M O T H M A N On December 15, 1967, the Silver Bridge collapsed in Point Pleasant, West Virginia, killing 46 people. However, this story is preceded by months of strange sightings and unusual events that some would consider otherworldly. In 2002, the movie "The Mothman" starring Richard Gere was released, and Point Pleasant began celebrating its annual Mothman Festival. The prototype of the "moth" is, as many believe, a real person who showed up in the vicinity of Point Pleasant in the 60s. Many criminal psychologists insist that the human mind can produce strange images that have nothing to do with reality. But when it becomes known that many unrelated people saw the same thing, we tend to believe them. However, what if a large group of people claim to have seen something strange, too absurd for human understanding? What happens when the entire city sees something no one has ever seen before? Should we believe them in this case? Are they victims of mass hysteria or victims of optical illusion? 49
USA 6 0S, 7 0S, 8 0S HOW THIS TIME CHANGED WORLD US pop culture in the 1980s was vibrant and diverse, reflecting the zeitgeist and values of society. During this period, many significant events and phenomena took place that shaped the cultural landscape of that time. In the field of cinema and television, the 80s brought the popularity of films and TV series such as “Back to the Future”, “Terminator”, “Dallas”, “Space Cowboys”, “The X-Files”. These works and their characters have become icons of cinema and television. Overall, US pop culture during the 1980s was a period of creative diversity, innovation, and cultural movement. This period left an indelible mark on history and inspired many to create art and express their own style. 1) The civil rights movement and the fight for equality. 2) Cultural revolution and counterculture of the 60s. 3) Development of the music industry and the emergence of new genres and artists. 4) Innovations in film and television that opened new horizons for art. 5) Experiments in fashion and style, reflecting the spirit of the times and the desire for selfexpression. 50
W H Y D R A G O N S ? Dragons are among the most popular creatures in fantasy literature due to their power, mystery, and imposing appearance. They are often associated with wisdom, strength and magic, making them attractive characters for creating captivating and exciting stories. There are many theories about why dragons are so popular in fantasy. Some believe that they symbolize a person's inner demons or fears, others see them as the embodiment of strength and power. Dragons are also often associated with mythical creatures and legends, which makes them even more attractive to fantasy authors. Dragons were first described in the mythology of the ancient Near East and in the art and literature of ancient Mesopotamia. Legends of weather deities engaging in battle and defeating giant snakes are found in almost all IndoEuropean and Middle Eastern myths. 51
