Okulumuzda k nc dönem n san-mayıs aylarında Sınıflar Arası Voleybol Turnuvası düzenlend k. Turnuva sonucunda 11-H sınıfı le 9-B sınıfı f nale kaldı. F nalde 9-B sınıfı rak b olan 11-H sınıfını yenerek turnuvanın 1.’s oldu. Sınıflar Arası Sınıflar Arası Voleybol Turnuvası Voleybol Turnuvası Sınıflar Arası Sınıflar Arası Futbol Turnuvası Futbol Turnuvası İk nc dönem düzenled ğ m z d ğer turnuva Sınıflar Arası Futbol Turnuvası oldu. Turnuva f nale 10-A sınıfı le 9-H sınıfı kaldı. F nalde 9-H sınıfı rak b olan 10-A sınıfını yenerek turnuvanın 1.’s oldu. 48
Sosyal sorumluluk programı kapsamında, okulumuzun 10-C ve 9-M sınıfı öğrenc ler bahçedek spor alanlarını düzenled . Voleybol ve basketbol d rekler n boyadı, yen led . Eğ t m ve öğret m n daha sağlıklı, ders şlemen n daha key fl olmasını sağlamak ç n bu çalışmalar yapıldı. Kız Futsal Takımımız lçe müsabakalarına Kız Futsal Takımımız lçe müsabakalarına hazırlanıyor. Kız Masa Ten s Takımımız lçe müsabakalarına hazırlanıyor. Spor Kulübü Sosyal Sorumluluk Çalışması 49
Öğretmenlernden Gelenler 50
“Endem k” Ned r? Endem k, bulunduğu bölgen n ekoloj k şartları yüzünden yalnızca bel rl bölgede yaşayan/yet şen, dünyanın başka yer nde yaşama/yet şme ht mal olmayan, yöreye özgü hayvan/b tk türüdür. Lat nce endemos kel mes nden gel r ve "yerl " anlamında kullanılmaktadır. Türk ye bulunduğu kl m kuşağı, yer şek ller n n çeş tl l k göstermes ve üç kıta arasında doğal b r köprü olması g b coğraf özell kler n n etk s yle endem k b tk ve hayvan türler açısından dünyanın en öneml ülkeler arasında yer almaktadır. Türk ye’de doğal ortamda yet şen 11.700 b tk n n 3.650 tanes n endem k b tk ler oluşturur. Ülkem zdek b tk ler n 3’te 1’ endem kt r. Bu açıdan değerlend rd ğ m zde ülkem z Avrupa Kıtası’nın tamamından daha fazla endem k b tk türü barındırmaktadır. Ş md yanlız ülkem zde yet şme ve yaşama olanağı bulan bazı endem k b tk ve hayvan türler n tanıyalım. SADECE TÜRKİYE’DE GÖREBİLECEĞİNİZ SADECE TÜRKİYE’DE GÖREBİLECEĞİNİZ 20 BİTKİ VE HAYVAN TÜRÜ 20 BİTKİ VE HAYVAN TÜRÜ Sadece Türk ye’de göreb leceğ n z 20 b tk ve hayvan türünü yan Türk ye’n n endem k b tk ve hayvanlarının s mler n öğrenmeden önce “Endem k” kavramı hakkında b lg sah b olalım. “Endem k” konusunun Coğrafya ve B yoloj dersler n n ortak konusu olması neden yle okuduğunuz bu çer k Coğrafya Öğretmen MÜJDAT AYDIN ve B yoloj Öğretmen CENNET ERDOĞAN’ın zümreler arası şb rl ğ kapsamıyla hazırlanmıştır. 51
Papatyag ller fam lyasından Türk ye'de endem k olan çok yıllık b r peygamber ç çeğ türü Türk ye'de yalnızca İstanbul çevres nde yet ş r. Mak topluluklarında ya da meşe ormanlarında rastlanır. Taban yaprakları parçalı ve d k gövdel turuncu ç çekler vardır. Hab tat kaybı yaşadığından tehl ke altındadır. 2- Muş Lales (Tul pa S nten s Baker) Muş ve Bulanık Ovaları’nda görülen bu tür, botan k tur zm n n gel şmes nde öneml rol oynadı. B tk gözlemc l ğ yapan tur stler ve b l m nsanları sayes nde yerel sosyal ve ekonom k açıdan kalkınmasına büyük katkılar sağlayan b r lale çeş d . Kış aylarının b t m ne doğru görülüyor. 3- Türk-Tazısı Türk ye’n n özell kle güney bölgeler nde bulunan, çok uzun zamandan ber tavşan avlamak amacıyla yet şt r len, d ğer çoban Köpekler le Anadolu‘nun kültürüne yerleşm ş köpek 4- Antalya Ç ğdem (Crocus Antalyens s) Antalya çevres nde yet şen çok yıllık b r b tk d r. 900- 1250 metre yüksekl kte, dağınık meşe ormanlarında yet ş r. Ek m-Aralık aylarında ç çek açar. 1- Çatalca Peygamber Ç çeğ (Centaurea hermann ) TÜRKİYE’NİN ENDEMİK BİTKİ VE HAYVANLARI TÜRKİYE’NİN ENDEMİK BİTKİ VE HAYVANLARI 52
5-Van Ters Lales (Fr t llar a İmper al s) Hüznün Sembolü olarak b l nen en esk süs b tk s olan Ters Lale, soğanlı b tk ler fam lyasındandır. B r efsaneye göre ağlayan lale adıyla da anılan ters laleler n Hazret İsa’nın çarmıha ger ld ğ zaman Meryem Ana’nın gözyaşlarından yere akan damlalarla yet şt ğ ne nanılıyor. Bu yüzden de adı ağlayan gel n ya da ağlayan lale olarak anılıyor 6-T ft k Keç s / Ankara Keç s Daha çok Ankara’da bulunduğu ç n Ankara Keç s olarak da adlandırılır. Vücut örtüsü, gümüş reng nde, nce, uzun, parlak t ft kl d r. Büyük boynuzları nce ve kısa kuyrukları vardır. T ft k, gümüş beyazı reng , parlaklığı, uzunluğu, elast k olması, nem çekmes , ısıya dayanıklılığı, y boya alması neden yle çok aranan b r türdür. 