51 Haziran -Temmuz-2023 Hotel - Restoran Güneşin yüzünü göstermeye başladığı şu günlerde tatil günlerinin gelmesini beklemeyin! Hilton İstanbul Bomonti’nin açık havuzunda yaz tatiline çıkmış gibi bir gün yaşayın…Stresinizi ve yorgunluğunuzu atacağınız, kendinizi yeniden bulacağınız, güneşin ve yazın tadını çıkarıp, suyun serinliğini hissedeceğiniz Hilton İstanbul Bomonti’nin havuzu, sezon boyunca sizleri bekliyor. Şehrin kalbindeki otel; lezzetli yemekler, sağlıklı atıştırmalıklar ve ferahlatıcı içecekler eşliğinde havuz keyfi yapmanıza imkân veriyor. Hilton İstanbul Bomonti’nin, Avrupa’nın en büyük ve ödüllü Eforea Spa’sında bulunan açık havuzu hem otel misafirlerine hem de rezervasyon yaptıran tüm ziyaretçilere açık. Üstelik otelde konaklayan misafirlere havuz keyfi avantajlı fiyatlarla sunuluyor. 0-16 yaş arası çocuklar için de yüzde 50 indirim yapılıyor. Eforea Spa’da yaz fırsatı ‘Şehrin içinde ama şehirden uzak’ hissettiren Hilton İstanbul Bomonti’nin Eforea Spa’sı; yoğun metropol hayatından uzaklaşıp, ruhen ve bedenen dinlenmenizi sağlıyor. Eforea Spa, vücudunuzdaki negatif enerjiyi atarak gevşemeniz, sağlıklı ve zinde bir bedene kavuşmanız için yaza özel iki seçenek sunuyor. Hilton Istanbul Bomonti’ye yaz geldi Türkiye’nin ilk fonksiyonel beslenmeyi merkezine alarak faaliyetlerini sürdüren oteli Feride Fonksiyonel Yaşam’ın basın lansmanı gerçekleştirildi. Temiz hava ve organik ortamın yoğun olduğu Gökçeada’da basın mensupları, dünya mutfağından özel seçilerek fonksiyonel beslenmeye uygun şekilde hazırlanan yemekleri tadarak sunulan konsepti deneyimledi. İki gün süren lansman süresince basın mensuplarına eşlik eden Feride Fonksiyonel Yaşam Genel Müdürü Mehmet Günalp ve Feride Fonksiyonel Yaşam Koordinatörü Uzm. Dyt. Başak Satar, fonksiyonel beslenme hakkında merak edilen detayları açıkladı. “Gökçeada’nın eşsiz güzelliğini misafirlerimize keşfetme imkânı sunuyoruz” Feride Fonksiyonel Yaşam Genel Müdürü Mehmet Günalp, “Tesisimizde double yataklı odalarımızda, kişiye özgü fonksiyonel beslenme ve en kaliteli hizmeti sunabilme kapsamında organize olduk. Konforlu, huzurlu, sakin ve doğal bir ortamda, belirlediğimiz fonksiyonel beslenme kapsamı dahilindeki ürünlerle kaliteyi koruyarak hizmet sunmaya özen gösteriyoruz. Sağlıklı yaşamı merkezine alan tesisimizde kahvaltı öncesi alanında uzman olan spor hocamız eşliğinde köy içi yürüyüş, kültür-fizik ve nefes açma egzersizleri yapıyor, bölgenin tarihi dokusunu yansıtan köylere geziler düzenleyerek Gökçeada’nın eşsiz güzelliğini misafirlerimize keşfetme imkânı sunuyoruz.” dedi. “En iyi öğrenme deneyimlemektir” En iyi öğrenmenin deneyimlemek olduğunun altını çizen Günalp, “Tesisimizin lansmanında bizi yalnız bırakmayan basın mensuplarımızın fonksiyonel beslenmeyi deneyimleyerek anlayabilmeleri bizim için çok değerliydi. Her zaman söylediğimiz bir şey var. Biz detoks kampı değiliz. Buraya gelen misafirlerimiz aç kalacakları tedirginliği yaşıyorlar. Amacımız doğru beslenmenin ve sağlıklı yaşamın hayatımıza entegre edilebilmesi amacıyla hizmet sunabilmek. Değerli basın mensuplarımıza da etkinliğimiz kapsamında bunu aktarabilmek ve onları misafir etmekten büyük mutluluk duyduğumuzu belirtmek isterim.” şeklinde konuştu. Türkiye’nin ilk fonksiyonel beslenme oteli "Feride Fonksiyonel Yaşam"
52 Hotel - Restoran Haziran -Temmuz-2023 İstanbul’un yeni gözde restoranı Qarivo Pizza & Pasta, İtalyan mutfağına unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Gerçek bir İtalyan ambiyansına sahip olan restoran, sıcak ve samimi atmosferiyle misafirlerini ağırlamaya hazır. Wish More Hotel Şişli'nin çatısı altında lezzet tutkunlarını ağırlamaya hazırlanan Qarivo Pizza & Pasta, İtalyan mutfağının sıcaklığını ve zenginliğini yaşamak isteyen konuklarını davet ediyor. El yapımı pizza ve makarnalar, Executive Şef Muhittin Kabasakal'ın titizlikle seçtiği malzemelerle hazırlanarak ağızda eriyen lezzetlere dönüşüyor. Qarivo Pizza & Pasta menüsünde her damak tadına uygun bir seçenek bulunuyor. Başlangıçlar, çorbalar, salatalar, pizzalar ve özel soslarla donatılmış makarnalarla her biri özenle hazırlanan bu lezzetler, unutulmaz bir yemek deneyimi sunuyor. Başlangıçlar arasında yer alan Kızarmış Gnocchi, Mozzarella Kapris ile çorbalarda İtalyan Usulü Minestrone Çorbası öne çıkıyor. Salata menüsünde Domatesli Semizotu Salatası, Patlıcanlı Ricotta Salatası ve Stracciatella Soslu Göbek Salata gibi seçenekler bulunuyor. Odun fırınında pişen pizzalar, çıtır çıtır hamurun üzerindeki taptaze malzemelerle mükemmel bir uyum yakalıyor. Klasik Margherita ve Diavola gibi favorilerin yanı sıra şefin imzası olan Di Chef de mutlaka denenmesi gerekenler arasında. Özel soslarla tatlandırılmış makarnalar ise damak zevkinize uygun çeşitler sunuyor. Unutulmaz anılar biriktirebileceğiniz Qarivo Pizza & Pasta hem lezzetleri hem de dekorasyonuyla yeni buluşma noktanız olmaya aday. Şehrin kalbinde İtalyan lezzetlerine yolculuk: "Qarivo Pizza & Pasta" Yenilikçi Asya ve İtalyan mutfaklarının tüm lezzetlerini Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul ’daki restoranında misafirlerinin beğenisine sunan Novikov, sade ve zarif tasarımının yarattığı atmosferle de en az zengin menüsü kadar dikkat çekiyor. Novikov Group -Pinskiy&Co ortaklığıyla kurulan ve dünyanın önde gelen restoran zincirlerinden biri olan Novikov İstanbul, yenilikçi Asya ve İtalyan mutfaklarını kendine özgü “market” konseptinde misafirleriyle buluşturuyor. Rengarenk sebze ve meyveler, farklı bölgelerden gelen deniz mahsulleri mekânın açık mutfağında sergilenirken, tüm bu ürünlerin birleşiminden oluşan leziz yemeklerle misafirlerine otantik gastronomi ziyafeti çekiyor. Zengin bir menüye sahip Novikov İstanbul’da, Asya mutfağının en seçkin lezzetlerinden sushi, sashimi, nigiri çeşitlerinin yanı sıra robata ve teppenyaki gibi otantik pişirme teknikleriyle hazırlanan Asya mutfağının özgün tatlarının veya Novikov Black Cod, Alaska Kral Yengeci ve Pekin Ördeği gibi Novikov’un imza yemeklerinin tadına bakmak mümkün. Ayrıca Türk pişirme teknikleriyle hazırlanan ve sadece Novikov İstanbul’da servis edilen Izgara Kalkan Balığı özellikle tadılması gereken lezzetler arasında. Tercihi İtalyan tatlarından yana olanlar içinse pizza, risotto, carpaccio gibi klasik İtalyan lezzetlerinin yanı sıra özel soslarla harmanlanmış taze makarnalar da lezzet seçenekleri arasında. Dünya lezzetlerinin buluşma noktası: "Novikov İstanbul"