The game, which originated in the basement of a house in a small town in Wisconsin, quickly gained popularity, experienced decline and was reborn from the ashes. In 1971, Gygax lost his job and made ends meet by mending shoes and trying his hand at game design along the way. At this time, he came up with the board game Chainmail, to which he added several fantasy details - the players’ arsenal was replenished with magic swords and spells, and the characters had to fight not only against people, but also monsters. Arneson, having studied the rules of strategy of his older comrade, used them to develop his own world, Blackmoor, inhabited by magical creatures. It was this manual, which Gygax then expanded from 14 to 50 pages, that formed the basis of the first edition of Dungeons & Dragons. At that time, fantasy was still gaining popularity in popular culture. After the resounding success of The Lord of the Rings, dozens of writers began publishing novels about magical artifacts, fearless warriors and magicians who dream of taking over the world. A L E G E N D A R Y G A M E A N D T H E B E G I N N I N G O F T H E G A M E W O R L D 52
Develop yourself, don't be afraid to make decisions. I am someone who has experienced a lot in life and seen a lot, I grew up too quickly. Many people say that I am doing everything in vain, but they themselves have achieved nothing, while I am trying to become more than just successful. I want to see the world, experience the maximum of my body, climb to the highest places in the world and deep caves, visit the most exotic and inaccessible places in the world. to practice calisthenics, for me there is no limit to knowledge and perfection. At the age of 14 I was able to become a writer and you can achieve your goals too if you want! That’s what means «Stoicism» N E V E R G I V E U P M A R C U S D A N E T S . 53
Akira Toriyama Akira Toriyama Japon manga sanatçısı ve karakter tasarımcısıydı. Dragon Ball'u (en ünlü eseri) yaratmadan önce Dragon Quest serisi, Chrono Trigger ve Blue Dragon gibi birçok popüler video oyununda karakter tasarımcısı olarak görev yaptı. ilk popüler manga dizisi Dr. Slump'ı yarattığı için tanınırlık kazandı. Toriyama, birçok manga sanatçısının ilham kaynağı olarak bahsettiği Dragon Ball başta olmak üzere oldukça etkili ve popüler eserleri ile manga tarihinin en önemli yazarlarından biri olarak görülmeye başlandı. Dr. Slump ile en iyi shōnen manga dalında 1981 Shogakukan Manga Ödülü'nü kazandı ve Japonya'da 35 milyondan fazla kopya satmaya devam etti. Manganın sona ermesinden 13 yıl sonra 1997'de oluşturulan ikinci bir anime ile başarılı bir anime dizisine uyarlandı. Bir sonraki serisi Dragon Ball, dünyanın en popüler ve en başarılı mangalarından biri olacaktı. Dünya çapında 260 milyon kopya satan, tüm zamanların en çok satan manga serilerinden biridir. 1980'lerin ve 1990'ların ortalarında manga dolaşımının en yüksek olduğu dönemin ana nedenlerinden biri olarak kabul edilir. Dragon Ball'un anime uyarlamaları mangasından daha başarılı olmuştur ve anime'nin Batı dünyasındaki popülaritesini arttırmasıyla tanınmıştır. 54
T o m ato th e C ute s y G u m s h o e W o n d er Isla n d (1 9 7 8) Wo n d er Isla n d 2 (1 9 7 9) HAYATI VEESERLERİ 55
56
Dragon Ball ‘’Z'’nin Son Bölümü (1995) 57
Dragon Ball GT (1996) Cowa! (1997) Kajika (1998) Sand Land (2000) 58
Toyotarou 59
Huzur içinde yat Akira Toriyama (1955 - 2024) Halit Şengezer 11D 60
JOE DISPENZA’YA GÖRE DEĞİŞİMİN 4 ADIMI ZİHİNSEL DÖNÜŞÜMÜN BİYOLOJİSİ Hazırlayan: Ercan İlkhan Kaynak: Uplifers “Biz yaşaş yan bir organizmayız. Umudum, kendi sınırlarının zincirlerinden kurtulduğunda birbirini iyileştşiren insan türünün daha gelişmş iş bir formu olmamızdır.” “Herkes dışaş rdan biri ya da bir şeş y duygularını ve düşüş ncelerini kontrol ediyor sanıyor. Haberler, politikacılar, salgın, eşişm, işişm, trafik, çocuğum… Sizin düşüş ncenizi ve duygunuzu birinin ya da bir şeş yin etkilediğini düşüş nmek sizi kurban yapar. Kaçınız bu sabah uyanıp bilinçli şeş kilde bir gelecek hayal etti? Niye yapmıyorsunuz? Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorsunuz. İnansanız bir gün bile kaçırmazdınız.” Kendiniz Olma Alışkş anlığını Kırmak, Doğaüstü Olmak, Plasebo Sensin gibi çok satan kitapların yazarı Dr. Joe Dispenza, hem bedeni hem zihni bir bütün olarak ele alarak iyileşmş enin, değişmş enin, dönüşmş enin mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Atlattığı fiziksel rahatsızlıkları onu bugün herkese anlatmaya çalıştş ığı gerçeğe ulaştş ırmış:ş Zihin, bedeni iyileştş irebilir! Geçirdiği bir kaza sonrası omurgasında altı kırıkla baş başaş kalan Dispenza, doktorların bir daha yürüyemeyeceğini söylemesine rağmen, belki de çoğu insanın imkansız diyeceği bir şeş yi başaş rmış ve kendini iyileştş irmiş.ş Peki, nasıl? Cevap: Zihnini yöneterek. Her şeş yin zihinde başlşadığını ve herkesin zihninin yöneterek şişfa bulabileceğini, en iyi haline erişeş bileceğini anlatıyor. Joe Dispenza, çoğumuzun sürekli bir endişeş içinde yaşaş dığımıza inanıyor. Ona göre evrimin beynimize yerleştş irdiği savaş ya da kaç tepkileri, sürekli tetikte olmamıza neden oluyor ve bu da olumsuz düşüş nceleri tetikliyor, sonrasında ise hem mutsuzluk doğuyor hem de panik ataktan kansere kadar birçok hastalığa zemin hazırlanmış oluyor. “Düşüş ncelerimizi nasıl değiştş ireceğimizi öğrenirsek, zihin bedeni iyileştş irebilir ve ister bolluk yaratmak, ister şişfa bulmak, ister kendimizin en iyi hali olmak için bunu kullanabiliriz.” diyen ünlü doktor, kendimizi dönüştş ürebileceğimize dikkat çekiyor. Ayrıca, hepimizde, toplumun her bir üyesinde bu yeteneğin olduğunu, bunu hali hazırda yapan, kendine meydan okuyarak kendini dönüştş üren birçok insanın etrafımızda olduğunu ve bizim de onlardan ilhamla kendimizi dönüştş ürebileceğimizi söylüyor. İştş e bu değişişmi başlşatacak 4 adım ve bu adımları kolayca günlük hayatımıza entegre etmek için faydalanabileceğimiz 7 günlük meydan okuma: 1.adım: FARKINA VARMAK. Farkına varmadan değişişm başlşamaz. Kendimizi eleştş irmeden, yargılamadan sadece kim olduğumuzu fark etmek, kendimizi dışaş rıdan bir gözle objektif olarak incelememiz gerek. 2.adım: BIRAKMAK. Bize hizmet etmeyen alışkş anlıklarımızla birinci adımda yüzleştş ikten sonra yolunuzu kolaylaştş ırmayan bu özellik ve alışkş anlıklarımızı durup yavaşlşayıp gözlemleyerek bırakmalıyız. Hayatı hızlı ve otomatik yaşaş maya alışmş ış zihninizi yavaşlşatarak farkındalıklı hareketi başlşatın. 3.adım: DEĞİŞİŞM ENERJİSİNİ BULMAK. Artık niyetimize uygun adımlar atıp alışkş anlıklar edinerek olmak istediğimiz kişişyi bugünde yaratıp o varılmak istenen kişişye dair duygular, enerjiler üretmeye başlşamalıyız Niyetinizle uyumlu bu enerji, yola sadık kalmanızı sağlayacak tetikleyici bir enerjidir. 4.adım: DİRENMEK. Biz değişişmeye çalıştş ıkça eski düzene alışmş ış beden ve zihin eski hali tekrarlamaya çalışaş caktır. İştş e bu noktada bazen başaş sarabilirsiniz, adımlarınızı yeniden tekrarlamanız gerekebilir. Bunu normal karşışlayın Dispenza bu dört adımın sona ulaştş ıran bir doğrusal değil, devamlı tekrarlanan dairesel bir durum olduğunu, bunu birçok kez tekrarlayamamız gerekeceğini söylüyor. Konfor alanına her düştş üğünüzde bunu hatırlayın. 61
