The words you are searching are inside this book. To get more targeted content, please make full-text search by clicking here.

Horeca sektörü en etkili iletişim araçları

Discover the best professional documents and content resources in AnyFlip Document Base.
Search
Published by Horeca Mailing Gazete, 2026-05-18 07:22:28

Horeca Mailing Gazete Nisan - Mayıs

Horeca sektörü en etkili iletişim araçları

AVOYA, yaklaşan yaz ayları öncesinde fit bir yaşamı destekleyen lezzetli alternatifler sunuyor. Türkiye’de bir ilk olarak içeriğinde meyve ve bitki özleri kullanan Sektörel Haber ve Ticari İletişim Gazetesi www.horecamailing.com Sayı / Issue 26 Nisan-Mayıs / April-May 2026Sabır, Disiplin ve Ateş Üzerine Bir Mutfak Hikayesisayfa 9Ertan Özturan Executive Chef3Doğuş Yeme-İçme Turizm ve Perakende Grubu çatısı altında faaliyet gösteren d.ream, Bodrum’daki güçlü marka portföyüyle yeni sezonda farklı lezzetleri, farklı atmosferleri ve farklı buluşma anlarını bir araya getiriyor. RESTORAN d.ream, Bodrum'da Yaza Hazır\"Tork olarak, işletmelerin hijyen yoluyla performanslarını geliştirmelerine destek oluyoruz, ancak bunu çok pratik bir şekilde ele alıyoruz. Amaç; zaman kazandırmak, gereksiz adımları azaltmak ve günlük rutinleri daha kolay yönetilebilir hale getirmek.\"Horeca’da Hijyen Artık Bir Strateji11HİJYENİstanbul Turizm Fuarı (İTF), 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor.Türkiye’nin turizmde küresel rekabet gücünü artırma hedefiyle konumlanan İTF; ana sponsorluğunu Türkiye İş Bankası’nın üstlendiği, resmi hava yolu sponsorluğunu Türk Hava Yolları’nın yürüttüğü güçlü bir iş birliği yapısıyla hayata geçiriliyor. Organizasyon, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin stratejik \"Horeca’da Ürün GamınıGenişletiyoruz\"GIDA15\"Horeca'da hedefimiz profesyonel mutfakların beklentilerine uygun, yüksek kalite standartlarında, sürdürülebilir ve lezzetli ürünler geliştirmek.\"türen markalardan biri olmamız. Bugün sadece lezzet değil; içerik, besin değeri, kullanım kolaylığı ve yaşam tarzına uygunluk da tüketici tercihlerini belirliyor. Biz de bu dönüşümü erken okuyarak ArGe yatırımlarımızı bu yönde şekillendirdik.Bu yaklaşımın sonucu olarak geliştirdiğimiz Fit Yaşam serimiz; düşük yağ, yüksek protein özellikleriyle daha bilinçli beslenmeyi tercih eden tüketicilere hitap ediyor. Bunun yanında ürün portföyümüzün büyük bölümünü glutensiz hale getirerek sektörde önemli bir dönüşüme öncülük ettik. Premium segmentte ise yüksek et içerikli gurme sosisler ve özel füme ürünlerle farklılaşan bir yapı kurduk.devamı sayfa 7Polonez, Türkiye’de işlenmiş et ve şarküteri kategorisinde güçlü bir marka olarak biliniyor. Polonez’i bize kısaca anlatır mısınız? Siz bu yapı içinde hangi görev ve sorumlulukları üstleniyorsunuz?Polonez, 1986 yılından bu yana Türkiye işlenmiş et ve şarküteri sektörünün öncü markalarından biri olarak faaliyet gösteriyor. İstanbul Çatalca’daki üretim tesisimizde yıllık 12 bin ton kapasiteyle; sosisten salama, sucuktan pastırmaya, kavurmadan gurme ürünlere uzanan geniş bir portföy sunuyoruz.Ancak bizi yalnızca köklü bir üretici marka olarak tanımlamak yeterli olmaz. Polonez’i farklılaştıran en önemli unsur; geleneksel şarküteri kategorisini değişen tüketici ihtiyaçları doğrultusunda dönüşPolonez, ŞarküteriSektörünü Yeniden TanımlıyorProfesyonel mutfaklarda ürün seçiminde lezzetin yanı sıra süreklilik, kalite ve güven belirleyici hale gelirken“Sende Bi’ Yenilik Var” Doku, zarafet ve lezzetinrafine uyumu.Cameo| idfine.com.trAndaç Günsoy Polonez Satış ve Pazarlama Direktörüpartnerliğinde, Türkiye Otelciler Birliği ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin resmi iş ortaklığında; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, T.C. Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun destekleriyle daha da güçleniyor.İTF, dördüncü yılında uluslararası satın alma programı ile Türkiye’de turizm harcaması yapan ve yeni iş birliği geliştirmek isteyen acente ve tur operatörlerini İstanbul’da ağırlayacak.www.istanbulturizmfuari.com.tr/tr_TRAVOYA Meyveli Maden Suyu, kategoriye yeni bir lezzet ve sağlık standardı getiriyor. Koruyucu, tatlandırıcı ve renklendirici içermeyen formülüyle doğallığı koruyan AVOYA, dengeli şeker kullanımı sayesinde sektördeki gazlı içeceklere oranla %40 daha düşük kalori değerine sahip olmasıyla öne çıkıyor. Serinin bahara çok yakışan üyesi AVOYA Çilek & Gül, çileğin ferahlatıcı enerjisini gülün zarif dokunuşuyla birleştirirken; Frenk Üzümü & Papatya, Limon & Limon Çiçeği, Elma & Adaçayı ile Elma & Tarçın & Karanfil gibi zengin seçeneklerle her damak tadına hitap ediyor. “Sende Bi’ Yenilik Var” mottosuyla hareket eden AVOYA, bahar yorgunluğu geride bırakıp yaza enerjik bir başlangıç yapmak isteyenlerin en doğal eşlikçisi oluyor.www.avoya.com.trVegan peynirlerin yanı sıra İthal peynir çeşitleri ile de dikkat çekiyor.Metro'dan Premium Türk SomonuTEDARİK\"Nisan, mayıs ve haziran ayları boyunca Metro Premium Türk Somonu’nu en taze ve en lezzetli haliyle tezgahlarımızda şeflerimizle buluşturuyoruz.\"13İTF, 24 Eylül’de Açılıyor\"Cargill, Horeca profesyonelleri için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil; belirsizlikleri yöneten, verimliliği artıran ve kaliteyi standardize eden bir çözüm ortağıdır.\"VANOVA™ ile KusursuzSonuç, Güvenilir PerformansGIDA14


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026EditördenKünye2Değerli Okuyucularımız,Horeca Mailing’in 26. sayısıyla yeniden karşınızdayız. Nisan-Mayıs sayımızda, sektörün yaz sezonuna hazırlık yaptığı, hareketliliğin giderek arttığı ve markaların yeni dönem stratejilerini şekillendirdiği bir süreci ele alıyoruz. Turizm sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Horeca dünyasında yalnızca operasyonel tempo değil; tüketici beklentileri, ürün çeşitliliği ve hizmet anlayışı da yeniden şekilleniyor. Biz de bu sayımızda, farklı alanlarda sektöre yön veren markalar ve profesyonellerle bir araya gelerek Horeca dünyasının güncel dinamiklerini sizlere aktarıyoruz.Kapak röportajımızda, Polonez Satış ve Pazarlama Direktörü Andaç Günsoy ile markanın Horeca kanalındaki yapılanmasını, değişen tüketim trendlerini ve sektöre yönelik stratejilerini konuştuk. Gıda tarafında güçlü markaların dönüşümünü ve sektöre kattıkları değeri ele aldığımız röportajlarımızda; Golf Dondurma Ticaret Direktörü Osman Mollaalioğluile dondurma kategorisindeki büyümeyi ve Horeca kanalındaki gelişimi değerlendirdik. Cargill META Fonksiyonel Sistemler ve Strateji Kıdemli Direktörü Cem Beysel, gıda üretiminde fonksiyonel çözümlerin önemini ve yeni nesil tüketim beklentilerini aktarırken; Essity Tork Satış Müdürü Tufan Kösem ise hijyenin profesyonel mutfaklar ve işletmeler için artık temel bir standart haline geldiğine dikkat çekti.Bu sayımızda ayrıca, Metro Türkiye Gıda Kategorisi Grup Müdürü Tülay Öngel ile gerçekleştirdiğimiz özel içerikte; profesyonel mutfakların değişen ihtiyaçlarını, ürün çeşitliliğini ve Metro Türkiye’nin Horeca sektörüne sunduğu çözümleri ele aldık. Geçtiğimiz sayıda ilk bölümünü yayınladığımız Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru ile gerçekleştirdiğimiz kapsamlı röportajın ikinci bölümü de bu sayımızda yer alıyor.Nisan-Mayıs sayımızın dikkat çeken yeniliklerinden biri ise köşe yazıları oldu. Şef Ahmet Özdemir ve Nörogastro kurucusu Gizem Demirbozan, gastronomiye farklı perspektiflerden yaklaşan yazılarıyla bu sayımıza değer kattı. Gastronominin yalnızca lezzetten değil; deneyim, psikoloji, tüketici davranışı ve kültürel dönüşümden de beslendiğini gösteren bu içerikler, Horeca dünyasına farklı bir bakış açısı sunuyor. Röportaj ve köşe yazılarının yanı sıra, bu sayımızda sektörde öne çıkan markaların çalışmalarına ve yenilikçi yaklaşımlarına da yer verdik. Kuka Çiftlik, doğal üretim anlayışıyla dikkat çekerken; Beypazarı Maden Suyu güçlü marka yapısı ve geniş ürün gamıyla sektördeki konumunu sürdürüyor. Heat and Eat Food, pratik ve hızlı tüketim çözümleriyle yeni nesil ihtiyaçlara cevap verirken; Nora Foods ise ürün çeşitliliği ve üretim yaklaşımıyla Horeca sektörüne değer katmaya devam ediyor.Yaz sezonunun yaklaştığı bu dönemde, yeni iş birliklerinin, güçlü yatırımların ve başarılı bir sezonun tüm sektör paydaşları için verimli geçmesini diliyoruz.Keyifli okumalar dileriz.Sedef ÖztürkEditö[email protected]ın Türü:Sektörel Haber Gazetesiİmtiyaz Sahibi:Logos Yayıncılık A.Ş. Sorumlu Müdür:Süleyman [email protected]ör:Sedef Öztü[email protected]ım Uygulama:Erdem Alper [email protected] ve Reklam:İgal [email protected] Yayınlama:[email protected]önetim Yeri:İkitelli OSB Mah. İpkas Sitesi3. Etap C Blok No: 1734490 Başakşehir - İstanbulİletişim:0212 549 00 88www.horecamailing.comBasım ve Dağıtım Koordinasyon:Postkom A.Ş.İkitelli OSB Mah. İpkas Sanayi Sitesi 3. Etap C Blok No: 18 Başakşehir - İstanbul ISSN: 2717-6681Horeca Mailing Gazete ve ekleriLogos Yayıncılık A.Ş. tarafındanyayınlanmıştır. Bu yayında yer alanyazı ve fotoğrafların tüm haklarıkredi sahiplerine veyaLogos Yayıncılık A.Ş.’ye aittir.İzinsiz alıntı yapılamaz.İlanların ve haberlerin sorumluluğusahiplerine aittir.Horeca Mailing Gazete, oteller,restoranlar, kafeler, pastane ve fırınlar, catering firmaları, özel hastane veokullar, toptancı ve marketler gibiHoreca sektörü işletmelerineücretsiz olarak gönderilen bir sektörel haber ve ticari iletişim gazetesidir.Sektörel Haber ve Ticari İletişim GazetesiHorecamailingazete Horeca-mailing-gazeteSayı / Issue 26 - Nisan-Mayıs / April-May 2026Horeca’da Değişen Tüketim, Güçlenen Markalarwww.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazeteMICHELIN Ödüllü Şef Duru Akgül’ün Menüsünde Metro Türkiye Lezzetleri BaşroldeTürk mutfağını geleceğe taşıyan şeflerin mutfaktaki en yakın iş ortaklarından biri olan Metro Türkiye, MICHELIN Rehberi 2026 Genç Şef ödüllü Duru Akgül’ün ev sahipliğinde düzenlenen özel gecede sunduğu zengin ürün çeşitliliğiyle tabaklara tat kattı. Yerel ve taze ürünlerin gastronomik performansının sergilendiği menüde ana yemeğe hayat veren Metro Premium Türk Somonugecenin en dikkat çeken lezzeti oldu.Şef Duru Akgül’ün kurguladığı bu özel gastronomi deneyimi, yerel köklerle modern tekniklerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir anlatı olarak sofraya taşındı. Metro Türkiye’nin taze ürün portföyünün şefin zanaatkar dokunuşlarıyla hayat bulduğu menü; havuç turşusu, yabani pirinç, karabuğday, amarant patlağı, flüt balığı, köz portakal püresi, ponzu aioli ve kaya koruğu gibi malzemelerin kullanıldığı yaratıcı tabaklarla başladı. Datça’ya özgü tatlar, özgün ekmek ve bottarga tereyağı gibi detaylarla zenginleşti.Başlangıçtan tatlıya her tabağı ayrı bir keşif sunan bu unutulmayacak lezzet hikayesinin ana kahramanı ise Metro Premium Türk Somonu oldu. Alg yağı içeren özel yemlerle yetiştirilerek karakteristik yağlı dokusuna ve yüksek Omega-3 değerine yerli üretimle ulaşan bu özel ürün, Şef Duru Akgültarafından zeytinyağı içerisinde poşe edilerek hazırlandı. Metro Türkiye, menüde yer alan taze kuşkonmazdan enginara, bebek havuçtan deniz börülcesine, kalamardan Finike Portakalı’na kadar yerel ve taze ürünlerin tedarikini üstlenerek şeflerin hayallerindeki tabakları gerçeğe dönüştüren bir çözüm ortağı olarak gecenin her detayında yer aldı. Türk mutfağını dünyada hak ettiği yere taşıma misyonuyla MICHELIN Rehberi’nin ana partnerliğini de üstlenen Metro Türkiye, yerel değerleri uluslararası standartlarla buluşturmaya devam ediyor. www.metro-tr.com


