The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by mamusmesut, 2022-12-18 12:16:04

BÜLTEN 3

BÜLTEN 3

Keywords: BÜLTEN 3

MÜSTAKİL SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ ● 6 AYLIK İŞ DÜNYASI VE GÜNCEL EKONOMİ DERGİSİ ● www.musiadizmir.org.tr ● MART 2021 SAYI: 03

YERLİ ÜRETİM

MİLLİ KALKINMA

18. MÜSİAD İZKA VE MÜSİAD’DAN YERLİ VE
EXPO NITELIKLI PERSONEL MİLLİ ÜRETİM

“İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.”

MART 2021 | MHaÜdSiİsA-Di ŞİZeMrifİR | 1

Dünya Düz Değilmiş

GİTTİK GÖRDÜK!

Çok yaşayan değil, çok gezen bilir.
4 kıtada 50’den fazla ülkeye ihracat yaptık,

dünya sahiden düz değilmiş.

2 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 1

BAŞKANDAN

Değerli okurlarımız, baharı karşıladığımız ve
pandemiden normalleşmeye doğru adım-
lar attığımız şu günlerde hepinizi en kalbi
duygularımla şahsım ve tüm MÜSİAD İzmir
ailemiz adına muhabbetle selamlıyorum.

2 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

Geçtiğimiz yıl tüm insanlık olarak adeta bir ve 44 bin kişiyi istihdam eden yapımızla İzmir
sınavdan geçtik. Dünyada görülmemiş bir yılı ekonomisinin yüzde 10’una, yapmış olduğu-
geride bırakırken, İkinci Dünya Savaşı’ndan muz ticaretle de yüzde 14’üne hitap ediyoruz.
bu yana küresel ölçekte en sert daralmayı ya-
şadık. 2020’de Kovid-19 salgını ve buna karşı Ülkemizin aydınlık yarınları için çalışan MÜ-
alınan tedbirler hayatımıza damgasını vurdu. SİAD, kurulduğu ilk günden beri üyelerinin
Bununla birlikte dijital dünyanın gittikçe önem özverili çalışmaları, milletimizin teveccühü ve
kazandığı ve teknolojinin yükselerek belirleyi- devletimizin desteği ile Türkiye’nin en önemli
ci olduğu bir değişim, dönüşüm yaşadığımız STK’larından biri haline geldi ve dünyanın en
bir sürece de hızlıca girdik. Bu dönemde kü- yaygın sermaye örgütlerinden biri oldu. Bu
resel tedarik zincirlerindeki eğilimlerin değiş- yolda ilerlerken gücünü; düşünmekten, üret-
tiğini, e-ticaretin öne çıktığını ve kendi kendi- mekten, gelişmekten ve herkesi kucaklayan
ne yetebilen ekonomilerin önem kazandığını manevi geleneğimizden, kadim medeniyeti-
müşahede ettik. Türkiye ise tercihini insani mizden, eşsiz tarihimizden aldı. MÜSİAD, her
olandan ve menfaatlerini korumaktan yana daim insanlığın iyiliği için çalıştı, kardeşlik hu-
kullanarak artık küresel ekonominin merkez kukunu tesis etmek için birliktelik oluşturdu,
ülkelerinden biri olma yolunda emin adımlarla paylaştıkça çoğalacağına, bereketleneceğine
ilerlemektedir. inanan bir aile olduğumuzu bize her zaman
hatırlattı. Bu toprakların has evlatlarıyla Ana-
Türkiye ekonomisi, 2020’de elde ettiği yüzde dolu’nun müteşebbis gücünü dünya ile buluş-
1,8’lik büyüme performansıyla yeni tip korona- turarak gönül coğrafyamızla irtibatımızı kuv-
virüs salgınına rağmen bu alanda pozitif ayrış- vetlendirdi.
mayı başardı. 2020’de İspanya yüzde 11, Fran-
sa yüzde 8, Almanya ise yüzde 5 küçülme Gönül dünyamızın mimarı Yunus Emre’nin de-
yaşadı. Türkiye G20 ülkeleri içerisinde geçen diği gibi; “Biz sevdik âşık olduk, sevildik ma-
yıl Kovid-19 salgınına rağmen Çin ile birlikte en şuk olduk. Her dem yeni doğarız, bizden kim
yüksek büyümeye imza atan ülke oldu. Elbet- usanası.” İnşallah aşkla, şevkle, azimle, ülke-
te söz konusu büyüme performansımızın sür- mize ve milletimize daha müreffeh yarınlar bı-
dürülebilir bir niteliğe kavuşabilmesi için, önü- rakacağız. “Yüksek ahlak, ileri teknoloji, güçlü
müzde uzun ve zorlu bir yol bulunmaktadır. Türkiye“ mefkûremizle yeniden büyük bir Tür-
Bu süreçte Covid-19’la mücadeleyi oldukça kiye inşa etmek için “Yerli Üretim Milli Kalkın-
dikkatli bir biçimde sürdürerek, ekonomimiz- ma” anlayışı ile üreten “Güçlü Türkiye” için var
deki canlılığı muhafaza etmeliyiz. Cumhur- gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
liderliğinde göstermiş olduğumuz bu başarılı Bu vesile ile önümüzdeki Ramazan-ı Şerifinizi
ivmeyi yukarıya taşımak için daha fazla gayret şimdiden tebrik ediyor, ülkemize milletimize
göstermeliyiz. Önümüzdeki dönemde Genel ve bütün insanlık âlemine maruz kaldığımız bu
Başkanımız Sayın Abdurrahman Kaan’ın vur- salgın hastalıktan bir an önce kurtuluş niyaz
guladığı gibi, üretim-ticaret-yatırım üçgeninde ediyorum. Ocak ayında ahirete irtihal eden
göstermiş olduğumuz çabanın üzerine çıkma- üyemiz Selim Kirtil Beyefendi’ye ve vefat
mız gerektiğine inanıyoruz. eden kardeşlerimize, şehitlerimize Allah’tan
rahmet diliyorum.
Yerelde İzmir’imize baktığımızda, son 10 yıl-
dır ihracatını devamlı artıran bir şehir olarak Bir sonraki sayımızda buluşmak dileği ile hepi-
ülkemizin dış ticaretinde önemli katkılar sun- nize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
maktayız. Son verilerle baktığımızda İzmir’de
2020 yılında 12 milyar dolara yakın ihracat ya- Bilal SAYGILI
pılırken, 8,4 milyar dolar ithalat yapılmaktadır.
Özellikle ihracatın ithalatı karşılama oranında MÜSİAD İzmir Başkanı
İzmir’deki üretimin etkili olduğunu görmekte-
yiz. MÜSİAD İzmir Şubesi olarak 320 üyemiz

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 3

editör’den

Kıymetli Okurlarımız, da Genel Başkanımız üyelerimizin işyerlerinde incele-
melerde bulundu ve üretim faaliyetlerine ilişkin bilgi
MÜSİAD İzmir Dergimizin üçüncü sayısı ile tekrar hu- aldı. Pandeminin etkili olduğu zorlu günlerde İzmir’e
zurlarınızda bulunmanın sevincini ve mutluluğunu ya- gelerek bizlere desteklerini esirgemeyen Değerli Ge-
şıyoruz. nel Başkanımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz.

2020 yılını, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs İzmir’de 30 Ekim 2020 tarihinde 6,6 büyüklüğünde
baskısı altında geçirdik. Kovid-19 nedeniyle dünyada meydana gelen depremin ardından MÜSİAD Yerel Üst
2 milyona yakın kişi hayatını kaybederken, hastalığa Kurul Başkanımız Ahmet Şekerli, MÜSİAD İzmir Baş-
yakalanan kişi sayısı ise 85 milyona yaklaştı. Pandemi kanımız Bilal Saygılı, Kızılay Genel Müdürü Dr. İbrahim
nedeniyle ortaya koyulan kısıtlayıcı önlemler birçok Altan ve üyelerimizin katılımıyla depremden etkilenen
ekonomik sorunu da beraberinde getirdi. Türkiye, vatandaşlarımıza çadırlarında ziyaret ederek yardımda
destekleyici tedbirler ve üretim çarklarının dönmesi bulunduk.
noktasında ortaya koyduğu performansla birçok ülke-
den daha iyi bir yol izledi. Normalleşme sürecine girdi- 18-21 Kasım 2020 tarihleri arasında İstanbul’da Cum-
ğimiz şu günlerde inşallah bir an önce bu musibetten hurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılı-
kurtulur ve sağlıklı, huzurlu şekilde ülkemize, milletimi- mıyla düzenlenen 18. MÜSİAD EXPO Ticaret Fuarı’na
ze katkıda bulunmaya devam ederiz. katılarak verimli iş görüşmeleri gerçekleştirdik. 50
ülkeden 400 yabancı alım heyetinin katıldığı fuarımız
Bu sayımızda başta MÜSİAD İzmir Başkanımız Bilal pek çok organizasyona da ev sahipliği yaptı. Fuarımız,
Saygılı’nın başkanlığında gerçekleştirdiğimiz projeleri- pandemi başladıktan sonra fiziksel ağırlıklı yapılan en
mizi ve gündemdeki faaliyetlerimizi sizlere sunacağız. büyük fuar etkinliği oldu.
Kapak konumuz “Yerli Üretim Milli Kalkınma” başlığın-
da Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücüne odaklanıyor. Son sayımızı çıkardığımız Temmuz 2020’den bu yana;
Toronto Ticaret Ataşesi Mehmet Ekizoğlu, MÜSİAD 2.
Dergimizin bu sayısında MÜSİAD Genel Başkanı Ab- Dönem Genel Başkanımız Ali Bayramoğlu, Katip Çe-
durrahman Kaan, Genç MÜSİAD Başkanı Furkan Ak- lebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, SGK İz-
bal, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. mir İl Müdürümüz Ekrem Gülcemal, İzmir Vergi Dairesi
Yusuf Baran, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Başkanı Ömer Alanlı ve Ticaret Bakanlığı İthalat Ge-
Prof. Dr. Saffet Köse ve SGK İzmir İl Müdürü Ekrem nel Müdürü Ahmet Erkan Çetinkayış’ı video konferans
Gülcemal makaleleri ile sizlerle buluşturduk. Kendileri- toplantılarımızda misafir ettik.
ne çok teşekkür ederiz.
Bu sayımızda aynı zamanda MÜSİAD İzmir Şubemi-
MÜSİAD İzmir Şubesi olarak pandeminin devam et- zin haberlerini derleyerek güncel faaliyetlerimize yer
tiği günlerde de çalışmalarımızı aktif şekilde devam verdik. Kamp turizmine dair iki güzel makalemiz var.
ettirdik. MÜSİAD İzmir Başkanımız Bilal Saygılı’nın ri- Katkı veren tüm isimlere MÜSİAD İzmir ailesi olarak
yaetinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyo- bir kez daha çok teşekkür ediyoruz. Başkanımız Sayın
nunda İzmir Kalkınma Ajansı’nın (İZKA) destekleriyle Bilal Saygılı’nın başkanlığında aktif ve güçlü şekilde
gerçekleştirilen “Kurumsal Kaynak Planlaması ERP çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 23. Olağan Genel Kuru-
Konusunda Nitelikli Personel Yetiştirilerek İzmir Sana- lumuzun şimdiden hayırlı, uğurlu ve bereketli olması-
yisine Kazandırılması” projemizi hayata geçiriyoruz. nı diliyoruz. Bu vesile ile pandemi nedeni ile ahirete
Sosyal hayata dokunan en anlamlı desteklerimizden irtihal eden üyelerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan
biri olan “Çocuk Evleri” projemiz yenilenerek devam rahmet diliyoruz. Bir sonraki sayıda buluşmak üzere,
etmektedir. sağlıcakla kalın.

MÜSİAD Genel Başkanımız Sayın Abdurrahman Kaan
ve beraberindeki heyet, Kasım ayında İzmir’de bir dizi
ziyaret, toplantı ve açılışa katıldı. Ziyaretler kapsamın-

4 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

MÜSTAKİL SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ ● 6 AYLIK İŞ DÜNYASI VE GÜNCEL EKONOMİ DERGİSİ ● www.musiadizmir.org.tr ● MART 2021 SAYI: 03

İmtiyaz Sahibi
MÜSİAD İzmir Şubesi Adına Şube Başkanı

BİLAL SAYGILI
Başkan Yardımcısı
Eğitim, Araştırma - Basın Yayın Komisyonu Başkanı
A. ZİYA BOLGÖNÜL
Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
M. ÖZCAN YETİŞENOĞLU

Yayın Kurulu
GÖKHAN TEMUR
A. ZİYA BOLGÖNÜL
M. ÖZCAN YETİŞENOĞLU
İSMAİL KÖSTEKCİ
ABDULLAH GÜNER
MÜSİAD İzmir Şubesi
Mucibur Rahman Cd.
İzmiroğlu İş Mrk. No:6 K-613 Konak/İZMİR
T:+90 232 489 08 00 - F: +90 232 489 15 36
www.musiadizmir.org.tr - [email protected]
MÜSİAD Genel Merkez
Ataköy 7-8-9 Mah. Çobançeşme E5 Yanyol Cd. No:4
Bakırköy - İSTANBUL
T:+90 212 395 00 00-F +90 212 395 00 01
www.musiad.org.tr - [email protected]
Tasarım / Uygulama

TALİP AYTAÇ
[email protected]

Baskı

Forma Matbaa Sevgi Kaya
Mersinli Mah. Gaziler Cd. No 367/R Batı iş Merkezi
Yenişehir Konak / İzmir (Not: Ege Vergi Dairesi Altı)

T: +90 232 254 1111
www.formamatbaa.com - [email protected]

Baskı Tarihi: 16/03/2021
Yayın Türü: 6 Aylık, Yerel, Süreli Yayın

MÜSİAD İzmir bülteninde yayınlanan yazı ve fotoğrafların tüm yasal sorumluluğu metin
ve görsellerin sahibi olan firmalara/kişilere aittir. İlanlar, ilan verenin sorumluluğundadır.
MÜSİAD sorumluluk kabul etmez. MÜSİAD İzmir bülteninde yayımlanan yazı ve fotoğraflar
kaynak göstermeden ve yazı sahibi olan firma/kişilerden izin alınmadan alıntı yapılamaz.

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 5

İçindekiler
MÜSTAKİL SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ ● MART 2021 SAYI: 03

YERLİ VE
MİLLİ
ÜRETİM

10 12

YERLI ÜRETIM Yerli ve Milli Üretim Sürecinde YERLİ
VE MILLÎ ÜRETİM
KALKINMA’NIN MİLLİ İŞGÜCÜNÜN MİLLİ
ÖNEMİ DESTEKLENMESİ KALKINMA

Ekrem GÜLCEMAL

30

22 YERLI ÜRETIM 18
VE MILLI
6 | MÜSİADİZMİR | MART 2021 KALKINMANIN
ITICI GÜCÜ
DEĞERLI
GENÇ
GIRIŞIMCILER;

YERLI
ÜRETIM
MİLLİ
KALKINMA
İDEALİ

26 34

EĞITIM MI, Menemen’de son devrin NITELIKLI GENÇ,
ÖĞRETİM Mİ? mazlum ve masum şehidi GÜÇLÜ İZMIR
SLOGANI ILE ERP
ERBİLLİ ESAD PROJESI
EFENDİ

A. Levent ERTEKİN

72

YENI DÜNYA,
YENI DÜZEN
YENİ BİR TURİZM
ANLAYIŞI; KAMP
TURİZMİ

42 40

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 7

Depo verimliliği
mühendislik bilgisi ister,

tecrübe ister.

Depo verimliliği hesap edilerek doğru raf sistemleri seçilmelidir.

Depo verimliliği oldukça hassas ve uzmanlık gerektiren bir konudur.
Mühendislik bilgisi ister, tecrübe ister...

Pişman olmayacağınız seçenekler sunmak için,
Uzun yıllar hizmet verdiğimiz, Ağır Hizmet Depolama Rafları ve Market Rafları sektöründe;

HEBER MÜHENDİSLİK olarak hizmetinizdeyiz.