7-İstanbul Nazendes / Itırşah (Lathyrus Odoratus) Türk ye'n n kuzeybatısında, İstanbul'un Asya yakasındak fundalıklarda zeng n popülasyonları bulunur. Avrupa çapında nad r b r b tk olan İstanbul nazendes n n koruma altına alınması öneml d r. 8-Ümran ye Ç ğdem (Crocus Pestalozzae) İsm n İstanbul’un Ümran ye lçes nden alan; Dünya’da sadece İstanbul ve Trakyada yet şen süseng ller a les ne bağlı endem k b r ç ğdem türüdür. Ümran ye Ç ğdem , doğal yaşam alanlarının şeh rleşmes neden yle tahr bata uğramış ve yok olma tehl kes yle karşı karşıya kalmıştır. 53
9-Ankara Tavşanı / Angora Tavşanı Angora tavşanı da den len bu ırk, yününden pl k elde ed len tek tavşandır. Yünü uzun, nce, yumuşak, parlak ve dokunmaya elver şl d r. Dünyaya Türk ye’den yayılmıştır ve şu anda dünyada daha yaygındır. Vücut ağırlığına bağlı olarak Ankara tavşanından yılda elde ed len yün m ktarı, koyunun l kg. canlı ağırlığına karşılık alınab len yünün yaklaşık 4 katı kadardır. Bu yünün l fler , düzgün ve peks b r yapıya sah pt r. 10-Kazdağı Göknarı (Ab es Nordmann ana Equ Trojan ) Çamg ller fam lyasından, Türk ye'de yalnızca Kazdağı'nda yet şen endem k b r göknar alt türü. 30 metreye kadar boylanab l r. Tomurcukları bol reç nel d r. 11-Sarı Meyan / Eber Sarısı / P yan (Thermops s Turc ca) Baklag ller fam lyasından, r zomlu, d k, çok yıllık, otsu b r b tk d r. C ns n n Türk ye'dek tek türü olup 1982- 1983 yıllarında keşfed lm şt r. Yazılı kaynaklarda sarı ç çekler nden dolayı Eber sarısı adı da ver len b tk ç n yöre halkı "acı meyan" anlamına acı p yan ya da kısaca "meyan" anlamına p yan adını kullanır. Kökünden şerbet yapılan mav ms mor ç çekl meyan se ayrı b r b tk d r 12-Uzunyayla Atı / S vas Atı S vas l nden Kayser ’ye kadar uzanan ve “Uzunyayla” sm yle anılan yöre ve çevres nde yaşayan; oldukça r yapılı ve yerl at t pler nden bel rl ırk karakterler le ayrılan b r at ırkıdır. 54
13-Anadolu Glayölü (Glad olus Palustr s) Anadolu Glayölü, adından da anlaşıldığı g b yalnızca Türk ye'ye özgü, yan endem k. Kızılçam ormanlarında, mak ve k reç taşlı bölgelerde yet ş yor. Akden z ve Ege'n n bazı bölgeler nde yet şme olanağı buluyor. 14-Kapadokya Soğanı (All um Cappadoc cum) Kapadokya Soğanı, Kapadokya yöres nde yet şen endem k b tk lerdend r. Küçük küçük b r sürü ç çekten oluşan Kapadokya Soğanı, haz ran ve ağustos ayları arasında ç çek açar. Papatyag ller (Asteraceae) fam lyasından, Türk ye' ye özgü, nesl tükenme tehl kes yle karşı karşıya olan b r ç çek türü. Halk arasında yanar döner, gel n düğmes , türbe ya da kırmızı peygamber ç çeğ ve hasırcı ç çeğ olarak da b l nen sevg ç çeğ dünyada yalnızca Ankara'nın Gölbaşı lçes , Hacı Hasan Köyü yakınında yet şmekted r 16-Sevg Ç çeğ (Centaurea Tch hatcheff ) 15-S vas Kangal Köpeğ Dünyanın en büyük köpekler nden b r d r. Özell kler ve kullanım alanlarıyla çoban köpeğ olarak n telend r leb l r ancak bekç köpeğ tanımına daha çok uyarlar. Z ra d ğer çoban köpeğ türler sürüyü korumaktan z yade yönlend rme ve yönetmekte ustadırlar. Kangal köpeğ n n en bel rg n özell ğ sah b ne duyduğu aşırı sadakat ve buna bağlı olarak sah b ne a t olduğunu düşündüğü şeyler korumaya yönel k kuvvetl çgüdüsüdür. Bu nedenle çok y b r dövüşçüdür 55
17-Çan Ç çeğ (Campanula) Çan ç çeğ g ller fam lyasından b r, k ya da çok yıllık b tk ler n ortak adı. Adlarını ç çekler n n çan şekl nde olmasından alır. Lat ncede Campanula, küçük çan anlamına gel r. Ç çekler ç n bahçelerde ve saksılarda süs b tk s olarak yet şt r l r. Van yöres kökenl , y b r yüzücü olan, gözler mav veya kehr bar reng veya b r mav d ğer kehr bar olab len, beyaz renkl nad de b r ked ırkıdır. 18-Van Ked s Nerg sg ller fam lyasından Türk ye'de endem k olan b r kardelen alt türü. Türk ye'de doğal olarak İstanbul'la b rl kte Bolu, Bursa ve Kırklarel 'nde bulunur. Göknar ve kayın ormanları kenarında görülür. Ocak-N san ayları ç çeklenme dönem d r. Sazang ller fam lyasından Van Gölü'nün tuzlu ve yüksek derecede sodalı sularında yaşayab len endem k b r balık türü. Van Gölü havzasına özgüdür.Dünyanın başka h çb r yer nde bulunmayan bu balık, gölün d ğer tatlı su ve den z balıkları ç n uygun olmayan tuzlu ve karbonatlı sularında yaşar. Her yılın Mayıs ve Haz ran aylarında, somon balığı g b havada uçarak yumurta bırakmak ç n gölün kollarından yukarı doğru hareket eder 19-İstanbul Kardelen (Galanthus Pl catus Subsp. Byzant nu) 20- İnc Kefal (Alburnus Tar ch ) Hazırlayan: MÜJDAT AYDIN (Coğrafya Öğrt.) CENNET ERDOĞAN (B yoloj Öğrt.) 3 56
