The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.
Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by mutludogru, 2022-11-01 14:18:05

Bizletter 2022 - 3

Bizletter 2022 - 3

Keywords: Bizletter 2022 - 3 TAC MEZUNLAR DERNEĞİ

TAC’DEN HABERLER

51


TAC’DEN HABERLER

52


TAC’DEN HABERLER

53


TAC’DEN HABERLER

2022-2023 Eğitim Öğretim Yılına Heyecan ve

Coşku Dolu Açılış Törenimiz ile Başladık!

OKULUMUZUN 25. eğitim ve öğretim 2022-2023 Eğitim-Öğretim Yılının
dönemine büyük bir coşkuyla başladık. Açılış Töreni 12 Eylül 2022 Pazartesi
Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve günü öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve
velilerimizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz velilerimizin katılımıyla gerçekleşti.
açılış törenimizde öğrencilerimiz, okullarına
ve arkadaşlarına kavuşmanın heyecanını Açılış töreninde Okul Müdürümüz
yaşadı. Bilgi ve keşif dolu yeni bir döneme Sayın Çiğdem Özyürekoğlu okulun açılış
merhaba! heyecanı ile ilgili duygularını paylaştı
ve günün anlamı ile ilgili bir konuşma

54


TAC’DEN HABERLER

yaptı. Konuşmasının sonunda ilk ders neler yapıldığına dair kısa bir video
zilini çalarak Tarsus SEV İlkokulunda izlendi ve öğrencilerimiz çok özledikleri
yeni ders yılının başlattı. TAC Okul Baş keyifli bir rutinle yıla başladılar. Müzik
Danışmanı Amanda Sunderman da açılış Öğretmenimiz Nilgün Avcı “ritm show” ve
konuşmalarında öğrencilere, öğretmenlere şarkıları eşliğinde açılış törenimiz sona erdi.
ve velilere değerli mesajlar verdi. Öğrencilerimiz oditoryumdan sınıflarına
öğretmenlerimizin açtığı Türk Bayrağı ve
Her yıl olduğu gibi ortaokul 5. sınıfa marşlar eşliğinde uğurlandılar.
uğurladığımız bir öğrencimiz açılış töreninde
yer alıyor. Bu yıl da öğrencimiz Demir Tüm Tarsus SEV Ailesine sağlıklı, başarılı
Alp Maralan duygu ve düşüncelerini ve çok keyifli bir yıl olmasını diliyoruz.
arkadaşlarıyla paylaştı.
#ÇeyrekAsırlıkDeneyim
Konuşmaların ardında 2021-2022’de #TarsusSEV25yaşında

55


TAC’DEN HABERLER

56


TAC’DEN HABERLER

57


TAC’DEN HABERLER

58


TAC’DEN HABERLER

59


TAC’DEN HABERLER

OKULUN İLK GÜNÜ

2022-2023 eğitim öğretim yılı ardından 2021-2022 eğitim döneminde
okulumuzda düzenlenen açılış töreni ile gerçekleştirilen etkinliklerin özetinden
başladı. Tören, okul idaresi, öğretmenler, oluşan video izlendi. TSEV Ortaokulu 2022
öğrenciler ve velilerin katılımıyla Talas mezun öğrencilerimizin yeni öğrencilerimize
Oditoryum’da gerçekleştirildi. mesajlarının yer aldığı videolarının ardından
Okul Müdürü’müz Ayfer Aydın günün
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın

60


TAC’DEN HABERLER

anlamı ile ilgili bir konuşma yaptı ve
konuşmasının sonunda ilk ders zilini çalarak
Tarsus SEV Ortaokulunda yeni ders yılının
başladığını duyurdu.

Yeni ders yılında tüm öğrencilerimize
sağlık, mutluluk ve başarı diliyoruz.

#ilkgünheyecanı
#merhabaortaokul

61


TAC’DEN HABERLER

62


TAC’DEN HABERLER

63


ŞUBELERDEN ANKARA

ATALAY GARDEN PARTY

2 EKİM 2022

Yazan: Hülya Koçak Küçükoğlu; TAC ‘88

SÖZ konusu olan TAC olduğunda, yapılacağı ile ilgili yaptığı duyuru ile başladı.
dostluğun ve okul ruhunun ne denli derin Duyurunun ardından, benzer etkinliklerde de
yaşandığı ile ilgili sayfalar dolusu yazı olduğu gibi bir katılım listesi açıldı. 
yazabilmek mümkün. Ben de bugün
bunlardan bir tanesini, bu buluşmaya tanık Ankara mezunlarımız genel olarak yapılan
olmamış mezunlarımızla paylaşmak üzere ve her etkinliğe mümkün olduğunca katılım
büyük bir heyecanla, buradan yazıyorum. gösterse de, Cengiz abinin artık geleneksel
hale gelmiş olan bu etkinliğine katılım her
Her şey 26 Eylül’de Ankara başkanımız zaman daha fazla olmuştur. Bu kez de öyle
Hale Kundak Soylu’nun ‘86 geleneksel oldu ve liste aynı gün içerisinde 27 kişi,
Atalay Garden Partisi’nin 5.sinin 2 Ekim daha sonrasında ise 50 hatta 60’ları bularak
2022 tarihinde, kıymetli abimiz Cengiz artmaya devam etti. Listenin her geçen gün
Atalay ’72 ve sevgili eşi Doro’nun Ankara artması, içlerinde benim de olduğum bir
Angoraevleri’ndeki güzel bahçelerinde kısmın mezunumuzu, yapılacak ikramlar ve