Sırt Sırta Raf Sistemleri Drive-İn Raf Sistemleri Mezanin Raf Sistemleri

Konsol Kollu Raf Sistemleri Kayar Raf Sistemleri Dar Koridor Raf Sistemleri

Kalıp Raf Sistemleri Giydirme Raf Sistemleri Minirack Raf Sistemleri

Yeni
Ürün

Arşiv Raflar Civatalı Çelik Raflar Yarı Otomatik Panel Yükleyici

ÜCR0ET8S5İZ0 P4R8O0JE1H7A2TT3I FABRİKA
8 | MÜSİADİZMİR | MART 2021
A.O.S.B. 10002 Sokak No:35 Çiğli - İZMİR / TURKEY
Tel: 0850 480 1 723 (RAF) Tel: 0 232 364 20 19
www.hebermuhendislik.com e-mail: [email protected]

Tecrübeli elemanlarla ve bütün gücümüzle yanınızdayız

Mağaza ve market rafları

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 9

GENEL BAŞKANDAN

Abdurrahman KAAN | MÜSİAD Genel Başkanı
10 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

YERLİ VE
MİLLİ ÜRETİM

Türkiye’de sanayileşme niyetinin ön plana Elbette Türkiye’nin üretimin her alanında
çıkmaya başladığı 1950’lerden bugüne, ülke- olabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle
mizin kendi coğrafyasında güvenli ve gelişmiş Türkiye’nin dünyadaki üretim, ürün ve
bir ulus olma iddiasını sürdürmesi için ulusal teknolojik portföyünü inceleyerek, teknolojik
teknoloji kazanma ve teknolojiye dayalı sana- gelişme tahminleri ile birlikte sanayileşmede
yileşme konusunda yeni bir sıçramaya ihtiyacı sektörel/mikro bazda planlamalar içeren bir
olduğu bir gerçektir. sanayileşme politikası oluşturmalıyız.

Bu bağlamda Türkiye ekonomisinin, sürdürü-
lebilir kalkınma ve küresel rekabet gücü için,
üretim yeteneğini geliştirmesi, ileri teknolojiye
dayalı yüksek katma değerli üretime ağırlık
vererek teknolojik düzeyi daha üst seviyelere
taşıyacak bir “yapısal dönüşüm” gerçekleştir-
mesi gerekmektedir.

Bilhassa son yıllarda, Türkiye’nin, kalkınma sına yönelik adımlarımızı bu anlayışla atmaya
ve küresel rekabet gücü konusunda, bugüne gayret ediyoruz. Bu anlayışın, konjonktürel
kadar elde ettiği deneyimleri de göz önüne değil sürdürülebilir bir yapıya kavuşması ve
alarak, kendi özgün milli ekonomi politikaları- tabana yayılmasının, ekonomimizin daha millî
nı belirleme çabasını memnuniyetle karşılıyo- bir kimliğe kavuşmasını sağlayacağına inanı-
ruz. Türkiye’nin; teknolojik, beşeri, ekonomik, yoruz.
coğrafi, tarihsel ve diğer varlıklarından kay-
naklanan karşılaştırmalı üstünlükleri, ekonomi Bu da başta ekonominin omurgası olan imalat
politikalarında kullanmaya devam etmesi ge- sanayii olmak üzere, reel sektörün bütününe
rektiğine inanıyoruz. oldukça olumlu yansıyacaktır. Zira ithal girdi
oranının asgari seviyede tutulması ve kade-
Elbette yerli ve millî üretimin artırılmasına yö- meli bir şekilde yerli ve millî üretime geçiş, ge-
nelik atılan adımlar, yalnızca içinden geçtiğimiz leceğimizin teminat altına alınması anlamına
dönemle sınırlı değildir. Zaman zaman önce- gelmektedir.
likli politika olmuş, bazı dönemlerde ise ihmal
edilmiş olmasına karşın; yerli ve millî üretimin Elbette Türkiye’nin üretimin her alanında ola-
artırılması meselesi, ekonomi tarihimiz boyun- bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Türki-
ca sürekli gündemimizde yer almıştır. Ancak ye’nin dünyadaki üretim, ürün ve teknolojik
bugün geldiğimiz aşama, yerli ve millî üretim portföyünü inceleyerek, teknolojik gelişme
konusunda ülkemizin hâlâ potansiyelinin altın- tahminleri ile birlikte sanayileşmede sektörel/
da seyrettiğini göstermektedir. mikro bazda planlamalar içeren bir sanayileş-
me politikası oluşturmalıyız. Bu bağlamda; ül-
Biz yerli ve millî üretim kavramını; yalnızca kemizin Ar-Ge kapasitesi endüstri tabanında
“bir ürünün imalatına dair bütün süreçlerin geliştirilmeli, yabancı teknolojinin elde edilme
yurt içinde sağlanması” olarak okumuyoruz. sekline çok daha fazla özen gösterilmelidir.
Çünkü yerli ve millî üretim; bir milletin kendi
değerlerine yabancılaşmadan, millî menfaat- Bunlara ilaveten; teknoloji açığının öncelikle
lerinin merkeze alındığı ve her türlü vesayete teknoloji transferi ile giderilmesi ve bu trans-
karşı bir duruşu ifade etmektedir. ferlerin Ar-Ge ile desteklenerek özümsen-
mesi, Ar-Ge’ye ayrılan kaynakların artırılması,
Bu nedenle yerli ve millî üretimden asıl mura- yeterli ve nitelikli Ar-Ge personelinin yetiştiril-
dımız, öz kaynaklarımızın üretim süreçlerimiz mesi, kıt Ar-Ge kaynaklarının doğru alanlarda
üzerindeki hâkimiyetini artırarak, ülke ekono- seçici şekilde kullanılması gerekmektedir.
misinin her türlü dış etkiden bağımsız bir yapı-
ya kavuşabilmesidir. Tüm okuyucularımıza iyi okumalar diliyor, siz-
leri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
MÜSİAD olarak, yerli ve millî üretimin artırılma-

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 11

YERLİ ÜRETİM

MİLLİ KALKINMA

12 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

Şundan eminiz ki dünya genelinde Genç nüfusu ve yetişmiş insan gücüyle Tür-
salgının etkileri azalıp, taşlar yerli kiye, 4. Sanayi Devrimi dönüşümünü hızla
yerine oturdukça, Türkiye’nin yakala- yaşayan dünya ekonomisine yön verebilecek
dığı ivmenin hızı daha da artacaktır. güçlü bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin
Ülkemiz ihracattan üretime, tarımdan açığa çıkarılması için ihtiyacımız olan şey ise
sanayiye kadar her alanda Covid-19 üreteceğimiz nitelikli yerli markalarımızla kü-
sürecinden güçlenerek çıkacaktır. resel pazardan daha fazla pay alabilmektir.
Ancak bu şekilde milli kalkınmamızı şahlandı-
rabiliriz.

Bu anlamda Türkiye, son 18 yılda başta sa-
vunma sanayii olmak üzere ulaşım, altyapı ve
enerji alanlarında mega projelere imza attı.
Aralarında Kanal İstanbul, Marmaray, Akkuyu
ve Sinop Nükleer Santralleri, İstanbul Havali-
manı, Türkiye’nin otomobili TOGG’u, Müşte-
rek Taarruz Uçağı, Atak Helikopteri, Altay Milli
Tankı’nın İHA, SİHA ve TİHA’ların da yer aldığı
projeler art arda hayata geçirildi. Türkiye’nin
çehresini değiştiren bu projeler, büyüklüğü ile
130 ülkenin milli gelirini geride bıraktı ve dün-
yada yükselen güç olduğumuzu bir kez daha
kanıtladı.

Devletimiz, ‘Milli Ekonomi’ modeli ile her alan-
da yerli ve milli imkânları en üst seviyeye çı-
karmak ve ihracatımızı artırmak için pek çok
projeye büyük destek verirken, bize düşen

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 13

ülkemizi, ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ doğrultusun- POZİTİF BÜYÜME SÜRECEK
da, 4. Sanayi Devrimi ürün ve teknolojilerinin
üssü haline getirmek için var gücümüzle ça- Şundan eminiz ki dünya genelinde salgının
lışmak. etkileri azalıp, taşlar yerli yerine oturdukça,
Türkiye’nin yakaladığı ivmenin hızı daha da ar-
PANDEMİ VE YENİ FIRSATLAR tacaktır. Ülkemiz ihracattan üretime, tarımdan
sanayiye kadar her alanda Covid-19 sürecin-
Yaşadığımız sürece baktığımızda pandemi ile den güçlenerek çıkacaktır.
duran üretim çarklarının yeniden dönmesi için
tüm dünyada normalleşme adımları atılmaya Nitekim bunun işaretlerini de yakın zamanda
başlandı. Türkiye de bu sürece kendini gün- almaya başladık. Türkiye, G20 ülkeleri içe-
celleyerek giriyor. Covid-19 salgınında birçok risinde 2020 genelinde Çin’le birlikte pozitif
ülke ekonomik bakımdan durgunluk yaşarken, büyümeyi başaran tek ülke oldu. Covid-19
Türk ekonomisi toparlanma sürecini başarıyla kriziyle geçtiğimiz yıl küresel sistem hem arz
yürüttü. Normalleşmeyle beraber bir taraftan hem de talep yönüyle büyük bir şoka girerken;
kayıpları telafi etti, diğer taraftan da mevcut sermaye, mal ve insan hareketliliği neredeyse
yatırımlara yenilerini eklemeyi başardı. Salgın durma noktasına gelmişti. Böylesi zorlu bir
döneminde kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları dönemde Türkiye ekonomisi pozitif büyüme
ve en önemlisi güvenilirlikleri ile öne çıkan fir- trendini sürdürerek 2020’de yüzde 1,8 ora-
malar oldu. nında büyümesi takdire şayandır. Söz konusu
büyüme performansımızın sürdürülebilir bir ni-
Kısaca; pandemi beraberinde bazı zorlukları teliğe kavuşabilmesi için, önümüzde uzun ve
getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat zorlu bir yol vardır. Bu süreçte Covid-19’la mü-
kapıları da açtı. Asya merkezli üretim ağına cadeleyi oldukça dikkatli bir biçimde sürdüre-
alternatif oluşturmak isteyen uluslararası şir- rek, ekonomik aktivitedeki canlılığı muhafaza
ketler yeni arayışlara yöneldiler ve Türkiye bu etmeliyiz. Büyük bir üretim üssü olmaya aday
anlamda yeni bir cazibe merkezi haline geldi. olan Türkiye’nin muadili olan ülkelerle kıyas-
Sanayisi, üretim kapasitesi, rekabetçi fiyatları, landığında en büyük avantajı ise, nitelikli genç
nitelikli iş gücü, coğrafi konumu, güçlü sağlık nüfusu, mevcut imalat potansiyeli ve esnek
ve ulaşım altyapısıyla Türkiye, en gözde ülke- üretim kapasitesidir. Bu potansiyeliyle ülkemi-
lerin başında yer aldı. zin; 2021 yılı ve sonrasını kapsayan dönemde
pozitif büyüme performansını artırarak sürdü-

14 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

Türkiye ekonomisi pozitif büyüme tren-
dini sürdürerek 2020’de yüzde 1,8 ora-
nında büyümesi takdire şayandır. Söz
konusu büyüme performansımızın sür-
dürülebilir bir niteliğe kavuşabilmesi için,
önümüzde uzun ve zorlu bir yol vardır.
Bu süreçte Covid-19’la mücadeleyi ol-
dukça dikkatli bir biçimde sürdürerek,
ekonomik aktivitedeki canlılığı muhafaza
etmeliyiz. Büyük bir üretim üssü olmaya
aday olan Türkiye’nin muadili olan ülke-
lerle kıyaslandığında en büyük avantajı
ise, nitelikli genç nüfusu, mevcut imalat
potansiyeli ve esnek üretim kapasitesidir.

receğine inanıyoruz. Sürdürülebilir bir yatırım, ve sosyal kalkınma süreci inşa etmeliyiz.
üretim ve büyüme patikasının önünü açacak
‘Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için var MÜSİAD’ımız bu anlamda ortaya koyduğu
gücümüzle çalışmaya devam etmeliyiz. markalarla Genel Başkanımız Abdurrahman
Kaan’ın başkanlığında milli kalkınma yolunda
SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM-TİCARET-YATIRIM önemli projelere imza atmaktadır. MÜSİAD
bugün, sadece sermaye örgütü olarak değil;
Diğer yandan dünya ekonomik sistemi, tari- sosyal anlamda da bir paydaş ve Türkiye’nin
hinde ender rastlanan dönüm noktalarından proje üretme-uygulama platformu olarak ça-
birinde; bu kez klasik üretim, ticaret ve yatı- lışmaktadır. Yatırım üretim üslerinden akıllı
rım sistemini sorgulamaktadır. Salgın bitse tarım projelerine, GABORAS’tan faizsiz konut
bile bu kez olası yeni salgın ve afetler karşı- finansman sistemine kadar kurduğu ortaklık
sında üretim ve ticaret sistemini sekteye uğ- yapıları ve işbirlikleri ile ülkemizin dünyadaki
ratmadan sürdürülebilir bir sistemin şimdiden dönüşümün öncüleri arasında yer alması ve
planlanması gerekmektedir. Türkiye, avantajlı ‘Güçlü Türkiye’yi birlikte inşa etmek amacıyla
bir coğrafyada yer almaktadır. Kriz sonrası sü- var gücüyle çalışmaktadır.
reçte hem lojistik hem de sağlıklı mamul, yarı
mamul ve hammadde tedarikinde çok strate- MÜSİAD İzmir Şubesi olarak biz de yerli ve
jik bir konuma gelecektir. Dünyadaki temel al- milli markalarımıza destek veriyor, yaptığımız
gılar değişmektedir. Bunu lehimize kullanmak projelerde Genel Merkezimizin çalışmalarını
durumundayız. ileriye taşımaya gayret ediyoruz. Önümüz-
deki dönemde Üretim Üsleri Geliştirme Mo-
MİLLİ KALKINMA YOLUNDA delini örnek alarak şehrimize yeni nesil bir
Organize Sanayi Sitesi kurmayı hedefliyoruz.
Sonuçta; ülkemizin her alanda verimliliğini ar- Ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordi-
tırarak, milli teknoloji hamlesiyle uluslararası nasyonunda faaliyet gösteren İzmir Kalkınma
düzeyde rekabet gücü kazanmasına yönelik Ajansı’nın destekleri ve MÜSİAD İzmir olarak
daha fazla katma değer üreten bir ekonomik

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 15

yürüteceğimiz “Kurumsal Kaynak Planlaması MÜSİAD İzmir Şubesi olarak biz de yerli ve
ERP Konusunda Nitelikli Personel Yetiştirile- milli markalarımıza destek veriyor, yaptığımız
rek İzmir Sanayisine Kazandırılması” projemizi projelerde Genel Merkezimizin çalışmalarını
de hayata geçiriyoruz. Bu proje ile MÜSİAD ileriye taşımaya gayret ediyoruz. Önümüzde-
bünyesinde istihdam odaklı bir eğitim merkezi ki dönemde Üretim Üsleri Geliştirme Mo-
kurulacak, eğitimler ve seminerler düzenlene- delini örnek alarak şehrimize yeni nesil bir
cek. İlk aşamada 180 kişiye eğitim verilmesi Organize Sanayi Sitesi kurmayı hedefliyoruz.
planlanan ERP projesinde, katılımcılardan en
az 50’si MÜSİAD üyesi iş yerlerinde istihdam Türkiye’nin potansiyeline inanan, ülkemizin
edilecek. Projemizin hayırlara vesile olmasını, aydınlık geleceğine yatırım yapan tüm müte-
ileriki süreçte de sürdürülebilir şekilde devam şebbislerimize, MÜSİAD ailemize şükranlarımı
etmesini diliyorum. sunuyorum. Ülkemiz için üretmeye, katma de-
ğer sağlamaya, insanımız için istihdam oluş-
Türkiye’nin 2023 vizyonu doğrultusunda be- turmaya, tüm gücümüzle çalışmaya devam
lirlediği “üretim ekonomisi” anlayışı ve başta edeceğiz. Saygılarımla.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Er-
doğan’ın yüksek liderlik anlayışı ile ülkemizin
muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıka-
cağına inanıyorum. Bizim Şarkımız, Büyük Tür-
kiye’dir; Bizim meselemiz, Büyük Türkiye’dir.
Biz bu şarkıyla dertlenir, bu şarkıyla neşeleni-
riz. MÜSİAD, bir Türkiye sevdasıdır. MÜSİAD,
bir ümmet davasıdır. Davamız, sevdamızdır.