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026 Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete www.horecamailing.com 3Dyson’dan Şeflere Özel ProjeDyson Türkiye, yenilikçi ve bütünsel yaklaşımını “Chefs’ Kitchens With Dyson” projesiyle profesyonel mutfak dünyasına taşıyor. Michelin yıldızlı ve uluslararası alanda farklı kategorilerde ödüllerle öne çıkan 6 şefle kurulan iş birliği sayesinde Dyson teknolojileri, gastronominin yüksek standartlarına sahip mutfaklarda da yerini alıyor. Proje, markanın yalnızca yaşam alanlarında değil; yoğun tempo ve uzmanlık gerektiren profesyonel mutfaklarda da doğal bir karşılık bulduğunu gösteriyor.Her şefin mutfağında geçen hikâyeler; disiplin, tutku, sadakat, yaratıcılık ve sessiz güç gibi değerler Dyson’ın ruhuyla bir araya gelirken, marka, modern gastronomi anlayışının yalnızca bir parYaz Sofralarına İlham Veren DokunuşBonna, yaz mevsiminin enerjisini Madera, Fium ve Sage koleksiyonlarıyla sofralara taşıyor. Doğadan ilham alan tasarımlar, yüksek dayanıklılık ve estetik detaylarla birleşerek şeflere ilham veren güçlü bir sunum deneyimi sunuyor. Her koleksiyon, yazın ferah ruhunu profesyonel mutfaklara yansıtıyor.Haziran ayının gelişiyle birlikte doğa tüm canlılığıyla yenilenirken, yaz mevsiminin enerjisi sofralara da yansıyor. Açık havada kurulan uzun masalar, ferah lezzetler ve özenli sunumlar yazın vazgeçilmez ritüelleri arasında yerini alıyor. 2014 yılından bugüne Horeca sektörüne özel geliştirdiği yenilikçi ve estetik çözümlerle öne çıkan Bonna, Madera, Fium ve Sage koleksiyonlarıyla yaz sofralarına ilham veriyor. Doğadan beslenen renk paletleri, özgün tasarım detayları ve yüksek dayanım özellikleriyle bu koleksiyonlar, şeflerin yaratıcılığını destekleyen güçlü bir sunum dili yaratıyor. Doğadan ilham alan karakter: MaderaSıra dışı tasarımı ve zengin form çeşitliliğiyle dikkat çeken Madera koleksiyonu, ahşap dokusunu çağrıştıran yüzeyi ve mint yeşili tonlarıyla yaz sofralarına ferah ve doğal bir dokunuş katıyor. Estetik görünümünü fonksiyonellikle birleştiren seri, istiflenebilir formları sayesinde mutfaklarda kullanım kolaylığı sağlarken çizilmeye ve ani ısı değişimlerine karşı yüksek direnç sunuyor. Seçili ürünlerde sunulan kenar çıtlamalarına karşı ömür boyu garanti ise profesyonel kullanımda uzun ömürlü bir deneyim vadediyor.Yaratıcı sunumların ufuk çizgisi: FiumDenizin ardında beliren ufuk çizgisinden ilham alan Fium koleksiyonu, akışkan tasarım diliyle yaratıcılığı ön plana çıkarıyor. Dijital baskı teknolojisiyle elde edilen yüzey detayları ve parlak sır uygulaması, koleksiyona hem görsel derinlik hem de yüksek dayanıklılık kazandırıyor. Çizilmelere ve ani ısı değişimlerine karşı dirençli yapısıyla yoğun mutfak temposuna uyum sağlayan Fium, özellikle özgün ve dikkat çekici sunumlar yaratmak isteyen şefler için güçlü bir alternatif oluşturuyor.Danilo Zanna Depremzede Kadınlarla Aynı MutfaktaTürk Kızılay’ın deprem bölgesindeki kadınların istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği atölye, Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü’nde iki gün boyunca devam etti. İlk gün Danilo Zanna ve Dilara Başaranrehberliğinde temel mutfak becerileri üzerine çalışan katılımcılar, ikinci gün ise şefler Kerem Bilginer, Ayaz Geçer ve Çağatay Doğanoğlu ile profesyonel mutfak deneyimi yaşadı. Program sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi.Şef Danilo Zanna, “Zor zamanlarda umut verebilmek çok önemli. Bu programla kadınlara yeni bir kariyer fırsatı sunularak umut veriliyor. Bunun bir parçası olmak gurur verici.” ifadelerini kullandı.“İyilikle Pişen Hayatlar”, kadınların hem üretime katıldığı hem de yeniden güç bulduğu bir dayanışma zemini sunuyor. Katılımcıların büyük bölümü, evlerinde hazırladıkları ürünleri sosyal medya ya da yakın çevreleri üzerinden satarak aile ekonomisine destek veriyor. www.kizilay.org.trDoğuş Yeme-İçme Turizm ve Perakende Grubu çatısı altında bulunand.ream, Bodrum'daki restoranlarıyla bu dönemin en güçlü lezzet duraklarını bir araya getiriyor. Yalıkavak Marina’dan Mandarin Oriental’a kadar uzanan seçkin lokasyonlarda yer alan restoranlar; İtalyan mutfağından çağdaş Japon lezzetlerine, steakhouse deneyiminden Ege balık sofralarına, modern Fransız yorumlarından craft bira kültürüne kadar geniş bir yelpazede misafirlerini ağırlıyor. Global mutfak trendlerini yerel dokunuşlarla harmanlayan d.ream, her biri kendi alanında ikonikleşen markalarıyla, misafirlerine mimariden servise, müzikten özel sunumlara uzanan rafine bir yaşam stili sunuyor.Bodrum’un öne çıkan lokasyonlarında mayıs ayından itibaren misafirlerini ağırlayacak ROKA, Fenix, Sait, Parlé, Zuma, Günaydın, Mezzaluna, Nusr-Et, The Populist ve Cafe di Dolce farklı mutfak deneyimlerini özgün atmosferlerini ve servis anlayışlarını Bodrum’un yaz enerjisiyle buluşturacak.Doğuş Yeme-İçme Turizm ve Perakende Grubu çatısı altında faaliyet gösteren d.ream, Bodrum’daki güçlü marka portföyüyle yeni sezonda farklı lezzetleri, farklı atmosferleri ve farklı buluşma anlarını bir araya getiriyor. Her biri kendi kimliğiyle öne çıkan restoranlar sezon boyunca Bodrum’un ritmine eşlik ederken misafirlerine yalnızca iyi yemek değil lokasyon, servis, atmosfer ve enerjiyle tamamlanan bütünsel bir deneyim sunuyor.www.d-ream.com.trd.ream Restoranları Bodrum’daYaz Sezonuna HazırlanıyorSiz de menülerinize lezzet ve pratiklik katmak için Frimer’i tercih edin.Sofralarınızda kaliteyi standart hale getirin!çası değil; onu yeniden tanımlayan yaratıcı bir akımın öncüsü olarak konumlanıyor. Dyson’ın ürünlerini tasarlarken titizlikle yaptığı çalışmalar, şeflerin imza tabaklarını oluştururken ortaya koydukları yaratıcılıkla birebir örtüşüyor. “Chefs’ Kitchens With Dyson”projesinde; Maksut Aşkar, Osman Sezener, Ozan Kumbasar, Emre Şen, Zeynep Pınar Taşdemir ve Sinem Özler yer alıyor. Dyson, süpürge kategorisindeki, Spot+Scrub Ai robot süpürge, Clean+Wash Hygiene ıslak zemin temizleyici, Pencilvac kablosuz süpürge, Pencilwash ıslak zemin temizleyici, V16 Piston Animal Submarine ürünleri ve hava temizleme kategorisindekiHushjet kompakt hava temizleyici şeflerin mutfaktaki en büyük yardımcılarından oluyor. Dyson ürünleri, profesyonel mutfaklarda hava kalitesi, ergonomi, temiz çalışma alanı, koku yönetimi ve konsantrasyon gibi temel ihtiyaçlara çözüm sunuyor. www.dyson.com.trZarif ve dengeli sunumların tamamlayıcısı: SageSage koleksiyonu, sade ama etkileyici renk tonlarıyla şeflere zarif bir arka plan sunarak yemeği ön plana çıkarıyor. Yüksek dayanım özellikleri sayesinde uzun yıllar güvenle kullanılabilen seri, operasyonel hıza uyum sağlayan yapısıyla profesyonel mutfakların ihtiyaçlarına cevap veriyor. Seçili formlarda sunulan kenar çıtlamasına karşı ömür boyu garanti, Sage’i hem estetik hem de fonksiyonel açıdan güçlü bir tercih haline getiriyor. Bonna’nın Madera, Fium ve Sage koleksiyonları; doğallık, yaratıcılık ve zarafeti bir araya getirerek sofraları adeta birer deneyim alanına dönüştürüyor. Bu özel seriler, şeflerin dokunuşlarıyla birleşerek her sunumu unutulmaz kılmayı hedefliyor.www.bonna.com.tr


4 www.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026Heat & Eat ve Frowen ürünleri; yoğun iş ve okul temposunda yemek hazırlamaya vakit bulamayan kişiler için tasarlanmış butik bir marka olarak ortaya çıktı. Hikâyemiz, kızına ve torunlarına farklı formlarda; pişirmeye hazır, katkısız, sağlıklı ve pratik yemekler hazırlayıp gönderen bir anne ve anneannenin sevgisiyle başladı.Evde hazırlanmak istenecek lezzetleri, ev yapımı özeniyle hazırlıyor; donuk halde, soğuk zinciri koruyarak işletmelere ve sofralarınıza ulaştırıyoruz.Neden Heat & Eat’i tercih etmelisiniz?Tamamen kendi reçetelerimizle hazırlanan ürünlerimizi derin dondurucunuzda güvenle saklayabilir, dilediğiniz an dakikalar içinde servise hazır hale getirerek kolayca sunabilirsiniz. Pratikliği, lezzeti ve güvenilir içeriği bir arada sunuyoruz.İşletmeler neden Heat & Eat’i tercih etmeli?Donanımlı bir mutfağa ihtiyaç duymadan; yalnızca bir fırın veya air fryer ile en küçük işletmelerde bile müşterilerinize benzersiz lezzetler sunabilirsiniz. Böylece hazırlık ve servis süreçlerindeki operasyonel maliyetlerinizi azaltırken, minimum personel ile hızlı ve standart kalitede servis sağlayabilirsiniz.Ürünlerimiz soğuk zincir korunarak donuk şekilde teslim edilir. Üründen ürüne değişmekle birlikte 6 ila 10 ay arasında raf ömrüne sahip oldukları için mutfak zayiatını minimuma indirir; ham madde bozulması, günlük üretim stresi ve ürün kaybı riskini ortadan kaldırır.Düğün, davet ve toplu organizasyonlarda finger food ürünlerimiz yalnızca fırında veya air fryer’da ısıtılarak kısa sürede servise hazır hale gelir. Bu Taze meyveden freeze-dry (dondurularak kurutma) teknolojisine, yerli susamdan, fındığa uzanan özenli bir üretim anlayışıyla hazırlanan Pol's Gurme kremalar hem lezzet hem besin değeri da mutfak operasyonunu kolaylaştırırken personelin iş yükünü önemli ölçüde azaltır.40 çeşitten oluşan zengin ürün yelpazemiz içerisinde glutensiz, rafine şekersiz, tatlı ve tuzlu alternatifler de bulunmaktadır.Bir annenin elinden çıkan, sağlıklı ve pişirmeye hazır “doyurucu finger food” konseptli ürünlerimiz; günlük hayatınızda pratik ve dengeli beslenmenizi desteklerken, davet ve yemek organizasyonlarınızın da vazgeçilmez lezzetleri olacak.www.heat-eat.foodarayan tüketicilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Pol's Gurme, Ahududu-Çilek ve Orman Meyveli fındık kreması, Sade ve Kakaolu Çıtır Parçacıklı Tahin kreması seçenekleriyle en leziz anlara zengin ve özgün tatlar kazandırıyor.Pol's Gurme Fındık Kremaları, içerdiği %28 fındık ve %22 yerli susamdan elde edilen tahin ile güçlü bir besin değerine sahip. Kremalarda kullanılan ahududu, çilek, yaban mersini ve böğürtlen; freeze-dry yöntemiyle işlenerek meyveler renk, lezzet ve besin değerlerini en saf hâliyle koruyor. Hindistan cevizi yağı ve fındık yağı ile zenginleştirilen bu ürünler, lif kaynağı olmasının yanı sıra koruyucu ve trans yağ içermiyor. Vegan ve glutensiz yapısıyla da geniş bir tüketici kitlesine hitap ediyor.Pol's Gurme Çıtır Parçacıklı Tahin Kremaları, %50 yerli susam tahininden üretilen içeriğiyle tahin severlere yeni bir deneyim sunuyor. Her iki ürüne eklenen çıtır parçacıklar, her kaşığa keyifli bir doku katarken kakaolu çeşidine tatlı bir derinlik de getiriyor. Lif kaynağı olan bu kremalar tamamen koruyucu içermiyor. www.polsgurme.comMinimum Personel ile Hızlı ve Standart KaliteKahvaltılara Lezzet Katıyor HMG Özel HaberGigi Rigolatto, Bodrum, ikinci sezonunda zenginleşen konseptiyle sahil yaşamını bütüncül ve rafine bir deneyim olarak yeniden yorumluyor. Gigi, yaşam stili lüksünü rafine gastronomi anlayışıyla buluşturan imza yaklaşımını, Cennet Koyu’nda konumlanan Mandarin Oriental, Bodrum’un ayrıcalıklı atmosferine taşıyor. İtalyan Riviera ruhunu Bodrum’a taşıyan Gigi Rigolatto, beach konseptiyle öne çıkarken; deniz manzaralı restoranı, havuz kenarında konumlanan Bellini Bar’ı ve özel plaj cabanalarıyla Gigi’nin Akdenizli ruhunu bütünsel bir deneyime dönüştürüyor ve İtalyan ‘‘art de vivre’’ anlayışını Ege kıyılarında yeniden yorumluyor.Gigi Rigolatto, Bodrum, İtalyan mutfağının yalın zarafetini ve mevsimselliğini odağına alan bir menü sunuyor; Toskana ve Puglia gibi bölgelerden ilham alan lezzetler, paylaşım kültürünü ön plana çıkaran sofistike bir seçkiyle sunuluyor. Menüde, Gigi’nin imza lezzetleri arasında yer alan trüflü Arancini, Fagiolini Verdi, Gambero Rosso, limon ve havyar eşliğinde sunulan Linguine ve Tagliata di Filetto gibi seçkin tatlar öne çıkıyor; Vitello Tonnato, carpaccio çeşitleri ve Linguine alleVongole gibi klasikler ise bu deneyimi zamansız bir dengeyle tamamlıyor.Tatlılarda Tiramisù, Torta al Limoneve Gelato al Pistacchio gibi rafine dokunuşlar sunuluyor; Executive ChefDaniele Di Lella liderliğinde şekillenen mutfak yaklaşımı, mevsimsel dokunuşlarla zenginleşiyor ve Bellini, Limoncello Spritz ile Capri Fizz gibi imza kokteyllerle bütünlük kazanıyor.Mandarin Oriental, Bodrum’un büyüleyici kıyı şeridi üzerinde konumlanan Gigi Rigolatto, Bodrum, keyifli öğle yemekleri, gün batımında Bellini’ler ve büyüleyici geceler için bir sahil kaçamağı sunuyor. İtalyan gastronomi mirasını kutlayan menü, Toskana’dan Puglia’ya uzanan lezzetleri bir araya getiriyor. Bohem-lüks dokunuşları, fine dining yaklaşımı ve gün boyu süren eğlencesiyle Gigi Rigolatto, Bodrum, zarafetle şekillenen kendine özgü bir ritim sunuyor.www.gigi-restaurant.comGigi Rigolatto, Bodrumİkinci Sezona Hazır