64


ŞUBELERDEN

oturulacak yer konusunda düşündürmeye sevdiği ve özlediği bu lezzet bizleri bir
başladığı tam da o sırada, Cengiz abinin o anlığına bile olsa  Mersin’e götürüp getirdi.
sıcacık, insanı çok da istendiği ve beklendiği
bir yere davet edildiği duygusu veren Tantuni hepimizin bildiği, fırsat buldukça
sözleriyle, buluşmanın özü tekrar hatırlandı yediği, bölgemizin bilinen bir lezzetidir. Fakat
ve liste de böylece uzamaya devam etti. o gün aramızda bu lezzeti daha önce hiç
tatmamış bir ağabeyimiz vardı; Refik Kutluer
Buluşma günü geldiğinde bu sayı ‘74. Refik abi yemek konusunda oldukça
neredeyse 80 kişiyi bulmuş olduğundan seçkin bir damak zevkine sahip olarak bilinen
artık bu bir Garden Party olarak değil bir abimiz olarak, Cengiz abinin bahçesine
de, Ankara’da “küçük bir homecoming yenilen bu tantuniye tam not verdi. Ayrıca
provası” ve “TAC Ankara Homecoming”i kısa zaman içinde tantuninin lezzeti ve
olarak anılmaya başlandı. Öyle ki, Ankara doğuşu ile ilgili bir yazı kaleme alacağını
başkanımız Hale de aynı homecominglerde söylediğini de belirtmeden geçmeyelim.
olduğu gibi, hepimiz için hazırladığı yaka
kartlarını girişte mezunların göğsüne taktı.  Ve Atalay Garden Party olur da Ankara’da
Katılımcıların önemli bir kısmının Ankara’ya yağmur yağmaz mı? Elbette yağdı hem
yeni gelen genç mezunlardan oluşması, TAC de birkaç kaç dakikalığına ve birkaç damla
Kültürünün gençlere aktarılması bakımından olarak değil neredeyse 1 saat süren bildiğiniz
da çok önemli bir rol oynadı. sağanak bir yağmurdu bu, hem de daha
parti başlayalı 1  saat bile olmadan.  
Bring Your Own Beverage (BYOB)  ve
sayının çokluğundan dolayı Bring Your Own Bu başka bir davet olsaydı eğer, bu
Seat (BYOS) mottosuyla  herkesin katkı yağmurla birlikte herkesin yavaş yavaş
sağladığı,  özellikle  TAC  kızlarının, mezun dağılması, henüz gelmeyenlerin ise evden
abilerimizin değerli eşlerinin ve elbette ki belki de hiç çıkmamaları gerekirken, Atalay
sevgili Doro’nun yaptığı  birbirinden nefis Garden Party’de durum bunun tam tersi
meze ve tatlıların lezzetleri inanılmazdı. Fakat oldu. Yağmurla birlikte saflar daha da
bu lezzetlerin yanı sıra günün sürprizi Kemal sıklaşarak küçük bir sundurmanın altında,
Uslu’nun ‘92 tavsiyesi ve katkılarıyla, sevgili garajdaki muhteşem ikramların olduğu
Cengiz abinin bahçeye kurdurduğu tantuni kısımda, yan bahçede bulunan küçük küçük
standıydı. Ankara’nın göbeğinde hepimizin sığınılacak bölgelerde sıcacık sohbetler
ve mavra tüm hızıyla devam etti. Arada

65


ŞUBELERDEN

yağmurun azizliğiyle birkaç küçük ıslanma

vakaları olduysa da, orada bulunan hiç kimse

bunu umursar görünmüyordu. Yağmur o

kadar umursanmadı ki, bir ara Doğan Gözde

Özgödek ’86 ve yanında Müge Aysun’86’nin

kızı Defne’nin yağmur altında bir bankta

ellerinde şemsiye ile oturduklarını bile gördük.

Bu ısrarlı duruşumuz karşısında daha fazla

direnemeyen kara bulutlar, nihayet Atalayların

bahçesinin üzerinden ayrılmaya karar

verdiğinde, Cengiz abi ve eşi Doro bizlere

küçük bir Salsa show yaptılar. Bu Show

daha sonra Ali Sedat Özberk ’79 abi ve eşi

Mine ablanın ve Nihat Arıkan ’72 abi ve eşi

Zehra ablanın da Samba Showlarıyla tam bir

eğlenceye dönüştü.

Party öncesinde de olduğu gibi, tüm

party boyunca Cengiz abi ile koordine olup

her şeyi, tüm detayları düşünen sevgili

başkanımız elbette ki müziği de planlamıştı

ve elindeki küçücük ses bombası ile

tüm bahçede, sanırım katılımcıların yaş sonuçta mezunlar derneğine bağışlanacak 2
ortalamasını da dikkate alarak, ‘80ler ve adet tuğla parası toplandı. Buna ilaveten, ev
‘90lardan seçtiği efsane müziklerle bir fırtına sahibi Cengiz abi de 2 adet tuğla ile bu bağışı
estirdi. destekledi. Günün sonunda Cengiz abinin ve
açık arttırmaya destek olan herkesin isminin
Daha sonrasında Ankara mezunlarının de yer alacağı 4 adet tuğla sanal Stickler
bir nevi daimi temsilcisi ve yönetim kurulu binasında bu özel günün anısına yerini aldı.
üyesi olan Doğan Gözde Özgödek mezunlar
derneği adına bir açık (?) arttırma yaptı. Bu güzel günden bahsederken Bedriye
Mehmet Gür ‘69 abimizin yazdığı “YOL” isimli Ateş’in ‘89 kıymetli eşi Ali’den bahsetmeden
kitabı (10 adet) ve Hülya Koçak Küçükoğlu geçmek olmaz. Ali bu unutulmaz partinin
’88 tarafından yapılan hakiki deri anahtarlıklar her anını, tüm olumsuz hava şartlarına
(10 adet) açık arttırmaya sunuldu. Toplantıda rağmen, bir an bile ara vermeksizin, çektiği
bulunan en kıdemli abimiz Erol Etcioğlu ‘62 fotoğraflarla ölümsüzleştirdi.
ile en genç katılımcımız Demir Güngör ’25e
birer adet anahtarlık hediye edildikten sonra Bu güzel ortamda vaktin nasıl geçtiğini
açık arttırmaya geçildi. Gözde’nin kendine anlayamadan havanın çoktan kararmaya yüz
özgü bir teknikle yaptığı açık arttırma her ne tuttuğunu fark ettik ve sonrasında da yavaş
kadar katılımcılar tarafından anlaşılamasa da, yavaş ev sahiplerimizle vedalaşarak ayrıldık.

Cengiz abi ve değerli eşi Doro, kızları

66


ŞUBELERDEN

sevgili Deniz aslına  önemli olan şeyin insanın yemeklerin hazırlanmasından, çeşitliliğine
evinde ya da bahçesinde olan yer ile ilgili kadar, akla gelebilecek en ince detayları
değil, gönlünde olan yer ile ilgili olduğunu planlayan Hale Başkana ve bu sayıda
bize bir kez daha hatırlattılar. mezunumuzu sıcacık sohbetleri, güler
yüzleri ve enfes ikramlarıyla ağırladıkları ve
Öncelikle, sonsuz enerjisi ve emekleriyle evlerini tüm imkânlarıyla, bize açtıkları için
katılımın bu sayıya ulaşması ve gençlerin Atalay ailesine Ankara mezunları olarak
bu toplantıya bu denli rağbet göstermelerini tekrar teşekkür ediyoruz ve daha nice
sağlayan ve bunların yanı sıra A’dan Z’ye buluşmalarda bir araya gelmeyi umuyoruz.
buluşmanın her anını organize eden,

Kepos Buluşması
22 Eylül 2022

67


ŞUBELERDEN İSTANBUL

WARM UP

23 Eylül 2022

İSTANBUL’DA yaşayan mezunlarımız alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı.
yeni döneme 23 Eylül akşamı Warm Up, atılan mavralar, çekilen
gerçekleşen “Warm Up” ile giriş yaptı.
Etkinliğe birçok farklı dönemden “Bom” ile gecenin ilerleyen saatlerine
katılım olurken, özellikle yeni mezun kadar devam etti.
kardeşlerimizin enerjisi katılım sağlayan
tüm mezunlarımızı heyecanlandırdı. Genç Okulumuzun kuruluşunun 135. yılını
mezunlarımız gece boyunca tecrübeli kutlayacağımız yeni dönemde birbirinden
abi ve ablalarıyla iş dünyası ve hayat güzel aktivitelerde mezunlarımızla
tecrübeleriyle ilgili birçok konuda fikir buluşmak dileğiyle.