53 Haziran -Temmuz-2023 Hotel - Restoran Son yıllarda turizm sektörü hızla gelişiyor. Turist sayıları ve turizm gelirinde artış yaşanırken, turizm gelirlerinin artması için de çalışmalar devam ediyor. Kişi başına düşen turist harcamaları ise henüz istenilen seviyede değil. Bu kapsamda Türkiye’ye gelen turistlerin daha fazla harcama yapması için şehirlerdeki kaliteli mekan sayısının artması gerektiğine dikkat çeken Yüksel Balık Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Karakış, “Seçim sürecinin sona ermesiyle birlikte Türkiye’ye gelen turist sayısında artış yaşanması bekleniyor. Yaz aylarında daha çok kıyı bölgelerindeki oteller tercih edilse de, başta İstanbul olmak üzere birçok şehrin turist ağırlamaya devam ettiğini söyleyebiliriz. Özellikle Avrupa’dan gelen turistler büyük önem taşıyor. Hem tatil hem de iş için gelen turistleri daha çok şehirde gezdirmeyi sağlayabilirsek ülkemizde yaptıkları harcama da o denli artacaktır.” dedi. TURİZMİ İÇİN RESTORANLAR DA DESTEKLENMELİ Ülkeye gelen turistin daha fazla harcama yapması için yeme-içme noktalarının çok büyük önem taşıdığına dikkat çeken Yüksel Karakış, “Yeme-içme noktalarımız ne kadar kaliteli olursa çok daha fazla nitelikli turist ağırlayabiliriz. Avrupalı turistler kaliteli restoranları daha çok istiyor. Özellikle balık ve et restoranlarına büyük ilgi duyuyorlar. İstanbul, bu anlamda turistlere çok fazla seçenek sunuyor. Dünya çapında yarışabilecek düzeyde çok ciddi restoranlara sahibiz. Balık restoranlarında da durum böyle. Dünyanın birçok noktasındaki balık restoranlarını gidip yerinde inceledim. İstanbul’daki birçok restoranın dünyada bilinen restoranların kalitesiyle yarıştığını hatta onları geçtiğini gördüm. Eğer ülke olarak gastronomimizi, restoranlarımızı, kalitemizi ve hizmetimizi daha çok tanıtırsak, ülkeye çok daha fazla katkı sunabiliriz. Turizmden daha çok gelir elde etmek istiyorsak, şehir turizminin daha çok gelişmesini ve kaliteli restoranlara daha fazla destek verilmesini sağlamalıyız. Açılacak yeni restoranlarla da sektörün dinamizmini korumalıyız.” diye konuştu. GASTRONOMİ OTELİ Yakın dönemde turizmde farklı alanlara da yatırım yapmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Yüksel Karakış, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda 3 şube ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak daha fazla büyümek ve şube sayımızı artırmak istiyoruz. Kadıköy, Bodrum ve İzmir’de yeni şube açmak için girişimlerimiz sürüyor. Yeme-içme sektörü olarak turizme büyük katkı sağlıyoruz. Bunun artarak devam etmesini istiyoruz. Ülkemize gelen yabancılar restoranlarımızı sıklıkla tercih ediyor ve en önemlisi yedikleri yemekten, aldıkları hizmetten memnun kalarak ayrılıyor. Memnun ayrılan turist, ülkemizin bir marka elçisi gibi çalışıyor. Eğer yeme-içme sektörü olarak yatırım kredisi ya da teşviki alabilirsek çok daha hızlı adım atabiliriz. Şube yatırımları dışında, orta vadede bir de otel yatırımı yapmayı planlıyoruz. Otel yatırımımız için Bodrum’a yoğunlaştık. 50 milyon dolarlık bir yatırım planlıyoruz. Maksimum 150 odalı olmasını planladığımız otelimizde bir de restoranımız olacak. İstanbul’da nasıl hizmet veriyorsak, ülkemizin cennet bölgelerinden Bodrum’da da aynı hizmeti vermeyi planlıyoruz. Otelimiz bir gastronomi oteli gibi çalışacak aslında. Türkiye’de balık restoranlarının ne kadar kaliteli olduğunu tüm dünyaya göstermek istiyoruz. Bunu ülke olarak yapabilecek güçteyiz.” ‘Şehir turizmi kaliteli restoranlarla gelişir’
54 Bonna, sürdürülebilir ürünleriyle çevreye duyarlılığını gösteriyor Bonna, atık suyun %80’ini geri dönüştürülerek üretimde tekrar kullanıyor Premium porselen markası Bonna, çevreye sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ürünleriyle destek veriyor. Porselen atığından yeniden tabak üretiyor 2014 yılından bugüne HoReCa sektöründe faaliyet göstererek, otel, restoran ve catering sofralarında şıklık yaratan Bonna, özgün, inovatif ve yenilikçi tasarımlarıyla olduğu kadar sürdürülebilirlik projeleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Atık suyun yüzde 80’ini geri dönüştürüyor, yüzde 30 daha az enerji harcıyor Bonna, doğaya olan negatif etkiyi minimum düzeye indiriyor. Gelecekte tüm ürünlerini ve üretim şeklini tamamen sürdürülebilirlik üzerine kanalize etme hedefinde olan Bonna, bu kapsamda tüm birimlerde doğalgaz ve elektrik kullanımında sürekli tasarruf için çalışıyor. Bu düzenlemelerle birlikte geleneksel porselene göre yüzde 30 daha az enerji tüketiyor. Ürünlerinin paketlenmesinde kullanılan ambalaj malzemelerini dahi, geri dönüştürülmüş malzemeden üreten Bonna, kenar çıtlama garantisi ile ürünlerinin kullanım ömrünü uzatıyor. Bu sayede HoReCa sektöründe %40 olan ürün zaiyatını yüzde 6-7’lere kadar indiriyor. “Doğal kaynak tüketen bir sektörün