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026 Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete www.horecamailing.com 5Estetik dizayn, kusursuz hijyen ve ekonomik avantajlarŞık siyah tasarımıyla Tork Reflex™ İçten Çekmeli Dispenser, yoğun çalışma alanları için dayanıklılık ve estetiği bir araya getirir. Her seferinde tek yaprak veren sistemi sayesinde hijyeni artırırken, kağıt tüketimini %37'ye varan oranda azaltarak israfın önüne geçer. 360°dönebilen başlık her yönden kolay erişim sağlar, işletmenize hem hız hem de verimlilik katar.Daha iyi hijyen, daha iyi işletmelertorkglobal.com/tr/trTork, bir Essity markası.


6 www.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026Başarı Tesadüf Değil, Kurulan Sistemin Sonucudur Gastronomi dünyasında en büyük yanılgı şudur: Başarıyı iyi yemekle ölçmek.Oysa gerçek şu ki; iyi yemek bir başlangıçtır, başarı ise doğru kurulan sistemin sonucudur. Mutfak danışmanlığı, sadece lezzet üretmek değil; bir markayı sıfırdan inşa etmek, sürdürülebilir kılmak ve global ölçekte rekabet edebilir hale getirmektir. Bugün New York’tan Londra’ya, İstanbul’dan Singapur ve Lagos’a kadar gerçekleştirdiğim birçok projede şunu net gördüm: Eğer mutfak planlaması doğru yapılmazsa, en iyi şef bile sistemin içinde kaybolur. Çünkü mutfak sadece üretim alanı değil, operasyonun kalbidir. Tedarik, ürün girişinden servise kadar geçen her adım \"planlı\" olmak zorundadır. Sıcak-soğuk hat dengesi, ekipman yerleşimi, iş akışı… Bunlar detay değil, başarının temelidir. Bir restoranı farklı kılan sadece dekorasyonu değil, arkasındaki akıldır. Restoran konsepti, menü planlama ve mühendisliği ile birleşmediği sürece sadece bir fikir olarak kalır. Menü dediğimiz şey, aslında işletmenin aynasıdır. Misafirin şahsi tercihlerini ön planda tutan doğru kurgulanmış bir menü; misafiri yönlendirir, satış artırır ve kârlılığı optimize eder. Yanlış kurgulanmış bir \"menü\" ise en iyi ürünü bile zarar ettirir. Fiyatlandırma, uluslararası projelerde en hassas dengedir. Ne fazla yüksek olmalı ne de değerin altında kalmalıdır. Fiyat, sadece maliyetin değil; marka algısının, lokasyonun ve hedef kitlenin birleşimidir. Bu dengeyi kuramayan hiçbir restoran uzun vadede ayakta kalamaz. Ama en kritik konu şudur: Başarı hiçbir zaman tek kişilik değildir. Bu iş bir ekip işidir. Şef, yönetim, servis ekibi, satın alma, pazarlama… Hepsi aynı dili konuşmadığı sürece sistem çalışmaz. işletmedeki \"ana makina\" mutfaklarda başarı, bireysel yetenekle değil, ekip uyumu ile gelir. Günümüz dünyasında pazarlama ve sosyal medya artık mutfağın bir parçasıdır. İyi bir tabak sadece lezzetli olmak zorunda değil; aynı zamanda anlatılabilir, paylaşılabilir ve dikkat çekici olmalıdır. Çünkü arTüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), Türk gastronomi ve yeme-içme dünyasının ortak akıl, etik değerler ve sürdürülebilir gelecek ihtiyacına ceTürkiye’nin ilk markalı temizlik kâğıdı Selpak, yeni ürün ailesi Selpak Kaşmir Özlü Serisi ile yumuşaklık ve konforu bir arada sunuyor. Kaşmirden ilham alan seride; kaşmir özlü tuvalet kâğıdı, el yüz havlusu ve mendil yer alıyor.Akdeniz’in verimli topraklarında, Hatay’ın Samandağ ilçesinde yetişen ve coğrafi işaretle tescillenmiş olan Samandağ Biberi, Fersan’ın uzmanlığıyla hazırlanan Samandağ Biberi Turşusuolarak raflardaki yerini aldı.Fersan, yerel kalkınmayı destekleme ve coğrafi işaretli ürünleri sofralara taşıma vizyonu doğrultusunda hazırladığı vap vermek için yola çıkıyor.Dernek; gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin haklarını korumayı, ortak sorunlarına çözüm üretmeyi, kalite standartlarını öncelemeyi, etik değerler etrafında yeni bir iş birliği kültürü inşa etmeyi ve sektörü sürdürülebilir bir geleceğe taşımayı hedefliyor. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün sorunlarına cevap vermeyi değil; yarının daha güçlü, daha saygın ve daha dirençli gastronomi ekosistemini kurmayı amaçlıyor. TURGİD Kurucu Başkanı Şef Yunus Emre Akkor, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin gastronomi gücü, yalnızca mutfak zenginliğinden değil; bu zenginliği İhtiyaç ve beklentileri derinlemesine anlayarak yeni içerikler ve yenilikçi ürünler geliştiren Selpak, Selpak Kaşmir Özlü Serisi’nde yumuşaklık ve konforu aynı anda sunuyor; kullanıcıların günlük bakım rutinlerini yeni bir seviyeye taşıyarak temizlik kağıdı kategorisine yepyeni bir dokunuş getiriyor.Selpak Kaşmir Özlü Serisi, adını kaşmirin ilham verdiği yumuşaklık hissinden alıyor. Gelişmiş üretim teknolojisi ve hassas ciltlere uygun yapısıyla öne çıbu yeni üründe, bölgenin iklim özelliklerinden kaynaklanan o karakteristik tadı korumayı hedefliyor. Tohumdan pakete kadar titizlikle takip edilen üretim süreci, ev yapımı tadında, katkısız ve sağlıklı bir seçenek sunuyor.Samandağ Biberi Turşusu, dengeli acılığı ve kendine has dokusuyla mutfakta çok yönlü bir kullanım imkânı sunarak sofralardaki yerini alıyor. Özellikle kebapların ve geleneksel et yemeklerinin yanına eşsiz bir eşlikçi olan bu özel turşu, aynı zamanda salatalara ve soslara derinlik katan lezzetli bir dokunuş sağlıyor. Sandviçlerden farklı yemek tariflerine kadar geniş bir yelpazede tercih edilebilen ürün, doğal içeriklerle hazırlanan tariflerine özgün bir tat katmak isteyenler için ideal bir seçenek haline geliyor.www.fersan.com.trayakta tutan işletmecilerin emeğinden, disiplininden ve vizyonundan doğar. Bugün sektörümüzün ihtiyacı; daha yüksek sesle konuşmak değil, daha doğru zeminde birleşmektir. TURGİD, etik değerleri, dayanışmayı, kalite anlayışını ve ortak aklı önceleyen bir yapıyla bu sorumluluğu üstlenmek için yola çıkmıştır. Hedefimiz; Türk mutfağını ve gıda işletmeciliğini daha güçlü, daha güvenilir ve daha saygın bir geleceğe taşımaktır.” Tüm Gıda İşletmecileri Derneği (TURGİD), gastronomi dünyasında sadece bugünü konuşan değil, geleceği kurmaya talip bir iradenin ifadesi olmayı hedeflemektedir. www.turgidtr.orgkan ürün ailesi, kullanıcılara alışılmışın ötesinde bir konfor vadediyor. “İlklerin ve enlerin markası” Selpak, gün içinde cilde en çok temas eden ürünlerden oluşan yeni Selpak Kaşmir Özlü Serisi ile kullanıcıların temizlik kâğıtlarında en net beklentilerinden biri olan yumuşaklığı yeniden tanımlıyor.www.selpak.com.trTURGİD Sektörün Geleceğini SavunacakSelpak Kaşmir Özlü Serisini Piyasaya SunduFersan’dan Samandağ Biberi Turşusu tık insanlar sadece yemek yemiyor, deneyim satın alıyor. Sosyal ağlarda görünmeyen bir restoran, günümüzdeki \"global\" dünyada var olamaz. Şunu açıkça ifade edebilirim: Plansız açılan restoranlar kapanır, sistem kuranlar büyür. Lezzet sizi başlatır, sistem sizi yaşatır, doğru planlanmış bir fiyatlandırma dengesi kazanca ulaştırır. Yüksek sınıf restoranlarda mutfak danışmanlığı tam olarak burada devreye girer. Amaç sadece açılış yapmak değil; doğru açılış, doğru sistem ve doğru büyüme modelini kurmaktır. Pre-opening süreci bu yüzden kritik bir eşiktir. Bu aşamada yapılan doğru planlama, işletmenin geleceğini belirler. Benim yaklaşımım her zaman nettir: Ben bir restoran kurmam, sürdürülebilir bir sistem inşa ederim. Bir menü yazmam, satışa dönüşen bir strateji kurgularım. Bir mutfak tasarlamam, en alttan en üste kadar işleyen bir operasyon yönetimi kurarım. Benim için mutfak sadece üretim alanı değil; maliyet yönetimi, ekip disiplini, hız, kalite ve kârlılığın aynı anda yönetildiği bir merkezdir. Çünkü dünyada yaşadığım tecrübelerden dolayı biliyorum ki; plansız kurulan her yapı, eninde sonunda dağılır. Ama doğru kurulan bir sistem, sahibinden bağımsız olarak çalışır ve büyür. Ben değil biz düşüncesi ile çalışmalarımda detaylar içinde kaybolmam, sistemi yönetirim. Projelerimde günü kurtarmam, işletmenin geleceğini planlarım. Hedefe uzanan yolda anlayışım bireysel başarıyı değil, ekip başarısını inşa etmek üzerine kuruludur. Ve şunu çok net biliyorum: Doğru ekip, doğru sistem, doğru yönetici, doğru konsept, amacına uygun hedefler ve doğru vizyon bir araya geldiğinde başarı bir ihtimal değil, kaçınılmaz bir sonuçtur... [email protected] www.hasascibasiahmetozdemir.com www.gastronomyconsultation.comHMG Köşe YazısıŞef Ahmet ÖzdemirUluslararası Mutfak ve Restoran DanışmanıTURGİD Kurucu Başkanı Şef Yunus Emre Akkor