B ze “Üçgen n ç açıları toplamı kaç dereced r?” şekl nde b r soru geld ğ nde : “Hang geometr de?” d ye sormak gerekl d r. Projen n amacı: Bu üç geometr de üçgen n ç açılarının ölçüler n n toplamını ncelemek ve bu b lg y hang GEOMETRİ b l m dallarında ve nerelerde kullanacağımızı ncelemekt r. Ökl d geometr s nde üçgen n ç açılarının toplamı 180 dereced r. R emann geometr s nde herhang üç noktanın oluşturduğu üçgen n ç açıları toplamı 180 dereceden büyüktür. Fakat Labocevsk geometr s nde; eğr den alınan üç noktanın oluşturduğu üçgen n ç açıları toplamı 180 dereceden küçüktür. Ökl d geometr s dışında üçgen n ç açılarının toplamı 180 derece değ ld r. Küresel geometr d ye adlandırdığımız s stem, üçgen n ç açılarının 180 derece olmadığını, aynı zamanda üçgen n alanı büyüdükçe ç açılarının da büyüdüğünü söylemekted r. Bu geometr üç boyutlu küresel c s mler ç n geçerl d r. Dünya, futbol topu, portakal, küre şekl nde olan her şey g b örnekler ver leb l r. ÜÇGENİN İÇ AÇILARI TOPLAMI ÜÇGENİN İÇ AÇILARI TOPLAMI 180 DERECE MİDİR? HANGİ GEOMETRİDE? HANGİ GEOMETRİDE? 57
Küresel b r bakış açısıyla üç farklı noktayı göz önünde bulundurarak, bu noktalar arasında oluşturulan üçgen n ç açılarının sıradışı b ç mde 180 derece olmadığını müşahede edeb l r z. Bu durumu daha anlaşılır kılmak adına şöyle b r örnek ele alalım: Standart b r Türk ye har tası hayal ed n ve bu har tadan Antalya, İzm r ve Ed rne g b üç şehr seç n. Bu şeh rler b rleşt rd ğ n zde oluşan üçgen n ç açıları toplamının 180 derece olacağı algısının ötes nde b r gerçekl k yatar (Ökl d Geometr s ). Ancak Dünya küresel b r yapıya sah p olduğu ç n,har tadak g b düz değ l, yuvarlaktır. Eğer el m zdek har tayı büküp b r kes t g b gözlemleyecek olursak, ç zd ğ m z doğruların yanlış olduğunu fark eder z. Bu yanlış doğruları (noktaları b rleşt rd ğ m zde) düzeltt ğ m zde, elde ett ğ m z üçgen n ç açıları 180 dereceden büyük olacaktır (R emann Geometr s ). Günümüzde astronom yle lg lenen NASA çalışanları arasında en yaygın b l nen konulardan b r Lobachevsky geometr s d r. Bu geometr sayes nde evrendek kara del kler n keşfed lmes g b öneml bulgular elde ed lm şt r. Bu bağlamda, kara del kler n ncelenmes nde de bu geometr öneml b r rol oynamaktadır. Düzlem yapılar ç n se Ökl dyen geometr s yeterl olacaktır. Ökl dyen geometr s nde, üçgen n ç açılarının toplamı her zaman 180 dereced r. Derleyen CANAN MUSLU Matemat k Öğretmen 58
BİLE Sanıların uslanmaz arayışı iken derinlikler, Biter mi sığlıklardan kalkan tepe üstü düşüşler. Sormaz artık ruh, sorgulamaz “Estağfirullah” deme cihadına baş koyar, İster olsun ötekiler ister olsun berikiler. Çakıla şahlana, bir kuş uçurur göklere… O ki; merakı kanadında deli beyaz, Alçalır yükselir, gözü değer bazı bazı yeryüzüne. Beşere yabancı keskin gözler, ak tüyler Orman yakanların gözyaşlarını hayretle seyreyler. Durur mu, sular mı tükenmez yaşıyla, Alevleri harlarken haktan nasipsiz sitemler. Mavi göğün altında, Revalar, isler… Demezken sahi; bir derinlik müdavimi, ah o incelikler içinden… karıncaya “bile”ler.. “Estağfirullah” ve “Biiznillah” İster olsun ötekiler, ister olsun berikiler. KUM Eş zamanlı bir gücün içinde acziyet.. Bir boğum, bir salınım, gel git… Bilen kumları aldı köpükler. Her çekilişte fısıldadılar; Ancak şamarlarla artarmış, bilmiyorumlar… Ve işte o zaman parıldarmış, kumsallar. Kadim sırlardan biriymiş meğer; Görünmediği ölçüde büyüyen varoluşlar. 59 ASLI ZEYNEP GÜNER Okul Öncesi Öğretmeni