16 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

wwMwAR.Ts2a0y2g1 |iMlirÜuSİlAmDİaZMnİR.c| o17m.tr

GENÇ MÜSİAD

Y. Furkan AKBAL | Genç MÜSİAD Başkanı

Yerli Üretim ve Milli Kalkınmanın

ITICI GÜCÜ DEĞERLI
GENÇ GIRIŞIMCILER;

Sürdürülebilir kalkınma için olmazsa Biz Türkiye’nin gücüne, potansiyeline, gele-
olmaz iki husus, ülkelerin sahip olduğu ceğine inanan herkesle birlikte bu yolda yü-
genç girişimcilerin varlığı ve üretim rümeye hazırız. Küresel ekonomide yaşanan
tesislerinin kapasitelerinin artırılmasıdır. değişimi ülkemizin lehine çevirebilecek her
adıma destek vereceğiz. Yerli üretim, ihracat,
istihdam için harekete geçen herkesin yanın-
da yer alacağız. Mevcut imkânları daha üst
seviyede kullanarak yeni yatırımlarla üretim
ve ihracat kapasitemizi artırarak tasarımdan
imalata kadar her aşamada yüksek teknolo-
jiye geçişi sağlayarak inşallah bu dönüşümü
başarıya ulaştıracağız.

Genç MÜSİAD olarak Türkiye’de genç arka-

18 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

daşlarımıza yol göstermeye ve onlara örnek olaya karşı hızlı aksiyon alıp ülkemizin ihtiyaç-
olmaya çalışıyoruz. Bu misyon ile çevremizde larını karşılamakla kalmamış, aynı zamanda
olup biten değişimlere karşı duyarlı olmamız ihtiyaç sahibi ülkelere yardımcı olarak ulusla-
ve ülkemizin kalkınması için yeterli iş gücü ve rarası diplomasiye de katkı sağlamıştır.
girişimci neslin yetişmesi için seferber olma-
mız gerektiğine değinmek istiyorum. Ülkemi- İnşallah dünya genelinde salgının etkileri aza-
zin güçlü bir ülke haline gelebilmesi için tüm lıp, taşlar yerli yerine oturdukça milli kalkınma-
gücümüz ile çalışarak bu bilinçle hareket et- mızın yakaladığı ivmenin hızı daha da artacak-
meliyiz. tır. 

Bir taraftan imalatı, istihdamı artırırken, eş Sürdürülebilir kalkınma için olmazsa olmaz iki
zamanlı olarak da inovasyona, katma değeri husus, ülkelerin sahip olduğu genç girişimci-
yüksek teknolojik ürünlere yönelmemiz şarttır. lerin varlığı ve üretim tesislerinin kapasitele-
İmalat sanayimizin teknolojik dönüşüm ve ve- rinin artırılmasıdır. Genç MÜSİAD olarak bizler
rimlilik eksenlerinde kendini yenilemesi artık üyelerimize kapasitelerini artırmaları adına
kaçınılmazdır. Yerlileşmeyi ve kendi kendine kalkınma ajansları ve devlet teşvikleriyle ilgili
yeter hâle gelmeyi merkeze alarak küresel re- bilgilendirme yapılması için her türlü desteği
kabette bizi öne geçirecek yeni sıçrama alan- veriyoruz. Farklı coğrafyalara iş gezileri dü-
larını oluşturmalıyız. Akıllı, dinamik ve hedef zenleyerek üretimde yeni trendleri yakalayıp,
odaklı bir sanayileşmeyle milli kalkınmada çok hâlihazırdaki üreticilerimizi bugünden gelece-
hızlı yol almamız birinci vazifemizdir. ğe hazırlıyoruz.

Genç MÜSİAD artık “Gençlerin” gençlik üze- Amacımız, toplumumuzun kültürel ve manevi
rinde konuştuğu ve “Gençlerin” gençlik öze- değerleri ile beslenmiş, örnek ve verimli iş in-
linde projeler ürettiği, çalışmalar yürüttüğü bir sanı modeline ulaşılmasını ve girişimci ruhun
teşkilat olmuştur. Bu kıymetli oluşum, gençliğe kaynak ve teknoloji ile birleşip yeni ve ileriye
ve gençliğin gücüne inancın bir tezahürüdür. dönük çalışmaların ortaya çıkarılmasını sağ-
lamaktır. Sosyal gelişmelere duyarlı kültürel
Covid-19 pandemisi tüm dünyaya gösterdi ki, değerlerini koruyan genç girişimci çizgisini
yerli üretim ve kendine yeten bir toplum kriz oluşturmaktır.
dönemlerini atlatabilmek için çok elzemdir.
Herhangi bir ürüne yoğun talep olması duru- Bizler Genç MÜSİAD ailesi olarak bahanelere
munda, tedarik konusunda ciddi sıkıntılar ola- sığınmadan, zorluklara aldırmadan büyük ve
bilmektedir. Covid 19 pandemisinde, maske güçlü Türkiye’yi inşa etmek için koşacak, koş-
örneğinde olduğu gibi yerli girişimcilerimiz bu turacak, var gücümüzle çalışacağız.

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 19

MÜSİAD ÖZEL

Medeniyetimizin Bir Değerini

İHYA EDIYORUZ

MÜSİAD üyelerimiz arasındaki yardımlaşma ve de Suresi 12. Ayet, Teğabün Suresi 17. Ayet ve
dayanışma kültürünü kurumsal bir yapıya dönüş- Hadid Suresi 11 ile 18. Ayetlerde geçen Karz-ı
türmek ve tüccarımızın ticaretini kolaylaştırmak Hasen, Allah için verilen güzel borç olarak ifade
düşüncesi MÜSİAD Sandığının ortaya çıkmasına edilmektedir. Hz. Peygamber, 4 Halife, Endülüs,
vesile olmuştur. Selçuklu ve Osmanlı döneminde ve dolayısıyla
medeniyetimizin köklerinde esaslı bir yere sa-
MÜSİAD Sandığı, medeniyetimizin güzel de- hip olan, hâlihazırda uygulamada bir müessese
ğerlerinden biri olan “Karz-ı Hasen” kavramını, olarak sürdürülemeyen Karz-ı Hasen toplumsal
ilkelerini günümüz ticaret hayatının gündemine bir olgudur. Emin ellerde adaletle dağıtılan Karz-ı
taşımış, yardımlaşma ve dayanışma kurumunu Hasen, ifsat olmuş toplum hayatının ıslahına ve-
kurumsallaştırmıştır. “Karz-ı Hasen Sandığı”nın sile olabilecek bir kurumdur.
temel hedefi Allah’ın emrettiği bu borç ilişkisini
uygulayabilmek ve uygularken bu kurumun top- Karz-ı Hasen, borcu olan ihtiyaç sahibi kişiye
lum hayatında aktif olarak sistemleşmesini sağ- haramlardan uzak durması ve harama bulaş-
lamaktır. maması için ihtiyacını giderecek meblağı faizsiz
olarak ve sırf Allah rızasını kazanmak için temin
Bu sayede ülkemiz ticaretindeki birikim oranını etmektir. Günümüzde hayatımızın her alanına
artırarak, tüccarın zor günlerinde dayanışma ser- giren faizli işlemlerden sıyrılarak helal yollardan
gilemesini ve ticaretin üzerindeki yüklerden biri ticaretin geliştirilmesi için hak yol üzerinde olan
olan faiz olgusunu “Karz-ı Hasen” mekanizması Karz-ı Hasen uygulamasının geliştirilmesi ve
ile tüccarın üzerinden kaldırarak bereketi artır- desteklenmesi gerekliliğinden hareketle MÜSİ-
mak amaçlanmaktadır. AD Karz-ı Hasen Sandığı kurulmuştur.

Karz-ı Hasen Nedir? MÜSİAD Karz-ı Hasen Sandığı’nın amacı nedir?

Karz-ı Hasen güzel borç demektir. Kutsal Kitabı- Karz-ı Hasen Sandığı Müstakil Sanayici ve İşa-
mız Kur’an-ı Kerim’de 5 farklı surede; Müzzemmil damları Derneği üyesi olan kişiler arasında yar-
Suresi 20. Ayet, Bakara Suresi 245. Ayet, Mai- dımlaşma ve dayanışma kültürünü sağlamak

20 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

amacıyla kurulmuştur. Temel hedefi Allah’ın em- zenli olarak ödedikleri aidatlar bu fonda değer-
rettiği borç ilişkisini uygulayabilmek ve uygular- lendirilmez. Bu fondan sadece İslam Dini Fıkıh
ken bu kurumun toplum hayatında aktif olarak Kurulları çerçevesinde zekât alma şartlarına haiz
sistemleşmesini sağlamaktır. Ayrıca ölen üyenin kişilere yardım yapılabilir. Bu fondan yararlandırı-
geride kalan eş ve çocuklarına da yardım etme- lacak kişilerden geri ödeme alınmayacaktır. Yani
yi, sosyal ve kültürel her türlü ihtiyacıyla ilgilen- bu fondan yapılan yardımlar karşılıksızdır.
meyi, hak ve çıkarlarının korunmasını sağlamayı
da kendine ilke edinmiştir. Üyelerin ihtiyaç mad- KİMLER YARARLANIR?
deleri ile diğer mal ve hizmetlerini karşılamak,
üyelerine veya ölen üyelerin eş ve çocuklarına Karz-ı Hasen Fonundan; bir yılını doldurmuş
karşılıksız yardımlar yapmak da Sandığın ger- Karz-ı Hasen sandığı üyeleri yararlanır.
çekleştirmek istediği hedefleri arasındadır.
Sosyal Yardım Fonundan; ihtiyaç halindeki üye-
Sandığa Kimler Üye Olabilir? ler, üyenin ölümü halinde eş ve çocukları karşı-
lıksız olarak yararlanır.
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’ne üye
olan üyelerimiz Karz-ı Hasen sandığına üye ola- Bireysel Karz-ı Hasen Fonundan; ihtiyaç halin-
bilirler. Derneğe üye olmayan kişiler Sandığa deki üyeler, bu fona verilen borçtan genel karz-ı
üye olamamaktadır. Sandık üyeliği isteğe bağlı- hasen şartları çerçevesinde yararlanır.
dır. Bu kapsamda derneğin asil ve gençlik ku-
rulu üyeleri sandık üyesi olabilirler. Sandığa üye Zekât Fonundan; bu fona verilen şartlı bağışlar-
olabilmek için öncelikle dernek üyesi olmak, dan zekât alma şartlarına haiz kişiler yararlanır.
Sandık Üye Müracaat Formu ile Sandık Yönetim
Kurulu’na başvurmak gerekmektedir. Üyelerin yükümlülükleri nelerdir?

Sandık Bünyesinde Oluşturulan Fonlar Sandığa üye olan kişiler aidatlarını zamanında
Nelerdir? ödeyeceklerini, Sandığın kuruluş amacına aykırı
hareket etmeyeceklerini kabul ve taahhüt eder-
Karz-ı Hasen Sandığı bünyesinde Karz-ı Hasen ler. Üyeler Sandık bünyesinde var oldukları süre-
Fonu, Bireysel Karz-ı Hasen Fonu, Sosyal Yardım ce Karz-ı Hasen Sandığının varlığına aykırı tutum
Fonu ve Zekât Fonu olmak üzere dört fon kurul- ve davranışta bulunmayacaklardır.
muştur.
MÜSİAD Karz-ı Hasen Sandığı, dayanışma ruhu-
1. Karz-ı Hasen Fonu: Dernek üyelerinin karşılık- nu ve kardeşinin derdiyle dertlenme anlayışını
sız olarak giriş aidatı ve yıllık aidat ödemelerinin günümüzde de sürdüren kıymetli bir yapıdır. Bu
%70’i bu fonda toplanır. Bu fondaki paralar san- yapıyı hakkıyla yaşatmak, ecdadımıza, medeni-
dık üyesi ihtiyaç sahiplerine ödünç olarak kullan- yetimize ve geleceğimize borcumuzdur.
dırılmaktadır. Sandıktan ödünç alan üye, Sandık
Yönetimince belirlenecek sürenin sonunda al- “Güzel borç” anlamına gelen
mış olduğu miktarı sandığa geri ödemektedir. kadim Anadolu geleneği Karz-ı
Hasen’i sürdürmeye ve gelecek
2. Bireysel Karz-ı Hasen Fonu: Sandık üyesi nesillere aktarmaya yönelik hayata
olan veya olmayan kişilerin verdiği borçlardan geçirdiğimiz projemiz, köklerimize
oluşmaktadır. Dernek üyelerinin düzenli olarak ve değerlerimize sıkı sıkıya
ödedikleri aidatlar bu fonda değerlendirilmez. bağlılığımızın bir nişanesidir.
Bu fondan borç alan kişi sandık yönetimi veya
borç veren kişinin belirlediği sürenin sonunda
almış olduğu miktarı fona geri ödeyecektir. Borç
veren kişiye, belirlenen süre sonunda ödediği
miktar fon tarafından geri ödenir.

3. Sosyal Yardım Fonu: Dernek üyelerinin kar-
şılıksız olarak giriş aidatı ve yıllık aidat ödemele-
rinin %25’i bu fonda toplanır. Sandık üyeleri ve
ölümü halinde eş ve çocukları yararlanabilir. Bu
fondan yararlandırılacak kişilerden geri ödeme
alınmayacaktır. Yani bu fondan yapılan yardımlar
karşılıksızdır.