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026 Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete www.horecamailing.com 7nasıl görüyorsunuz?Profesyonel mutfaklarda ürün tercih kriterleri son yıllarda belirgin şekilde değişti. Artık yalnızca lezzetli bir ürün sunmak yeterli değil; her siparişte aynı kaliteyi verebilmek, tedarik sürekliliğini sağlamak ve operasyonel standartları desteklemek de en az lezzet kadar kritik hale geldi. Özellikle zincir restoranlar ve çok şubeli işletmeler için standardizasyon, marka deneyiminin ayrılmaz bir parçası.Bu nedenle Horeca tarafında üretici markalardan beklenen rol de değişiyor. İşletmeler artık yalnızca ürün değil; güvenilir süreç, öngörülebilir kalite ve kesintisiz tedarik yapısı satın alıyor.Polonez olarak biz bu dönüşümü çok önceden öngördük. Üretim süreçlerimizi yalnızca lezzet odağında değil; ölçülebilir kalite, izlenebilirlik ve sürdürülebilir standart yaklaşımıyla yapılandırıyoruz. Hammaddenin tesise girişinden nihai ürünün sevkiyatına kadar tüm süreçler sıkı kalite kontrol protokolleriyle yönetiliyor.Uluslararası kalite ve gıda güvenliği standartlarına uygun üretim altyapımız, güçlü tedarik planlamamız ve operasyonel disiplinimiz sayesinde; müşterilerimize her zaman aynı kaliteyi, aynı güvenle sunabiliyoruz. Horeca tarafında uzun soluklu iş birliklerinin temelinde de bu güven yatıyor.Profesyonel mutfaklardan gelen talepler ürün geliştirme sürecinizi nasıl etkiliyor? Şefler ve işletmeler en çok hangi ürünlerinize ihtiyaç duyuyor? Şefler ve sektör profesyonelleri iş birlikleriniz var ise anlatabilir misiniz?Profesyonel mutfaklar bizim için yalnızca bir satış kanalı değil, aynı zamanda çok değerli bir inovasyon kaynağı. Şeflerden ve işletmelerden gelen geri bildirimler, ürün geliştirme süreçlerimizi doğrudan şekillendiriyor. Çünkü Horeca sahası, değişen tüketim alışkanlıklarını ve operasyonel ihtiyaçları en hızlı gözlemleyebildiğimiz alanlardan biri.Bugün profesyonel mutfakların beklentisi yalnızca lezzetli ürün değil; aynı zamanda hızlı hazırlanabilen, standart porsiyon sunabilen, verimlilik sağlayan ve farklı menülere kolay mizi birlikte geliştiriyor, gerektiğinde onların operasyonlarına özel çözümler tasarlıyoruz. Bu iş birliği modeli, Polonez’in ürün inovasyonunda en önemli beslenme kaynaklarından biri.İşlenmiş et kategorisinde güven çok kritik bir konu. Polonez bu güveni sağlamak ve korumak için hangi alanlara öncelik veriyor? Bu alandaki çalışmalarınız ve Ar-Ge süreçlerinden bahsedebilir misiniz?İşlenmiş et kategorisinde güven, yalnızca nihai ürünün lezzetiyle değil; hammaddenin seçiminden üretim prosesine, reçetelendirmeden paketlemeye kadar tüm sürecin aynı disiplinle yönetilmesiyle inşa edilir. Biz Polonezolarak güveni, üretimin her aşamasına yayılan bütünsel bir kalite anlayışıyla ele alıyoruz.Bu yaklaşımın temelinde güçlü bir Ar-Ge ve kalite altyapısı yer alıyor. ArGe merkezimizde görev yapan gıda alanında deneyimli Ar-Ge mühendislerimiz ile; yalnızca yeni ürün geliştirmiyor, mevcut ürünlerimizi de değişen tüketici beklentileri ve beslenme trendleri doğrultusunda sürekli iyileştiriyoruz.Fit Yaşam serimiz, glutensiz ürünlerimiz, azaltılmış sodyumlu formülasyonlarımız ve premium gurme ürünlerimiz bu yaklaşımın somut çıktıları. Bizim için Ar-Ge, dönemsel trendleri takip eden bir fonksiyon değil; markanın büyümesini ve geleceğe hazırlanmasını sağlayan stratejik bir yapı. Kalite tarafında ise hammaddeden nihai ürüne kadar tüm süreçler sıkı kontrol adapte olabilen çözümler. Bu doğrultuda ürün geliştirme süreçlerimizde kullanım senaryosu, pişirme performansı, porsiyon kontrolü ve operasyonel kolaylık gibi kriterleri de dikkate alıyoruz.Özellikle sosis gruplarımız, özel kesim şarküteri ürünlerimiz ve gurme segmentteki yenilikçi ürünlerimiz profesyonel mutfaklarda yoğun ilgi görüyor. Premium burger, brunch, artisan sandviç ve modern kahvaltı konseptlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yüksek et oranlı, farklılaştırılmış ürünlere olan talebin de arttığını görüyoruz.Şeflerle ve sektör profesyonelleriyle birebir temas halinde kalarak ürünlerimekanizmalarıyla yönetiliyor. Üretimde standardizasyonu korumak adına reçetelendirmeden proses yönetimine kadar tüm aşamalar analitik ve ölçülebilir sistemlerle ilerliyor. Bu disiplin sayesinde Polonez tüketicisi ve iş ortakları her seferinde aynı kalite ve lezzeti deneyimliyor.Kısacası bizim için güven; söylemle değil, süreç disipliniyle inşa edilen bir değer.Önümüzdeki dönemde hem gıda sektörü hem de Horeca tarafında nasıl bir büyüme ve dönüşüm öngörüyorsunuz? Polonez olarak bu değişime nasıl hazırlandığınızı HM Gazete okuyucularına anlatabilir misiniz?Önümüzdeki dönemde hem perakende hem de Horeca tarafında daha bilinçli, daha seçici ve daha fonksiyonel bir tüketim anlayışının güçleneceğini öngörüyoruz. Tüketiciler artık yalnızca ürünün lezzetine değil; içeriğine, besin değerine, kullanım kolaylığına ve üretim standardına da dikkat ediyor. Bu değişim, işlenmiş et kategorisini de dönüştürüyor.Horeca tarafında ise operasyonel verimlilik, standardizasyon ve menü farklılaştırma ihtiyacı daha da önem kazanacak. Profesyonel mutfaklar hem zaman kazandıran hem de kendi marka deneyimlerini destekleyen yenilikçi ürün çözümlerine yöneliyor.Biz Polonez olarak bu dönüşümü yalnızca izleyen değil, hazırlığını bugünden yapan bir markayız. Ar-Ge yatırımlarımızı artırıyor, ürün portföyümüzü değişen yaşam tarzlarına ve profesyonel mutfak ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyoruz. Aynı zamanda üretim teknolojilerimizi ve operasyonel altyapımızı da bu büyümeyi destekleyecek şekilde güçlendiriyoruz.Hedefimiz; yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan değil, kategorinin geleceğini şekillendiren markalardan biri olmaya devam etmek.www.polonez.com.trkapaktan devam Ben de Polonez’de Satış ve Pazarlama Direktörü olarak; markanın büyüme stratejisinin oluşturulması, satış kanallarının geliştirilmesi, ürün konumlandırma, pazarlama iletişimi ve tüketici içgörülerinin ticari stratejiye dönüştürülmesi süreçlerinden sorumluyum. Temelde görevim, Polonez’in güçlü mirasını geleceğin tüketici beklentileriyle buluşturmak.Horeca sektöründe Polonez bugün nasıl bir konumda yer alıyor? Bu kanala sunduğunuz ürün grupları nelerdir?Horeca kanalı, Polonez’in stratejik büyüme alanlarından biri. Bugün bu alanda yalnızca ürün tedarik eden bir marka değil, profesyonel mutfaklar için çözüm ortağı olarak konumlanıyoruz. Hem Polonez hem de PolonezChef markalarımızla; restoranlardan otellere, kafe zincirlerinden hızlı servis restoranlarına kadar geniş bir müşteri kitlesine hizmet veriyoruz.Bu kanalda fark yaratan en önemli gücümüz, standart kabul görmüş ürün sunmanın ötesine geçebilmemiz. Profesyonel mutfakların operasyonel ihtiyaçlarını anlayarak; gramaj, kesim şekli, içerik formülasyonu, pişirme performansı ve kullanım senaryolarına göre özelleştirilmiş çözümler geliştirebiliyoruz. Bu da bizi klasik tedarikçi rolünün ötesine taşıyor.Ürün portföyümüzde; sosis, salam, sucuk, pastırma ve şarküteri ürünlerinin yanı sıra profesyonel mutfaklara özel geliştirilen büyük ambalajlı, yüksek verimlilik sağlayan ve operasyon kolaylığı sunan çözümler bulunuyor.Horeca tarafında temel önceliğimiz ise çok net: Profesyonel mutfakların ihtiyaç duyduğu standardizasyonu, ürün sürekliliğini ve güvenilir kaliteyi her teslimatta aynı şekilde sağlayabilmek. Çünkü bu segmentte lezzet kadar operasyonel güven de kritik önem taşıyor.Son yıllarda Horeca sektöründe ürün seçimi sadece lezzetle değil, kalite standardı ve süreklilikle de değerlendiriliyor. Siz bu değişimi Andaç Günsoy Polonez Satış ve Pazarlama DirektörüPolonez, ŞarküteriSektörünü Yeniden TanımlıyorProfesyonel mutfaklarda ürün seçiminde lezzetin yanı sıra süreklilik, kalite ve güven belirleyici hale gelirken


8 www.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026Anlaşmalıfirmalarve detaylıbilgi için Tutar veya ürün bazlıparçalı ödeme Beko Yazar Kasa POS ileSatış Yazılımınızı Entegre Kullanın,İşlemleri Hızlandırın!Token Entegrasyon Çözümü ile Beko X30 TR yazar kasa POS cihazlarınızı ticari yazılımınızla entegre kullanın, ödeme süreçlerinizikolaylaştırırken işlemlerinizi hızlandırın!Ödeme Cihazları Çözüm Merkezi0850 250 0767*Belirtilen fiyat ve koşullar 30.06.2026 tarihine kadar geçerlidir. Cihaz başına5.199TL/YIL2008 yılında kurulan Nora FineFoods, otel, restoran ve havayolu şirketlerine sunduğu yüksek kaliteli ürünlerle gastronomi sektöründe güçlü bir yer edindi. Türk Hava Yolları ve Emirates gibi uluslararası markaların yanı sıra seçkin otel ve restoranlarla kurduğu uzun soluklu iş birlikleri, markanın güvenilirliğini ve ürün kalitesini ortaya koyuyor.Bu güçlü geçmişin ardından Nora Fine Foods yeni bir büyüme dönemine giriyor. Artan talebi karşılamak amacıyla ID Fine ve Dieci Moda iş birliğiyle hayata geçirilen Chef’s Table, 21 Nisan’da Dieci Moda’da gastronomi dünyasının önde gelen şeflerini bir araya getirdi. Fine dining deneyimini merkeze alan etkinlik, sektörden yoğun katılımla gerçekleşti.Etkinliğin odağında, Michelin yıldızlı Şef Sebastien Martinez’in gerçekleştirdiği sunumlar yer aldı. Martinez, her bir tabağı bir anlatı alanına dönüştürdüğü yaklaşımıyla katılımcılara ilham veren bir deneyim sundu.Chef’s Table, aynı zamanda ID Fine’ın yeni koleksiyonu Relic’in lansmanına da ev sahipliği yaptı. Şef sunumlarında aktif üretim alanlarını genişleten, teknik kadrosunu güçlendiren ve operasyonel kapasitesini artıran şirket, satış ağını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.Firmanın öne çıkan ürünlerinden biri, Fransa menşeli Hubbard cinsi köy tavuklarından elde edilen özel üretim tavuk ürünleri.Türkiye’de yalnızca Nora Fine Foodsiçin temin edilen bu tür, doğal koşullarda, hızlandırıcı kullanılmadan ve özel hazırlanmış yemlerle yetiştiriliyor. Ürünler, profesyonel mutfakların beklentilerine uygun şekilde sunuluyor.Ürün portföyünde ayrıca Holstein inek sütünden elde edilen yüksek yağ oranlı tereyağının yanı sıra, Gelibolu Yarımadası’nın kuzey rüzgârlarıyla şekillenen Delice zeytinlerinden elde edilen zeytinyağı öne çıkıyor. Kaz Dağları ile Çanakkale Boğazı arasında, henüz yeşilken hasat edilen zeytinlerden üretilen bu özel yağ, bölgenin binlerce yıllık zeytin kültürünü sofralara taşıyor. Fıstık ezmesi, fındık ezmesi, tahin, bal ve nar ekşisi gibi tamamlayıcı ürünler de portföyde yer alıyor.Bugüne kadar ağırlıklı olarak doğrudan satış modeliyle ilerleyen Nora Fine Foods, İstanbul’un yanı sıra Bodrum ve Antalya’da aktif hizmet veriyor; Nevşehir ve Ankara’da ise bayi sistemiyle faaliyetolarak kullanılan Relic, yumuşak hatları ve karakteristik kenar formuyla geçmişten tanıdık bir dili bugüne taşıyor. Yeşil ve maroon tonlarıyla farklı masa kurgularına uyum sağlayan koleksiyon, sunumun önüne geçmeden onu tamamlayan dengeli bir zemin sunuyor.ID Fine, şeflerin yaratıcılığını destekleyen yaklaşımıyla, profesyonel mutfaklarda her tabağı bir ifade alanına dönüştürmeyi hedefliyor.www.idfine.com.trlerini sürdürüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde bayilik ağını genişletmeyi planlıyor.Perakende tarafında da adımlar atan Nora Fine Foods, Macrocenter ve Tazedirekt gibi seçili kanallarda yer almayı hedefliyor. Organik geçiş sürecinde olan kümesleriyle birlikte hazırlıklarını sürdüren şirket, yaz sonu itibarıyla organik tavuk ürünleriyle de raflarda olmayı planlıyor.Şirketin odağı net: kaliteli, sağlıklı ve lezzetli ürünleri daha geniş kitlelere ulaştırmak. Nora Fine Foods, bu hedef doğrultusunda büyümesini sürdürüyor.www.norafoods.com.trNora Fine Foods Büyümesini HızlandırıyorID Fine ve Dieci Moda’dan Gastronomi DeneyimiHMG Özel HaberGeleceğin MutfağıNörogastronomi ÇağıBir yemeğin lezzetli olup olmadığına sadece dilimiz mi karar verir?İlk bakışta sorunun cevabı oldukça basit görünür: Tatlıyı, tuzluyu ya da ekşiyi dilimiz algılar ve biz de buna göre bir yargıya varırız. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar bu sorunun cevabının bu kadar basit olmadığını gösteriyor. Yediğimiz yemeğin algılanan lezzeti; koku, görsellik, dokunma hissi, çevresel sesler ve hatta geçmiş deneyimlerimizin beynimizde oluşturduğu ortak çağrışımlarla birlikte şekilleniyor. Yani yediğimiz her lokma yalnızca damakta değil, beynimizde inşa edilen çok duyulu bir deneyimle anlam kazanıyor. Günümüzde dünyanın en yenilikçi mutfaklarında yalnızca şefler değil, bilim insanları da çalışıyor. Görünen yemeğin arkasında bilimsel temeller yer alıyor. İnsan beyninin lezzeti nasıl algıladığı sorusu araştırmacıların odağına girdi. Çünkü modern gastronomi artık yalnızca yemek pişirmekle ilgilenmiyor. Yemeğin beynimizde nasıl bir deneyime dönüştüğünü anlamaya çalışıyor. İşte bu araştırmalar karşımıza bilimsel bir yaklaşımla çıkıyor: Nörogastronomi. Nörogastronomi, yemek yerken tat, koku, görsellik, doku ve hatta ses gibi duyusal unsurların beynimizde nasıl birleşerek “lezzet” algısını oluşturduğunu inceleyen disiplinlerarası bir bilim dalıdır. Bu bilimsel yaklaşım, gastronomiyi yalnızca mutfak teknikleriyle değil; nörobilim başta olmak üzere, psikoloji, tasarım ve pazarlama bilimleriyle birlikte ele alır. Nörogastronominin temelleri, sinirbilimci Gordon M. Shepherd tarafından atılmıştır. Shepherd, beynin lezzeti nasıl oluşturduğunu inceleyerek “insan beyni lezzet sistemi” kavramını ortaya koydu ve Nörogastronomiterimini bilim dünyasına kazandırdı. Yaptığı çalışmalar ile, yediğimiz bir yemeğin yalnızca damakta değil; anılarımızla, duygularımızla ve beklentilerimizle birlikte beynimizde yeniden inşa edildiğini gösterdi.Onunla başlayan bu serüven günümüze kadar yapılan araştırmalarla güçlendi ve belki de yakın bir gelecekte çok daha fazlasına hep birlikte şahit olacağız. Yapılan uluslararası bir araştırma ile aynı yemeğin farklı görsel sunumlarında insanların hem tat algılarının hem de duygusal tepkilerinin değiştiğini göstermiştir. 21 kişi ile gerçekleştirilen deneyde, beynin elektriksel aktiviteleri (EEG) ve yüz ifadeleri ölçülerek, yemeğin görsel estetiğinin tat ve keyif algısını doğrudan etkilediği bulunmuştur. Görsel olarak daha çekici sunulan yemekler, daha yüksek tat ve olumlu duygusal deneyim skorları ile ilişkilendirilmiştir. ( C. Uçuk ve ark., “Can the image of food mislead the brain? Neurogastronomy research with EEG and emotion recognition,” International Journal of Gastronomy and Food Science, Vol. 39, 2025.) International Journal of Gastronomy and Food Science’te yayımlanan bir başka çalışma da katılımcılar aynı tatlıyı sessizlikte ve farklı müzikler eşliğinde tattı; sonuçlara göre kulaklarına gelen müzik, tatlıyı algılama biçimlerini açıkça değiştirdi. Araştırma sonuçlarına göre aynı yiyecek farklı sesler ile deneyimlendiğinde farklı tadım deneyimleri yaratmış olduğu gösterildi. Geleceğin mutfağı yapılan bilimsel araştırmaların ışığında aydınlanmaya devam ederek gastronomi dünyasında yenilikçi fikirler doğmasına yol gösterecek. Gastronominin ve nörobilimin kesişim noktasında Nörogastronominin parlamasına hep birlikte tanıklık edeceğiz.HMG Köşe YazısıGizem DemirbozanM.ScNörobilim NöroGastro Kurucusu