TAC Mezunlar Derneği İstanbul Şubesi

68


ŞUBELERDEN

69


BULUŞMALAR

TAC ‘92 MEZUNLARI AKYAKA’DA

Pınar Aksoğan, Dilara Ertuğrul, Yasemin Keretli Çavuşoğlu, Nazmiye Sabuncuoğlu,
Mete Kurt, Berkman Çavuşoğlu, Diğdem Yalçın, Senem Sadıklar, Anıl Akman, Taliz Uzal

70


BULUŞMALAR

TAC ‘96 BODRUM’DA

Onur Özgül Nesli (Koçak) Özkan
Ahmet Yasin Milli Serhan Bahşiş
Burcu (Kısacık) Milli Deniz Bilgen

71


BULUŞMALAR

MEZUNLAR SELİMİYE’DE

Kemal Uslu 1992 Tanju Olcar 1986
Mert Can Boyar 2013 Yiğit Özşahin 2013

72


BULUŞMALAR

TAC ‘74 BULUŞMASI

73


BULUŞMALAR

TAC ’74 Urfa Kültür turumuz
ve 2022 Homecoming

Esat Yürekli ‘74

Bu yıl Ömer Kükner’in Mayıs ın 17 sinde Adana da
davetlisi olarak buluşulmaya başlandı. O gün ben ve
Ekmel Okay erken sabah uçağı ile
Homecoming öncesi bir geldik. Araba kiraladık. İkimiz Yılan Kale -
Urfa seyahati ekledik. Toprakkale - Osmaniye- Yaşar Kemal in
Çok neşeli geçti. köyü Hemite - Kastabala Antik kenti ve
son olarak Karatepe Aslantaş Hitit yerleşim
yerlerini gezdik. Hititlerin Adana ya kadar
yerleşip , buradan Likya lılarla ticareti
başlattıklarını öğrenmiş olduk. Likya nın
antik başşehri olan Patara nın Hittitçe yi
yaygın kullandıkları ortaya çıkmış , bu da

74


BULUŞMALAR

demokrasiyi Yunanlılara öğreten Hittililerin Urfa ya vardığımızda bizi Ömerin Urfa
olduğu varsayımını getiriyor. ya 20 km uzaklıkta Tülmen köyündeki
güzel çiftliğinde ziyafet bekliyordu. Süper
Öğleden sonra Uğur Çınar istanbul’dan donanmış masamızda Urfa Kebablarını
geldi. ve mezelerini afiyetle yedik. Ömer in bu
cömert yapısı için ve misafirperver hanımı
Bir gün evvel arabası ile yola çıkan Orhan Canan a bu vesile ile teşekkürlerimizi
Beşkök yanın da Baki Üzer le beraber sunuyoruz. En güzeli evime geleni hediyesiz
Mersin’e geldi. 18 inde Mersin’den Kemal göndermem prensibi ile çiftlikten ayrılırken
Tarım ve Sami Güner i alarak sabahdan elimize tutuşturdukları Antep fıstığı ve yerel
Adana ya geldiler. Şahin Kol Adana’da isot ve yerel kolonya idi. Tabi bu paketlerle
akrabaların yanından kaldığımız otele geldi toplu görüntümüzü fotoğrafladık.
ve Urfa ekibi tamamlanmış oldu.
19 Mayıs gençlik ve Spor gününde
Yolda Gaziantep de durup Çingene kızını gençlere taş çıkartacak Ekmel in ve
görmek için mozaik müzesine gittik, büyük Ömer’in ayarladığı yerel rehberimizle bu
boyutlarda beklerken kızımız sadece 80 program ile sabah tan Göbeklitepe sonra
x 50 cm olsa da , çok etkileyici ve güzel. Karahan Tepe ve yeni açılmış turizm yolu
Antep de meşhur Halil in kebabını da
denedik fakat umduğumuzu bulamadık.

75


BULUŞMALAR

üstünden Sumatar harabesi -Şuayip Gün bitiminde Urfa da kaldığımız Elçi
Şehri - Hanelbarur Kervansarayı - Harran Konağı Butik otel in havuzlu avlusunda
ve en son Urfa Arkeoloji ve Mozaik serin gece muhabbetleri de çok güzeldi.
müzesini gezisini bir güne sığdırdık.
Program bitti derken akşam Urfa Sıra “Anasına bah, kızını al , kenarına bah
gecesine gidildi. Ne yazık ki her işte bezini al” , Urfa nın lafı imiş. Şimdi bunun
yaptığımız gibi bu geceleri geleneksel Peygamber Şehri ile alakası ne diye
görünümün dışında “ indir - boşalt” turizm düşünürken , tabi kullandıkları Urfa eşarbı
sisteminin dönüştürdüğü şekilde sazları hibrit ve poşu dan geldiği kesin. Kendi
amfiye bağlamışlar, davulcu bahşişi yöresel giysi ve mutfak kültürü bu kadar
almadan yanından ayrılmıyor neyseki eski ve derin olan Urfa , Göbeklitepe ile
sıkıldığını anladığında ısrar etmeyip af edip beraber gelecek yıllarda kesinlikle Türkiye
bırakıyorlar. nin en önemli turizm merkezlerinden biri
olacak.

76


BULUŞMALAR

20 sabahı Balıklı gölü ve eski çarşıyı yıldır 16 metrelik teknesinde yaşıyor. “
gezip yola çıkmak üzere tekrar Tülmen Karayipler’de bir Türk korsanı/ Benden
köyüne uğradık, burada benim kiraladığım denizci olmaz” kitabında bu yılların
araba turbo yı kırdı ve Ömer in bahçesinin maceralarını da yazdı. Bir çok kimsenin
önünde kaldı. Ömer bizi kendi arabasıyla hayali olan , karadaki yerleşimi bırakarak
Adana ya getirdi. Yeni araba kiralayıp denizlerde yaşamak isteyen arkadaşlara
Tarsus a vardık. Akşamı Mersin Marina da çoğu konuda yön verebilecek tecrübelerini
ufak bir akşam yemeği ile günü bitirdik. okumalarını salık veririm.

Ertesi gün geleneksel Homecoming Sonuç olarak , tekrar unutulmayacak bir
Kaab günümüzü gene Eyüp de yaptık. hafta idi, bize bu günleri yaşatan ve hala
Bu yıl Kaab gününe gelen arkadaşlarımız maceraya açık olan sınıf arkadaşlarımız , iyi
Orhan Beşkök , Alp Ötüş , Baki Üzer , ki varsınız ve bu güzel günleri hep beraber
Sami Güner, Ömer Kükner, Kahraman yaşadık.
Yavuz , Uğur Çınar , Galip Şimşek ,Şahin
Kol , Ben , Kemal Tarım, Ekmel Okay ,
Uğurtan Doğan, Murat Sepici , Hüseyin
Yalçın oldu.

Bu yıl çoğunluk Tarsus da kalmayı tercih
etti. Burhanoğlu Konağında kaldık ve
memnun kaldık.