tüketimini aşağıya çekmeyi başarıyoruz” Porselen üretimi yapan şirketler olarak doğal kaynak tüketen bir sektörde olduklarını vurgulayan Bonna Genel Müdürü Erbil Aşkan “Doğal kaynak tüketen bir sektörün paydaşlarıyız. Bu sebeple özellikle gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da düşünerek hareket etmek zorundayız. Bonna olarak çevremize ve topluma karşı sorumlu üretim standartları geliştirerek, üretim döngümüz boyunca uygulamaya özen gösteriyoruz. Bugün de, gelecekte de tüm iş süreçlerimizi dünyadaki karbon ayak izini azaltarak, daha sürdürülebilir bir üretim döngüsüne doğru geçiş doğrultusunda planlıyoruz. Gayemiz her anlamda doğa dostu sofralar yaratmak ve sektördeki paydaşlarımıza da ilham olabilmek. İnanıyor ve biliyoruz ki sürdürülebilir üretim, toprağa ve insana aldığından fazlasını verir. Sürdürülebilir yaklaşımla, gezegenimizin kaynaklarını israf etmeden üretmek mümkün.” dedi Doğal ve çevre dostu sağlıklı mutfak gereçleriyle öne çıkan Bambum, yaratıcı ve yenilikçi mutfak ürünü olan Airfryer’i satışa sundu. Mutfakta sağlıklı yemek pişirme trendinin bir parçası olan Bambum Airfryer, pratiklik sağlarken lezzetli yemeklerinizi de daha az yağ kullanarak hazırlamanıza olanak tanıyor. Bambu malzemenin doğal dayanıklılığını ve hafifliğini mutfak gereçlerine taşıyan Bambum, birbirinden farklı ürününü kullanıcılarının deneyimine sunuyor. Mutfak trendlerinin bir parçası olan Bambum Airfryer ile yiyecekleriniz kızartma, pişirme ve ızgara kullanımına uygun hale geliyor. Sıcak hava dolaşımı sayesinde az miktarda yağ kullanarak kızartılan yiyecekleriniz, sağlıklı beslenmek isteyenlerin kurtarıcısı oluyor. Dokunmatik kontrol paneli ile istediğiniz sıcaklık ve pişirme süresine ayarlanabilen Bambum Airfryer, kolaylık sunarken aynı zamanda mutfak dekorunuza da uyum sağlıyor. Mutfakta hem pratiklik ve hem de sağlık arayanlar için ideal bir alternatif olan Bambum Airfryer, geniş iç haznesi ile kullanım kolaylığı sunuyor. Hem zamandan hem enerjiden tasarruf sağlayan Bambum Airfryer, tüm fonksiyonlarıyla kullanıcı dostu ürünler arasında yerini alıyor. Bambum'un yenilikçi Airfryer'ıyla lezzeti az yağla deneyimleyin End. Mutfak Haziran -Temmuz-2023
55
56 OMÜ’nün partneri olduğu Erasmus+ KA2 Strategies to Improve the Qualification of Hotel Restaurant Catering Staff on Food Safety and Hygiene Practices Project number: 2021-1-SK01-KA220-VET-000034652 projesi için Proje ekibinden Gıda İşleme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed YÜCEER’in katılımı ile (yüz-yüze) gerçekleştirildi. HORECA projesinin 3. Uluslararası toplantısı (Transnational Meeting) 09 ve 10 Mayıs 2023 tarihlerinde İspanya’nın Murcia kentindeki Centro Tecnológico Nacional de la Conserva’de başarıyla gerçekleştirildi. Haziran 2022'de gerçekleştirilen sanal Başlangıç toplantısı ve 22-23 Kasım 2022 tarihlerinde Slovakya'nın Nitra kentindeki Slovenska Polnohospodarska Üniversitesi’nde gerçekleştirilen yüz-yüze 2. Uluslararası toplantısı sonrasında tartışılan iş ve faaliyetlerin ilk planlamasının ardından düzenlenen ve herkes için verimli bir toplantı oldu. Aynı zamanda, ortaklar fikri çıktılar bağlamında tartışma ve iş birliği yapma şansına da sahip oldular. Toplantıda, farklı görüşler dile getirildi ve her önemli faaliyeti yönetecek bir ortak belirlenerek ilgili kararlar alındı. Böylece, proje uygulamasının kilometre taşları tüm katılımcı üyeler tarafından belirlenmiş ve üzerinde anlaşmaya varılmıştır. Her ortak, geliştirecekleri ve yönetecekleri eğitim modülü için fikirlerini sundu; tüm taraflar tatmin olana ve modüllerin genel tutarlılığı garanti edilene kadar daha fazla tartışma yapıldı. Diğer yandan, ortaklar, Avusturya ISEKİ Association’da düzenlenecek 4. Uluslararası toplantıyı organize etme ve planlama imkânı da elde etmişlerdir. Bu, önümüzdeki 6 ayda gerçekleştirilecek çalışmaları sonuçlandırmak için önemli olacaktır. Son olarak, yaygınlaştırma ve kalite güvence planları, bu faaliyetleri yöneten kuruluşlar (CTNC) tarafından sunuldu ve üzerinde anlaşmaya varıldı. Projenin 2. gününde Murcia’da bulunan HORECA School’a teknik gezi düzenlendi. Toplantıya, Slovenska Polnohospodarska Univerzita Nitre (SUA); Prof.Dr. Miroslava Kacániová (yüz-yüze), Simona Kunova (yüz-yüze), Petra Borotova (yüz yüze) ve Natalia Cimikova (yüz-yüze) Polish Farm Advisory and Training Center Sp. Z o.o. (PFA); Daria Zebrowska (online), Ulfuila Gagosz (yüz-yüze) ISEKI-Food Association (IFA); Federica Striglio (yüz-yüze), Asociacion Empresarial de Investigacion Centro Tecnologico Nacional de la Conserva (CTNC); Ángel Martínez San Martín (yüz-yüze) ve David Quintin Martinez (yüz-yüze), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ); Prof. Dr. Cengiz CANER (online), Doç.Dr. Çiğdem UYSAL PALA (online), Öğr. Gör. Dr. Cumali YAŞAR (online) ve Doç.Dr. Muhammed YÜCEER (yüz-yüze), katılım sağlamışlardır. Avrupa Birliği Erasmus+ ‘Horeca-Fs’ Projesinin 3. Uluslararası Bilgi Paylaşımı Toplantısı İspanya’da gerçekleştirildi Bilimsel Etkinlik Haziran -Temmuz-2023
57 Turİzm Sektörü Tüm Renklerİyle İSTANBUL TURİZM FUARINDA Bİr Araya Gelİyor Turİzm Sektörü Tüm Renklerİyle İSTANBUL TURİZM FUARINDA Bİr Araya Gelİyor B2B toplantılar ve profesyonel ziyaretçilerle iş hacminin genişleyeceği, sektörün en önemli isimlerinin katılacağı İstanbul Turizm Zirvesi oturumu ile yeni trendlerin konuşulacağı, yeni ürün ve hizmetlerin lansmanının yapılacağı, sektörün en önemli buluşması olan AMEzing Parti ile network ağının eğlence ile artacağı muhteşem buluşma İstanbul Turizm Fuarı ile 4-5 Ekim 2023 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde.