Na’nın masalı Na, bataklıkta yaşayan büyük mü büyük, kocaman bir balıkmış. Hiç bataklıkta balık yaşar mı diye sormayın. Masal bu ya, biri mutlaka ait olmadığı yerde olacak. Neyse, Na her gün bataklık alışkanlıkları üzerine kurbağalarla didişir, börtü böceği hüpletir, küf yığınlarını bir solukta yutarmış. Nefesini kesen, onu gün be gün çürüten bu bataklıktan ara sıra başını göğe uzatır, ileride pırıl pırıl akan ırmağa; öksürerek, söylenerek, bazen midesine dolan parazitleri kusa kusa, ama iç geçirerek ama ağlayarak ama hayranlıkla bakarmış. Sonra aniden; berrak sulara yabancı kalın kafasını yine bataklığa sokar, iri yüzgeçleriyle yeni küf arayışlarına giriverirmiş. Bir gün bataklığın yanındaki ağaca küçük bir kuş konmuş. Na’nın bu garip ritüelini görüp, sormuş: “Ne yapıyorsun böyle?” “Hiç…” demiş Na: “Hem sana ne?” Kuş başını eğmiş, “Doğru.” diye mırıldanmış. Bir süre beklemiş sessizce, sonra kanat çırpıp uzaklaşmış. Küçük kuş, bahar mevsiminin uğrak yeri olan bölgeye ara sıra gelmeye başlamış. Geldiğinde ırmaktan su içer, tüylerini temizlermiş. Na, küçük kuşu gördüğünde somurtur, birkaç bataklık küfrü savurur ama gözünü kırpmadan onu izlermiş. Kuş gittiğinde bu homurtulu seyir biter, Na her defasında bataklığın daha da derinine dalarmış. Gel zaman git zaman Na sonunda bir karar almış, bildiği tüm kibar kelimeleri kullanarak küçük kuşa seslenmiş: “Güzel kuş, canım kuş, beni şu ırmağa taşır mısın?” “Hayır” demiş küçük kuş, “taşıyamam.” Afallamış Na; aksiliği sadece kendine yakıştırırmış çünkü. Küçük kuş, Na’nın zihnini okur gibi öylece bakmış ona ve uçup gitmiş. Na üzüntüsünden bitap, etrafını saran kokuşmuş çamura lanetler yağdırarak turlamış içeride, derken en kuytuya sinivermiş. Kuş bir süre görünmemiş, Na’nın üzüntüsü de giderek katlanıyormuş. Kederli bir akşam turunda, gözyaşlarının seyrelttiği çamurda bir not bulmuş. Not, küçük kuştanmış. Hemen okumaya koyulmuş: “Canım balık, güzel balık. Seni taşıyamam, çünkü bu imkânsız. Bu sözlerime iyi kulak ver; Irmağa gitmek için senin bana ihtiyacın yok. Bir kaç saniye dayanırsan karada olmaya, görkemli yüzgeçlerinle bataklığın sığlaştığı taşlıkta yol alır, hayran olduğun o ırmağa varırsın. Ama sen içten içe kendini bu kurtuluşa layık görmüyorsun. Bu nedenle bahaneler üretiyor, bir kurtarıcı bekleyişinin ardına saklanıyorsun. Sığınak olarak kendine bataklığı seçtiğin sürece kendinle yüzleşemeyeceksin. Kendinle yüzleşmediğin sürece de kendini affetmeyecek, kendini asla sevemeyeceksin. Ve sana bir şey daha söylemeliyim ki; kendini gerçekten sevmediğin müddetçe hiç kimseyi gerçekten sevemeyeceksin. Hep kendinden yana tavır alan o pullu egonu buna karıştırma. O, kendine varmanda, gururlu ve gösterişli bir engel. Sana istemeden zarar verebildiğini gör ve artık buna izin verme. Irmak, sadece irade göstermeni bekliyor. Bunu yapabilirsin; sen…O ırmağa layıksın. Çok sevgimle, Kuş…” 60 ASLI ZEYNEP GÜNER Okul Öncesi Öğretmeni
değişip de devir bahar olunca bakarım yanımdan ayrılan olmaz hazan erip güller bir bir solunca ne garip halimi bir soran olmaz bu nasıl insanlık bu nasıl dünya dünya denen meğer bir fani hülya sonu yok gezsem de hep diyar diyar gidişler gelişler aynıya döner aranır birlikte ölecek bir yar zor görünce sözde bir duran olmaz bu nasıl insanlık bu nasıl dünya dünya denen meğer bir fani hülya yaşamın ölümden zor olduğu demlerde bir şehit şarkısı dökülür dudaklardan ayrılık bahçesine bu benim bu benim yalnızlık yaram işgale kurşun atan erin ölüm kararı bu benim bu benim gönül yaram çocuğumun gözündeki yaştır kanunsuzluğum şair yüreğimde haykıran volkandır sessizliğim bu benim bu benim anlaşılmazlık yaram kuduz öfke uyduruk saçlar açıklanamaz durumlarda savunma her gün tekrarlanan başka açıdan bu benim adını koyamadığım yaram Celil BAYRAM Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni 61
ÖĞRENCİLERDEN ÖĞRENCİLERDEN Gelenler Gelenler Ş r , h kaye Ş r , h kaye ve kar katür kar katür 62
Üstünden neredeyse b r yaz geçt . Geçt geçmes ne de söyle bu hal m de ne? Geçen b r kışın yarasını y rm yaz er temed . Y rm yaz ç mdek bu yarayı d nd remed . Kekl k ve b ber ye, üzer ne yakışırdı o beyaz elb se. Sanırım karıştırıyorum değ l m ? Sen de haklısın. Beyaz değ ld o elb se, kömür karasıydı sank b r kafeste. Altın kuşum ve benden kalanlar, artık b r kodeste. Ne kadar seversen sev, sev lmed kçe dönmez günler ger ye. B r güz sabahı konduğumuz dalın yaprağıydı. Hayaller m z g b , yuvasından kopup g den solmuş b r yapraktı. Geçse de sayısız gündüz ve gece; tek b l nen gerçek b n b r parça ve tek b r hece. Gözler mdek sular artık çek l yor. Ve dudaklarındak sesler b t yor. Boğazım kend l ğ nden düğümlen yor Çünkü bu beden artık ney n ne olduğunu çok y b l yor ÖZGÜR ALPEREN ERENGÜÇ 12/B Şiir Zamanı 63