4. Zekât Fonu: Sandık üyesi olan veya olmayan
herhangi bir tüzel veya gerçek kişinin verdiği
bağışlardan oluşmaktadır. Dernek üyelerinin dü-

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 21

GÖRÜŞ

Prof. Dr. Yusuf BARAN | İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü,
Teknopark İzmir Yönetim Kurulu Başkanı

Yerli Üretim ve
MILLÎ KALKINMA’NIN ÖNEMİ

Kas gücü ile hayatını idame Büyük bir hızla değişen ve dönüşen bir dün-
ettiren insan, ilk önce kendisinden yada yaşıyoruz. Bir yandan uzayan ömür, artan
yaşam kalitesi, kolaylaşan ulaşım ve iletişim,
güçlü hayvanları evcilleştirerek öte yandan küresel ısınma, göç, kirlenen dün-
ve eğiterek, daha sonra buharı ya ve birçok sosyal ve toplumsal problemler.
ve makinayı keşfederek sahip Tüm bu süreçler, insanoğlunun varoluşundan
olduğu güçten çok daha fazlasına bugüne kadar her konuda ve her daim daha
fazlasını isteme/arzu etme motivasyonundan
hükmetmeyi başarmıştır. kaynaklanıyor. Daha fazlasını bilmek, daha
çok öğrenmek, daha uzun yaşamak, daha hız-
lısına ulaşmak, daha kolay yollardan problem-
lerine çözümler üretmek…

Kas gücü ile hayatını idame ettiren insan, ilk
önce kendisinden güçlü hayvanları evcil-
leştirerek ve eğiterek, daha sonra buharı ve
makinayı keşfederek sahip olduğu güçten
çok daha fazlasına hükmetmeyi başarmıştır.
2000’li yıllara kadar ülkelerin ekonomik büyü-
meleri tükettikleri enerji ile doğru orantılı iken
2000 yılından sonra ekonomik büyüme enerji
tüketiminden bağımsız hale gelmiştir. Bu ge-
çiş sürecinin temelinde ise “alın terinden akıl
terine göç etme” olgusu yatmaktadır. Sınırını

22 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

bilmediğimiz beynin akıl etme/düşünme ve Kalkınmaya etki eden “yerli üretim”,
hayal etme gücü, insanoğlunun girişimciliğini, üretilen ürün ve süreçlerin tasarım
inovasyon kapasitesini ve yaratıcılığını artırmış ve işçilik dahil olmak üzere önemli
ve tüm bu gelişmeler ülkelerin ekonomik bü- aşamalarının ve katma değeri yüksek
yümelerini farklı bir noktaya taşımıştır. parçalarının önemli bir kısmının ülke
içinde gerçekleştirilmesi anlamına
Küreselleşen dünyada, ülkeler kalkınma ko- gelmektedir.
nusunda her geçen gün daha rekabetçi olma
noktasına gelmişlerdir. Milletlerin ve devletle- maliyetlerle uluslararası piyasaların standart
rin rekabetçi bu dünyada hedefledikleri po- ve taleplerine uygun ürün veya hizmetleri üre-
zisyona ulaşması, millî kalkınma politikalarına tebilmesini sağlayan inovasyonları gerçekleş-
dayanmaktadır. Millî kalkınmaya etki eden un- tirme yeteneğidir. Türkiye’de “Yerli Üretim”in
surlar arasında, eğitim, ekonomi, sosyal, po- desteklenmesine ilişkin politika ve mekaniz-
litik, kültürel ve kurumsal mekanizmalar gibi maların, rekabet gücünü daha da artıracak şe-
birçok önemli kriterler bulunmaktadır. Bu kri- kilde iyileştirilmesi ile firma bazında algılanan
terler, doğası gereği de birbirleri ile etkileşim rekabet kavramı, uluslararası boyuta taşınarak
halindedirler. Yerli üretime yönelik mekaniz- daha da güçlenecek ve ülkemizin ekonomik
malar geliştirerek bu üretimin teşvik edilmesi alandaki rekabet gücüne önemli katkı sağla-
ve toplumun tüm bireylerinin iyi bir eğitim al- yacaktır.
ması bu kriterler içerisinde son derece önem-
lidir. Türkiye ile karşılaştırılan Güney Kore’nin eko-
nomik gelişmesi bu konuda önemli ipuçları
Kalkınmaya etki eden “yerli üretim”, üretilen içermektedir. 1980’lere kadar kişi başına dü-
ürün ve süreçlerin tasarım ve işçilik dahil ol- şen GSYİH ve Ar-Ge faaliyetlerine yapılan
mak üzere önemli aşamalarının ve katma harcamalar açısından Türkiye’nin altında yer
değeri yüksek parçalarının önemli bir kısmı- alan Güney Kore, 1980’lere gelindiğinde bu
nın ülke içinde gerçekleştirilmesi anlamına gidişatı tamamen tersine çevirmeyi başarmış
gelmektedir. Bu bağlamda, imalat sanayiin- ve kayda değer bir ekonomik büyümenin yanı
de belirlenen öncelikli sektörler başta olmak sıra, teknolojik açıdan da önemli gelişimler
üzere yerli üretimin artırılması ve sanayileş- kaydetmiştir. Ayrıca, 1970’lere kadar Türki-
menin hızlandırılması öngörüsü, 11. Kalkınma ye ekonomisine benzer bir seviyede olan bir
Planı’nın her alanda rekabetçiliği ve verimli- diğer ülke Finlandiya, millî gelirini 4 kat artır-
lik artışını sağlama odağı kapsamında yer al- mayı başarmıştır. Eğitimden başlayarak, Ar-Ge
maktadır. “İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi” başlığı odaklı bir politikaya geçen Finlandiya katma
altında yer alan plan hedefleri ve politikaları değerli ürünler ve dünya çapında markalar
kapsamında, ithalat bağımlılığının azaltılma- oluşturarak, ekonomik büyümeyi gerçekleştir-
sına yönelik yerli üretimin rekabet gücünün miştir. Bu örnekte katma değeri yüksek yerli
artırılması öngörülmüştür. Odak sektörlerde ürünlerin ortaya çıkmasında, nitelikli insan
de yerli üretimin teşvik edilmesine yönelik kaynağı ve kamu, özel sektör iş birliğine daya-
tedbirler planlanmıştır. nan hedef odaklı Ar-Ge fonları etkili olmuştur.
Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinden biri
Yerli üretimde dönüşümü sağlayabilmek için, olan Almanya, 125 yıllık “Made in Germany”
nitelikli bir toplum inşası ve sanayileşme poli- markası ile yerli üretimin önemini vurgulamak-
tikalarının ve kurumsal yapıların oluşturulması ta, uluslararası tanınmış bir kalite sembolü hâ-
temel başlangıç noktasıdır. Bütüncül bir yak- line gelmekte ve ekonomisinin düşük maliyet
laşım ile orta ve uzun vadede ihtiyaç duyulan ile üretim yapan ülkelerden korunmasını he-
kritik teknolojiler belirlenebilecek ve gerekli deflemektedir.
yol haritaları hazırlanabilecektir. Böylece, itha-
latın etkilerine karşı uluslararası yükümlülükler
çerçevesinde yerli üretim ve üreticinin korun-
ması sağlanacaktır.

Yerli üretim, ulusların rekabetçi gücünde
önemli bir yer teşkil etmektedir. Endüstriyel
düzeyde rekabet gücü, bir sanayi dalının ra-
kiplerine eşit ya da daha üstün bir verimlilik
ile uluslararası piyasanın gereklerine uygun
ürün ve hizmet üretebilme ve daha düşük

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 23

Ülkemizin geleceği açısından, dışa bağımlı- ji  seviyesindeki odak sektörlere yönelik yerli
lığımızı azaltarak yerli ve millî üretim payını üretimin sağlanması veya üretim kapasitesinin
artırmamızın gerekliliği son derece önemlidir. artırılmasına öncelik verilmiştir. T.C. Sanayi ve
Ülkemizin küresel rekabet gücünü artıracak, Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan Tek-
ekonomik ve teknolojik bağımsızlığı için kritik noloji Odaklı Sanayi Hamlesi kapsamında,
teknolojilerde atılım sağlayacak politikaların yerli ve millî üretimin geliştirilmesi amacıy-
yapılandırılması kritik bir konudur. Bu kap- la kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları,
samda savunma sanayisinde hayata geçirilen yerel yönetimler, üniversite ve sanayi; özet-
teknoloji geliştirme projeleri çok başarılı so- le tüm paydaşların birlikte iş yapmasının ve
nuçlar vermiştir. Savunma sanayisi projeleri, üretmesinin tesis edilmesi önemlidir.
yerli tedarikçilerin teknoloji üretme kabiliyetini
arttırmakta, maliyetleri azaltmakta ve ileri tek- Yerli ve yenilikçi teknolojilerin geliştirilme-
nolojilerde ürün geliştirme kapasitelerini orta- sine yönelik yetkinliklerin oluşturulması ve
ya çıkarmaktadır. Savunma sanayisinde kritik artırılmasını sağlayacak ana aktörler üniver-
teknolojilerin yerli üretim ve yerli ürün kulla- siteler, araştırma kurumları ve sanayi kuruluş-
nım düzeyinin %20’lerden %70’lere ulaşması ları olmakla birlikte bu aktörlerin bir harmoni
belirlenen politikaların bir ürünüdür. Dolayısı içerisinde çalışmasını sağlayacak Teknopark
ile, Ülkemizin savunma sanayisinde elde ettiği ve Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) gibi ara
başarıyı ortaya çıkaran ve besleyen tecrübe yüzlerin rolü son derece önemlidir. Bu kap-
ve birikim, Ar-Ge yatırımlarını arttıran, nitelikli samda, yerli ve yenilikçi teknolojilerin gelişti-
insan kaynaklarına yatırım yapan, kendini sü- rilmesi için araştırma kurumlarının yetkinlikle-
rekli yenileyen ve geliştiren tüm sektörlere bir rinin hedef odaklı politika ve uygulamalar ile
rol model olmuştur. Ülkemizin ithal girdilere geliştirilmesi ve yönlendirilmesi, Teknopark ve
olan bağımlılığının azaltılması ve küresel re- Teknoloji Transfer Ofisi yapılarının araştırma
kabet gücünün arttırılması, sektörlerimizin kurumlarında geliştirilen katma değerli bilgi
insan kaynaklarına yatırım yapması ve bilgi ve know-how’ın ekonomik değer yaratacak
temelli yerli teknoloji geliştirmesi ile gerçek- bir yapıya dönüştürülmesi için sanayi ile aynı
leşecektir. Bu politikaların devam ettirilmesi yönde hareket edilmesi, yerli üretim ve millî
ülkemizin orta gelir tuzağından kurtularak kalkınmada önemli bir rol oynayacaktır. Tekno-
dünyanın en büyük on ekonomisi arasına gir- park ve TTO’lar bu süreçte hem alt yapı hem
me hedefine ulaşmasını sağlayacaktır. de üst yapı hizmetleri ile ön kuluçka, kuluçka,
teknogirişim ve uluslararasılaştırma program-
Ülkemizin refah seviyesinin yükselmesi için ları ile girişimcilerin kuruluştan itibaren ulusla-
yüksek teknoloji tabanlı ürünlerin ihracat payı rarası güçlü bir markaya dönüşümüne kadar
içerisindeki oranının arttırılması son derece geçen tüm süreçleri başarı ile atlatmaları için
önemlidir. Bu amaçla, bilgi temelli, katma de- destekler sunmaktadır. Bu destekler göz önü-
ğeri yüksek teknolojik ürün üretiminin artırıl- ne alındığında, ayakta kalmayı başarabilen
ması hedefine yönelik, 11. Kalkınma Planı’nda girişimci firmaların teknolojik ürün ve hizmet-
belirlenen orta-yüksek ve  yüksek teknolo- lerinin yerlileşmeye önemli katkılar sağladığı,
dışa bağımlılığı azalttığı ve yurt dışı kaynaklı
Ülkemizin refah seviyesinin muadillerine göre eşdeğer veya daha üstün
yükselmesi için yüksek teknoloji ürün ve hizmetlerin üretilmesine vesile olduk-
ları görülmüştür.
tabanlı ürünlerin ihracat payı
içerisindeki oranının arttırılması Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Üniversite-Sa-
nayi iş birliği çerçevesinde; ticari amaçlı, bi-
son derece önemlidir. limsel ve/veya teknolojik araştırmalar yapılan,
katma değerli ürünlerin ortaya çıkarıldığı, bilgi
ve teknoloji transferi gerçekleştirilen, Ar-Ge
çalışmaları yapılarak yeni ürünlerin ve yeni
teknolojilerin yürütüldüğü; akademik, ekono-
mik ve sosyal yapıların bütünleştiği araştırma
ve iş geliştirme ekosistemleridir.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, sahip oldu-
ğu nitelikli insan kaynakları, ileri düzey araş-
tırma altyapısı ve oluşturduğu eğitim, bilim,

24 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

teknoloji, inovasyon ve girişimcilik ekosiste- endüstri arasında yalın ve etkin bir ara yüz ola-
mi ile ülkemizin her anlamda kalkınmasına rak hizmet vermektedir. Atmosfer TTO üzerin-
önemli katkılar sunan İzmir’in ve Ülkemizin den gerçekleştirilen üniversite-sanayi iş birliği
gurur kaynağı kurumlarından biridir. Bilime projeleri ile endüstriyel üretim, yazılım, ma-
uluslararası düzeyde önemli katkılar sağla- den, kimya, makine ve savunma sanayi pro-
manın yanı sıra, ürettiği insan kaynakları ve jelerinde beşeri sermayenin etkin kullanımı ile
bilgi temelli katma değeri yüksek teknoloji ile katma değeri yüksek sonuçlar ortaya koyarak
toplumun tüm kesimlerine katkı sunan Enstitü- Ar-Ge harcamalarının büyük ölçüde ülke eko-
müz, aynı zamanda kampüs alanımızda bulu- nomisine geri kazandırılması sağlanmıştır. Bu
nan “Ege Teknoloji Geliştirme Bölgesi”, diğer kapsamda yapılan çalışmalarla İYTE, son iki yıl
adı Teknopark İzmir ile, ülkemizin ekonomik içerisinde üniversite-sanayi iş birliği proje sa-
kalkınmasına, yerli ve millî teknoloji hamlesine yılarını %280, üniversite-sanayi iş birliği proje
de önemli destekler sunmaktadır. bütçesini %340, sanayi destekli proje sayısını
%400, ulusal patent başvuru sayısını %225,
Teknopark İzmir, son iki yıl içerisinde 140’tan uluslararası patent başvuru sayısını %1300,
175’e yükselen yerli ve yabancı Ar-Ge firması, buluş sayısını %60, ön kuluçka ekip sayısını
800’den 1300’lere yükselen tam zamanlı Ar- %92 artırarak büyük bir başarıya imza atmış-
Ge ve destek personeli, 900 Milyon TL’den tır. Gerek kamu destekli gerekse özel sektör
1,757 Milyar TL’ye yükselen toplam cirosu, 80 tarafından finanse edilen Ar-Ge çalışmaların-
Milyon Dolar’dan 122 Milyon Dolar’a yükselen da üretimi destekleyici, yeni ürüne yönelik ve
ihracatı ve bugüne kadar yürüttüğü 2386 pro- rekabet gücü yüksek katkılar sağlanarak yerli
jesi ile önemli bir başarı grafiği elde etmiştir. üretime ve millî kalkınmaya önemli katkılar su-
Bölgede yer alan Ar-Ge firmaları; yazılım, biyo- nulmaktadır.
teknoloji, elektronik, makina imalatı, savunma
sanayi, enerji, tıp, tasarım, kimya, telekomü- İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, dünyadaki
nikasyon, ileri malzemeler, gıda, madencilik, değişimi yakından takip etmekte ve değişime
nano malzemeler, otomotiv, robotik sistemler, katkıda bulunmak adına yürüttüğü çalışma-
turizm ve çevre konusunda çalışmalar gerçek- larla yerli üretime ve ülkemizin her anlamda
leştirmektedir. 2016 yılında Türkiye’nin kalkın- kalkınmasına önemli destekler sunmuştur ve
ma ajansı destekli ilk güdümlü projesi olan sunmaya da devam edecektir. Ülkemizin he-
İnovasyon Merkezi’ni de bünyesinde hayata deflediği noktalara ulaşabilmesi, nitelikli in-
geçiren Teknopark İzmir, tüm yenilikçi fikirle- san kaynaklarının arttırılması ve bilgi temelli
re kuluçka ortamı sağlarken, Atmosfer TTO katma değeri yüksek teknolojilerin yerlileşti-
aracılığıyla da üretilen nitelikli bilgiyi sanayi rilmesi ve millîleştirilmesi ile mümkün olacak-
ile buluşturmaktadır. İYTE bünyesinde kurulan tır. Hiç şüphesiz ki, Ülkemizin bunu başara-
Atmosfer TTO, akademik çalışmalar sonucu cak insan kaynakları, motivasyonu ve enerjisi
ortaya çıkan entelektüel sermayenin ve yeni fazlası ile mevcuttur.
teknolojilerin ticarileştirilmesi için akademi ile

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 25

UZMAN GÖRÜŞ

Prof. Dr. Saffet KÖSE
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü

Yerli Üretim
MİLLİ KALKINMA İDEALİ

Teknoloji yoluyla ülkelerin güçlü Dünyadaki ekonomik mücadelenin teknoloji
olanlara bağımlı hale gelişi zaman odaklı bir çerçevede giderek şiddetlenen öl-
içinde yönetsel ve kültürel hakimiyet çüde devam ettiği görülmektedir. Bu mücade-
altına girmeye de neden olmaktadır. lede bağımsız olabilmenin temel koşulu, yerli
Yerli üretim, her ne kadar ekonomik üretimdir. Teknoloji yoluyla ülkelerin güçlü
perspektif içinde görülse de esasen olanlara bağımlı hale gelişi zaman içinde yö-
tarihi, siyasi, iktisadi, dini, sosyolojik netsel ve kültürel hakimiyet altına girmeye de
alanda milli olmanın da ilk koşuludur. neden olmaktadır. Yerli üretim, her ne kadar
ekonomik perspektif içinde görülse de esasen
tarihi, siyasi, iktisadi, dini, sosyolojik alanda
milli olmanın da ilk koşuludur. Ekonomisi güçlü
olmayanların aldıkları kararlarda özgür olması
beklenemez. İktisadi olarak yeterli düzeyde
olmamanım getirdiği dışa bağımlılık, kültürel,
sanatsal ve eğitim alanında diğerlerinden izin
almadan hareket edememek anlamına gel-
mektedir. Küresel salgın, bunun en güzel ör-
neğidir. Ülkelerin stratejik planları kapsamında
konuyu yönetmelerinin gerekliliği bu süreçte
alenileşmiştir. Hastalık sürecinde yaşanan aşı
ve diğer sağlık malzemelerinde olduğu gibi
yerli üretim, tüm alanlarda stratejik maddeleri
ilgilendiren üretim çerçevesinde ele alınabi-
lecek çok yönlü bir konudur. Konunun detay-