22 Mayıs da Boğsak koyuna gittik ,
ihzariden sınıf arkadaşımız Nezih Kılıçkını
teknesi ile bu koyda alarga da kalıyordu.
O da bizle buluştu. Nezih nerdeyse 20

77


BULUŞMALAR

78


BULUŞMALAR

79


BULUŞMALAR

TAC ’75 SARIGERME’DE

Necati Güler ’75

YAKLAŞIK yedi yıl önce, mezun geldiğince, yerine getirmeye çalışırken, 2018
olamamamızın 40. yılını kutladıktan sonra yaz aylarında, sevgili Hakan MUTLUTÜRK
sevgili Serdar AKÇALI ile bir karara vardık: yepyeni bir fikirle ortaya çıktı. “Eylül ayında,
O günden sonraki her “Homecoming” İbrahim’in Sarıgerme’deki otelinde, SEVGİ
toplantısına ikimiz de gidecektik. Bu konuda OTEL’de, buluşsak ya.” dedi. Çok güzel
birbirimize verdiğimiz sözü, elimizden bir fikir olduğundan, orada buluşmaya

En önde oturanlar:

(Soldan sağa) Sait Tosyalı, Bacanak Yalçın, Mahmut Gök;
Orta sıra:(Soldan sağa)Cem Uysal, Alirıza Ersoy, Edib İnal, Alev Dikici, Yurdal Doğanlar, Kubilay

Keçelioğlu, Haldun Çatıkkaş;

Ayaktakiler:

(Soldan sağa)Mehmet Kocabaşa, İbrahim Merze, Fikret Bulut, Levent Onur, Lütfi Öveçoğlu, Yavuz
Sökün, Serdar Akçalı, Hakan Mutlutürk, Can Piyale, Erdal Akdoğan, Necati Güler, Hasan Yenigün…

80


BULUŞMALAR

81


BULUŞMALAR

karar verdikten sonra, artık her yıl iki defa buluşsak bile, yol Tarsus’tan geçmeliydi.
buluşma kararı aldık. Sarıgerme nere, Tarsus nere, demeyin;
aynen öyle yaptık. Can PİYALE de,
İstanbul ve Adana’daki daha geniş Wisconsin’dan İstanbul’a uçtu. Oradan,
olan grupların, her ayın ilk salısı, yaptıkları bacanağı Yalçın’la beraber, Tarsus’a geldi.
yemeğe ek olarak, her Mayıs Tarsus’ta, Adana’daki işlerini hallettikten sonra,
her Eylül de Sarıgerme’de buluşmaya Hakan’ın da Antalya’dan gelmesiyle,
karar verildi. 2020’deki salgın problemini ekip, neredeyse hazırdı. Ankara’daki TAC
bir tarafa bırakırsak, 23-25 Eylül arasında SK maçlarından sonra, ben de katılınca,
4. Geleneksel SARIGERME Buluşması’nı Tarsus-Sarıgerme yolcuları tam takım
gerçekleştirdik. hazırdı.

Geçen yıl sevgili Ahmet KODANAZ Tarsus’tan Antalya’ya gidip, Hakan’ın
Kansas’tan gelmişti; bu yıl aramızda misafirperverliğinde bir gece kaldıktan
olamayacaktı, ama kalbi bizle beraberdi, sonra, ertesi gün Sarıgerme’ye doğru yola
biliyoruz. İlk defa Mayıs ayındaki toplantıda çıktık. Her geçen sene, toplantılarımızın
yaptığımız, bu buluşmaya ek bir seyahatle daha da kalabalık olması, bir sonraki
başlamaya karar verdik. Sarıgerme’de

82


BULUŞMALAR

toplantıyı iple çekmemize yol açıyor. Bu
toplantımıza, daha önceki senelerimizde
katılamayan Alev DİKİCİ, Dr. Yurdal
DOĞANLAR, Alirıza ERSOY ve yalnız bu
toplantı için California’dan gelen Edib Nur
İNAL’ın da katılması neşemizi daha da
arttırdı. İlk akşam otelin bahçesinde havuz
başında yemek yedik. Geç saatlere kadar
eğlendikten sonra, ertesi sabah kahvaltısı
harikaydı. Öğlene doğru, deniz kıyısına
gidenler gitti; aramızda hasret gidermeyi
tercih edenlerse, havuz başında sohbete
devam ettik.

Akşamüzeri, 25 kişilik bir minibüsle
Köyceğiz’e gidip, iskelenin üzerinde bizim
için kurulmuş, uzunca bir masada mavra
atmaya devam ettik. Cidden o kadar çok
eğlendik ki, gece bitmesin istedik. O kadar
ki, ne okul yıllarında, ne de sonrasında
sesini pek duymadığımız, sevgili Yurdal
yaptığı espriler ve anlattığı hikâyelerle,
grubu gülmekten kırdı, geçirdi. Ancak,
gecenin bombası, Köyceğiz’den havuz
başına döndükten sonra patladı. Havuz
başında çok neşeli bir sohbete dalmışken,
salgından beri, pek toplantılarımıza
katılamayan sevgili Alev öyle bir espri
yaptı ki, gülmekten yerlere yattık. Mavra
atmanın, birbirimizin anlattığı hikâyelerle
keyiflenmenin zevkine vardık.

Pazar sabahı kahvaltısından sonra,
sevgili Hasan’ı da aramıza alarak, Can,
Hakan ve ben, Yalçın’ın arabasıyla,
Antalya’ya doğru yola çıktık. İki gece daha
Hakan’ın muhteşem misafirperverliğini
yaşadık ve son durak olan İstanbul’a doğru
yola çıktık.

Tabii ki 12-13 Mayıs’ta buluşmak
üzere…

83


BULUŞMALAR

Talas Çeşme Toplantısı / 2022-1

22 Ağustos 2022, Fener Burnu, Çeşme

Soldan sağa; Bülent Gökay, Semih Maviş, Aydın Nurhan, Yusuf R. Düvenci,
Oğuz Aydemir, Saffet Esen.