ULAŞ BÜYÜK 12\B Gül zar küsmes n, gülsün gül ç n. Kıpkızıl açsın gönül bülbül ç n. Gül açarken yâr olur hep şaduman . Dün ü gün bekler durur sümbül ç n. Yar ç n gün gün er r buzlar g b . Kül olur gül gül kokan kâkül ç n. Aşk ateşt r günbegün ol aşığa Yanarak kül kül olur b r gül ç n. Gül- ruhsar solmayıp açsın d ye Can ver r hep can suyundan mül ç n. Seyrederken mest ü mahmurdur da m. G zlemez h ç yâre aşkın zül ç n. Yâre yar olmak ç n pır pır eder. Onca zahmetler çeker ol gül ç n. Aşk yüzünden ağlayıp nler gönül. Kan akar gülden cana bülbül ç n. GÜL İÇİN GÜL İÇİN ŞİİR 64
Evvel zaman ç nde kalbur saman ç nde p reler berber ken develer tellal ken ben annem n beş ğ n tıngır mıngır sallar ken b r köylü kız varmış. Bu kız çok güzelm ş ama b r o kadar da kıskançmış. Hatta ve hatta o kadar kıskançmış k d ğer güzel kızların güzell ğ n sabote etmek ç n el nden gelen yaparmış. Güzel kızların ev ne g zl ce g r p onların en güzel g ys ler n yırtıp parçalarmış.B r gün eve g derken kolunda s yah b r leke fark etm ş, ceb ndek bez le s lmeye çabalamış ama şe yaramamış ne yapsa da s yah leke geçmemeye devam etm ş. Kız bu durumu fark ed nce koşa koşa eve g tm ş ve bunun üzer ne çok korkmuş kolunu yıkarken b r anda kapı çalmış kız kolunu saklayarak kapıyı açmış daha önce görmed ğ yaşlı b r kadın varmış kız daha ağzını açmadan kadın lafa g rm ş ve dem ş k sen öğle vakt k k ş z yaret edecek b r sana yardım edecek d ğer se sana engel olacak. Kız çok şaşırmış ama ne d yeceğ n b lemem ş, yaşlı kandın devam etm ş tam olarak s yah lekeden kurtulman ç n üç günün var. Eğer leke büyür se tüm vücudunu kaplayacak lak n bu durumdan kurtulab l rsen küçülüp yok olacak, kız tam b r şey d yecekken kadın kahkaha atarak s yaha bürünüp yok oluş. Kız çok end şelenm ş ne yapacağını b lemem ş, en son çare öğlen beklemek d ye düşünmüş. Öğlen olunca b r anda kapı çalmış, hızla kapıyı açtığında onun yaşlarında görünen b r kız varmış, kapıdak kız konuşmaya başlamış “Bu yaptıkların çok yanlış bu yanlışından dönmen lazım kıskançlıktan vazgeçmen gerek yor.” Kız s n rle ç çekm ş ve bağırmaya başlamış: “Ben yanlış b r şey yapmadım! G t buradan konuşma ben mle!” d yerek kapıyı kızın yüzüne kapatmış. B rkaç dak ka sonra kapı tekrar çalmış bu sefer kapıyı açtığında karşısında gözler kırmızı olan b r oğlan varmış, oğlan konuşmaya başlamış: “Bu s yah leke gün geçt kçe kaybolacak korkmana gerek yok kıskançlığında haklısın ben de olsam ben de aynısını yapardım.” dem ş. Kız der n b r nefes alıp gülümsemeye başlayarak: “Çok sev nd m!” dem ş. Oğlan kızla dışarı çıkmayı kabul etm ş. Dışarı çıktıklarında kızın arkadaşının ev ne g tm şler, eve g rer g rmez askılıktak montu görmüş ve çok beğenm ş ama arkadaşı olduğu ç n kıskanmaya başlamış. Kız oğlana fısıldayarak: “Arkadaşımı oyala, montu makasla keseceğ m.” dem ş. Oğlan sırıtarak kızın steğ n yer ne get rm ş, kız montu kes p hasar verm ş. Sonrak gün kız uyandığında leken n neredeyse tüm kolunu kapladığını fark etm ş ve korkup öğlen beklem ş. Oğlanın yanına g d p kolundak leken n büyüdüğünü söylem ş, oğlan kızı oyalayarak leken n geçeceğ konusunda ısrarcı davranmış. Sonrak gün leken n daha çok büyüdüğünü görmüş. Kız öyles ne korkmuş k telaştan yer nden fırlayarak oradan oraya g d p gel yormuş. Sonradan fark etm ş k her yaptığı hatada leke, daha fazla büyüyormuş, Öğlen beklem ş bu sefer d kkatl ce d nleyerek kıza hak verm ş ve ona bu yanlışlıktan döneceğ n bel rtm ş b r daha asla böyle b r şey yapmayacağını çok p şman olduğunu söylem ş. Genç kız yaşlı kadına dönerek kızın kolunu tutmuş kız olanları zlerken kızın kolundak s yah küçülüp yok olmuş. Kız, kadına teşekkür edecekken kadın yok olmuş. Kız o günden sonra b r daha asla kıskançlığına yen k düşmeyeceğ ne söz verm ş. SİYAH LEKE 65
66
67
REHBERLİK KÖŞESİ 68