26 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

larına geçmeden önce bir ayetten hareketle Havva ile İblis’i birbirine düşman olarak yeryü-
savunma sanayiinin geliştirilmesinin ve yerli züne indirmiştir. Bu mücadele devam etmek-
olmasının gerekliliğine vurgu yapmak yerinde tedir. İnsanda bu nefis, İblis’te de bu kararlılık
olacaktır. Ayet şudur: oldukça mücadele kıyamete kadar sürecek,
dünya kavga ve savaşlardan arınmış olmaya-
“Siz de onlara karşı gücünüz ölçüsünde kuv- caktır (Bakara, 2/35-37; Hicr, 15/28-44; Sâd,
vet ve cihâd için bağlanıp beslenen atlar 38/71-88).
hazırlayın. Bununla hem Allah’ın hem kendi
düşmanlarınızı hem de onlardan başka sizin Kur’ân-ı Kerîm’de insanın zayıf (Nisâ’, 4/28),
bilmediğiniz, Allah’ın bildiği (düşman) kimsele- nankör (Hûd, 11/9; İbrahim, 14/34; İsra, 17/67;
ri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsa- Hacc, 22/66; Şûrâ, 42/48; Zuhruf, 43/15; Abe-
nız tam olarak size ödenir, hiç haksızlığa uğra- se, 80/17; Âdiyât, 100/6-7), aceleci (İsra, 17/11;
tılmazsınız” (Enfâl, 8/60). Enbiyâ’, 21/37), bencil (Me‘âric, 70/21), cahil
(Ahzab, 33/72), cedelci (Kehf, 18/54), kötüm-
İnsan, yaratılış sürecinde İblis ile karşı karşıya ser, karamsar (İsra, 17/83; Fussılet, 41/49), cim-
gelmiş ve arada bir husumet oluşmuştur. Al- ri (İsra, 17/100), zalim (İbrahim, 14/34; Ahzab,
lah’ın insanlığın atası Hz. Âdem (a.s.) önünde 33/72), yaratılışını bir damla suya borçlu ol-
saygı ile eğilmesini istediği İblis, bunu gurur duğu halde Allah’a meydan okuyan bir zavallı
meselesi haline getirmiş ve kendisinin ateşten (Nahl, 16/4; Yasin, 36/77); aşağılık (Tîn, 95/4),
onun topraktan yaratıldığını, kendisinin ondan azgın ve müstağni (Alak, 96/6-7) gibi özellik-
daha hayırlı olduğunu dolayısıyla bu emri ye- leri üzerinde durulur. Hadislerde de benzer
rine getiremeyeceğini söylediğinde İlahi rah- ifadeler vardır. Mesela bunlardan birisine göre
metten kovulmuş, böylece insana düşman insan doyumsuzdur ve iki vadi dolusu altı-
olarak intikam yemini etmiştir. İlk operasyonu- nı olsa üçüncüsünü ister (Buhârî, “Rikâk”, 10;
nu da Hz. Âdem ve Havva’ya yaparak Allah’ın Müslim, “Zekât”, 116, 119).
belirlediği “yasak ağaca yaklaşmama” hükmü-
nü çiğnemesine sebep olmuştur. Bunun sonu- Ayetlerde belirtilen ifadeler, insanı aşağılamak
cunda Yüce Yaratıcı bu mücadelenin bir süre değil, insanlığın bu duyguların terbiyesi ile
yeryüzünde devam etmesi için Hz. Âdem ve mümkün olabileceğini vurgulamak ama aynı

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 27

Müslümanlar üzerine kirli hesap devreye girmesiyle de daha yıkıcı bir hal al-
yapanların, saldırı niyeti taşıyanların, maktadır. Bugün vicdan kontrolünün olmadı-
zulüm peşinde olanların eylemlerini ğı insanların yönetimindeki ülkeler elindeki
silahlar sayesinde egemen güçler dünyaya
önlemenin yolu her çağa uygun hükmederek kendi çıkarlarına göre sömürü
silahlara bu yolla da caydırıcı güce düzenlerini devam ettirebilmektedirler. Bu bir
aşağılayıcı durumdur. Bunu anlamak için özel
sahip olmak, korku salmaktır. O bir araştırmaya gerek yoktur. Her gün çevresi-
sebeple Kur’ân-ı Kerîm bu görevi ne bakan, haberleri takip eden insanların gö-
rebileceği bir gerçekliktir. O sebeple Kur’ân-ı
bütün İslam toplumlarına farz Kerîm, düşmanlık edenlerin ihanetini ve sal-
kılmıştır. dırısını engelleyecek, düşmanın Müslümanlar
üzerindeki emellerini, projelerini boşa çıkara-
zamanda bu duyguların etkisinde kalmış bir- cak, cesaretini kıracak, caydırıcı güç için çalış-
çok insanın da var olabileceğine işaret etmek malarını emretmekte (Enfal, 8/60), bunun ithal
dolayısıyla diğer insanların böyle durumlara edilecek araçlarla sağlanamayacağına işaret
hazırlıklı olmasına yönelik uyarı, bu duygular- etmektedir.
dan uzak durmaya çağrı vardır. Zira Allah’ın in-
sanı iki eliyle yarattığı (Sâd, 38/75), ruhundan İslam’ın ana hedefi, tüm insanların kardeşliği
üflediği ve güzel bir şekil verdiği (Hicr, 15/29; (Nisâ’, 4/1), insan onurunun korunması ve dün-
Sâd, 38/72), meleklerine insan önünde saygı yada barışın tesisidir (Bakara, 2/208; Enfâl,
ile eğilme görevi verdiği ve buna direnmesi 8/61; Hucurât, 49/13). Ancak barış tek taraf-
yüzünden İblis’i rahmetinden kovduğu (Baka- lı olmaz. Diğer ülkelerin de buna saygı gös-
ra, 2/34), insanı yeryüzünde halîfe kıldığı (Ba- termesi ve buna uygun davranması gerekir.
kara, 2/30; En‘âm, 6/165) bilinmektedir. Özellikle kötü niyetli olanların ve Müslüman
topraklarında ve kaynaklarında gözü olanla-
Allah Te‘âlâ’nın insanın yaratılışına gösterdiği rın, Müslümanlar üzerine kirli hesap yapanla-
özen ve verdiği bu değer onun şerefine işaret rın, saldırı niyeti taşıyanların, zulüm peşinde
eder, bunu daha açık olarak da “Âdemoğlunu olanların eylemlerini önlemenin yolu her çağa
şerefli / onurlu bir varlık kıldık” ayetinde (İsrâ’, uygun silahlara bu yolla da caydırıcı güce sa-
17/70) ifade eder. Kâinatın insanın emrine ve- hip olmak, korku salmaktır. O sebeple Kur’ân-ı
rilmiş olması (Bakara, 2/29; İbrahim, 14/32) da Kerîm bu görevi bütün İslam toplumlarına farz
bu şerefin işaretidir. Dolayısıyla bahsedilen bu kılmıştır. Çünkü kendi savunma sanayiini kura-
duygu ve zaaflarını terbiye etmiş insanların mamış ülkelerin bağımsızlığının devam etmesi
güzel ahlak sahibi olarak Rabbi, çevresindeki mümkün olmadığı gibi herhangi bir durumda
insanlar ve diğer varlıklarla barışık yaşayabi- savaş ile karşı karşıya kaldıklarında ambargo
leceği açık bir gerçekliktir (Şems, 91/9-10). Bu ve boykotlarla yarı yolda kalmaları mukad-
ahlakı temsil eden çok sayıda insanın bulun- derdir. Bunun örnekleri tarihte yaşandığı gibi
duğu da bilinmektedir. günümüzde de görülmektedir. Dolayısıyla dün
olduğu kadar bugün de kara, deniz ve hava
Bununla birlikte bu zaaflarını terbiye edeme- araçlarının yanı sıra diğer teknolojik imkan-
miş insanlar ve onların yönetiminde olan ülke- lara sahip olmanın zorunluluğu ortadadır. Bu
ler her zaman saldırgan tutumlarını, hayvani görev, Müslümanlara farz-ı kifâye seviyesinde
güdülerini harekete geçirebileceklerdir. Bu, bir yükümlülüktür. Bu şu anlama gelir. Toplum
dünyanın bir gerçekliğidir ve Hâbil-Kâbil ara- olarak bu yükümlülüğü yerine getirmeyen bü-
sında başlayıp Habil’in katledilmesi ile sonuç- tün Müslümanlardan Allah hesap soracaktır.
lanan kavga artarak ve şiddetlenerek devam Dolayısıyla fizik, kimya, matematik, astronomi
etmekte, gün geçtikçe teknolojik silahların gibi ilimler ile meşgul olmak Allah’ın koyduğu
kanunların keşfini konu aldıkları için ibadet
değeri taşıyan bir uğraş alanıdır. Dolayısıy-
la İlahiyat ilimleri ile müspet ilimler arasında
Allah katında bir fark yoktur. Bu konuda bilgi
üretmek, bilgiyi teknolojiye dönüştürmek için
yapılan harcamalar ve yardımlar Allah hesa-
bına yapıldığından dünya ve ahirette karşılığı
fazlasıyla sahiplerine ödenecektir. Zira “Kim
Allah’a güzel bir ödünç verirse Allah da ona

28 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

birçok katını öder.” (Bakara, 2/245) ayetinde başkasına bağımlılıkla sağlanamaz. Özellikle
kastedilen Allah yolunda yapılan harcamalar- egemen güçlerin uluslararası hukuku ve ona
dır. “Mallarını Allah yolunda infak edenlerin yön veren ahlaki ilkeleri yok saydığı, kaba
hali, yedi başak bitiren ve her başağında yüz gücün hegemonyasının belirleyici olduğu
tane bulunan tek bir tohum gibidir. Allah dile- günümüz dünyasında güçlü olmanın önemi
diğine kat kat verir. Allah, bol bol veren ve bi- daha da iyi anlaşılabilmektedir. Sebe Kraliçesi
lendir” (Bakara, 2/261). Belkıs’ın “hükümdarlar bir ülkeye girdiğinde
orayı darmadağın ve perişan ederler, eşrafını
Düşmana karşı caydırıcı güce sahip olmak, fi- aşağılayıp şerefi ile oynarlar” (Sebe’, 34/34)
ili savaş durumu ortaya çıktığında da hazırlıklı şeklindeki tespiti tam da günümüz Müslüman
olmak esasen, “Ey iman edenler, (düşmanları- dünya ile karşısındaki güçleri tanımlamaktadır.
nıza karşı) tedbirinizi alın” (Nisâ’, 4/71) ayetinin Bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yerli
de bir gereğidir. ve milli hamlelerle “Tam Bağımsız Türkiye”nin
taşlarının döşeniyor oluşu bütün bu noktalar-
Sonuç olarak başta yer verilen Enfâl suresinin dan önem arz etmektedir.
60. ayeti, düşman saldırısını önlemek, onlar-
dan korunmak, fiili bir çatışma ortamı doğ- Düşmana karşı caydırıcı güce sahip
duğunda gerekli cevabı verebilmek, böylece olmak, fiili savaş durumu ortaya
can, mal, din, nesil emniyetini sağlamak, İs- çıktığında da hazırlıklı olmak esasen,
lam’ın izzet-i şerefini korumak için etkili ve bu “Ey iman edenler, (düşmanlarınıza
yönüyle caydırıcı özelliğe sahip teknik imkan karşı) tedbirinizi alın” (Nisâ’, 4/71)
ve kabiliyetlere sahip olunmasını emretmek- ayetinin de bir gereğidir.
tedir. Bu konuların ihmalinin, dünyada maddi
ve manevi olarak ezilme, yenilgi ve aşağılan-
ma ile sonuçlanacağına işaret edilmektedir.
Ahiret yurdunda da Allah’ın bu konunda hesa-
bını soracağı ağır bir sorumluluk doğuracağı
ifade edilmektedir. Bu amaç için yerli ve milli
imkânlara sahip olmanın zorunluluğu kendili-
ğinden anlaşılan bir husustur. Güçlü silahlara
sahip olmanın esas amacı, saldırı değil, hak-
sız saldırıları önlemek ve adaletsizliklere en-
gel olmak böylece bölgesel ve küresel barışa
katkı sunmaktır. Bu ise savunma sanayiinde

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 29

GÖRÜŞ

Ekrem GÜLCEMAL | SGK İzmir İl Müdürü

Yerli ve Milli Üretim Sürecinde

MİLLİ İŞGÜCÜNÜN
DESTEKLENMESİ

Ülkemizi stratejik olarak daha Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yer-
güçlü hale getirecek, ara ve li ve milli üretim bir kalkınma politikası olarak
nihai ürün ithalatında dışa benimsenmiştir. Yerli ve milli üretim, artık Ül-
kemiz için stratejik bir yaklaşım ve stratejik
bağımlılığımızı ortadan kaldıracak bir duruş haline gelmiş; Ülkemizin hedefi ise
bu derece önemli bir konu her yüksek teknolojiye dayalı ürünleri üretmek ve
alanda ele alınmalıdır. ihraç etmek olarak belirlenmiştir.

Ülkemizi stratejik olarak daha güçlü hale ge-
tirecek, ara ve nihai ürün ithalatında dışa ba-
ğımlılığımızı ortadan kaldıracak bu derece
önemli bir konu her alanda ele alınmalıdır.

Yerli ve milli üretimin en önemli unsurlarından
bir tanesi ise milli istihdam politikaları olarak
karşımıza çıkmaktadır. Milli İstihdam politika-
mızın iki önemli unsuru ile eğitimli ve kayıtlı
işgücüdür. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığımız geliştirdiği milli istihdam politi-
kaları ile milli kalkınma hamlemize katkı sağ-
lamaktadır. Bakanlığımızın ilgili kuruluşu olan
Türkiye İş Kurumu;

30 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

▶ Mesleki Eğitim Kursları, ise prim teşvikleri ile destek olmaktadır.

▶ İşbaşı Eğitim Programları, Günümüzde istihdam teşvikleri, uluslararası
rekabet gücünün arttırılması, AR-GE içeriği
▶ Toplum Yararına Çalışma Programları gibi yüksek yatırımlar ile bölgesel, büyük ölçekli
aktif işgücü politikalarını başarı ile uygular ve stratejik yatırımların özendirilmesi, bölge-
iken; sel gelişmişlik düzeyinin arttırılması, milli ser-
mayenin katma değeri yüksek, ithalat bağım-
• Çalışanların Mesleki Eğitimi lılığımızı azaltacak üretime kanalize edilmesi;
Eğitimli işgücü ile dezavantajlı grupların istih-
• Sosyal Çalışma Programı damının desteklenerek teşvik edilmesi için
kullanılmaktadır.
• Özel Politika ve Uygulamalar
İstihdam teşvikleri, 5510 sayılı Sosyal Sigorta-
• Korumalı İşyerleri Projesi lar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 4447,
4857, 5746, 5225, 3297, 2828 sayılı Kanunlar
• Engelli ve Eski Hükümlüye Kendi İşini Kur- gibi farklı kanunlarda düzenlenmiştir. İstihdam
ma Desteği teşvikleri, ilgili Kanuna göre, Hazine, İşsizlik
Sigortası Fonu yada sektör olarak teşvikin etki
• Engellinin İş Bulmasını Sağlayacak Destek ettiği Kamu Kurumu bütçesinden karşılanarak,
Teknolojilerine İlişkin Projeler Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılmaktadır.