ÇEVRE KİRLİLİĞİ Çevre kirliliği nedir? Çevre kirliliği, doğal yaşam alanlarının, insan eliyle ve doğal olmayan yollarla bozulması ve bunun neticesinde canlıların hayati aktivitelerinin olumsuz yönde etkilenmesi olarak tanımlanabilir. Çevre kirliliği için nasıl önlemler alabiliriz? Evlerimizde ve iş yerlerimizde su, kâğıt ve elektrik tüketimini bilinçli olarak yapmalı; bu konuda çevremizdeki insanları da uyarmalıyız. Çöplerimizi kesinlikle çevreye atmamalı; cam, plastik ve kâğıt gibi atık maddelerin geri dönüşümünü sağlamalıyız. Balkonumuzu ve bahçemizi yeşillendirmeli, yeşil alanların artması için ağaç dikmeli, ormanların tahribatını önlemeliyiz. Evimizde ve bahçemizde ozon tabakasına zarar veren kimyasal maddeler kullanmamalıyız. Banyoda ve mutfakta sürekli kullandığımız ürünler için daha az plastik içeren ve/veya geri dönüştürülebilir ambalajlarda sunulanları tercih etmeliyiz. Alışverişlerde gereksiz yere plastik poşet kullanmamaya dikkat etmeli ve elimizdeki plastik poşetleri yeniden kullanmalıyız. Ege Mert Başar 10/B Çevre kirliliğinin insan sağlığına zararları Çevre kirliliği her yıl hastalıklardan daha çok can alıyor. Tıp dergisi Lancet’te yayınlanan rapora göre bu sorunla başa çıkmanın en önemli yolu, kirliliği bir çevre sorunu olmaktan çok bir sağlık sorunu olarak tanımlamak. Lancet’in raporundan çıkan en önemli sonuç, kirliliğin sadece çevreye değil, insan sağlığına da zarar verdiği gerçeği. Pure Health'den Andrew McCarator, ”Çevre kirliliği, savaş, açlık, sıtma, AIDS ya da veremden daha çok ölüme neden oluyor,” diyor. Rapor ayrıca çevre kirliliğinin yardıma en çok muhtaç olan ülkeleri etkilediğini kaydediyor. 62
63
Süper Lig 2002-03 sezonunun 6. haftasında, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında yapılan ve 6-0 Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile sonuçlanan lig maçıdır. Maç, 6 Kasım 2002 tarihinde Mustafa Çulcu yönetiminde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynanmıştır. Bu maçla birlikte Fenerbahçe, Süper Lig tarihinde Galatasaray'a karşı en farklı galibiyetini elde etmiştir. Kıtalararası derbi olarak da bilinen maçta Fenerbahçe'nin gollerini, Tuncay Şanlı, Ariel Ortega, Serhat Akın (2), Ceyhun Eriş ve Ümit Özat kaydetmiştir. Maçın 57. dakikasında Ariel Ortega, 84. dakikasında ise Emre Aşık kırmızı kart görmüştür. Bu maç Süper Lig'in 6. haftasına denk gelen 22 Eylül 2002 tarihinde oynanması gerekirken hem Fenerbahçe'nin UEFA Kupası'nda AIK ile maçının olması hem de Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Lokomotiv Moskva ve Barcelona maçlarının olması nedeniyle ertelenip 6 Kasım 2002 tarihinde oynanmıştır. F E N E R B A H Ç E F E N E R B A H Ç E 6 - 0 G A L A T A S A R A Y Emirhan Murat Duman 64
arda turan 30 ocak 1987 istanbul bayrampaşa doğumludur insanların sevimli bulduğu haraketli komik bir çocuktu arda mahalle arasında top oynayarak büyüdü daha çocukken ilerde kaptanlık yapacağı ve 10 numarasını terleteceği galatasaraya adım attı çok yetenekli çok koşan maç boyu formasını sırılsıklam eden en başında galatasarayı seven bir oyuncu o ilk a takım maçına 2005 milli takım maçına ise 2006 da çıkan kaptan tüm taraftarlarca sevilen ve genç yaşında başardıklarıyla saygı duyulan bir oyuncuydu 2006 da şampiyonluk yaşamış 2008 de milli takımla avrupa şampiyonasına gitti orda son dakika da attığı unutulmaz gol başka bir maç yine takımın kaderini belirleyen arda kendi yaş grubunda türkiyenin en sempatik en sevilen insanıydı ne olduysa burdan sonra oldu arda ağzını tutamayan dobra doğru veya yanlış her konuda bir fikri olan ve bu fikrini söylemekten hiç çekinmeyen arda 2009 da takımın hem kaptanı hem 10 numarası olmuşken yaptığı röportajda çok sert çıkışmıştı belkide kaptanlığın getirdiği ciddiyet olgunluk ve sorumluluk henüz 24 yaşında olan ardaya ağır gelmişti sinem kobal ile yaşadığı ilişki ve hala süren magazinsel boyutu yaşadığı kasık