Özel Gereks n ml Çocuklar İç n Özel Gereks n ml Çocuklar İç n Oyunun Önem Oyunun Önem Çocuk için oyun gerçek yaşama hazırlıktır. Oyun yoluyla gerçek yaşam için deneyim kazanmaya başlayacaktır. Pek çok ebeveynin düşündüğünün aksine oyunun, bir zaman geçirme yöntemi değil, çocuğun kişiliğinin gelişmesi, sosyal yaşama uyumunun sağlanması ve okuldaki başarısının artması açısından ilk ve en zorunlu adımı olduğu, ancak son yıllarda kavranmaya başlanmıştır. Özellikle özel gereksinimli çocuklar için oyunun önemi diğer çocuklara oranla daha da fazladır. Özel eğitime gereksinimi olan çocuklar oyun etkinlikleri ile daha kolay öğrenmekte, birçok sosyal beceriyi kazanabilmekte, iletişim kurmayı, arkadaş edinmeyi, beraber çalışmayı ve bireysel olarak güçlü ve zayıf yanları ile birbirini tamamlamayı öğrenmektedirler. Aslında oyun gerçek hayatın bir provasıdır. Çocuk didaktik bir şekilde görerek ya da duyarak değil yaşadığını ve denediğini öğrenir; içselleştirir. Oyun sırasında çocuk gerçek hayatta tanık olduğu durumları taklit eder. Ayrıca birebir yaşadığı bir durumu da tekrar canlandırır. Taklit ve tekrar canlandırma sayesinde çocuk gerçek hayatı oyun yoluyla deneyimler. 69
Türkiye’de özel eğitim gün geçtikçe dikkat çeken ve gerek bilimsel gerekse akademik anlamda yapılan çalışmaların hızla arttığı bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Oyun becerileri, normal gelişen çocuklarda olduğu gibi özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarda da oyunda anlama ve katılım önemli olmaktadır (Stahmer,1999). Ancak unutulmamalıdır ki özel eğitime gereksinimi olan çocuklar da tıpkı normal gelişim gösteren çocuklar gibi oyun oynamayı sever. Oyun sağlıklı çocuklarda olduğu kadar, özel eğitime gereksinimi olan çocuklar için de büyük bir gereksinim olmakla birlikte oyunun onların davranışları, düşünceleri ve genel gelişimi üzerinde çok önemli etkileri vardır. Oyunun çocukların gelişiminde yararlı olması için ilk dikkat etmemiz gereken nokta zengin bir çevre ve bu çevrenin çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenlenmesidir. Özel eğitime muhtaç çocukların oyuna başlama ve oyunu sürdürmede yardıma ihtiyaçları vardır. Bu yüzden sunulan uyarıcılardan olabildiğince yararlanmasını sağlayacak çevre şartları düzenlenmelidir. Özel eğitime gereksinimi olan çocuklar için oyunun önemi diğer çocuklara oranla daha da fazladır. Oyun sırasında net olarak doğru ve yanlış yoktur. Bu sayede özel eğitime gereksinimi olan çocuklar başarısızlık duygusu yaşamadan, kendisini rahat ve güvende hissederek oyuna katılırlar. Oyun, her çocuğun sosyal, duygusal, psikomotor, bilişsel, dil ve öz bakım beceri alanlarının gelişiminde etkilidir. Ayrıca özel eğitim gereksinimi olan çocukların bazı gelişim alanlarına daha çok ve farklı etkileri olur. Oyunun özel eğitime gereksinimi olan çocuklara kazandırdıklarına bakacak olursak; en başta eğitime yeni başlayan, özel eğitime gereksinimi olan çocuğun kaygılarının oyunla ortadan kaldırılabilir olmasıdır. Öğrendiklerini pekiştirir. Dil gelişimine katkıda bulunur. 70
Paylaşmayı öğrenir, iletişimi artar. Oyun, çocuğa somut yaşantılar sağlar. Çocuğun öz güveni artar. Öz bakım becerilerini daha kolay öğrenir. Kavramları öğrenmesinde kolaylık sağlar. Oyun sayesinde dışa vurum ile iç dünyasını yansıtır. El-göz koordinasyonu sağlar. Dikkatinin artmasını sağlar. Oyunlar sayesinde sorumluluk almayı öğrenir. Çocuğun sosyalleşmesine katkıda bulunur.Örneğin, çocukta işitme veya görme bozukluğu varsa, oyun dünyayı gezinmelerine ve keşfetmelerine yardımcı olmak için diğer duyularını güçlendirmeye yardımcı olabilir. Hareket bozukluğu varsa, oyun kaslarını kullanabilir ve koordinasyonu geliştirebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEBH) durumunda çocukların sırayla dönüş, esneklik ve uzlaşma, işbirliği ve perspektif alma gibi becerileri öğrenmesi yoluyla oyun olur. Bu becerilerdeki iyileşme, onları uzun süreli kişilerarası güçlükler yaşama riskine sokan DEHB olan çocuklar için özellikle önemlidir. Ebeveynleri çocuklarıyla birlikte yönlendirilmiş ama eğlenceli oyunlar oynamaya teşvik ederek ebeveynlerin DEHB’li çocuklarıyla daha olumlu etkileşimlerden yararlanmalarını sağlanabilir. Bu da ebeveyn ve çocuk arasındaki dinamikte bir değişime yol açabilir. Oyunlar, okullarda da eğlenceli olmanın yanı sıra, DEHB’li çocukların davranışları etrafında net kurallar koymaları ve sınırlamalar koymaları için fırsatlar sunar (Hoza ve ark.,2005). Oyun DEHB olan çocuklara kendilerini ifade etme ve biraz enerji uygulama