• Engellinin İşe Yerleştirilmesi, İşe ve İşyerine Ülkemizde sosyal güvenlik sisteminin teme-
Uyumunun Sağlanmasına Yönelik Projeler li primli sistemdir. Buna göre sosyal güvenlik
prim oranı (%3 işsizlik dahil) %37,5 dur. Sosyal
• Engellilerin İstihdam Edilebilirliklerini Artır- Güvenlik Kurumuna ödenecek prim tutarı, si-
mayı Amaçlayan Mesleki Eğitim ve Rehabi- gortalının prime tabi ücretine bu oranın uygu-
litasyon Projeleri; lanması ile bulunur. Bunun %22,5 ini işveren
karşılar iken %15 ini ise sigortalı karşılamakta-
gibi uygulamaları ile milli işgücümüzün ge- dır. Ancak istihdam teşviklerine ilişkin düzen-
lişmesine ve korunması katkı sağlamaktadır. lemeler %34,5 olan sosyal güvenlik kurumuna
Bakanlığımızın diğer ilgili kuruluşu olan, 83 ödenmesi gereken prim oranı üzerinden ya-
milyonun güvencesi olan Sosyal Güvenlik Ku- pılmaktadır.
rumu ise sosyal sigorta ilkelerine dayalı poli-
tikalar üreterek çalışma hayatını kayıt altına
alarak organize etmekte, ülkemizin üretimine
katkı sağlayan sigortalılarımızın iyi ve kötü
günlerinde yanında olmakta, istihdama katkı
sağlayan işverenlerimizin ve sanayicilerimize

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 31

2021 Yılı Asgari Ücretine Göre Sosyal Güvenlik Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında
Primlerinin Hisseleri Oranında Dağılımı Kararlar Uyarınca Uygulanan Teşvik

%20 İşveren Hissesi 733,39 TL Bu teşvik ile prime esas kazanç alt sınırı üze-
rinden hesaplanan sigorta primlerinin; işveren
%14 Sigortalı Hissesi 500,85 TL hisselerinin tamamına veya Cumhurbaşkanın-
ca istatistiki bölge birimleri sınıflandırması, kişi
%3 İşsizlik Sigortası 107,32 TL başına düşen milli gelir veya sosyoekonomik
gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak suretiyle
(%1Sigortalı, %2 İşveren) belirlenen illerde işveren hisseleri ile birlikte
sigortalı hisselerinin tamamına kadar olan kıs-
Toplam 1.341,56 TL mı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinden
karşılanmaktadır. Örneğin 6. Bölgedeki bir iş-
*2021 yılı Asgari Ücret 3.577,50 TL dir. veren bu teşvikten yararlanarak, asgari ücretli
bir çalışanı için 1.341,56 TL sigorta primi yeri-
Esasen Asgari ücret üzerinden ödenmesi ge- ne sadece 107,32 TL sigorta primi ödeyerek
reken prim tutarı bu olmakla birlikte, uygula- 1.234,24 TL işçilik avantajı yakalamış olmakta-
nan istihdam teşvikleri ile bu tutardan %14 ila dır.
%100 oranında indirim sağlanmakta; istihdam
teşviklerinden yararlanan işveren ve sanayi- Genç, Kadın Ve Mesleki Belge Sahibi
cilerimiz ücret dışındaki işçilik maliyetlerinde Olanların İstihdamına Yönelik Teşvik
önemli ölçüde avantaj sağlanmaktadır.
Bu teşvik ile özel sektör işverenlerine,
Ülkemizde hali hazırda yirmi bir istihdam teş- 01/03/2011 - 31/12/2022 tarihleri arasında işe
viki uygulanmaktadır. aldıkları sigortalılar için, sigorta primine esas
kazançları üzerinden hesaplanan sigorta pri-
Her bir istihdam teşviki mevzuatına göre ya- mi işveren payının tamamının İşsizlik Sigortası
rarlanma kriterleri taşımakla birlikte, en temel Fonundan karşılanmasına imkân sağlanmış-
ortak kriterler, Sosyal Güvenlik Kurumuna kar- tır. Bu teşvik özellikle, 18-29 yaş arasındaki
şı olan yükümlülükleri yerine getirmektedir. gençlerden mesleki eğitim almış olanların
Bunlar; istihdamına yönelik olmakla birlikte, 29 ya-
şından büyük erkeklerinde istihdamı halinde
▶ Sosyal Güvenlik Kurumuna süresinde bildi- prim teşviki vermektedir. Teşvik süresi 6-54 ay
rim yapmak arasında değişmektedir. Bu teşvik ile asgari
ücretli bir çalışan için ödenmesi geren prim
▶ Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu ol- tutarında 733,39 TL indirim sağlanarak 608,17
mamak TL prim ödenmekte, yaklaşık %59 oranında si-
gorta primi işçilik maliyeti azalmaktadır.
▶ Kayıtdışı çalıştırmamak
İlave İstihdam Teşviki
▶ Sahte sigortalı bildirimi yapmamaktır.
Bu teşvik ile 1/1/2018 ila 31/12/2022 tarihleri
İstihdam teşviklerinden yararlanma anlamında arasında işe alınan ve kapsama giren sigortalı-
bilinmesi gereken en temel bilgi ise istihdam lar için; İmalat veya 2018/11969 sayılı Bakanlar
edilecek sigortalının öncelikle İşkur Kaydının Kurulu Kararı ile belirlenen bilişim sektörün-
oluşturularak SGK İşe Giriş Bildirgesinin veril- de faaliyet gösteren işyerleri için; brüt asgari
mesidir. ücreti geçmemek üzere prime esas kazanç
üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren
Burada özetle bazı istidam teşviklerine deği- hissesi primlerinin tamamı, diğer sektörlerde
necek olur isek: faaliyet gösteren işyerleri için; prime esas ka-
zanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı
Myö İşveren Hissei Priminden 5 Puan ve işveren hissesi primlerinin tamamı İşsizlik
İndirimi Sigortası Fonu tarafından karşılanacaktır. Teş-
vikten yararlanma süresi 12 aydır. İmalat ve Bi-
İstihdam teşviklerinin en temeli olan, herhangi lişim sektöründe faaliyet gösteren bir işveren
bir işveren yada sigortalı ayrımı yapmaksızın asgari ücretli çalıştırdığı bir sigortalı için prim
yukarıdaki temel yükümlülükleri yerine geti- ödemeyecek, %100 indirim elde edecektir.
ren tüm işverenlerimize her ay düzenli olarak
verilen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası İş-
veren Hissesinden 5 puanlık indirimi ile sigor-
ta prim oranında %14 indirim sağlayarak, asga-
ri ücretli çalışan bir sigortalının prim tutarında
178,88 TL azalış sağlamaktadır.

32 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

Araştırma, Geliştirme ve Tasarım lanmıştır. Aynı İl sınırları içinde 50 ve üzerin-
Faaliyetlerine İlişkin Teşvik de sigortalı çalıştıran işverenlerce %3 engelli
çalıştırma zorunluluğu vardır. Bu zorunluluğa
Bu teşvik ile Ar-Ge/Tasarım ve destek per- rağmen engellilerin istihdamına da teşvik ve-
soneli ile 4691 sayılı Kanununun geçici 2 nci rilmiş bu teşvikten yararlanılarak engelli istih-
maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden dam edilmesi halinde ödenmesi gereken si-
muaf olan personelin; ücretleri üzerinden he- gorta priminde 733,39 TL indirim sağlanmıştır.
saplanan sigorta primi işveren hissesinin yarı-
sı, 31/12/2023 tarihine kadar Hazine ve Maliye Buraya kadar olan kısımda milli ve yerli üre-
Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten time destek olan yirmi bir istihdam teşvikinin
karşılanmaktadır. Ar-Ge teşviki, şartları sağla- en temellerine değinmiş olmakla birlikte; Tüm
yan işverenlerimize asgari ücretli çalışan bir dünyayı etkisi altına alan Covid Pandemisi
sigortalı için sigorta priminde 456,13 TL indirim sürecinde ülkemizde işverenlerimize kısa ça-
sağlamaktadır. lışma ödeneği, nakdi ücret desteği ve deva-
mında ise Normalleşme Desteği, İstihdama
İşsizlik Ödeneği Alanların İstihdamı Dönüş Prim Desteği, Artı Prim desteği uygu-
Halinde Uygulana İstihdam Teşviki lamaları ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığımızca geliştirilen politikalarca des-
Bu teşvik ile kapsama giren sigortalı için, iş- tek olunmuştur.
sizlik ödeneğine hak kazandığı süre boyunca
prime esas kazanç alt sınır üzerinden hesapla- Yerli ve Milli üretim, mesleki, ahlaki ve kişilik
nan kısa vadeli sigorta primlerinin %1’i ile uzun olarak iyi eğitilmiş, çağının güncelini yaka-
vadeli sigorta primleri ve genel sağlık sigor- lamış, iç-dış politikaya ve gündeme hakim,
tası priminin tamamı, kalan işsizlik ödeneği ülkesinin dünyadaki önemini ve yerini bilen,
süresince İşsizlik Sigortası Fonundan karşılan- milletini, ülkesini seven, çalışkan, fedakar ne-
maktadır. Bu teşvik ile şartları sağlayan asgari sillerin yetiştirilmesi; Bu neslin içinden yerli ve
ücretli bir çalışan için 143,10 TL sigorta primi milli sanayicilerin, işverenlerin, işçilerin ortaya
ödenmektedir. çıkartılması ve bu güçlerin bir araya gelerek
ülkesi için üretmesi ile mümkündür.
Engelli Sigortalıların İstihdamına Yönelik
Teşvik Bu bağlamda, Sayın Cumhurbaşkanımızın
önderliğinde başlayan yerli ve milli üretime
Bu teşvik ile özel sektöre ait işyerlerinde çalış- dayalı kalkınma hamlesi kamu, özel sektör
tırılan engelli sigortalıların, prime esas kazanç ve ülkemizin tüm dinamiklerinin bir araya ge-
alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta pri- tirilmesi ile hızlı bir şekilde ilerlemeye devam
mi işveren hisselerinin tamamının Hazine ve edecektir.
Maliye Bakanlığınca karşılanması imkanı sağ-

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 33

UZMAN GÖRÜŞ

Dr. Ayşegül KIRKPINAR
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi - İİBF Doktor Öğretim Üyesi - Proje Yürütücüsü

Nitelikli Genç,
GÜÇLÜ İZMIR SLOGANI

ILE ERP PROJESI

Sanayide üretim süreçlerinde İşletmelerin birçoğu yanlış uygulamaların ve
üretimimin tipi ne olursa olsun, stratejilerin sonucu olarak, dijitalleşme konu-
sistemin bir bütün olarak yönetilmesi sunda istenen ivmeyi yakalayamamakta ve
ve bu yönetimin teknolojik araçlar ile rekabetçilikte zayıf kalmaktadırlar. Dünyada
yapılması verimlilik, kalite ve çeviklik üretici konumundaki işletmelerin durumuna
için kritik önemdedir. Bu ihtiyacı bakıldığında dünya sınıfı üreticilerin (World
karşılayacak en etkin araçlardan bir Class Manufacturer) ilk olarak atölye düzenin-
tanesi Kurumsal Kaynak Planlaması de (2.0), ardından ise fabrika (3.0) seviyesinde
üretime geçmişlerdir. Günümüzde ise rekabe-
(ERP)’dır. tin başka bir boyut aldığı yeni döneme ayak
uydurmak için endüstri çağından, insan-maki-
ne ve diğer kaynakların birbirleriyle, karmaşık
ağlar üzerinden etkileşimde ve işbirliği içeri-
sinde olduğu bir modelde çalışılabilen dijital
çağa (akıllı fabrika, endüstri 4.0) geçiş ger-
çekleşmiştir. Dijital döneme uyum sağlamak
isteyen işletmelerin gelişim gösterip, döneme
uyum sağlayabilmeleri için etkin bir dijital dö-
nüşüm yol haritasına ihtiyaçları bulunmaktadır.
Bu kapsamda dijital dönüşüm sürecinde ön-
celikli olarak etkin bir stratejiye ve bu stratejiyi
destekleyen eğitim/planlama safhalarına ihti-

34 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

www.inip.com.tr

yaç duyulduğu görülmektedir. yurt dışında bulunan şirket fonksiyonlarını bir
araya getirerek ortak bir havuzda birleştirme-
Özellikle günümüz koşullarında meydana ge- sidir. Birçok farklı ülke veya bölgede faaliyet
len tüketim döngüsünün kısalmış olması ve gösteren fabrikaları veya depoları bulunan bir
tüketici bağlılıklarının azalmış olması markaları firmanın eş zamanlı olarak ortak bir dilde ko-
çevik ve hızlı olmaya teşvik etmektedir. Bu ve nuşması ve ortak havuzu doldurması ERP uy-
benzeri özellikler ancak nitelikli personellerce gulamaları sayesinde sağlanmaktadır. Bu sa-
yürütülen etkin stratejilerle mevcuttur. Müşteri yede müşterilerden veya bayilerinden girilen
ihtiyaçlarını hızlı kavrayan ve buna hızlı adapte siparişlerin veya eş zamanlı olarak ilgili depo-
olan stratejiler üretmek ve uygulamak ancak lara dağılımı sağlanabilmekte ve bu işlemler-
iş süreçlerini teknoloji ile buluşturmakla müm- de firma içi süreçlerin hızlı ve doğru işlemesini
kündür. sağlamaktadır.

Sanayide üretim süreçlerinde üretimimin tipi İzmir bölgesi, 10 üniversitesi ile yükseköğre-
ne olursa olsun, sistemin bir bütün olarak yö- nim bakımından güçlü bir kapasiteye sahip
netilmesi ve bu yönetimin teknolojik araçlar ancak bu güçlü kapasiteye karşın Türkiye or-
ile yapılması verimlilik, kalite ve çeviklik için talamasının üzerinde işsizliğin gözlendiği bir
kritik önemdedir. Bu ihtiyacı karşılayacak en bölgedir. Bölgede özellikle üniversite mezu-
etkin araçlardan bir tanesi Kurumsal Kaynak nu gençlerde işsizlik, temel sorun alanların-
Planlaması (ERP)’dır. Kurumsal Kaynak Planla- dan biridir. İzmir bölgesinde özellikle sanayi
ma (ERP) sistemleri, firmanın iş istasyonlarına işletmelerinde, bilgi ve teknoloji yoğun sek-
ait işlemlerin kayıtlarını tutan ve değişik fonk- törlerde işgücü talebi, ERP uygulamalarında
siyonlar arasındaki birleşmeyi ortak bir bölüm- donanım sahibi gençleri avantajlı konuma
de birleştirmeyi sağlayan, ticari yazılımdır. Bu getirmekte, gençlerin ise yükseköğrenim dö-
yazılımlar firma içinde oluşan, üretim, satış, neminde iş piyasasındaki bu talebe yönelik
finans ve muhasebe gibi departmanları takip bir öğrenim görmedikleri gözlenmektedir. Bu
etmekle kalmayıp, firmanın diğer firmalarla, sorun alanları çerçevesinde, İzmir’de iş dün-
tedarik zincirleriyle, birleşmesine olanak sağ- yasını temsil eden ve üyeleri arasında İzmir
layan işlemler de yaratmaktadır. Bu sistemler, sanayisinin önemli işletmelerinin de yer aldığı
firmanın verimliliği, karlılığı, firma faaliyetlerini MÜSİAD İzmir, üye firmalar üzerinden İzmir’de
başarılı bir şekilde yürütebilmesi açısından gençlerin istihdam edilebilirliğinin artırılmasın-
büyük öneme sahiptir. Bir ERP uygulamasının da, iş piyasasına nitelikli genç iş gücü arzının
en güçlü özelliklerinden biri de yurt içi veya sağlanmasında ve İzmir sanayisinde firmaların