84


BULUŞMALAR

85


MEZUNLARDAN

ERDOĞAN HOCA’nın Kaleminden

TAC’nin İngiltere Gezisi

35 YILLIK öğretmenlik hayatımda “Gezi Hâlbuki kendisinin olurunu
ve İnceleme Kulübünün” rehber öğretmeni aldıktan sonra başlatmıştım
oldum hep. Neden derseniz, 1963-1965 gezi çalışmalarını. Benim
yıllarında İstanbul’da turizm sektöründe için tam bir şoktu.
çalışmış olmamdır. Rahmetli Lütfi Suyolcu
(TAC’ 65) ve Fahrettin Otluoğlu (TAC’ 65) ile Yıllar sonra karşılaştığımda gerçek nedenini
beraberdik. Lütfi sonraki yıllarda Kuşadası sordum. Hak verdim gerçek sebebini
belediye başkanlığı yapmıştı. öğrenince. Ne zor olmuştu yapılanları
sonuçlandırabilmek benim için. Neyse ki
Gezi ve İnceleme kolu rehber öğretmeni şirket ve okul idarecileri anlayış gösterdiler
olarak yurt içinde ve yurt dışında ve yaptığım ön ödemeleri iade ettiler.
geziler tertipledik. Yurt içi gezilerimizde Öğrencilerime paraları eksiksiz iade edildi.
Uludağ gezisini, Bodrum gezilerimizi,
Erciyes gezilerimizi, İstanbul ve Ankara Gelelim İngiltere gezimize. İngilizce
üniversitelerine yapılan gezilerimizi; yurt öğretmenimiz Frances Melling’in büyük
dışı gezilerimizde Kıbrıs gezisini ve İngiltere desteği oldu bize bu gezide. Kendisine bir
gezisini sayabilirim. Dream Land’de kez daha teşekkür ediyorum. Formalite işler
(Amerika’ya) de gezi yapmayı planladık ve (Veli muvaffakatnameleri, milli eğitimden izin,
tüm hazırlıklar yapılmışken rahmetli okul gezi programı, toplu pasaport, vize işlemleri,
müdürümüz rahmetli Mr. Robeson “Geziyi uçak rezervasyonu… ) tamamlanıp hareket
iptal ederseniz beni sevindirirsin.” dedi. gününü beklemeye başladık.

Okulumuz tatile girmiş, üniversiteye

86


MEZUNLARDAN

giriş sınavlar yapılmış, geziye katılacak Emekli maaşları her ikisinin sigara
öğrencilerimizin velileriyle buluşulmuş, masraflarını karşılamadığı için birinin
heyecanla hareket günü ve saati sigaradan vazgeçmesi gerekmiş. O da koca
beklenmeye başlamıştı. Okul önünde veliler olmuş.
ve öğrencilerimiz vedalaşıp yola çıkıldı.
Havalimanına doğru. Hedef Heathrow Brighton Londralı varlıklı ailelerin
Havalimanı. Havalimanında bizi bekleyen haftasonları tatillerini geçirdikleri deniz
bir otobüsle Brighton’a transfer olduk. kenarında bir kent. Sabah saatlerinde
Öğrencilerimizin hem İngiliz kültürünü İngilizce kurslarına başlandı. Öğleden
tanımaları, hem de İngilizcelerini pratik imkânı sonra farklı farklı etkinler uygulandı. Yüzme
bulabilmeleri için ailelere yerleştirildi. havuzlarına talep fazla oldu. Denizi pek
beğenilmedi. Kumsalı kumsal değil. İrili ufaklı
Önceden uygun ailelerin seçimi yapıldığı çakıl. Cumartesi ve Pazar günleri Güney
için bu işlem kolayca tamamlandı. Her aile illere geziler düzenlendi. Öğrencilerimi mutlu
beş hafta misafir edeceği öğrencimizi aldı görünce biz de mutlu olduk. Alışveriş yapan
evine götürdü. Şirketin bu işlemleri çok öğrencilerim de çok mutluydu. Beş hafta
profesyonelce yaptığını görünce mutlu renkli geçti. Halkın arasına katılıp İngilizcemizi
oldum. pratik imkânı veren bu gezi geride anılar
bırakarak kazasız belasız bitti.
Bu mekân buluşma alanımız olarak ifade
edildi şirket çalışanlarınca. Erdoğan Hoca ‘63

Ben ve Frances Melling de kalacağımız
ailelere götürüldük. Benim ailem yaşlı ve
emekli karı kocaydı. Free Shop’tan aldığım
Türk rakılarını ve karton sigaraları verince bir
sevindiler bir sevindiler anlatamam. Meğer
her ikisi de sigara tiryakileriymiş. Başbakanları
Bayan Thatcher’ın ekonomik kararları
nedeniyle sigaraya ve içkilere yüksek vergi
konmuş.

87


MEZUNLARDAN

Three Brothers

Yucel Erken TAC ‘62

Age difference between us three My brother Bülent Tunakan started his
siblings is 8 years each. Consequently, secondary education in Tarsus American
we were never in TAC during the same College in 1936 and graduated in 1943. I
chronological period. am attaching two photographs of Bülent

88


MEZUNLARDAN

Tunakan from his school days. The first from left to right are Gun Kuran, Sunday
one is from the year 1939 working the Sutmen, Gabi Aburuz, captain Erol Erken,
physics laboratory (sitting left). The second Ayhan Tureli and Toby. Erol Erken worked
is from a Republic Day parade in Tarsus in for the Ministry of Tourism as an advisor
the year 1940. Bülent Tunakan went to the and continued his life in San Francisco as
United States after completing his medical the front desk manager of San Francisco
education at the University of Istanbul and Grand Hyatt Hotel.
was Dean of The Omaha State University
as a doctor of psychiatry. I also arrived from Talas and continued
my high school education in Tarsus
My brother Erol Erken started his high American College between the years
school education in Tarsus American 1959 to 1962. My primary activity was
College in 1950, arriving from Talas where on stage participting in school plays. I am
he studied from 1946 to 1950. Erol Erken attaching my photo from the year 1961
was quite an outstanding basketball player taken on the school grounds. After serving
and is remembered by his peers as the Mersin, Tarsus, Adana and Ceyhan for 9
captain of our basketball team and led the years as a sales agent for cotton yarns, I
team to Championship for the Region of am continuing my services for the same
Çukurova. I am attaching a photo or Erol purpose and living in Switzerland since 43
Erken and his basketball team players years.
from the year 1953. The team member
Cordially

89


MEZUNLARDAN

ÖĞRETMENLER MAHALLESİ

(TARSUS’TA NİCE TAC’Lİ ÖĞRENCİYİ VE NİCE ÖĞRETMENİ
SİNESİNDE BARINDIRAN BİR MAHALLE)

Ebru Barışkaner Şahin, TAC ‘92

ASLINDA her şey takip ettiğim YouTube olamayacağımı; hatta çekimi istersem
kanallarından birisi olan ve Tarsus’umuzun birlikte yapabileceğimizi belirtti; ama
tarihini ve kültürünü gerçekten iyi bir ben Ankara’da olduğum için kendisiyle
şekilde tanıtmaya çalışan “Tarsus Gezi maalesef ki çekimde bulunamayacağımı;
Rehberi’ndeki bir videoyla başladı. Sınıf ama kendisinin de uzaktan akrabası olan
öğretmeni Veli Nesip Şener Bey’in (kendisi Evşen’in (’95 Evren Levent’in ikizidir.) hala
’90 mezunu Ömer Şener Abi’nin de orada oturduğunu ve kendisine yardımcı
kuzenidir.) başka bir mahalleyi tanıtan olabileceğini söyledim. O anda nedense
videosunun altına benim de doğup Evşen’in halası olan ve gençliğinin büyük
büyüdüğüm mahalle olan Öğretmenler bir bölümü bu mahallede geçen Ayla
Mahallesi’nin de yabana atılmayacak Teyze aklıma gelmemiş. Sanıyorum
bir tarihi olduğunu ve onun orayı da Nesip Bey Evşen’le iletişime geçmiş ve
araştırmasının iyi olacağı önerisinde o da halasının mahallenin tarihini çok iyi
bulundum. Kendisi benim yardımcı olup bildiğini söyleyip çekimi onunla yapmasını