şansı verebilir ve bazı yetişkin rehberliği ile diğer çocuklarla da ilişki kurmalarına yardımcı olabilir. Otistik spektrum bozukluğu olan çocuklar ise oyunlarında daha az sosyal veya yaratıcı olabilirler. Bunun yerine oyuncak olmayan nesnelere ilgi gösterebilir ve nesneleri saymak veya sıralamak gibi şeylerden keyif alabilirler. Otizmli küçük çocukların sembolik oyunda ve kalabalık oynanan sınıf oyunlarında önemli sosyal iletişim gecikmeleri vardır. Bu alanlardaki özel açıklar otistik çocukları tipik olarak gelişmekte olan çocuklardan ve zihinsel engelli çocuklardan ayırmaktadır (Mundy, Sigman, Ungerer ve Sherman, 1986). Otizmli çocuklar özellikle sembolik oyunlar oynamak çok önemlidir (Lifter, Sulzer-Azaroff, Anderson ve Cowdery, 1993). Çünkü tipik olarak gelişmekte olan çocuklara kıyasla, aynı zihinsel yaşta otizmi olan çocukların sembolik oyun gelişiminde önemli gecikmeler vardır. Örneğin, Sigman ve meslektaşları (1999) otizmli çocukların Down sendromlu çocuklardan ve diğer gelişimsel engelli çocuklardan daha az sosyal etkileşimde bulunduğunu, bu etkileşimlere katıldıklarını ve yalnız oynama eğiliminde olduklarını bildirmiştir (Holmes ve Willoughby, 2005). Ayrıca sınıfta otizmli 4-8 yaş arasındaki çocuklarda çoğunlukla yalnız veya paralel fonksiyonel oyun davranışları gözlemlemiştir. Bu nedenle otizmli çocukların daha fazla sosyal yardıma ihtiyacı olabilir, bu da başkalarıyla ilişki kurmak için ek rehberlik, öğretmen ve ebeveyn çabası gerektirebilir. 71
Özet olarak; her özel gereksinim grubu çocuğunun farklı gelişimsel ihtiyaçları vardır. Bu nedenle yukarıdaki örneklerden hareketle ihtiyaç durumuna uygun oyun etkinlikleri bu çocuklar için çok değerlidir. Ebeveynlerin erken yıllardan itibaren özel gereksinimli çocuklarının ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda onlarla bol bol oyun oynamaları öğretmenlerin de bu çocukların oyuna katılımları için onları desteklemeleri ve onlara özgü yapılandırılmış oyun etkinlikleri planlamaları son derece önemlidir. 72
A K R A N Z O R B A L I Ğ I D ü n y a d a v e ü l k e m z d e s ı k k a r ş ı l a ş ı l a n p r o b l e m l e r d e n b r o l a n a k r a n z o r b a l ı ğ ı , ç o k s a y ı d a a k r a n ı n b r a r a d a o l d u ğ u v e z a m a n g e ç r d ğ o r t a m l a r ı n b a ş ı n d a g e l e n o k u l l a r d a d a y a y g ı n ş e k l d e g ö r ü l m e k t e d r . B r k ş n n v e y a g u r u b u n b a ş k a k ş v e y a g u r u p l a r a y ö n e l k ç o ğ u n l u k l a b a s k ı v e ş d d e t ç e r e n , k a r ş ı t a r a f a z a r a r v e r m e y a m a ç l a y a n d a v r a n ı ş l a r o l a r a k t a n ı m l a y a b l e c e ğ m z a k r a n z o r b a l ı ğ ı n ı n k ö n e m l ö z e l l ğ v a r d ı r . B u n l a r d a n l k t a r a f l a r a r a s ı n d a g ü ç e ş t s z l ğ n n o l m a s ı d ı r . Z o r b a c a d a v r a n ı ş l a r g ö s t e r e n l e m a ğ d u r k ş l e r y a d a g u r u p l a r a r a s ı n d a y a ş , c n s y e t , f z k s e l g ü ç g b k o n u l a r d a d e n g e s z l k v a r d ı r v e z o r b a c a d a v r a n a n k ş l e r b u d e n g e s z l k t e n y a r a r l a n ı r . D ğ e r ö n e m l ö z e l l k s e s ö z k o n u s u d a v r a n ı ş l a r ı n ç o ğ u z a m a n b r n e d e n e b a ğ l ı o l m a d a n s s t e m a t k v e t u t a r l ı b r ş e k l d e s ü r d ü r ü l m e s d r . B u d a v r a n ı ş l a rı n o r t a y a ç ı k m a ş e k l l e r n d e s e f a r k l ı l ı k l a r g ö z l e n m e k t e d r . B u n l a r d a n b a ş l ı c a o l a n l a r ı ş ö y l e s ı r a l a y a b l r z . B r z o r b a l ı k d u r u m u n d a ü ç t a r a f t a n s ö z e d l e b l r . B u n l a r d a n l k z o r b a c a d a v r a n a n “ z o r b a ” k ş , d ğ e r z o r b a l ı ğ a u ğ r a m ı ş o l a n “ m a ğ d u r ” k ş , b r d ğ e r s e t ü m b u s ü r e c e t a n ı k l ı k e t m ş o l a n “ z l e y c ” k t l e . Z o r b a l ı ğ ı n ö n l e n m e s n d e s e z l e y c k t l e y e ö n e m l b r r o l d ü ş m e k t e d r . Z o r b a c a d a v r a n a n v e m a ğ d u r k ş l e r ç o ğ u n l u k l a y a p t ı k l a r ı y a d a m a r u z k a l d ı k l a rı d u r u m u n n e o l d u ğ u n u n f a r k ı n a v a r a m a y a b l r v e n a s ı l d a v r a n m a l