sakatlıkları ve bu sakatlıkların medyada yansıtılan sebepleri 2008 turnuvasından sonra var mısın yok musun programına takımca katılan ve acun ılıcalı ile tanışan arda o ve devlet büyükleri ile iltişim haline geçti siyasi söylemleri medyaya verdiği görüntüler sahaya kendini hiç verememesi kafasındakileri fiziki problemleri yüzünden sahaya yansıtamaması bunların hepsi takımı taraftarı onu seven taraflı tarafsız herkesi ikiye ayırmıştı onun varlığı çok sevdiği takıma zarar veriyordu gitmek istedi 2011 de babası gibi gördüğü fatih terim takımın başına geldi arda gidemedi hocayı babasını yalnız bırakamazdı ancak transfer döneminin bitiminde ispanyanın dev takımından gelen 13 milyon teklif burdan kaçmanın en iyi yoluydu ispanyada kimse ona çok cinsellik yaşadığı için sakat siyasi partisi şu aşk hayatı şöyle futbol hayatı böyle demeyecekti arda 4 yıl harika işler başaran arda dünyanın en önemli takınlarının önünde şampiyon olmuş ve şampiyonlar liginde final oynamıştı herşey harikaydı yeniden sevilen ardaydı B Â L I S T A N B U L D U H A N T E F E 1 9 0 5 S A Y F A 6 5 A R D A T U R A N Y I L L A R Ö N C E B U B A N K T A B U P O Z U V E R D I K Y E N S O N R A B A R C E L O N A G I D E N H E R T Ü R K ’ Ü N B U P O Z U V E R I P F O T O Ğ R A F Ç E K I N D I Ğ I T A R I H I B I R Y E R E D Ö N Ü Ş M Ü Ş T Ü R K A P T A N A R D A T U R A N
2 0 1 5 Y I L I N D A O Z A M A N L A R I N E N I Y I T A K I M I B A R C E L O N A Y A 3 4 M I L Y O N B E D E L L E T R A N S F E R O L D U B U S O N U N B A Ş L A N G I C I Y D I K I M S E O N U T E B R I K E T M E D I H E R K E S B U N U B I R S P O N S O R T R A N S F E R I V E B A R C E L O N A I Ç I N K Ö T Ü B I R T R A N S F E R O L A R A K Y O R U M L A D I A R D A 2 . 5 Y I L S A D E C E 3 4 M A Ç A Ç I K M I Ş H I Ç B I R Ö N E M L I M A Ç T A Y E R A L M A M I Ş T I Y E N I D E N B A Ş L A Y A N K A S I K P R O B L E M L E R I V E M I L L I T A K I M D A B I R A R K A D A Ş I N I N H A K K I N I A R A M A K I Ç I N F A T I H T E R I M I K A R Ş I S I N A A L M A S I O N U I S T E N M E Y E N A D A M Y A P T I F A T I H T E R I M I N D A H A S O N R A M I L L I T A K I M D A N A Y R I L M A S I I L E D E V L E T B A Ğ L A N T I L A R I N I K U L L A N I P H I Ç M A Ç A Ç I K M A Y A N B I R O Y U N C U O L M A S I N A R A Ğ M E N M I L L I K A D R O Y A Y I N E G I R I M I Ş T I B A R C E L O N A D A N A Y R I L I P G A L A T A S A R A Y A G E L M E K I S T E D I A N C A K F A T I H H O C A N I N O R A Y A G E L I Ş I I L E I P T A L O L D U B E Ş I K T A Ş I S T E D I A N C A K T A R A F T A R I S T E M E D I I S T E N M E Y E N A D A M O R T A D A K A L M I Ş T I D E V L E T B Ü Y Ü K L E R I N I A C U N A B I S I N I A R A Y A S O K U P S P O N S O R A Y A R L A Y A R A K B A Ş A K Ş E H I R E T R A N S F E R O L D U B A S K I Y O K K A D R O I Y I H O C A B A Ş A R I L I T A K I M I N V I Z Y O N U I Y I V E R E K A B E T Ç I Y E N I D E N Y Ü K S E L M E K I Ç I N H E R Ş E Y U Y G U N D U I Y I D E B A Ş L A M I Ş T I I L K M A Ç I N D A G O L A T T I M E R H A B A D E D I H E R Ş E Y I Y I G I D E R K E N A R D A B I R M A Ç T A H E R Z A M A N D E N E D I Ğ I V E G Ö Z Ü K A P A L I A T T I Ğ I B I R Ç A L I M I D E N E D I A S L I N D A V Ü C U D U I Z I N V E R M E M I Ş T I A R T I K E S K I S I K A D A R I Y I D E Ğ I L D I R A K I B I N I N Y A P T I Ğ I M Ü D A H A L E D E S O N D E R E C E T E M I Z A N C A K A R D A F A U L B E K L E D I K E N D I Y A P A M A Y A C A Ğ I N A I N A N M A D I V E Ö N C E Y