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026 Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete www.horecamailing.com 9Sabır, Disiplin ve Ateş Üzerine Bir Mutfak HikayesiŞef olmaya karar verdiğiniz süreci ve mutfağa ilk adım attığınız yılları bizimle paylaşır mısınız? Sizi bugün bulunduğunuz noktaya taşıyan kırılma anları nelerdi?1980 yılında Bolu’nun Mengen ilçesinde doğdum. Mengen’de doğup büyünce, mutfakla aranıza mesafe koyabilmek çok da kolay bir iş değil. Bu nedenle de mesleğim, çocukluğumdan itibaren hayatın doğal akışı içinde şekillendi. Profesyonel anlamda ilk adımımı Divan Mares Marmaris mutfağında attım. O yıllarda, pişirme tekniklerini öğrendim ama en önemlisi de mutfağın disiplinini, ritmini ve saygı gerektiren yapısını çok net bir şekilde anladım.Sonrasında İstanbul’a gelmeye karar verdim. Bu da benim için bir kırılma anıydı. Çünkü İstanbul, farklı mutfak kültürlerinin bir araya geldiği ve kendinizi sürekli geliştirmek zorunda olduğunuz bir şehir. Aybek Şurdum ile çalışma fırsatı bulduğum dönem, mutfakta teknik derinliğimi ve bakış açımı fazlasıyla değiştirdi.Bir diğer önemli kırılma noktası ise Bebek Mel’s mutfağında Herve Pronzato ile çalıştığım dönemdi. Bu süreçte her tabağı bir hikâyesi, duygusu, dili ve duruşu olması gerektiğini öğrendim. Fine dining yaklaşımıyla birlikte, ürüne dokunma biçimim değişti, daha az müdahale edip daha çok dinledim. Tüm bu deneyimlerim farklı mutfak konseptlerini aynı çatı altında yönetmeyi, sadece yemek yapan değil, mutfağı yöneten ve kurgulayan bir şefe dönüşmemi sağladı.Bugün geriye dönüp baktığımda, her aşamanın birbirine bağlandığını görüyorum. Her durak bir sonraki adımın zeminini hazırladı. Beni de bugünkü yaklaşımıma tam olarak bu birikim hazırladı.Madera’da “açık ateş” mutfağın merkezinde yer alıyor. Bu pişirme tekniği sizin için ne ifade ediyor ve menüye nasıl yön veriyor?Açık ateş benim için bir pişirme tekniğinden çok daha fazlası. Ateşin kontrol edilmesi, onunla doğru mesafeyi kurmak ve ürüne ne kadar müdahale edeceğinizi bilmek, aslında mutfağın en yalın ama en zor taraflarından biri. Madera’da ateşi bir araç olarak değil, lezzetin temel belirleyicisi ve mutfağın karakterini oluşturan ana unsur olarak ele alıyoruz.Kullandığımız odun türünden, ateşin şiddetine ve pişirme süresine kadar her detay, tabaktaki sonuca doğrudan etki ediyor. Meşe, zeytin ya da badem odunu gibi farklı seçenekler, aynı ürüne farklı aromatik katmanlar kazandırıyor. Bu da menüyü statik olmaktan çıkarıp, değişken ve yaşayan hale getiriyor.Ateş aynı zamanda bir araya gelmenin de merkezinde yer alıyor. İnsanları aynı masa etrafında buluşturan, paylaşımı teşvik eden bir tarafı da var. Menü kurgusunu da bu yaklaşım üzerinden şekillendiriyoruz. Hem teknik olarak güçlü hem de duygusal karşılığı olan tabaklar ortaya koymaya çalışıyoruz.Bir yemeği tasarlarken sizin için başlangıç noktası ne oluyor? İlk kez denediğiniz bir yemeğin menüye girmeye hazır olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?Bir yemeğin başlangıç noktası her zaman üründür. Doğru ürünü bulduğunuzda, aslında yemeğin büyük kısmı zaten kendiliğinden şekillenmeye başlıyor. Benim için önemli olan ise ürünün doğasına ne kadar saygı duyduğunuz ve ona ne kadar müdahale ettiğinizdir.Yemek tasarlarken tat, koku ve doku dengesine çok dikkat ederim. Bu üç unsur bir araya gelmeden o tabağın tamamlandığını düşünmem. Deneme sürecinde ise teknik kadar sezgi de devreye giriyor. Bir yemeğin menüye girmeye hazır olup olmadığını anlamak, biraz da tecrübe işi. O tabağı tekrar tekrar denediğinizde aynı sonucu alabiliyorsanız ve sizi hâlâ heyecanlandırıyorsa, o zaman doğru noktaya gelmişsiniz demektir.Madera menüsünde sizi en çok etkileyen, yapmaktan ve yemekten en keyif aldığınız yemek hangisi? Niye özellikle bu yemeği tercih ettiğinizi HM Gazete okuyucularıyla paylaşabilir misiniz?Madera menüsünde beni en çok heyecanlandıran tabaklardan biri askıda dana bonfile ve askıda kuru dinlendirilmiş dana sırt. Bunun en önemli sebebi, açık ateş konseptimizi en doğru yansıtan yemeklerden biri olması.Bu tabağın arkasında ciddi bir zaman ve sabır var. Ateşin kontrolü, etin dinlendirilmesi ve doğru pişirme süresi, lezzetin temelini oluşturuyor. Yanında servis ettiğimiz askıda isli ananas, firik keşkek ve füme yoğurt gibi eşlikçilerle birlikte aslında çok katmanlı bir yapı ortaya çıkıyor.Benim için bu yemek, geçmişten gelen bir tekniğin bugünün mutfak anlayışıyla yeniden yorumlanması anlamına geliyor. Hem tanıdık hem de yeni bir deneyim sunuyor. Bu yüzden hem yaparken hem de tadarken en çok keyif aldığım tabaklardan biri diyebilirim.Bugün profesyonel mutfaklarda hem yaratıcılık hem de sürdürülebilirlik ön planda. Sizce gelecek yıllarda profesyonel mutfaklardaki en önemli değişimler neler olacak? İlerleyen zamanlarda siz kendi mutfağınızda nasıl bir yön izlemeyi planlıyorsunuz?Önümüzdeki dönemde mutfakların daha sadeleşeceğini düşünüyorum. Daha az malzemeyle, daha net ve daha doğru lezzetler üretmek ön plana çıkacak. Sürdürülebilirlik artık bir zorunluluk haline geldi. Yerel ürün kullanımı, mevsimsellik ve atıksız mutfak yaklaşımı daha da belirleyici olacak.Ayrıca teknolojinin mutfağa entegrasyonu artacak ama burada önemli olan dengeyi kurabilmek. Ben kendi mutfağımda teknolojiyi destekleyici bir araç olarak görüyorum, merkezde ise her zaman ürün ve teknik olacak.Madera’da da bu dengeyi koruyarak ilerlemeyi hedefliyoruz. Açık ateş gibi geleneksel bir tekniği, günümüzün gastronomi anlayışıyla birleştirerek hem köklerimize bağlı hem de çağdaş bir mutfak çizgisi oluşturmak istiyoruz.Genç şef ve şef adaylarına verebileceğiniz öğüt ve tavsiyeleri bizlerle paylaşır mısınız?Bu meslek gerçekten fazlasıyla sabır istiyor. Kısa sürede sonuç almak mümkün değil. Öncelikle öğrenmeye açık olmak gerekiyor. Her mutfaktan, her şeften, hatta her hatadan bir şey öğrenebilirsiniz.Ayrıca bu işin en önemli parçası disiplin. Teknik bilginizi ne kadar geliştirirseniz geliştirin, o disiplini kuramazsanız ilerlemek zor oluyor. Ayrıca araştırmak, yeni teknikleri takip etmek ve kendinizi sürekli güncel tutmak da çok önemli.Bir diğer konu da ürün bilgisi. Kullandığınız malzemeyi ne kadar iyi tanırsanız, o kadar iyi yemek yaparsınız. Ve en önemlisi, yaptığınız işe gerçekten inanmanız gerekiyor. Tutku olmadan bu meslekte uzun süre kalmak zor.www.c-paces.comHMG RöportajErtan Özturan Executive Chef ertanozturanmaderaistanbul


14-17 EKIM 2026İSTANBUL FUAR MERKEZİ15. ULUSLARARASI EKMEK, PASTA MAKINELERI, DONDURMA, ÇIKOLATA VE TEKNOLOJILERI FUARIPartner FuarlarBU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞI TOBB (TÜRKIYE ODALAR BORSALAR BIRLIĞI) DENETIMINDE DÜZENLENMEKTEDIR.10 www.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026Sağlıklı yaşam trendinin yükselmesiyle birlikte bakliyat ürünleri, özellikle bulgur, gastronomide yoğun bir ilgi görüyor. Sizce bakliyat ürünleri profesyonel mutfaklarda nasıl bir yere sahip ve nereye doğru evriliyor?Bağışıklık sistemini destekleyen ve çevre dostu beslenmeye katkı sağlayan bakliyatlar, günümüzde sağlıklı ve uzun yaşamın temel besinleri arasında gösteriliyor. Son yıllarda popülerliği artan Longevity Diyeti de bitki bazlı protein yaklaşımını destekleyerek bakliyatları günlük beslenmenin önemli bir parçası olarak öne çıkarıyor. Besin değeri yüksek ve çok yönlü kullanım imkânı sunan bakliyatlar, dengeli ve sürdürülebilir beslenme trendinin etkisiyle profesyonel mutfaklarda giderek daha fazla yer buluyor.Sağlıklı yaşam, bitki bazlı beslenme ve sürdürülebilirlik trendleriyle birlikte bakliyat, özellikle bulgur, bugün profesyonel mutfaklarda menünün merkezinde yer alıyor. Yüksek lif ve bitkisel protein içeriği, düşük yağ oranı ve uzun süre tokluk sağlaması sayesinde bulgur ve diğer bakliyatlar; wellness menüleri, fit tabaklar, vegan–vejetaryen seçenekler ve “light lunch” kategorilerinin temel ürünlerinden biri haline geliyor. Profesyonel mutfaklarda bakliyat ve özellikle bulgur; sıcak ana yemeklerden soğuk tabaklara, bowl ve salatalardan mezelere, stuffing (dolgu) ve garnitürlere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor. Bu çeşitlilik, şeflere aynı hammaddeden farklı konseptlerde birçok tabak üretme imkânı sağlıyor. Ayrıca kolay porsiyonlanması, düşük pişirme kaybı ve servis öncesi beklemeye dayanıklı yapısı sayesinde yüksek hacimli mutfaklarda operasyonel açıdan güvenilir bir ürün olarak değerlendiriliyor.Artan gıda maliyetleri de profesyonel mutfakları besleyici, maliyeti daha öngörülebilir ve tabak verimi yüksek ürünlere yönlendiriyor. Bulgur bu noktada pirinç ve bazı ithal tahıllara kıyasla daha stabil bir maliyet yapısı sunması dolayısıyla özellikle catering ve otel mutfaklarında stratejik bir hammadde olarak öne çıkıyor.Horeca tarafında ise, “Bu ürün nereden geliyor?” ve “Hangi çiftçiyle, hangi bölgeyle bağlantılı?” soruları soruluyor. Bu nedenle yerli tohum, sözleşmeli üretim ve üniversite iş birlikleriyle geliştirilen tarım projeleri menü iletişiminde önemli bir değer yaratıyor. Hikâyesi güçlü yerel ürünler, modern gastronomide de daha fazla prestij kazanıyor. Bu noktada ata tohumu Ahmet Buğdayı gibi yerli üretim projeleri, şeflerin menü anlatısını güçlendiren önemli bir arka plan sunuyor.Modern Anadolu mutfağının yükselişiyle birlikte yerel ürünlerin çağdaş yorumlarla yeniden ele alındığı bir dönem yaşanıyor. Bu çerçevede bulgur, fine dining mutfaklarında da yeniden keşfedilen ürünlerden biri olarak dikkat çekiyor. Farklı tane boyutları, kavurma teknikleri, fermente soslar ve aromatik yağlarla birlikte kullanıldığında klasik algının ötesine geçen yaratıcı tabakların temel bileşenlerinden biri haline geliyor.Özetle; bakliyat ve özellikle bulgur, sağlıklı yaşam trendleri, sürdürülebilirlik hedefleri ve maliyet avantajı sayesinde profesyonel mutfaklarda artık daha stratejik bir rol üstleniyor. Gelecekte bulgurun “yanında servis edilen” bir ürün olmanın ötesinde menünün hikâyesini taşıyan ana bileşenlerden olması bekleniyor.Duru Gıda bugün 58’den fazla ülkeye ürünlerini ulaştırıyor ve ‘Made in Türkiye’ imajını güçlendiriyor. Bu anlamda önümüzdeki yıllarda uluslararası pazarlardaki hedefleriniz nelerdir? Horeca kanalıyla global görünürlüğünüzü artırmayı hedefliyor musunuz?Bugün 7 tesisiyle toplamda yıllık 200.000 tona yaklaşan üretim kapasitesine sahip olan Duru, 542 çalışanı ve 94 çeşit ürünüyle hem Türkiye’de hem de dünyada milyonlarca sofraya ulaşmaktadır. Türkiye çapında 20.000 noktada, Avrupa’da 5.000 üzerinde etnik noktaya ulaşılmaktadır. Avrupa bulgur pazarındaki %25’lik payı ile de sektörün en güçlü oyuncuları arasındadır. Tüm Avrupa Birliği ülkelerine, Amerika, İngiltere, Avustralya, Kanada, Japonya gibi 58 farklı ülkeye kendi markasıyla ihracat yapmaktadır, 132 ülkede tescilli markası bulunmaktadır.Uluslararası pazarlarda öncelikli hedefimiz, mevcut güçlü konumumuzu daha da pekiştirirken katma değerli ürünlerimizle büyümeyi sürdürmek. Özellikle hazır bulgur pilavı çeşitlerimizi farklı ülkelerde, farklı tüketim alışkanlıklarına sahip kitlelerle buluşturmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda hedef pazarlarda fuar katılımlarımızı artırıyor, kapsamlı pazar araştırmaları yapıyor, B2B görüşmeler gerçekleştiriyor ve tadım aktiviteleri düzenliyoruz. Aynı zamanda yeni distribütör ve bayi yapılanmalarımızla erişim ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. Amacımız, bulguru sadece geleneksel bir ürün olarak değil, pratik, sağlıklı ve global mutfaklara uyum sağlayabilen modern bir gıda alternatifi olarak konumlandırmak.Horeca kanalı ise global büyüme stratejimizin önemli bir ayağını oluşturuyor. Otel, restoran ve catering segmenti; ürünlerimizin daha geniş kitlelere hızlı ve etkili şekilde ulaşmasını sağlayan güçlü bir mecradır. Tüketiciler farklı coğrafyalarda yeni lezzetleri çoğu zaman restoran deneyimleri aracılığıyla keşfediyor. Bu nedenle Horeca iş birliklerini artırarak, şefler ve profesyonel mutfaklarla daha yakın çalışmayı hedefliyoruz. Gıda sektörü, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen dinamik yapısını koruyor ve büyüme potansiyelini sürdürüyor. Biz de Duru olarak, her koşulda tüketicilere en doğal, en kaliteli ve en lezzetli ürünleri sunma vizyonumuz doğrultusunda, uluslararası pazarlarda sürdürülebilir ve güçlü bir büyüme hedefliyoruz.www.durubulgur.comDuru'dan Horeca Mutfaklarına Özel ÜrünlerHMG RöportajEmin DuruYönetim Kurulu BaşkanıHMGRöportaj Serisi - 2