a r ı g e r e k t ğ n b l e m e y e b l r l e r . A n c a k z l e y c k t l e o l a y l a r ı d a h a s a ğ l ı k l ı d e ğ e r l e n d r p y a p ı l a n d a v r a n ı ş ı n z o r b a l ı k o l d u ğ u n u z o r b a l ı k y a p a n k ş y e s ö y l e y e r e k m a ğ d u r u k o r u m a y a a l a b l r , b u k o n u d a o n a d e s t e k o l a r a k z o r b a l ı ğ a b r s o n v e r e b l r l e r . A k r a n z o r b a l ı ğ ı b r e y d e n b a ş l a y a r a k t o p l u m u l g l e n d r e n v e e t k l e y e n b ü t ü n c ü l b r y a p ı y a s a h p s o r u n d u r . D o l a y ı s ı y l a z o r b a l ı ğ ı g ö r m e z d e n g e l e r e k b u s o r u n u n ü s t e s n d e n g e l e m e y e c e ğ m z n , a k r a n z o r b a l ı ğ ı y l a m ü c a d e l e e t m e k n o k t a s ı n d a h e p m z n ü z e r n e ö n e m l s o r u m l u l u k l a r d ü ş t ü ğ ü n ü n f a r k ı n d a o l m a l ı y ı z . 73
F z ksel Zorbalık: Vurma, tme, dövme, tükürme, saçını çekme, eşyalarına zarar verme ya da el koyma g b davranışları çeren zorbalık türüdür. Sözel Zorbalık: Küfür etme, hakaret etme, tehd t etme, küçük düşürme, alay etme, lakap takma g b davranışları çeren zorbalık türüdür. Sosyal Zorbalık: Özell kle arkadaş guruplarına dâh l etmemek, dâh l olmasını engellemek ve dışlamak, yalnızlaştırmak ve sosyal ortamlardan soyutlanmasına neden olmak g b davranışlar sosyal zorbalık olarak sayılab l r. S ber Zorbalık: Teknoloj k aletler kullanarak k ş hakkında sanal ortamlarda ded kodu çıkarmak, özel ve k ş sel ver ler n paylaşmak, adına sahte hesaplar açarak paylaşımlarda bulunmak, tehd t etmek g b davranışlar da s ber zorbalığın tanımı ç ne g ren davranışlardır. 74
KARTAL BORSA İSTANBUL KARTAL BORSA İSTANBUL MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ OKUL MECLİSİ OKUL MECLİSİ 75
Okul Meclisi Faaliyetleri: Öğrenci Katılımıyla Değişim ve Dayanışma Okulumuzda öğrenc ler n sesler n duyurab ld ğ ve b rl kte hareket ederek çeş tl konularda faal yetler düzenleyeb ld ğ akt f b r Okul Mecl s bulunmaktadır. Okul Mecl s , başkanımız Yağız Taha Kepenekç l derl ğ nde öğrenc katılımını teşv k eden ve toplumsal farkındalık yaratmaya odaklanan b rçok etk nl ğe ev sah pl ğ yapmaktadır. Aralık Ayında Spor Turnuvaları: Sporun önem n vurgulamak ve öğrenc ler arasında dayanışmayı güçlend rmek amacıyla Aralık ayında b r d z spor turnuvası düzenlend . B lek güreş , Masa ten s .. g b çeş tl branşlarda gerçekleşt r len turnuvalar, öğrenc ler arasında dostluk ve rekabet ortamı oluşturdu. 76
Şubat Ayında K tap Okuma Kampanyası: Okuma alışkanlığını teşv k etmek ve öğrenc ler arasında b r k tap sevg s oluşturmak amacıyla Şubat ayında k tap okuma kampanyası düzenlend . Okulumuz kütüphanes ndek zeng n kaynaklar öğrenc ler m z n lg s n çekt ve k tap okuma alışkanlığı kazanmalarına yardımcı oldu. Ocak Ayında Kadına Yönel k Ş ddet Önleme Faal yetler : Toplumsal b r sorun olan kadına yönel k ş ddete karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Ocak ayında çeş tl etk nl kler düzenlend . Pano, broşür g b b lg lend r c kampanyalarla öğrenc ler m z, bu öneml konuda b l nçlend r ld ve dayanışma ç nde hareket etmeye teşv k ed ld . 77
Mart Ayında Sokak Hayvanlarını Koruma Faal yetler : Hayvan sevg s ve sorumluluk b l nc üzer ne odaklanan Mart ayında, sokak hayvanlarını korumaya yönel k çeş tl faal yetler gerçekleşt r ld . Mama ve barınak kampanyalarıyla öğrenc ler m z, sokak hayvanlarının yaşam koşullarını y leşt rmeye katkı sağladılar N san Ayında Anaokulu Öğrenc ler ne Eğlence Düzenlend : Topluluğumuza h zmet etme ve dayanışmayı pek şt rme amacıyla N san ayında anaokulu öğrenc ler ç n eğlencel b r etk nl k düzenlend . Büyükler ve küçükler arasında güzel b r etk leş m sağlanarak, öğrenc ler arasındak yaş farkının dayanışmayı güçlend rd ğ gözlend . Okul Mecl s olarak, her ay düzenled ğ m z bu faal yetlerle öğrenc ler m z toplumsal sorumluluk, dayanışma ve l derl k g b değerlerle buluşturmayı amaçlıyoruz. Öğrenc katılımının artması ve topluma olumlu katkı sağlamak adına çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğ z. 78
Tasarım Ekibimizden arım Ekibimizden Kareler 79
BULMACA KÖŞESİ 80
81
82
“Hayatta en hak k mürş t l md r, fend r.” Mustafa Kemal ATATÜRK