A N H A K E M I T A R T A K L A Y I P S O N R A O R T A H A K E M E H E P I N I Z I Ö L D Ü R M E K L A Z I M D E D I Y E D I Ğ I 1 0 M A Ç C E Z A S O N R A S I N D A B A R D A E V L I O L M A S I N A R A Ğ M E N B I R K A D I N A L A F A T I P S E V G I L I S I N E S A L D I R D I K T A N S O N R A K A L D I Ğ I H A S T A N E Y E R U H S A T S I Z S I L A H L A G I T M I Ş T I A R D A S I L A H I K A F A S I N A D A Y A Y I P A L B E N I V U R D E M E S I B I T M E K B I L M E Y E N N E F R E T I V E Ö F K E S I O N U Y A K L A Ş I K 1 0 S E N E Ö N C E K E N D I N I Ç O K S E V E N H E R K E S I N O N D A N N E F R E T E T M E S I N I S A Ğ L A D I H O C A S I I L E B A R I Ş T I G A L A T A S A R A Y A G E R I D Ö N D Ü A M A A R T I K B A N D I N D A B I L E K O Ş A M I Y O R D U F U T B O L K A R I Y E R I N I N S O N U N A G E L D I V E S E Z O N S O N U N D A B I R A K T I P E K I N A S I L O L D U B U N L A R E N S E V I L E N K I Ş I Y K E N N A S I L G E L D I B U N L A R B A Ş I N A K E N D I D E A N L A M A M I Ş T I Ç O K I Y I F U T B O L O Y N A Y A N Y A P T I Ğ I Ş A K A L A R L A H E R K E S I G Ü L D Ü R E N T A R A F L I T A R A F S I Z Ç O K S E V I L E N A R D A N A S I L O L D U D A R U H S A T S I Z S I L A H L A H A S T A N E B A S A N E V L I O L M A S I N A R A Ğ M E N B A R K Ö Ş E L E R I N D E S A R K I N T I L I K Y A P A N R Ö P O R T A J I N D A B I R M U H A B I R E O , , , , , Ç , , , , , D I Y E N V E Ö Z Ü R K O N U Ş M A S I N D A H I Ç B I R Ş E Y D E N P I Ş M A N D E Ğ I L I M Ş E K L I N D E A Ç I K L A M A Y A P A N S I Y A S E T E A L E T O L A N V E E N Ö N E M L I S I D I B A Ş K A L A R I D E Ğ I L Ç O K S E V D I Ğ I G A L A T A S A R A Y T A R A F T A R I N D A N A D A M D E Ğ I L S I N T E Z A H Ü R A T I V E I S L I K D U Y A N B I R I O L D U B I L M I Y O R U Z B E L K I D E M I L Y O N L A R I N O N A O L A N N E F R E T I Z A M A N I N D A Ç O K S E V M E S I N D E N K A Y N A K L A N I Y O R D U A R A D N 6 Y I L G E Ç T I V E T A R A F T A R L A R O N U A F F E T T I A R D A I S E B U S E V G I Y I K A R Ş I L I K S I Z B I R A K M A D I V E H A L A K U C A K L A M A Y A D E V A M E D I Y O R A R T I K O B I R Ş A M P I Y O N T E K N I K D I R E K T Ö R V E H A L A G A L A T A S A R A Y T A R A F T A R I N I N S E V G I L I S I S A Y F A 6 6 D U H A N T E F E T U T U N A M A Y A N L A R * D A N O K T A L A M A I Ş A R E T I K U L L A N M A Z D I
Ali Fethi Okyar SCF'nin kurucusu ve genel başkanıdır. 29 Nisan 1880'de o dönem Osmanlı toprağı olan Pirlepe'de Dünya'ya gelmiştir. Gâzi'nin en yakınlarından birisidir. 15 Kasım gensorusundan sonra fırkayı kapatıp inzivaya çekilmiştir. 1930'ların başlarında yaşadığı tatsız olaylardan dolayı kalp yetmezliğine yakalanmış, Avusturya'da tedavi görmüştür. Gâzi'nin ölümünden sonra Reis-i Cümhurluğa geçen İsmet Inönü altında kurulan Refik Saydam kabisine Adalet Vekili olarak getirilmiştir. 1942 yılı başlarında peşini bırakmayan kalp yetmezliği sebebiyle görevinden istifa etmiştir. 1943 yılı başlarında ise yatağa düşmüş, tüm çabalara rağmen 7 Mayıs 1943 yılında 63 yaşında hayata gözlerini yummuştur. SERBEST CUMHURIYET FIRKASI . Kurucusu Ali Fethi Okyar Hakkında Kısa Bir Özet DOĞUHAN SAPAN . . Gâzi ve Fethi Bey -Yalova 1930 67