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 35

İzmir bölgesi, 10 üniversitesi üniversitelerle işbirliği artacak, yalnız konu
ile yükseköğrenim bakımından özelindeki eğitimlerde değil üniversitelerin
kendi eğitimlerinde de sanayiye yönelik geliş-
güçlü bir kapasiteye sahip meler olması olasılığı doğacaktır.
ancak bu güçlü kapasiteye
karşın Türkiye ortalamasının Projenin önemli diğer tarafı ise eğitimini ba-
üzerinde işsizliğin gözlendiği bir şarı ile tamamlayan gençler içerisinden en az
50 tanesi MÜSİAD üyesi iş yerlerinde istihdam
bölgedir. edilecek olmasıdır. İstihdam sağlanacak firma
yetkililerinin gereksinimleri ve güncel ihtiyaç-
farklı departmanlarında çalışacak ERP uzma- lar analiz edilerek, eğitimi verecek olan sek-
nı ihtiyacını gidermek amacıyla MÜSİAD İzmir tör tecrübesi olan eğitimcilerin de katkıları ile
Başkanı Bilal Saygılı’nın destekleri ile MÜSİ- istihdamlar planlanacaktır. Bu sayede proje
AD İzmir Kadın Çalışma Komisyonu tarafından kentte dijital bir iş dünyası ekosistemi yarat-
oluşturulan bir proje gerçekleştirecektir. mak için yol gösterici olacak, sanayinin ihti-
yaç duyduğu alanlarda benzer uygulamaların
MÜSİAD İzmir’in Gerçekleştireceği Proje yapılabilirliği için bir başarı örneği teşkil ede-
Nedir? cektir. Sosyal sürdürülebilirlik açısından yara-
tılacak olan istihdam özellikle genç istihdam
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyo- olması bakımından kent ve ulusal politikalarla
nunda faaliyet gösteren İzmir Kalkınma Ajan- uyumlu şekilde devam edecektir.
sı’nın (İZKA) verdiği destekle MÜSİAD İzmir
tarafından İzmir sanayisi için kurumsal kaynak “Proje kapsamında seçilecek adaylar, verile-
planlaması (ERP) konusunda nitelikli personel cek ERP eğitimlerindeki uzmanlık alanlarına
yetiştirilecektir. “Kurumsal Kaynak Planlaması uygun olan bölümlerde okuyan ya da mezun
ERP Konusunda Nitelikli Personel Yetiştirile- kişiler olacaktır. Ayrıca adayların öğrenim
rek İzmir Sanayisine Kazandırılması” adlı pro- bilgileri, etkililiği ispatlanmış yetkinlik ölçüm
je ile nitelikli işgücünün yetişmesi ve nitelikli test sonuçları, yapılacak sözlü mülakatlar ile
işgücüne olan talebin karşılanması amaçlan- adayların dijital dönüşüm eğitimlerine ilişkin
maktadır. Projede ilk olarak İzmir sanayisinin isteklilikleri ve motivasyonları da önem arz
nitelikli personele ihtiyaç duyduğu alanlar tes- etmektedir.”
pit edilecektir. Yapılacak ihtiyaç analizi ile sek-
törlere göre farklılıklar/benzerlikler, ihtiyaçlar, Projenin Sürdürülebilirliği
sorunlar belirlenip istihdam odaklı analizler
gerçekleştirilecektir. Böylece proje kapsamın- 21. yüzyıl iş dünyasının talepleri doğrultusun-
da verilecek eğitimlerin istihdam odaklı olma- da, dijital uygulamalar, bilgi ve iletişim tek-
sı sağlanacaktır. Hedef kitlesi gençler ve ka- nolojileri uygulamaları, e-ticaret, dijital pazar-
dınlar olan yaklaşık 180 adaya, ERP uzmanlık lama, çevik uygulamalar konusunda bilgi ve
alanlarına göre belirlenmiş süreler içerisinde, deneyim sahibi iş gücü arzının geliştirilmesine
ERP eğitimleri verilecektir. Başta İzmir Katip ve sanayi işletmeleri ve şirketlerde bu yönde
Çelebi Üniversitesi olmak üzere bölgedeki dönüşümün sağlanmasına ihtiyaç duyulmak-
diğer üniversiteler projeye iştirakçi rolleri ile tadır. Bu amaçla projenin sürdürülebilirliğini
eğitimler için altyapı desteği sağlayacaklardır. de sağlamak için ERP eğitimleri başta olmak
İş dünyasının ve aynı zamanda eğiticilerin en üzere dijital uygulamalar, bilgi ve iletişim tek-
büyük sıkıntı yaşadıkları alanlardan bir tanesi nolojileri uygulamaları, çevik uygulamalar, fi-
olan sektörel işbirliklerinin yeterli olmaması nansal okuryazarlık, veri okur-yazarlığı, e-tica-
sorunu da düşünülerek bu proje ile sanayinin ret, dijital pazarlama, markalaşma konusunda
eğitimler ve seminerlerin verileceği MÜSİAD
İzmir bünyesinde bir eğitim merkezi platformu
oluşturulacaktır. Verilecek olan bu eğitimler
sayesinde İzmir’de gençlerin istihdam edilebi-
lirliğinin artırılması, iş piyasasına nitelikli genç
iş gücü arzının sağlanması, kadın işletmeleri-
nin e-ticaret ve markalaşma çalışmalarına des-
tek sağlanması, bölgede mesleki bilgi ve be-
ceri artışına katkıda bulunulması ve böylece
sosyo-ekonomik gelişmişliği artırma hedefine
hizmet etme amaçlanmaktadır.

36 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

BİZDEN HABERLER

Büyümeyi Başaran
İKİ ÜLKEDEN BİRİYİZ

MÜSİAD İzmir Başkanı Bilal Saygılı, “Türkiye, başında yer almaktadır.
G20 ülkeleri içerisinde 2020 genelinde Çin’le
birlikte pozitif büyümeyi başaran tek ülke oldu” Elbette söz konusu büyüme performansımızın
dedi. sürdürülebilir bir niteliğe kavuşabilmesi için,
önümüzde uzun ve zorlu bir yol bulunmakta-
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından dır. Bu süreçte Covid-19’la mücadeleyi oldukça
açıklanan, 2020’nin tamamı ve dördüncü çey- dikkatli bir biçimde sürdürerek, ekonomik akti-
rek büyüme rakamlarını değerlendiren, Saygılı vitedeki canlılığı muhafaza etmeliyiz. MÜSİAD
yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: olarak önümüzdeki dönemde, bugüne kadar
üretim-ticaret-yatırım üçgeninde göstermiş ol-
“Yakın tarihin en zorlu ekonomik süreci ola- duğumuz çabanın üzerine çıkmamız gerektiği-
rak Covid-19, 2020 yılı genelinde küresel ne inanıyoruz.
ekonominin daha önce yaşadığı hiçbir krizle
kıyaslanamayacak kadar büyük bir belirsizlik Bu bağlamda yılın son çeyreğinde hane halkı tü-
ortamı oluşturmuştu. Hatırlayacağımız üzere ketiminde gözlenen %8,2’lik artışı ve yatırımla-
90’lı yıllarda Körfez Savaşları; 2000’li yıllarda rın %10,3 oranında genişlemesini memnuniyetle
11 Eylül Olayları, Irak Savaşı ve nihayet 2008 karşılıyoruz. Bununla birlikte 2021 yılında net dış
Finans Krizi; 2010’lara gelindiğinde ise Brexit talebin büyümeye daha fazla katkı verebilmesi
ve Ticaret Savaşları ile yüzleşmek zorunda için, ihracata yönelik imalat üretimine mutlaka
kalan küresel ekonomi, böylece 2020’li yıllara ağırlık vermemiz gerektiğini yineliyoruz.
da Covid-19 kriziyle başlamış oldu. Bu süreçte
küresel sistem hem arz hem de talep yönüyle Yılın son çeyreğinde %10,3 oranında genişle-
büyük bir şoka girerken; sermaye, mal ve in- yen sanayi sektörü ve %10,5 oranında büyü-
san hareketliliği neredeyse durma noktasına yen imalat sanayiinin, büyümenin lokomotifi
gelmişti. olma niteliğini 2021 yılında da sürdüreceğini
temenni ediyoruz. Zira her fırsatta dile getirdi-
Böylesi zorlu bir dönemde Türkiye ekonomi- ğimiz gibi büyük bir üretim üssü olmaya aday
sinin pozitif büyüme trendini sürdürerek yıl olan Türkiye’nin muadili olan ülkelerle kıyas-
genelinde %1,8 oranında büyümesini, takdire landığında en büyük avantajı, mevcut imalat
şayan bir performans olarak değerlendiriyo- potansiyeli ve esnek üretim kapasitesidir. Bu
ruz. Aynı zamanda yılın son çeyreğinde %5,9 potansiyeliyle ülkemizin; 2021 yılı ve sonrası-
oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, G20 ül- nı kapsayan dönemde, birbiriyle uyumlu para
keleri içerisinde 2020 genelinde Çin’le birlikte ve maliye politikalarının da itici gücüyle, pozitif
pozitif büyümeyi başaran tek ülke olmuş ve bu büyüme performansını artırarak sürdüreceğine
zorlu süreci en az hafif hasarla atlatan ülkelerin inanıyoruz” dedi.

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 37

38 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 39

UZMAN GÖRÜŞ

Hakan ŞEKERCİ | Üye İlişkileri Komisyonu Başkanı

Yeni Dünya, Yeni Düzen

YENİ BİR TURİZM ANLAYIŞI;

KAMP TURİZMİ

Kamp Turizminin iştahını arttıracak Türkiye uzun yıllar her şey dahil sistemi ile çok
her şeye sahibiz yani un, şeker, şeyler kaybetti. Özellikle sahip olduğumuz öz
su hazır, iş helvaya kalmış. Bu kültürümüzü, misafirperverliğimiz, yardımse-
noktada da MÜSİAD Türkiye’yi verliğini, samimiyetini sunamadı. Elinde olan
manevi değerler yerine ekonomik kaygıla-
keşfetmemiş olan yabancı turistin rın ön planı çıktığı destinasyon alanlarına, bir
ilgisini çekebilmek ve yeni bir turizm nevi sürümden kazanma mantığına yöneldi.
Bu sistemin değişen dünya koşullarında çok
kaynağı oluşturmak için Karavan tatminkâr olmadığı aşikâr yeni pazar daha çok
Park Projesini hayata geçirmek için gezen araştıran kültürünü öğrenen ama bun-
ları da yaparken daha butik ve ya tamamen
kolları sıvıyor. kulanım alanını kendi mahrem alanı olarak
niteleyecek yapısal tatil enstrümanlarına yö-
neldi.

Bu sektörlerin başında da Karavan turizmi geli-
yor. Bu kültür ülkemizde çok eski zamanlardan
bilinse de Avrupa düzeyinde çok gelişmeyip
pazardan hak ettiğini alamamış. Peki, sektör-
de komşularımız veya bu konuda ileri olan
Fransa gibi ciddi ülkeler seviyesine getirebilir
miyiz? Cevabı Evet. Hatta daha iyi yaparız.

40 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

Kamp Turizminin iştahını arttıracak her şeye ege kültürü Antalya’da deniz, kum, güneş,
sahibiz yani un, şeker, su hazır, iş helvaya kal- (Antep, Urfa, Mardin) Mezopotamya sonra Ka-
mış. Bu noktada da MÜSİAD Türkiye’yi keş- radeniz yaylalar ve İzmir den çıkış tam bir Tür-
fetmemiş olan yabancı turistin ilgisini çeke- kiye mozaiği yıllarca 600 Euro ile otelin açık
bilmek ve yeni bir turizm kaynağı oluşturmak büfesini ziyaret eden Hans, Ecdadın gücünü
için Karavan Park Projesini hayata geçirmek ihtişamını sarayını türbesini camisini ziyaret
için kolları sıvıyor, Kültür ve Turizm Bakanlı- edecek Ayşe ablanın Ahmet abinin yöresel
ğı’nın öncülüğünde, MÜSİAD Genel Başkanı yemeklerini tadıp misafir perverliğini öğrenip
Abdurrahman Kaan’ın destekleriyle ülkenin bunun için 3000 Euro para bırakıp Türkiye
dört yanında bakanlık düzeyinde çalışmaları için dünya da algıları değiştirecek işte bunun
başlatması kaybedilmiş zamanın belki Covidin için KARAVAN KAMP projesi çok önemlidir. Bu
oluşturduğu olumsuz havayı ülke menfaatleri- proje hayata geçmelidir.
ne çevirecek bir vizyonu da başlatıyor.
Başta Genel Başkanımız Abdurrahman Kaan
Ülkenin kuzeyin den güneyine batısından do- beye, Ümit Hotar beye, MÜSİAD İzmir Baş-
ğusuna tam 90 noktada üyelerin ticari iştirala- kanımız Bilal Saygılı Beye ve tüm bu projede
rı ile bölgesel Kalkınma Ajansları ve Bakanlık emeği geçen MÜSİAD Ailesine emekleri için
destekleri ile ilki Trabzon’da ikincisi İzmir de :) teşekkür eder, projenin bir an önce hayat bu-
tam 90 nokta; yani Almanya’dan karavanı ile labilmesini Rabbim den niyaz ederim.
yola çıkan Hans, ailesi ile İzmir den girecek,

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 41

EĞİTİM

Op. Dr. Ali DENİZ

Eğitim mi,
ÖĞRETİM Mİ?

Bizim zamanımızda Akademik Eğitim geleceğimizi kuracak nesil
ebeveynlerimiz anne- için olmazsa olmaz bir metot. Bunun yanı sıra
babalarımızdı, bazı şanslı Akademik Eğitim başarıyı, üretkenliği bera-
olanlarımızın da ilaveten beraber berinde getiriyor fakat günümüz koşularında
yaşadığımız aile büyüklerimizdi. yetişen neslin bir tarafı eksik kalıyor ya da göz
Ama şimdi neredeyse istisnasız ardı ediliyor.
bütün çocukların anne-babası
dışında 3. ebeveynleri akıllı Toplum olarak ve sistem olarak sanki Öğre-
telefon, tabletler ve sosyal medya time daha çok odaklandık ve belki de daha
başarılı çocuklar yetiştirdik. Fakat Eğitimden
olmuş durumda. uzaklaştıkça daha az iyi insan yetiştirmeye
başladık. Toplumumuzun başarılı insanlardan
daha çok iyi ve başarılı insanlara ihtiyacı vardır.
Bir insanın kalbini doldurmadan sadece aklını
doldurursanız bu çok tehlikeli ve telafisi güç
bir durum oluşturur.

Bizler(mevcut nesil) çok daha kısıtlı imkanlara
sahiptik, fakat çocuklarımıza sunduğumuz im-
kanlar çok daha fazla ve çok daha iyi okullar-
da okutabilme imkanlarına sahibiz. Bu yüzden
onlar daha şanslı gibi gözükmekteler. Ama as-
lında öyleler mi? Yoksa şanssız gibi görünen
ama asıl şanslılar bizler miydik? Evet, onlar
belki bizlere göre derslerinde daha başarılılar,

42 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

bilgiye daha kolay ulaşabiliyorlar ama hayata yen empati yoksunu nesiller yetişiyor maale-
bizler kadar iyi hazırlanamıyorlar sanki. sef…Dolayısı ile hayata hazırlanmalarına izin
vermiyoruz. Ama bütün bunları aslında onları
“Sade pirinç zerde olmaz, bal gerektir kazana; çok sevdiğimiz için yapıyoruz değil mi?
baba malı tez tükenir evlat gerek kazana.”
Bir neslin yaşadığı sıkıntıların karşısında, en
“Hayırlı evladın varsa ne yapacaksın malı, doğal ebeveyn tepkisi olarak çocuklarının
Hayırsız evladın varsa ne yapacaksın malı.” aynı sıkıntıları yaşamasını istememesi ve rahat
demiş Atalarımız. etsin mantığı, her istediğine istediği zaman
ulaşan bir nesli kaçılmaz kıldı. İlk bakışta çok
Dolayısı ile balık nasıl ve nerede güzel yeniri doğal gözükse de bu nesil, duygularını yöne-
değil, balığı tutmayı öğretmeliyiz, hatta bu da temeyen, erdemler konusunda eksik empati
yetmez balık nasıl yetiştirilir onu öğretmeliyiz kuramayan ve karşılaştığı zorluklar karşısında
çocuklarımıza. direnç gösteremeyen bireylerden oluşmaya
başladı.
Duygusuz nesil tehlikesi
3. ebeveynler akıllı telefon, tabletler ve sos-
Çünkü çocuklarımıza hayatı öğretmiyoruz, yal medya olmuş
onların acıkmasına fırsat vermiyoruz, sıkıl-
malarına izin vermiyoruz, düşmelerine izin Bizim zamanımızda ebeveynlerimiz anne-ba-
vermiyoruz, düşerlerse de kalkmalarına fır- balarımızdı, bazı şanslı olanlarımızın da ilave-
sat vermeden biz yetişiyoruz, üşümelerine, ten beraber yaşadığımız aile büyüklerimizdi.
koşmalarına, terlemelerine fırsat vermiyoruz. Ama şimdi neredeyse istisnasız bütün çocuk-
Ödevlerine yardımcı olmanın ötesine geçip ların anne-babası dışında 3. ebeveynleri akıllı
zaman zaman biz yapıyoruz. Genellikle okul telefon, tabletler ve sosyal medya olmuş du-
çantalarını bile taşımalarına izin vermiyoruz. rumda.
Kısacası çocuklarımıza o kadar çok yardımcı
oluyoruz ki adeta onların neredeyse hiçbir şey Gelin çocuklarımıza büyüdüğünde ne olacak-
yapmalarına izin vermiyoruz. Açlığın ne oldu- sın sorusu yerine nasıl bir insan olmak istiyor-
ğunu bilmeyen, yokluğun ne olduğunu bilme- sun sorusunu soralım.