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026 Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete www.horecamailing.com 11Öncelikle Essity Tork Türkiye’den ve sizin Essity Tork Türkiye bünyesinde üstlendiğiniz görevden kısaca bahsedebilir misiniz?Tork, Essity bünyesinde yer alan profesyonel hijyen markasıdır ve işletmeleri günlük hayatta güvenle kullanılan hijyen çözümleriyle destekler.Türkiye’de, özellikle ağırlama sektörü başta olmak üzere farklı alanlardaki müşterilerimizle yakın iş birlikleri kuruyor; hijyeni yalnızca teorik bir kavram olarak değil, günlük operasyonlara entegre edilebilen, uygulanabilir bir süreç olarak ele alıyoruz.Satış Müdürü olarak rolüm, sahadaki gerçek ihtiyaçları yakından anlamaya dayanıyor. Ekiplerin çalışma biçimlerini gözlemlemek, zaman kaybı veya verimsizlik yaşanan noktaları tespit etmek ve hijyeni daha pratik, daha kolay yönetilebilir hale getiren çözümler sunmak işimin önemli bir parçası. Bu yaklaşım, yalnızca ürün sunmanın ötesinde, işletmelerin operasyonlarını daha verimli hale getirmeye katkı sağlamayı amaçlıyor.Essity Tork Türkiye ürünleri Horeca kanalının içinde bulunan Otel, Restoran ve Kafelerde nasıl kullanılıyor? HM Gazete okuyucularımız için ürün gruplarınızdan bahsedebilir misiniz?Konaklama sektöründe hijyen, misafirler bunu her zaman bilinçli olarak fark etmese bile misafir deneyiminin ayrılmaz bir parçasıdır.Tork çözümleri, lavabolardan mutfaklara, servis alanlarından arka ofislere kadar tüm operasyon boyunca aktif olarak kullanılır. Sıkça ifade ettiğimiz gibi; silme, kurutma ve temizlik ihtiyacının olduğu her noktada Tork çözümleri devrededir.Ürün portföyümüz dispenserler, kâğıt ürünleri, sabunlar, peçeteler ve temizlik çözümlerini kapsar. Ancak asıl fark yaratan, bu ürünlerin sahada nasıl bir sistem olarak birlikte çalıştığıdır. Yoğun servis anlarında ekiplerin hijyenle ilgili detayları düşünmeye zamanı olmaz; sistemlerin sorunsuz, kesintisiz ve güvenilir şekilde çalışması gerekir.Bizim odağımız da tam olarak budur: hijyenin tutarlı, verimli ve operasyonu yavaşlatmadan akmasını sağlamak.Sizce Horeca sektöründe hijyen anlayışı sizce son yıllarda nasıl değişti? Siz Essity Tork Türkiye markası olarak bu değişime nasıl ayak uyduruyorsunuz? Ar-Ge süreçleriniz hakkında HM Gazete okuyucularına bilgi verebilir misiniz?Bugün gördüğümüz en büyük değişim, hijyenin artık arka planda kalan bir konu olmaması. Hem misafirler hem de işletmeler açısından çok daha görünür hale geldi. Aynı zamanda ekipler üzerinde ciddi bir baskı var. Yoğun saatler daha yoğun geçiyor, personel kaynakları sınırlı olabiliyor ve karmaşıklık yaratmadan daha fazlasını yapmak gerekiyor. Tork olarak, işletmelerin hijyen yoluyla performanslarını geliştirmelerine destek oluyoruz, ancak bunu çok pratik bir şekilde ele alıyoruz. Amaç; zaman kazandırmak, gereksiz adımları azaltmak ve günlük rutinleri daha kolay yönetilebilir hale getirmek. Önemli olan yeni süreçler eklemek değil, mevcut olanı sadeleştirmek.Tork’un son dönemde öne çıkardığı ‘kapsayıcı hijyen’ yaklaşımı dikkat çekiyor. Bu hareket tam olarak neyi ifade ediyor? Horeca işletmelerinde bu anlayışı hayata geçirmek için nasıl çözümler sunuyorsunuz?Kapsayıcı hijyen, hijyen alanlarının herkes için kullanılabilir olmasını sağlamak anlamına gelir. Gerçekte her misafir veya çalışan bu alanları aynı şekilde kullanmaz. Kullanım kolaylığı veya erişilebilirlik gibi küçük detaylar büyük fark yaratabilir. Horeca işletmeleri için bu, sadece temel gereklilikleri karşılamak değil, tüm kullanıcılar için konforlu ve pratik alanlar oluşturmak anlamına gelir. Biz de bunu ürün tasarımı ve rehberlik ile destekliyoruz. Çoğu zaman büyük değişikliklerden ziyade, detayların doğru kurgulanmasıyla deneyimi iyileştirmek mümkün oluyor. www.torkglobal.com/tr/trStandart Değil, Strateji: Horeca’da HijyenHMG RöportajTufan KösemSatış Müdürü


12 www.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026Jetinno JL36 Jetinno JL32 Jetinno JL18 Jetinno JL22 Jetinno JL35TTTEEEKKKDDDOOOKKKUUUNNNUUUŞŞŞLLLAAABBBAAARRRİİİSSSTTTAAAKKKAAALLLİİİTTTEEESSSİİİTEK DOKUNUŞLABARİSTA KALİTESİİİİşşşllleeetttmmmeeennniiizzzeeedddeeeğğğeeerrrkkkaaatttaaannntttaaammmoootttooommmaaatttiiikkkkkkaaahhhvvveeeçççööözzzüüümmmllleeerrriiiİşletmenize değer katan tamotomatik kahve çözümleriEn çok tercih edilenlerwww.sinerjikgida.com.tr / [email protected]ırklareli’nde üretim yapan KUKA Çiftlik, butik ve izlenebilir gıda anlayışını yüksek kaliteli şarküteri ürünleriyle somutlaştırıyor. Markanın temel odağında, hammaddeden son ürüne kadar her aşamanın kontrol altında tutulduğu, sade ama disiplinli bir üretim yaklaşımı bulunuyor. Bu yaklaşım, özellikle et bazlı ürünlerde kendini net bir şekilde hissettiriyor.KUKA’nın Horeca için geliştirdiği pepperoni ve Frankfurter sosisler, profesyonel mutfakların beklentilerine doğrudan yanıt veren bir ürün grubunu temsil ediyor. %80 et oranına sahip bu ürünler, dolgun aroması ve dengeli baharat profiliyle öne çıkarken; stabil yapısı sayesinde her kullanımda aynı sonucu sunuyor. Net dilimlenebilir formu, kontrollü yağ salımı ve pişirme sırasında formunu koruyan dokusu, mutfakta hız ve öngörülebilirlik sağlıyor. Bu da şefler için yalnızca lezzet değil, operasyonel güven anlamına geliyor.KUKA Çiftlik’in ürün kalitesini belirleyen en kritik unsur ise üretimin kaynağında başlıyor. Istranca Dağları’nda uygulanan mera hayvancılığı modeliyle hayvanlar yılın büyük bölümünde doğal ortamlarında besleniyor; yem üretiminden yetiştiriciliğe kadar süreç büyük ölçüde çiftlik bünyesinde yönetiliyor. Hormon ve dış kaynaklı müdahalelerden uzak, tamamen izlenebilir bir sistemle ilerleyen bu yapı, ürünlerin lezzet profilinde ve dokusunda doğrudan hissediliyor. Bu bütüncül üretim yaklaşımı, KUKA ürünlerini yalnızca bir şarküteri ürünü olmaktan çıkarıp, hammaddesinden son tabağa kadar kontrol edilen premium bir deneyime dönüştürüyor.KUKA Çiftlik’i farklılaştıran unsurlardan biri ise premium kalite ile erişilebilirlik arasındaki denge. Marka, yüksek standartlı ürünlerini sürdürülebilir maliyetlerle sunarak profesyonel mutfaklarda kalıcı bir yer edinmeyi hedefliyor. Bugün KUKA Çiftlik, hacimden çok tutarlılığa odaklanan üretim anlayışıyla, her partide aynı kaliteyi sunmayı en güçlü vaadi haline getiriyor.www.kukaciftlik.comHoreca’da PremiumŞarküteri DönemiHMG Özel HaberThe Peninsula Istanbul’un imza restoranı GALLADA by Fatih Tutak, Boğaz ve Tarihî Yarımada’nın büyüleyici panoramik manzarası eşliğinde misafirlerini duyulara hitap eden özel bir gastronomi yolculuğuna davet ediyor.İstanbul’un hatıralarında yer eden tarihî yolcu terminali binasının çatı terasında konumlanan GALLADA by Fatih Tutak’ın özgün ruhunu yansıtan Orkide yeni ürünü Orkide Bisremaile pastacılık profesyonellerine bitkisel yağ kategorisinde geniş kullanım alanı olan bir ürün sunuyor. Orkide, pastacılık kanalına özel geliştirdiği Orkide Bisrema Bitkisel Susuz Yağ ile sektöre etkili bir çözüm sunuyor. beş aşamalı yeni menüsü Journey, İstanbul’un kültürel zenginliğini ve Antik İpek Yolu’nun ilham veren mirasını çağdaş bir mutfak anlayışıyla buluşturuyor.İki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak’ın direktörlüğünde ve Şef Taylan Yücel’in vizyonuyla şekillenen özel menü, Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan kadim ticaret yolunun güçlü tat ve aromalarından esinleniyor. Doğu ve BaProfesyonel üretim süreçlerinde yüksek performans beklentisini karşılamak üzere formüle edilen Orkide Bisrema Bitkisel Susuz Yağ; hamurun kolay şekil almasını sağlayarak üretim süreçlerini hızlandırırken, mikserde pratik kullanım avantajı sunuyor. Esnek yapısı ve ideal tı’yı bir araya getiren özenle seçilen baharatlar ve en taze ürünlerle hazırlanan tarifler, modern tekniklerle yorumlanarak çarpıcı lezzetlere dönüşüyor. Menünün imza lezzetleri arasında kömür ızgarasında pişirilmiş patatesli pide, Urla enginar salatası, kırlangıç balığı şiş kebap ve GALLADA’nın imza dokunuşlarından dumpling çeşitleri öne çıkıyor. Her bir tabak, Asya’dan İstanbul’a uzanan çağdaş bir gastronomi yolculuğunu yansıtırken, tarihî ticaret rotasının kültürel zenginliğini günümüz mutfak anlayışıyla buluşturuyor. Boğaz kıyısındaki büyüleyici terası ve özgün ambiyansı ile GALLADA by Fatih Tutak, The Peninsula Istanbul’un kusursuz servis anlayışıyla birleşerek misafirlerine eşsiz bir deneyim sunuyor. www.galladaistanbul.comkıvamı sayesinde, ağızda hızla dağılan ve uzun süre tazeliğini koruyan hamur işi ürünlerin elde edilmesine katkıda bulunuyor. Kullanıldığı tariflere dengeli bir lezzet katarken, aynı zamanda iştah açıcı parlak bir görünüm kazandırıyor. Trans yağ içermeyen Orkide Bisrema Bitkisel Susuz Yağ; tatlı ve tuzlu tüm kurabiye çeşitleri, bisküvi ve kuru pastalar, kremabor, glasso, dondurma ve çikolata sosları, doğal şanti yapımı ve tartolet hamurları gibi geniş bir kullanım alanına sahip oluşu ile hem ürün kalitesini hem de üretim verimliliğini artırmak isteyen profesyoneller için bir çözüm olarak öne çıkıyor.www.orkide.com.trGallada by Fatih Tutak’tan Yeni LezzetlerOrkide'den Horeca Profesyonellerine Yeni Çözüm