SERBEST CUMHURIYET FIRKASI . SCF Arka Planı DOĞUHAN SAPAN SCF Kadrosu: (soldan sağa) Nuri Bey (Conker), Ali Fethi Bey (Okyar), Ahmet Bey Ağaoğlu (Ahmet Ağaoğlu, Talât Bey (Sönmez) Paris sefiri Fethi Bey 22 Orak 1930 günü Türkiye'ye birkaç haftalığına kalmak için döndü, fakat bilmediği şey Gâzi'nin fikirleri idi. Geldiği günün akşamı Meclis Reisi Kâzım Bey (Özalp) Fethi Bey'e “Gâzi yeni bir fırka kurdurmak istiyor. Eğer bunun hakkında bir şey derse fırka içi muhalefete ikna etmeye çalış” dedi. Fethi Bey her ne kadar Gâzi'yi bu konuda vazgeçirmeye çalışsada Ismet Bey'de isteksizdi, çünkü İsmet Bey fırka içi muhalefete kati suretle karşıydı. SCF'nin teorisyenliğini üstlenecek olan Ahmet Bey Ağaoğlu bile fırka içi istiyordu, ama bir akşam yemeğinde sinirler gerildi ve Gâzi en sonunda Fethi Bey'i ikna etti ve SCF'ye yeşil ışık yandı. Gâzi Mustafa Kemal ve Serbest Cumhuriyet Fırkası Genel Sekreteri Nuri Bey Gâzi ve Ahmet Bey Ağaoğlu (sağdan üçüncü) 68
SERBEST CUMHURIYET FIRKASI Kuruluş 11 Ağustos 1930 günü Fethi Bey Reis-i Cümhura kurmak için resmî bir mektupla kurmak için izin istedi. Reis-i Cümhur olan Gâzi'ninde onaylamasıyla 12 Ağustos'ta resmî olarak kuruldu, kurmadan önce Fethi Bey Gâzi'den CHF'ye verilen kadar bütçe istedi ve kabul edildi, ayrıca her iki tarafın da 70 mebusu olacaktı ama beklenildiği gibi olmadı ve SCF'ye daha az mebus verildi. Fethi Bey Gâzi'den tarafsız olma garantisi istese de CHF tüzüğünden dolayı Gâzi CHF'den istifa edemezdi. Bunun üzerine Gâzi CHF'nin başında gibi gözükecek ama Fethi Bey Ismet Bey ile çatışacaktı. Gâzi her iki tarafada çocuğu gibi davranacaktı. . DOĞUHAN SAPAN Cumhuriyet Gazetesi 9 Ağustos 1930 . 69
SERBEST CUMHURIYET FIRKASI Gâzi fırkayı daha çok diktatör karalamasından kurtulmak için, ve halkın sorunlarını görmekn kurdurmuştu. 1929 Büyük Buhranın etkileri gözükmesine rağmen hâlâ fazla harcama yapılıyor; İzmir, Bursa, İstanbul gibi sanayii şehirlerindeki ameleler sıkıntı yaşıyordu, bu yüzden SCF teşkilatlaşmasını daha çok Ege ve Marmara etrafında yoğunlaştı. Kurulduğu gibi Fethi Bey'e mektup yağmuru yağıyordu. Fethi Bey genellikle Sarıyer ve Yalova'da olduğu için oralara geliyordu mektuplar. CHF bunları görünce yavaş yavaş kinini göstermeye başladı ki zaten ilk günden beri istemiyordu SCF'yi... . DOĞUHAN SAPAN SCF'nin Ilk Günleri . SCF Samsun Ilçe Ocağı SCF'nin Balıkesir Mitinginden Kalma bir Fotoğraf . . . 70
3 Eylül günü bir vapurla başlanılan Ege gezisinde başta ümit yoktu ama 4 Eylül'de CHF'liler şaşırmıştı, çünkü halk sevinç içinde Fethi Bey'i bekliyorlardı. CHF'liler bunu kaldıramayıp halkın neşesini yok etmek için 1 saat kadar beklettiler ama olmadı. Halk neşesini korumaya devam etti. Bunun üzerine Izmır valisi mitingi iptal etmeye kalkıştı, Fethi Bey bunu öğrenince Gâzi'ye şikâyet etti, Gâzi'de Izmır valisini miting konusunda ikna etti. Fethi Bey'in yerleştiği Izmir Palas otelinde kocaman bir kalabalık vardı. CHF bunu görünce alternatif bir gösteri yapmaya çalıştı ve gazetelerden SCF ile dalga geçmeye kalktılar. Halk bunun üzerine gazeteyi basan matbaayı taşlamaya başladılar. Polisde müdahale etmeye kalkışınca 10 yaşlarında bir çocuk polisin açtığı ateş sonucu öldü, Fethi Bey bunun üzerine halktan dağılmaları rica etmiştir. 7 Eylül günü Fethi Bey 50 Bin kişinin önünde nutkunu söyledi. CHF'liler mutsuzdu zira halk öyle bir ilgi gösteriyorduki 1 yıl sonra yapılacak olan genel seçimlerde CHF'nin gitmesi garantiydi, ama miting normal gitmedi. CHF'liler olay çıkarınca halkın sinirleri gerildi ve CHF binası taşlanıp basıldı. SERBEST CUMHURIYET FIRKASI . DOĞUHAN SAPAN SCF'nin Ideolojisi SCF, Kemalizm'in Milliyetçilik, Lâiklik ve Cumhuriyetçiliği temel alır. Kendi içinde de Inkılapçılık, Devletçilik ve Halkçılığı da kapsar ayrıca Liberaldir. Toplam 11 ilkesi vardır. SCF'nin ve Liberal Kemalizm'in teorisyeni Kars mebusu Ağaoğlu Ahmet Bey Olaylı Izmir Mitingi . . . . . . Ege gezisinden kalma bir fotoğraf 71