58 Gülçin SOYTUTAN @hayallerimedokunmak @hayallerimedokunmak Gülçin Soytutan Blog: www.hayallerimedokunmak.com Hayallerime Dokunmak Yıllar önce annemle sohbet ederken “Gülçin, Kudüs’e giderseniz ben de gelmek istiyorum.” demişti. Ben de ona “Anne, İsrail çok karışık. İnşallah sakinleştikleri bir zaman gideriz.” demiştim. Aradan uzun zaman geçti. Ama İsrail’in, Filistin’i yok etme çabaları ve Filistin’in topraklarını kurtarma, özgürlük mücadelesi hiç bitmedi. Bu topraklardaki karışıklık, savaş, kan ve ölüm devam etti. Tabii annem de bu sürede iyice yaşlandı ve nerdeyse 80 yaşına geldi. Bastonsuz yürüyemiyor ve dizleri ona büyük problem çıkartıyordu. Bu süreçte annemin Kudüs’e gitme isteği hep kafamın içindeydi. Ne yapsak diye kara kara düşünüyordum ki ucuz uçak bileti kampanyasında Kudüs’ü gördük.Daha fazla beklemeye gerek yoktu çünkü zaman aleyhimize işliyordu. Her şeyi göze alıp hemen annemi aradık. “İsrail’e gidiyoruz. Geliyor musun?” dedik. Annem bizden yürekli çıktı. “Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Geliyorum!” deyince İsrail maceramız başladı. Annemin Hayallerine Doğru Hep bizim mi hayallerimize dokunacağız? Bu sefer annemin hayallerine dokunmak için harekete geçtik. Annemi yormamak için 10 günlük kısa bir yolculuk organize ettik. İlk 3 günü Tel Aviv’e, geri kalan kısmını Kudüs’e ayırdık. Annemin yürüme güçlüğünden dolayı her yeri araçla gezmeyi planladık. Filistin bölgesinde bulunan Bethleem ve Hebron (El Halil) şehirlerineyse Kudüs’den günü birlik gidip gelecektik. Sinan buna göre aracı kiraladı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı! Bizden yaklaşık 2 ay önce İsrail’i gezen arkadaşlarımızla konuştuk. İlk uyarıları İsrail’de kiraladığımız aracın Filistin bölgesine geçiş izni olup olmadığını kontrol etmemiz oldu. Gerçekten aracın Filistin’e geçiş izni yoktu. Sinan günlerce Filistin’e geçebileceğimiz bir araç aradı ama bulamadı. Tam Bethleem ve Hebron’a gitmekten vazgeçmiştik ki, Filistin’de bir taksi şoförünün telefon numarasını bulduğu ve onunla anlaştığı müjdesini verdi. Bu arada annemin vizesi de çıkmıştı. Artık her şey hazırdı. Annemle birlikte toplam altı kişiydik ve çok heyecanlıydık. Uçağımız çok erkendi. Problemsiz geçen bir uçak yolculuğundan sonra Ben Gurion Havaalanına indik. Okuduklarımız ve duyduklarımız İsrail’in girişte ve çıkışta çok problem çıkardığı, nerdeyse insanları canından bezdirdiğiydi. Bizim için sıkıntı değil de annem ayakta bekleyemez, onların sorularına cevap veremezdi. Kafamızda deli sorular ve heyecanla uçaktan inip pasaport kontrole gittik. Sinan görevliye aile olduğumuzu söyledi. Bizi hep birlikte aldılar. Sadece pasaportlarımızı kontrol edip geçişimize izin verdiler. Ne sorgu, ne sual, ne bekleme. Anlayacağınız kuş gibi uçup geçtik! Yani olanlara biz bile inanamadık. Havaalanından aracı alıp Tel-Aviv’e doğru yola çıktık. Tel-Aviv İlk dikkatimizi çeken protestolar oldu. Binyamin Netanyahu’nun yargı düzenlemesine karşı olan halk araçlarını bayraklarla süsleyip konvoy halinde kornalara basarak geziyor, köprülerin Kutsal topraklara doğru -1- Tel-Aviv ve Yafa
59 Haziran -Temmuz-2023 üzerinde toplanarak bayrak sallayıp slogan atıyordu.Protestocuları izlerken yaklaşık bir saatlik yolculuğumuzun nasıl geçtiğini, şehre nasıl ulaştığımızı anlamadık. İbranice “Bahar Tepesi” anlamına gelen Tel-Aviv’in geçmişi çok fazla değil. Asıl büyümesini İkinci Dünya Savaşında Almanya’dan kaçan Yahudiler sağlamış. Kuzeyden gelen göçmenler, çöl ve Akdeniz ikliminin sıcaklığını en aza indirmek için bol gölgelikli, açık renkli tasarladıkları bu binalar Bauhaus akımının en güzel örneklerini oluşturmuş. Bizde annemi yormamak için Dizengoff, Bialik, Kalisher, Mazeh caddelerini yavaş yavaş araçla gezdik. Dışarıdan gördüğümüz kadarıyla geniş balkonlu, ferah evler vardı. Balkonların büyük kısmı çiçeklerle süslüydü. Ancak binaların bir kısmının boyaları güneş, nem ve rüzgârın taşıdığı deniz tuzuyla tahrip olmuş yeniden boyanması gerekiyordu. En çok Rothschild Bulvarını beğendik. Bulvarın ortasında bisiklet ve yürüyüş yollarıyla yüksek ilginç ağaçların süslediği ferah caddede kaykaycılar, bisikletçiler, yayalar huzur içinde yürüyorlar ve kafelerde, banklarda oturuyorlardı. Bu caddeye yaptığı cömert bağışlar nedeniyle Baron Edmond James deRothschild’in adını vermişler. (Ne kadarlık bir bağış yaptığını merak mı ettiniz? Satın aldığı toprakları İsrail kurulurken bağışlamış!) Ayrıca 1948 yılında İsrail devletinin kuruluşu bu caddede açıklanmış. Deniz kıyısı boyunca harika plajlar, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla, otoparklar var. Aslında niyetimiz denize girmekti bunun için mayo bile almıştık fakat çok sert rüzgar ve iri dalgalar vardı. O yüzden sadece kıyı boyunca yürüyüş yapıp denizde batan güneşin harikulade renklerini izledik. İlk geldiğimiz gün heyecan ve panik halindeydik. Kiralık aracımızı önümüze çıkan ilk otelin park yerine bıraktık. Şehirde ücretsiz park yeri yok. Mutlaka ücretli bir park alanına bırakmak gerekiyor. Ücretini sormak aklımıza bile gelmedi. Bir tabela var ama biz okuyamıyoruz. Kısacası aracın gecelik ücreti bize çok çok pahalıya mal oldu. Tabi gözümüz açıldı. Ertesi gün açık hava park yerlerinden birine bıraktık ve nerdeyse ilk ücretinin onda birini ödedik. Kıssadan hisse İsrail’in nerdeyse bütün şehirlerinde araç park yeri önemli ve dikkat edilmesi gereken bir sorun! Hostelimiz Nefe Tzedek Yahudi mahallesindeydi. Pencerelerimizden