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 43

Onlara adil olmayı, saygılı
olmayı, insanları-hayvanları-
doğayı sevmeyi öğretmeliyiz.
Empati, vicdan, şefkat duygularını
aşılamalıyız. Yardımsever olmayı,
Hakkı, hukuku, dürüstlüğü,
doğruluğu, erdemli ve duyarlı
olmayı, hoşgörülü ve samimi
olmayı, iyi niyetli olmayı,
mütevaziliği, israf etmemeyi,
paylaşabilmeyi öğretmeliyiz.

Öğrenmenin yaşı yoktur diye güzel bir sözü- Okullar çocuklarımıza bir şeyler öğretebilir,
müz var, yani bilgiye her yaşta ulaşır ve öğ- fakat Eğitim konusunu ne aile tek başına ya-
renebiliriz fakat karakter oluşumunun bir yaşı pabilir ne de okul. Her çocuğun ilk öğretmeni
var. 6 yaşına kadar karakter oluşuyor sonra- validesidir. Bizler çocuklarımızı okullarımıza
sında sadece bunu besleyip büyütüyoruz. emanet ediyoruz ve Öğretmenlerimiz çocuk-
Hatta Harward Üniversitesi tarafından yapılan larımızla bizden daha fazla vakit geçiriyor ve
son araştırmalardan sonra 3 çok geç denilme- etkileşimde bulunuyor. Öğretmenlerimiz ço-
ye başlanmıştır. cuklarımıza doğru rol model olmak ve insanı
insan yapan evrensel değerleri aşılamak zo-
Yabancı dil diye bir şey kalmayacak rundalar. Eğitim sistemimizin de buna zemin
hazırlaması gerekmektedir.
Bizler, anne-babalar ve Eğitim Kurumları bugü-
nün ihtiyaçlarına göre değil 10-20 ve belki 30 Onlara adil olmayı, saygılı olmayı, insanla-
yıl sonrasının ihtiyaçlarına göre planlama yap- rı-hayvanları-doğayı sevmeyi öğretmeliyiz.
malıyız. Örneğin bugün yabancı dilin ne kadar Empati, vicdan, şefkat duygularını aşılamalıyız.
önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat 20 Yardımsever olmayı, Hakkı, hukuku, dürüst-
yıl sonra da acaba bu kadar önemli olacak mı? lüğü, doğruluğu, erdemli ve duyarlı olmayı,
Kesinlikle hayır. Çünkü yabancı dil diye bir şey hoşgörülü ve samimi olmayı, iyi niyetli olmayı,
kalmayacak. Teknoloji o kadar baş döndürücü mütevaziliği, israf etmemeyi, paylaşabilmeyi
bir hızla ilerliyor ki, yakın gelecekte herkes ya- öğretmeliyiz. Kibirli olmadan nasıl özgüvenli
kasına bir çip takacak ve istediği dilde anında olunacağını, ekip çalışmasını, iletişim becerisi-
çeviri yaparak iletişim kurabilecek. Yine çok ni, ilişki yönetimini, görgü kurallarını ve liderlik
bilgili insan değil bilgiye nasıl ulaşabileceğini özelliklerini kazandırmalıyız. Yani kısacası Mil-
bilen, sonra o bilgiyi en iyi şekilde analiz ede- li, manevi, insani, tarihi ve kültürel değerlerimi-
bilen ve kullanabilenler fark yaratacaklar. zi yeterince öğretmeliyiz. Yani sadece bilgiye
dayalı, öğretime dayalı, ezbere dayalı sınav
O nedenle Eğitim sistemimizden özellikle odaklı bir sistemden hızlıca uzaklaşmalıyız.
bunları da beklemek ve istemek mecburiye- Sistemimizin merkezinde sınav olduğu sürece
tindeyiz ki bu alanda bir talep oluşsun. Böyle- Eğitim odaklı değil, Öğretim odaklı bir sistem
likle aslında adı Eğitim olan sistemimizin için- var olmaya devam edecek gibi görünüyor.
de belki de, ezici üstünlükte olan Öğretimin
payı Eğitim lehine bir dönüşüm geçirir. Yarışmacı değil, insan yetiştiriyoruz

Öncelikle başarılı değil iyi nesiller yetiştir-
meliyiz

44 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

Bizler yarışmacı yetiştirmiyoruz, insan yetişti- Çocuklarımıza özgün şeyler öğretmeliyiz…
riyoruz. Bir şeyler öğretmek işin en kolay ta-
rafı. Ama zor olan eğitmektir. Başarılı bir insan Böylece hiçbir makine bizi yakalayamaz.
yetiştirmekten çok daha zor olanı iyi insan
yetiştirmektir. İyi olmayan fakat başarılı biri, Çocuklarımıza öğretmemiz gereken şey, insa-
başında “1’’ olmayan “0’’lar gibidir. O nedenle ni becerilerdir.
“0’’ların çokluğunun hiçbir önemi yoktur aslın-
da. Toplumumuzun önce iyi, sorgulayan, ken- Değerler, inanmak, bağımsız düşünme, ekip
dine güvenen lider insanlara ve sonra da ba- çalışması, başkalarına değer vermek…
şarılı insanlara ihtiyacı vardır. Kısacası vicdanlı
doktorlar, adalet duygusu olan avukatlar, şef- Bunlar insani becerilerdir. Bilgi size bunları öğ-
kat ve sevgi dolu öğretmenler yetiştirmeliyiz. retmez.

Alibaba.com kurucusu Jack Ma şöyle der; Bu yüzden bence çocuklarımıza, spor, müzik,
resim öğretmeliyiz.
“Çocuklarımız, ancak eğitim sistemimizi de-
ğiştirirsek makinelerle rekabet edebilirler” der İnsanların farklı olduklarını anlamalarını sağla-
ve şöyle devam eder. mak için sanatı öğretmeliyiz.

2030 yılına kadar robotlar 800 milyon işçinin Öğrettiğimiz her şey makinelerden farklı ol-
yerini alacaktır. malı. Eğer makineler daha iyisini yapabiliyor-
sa, bunu oturup bir düşünmemiz gerekiyor.
Eğitim artık büyük bir meseledir.
Artık işimiz daha da zor
Eğer öğretme şeklimizi değiştirmezsek, 30 yıl
sonra başımız büyük belada olacak. Covid-19 Pandemisinin etkisiyle Dünya, baş
döndürücü bir hızla dijital dönüşüme zorlan-
Çünkü öğretme şeklimiz ve çocuklarımıza öğ- maya başladı. Gündemimize uzaktan eğitim
rettiklerimiz 200 yıl öncesinden kalma şeyler. diye bir kavram girdi. Öğretmenler çocukları-
Yani bilgi tabanlı şeyler. Bu şekilde çocukları- na, çocuklar öğretmen ve arkadaşlarına temas
mıza makinelerle rekabet etmeyi öğreteme- edemez, dokunamaz oldu. Bu durum çok cid-
yiz. di sosyal ve psikolojik sorunlara gebedir. Bir
an önce pandeminin etkisinin azalması ve yüz
Öğretmenler bilgi öğretmeyi bırakmalılar. yüze eğitime dönülebilmesi temennisi ile…

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 45

GÖRÜŞ

Dr. Erkut ERGENÇ | Liderlik Okulu

Endüstri 4.0’dan
TOPLUM 5.0’A DOĞRU

2017 yılında Almanya’da Kültür toplumların geçmişleri ile bağlarını ifa-
gerçekleşen CeBIT fuarında de eden önemli bir kavram olarak ifade edilir.
Geçmiş odaklı görünse de kültür, stratejik bir
Toplum 5.0 (Society 5.0) bakış açısını bünyesinde barındırırken, kelime
kavramından ilk defa kökeni itibariyle de ekim yapmak anlamına
gelir. Nasıl ki ekilen bir tohum zamanla büyü-
bahsedilmiştir. Toplum 5.0 yüp vücut buluyorsa, geçmişin yaşanmışlıkları
felsefesinin odağında diğer da akılda kültür olarak kalmaktadır. Yani kültür,
insanlığın yaşadığı her anın geleceğe yönelik,
dönemlerin aksine insan geçmişi ile mündemiç bir ekimin sonucudur.
bulunmaktadır. Kültür bu nedenle stratejiler gibi ileriye yönelik
bir yön tahsis eden, insanlık için geleceğe yön
veren önemli bir paradigma sunmaktadır. İn-
sanlığın başlangıcından itibaren tarım toplum-
larını ve kültürünü ifade etmek için kullanılan
Toplum 1.0 anlayışı, yıllar sonra yerini Endüstri
4.0 olarak ifade edilen ve sanayileşmenin tek-
noloji ile bütünleştiği ve neredeyse tamamen
dijital bir süreç ve kültür haline geldiği bir dö-
neme bırakarak insanlığa yeni bir paradigma
sunmaktadır. Kültürüne sıkı sıkıya bağlı bir top-
lum olarak ülkemizde son dönemde savunma
sanayisinde gerçekleştirilen atılımlar Endüstri
4.0’ı ilkelerine uygun olmakla birlikte makine
ile birlikte insanı da odağına alan bir yaklaşı-

46 | MÜSİADİZMİR | MART 2021

ma sahiptir. Diğer sanayileşmiş toplumların şimler Endüstri 4.0 ile devam ederken yerini
Endüstri 4.0 vizyonlarının aksine emeğin, üre- yeni bir döneme ve kültüre bırakmaya hazır-
timin önemli bir parçası olduğu inancı halen lanmaktadır; Endüstri 5.0 ve Toplum 5.0.
ülkemizde önemli bir konu olarak karşımıza
çıkmaktadır. 2017 yılında Almanya’da gerçekleşen CeBIT
fuarında Toplum 5.0 (Society 5.0) kavramından
Endüstri devrimini dönemlere ayıran, baş- ilk defa bahsedilmiştir. Toplum 5.0 felsefesinin
langıcı Endüstri 1.0 olarak da ifade edilen ve odağında diğer dönemlerin aksine insan bu-
buharla çalışan makinelerin kullanılmasıyla lunmaktadır. Japonya Başbakanı Toplum 5.0
başlayan dönem daha sonrasında çelik üre- hakkında konuşurken teknolojinin insanlara
timi ve elektriğin yaygınlaşması ile yerini En- bir tehdit değil bir yardımcı gibi algılanması
düstri 2.0’a bırakmıştır. Bu süreçte ortaya çı- gerektiğinden bahsederek bu dönemin oda-
kan programlanabilir PLC devrelerin aktif bir ğında insan olduğuna atıfta bulunmuştur. Bu
şekilde kullanılması ve İnternetin keşfi bizi En- yeni paradigma ile hızla ilerleyen teknolojinin
düstri 3.0’a taşımıştır. Endüstri 3.0 sonrasında; sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlaması
makine öğrenmesi, yapay zekanın gelişmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır. Toplum 5.0
ve makinelerin iş birliği ile akıllı hale gelen felsefesinin temelinde; toplumsal çıkarlara uy-
fabrikaların olduğu bir dönem ortaya çıkmış- gun bir şekilde nesnelerin internetinin gelişti-
tır. Bu dönem Endüstri 4.0 Dönemidir. Endüstri rilmesi ve bundan faydalanılması, sanal dünya
4.0 ile birbiri arasında haberleşen makineler ile gerçek dünyanın paralel olarak işletilmesi,
üretim sürecinin her aşamasında yer almış, bu yaşlanan dünya nüfusu için çözümlerin ortaya
makineler insan etkisini ve emeğini en aza in- konulması ve çevresel sürdürülebilirlik ile do-
direrek daha ucuz, daha hızlı ve daha az hata ğal afetlere karşı üretilecek çözümler üzerin-
yapacak şekilde işletmelerde kullanılmaya de durulması gibi konular yer almaktadır.
başlanmıştır. Endüstri 4.0 sadece üretim sana-
yilerinde değil hizmet sektöründe yer alan iş- Almanya’da ortaya çıkan bir akım olarak En-
letmelerde de aktif bir şekilde benimsenmiştir. düstri 4.0’a karşın bir Japon felsefesi olarak
Günümüzde eğitim, sağlık ve turizm alanların- ortaya atılan Toplum 5.0 felsefesi, hızlı bir şe-
da birçok Endüstri 4.0 uygulamasını rastlamak kilde tüm dünya üzerinde yayılarak çeşitli sek-
mümkündür. Endüstri 1.0 ile başlayan bu deği- törlerdeki iş yapış biçimlerindeki yerini almaya

MART 2021 | MÜSİADİZMİR | 47

Almanya’da ortaya çıkan bir akım mu oluşturmada önemli kilometre taşı olarak
olarak Endüstri 4.0’a karşın bir karşımıza çıkmaktadır. Toplum 5.0 aslında biz-
Japon felsefesi olarak ortaya lere Endüstri 5.0’ın da nereye gideceğini gös-
atılan Toplum 5.0 felsefesi, hızlı termektedir. Verimlilik noktasında en uç zirve-
bir şekilde tüm dünya üzerinde leri hedefleyen Endüstri 4.0’dan farklı olarak
yayılarak çeşitli sektörlerdeki iş Toplum 5.0 ile birlikte konuşulmaya başlanan
yapış biçimlerindeki yerini almaya Endüstri 5.0, belki de Endüstri 4.0 ile ihmal
başlamıştır. edilen insan faktörünü üretimde tekrar odağa
almayı ve insan ile makinenin uyum içinde ça-
başlamıştır. Örneğin; sağlık sektöründe oda- lışarak öncelikle insanın refahını hedefleyen
ğına insanı alan giyilebilir sağlık uygulamaları, bir ortam oluşturmayı amaçlamaktadır.
eğitimde yapay zekanın kullanılması ile eği-
timdeki zorlukların önüne geçilmesi ve fırsat Daha önce de ifade edildiği gibi diğer sana-
eşitliğinin yaratılması gibi toplumun refahına yileşmiş toplumların Endüstri 4.0 vizyonlarının
uygun dijital gelişmeler süper akıllı bir toplu- aksine, emeğin üretimin en önemli parçaların-
dan biri olduğu inancı Türkiye’de her zaman
önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yunus Emre’nin “Yaratılanı Severiz Yaratandan
Ötürü” deyişindeki anlayış, Endüstri 4.0 ilke-
lerine uygun gelişim gösteren Türk Sanayisi
misyonu adına önemli bir yol göstericidir. Ülke
sanayimizdeki emeği merkeze alan anlayışın
Toplum 5.0 ilkelerine fazlasıyla uyumlu oldu-
ğunu söylemek de mümkündür. Toplum 5.0 ve
Endüstri 5.0’ın Covid-19 Pandemisi ile insanla-
rın kendilerini sıklıkla sorguladığı şu dönem-
lerden sonra da çokça tartışılacak ve konuşu-
lacak konular olduğu da aşikardır.

48 | MÜSİADİZMİR | MART 2021


Click to View FlipBook Version