlar sonucu, henüz ilk senemiz olmasına rağmen
takımımızla katıldığımız yarışmaları ve senede bir kere yapılan Türkiye şampiyonasını 1. sırada
tamamladık. İlk sezondan böyle başarılar elde etmek beni daha da heveslendirmişti açıkçası.
İlk takımımla sadece 1 sene çalıştıktan sonra antrenörüm beni üst seviye olan ve hala beraber
çalıştığım büyük takıma aldı. Seviye artınca işin ciddiyeti ve yüklediği sorumluluk da aynı oranda
arttı tabii. Antrenman günleri haftanın 7 gününe, günlük çalışma süresi 3-4 saate çıktı. Yapılan
hareketler zorlaştı, biz gelişip seviye atladıkça rakiplerimiz de daha zorlu takımlardan oldu.
Zaman
zaman istediğimiz sonuçlara ulaşamadık, haksızlıklara uğradık ama her seferinde daha güçlü geri
döndük.Bu takımla geçirdiğim 4 yıl boyunca Türkiye 1.likleri ve 2.likleri kazandık. Bu süre
boyunca
en büyük amacımız milli takım olmaktı. Nihayet bu sene amacımıza ulaştık ve dünya
şampiyonasında yarışmaya hak kazandık.Bu süreç oldukça zordu, çokça fedakarlık gerektirdi.
Bunu da en iyi bir ben bir de Yücel hoca bilir :D Antrenmanların sıklığı ve çok geç saatlerde oluşu
günlük yaşamımı fazlaca etkiliyordu. Gece 2’de biten antrenmanların ertesi günü okula
gidemeyecek kadar yorgun oluyordum. Tüm bunlara, feda ettiğim bunca şeye rağmen verdiği
başarının tadı hiçbir şeyde yok diyebilirim. Dünya şampiyonasına gidip oradaki atmosferi,
heyecanı
görüp yaşamak gerçekten muazzamdı...
Bu zamana kadar olan spor hayatımın özetini geçtiğime göre biraz da kendimi motive şeklimden
bahsedeyim. Antrenmanlara yorgunluktan gitmeyi istemediğim zamanların sayısını ben bile
bilmiyorum. Ne pazar sabahları 6’da kalkmayı; ne de gecenin bir yarısı buz pistinden çıkmayı
kimse keyfi olarak yapmaz sonuçta. Böyle zamanlarda genellikle kendime tüm bunları bir amaç
uğruna yaptığımı hatırlatıyorum. Aynı zamanda verdiğim emeği de çok fazla göz önünde
bulundurdum. Çünkü emek verilen hiçbir şey karşılıksız kalmaz.
Bu sporun bana kazandırdıklarını sona saklamak istedim. Öncelikle bana daha sağlıklı bir yaşam
biçimi kazandırdı. Bunun yanı sıra takım sporu olduğu için insanlarla iletişim gücümü, birlikte
çalışma yetimi oldukça geliştirdi diyebilirim. En önemlisi de yaşadığım zorluklara rağmen hep bir
yolunu bulup daha çok çabalamayı öğretti bana.Kurduğum sağlam dostluklardan bahsetmiyorum
bile. Ek olarak, zamanında sahip olunan şeyin kıymetini bilmeyi öğrettiğini söyleyebilirim.
Zamanında her gün antrenman olduğu için söylenip şikayet ederken; şimdi bu karantina
döneminde çok büyük özlemini çekiyorum açıkçası.
Sonuç olarak buz pateni hayatımın çok büyük bir parçası ve bu beni zaman zaman zorlu
dönemlerden geçirse de kopamadığım bir tutkum...
Okulumuz mezunları ile
öğretmenlerimiz arasındaki
voleybol müsabakası
MÖLKKY OYUNU
12 pinden (1’den12'ye
kadar) numaralanmış ve
bir adet lansmanda
(fırlatma sopası) oluşur.
Müsabakalar, bireysel
veya takım orak yapılır.
OYUN KURALLARI Atışın hesaplaması
Pinler ateş noktasından 4 metre uzakta Atış sonrasında bir tane pin devrilirse,
birbirine çok yakın bir küme şekilde atıştan kazanılan puan devrilen pinin
dizilir. 12 türden oluşur. Amaç her iki üzerindeki sayı kadardır. Birden fazla
turda da ilk 50 puana ulaşmaktır.İlk pin devrilirse devrilen pin sayısı kadar
turda oyun sırası kura atışı ile belirlenir. puan kazanılır. Başka bir pine yada
İkinci tur da ateş sırası bir önceki turu lansmana yaslanmış olan pin
puan sonuçlarına göre belirlenir.En devrilmiş sayılmaz. Atıştan sonra
düşük puanı sahip olan takım oyuna devrilmiş olan pinler oldukları yerden
başlama hakkı kazanır. Oyuncular atış tekrar düzeltilir. Atışlar sırasında
sıraları esame lisesindeki sıraya göre oyuncu, 50 puan geçerse ceza olarak
yaparlar ve oyun devam eder. Atış 25 puan düşürülür ve oyuna ceza
sırasında kazanılan puanlar puan puanıyla devam eder. Üst üste üç kez
cetveline yazılır. pin vuramayan oyuncu diskalifiye olur.