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026 Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete www.horecamailing.com 13lezzet yapısının oluşmasına katkı sağlıyor” bilgisini verdi.İzlenebilirlik Türk Somonu, 227 Kalite Sürecinden Geçiyor Metro Premium Türk Somonu'nun, Metro markası altındaki tüm balık ürünlerinde olduğu gibi, %100 izlenebilirlik imkanı ile sunulduğunu hatırlatan Öngel, “Türkçe ve Latince adı, hasat tarihi, son kullanma tarihi, parti no, yetiştirildiği yer, kuluçkahane, yem, tedarikçi adı, gıda güvenliği sertifikası, ürün analiz bilgisi, besin değerleri olmak üzere toplam 12 kriterde yüzde 100 izlenebilirlik sağlayan bu ürünümüz, toplamda 227 ayrı kalite kontrol sürecinden geçerek reyonlarda yerini alıyor” dedi.Farklı Seçeneklerle Yıl Boyu Erişim Türk somonunu taze olarak sunmanın yanı sıra füme ve donuk seçenekleriyle de yıl boyu erişilebilir 1990’dan bu yana ülkemizde yeme içme sektörünün en yakın iş ortaklarından biri olan Metro Türkiye, profesyonel mutfakların gelişimine katkı sağlama misyonunu bugün 20 ilde 35 mağazası ve 70’e yakın ili kapsayan sevkiyat operasyonlarıyla sürdürüyor. Uzmanlığıyla 2 milyondan fazla profesyonel müşteriye hizmet veren marka, mutfakların gıdadan ekipmana kadar tüm ihtiyaçlarını karşılayan 20 bin çeşit ürünle sektöre A'dan Z'ye çözümler sunuyor. Metro Türkiye’nin şeflerle buluşturduğu en yeni ürünlerden biri de ‘Metro Premium’ markasıyla sunduğu Türk Somonu.Müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini analiz ederek ürün yelpazelerini sürekli geliştirdiklerini belirten Metro Türkiye Gıda Kategorisi Grup Müdürü Tülay Öngel, \"Mutfağa dair ne varsa karşılamak adına yerel ve dünya markalarına ek olarak Metro Chef, Metro Professional, Metro Premium, Rioba ve Aro gibi kendi markalarımızla 3.500’e yakın özel ürün sunuyoruz. Bu anlayışla, her geçen gün mutfaklarda daha fazla yer alan Türk somonunu kendi markasıyla raflarına taşıyan ilk perakendeci olarak, bu yerel değeri şeflerin en yüksek beklentilerini karşılayan bir gastronomi ürününe dönüştürüyoruz\" dedi.Hasat Dönemiyle Birlikte Mutfaklarda Taze Türk Somonu Heyecanı BaşladıNisan ayının gelmesiyle birlikte Karadeniz açıklarında hasat döneminin başladığını belirten Öngel, \"Bizim için en heyecanlı dönemdeyiz; nisan, mayıs ve haziran ayları boyunca Metro Premium Türk Somonu’nu en taze ve en lezzetli haliyle tezgahlarımızda şeflerimizle buluşturuyoruz\" diye konuştu.Lezzetin Sırrı, Özel Yem ve Hayvan Refahında SaklıParlak Su Ürünleri ve Skretting Türkiye iş ortaklığıyla Karadeniz açıklarında yetiştirilen Metro Premium Türk Somonu’nun fark yaratan özelliği, beslendiği özel yemde saklı. İçeriğindeki deniz balığı oranı azaltılarak yerine yüksek Omega-3 içerikli alg yağı kullanılan özel yemin öneminden bahseden Tülay Öngel, “Bu yem sayesinde balıklar, şeflerin aradığı o dolgun, yağlı ve ağızda dağılan yumuşak dokuya ulaşıyor. Elde edilen yüksek yağ profili ve zengin aroma, balığın hem ızgara ve fırın gibi sıcak tekniklerde en iyi sonucu vermesini sağlıyor hem de çiğ tüketim ve fümeleme gibi hassas hazırlık aşamalarında şeflere büyük bir esneklik sunuyor. Üstelik alg yağı kullanımıyla deniz balıklarının yem olmasının önüne geçerek, deniz ekosisteminin korunmasına da katkı sunuyoruz. İkinci hasat dönemi ile birlikte toplam 700 tonluk üretime ulaşıyoruz. Bu, 500 ton deniz balığının ekosistemdeki varlığını sürdürmesine katkı sağladığımız anlamına geliyor\" dedi.Metro Premium Türk Somonu’nunda lezzet ve kaliteyi farklı kılan bir diğer kritik faktörün hayvan refahı olduğunu vurgulayan Öngel, “Samsun Yakakent’teki açık deniz kafeslerinde metreküp başına düşen balık miktarının 8-10 kilogram gibi oldukça düşük seviyelerde tutulması, balıkların ferah ve stressiz bir ortamda büyümesine olanak tanıyor. Bu mutlu büyüme süreci, etin doku kalitesini ve yağ dengesini doğrudan etkileyerek, şeflerin tabaklarında aradığı pürüzsüz, sıkı ve karakteristik Karadeniz’den Sofralara Güvenilir Bir Lezzet:kıldıklarını kaydeden Öngel, bu sayede yeme-içme sektörüne mevsimden bağımsız bir kullanım genişliği sağladıklarını vurguladı. Amaçlarının bu yerel değerin menülerde daha fazla yer almasını sağlamak olduğunu belirten Tülay Öngel sözlerini şöyle tamamladı: \"Bu amaçla, gastronomi keşif platformumuz Gastronometro’da özel reçete çalışmaları yürütüyoruz. Türk somununun karakteristik yapısının çiğ tüketimden ızgaraya kadar her teknikle uyumunu şeflerimizle birlikte keşfediyoruz. Metro Türkiye olarak, mutfakların her ihtiyacında yanlarında olmaya ve gastronomi değerlerimizi profesyonel standartlarla sektöre sunmaya devam edeceğiz.\"www.metro-tr.comMetro Premium Türk SomonuTülay ÖngelGıda Kategorisi Grup Müdürü


Öncelikle Cargill Türkiye’den ve Vanova premium çikolata markanızdan bahsedebilir misiniz?Cargill olarak 160 yılı aşkın küresel deneyimimizle gıda sisteminin en kritik noktalarından birinde konumlanıyoruz. Türkiye ise bizim için yalnızca bir pazar değil; aynı zamanda bölgesel yönetim merkezi, üretim üssü ve stratejik büyüme alanı. 65 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet gösteriyor, Balıkesir, Bursa, Kocaeli ve Sakarya’daki tesislerimizle üretim yapıyor ve Türkiye, Ortadoğu ve Afrika bölgesini buradan yönetiyoruz. Tedarikimizin çoğunluğunu yerelden sağlıyor, bu sayede hem operasyonel süreklilik hem de maliyet avantajı yaratıyoruz. VANOVA™, profesyonel şeflerin günlük operasyonlarında karşılaştıkları en kritik problem olan kalite tutarsızlıklarını çözmek üzere tasarlandı. Profesyonel mutfaklarda en büyük zorluklardan biri, çikolatanın partiden partiye değişen yapısıdır. Bu da hem ürün kalitesinde dalgalanmaya hem de ciddi zaman ve maliyet kayıplarına yol açar. VANOVA™, tam bu noktada devreye giriyor. Her kullanımda aynı tat profili, aynı akışkanlık ve aynı performansı sunacak şekilde geliştirildi.Markanın Black Diamond 55 (bitter), Coral 35 (sütlü) ve Pearl 29 (beyaz) kuvertür çeşitleri; ganajdan praline, kaplamadan dondurmaya kadar geniş bir uygulama alanında stabil sonuçlar veriyor. Yüzde 100 kakao yağı içeren formülü, ideal viskozite yapısı ve kusursuz temperlenme özellikleri sayesinde hem teknik olarak güçlü hem de kullanımı son derece kolay bir ürün ortaya koyuyor.Cargill olarak Horeca tarafında özellikle hangi alanlarda çözüm sunuyorsunuz ve bu segmentte hangi ürünler bulunuyor?Horeca tarafında artık klasik anlamda “ürün tedarikçisi” olmak yeterli değil. Biz yaklaşımımızı çözüm ortağı olmak üzerine kuruyoruz. Bu doğrultuda üç ana eksende ilerliyoruz:Birincisi, çikolata ve kakao çözümleri. Burada premium markalarımızdan VANOVA™ günlük operasyonlardan incelikli işlere kadar stabil ve yüksek performanslı bir çözüm sunarken; yine aynı segmentteki bir diğer markamız Veliche™ ile gurme ve teknik uygulamalarda profesyonellerin tüm beklentilerine yanıt veriyoruz. İkincisi, fonksiyonel mutfak çözümleri. PROVERSE markamız altında sunduğumuz bitkisel yağlı yemeklik kremsos ve bitkisel sıvı şanti gibi uygulama bazlı ürünler; profesyonel mutfaklarda hız, stabilite ve verimlilik sağlıyor.Üçüncüsü ise uygulama ve teknik destek. Yani yalnızca ürün vermiyoruz; o ürünün mutfakta en iyi sonucu vermesi için şeflerle birlikte çalışıyoruz.Bu yapı sayesinde farklı segmentlerdeki işletmelere, ihtiyaçlarına göre özelleşen ama birbiriyle entegre çalışan çözümler sunabiliyoruz.Gıda tedarik zincirinde süreklilik ve maliyet yönetimi kritik başlıklar. Cargill’in bu alanda geliştirdiği stratejilerin Horeca profesyonellerine sunduğu avantajları, HM Gazete okuyucuları için anlatabilir misiniz?Bugün gıda sektörü, belki de tarihinin en karmaşık dönemlerinden birinden geçiyor. Bölgemizde artan jeopolitik riskler, iklim krizi, ham madde fiyatlarındaki dalgalanmalar… Bunların hepsi tedarik zincirini doğrudan etkiliyor. Cargill olarak en büyük gücümüz, bu karmaşık yapının tam merkezinde konumlanmamız. Çiftçiden son ürüne kadar tüm zinciri görebiliyor ve yönetebiliyoruz. Türkiye’deki güçlü operasyonel ağımız ve tedarik zinciri yönetimimiz bizi dış şoklara karşı çok daha dayanıklı hale getiriyor. Küresel vizyonumuzu yerel dinamiklerle birleştirerek müşterilerimize kesintisiz bir hizmet sunuyoruz. Bu güçlü altyapının Horeca sektörüne yansıması ise mutfaktaki operasyonel verimlilikte kendini gösteriyor. Tedarik zincirinde sağladığımız bu güveni, ürünlerimizin sunduğu teknolojik altyapı ve standart performansla birleştiriyoruz. Örneğin VANOVA™, profesyonellerin en çok ihtiyaç duyduğu \"öngörülebilirlik\" sorununu çözüyor. Ürünün her partide aynı stabil kaliteyi ve standart performansı sunması, reçetelerin hatasız uygulanmasını sağlıyor. Üretim süreçlerinin bu şekilde öngörülebilir hale gelmesi doğrudan fireyi azaltıyor ve şeflere maliyet yönetiminde çok büyük bir avantaj sunuyor.Ayrıca ekonomik etki analizimizin gösterdiği gibi, yarattığımız değer yalnızca kendi operasyonlarımızla sınırlı değil; ekonomi genelinde 5,4 katlık bir çarpan etkisi oluşturuyor. Bu da aslında sunduğumuz modelin ne kadar güçlü ve sürdürülebilir bir ekosistem yarattığını gösteriyor.Bugün şefler sadece ürün değil, aynı zamanda tutarlılık ve kullanım kolaylığı da bekliyor. Siz şeflerin bu beklentilerine nasıl çözümler geliştiriyorsunuz? Önümüzdeki dönemde Horeca tarafında şef projeleri veya iş birlikleri planlıyor musunuz?Şeflerin beklentisi artık çok net: hız, güven ve kontrol. VANOVA™’yı geliştirirken tam olarak bu üç başlığa odaklandık. Kolay temperleme özelliği, ideal akışkanlık yapısı ve her uygulamada aynı sonucu vermesi; şeflerin hem zaman kazanmasını hem de hatasız üretim yapmasını sağlıyor.Ama bizim yaklaşımımız burada bitmiyor. Biz ürünleri “geliştirip piyasaya sunan” bir modelle ilerlemiyoruz. Şeflerle birlikte çalışıyor, onların geri bildirimlerini doğrudan ürün geliştirme sürecine entegre ediyoruz.Cargill’in Türkiye’de özellikle Horeca sektörü için geliştirdiği ürün ve inovasyonlardan bahsedebilir misiniz?Türkiye’de Horeca için geliştirdiğimiz inovasyon yaklaşımı, üç temel üzerine kurulu: performans, sürdürülebilirlik ve uygulanabilirlik.Bu yaklaşımın merkezinde premium çikolata markamız VANOVA™ yer alıyor. Stabil kaliteyi garanti altına alan yapısı, geniş uygulama alanı ve teknik güvenilirliği ile profesyonel mutfakların günlük operasyonlarından incelikli işlerine kadar tüm ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veriyor.Bunun yanında diğer premium markamız Veliche™ ile üst segmentte sürdürülebilir kakao tedariki ve ileri teknik performans sunarken; PROVERSE markamız altındaki bitkisel yağlı yemeklik kremsos ve bitkisel sıvı şanti gibi fonksiyonel çözümlerle de mutfak operasyonlarını kolaylaştırıyoruz.Tüm bunları destekleyen en önemli unsur ise sürdürülebilirlik yaklaşımımız. İklim, toprak ve su, insan odaklı çalışmalarımız; onarıcı tarım programlarımız ve çiftçi destek modellerimizle tedarik zincirinin her halkasında değer yaratıyoruz.Sonuç olarak Cargill, Horeca profesyonelleri için yalnızca bir ürün sağlayıcı değil; belirsizlikleri yöneten, verimliliği artıran ve kaliteyi standardize eden bir çözüm ortağıdır.www.cargill.com.trVANOVA™ ile Kusursuz Sonuç, Güvenilir Performans14 www.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026Cem Beysel Türkiye, Ortadoğu,Afrika Fonksiyonel Sistemler veStrateji Kıdemli DirektörüHMG Röportaj


Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026 Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete www.horecamailing.com 15olarak katılım sağlıyoruz. Bunun yanında hem yerel hem global hammadde firmalarıyla stratejik iş birlikleri yürütüyor, yeni trendleri birlikte analiz ederek hammadde seçimlerimizi bu doğrultuda şekillendiriyoruz.Yeni ürün geliştirme sürecimizin merkezinde güçlü Ar-Ge altyapımız ve tüketici içgörüleri yer alıyor. Bu süreç yalnızca yeni lezzetler geliştirmeyi değil; mevcut ürünleri iyileştirmeyi, kalite standartlarını yükseltmeyi ve farklı tüketim anlarına uygun çözümler üretmeyi de kapsıyor.Odak alanlarımız arasında geleneksel tatların modern yorumları, premium içerikler, meyve bazlı hafif alternatifler, fonksiyonel ürünler ve kullanım kolaylığı sağlayan yenilikçi formatlar bulunuyor. Güçlü iş birlikleriyle geliştirilen ürünler de inovasyon stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor.Önümüzdeki dönemde Golf Dondurma’nın Horeca kanalında büyüme hedefi var mı? Özellikle profesyonel mutfaklar için yeni projeler veya iş birlikleri planlıyor musunuz?Golf Dondurma, Türkiye’de dondurma kategorisinde güçlü markalardan biri. Sizin Golf Dondurma ile yolunuz nasıl kesişti? Golf Dondurma’da nasıl bir görev üstleniyorsunuz?Golf Dondurma ile yolum, perakende sektöründe başarıyla hayata geçirilmiş iki projenin ardından yeni bir meydan okuma arayışında olduğum bir dönemde kesişti. Yerli üretim gücünü odağına alan, geniş ürün portföyüyle farklı tüketim anlarına hitap eden ve kalite ile erişilebilirlik dengesini güçlü şekilde kuran bir yapının parçası olmak benim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu.Bugün Golf Dondurma’da Ticaret Direktörü olarak görev alıyorum. Sorumluluk alanım; satış, dağıtım, kanal stratejileri ve saha operasyonlarının verimliliğini kapsayan ticari yapının uçtan uca yönetimini içeriyor. Aynı zamanda ürünlerimizin doğru kanal karmasıyla tüketiciye ulaşmasını sağlamak, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek stratejiler geliştirmek ve güçlü dağıtım ağımızı daha da ileri taşımak önceliklerim arasında yer alıyor.Golf Dondurma’nın otel, restoran ve kafe kanalında önemli bir varlığı var. Horeca tarafında markayı nasıl konumlandırıyorsunuz? Bu kanala özel ürünleriniz varsa bahsedebilir misiniz?Bu kanalda odağımız; profesyonel mutfakların beklentilerine uygun, yüksek kalite standartlarında, sürdürülebilir ve lezzetli ürünler geliştirmek. Otel, kafe ve restoranlarda açık dondurma tarafında Golf Festival markamızla güçlü bir konumlanma hedefliyoruz.Golf Festival çatısı altında sunduğumuz 5,5 litrelik premium ürün gruplarının yanında, Golf markalı ekonomik alternatiflerle farklı ihtiyaçlara hitap ediyoruz. Dondurmalı pasta ürünlerimizle özellikle düğün salonlarında güçlü bir kullanım alanı yakalarken, Horeca’ya yönelik çözümlerimiz ve catering için geliştirdiğimiz cup ürünlerimizle işletmelere pratik ve esnek seçenekler sunuyoruz.Ürün portföyümüzde, impulse kategorisinde Golf’un yanı sıra Ülker, McVitie’s ve Mars iş birlikleriyle çeşitliliğimizi artırıyoruz.Bu yapı sayesinde hem farklı tüketim anlarına hem de farklı işletme ihtiyaçlarına uçtan uca, güçlü ve dengeli bir çözüm sunuyoruzSon yıllarda dondurma sınıf atlayarak menülerin yaratıcı bir parçası haline geldi. Hatta özellikle şefler dondurmayı, mevsim gözetmeksizin kullanılan bir deneyim ürünü olarak ele alıyor. Şeflerden ve işletmelerden gelen talepler Golf Dondurma ürün geliştirme sürecini nasıl etkiliyor?Golf’te ürün geliştirme sürecimizin çıkış noktası doğrudan Horeca kanalından gelen içgörüler. Şeflerin ve işletmelerin ihtiyaçlarını birebir dinliyor, Ar-Ge yaklaşımımızı bu geri bildirimler üzerinden şekillendiriyoruz. Amacımız; farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan, menüleri zenginleştiren ve şeflere yaratıcı alan açan ürünler geliştirmek.Bu yıl da sektörün nabzını tutarak, daha premium bir deneyim sunan GolfRulo Pasta Gold Beyaz Çikolata’yı portföyümüze ekledik. Bunun yanı sıra; GolfFestival serisini Mango, Yeşil Elma, Bal Badem ve Bisküvili Vanilya; Golf5L serisini ise Toffee Karamel ve Sade çeşitleriyle genişletmeye devam ettik.Bugün profesyonel mutfaklardan aldığımız her geri bildirim, sadece ürün geliştirmeyi değil, kategorinin geleceğini de şekillendiriyor. Biz de bu doğrultuda premium, gurme ve sorbe segmentlerinde şeflere daha özgün, daha esnek ve daha yüksek deneyim sunan çözümler üretmeye devam ediyoruz.Dondurma kategorisinde farklı damak tatlarına hitap etmek önemli. Özellikle Türk tüketicilere hitap ederken dünya trendlerini takip ediyor musunuz? Yeni ürün geliştirme sürecinde en çok hangi alanlara odaklanıyorsunuz?Farklı damak tatlarına hitap ederken yerel tüketim alışkanlıklarını ve global trendleri birlikte değerlendiriyoruz. Bizim için önemli olan, geleneksel lezzetleri korurken değişen tüketici beklentilerine hızlı adapte olabilen yenilikçi bir yapı kurmak.Global trendleri yakından takip etmek için dünyanın önde gelen gıda, ambalaj ve makine fuarlarına düzenli \"Horeca’da Ürün Gamını Genişletiyoruz\"HMG RöportajOsman Mollaalioğlu Ticaret DirektörüBüyüme stratejimizi Horeca kanalında sürdürülebilirlik odağıyla şekillendiriyoruz. Oteller, restoranlar ve büfeler başta olmak üzere üretim hattı yatırımlarımız, güçlü satış organizasyonumuz ve dolap yatırımlarımızla kanalın gelişimine aktif katkı sağlarken, çok kanallı yapımız içinde Horeca’nın payını artırmayı hedefliyoruz.Önümüzdeki dönemde büyümemizi; güçlü ürün portföyümüz, yüksek üretim kapasitemiz ve esnek operasyonel yapımızla desteklemeye devam edeceğiz. Farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirme kabiliyetimiz sayesinde profesyonel mutfaklar, otel operasyonları ve büfelerle daha yakın ve sürdürülebilir iş birlikleri kurmayı önceliklendiriyoruz.Yeni dönemde odağımız hızlı yayılımdan çok, doğru iş ortaklarıyla uzun vadeli değer yaratmak olacak. Şefler, otel mutfak ekipleri ve işletmelerle geliştirilecek menü uygulamaları, ürüne özel adaptasyon çalışmaları ve stratejik iş birlikleri önümüzdeki dönemin temel odak alanlarını oluşturuyor.www.golfdondurma.com.tr


16 www.horecamailing.com Horecamailingazete Horeca-mailing-gazete Horeca Mailing Gazete / Nisan-Mayıs 2026Beypazarı; otel, restoran, cafe (Horeca) sektöründeki varlığını stratejik bir ürün hamlesiyle güçlendiriyor. İkonik sade maden suyunun yanına yeni nesil Co’âlâ ve Sarı Co’âlâ serisini, premium büyük boy, meyveli aromalı Peach Tea, Iced Lemon Tea ve Tchibo’nun sevilen lezzetlerinden narin aromasıyla fark yaratan Yuzu White Tea gibi soğuk çay çeşitleri yer alıyor. Ayrıca yazın enerjisini yansıtan geçen yılın da favorilerinden olan Yuzu Breeze ve Crushed Mango Lemonade ve tropikal mocktailler Green Fizz ve Pina Coco, sezonun öne çıkan içecekleri arasında lezzet tutkunlarını bekliyor.Tchibo’nun ferahlatan içecek dünyasına eşlik edecek, yazın ruhuna uygun hafif ve favori atıştırmalıklar da bu sezonun vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor.www.tchibo.com.trmaden suyu serilerini ve nostaljik gazozunu ekleyen marka, işletmelere tek çatı altında kapsamlı bir çözüm portföyü sunmaya başladı.Beypazarı, özellikle meşrubat kategorisindeki standartları yeniden tanımlıyor. Co’âlâ ve Sarı Co’âlâ serisi ile birlikte Beypazarı Gazozu’nda rafine şeker yerine %100 pancar şekeri kullanılması, işletmelerin menülerinde sağlıklı içerik argümanını doğrudan güçlendiriyor. Gastronomi profesyonelleri için sunumun en az içerik kadar önemli olduğu vizyonuyla hareket eden marka, premium büyük boy ve meyveli aromalı maden suyu serileriyle masadaki Korkmaz, köklü sürmene bıçak ustalığını modern tasarım anlayışıyla buluşturduğu Sürmene Şef Bıçak Seti ile mutfaklara profesyonel bir dokunuş katıyor. Ultra keskin yapısı ve paslanmaz Gastronomide İnovasyon DevrimiTürkiye'nin gastronomi dünyasında köklü bir gelenek hâline gelen Ulusal Aşçılık Kampı, bu yıl “Toprak” temasıyla 26 Nisan–1 Mayıs 2026 tarihleri arasında Bolu Mengen İzzet Baysal Aşçılık ve Gastronomi Kampüsü'nde 6. kez düzenlendi. Profesyonel mutfak ekipmanları sektörünün öncü markası Öztiryakiler, etkinliğin ana sponsoru olarak 2015 yılından bu yana kesintisiz şekilde genç aşçılara ve gastronomi eğitimine destek vermeye devam ediyor.Rekor Katılım: 83 Üniversite, 2 Uluslararası KurumBu yılki kamp, geçmiş yıllarla kıyaslandığında katılım açısından büyük bir büyüme ortaya koydu. İlk kampın 35 üniversiteyle gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, altı yılda elde edilen bu gelişim dikkat çekicidir. Türkiye'nin 81 ilinden yaklaşık 100'e yakın üniversite temsilcisinin katılım sağladığı organizasyona, Polonya ve Bulgaristan'dan 2 uluslararası üniversite de iştirak etti. 83 üniversiteden birer akademisyen ve öğrenci olmak üzere toplamda 166 katılımcı, alanında uzman şefler, sektör profesyonelleri ve üreticilerle bir araya geldi. Etkinliğe Öztiryakiler başta olmak üzere 5 ana sponsor ve 53 kol sponsoru dahil toplam 95 marka destek verdi.Öztiryakiler'in Katkısı: Ekipman Eğitiminden Gala SponsorluğunaÖztiryakiler, kamp süresince yalnızca sponsorluk desteğiyle sınırlı kalmayarak içerik üretimine de doğrudan katkı sağladı. Danışman şef Hasan Fehmi Peker liderliğinde yürütülen kombi fırın ürün eğitimleri, katılımcılara profesyonel mutfak ekipmanlarının doğru ve verimli kullanımını uygulamalı biçimde aktardı. Kapanış galası, Öztiryakiler VI. Ulusal Aşçılık Kampı Galası adıyla düzenlenerek sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi.www.oztiryakiler.com.trSürmene Şef Bıçak SetiYaza Özel Lezzetlerçelik teknolojisiyle öne çıkan set; mutfakta hassas kesim deneyimi sunarken uzun süre yüksek performansını koruyor. El işçiliğinin geleneksel ustalıkla birleştiği Korkmaz Sürmene Şef Bıçakları, yalnızca bir mutfak gereci değil, aynı zamanda kültürel bir mirası geleceğe taşıyan özel bir koleksiyon niteliği taşıyor.Korkmaz Sürmene Şef 6 Parça Bıçak Seti, farklı kullanım alanlarına özel tasarlanan parçalarıyla mutfakta verim elde edilmesini sağlıyor. Set içerisinde yer alan 11 cm Soyma Bıçağı, sebze ve meyvelerde hassas kullanım sunarken; 11 cm Tırtıklı Steak Bıçak et kesimlerinde konfor sağlıyor. 13 cm Dilimleme Bıçağı ince ve dengeli kesimler için öne çıkarken, 15,5 cm çok amaçlı bıçak günlük mutfak ihtiyaçlarına pratik çözümler sunuyor. Setin en güçlü parçalarından biri olan 17 cm Şef Bıçağı ise profesyonel mutfak performansını evlere taşıyor.www.korkmaz.com.trÖztiryakiler’den Aşçılık Eğitimine Destek görsel estetiği de yukarı taşıyor. Şık ve ergonomik yapısıyla fine-dining ve butik işletmelerin servis kalitesine tam uyum sağlayan premium seri, işletmecilere prestijli bir sunum imkanı tanıyor. Doğal meyve özleri ve maden suyu minerallerini birleştiren geniş aroma yelpazesine sahip meyveli maden suları ise miksoloji dünyasında kokteyl ve mocktail bazları için nitelikli bir seçenek oluşturarak yaratıcı reçetelere zemin hazırlıyor. Öte yandan, zengin mineral yapısı ve değişmeyen kalitesiyle ikonik sade maden suyu, her konseptteki işletmenin en temel güven noktası olmayı sürdürüyor.www.beypazarimadensuyu.com.trHMG Özel HaberTchibo, özel reçetelerle ve atıştırmalıklarıyla lezzet tutkunlarını keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Bu sezonki menüde tropikal aromalar, çiçeksi notalar ve doğal tazelik ön plana çıkarken; menüye yeni eklenen ferahlatıcı seçenekler arasında Iced 7/24 Canlı İletişim0850 850 50 [email protected] LEZZETİ SAR


Click to View FlipBook Version