bulvar görünüyordu. Akşam geç geldik. Dikkatimizi çekense genç bir adamın sırt üstü kıpırtısız yolun ortasındaki yeşil alanda yattığı oldu. Arasak, hangi numarayı arayacağız? Hadi aradık ne diyeceğiz? Neyse bir süre bekledik. Sürekli camdan bakıyoruz. Adam kıpırdamıyor! Birden ambulansın sirenini duyduk. Anlaşılan birisi haber vermiş. Polis yolu kapattı. Bütün bu patırtı kütürtüde adam hala kıpırdamıyordu. Sonunda sağlık görevlileri adama müdahale edince adam uyandı. Aralarında nasıl bir konuşma geçti bilmiyorum ama adamın elini kolunu sallamasından ve kimsenin hiçbir şey yapmadan gitmesinden anladığım, sarhoş ve evsiz adamın yardım istemediği oldu. Herkes gittikten sonra adam uykusuna kaldığı yerden devam etti! Ondan sonra her gece caddeyi kontrol ettim. Adam üstüne aldığı bir takım örtülerle araçların yaptığı gürültüye aldırmadan caddenin ortasında uyudu. Yine şehirde dikkatimi çeken, pek çok kişinin tasmalı köpek gezdirdiği fakat başıboş sokak köpeğinin bulunmadığı oldu. Kedilerse her yerdeydi ve herkes onları besliyordu. Yafa Yaklaşık 4.000 yıllık bir geçmişi olan Yafa, dünyanın en eski liman kentlerinden biri.Tel-Aviv’le birleşmiş. Koskoca antik şehir Tel-Aviv’in bir mahallesi olmuş durumda. Ortaçağın taş evleri limanda kale gibi duruyor. Hele daracık arka sokakları insanı farklı bir zaman ve mekâna taşıyor. Ağzınız bir karış açık etrafı seyre dalıyorsunuz. Tarih boyunca pek çok devlete ev sahipliği yapan Yafa bir dönem Osmanlı’yı da ağırlamış. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25.yılı onuruna yapılan saat kulesi şehrin tam göbeğinde. Pek çok tadilat geçirmiş olsa da hala tıkır tıkır çalışıyor. Çok yakınında bulunan Osmanlı çeşmesininse musluklarını çıkartmışlar. Üç musluklu, tuğralı büyük mermer çeşme yine de zamana meydan okuyor, Hemen yakınında bulunan Mahmudiye (Ulu) Camisi ise Müslümanlarca hala kullanılıyor. İçi geniş, ferah. Kubbesi, hat sanatı vekalem işi süslemelerle zenginleştirilmiş. Kapıdaki görevliler nereden geldiğimizi sorarak Müslüman olduğumuza karar verdiler. Sonrada biraz sohbet edip bize hurma ikram ettiler. Yafa’nın sahiline yapılan seyir terası hem Yafa’yı hem de arkada Tel-Aviv’i görmenizi sağlıyor. Gittiğimizde denizde dalgalarla güreşen sörfçüler işbaşındaydı. Sahilde bulunan El Bahr Camisi şehrin en eski camisiymiş. Söylentiye göre şehirde yaşayan denizcilerin eşleri, kocalarının sağ salim eve dönmesi için bu camide dua ederlermiş. Herhalde hem dua edip, hem de denizi gözleriyle kolaçan etmeleri kolay olduğundan burayı tercih ediyorlardı. Gösterişi olmayan küçük bir camii. Ve sayfamızın sonuna geldik. Gelecek sayımızda Akka’da buluşmak üzere sağlıcakla kalın. Hayallerinize dokunmanız dileğiyle….
60 Veri Güvenliği Haziran -Temmuz-2023 Yavaş çalışan bir bilgisayar verimliliğinizi etkileyebilir. Yeni bir cihaz almadan önce bilgisayarınızı hızlandırmak için yapabileceğiniz birkaç basit ve etkili yöntem var. ESET uzmanları bilgisayarınızı hızlandırmak için yapabileceklerinizi 10 maddede özetledi. Sabit sürücünüzde yer açmak, aygıt ve yazılım sürücülerini güncellemek gibi yöntemlerle yavaş çalışan bilgisayarınızı hızlandırabilirsiniz. 1.Yer açın:Belgelerinizi, fotoğraflarınızı, videolarınızı sakladığınız İndirilenler klasörlerini ve diğer tüm klasörleri gözden geçirin.İhtiyacınız olmayanları silin. 2. Uygulamalarınızı yönetin: Başlat Menüsü’ne gidin ve Ayarlar sekmesine tıklayın. Sol tarafta Uygulamalar’ı ve Yüklü Uygulamalar’ı seçin. Bilgisayarınızdaki tüm yazılımların listesine göz atın ve ihtiyacınız olmayan bir şey varsa sağ köşedeki üç noktaya tıklayın ve Kaldır’ı seçin. 3.Depolama alanınızı temizleyin: Microsoft, Windows 10’ dan itibaren, PC depolama kullanımı hakkında daha fazla bilgi edinmenizi ve Windows’un bilgisayarınızın temizliğini sizin adınıza yapmasını sağlayan Storage Sense adlı bir özellik ekledi. Bu, geçici dosyalarınızın otomatik olarak silinmesini, geri dönüşüm kutunuzun boşaltılmasını veya indirilmiş eski dosyaların kaldırılmasını içerir. Etkinleştirmek ve isteğinize göre çalışma şeklini ayarlamak için tekrar Ayarlar menüsüne gidin, sol sütunda Sistem’e tıklayın ve ardından Depolama’yı seçin. 4.Başlangıçta ihtiyaç duyduğunuz uygulamaları ayarlayın: İşinizi kolaylaştırmak ve cihazınızın zorlanmadan çalışması için oturum açtığınızda başlatılan uygulamaları sınırlayın. Bunu yapmak için Başlat menüsü’ne gidin ve Görev Yöneticisi yazıp Enter’a basın. Bu pencerenin sol tarafında Başlangıç Uygulamaları’na basın. Yalnızca bildiğiniz uygulamaları seçin ve bilmediğiniz hiçbir şeye dokunmayın; Windows'un düzgün bir şekilde başlaması için bazılarına ihtiyacı olabilir. Bir uygulamayı seçip fareyi üzerine getirin, sağ tıklayarak Devre Dışı Bırak’ı seçin. 5.Gizlilik ayarlarınızı yapın:Başlat menüsü’ndeki Ayarlar’a gidin, Gizlilik ve Güvenlik öğesini seçin ve Uygulama İzinleri bölümünde aşağıdakileri tek tek gözden geçirin: Konum, Kamera, Mikrofon vb. ve bu hizmetlere ihtiyaç duymayan uygulamaların erişimini devre dışı bırakın. PC'niz gayet iyi çalışıyor olsa bile, yüklü uygulamalara tam olarak hangi izinleri verdiğinizi öğrenmek için her zaman bu menüye göz atmalısınız. 6.Enerji performansını yönetin: Ayarlar bölümünden Sistem’i seçin ve Güç ve Pil öğesine gidin. Windows, Güç Modunuzu yönetme konusunda çok iyidir. Bir güç kaynağına bağlı olmayan dizüstü bilgisayar kullanıyorsanız yardımcı olur ve bu durumda, Dengeli modu veya şarjınız düşükse En İyi Güç Verimliliğini seçebilirsiniz. PC fişe takılıysa ve yavaş çalışıyorsa En İyi Performans’ı seçin. 