90


MEZUNLARDAN

istemiş. Kanalı takip ederken bir de baktım yazı da öyle ortaya çıktı…
ki bizim mahalle! O kadar sevindim ki! İlk ismi “Öğretmen Evleri” olarak bilinen
Nesip Bey hem önerimi dikkate almış
hem de çekimi annemin de yakın arkadaşı mahalle 1960 yılında 39 tane öğretmen
olan Ayla Teyze ile yapmış ve çok da iyi tarafından kurulan bir kooperatif aracılığıyla
yapmış! Ben de bilmediğim bir sürü bilgi 39 evin inşa edilmesiyle Tarsus’un
edindim kendisinden. Sonra bu videoyu batı tarafında kurulmuştur. Yeri Rasim
bizim TAC Ankara WhatsApp grubumuzla Dokur Cadde’nin sonuna doğru, Tarsus
paylaştım çünkü videoda hem çoğu Stadyumu’na yakındır. Kurucuları arasında
abimizin çok sevgili öğretmeni ve benim Cumhuriyet Okulu Kurucu müdürü
dedem gibi olan Edebiyat Öğretmeni olan rahmetli ilkokul öğretmeni dedem
Haydar Göfer’den bahsediliyor hem Sabri Bolkar da bulunmaktadır. Ayrıca
de onun evi gösteriliyordu. Eminim onu kurucularından bir tanesi de rahmetli
ziyaret eden birçok öğrencisi bu mahalleyi Dündar Levent’tir ve o da ’90 Ozan Levent,
biliyordu; ama onun haricinde TAC’de ’92 Banu Levent ve ’95 Evren Levent’in
görev yapmış başka öğretmenlerin ve dedesidir. Bahsettiğim kanalın bizim
TAC’de okuyan abi, abla, kardeşlerin de bir mahalleyi anlatan videosunda mahalleyi
zamanlar burada oturduğunu bilmeyenler tanıtan Ayla Levent Kuradacı da rahmetli
daha fazlaydı. Ben de bu konuyla ilgili Dündar Levent öğretmenin kızıdır.
grubumuza biraz bilgi verdim. Çok
sevdiğim abim ’86 Gözde Özgödek de bu Mahalle 1960 yılında 39 ev olarak
bilgileri Bizletter’da paylaşmamı istedi. Bu kurulmuş; ama annemin anlattığı
kadarıyla onlar 1963 yılında taşınmışlar.
Annemin ilk gençliği burada başlamış,

91


MEZUNLARDAN

evlendikten sonra 1 yıl kadar başka bir çeşitli meslek grubundan insanlar bu
yerde oturmuşlar; ama sonra mahalleye mahallede ya kirada ya da kendi evlerinde
dönmüşler. Ben ve abim ’90 Hasan Emrah oturdular ve oturmaya da devam ediyorlar.
Barışkaner hep bu mahallede doğmuşuz. Tarsus’ta müstakil evlerin bulunduğu sayılı
Çocukluğumuz, ilk gençliğimiz hep burada mahallelerdendir. Nisan ayından itibaren
geçti. Sadece mahalleden 4 yıl üniversite mahalleyi portakal çiçeği ve bir sürü güzel
okurken okul döneminde ayrıldım ve çiçeğin kokusu kaplar. Her zaman nezih
yazları yine döndüm. Üniversite bitiminden ve eğitimli insanların oturduğu bir mahalle
evlendiğim 2001 yılına kadar da hep bu olmuştur.
mahallede yaşadım. Annem ve babam hala
bu mahallede yaşıyorlar ve biz de onları Gelelim burada hangi öğretmenlerin ve
ziyarete yine mahallemize geliyoruz. de hangi TAC’lilerin oturduğuna;

Mahalle yıllar içinde tabii ki değişti. Öğretmenler:
70’li yılların sonunda bile artık sadece Haydar Göfer – Edebiyat Öğretmeni
öğretmenler oturmuyordu burada. (Görev yaptığı yıllar: 1947-1975)
Avukatlar, doktorlar, mühendisler ve çok İbrahim Akış – Tarih Öğretmeni (Görev
yaptığı yıllar: 1946-1972)
Güler Göfer – Kimya Öğretmeni (1990-
1992 )
Feyyaz Yardım – Müdür Yardımcısı ve
Tarih Öğretmeni (1990-1992 )
Şaziye Çelik Mis - Beden Eğitimi
Öğretmeni (1986-2001)

92


MEZUNLARDAN

Öğrenciler: Sezin Elçin Cengiz ‘97
Haluk Göfer- Haldun Göfer ’69 (Haydar Eren Kalbisade ’00 (Orçun, Sezin, Orkan
Hoca’nın oğulları) ve Seray ile kuzen)
Necip Küçükbutros ’73 (Maalesef Orkan Elçin ‘02
hayatta değil) Özlem Mis ’04 (Şaziye Hoca’nın kızı)
Necah Barutçu ’74 (Maalesef hayatta Seray Tülay ’13 (Orçun, Sezin, Orkan ve
değil) Eren ile kuzen)
Engin Akış ’75 (İbrahim Akış Hoca’nın Son olarak bilgilerin bir kısmını edindiğim
oğlu) ve fotoğraflarını kullandığım “Tarsus Gezi
Salim Öztoksoy ‘77 Rehberi” YouTube kanalı sahibi Veli Nesip
Ali Refik Tars ‘79 Şener Bey’e, krokilerini yine aynı kanalla
Tanju Uca ‘80 paylaşan Ergin Akış Abi’ye, Betül Abla’ya
Hakan Kocaoluk ‘82 ve Şaziye Mis hocama teşekkürlerimi
Mustafa Deveci ‘82 sunuyorum.
Mehmet Can Çelik ‘87 TAC Sevgi ve saygısıyla.
Dilek Aldemir Çevik ’89
Ayşegül Bıyıklı ’90 (hala mahallede)
Hasan Emrah Barışkaner ‘90
Ebru Barışkaner Şahin ‘92
Aylin Yardım Mirzaoğlu ’92 (Feyyaz
Yardım Hoca’nın kızı)
Cumali Ekenler ‘92
Zahit Ekenler ‘93
Evren Levent ‘95
Tuba Özlü Odabaşı ‘95
Orçun Elçin ’96 (Orçun, Sezin ve Orkan
kardeşler)

93


MEZUNLARDAN

Değerli Bir Roman

DRİNA KÖPRÜSÜ

(Orijinal adı Na Drini Cuprija)

ERGÜL BAKAY TAC ‘63

I. BU roman Bosna-
Hersek’in Vişegrad
kasabasında Osmanlı
İmparatorluğu
döneminde Sadrazam
Sokullu Mehmet Paşa
tarafında yaptırılan bir
köprünün duygulu bir
hikâyesidir. Bilindiği
üzere, Mehmet Paşa,
Sokoloviç kasabasından
küçük yaşta devşirilerek
sadrazamlığa kadar
yükselen bir Sırptır.