SERBEST CUMHURIYET FIRKASI . DOĞUHAN SAPAN Aynı coşku Aydın, Balıkesir ve Manisa'da da görüldü ama Gâzi Izmir olayından sonra tarafsızlığını yavaş yabaş bozmaya başladı. . Fethi Bey'in Izmir mitingi sırasında çekilen bir fotoğraf 15 Kasım Gensorusu Seçimler yapıldıktan hemen sonra Fethi Bey seçimlere itiraz etti ve gensoru istedi, sonuçta bariz bir şekilde hile yapılmıştı. Samsun ve Silifke'de valilerin tarafsız kalmasından dolayı SCF Samsun'da ezici çoğunlukla, Silifke'de ise 250 oy farkla kazandı. Fethi Bey'in istediği gensoru normalde CHF'ye zarar olup meclis çoğunluğu ile reddetmesi gerekirken şaşırtıcı bir şekilde kabul edildi, ama CHF'nin aklında kara planlar vardı. Fethi Bey 15 Kasım'daki gensoru için kanıt toplamakla harcadı, CHF'liler ise Gâzi'yi SCF ve Fethi Bey'e karşı kötülemekle, Gâzi'nin aklını resmen çalmaya çalıştılar. Ve o gün geldi, saat 14'de başlayan gensoru gece 12'de bitmiş Gâzi'de tüm gece boyunca gensoruyu mecliste takip etmiştir. SCF Genel Sekreteri Nuri Bey bu konuda sustu, Ağaoğlu Ahmet Bey ise gazeteden tepki gösterdi. Fethi Bey ise mecliste tek kalmış, karşısında gensoru olması gerekirken resmen bir Shakespeare tiyatrorosu dönüyordu. Gensoru bir anda Fethi Bey'in ve ITF geçmişine sorgulama ve iftira atılmaya geçti, özellikle Afyonkarahisar mebusu Ali Bey (Çetinkaya) ve Antalya mebusu Rasih Bey (Kaplan) Fethi Bey'i yerden yere vurmaya çalışsalar da Fethi Bey'in ITF geçmişi ve politik öğretileri sayesinde çoğuna kanıtlarla, çoğuna ise mizahi cevaplarla karşılık verdi. Gensorudan sonra SCF'nin tek bir yapıcağı şey vardı. Kapatılmak. Fethi Bey'in belediye seçimlerindeki yolsuzluklarla ilgili meclise verdiği önerge . . . 72
SERBEST CUMHURIYET FIRKASI . DOĞUHAN SAPAN Kapanışı Gensorudan sonra Fethi Bey SCF'yi kapatma kararı vermiştir. Gâzi her ne kadar durdurmaya çalışıp yeni sistemlerle hayatta tutmaya çalışsada artık çok geçti. Gâzi tarafsızlığını bozmuş, Fethi Bey artık Gâzi'ye karşı gibi gösteriliyordu. Seçimlerde hile yapanlardan olan Dahiliye Vekili Şükrü Beyn (Kaya) bile fırkanın kapatılmasını istemiyordu, ama iş işten geçmişti son kez 16 Kasım'da konuşulmuş, ertesi gün 17 Kasım'da Ismet Bey, Nuri Bey ve Fethi Bey Çankaya'da Reisicümhurla bu konu konuşulmuş ve kapatılma kararı kesinleşmiştir. Aynı gün Dahiliye Vekilliğine gönderilen mektupla resmileşmiş ve Türk siyasetinin tozlu raflarına kaldırılmıştır. Cumhuriyet Gazetesi 17 Kasım 1930 Fethi Okyar Izmir’de konuşma yapıyor. (7 Eylül 1930) . . Kaynak: Atatürk, Okyar ve Çok Partili Türkiye / Fethi Okyar'ın Anıları, TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI, 2019 DOĞUHAN SAPAN 11-C 73
74
75
76
77
Kaynak: yalispor.com Hazırlayan: Irmak Karaboğa 9A 78
79
Gelin tanış olalım İşi kolay kılalım Sevelim sevilelim Dünya kimseye kalmaz Yunus sözün anlarsan Söz manasın dinlersen Sana bir amel gerek Burda kimseler kalmaz Yunus Emre 80 Dergi Yayın Ekibi Zeynep DANDİN Marcus DANETS Nisan KARAAHMETOĞLU Irmak KARABOĞA Nisanur TAŞÇI Soru ve önerileriniz için iletişim bilgilerinden bize ulaşabilirsiniz.
SAYI - 2 Gelecek Yazının İzinde Çizgi ötesine yolculuk Mitoloji Yaratılışın masalsı dili Balkan Müziği Hayata Balkan ritmiyle bakmak Alphabet Journey of the letters 81
İletişim Bilgileri Adres Osmanağa, Hasırcı Başı Cd. No:45, 34714 Kadıköy/İstanbul e-posta [email protected] Telefon (0216) 414 34 44 (0506) 544 40 40 Kurucu Müdür Sacit HAKVERDİ