7.Görsel efektleri devre dışı bırakın: Ayarlar’a gidin, Erişilebilirlik’i ve ardından Görsel Efektler’i seçin. Devam edin ve Saydamlık efektlerini ve Animasyon efektlerini devre dışı bırakın. 8.Bilgisayarınızı güncelleyin: Bilgisayarınızı güncellemek, bazı uygulamaların performansını artıracak düzeltmelerden ve ayarlamalardan yararlanmanızı sağlar, sorunsuz çalışmanızı mümkün kılar. Aynı zamanda güncellemeler, bilgisayar korsanlarının yararlanabileceği güvenlik açıklarına karşı korumanızı artırır.Başlat Menüsü’ne Windows Güncelleme yazın ve Enter'a basın. Windows mevcut tüm güncellemeleri gösterir. Tek yapmanız gereken İndir ve Yükle sekmesine tıklamaktır. Windows gelecekteki güncellemeler için sizi uyarır, ancak her zaman güncel olduğundan emin olmak istiyorsanız, arada bir bu menüye göz atabilirsiniz. 9.Kötü amaçlı yazılım olup olmadığını kontrol edin: Güvenlik yazılımı her türlü kötü amaçlı yazılımı tararken bellek kullanımı artabilir, ancak bu önemlidir. Çalışmak için bu performansa ihtiyacınız varken arka planda taramayı önlemek için, bunu manuel olarak yapmayı seçebilirsiniz. Ayrıca tercih ettiğiniz güvenlik yazılımınızın son sürümünü çalıştırdığınızdan emin olmalısınız. 10.Bilgisayarınızı sıfırlayın:Bu PC'nize format atmakla tam olarak aynı şey olmasa da profesyonel yardım almadan yapabileceğiniz son önlemdir. Bu listedeki hiçbir şey işe yaramadıysa ve bilgisayarınızı yeni almışsınız gibi kurmak istiyorsanız, Bu Bilgisayarı Sıfırla’yı seçebilirsiniz. Bunu yapmak için Ayarlar, Sistem’e gidin ve Kurtarma ’yı seçin. Ardından, fabrika ayarlarına dönmek için dosyalarınızı saklamayı veya her şeyi kaldırmayı seçebilirsiniz. Dosyalarınızı saklamayı seçmeniz durumunda bile, sorun çıkarsa onları kaybedebileceğinizi unutmayın, bu nedenle tüm önemli belge ve bilgileri her zaman yedekleyin. Açılması çok uzun sürüyor diye bilgisayarınızın günlerce aralıksız çalışmasına izin vermeyin. Kapatmak yerine Uyku moduna alabilirsiniz, ancak yine de bilgisayarınızı mutlaka iki veya üç günde bir yeniden başlatın. Bilgisayarınızı yeniden başlatmak ise gerekli tüm kurulumları ve güncellemeleri yapmasını ve tüm uygulamaları kapatmasını sağlar. Windows 11 veya Windows 10’da deneyebileceğiniz 10 ipucu Bilgisayarınızı hızlandırmak için yapabileceğiniz 10 şey
61 Haziran -Temmuz-2023 Damak Lezzeti Sofraların en leziz tarifi: Kabaklı Sarma Börek 170 yılı aşkın tecrübesi ve deneyimi ile fırıncılık sektörüne hizmet eden Lesaffre Türkiye Baking Center ustaları, mutfakların pratik yardımcısı Yuva Kolay Hamur ile yapılabilecek, bayram sofralarının en sevilen lezzetlerinden enfes bir börek tarifi ile karşınızda. Yoğurma ve dinlenme süresini neredeyse yarı yarıya kısaltır Hamurun kolay ve hızlı kıvam almasını, yırtılmadan kolaylıkla açılmasını sağlayan Yuva Kolay Hamur karışımı, yoğurma ve dinlenme süresini neredeyse yarı yarıya kısaltır. Kolay Hamur sayesinde zamandan tasarruf ederken, dilediğiniz lezzeti kendi mutfağınızda kolayca hazırlayabilirsiniz. Gerekli malzemeler 4 su bardağı un 440 g 1 paket Yuva Instant Kuru Maya 11 g 1.5 su bardağı su 300 ml 1.5 yemek kaşığı şeker 18 g 1 tatlı kaşığı tuz 8 g 1 paket Yuva Kolay Hamur 35 g Garnitür için 2 adet soğan Yarım çay bardağı zeytinyağı50 ml 6 adet kabak 1 çay kaşığı tuz 4 g Yarım çay kaşığı karabiber 0.5 g Yarım çay kaşığı pul biber 0.5 g 4 yemek kaşığı tereyağı 60 g Süsleme için 1 adet yumurta 1 çay kaşığı çörek otu 2 g Yapılışı Un, maya, ılık su, şeker, tuz ve Yuva Kolay Hamur’u karıştırarak, homojen ve pürüzsüz bir hamur elde edene kadar yoğurun. Üzerini nemli bir bezle kapatın ve 10 dakika dinlendirin. Garnitür için, soğanları küçük küçük doğrayın ve zeytinyağında kavurun. Küp küp doğranmış kabak, tuz, karabiber ve pul biberi ekleyin. Kısık ateşte kabaklar suyunu çekinceye kadar pişirin ve soğutun. Hamurunuzu sıvı yağ yardımıylaince bir şekilde açın. Kenar tarafa garnitürü koyun, eritilmiş tereyağını sürün ve rulo şeklinde sarın. Yağlanmış yuvarlak bir fırın tepsisine, ortadan başlayıp yuvarlayarak dizin. Üzerini bir bezle kapatarak, 20 dakika mayalandırın. Üzerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpin. Önceden 190-200°C’de ısıtılmış fırında, üzeri kızarana kadar yaklaşık 25 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
62 KÜÇÜK İLANLAR KÜLSAN THERMOSET NE KADAR DAYANIKLIDIR? Makul kullanım şartlarında % 95 kırılmaya dayanıklıdır. Örneğin, bir garsonun taşıdığı tepsiden tabakları düşürdüğünü var sayalım. Böyle bir durumda THERMOSET tabakların kırılma ihtimali çok düşüktür. Ancak, sert bir şekilde beton zemine atılırsa kırılabilir ya da yüksekten dik kenarı üzerine düşerse bazen kırık görülebilir. Ziba Yemek Üretim Tesisi 0212 503 46 59 [email protected] www.zibacatering.com C: 100 M: 98 Y :31 K: 22 C: 27 M: 41 Y :100 K: 4 [email protected] 0212 613 91 13 www.resport.com.tr Defterdar Mah. Otakçılar Cad. No:80 Eyüp Sultan - İstanbul www.pinarkaya.com.tr [email protected] 0222 236 82 62 Özeller Yemek Fabrikası Adresi: Palmiye Sitesi Altı C Blok No:59 /C Nusaybin - Mardin Faaliyet alanı: Yemek Fabrikası - Catering Tel: 0542 415 50 56 e-mail: [email protected] www.ozelleryemekfabrikasi.com www.kulsan.com.tr Kaçmaz Yemek Hizmetleri Sinan Kaçmaz 05333686998 Merkez Mah. Halit Paşa Cad. No:3 Yusufeli - Artvin [email protected] Öğün Ekmek Unlu Mamul. Gıda Yemekçilik San. ve Tic. Ltd. Şti. OSB 2. Etap 24. Cad. No:24 Döşemealtı Antalya Faaliyet alanı: Yemek Fabrikası-Catering Tel: 444 00 94 Faks: 0242 258 18 37 www.ogunyemek.com