Drina Irmağı
İmparatorluğun Bosna-
Hersek eyaleti ile Sırbistan
eyaletini birbirinden
ayırır ve Sava nehrinin
en büyük koludur. Drina
Köprüsü kaderleri bir
köprü etrafında birleşen
insanların gelenek ve
göreneklerinin, hayal ve
anılarının insan sevgisi ile
örülü hikâyesidir.

Eski Yugoslavya’nın
ünlü bir yazarı olan
Ivo Andriç bu eseri ile

94


MEZUNLARDAN

1961 yılı Nobel olarak bu köprüyü
Edebiyat Ödülü’nü seçmiş, köprünün
kazanmıştır. Yazar tanık olduğu 350
köprünün öyküsünü yıllık tarih olaylarını
verirken Osmanlı da adeta mizansel
İmparatorluğu’nun olarak kullanmıştır.
nasıl yıkıldığını Romanın her
etkileyici biçimde sayfasında derin bir
sergilemekte; ancak, insan sevgisi kendisini
en küçük bir din ve gösterir. Eserde
soy ayrımı yapmadan Saraybosna’daki
anlattığı olaylarda çeşitli ulusların, din
yer alan tüm kişilere ve ırk ayrılıklarına
eşit bir sevgi ile bakmadan, dışarıdan
yaklaşmaktadır. ya da içeriden bir
Sırpçadan dilimize kışkırtma olmadıkça,
çevirisini yapan nasıl kardeş gibi
Hasan Ali Ediz, kitabı geçindiklerini anlatan
ilk okuduğunda, “En az yüz baskı yapacak çok canlı sahneler vardı.
bir şaheser.” diye tanımlayıp, romanı her Eseri çeviren Hasan Ali Ediz, Drina
kelimesine, her cümlesine değer vererek Köprüsü ile bir yandan 400 yıldan fazla
dilimize kazandırmıştır. Eserin birçok kez kader birliği ettiğimiz Bosna ve Bosnalıları
baskısı yapılmıştır. bize tanıtmakta, diğer yandan eserin
konusu dikkate alındığında, Türk okurları
Büyük bir sanatçı, ince bir psikolog olan için ayrı bir değer taşıdığını belirtmektedir.
Ivo Andriç 1918 yılından sonra Yugoslavya 1990’lı yıllarda Balkanlarda yaşanan
kurulunca meslek olarak diplomatlığı acı verici olayları göz önünde tutarak
seçmiş; çeşitli dış görevlerinin yanı sıra değerlendirildiğinde ise eserin önemi daha
1934-41 yılları arasında Yugoslavya’nın belirgin olarak öne çıkmaktadır.
Berlin Büyükelçiliği görevinde bulunmuştur. Meslek yaşamının bir kısmını Eski
Travnik Kroniği, Matmazal eserleri de Drina Yugoslavya ve Bulgaristan’da geçirmiş,
Köprüsü ile birlikte yayınlanmış, eserleri Bosna’yı görmüş ve Bulgaristan’da ise
bütün dünya dillerine çevrilmiştir. Drina soydaşlara 1980’li yıllarda yapılan insanlık
Köprüsü yazarın en ünlü eseridir. Yazar dışı muamelelere bizzat şahit olmuş bir
1975 yılında Zagrep’te ölmüştür. emekli diplomat olarak, Ivo Andriç’in bu
gerçekçi ve tarafsız kalmayı başarabilen
II. Ivo Andriç gerçek bir hümanisttir. eserini okumayı ve dersler çıkarmayı tavsiye
Yazar çocukluk ve delikanlılık çağının bir ediyor, yazara ve dilimize çeviren Hasan Ali
bölümünü romanına konu olan olayların Ediz’e teşekkür ediyorum.
geçtiği Drina Irmağı kıyısındaki Vişegrad’da
geçirdi. Yazar romanının başlıca kişisi

95


MEZUNLARDAN

SENDEN BAŞKA KİMİM VAR BENİM!

Yazan: Osman Çetin ’96

İngilizler, futbol taraftarlığını hayatı Ekonomik aktörlerin bu kadar dahil
cumartesi ve pazar yaşayıp kalan beş olduğu bir olgunun toplumun diğer
gün de hafta sonu gelsin diye dua ederek organlarına sirayet etmiş bakış açılarına
geçirmektir diye tanımlarlar. karşı bağışık halde olduğunu düşünmek,
haliyle, büyük bir yanlış olacaktır. Günümüz
Fever Pitch adlı kitabın yazarı Nick tüketim toplumunun, sosyal medyayı da
Hornby futbol taraftarının doğal hali, skor arkasına alarak, hane halkını, düzenli bir
ne olursa olsun, acı bir hayal kırıklığıdır diye geliri olsun ya da olmasın birer potansiyel
anlatır. tüketiciye dönüştürmedeki mahir tavrı,
DNA’sında “güzel ve adil oyun” olan
Futbol, geleneksel görüşte, felsefi ve futbolun da iliklerine kadar yerleşmiş
sosyolojik olarak toplumların yönetilmesi durumdadır.
için önemli bir aygıt olarak tanımlansa
da günümüz dünyasında, daha ziyade, Amerikanizasyon olarak da
ekonominin bir enstrümanı haline gelmiştir. tanımlayabileceğimiz şekilde özellikle PL
Bugün futbol ekonomisinin ulaştığı boyutu üzerinden kıtaya giren bakış açısı, sporun
ölçmek istediğinizde orta alt seviye bir ruhunun eksenini marketing bazlı bir
ülkenin yurt içi hasılası ile yarışır hale business koluna çevirmekle kalmayıp yeni
geldiğini çok rahat gözlemleyebilirsiniz. nesli buna ikna etmekte pek de zorlanmıyor
görünmektedir.
Senelerdir yapılan Manchester City’nin
savunmasını güçlendirmek için yaptığı TV yayın hakları (konvansiyonel ve
takviyelere harcanan meblağ bir Afrika internet), merchandise gelirleri, maç günü
ülkesinin savunma bütçesi kadar şakasının hasılatları, sponsorluklar, Uzakdoğu ve
altında gerçeklik payı aramak gerekir.

96


MEZUNLARDAN

Körfez açılımları, kripto yakınlaşmaları ve varsa, vizyonu doğrultusunda mal
vesaire derken sektör sizi o kadar çok ve hizmet sağlayıcıdan talep etmeye
içine çekiyor ki, tek hayali iki haftaya bir başlayacaktır. Bunun en büyük sebebi
stada gidip ya da her hafta ekran başına de senin kulüp olarak onun cebine elini
geçip takımını desteklemek olan sıradan bir sokmuş olmandır. Adam da “Ulan madem
taraftarı bile “müşteri” kıvamına getirebiliyor. cebimde başkasının eli ile geziyorum,
şu fani dünyada benim de iki tane
Merhum Canaydın’ın 2002’de talebim olsun.” diye isteklerini listelemeye
yeni seçildiği dönemde “taraftar değil başlayacaktır zira bu işin psikolojisi bunu
müşteri” diye bir tanımlama yaptığında gerektirir.
ne kadar tepki gördüğünü bugün bile
çok net hatırlarken olayın evrildiği noktayı Sporu amatör ruhundan çıkarıp,
gördüğümüzde kaygılanmamız gerektiğini taraftarı iyi günde kötü günde karşılıksız
düşünüyorum. seven bir kişiden parası neyse veriyorum
oynayın kardeşim diyen müşteriye
Bir taraftarın müşteriye evrilmesi demek çevirdiğinde oluşacak hırs ve açgözlülük
o kişinin sosyolojik ve psikolojik şartlarının girdabı zamanla tüm kulüpleri yutacak
tatmin edilmesi demektir çünkü müşteri hale gelecektir. Hele bir de bizim ülkemiz
demek alıcı, mal ya da hizmeti talep eden gibi rasyonel yaklaşımın tedavülde pek
demektir. Bir taraftar müşteriye dönüşünce dolaşmadığı ve kararların oryantalist
kendi statüsü, hayalleri, beklentileri

97


MEZUNLARDAN

Ortadoğu zihniyeti ile alındığı ülkelerde tabiri görmeniz imkânsıza yakındır
müşteri yaklaşımı Demokles’in kılıcı gibidir. ama Türkiye’de bunu periyodik olarak
görürsünüz. Mantığın ve ekonomik
Sosyal medyanın da hayatımıza girmesi gerçeklerin olduğu hiçbir ülkede bu şekilde
ile hoca değiştiren, başkan götüren, takım kurulmaz.
oyuncu sattıran, hakem kovduran bir güç
haline gelen sosyal medya özellikle transfer Bizim ülkemizde yapılan iki yanlış,
dönemlerinde taraftarların nasıl şımarık bir kanaatimce, genelde sporun ama özelinde
müşteriye dönüştüğünü de gözler önüne futbolun bugün içinde bulunduğu kaos ve
seren bir mecra olmaktadır. Bu da bizlere batağın en büyük sebebidir.
şu soruyu sordurmaktadır:
Bunlardan ilki taraftarın şımarıklığıdır.
-Kulüpler, her ne kadar, taraftarları Söyle senden başka kimim var benim
müşteri pozisyonuna konumlandırmış olsa diyen, iyi günde kötü günde seninleyim diye
da taraftar her zaman haklı mıdır? bir taahhüttün altına imza atan taraftarlar iş
para harcamaya gelince kulağının üzerine
Geçmişe dönüp baktığınızda kurulan yatıp ölü taklidi yapar. Karşılıklı verilen
büyük takımların büyük bir çoğunluğu, sözlerden bir aile olduğu farz edilen kulüp-
14-15 star ve baş altı oyuncu üzerine taraftar ilişkisi, iş transfer yapıp, takım kurup
akademiden gelen oyuncuların eklenmesi caka satmaya gelince balon gibi patlar.
üzerine inşa edilmiştir. Olayın özü hem İnsan hiç ailesinin ekonomisini fütursuzca
rotasyonu yönetmek hem oyuncu yetiştirip çökertmeye çalışır mı sorusunun cevabı
ticari hale getirmek hem alttan gelenleri bizim ülkemizde evettir.
takım nüvesine birer ikişer enjekte ederek
sürdürülebilirliği sağlayıp kulüp ekonomisini Medya ve yöneticinin hamasi ve siyasi
yönetmektir. amaçlarla içinde girdiği “Taraftar her zaman
haklıdır.” söyleminin de gazını alan yüce
Büyük beş ligin ülkelerindeki taraftarlarımız eline telefonu alır, stada
anlayışı genel olarak takip ettiğinizde girer koltuğuna oturur ve takıma, hocaya,
“x takım iki tane 11 çıkarır ve ikisi de yönetime ve tüm futbol paydaşlarına
ligde şampiyonluğa oynar” diye bir

98


MEZUNLARDAN

sövmeye başlar. Üç tane sağbeki olan oyuncu ya da çok santrafor almayı transfer
takıma dördüncüyü, sol beki olmayan politikası sayan zihniyet artık 80’lerde
takıma beşinci santraforu aldırır. Neden? kalmıştır ve günümüzde geçer akçe değildir
ama bunu bilen kaç kişidir?
Çünkü bir sürü para veriyordur tabii
ki mükemmel takımı isteyecektir zira Günün sonunda, anlık da olsa, herkes
hataya tahammülü yoktur; çünkü rakip mutludur ama ya sonuç!
takım alıyordur onun neyi eksiktir vesaire
vesaire… İşte aklın bittiği yer bu noktada Bu ülkede takım destekleyen ve kulübün
başlar ve ikinci yanlış su üstüne çıkmaya günlük kararlarında bir nebze benim de
başlar. görüşüm olsun diye düşünen taraftarların
ellerindeki telefonları ya da diğer iletişim
Bir şekilde taraftara gebe olan ya da araçlarını ona buna ahkâm kesmek, caka
bundan haz duyduğu için gebe olmak satmak ya da sövmek için değil dünyadaki
isteyen karar vericiler gelen tepkilere gelişmeleri görmek için kullanması gerekir.
kayıtsız kalamaz ve anlamsız harcamalara Aç bak millet ne yapıyor, feyz al ve git
yönelir. Hele bir de es kaza bir yerden aynaya bak ben bunun neresindeyim diye
başarıya bağlı ya da veraseten bir gelir sor kendine yoksa daha da kötü günler
elde etti mi o zaman cümbüş başlar. göreceksin ve umarım bunun farkındasındır.
Mikroekonominin temellerinden olan
hane halkı geliri arttı mı yaşam standardı Bugün senin liginin temposu, kulüp
da artar teorisini yanlış anlayan kulüp takımlarının ve milli takımların uluslararası
yöneticileri harman savurmakla kalmaz arenada içine düştüğü durum daha ne
kulübün geleceğini de tehlikeye sokar. Çok kadar kötüleşebilir de sen bunlardan
ders çıkarabilirsin, bilmiyorum. Ders

99


MEZUNLARDAN

çıkaramazsan da git stada “Bu takıma sağ kalır başımızı duvarlara vururken de şu
bek lazım!” diye bağırmaya devam et, belki sözleri mırıldanırız:
işe yarar!
-Söyle benden başka kimin var senin!
Günlük hayatında yaşadığın Herkese sıhhat, akıl, huzur ve spor dolu
olumsuzlukları düzeltme mecrası günler diliyorum.
futbol sahası değildir, hesap soracağın
kişi desteklediğin kulübün paydaşları
değildir. Geçim derdinin ve sosyal
hayattaki ezilmişliğinin hesabını git ülkeni
yönetenlerden sor.

Aynı minvalde kulüp yöneticilerinin de
taraftar her zaman haklıdır ve müşteri
velinimetimizdir modundan çıkması şarttır.
Taraftar zaten gönlünü ve zamanını vermiş
cebini de vermek zorunda değildir. Bir avuç
dolar için onlara gebe kalmak ve onları
sürekli pohpohlamak yerine geliri başka
mecralarda aramak, giderleri akıl üzerinden
yönetmek daha sağlıklı olacaktır.

Bu konuları çözemediğimiz sürece daha
nice milyon eurolar havada uçuşur da
ancak kendi egolarımızı tatmin ettiğimizle

100


Click to View FlipBook Version