63 C A T E R I N G g u i d e ABONELİĞİ SİZE NELER KAZANDIRACAK 1 - Toplu Yemek sektörü için 2200 adet REÇETEYE ÜCRETSİZ sahip olacaksınız.( EXCEL TABLOSU olarak) 2 - ÇÖZBİM YEMEKÇİ MRP /ERP Programını %15 EXTRA indirimli alacaksınız 3 - İstemeniz halinde Dergi de 4 x 8 cm ebadında ilanınız / iletişim bilgileriniz bir yıl süre ile ÜCRETSİZ yayınlanacak. YILLIK ABONE ÜCRETİ 500 TL DAĞITIM ÜCRETİ DAHİL Abonelik tutarını aşağıdaki hesaba yatırdıktan sonra dekontu [email protected] adresine gönderiniz Denizbank AR-DA Yyın&Pazarlama - Dursun ARIK İBAN: TR96 0013 4000 0064 0009 6000 01 ABONE FORMU Adı Soyadı:......................................................................Görevi:....................................................... Firma Adı:......................................................................................................................................... Adres:................................................................................................................................................ Semt/İlçe:...................................................... ................ Şehir:......................................................... Tel:........................................Faks:................................. .GSM:........................................................ e-mail: ............................................................................web:.......................................................... Vergi Dairesi:..................................................... .............Vergi No:...............................................................
64 Zerrin ÖZCAN [email protected] "Ne kadar meşgul olduğunu düşünürsen düşün okumak için zaman ayırmazsan cahilliğe teslim olursun." Konfüçyüs Kitap Hayattır Sipariş için www.yayineviliman.com Haziran -Temmuz-2023 Güncel Kitaplar
65 Haziran -Temmuz-2023 Yazar Söyleşisi Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Nihat Öztürk kimdir? 1955 yılında Giresun’a bağlı Tirebolu’nun Yukarı Boğalı köyünde doğdum. İlkokulu köyümde, ortaokulu Görele’de, Lise’yi Erzurum’da bitirdim. Askerlik sonrası Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünde topograf olarak çalışmaya başladım. Bölgenin değişik kesimlerinde farklı projelerde görev yaptım. Bir yıl geçici görevle Kıbrıs’ta çalıştım. 41 yıl çalıştıktan sonra emekli oldum. Yazları köyümde kışları Görele’de yaşıyorum. Köyümde fındık bahçemle uğraşıyorum. Ülkemizin önemli yerlerini gezmeye çalışıyorum. İşim dolayısıyla bölgemizi tanıma fırsatı buldum. Bu da yazılarım konusunda bana bir avantaj sağladı. Sizi şiire yönlendiren ne oldu? Öncelikle türküler oldu. Biz radyo kuşağının çocuklarıyız. Türkülerle büyüdük. Türkülerin ezgi giydirilmemiş hali şiirdir. Hem de geleneksel Türk şiiridir. Ölçülü ve kafiyelidir. Biraz daha yaşımız ilerledikçe Türk sanat müziği olarak dinlediğimiz şarkılar etkiledi beni. Şarkıların da bestelenmemiş hali şiirdir. Kaldı ki insan yaşantısının doğumdan, ölüme kadar her aşaması şiirdir. Annelerimizin söylediği ninniler şiirdir, ilahiler şiirdir, tekerlemeler ve bilmeceler şiirdir. Ölülerimizin ardından yaktığımız ağıtlar şiir yine okuttuğumuz Mevlit şiirdir. Şiirle böylesine iç içe olmak herkesi etkilediği gibi beni de etkilemiş olmalı. Lise yıllarında serbest denemelerimiz olsa da kendimizi geleneksel Türk halk şiiri kalıplarıyla tamamladık diye düşünüyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığından Halk Şairi unvanı aldınız, biraz bunu anlatır mısınız? Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın halk şiiri tarzında şiir yazanların tespitine yönelik bir çalışması var. Ali Dilki ’nin teşvikiyle ben de müracaat ettim. Gönderdiğim şiirler ön elemeyi geçince Bakanlığa görüşmeye çağrıldım. Mülakatı da başarıya geçip Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi kartı aldım. Giresun’da ilk ben aldım bu kartı, sonra başka arkadaşlar da aldılar. Karadeniz bölgesi genelde 7 heceli mani yöresidir ancak bizler 11 li hece ölçüsüyle geleneksel Türk halk şiiri dalında yazmaya devam ediyoruz. Bir şiir kitabınız var, başka kitap çalışmanız var mı? Şiirlerimiz kaybolmasın düşüncesiyle bir kitap çıkardık. Dini inançlara göre Tanrı insanı topraktan yarattı ve kendi ruhundan üfleyerek can verdi insana. Ben Tanrı’nın ruhtan önce aşk üflediğini düşünüyorum. Onun için de kitabımın adını “Aşk Üflendi Bedene” koydum. Salgın sürecinde derleyip toparladık. Gazete ve dergi yazılarımdan bir kitap daha yapmayı düşünüyorum. Ancak bugünün şartlarında kolay görünmüyor. Yerel gazete ve bazı dergilere de yazılarınızı görüyoruz. Ne tür yazılar yazıyorsunuz? Giresun’da 1925 yılından beri çıkan bir gazete var, Yeşilgiresun Gazetesi. Ona haftada bir ülkemizi ilgilendiren ve yerel konuları içeren yazılar yazıyorum. Yine 1986 dan beri aylık yayınlanan Giresun Dergisi var; ona da Giresun’la ilgi dosya yazılar yazıyorum. Bazı dergilere kültür sanat ve bazı derilere de gezi yazıları yazıyorum. Gittiğim yerlerden fotoğraf çekiyor ve notlar alarak bunları yazıya dönüştürüyorum, Yaşadığınız ilçenin de bazı özellikleri var, onlardan da söz eder misiniz? Giresun’un Görele ilçesi, kemençesiyle, türküleriyle ve pidesiyle tanınır. Bir de Ahmet Kaçar ve Fethi Karamahmutoğlu gibi ünlü şair ve bestekârlarıyla bilinir. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Hamit Görele bu ilçede doğmuştur. Ömer Akpınar yöre türkülerini TRT ye kazandırmıştır. Bizim de Görele Şair ve Yazarlar Derneği adıyla 2010 yılında kurulmuş bir derneğimiz var. 2016 yılından bu yana da başkanlığını ben yapıyorum. Görele’nin kültür ve sanat alanında özel bir yeri vardır. Son olarak; gençlere sanat ve edebiyatla ilgili ne söylemek istersiniz? Gençler ülkemizin geleceği. Biz yerimizi onlara bırakacağız. İşleri ve meslekleri ne olursa olsun mutlaka; edebiyat, müzik, resim, fotoğraf gibi bir sanat dalıyla ilgilensinler. Çevrelerini, illerini ve ülkelerini çok iyi tanısınlar. Kültür ve sanat adamlarını araştırsınlar. Yazılar yazsınlar. Bir de o klasik cümle; çok kitap okusunlar. İnsan yaşantısının doğumdan, ölüme kadar her aşaması şiirdir Bu sayımızda şair Nihat Öztürk'ü sayfalarımıza konuk ettik. Aynı zamanda Catering Guide'nin köşe yazarlarından olan şairimizle Kitap Hayattır sayfasının editörü Zerrin Özcan konuştu. Ortaya keyifli bir sohbet çıktı. Sizlerle paylaşıyoruz dilkitap tan yayınlanan esere tüm internet satış mağazalarından ulaşabilirsiniz
66 Daha çok yaprak bezelye olarak bilinmesinin yanında sultani bezelye olarak da tanınır. Ancak Karadeniz bölgesinin bazı kesimlerinde halk arasında bezenek olarak isim yapmıştır. İlkbaharın ve yaz başının yöresel yemekleri yapılan vazgeçilmez bir sebzesidir. İçinin tane tutması beklenilmeden toplanarak değişik yemekleri yapılır. Yöremizde bezenek olarak bilindiği için biz de yazımızda bezenek adını kullanacağız. Bezenek doğada kendiliğinden yetişen bir bitki değildir. Güzün ya da ilkbaharın başında ekilir. Bir metreye yakın boy verir. Kendini taşıyamadığı için yanına dikilen çalılara tutunarak yükselir. Çiçekleri beyaz veya mor renktedir. Fasulyeye benzeyen taneli bir ürün verir. Ancak taneye geçmeden toplanarak yemekleri yapılır. Ansiklopedik kaynaklarda çok eski çağlardan beri bilindiği, ana vatanının Avrupa ve Batı Asya olduğu, ülkemizde de bolca yetiştirildiği yazmaktadır. Giresun ve ilçeleriyle çevre coğrafyada yetiştirilen bezeneğin çok farklı yemekleri yapılmaktadır. Bunların en bilineni kızartması ve turşusudur. Kavurması ve yöresel adıyla diblesi de yapılmaktadır. Toplanan yaprak bezeyleler (bezenekler) önce haşlanır ve soğuması için beklenir. Mısır unuyla balık unlar gibi unlanır. Kızartma tavasında eritilen tereyağının üstüne serilir ve tavanın kapağıyla çevrilerek altı üstü iyice kızartılır. Bazı yörelerde yumurta kırarak kızartıldığı da bilinmektedir. Turşu için de bezenekler önce haşlanır ve soğuması beklenir. Öte yandan acı biber, kalın tuz ve sarımsak iyice ezilerek bir karışım hazırlanır. Haşlanmış ve soğutulmuş bezenekler turşu kabına konulur ve hazırlanan karışım üzerine dökülür, su ilave edilerek turşu olacak süre kadar beklenir. Bezenek turşusu soğuk olarak yenildiği gibi tereyağı ve soğanla kavrularak da sofralara getirilir. Turşusu çok dayanıklı değildir, erken tüketmek gerekir. Bir başka yemek yapma şekli de şöyledir. İkiye kesilen bezenekler pirinçle bir kapta suyunu çekene kadar pişirilir. Pişme esnasında tereyağı katılır. Yörede dible denilen bir başka yemek yapma şeklinde ise bezenek 1cm. boyunda doğrandıktan sonra pirinç katılarak pişirilir. Daha sonra süzgeçten süzdürülerek geniş bir kaba alınır. Tereyağı eritilerek üzerine dökülür ve iyice karıştırılarak yağın her yere erişimi sağlanır. Böylece sofraya getirilir. Kavurmasında ise haşlanan bezenekler tereyağı ve soğanla kavrulur. Kavurmaya sarımsak da katılabilir. Yöresel bir yemek olarak tüketilen bezenek aslında sağlık yönünden oldukça faydalı bir sebzedir. Nişasta ve lift oranı yüksek bir bitkidir. Antioksidan özelliği taşımaktadır. Protein oranı yüksektir. C vitamini yönünden çok zengindir. Ayrıca A ve B vitamini, demir, fosfor ve potasyum minareleri de taşımaktadır. Kalp ve damar hastalıkları yönünden koruyucu özelliği vardır. Kan şekerini düzenlediği kaydedilen bezeneğin; kandaki kötü kolesterolü düşürdüğü, uykusuzluğu giderdiği, iştah açıcı olduğu ve sinir sistemine iyi geldiği bilgilerine de yer veriliyor. Kansızlığa iyi geliyor, karaciğerin çalışmasını düzeliyor, kas ve kemik gelişimine olumlu katkı sağlıyor. Yöresel anlamda çok özel bir lezzet olan bezenek yemekleri bezenek mevsiminde her evde bolca tüketiliyor. Tarlasının bir bölümüne bezenek eken bölge insanı yetişmesi için verdiği emeğin karşılığını değişik yemeklerini yaparak alıyor. Geçmişte mevsiminde tüketilen bezenek günümüzde donduruculara konularak kışa da saklanabiliyor. Bölge dışında yaşayanlara da gönderiliyor yeşil bir sebze olarak. Bölgeye gelenlerinde özledikleri bir tat olarak yemeden dönmedikleri bir lezzet yaprak bezelye veya bezenek. Yetiştirdiği bezenekten gelecek yıl için tohum ayıran bölge yetiştiricisi zirai tohumdan çok atalarından kendilerine kadar ulaştırılan tohumları kullanmayı tercih ediyorlar. Bunu da zirai tohumdan elde ettikleri üründe ata tohumundan alışık oldukları tadı bulamadıklarını ifade ederek açıklıyorlar. Gübre olarak da zirai gübreden çok doğal gübre kullanmayı tercih ediyorlar. Bunda da çok ciddi bir lezzet farkı gördüklerini dile getiriyorlar. Adı yaprak bezelye veya bezenek olarak farklılık gösterse de lezzetinde ve tadında birliktelik sağlayan bir sebze olarak değerlendiriliyor bezenek veya bezelye. Haziran -Temmuz-2023 Nihat ÖZTÜRK Bezenek veya bezelye YÖRESEL
67
68